Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Antalya

Kapsül Haber Ajansı - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı Haber

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı

Türkiye’de son 65 yılda kuraklık nedeniyle 11 milyar metreküp kullanılabilir su kaybı yaşandı. Yer altı su kaynaklarında ise son 20 yılda 40–50 metreye varan çekilmeler gözlemleniyor. Sadece Şanlıurfa’da 17 bin ruhsatlı kuyu bulunurken, kayıt dışı kuyuların sayısının 65 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor. Bu tablo, su yönetiminin artık ertelenemez bir konu olduğunu ortaya koyuyor. COP31 Yolculuğunda “Su” Başlığı Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşecek COP31 sürecine hazırlık kapsamında çalışmalarını sürdüren Sürdürülebilir Gelecek Platformu, özel sektörün iklim gündemindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Platform; sürdürülebilirlik stratejileri, ölçülebilir etki, iklim iletişimi ve sorumlu dönüşüm başlıklarını çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alırken, “Su” temasında ana sponsor olarak ARC Water Energy ile su güvenliği konusunu önceliklendiriyor. “Alternatif su üretimi zorunluluk haline geldi” ARC Water Energy Yönetim Kurulu Başkanı Alkan Canbay, Dünya Su Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Su güvenliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; ekonomik istikrarın temelidir. Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerindeki dramatik düşüş, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Alternatif su üretim teknolojilerine yatırım yapmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.” Tatlı su kaynaklarından elde edilen suyun ortalama maliyetinin 0,45 euro seviyelerinde olduğu belirtilirken, küresel ölçekte ülkeler alternatif su yatırımlarını hızlandırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri deniz suyu arıtımına 80 milyar dolar, Mısır ise 30 milyar dolar yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımlar, deniz suyu arıtımının stratejik bir güvenlik başlığı olarak ele alındığını gösteriyor. Canbay, özellikle kuraklık riski yüksek bölgelerde deniz suyu arıtımı teknolojilerinin sürdürülebilir tarım açısından önemli bir çözüm sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Su–enerji–gıda dengesi bütüncül bir stratejiyle ele alınmalı. COP31 süreci, suyu iklim müzakerelerinin merkezine yerleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Bugün atılacak yatırımlar, yarının ekonomik dayanıklılığını belirleyecek.” 22 Mart’ta Güçlü Mesaj ARC Water Energy, COP31 “Su” teması ana sponsorluğu kapsamında 22 Mart Dünya Su Günü’nde su verimliliği, alternatif su kaynakları ve ileri arıtma teknolojileri konularında farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Su güvenliğinin sağlanmasının; ekonomik büyüme, tarımsal sürdürülebilirlik ve toplumsal istikrar açısından kritik olduğu vurgulanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı, Runtalya Maratonu’nda Yerini Alıyor Haber

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı, Runtalya Maratonu’nda Yerini Alıyor

Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan TİKAV, “Geleceğin Liderleri” mottosu ile gönüllü koşucuları Runtalya Maratonu'nda yer alarak anlamlı dayanışmanın bir parçası olmaya davet ediyor. TİKAV, 5 Nisan’da Antalya’da gerçekleştirilecek Runtalya Maratonu’nda “Her Adım Geleceğin Liderlerine” diyerek başlattığı bağış kampanyası kapsamında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan 64 bursiyerin öğretim hayatı boyunca kendine güvenen, donanımlı, hoşgörülü, sosyal sorumluluk bilinci gelişmiş, sürekli öğrenmeye ve gelişime açık, yeteneklerinin farkında olan ve onları kullanabilen bireyler olarak, gençlerin hayata atılmalarına katkıda bulunmaya devam edecek. 1999 yılından bu yana hayata geçirdiği Bireysel Gelişim Programı (BGP) ile sosyal ve ekonomik zorluklarla mücadele eden, Türkiye’nin doğusu ile batısındaki farklılıkları ortadan kaldırarak gençlere kişisel ve kültürel gelişim olanakları sunan TİKAV, bu yılki Runtalya Maratonu aracılığıyla daha fazla gencin eğitim ve öğrenim hayatını destekliyor. Runtalya Maratonu kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan eğitim ve kişisel gelişim olanaklarına ulaşmakta zorluk çeken 64 bursiyere çeşitli eğitim programlarında fon sağlamak, teknolojik destek sunmak, yurt içi ve dışındaki kültür ve sanat faaliyetlerinde yer almalarını sağlamak ve maddi burs amaçlanıyor. Kampanya, gençlerin akademik ve kişisel gelişimlerini güçlendirmeyi ve onları geleceğin liderleri olarak yetiştirmeyi hedefliyor. TİKAV’ın sosyal etki odaklı çalışmalarına destek olmak amacıyla gerçekleştirilen bağış kampanyası, 20 Nisan’a kadar edecek. TİKAV ADINA BAĞIŞ TOPLAMAK İSTEYEN KURUM VE GÖNÜLLÜLER NASIL BİR YOL İZLEMELİ TİKAV’ın Bireysel Gelişim Programı için bağış toplamak isteyen kurumlar ve gönüllüler, “Adım Adım” platformuna üye olarak “İyilik Peşinde Koş” portalında bir profil oluşturabilirler. Profil oluşturduktan sonra Runtalya Maratonu’nu seçip TİKAV’ın “Geleceğin Liderleri” kampanyasını seçerek TİKAV koşucusu olabilirler. Bağış kampanyaları 20 Nisan’a kadar kadar devam edecek. Katılımcılar, maraton sırasında ve sonrasında adımlarını gençlerin bireysel gelişimine katkı sağlamak için atacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri'ne Damgasını Vurdu Haber

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri'ne Damgasını Vurdu

Türkiye otomotiv perakendeciliğinin lideri Otokoç, Tofaş tarafından düzenlenen ödül töreninde satış ve satış sonrası kategorilerinde zirveye yerleşirken, yarım asrı deviren şubeleriyle de "kıdem" gururunu yaşadı. Ödül programı kapsamında Otokoç İstanbul Zincirlikuyu "Fiat Toplam Satış Birincisi" olurken, Otokoç İzmir "Servis Net Ciro Birincisi", Otokoç İstanbul İstinye "Jeep Toplam Satış Birincisi" ve Otokoç Bursa "D Grubu Perakende Satış Birincisi" ödüllerine layık görüldü. Sürdürülebilir Başarı ve Operasyonel Mükemmeliyet Şubelerin elde ettiği dereceler, tesadüfi olmayan birer istikrar tablosu çizdi. Otokoç İstanbul Zincirlikuyu Şubesi; bünyesindeki 7 markanın yarattığı sinerji ve paralelinde sağladığı yüksek müşteri memnuniyeti ile "Fiat Toplam Satış Birinciliği" ünvanını 20 yılı aşkın bir süredir koruyarak büyük bir başarıya imza attı. Aynı şekilde, 2022 yılındaki Satış Sonrası Performans Yönetimi Birinciliği ve ardından 2024 yılındaki Servis Net Ciro Birinciliği'ni kazanan Otokoç İzmir, 2025 yılında da zirveyi bırakmadı. Bu istikrarlı liderlik, operasyonel mükemmeliyet kültürünün ve sektörde referans noktası olma vizyonunun bir yansıması olarak değerlendirildi. Son dört yılda üçüncü kez birincilik elde ederek disiplinli iş yapış modelini kanıtlayan Otokoç Bursa ise 2022 ve 2024 yıllarındaki grup birinciliklerini 2025 yılında "D Grubu Perakende Satış Birinciliği" ile taçlandırdı. Yarım Asırlık İstikrar Performans ödüllerinin yanı sıra şirketin köklü geçmişini simgeleyen kıdem ödülleri de törenin odak noktası oldu. İzmir, İstanbul Zincirlikuyu, Eskişehir, Adana ve Antalya şubeleri 55. Yıl Kıdem Ödülü alarak yarım asrı aşkın istikrarlarını taçlandırırken, Ankara Yenimahalle şubesi 35. Yıl Kıdem Ödülü'nün sahibi oldu. Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici, elde edilen bu başarılara dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Otokoç Otomotiv olarak, 100 yıla yaklaşan tecrübemizle Türkiye'nin dört bir yanında iz bırakmaya devam ediyoruz. Köklü temellere dayanan şirketimizi geleceğe taşımak için beraber değer üretmeye devam ediyoruz. Hem 55 ve 35 yıllık kıdem ödülleri hem de Tofaş başarı ödülleri; emeğin, azmin ve güçlü bir ekip ruhunun eseridir. Aldığımız her ödül, müşterilerimize sunduğumuz üstün hizmet kalitesinin ve Otokoç Otomotiv'in ulaştığı güçlü konumun birer yapı taşıdır. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, başarılarımızın artarak devam etmesini diliyorum." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu Haber

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu

Muratpaşa Belediyesi tarafından Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulama olarak başlatılan Çevreci Komşu Kart, elde edilen başarının ardından kısa sürede tüm ilçeye yayıldı. Evsel atıkların kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılmasını ve hanelere ek gelir sağlanmasını amaçlayan proje, yıllar içinde binlerce hanenin hem çevreye hem de aile bütçesine katkı sağlamasına olanak tanıdı. Antalya’nın 500 bini aşkın nüfusuyla en kalabalık ikinci ilçesi olan Muratpaşa’da uygulanan proje, kısa sürede diğer belediyelerin de dikkatini çekti. Zamanla yerel bir çevre girişiminin ötesine geçen Çevreci Komşu Kart, bugün ulusal ölçekte ilham veren bir model haline geldi. Muratpaşa’da başarıyla uygulanan sistem, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı’nın hayata geçirdiği Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ile birlikte Türkiye genelinde 85 milyon vatandaşa hizmet verecek bir uygulamanın oluşmasına katkı sundu. BENZER İKİ UYGULAMANIN KAPSAMI FARKLI Çevreci Komşu Kart ile Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi bazı yönleriyle benzerlik taşırken, kapsam açısından farklılık gösteriyor. Her iki uygulama da atıkların geri dönüşüme kazandırılmasını teşvik etmeyi, çevre bilincini artırmayı ve vatandaşları ekonomik teşviklerle sürece dahil etmeyi amaçlıyor. Ancak Çevreci Komşu Kart, plastik, cam, metal, kağıt, tekstil ve bitkisel yağ gibi çok sayıda atığı kapsayan ve doğrudan yerel yönetim tarafından yürütülen kapsamlı bir geri dönüşüm modeli olarak öne çıkıyor. Kaynağında ayrıştırılan atıklar belediye ekipleri tarafından evlerden toplanıyor ve atıkların karşılığı olan bedel ilçe sakinlerinin Çevreci Komşu Kartlarına yatırılıyor. Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ise daha çok içecek ambalajlarını kapsayan ve ülke genelinde uygulanan merkezi bir geri kazanım mekanizması olarak dikkat çekiyor. Sistem kapsamında vatandaşlar satın aldıkları içeceklerin ambalajlarını belirlenen iade noktalarına teslim ederek depozito bedelini geri alabiliyor. Bu uygulama ile özellikle cam, PET, alüminyum, HDPE ve kompozit içecek ambalajlarının geri dönüşüm oranlarının önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. YERELDEN ULUSALA ÖRNEK BİR MODEL Muratpaşa’da yıllardır başarıyla sürdürülen çevre projeleri, Türkiye’de çevre politikalarının gelişiminde yerel yönetimlerin ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yerelde başlayan bu tür projelerin ulusal ölçekte yaygınlaşması; doğal kaynakların korunması, atık miktarının azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Çevreci Komşu Kart da bu yönüyle Türkiye’de sürdürülebilir şehircilik uygulamalarına örnek gösterilen başarılı bir yerel yönetim modeli olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beyaz Kâğıt’tan   20. Yılına Özel Büyük Kutlama Haber

Beyaz Kâğıt’tan 20. Yılına Özel Büyük Kutlama

Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelen iş ortakları ve şirket çalışanlarının katıldığı etkinlikte; şirketin 20 yıllık başarı yolculuğu, 2026 vizyonu ve yeni ürün lansmanları paylaşıldı. Peros, Asperox ve Sparx markalarıyla ev temizlik ürünleri sektörünün lider firmalarından Beyaz Kâğıt, “Biz: Birlikte, İnançla, Zirveye” temasıyla düzenlenen 20. yıl organizasyonunda yaklaşık 500 bayi, distribütör, iş ortakları ve çalışanlarıyla bir araya geldi. Antalya’da gerçekleştirilen etkinlik, markanın yalnızca bugüne kadarki başarı hikâyelerini değil, geleceğe yönelik büyüme ve dönüşüm hedeflerini de güçlü bir şekilde ortaya koydu. Beyaz Kâğıt’tan Güçlü Büyüme Mesajı Ünlü oyuncu İlker Ayrık’ın moderatörlüğünü üstlendiği organizasyonda, Beyaz Kâğıt’ın 2025 yılı değerlendirmesi ile birlikte 2026 yılına yönelik stratejik hedefleri katılımcılarla paylaşıldı. Toplantıda, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda büyüme planları, stratejik yatırımlar, inovasyon odaklı ürün geliştirme çalışmaları ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen üretim yaklaşımı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. 20 yıllık başarı yolculuğunu değerlendiren Beyaz Kâğıt Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Doğrul, 2026’da büyüme ivmesini daha da artıracaklarını vurgulayarak şöyle konuştu: “Beyaz Kâğıt olarak, bugün 20. yılımızda birçok kategoride pazar liderliğine ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Bu başarı hikâyemizin en güçlü kalelerinden biri olan Asperox markamızla, 2020 yılından bu yana kategori liderliğimizi sürdürürken, bugün Türkiye’de her iki evden birinde yer alarak tüketicilerimizin en güvenilir tercihlerinden biri haline geldik. Sparx markamızla ise yalnızca bir yıl içinde bulaşık makinesi kapsülü kategorisinde liderliğe ulaşarak önemli bir başarıya imza attık. Dünyanın en büyük kapasiteli üçüncü kapsül fabrikasına sahip olmamız da üretim gücümüzü ve sektördeki iddiamızı ortaya koyuyor. Çamaşır bakım kategorisinde ise Peros markamızla dünya devlerinin bulunduğu kulvarda en büyük üç oyuncudan biri konumundayız. Yeni ürünümüz Peros Pratik ile kapsül çamaşır deterjanı kategorisine de güçlü bir giriş yaptık. 2026’da farklı kategorilerde hayata geçireceğimiz yeni yatırımlar ve yenilikçi ürünlerimizle hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında büyümemizi hızlandıracağız”. 20. Yılda Yeni Ürünlerle İnovasyon Atağı Beyaz Kâğıt, hedeflediği büyüme ivmesinin yeni adımlarını 20. yıl organizasyonunda tanıtılan yeni ürünleriyle ortaya koydu. Yeni ürünlerini ilk kez iş ortaklarının beğenisine sunan şirket, inovasyon çıtasını bir üst noktaya taşıdı. Tüketici ihtiyaçları ve değişen yaşam alışkanlıkları doğrultusunda geliştirilen ürünler; çözüm odaklı yüksek performans, pratik kullanım ve çevreye duyarlı formülleriyle dikkat çekti. Peros, Asperox ve Sparx markaları altında lanse edilen ürünlerin; hem iç pazarda hem de ihracat yapılan 90’ı aşkın ülkede, markanın büyüme ivmesini güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi Haber

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AGİDER işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ‘Girişimde Kadın Zirvesi'nin ikincisi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Zirvede, Antalyalı kadınlar ve öğrenciler ilham veren hikayelerini baş aktörlerinden dinledi. KADIN ÜRETİNCE AİLESİ, ŞEHRİ VE ÜLKESİ GELİŞİR Zirvenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bir toplumun kalkınmasının kadınların üretimde, ekonomi, sanatta ve karar mekanizmalarda güçlü şekilde yer almasından geçtiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Özdemir, “Kadın girişimciliği sadece iş kurmak değildir. Bir fikri bir cesareti gerçeğe dönüştürmektir. Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. CESUR FİKİRLER YARININ GÜÇLÜ EKONOMİSİNİ KURACAK Büşra Özdemir, Antalya’nın doğasıyla kültürüyle üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu, bu şehrin en büyük gücünün hayallerinden vazgeçmeyen, üreten, risk alan ve geleceğe inanan kadınlar olduğunu kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması için sizlerle beraber projeler üretmeye, girişimciliği güçlendirmeye ve kadınların fikirlerini büyütebileceği fırsatlar yaratmaya devam ediyoruz. Bugünün küçük fikirleri yarının büyük markalarıdır. Bugünün cesur adımları yarının güçlü ekonomisini kurar. Zirvenin yeni başarı hikayelerinin başladığı bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Zirvenin ilham dolu verimli ve güçlü işbirliklerine vesile olmasını diliyorum. Kadın varsa üretim vardır, umut vardır. Kadın varsa gelecek vardır.” DÜNYA DÖNÜŞÜMDE GİRİŞİMCİLİK ÖNEM TAŞIYOR AGİDER Başkanı Gökçen Atmaca da Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle zirvenin ikincisini düzenlemekten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “İlk zirveyi düzenlerken iken amacımız girişimcilik eko sistemine katkı sağlayacak bir buluşma noktası oluşturmak, deneyim paylaşımını teşvik etmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlamaktı. Bugün bu buluşmanın büyüyerek devam ettiğini görmek bizler için kıymetli. Dünya hızlı bir dönüşüm süreci içinde. Teknolojide yaşanan gelişmeler yeni iş modelleri ve değişen ekonomik dinamikler girişimciliği her zamankinden önemli yere taşıyor. Kurumların sivil toplumun ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesi sürdürülebilir ve güçlü ekonomik yapı için önemli bir gerekliliktir” diye konuştu. DENEYİMLERİNİ GENÇLERLE PAYLAŞTILAR Gökçen Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; kadın girişimciler Başak Topbaştekin, Gaye Gül Ersan ve Zeynep Özcan deneyimlerini, yola nasıl çıktıklarını, başarı hikayelerini, finansal ve sosyal konularda karşılaştıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı. Zirvenin sonunda S2B (Öğrenci-Girişimci Eşleşmesi) etkinliği de gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi Haber

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi

Corendon Airlines ITB Berlin Fuarı’nda başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’daki kilit pazarlarda benimsediği sürdürülebilir büyüme stratejisini vurguladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da fuara özel olarak planlanan seferlerle turizm profesyonellerinin Berlin’e ulaşımını sağlayan Corendon Airlines, bu kapsamda 2 Mart 2026 tarihinde Antalya (AYT) – Berlin (BER) gidiş ve 5 Mart 2026 tarihinde Berlin (BER) – Antalya (AYT) dönüş olarak gerçekleştirilen seferlerle turizm sektörüyle kurduğu güçlü iş birliğini bir kez daha ortaya koydu. 35 uçaklık filosu ve yılda yaklaşık 10 milyon yolcu kapasitesiyle faaliyet gösteren Corendon Airlines, Avrupa büyüme stratejisinin merkezine ana kaynak pazarlarını yerleştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşımın odağında ise Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi bulunuyor. Corendon Airlines’tan lezzet deneyimi Corendon Airlines, uçuş deneyimini zenginleştiren yenilikçi ikram konseptlerini bu yıl ITB Berlin’e de taşıdı. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen fuar uçuşunda misafirlere sunulan zengin kahvaltı menüsünün yanı sıra, Mangal Lahmacun da fuar programının öne çıkan lezzetlerinden biri oldu. 2026 yılı itibarıyla Lukas Podolski’nin restoran markası Mangal Döner ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında Köln/Bonn ve Düsseldorf uçuşlarında servise başlanan Türk mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan Mangal Lahmacun, fuar kapsamında partnerler ve basın temsilcileriyle bir araya gelmek üzere organize edilen “Happy Hour” etkinliğinde ziyaretçilere ikram edildi. Uçuşlarda yoğun ilgi gören bu özel lezzet, ITB Berlin’de de büyük beğeni toplarken; markanın destinasyon deneyimini gastronomiyle bütünleştiren yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı. Dengeli ve Destinasyon Odaklı Büyüme Corendon Airlines’ın 2026 yaz sezonu büyüme planları, dengeli ve destinasyon bazlı bir yapı üzerine kurgulandı. Toplam kapasitenin yüzde 50’sini oluşturan Türkiye, tek haneli oranlarda artışla uçuş programındaki en önemli pazar olmayı sürdürüyor. İkinci büyük hedef pazar olan Yunanistan yüzde 12 büyüme kaydederken, özellikle Heraklion öne çıkan destinasyon olarak dikkat çekiyor. İspanya’ya olan frekanslar yaz sezonunda yüzde 25’in üzerinde artarken, yıl boyu operasyon yapılan Mısır’da kapasite 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 40 artış gösterecek. Destinasyon bazlı büyüme stratejisini değerlendiren Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein; “Her bir destinasyonu kendi dinamikleri çerçevesinde değerlendiriyor, kapasite ve operasyonel planlamamızı buna göre şekillendiriyoruz. 2026 yaz sezonu için belirlediğimiz görünüm, dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğal bir sonucudur” dedi. DACH Bölgesinde Güçlü ve Derinleşen Yapı Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi, Corendon Airlines’ın Avrupa’daki ana kaynak pazarlarından biri olarak konumlanıyor. Tatil odaklı ve etnik seyahat talebinin yön verdiği dengeli bir büyüme modeli benimsenirken, operasyonel derinlik özellikle Almanya pazarında yoğunlaşıyor. Köln/Bonn, Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg havalimanlarında bulunan dört ana base-merkez noktası ile Almanya’da güçlü bir operasyonel yapı sürdüren Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı kapasitesini yaklaşık yüzde 20 artırmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya’dan Mısır’a gerçekleştirilen uçuşlar, tatil odaklı talep doğrultusunda genişletiliyor. Ayrıca, Umre hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen Cidde direkt uçuşları da yıl boyu istikrarlı talep ile desteklenerek ağ yapısında önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Avusturya’da yaz sezonu kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 artırılması planlanırken, Türkiye ve Akdeniz destinasyonlarına yönelik talep doğrultusunda frekans optimizasyonu yapılacak. İsviçre ise seçici, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ağ yapısıyla DACH bölgesi içinde tamamlayıcı bir pazar olarak yer alıyor. DACH pazarı hakkında değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein ise şunları söyledi: “DACH bölgesi, uzun yıllardır güçlü olduğumuz ve operasyonlarımızı derinleştirmeye devam ettiğimiz bir coğrafya. Almanya bu bölgenin omurgasını oluştururken, Avusturya ve İsviçre’deki dengeli büyüme stratejimiz sürdürülebilir şekilde devam ediyor.” Polonya’da Hızlanan Büyüme ve Uzun Vadeli Vizyon DACH bölgesindeki güçlü yapı, Corendon Airlines’ın Doğu Avrupa’daki büyüme adımlarını da destekliyor. Bu çerçevede Polonya, son yıllarda istikrarlı büyüme kaydedilen pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Varşova ve Katowice’den Antalya ve Girit’e (Heraklion) gerçekleştirdiği uçuşlarla bölgedeki varlığını güçlendiren hava yolu, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik tatil odaklı seyahat talebine yanıt vermeyi sürdürüyor. Varşova’dan Hurgada’ya uçuşlar Ekim 2026’da başlayacak olup, Kasım 2026’da Katowice çıkışlı seferlerin devreye girmesiyle birlikte hava yolu, bu Mısır destinasyonuna yeni direkt bağlantılar ekleyerek ağını daha da genişletecek. Her bir hat, perşembe ve pazar günleri olmak üzere haftada iki frekans olarak yapılırken, Mart 2027 sonuna kadar operasyon planlanıyor. 2026 yaz sezonu için Polonya çıkışlı kapasitenin neredeyse iki katına çıkarılması planlanırken, 2027 yılından itibaren ülkede operasyonel bir base kurulması hedefleniyor. Polonya pazarı hakkında konuşan Corendon Airlines Polonya Ülke Müdürü Halina Strzyzewska şu ifadeleri kullandı: “Polonya, güçlü tatil talebi ve uzun vadeli potansiyeli ile öne çıkan bir pazar. Önümüzdeki dönemde bu pazardaki varlığımızı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla büyütmeye devam edeceğiz.” Birleşik Krallık’ta Kontrollü ve Sürdürülebilir Büyüme Birleşik Krallık pazarında Corendon Airlines, kontrollü ve istikrarlı bir büyüme modeli izlemeye devam ediyor. 2026 yaz sezonunda mevcut hatlarda frekans artışına odaklanılırken, Birleşik Krallık çıkışlı Antalya ve Girit (Heraklion) uçuşları kapasite talep doğrultusunda optimize ediliyor. Spor ve destinasyon odaklı iş birlikleri ise markanın pazardaki uzun vadeli konumlandırmasını destekliyor. Birleşik Krallık pazarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Birleşik Krallık Ülke Müdürü Matthew Carpenter şunları ekledi: “Birleşik Krallık pazarında büyümeye kontrollü ve sürdürülebilir bir çerçevede yaklaşıyoruz. Mevcut hatlarda etkin kapasite yönetimi ve güçlü marka iş birlikleri sayesinde uzun vadede pazardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor

Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanmasıCanlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılmasıKimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konmasıMarker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesiEn az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.