Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ambalaj

Kapsül Haber Ajansı - Ambalaj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ambalaj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanipak’tan Küresel Büyümede Yeni Adım Haber

Sanipak’tan Küresel Büyümede Yeni Adım

Sanipak, Arch Peninsula bünyesine katılmasına ilişkin sürecin, gerekli tüm düzenleyici kurum onaylarının alınmasıyla tamamlandığını duyurdu. Böylece Sanipak, dünyanın önde gelen entegre selüloz, kâğıt ve ambalaj üretim gruplarından birinin parçası olarak yeni bir döneme giriyor. Grubun küresel ölçeği ve üretim alanındaki uzmanlığı ile Sanipak’ın pazar lideri markalarının bir araya gelmesiyle şirket, rekabet gücünü ve uluslararası büyüme kapasitesini daha da ileri taşıyacak. Yeni dönemde Sanipak, temizlik kâğıtları kategorisindeki liderliğini pekiştirirken, kişisel bakım ve ev bakım kategorilerindeki büyümesini hızlandırmaya ve dünya standartlarında inovasyonları pazara sunmaya devam edecek. Grubun Yatırımlar Eş Başkanı ve Sanipak Yönetim Kurulu Başkanı Nishant Grover, sürece ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sanipak; alanında öncü markaları, güçlü ekibi ve Türkiye ile Fas’taki modern üretim altyapısıyla sağlam temellere sahip bir şirket. Bu işlem, Sanipak’ın büyüme yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcını temsil ederken, bölgedeki portföyümüzü genişletme hedefimiz açısından da stratejik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde Sanipak’ın inovasyon gücünü desteklemeye ve markalarının bölgesel erişimini güçlendirmeye odaklanacağız. Böylece kullanıcılarımız için üstün bir deneyim sunarken, iş ortaklarımız için uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz.” Sanipak CEO’su Bülent Kozlu ise “Bu yeni dönem; şirketimiz, çalışanlarımız, markalarımızın kullanıcıları ve iş ortaklarımız için önemli fırsatları beraberinde getiriyor. Sanipak, yaklaşık 60 yıllık yolculuğunda, kendi kategorilerini yaratan, kullanıcılarının güvenini kazanmış güçlü markalar yarattı. Son dört yılda da ciromuzu döviz bazında iki katına çıkarırken, Türkiye’deki pazar payımızı artırdık, ihracat ağımızı genişlettik ve Fas’taki faaliyetlerimizi büyüttük. Yeni sermayedarımızın küresel ölçeği ve yetkinlikleriyle güçlü performansımızı daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Türkiye ve Fas’taki üretim altyapımıza, markalarımıza ve ihracat kapasitemize yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratırken, Türkiye’de istihdama ve ekonomik büyümeye katkımızı artırmaya ve Sanipak’ın bölgesel liderlik hedefini güçlendirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. İşlemde Barclays Bank PLC, Arch Peninsula’nın finansal danışmanı olarak görev yaptı. Paksoy ve Mehigan hukuk danışmanlığını, Dome Financial Advisors borç finansmanının yapılandırılmasını, EY Türkiye ise finansal ve vergisel durum tespiti çalışmalarını üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı Haber

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı

Sektör ikinci yarıda UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, milli katılım fuarları ve tasarım yarışmalarıyla ihracatta yeni pazar ve katma değer odaklı büyümeyi hedefliyor. Sektörün ihracat performansını ve bu süreçte gerçekleştirdikleri faaliyetleri “EİB 2026 Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı”nda paylaşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “2026 yılının ilk yarısını, küresel ticaretteki belirsizliklerin ve üretim maliyetlerindeki artışların ihracatçılarımız üzerindeki etkisini sürdürdüğü bir dönem olarak geride bıraktık. Yılın ilk altı ayında, Türkiye geneli ihracat 136 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilen ihracat ise 9,5 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. Birliğimiz 6 aylık ihracatı 459 milyon dolar oldu. Tüm zorluklara rağmen 2025 yılındaki ihracat seviyemizi korumayı başardık.” dedi. Odundışı orman ürünlerinde yüzde 34’lük artış Başkan Gürle, “Alt sektörlerimiz itibarıyla kâğıt ve kâğıt mamulleri ihracatımız 266 milyon dolar, mobilya ihracatımız 94 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatımız ise 81 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İhracatında Türkiye lideri olduğumuz odundışı orman ürünleri sektöründe yüzde 34’lük ihracat başarısına imza attık. Özellikle kekik, defne, tıbbi ve aromatik bitkilerde güçlü tedarikçi kimliğimizi pekiştirdik. Ortaya çıkan tabloyu değerlendirirken yalnızca ihracat rakamlarına değil, ihracatçılarımızın içinde bulunduğu koşullara da bakmamız gerekiyor. Döviz kurundaki gelişmelerin hammadde, enerji, işçilik ve finansman maliyetlerindeki artışın gerisinde kalması, firmalarımızın dış pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırmaktadır.” diye konuştu. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısı ve küresel talepteki dalgalanma devam edebilir Özellikle fiyat duyarlılığının yüksek olduğu pazarlarda ihracatçıların hareket alanının daraldığını vurgulayan Ali Fuat Gürle şunları söyledi: “Buna rağmen sektörlerimiz; üretim kabiliyeti, kalite anlayışı, tasarım gücü ve değişen pazar koşullarına uyum yeteneği sayesinde ihracattaki konumunu korumak için önemli bir mücadele vermektedir. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısının ve küresel talepteki dalgalanmanın devam etmesini bekliyoruz. Bununla birlikte, yeni pazarlara erişim sağlayan faaliyetlerimizin ve firmalarımızı doğrudan alıcılarla buluşturan projelerimizin ihracata olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Eylül’de Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım’da Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu Mobilya sektöründe Aegean Furniture UR-GE Projesi kapsamında firmaların kurumsal ve ihracat kapasitelerini geliştirmeye devam edeceklerini belirten Başkan Gürle, “Ekim ayında Londra’da gerçekleştirmeyi planladığımız İngiltere ve Aralık ayında gerçekleştirmeyi planladığımız Sırbistan- Macaristan Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti ile firmalarımızı ithalatçılar, distribütörler, mimarlar ve proje firmalarıyla bir araya getireceğiz. Kâğıt ve ambalaj sektöründe Aegean Paper UR-GE Projemizle firmalarımızın eğitim, danışmanlık ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerini destekleyeceğiz. Eylül ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu ile sektörümüzün Avrupa pazarındaki görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşınıyor Gürle, tasarım odaklı ihracat çalışmalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine değinerek, “Altıncısını düzenlediğimiz Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın yanı sıra, ilk kez hayata geçirdiğimiz Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürünü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşıyoruz. Odun dışı orman ürünlerinde ise Teknik Komitemiz aracılığıyla uluslararası mevzuatı yakından takip ediyor; kekik, defne ve diğer tıbbi ve aromatik bitkilerimizin ihracatında teknik engellerin aşılması için ilgili Bakanlıklarımız ve uluslararası sektör kuruluşlarıyla çalışmalar yürütüyoruz. Daha yüksek katma değerli, tasarım ve marka odaklı, sürdürülebilir ve farklı pazarlara yayılmış bir ihracat yapısı oluşturmak istiyoruz. 2026 yılının ikinci yarısında da firmalarımızı yeni alıcılarla buluşturmaya, rekabet güçlerini geliştirmeye ve sektörlerimizin sorunlarını ilgili kurumlar nezdinde takip etmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor Haber

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; “İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor” dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşletmeler İçin Depozito Sistemi’ne Kayıt Süreci Başladı Haber

İşletmeler İçin Depozito Sistemi’ne Kayıt Süreci Başladı

Türkiye’de Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulaması, 1 Temmuz 2026 itibarıyla tüm Türkiye genelinde başlayacak. Piyasadaki plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye geri kazandırılmasını hedefleyen sistemin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla ekonomiye yıllık 30 milyar TL doğrudan katkı sağlanması öngörülüyor. 1 Temmuz 2026’dan itibaren “DOA” logolu içecek satışı yapan market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafeler depozito iade noktası haline gelecek. İşletmeler operatörlerle yaptıkları anlaşmalar kapsamında teşvik bedeli elde ederken, iade için yeniden gelen müşteriler sayesinde artan müşteri trafiği ile ek gelir ve rekabet avantajı sağlayacak. Alışveriş merkezi, havalimanı ve hastane gibi işletmeler de iade noktası olabilecek. Depozito sistemine dahil olmak isteyen işletmelerin 1 Temmuz tarihinden önce dbys.gov.tr web sitesi üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne (DBYS) kayıtlarını tamamlaması ve iade süreçlerini yönetecek yetkili operatörlerden birini seçmesi gerekiyor. Öztürk: “Geri Dönüşüm Seferberliği Başlatıyoruz” Sistemin “at-kurtul” alışkanlığının yerine, zaman içinde iade ve geri kazanım odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini söyleyen TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, Türkiye genelinde her yıl yaklaşık 25 milyar ambalajın geri dönüşüm zincirine dahil edilmesiyle birlikte, sokaklardan sahillere, ormanlardan kırsal alanlara kadar geniş bir alanda çevre kirliliğinin azalmasını beklediklerini dile getirdi. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: “Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) ile Türkiye genelinde güçlü bir geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz. Ambalajlı içecek satışı yapan işletmelerimiz, bu sistemin sahadaki en önemli paydaşlarından olacak. Market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerimizin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olmaları, ambalajların doğru şekilde toplanıp geri dönüşüme kazandırılması açısından kritik rol oynuyor. Tüm işletmelerimizi, çevresel hedeflerimize ulaşmamız ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz açısından büyük önem taşıyan bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz.” DOA Sistemi Nasıl İşleyecek? Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla kademeli olarak devreye alınan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulaması, üretimden geri dönüşüme uzanan sürecin dijital olarak izlenebildiği, dünyaya örnek oluşturacak entegre bir model sunuyor. Sistem, döngüsel ekonomi yaklaşımının önemli bir unsuru olarak atıkların doğaya karışmasının önlenmesini, ambalajların yeniden ekonomiye kazandırılmasını ve doğal kaynak kullanımının azaltılmasını hedefliyor. Sistemin sahadaki işleyişi, satış noktaları üzerinden kurulacak iade altyapısı ile yürütülecek. Öncelikle işletmeler, DBYS’ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçecek. Büyük Mağazalar ile Zincir Mağazalar statüsündeki satış noktalarında Depozito İade Makinesi (DİM) kurulumu zorunlu olurken; diğer işletmelere ambalaj kaydı için el terminalleri, depolama için şeffaf poşetler ve barkodlu klipsler seçtikleri operatörler tarafından ücretsiz olarak sağlanacak. HOREKA (otel, restoran ve kafe) işletmeleri ise kendi bünyelerinde tüketilen içecek ambalajlarını biriktirerek seçtikleri operatöre teslim edecek. İşletmelerde toplanan ambalajlar operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak sayma ve doğrulama merkezlerine götürülecek; ardından geri dönüşüm tesislerinde işlenerek yeniden hammaddeye dönüştürülecek. Sistem kapsamında tüketiciler, ambalaj iade bedellerini “DOA” logolu ambalajları iade noktalarına veya depozito iade makinelerine teslim ederek alabilecek. DOA mobil uygulaması üzerinden kullanıcı hesaplarına aktarılan ambalaj iade bedelleri banka hesabına transfer edilebilecek, ATM’den çekilebilecek veya alışverişlerde kullanılabilecek. En teknolojik sistemi Türkiye kurdu Depozito yönetim sistemleri, çevre bilincinin güçlenmesiyle dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Bugün 20’den fazla ülkede uygulanan ve 350 milyonu aşkın nüfusu kapsayan sistemlerin, 2026 itibarıyla 70 ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu dönüşümde güçlü bir adım atarak, hayata geçirdiği uçtanuca dijital altyapısı ile uluslararası ölçekte örnek teşkil eden bir model ortaya koymayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mondi, Özel Tasarlanmış Oluklu Mukavva Ambalajların Gıda İsrafını Nasıl Azaltabileceğini Ortaya Koyuyor Haber

Mondi, Özel Tasarlanmış Oluklu Mukavva Ambalajların Gıda İsrafını Nasıl Azaltabileceğini Ortaya Koyuyor

Sürdürülebilir ambalaj ve kağıt alanında dünya lideri olan Mondi, amaca uygun ambalaj çözümlerinin gıda israfını azaltma ve tedarik zinciri verimliliğini artırma potansiyelini ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. "Gıda Tedarik Zincirinde Ambalajı Rekabet Avantajına Dönüştürmek" başlıklı rapor, günümüzün karmaşık tedarik zincirlerinde artan baskıların ve ambalaj performansına ilişkin sorunların; ürün kaybına, operasyonel aksaklıklara ve marka itibarının zarar görmesine yol açabileceğini ortaya koyuyor. Gıda üreticileri ve perakendeciler, ürün kalitesini korumak, marj baskılarıyla başa çıkmak ve tüketici beklentilerini karşılamak için sürekli dikkat ve dayanıklılık gerektiren, giderek karmaşıklaşan tedarik zinciri koşullarında faaliyet gösteriyor. Araştırmalar, tüketicilerin %70’inin gözle görülür şekilde hasar görmüş ürünleri satın almadığını gösteriyor; bu da üretici ve perakendeciler üzerindeki raflarda kusursuz bir sunum sağlama baskısını artırıyor. Bu teknik rapor, gıda üreticileri, perakendeciler ve lojistik ortaklarına, oluklu mukavva ambalajın israfı azaltan ve operasyonel verimliliği artıran stratejik bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Küresel gıda üretiminin üçte birinin her yıl israf edildiği göz önüne alındığında, küçük iyileştirmeler bile gıda işletmelerinin daralan marjlar, artan beklentiler ve süregelen operasyonel baskılarla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Rapor, iyi tasarlanmış oluklu mukavva çözümlerinin dayanıklılığı nasıl artırdığını, istifleme basıncına nasıl karşı koyduğunu, paketleme süreçlerini nasıl hızlandırdığını ve uzun ile karmaşık dağıtım rotaları boyunca ürün bütünlüğünü nasıl koruduğunu ortaya koyuyor. Mondi Oluklu Mukavva Çözümleri COO'su Paulus Goëss şöyle diyor: “Ambalaj, gıda israfının önlenmesinde kritik bir rol oynar. Stratejik olarak tasarlandığında; ürün değerinin korunmasına, operasyonların güvenilirliğinin artırılmasına ve zorlu tedarik zinciri koşullarında sıklıkla ortaya çıkan gizli maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlar.” Bulgular, gıda işletmelerine tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirme, kategoriye özgü zorlukları yönetme ve atık kaynaklı kayıpları azaltma konusunda pratik bir yol haritası sunuyor. Raporda özetlenen yaklaşımlar; taze ürünler, atıştırmalıklar ve şekerlemelerden soğutulmuş ürünlere kadar geniş bir yelpazede uygulanabiliyor ve şirketlerin büyük ölçekte tutarlı ürün kalitesi sunmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri 2026 Başvuruları Başladı Haber

ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri 2026 Başvuruları Başladı

Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen ödül programı; sürdürülebilirlik alanındaki örnek uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı ve sanayi kuruluşlarında çevresel sorumluluk bilincini güçlendirmeyi hedefliyor. ÇEVKO Vakfı’nın, Türkiye’deki tek temsilcisi olduğu ve çoğunluğu AB üyesi 31 ülkede, 540 milyon tüketiciyi kapsayan Yeşil Nokta sembolünün, genişletilmiş üretici sorumluluğu modelinin en başarılı uygulama örnekleri arasında yer aldığını belirten ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Yeşil Nokta, sorumlu üreticiyi ve tüketicinin sorumluluğa gösterdiği saygı ve beğeniyi simgeliyor. Sürdürülebilir üretim, kaynak verimliliği ve çevresel performans alanlarında, belirlenen kriterleri en yüksek oranda sağlayan kuruluşların yasal sorumluluklarının ötesinde gerçekleştirmekte oldukları örnek çalışmaları ödüllendirirken; aynı zamanda piyasaya süren konumda olan tüm firmaları benzer çalışmalara özendirmeyi ve teşvik etmeyi hedefliyoruz” dedi. Yeşil Nokta Marka Alt Lisans Sözleşmesi bulunan firmalar; “Ambalajda Önleme Uygulamaları”, “Atık Yönetimi Sistemi ve Uygulamaları” ve “Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk Uygulamaları” kategorilerinde sürdürülebilirlik alanındaki başarılı çalışmalarını ödül programı kapsamında sunma fırsatı buluyor. Başvurular, Büyük Ölçekli İşletmeler ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler için ayrı ayrı değerlendirilerek her ölçekteki kurumun adil koşullarda ele alınması sağlanıyor. ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri'nin 2026 yılı başvuruları 2 Mart – 22 Mayıs tarihleri arasında https://www.cevko.org.tr/oduller/sanayi-odulleri web sitesi üzerinden devam edecek. Ödül sürecinde önceki yıllarda Yeşil Nokta Sanayi Ödülünü almaya hak kazanan firmalar şöyle sıralanıyor: Abdi İbrahim, Akçansa, Anadolu Efes, Bayer, Boyner, Coca-Cola İçecek, Eczacıbaşı Girişim, Danone Hayat, Frito Lay, Gürok Turizm, Hidropar, Korozo Ambalaj, Kurtsan İlaçları, Mey/Diageo, Migros, Mondi Tire Kutsan, Nestle Waters, Netpak Ambalaj, PepsiCo Türkiye, Procter & Gamble, Reckitt Benckiser, Sapro, Sarten Ambalaj, Şişecam, Tat Gıda, Tetra Pak, Tofaş, Unilever ve Vestel Beyaz Eşya. Yeşil Nokta Sembolünün Türkiye’deki Tek Temsilcisi ÇEVKO Vakfı ÇEVKO Vakfı 2003 yılında PRO-Europe’la yaptığı sözleşme kapsamında uluslararası “Yeşil Nokta” sembolünün Türkiye’deki kullanım hakkının tek sahibi konumunda bulunuyor. Avrupa’da çok yaygın olan bu sembolü ülkemizde kullanmak isteyen kuruluşlar, ÇEVKO Vakfı ile alt lisans sözleşmesi yaparak “Yeşil Nokta” sembolünü kullanabiliyorlar. Türkiye’de 1.600’e yakın firma piyasaya sürdüğü ürünlerinin ambalajında Yeşil Nokta sembolünü kullanıyor ve geri dönüşüm sistemine mali katkı sağladığını tüketicilerine gösteriyor. Tüketiciler Türkiye’de Yeşil Nokta kullanan şirketleri önemsiyor. ÇEVKO Vakfı’nın 2024 yılı içerisinde yaptırdığı “Yeşil Nokta Algı Araştırması” sonuçları, vakfın Türkiye’deki temsilcisi olduğu uluslararası Yeşil Nokta işaretinin ülkemizdeki bilinirliği, algısı, markalar ve şirketler için tüketicilerin satın alma kararlarına etkisi hakkında çarpıcı sonuçlar ortaya koymuştu. Araştırma sonuçlarına göre her iki kişiden biri YEŞİL NOKTA işaretini daha önce gördüğünü belirtiyor. Her beş kişiden biri Yeşil Nokta’nın anlamını doğru ifade ediyor. Araştırmaya katılanların yüzde 75’inden fazlası, kısa bir tanıtımın ardından, Yeşil Nokta’lı markalara güvendiklerini, satın almaları halinde geri dönüşüme destek oldukları için kendilerini iyi hissedeceklerini, Yeşil Nokta’lı ürünleri kullanmayı sürdüreceklerini ve başkalarına da önereceklerini ifade ediyor. Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 74’ten fazlası, Yeşil Nokta’yı kullanan şirketleri yasal yükümlülüğünü yerine getiren, sürdürülebilirlik konusunda çalışan, çevreye olan etkisini hesaplayan, geri dönüşüme mali destek veren, üretici sorumluluğunu uygulayan şirketler olarak algıladıklarını beyan ediyor. Ürünün çevreye olan etkisi, tüketicilerin seçtikleri markaya karar vermelerinde en etkili dört faktör arasında yer alıyor ve her iki tüketiciden birinin dikkatini çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'Yeşil Zeka Projesi' ile Sürdürülebilirliğe Akıllı Bir Destek Haber

'Yeşil Zeka Projesi' ile Sürdürülebilirliğe Akıllı Bir Destek

Türkiye’nin köklü et markası DANET, sürdürülebilirlik vizyonunu güçlendiren Yeşil Zeka Projesiyle sektörde öncü bir adım atıyor. Genç teknoloji girişimi Waste Log iş birliğiyle hayata geçirilen proje, tüketim sonrası ambalaj atıklarının geri dönüşümünü teknoloji ve ödüllendirme sistemiyle destekleyerek hem çevreye hem de tüketicilere kazanç sağlıyor. Proje kapsamında, DANET’in geri dönüştürülebilir ambalaj yapısına sahip 20 ürünü sisteme tanımlandı. Yapay zeka destekli Waste Log Atık Bildir uygulamasını telefonlarına indiren tüketiciler, barkod okutma ve fotoğraf doğrulama gibi adımlarla sürece dahil oluyor. Ambalajları geri dönüşüm kutusuna attıktan sonra bildirim doğrulanıyor ve kullanıcı Karbon Puanı kazanıyor. Elde edilen her Karbon Puanı hem DANET Online’da indirim avantajı sunuyor hem de tüketicinin çevresel katkısını ölçümlenebilir hale getiriyor. Böylece geri dönüşüm, günlük yaşamın doğal bir parçası haline geliyor. DANET Kurumsal İletişim ve Stratejik Planlama Direktörü Gülnur Uluğ, proje hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: “DANET olarak 1975’ten bu yana yalnızca lezzet ve kaliteyi değil, toplumsal faydayı da önceliklendiriyoruz. Yeşil Zeka Projesi, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda yeni bir dönüm noktası. Teknolojiyi kullanarak küçük adımlarla büyük farklar yaratabileceğimize inanıyor ve her bireyi bu dönüşüme katkı sağlamaya davet ediyoruz. Çünkü doğa kazanırsa hepimiz kazanırız.” Bu proje; gıda sektöründe sürdürülebilirliği yalnızca üretim ve kaynak yönetimi boyutunda değil, tüketim sonrası süreçlere odaklanan yenilikçi bir yaklaşımla ele alıyor. Çevreye katkıyı somut verilerle ölçümleyen ve tüketiciyi ödüllendiren sistemiyle, sosyal sorumluluk projeleri arasında öncü bir model sunuyor. Yeşil Zeka Projesi kapsamında Waste Log Atık Bildir (wastelog.co) uygulamasını telefonuna indirip DANET’in geri dönüştürülebilir ambalajlarını geri dönüştüren tüketiciler, elde ettikleri Karbon Puanları, www.danetonline.com adresinde lezzetli bir alışverişe dönüştürebilirler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.