Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anıtkabir

Kapsül Haber Ajansı - Anıtkabir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anıtkabir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

402 Numaralı “Başkent Kültür Turu” Bayramda Da Yollarda Haber

402 Numaralı “Başkent Kültür Turu” Bayramda Da Yollarda

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’in tarihi ve kültürel değerlerinin daha yakından tanıtılması amacıyla hayata geçirdiği “Başkent Kültür Turu” seferlerini sürdürüyor. 402 numaralı EGO otobüs hattı, Kurban Bayramı boyunca da vatandaşlara hizmet vermeye devam edecek. Başkent’in çok katmanlı tarihsel dokusunu daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan uygulama kapsamında vatandaşlar; Ulus’tan Ankara Kalesi’ne, Hamamönü’nden Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ne kadar birçok önemli noktaya kolaylıkla ulaşabiliyor. SEFERLER HAFTANIN 7 GÜNÜ DEVAM EDİYOR 402 numaralı “Başkent Kültür Turu” hattı, haftanın 7 günü 10.00 ile 18.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Seferler yaklaşık 40 dakikalık aralıklarla düzenlenirken vatandaşlar hattan Ankara Kart veya temassız kredi kartı ile standart biniş tarifesi üzerinden faydalanabiliyor. Otobüslerin anlık konumu ise EGO CEP’TE uygulaması üzerinden takip edilebiliyor. Hattın kapsadığı rotayı içeren Ankara Turistik Şehir Haritası’na https://www.ankara.bel.tr/teskilat-semasi/turizm-sube-mudurlugu-243 adresi üzerinden; fiziksel haritalara ise Ulus Heykel ve Kale Turist Bilgilendirme Ofislerinden ulaşılabiliyor. SON BİR YILDA 46 BİNDEN FAZLA YOLCU KULLANDI ABB Otobüs İşletme Daire Başkanlığı 4. Bölge Şube Müdürü Fatih Doğan, hattın Ankara’nın tarihi ve kültürel mirasını daha görünür kılmayı amaçladığını belirterek şu bilgileri verdi: “402 Başkent Kültür Turu hattı; Ulus, Anıtkabir, Kızılay, Hamamönü, Ulucanlar ve Kale güzergâhlarında yer alan toplam 12 duraktan oluşuyor. Bu hat; Ankara’da yaşayan vatandaşlarımız ile kentimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin Başkent’in tarihi ve kültürel değerlerini daha yakından tanımalarını sağlamak, tarihi ve turistik noktalara erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla düzenleniyor.” ABB Turizm Şube Müdürü Ömer Faruk Sarı ise hattın Cumhuriyet tarihinin önemli noktalarını birbirine bağladığını belirterek, “1. ve 2. Meclis, Ankara Palas, Ankara Kalesi, Kale bölgesindeki müzeler ve Hamamönü gibi birçok önemli noktayı vatandaşlarımızla buluşturan önemli bir hat. Her gün 40 dakikada bir faaliyette olan hattımızla vatandaşlarımızın tarihi ve kültürel birçok noktaya ulaşmalarını sağlıyoruz. Son bir yılda toplam 46 binden fazla yolcu bu hattı kullandı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Mavisi mi Bursa Yeşili mi Ankara Grisi mi? Sosyal Medyadaki Şehir Renkleri Akımı Gündem Oldu Haber

İstanbul Mavisi mi Bursa Yeşili mi Ankara Grisi mi? Sosyal Medyadaki Şehir Renkleri Akımı Gündem Oldu

Özellikle TikTok, X ve Instagram platformlarında paylaşılan şehir videoları, Türkiye’nin üç büyük şehrini renklerle tanımlayan yeni bir dijital tartışma başlattı. Google’da “İstanbul mavisi”, “Bursa yeşili”, “Ankara grisi”, “şehir renkleri akımı” ve “Türkiye şehir estetiği” aramalarındaki yükseliş dikkat çekiyor. Kullanıcılar yaşadıkları şehirlerin ruhunu renklerle anlatırken, ortaya hem nostaljik hem de duygusal görüntüler çıkıyor. İstanbul’un boğaz manzaraları ve mavi tonları, Bursa’nın doğayla iç içe yeşil atmosferi ve Ankara’nın gri gökyüzüyle özdeşleşen şehir yapısı sosyal medyada yoğun etkileşim almaya devam ediyor. İstanbul Mavisi Sosyal Medyada Neden Bu Kadar Konuşuluyor? Akımın en dikkat çeken başlıklarından biri olan İstanbul mavisi, şehrin denizle kurduğu güçlü bağı temsil ediyor. Özellikle Boğaz görüntüleri, vapur manzaraları, martılar ve gün batımındaki mavi tonlar kullanıcıların paylaşımlarında öne çıkıyor. Sosyal medya kullanıcıları İstanbul’u anlatırken en çok “özgürlük”, “hareket”, “karmaşa içinde huzur” ve “denizin verdiği his” ifadelerini kullanıyor. Özellikle sabah saatlerinde çekilen Boğaz görüntüleri ve tarihi yarımadaya yansıyan mavi tonlar milyonlarca görüntülenmeye ulaşıyor. Google aramalarında “İstanbul mavisi nedir” ve “İstanbul neden maviyle anılıyor” gibi başlıkların yükselmesi, akımın yalnızca sosyal medya trendi olmaktan çıkıp kültürel bir tartışmaya dönüştüğünü gösteriyor. Bursa Yeşili Şehrin Kimliğini Yeniden Hatırlattı Akımın en çok destek gören şehirlerinden biri ise Bursa oldu. Kullanıcılar özellikle Uludağ etekleri, tarihi çınarlar, parklar, kestane ormanları ve doğal yaşam alanlarını paylaşarak “Bursa yeşili” kavramını öne çıkardı. Türkiye’nin en yeşil şehirlerinden biri olarak anılan Bursa, uzun yıllardır “Yeşil Bursa” ifadesiyle biliniyor. Sosyal medyada paylaşılan drone görüntülerinde şehrin doğayla bütünleşen yapısı dikkat çekerken, birçok kullanıcı Bursa’nın betonlaşmaya rağmen hâlâ doğal dokusunu koruduğunu savunuyor. Özellikle Cumalıkızık, Gölyazı, Uludağ yolu ve şehir merkezindeki tarihi ağaçların yer aldığı videolar yoğun ilgi görüyor. Kullanıcılar Bursa’yı anlatırken “nefes alan şehir”, “doğanın içindeki şehir” ve “huzurun rengi” ifadelerini sıkça kullanıyor. Ankara Grisi Tartışmanın En Duygusal Tarafı Oldu Sosyal medyada en çok yorum alan başlıklardan biri ise Ankara grisi oldu. Başkent Ankara’nın gri gökyüzü, sert mimarisi ve sakin atmosferi kullanıcılar tarafından farklı duygularla anlatılıyor. Bazı kullanıcılar Ankara’nın gri tonlarını kasvetli bulurken, bazıları ise bu atmosferin şehre karakter kattığını savunuyor. Özellikle yağmurlu havalarda çekilen Kızılay, Tunalı Hilmi, Bahçelievler ve Anıtkabir görüntüleri milyonlarca kez izlendi. Ankara için yapılan paylaşımlarda “melankoli”, “ciddiyet”, “devletin rengi” ve “soğuk ama samimi şehir” yorumları öne çıkıyor. Google’da “Ankara neden gri”, “Ankara’nın havası neden kapalı” ve “Ankara estetiği” gibi aramalarda da artış yaşanıyor. Şehirlerin Renklerle Anlatılması Yeni Bir Dijital Kültür Oluşturdu Uzmanlara göre sosyal medyada yayılan şehir renkleri akımı, insanların yaşadıkları kentlerle kurduğu duygusal bağı ortaya koyuyor. Özellikle kısa video platformlarında şehirleri yalnızca turistik yönleriyle değil, hissettirdiği duygularla anlatan içeriklerin daha fazla ilgi gördüğü belirtiliyor. İstanbul’un hareketli mavi tonları, Bursa’nın doğayı çağrıştıran yeşili ve Ankara’nın dingin grisi; kullanıcıların şehir kimliğiyle ilgili yeni bir anlatım dili oluşturmasına neden oldu. Sosyal medya analizlerine göre şehir estetiği içerikleri son dönemin en hızlı büyüyen video kategorileri arasında yer alıyor. Özellikle genç kullanıcılar yaşadıkları şehirleri yalnızca bir yerleşim alanı değil, bir “ruh hali” olarak tanımlamaya başladı. “İstanbul Mavisi mi Bursa Yeşili mi Ankara Grisi mi?” Tartışması Büyüyor Akımın büyümesiyle birlikte kullanıcılar kendi şehirlerini de renklerle tanımlamaya başladı. İzmir için “Ege mavisi”, Trabzon için “Karadeniz yeşili”, Gaziantep için ise “bakır tonları” gibi yorumlar dikkat çekiyor. Ancak sosyal medyada en yoğun etkileşim hâlâ İstanbul, Bursa ve Ankara arasında yaşanıyor. Özellikle şehir aidiyeti üzerinden yapılan paylaşımlar milyonlarca kişiye ulaşıyor. Uzmanlara göre bu tarz dijital akımlar, şehirlerin kültürel kimliğini yeniden gündeme taşırken aynı zamanda kent estetiği konusunda da farkındalık oluşturuyor. Türkiye’nin farklı şehirlerini renkler üzerinden anlatan içerikler ise sosyal medyada büyümeye devam ediyor.

Yurtbay Seramik’ten Ankara Çıkarması Haber

Yurtbay Seramik’ten Ankara Çıkarması

Yurtbay Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı ve TOBB GGK Üst Kurul Üyesi Zeki İlter Yurtbay ile Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Melis Yurtbay’ın ve satış pazarlama ekibinin katılımıyla düzenlenen program, markanın Türkiye genelindeki güçlü bayi yapılanmasını ve iş ortaklarıyla kurduğu yakın iletişimi bir kez daha ortaya koydu. 8 Mayıs Cuma günü Ankara’da düzenlenen program kapsamında, Naki Demir İnşaat Malzemeleri’nin Ankara OSTİM bölgesindeki konsepti tamamlanan yeni Yurtbay Seramik mağazası ziyaret edildi. 2004 yılında kurulan Naki Demir İnşaat Malzemeleri, inşaat malzemeleri sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimi ve köklü geçmişiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Perakende ve toptan satış alanındaki güçlü operasyon ağıyla hizmet veren firma, Yurtbay Seramik ürünlerini Ankara’daki yapılanması aracılığıyla Türkiye genelindeki müşterileriyle buluşturuyor. Satış ve pazarlama ekibinin katılımıyla gerçekleşen programda; yeni mağaza konseptini incelerken, gelecek dönem hedeflerini kapsayan verimli bir satış toplantısı gerçekleştirildi. Ankara’nın önemli kültürel ve tarihi noktaları da ziyaret edildi. Programın ilk durağı Anıtkabir olurken, ardından Ankara Kalesi ve Rahmi Koç Müzesi ziyaretleri gerçekleştirildi. Yurtbay Seramik ekibi, bu anlamlı organizasyon ile hem kültürel mirasa dikkat çekti hem de ekip içi birlik ve motivasyonu güçlendiren keyifli bir gün geçirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pedallar Ankara İçin Dönüyor Haber

Pedallar Ankara İçin Dönüyor

23 takım ve 27 ülkeden 158 bisikletçinin mücadele ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca yalnızca sportif rekabeti değil, Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayın ağı aracılığıyla dünya sahnesine taşımayı sürdürüyor. Başkent Ankara’da gerçekleşecek 105,2 kilometrelik final etabı, 11.00’de başlayacak. Günün son mücadelesi, güçlü sprinterlerin öne çıkacağı yüksek tempolu bir finişe sahne olacak. 3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek Ankara – Ankara etabı, 11.30 – 13.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşacak. 8. Etap: Ankara-Ankara (105,2 km) 3 Mayıs Pazar günü koşulacak 8. etap, 105,2 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek. Başkent Ankara’da saat 11.00’de başlayacak etap, şehir içi geçişlerin ağırlıkta olduğu bir rotada koşulacak ve yine Ankara’da sona erecek. Ankara’nın geniş bulvarları ve akıcı şehir içi yolları üzerinde şekillenen etap, düz ve hızlı karakteriyle yüksek tempolu bir yarışa zemin hazırlıyor. Etabın ilk bölümünde yer alan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı ile parkur boyunca konumlanan ara sprint noktaları, günün ritmini belirleyen önemli unsurlar arasında öne çıkıyor. Parkurun büyük bölümünde sprinter takımlarının kontrolünde ilerlemesi beklenen etapta, takımların pozisyon alma mücadelesi öne çıkacak. Ankara şehir merkezinde atılacak 7 turluk mücadelede tempo giderek artarken, geniş ve akıcı yollar üzerinde koşulacak finişte yüksek hızlı bir toplu sprint mücadelesi bekleniyor. Sporcuların 13.10 – 13.20 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması öngörülüyor. TUR 2026’nın kapanış etabı olan Ankara – Ankara parkuru, sprinterler için son fırsatı sunarken yüksek tempolu ve çekişmeli bir finiş heyecanı bekleniyor. Ankara etabı: TUR’un hafızasında köklü bir başlangıç ve güçlü bir final noktası Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu tarihinde Ankara, organizasyonun hem başlangıç hem de finiş noktası olarak önemli bir yere sahip oldu. 1969-1979 yılları arasında (1973 yılı hariç) TUR’un startı Ankara’dan verilirken, başkent bu dönemde yarışın merkezi konumundaydı. 1999 yılında, TUR’un 35. yılında ise başkent bir kez daha final heyecanına sahne oldu. Sivrihisar – Ankara etabının ardından Erdinç Doğan genel klasman birinciliğine ulaşırken, ödül töreni Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla Çankaya Köşkü bahçesinde gerçekleştirildi. Organizasyon, 40 kilometrelik özel Anıtkabir etabıyla tamamlanarak Ankara’da unutulmaz bir finale imza attı. Akdeniz’in kalbinde tarih, doğa ve şehir ritmi dünya vitrininde Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek bu etap, yalnızca yüksek tempolu yarış yapısıyla değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya, masmavi denizi, köklü tarihi ve modern şehir yaşamıyla bu yolculuğun merkezinde güçlü bir hikâye sunuyor. Rotanın ilk bölümünde şehir merkezinden geçen parkur, Antalya’nın simgelerinden biri olan Kaleiçi’nin tarihi dokusunu gözler önüne sererken; Hadrian Kapısı’ndan dar taş sokaklara uzanan bu bölge, geçmiş ile günümüzü aynı hat üzerinde buluşturuyor. Yivli Minare, antik liman ve geleneksel mimarisiyle Kaleiçi, şehrin kültürel zenginliğini en zarif şekilde yansıtan duraklardan biri olarak öne çıkıyor. Antalya’nın doğusunda yer alan Perge ve Aspendos, bölgenin tarihsel derinliğini artıran en önemli merkezler arasında yer alıyor. Sütunlu caddeleri, devasa tiyatroları ve mühendislik harikası yapılarıyla bu kadim şehirler, Anadolu’nun kültürel mirasını günümüze taşıyan etkileyici açık hava müzeleri niteliği taşıyor. Doğanın en etkileyici yüzlerinden biri ise Antalya’nın şelalelerinde kendini gösteriyor. Düden ve Kurşunlu Şelaleleri, falezlerden dökülen suların yarattığı görsel şölenle şehrin doğal zenginliğini ortaya koyarken, Toroslar’dan süzülen bu su kaynakları etap boyunca doğayla iç içe bir atmosfer sunuyor. Rotanın ilerleyen bölümünde öne çıkan Köprülü Kanyon ise yalnızca doğal güzelliğiyle değil, rafting rotaları ve tarihî köprüleriyle macera ve keşif duygusunu bir araya getiriyor. Çam ormanlarıyla çevrili bu etkileyici doğa koridoru, Antalya’nın yalnızca bir sahil şehri olmadığını, aynı zamanda güçlü bir doğa destinasyonu olduğunu da gözler önüne seriyor. Antalya şehir merkezine dönüşle birlikte etap, Akdeniz’in enerjisini ve şehrin dinamik yapısını yeniden hissettirirken, bu benzersiz rota; tarih, doğa ve modern yaşamın iç içe geçtiği güçlü bir hikâyeyle uluslararası izleyiciye Türkiye’nin zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Anadolu’nun zengin mutfağıyla lezzet dolu bir yolculuk Ankara’da başlayıp yine Ankara’da sona erecek etap boyunca, İç Anadolu mutfağının köklü ve karakteristik lezzetleri yarışa eşlik ediyor. Bölgenin geleneksel mutfak kültürü, sade ama güçlü tatları ve yerel ürünlere dayanan yapısıyla etap boyunca özgün bir gastronomi çeşitliliği sunuyor. Ankara mutfağının öne çıkan lezzetlerinden Ankara tava, aspava kültürünün vazgeçilmez tatları ve meşhur döner çeşitleri, başkentin gastronomik kimliğini yansıtırken; hamur işi geleneğinin önemli temsilcileri olan gözleme ve bazlama gibi lezzetler de bölgenin mutfak mirasını öne çıkarıyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından elde edilen tahıllar, bakliyatlar ve doğal ürünlerle şekillenen bu mutfak kültürü, geleneksel tarifleriyle zamansız bir lezzet anlayışı sunuyor. Yöresel üretim ve doğal malzemelerle hazırlanan yemekler, Ankara’nın gastronomi zenginliğini her detayında hissettiriyor. İç Anadolu’nun sadeliğini ve derinliğini yansıtan bu gastronomi rotası, uluslararası izleyiciye Türkiye’nin mutfak kültürünü güçlü ve etkileyici bir anlatımla sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hüseyin Baş Yeniden Genel Başkan seçildi Haber

Hüseyin Baş Yeniden Genel Başkan seçildi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 9. Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştirdi. Kongre için Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen binlerce BTP’li önce Anıtkabir’e akın etti. Anıtkabir, pazar sabahı millî bayramları andıran tarihi bir kalabalığa sahne olurken BTP’liler Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret ederek dua etti. BTP lideri ilk konuşmasını salona giremeyenlere yaptı Anıtkabir ziyaretinin ardından kongre için Taha Akgül Spor Salonu’na geçildi. Gelenler salona sığmadı, binlerce insan yer kalmadığı için içeri alınamadı. Kongre salonuna gelen BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da ilk konuşmasını dışarıda bekleyen vatandaşlara yaptı. Baş, “Dışarıda kaldınız, soğukta kaldınız. Biz çok büyük salonlar istediğimiz hâlde tahsis etmediler. Defalarca başvurduk, bize ‘Yok.’ dediler. Bu tablo sizin eseriniz. İzleyin görün, Bağımsız Türkiye salonlara sığmıyor.” dedi. Bütün salon hep birlikte marş söyledi Dışarıdaki konuşmasının ardından BTP liderinin salona girişinde yoğun bir tezahürat ve coşku yaşandı. Baş’ın salondaki partilileri selamlaması yoğunluk nedeniyle dakikalarca sürdü. Daha sonra bütün salon hep birlikte 10. Yıl marşı ve İzmir Marşı’nı okudu. Kongrede BTP’nin kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş’ın konuşmalarından oluşan sinevizyon gösterimi de ilgiyle izlendi. BTP liderinin kongre konuşması ise yaklaşık 1 saat sürdü. Hukuk, eğitim ve ekonomi ağırlıklı bir konuşma yapan Hüseyin Baş sözlerine Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz.” İfadeleriyle başladı ve şöyle devam etti: “İstikbal biziz, biz geleceğiz!” “Atamızın bu emrine, bu çağrısına biz de kulak verdik ve dedik ki: ‘İstikbal biziz, biz geleceğiz!’ Bugün vatanın ve milletin bizi beklediğini Allah var gördük. Bu salonun üç beş misli dışarıda insan içeri giremedi. Bir çağrı yaptık, Türkiye’nin her yerinden on binler harekete geçti. Birçok teşkilatımıza ‘Yerimiz yok, evden takip edin.’ diye haber yolladık. Buranın kat bekatı da bugün bizi evinden takip ediyor. Çünkü buraya alacak yerimiz kalmadı. Çok daha büyük salonlar talep ettik, kongrelerimiz için büyük salonlar istedik; ancak bize salon verilmedi.” “Millet fakru zaruret içindeyken devlet güçlü olamaz” “‘Güçlü Türkiye’ diyorsanız, o güçlü Türkiye Türk milletinin güçlü olmasından geçer. Millet fakru zaruret içindeyken devlet güçlü olamaz.” diyen Baş, sözlerini şöyle sürdürdü; “İstediğiniz kadar anlatın; pasaportun sağda solda geçmiyorsa, cebinde paran yoksa, sözün dinlenmiyorsa güçlü devlet olamazsın. Bağımsız Türkiye Partisi, Türkiye’yi Atatürk’ün yolunda yeniden güçlü bir şekilde inşa etmek için bugün Ankara’dan yola çıkmıştır. Hayırlı uğurlu olsun. Bu yürüyüş durmayacaktır.” “Bizim yolumuz Ata’dan başlar, Ata’da son bulur” Kongre öncesinde Anıtkabir’i ziyaret ettiklerini hatırlatan Hüseyin Baş, “Bakın, buraya hepiniz Anıtkabir’den geldiniz. Bizim yolumuz Ata’dan başlar, Ata’da son bulur. Biz, Atatürk’ün çizdiği yolda bu ülkeyi ayağa kaldıracak bir nesiliz. Bizim gencimiz bilinçli, çalışkan, dürüst ve üretkendir. Bu gençlik varken vallahi bütün sorunları çözeriz, billahi bütün sorunları çözeriz.” dedi. “Bağımsız bir Türkiye’yi inşa etmeye var mısınız?” Konuşmasında BTP Başkanlık Divanı’na ilk kez giren isimleri de tanıtan Baş, “Aklınıza hangi alan geliyorsa; sosyal, hukuki, içtimaî… Bütün sorunları çözecek ekip bu salondadır. Bu kadro, Bağımsız Türkiye Partisi kadrosudur ve bu sorunları çözmek için bugünden itibaren yola çıkıyoruz. Ben yola çıktım. Siz de benimle yürümeye var mısınız? Türk milletini hak ettiği yere getirmeye var mısınız? Bu gençliğe sahip çıkmaya var mısınız? Annelerin, babaların, evlatların mutlu bir ülkede yaşamasına var mısınız? Bağımsız bir Türkiye’yi inşa etmeye var mısınız?” sözleriyle salonu selamladı. Salon hep bir ağızdan “Varız!” diye karşılık verdi. Yeniden Genel Başkan seçildi Genel başkanlık seçiminde 1140 delege oy kullandı. Geçerli oyların 1136’sını alan Hüseyin Baş yeniden genel başkan seçildi. Parti yönetimi yenilenirken 113 kişilik yeni MYK’da ciddi bir gençleşme ve kadın ağırlığı dikkat çekti. Başkanlık Divanı’na ise akdemik alanda çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenler dâhil edildi. BTP kongresini 17 siyasi parti temsilcisi, çok sayıda basın mensubu ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi takip etti. Ekrem İmamoğlu mesaj gönderdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da kongreye mesaj gönderdi. Mesajında şu ifadeler yer aldı: “Bağımsız Türkiye Partisi’nin engellemeye maruz kalmadan kongresini toplayabilmesinden, partinin değerli Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş’ın adlî kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı bulunmadan bu kongreye katılabiliyor olmasından duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Türkiye bugün maalesef böyle bir noktadadır. Muhalefetin en temel siyasi faaliyetleri gerçekleştirebilmesi bile demokrasimiz adına bir memnuniyet vesilesi hâline gelmiştir. Milletçe siyasi rekabeti ortadan kaldırarak iktidarını güdümlü yargı operasyonlarıyla sürdürmeye heves eden bir anlayışın ceremesini çekiyoruz. Ekonomik, siyasi ve idarî krizler bitmiyor; devlet kurumlarına güven zedeleniyor; vatandaşın barınma, beslenme, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi en temel ihtiyaçları bile layıkıyla karşılanamıyor. Bu gidişe ancak partileri ve şahısları aşan büyük bir uzlaşma, büyük bir iş ve gönül birliğiyle son verebiliriz. Değerli Genel Başkan Hüseyin Baş’ın sıklıkla dile getirdiği, kimseyi düşman görmeden siyaset yapma ve demokrasi zemininde buluşma çağrısı bu çerçevede son derece değerlidir ve mutlaka karşılık bulmalıdır. Bağımsız Türkiye Partisi’nin 9. Olağan Büyük Kongresi’nin cumhuriyet, demokrasi, adalet ve hürriyet mücadelesine güç ve dinamizm katacağına inanıyor, hayırlı olmasını diliyorum.”

ABB 200 Öğrenciyi İzcilik Kampı’nda Buluşturdu Haber

ABB 200 Öğrenciyi İzcilik Kampı’nda Buluşturdu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ara tatilde gençlerin doğayla buluşmasını sağlamak amacıyla Pursaklar Karaköy Mesire Alanı’nda İzcilik Kampı düzenledi. ABB Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen kampa, ABB Spor Kulübü’nün İzcilik Kulübü üyeleri ile Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen 7-18 yaş aralığındaki yaklaşık 200 izci katıldı. BİR HAFTA BOYUNCA HEM ÖĞRENDİLER HEM DE SOSYALLEŞTİLER 9-15 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen kamp boyunca öğrenciler, temel izcilik eğitimleri, doğa yürüyüşleri, takım oyunları ve çeşitli beceri atölyeleriyle buluştu. Genç izciler ateş yakma, düğüm atma, telsiz kullanımı, okçuluk ve el becerileri gibi etkinliklerle bir hafta boyunca hem öğrendi hem de sosyalleşti. YİĞİT: “SPOR VE SPORCUYA DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEK” ABB Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı Spor Hizmetleri Şube Müdürü Sercan Yiğit, spor ve sporcuya desteklerinin süreceğin ifade ederek, “Öğrencilerimizi doğayla buluşturmak için Pursaklar Karaköy Mesire Alanı’nda Osmaniye, Eskişehir, Konya ve birçok ilimizden izcimizi ağırladık. Bununla birlikte Anıtkabir, Birinci Meclis ve birçok tarihi yerde geziler düzenledik. Belediye olarak spor ve sporcuya desteğimiz devam edecek” dedi. ABB Ankara Spor İzcilik Önderi Mustafa Köşker ise, “Belediye tarafından bütün ihtiyaçlarımıza destek verildi. Yemeklerimiz verildi, elektrik ihtiyacı, masa, sandalyeye kadar hiçbir ihtiyacımız kalmadı. Önümüzdeki yaz dönemlerinde burasını izcilerle doldurup taşıracağız ve izcilik yapmayan gencimizin, çocuğumuzun kalmamasını diliyoruz” diye konuştu. ÖĞRENCİLERDEN ABB’YE TEŞEKKÜR Kampa katılan izciler, yeni beceriler kazanmanın ve farklı illerden arkadaş edinmenin mutluluğunu dile getirerek şunları söyledi: -Elanur Yılmaz: “Okçuluk öğrendik, bileklik yapıyoruz. Herkese çok teşekkür ederiz.” -Aybüke Azra Özese: “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bize bu kamp imkânını sağladığı için teşekkür ederiz. Çeşitli şeyler öğrendik, eğlenceli oyunlar oynadık. Diğer izcilerle arkadaş olduk.” -Halil Küçük: “Beşinci sınıfa gidiyorum, burayı sevdim, seneye de gelmeyi düşünüyorum. Katıldığım için mutluyum. Anıtkabir’e gittik, müzelere gittik, eğlendik.” -Süleyman Mert: “Dördüncü sınıfa gidiyorum. Kampı sevdim, her zaman gelmeyi düşünüyorum. Bıçak ve balta kullanmayı, ateş yakmayı, ip bağlamayı öğrendik.” -Aslıhan Parlak: “Konya’dan geldik, burada bir sürü şey öğrendik. Düğüm atmayı öğrendik, odun kırmayı öğrendik. Çadırla ilgili bir sürü yeni şey öğrendik. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkent Çeşitli Etkinliklerle Ata’sını Andı Haber

Başkent Çeşitli Etkinliklerle Ata’sını Andı

Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87. yılında Başkent’te saygı, minnet ve özlemle anıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kocatepe Kültür Merkezi’nde Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, fikirlerini ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anlatan “Atatürk Temalı Çocuk Atölyeleri” düzenledi. Ayrıca Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de ise vatandaşlara lokma ikramında bulundu. 100 ÇOCUK ATÖLYE ÇALIŞMASINDA ATA’YI ANDI Atatürk’ ün sanata verdiği öneme vurgu yapmak amacıyla yaklaşık 100 çocuk Kocatepe Kültür Merkezi’nde 3 farklı deneyim atölyesi için bir araya geldi. “Atatürk’ün Sevdiği Yemekler”, “Bu Bizim Şehrimiz, Sembollerle Ankara”, “10 Kasım Anı Kartları” atölyeleri ile çocuklara Atatürk’ün hayatı ve fikirlerine ilişkin bilgiler verildi. Atölye’ye katılan çocuklar duygularını şu sözlerle dile getirdi: -Ela Demirdaş: “Bu etkinlik çok eğlenceli. Atatürk’ün yemeklerini öğrenerek mirasımızı devam ettirebiliriz. Atatürk’ün sevdiği yemeklerin çizimlerini kesip tabaklarımızın üzerine yapıştırarak bir sofra kurduk. Mesela kuru fasulye, enginar, yaprak sarma, bamya gibi yemekler var. 10 Kasım’da bunu yapmak Atatürk’e saygılı bir davranış olarak gösterilebilir.” -Ali Poyraz Çopur: “Atatürk’ü anmak için, Atatürk’ün sevdiği yemekleri yapmak için geldim. Arkadaşlarımla Atatürk’ün anısına sevdiği yemekleri yapıştırdık. Hem duygulu hem eğlenceli bir gündü.” -Barbaros Sefa: “Bugün 10 Kasım olduğu için üzgünüz. Bugün Atatürk’ü yeniden hatırlamak için onun sevdiği şeyleri öğreniyoruz.” BÜYÜKŞEHİR’DEN LOKMA İKRAMI Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de vatandaşlara lokma ikramı yapıldı. Atatürk’ü özlem ve minnetle andıklarını ifade eden vatandaşlar, duygularını şu sözlerle dile getirdi: -Bülent Kılıç: “Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün önünde saygıyla eğiliyoruz. Ben bir öğretmenim. Atatürk öğretmeniyim. Ruhu şad olsun.” -Bülent Reşat: “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Onun ve şehitlerimizin ruhları şad olsun. Rabbim dualarımızı kabul etsin.” -Süleyman Çavdar: “İzmir’den geldim. Oğlumu Anıtkabir’e getirdim. Ulu Önder Atatürk’ümüzün ölüm yıl dönümü nedeniyle buraya geldik. Ruhu şad olsun, o olmasaydı bizler de olmazdık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.