Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ambalaj

Kapsül Haber Ajansı - Ambalaj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ambalaj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. KÜAD – KOZMETİK ÜRETİCİLERİ VE ARAŞTIRMACILARI DERNEĞİ HAKKINDA: KÜAD, Türkiye’de kozmetik alanında çalışan üreticileri, araştırmacıları ve sektör paydaşlarını bir araya getiriyor. Kozmetik ürünlerin güvenli, etkili ve mevzuata uygun biçimde geliştirilmesi için çalışmalar yürüten dernek, sektördeki bilimsel yaklaşımı ve Ar-Ge faaliyetlerini destekliyor. Teknik bilgilendirme çalışmaları, eğitim programları ve sektörel rehberler hazırlayan KÜAD, kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla da ortak projeler yürütüyor. Kozmetik mevzuatına katkı veren dernek, tüketici bilincini artıran çalışmalarıyla güvenilir ürün kullanımını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tetra Pak, Avrasya Ambalaj Fuarı’nda   İnovatif Çözümleriyle Yoğun İlgi Gördü Haber

Tetra Pak, Avrasya Ambalaj Fuarı’nda İnovatif Çözümleriyle Yoğun İlgi Gördü

“İnovasyon Burada Başlar” temasıyla fuarda yer alan şirketin paketleme ve proses teknolojileri, teknik servis, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm uygulamaları gibi farklı kategorilere yönelik sunduğu yenilikçi çözümleri sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. İstanbul, Ekim 2026 – Dünyanın önde gelen gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketlerinden Tetra Pak, 13–16 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Avrasya Ambalaj Fuarı’nda gıda ve içecek sektörünün ihtiyaçlarına yönelik uçtan uca çözümlerini sergiledi. “İnovasyon Burada Başlar” temasıyla fuarda yer alan şirket; paketleme ve proses teknolojilerinden servis çözümlerine, sürdürülebilirlikten geri dönüşüme uzanan geniş portföyüyle sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Tetra Pak, standında yer alan beş farklı istasyonda ürün geliştirme, proses teknolojileri, paketleme, servisler ile sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm alanlarındaki çözümlerini tanıttı. Fuar boyunca sağlanan görüşmeler, sektörün değişen ihtiyaçlarının daha yakından değerlendirilme ve yeni iş birliği fırsatları açısından önemli bir zemin oluşturdu. Ziyaretçiler bu yıl ilk kez oluşturulan yeni alanlarla, şirketin inovasyon yaklaşımını farklı ürün ve uygulamalar üzerinden yakından keşfetme fırsatı yakaladı. Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan Tetra Pak Orta Avrasya Genel Müdürü Eliseo Barcas, şunları söyledi: “Türkiye’nin ambalaj sektöründeki en önemli buluşma noktalarından biri olan Avrasya Ambalaj Fuarı’nı, yoğun katılım ve başarılı sonuçlarla tamamlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. ‘İnovasyon Burada Başlar’ temasıyla sunduğumuz uçtan uca çözümlerimiz, sektör profesyonellerinden büyük ilgi gördü. Yeni deneyim alanlarımızdan proses ve paketleme teknolojilerimize kadar fuarda sunduğumuz tüm yenilik ve çözümler ziyaretçilerimizden tam not aldı. Standımızda gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve ziyaretçilerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler, çözümlerimizin sektörün ihtiyaçlarına karşılık verdiğini bir kez daha ortaya koydu. 1972’den bu yana Türkiye’de edindiğimiz deneyimi global bilgi birikimimizle birleştirerek müşterilerimizin büyümesini desteklemeye, yeni iş birlikleri geliştirmeye ve ‘İyi olanı korur’ marka vaadimiz doğrultusunda gıdayı her yerde güvenli ve erişilebilir hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz.” Hazır gıdada yeni nesil çözüm: High Shear Mixer Köklü deneyimi ve gıda ve içecek üretimindeki kapsamlı bilgi birikimiyle Tetra Pak; süt ürünleri, içecekler, dondurma, hazır gıda, soslar ve toz ürünler dahil olmak üzere farklı kategorilerde güvenliği, tutarlılığı ve üretim verimliliğini destekleyen proses teknolojilerini ziyaretçilerle buluşturdu. Tetra Pak’ın bu yıl fuardaki proses çözümleri odağında hazır gıda kategorisi yer aldı. İstasyonun merkezinde sergilenen High Shear Mixer, mümkün kıldığı farklı ürün uygulamaları ve üretim hattını tamamlayan temel proses bileşenleriyle birlikte tanıtıldı. Ziyaretçiler ayrıca paketleme portföyü alanında farklı paket formatlarını, açma-kapama ve bağlı kapak çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dijital paketleme kataloğu ise farklı ürün ve tüketim ihtiyaçlarına yönelik alternatiflerin keşfedilmesine olanak sağladı. Ekipman tedariğinden garantili performansa sahip tesislere ve teknik desteğe kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan yaklaşımıyla ihtiyaca göre uçtan uca çözümler sunan şirket, servis alanında müşterilerinin üretkenliğini, karlılığını ve çevresel performansını artırmaya yönelik entegre çözümlerini de sergiledi. Farklı Kategorilere Yönelik Yenilikçi Paketleme Çözümleri Tanıtıldı Gıda, beslenme ve takviye ürünleri, içime hazır çay-kahve ve Tetra Recart olmak üzere dört farklı kategoriden çözümlerin yer aldığı ürün portföyü alanında, aseptik proses ve paketleme teknolojilerinin sunduğu olanaklar gerçek ürün örnekleri üzerinden aktarıldı. Ziyaretçiler; protein içecekleri, bitki bazlı ve zenginleştirilmiş ürünler, öğün yerine geçen ürünler ve sıvı takviyeleri gibi farklı uygulamaları yakından inceledi. Sebze, bakliyat, domates ürünleri, çorbalar, soslar ve evcil hayvan mamaları gibi teneke kutularda sunulan ürünlere alternatif karton paketleme çözümü Tetra Recart da fuarda ziyaretçilerle buluştu. Tetra Pak, sürdürülebilirlik döngüsünü fuara taşıdı Sürdürülebilirliği iş yaklaşımının merkezinde tutan Tetra Pak, fuarda bir karton paketin yaşam döngüsünü de ziyaretçiler için görünür hale getirdi. Türkiye’de gelişmeye devam eden toplama ve geri dönüşüm ekosisteminin somut sonuçları da fuarda sergilendi. Geri dönüştürülmüş içecek kartonlarından üretilen temizlik kâğıtları, karton çantalar, paletler, saksılar ve çöp kutuları gibi farklı ürünler ziyaretçilerden çok büyük ilgi gördü. Sürdürülebilirlik istasyonunda, malzemelerin sorumlu kaynaklardan temin edilmesinden Tetra Pak’ın kendi operasyonlarındaki taahhütlerine ve kullanım sonrası toplama ve geri dönüşüm süreçlerine kadar tüm yolculuk aşamaları aktarıldı. Paketleme portföyünden proses çözümlerinin verimliliğine, ekipmanların kullanım ömrünü uzatmaya yardımcı olan servislerden geri dönüşüme kadar sürdürülebilirlik, Tetra Pak’ın fuar deneyiminin tamamında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar NP’nin Ürünleri Adana Lezzet Festivali’nde Haber

Sunar NP’nin Ürünleri Adana Lezzet Festivali’nde

Sunar NP’nin mısır nişastası bazlı biyopolimerlerinden üretilen ürünler, yenilenebilir kaynaklara dayalı biyoplastik çözümlerin günlük kullanımına örnek oluşturuyor. Sunar Yatırım, festivalin son günü olan 11 Ekim’de ise NÇS Tarım’da düzenlenecek hasat etkinliğinde mandalina ve muz hasadıyla tarımsal üretimin farklı ürünlerini de öne çıkaracak. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Sunar Yatırım’ın tarıma dayalı üretim gücünü ileri teknoloji ve yenilenebilir kaynaklarla buluşturan çalışmalarının Adana’nın yerel değerleriyle bir araya gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Adana’nın güçlü gastronomi kültürünü Türkiye’den ve dünyadan ziyaretçilerle buluşturan Adana Lezzet Festivali’nin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Adana’nın tarıma dayalı üretim gücünden doğan teknolojilerimizi, yine Adana’nın gastronomi kültürünü dünyaya taşıyan böyle bir etkinlikte kullanıma sunmak bizim için ayrıca anlamlı. Festivalde kullanılan gıda kullanımına yönelik ürünlerin Sunar NP biyopolimerlerinden üretilmesi, biyoplastik çözümlerin günlük hayattaki kullanımını görünür kılan somut bir uygulama. Sunar NP ile yenilenebilir kaynaklardan elde edilen, biyobozunur ve sertifikalı malzemeleri farklı sektörlerin kullanımına sunuyoruz. Adana’nın tarımsal zenginliğini, yerel değerlerini ve üretim kültürünü öne çıkaran bu tür etkinliklere kendi teknolojimiz ve ürünlerimizle katkı sağlamayı değerli buluyoruz.” Biyoplastik çözümler festival alanında kullanılıyor Adana’nın gastronomik mirasını, yerel ürünlerini ve mutfak kültürünü geniş bir ziyaretçi kitlesiyle buluşturan festivalde, Sunar NP’nin biyobozunur malzeme teknolojisi günlük kullanıma yönelik bir uygulamayla öne çıkıyor. Gıda kullanımına yönelik biyoplastik ürünler, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen Sunar NP biyopolimerleri kullanılarak üretiliyor. Gıda ve içecek sektörüne yönelik uygulamalarda değerlendirilen Sunar NP biyopolimerleri; ambalaj, poşet, pipet ve farklı tek kullanımlık ürünlerde kullanılabilen biyoplastik çözümler sunuyor. Sunar NP’nin biyobozunur malzemeleri, kullanım alanına ve ürüne bağlı olarak ilgili sertifikasyon kriterlerini karşılayan çözümler olarak geliştiriliyor. Sunar Yatırım, tarıma dayalı sanayideki deneyimini biyopolimer teknolojileriyle bir araya getirerek yenilenebilir kaynakların katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Festivaldeki uygulama, mısır nişastasından elde edilen biyopolimerlerin gastronomi ve gıda sektöründeki kullanım alanlarını ortaya koyuyor. NÇS Tarım’da mandalina ve muz hasadı yapılacak Sunar Yatırım’ın tarıma dayalı üretim faaliyetlerinin bir diğer yansıması olarak, 11 Ekim’de NÇS Tarım’da Hasat Etkinliği gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında mandalina ve muz hasadı yapılacak. Tarımsal üretimin farklı ürünlerini bir araya getiren etkinlik, Sunar Yatırım’ın tarımla başlayan ve katma değerli sanayi ürünlerine uzanan üretim yaklaşımını da yansıtacak. Sunar Yatırım, tarımsal kaynakları ileri teknolojiyle buluşturan faaliyetleriyle üretim zincirinin farklı aşamalarında değer oluşturmayı ve yerel üretim gücünü desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Tüketici bilincinin artması, “skinimalism” trendinin yükselmesi ve cilt sağlığının bütünsel güzellik anlayışının merkezine yerleşmesiyle “Skinification”, küresel kozmetik pazarını şekillendiren temel dinamiklerden biri hâline geliyor. Sektördeki bu dönüşüm, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından bu yıl 10. kez düzenlenecek Uluslararası Kozmetik Kongresi’nin ana gündemini oluşturacak. Bilim insanlarını, üreticileri ve sektör profesyonellerini buluşturacak kongre, 14–16 Aralık tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L’Oréal'in Sürdürülebilir İnovasyon Hızlandırıcı Programı L’AcceleratOR'un 2. Dönemi Başladı Haber

L’Oréal'in Sürdürülebilir İnovasyon Hızlandırıcı Programı L’AcceleratOR'un 2. Dönemi Başladı

L’Oréal’in sürdürülebilirlik vizyonunu desteklemek üzere 100 milyon Euro fonla hayata geçirilen L’AcceleratOR programı; iklim, doğa ve döngüsellik alanlarındaki en acil sorunlara çözüm getirecek geleceğin sürdürülebilir teknolojilerini belirlemeyi, pilot uygulamalarla test etmeyi ve ölçeklendirmeyi amaçlıyor. İlk dönemdeki start-up ve KOBİ grubunun elde ettiği başarının ardından, L’AcceleratOR programının ikinci döneminde coğrafi kapsam genişletilirken, su teknolojilerinin de aralarında bulunduğu yeni sürdürülebilirlik alanlarına odaklanılıyor. Program kapsamında seçilen 8 ülkeden 13 ortak, Cambridge Institute for Sustainability Leadership (CISL) inovasyon ekibinin liderliğinde, çözümlerini pilot uygulamaya hazır hale getirmeye odaklanan yoğun bir hızlandırma sürecine girecek. Katılımcılar ayrıca, 6 ila 9 ay sürecek pilot projeleri hayata geçirmek ve çözümlerinin L’Oréal Grup’unun dünya genelindeki operasyonlarında ölçeklendirilmesini sağlamak amacıyla L’Oréal’in küresel kaynaklarına erişim fırsatına sahip olacak. L’Oréal Kurumsal Sorumluluk Direktörü Ezgi Barcenas, programla ilgili olarak “Güzellik sektöründe öncü çözümler aracılığıyla yeni ufuklar açmak için çalışıyoruz. L’AcceleratOR’un ikinci dönemi; girişimci yaratıcılığını, bilimsel ilerlemeyi ve L’Oréal’in küresel erişimini bir araya getirerek çığır açan inovasyonların ölçeklendirilmesine katkı sağlama hedefimizi yansıtıyor.” dedi. CISL İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür James Cole ise şunları ekledi: “Uluslararası ölçekte hedeflenen coğrafyalarda ticari açıdan uygulanabilir çözümler geliştiren girişimleri belirlemek amacıyla aylar süren titiz bir seçim sürecinin ardından L’AcceleratOR programının ikinci dönemini karşılamaktan büyük heyecan duyuyoruz. L’Oréal’in sürdürülebilirlik alanındaki inovasyonlara yönelik devam eden yatırımı ve desteği, ileri görüşlü markaların pazarı herkes için daha iyi çözümlere yönlendirme gücünü ortaya koyuyor.” İkinci dönemin başlamasıyla birlikte, ilk dönemdeki üç değişim öncüsünün yolculuğunu konu alan yeni belgesel serisi “Entering L’AcceleratOR” da izleyiciyle buluşuyor. Seri, bu girişimlerin ve L’Oréal iç ekiplerinin çığır açan çözümleri ticarileştirmeye yönelik pilot uygulamalarda nasıl birlikte çalıştığına dair perde arkası bir bakış sunuyor. Serinin ilk bölümü L’Oréal YouTube Kanalı üzerinden izlenebiliyor. 13 değişim öncüsünün çığır açan projeleri geleceğin güzelliğini tasarlayacak Yeni nesil ambalaj ve malzemeler alanında Birleşik Krallık'tan Arda Biomaterials, premium malzemelerde kullanılmak üzere bitki bazlı bir deri alternatifi yaratırken; İtalya'dan Bormioli Luigi ultra hafif ve dayanıklı cam ambalajlarını yeniden tasarlıyor. Fransa'dan Auressens ambalajlar için metal içermeyen, geri dönüştürülebilir yansıtıcı pigmentler geliştirirken, ABD'den Newlight Technologies, Inc. metanı ambalaj malzemesine dönüştürüyor. Yenilikçi içerikler ve formüller konusunda Almanya'dan Bioweg hassas fermantasyon teknolojisinin gücünden yeni hammaddeler için yararlanırken, Çin'den Envision Energy, yenilenebilir enerjiden saç boyaları için yeşil amonyak geliştiriyor. Gelişmiş endüstriyel süreçler başlığında; Hindistan'dan Without geri dönüştürülmesi zor esnek ambalajlar için geri dönüşüm teknolojisi sunarken, Çin'den HCpect plastik atıkları yenilikçi bir kimyasal geri dönüşüm teknolojisiyle işliyor. ABD'den MacroCycle düşük karbonlu bir çözümle Polietilen Tereftalatı (PET) geri dönüştürürken, Hindistan'dan Nexus döngüsel bir teknolojiyle tarımsal atıklardan batarya üretiyor. Finlandiya'dan Upheat Solutions Oy yenilikçi endüstriyel ısı pompalarıyla enerji verimliliği sağlarken, ABD'den Laminar toplam kullanımını azaltmak için akıllı sensör teknolojisiyle endüstriyel su yönetimini geliştiriyor. Son olarak veri istihbaratı alanında, ABD'den Waterplan yerel düzeyde harekete geçmek üzere su ve biyoçeşitlilik risklerini ele alan yapay zekâ tabanlı bir platform sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanipak’tan Küresel Büyümede Yeni Adım Haber

Sanipak’tan Küresel Büyümede Yeni Adım

Sanipak, Arch Peninsula bünyesine katılmasına ilişkin sürecin, gerekli tüm düzenleyici kurum onaylarının alınmasıyla tamamlandığını duyurdu. Böylece Sanipak, dünyanın önde gelen entegre selüloz, kâğıt ve ambalaj üretim gruplarından birinin parçası olarak yeni bir döneme giriyor. Grubun küresel ölçeği ve üretim alanındaki uzmanlığı ile Sanipak’ın pazar lideri markalarının bir araya gelmesiyle şirket, rekabet gücünü ve uluslararası büyüme kapasitesini daha da ileri taşıyacak. Yeni dönemde Sanipak, temizlik kâğıtları kategorisindeki liderliğini pekiştirirken, kişisel bakım ve ev bakım kategorilerindeki büyümesini hızlandırmaya ve dünya standartlarında inovasyonları pazara sunmaya devam edecek. Grubun Yatırımlar Eş Başkanı ve Sanipak Yönetim Kurulu Başkanı Nishant Grover, sürece ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sanipak; alanında öncü markaları, güçlü ekibi ve Türkiye ile Fas’taki modern üretim altyapısıyla sağlam temellere sahip bir şirket. Bu işlem, Sanipak’ın büyüme yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcını temsil ederken, bölgedeki portföyümüzü genişletme hedefimiz açısından da stratejik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde Sanipak’ın inovasyon gücünü desteklemeye ve markalarının bölgesel erişimini güçlendirmeye odaklanacağız. Böylece kullanıcılarımız için üstün bir deneyim sunarken, iş ortaklarımız için uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz.” Sanipak CEO’su Bülent Kozlu ise “Bu yeni dönem; şirketimiz, çalışanlarımız, markalarımızın kullanıcıları ve iş ortaklarımız için önemli fırsatları beraberinde getiriyor. Sanipak, yaklaşık 60 yıllık yolculuğunda, kendi kategorilerini yaratan, kullanıcılarının güvenini kazanmış güçlü markalar yarattı. Son dört yılda da ciromuzu döviz bazında iki katına çıkarırken, Türkiye’deki pazar payımızı artırdık, ihracat ağımızı genişlettik ve Fas’taki faaliyetlerimizi büyüttük. Yeni sermayedarımızın küresel ölçeği ve yetkinlikleriyle güçlü performansımızı daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Türkiye ve Fas’taki üretim altyapımıza, markalarımıza ve ihracat kapasitemize yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratırken, Türkiye’de istihdama ve ekonomik büyümeye katkımızı artırmaya ve Sanipak’ın bölgesel liderlik hedefini güçlendirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. İşlemde Barclays Bank PLC, Arch Peninsula’nın finansal danışmanı olarak görev yaptı. Paksoy ve Mehigan hukuk danışmanlığını, Dome Financial Advisors borç finansmanının yapılandırılmasını, EY Türkiye ise finansal ve vergisel durum tespiti çalışmalarını üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı Haber

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı

Sektör ikinci yarıda UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, milli katılım fuarları ve tasarım yarışmalarıyla ihracatta yeni pazar ve katma değer odaklı büyümeyi hedefliyor. Sektörün ihracat performansını ve bu süreçte gerçekleştirdikleri faaliyetleri “EİB 2026 Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı”nda paylaşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “2026 yılının ilk yarısını, küresel ticaretteki belirsizliklerin ve üretim maliyetlerindeki artışların ihracatçılarımız üzerindeki etkisini sürdürdüğü bir dönem olarak geride bıraktık. Yılın ilk altı ayında, Türkiye geneli ihracat 136 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilen ihracat ise 9,5 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. Birliğimiz 6 aylık ihracatı 459 milyon dolar oldu. Tüm zorluklara rağmen 2025 yılındaki ihracat seviyemizi korumayı başardık.” dedi. Odundışı orman ürünlerinde yüzde 34’lük artış Başkan Gürle, “Alt sektörlerimiz itibarıyla kâğıt ve kâğıt mamulleri ihracatımız 266 milyon dolar, mobilya ihracatımız 94 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatımız ise 81 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İhracatında Türkiye lideri olduğumuz odundışı orman ürünleri sektöründe yüzde 34’lük ihracat başarısına imza attık. Özellikle kekik, defne, tıbbi ve aromatik bitkilerde güçlü tedarikçi kimliğimizi pekiştirdik. Ortaya çıkan tabloyu değerlendirirken yalnızca ihracat rakamlarına değil, ihracatçılarımızın içinde bulunduğu koşullara da bakmamız gerekiyor. Döviz kurundaki gelişmelerin hammadde, enerji, işçilik ve finansman maliyetlerindeki artışın gerisinde kalması, firmalarımızın dış pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırmaktadır.” diye konuştu. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısı ve küresel talepteki dalgalanma devam edebilir Özellikle fiyat duyarlılığının yüksek olduğu pazarlarda ihracatçıların hareket alanının daraldığını vurgulayan Ali Fuat Gürle şunları söyledi: “Buna rağmen sektörlerimiz; üretim kabiliyeti, kalite anlayışı, tasarım gücü ve değişen pazar koşullarına uyum yeteneği sayesinde ihracattaki konumunu korumak için önemli bir mücadele vermektedir. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısının ve küresel talepteki dalgalanmanın devam etmesini bekliyoruz. Bununla birlikte, yeni pazarlara erişim sağlayan faaliyetlerimizin ve firmalarımızı doğrudan alıcılarla buluşturan projelerimizin ihracata olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Eylül’de Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım’da Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu Mobilya sektöründe Aegean Furniture UR-GE Projesi kapsamında firmaların kurumsal ve ihracat kapasitelerini geliştirmeye devam edeceklerini belirten Başkan Gürle, “Ekim ayında Londra’da gerçekleştirmeyi planladığımız İngiltere ve Aralık ayında gerçekleştirmeyi planladığımız Sırbistan- Macaristan Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti ile firmalarımızı ithalatçılar, distribütörler, mimarlar ve proje firmalarıyla bir araya getireceğiz. Kâğıt ve ambalaj sektöründe Aegean Paper UR-GE Projemizle firmalarımızın eğitim, danışmanlık ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerini destekleyeceğiz. Eylül ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu ile sektörümüzün Avrupa pazarındaki görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşınıyor Gürle, tasarım odaklı ihracat çalışmalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine değinerek, “Altıncısını düzenlediğimiz Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın yanı sıra, ilk kez hayata geçirdiğimiz Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürünü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşıyoruz. Odun dışı orman ürünlerinde ise Teknik Komitemiz aracılığıyla uluslararası mevzuatı yakından takip ediyor; kekik, defne ve diğer tıbbi ve aromatik bitkilerimizin ihracatında teknik engellerin aşılması için ilgili Bakanlıklarımız ve uluslararası sektör kuruluşlarıyla çalışmalar yürütüyoruz. Daha yüksek katma değerli, tasarım ve marka odaklı, sürdürülebilir ve farklı pazarlara yayılmış bir ihracat yapısı oluşturmak istiyoruz. 2026 yılının ikinci yarısında da firmalarımızı yeni alıcılarla buluşturmaya, rekabet güçlerini geliştirmeye ve sektörlerimizin sorunlarını ilgili kurumlar nezdinde takip etmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor Haber

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; “İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor” dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.