Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Android

Kapsül Haber Ajansı - Android haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Android haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu Haber

HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu

Küresel yapay zeka cihaz ekosistemi şirketi HONOR, 2026 yılının ilk yarısında global akıllı telefon pazarındaki büyümesini sürdürdü. Uluslararası araştırma kuruluşu International Data Corporation’ın (IDC) verilerine göre HONOR, yılın ilk altı ayında küresel sevkiyatlarını geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 artırdı. Bu sonuçla marka, dünya genelinde sevkiyat bazında en hızlı büyüyen lider Android markası olurken aynı zamanda yıllık büyüme kaydeden tek Çinli Android akıllı telefon üreticisi olarak öne çıktı. HONOR’un küresel performansına Orta Doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya pazarlarındaki güçlü büyüme oranları eşlik etti. HONOR, farklı pazarlarda genel daralma eğiliminin aksine sevkiyatlarını artırırken bazı önemli kategorilerde de liderliğe ulaştı. Orta Doğu’daki daralmaya rağmen yüzde 35 büyüdü Omdia verilerine göre Orta Doğu akıllı telefon pazarındaki sevkiyatlar 2026 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 13 geriledi. HONOR ise aynı dönemde yüzde 35 büyüyerek bölgedeki önde gelen markalar arasında büyüme kaydeden tek marka oldu. Pazar payı sıralamasında iki çeyrek üst üste bölgenin en büyük iki akıllı telefon markası arasında yer alarak Orta Doğu’daki konumunu korudu. Afrika’da yüzde 53’lük büyüme HONOR, 2026 yılının ilk yarısında Afrika pazarındaki güçlü performansını da sürdürdü. Akıllı telefon sevkiyatlarını yıllık bazda yüzde 53 artıran marka, açıklanan bölgesel sonuçlar içinde en yüksek büyüme oranını Afrika’da kaydetti. Bu performans, HONOR’un farklı kullanıcı ihtiyaçlarına ve fiyat segmentlerine yönelik ürün portföyüyle gelişmekte olan pazarlardaki varlığını güçlendirdiğini ortaya koydu. Güneydoğu Asya’da lider Omdia verilerine göre Güneydoğu Asya akıllı telefon pazarı 2026 yılının ilk yarısında sevkiyatlarda düşüş yaşadı. HONOR ise pazarın daraldığı bu dönemde yüzde 15 büyüyerek bölgedeki lider üreticiler arasında en yüksek büyüme oranına ulaştı. HONOR ayrıca 2026’nın ikinci çeyreğinde Malezya ve Filipinler gibi bölgenin önemli pazarlarında en hızlı büyüyen lider marka oldu. Katlanabilir telefonlarda yüzde 50’nin üzerinde pazar payı HONOR’un bölgedeki büyümesine katlanabilir akıllı telefon kategorisindeki performansı da katkı sağladı. IDC verilerine göre HONOR; Malezya, Singapur ve Hong Kong’un da aralarında bulunduğu önemli pazarlarda katlanabilir akıllı telefon kategorisinde yüzde 50’nin üzerinde pazar payına ulaşarak ilk sırada yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araç İçi Multimedya Sistemlerini Hedef Alan Yeni Bir Zararlı Yazılım Kampanyası Tespit Edildi Haber

Araç İçi Multimedya Sistemlerini Hedef Alan Yeni Bir Zararlı Yazılım Kampanyası Tespit Edildi

Saldırının amacı reklam sahtekarlığı (ad fraud) ve diğer kötü niyetli faaliyetleri yürütmeyi sağlayan çok aşamalı zararlı yazılımları sisteme yerleştirmek. Kaspersky araştırmacıları, bu faaliyetin kötü şöhretli BadBox botnetiyle yakın bağlantılı bir tehdit aktörü olan MoYu Group ile ilişkili olabileceğini değerlendiriyor. Hedefte Araç İçi Multimedya Sistemleri Var Araç multimedya sistemleri fabrikasyon olarak monte edilebildiği gibi, sonradan eski model araçlara da entegre edilebiliyor. Üreticilerin arayüzleri kolayca özelleştirmek ve temel sistem bileşenlerini eklemek için sıklıkla Android işletim sistemini tercih etmesi, standart Android uygulamalarının ve dolayısıyla Android zararlı yazılımlarının büyük bölümünün bu cihazlarda da çalışabilmesine yol açıyor. Bu sistemler nadiren hassas kişisel veriler barındırsa da genellikle SIM kart yuvasına ve navigasyon ile yazılım güncellemeleri için kesintisiz internet bağlantısına sahip olmaları, onları siber saldırganlar için cazip bir hedef haline getiriyor. Bulaşma Vektörü: Kötüye Kullanılan Güncelleme Mekanizmaları Söz konusu zararlı yazılım, DoFun tarafından desteklenen Android tabanlı çeşitli multimedya ünitesi modellerinin ürün yazılımına (firmware) entegre güncelleme mekanizmaları üzerinden dağıtıldı. Kaspersky, yazılım dağıtım sürecindeki bu kötüye kullanım konusunda üreticiyi bilgilendirdi; DoFun yetkilileri ise sorunun giderildiğini bildirdi. Bulaşma zinciri, normal şartlarda analiz verilerini toplamak ve multimedya ünitesinin yazılımını güncellemekle görevli "TWCore" adlı meşru bir sistem uygulaması üzerinden başlıyor. TWCore, üreticinin sunucusundan hangi uygulamaların yüklenmesi veya güncellenmesi gerektiğine dair talimatlar alıyor. Saldırganlar bu iletişim kanalını kötüye kullanarak "JarService" adlı bir yükleyici (dropper) aracılığıyla daha önce bilinmeyen zararlı yazılımları doğrudan araç ünitelerine iletti. Tespitten kaçınmak üzere karmaşık ve çok aşamalı olarak kurgulanan bu süreçte zararlı yazılım, sisteme standart bir kullanıcı uygulaması gibi yüklendi; ancak herhangi bir kullanıcı arayüzü barındırmadığı için arka planda fark edilmeksizin çalışmayı sürdürdü. Kaspersky analistleri, saldırganların istenmeyen reklamlar görüntüleme, reklam sahtekarlığı gerçekleştirme ve ilave zararlı modüller indirme yeteneğine sahip dokuz farklı komut tanımladığını saptadı. Saldırganların ayrıca ekran çözünürlüğü, cihaz modeli, bağlı Wi-Fi ağının kimliği ve cihazın MAC adresi gibi cihaz ve ağ bilgilerini de ele geçirdiği belirlendi. MoYu Group Bağlantısı Kaspersky, bu kampanyayı daha önce TV alıcılarına (set-top box) yönelik gerçekleştirilen saldırılarla karşılaştırarak kampanya ile BadBox botnetiyle ilişkili MoYu Group arasındaki bağlantıları ortaya çıkardı. Ayrıca botnetin yönetim panelinde tespit edilen, web sayfası kodlarına gömülü URL'ler gibi teknik izlerin, PXYEDGE ve ProxyForU gibi konut tipi proxy (residential proxy) hizmetleri sunan web sitelerindeki unsurlarla örtüştüğü görüldü. BadBox botneti; Android TV kutuları, akıllı telefonlar ve tabletler gibi daha fabrikadan çıkmadan zararlı yazılımla enfekte edilmiş ele geçirilmiş cihazlardan oluşan geniş ölçekli bir ağ olarak biliniyor. Saldırganlar bu gizli arka kapıları kullanarak reklam sahtekarlığı yapıyor, veri sızdırıyor ve ev ağlarını yasa dışı proxy trafiği aktarıcılarına dönüştürüyor. Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı Dmitry Kalinin, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Siber güvenlik uzmanlarının ve kolluk kuvvetlerinin BadBox botnet ağını çökertmeye yönelik tüm girişimlerine rağmen, bu yapıyla ilişkili aktörler dünya genelinde yeni cihazlara sızarak kötü niyetli faaliyetlerini sürdürüyor. Bu tür zararlı yazılımların yayılma yöntemleri, fabrikasyon arka kapılardan güvenliği ihlal edilmiş IPTV uygulamalarına kadar giderek çeşitleniyor. İncelediğimiz bu son vakada, meşru bir sistem uygulamasının yazılım güncelleme işlevini istismar eden çok daha gelişmiş bir dağıtım yöntemine tanık olduk. Tehdit aktörleri etki alanlarını kararlılıkla yeni platformlara genişletiyor. Bu tehdit, doğrudan araç sistemlerine göre kurgulanmış bir bulaşma zinciri üzerinden otomotiv multimedya ünitelerini hedef alan ilk zararlı yazılım olma özelliği taşıyor. Yaşananlar, modern otomotiv platformlarının zararlı yazılımlara karşı kapsamlı ve güçlü bir korumaya acilen ihtiyaç duyduğunu net bir biçimde gösteren ciddi bir uyarıdır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Saldırılarda Yapay Zeka Etkisi Dikkat Çekiyor  Haber

Siber Saldırılarda Yapay Zeka Etkisi Dikkat Çekiyor 

Rapora göre 2026’nın ilk yarısı, saldırganların operasyonlarının verimliliğini ve ölçeklenebilirliğini nasıl geliştirmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yapay zekâ (AI), bu gelişmede giderek daha önemli bir rol oynuyor. ESET, yapay zekâ ajanları tarafından kullanılan küçük işlevsel bileşenler olan yaklaşık 900 bin yapay zekâ becerisini analiz etti. On binlerce şüpheli ile binlerce açıkça kötü amaçlı örneği tespit etti. Yapay zekâ, kötü amaçlı yazılımların içinde de görülmeye başlıyor: ESET araştırmacıları, yürütme akışında üretken yapay zekâ kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy’ı tespit etti. ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč “Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zekâ becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor. Öte yandan, PromptSpy gelecekteki tehditlerde esnekliğin artma potansiyelini gösteriyor – ancak LLM’lerde kötüye kullanıma karşı dâhil edilen koruma önlemleri, bu teknolojinin benimsenmesini muhtemelen yavaşlatıyor” açıklamasını yaptı. Yapay zekâ becerileri, bir AI ajanına hangi hizmetleri veya araçları kullanacağı ve hangi verilere erişeceği dâhil olmak üzere belirli bir görevi nasıl yerine getireceğini söyleyen küçük eklentiler veya talimat setleridir. Yayımlanan rapor, Mimikatz veya Impacket gibi üçüncü taraf hackleme araçlarını kullanan kötü amaçlı yapay zekâ becerileri ile kalıcılık mekanizması (JSON dosyası) oluşturmak üzere tasarlanmış şüpheli, kendini değiştiren beceriler ve kendini değiştirmeye yarayan bir araç (Python kodu) hakkındaki ayrıntıları ele alıyor. Bu durum, ajanın öngörülemez davranışlarına veya bir saldırgan tarafından kötüye kullanılmasına yol açabilir. Son olarak, güvenlik tarayıcıları olarak pazarlanan, sahte bir güvenlik hissi yaratan ancak yalnızca temel tarama tekniklerini uygulayan (1990’ların antivirüs araçları gibi) ya da VirusTotal’da hash’lerin, URL’lerin ve IP adreslerinin itibarını sorgulayan, zararsız ancak sorunlu beceriler de bulunmaktadır. Sahte hata mesajlarından yararlanan bir sosyal mühendislik tekniği olan ClickFix, sahte CAPTCHA uyarılarının ötesine geçerek yapay zekâ temalı yardım sayfalarına, tarayıcı uzantılarına ve bulut kimlik doğrulama senaryolarına yayılmış durumda. AI-fix, saldırganların üretken yapay zekâya duyulan güveni nasıl istismar ettiğini göstermektedir; saldırganlar, yapay zekâ devlerinin alan adlarını kötüye kullanan sayfalarda, var olmayan sorunlara yönelik yapay zekâ tarafından üretilmiş sorun giderme içeriklerine ClickFix saldırı zincirlerini yerleştiriyor. ConsentFix ise kimlik bilgilerini çalma gereği duymadan bulut hesaplarını ele geçirmek için ClickFix tarzı etkileşimi OAuth yetkilendirme suistimaliyle birleştiren ve genellikle çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlayarak tamamen meşru oturum açma iş akışlarına dayanan, token hırsızlığına doğru bir evrimi vurgulamaktadır. ESET’in bu vektöre ilişkin tespitleri, 2025’in ikinci yarısı ile 2026’nın ilk yarısı arasında iki katından fazla artmış olup, bu durum faaliyetlerin devam ettiğini ve saldırganların uyum sağladığını göstermektedir. QR kodu kimlik avı rekor seviyelere ulaştı Oltalama kampanyaları da kullanıcı davranışlarına yanıt olarak gelişiyor. “Quishing” olarak da bilinen QR kodu oltalama, ESET telemetri verilerinde rekor seviyelere ulaştı saldırganlar, denetimleri atlatmak ve kullanıcı etkileşimini mobil cihazlara kaydırmak için QR kodlarına kötü amaçlı bağlantılar yerleştiriyor, aynı zamanda birçok kişinin kare desenli barkodlara duyduğu örtük güveni istismar ediyor. 2026 yılının ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11’i QR kodlarını kullanıyordu ve QR kodu kimlik avı tehditleri en çok ABD’de (tespitlerin %19’u), İspanya’da (%17) ve Meksika’da (%6) yaygındı. Fidye saldırıları devam ediyor Fidye yazılımı faaliyetlerinde herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmedi; saldırılar sırasında güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmak üzere tasarlanmış EDR katilleri kullanımına devam edildi. ESET Research, gerçek ortamda kullanılan 100'den fazla farklı EDR katili belgeledi ve yeni varyantlar düzenli olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de ödeme yapmaya istekli kurbanların sayısı tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Son zamanlarda yayımlanan üç sektör raporu, ödeme yapan kurbanların oranının yüzde 14–28 arasında olduğunu bildirerek bu düşüş eğilimini doğruladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Opera’nın ABD ve Birleşik Krallık’taki Mobil Kullanıcı Sayısı Yüzde 48 Arttı Haber

Opera’nın ABD ve Birleşik Krallık’taki Mobil Kullanıcı Sayısı Yüzde 48 Arttı

Küresel tarayıcı ve yapay zekâ ajanı şirketi Opera, Android ve iOS tarayıcılarının 2026'nın ikinci çeyreğinde aylık aktif kullanıcı (MAU) sayısının geçen yılın aynı dönemine göre Birleşik Krallık'ta yüzde 66, ABD'de ise yüzde 40 arttığını açıkladı. Şirket, bu büyümenin Opera'nın dünyanın en rekabetçi ve en yüksek değerli tüketici pazarlarında daha fazla tercih edildiğini gösterdiğini belirtti. Büyüme yalnızca ABD ve Birleşik Krallık ile sınırlı kalmadı. Opera'nın geçen yıl Avrupa'da açıkladığı ivme de etkisini sürdürdü. Mobil büyüme, Avrupa Birliği'nin 2024 yılında yürürlüğe giren Dijital Piyasalar Yasası'nın (DMA) ardından hız kazandı. Düzenlemeyle birlikte iOS kullanıcıları ilk kez mobil tarayıcılarını özgürce seçebilecekleri bir tercih ekranına kavuşurken, Android kullanıcıları da mevcut tarayıcı alternatiflerini daha görünür şekilde değerlendirme imkânı buldu. Opera One for iOS, son bir yılda Avrupa genelinde yüzde 42 büyürken, en yüksek artış yüzde 103 ile Fransa'da gerçekleşti. ABD ve Birleşik Krallık'ta büyüme ivmesi ABD'de Opera One for iOS'un aylık aktif kullanıcı (MAU) sayısı yıllık bazda yüzde 50, Opera One for Android'in ise yüzde 30 arttı. Birleşik Krallık'ta ise aynı dönemde iOS'ta yüzde 93, Android'de yüzde 50 büyüme kaydedildi. Opera Mobil Başkan Yardımcısı (EVP) Jørgen Arnesen, büyümeye ilişkin değerlendirmesinde, "Büyümemiz, kullanıcıların bizi bilinçli olarak tercih etmesinden kaynaklanıyor. Şimdi gördüğümüz ise bu büyümenin ABD ve Birleşik Krallık'a da yayılması. İnsanlar bizi kendi istekleriyle keşfediyor; bu da ürünümüzün kendini kanıtladığını gösteriyor." ifadelerini kullandı. Kullanıcı deneyimine odaklanıyor Şirket, yıllardır devam eden istikrarlı büyümenin, düzenleyici adımların kullanıcı kazanımını destekleyebileceğini ancak kullanıcı bağlılığını tek başına garanti edemeyeceğini ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamaya göre kullanıcılar yeni bir ürünü deneyebiliyor ancak uzun vadeli kullanım için ürünün gerçek bir değer sunması gerekiyor. Kullanıcı geri bildirimleri de Opera'yı ilk kez deneyenlerin, mobil tarayıcı deneyimini farklılaştıran temel özellikler sayesinde uygulamayı kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu özellikler arasında şunlar yer alıyor: Kayıt tutmayan, ücretsiz ve sınırsız kullanım sunan, abonelik veya veri kotası gerektirmeyen yerleşik VPN Sayfa yükleme sürelerini kısaltan ve gereksiz içerikleri ortadan kaldıran yerleşik reklam engelleyici Sekme Adaları (Tab Islands) ile otomatik sekme gruplandırma ve anında sekme arama gibi sezgisel sekme yönetimi özellikleri Kullanıcıların uygulama değiştirmeden veya ayrı bir internet sitesi açmadan doğrudan tarayıcı içinde arama yapmasını, içerik oluşturmasını ve sorularına yanıt almasını sağlayan yerleşik tarayıcı yapay zekâsı Opera, kullanıcı deneyimini geliştiren bu temel özellikleri yenilemeye devam ediyor. Şirketin verdiği bilgiye göre Opera One for iOS'un son güncellemesiyle kullanıcılar artık Opera sekmelerini, yer imlerini ve şifrelerini masaüstü bilgisayarları ile iPhone'ları arasında çift yönlü olarak senkronize edebiliyor. Güncellemeyle birlikte sekme arayüzüne medya kontrolleri de eklendi. Böylece kullanıcılar hangi sekmelerin ses oynattığını görebiliyor, bu sekmeleri tek dokunuşla sessize alıp yeniden sesini açabiliyor. Yerleşik tarayıcı yapay zekâsı da yeni yetenekler kazanırken, kullanıcılar artık çok modlu (multimodal) istemler kullanabiliyor ve iPhone'larındaki dosyaları doğrudan yapay zekâya yükleyerek işlem yapabiliyor. Opera for Android ise kısa süre önce 100. sürümüne ulaşmasının ardından, bu yazın futbol heyecanı öncesinde yenilenen başlangıç sayfasını ve futbola özel içerik hub’ı maç merkezini kullanıcıların erişimine açtı. Bu merkez sayesinde canlı skorlar, maç istatistikleri ve oyuncu sayfaları doğrudan tarayıcı üzerinden takip edilebiliyor. Şirketin paylaştığı verilere göre özelliğin kullanıma sunulmasının ardından Opera for Android'deki skorlar bölümünü ziyaret eden kullanıcı sayısı, İngiltere Premier Lig sezonundaki normal seviyelere kıyasla yüzde 70 arttı. Kullanıcılar, gol bildirimleri, maç istatistikleri ve yorumlar gibi içerikleri de aktif şekilde takip ediyor. Şirket, maç merkezinin kullanıcı odaklı ürün geliştirme yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirterek, kullanıcıları yeni bir uygulama veya eklenti indirmeye yönlendirmek yerine ihtiyaç duydukları özellikleri doğrudan tarayıcının içine entegre ettiğini ifade etti. Opera One for Android ve Opera One for iOS, Google Play Store ve App Store üzerinden indirilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR İşletim Sistemi Duvarlarını Yıkıyor Haber

HONOR İşletim Sistemi Duvarlarını Yıkıyor

HONOR, MagicRing platformu ve HONOR Connect uygulamasıyla cihazlar arası deneyimi yeniden tanımlayarak işletim sistemi duvarını yıkıyor. Farklı işletim sistemleri arasındaki sınırlar ortadan kalkıyor ve kullanıcılar tüm cihazları tek ekran üzerinden kullanabiliyor. MagicOS tabanlı bu yapı sayesinde HONOR; akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların yanı sıra iOS, Android, Windows ve macOS ekosistemleri arasında da kesintisiz bir bağlantı kurarak sektörde yeni bir standart oluşturuyor. Marka, model farkı ortadan kalktı HONOR Connect ile kullanıcılar artık yalnızca aynı marka cihazlar arasında değil, farklı işletim sistemleri arasında da sorunsuz çalışabiliyor. iOS, Android, Windows ve macOS arasında kesintisiz veri akışı sağlanırken uygulama pencerelerini cihazlar arasında sürükleyerek taşımak mümkün oluyor. Ekran yansıtma ve ikinci ekran kullanımı tek hamleyle gerçekleşiyor ve klavye/mouse ile birden fazla cihazı kontrol edilebiliyor. Dosya, görsel ve video transferinde de hızlı ve kablosuz çözüm sağlanıyor. Tek ekranda topluyor HONOR’un geliştirdiği MagicRing teknolojisi, akıllı cihazları otomatik olarak tanımlayarak tek bir sistem altında topluyor. Kullanıcıların manuel eşleştirme yapmasına gerek kalmadan cihazlar birbirini tanıyor ve anında bağlantı kuruyorlar. Böylece cihazlar arasında geçiş süresi ortadan kalkıyor, çoklu ekran kullanımı optimize ediliyor. Yapay zekâ ile ekran seçimi Global yapay zeka teknolojileri şirketi HONOR, Connect uygulamasıyla bir bağlantı çözümü değil, aynı zamanda AI odaklı ekosistem yaklaşımını da sunuyor. Sistem, kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek en doğru cihaz ve ekranı öneriyor, iş süreçlerini otomatik olarak optimize ediyor. Telefonda açılan bir içerik, bilgisayarda devam ettirilebiliyor ya da tablet anında ikinci ekran olarak konumlanıyor. Bildirimler ve uygulamalar da cihazlar arasında senkronize çalışıyor. HONOR, MagicRing ve HONOR Connect ile ‘cihaz’ odaklı yaklaşımı geride bırakarak teknoloji meraklılarına ‘ekosistem’ merkezli bir deneyim sunuyor. Kullanıcılar artık hangi cihazı kullandıklarından bağımsız olarak aynı iş akışı içinde kalabiliyor. Ekosistem yeni modellerle büyüyor HONOR, geçtiğimiz hafta satışa çıkan yeni MagicPad 4 ile birlikte cihaz ekosistemini daha güçlü bir noktaya taşıyor. HONOR Earbuds 4, aktif gürültü engelleme (ANC) ve yüksek çözünürlüklü ses performansıyla öne çıkarken; HONOR Watch 5, gelişmiş sağlık takibi, uzun pil ömrü ve akıllı yaşam özellikleriyle günlük kullanımı destekliyor. Daha erişilebilir segmentte konumlanan HONOR Earbuds X10 Lite, hafif yapısı ve dengeli ses deneyimiyle dikkat çekerken, HONOR Watch X5i ise temel sağlık ve fitness özelliklerini şık bir tasarımla sunuyor. HONOR Connect ve MagicRing altyapısı sayesinde bu cihazlar, MagicPad 4 ile bağlantılı çalışarak bildirim, ses ve veri akışını senkronize ediyor; kullanıcıların farklı cihazlar arasında kesintisiz bir deneyim yaşamasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, NFC ile Ödeme Yapılabilen Tüm Akıllı Saatleri Kapsayan Öncü Banka Oldu Haber

Akbank, NFC ile Ödeme Yapılabilen Tüm Akıllı Saatleri Kapsayan Öncü Banka Oldu

Akbank, Huawei Watch 5, Watch GT, Watch Fit ve Ultimate 2 serilerini ödeme ekosistemine dâhil etti. Böylece banka, Türkiye’de NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saat modellerini kapsayan öncü banka oldu. Gerçekleştirilen entegrasyon sayesinde kullanıcılar, Türkiye’de en yaygın kullanılan akıllı saat serilerinden Huawei Watch 5, Watch GT, Watch Fit ve Watch Ultimate 2 ile POS cihazına saatlerini yaklaştırarak ödeme yapabilecek. Banka, daha önce Huawei Watch 3 ve Watch 4 modellerine bu uygulamayı getirmişti. Bu yeni entegrasyonla birlikte ise artık tüm Android cep telefonu sahibi Akbanklı Huawei akıllı saat kullanıcıları, kart veya telefon taşımadan alışverişlerini kolayca gerçekleştirebilecek. Geliştirdikleri inovasyon odaklı iş birlikleriyle, akıllı saatle ödeme deneyimini günlük hayatın doğal akışına taşıdıklarını belirten Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, “Temassız ödemelerin hızla alışkanlığa dönüştüğü bir dönemde, giyilebilir teknolojiler bankacılıkta yeni bir deneyim katmanı hâline geliyor. Küresel giyilebilir ödeme pazarının 2032 yılına dek 245 milyar dolar hacme ulaşacağı öngörülüyor; bu büyümenin lokomotifi ise bugün işlemlerin yüzde 85’inden fazlasını karşılayan NFC teknolojisi ve akıllı saatler. Akbank Mobil temassız ödemeler içerisinde akıllı saat ödemelerinin payının son bir yılda %25’i aşan bir artışa sahip olması da bu trendin kuvvetli bir göstergesi. Akbank, bu küresel trendin ülkemizdeki öncüleri arasında. Bankacılığı, dijitalleşmeyle hayatın akışına doğal biçimde entegre etme stratejimizin bir yansıması olarak, Huawei ile Türkiye’de ilk olan bir entegrasyona imza atmıştık. Şimdi ise Huawei Watch GT entegrasyonunu tamamlayarak ülkemizde NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saatlere Akbank deneyimini taşıdık. Akbanklıları yeni nesil deneyimler ve yaşamın her anına değer katan çözümlerle buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Akbank, yeni entegrasyonla birlikte müşterilerine her yerde, her an temassız ödeme deneyimini sunuyor. Banka, inovatif iş birlikleri ve güçlü teknoloji yatırımlarıyla geleceğin bankacılık çözümlerini sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yapay Zekâ, Günlük Dijital Hayatın Parçası Haline Geliyor Haber

Türkiye’de Yapay Zekâ, Günlük Dijital Hayatın Parçası Haline Geliyor

Türkiye’de dijital kullanıcı davranışlarına ilişkin son veriler, yapay zekâ teknolojilerine olan ilginin hızla arttığını ortaya koyuyor. We Are Social ve Meltwater’ın yayımladığı Digital 2026 Global Overview raporuna göre, yapay zekâ tabanlı web trafiğinde Türkiye önemli bir paya sahip. Kullanıcılar artık web aramalarını giderek daha fazla yapay zekâ destekli araçlar üzerinden gerçekleştiriyor; bu da bilgiye erişim alışkanlıklarında belirgin bir dönüşüme işaret ediyor. Türkiye aynı zamanda yapay zekâya karşı en yüksek ilgi ve heyecan duyan ülkeler arasında yer alıyor. Rapora göre Türkiye’deki 16 yaş üstü internet kullanıcılarının yüzde 70’inden fazlası, yani her 10 kişiden 7’si, yapay zekâ teknolojileri konusunda “heyecanlı” olduğunu ifade ediyor. Bu tablo, kullanıcıların günlük bilgi arama, içerik üretme ve karar alma süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlara giderek daha sık başvurduğunu gösteriyor. Bilginin hızla erişilebilir ve sezgisel yollarla sunulduğu AI deneyimleri tercih edilirken, bu dijital dönüşüm yapay zekâyı yalnızca teknik bir araç olmaktan çıkararak internetle kurulan ilişkinin merkezine yerleştiriyor. Kullanıcılar artık hızlı yanıt alma, metinleri özetleme ve bağlamsal önerilerle desteklenen bir dijital deneyim arayışında. Türkiye’deki bu yüksek kabul, dijital davranışlarda kayda değer ve kalıcı bir değişimi temsil ediyor. Kullanıcı beklentilerindeki bu değişim, tarayıcı deneyimlerinin de daha akıllı ve daha sezgisel hale gelmesini gerektiriyor. Norveç merkezli tarayıcı şirketi Opera, bu yeni dönemde yapay zekâ yeteneklerini hem masaüstü hem de mobil tarayıcı deneyimine entegre eden şirketler arasında yer alıyor. Android için Opera’nın en güncel sürümünde yer alan “Think Deeper” (Derin Düşünme) özelliği, yapay zekâ yanıtlarını daha iyi ve daha doğru hale getirmek üzere tasarlanmıştır. Tarayıcıdaki Ask AI özelliğiyle birlikte çalışan bu sistem, sorulara yanıt üretmeden önce daha uzun bir analiz süreci gerçekleştirerek ilgili kaynakları tarıyor ve daha kapsamlı cevaplar oluşturabiliyor. Böylece kullanıcılar özellikle araştırma, karşılaştırma ve bilgi doğrulama gibi konularda daha detaylı ve güvenilir sonuçlara ulaşabiliyor. Opera’nın Android tarayıcısında sunulan bu özellik, kullanıcıların doğrudan arama çubuğu üzerinden erişebildiği Ask AI deneyiminin bir parçası olarak çalışıyor. Kullanıcılar arama alanından yapay zekâ ile sohbet başlatabiliyor ve Think Deeper seçeneğini etkinleştirerek daha isabetli yanıtlar elde edebiliyor. Opera, bu yapay zekâ özelliklerini kullanıcılarına ücretsiz olarak sunarak mobil cihazlarda daha erişilebilir bir AI deneyimi sağlamayı hedefliyor. Opera, her seviyeden kullanıcı için zenginleştirilmiş yapay zekâ deneyimleri sunuyor Opera tarayıcısının yapay zekâ deneyimi, kullanıcılara her platformda ücretsiz bir kişisel asistan sunuyor. Android ve iOS cihazlarda Opera uygulaması üzerinden, ayrıca MacOS ve Windows masaüstü tarayıcılarında kullanılabiliyor. Kullanıcılar ister yaratıcı bir tıkanıklığı aşmak istesin, ister hareket halindeyken hızlı bir restoran önerisine ihtiyaç duysun, Opera’nın yapay zekâsı hem mobilde hem de masaüstünde yanlarında oluyor. Yapay zekâyı yoğun şekilde kullanan ileri düzey kullanıcılar ve günlük olarak AI araçlarıyla çalışanlar içinse Opera Neon tarayıcısı, en iyi AI araçları ve modellerini tek bir yerde bir araya getirerek yapay zekâ destekli üretim ve keşif deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Türkiye’nin yapay zekâya hızlı uyumunun dijital alışkanlıkları kalıcı biçimde dönüştürdüğünü vurgulayan Opera Android Ürün Müdürü, Stefan Stjernelund şöyle konuştu: “Türkiye’de kullanıcıların yapay zekâ teknolojilerini benimseme hızının küresel ölçekte dikkat çekici seviyelere ulaştığını görüyoruz. Kullanıcılar artık dijital deneyimlerinde daha akıllı, daha hızlı ve daha sezgisel araçlar bekliyor. Özellikle ücretsiz ve kolay erişilebilir AI çözümlerine olan ilgi, yapay zekânın günlük internet kullanımının doğal bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Tarayıcı içinde sunulan yeni yapay zekâ özellikleri de kullanıcıların bilgiye daha hızlı ve daha kapsamlı şekilde ulaşmasına yardımcı oluyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor Haber

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor

Visa Finansal Hizmetler Araştırması, mobil ödemeler, dijital bankacılık, açık bankacılık ve blokzincirin bu çok katmanlı ödeme deneyiminin yeni katmanları olarak öne çıktığını gösteriyor. Çalışma; kullanıcıların dijital çözümleri ihtiyaç, alışkanlık ve güven beklentilerine göre birlikte değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırma, yaş grupları arasında yalnızca kullanılan çözümlerin değil, bu çözümlerden beklenen değerin de farklılaştığını ortaya koyuyor; genç kullanıcılar hız ve kullanım kolaylığına odaklanırken, orta yaş ve üzeri gruplar için güven ve alışkanlıklar daha belirleyici olmaya devam ediyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Türkiye, Avrupa’nın en dinamik dijital ödeme ekosistemlerinden birine sahip. Kullanıcılar da bir sonraki aşamada ne beklediklerini net biçimde ortaya koyuyor. Günlük hayatta mobil temassız ve karekod çözümleriyle hız, dijital bankacılıkla daha fazla kontrol arıyorlar. Yeni teknolojiler devreye girerken, güven hâlâ en temel beklenti olmaya devam ediyor. Visa olarak odağımız, küresel ağımızı, güvenlik çözümlerimizi ve iş ortaklığı modelimizi bir araya getirerek, Türkiye’nin dijital ödeme yolculuğunun bir sonraki fazını ölçeklendirmek. Ekosistemimizle birlikte hem bireyler hem de işletmeler için güvenli, hızlı ve kolay bir ödeme deneyimi sunan inovasyonları hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi. Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener ise araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’deki finansal davranışları uzun süredir veriye dayalı bir yaklaşımla analiz ediyor, bu içgörüleri sahadaki gerçek ihtiyaçlarla birebir örtüştürüyoruz. Araştırmamız, yeni ödeme yöntemleri giderek daha görünür hâle gelse de, gündelik işlemlerde kartlı ödemelerin hâlâ baskın tercih olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ankete katılan tüketicilerin 10’da 8’i karekod, 10’da 7’si ise mobil temassız ödeme yöntemlerini farklı sıklıklarda kullanıyor ve bu yöntemlerle haftada ortalama 4–5 işlem gerçekleştiriliyor.(1) Ancak karekod ve mobil temassız ödemelerin bilinirliği yüksek olsa da, kartlı ödeme yöntemleri kullanımda hâlâ çok daha yaygın. Bu içgörüler, pazar verilerini müşterilerimizin stratejik önceliklerini doğrudan destekleyen, uygulanabilir ve ölçeklenebilir yol haritalarına dönüştürmemizi sağlıyor.” Türkiye’de finans davranışlarında öne çıkan 5 kritik içgörü 1) Mobil temassız ödemeler, sıra beklenen iş yerlerinde öne çıkıyor Mobil temassız ve karekodlu ödemeler tüm yaş gruplarında yaygınlaşıyor. Araştırma, mobil temassız ödemelerin özellikle sıra beklenen iş yerlerinde daha çok tercih edildiğini; bu yöntemin en sık kullanıldığı sektörlerin ise marketler, mağazalar, kafe/restoranlar, eczaneler ve akaryakıt istasyonları olduğunu gösteriyor. Ankete katılan tüm yaş gruplarında Android tabanlı mobil temassız ödemelerde kullanım %70 seviyelerine çıkıyor. 2) Dijital bankacılık bilinirliği %98: Kullanım motivasyonları yaşa ve ihtiyaca göre değişiyor Dijital bankacılığın bilinirliği tüm yaş gruplarında yüksek olsa da, kullanımı etkileyen faktörler bireylerin tercihlerine ve ihtiyaçlarına göre farklılaşıyor. Hizmetlere ücretsiz erişim dijital bankacılık kullanımındaki en güçlü motivasyonlardan biri olurken, ankete katılan kullanıcılar, dijital bankacılık uygulamalarına haftada ortalama 5 kez giriş yapıyor. Öte yandan, 35–55 yaş grubunda güvenlik algısı, kullanım kararlarında daha belirleyici rol oynuyor. Bu bulgu, finansal hizmetlerde güven beklentisinin hâlâ ne kadar merkezi bir öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. 3) Açık bankacılık yüksek potansiyelli bir çözüm olarak öne çıkıyor Araştırmaya göre ankete katılanların yarısından fazlası açık bankacılık kavramına henüz aşina değil. Buna karşın kullanıcı beklentileri giderek netleşiyor: Katılımcıların %56’sı açık bankacılık kapsamında gelir-gider takibi yapılabilmesini, %43’ü ise kredi kartı bilgilerinin tek bir yerden görüntülenebilmesini bekliyor. 4) Kripto paralar biliniyor ama temkinli bir kullanım var Kripto para bilinirliği ankete katılanlar arasında %95’in üzerinde olsa da kullanım temkinli seyrediyor. Araştırmaya göre katılımcıların yalnızca %49’u bugüne kadar kripto para işlemi yaptığını belirtirken, son bir ay içinde işlem yapan aktif kullanıcılar toplam kitlenin %20’sini oluşturuyor. 25–44 yaş aralığının, son bir ayda en çok kripto işlemi yapan kullanıcı grubu olduğu görülüyor. 5) Fiziksel şube artık bir tercih: Her iki kişiden biri için şart değil Dijitalleşmenin hız kazandığı finansal hizmetler dünyasında, kullanıcıların bankalarla kurduğu ilişki de yeniden şekilleniyor. Visa Finansal Hizmetler Araştırması’na göre katılımcıların yarısı, bankalarının fiziksel bir şubesi olmasını bir ihtiyaç olarak görmüyor. Buna karşın, ankete katılanların %47’sinin fiziksel şubeyi hâlâ olmazsa olmaz olarak tanımlaması, dijital çözümler yaygınlaşırken bazı kullanıcılar için güven, destek ve insan teması beklentisinin önemini koruduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgu, finansal deneyimin tek bir kanal üzerinden değil, farklı ihtiyaç anlarına göre şekillenen çok katmanlı bir yapı üzerinden ilerlediğine işaret ediyor. Araştırmanın Metodolojisi Visa’nın FutureBright Araştırma Şirketi iş birliğiyle hayata geçirdiği bu araştırma; tüketicilerin yeni nesil bankacılık ürün ve hizmetlerine ilişkin kullanım alışkanlıklarını, tercih motivasyonlarını, ihtiyaç ve beklentilerini incelemektedir. Dijital bankacılık, finansal teknolojiler (fintech), ödeme tercihleri ve açık bankacılığa dair içgörüler sunan araştırma, çevrim içi anket (CAWI) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bireysel bankacılık hesabı bulunan ve aktif olarak mobil bankacılık kullanan, 18–55 yaş arası kadın ve erkek katılımcıları kapsayan çalışma; ABC1C2 sosyoekonomik statü ve Türkiye İBBS Düzey 1 bölgesel dağılımı gözetilerek, yaş, cinsiyet, SES ve bölge kotalarıyla Türkiye temsili olacak şekilde tasarlanmıştır. Toplam 1.000 kişinin katıldığı araştırmanın, %95 güven düzeyinde hata payı ±%5’tir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yandex Maps ile En Yakın Şarj İstasyonu Elinizde Haber

Yandex Maps ile En Yakın Şarj İstasyonu Elinizde

Yandex Maps, Türkiye'deki elektrikli araç (EV) sahiplerine yönelik yeni bir özelliğini kullanıma sundu. Bu özellik sayesinde araç sahipleri araçlarının teknik özelliklerine uygun şarj istasyonlarını kolayca bulup bu istasyonlara yol tarifi alabiliyor. Artık uygulamada elektrikli araç şarj istasyonlarına özel bir bölüm bulunuyor. Bu bölümde, Türkiye genelinde başta büyük şehirler ve önemli otoyollar olmak üzere, 10 bini aşkın halka açık şarj noktasıyla ilgili detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Hizmet; Zes, Esarj, Voltrun, Trugo, Otopriz, Wat Mobilite, Sharz gibi önde gelen şarj ağı markalarını kapsıyor. Kullanıcılar, uygulamadaki simgeye dokunduklarında kendilerine en yakın şarj istasyonlarını görüntüleyebiliyor; istedikleri konnektör tipine, şarj hızlara (hızlı veya yavaş) ve istasyonda bulunan toplam şarj noktası sayısına göre seçim yapabiliyor. Ayrıca dileyenler, arama çubuğunu kullanarak istedikleri marka adıyla şarj istasyonu da arayabiliyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODMD) son verilerine göre Türkiye'de elektrikli araç pazarı adeta patlama yaşıyor. Yılın ilk yedi ayında tamamen elektrikli otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla %146,9 artışla 102 bin 160 adede yükseldi. Bu araçların pazar payı da iki kattan fazla artarak %7,7'den %17,9'a yükseldi. Tam elektrikli, menzili uzatılmış ve hibrit dahil tüm elektrikli araç türleri hesaba katıldığında ise elektrikli araçların toplam otomobil pazarındaki payı dikkat çekici bir şekilde %44,9'a ulaşmış durumda. Elektrikli araç şarj istasyonu bulma özelliği, iOS ve Android'deki Yandex Maps uygulamasının yanı sıra Apple CarPlay ve Android Auto üzerinden de kullanılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.