Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anadolu

Kapsül Haber Ajansı - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altın Koza Ödüllü “Döngü” Belgeselinin Galası İzmir’de Gerçekleşti Haber

Altın Koza Ödüllü “Döngü” Belgeselinin Galası İzmir’de Gerçekleşti

Filmin Galası, 10 Ocak 2026 tarihinde Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Zeytinliklerin yaşam hakkı mücadelesini ve Anadolu’daki doğayla uyumlu üretim kültürünü sinemanın diliyle ele alan belgesel, 32. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde Mansiyon Ödülü’nü aldı. Film, zeytin etrafında şekillenen yaşam ilişkilerini, kuşaklar boyunca aktarılan bilgiyi ve bu bilginin sürekliliğini odağına alıyor. “Döngü”, doğayla kurulan ilişkinin bir üretim pratiği olmasının yanı sıra ortak bir yaşam biçimi olarak nasıl devam ettiğini anlatıyor. Belgesel, zeytinliklerdeki emeği, bakımı ve dayanışma ilişkilerini, sahadaki tanıklıklar üzerinden aktarıyor. “Doğanın haklarını sinema diliyle aktarıyorum.” Filmin yönetmeni Bulut Renas Kaçan, gala akşamı gerçekleştirdiği konuşmada; ‘’Döngü binlerce yıllık birikimin, kültürün vücut bulmuş hali. Filmimiz JES’lere karşı haklarını savunan Orhanlı Köyü’nün hikayesini anlatıyor. Biz bu filmle hak kavramının bütünlüğünü savunuyoruz. Sadece insan değil onun bir parçası olduğu doğanın var olma hakkını sanatın diliyle anlatmaya çalıştık.” dedi. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, belgeselle ilgili olarak şunları söyledi: “Döngü, zeytinliklerde kurulan yaşamın bilgisini ve bu bilginin kuşaklar boyunca nasıl aktarıldığını anlatan bir film. Aynı zamanda zeytinliklerin yaşam hakkını savunan bir anlatı. Doğa Derneği bu filmin yapımını, doğayla birlikte var olma biçimlerinin mümkün olduğunu göstermek için üstlendi. Döngü, zeytinlikleri var eden ilişkilerin biyolojik çeşitlilik ve kültürel açıdan korunmasının neden hayati olduğunu sinemanın diliyle paylaşıyor. Anadolu’nun dört bir yanında süren mücadeleleri sanatın pek çok alanında görmek umut verici. Orhanlı’dan İkizköy’e, Artvin’den Siirt’e yaşamı savunmaya devam ediyoruz. ” Altın Koza’nın ardından 12. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nde (BİFED) finalist filmler arasında yer alan “Döngü”, gala gösterimiyle İzmirli izleyicilerle bir araya geldi. Filmin konusu olan zeytinlikler, yüksek biyolojik çeşitliliği olan, iklim değişikliği ve kuraklık koşullarına uyum sağlayabilen üretim biçimleri olarak korunması gereken alanlar arasında yer alıyor. 2025 / 44’ / Renkli Color / Türkiye Turkey Yönetmen/Director: Bulut Renas Kaçan Senaryo/Screenplay: Galip Ener, Bulut Renas Kaçan Müzik / Music : Murat Küçükarslan Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Bulut Renas Kaçan Kurgu / Editing : Bulut Renas Kaçan Oyuncular /Cast : Galip Ener, Raziye İçtepe Akyol, Burçin Feran Yaraşlı Yapımcı / Producer : Doğa Derneği

Türkiye’nin Öğle Yemeği Haritası Değişiyor Ama Döner Yine Zirvede Haber

Türkiye’nin Öğle Yemeği Haritası Değişiyor Ama Döner Yine Zirvede

Pluxee verileri, yemek kartı kullanımının ay içindeki ritminden dijital ödeme alışkanlıklarına, öğle yemeği tercihlerinden online kategorilerdeki dönüşüme uzanan çok boyutlu bir tablo sunuyor. 30 binden fazla kurum ve 170 bini aşkın üye iş yeri ağı üzerinden her gün 1,5 milyon çalışanın hayatına dokunan Pluxee Türkiye, 2025 yılı boyunca gerçekleşen milyonlarca işlemi analiz ederek çalışanların gündelik harcama alışkanlıklarına dair kapsamlı bir tablo ortaya koydu. Analize göre Türkiye genelinde kişi başı günlük ortalama yemek harcaması 2024 yılına göre %40’a varan bir artış gösterdi. Veriler, işverenler tarafından yüklenen aylık yemek bakiyelerinin çoğunlukla ayın ortasında tükendiğini; yemek kartlarının artık bir ayı değil yaklaşık iki haftalık ihtiyacı karşıladığını ortaya koyuyor. En pahalı yemek İzmir’de yendi Pluxee 2025 verileri, büyük şehirlerde yemek harcamalarının ilçe bazında belirgin farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. İstanbul’da ortalama en yüksek yemek harcaması 466 TL ile Kadıköy’de gerçekleşirken, en düşük ortalama harcama 306 TL ile Esenler’de görülüyor; işlem adedinin en yoğun olduğu ilçe ise Şişli olarak öne çıkıyor. İzmir’de bu fark daha da belirginleşiyor: Seferihisar, ortalama 745 TL ile en pahalı ilçe olurken, Gaziemir 207 TL ile en uygun harcama yapılan ilçe olarak kaydediliyor; harcama yoğunluğu ise Konak’ta toplanıyor. Ankara’da en yüksek ortalama yemek harcaması 502 TL ile Kahramankazan’da, en düşük ortalama harcama 332 TL ile Mamak’ta gerçekleşirken, Çankaya harcamanın en yoğun olduğu ilçe olarak öne çıkıyor. Tüm bu veriler, aynı şehir içinde dahi yemek harcamalarının lokasyon ve yaşam pratiklerine bağlı olarak ciddi biçimde ayrıştığını gösteriyor. Döner ve Kebap Hâlâ Lider, Sağlıklı Yaşam Yükselişte 2025’te de önceki yıllarda olduğu gibi çalışanların öğle yemeğinde en çok tercih ettiği lezzet döner ve kebap oldu. Buna karşın en yüksek ortalama harcama tutarı, Uzak Doğu mutfağında gerçekleşti. Bölgesel tercihlere bakıldığında Güneydoğu Anadolu’da fast food, Doğu Anadolu’da ev yemekleri öne çıkarken, diğer beş bölge tercihini döner ve kebaptan yana kullandı. Farklı sektörlerdeki çalışanların yemek tercihleri de değişiyor: Tekstil, toptan ve perakende ticaret ile eğlence, kültür-sanat sektörlerinde çalışanlar fast food tercih ederken; basım-yayın, medya, sigortacılık ve telekomünikasyon sektörlerinde kafe harcamaları ağırlık kazanıyor. Finans ve ekonomi sektöründe çalışanlar ise tercihini daha çok ev yemeklerinden yana kullanıyor. Fiziksel harcamalarda fast food kategorisi güçlü konumunu korumaya devam ederken, online kanallarda daha bilinçli tercihler öne çıkıyor. Özellikle sağlıklı yaşam ve doğal ürünler kategorisindeki harcamalar, bir önceki yıla göre %130 artış gösterdi. Pluxee’nin sağlıklı yaşam odaklı markalara yönelik iş birlikleri, kullanıcıların bu kategorilere daha kolay erişmesini sağlayarak online kanallardaki bu dönüşümü hızlandırıyor. Dijital Ödeme Kullanımı Hızlanıyor 2025 verileri, dijital ödeme altyapısının yaygınlaşmasıyla birlikte online harcamaların hız kazandığını ortaya koyuyor. Dijital ödeme oranı %96’ya ulaşırken, online ödeme seçeneği sunan üye iş yeri sayısı %32 oranında yükseldi. Bu tablo, dijital kanallara erişimin artmasının kullanıcıların harcama davranışlarını doğrudan etkilediğini gösteriyor. İstanbul, İzmir ve Ankara bakiyenin en hızlı tükendiği iller arasında yer alırken, dijital ödeme seçeneklerinin özellikle Anadolu illerinde daha yüksek oranlarda tercih edilmesi dikkat çekiyor. %96 oran ile Van, %93 ile Diyarbakır ve %92 ile Hatay dijital ödeme kullanım oranlarının en yüksek olduğu iller olarak öne çıkıyor. Pluxee Türkiye Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Serdar Güngör, verileri şu sözlerle değerlendirdi: “Sektörünün en geniş üye ağıyla hizmet veren ve çalışanların 1 numaralı tercihi olan bir marka olarak; hem büyük şehirlerde hem de Anadolu’da farklı eğilimleri ve ihtiyaçları eş zamanlı izleyebiliyoruz. 2025 verileri, çalışanların yemek kartlarını artık daha planlı ve daha dijital yönettiklerini net biçimde ortaya koyuyor. Pluxee olarak bu içgörüleri yalnızca analiz etmekle kalmıyor, müşteri deneyimini sadeleştiren, avantajlara erişimi kolaylaştıran ve gündelik hayatı gerçekten rahatlatan çözümlere dönüştürüyoruz. Amacımız, çalışanların bilinçli tercihler yapmasını destekleyen, ihtiyaç anında değer üreten bütüncül bir deneyim ekosistemi sunmak.” Kampanyalar Alım Gücünü Destekliyor 2025 verileri, şirketlerin çalışanlarına özel günlerde veya ödüllendirme için verdiği kurumsal hediyelerin, çalışanların gündelik harcamalarında alım gücünü destekleyen önemli bir denge unsuru haline geldiğini gösteriyor. Hediye bakiyesi kullanımlarında kişi başı alışveriş tutarının en yüksek olduğu şehirler İstanbul, İzmir ve Kocaeli olurken, harcamaların %91’inin market, giyim ve yakıt gibi temel ihtiyaçlardan oluştuğu görülüyor. Harcamanın 2024 yılına göre en fazla artış gösterdiği kategori ise %101 artış ile giyim kategorisinde gerçekleşiyor. Bu tablo, Pluxee Hediye’nin yalnızca dönemsel bir yan hak değil, çalışan bütçesini destekleyen tamamlayıcı bir araç olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Kullanıcılara gıda, araç kiralama ve eğitim gibi farklı kategorilerde, indirim ve ayrıcalıklar sunan kampanya platformu Pluxee Plus’a yönelik ilgi de 2025 yılı verilerine göre artış gösterdi. Kampanya tercihleri ağırlıklı olarak yemek, kahve ve araç kiralama kategorilerinde yoğunlaşırken, kampanyalardan yararlanma oranının bir önceki yıla kıyasla %101 artması, kullanıcıların daha planlı ve avantaj odaklı harcama davranışlarını benimsediğine işaret ediyor.

Konya, Anadolu’yu  Besleyen Ticari Bir Üs Haber

Konya, Anadolu’yu Besleyen Ticari Bir Üs

Konya Ticaret Odası (KTO)’nda sektörlerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı Meslek Komiteleri istişare toplantıları sürüyor. Bu kapsamda 33. Metal Cevherleri ve Demir, Çelik, Yassı Metal Ürünlerin Toptan Ticareti Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk başkanlığında KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahrettin Doğru ve KTO Yönetim Kurulu Üyesi Serhat Yaya’nın da hazır bulunduğu toplantıda 33. Metal Cevherleri ve Demir, Çelik, Yassı Metal Ürünlerin Toptan Ticareti Meslek Komitesi üyelerinin görüş ve önerileri dinlendi. KALICI ÇÖZÜMLER İÇİN ÇALIŞIYORUZ Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, Konya iş âleminin sorunlarını masaya yatırmak, KTO’nun yürüttüğü faaliyetleri istişare etmek amacıyla KTO üyeleriyle sık sık bir araya geldiklerini söyledi. Bu anlayışla Meslek Komiteleri İstişare Toplantısı’nın 28.’sini gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Öztürk; “Konya Ticaret Odası olarak, yürüttüğümüz tüm çalışmalarda istişareyi, yani ortak aklı merkeze alan bir anlayışı esas alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; sektörlerin gerçek sorunları masada değil, sahada şekilleniyor. Bu sorunlara kalıcı ve doğru çözümler üretmenin yolu da, siz değerli üyelerimizin tecrübelerini, taleplerini ve beklentilerini doğrudan dinlemekten geçiyor” dedi. KTO’YU HEP BİRLİKTE DAHA İLERİ TAŞIYACAĞIZ Konya Ticaret Odası’nın Selçuklu Başşehri Konya’nın köklü ticaret kültürü ve ahilik geleneği üzerine inşa edilmiş, 35 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en büyük ve en etkin odalarından biri haline geldiğine vurgu yapan Başkan Öztürk, şöyle devam etti; “Odamız, yalnızca yasal hizmetleri yerine getiren bir yapı olmanın ötesinde; Konya’nın ekonomik vizyonuna yön veren, üretimi, ticareti ve ihracatı destekleyen büyük bir ekosistemi yönetmektedir. Bu kapsamda; KTO Karatay Üniversitemiz, KTO Eğitim ve Sağlık Vakfımız, Teknoloji ve Eğitim Kampüsümüz, Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezimiz, Tahkim ve Arabuluculuk Merkezimiz, Akıllı Teknolojiler Merkezimiz, Uçuş Akademimiz ve Konya Uluslararası Fuar Merkezimiz ile şehrimizin geleceğine yatırım yapıyoruz. Bu büyük yapının merkezinde ise her zaman siz değerli üyelerimiz yer alıyor. Sizlerden aldığımız güç ve geri bildirimlerle, bu ekosistemi daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.” SEKTÖRÜMÜZ ZORLU SÜREÇLERİ BÜYÜK BİR DİRAYETLE YÖNETİYOR Metal cevherleri ile demir, çelik ve yassı metal ürünlerinin ticareti sektörünün; sanayinin temelini oluşturan stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk; “İnşaattan makine imalatına, otomotivden savunma sanayine kadar geniş bir yelpazede üretimin bel kemiğini oluşturan bu sektör, aynı zamanda dış ticaretimiz açısından da büyük bir öneme sahiptir. Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve finansmana erişim koşulları; metal ve çelik piyasalarında fiyat istikrarını ve tedarik süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Buna rağmen sektörümüz; esnek yapısı, güçlü ticaret ağı ve tecrübesi sayesinde bu zorlu süreçleri büyük bir dirayetle yönetmektedir” ifadelerini kullandı. KONYA; MERKEZ ŞEHİR Sektörde Konya’nın gücüne de değinen Başkan Öztürk şöyle devam etti; “Konya; sahip olduğu güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri, yaygın üretim kültürü ve coğrafi konumunun sağladığı lojistik avantajlarla, yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan bir şehir değil; İç Anadolu başta olmak üzere geniş bir coğrafyanın metal tedarikinde önemli bir merkez konumundadır. Şehrimizdeki metal ticareti, büyük ölçüde reel üretime dayalıdır ve makine imalatından tarım makinelerine, otomotiv yan sanayinden inşaat sektörüne kadar birçok alanda üretimin kesintisiz devam etmesini sağlamaktadır.” 33. Metal Cevherleri ve Demir, Çelik, Yassı Metal Ürünlerin Toptan Ticareti Meslek Komitesi adına konuşan Komite ve KTO Meclis Üyesi Veli Şen de, gerçekleştirilen istişare toplantısının sektörleri açısından büyük önem taşıdığına değindi. Komite olarak sektörün ve KTO üyelerinin sorunlarına dönük çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Şen, bu süreçteki destekleri ve katkıları için KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve KTO Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek sorun, talep ve beklentileriyle ilgili istişarelerde bulunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kestanesi Chobani ile New York’ta Haber

Türk Kestanesi Chobani ile New York’ta

Chobani Cafe’nin önünde kurulan kestane arabasıyla Türk kış geleneği SoHo’da New Yorklularla buluşuyor. Türkiye’de sokaklarda görülen klasik kestane arabasının birebir aynısı olarak hazırlanan bu düzenekte yer alan Türk bayrağı detayı, geleneğin kökenine sadık kalındığını ve Türkiye’ye özgü bir sokak kültürünün New York’ta gururla temsil edildiğini gösteriyor. Türkiye’de kış aylarında bir araya gelmenin ve sohbetin simgesi olan kestane, bu kez SoHo sokaklarında günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Türk kültürüne ait bu gündelik gelenek, New York’ta farklı bir bağlamda karşılık bulurken, yalnızca bir yiyecek olarak değil; paylaşmanın, mevsimle kurulan ilişkinin ve sokakta yan yana gelmenin ifadesi olarak sunuluyor. Chobani Cafe’nin Aralık ayına özel menüsünde yer alan bir diğer dikkat çekici lezzet ise salep. Süt, gül suyu, tarçın ve Antep fıstığıyla hazırlanan bu geleneksel içecek, Türkiye’nin yüzyıllardır süregelen kış içeceklerinden birini New Yorklularla buluşturuyor. Böylece salep, Anadolu’nun hafızasını, mevsimle kurduğu ilişkiyi ve sıcaklık duygusunu kilometrelerce öteye taşıyor. Chobani Cafe’nin Aralık ayına özel hazırladığı içeceklerden elde edilen tüm gelir ise New York’ta faaliyet gösteren Lower Eastside Girls Club adlı sivil toplum kuruluşuna bağışlanıyor. Böylece Türkiye’den ilham alan bu kış deneyimi, yerel topluma katkı sağlayan sosyal bir faydaya da dönüşüyor. Hamdi Ulukaya’nın kişisel hikâyesi ve kültürel mirası, Chobani Cafe’nin bu yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Ulukaya, Chobani markasını kurarken olduğu gibi, Chobani Cafe’de de kökenlere saygıyı, kültürel değerleri ve toplumsal paylaşımı ön planda tutuyor.

TANAP, Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi Haber

TANAP, Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi

Enerjinin “İpek Yolu” olarak anılan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP), Avrupa'ya açıldığı 30 Kasım 2019 tarihinden günümüze bölgenin enerji akışında kilit rol oynamayı sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılımıyla Edirne İpsala'daki MS4 Ölçüm İstasyonu'nda gerçekleştirilen açılış töreniyle Avrupa yolculuğuna başlayan proje, bugün Azerbaycan, Türkiye ve Avrupa Birliği'ni birbirine bağlayan kritik enerji koridoru olarak öne çıkıyor. Güney Gaz Koridoru’nun en önemli halkasını oluşturan TANAP, Azerbaycan'ın Şah Deniz-2 sahasından çıkarılan doğal gazı 1.811 kilometrelik Anadolu güzergâhından geçirerek Türkiye-Yunanistan sınırında Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı'na (TAP) teslim ediyor. Buradan hareketle gaz, Yunanistan, Arnavutluk ve İtalya üzerinden Avrupa pazarına ulaşıyor. 20 İL VE 600 KÖYDEN GEÇEN ENERJİ KORİDORU Ardahan Posof'tan başlayarak Edirne'ye uzanan boru hattı, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Tekirdağ olmak üzere toplam 20 ilden, 67 ilçe ve 600 köyden geçiyor. Proje hem kaynak hem de güzergâh çeşitliliği sağlayarak Avrupa'nın enerji tedarikini güçlendiriyor. 16 YENİ TÜR BİLİM DÜNYASINA KAZANDIRILDI TANAP, enerji altyapısının yanı sıra çevre ve biyoçeşitlilik alanında da önemli çalışmalara imza attı. Türkiye'de ilk kez 500 metrelik güzergâh koridorunda EUNIS Seviye 3 habitat haritaları hazırlanarak geniş bir veri tabanı oluşturuldu. Yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda daha önce bilinmeyen 9 böcek ve 7 bitki türü olmak üzere toplam 16 yeni canlı türü bilim dünyasına kazandırıldı. Projenin güzergâhında yapılan ağaçlandırma çalışmaları ile orman ve step habitatlarında hayata geçirilen biyoçeşitlilik dengeleme çalışmaları, geçilen habitat alanlarına pozitif katkı sağladı. TANAP, bu çalışmaları nedeniyle sürdürülebilirlik kategorisinde birçok ödüle layık görüldü. TANAP’ın çevresel etki değerlendirmesi ve temel tasarım sürecinde yürütülen arkeolojik ve kültürel miras alanlarının tespitine yönelik saha çalışmaları neticesinde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları envanterlerinde daha önce kayıtlı olmayan 106 yeni alan tespit edildi ve bu alanlar ilgili Koruma Kurullarınca tescil edilerek koruma altına alındı. BİNDEN FAZLA ARKEOLOJİK ESER KÜLTÜR ENVANTERİNE KATILDI Projenin inşaat sürecinde gerçekleştirilen kurtarma kazıları kapsamında, toplam 48 adet arkeolojik alan ve yaklaşık 1.000 adet arkeolojik eser Türkiye kültür envanterine kazandırıldı. Özellikle boru hattı güzergâhının 335. kilometresinde rastlantısal olarak tespit edilen Alaybeyi Arkeolojik Alanı, Karaz Kültürünü de içeren çok katmanlı yapısıyla bölge arkeolojisinin tarihini yeniden yazacak bulgularla karşımıza çıktı. TÜBİTAK laboratuvarlarında yapılan karbon analizi sonuçlarına göre Alaybeyi'nde en eski yerleşimin M.Ö. 4720-4553 tarihlerine kadar uzandığı belirlendi. 1.000'İN ÜZERİNDE SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ TANAP, sadece enerji taşımakla yetinmeyip geçtiği bölgelerde sosyal ve ekonomik kalkınmaya da önemli katkılar sundu. Proje kapsamında hayata geçirilen Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları (SEİP) ile boru hattının geçtiği 20 il, 67 ilçe ve 600 köyde eğitimden altyapıya, sağlıktan çevreye kadar geniş bir yelpazede toplam 1.000'in üzerinde proje desteklendi.

Kaşığın Hikayesi Zeytinli Lezzetlerle Anlatıldı Haber

Kaşığın Hikayesi Zeytinli Lezzetlerle Anlatıldı

Nilüfer Belediyesi’nin yemek, müzik ve kültürü harmanladığı söyleşi dizisi “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar”, ikinci buluşmasında da yoğun ilgi gördü. Pancar Deposu’nda gerçekleşen ve Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırlayıp sunduğu etkinliğin bu ayki başlığı “Zeytinden Kaşık Ben Sana Aşık” oldu. Gecenin konuğu ise yeme-içme kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Nur Başnur’du. Programda “Anadolu’da Kaşığın Arkeolojisi” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Nur Başnur, kaşığın sadece bir mutfak gereci olmadığını, aynı zamanda derin bir kültürel birikimi temsil ettiğini vurguladı. Başnur, kaşığın Türk ve dünya tarihindeki kullanım alanlarını, gelişim sürecini, dini ve kültürel sembollerini katılımcılarla paylaştı. Kaşığın sofradaki yerinden halk kültüründeki yansımalarına kadar pek çok detay, izleyiciler tarafından ilgiyle dinlendi. Sohbetin müzikle renklendiği gecede, anlatılan hikayelere özel lezzetler eşlik etti. Katılımcılar; Gemlik, Tirilye, Manisa ve Artvin gibi Türkiye’nin önemli zeytin merkezlerinden gelen yerel lezzetlerin yanı sıra, Yunanistan zeytinlerini de tatma fırsatı buldu. Tadım menüsünde dünya mutfağından seçkiler de yer aldı. İtalya’nın meşhur ekmeği Focaccia ve Fransa mutfağının zeytin ezmeli lezzeti Tapenad, katılımcıların beğenisine sunuldu. Tüm bu lezzetler, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın seçtiği ve hikayeyle bütünleşen şarkı eşleşmeleriyle servis edildi. Geleneksel Kaşık Helvası ikramıyla ağızların tatlandığı gecenin finali Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın geceye özel bestelediği “Zeytinden Kaşık Ben Sana Aşık” isimli şarkısı yapıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Puratos Türkiye, Anadolu’nun Yadigârı Zerun’u Üçüncü Kez Toprakla Buluşturdu Haber

Puratos Türkiye, Anadolu’nun Yadigârı Zerun’u Üçüncü Kez Toprakla Buluşturdu

Ekmekçilik, pastacılık ve çikolata sektörlerine sunduğu kaliteli ürün ve çözümlerle kendi alanının küresel lideri olan Puratos, üç yıldır Anadolu’nun yerel buğday çeşitlerini korumak amacıyla yürüttüğü Yadigâr Buğdaylar Projesi ile global bilgi birikimini yerel üretimle buluşturuyor. Bu kapsamda, Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Kuşkayası Köyü’nde yetiştirilen Zerun buğdayı, bölgenin tarım kültürünü kuşaklar boyunca sürdüren Aktan Ailesi iş birliğiyle bu yıl üçüncü defa ekiliyor. Her ekim dönemi hem yerel tarımın devamlılığına hem de biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Anadolu’nun Atalık Buğdayından İlk Ekşi Maya Puratos Türkiye, ekşi maya geleneğini yerel buğdaylarla buluşturma hedefiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Türkiye’de ilk kez bir yadigâr (atalık) buğdaydan ekşi maya üretiyor. Bu adım, hem yerel buğdayların karakterini koruyan özgün bir maya kültürünün doğmasını sağlıyor hem de Anadolu’nun zengin tahıl mirasını geleceğin ekmekçiliğine taşıyor. Bilim Kurulu Rehberliğinde Üç Senelik Takip Proje, Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer, Prof. Dr. Zafer Yenal, Prof. Dr. Sevinç Yücecan ve Ziraat Yüksek Mühendisi Nesrin Karataş’tan oluşan bilim kurulunun rehberliğinde yürütülüyor. Bilim kurulu, Anadolu buğdaylarının tarihsel, besinsel ve sosyo-ekonomik değerine odaklanıyor; tarımsal çeşitliliğin korunması, beslenme kalitesinin güçlendirilmesi ve yerel üretim modellerinin sürdürülebilirliği konularında ortak çalışmalar yürütüyor. Zerun buğdayının ekiminden hasadına kadar tüm süreç hem bilimsel analizlerle hem de saha gözlemleriyle takip ediliyor. Buğdayın dört mevsimi bir belgeselle kayıt altına alınırken, elde edilen veriler yerel tohumların yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasına katkı sağlıyor. Yerel Üretimle Güçlenen Sürdürülebilirlik Vizyonu Projenin yerel üretimle elde ettiği kazanımların, Puratos’un sürdürülebilirlik vizyonunun somut bir yansıması olduğunu belirten Puratos Türkiye Genel Müdürü Bora Akın, buğdayın yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasının hem bölge hem de sektör açısından önemli bir adım olduğunu belirterek “Yadigâr Buğdaylar, sürdürülebilir tarımın yerelde nasıl uygulanabileceğini gösteren bir örnek olmanın ötesinde, bizim için de uzun vadeli bir öğrenme alanı. Zerun’un üçüncü kez ekimiyle birlikte üretimde süreklilik sağlarken, yerel buğdayların iklim koşullarına, toprağa ve emeğe nasıl yanıt verdiğini daha net görüyoruz. Bu yolculuğun, Puratos’un bilgi ve inovasyonu yerel kaynaklarla birleştirerek gıda üretiminde kalıcı bir değer yaratma hedefini güçlendirdiğine inanıyoruz.” dedi. Puratos Türkiye, yerel üretimi güçlendiren Yadigâr Buğdaylar Projesi’yle, Anadolu’dan miras tohumları koruma ve geleceğin gıda kültürüne kazandırma çalışmalarına önümüzdeki dönemde de devam edecek. Şirket, bu projeyle yerel çeşitlerin yeniden değer kazanmasını desteklerken, sürdürülebilir tarımın ülke genelinde yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MarCom’dan İş Sanat’a Dört Ödül Haber

MarCom’dan İş Sanat’a Dört Ödül

Sanatı Anadolu’nun her köşesine taşıyan sürdürülebilir sosyal sorumluluk projesi ve Türkiye İş Bankası’nın gelecek vizyonunu masaya yatıran uluslararası konferansla platin ödüllerin yanı sıra, kitap projeleriyle bir altın ödül ve bir mansiyon kazandı. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ödülü, Anadolu Sergileri’nin Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yapılan özel seçkileri sanatseverlerle buluşan “Herkes için Sanat: Anadolu Sergileri”, Stratejik İletişim / Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde platin ödülün sahibi oldu. Estetik nitelikleriyle olduğu kadar, tarihsel ve kültürel tanıklıklarıyla da büyük bir önem taşıyan sanat eserlerinin ülkemizin her köşesinde erişilebilir olmasını amaçlayan proje, İş Bankası şubelerini Temmuz ayından bu yana geçici sanat mekânlarına dönüştürüyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan Anadolu Sergileri, ortak kültürel mirasımızı doğduğu topraklarda bugünün kuşaklarıyla buluşturmayı sürdürecek. “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış”a Platin Ödül İş Sanat’a Stratejik İletişim / Özel Etkinlik kategorisinde platin ödül kazandıran çalışma “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış” başlıklı uluslararası konferans oldu. Türkiye İş Bankası’nın 100. kuruluş yıldönümü vesilesiyle düzenlenen konferansta Prof. Dr. Aziz Sancar, Prof. Dr. Paul Krugman, Steve Wozniak, Malcolm Gladwell, Prof. Dr. Şevket Pamuk, Refik Anadol, Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Ana Paula de Jesus Assis, Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Brett King, Prof. Dr. Philippe Aghion ve Prof. Dr. Ufuk Akçiğit gibi etkili bilim insanları, akademisyenler ve iş insanları konuşmacı olarak yer aldı. İki gün süren konferansa 1.500 kişi katıldı. Kurum Tarihinin Altın Ödülü, Zekâ, Dikkat ve İffet Kitabının Oldu Nadir fotoğraflar, belgeler, arşiv ve koleksiyon malzemeleri eşliğinde İş Bankası’nın bir asırlık tarihini anlatan Zekâ, Dikkat ve İffet - İş’in 100 Yılı kitabı, Yayın / Kurum Tarihi kategorisinde altın ödülü kazandı. Doç. Dr. Y. Doğan Çetinkaya tarafından kaleme alınan, İş Sanat Tarih Çalışmaları Ekibi’nin proje koordinatörlüğünde hazırlanan ve Emre Senan tarafından tasarlanan kitap, dört yıllık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. İş Bankası’nın 100 yıllık tarihini 7 bölüm ve 440 sayfada okuyucuların dikkatine sunan çalışma İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basıldı. “Özlem” ve Soyut & Somut Kardeşler de Ödülle Döndü İş Sanat’ın katkılarıyla hazırlanan, sanat eleştirmeni ve yazar Ayşegül Sönmez tarafından kaleme alınan Müzede Gör-II: “Özlem” ve Soyut & Somut Kardeşler kitabı da MarCom 2025’ten mansiyon ödülüyle döndü. Minik sanatseverleri ilginç bir tartışma ile tanıştırarak hayatla sanatı, müzeyle denizi birlikte ve çok yönlü şekilde düşünebilmelerini amaçlayan kitap, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sergilenen eserleri farklı bir bakış açısıyla yorumlamalarını da sağlıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.