Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Antalya

Kapsül Haber Ajansı - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Plastik Atık Karnesi Cop Town’da Açıklanacak Haber

Türkiye’nin Plastik Atık Karnesi Cop Town’da Açıklanacak

Avrupa’nın en büyük ikinci plastik üreticisi olan ve her yıl 700 bin ila 1 milyon ton plastik atık ithal eden Türkiye’nin plastik kirliliği haritası, Antalya’da kamuoyuyla paylaşılacak. Muratpaşa Belediyesi’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) kapsamında düzenlediği COP TOWN etkinliklerinin 12 Kasım Perşembe günü gerçekleştirilecek açılış programında, plastik kirliliğinin üretimden sofraya uzanan etkileri bilimsel verilerle ortaya konacak. Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde saat 11.00’de başlayacak programda, “Plastik Türkiye: Üretimden Sofraya Bir Kirlilik Haritası” kitabı tanıtılacak. Türkiye’nin plastik üretimi, atık ithalatı ve çevre kirliliğine ilişkin çarpıcı verilerin yer aldığı çalışmanın ardından, plastik kirliliğiyle mücadele ve kentlerin iklim krizine karşı dayanıklılığı iki ayrı panelde ele alınacak. TÜRKİYE’NİN PLASTİK GERÇEĞİ İstanbul Politikalar Merkezi, Sabancı Üniversitesi, Stiftung Mercator Girişimi ve Heinrich Böll Stiftung Derneği iş birliğiyle hazırlanan kitap, plastik kirliliğini üretimden tüketime, atık yönetiminden insan sağlığına uzanan geniş bir çerçevede inceliyor. 2025-2026 Mercator-İPM Araştırmacısı Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’nun editörlüğünde, 11 uzman yazarın katkısıyla hazırlanan dokuz bölümlük çalışma, plastiğin petrokimya tesislerinden denizlere, oradan da gıda zincirine uzanan yolculuğunu Türkiye ölçeğinde ele alıyor. AKDENİZ’DE PLASTİK KİRLİLİĞİNİN BOYUTU Kitapta yer alan verilere göre Türkiye, yıllık yaklaşık 10 milyon ton plastik üretimiyle Almanya’nın ardından Avrupa’da ikinci sırada bulunuyor. Her yıl 700 bin ila 1 milyon ton arasında plastik atık ithal eden Türkiye, Akdeniz’deki plastik kirliliğinin de önemli kaynaklarından biri olarak gösteriliyor. Çalışmada, Türkiye kıyılarında tespit edilen plastiklerin yüzde 97’sinin karasal kaynaklı olduğu belirtilirken, Akdeniz’e her gün yaklaşık 144 ton plastik atığın ulaştığına dikkat çekiliyor. Türkiye’nin, denize ulaşan plastik atık miktarı bakımından Akdeniz’e kıyısı bulunan ülkeler arasında ilk sırada yer aldığı ifade ediliyor. Araştırmada öne çıkan bir diğer bulgu ise Antalya kıyılarına ilişkin. Alanya’da 2026 yazında gerçekleştirilen ölçümlerde, mikroplastik kirliliğinin Doğu Akdeniz için daha önce bildirilen en yüksek değerin 65 katına kadar ulaştığı belirtiliyor. YEREL VE ULUSAL ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KONUŞULACAK Kitap tanıtımının ardından gazeteci Meral Tosun’un moderatörlüğünde “Türkiye’nin Plastik Görünümü” başlıklı panel düzenlenecek. Panelde Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Ankara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Muhittin Onur Akça ve Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ahmet Kırmızı, Türkiye’de plastik atık yönetimini ve geri dönüşüm sektörünün karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirecek. İKLİM KRİZİNE KARŞI DAYANIKLI KENTLER COP TOWN açılış programının ikinci panelinde ise kentlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı nasıl daha dirençli hale getirilebileceği konuşulacak. Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’nun moderatörlüğünü üstleneceği “Daha Dayanıklı Şehirler İçin Etkili Bir İklim Politikası Nasıl Olmalıdır?” başlıklı oturumda Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nden Dr. Akgün İlhan ve Çankaya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ezgi Orhan Muşta yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAT’tan Elmalı’ya 589 Milyon Liralık Yatırım Haber

ASAT’tan Elmalı’ya 589 Milyon Liralık Yatırım

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 2019-2026 yılları arasında Elmalı’nın altyapısının güçlendirilmesi amacıyla toplam 589 milyon 377 bin 947 TL yatırım gerçekleştirdi. Yatırımlar kapsamında ilçeye 132 bin 530 metre içme suyu, 8 bin 92 metre kanalizasyon ve 2 bin 289 metre yağmur suyu hattı kazandırıldı. Altyapı çalışmalarına asfalt ve diğer yatırımlar da eşlik etti. Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü, Elmalı’da içme suyu, kanalizasyon ve yağmursuyu altyapısına yönelik yatırımlarını ilçenin ihtiyaçları doğrultusunda sürdürürken, gerçekleştirilen çalışmalarla kentin altyapı sisteminin daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirilmesine katkı sağlıyor. İÇME SUYUNA 474 MİLYON TL YATIRIM Elmalı’da gerçekleştirilen yatırımların en büyük bölümünü içme suyu çalışmaları oluşturdu. ASAT tarafından ilçede 132 bin 530 metre içme suyu hattı yapılırken, bu çalışmalar için 474 milyon 352 bin 673 TL yatırım gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarla içme suyu altyapısının yenilenmesi ve geliştirilmesi, ihtiyaç duyulan bölgelerde şebeke kapasitesinin güçlendirilmesi ve vatandaşlara daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir altyapı hizmeti sunulması hedeflendi. KANALİZASYON ALTYAPISINA KALICI ÇÖZÜM Elmalı’nın kanalizasyon altyapısının geliştirilmesi amacıyla 8 bin 92 metre kanalizasyon hattı imal edildi. Kanalizasyon yatırımları için toplam 43 milyon 32 bin 740 TL kaynak kullanıldı. Gerçekleştirilen çalışmalarla ilçenin kanalizasyon şebekesine yeni hatlar kazandırılırken, mevcut altyapının ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesine yönelik önemli çalışmalar hayata geçirildi. YAĞMUR SUYU ALTYAPISI GÜÇLENDİRİLDİ Yağışların oluşturabileceği risklerin azaltılması ve yağmur suyu sisteminin güçlendirilmesi amacıyla ilçede 2 bin 289 metre yağmur suyu hattı yapıldı. Bu çalışmaların toplam yatırım bedeli ise 26 milyon 215 bin 491 TL oldu. Yatırımlar, yerleşim alanlarının yağmur suyu altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasına ve yağışların oluşturabileceği risklere karşı sistemin daha etkin şekilde çalışmasına katkı sağladı ASFALT VE DİĞER YATIRIMLAR Altyapı çalışmalarının yanı sıra Elmalı’da gerçekleştirilen asfalt yatırımlarının toplam tutarı 31 milyon 295 bin 708 TL olurken, diğer yatırımlar için de 14 milyon 481 bin 336 TL harcama gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİM Delegeler Çalıştayı’nda Küresel Pazarlar ve Yeni Dönem Hedefleri Görüşüldü Haber

TİM Delegeler Çalıştayı’nda Küresel Pazarlar ve Yeni Dönem Hedefleri Görüşüldü

Türkiye'nin dört bir yanından TİM delegelerini bir araya getiren Delegeler Çalıştayı'nın açılış programı, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe'nin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Cumhuriyet'in 103'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle andı. Antalya'da gerçekleştirilen Delegeler Çalıştayı'nın geleneksel hale geldiğini belirten Gültepe, programın ihracat ailesinin ortak sorunlarını, taleplerini, beklentilerini ve çözüm önerilerini doğrudan ele aldığı önemli bir istişare zemini olduğunu söyledi. “Geleceği birlikte kurgulayacağımız bir ortak akılda buluşuyoruz” Haziran ayında başlayan yeni yönetim döneminin ilk Delegeler Çalıştayı'nı gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Gültepe, “Bu çalıştayda birbirimizi dinliyor, hep birlikte istişare ediyoruz. Geleceği birlikte kurgulayacağımız bir ortak akılda buluşuyoruz.” dedi. Açılış programı kapsamında delegelere bir sunum yapan Gültepe; güncel ekonomik gelişmeleri, ihracat performansını ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri değerlendirdi. Türkiye'yi ihracatta dünyanın ilk 10 ülkesi arasına çıkarma vizyonunu yineleyen Gültepe, bu hedef doğrultusunda üretim, rekabetçilik, katma değer ve pazar çeşitliliğinin önemine dikkat çekti. Rekabetçilik gündemin ana başlıkları arasında yer aldı Gültepe, TİM'in PwC Türkiye iş birliğiyle hazırladığı “İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi” raporuna da değindi. Dokuz sektörü mercek altına alan raporun Türkiye'nin rekabetçilik alanındaki güçlü yönlerini ve gelişim alanlarını ortaya koyduğunu belirten Gültepe, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumunu güçlendirecek adımların önemine işaret etti. Çalıştay boyunca sektörel değerlendirmeler, finansman ve destek mekanizmaları, üretim maliyetleri, küresel pazarlardaki gelişmeler ve ihracatçıların rekabet gücünü etkileyen başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Delegeler sorularını doğrudan yöneltti Açılış programının ardından gerçekleştirilen “Delegeler Soruyor” oturumunda, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ile Bakanlık ve TİM yetkilileri delegelerin sorularını yanıtladı. Oturumda farklı sektör ve bölgelerden gelen ihracatçıların sahada karşılaştıkları sorunlar, beklentiler ve çözüm önerileri doğrudan paylaşılırken, ihracat gündemine ilişkin güncel başlıklar karşılıklı istişare edildi. 2027'ye ekonomik ve jeopolitik perspektiften bakıldı Delegeler Çalıştayı kapsamında “2027'ye Bakış” başlıklı panel de gerçekleştirildi. TİM Başekonomisti Emre Alpan İnan'ın moderatörlüğündeki panelde; Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Çağrı Erhan, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ve Risk ve Strateji Analisti Metehan Demir değerlendirmelerde bulundu. Panelde uluslararası ticaretin geleceği, stratejik ortaklıklar, ihracat pazarlarındaki dönüşüm, 2027 yılına ilişkin ekonomik beklentiler ve jeopolitik gelişmelerin küresel tedarik zincirlerine olası etkileri ele alındı. Cumhuriyet'in 103'üncü yılı ihracat ailesiyle kutlandı Delegeler Çalıştayı kapsamında Cumhuriyet'in 103'üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Gala Programı da düzenlendi. TİM Başkanı Mustafa Gültepe ve ihracat ailesinin katıldığı programda Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında üretim ve ihracatın taşıdığı role vurgu yapıldı. Gültepe, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetle birlikte bize Türkiye'yi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma hedefini göstermişti. Biz ihracatçılar, Cumhuriyet'in bize emanet ettiği bu büyük yürüyüşün bugünkü temsilcileriyiz.” dedi. Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünü daha ileri taşımak için birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çeken Gültepe, “Geçmişimizden güç alarak daha çok üretmek ve dünyaya daha fazla değer sunmak durumundayız. Birlikte çalışırsak, birlikte üretirsek, dayanışmamızı daha da büyütürsek başarabiliriz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını hep birlikte üretimin ve ihracatın yüzyılı yapacağız.” ifadelerini kullandı. Üç gün süren TİM Delegeler Çalıştayı, ihracat ailesinin ortak gündeminin değerlendirilmesi, sahadan gelen görüş ve önerilerin paylaşılması ve gelecek döneme ilişkin yol haritasının istişare edilmesiyle tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Sektörünün 20. Buluşması EIF 2026 İçin Geri Sayım Başladı Haber

Enerji Sektörünün 20. Buluşması EIF 2026 İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji potansiyelinin etkin değerlendirilmesi, enerji depolama altyapısının geliştirilmesi ve yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, enerji sektörünün öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. EIF 2026, 20 yıllık birikimiyle enerji sektöründeki teknolojik gelişmeleri ve yatırım fırsatlarını bir araya getirerek sektörün dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyor. ENERJİ DEPOLAMA VE DOĞRU PLANLAMA ÖNE ÇIKIYOR Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı, yalnızca kurulu gücün artırılmasıyla değil, üretilen elektriğin verimli yönetilmesi ve şebeke altyapısının güçlendirilmesiyle mümkün oluyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde üretimin hava koşullarına ve günün saatlerine bağlı olarak değişmesi, enerji depolama sistemlerini elektrik arzının dengelenmesinde kritik bir unsur haline getiriyor. EIF Yönetim Kurulu Başkanı Murat Dilek, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin doğru yatırımlar ve teknolojik gelişmelerle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, enerji depolamanın şebeke yönetimi açısından önemine dikkat çekti. Dilek, “Enerji dönüşümünde yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil. Üretilen enerjiyi yönetilebilir hale getirmek, depolama çözümlerini geliştirmek ve enerji kaynaklarını verimli kullanmak da büyük önem taşıyor.” açıklamasında bulundu. YERLİ ÜRETİM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM REKABET GÜCÜNÜ BELİRLİYOR Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi ekipmanlarında geliştirdiği üretim kapasitesi ve mühendislik birikimi, uluslararası pazarlarda önemli fırsatlar sunuyor. Yerli sanayinin desteklenmesi, teknolojik gelişmelere uyum sağlanması ve ihracat kapasitesinin artırılması, sektörün küresel rekabetteki konumunun güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Yerli üretimin sürdürülebilirliği için iç pazardaki yatırımların devam etmesi gerektiğini vurgulayan Dilek, “Enerji teknolojilerinde uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma ulaşabilmek için öncelikle kendi ülkemizde sürdürülebilir bir üretim ve yatırım ortamı oluşturmamız gerekiyor. Yerli sanayimizin gelişmesi, üretim kapasitemizin artması ve mühendislik yetkinliğimizin desteklenmesi, küresel rekabetteki gücümüzü de artıracaktır.” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve sürdürülebilirlik odaklı düzenlemelerin de ihracatçı şirketler açısından önemli bir dönüşüm süreci başlattığını belirten Dilek, işletmelerin enerji tüketimlerini ve karbon emisyonlarını takip ederek enerji verimliliğine yönelik çözümleri değerlendirmelerinin önem taşıdığını ifade etti. YENİ TEKNOLOJİLER VE YATIRIM FIRSATLARI EIF 2026’DA Güneş ve rüzgâr enerjisinden enerji depolamaya, biyokütleden çatı tipi güneş enerjisi sistemlerine ve elektrikli araç şarj teknolojilerine kadar geniş bir alanda çözümlerin yer alacağı EIF 2026, enerji sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getirecek. Antalya’nın güneş enerjisi potansiyeli ve turizm sektörünün enerji ihtiyaçlarının da yenilenebilir enerji yatırımları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Dilek, özellikle otellerde enerji verimliliği, çatı tipi güneş enerjisi sistemleri ve depolama çözümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. EIF 2026’nın sektör temsilcilerine yeni teknolojileri inceleme, firmalarla görüşme ve yatırım fırsatlarını değerlendirme imkânı sunacağını belirten Dilek, sanayicileri, turizmcileri, ihracatçıları ve yatırımcıları 5–7 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarda buluşmaya davet etti. EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı Hakkında EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı; enerji şirketlerini, yerli ve yabancı yatırımcıları, teknoloji üreticilerini, finans kuruluşlarını ve sektör profesyonellerini bir araya getiren uluslararası bir buluşma platformudur. Kongre olarak başlayan ve zamanla fuar organizasyonuyla kapsamını genişleten EIF, enerji sektörünün yatırım, teknoloji ve dönüşüm gündemini oturumlar, B2B görüşmeler ve ticari buluşmalarla ele almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji EIF Energy Expo 2026’da Entegre Enerji Çözümlerini Tanıtacak Haber

CW Enerji EIF Energy Expo 2026’da Entegre Enerji Çözümlerini Tanıtacak

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, inovatif teknolojileri ve uçtan uca entegre enerji ekosistemiyle sektörün önemli buluşma noktalarından EIF Energy Expo 2026'da yerini alacak. Firma 5-7 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuarda güneş enerjisinin üretiminden depolanmasına ve akıllı yönetimine kadar uzanan geniş ürün ve çözüm portföyünü ziyaretçilerin beğenisine sunacak. CW Enerji, EIF Energy Expo 2026'da Salon 2, I-175 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji sektörünün teknolojik gelişmelerle birlikte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, CW Enerji olarak bu dönüşümün öncü şirketleri arasında yer almak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi. Güneş enerjisinin artık yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı olmadığını ifade eden Sarvan, enerji depolama, akıllı yönetim sistemleri ve yeni nesil teknolojilerin enerji ekosisteminin ayrılmaz parçaları haline geldiğine dikkat çekerek, “CW Enerji olarak güneş enerjisini yaşamın her alanına taşıma vizyonuyla hareket ediyoruz. Enerjinin üretiminden depolanmasına, akıllı sistemlerle yönetilmesinden konutlarda, sanayide, işletmelerde kullanılmasına kadar uzanan bütünleşik bir enerji ekosistemi oluşturuyoruz. Geliştirdiğimiz teknolojilerle kullanıcıların enerji ihtiyaçlarına kapsamlı çözümler sunarken, enerji verimliliğini artırmayı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı hedefliyoruz. EIF Energy Expo 2026’da da bu vizyonumuzun somut yansımalarını sektör temsilcileriyle buluşturacağız” dedi. Fuar kapsamında güneş hücresi ve yüksek verimli güneş panellerinin yanı sıra enerji depolama sistemleri, solar akıllı ev çözümleri, elektrikli araç şarj istasyonları, ısı pompaları ve akıllı enerji yönetim sistemlerini tanıtacaklarını dile getiren Sarvan, yenilikçi enerji teknolojilerini de ziyaretçilerle buluşturacaklarını belirtti. Bu kapsamda, ev tipi hidrojen enerji sistemi ve hidrojen yakıtıyla çalışan taşınabilir elektrik jeneratörünün yanı sıra tarım sektörünün ihtiyaçlarına yönelik yerli mühendislik çalışmalarıyla geliştirilen Triple Cut AgriFlow güneş panelini de fuarda tanıtacaklarını ifade etti. Sarvan, EIF Energy Expo 2026'da geniş ürün portföylerini, yenilikçi teknolojilerini ve entegre enerji ekosistemlerini sektör profesyonelleriyle buluşturarak güneş enerjisinin sunduğu fırsatları, sürdürülebilir enerji çözümlerini ve geleceğin enerji teknolojilerini ziyaretçilere yakından tanıtacaklarını kaydetti. Tarık Sarvan: Güneş enerjisini yaşamın her alanına taşıyoruz CW Enerji'nin güçlü üretim altyapısını AR-GE, inovasyon ve teknoloji geliştirme çalışmalarıyla sürekli ileriye taşıdığını vurgulayan Sarvan, değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik ürün ve sistemler geliştirmeye devam ettiklerini kaydetti. Sarvan, “Günümüzde enerji teknolojileri, ekonomik kalkınmanın, rekabet gücünün ve sürdürülebilir yaşamın en önemli unsurlarından biri haline geldi. Biz de CW Enerji olarak yerli ve milli üretim gücümüzü yenilikçi teknolojilerle birleştiriyor, enerjinin daha verimli ve etkin kullanılmasına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Güneş panellerimizden enerji depolama sistemlerimize, solar akıllı ev teknolojilerimizden elektrikli araç şarj istasyonlarımıza ve ısı pompalarımıza kadar geniş bir ürün yelpazesiyle enerjinin hayatın her noktasında kullanılmasını destekliyoruz. Hedefimiz, güneş enerjisini çok daha erişilebilir hale getirerek ülkemizin enerji dönüşümüne katkımızı artırmak” diye konuştu. Teknolojik çözümler tanıtılacak EIF Energy Expo 2026'nın enerji sektöründeki yeniliklerin paylaşılması, yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve teknolojik çözümlerin tanıtılması açısından önemli bir platform olduğunu belirten Sarvan, fuarda yerli ve yabancı sektör temsilcileriyle bir araya gelmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Sarvan, “Üretiyoruz, depoluyoruz, yönetiyoruz ve güneşi yaşama bağlıyoruz anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Enerji sektörünün geleceğine yön verecek teknolojilerimizi ve uçtan uca entegre çözümlerimizi tanıtacağımız EIF Energy Expo 2026'da tüm sektör paydaşlarını standımıza bekliyoruz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, 2010 yılında Antalya’da kurulmuş, güneş enerjisi teknolojileri alanında üretim, mühendislik ve uçtan uca enerji çözümleri sunan bir solar enerji teknolojileri şirketidir. Yıllık 1,8 GW güneş paneli üretim kapasitesine sahip CW Enerji; alüminyum, EVA, wafer, ingot dilimlemeden itibaren güneş hücresi ve panel üretimine uzanan yatırımlarıyla ham maddeden nihai ürüne kadar güneş enerjisi değer zincirinin farklı aşamalarındaki yatırımları ve faaliyetleriyle entegre üretim yapısını güçlendirmektedir. 2025 yılında CW SolarCell bünyesinde devreye alınan ingot dilimleme ve güneş hücresi üretim tesisiyle üretim gücünü ileri taşıyan şirket, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı doğrultusunda yüksek verimli TOPCon hücre ve panel teknolojilerinin geliştirilmesine, yerli üretimin güçlendirilmesine ve katma değerli üretimin artırılmasına katkı sağlamaktadır. CW Enerji, güneş panellerinden On Grid, Off Grid ve hibrit sistemlere, konutsal ve endüstriyel enerji depolamadan inverter çözümlerine, elektrikli araç şarj sistemlerinden ısı pompalarına ve yeni nesil enerji teknolojilerine kadar geniş bir ürün gamı sunmaktadır. Aynı zamanda projelendirme, mühendislik, finansman danışmanlığı, anahtar teslim GES kurulumu, işletme, bakım ve teknik destek süreçlerini tek yapı altında yönetmektedir. Üretimden mühendisliğe, hücreden panele, projelendirmeden enerji depolamaya kadar uçtan uca çözüm gücüyle CW Enerji, sürdürülebilir enerjiyi hayatın her alanına taşımaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar NP’nin Biyobozunur Ürünleri COP31’de Kullanılacak Haber

Sunar NP’nin Biyobozunur Ürünleri COP31’de Kullanılacak

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı COP31; iklim değişikliğiyle mücadele, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim başlıklarını küresel gündemin merkezine taşırken, iklim eyleminde somut ve uygulanabilir adımların öne çıktığı kritik bir buluşma noktası olacaktır. Türkiye’nin ‘Geleceğin COP’u’ vizyonuyla şekillenen konferansın, taahhütlerin ötesine geçerek sahada doğrulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir uygulamalara ivme kazandırması hedeflenmektedir. Bu yaklaşımın sahadaki somut örneklerinden birini ise konferansa Ayni Hizmet Sağlayıcısı olarak destek veren Sunar NP ortaya koyacak. Biyobozunur malzemelerin gerçek kullanım alanlarındaki potansiyelini görünür kılacak olan Sunar NP, aynı zamanda Türkiye’nin tarımsal kaynaklarını ileri teknolojiyle buluşturan üretim kapasitesine de dikkat çekecek. “Tarımsal kaynaklarımızı ileri teknolojiyle katma değerli üretime dönüştürüyoruz” COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin, ülkenin üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesini uluslararası ölçekte ortaya koymak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şunları söyledi: “Türkiye’nin böylesine önemli bir iklim konferansına ev sahipliği yapmasını, üretim ve teknoloji geliştirme kapasitemizi uluslararası ölçekte göstermek açısından değerli buluyoruz. Sunar NP olarak Türkiye’de biyoplastik üretimini ilk gerçekleştiren şirketiz. Ham madde entegrasyonuna dayanan üretim yapımız ve Ar-Ge yetkinliğimizle mısır nişastasını, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik yüksek katma değerli biyoplastik ham maddelerine dönüştürüyoruz. COP31’de biyobozunur ürünlerimizin doğrudan kullanılacak olması, geliştirdiğimiz teknolojinin somut bir uygulama alanında karşılık bulması açısından önemli. Tarımsal kaynaklarımızı sanayi ve teknolojiyle buluşturarak yerli üretim kapasitemizi güçlendirmeyi ve Türkiye’nin biyoplastik alanındaki uluslararası rekabet gücüne katkı sunmayı hedefliyoruz.” Nişasta bazlı biyoplastikler doğada tamamen çözünebiliyor Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, mısır nişastasını işleyerek termoplastik nişasta ve nişasta bazlı biyoplastik ham maddeler üretiyor. Ham madde entegrasyonuna dayanan üretim modeliyle şirket, biyoplastik üretiminin temel girdilerinden itibaren üretim sürecinde yer alıyor. Sunar NP’nin ürettiği ham maddeler; alışveriş ve kargo poşetlerinden atık torbalarına, gıda ambalajlarından tek kullanımlık çatal ve kaşıklara, pipetlerden tarımsal örtü filmlerine ve 3D yazıcı filamentlerine kadar farklı ürünlerin üretiminde kullanılabiliyor. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen nişasta bazlı biyoplastikler, geleneksel petrol bazlı plastiklere alternatif malzemelerin geliştirilmesine olanak sağlıyor. Sunar NP’nin biyobozunur ürünleri, ilgili sertifikasyon ve test koşullarının sağlandığı durumlarda 180 gün içinde biyolojik olarak çözünebiliyor ve çözünme sürecinin ardından doğada mikroplastik oluşumuna yol açmıyor. EN 13432 standardına uygun ürünlerde, standardın belirlediği biyobozunma, parçalanma ve diğer ilgili kriterler esas alınıyor. Bu özellikler, biyobozunur malzemelerin uygun uygulama alanlarında değerlendirilmesi ve malzeme tercihinde ürünün kullanım koşulları ile çevresel özelliklerinin birlikte ele alınması açısından önem taşıyor. Altı yıllık Ar-Ge çalışması üretime dönüştü Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, 2014 yılında başlayan Ar-Ge sürecine dayanıyor. Şirket bünyesinde yürütülen TÜBİTAK destekli termoplastik nişasta ve kompaund geliştirme projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar, 2020 yılında biyoplastik üretim hattının devreye alınmasıyla endüstriyel üretim aşamasına taşındı. Böylece şirketin mısır nişastası bazlı biyoplastik alanındaki Ar-Ge birikimi, üretim altyapısıyla buluşarak farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik ham madde geliştirme çalışmalarının temelini oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu Haber

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu

“Sinemanın ışığı DAİMA Altın Portakal’da parlayacak” diyerek başlayan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, heyecan dolu bir haftanın sonunda merakla beklenen ödül töreniyle sona erdi. Festivalin kapanış gecesinde sinema dünyasının ünlü isimleri ve davetliler kırmızı halıdan geçti. FESTİVAL GELECEK NESİLLERE İLHAM VERECEK Cam Piramit’te düzenlenen gecede konukları selamlayan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir; “Bizim Altın Portakal’ı, sinemanın ışığını, sanatın birleştirici gücünü ve kültürel belleğimizi yaşatma kararlılığımız da ‘Daima’ sürecektir. Antalya’nın kalbinde atan bu festival, gelecek nesillere ilham verecek. Amacımız; geçmişin ışığını geleceğe taşımak. Daima sinemayla, daima sanatla daima umutla; sinemanın ışığı hiç sönmesin!” diye konuştu. SİNEMA FARKINDALIK YARATIR Ulusal Jüri Başkanı Derviş Zaim ise ödül töreninde sinemaseverlere şu sözlerle seslendi: “Sinema yalnızca bir eğlence aracı değil aynı zamanda toplumsal olayları yansıtan dev bir ayna ve kitleleri harekete geçirme gücü olan güçlü bir dönüştürücüdür. Bu devrin insanının en büyük sorunlarından biri olan yabancılaşmanın aşılması için sinema bize şunu söyler; yalnız değilsin! Sinema, sorunları doğrudan sihirli bir değnekle çözmez; ancak farkındalık yaratır, kamuoyu oluşturur, empati yeteneğini geliştirir ve insanlara rehberlik edecek entelektüel ve duygusal bir zemin hazırlar. Dileğim; sorunlarla boğulan günümüz dünyasına bu topraklardan umut ve uyarı ışığı yayan sinema ateşinin hiç sönmemesi. Yaşasın büyülü fener!” Zaim ayrıca, jüri olarak, gelecek festivallerde ‘festivalin zenginleşmesi ve Türk sinemasının gelişimini teşvik’ amacıyla; ses tasarımı, makyaj, kostüm, dijital efekt ve casting kategorilerinde de ödül tahsis edilmesi tavsiyesinde bulundu. “ARTAKALANLAR” FİLMİ 5 ÖDÜL ALDI Pınar Altuğ Atacan ve Emre Kınay’ın sunduğu ödül gecesinin galibi; En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere 5 ödülle ayrılan, Yeşim Ustaoğlu imzalı “Artakalan” oldu. Jürinin; “Karakterlerin yolculuk ve dönüşüm süreçlerini ele almadaki titizlik, derinlik ve koruduğu estetik mesafe nedeniyle” En İyi Yönetmen seçtiği Ustaoğlu; ödülünü, jüri başkanı Derviş Zaim’den alırken şunları söyledi: “Benimle bu yolculuğa çıkan, derdimi paylaşan ekibime tek tek teşekkür ederim. Bu filmle tekrar bu ülkenin taşına toprağına dağına suyuna bakma fırsatı bulabildim. Biraz içim acıdı; neyin arta kaldığını gördüm bize. Belki daha iyi bir geleceğe, daha iyi bir yarına, ümide, özgürlüğe dair; çünkü bu bir özgürlük arayışıydı Elif için de benim için de. Herhalde adalete ve vicdana inancımı sürdürüyorum” FESTİVALİN EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ TAŞ VE TÜY’E Ragıp Türk’ün yönettiği “Taş ve Tüy” ise festivalden, En İyi Film dahil 6 ödülle ayrıldı. Jürinin; “Şehrin varoşlarındaki yoksulluk cenderesiyle toplumsal cinsiyet kimliğinin taşıdığı iç ve dış çatışma ve gerilimleri yansıtmadaki başarısı” gerekçesiyle ödüle değer bulduğu filmin yönetmeni Ragıp Türk; ödülünü, jüri başkanı Derviş Zaim ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’den aldı. Yönetmen, teşekkür konuşmasında aynı yarışmadaki Yeşim Ustaoğlu ile başlayan sinema hikâyesini şöyle paylaştı: “2003’te İstanbul’a müzisyen olmak için gelmiştim. Fakat en azından öğrenciliğin nimetlerinden faydalanayım diye üniversite sınavına girdim. İstanbul Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünü kazandım. Okula girerken sinema yapmakla ilgili bir düşüncem yoktu. Birkaç yıl sonra işsiz işsiz dolaşırken tesadüfen bir film setinde iş buldum. O sette gerçekten sinemanın ne olduğunu anlamaya başladım ve oradaki yönetmeni çok gözlemledim ve kendisine büyük hayranlık duymaya başladım. Orada yönetmen olmaya karar verdiğimi biliyorum. Sayın Yeşim Ustaoğlu; bana verdiğiniz ilham için size teşekkür ederim.” ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Ana jürinin dışında Sungu Çapan Sinema Yazarları Jürisi ve Film- Yön Jürisi’nin de tercihi; Ragıp Türk ile “Taş ve Tüy”den yanaydı. Emir Ziyalar’ın yönettiği “Kadim Mavi” de Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü ile En İyi Müzik ve En İyi Kurgu ödüllerinin sahibi oldu. Ziyalar, teşekkür konuşmasında “Bu ödülü; kalıpları kırmaya yönelik yenilikçi denemeler yapacak olan bütün yönetmenlere adıyorum” dedi. EN İYİ KADIN OYUNCU ÖYKÜ KARAYEL, EN İYİ ERKEK OYUNCU MERT FIRAT VE MEHMET GÜNSÜR “Artakalan” filmindeki performansıyla Öykü Karayel “En İyi Kadın Oyuncu” seçilirken Hüseyin Karabey’in yönettiği “Hakikatin Ölümü” filminde başrolleri paylaşan Mehmet Günsür ve Mert Fırat, “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü de paylaştı. Öykü Karayel; jüri üyesi Fatih Artman’dan aldığı ödülü; ‘hepimizin özgürlüğü için haksız yere içeride olanlar için’ aldığını ifade etti. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü; jüri üyesi Meryem Uzerli’nin elinden alan Günsür ve Fırat’sa konuşmalarında daha iyi bir geleceğe işaret etti. “Hüseyin o kadar güzel bir ekip kurdu ki hayatımın sonuna kadar onlarla film çekebilirim. Güzel günler gelecek; biz bunların filmini yapmaya devam edeceğiz” diyen Günsür’e, Fırat da şöyle eşlik etti: “10 metrekarede göz göze diz dize oynadık. Hakikatin ölmediği, hakikatin arkasında yüreğimizle sağlam durduğumuz, vicdanımızla yaşadığımız günlere!” ÇOCUK OYUNCU DUYGU KÖSE ALTIN PORTAKAL KAZANDI Yönetmen Derviş Zaim başkanlığında Aylin Zoi Tinel, Elif Demoğlu, Fatih Artman, Meryem Uzerli, Sırma Bradley ve Gökhan Kırdar’dan oluşan Ulusal Jüri; “Bir Anne Hakkında” filmindeki çocuk oyuncu Duygu Köse’yi “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında ödüle layık buldu. Büşra Bülbül’ün yönettiği “Bir Anne Hakkında” ayrıca “Behlül Dal En İyi İlk Film” ödülünün de sahibi oldu. Bülbül; Festival Sanat Yönetmeni Deniz Yavuz’dan aldığı ödülünü, ‘tüm emekçi annelere’ adadığını söyledi. TAŞ VE TÜY ÖDÜLLERİ TOPLADI “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü ise Ferit Karahan imzalı “Cinlerin Düğünü” filminde rol alan İlhan Şen ve Erol Babaoğlu paylaştı. Ödülünü, oyuncu Hülya Duyar’dan alan Babaoğlu; “Umutsuzluğa kapılmadığımız, birbirimizin elini tuttuğumuz ve aydınlık bir gelecek uğruna karanlıkta kalanları da hatırladığımız, zor ama aydınlık günler için alıyorum ödülü” diye konuştu. En İyi Film seçilen “Taş ve Tüy”, aynı zamanda En İyi Senaryo, En İyi Kurgu, En İyi Müzik ve Cahide Sonku ödüllerini de kazandı. En İyi Kurgu ödülünün sahibi Naim Kanat, “Ödülü, üzerimde de çok emeği olan Aylin Zoi Tinel gibi büyük bir ustadan almaktan gurur duydum” dedi. Jüri üyesi, müzisyen Gökhan Kırdar; “Yenilikçi, alternatif ve devrimci bulduğum bir film” sözleriye tarif ettiği “Kadim Mavi” filminin müziklerini yapan Can Kuman’a “En İyi Müzik” ödülünü verdi. Yeşim Ustaoğlu’na En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran “Artakalan” da geceden En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Sanat Yönetimi ödüllerini de alarak ayrıldı. En İyi Belgesel ödülünü kazanan “Mükellef”in yönetmeni Arda Sarıgül; “Bu ödülü, sinemamızda yeteri kadar temsil edilmediğini düşündüğüm işçi sınıfı adına almak istiyorum. Ve bu ödülü; maden kazalarında hayatını kaybeden ve halen kaybetmekte olan bütün maden işçileri adına alıyorum” sözleriyle ödülünü aldı. Jüri Özel Ödülü’nün sahibi “Kül ve Tuz”un yönetmeni Çağatay Yurt ise “Biz bu ödülün emanetçisiyiz; çünkü bu ödülün esas sahipleri şu anda Gazze’de: Mahmut, Muahmmed Yakub, Sâfi ve savaşta önce babasını, biz bu filmi çekerken de dedesini kaybeden 9 yaşındaki Melek, kardeşi Ali ve onun gibi dört kardeşi; bu ödül, onların” diye konuştu. Bu yıl kısa film kategorisinde verilmeye başlanan Kısa Film Yönetmenleri Derneği Ödülü’nün ilk sahibi, “Porkatal” filmiyle yönetmen Sis Gürdal oldu. Kısa Film Jürisi ise Soner Alan’ın yönettiği “Kısa Akıl”ı En İyi Kısa Film seçti. Melis Balcı’nın yönettiği “Anaokulu” ise Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Balcı; “Bu ödülü, bir animasyon filme verdiğiniz için çok teşekkür ederim” dedi. Andreas Sinanos başkanlığında Nejat İşler, Yasmin El Massrî, Maryna Er Gorbach ve Fadik Sevin Atasoy’dan oluşan Uluslararası Jüri ise George Ovashvili’nin yönettiği “Babalarımdan Biri Ay’dır” (The Moon is a Father of Mine) filmini “En İyi Film” seçti. Uluslararası Jüri; “Nehir Treni” (The River Train) ile Lorenzo Ferro ve Lucas Vignale’i, “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görürken “Gece Yarısı Tüm Aşıklar / All The Lovers in The Night” (Yukiko Sode) da Jüri Özel Mansiyon Ödülü’nün sahibi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya Kültür Yolu Festivali’nin İlk Gününde Kültür Ve Sanat Şehri Sardı Haber

Antalya Kültür Yolu Festivali’nin İlk Gününde Kültür Ve Sanat Şehri Sardı

Antalya Kültür Yolu Festivali, ilk gününde her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinliklerle başladı. Tarihi mekanlardan kültür merkezlerine, müzelerden açık hava etkinlik alanlarına uzanan programda; geleneksel sanatlar, bale, sinema, fotoğraf ve çocuk etkinlikleri ön plana çıktı. ANTALYA’NIN KÜLTÜREL MİRASI SANATSEVERLERLE BULUŞTU Festivalin ilk gününde Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Düğmeli Mimarinin İzinde” programında, Antalya’nın Akseki ve İbradı ilçeleriyle özdeşleşen geleneksel düğmeli evler ele alındı. Özellikle Ormana ve Ürünlü yerleşimlerinde görülen, çivi, harç ve çimento kullanılmadan inşa edilen yapıların mimari özellikleri ile kuşaktan kuşağa aktarılan ustalık bilgisi katılımcılarla paylaşıldı. Aynı merkezde gerçekleştirilen “Antalya Ressam Joan Miro ile Renkleniyor” atölyesinde ise çocuklar, ünlü ressam Joan Miro’nun eserlerinden ilham alan çizimleri Antalya temasıyla buluşturdu. Katılımcılar, kendilerine sunulan illüstrasyonları hayal güçleri doğrultusunda renklendirerek özgün çalışmalar oluşturdu. Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde ziyarete açılan “Yaşayan Miras: Antalya” sergisi de geleneksel sanat ve zanaat örneklerini ziyaretçilerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerinin yer aldığı sergi, Antalya’nın köklü el sanatları geleneğine ışık tuttu. Acapella Sanat Evi tarafından hazırlanan “Renkler Portreler ile Buluşuyor” etkinliği de resim sanatının farklı ifade biçimlerini sanatseverlerle bir araya getirdi. “ANNA KARENİNA” ANTALYA’DA SAHNELENDİ Festivalin ilk gününde Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen “Anna Karenina”, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Lev Tolstoy’un dünya edebiyatına kazandırdığı aynı adlı eserinden uyarlanan ve koreografisini Young Soon Hue’nun üstlendiği bale, 19. yüzyıl Rusya’sında aşk, sadakat, tutku ve kıskançlık arasında şekillenen trajik bir hikâyeyi sahneye taşıdı. Tchaikovsky, Puccini ve Prokofiev’in eserlerinden oluşan müzikler eşliğinde sahnelenen yapım, festivalin ilk gününün öne çıkan sanat etkinliklerinden biri oldu. ASPENDOS’UN TARİHİ MİRASI YERİNDE KEŞFEDİLDİ Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen Aspendos Kazıları Gezisi, katılımcıları antik kentin binlerce yıllık geçmişiyle buluşturdu. Kazı Başkanlığı anlatımı eşliğinde gerçekleştirilen gezide, Aspendos Antik Tiyatrosu ve akropoldeki anıtsal yapıların mimari özellikleri, kullanım amaçları ve antik kent yaşamındaki yerleri ele alındı. Son yıllarda yürütülen arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan yapılar tanıtılarak kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi paylaşıldı. GELENEKSEL SANATLAR ATÖLYELERDE YAŞATILDI Festivalin ilk gününde düzenlenen geleneksel sanat atölyeleri, katılımcılara farklı üretim tekniklerini deneyimleme fırsatı sundu. Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde Emel Mülayim eşliğinde gerçekleştirilen Çömlek Torna Atölyesi'nde çocuklar ve yetişkinler, kilin çömlekçi çarkında şekillendirilmesi ve geleneksel çömlekçilik teknikleri hakkında bilgi edindi. Aynı merkezde düzenlenen Çömlek Yüzeyine Astar Dekor Uygulama Atölyesi'nde ise seramik yüzeylerin süslenmesinde kullanılan geleneksel astar ve dekor yöntemleri katılımcılara tanıtıldı. Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi’nde Aslıhan Ünlü Koşar tarafından gerçekleştirilen “Paleolitik Çağda İlerleme” atölyesinde de katılımcılar, insanlığın tarih öncesi dönemlerinden hareketle gelişim ve değişim kavramlarını ele aldı. SİNEMA VE FOTOĞRAF ETKİNLİKLERİ İLGİ GÖRDÜ Festival kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen FotoMaraton Antalya ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri, amatör ve profesyonel fotoğraf meraklıları ile çocukları bir araya getirdi. Katılımcılar, Antalya’nın tarihi dokusunu, doğal güzelliklerini ve kültürel değerlerini kendi objektiflerinden görüntüledi. Etkinlik kapsamında çekilen fotoğraflar jüri değerlendirmesine sunulmak üzere dijital ortamda toplandı. Koç Üniversitesi Suna & İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde düzenlenen “No Date, No Signature: Suç, Hakikat ve İnsanın Ahlaki Sınırları Üzerine Bir Film Okuması” etkinliğinde ise İran sinemasının dikkat çeken yapımlarından No Date, No Signature ele alındı. Spoiler Serbest Film Kulübü tarafından gerçekleştirilen programda filmin anlatı yapısı ve karakterleri üzerinden vicdan, suçluluk, sorumluluk ve adalet kavramları değerlendirildi. ÇOCUKLAR FESTİVALİN İLK GÜNÜNDE EĞLENCEYLE BULUŞTU Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında Konyaaltı Beach Park’ta kurulan Çocuk Köyü, festivalin ilk gününde çocuklara yönelik etkinliklere ev sahipliği yaptı. Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen Karaoke Karavan etkinliğinde minik katılımcılar, sevdikleri şarkıları seslendirerek müzik dolu anlar yaşadı. TÜRSAK Vakfı tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Çocuk Filmleri Festivali de Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında çocuklarla buluştu. Paribu Cineverse Antalya Migros AVM’de düzenlenen ücretsiz film gösterimlerinin yanı sıra yaratıcı yazarlık, film okuma, yaratıcı drama, kukla, kâğıt tiyatrosu ve bilinçli nefes atölyeleriyle çocuklara farklı etkinlik seçenekleri sunuldu. Antalya Kültür Yolu Festivali, 8 Kasım’a kadar kentin farklı noktalarında gerçekleştirilecek konserler, sergiler, sahne sanatları, söyleşiler, atölyeler ve çocuk etkinlikleriyle kültür ve sanat coşkusunu sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

T3 Vakfı ve Sıfır Atık Vakfı, İklim Teknolojileri İçin Gençleri COP31’de Buluşturuyor Haber

T3 Vakfı ve Sıfır Atık Vakfı, İklim Teknolojileri İçin Gençleri COP31’de Buluşturuyor

9 - 20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı), T3 Girişim Merkezi ve Sıfır Atık Vakfı yürütücülüğünde “İklim İçin Teknoloji, Gelecek İçin Çözüm!” sloganıyla gerçekleştirilecek creathon, gençleri ve girişimcileri iklim teknolojileri alanında çözüm üretmeye davet ediyor. Başvurular ise 2 Kasım tarihine kadar devam ediyor. Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesine katkı sunan T3 Vakfı yenilikçi fikirlerin geliştirilmesini ve girişimcilik potansiyelinin desteklenmesini hedefliyor. COP31 İklim Teknolojileri Creathonu da bu yaklaşımı iklim eylemiyle buluşturarak teknoloji odaklı çözümlerin geliştirilmesine alan açıyor. T3 Vakfı, Sıfır Atık Vakfı ve T3 Girişim Merkezi’nin teknoloji ve girişimcilik alanındaki birikimiyle desteklenen creathon, bu doğrultuda iklim kriziyle mücadelede gençlerin ve yenilikçi fikirlerin rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. T3 Vakfı ve T3 Girişim Merkezi ile İklim Teknolojilerine Yenilikçi Yaklaşım İklim değişikliğinin yol açtığı çevresel sorunlara teknoloji temelli çözümler geliştirmeyi amaçlayan COP31 İklim Teknolojileri Creathonu, inovasyonun sürdürülebilir bir gelecek için sunduğu imkanları öne çıkarıyor. Hayata geçirilen organizasyon, yaratıcı fikirlerin geliştirilmesini, farklı disiplinlerden katılımcıların bir araya gelmesini ve iklim eylemine katkı sağlayabilecek önerilerin ortaya konulmasını hedefliyor. Girişimcileri, gençleri ve teknoloji meraklılarını buluşturan creathon, katılımcılara iklim değişikliği karşısında teknoloji odaklı fikirler geliştirme ve yenilikçi yaklaşımlarını somut çözüm önerilerine dönüştürme fırsatı sunuyor. COP31 İklim Teknolojileri Creathonu kapsamında dereceye giren takımları birbirinden değerli ödüller bekliyor. Katılımcılar; yurt dışı gezisi, T3 Girişim Merkezi Ön Kuluçka Programı’na doğrudan kabul, Take Off İstanbul’a doğrudan katılım ve Sıfır Atık Forumu’nda konuşmacı olma fırsatlarından yararlanabilecek. Gençlerin Teknoloji Odaklı Fikirleri COP31 Sürecine Katkı Sunacak İklim kriziyle mücadelede teknolojinin etkin kullanımı, yenilikçi fikirlerin geliştirilmesini ve uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. COP31 İklim Teknolojileri Creathonu ise gençlerin ve girişimcilerin bu sürece aktif katılımını destekliyor. Organizasyon, farklı alanlardan katılımcıların bilgi ve deneyimlerini bir araya getirerek iklim teknolojileri alanında yaratıcı yaklaşımların geliştirilmesine imkan tanıyor. Teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekseninde şekillenen bu süreçle, çevresel ihtiyaçlara yanıt verebilecek fikirlerin görünürlük kazanması ve toplumsal fayda sağlayabilecek çözüm önerilerinin ortaya çıkması amaçlanıyor. T3 Vakfı’nın geliştiren, yenilikçi düşünen ve üreten nesillerin desteklenmesine yönelik yaklaşımıyla Sıfır Atık Vakfı’nın sürdürülebilirlik ve kaynakların verimli kullanımı odağı, creathon kapsamında ortak bir hedefte buluşuyor; İklim kriziyle mücadelede teknolojinin sunduğu imkanları harekete geçirmek ve geleceğe yönelik uygulanabilir çözümlerin geliştirilmesini desteklemek. Başvurular 2 Kasım Tarihine Kadar Devam Edecek T3 Vakfı, T3 Girişim Merkezi ve Sıfır Atık Vakfı yürütücülüğünde gerçekleştirilecek COP31 İklim Teknolojileri Creathonu’na katılmak isteyen gençler, girişimciler ve teknoloji meraklıları, başvurularını 2 Kasım tarihine kadar https://mth.tc/COP31Creathonu web adresi üzerinden gerçekleştirebilecek. Etkinliğin finali ise 17-18 Kasım tarihlerinde düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.