Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Altyapı Yatırımları

Kapsül Haber Ajansı - Altyapı Yatırımları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı Yatırımları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü Haber

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü

Şirket geçen yıllarda da olduğu gibi sürdürülebilir büyümesini yatırım odağında devam ettirdi. CEO Murat Pınar’ın 2026 yatırım hedeflerinin korunduğunu vurguladığı ilk çeyrekte, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) 100 milyar TL’nin üzerine çıkarak güçlü seyrini sürdürdü ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, Elektrik Dağıtım ve Perakende alanlarındaki lider konumunun yanı sıra Müşteri Çözümleri ve E-mobilite iş kollarında da faaliyet gösteriyor. Şirket, geçtiğimiz yıl sürdürülebilir ve dayanıklı bir sistemin inşası için enerji altyapısına 23,5 milyar TL’lik yatırım yapmıştı. Hedeflerine ulaşan Enerjisa Enerji, hisse başına brüt 5,08 TL temettü ödemesini ise 15 Nisan’da gerçekleştirdi. Dünyada hızla değişen jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklere rağmen, 2026 yılında da yatırım kararlılığını sürmeye devam etti. Türkiye’nin güvenilir enerji arzı için de katkı sunan bu yatırımlar, şebeke modernizasyonu ve dijitalleşme odaklı oldu. Paylaşılan ilk çeyrek sonuçlarında dikkat çeken noktalardan biri ise faaliyet gelirleri oldu. Şirketin faaliyet gelirleri, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 5 artış göstererek 17,9 milyar TL’ye yükseldi. Bu büyümede en güçlü katkıyı Elektrik Dağıtım iş kolu sağlarken, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) ise yıllık bazda yüzde 42 artarak yaklaşık 105 milyar TL seviyesine ulaştı. Tüm iş kollarında denge ve verim ön planda Perakende iş kolunda ise zorlu piyasa koşullarına rağmen müşteri portföyü genişletildi. Serbest piyasa segmentindeki satış hacmi artışı ve portföy marjlarındaki iyileşme ile birlikte, Perakende iş kolu bu çeyrekte dengeli bir performans sergilemiş oldu. Enerjisa’nın liderliğini koruduğu perakende sektöründe öncü olan müşteri deneyimi ve dijital çözümler yaklaşımı ise portföy genişletmede önemli bir rol oynuyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları ve enerji verimliliği çözümlerinin kurumsal müşterilere sunulduğu Müşteri Çözümleri iş kolunda ise Güneş enerjisinde kurulu güç 146 MWp seviyesine ulaştı. E-mobilite alanında da faaliyet gösteren şirket, Eşarj markası ile operasyonel verimlilik odağı ile şarjlanma hacmini artırmayı başardı. Pınar: “30 ila 35 milyar TL aralığındaki yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” Türkiye’nin enerji arzını güvenilir ve bağımsız hale getirmenin sektördeki her şirketin sorumluluğu olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar; “Enerji sektörü bugün yalnızca arz-talep dengesiyle değil; jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve hızlanan enerji dönüşümüyle birlikte çok boyutlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Oldukça rekabetçi ve bir o kadar da belirsiz bir atmosfer var. Buna rağmen finansal dayanıklılığımızı korumak ve bu sırada da yatırımlarla büyümek, uzun vadeli stratejimizin odağı. Güçlü ve disiplinli bir iş modelimiz var. Bu alandaki uzmanlığımızı, sektör lideri olarak öncülük ettiğimiz uygulamaları kamuoyuyla da paylaşıyoruz. Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonu ile 22 milyonu aşkın kullanıcımıza en kaliteli hizmeti vermeye devam edeceğiz. Yine elimizi taşın altına koyacak, toplumsal yatırımlar yapmayı da altyapı yatırımları ya da finansallar kadar önemseyeceğiz. Dördüncü tarife dönemini başarıyla tamamlayıp beşinci tarife dönemine başlamışken, yine aynı kararlılıkla ilerliyoruz. Altyapı yatırımlarımız 2026’da da devam edecek. Toplamda 30-35 Milyar TL yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” dedi. Ulbrich:“Yatırım programımızı güçlü bir finansman yapısıyla desteklemeyi ve uzun vadeli büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının etkisini sürdürdüğü zorlu bir ortamda faaliyet gösterdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich; “Böylesi bir konjonktürde finansal performansı sağlamak, kısa vadeli etkin yönlendirme ve dayanıklılığa odaklanmayı gerektiriyor. Buna rağmen yıl başında paylaştığımız 2026 hedeflerimizi değiştirmiyor, dört ana performans göstergemiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. İş modelimizin sağladığı öngörülebilirlik, güçlü bilançomuz ve yüksek finansal disiplinimiz, bu zorlu ortamda güçlü bir performans sergilememizi sağlıyor. İlk çeyrekte dağıtım iş kolu operasyonel performansın ana belirleyicisi olmaya devam etti. Bununla birlikte, mevcut ekonomik ortamda artan operasyonel ve yatırım maliyetlerinin, Nisan ayı başında olduğu gibi, ilgili tarife çerçeveleri kapsamında dengeli ve süreklilik arz edecek şekilde yansıtılmasının sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Finansal disiplin tarafında güçlü duruşumuzu koruyoruz. Net borç / Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde tutarken, borç portföyümüzde gerekli çeşitliliği ve rekabetçi fiyatlamayı sağlamaya devam ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de 2025'te 4 Kişilik Bir Ailenin Yıllık Haberleşme Gideri 27.556 TL Oldu Haber

Türkiye'de 2025'te 4 Kişilik Bir Ailenin Yıllık Haberleşme Gideri 27.556 TL Oldu

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), Türkiye’nin dijitalleşme sürecinde hanelerin temel ihtiyaçları arasında yer alan haberleşme hizmetlerine ilişkin 2025 yılı maliyet analizini kamuoyuyla paylaştı. BTK verileri baz alınarak hazırlanan çalışmada; sabit telefon, genişbant internet ve dört adet GSM hattından oluşan bir ailenin yıllık iletişim gideri tüm bileşenleriyle değerlendirildi. Haberleşme hizmetlerinin hane bütçesindeki yerini ve maliyet yapısını gösteren 2025 yılı verileri, sektörün içinde bulunduğu ekonomik dengeleri net bir şekilde ortaya koyuyor. TELKODER tarafından yapılan hesaplamalara göre, 2024 yılında 18.744,18 TL seviyesinde olan 4 kişilik bir ailenin yıllık haberleşme gideri, 2025 yılı itibarıyla 27.556,00 TL’ye ulaştı. Söz konusu toplam tutarın 21.197,00 TL’sini doğrudan sunulan hizmet bedelleri, 6.360,00 TL’sini ise zorunlu iletişim vergileri oluşturuyor. TELKODER: Sektörde Dengeli ve Öngörülebilir Yapı Şart TELKODER tarafından yapılan değerlendirmede, yıllık toplam asgari ücret geliri baz alındığında haberleşme hizmetlerinin hane bütçesi içindeki payının %8,83 seviyesinde gerçekleştiği görülüyor. Bu oran, bağlantılı yaşamın bir parçası olarak haberleşme hizmetlerine olan yapısal ihtiyacın devam ettiğine işaret ederken; sektörün artan altyapı yatırımları, enerji maliyetleri ve operasyonel giderler karşısında sürdürülebilirliğinin önemini de beraberinde getiriyor. 2025 yılı itibarıyla toplam haberleşme harcamasının yaklaşık %23’ünü oluşturan vergiler, sektördeki maliyet yapısının en önemli bileşenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu çerçevede hem kullanıcı erişimini destekleyen hem de işletmecilerin yatırım kapasitesini koruyan dengeli bir maliyet yapısının, sektörün gelişimi açısından kritik rol oynadığı ortaya konuyor. Öte yandan; 2016 yılında sadece hizmet bedelinin yıllık gelire oranı %10,29 iken, bugün vergiler dahil toplam yükün bu oranın altında kalması (%8,83), sektörde uzun vadeli ve daha dengeli bir maliyet yapısının oluştuğunu gösteriyor. Bu tablo, haberleşme hizmetlerinde vergi ve maliyet bileşenlerinin hem hane bütçesi hem de işletmecilerin yatırım kapasitesi üzerinde belirleyici bir etki alanı oluşturduğunu ortaya koyuyor. Sabit telefon, internet ve GSM hizmetlerindeki vergi yapısının sadeleştirilmesi, hane bütçesi üzerindeki baskıyı azaltmanın yanı sıra, Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda sektörün yatırım kapasitesini güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Haberleşme hizmetlerinin stratejik önemine dikkat çeken TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Haberleşme hizmetleri, sadece bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen değil, aynı zamanda ülkemizin dijitalleşme hedeflerine ulaşabilmesi için kritik öneme sahip bir sektörü temsil ediyor. Son rapora baktığımızda telekomünikasyon sektörü de birçok sektörde olduğu gibi yüksek vergiler ve işletme maliyetlerinin artması odağında harcamaların arttığı bir süreci yaşıyor. Bu noktada işletmecilerin ve tüketicilerin vergi yüklerini azaltmak ve rekabeti arttırmak önümüzdeki dönem için son tüketici maliyetlerini dengelemede önemli bir adım olacaktır. TELKODER olarak, tüm tarafların ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran, dengeli ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi için çalışmayı sürdüreceğiz. Bu sürecin hem bireysel hem de sektörel düzeyde olumlu etkiler yaratacağına inanıyoruz." Haberleşme sektörü, dijitalleşmenin hızlandığı bir dönemde hem bireylerin hem de işletmelerin kesintisiz bağlantı ihtiyacını karşılayan stratejik bir altyapı alanı olmayı sürdürüyor. TELKODER bu yapının sürdürülebilirliği için tüm paydaşlarla birlikte daha dengeli ve öngörülebilir bir sektör yapısının gelişmesini desteklemeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma İle Kapattı  Haber

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma İle Kapattı 

Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) tarafından açıklanan Mart ayı verileri, pazar genelinde bir yavaşlama eğilimi görülse de daralmanın kontrollü seviyelerde kaldığını gösteriyor. 2026 yılı ilk çeyrekte toplam ağır ticari araç pazarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 oranında azalarak 6.967 adet olarak gerçekleşti. Segment bazında incelendiğinde; çekici satışları 3.177 adet, 16 ton ve üstü kamyon satışları 2.804 adet ve 16 ton altı kamyon satışları ise 986 adet şeklinde kaydedildi. Mart ayı özelinde değerlendirildiğinde ise toplam 2.965 araç satışı gerçekleştirildi. Dönemsel daralmaya rağmen sektör, uzun vadeli perspektifte dengeli bir seviyede seyretti. 16 ton ve üstü kamyon ile çekici segmentleri kapsamında ağır ticari araç pazarı, son 10 yıllık Mart ayı ortalamalarına göre %5 oranında artış gösterdi. Bu dönemde kamyon segmenti %20 büyüme kaydederken, çekici segmenti ise %5 oranında geriledi. Semi-treyler pazarı da benzer bir eğilim sergileyerek, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %8 oranında daraldı ve toplam 2.348 adede ulaştı. İlk çeyrekteki sonuçlar, küresel dinamiklerin doğal bir yansıması Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TAİD Yönetim Kurulu Başkanı Burak Hoşgören, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, ekonomik dalgalanmalar ve finansmana erişim koşullarının sektör üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “2026 yılının ilk çeyreğinde pazarda gözlenen daralma, yalnızca Türkiye’ye özgü değil; küresel ticaret akışları ve ekonomik görünümle doğrudan bağlantılı bir sürecin yansıması. Buna karşın, uzun dönem ortalamalarına baktığımızda sektörümüzün temel dinamiklerinin güçlü kaldığını görüyoruz. Özellikle kamyon segmentinde gözlenen performans, iç pazarın ihtiyaçlarına yönelik sürdürülebilir bir talebin devam ettiğine işaret ediyor.” Hoşgören sözlerine şöyle devam etti: “Taşımacılık, lojistik ve altyapı yatırımları gibi alanlar, ağır ticari araçların hizmet sunduğu sektörler. Bu alanlarda sürdürülen faaliyetler, sektörümüz için orta ve uzun vadede olumlu bir zemin oluşturmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde daha dengeli, planlı ve ihtiyaca yönelik filo yatırımlarının öne çıkmasını bekliyoruz.” Ekonominin taşıyıcı gücü: Ağır ticari araç sektörü TAİD olarak sektörün; üretim, ihracat ve lojistik faaliyetlerin temel taşı olmaya devam ettiğini vurgulayan Hoşgören, ağır ticari araçların ekonomik aktivitenin en önemli göstergelerinden biri olduğunun altını çizdi; “Mevcut tabloyu geçici dalgalanmalar çerçevesinde değerlendiriyoruz. Sektörümüz, geçmişte olduğu gibi bugün de değişen koşullara hızla adapte olabilen güçlü bir yapıya sahip. Kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarımızla birlikte, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek adımların önümüzdeki dönemde daha belirgin şekilde etkisini göstereceğine inanıyoruz.”, Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep, Birleşmiş Milletler’in “Sıfır Atığa Doğru 20 Şehir” Listesine Türkiye’den Giren Tek Şehir Oldu Haber

Gaziantep, Birleşmiş Milletler’in “Sıfır Atığa Doğru 20 Şehir” Listesine Türkiye’den Giren Tek Şehir Oldu

Gaziantep, güçlü altyapı yatırımları, kapsayıcı atık yönetim modeli ve toplum temelli katılım mekanizmalarıyla Türkiye’den listeye giren tek şehir oldu. Bu uluslararası başarı, Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan ve kısa sürede küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık projesinin, Türkiye’de yerel yönetimler tarafından güçlü biçimde sahiplenildiğini göstermesi açısından da büyük önem taşıyor. Türkiye’de başlayan bu vizyoner yaklaşım, Birleşmiş Milletler kararıyla tüm dünyaya yayılan küresel bir modele dönüşmüş durumda. BM’nin küresel ölçekte yürüttüğü bu inisiyatif, şehirlerin sürdürülebilir atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve çevresel iyileştirme alanlarındaki örnek uygulamalarını değerlendiriyor. Gaziantep ise uzun yıllara dayanan kararlı çevre politikaları, yenilikçi projeleri ve Sıfır Atık vizyonuna uyumlu yatırımlarıyla bu platformda öne çıkmayı başardı Gaziantep 20 Önemli Şehir Arasında Gaziantep ile birlikte seçilen diğer dünya şehirleri arasında Akra (Gana), Bolonya (İtalya), Şefşauen (Fas), Florianópolis (Brezilya), Hangzhou (Çin), Iloilo (Filipinler), San Francisco (ABD), Yokohama (Japonya) gibi çevresel dönüşüme öncülük eden kentler bulunuyor. Gaziantep, bu seçkin listeye girerek sürdürülebilir şehircilik vizyonunda dünya ile aynı çizgide ilerlediğini bir kez daha tescillemiş oldu. Fatma Şahin: “Bu başarı tüm Gazianteplilerin” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin şu değerlendirmede bulundu: “Gaziantep olarak uzun yıllardır çevreyi koruma, atık azaltma ve sürdürülebilir bir geleceği inşa etme konusunda kararlılıkla çalışıyoruz. Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlayan Sıfır Atık Hareketi, bizlere güçlü bir yol haritası sundu. Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın örnek şehirleri arasında gösterilmek bizim için büyük bir gurur. Bu başarı tüm Gazianteplilerin; çünkü sıfır atık ancak toplumun her kesiminin katılımıyla mümkün.” Gaziantep Belediyesi’nin Sıfır Atık Çalışmaları Atıktan Enerji ve Gübre Üretimi: Oğuzeli Biyogaz Tesisi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Oğuzeli ilçesinde hizmete açtığı Biyogaz Enerji Santrali ile atıkları geri kazandırıyor, milli ekonomiye katma değer sağlıyor ve çevresel etkileri ortadan kaldırıyor. Santralde hayvansal atıklar anaerobik ortamda çürütülerek biyogaz elde edilirken, geriye kalan materyal ise organik gübre olarak tarımda kullanıma sunuluyor. Bu yöntemle enerji üretimi sağlanırken sera gazı emisyonları azalıyor, toprak verimliliği artıyor ve su kaynakları korunuyor. 2018’den bu yana tesis, 20.225 MW elektrik üretimi, 1.133 ton karbon salınımının engellenmesi ve 50.000 ton katı atık bertarafı sağladı. Günlük yaklaşık 300 ton hayvan ve tarımsal atık işlenerek yılda 7 GWh elektrik ve “Altın Gübre” olarak tabir edilen yüksek kaliteli sıvı gübre üretiliyor. Ödüller ve Başarılar Santral, ulusal ve uluslararası platformlarda birçok ödüle layık görüldü: ICCI 2015 Enerji Verimliliği Ödülü 2017 Sürdürülebilirlik İş Ödülleri 2018 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü 2018 İdeal Kent Ödülü 2023 İlham Veren Kamu Yönetimi Projesi Ödülü Çevreci ve Sürdürülebilir Ulaşım Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Paris İklim Antlaşması ve Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı doğrultusunda, şehir içi ulaşımda çevreci çözümler üretiyor. 20 elektrikli otobüs araç filosuna katılıyor. Yenilenebilir enerji kullanımını artırarak çevre dostu bir şehir hedefleniyor. Hidrojen yakıtlı otobüslerin toplu taşımada kullanımı için Almanya’da teknik incelemeler tamamlandı. Şehirde hali hazırda hizmet veren 355 belediye otobüsünün 145’i CNG (Sıkıştırılmış Doğalgaz) ile çalışıyor. Belediye, yeşil ulaşım vizyonuyla bu sayıyı artırmayı ve su buharı ile çalışan hidrojenli otobüsleri hizmete almayı planlıyor. Gaziantep’in bu alışmaları, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de şehir yaşam kalitesi açısından dünya standartlarında bir örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans’tan DAPEK Endüstri Bölgesi için SJ Group ile Stratejik Ortaklık ​​​​​​​ Haber

Rönesans’tan DAPEK Endüstri Bölgesi için SJ Group ile Stratejik Ortaklık ​​​​​​​

SJ Group bu ortaklık kapsamında, Türkiye’nin Doğu Akdeniz enerji ve ticaret koridorunda konumlanan, ulusal ölçekte stratejik öneme sahip yeni nesil endüstri ve lojistik merkezi olarak tasarlanan DAPEK için endüstriyel konumlandırma ve katma değerli sanayi yatırımcılarının entegrasyonunda yönetim ortağı olacak. Rönesans Holding ve SJ Group arasında imzalanan stratejik ortaklık, DAPEK’in geliştirilmesinde küresel iyi uygulamaların hayata geçirilmesine katkı sağlarken; strateji ve konumlandırma, arazi kullanım planlaması, altyapı hizmetleri ve sürdürülebilirlik çerçevelerinin oluşturulması gibi alanları kapsayacak. Söz konusu iş birliği, Rönesans Holding’in büyük ölçekli altyapı ve yatırım deneyimi ile SJ Group’un sanayi planlaması, enerji altyapısı ve yatırımcı ağları konusundaki uzmanlığını bir araya getirecek. 2.750 hektarlık alana ve iki kilometrelik kıyı şeridine sahip olan DAPEK; petrokimya, yeni nesil malzemeler ve enerji dönüşümü odaklı sektörler başta olmak üzere yüksek teknoloji odaklı sanayi faaliyetlerinin yürütüleceği bir merkez olarak tasarlanıyor. Kara, deniz ve demir yolu taşımacılığıyla lojistik bir merkez olarak konumlanan bölgede; sıvı, gaz, konteyner ve kuru yük olmak üzere farklı yük türlerine yönelik depolama ve taşımacılık çözümleri sunuluyor. Ayrıca endüstri bölgesinde; güneş enerjisi santrali ve yeşil hidrojen üretim tesisini kapsayan entegre bir enerji altyapısı da bulunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde Rönesans Holding tarafından geliştirilen DAPEK Endüstri Bölgesi’ndeki altyapı yatırımları, küresel yatırımcıların ihtiyaçlarıyla uyumlu, yüksek sermayeli ve ihracat odaklı yatırımlara öncelik verecek biçimde tasarlanıyor. 2025’ten bu yana DAPEK’e danışmanlık desteği sunan SJ Group bu yeni ortaklık kapsamında; süreçlerin sadeleştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve proje teslim sürelerinin hızlandırılması gibi yatırımcı dostu çözümler geliştirecek. Sürdürülebilirlik, karbon azaltımı ve yeşil ekonomi odaklı çalışmalarıyla öne çıkan SJ Group; Singapur’daki Jurong Adası'nın geliştirilmesinin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde hayata geçirilen çok sayıda endüstri parkında da kritik roller üstleniyor. SJ GROUP İŞ BİRLİĞİ SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME HEDEFLERİMİZİ DESTEKLİYOR Rönesans Holding Onursal Başkanı Erman Ilıcak, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası ortaklıkların sürdürülebilir büyümenin anahtarlarından biri olduğuna inanıyoruz. Küresel bakış açısını yerel uzmanlıkla birleştiren bu iş birlikleri, sanayi gelişimi için güçlü bir model ortaya koyuyor. Teknolojik yenilik ile çevresel sorumluluğun birlikte ilerlediği bu yaklaşım, yalnızca Türkiye için değil daha geniş bölge için de uzun vadeli değer yaratacak. Endüstriyel planlama, enerji altyapısı ve sürdürülebilirlik alanlarındaki küresel deneyimiyle öne çıkan SJ Group, DAPEK’in uzun vadeli stratejisinin güçlendirilmesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizin desteklenmesine önemli bir katkı sağlayacak.” Ayrıca DAPEK kapsamında Rönesans Holding tarafından 2025 yılında inşaatına başlanarak 2027 sonunda tamamlanması planlanan Ceyhan Polipropilen Tesisi ve Sıvı Yük Terminali Projesi hakkında konuşan Ilıcak; “Rönesans olarak DAPEK’te ilk yatırımcı konumundayız. Buradaki polipropilen tesisi ve sıvı dökme yük terminalinin geliştirilmesi için toplam 2 milyar dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin cari dengesine yıllık yaklaşık 300 milyon dolar katkı sağlamasını beklediğimiz proje ile yerli üretimi güçlendirmeyi ve tedarik güvenliğini artırmayı hedefliyoruz” dedi. DAPEK, BÖLGEDE ÖRNEK BİR SANAYİ GELİŞİM MODELİ OLARAK KONUMLANACAK SJ Enerji Kıdemli İcra Direktörü Tan Wooi Leong ise şunları söyledi: “Rönesans ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, enerji dönüşümü, gelişen teknolojiler ve net sıfır üretim tesisi hedefleri doğrultusunda büyük ölçekli ve liman temelli endüstri bölgelerinin geliştirilmesinde önemli bir dönüm noktası. Sanayi bölgeleri konusundaki uzmanlığımızın, DAPEK’in bölgede örnek bir sanayi gelişim modeli olarak konumlanmasına katkı sağlamasını, aynı zamanda Türkiye’nin uzun vadeli sanayi ve altyapı hedeflerini güçlendirmesini amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mardin Derik’te Gerilim Hattı’ndaki Hırsızlığa Dicle Elektrik Geçit Vermedi Haber

Mardin Derik’te Gerilim Hattı’ndaki Hırsızlığa Dicle Elektrik Geçit Vermedi

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan şirket yetkilileri, “Altyapımıza yönelik bu tür müdahaleler yalnızca şirketimizi değil, doğrudan vatandaşlarımızı mağdur ediyor. Enerjinin sürekliliğini sağlayarak hem halkımızı koruyoruz hem de kamu hizmetlerinin aksamamasını sağlıyoruz” dedi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji arzı hedefiyle yatırımlarına aralıksız devam eden Dicle Elektrik, Mardin’in Derik ilçesinde yaşanan hırsızlık nedeniyle ortaya çıkan olumsuz duruma karşın, güçlü altyapısı sayesinde Derik ilçesini elektriksiz bırakmadı. Mardin’in Derik ilçesinin elektrik ihtiyacını karşılayan 3 orta gerilim direği, destek ünitelerinin kimliği belirsiz kişilerce çalınması üzerine devrilerek devre dışı kaldı. Ancak şirketin sahip olduğu alternatif besleme hatları anında devreye alınarak, sadece 5 dakika içinde Derik’e tekrar enerji verildi. “Yatırımlarımız sayesinde enerjinin sürekliliğini sağladık” Dicle Elektrik’in bölgeye yaptığı altyapı yatırımları, muhtemel risklerin önüne geçilmesinde etkili oldu. Derik’teki enerji hattında yaşanan bu olay sonrası ekipler hızlıca devreye girerken, arızalı hat kısa sürede devre dışı bırakılarak, alternatif hat sisteme entegre edilerek enerjinin sürekliliği korunmuş oldu. Böylece hem günlük hayatın akışı hem de kamu hizmetlerinin devamlılığı sağlandı. Dicle Elektrik yetkilileri, “Yaptığımız yatırımlar sayesinde Derik’te enerjinin sürekliliğini korumayı başardık” dedi. Kamu malına zarar, vatandaşın hayatına kesinti demek Bölgedeki direklerin yaklaşık 4 ay önce yine benzer bir şekilde hırsızlık nedeniyle devrildiği öğrenildi. Elektrik iletiminde hayati rol oynayan destek ünitelerinin çalınması, sistemin dayanıklılığını zayıflatırken, olumsuz hava koşulları da arızaların yaşanmasına zemin hazırlıyor. Dicle Elektrik yetkilileri, yaşanan bu olayların hem can ve mal güvenliği hem de enerji arz güvenliği açısından ciddi tehlikeler oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, “Altyapımıza yönelik bu tür müdahaleler yalnızca şirketimizi değil, doğrudan vatandaşlarımızı mağdur ediyor. Enerjinin sürekliliğini sağlayarak hem halkımızı koruyoruz hem de kamu hizmetlerinin aksamamasını sağlıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Dünya Bisikleti İstanbul’da Buluştu Haber

Dünya Bisikleti İstanbul’da Buluştu

Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kıbrıs, Yunanistan, Kosova, Moldova, Karadağ, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan ve Türkiye’nin temsil edildiği toplantıda; bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi, sportif yönetim ve organizasyon standartlarının uyumu, genç sporcu gelişimi, eğitim programları ve Balkan bisikletinin uluslararası yapılarla entegrasyonu başlıkları ele alındı. Balkan Bisiklet Birliği’nin uzun vadeli gelişim stratejileri ve sürdürülebilir şampiyona organizasyonları için ortak yol haritası benimsendi. Kongrenin açılışında konuşan Balkan Bisiklet Birliği Başkanı Emin Müftüoğlu, İstanbul’daki buluşmanın Balkan bisikletinin ortak vizyonunu güçlü biçimde ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Bugün burada bir araya gelmemiz, Balkanlar’daki bisiklet sporunun birlikteliğini, gücünü ve ortak vizyonunu güçlü biçimde teyit etmektedir” dedi. Müftüoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkıları ile UCI ve UEC başkanlarının katılımının, Balkan Bisiklet Birliği’ne duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. 2025 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Müftüoğlu, yol, pist, dağ bisikleti ve parabisiklet branşlarında düzenlenen Balkan Şampiyonaları’nın yüksek organizasyon standartlarıyla başarıyla gerçekleştirildiğini kaydederek, bu başarının üye federasyonların ortak emeğinin sonucu olduğunu belirtti: “İş birliği, karşılıklı güven ve ortak sorumluluk anlayışının somut ve olumlu sonuçlar doğurduğunu hep birlikte gördük.” Uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çeken Müftüoğlu, UCI ve UEC’nin yönetişim anlayışı, sporcu gelişim programları ve dayanışma çalışmalarıyla Balkan Bisiklet Birliği için güçlü bir temel oluşturduğunu vurguladı: “Balkan Bisiklet Birliği, kapsayıcılık, adil rekabet ve uluslararası iş birliğini esas alan bu vizyondan doğrudan fayda sağlamaktadır.” Teşekkür Mesajı Emin Müftüoğlu, konuşmasında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na, UCI ve UEC başkanlarına ve Balkan ülkelerinin federasyon temsilcilerine teşekkür ederek; gösterilen destek, güven ve iş birliğinin, Balkan Bisiklet Birliği’nin kurumsal kapasitesini güçlendirdiğini ve bölgesel dayanışmayı pekiştirdiğini ifade etti. İnanç Özçakmak: Bisiklet Öncelikli Alanımız T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı adına konuşan Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı İnanç Özçakmak, Balkan Bisiklet Birliği Kongresi’ne Türkiye’nin ev sahipliği yapmasından duyulan memnuniyeti dile getirerek, bisiklet sporunun ülkeler arası iş birliklerini güçlendiren stratejik bir branş olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bisikleti öncelikli alanlardan biri olarak gördüğünü belirten İnanç Özçakmak, Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu başta olmak üzere uluslararası takvimde yer alan 30’un üzerinde organizasyona ev sahipliği yapıldığını, dünya standartlarındaki tesislerle Avrupa ve dünya çapında organizasyonlar düzenlenmeye devam edileceğini ifade etti. 2026 ve Sonrası Hedefler Kongrede, önümüzdeki döneme ilişkin stratejik öncelikler de netleştirildi. Genç sporcuların gelişimi, eğitim faaliyetleri, yüksek nitelikli şampiyonalar, sürdürülebilir organizasyon yapıları ve güçlü uluslararası iş birlikleri temel hedef alanları olarak belirlendi. Müftüoğlu, bu çerçeveyi şu sözlerle özetledi: “Misyonumuz açıktır: Balkanlar’da bisiklet sporunun seviyesini yükseltmek ve dünya genelinde bisikletin gelişimine katkı sağlamak; bu doğrultuda her federasyonun, her sporcunun ve her üyemizin adil ve güçlü biçimde birliğimizde temsil edilmesini temin etmektir.” Balkan federasyonlarının katkı ve iş birliğinin altının çizildiği kongre, İstanbul’un ev sahipliğinde, Balkanlar’da bisiklet sporunun bütüncül gelişimine yönelik somut adımların atıldığı ve ortak vizyonun güçlendirildiği bir platform olarak tamamlandı. Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Başkanı David Lappartient’in katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilen Balkan Bisiklet Birliği toplantısında, bölgesel birlik ve dayanışma mesajları öne çıktı. Toplantıda ayrıca Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Başkanı Enrico Della Casa, Balkanlar’ın küresel bisiklet ekosistemindeki artan rolüne ve Türkiye’nin ev sahipliği kapasitesine dikkat çekti. Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Başkanı David Lappartient: “Türkiye ve Balkanlar, bisiklet sporunun geleceğini şekillendirebilecek çok güçlü bir potansiyele sahiptir. Genç nüfus, gelişen organizasyon kapasitesi ve uluslararası standartlardaki tesisler, bu bölgeyi küresel bisiklet ailesi içinde her geçen gün daha stratejik bir noktaya taşımaktadır.” “UCI olarak yaklaşımımız yalnızca yarış takvimleriyle sınırlı değildir. Altyapı yatırımları, gençlik ve yetenek gelişim programları ile özellikle kadın bisikletinin güçlendirilmesi öncelikli alanlarımız arasında yer almaktadır. Kadın bisikletinin gelişimi, sporun sürdürülebilir büyümesi açısından temel bir unsurdur.” “Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlar ile 2026–2027 takviminde öne çıkan büyük şampiyonalar, bu vizyonun sahaya yansıyan en somut göstergeleridir. Balkan Bisiklet Birliği’nin UCI yapısı içerisindeki güçlü temsiliyeti, bölgedeki federasyonların uluslararası platformlarda daha etkin bir şekilde söz sahibi olmasını sağlamaktadır.” “Bisiklet, yalnızca sportif bir disiplin değil; şehirlerin tanıtımı, genç nesillerin spora kazandırılması ve olimpik değerlerin yaygınlaştırılması açısından da önemli bir araçtır. UCI olarak Türkiye başta olmak üzere Balkan ülkelerindeki tüm federasyonlarla yakın iş birliği içinde çalışmaya ve bisiklet sporunun bu bölgede kalıcı ve sürdürülebilir şekilde büyümesini desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Başkanı Enrico Della Casa : “Balkan Bisiklet Birliği’nin İstanbul’da 12 ülkeyi aynı masa etrafında buluşturması, bölgedeki birlik ve dayanışmanın ulaştığı noktayı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Avrupa Bisiklet Birliği’ne bağlı 51 ülke arasında 12 ülkeyi temsil eden bu yapı, hem sayısal hem de sportif gücüyle son derece stratejik bir konumdadır.” “Sayın Emin Müftüoğlu’nun liderliği, insanları bir araya getiren yaklaşımı ve uluslararası alanda gördüğü takdirle Balkan Bisiklet Birliği’nin UCI ve Avrupa bisiklet yapıları içindeki görünürlüğünü güçlendirmiştir. Bu birliktelik, Balkanlar’da bisiklet sporunun geleceği adına çok önemli bir mesaj vermektedir.”

Bayraklı’da Su Baskınlarına 140 Milyonluk Çözüm Haber

Bayraklı’da Su Baskınlarına 140 Milyonluk Çözüm

İklim krizinin etkisiyle artan ani ve şiddetli yağışlara karşı altyapı yatırımlarını hızlandıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayraklı Sevgi Yolu’nda önemli bir eşiği geçti. Cemil Tugay’ın Mayıs 2025’te temelini attığı yağmur suyu ayrıştırma projesinde yedi ayda yüzde 60 ilerleme sağlanırken, yeni sistemle yağmur sularının cadde ve iş yerlerine ulaşmadan Bornova Çayı’na aktarılması hedefleniyor. Yağmur suları Bornova Çayı’na aktarılacak İZSU Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı’nda görevli İnşaat Mühendisi Burcu Kaçar, Sevgi Yolu ve çevresinde üç ayrı noktada eş zamanlı olarak çalışma yürütüldüğünü belirtti. Kaçar, geçmişte yoğun yağışlar sırasında üst kotlardan gelen yüksek debili yüzey sularının Sevgi Yolu üzerindeki iş yerlerinde sık sık su baskınlarına neden olduğunu ifade etti. Bu sorunun çözümü için yeni bir altyapı sistemi oluşturduklarını aktaran Kaçar, “Yaptığımız menfez imalatlarıyla üst kotlardan gelen yüzey sularını erken aşamada toplayarak bu menfeze bağlıyoruz. Bu hatlar aracılığıyla yağmur sularının Sevgi Yolu’na ulaşmadan doğrudan Bornova Çayı’na aktarılmasını planlıyoruz. Yeni sistem sayesinde yüzey sularının kontrolsüz şekilde cadde ve sokaklara yayılması engellenecek, bölgedeki su baskını riski önemli ölçüde azaltılacak” dedi. 140 milyon TL’lik yatırım, hedef 2026 140 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Sevgi Yolu Yağmur Suyu Ayrıştırma Projesi 2026 yılının ilk çeyreğinde tamamlanacak. Bayraklı’da hayata geçirilen bu yatırımla hem mevcut altyapı sorunlarını kalıcı biçimde çözmeyi hem de gelecekte yaşanabilecek aşırı yağışlara karşı kentin dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Çay ve Tepekule mahallelerinde de altyapı güçlendi İZSU Genel Müdürlüğü, Bayraklı’da yürüttüğü altyapı yatırımları kapsamında Çay Mahallesi ve Tepekule Mahallesi’nde yağmur suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik ayrıştırma çalışmalarını tamamladı. Yaklaşık 70 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen çalışmalarda, yeni hatlar ve bağlantılar inşa edilerek yağmur suyu ve atık su sistemleri ayrıştırıldı. Bu kapsamda oluşturulan altyapı sayesinde, söz konusu mahallelerde geçmişte yaşanan su baskınlarının büyük bölümünün önüne geçilmesi hedefleniyor. Altyapı imalatlarının tamamlandığı alanlarda üst kaplama çalışmaları da gerçekleştirilerek yollar yeniden trafiğe açıldı. Öte yandan İZSU Genel Müdürlüğü, Bayraklı genelinde altyapı kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını sürdürerek, 2026 yılının ikinci yarısında Muhittin Erener, Refik Şevket İnce ve Çay Mahallesi’nin üst havzalarını kapsayan yaklaşık 4 kilometrelik yağmur suyu ve atık su ayrıştırma çalışması için yapım ihalesine çıkmayı planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.