Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ar-Ge Merkezi

Kapsül Haber Ajansı - Ar-Ge Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Grubu Desteğiyle Hazırlanan"Masallar Ülkesi Özbekistan" Sergisi Açıldı Haber

Anadolu Grubu Desteğiyle Hazırlanan"Masallar Ülkesi Özbekistan" Sergisi Açıldı

Anadolu Grubu tarafından düzenlenen Masallar Ülkesi Özbekistan Fotoğraf Sergisi ve Kitap Tanıtımı etkinliği, Türkiye Cumhurbaşkanlığı "Millet" Kütüphanesi'nde gerçekleştirildi. Özbekistan Büyükelçisi İlham Haydarov'un katıldığı etkinlikte, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın Âli Meclis'e ve Özbekistan Halkına Hitabı'nın Türkçe Metni Takdimi de yapıldı. Masallar Ülkesi Özbekistan Fotoğraf Sergisi'nde, Anadolu Grubu'nun Türkiye'nin önde gelen fotoğraf sanatçılarından Özcan Yüksek ile hazırladığı "Masallar Ülkesi Özbekistan" kitabındaki fotoğraflardan seçilen 20 özel eser sanatseverlerle buluştu. Özbekistan'da 2021 yılından bu yana faaliyet gösteriyor 2021 yılından bu yana Özbekistan'a yatırım yapan Anadolu Grubu, ülke ile uzun yıllara dayanan güçlü bağlarını ekonomik iş birliklerinin yanı sıra ortak değerler temelinde de derinleştirmeyi önemsiyor. Bu anlayıştan hareketle hazırlanan sergi, Özbekistan'ın kültürel mirasını, gündelik yaşamını ve insan hikayelerini güçlü bir görsel anlatımla izleyiciye sunuyor. Türkiye–Özbekistan ilişkilerinin çok boyutlu yapısını yansıtan anlamlı bir kültürel buluşma niteliğindeki etkinlikte, iki ülke arasındaki ilişkilerin ekonomik iş birliklerinin ötesinde kültür, sanat ve insani bağlarla da güçlenmesinin önemi vurgulandı. "Masallar Ülkesi Özbekistan" sergisi, bu anlayışın somut bir yansıması, ortak geçmişten beslenen ve ortak geleceğe uzanan bağların bir sembolü olarak konumlandırıldı. Orta Asya'nın önemli yatırımcıları arasında yer alıyor Anadolu Grubu, bugün hem rakamsal verileri ve üretim gücü itibarıyla hem de sosyal ve toplumsal anlamda geliştirdiği ve içinde yer aldığı projelerle Türkiye ekonomisinin en büyük güçlerinden biri. 20 ülkede, 100'e yakın üretim tesisi, 6 Ar-Ge merkezi ve 100.000'den fazla çalışanıyla geniş bir ekosisteme sahip olan Anadolu Grubu, Orta Asya'nın önemli yatırımcıları arasında yer alıyor. Vizyon 2035 yol haritası kapsamında uluslararası alanda etki alanını daha da genişletmeyi ve bölgesel üretim gücünü artırmayı hedefleyen Anadolu Grubu, çatısı altındaki Coca-Cola İçecek (CCI) ile 2021'den bu yana Özbekistan'da güçlü bir üretim ve dağıtım ağıyla faaliyet gösteriyor. Özbekistan ile bağlarını SamAuto yatırımıyla pekiştirdi Coca-Cola İçecek, Özbekistan'da 5 fabrikası ve 1.500'den fazla çalışanı ile 35 milyondan fazla tüketiciye hizmet veriyor. Coca-Cola İçecek ile ülkeye bugüne kadar 550 milyon dolardan fazla yatırım yapan Anadolu Grubu, otomotiv alanındaki yatırımıyla da Orta Asya'daki varlığını pekiştirdi. Türkiye'nin köklü ticari araç markası Anadolu Isuzu, Özbekistan'da Japon Isuzu ve Itochu ortaklığıyla uzun yıllardır faaliyet gösteren SamAuto'nun %75,2 hissesini devralarak satın alım sürecini tamamladı. Anadolu Grubu'nun, iki ülkenin sermaye, üretim kültürü ve kabiliyetlerini tek bir sinerjiye dönüştürme iradesinin somut bir yansıması olan yatırımla, Türkiye ve Özbekistan arasında yüz yıllara dayanan, Asya'nın kalbinden Anadolu'nun bağrına uzanan, güçlü tarihsel ve kültürel bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Teknoloji 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendini Açıkladı Haber

Doğuş Teknoloji 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendini Açıkladı

Dijital olgunluğun yeniden tanımlanacağı 2026’da, yapay zeka yalnızca verimlilik sağlayan bir araç olmaktan çıkarak kurumsal mimarinin temel karar verici mekanizması haline gelecek. Doğuş Teknoloji, 2026 teknoloji öngörülerinde işletmelerin dijitalleşmekle sınırlı kalmayıp otonom yeteneklerle donatılmış akıllı organizasyonlara dönüşmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu yeni ekosistemde rekabet avantajı, teknolojiyi ne kadar hızlı benimsediğimizle değil; insanla yapay zeka ajanlarını ne ölçüde etkili bir hibrit modelde buluşturabildiğimizle belirlenecek. Finansal operasyonlardan yetenek yönetimine kadar iş dünyasının her katmanında yapay zeka teknolojilerinin dönüştürücü etkisinin hissedileceği 2026 için Doğuş Teknoloji, iş yapış biçimlerini kökten değiştirecek 5 temel teknoloji trendini sıralıyor. 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendi 1. “Agentic AI” ile yapay zeka, yalnızca asistan olmaktan çıkacak. Doğuş Teknoloji’nin 2026 teknoloji trendlerinin en başında gelen "Agentic AI" kavramı, 2026 yılında işletmelerde operasyonel yapıları kökten dönüştürecek. Yazılım dünyasında, yapay zekanın kod asistanı olmanın ötesine geçerek süreçleri yönettiği “AI-Native” mimariler standart hale gelecek. Sistemlerin karmaşık süreçleri optimize edebildiği bu yapıda, görev tabanlı yapay zeka ajanları, BT operasyonları ve müşteri deneyiminde uçtan uca sorumluluk alarak dijital iş gücünü oluşturacak. 2. Yapay zeka ile artan siber tehditlere karşı savunma milisaniyelere inecek: 2026’da bütün şirketleri yakından ilgilendiren bir diğer trend ise siber tehditlerin, yapay zekanın hızıyla evriliyor olması. Böylesi bir dünyada, güvenliğin de sürekli öğrenen ve önleyici yaklaşımlarla güçlenmesi kaçınılmaz hale geliyor. 2026’da siber tehditler otonom yapay zeka ile daha da karmaşıklaşırken, savunma mekanizmaları da “Zero-Trust” (Sıfır Güven) mimarileri ve kuantum sonrası kriptografi ile şekillenecek. Tehditlere tepki süresinin saniyelerden milisaniyelere ineceği bu yeni dönemde, kendi kendine karar veren ve aksiyon alan otonom siber koruma katmanları iş hayatının merkezine yerleşecek. 3. Yapay zeka, IoT cihazlarıyla fiziksel dünyamıza daha fazla dahil olacak. Yapay zeka ile gelişen teknolojilerin fiziksel dünyada da karar verici olacağını vurgulayan Doğuş Teknoloji, IoT cihazlarının basit sensörlerden çıkarak, veriyi yerinde işleyen ve anında karar verebilen “Edge AI” yapılara dönüşeceğini belirtiyor. İnşaat ve enerji sektörlerinde iş gücü dönüşümünün merkezinde yer alacak robotik sistemlerde ise çok sayıda robotun merkezi kontrolünü sağlayan filo yönetim sistemlerinin ve otonom koordinasyonun standartlaşması bekleniyor. 4. Finans ve yönetişimde “Otonom Şirket” dönemi başlayacak. 2026 trendlerinin öne çıkan bir başka başlığında ise finans fonksiyonlarında otonom veri işleme katmanlarına ve gerçek zamanlı AI modellerine geçiş yer alıyor. Muhasebe, raporlama ve mutabakat süreçlerinin RPA ve LLM (Büyük Dil Modelleri) tabanlı mekanizmalarla %80’e varan oranda otomatikleşeceği öngörülüyor. Böylece finans ekipleri operasyonel yükten arınarak senaryo simülasyonları ve stratejik risk optimizasyonuna odaklanan bir karar destek merkezine dönüşecek. BT yönetişiminde ise veri odaklı çalışma kültürü ve yapay zeka destekli risk öngörüleri, operasyonel mükemmelliği ve uyum süreçlerini garanti altına alacak. 5. İnsan Kaynakları, insanla yapay zeka arasında köprü kuran dönüşümün merkezine yerleşecek. 2026’da öne çıkacak bir diğer trend ise insan kaynakları profesyonellerinin artık teknolojiyi insan odaklı yönlendiren stratejistler olarak konumlanacak olması. Beceriden ziyade “yeni bilgi öğrenme hızının” ön plana çıkacağını belirten Doğuş Teknoloji’ye göre 2026’da yapay zeka destekli öğrenme platformlarının yetenekleri geliştirmede önemi artacak. Yapay zeka asistanların gerçek ekiplerle birlikte sorumluluk aldığı hibrit çalışma modelleri ise rekabet avantajını belirleyen en önemli unsur olacak. Doğuş Teknoloji Hakkında: Doğuş Teknoloji, bugün 10’un üzerinde sektörde pek çok firmaya hizmet veren, odağına insanı alan, hızlı, yenilikçi, proaktif ve derin analiz yetkinlikleriyle ihtiyaca özel teknoloji çözümleri sunan bir teknoloji şirketidir. Aynı zamanda Ar-Ge merkezi de bulunan Doğuş Teknoloji, 35 farklı global iş ortağının gücü ve desteğiyle RPA, veri analitiği ve tahminleme, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, Generative AI, Mobil ve WEB uygulamaları, ERP ve CRM gibi kurumsal çözümler konularda üst düzey uzmanlıkları bulunmaktadır. Özellikle siber güvenlik alanındaki öncü uygulamalarıyla servis verdiği bölgelerin tek iş ortağı konumundadır. Değişen dünyaya hızlıca uyum sağlayabilmek için yeni teknolojileri yakından takip ederek Blockchain, mobil ve giyilebilir teknolojiler odağında çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dicle Elektrik’ten Yenilikçi Sürdürülebilir Projeler Haber

Dicle Elektrik’ten Yenilikçi Sürdürülebilir Projeler

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, Enerji Verimliliği Haftası’nı uzun vadeli bir dönüşümün önemli bir parçası olarak görüyor. Şirketin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik projeleri sayesinde bugüne kadar çevrenin korunmasına önemli katkılar sağlandı. Abonelik süreçleri, dijital fatura uygulamaları ve diğer sürdürülebilirlik çalışmalarıyla birlikte 33 milyon adet kağıt tasarrufu sağlanırken, 8 bin 473 ağacın kesilmesi önlendi ve 3 bin 800 ton karbon salımının önüne geçildi. Ayrıca, LED aydınlatma dönüşümü, yüksek verimli iklimlendirme sistemleri ve hizmet binalarında uygulanan enerji verimliliği önlemleri sayesinde toplamda 520 bin hanenin bir günlük kullanımına denk gelen 14 milyon kW enerji tasarrufu elde edildi. 5 ilde 12 bin öğrenciyle buluştu Çocuklara erken yaşta tasarruf bilinci kazandırmayı da hedefleyen Dicle Elektrik, tamamında gönüllü çalışanlarının rol aldığı “Dicle’nin Rüyası” tiyatro oyunu ile enerji verimliliği ve tasarruf konularını sahneye taşıyor. Çocuklara özel sahnelenen oyun, bugüne kadar Batman, Diyarbakır, İstanbul, Şanlıurfa ve Siirt’te yaklaşık 12 bin öğrenciyle buluştu. Eğlenceli anlatımıyla çocuklara enerji israfının etkilerini aktaran tiyatro oyununun, önümüzdeki dönemde Mardin ve Şırnak başta olmak üzere farklı illerde de sahnelenmesi planlanıyor. Farkındalık sınıf ortamında kalıcı hale geliyor Dicle Elektrik, çocuklara yönelik çalışmalarını yalnızca sahneyle sınırlı tutmayarak Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları projesiyle sınıflara da taşıyor. İl Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine enerji, su ve gıda israfı konularında farkındalık kazandırılması hedefleniyor. Öğretmenler için düzenlenen Doğa Dostu Öğretmen Atölyeleri ile de bu bilginin sınıf içinde sürdürülebilir hale gelmesi sağlanıyor. Müfredatla birebir uyumlu eğitim materyalleriyle desteklenen proje sayesinde 2025 yıl sonu itibarıyla 150 öğretmen ve yaklaşık 3 bin 150 öğrenciye ulaşıldı. Enerji verimliliği ve sürdürülebilir tarım birlikte ele alınıyor Enerji verimliliğini tarımsal üretimin ayrılmaz bir parçası olarak gören Dicle Elektrik, çiftçilere yönelik projeleriyle de dikkat çekiyor. Batman Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen “Bir Destek Bin Bereket” Çiftçi Eğitim Programı kapsamında, tarımda enerji ve su verimliliği odağında eğitimler düzenleniyor. İlk etapta Diyarbakır’da başlayan ve bugüne kadar 1.000 çiftçiye eğitim verilen programın, Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi iş birliğiyle devam etmesi planlanıyor. Özellikle genç çiftçileri desteklemeyi amaçlayan proje ile bölgeden toplam 10 bin çiftçiye ulaşılması hedefleniyor. Enerji verimliliğinde Ar-Ge gücüyle öncü yaklaşım Türkiye’de elektrik dağıtım sektörünün ilk Ar-Ge merkezine sahip olan Dicle Elektrik, enerji verimliliğini altyapı ve bakım süreçlerinde de bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Makaralı Aydınlatma Direği Projesi ile iş kazalarının önlenmesi, bakım sürelerinin kısaltılması ve saha ekiplerinin iş yükünün azaltılması hedefleniyor. Şirketin söz konusu Ar-Ge projesi kapsamında yapılan hesaplamalara göre, her 100 kilometrede yaklaşık %30 oranında karbon ayak izi azaltımı öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Knauf’un Üst Yönetiminde İlk Defa Bir Türk Yönetici Haber

Knauf’un Üst Yönetiminde İlk Defa Bir Türk Yönetici

Türkiye’de Ankara, İzmit ve Eskişehir’de toplam 4 üretim tesisiyle faaliyet gösteren şirket, ülkemizde kapasite arttırımı, yeni tesis yatırımları ve Ortadoğu & Afrika bölgesine hizmet verecek bir AR-GE merkezi kurulmasını değerlendiriyor. 1932'de Almanya’da kurulan ve bir aile şirketi olarak başlayıp, dünyanın önde gelen yapı malzemeleri şirketlerinden biri haline gelen Knauf'un tepe yönetiminde Ocak 2026 itibariyle ilk kez bir Türk yer alacak. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 1993 yılında mezun olan Murat Akyıldız, farklı sektörlerde faaliyet gösteren global şirketlerde başlangıçta satış ve pazarlama alanlarında görev alırken, sonrasında üst düzey yönetici sorumlulukları üstlendi. 2021 yılında Knauf’a katılan Akyıldız; Türkiye, Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya’dan sorumlu bölge CEO’su olarak göreve başladı ve şirkette bu göreve atanan ilk Türk oldu. Akyıldız, şirketin bölgedeki yönetim takımını geliştirme, pazardaki rekabetçi konumunu güçlendirme ve yenilikçi stratejiler oluşturma konularında liderlik sergiledi. Bu başarılı çalışmalar ve elde edilen üstün sonuçlar Akyıldız’ı şirketin üst düzey dört yöneticisinden biri olan “Global Yönetici Ortak” görevine taşıdı. Türkiye stratejik öneme sahip Knauf’un 90 ülkede, toplam 320 üretim tesisi, 43.5 bin çalışanı ve 15 milyar Euro’yu aşkın cirosu bulunuyor. Oldukça geniş çapta madencilik, üretim ve dağıtım ağına sahip olan Knauf, alçı ve yalıtım malzemelerinde dünya çapında çok önemli bir konumda yer alıyor. Türkiye hem coğrafi konumu hem de kayda değer büyüklükteki inşaat sektörü sayesinde, Knauf'un global planlarında stratejik önem taşıyor. Türkiye'deki pazar dinamiklerini ve gelişmeleri yakinen izleyen Knauf, kapasite artırımı, yeni tesis yatırımları ve Ortadoğu & Afrika bölgesine hizmet verecek bir AR-GE merkezi kurulmasını değerlendiriyor. Knauf, alçı ürünlerinde Ankara’da 2, İzmit’de 1; yalıtım ürünlerinde ise Eskişehir’de 1 olmak üzere toplam 4 üretim tesisiyle Türkiye’de faaliyet gösteriyor. "Türkiye'de üretime ve istihdama katkı sağlıyoruz" Murat Akyıldız, Knauf ailesi olarak hem bireysel hem de kurumsal seviyede iki ülke arasında uzun yıllara dayanan dostluk ve iyi ilişkilere ekonomik alanda katkı sağlamaktan mutlu olduklarını söyledi. Knauf, halihazırda 500'den fazla kişiye doğrudan istihdam sağlamakla birlikte bugüne kadar Türkiye'ye 250 milyon Euro’luk yatırım yaptı. Bir Türk olarak, Knauf gibi 90 yılı aşan tarihçeye sahip saygın bir dünya devinde en üst düzeyde görev almaktan gurur duyduğunu vurgulayan Akyıldız, grup olarak Türkiye'de üretime ve istihdama katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti. Dijitalleşme ve AR-GE çalışmaları sayesinde faaliyetlerinin ivme kazanmaya devam ettiğini vurgulayan Akyıldız, 2026 Türkiye konjonktürüne ilişkin şunları kaydetti: "Knauf olarak ekip çalışmasını, güveni ve dayanışmayı temel alan insan odaklı bir şirketiz. Çalışanlarımıza yatırım yaparak güvenli ve sıcak bir çalışma ortamı oluşturuyor, onlar için en iyi işveren olmayı hedefliyoruz. Şirket bilinirliği ve sektörel uzmanlığımızı aynı zamanda işveren marka çalışmalarımızla birleştirerek global alanda lider bir marka olarak kabul görüyoruz.” “Amacımız yarının yaşam alanlarını birlikte inşa etmek. Bu bağlamda iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimizin projelerine güvene dayalı, uygulama odaklı, yüksek performanslı ve sürdürülebilir sistem çözümleri sunmaya devam edeceğiz. Köklü değerlerimiz, yetkin çalışma arkadaşlarımız, güçlü finansal yapımız ve üstün teknik tecrübemiz sayesinde 2026 yılını da doğru değerlendirerek, mevcut riskleri stratejik avantajlara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda müşterilerimizin gözünde, 'birlikte çalışması en kolay marka' olma gayemizi gelecek yılda daha da güçlendirmek istiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik “Empa 2.0” ile Kabuk Değiştiriyor Haber

Empa Elektronik “Empa 2.0” ile Kabuk Değiştiriyor

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesiyle 44 yıldır kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkeziyle yeni bir dönemin kapılarını aralarken köklü bir dönüşüm sürecinin de ilk adımlarını attı. Empa 2.0 vizyonuyla adeta kabuk değiştiren şirket, iş yapış şekillerini ve uygulama alanlarını genişleterek kendi perspektifiyle birlikte müşterilerinin ve tedarikçilerinin de bakış açılarını genişletmeyi hedefliyor. Teknolojinin öncüsü ve ilklerin markası Türkiye elektronik sanayiinde yalnızca ürün tedarikçisi olarak değil, aynı zamanda teknolojik dönüşümün öncülerinden biri olarak öne çıkan Empa Elektronik, dünya çapındaki yenilikleri yakından izleyerek Türkiye’ye taşıyor. Gömülü sistemler, uçta yapay zekâ ve bulut-IoT konularındaki güçlü mühendislik birikimi ve yazılım desteği sayesinde şirket, bu alanlarda Ar-Ge çalışmalarının ve üretim süreçlerinin daha verimli ve hızlı ilerlemesine katkı sağlıyor. Bu özelliğiyle Türk elektronik sanayinin önemli kilometre taşlarında imzası bulunan Empa, 44 yıllık geçmişinde pek çok ilki de gerçekleştirdi. Bu ilklerin arasında Türkiye’nin ilk TV kumandası yazılımı ve ilk TSE standartlı yerli bilgisayarı bulunuyor. “Havada, karada, denizde, uzayda teknolojinin olduğu her yerdeyiz” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, uzay, havacılık ve savunma sanayi, e-mobilite projeleri, endüstriyel elektronik uygulamaları, akıllı enerji yönetimi ve aydınlatma çözümleri, tüketici elektroniği ve beyaz eşya gibi çok geniş bir alanda faaliyet gösterdiklerini söyledi. Empa Elektronik’in ürün ve hizmetleriyle sanayinin pek çok alanında var olduğumuz gibi, gündelik yaşantıda birçok insanın hayatına dokunduğunu dile getiren Sarpel, “Savunma sanayinde yer aldığımız projelerde havada, karada ve denizde; TOGG başta olmak üzere otomotiv sanayiinde yer aldığımız projelerle yollardayız. Endüstriyel elektronik alanındaki uzmanlığımızla ülkemizdeki üretim faaliyetlerinin en güçlü destekçisiyiz. Akıllı enerji ve LED’li aydınlatma alanındaki çözümlerimizle kentlerde, tüketici elektroniği çözümlerimizle evlerde hayatı kolaylaştırıyoruz” dedi. “Türkiye’nin vizyon projelerine ürün ve Ar-Ge desteği veriyoruz” Empa Elektronik olarak, Türkiye’nin hemen hemen tüm vizyon projelerine ürün ve Ar-Ge desteği verdiklerini ifade eden Sarpel, savunma sanayinde 5. Nesil Milli Muharip Uçak KAAN, Temel ve Jet Eğitim Uçakları HÜRKUŞ ve HÜRJET, Altay Tankı, İHA ve SİHA projeleri, Milli savaş gemisi MİLGEM’in mühimmat projelerinde; otomotiv sektöründe ise TOGG’da yer aldıklarını kaydetti. Telekomünikasyon sektöründe dahil oldukları en önemli projenin ise 5G NR (New Radio) olduğunu söyleyen Sarpel, “Bu projelerde sistemin en kritik bileşeni olan yüksek performanslı programlanabilir merkezi işlemci, farklı amaçlarla kullanılan yarı iletkenler, sensör birimleri ve elektromekanik bileşenler sağlıyoruz” şeklinde konuştu. Empa’nın geniş faaliyet alanı ve yer aldığı dev projelerin finansal performansına da olumlu bir şekilde yansıdığına dikkat çeken Sarpel, şirketin 2024 yılını yaklaşık 3,1 milyar TL hasılat ve yüzde 16,4 FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) marjı ile tamamladığını söyledi. “İnovasyonun merkezindeyiz” “Yarı iletken ürünler”, “Elektromekanik bileşenler”, “Güç kaynakları” ve “Diğer elektronik malzemeler” olmak üzere 4 ana grupta ürün tedarik ettiklerini kaydeden Sarpel, “Bu ürün gruplarında dünyanın lider markalarının Türkiye distribütörü ve iş ortağıyız. Ancak şirketimizi yalnızca bir tedarikçi olarak konumlandırmadık. Elektronik bileşen alanında pazarlama, satış, lojistik ve finansal hizmetleri kapsayan kapsamlı bir teknoloji tedarik hizmeti sunuyoruz. Teknolojideki yenilikleri yakından takip ediyor, en güçlü kaslarımızdan biri olan Ar-Ge kabiliyetimizle sektörde süreç hızlandırıcı bir rol üstlenerek inovasyonun merkezinde yer alıyoruz” diye konuştu. Empa’nın bu vizyonunu Empa 2.0 ile bir adım ileri taşıma kararı aldıklarını ifade eden Sarpel, “Empa 2.0’ı bir nevi ‘kabuk değiştirme’ hamlesi olarak tanımlıyoruz. Amacımız, uzay, havacılık ve savunma sanayi, e-mobilite, endüstriyel, beyaz eşya ve aydınlatma gibi mevcut iş alanlarımızda sürdürülebilir bir büyüme sağlamak. Empa 2.0 ile yeni alanlara, yeni pazarlara ve genç şirketlere yatırım yapan, daha geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren, özellikle Ortadoğu ve Avrupa’da ihracat payını artırarak daha fazla görünürlük kazanan, yerli ve milli çözüm projelerine daha fazla katkı sağlayan, savunma sanayii gibi kritik alanlarda daha fazla yer alan bir Empa Elektronik yaratmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. “Dönüşümün itici gücü Yeni Nesil Ar-Ge Modeli olacak” Sürdürülebilir büyümenin en önemli itici gücünün şirketin “Yeni Nesil Ar-Ge Modeli” olacağını belirten Sarpel, şunları söyledi: “Yeni nesil Ar-Ge Modeliyle aslında tam anlamıyla bir ürün geliştirmiyoruz. Bunun yerine teknolojik trendleri yakından takip ediyor, içlerinden en umut vaat edenlerin üzerinde Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyor ve prototipler geliştiriyoruz. Bu prototipleri müşterilerimizin projelerini hızlandırmak için kullanıyoruz. Projelerin başında çözüm önerilerimizi sunuyor ve bu sayede talep yaratmaya çalışıyoruz. Proje süresince ve ürün üretildiği sürece teknik destek vermeye devam ediyoruz. Örneğin şu anda uçta yapay zekâ, üretken yapay zekâ, smart connected (Akıllı bağlı), bulut çözümleri üzerine prototip projeler geliştiriyoruz ve bunları müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz.” Yeni Nesil Ar-Ge Modelini bir adım ileriye taşıyacak en önemli aktörün ise kısa bir süre önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Onayı alan Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi olduğunu dile getiren Murat Sarpel, “Bizim için stratejik bir dönüm noktası olan bu gelişme, Yeni Nesil Ar-Ge Modelimizi geliştirmemize imkan sağlamakla kalmayacak, uçta yapay zekâ, bulut-IoT ve gömülü elektronik alanlarında sahip olduğu uzmanlığımızla akıllı tarıma, endüstriyel elektronikten enerji verimliliğine kadar geniş bir alanda geliştirdiğimiz yenilikçi çözümlerimizi daha da güçlenecek, projelerimize hız kazanacak” diye konuştu. Savunma sanayinde kritik proje Bu unvanla birlikte Empa Elektronik’in daha geniş bütçelerle daha uzun vadeli ve daha yüksek katma değerli Ar-Ge projeleri yapma imkanına kavuştuğunu dile getiren Sarpel, “Ar-Ge merkezimizin şu ana kadar beşi devam eden 11 ana projesi bulunuyor. Mevcut projeler devam ederken Ar-Ge Merkezimizin 2030’a kadar olan projeksiyonunu, stratejik hedeflerini ve bağlı projelerini belirledik” açıklamasında bulundu. Savunma sanayi çalışmaları kapsamında geliştirilen ve IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda sergilenen ‘AMD Embedded Tabanlı Gelişmiş Gözetleme Platformu’nun Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nin tasarımları arasında önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Sarpel, “Bu projede, el terminali ünitesinden seçilen hedefler, yapay zekâ tabanlı görüntü işleme ünitesi tarafından belirlenerek video akışı içerisinde takibi yapılabiliyor. Motor kontrol ünitesine bağlı kamera sistemi ile de hedefe kamera yönlendirmesi sağlanabiliyor” dedi. Bulut-IoT, yapay zekâ ve gömülü elektronik Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nin gelecek dönem projelerini üç ana eksende planladıklarını ve her bir başlık için bir çalışma grubu oluşturduklarını anlatan Murat Sarpel, şöyle devam etti: “Bulut-IoT Yazılım Grubumuz, şirketimizi yazılım teknolojileri konusunda güncel tutarken geliştirdiği yazılım projelerini uygulayacak. Burada iki ana faaliyet alanımız AIoT sistemleri ve EmpaDigital (Bulut CRM) gibi kurumsal dijital dönüşüm platformları olacak. Yapay Zekâ Grubumuz, uzun zamandır odaklandığımız Uçta Yapay Zekâ (Edge-AI) alanında faaliyetlerini genişletecek; kısa ve orta vadede üretken yapay zekânın uç birimlere entegrasyonu üzerine çalışmalar yapacak. ARM tabanlı sistem tasarımı konusunda uzman olan Gömülü Elektronik Grubumuz ise hem donanım hem de yazılım tasarımı yapıyor.” Yeni Nesil Ar-Ge Modelini akıllı ev, akıllı tarım gibi birçok farklı uygulamayı kapsayan endüstriyel elektronik başta olmak üzere, beyaz eşya ve küçük ev aletleri, savunma sanayi ve e-mobilite alanlarındaki çalışmalarla daha da geliştireceklerini kaydeden Sarpel, bu başlıklara akıllı enerji ve LED’li aydınlatma sektörünü de ekleyeceklerini belirtti. Ortadoğu ve Avrupa’da hedef büyüttü Empa 2.0 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek bir diğer önemli ayağını ise coğrafi genişleme ve pazar genişlemesi hedefi olduğunu kaydeden Murat Sarpel, “Ortadoğu ve Avrupa’da ihracat payımızı artırmak, yeni yatırımlarla görünürlük kazanmak istiyoruz” açıklamasında bulundu. Genç şirketlere yatırım yapacak Empa’nın faaliyet gösterdiği tüm alanlarda elektronik sektörünün gelişimine katkıda bulunacak genç şirketlere ve start-up’lara yatırım yapmayı planladıklarını açıklayan Sarpel, “Ekosistem geliştirme ve yeni iş birlikleri oluşturma hedefiyle firmalarla ortak yatırımlar yaparak yerli ve milli çözüm projelerine katkı sağlamayı, savunma sanayi gibi kritik alanlarda daha fazla yer almayı amaçlıyoruz” dedi. İnsan kaynağı ve dijitalleşmeye yatırım Empa’nın bu hedeflerine ulaşmak için kendi kurumsal ve teknik altyapısını daha da geliştirmesi gerektiğini dile getiren Sarpel, “Bu yüzden Empa 2.0 vizyonumuz, gelişim ve büyümemizi desteklerken aynı zamanda sadece kendi şirketimiz için değil tüm sektör ve ülkemiz için nitelik insan kaynağına sürekli yatırım yapmayı da kapsıyor. Bu alandaki faaliyetlerimizin başında proje geliştirme isteğindeki firmaların mühendislerine ve üniversite öğrencilerine açık ve ücretsiz olarak düzenlediğimiz teknik çalıştaylar yani Accelerator Workshops adını verdiğimiz etkinlikler ile Demoday’ler geliyor. Ayrıca yeni dönemde hız vereceğimiz dijitalleşme çalışmalarımız, kendi hizmet ve verimliliğimizi artırırken edindiğimiz deneyim bize müşterilerimizin bu alandaki taleplerine daha iyi yanıt verme imkanı sağlayacak” dedi. Halka arza hazırlanıyor Empa 2.0 vizyonu doğrultusunda ortaya koydukları tüm bu hedeflerin her birine, aslında uzun yıllardır ciddi yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Sarpel, şunları söyledi: “Empa 2.0 vizyonumuzla tüm bu yatırımlarımızı daha sistemli ve bütüncül bir yaklaşımla sürdürme imkanı bulacağız. Büyük bir heyecan ve kararlılıkla hazırlandığımız halka arzımızdan elde edeceğimiz kaynak, bu konuda elimizi daha da güçlendirecek. Bu önemli adımla şirketimizin sermaye yapısını büyük bir kaynak girişiyle güçlendirirken yarım asra yakın süredir titizlikle inşa ettiğimiz şirket değerlerimizi daha da güçlendireceğimize, yolumuza daha güçlü, daha kurumsal ve daha şeffaf bir yapıyla devam edeceğimize inanıyoruz.”

NG Kütahya Seramik, ‘2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı! Haber

NG Kütahya Seramik, ‘2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı!

Katma değerli sürdürülebilirlik projeleriyle atık miktarını bir yılda yüzde 20 azaltan, suyunun ise yüzde 65’ini geri kazanan NG Kütahya Seramik, ayrıca Kırık Seramik Öğütme Tesisi kurarak yaklaşık 269,47 ton eşdeğer karbon emisyonunun önüne geçti. Yenilikçi üretim anlayışıyla sektörün lider markalarından NG Kütahya Seramik, “2024 Sürdürülebilirlik Raporu”nu kamuoyu ile paylaştı. Sürdürülebilirlik hedeflerini enerji, dijital dönüşüm, teknoloji ve çevre yatırımlarıyla destekleyen marka; doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji tasarrufu, su ve atık yönetimi ile düşük karbon emisyonu gibi alanlarda yürüttüğü iyileştirme faaliyetlerinin sonuçlarını ve yüksek teknoloji yatırımlarını raporda açıkladı. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda sosyal, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla bir bütün olarak ele alan NG Kütahya Seramik, bu dönemde sektördeki rekabet avantajını artıran enerji verimliliği, dijitalleşme ve karbon nötr yatırımlarına odaklandı. Üretim, tasarım ve ileri teknoloji yatırımlarıyla sektörel dönüşüme katma değer sağladı 2024 yılı, Türkiye seramik sektörü için hem iç pazarda hem de ihracatta canlanmanın hissedildiği bir dönem oldu. Raporda, enerji geri kazanımı, düşük emisyonlu üretim teknolojileri ve dijital dönüşüm odaklı sistemlerin sektöre yön verdiği vurgulandı. Raporda ayrıca, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Türkiye’de yürütülmekte olan Emisyon Ticaret Sistemi hazırlıkları doğrultusunda karbon yönetiminin sektörde öncelikli gündem olduğu ifade edildi. “Çevresel performansı belgeleyen EPD sertifikalı ürünler, yeşil bina kriterleriyle uyumlu yüzey çözümleri ve antibakteriyel seramikler pazarda öne çıkıyor. Seramik sektörünün en büyük ve en ileri teknolojiyle donatılmış altyapılarından birine sahip olarak; sürdürülebilir üretim anlayışı, ileri teknoloji yatırımları, güçlü tasarım kabiliyeti ve çevresel sorumluluk yaklaşımıyla sektörün dönüşümüne ve ekonomiye yüksek katma değer sağlıyoruz. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla düşük karbonlu üretimi destekliyor, küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyum içinde ilerliyoruz.” denildi. 100. yıl fabrikaları ve GES yatırımıyla sürdürülebilir üretimde örnek oldu Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan NG Kütahya Seramik için 2024 yılı, sürdürülebilir dönüşüm hedeflerinin yatırımlarla desteklendiği bir dönem oldu. Raporda, markanın yıllık toplam üretim kapasitesini 54 milyon metrekareye çıkaran 100. Yıl Fabrikaları’nın, sürdürülebilir üretimin sembolü olduğu kaydedildi. Kütahya 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan ve şirketin sekizinci üretim tesisi olan bu yeni fabrikalar; Endüstri 4.0 uyumlu altyapıları, dijital dönüşüm destekli üretim sistemleri ve yenilenebilir enerji kullanımıyla sektöründe örnek bir model olarak öne çıktı. 2024 yılında enerji verimliliğini artırmak ve karbon salımlarını azaltmak amacıyla devreye alınan 25 MW kapasiteli GES yatırımı sayesinde, NG Kütahya Seramik yıllık ortalama 39 milyon kWh elektrik üretimi gerçekleştiriyor. Bu yatırımla fabrikaların yıllık enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’si karşılanıyor ve her yıl 47 bin 373 ton karbon emisyonu önleniyor. Enerji tüketimi ve emisyon kaynakları sistematik olarak izleniyor. Kaynak Verimliliğinde Güçlü Adımlar: Atıkta %20 Azalma, Suda %65 Geri Kazanım Rapor verilerine göre NG Kütahya Seramik’te atık, su, hammadde ve ambalajların üretim döngüsüne yeniden kazandırılmasıyla, 2024 yılında toplam atık miktarında bir önceki yıla göre yüzde 20’den fazla azalma sağlandı. Pişmiş seramiklerde oluşan kırıkların geri dönüşüm sürecine dâhil edilerek yeniden hammadde üretimine kazandırılması için kurulan Kırık Seramik Öğütme Tesisi, yıllık 21.640 ton kapasitesiyle Türkiye’de bölgesindeki tek ıskarta seramik öğütme tesisi oldu. Tesisin çevresel katkısı raporda şöyle ifade edildi: “Pişmiş atıklar yeniden işlenerek ve belirli oranlarda yer ve duvar karosu üretiminde değerlendirilerek yaklaşık 269,47 ton eşdeğer CO₂ sera gazı emisyonu önlendi.” Ayrıca, NG Kütahya Seramik’te su yönetiminin entegre bir sistemle yürütüldüğü, tesislerde 7 adet arıtma tesisi bulunduğu ve 2024 yılında üretim süreçlerinde kullanılan suyun yüzde 65,49’unun geri kazanılarak yeniden değerlendirildiği vurgulandı. 111 milyon euroluk teknoloji anlaşmasıyla dijitalleşmede güçlendi Raporda, 2024 yılında İtalyan Sacmi firması ile yapılan 111 milyon euroluk ileri teknoloji anlaşması sayesinde NG Kütahya Seramik’in hem üretim kapasitesini artırdığı hem de dijitalleşmede güç kazandığı belirtildi. Bu yatırımla birlikte verimlilik odaklı üretim süreçleri devreye alındı. NG Ar-Ge Merkezi’nin 2024’te 8,9 milyon TL tutarında proje yatırımıgerçekleştirdiği veçevresel yatırım harcamalarının toplamının 19.366.883 TL olarak kaydedildiği raporda, şirketin önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmak ve ileri teknolojiye dayalı üretim altyapısını güçlendirmek amacıyla yeni porselen seramik üretim tesisi yatırımı planladığı da ifade edildi.

Başoğlu Kablo Savunma Sanayii Ekosisteminde Öne Çıkıyor Haber

Başoğlu Kablo Savunma Sanayii Ekosisteminde Öne Çıkıyor

Bu kapsamda SAHA İstanbul Malzeme ve Malzeme Şekillendirme Komitesi ile Elektrik ve Elektronik Komitesi tarafından Eylül ayında gerçekleştirilen toplantılar, sektörün geleceğine ışık tutan önemli buluşmalardan biri oldu. Başoğlu Kablo ve Profil San. ve Tic. A.Ş., bu kritik toplantılara aktif katılım sağlayarak, savunma sanayii ek osistemindeki rolünü bir kez daha ortaya koydu. Toplantılarda, sektörel iş birliklerinin artırılması, malzeme teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımlar, elektrik-elektronik çözümlerinde ileri uygulamalar ve stratejik yol haritaları üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Başoğlu Kablo temsilcileri, toplantılarda elde edilen çıktıların, sektörün ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek açısından son derece değerli olduğunu vurguladı.Özellikle savunma sanayiinde yerli üretim kapasitesinin artırılması, kritik bileşenlerin millileştirilmesi ve sürdürülebilir teknolojilere yönelik stratejiler toplantının odak noktaları arasında yer aldı. Firma, bu süreçte sahip olduğu deneyim, inovatif çözümler ve ileri teknolojiye dayalı üretim kabiliyetiyle sektöre katkı sunmaya devam ediyor. Katılım, yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesiyle sınırlı kalmadı; aynı zamanda geleceğe yönelik ortak projelerin geliştiri lmesi için önemli fırsatlar doğurdu. Başoğlu Kablo, bu verimli organizasyonu hayata geçiren SAHA İstanbul’a ve toplantılara ev sahipliği yaparak misafirperverlik gösteren TÜBİTAK SAGE ile ELSİS firmasına teşekkürlerini sundu. Bu buluşmaların, sektörün ortak hedeflerine ulaşmasında güçlü bir zemin oluşturacağına dikkat çekildi. Şirket, sahip olduğu iki Ar-Ge merkezi ve yenilikçi vizyonuyla, yalnızca kablo ve profil üretiminde değil; aynı zamanda savunma sanayii için kritik öneme sahip yeni nesil çözümlerin geliştirilmesinde de öncü rol üstleniyor. Başoğlu Kablo, stratejik iş birliklerini güçlendirerek, savunma sanayiine ve ülke ekonomisine değer katmayı sürdürecek. Sektöre Katkı, Geleceğe Yatırım Başoğlu Kablo’nun toplantılara katılımı, sadece bugünün değil, aynı zamanda geleceğin de bir ya tırımı olarak değerlendiriliyor. Savunma sanayiinde gelişen ihtiyaçlara uygun ürünlerin geliştirilmesi, teknolojik altyapının güçlendirilmesi ve bilgi paylaşımının artırılması, şirketin önümüzdeki dönemde de odak noktaları arasında olacak. Kurulduğu günden bu yana “güven, kalite ve yenilik” ilkelerini üretim felsefesinin merkezine koyan Başoğlu Kablo, bu yaklaşımla savunma sanayii ekosisteminde uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik’ten Hollandalı Sensör Üreticisi ScioSense ile Stratejik İşbirliği Haber

Empa Elektronik’ten Hollandalı Sensör Üreticisi ScioSense ile Stratejik İşbirliği

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesiyle kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, Türkiye distribütörü olduğu küresel teknoloji markalarına bir yenisini daha ekledi. Empa Elektronik, imzaladığı distribütörlük anlaşmasıyla Hollanda merkezli sensör üreticisi ScioSense’in ürünlerini Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturacak. ScioSense, akıllı doğalgaz sayacı, akıllı su sayacı, akaryakıt akış kontrol, termostat, hava kalite kontrol otomasyonu, akıllı fırın, yangın alarm detektörü, batarya durum izleme cihazı gibi ürünlerde kullanılıan sensör çözümleriyle otomotivden endüstriyel otomasyona, tüketici cihazlarından sayaç pazarına ve akıllı ev sistemlerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Şirketin otomotiv sektörüne yönelik Air Quality&Gas Sensor, Battery Condition Monitor, HVAC Classification Module; endüstriyel alana yönelik Temperature&Humidity, Pressure Sensor ve In-door Air Quality, sayaç pazarına yönelik ise zaman ölçümünün hassas şekilde yapılabilmesini sağlayan Ultrasonic Flow Converter (IC & Module) ve Time to Digital Converter IC gibi sensörleri bulunuyor. Hollanda, Almanya, İtalya ve Çin’ de Ar-Ge merkezleri, Amerika, Çin, Hollanda ve Almanya’da satış ofisleri bulunan ScioSense’in montaj hatları ise Almanya’daki üretim merkezinde yer alıyor. Ar-Ge yönü güçlü Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, ScioSense gibi alanında uzman bir teknoloji üreticisini daha Türkiye pazarıyla buluşturmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek “Tıpkı Empa gibi Ar-Ge yönü güçlü bir şirket olan ScioSense ile stratejik işbirliğimiz, yeni teknolojileri ülkemize taşıma konusundaki faaliyetlerimize hız kazandıracak” dedi. Geçtiğimiz günlerde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi statüsüne kavuşan Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nin bu işbirliğinde önemli bir avantaj sunacağını kaydeden Sarpel, “ScioSense ürünleriyle Türkiye, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa’daki müşterilerimizin projelerine referans olabilecek Proof of Concept (Fikir doğrulama) tasarımları ve prototipler geliştireceğiz” diye konuştu. “Hem teknik destek hem de uygulama desteği sunuyoruz” ScioSense ürünlerinin, Empa Elektronik’in Sensor&IoT ürün grubu altında satışa sunulduğunu söyleyen Sarpel şöyle devam etti: “ScioSense ile işbirliğimiz çerçevesinde, özellikle metering, akıllı ev ve akıllı fırın gibi uygulamalar konusunda satış ve iş geliştirme faaliyetlerine hızlı bir şekilde başladık. Bu çözümleri, Empa Elektronik’in uzmanlığı ve desteğiyle daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Bununla birlikte Empa Elektronik olarak, ScioSense’in ürünlerini Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmanın yanı sıra müşterilerimize bu ürünler hakkında hem teknik destek hem de uygulama desteği sunuyoruz. Böylece, sadece sensör tedariki değil, aynı zamanda projelerin tüm yaşam döngüsünde güvenilir bir işbirliği de sağlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Onayını Aldı Haber

Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Onayını Aldı

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesiyle 44 yıldır kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, 41 yıllık Ar-Ge yolculuğunda yepyeni bir döneme adım attı. 1984 yılından bu yana sürdürdüğü Ar-Ge çalışmalarıyla sektöre yeni uygulama ve ürünler kazandırırken hem müşterilerinin hem de Türkiye’nin gelişimine önemli katkılar sunan Empa Elektronik, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni almaya hak kazandı. “Stratejik bir dönüm noktası” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Onaylı Ar-Ge Merkezi statüsüne kavuşmanın Empa Elektronik için stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirterek “Şirketimize hem operasyonel hem de finansal açıdan önemli avantajlar sağlayacak olan bu belge, Ar-Ge yatırımlarımızı daha kapsamlı ve öncelikli hale getirecek” dedi. Bu unvanla birlikte Empa Elektronik’in daha geniş bütçelerle daha uzun vadeli ve daha yüksek katma değerli Ar-Ge projeleri yapma imkanına kavuştuğunu ifade eden Sarpel, “Şirketimizin uçta yapay zekâ, bulut-IoT ve gömülü elektronik alanlarında sahip olduğu uzmanlık bu yeni yapıyla birleştiğinde, savunma teknolojilerinden akıllı tarıma, endüstriyel elektronikten enerji verimliliğine kadar geniş bir alanda geliştirdiğimiz yenilikçi çözümler daha da güçlenecek ve hız kazanacak” diye konuştu. “Fikri mülkiyet portföyümüz zenginleşecek” Ar-Ge Merkezi teşviklerinin şirkete maliyet avantajı sağlamakla sınırlı kalmayacağını ifade eden Sarpel, üniversiteler, üreticiler ve stratejik sektör oyuncularıyla iş birliklerinin derinleşeceğini de vurguladı. Özellikle üniversitelerle güçlenecek iş birliklerinin nitelikli insan kaynağını Empa Elektronik’e çekeceğini belirten Sarpel, “Böylece fikri mülkiyet portföyümüz zenginleşecek, şirketimizin teknoloji tedarikçisi vizyonu çerçevesinde yatırımcılar için sürdürülebilir bir büyüme, güçlü rekabet avantajı ve uzun vadeli değer yaratma potansiyeli daha da yükseltecek” açıklamasında bulundu. “Ar-Ge’ye daha fazla yatırım yapacağız” Empa Elektronik’in cirosundan Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığı payın yaklaşık yüzde 2 düzeyinde olduğunu söyleyen Murat Sarpel, “İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan ‘Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024’ araştırmasının sonuçlarına göre, şirketlerin ortalama Ar‑Ge/ciro oranı, 2023'te yüzde 0,48, 2024'te ise yüzde 0,7 olarak gerçekleşti. Bu verilere baktığımızda Empa Elektronik olarak Ar-Ge’ye, ülkemizdeki en büyük sanayi kuruluşlarının ortalamasına göre, çok daha büyük bir bütçe ayırdığımızı söyleyebiliriz. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde Ar-Ge’ye daha fazla yatırım yapmayı planlıyoruz. Büyük bir heyecan ve kararlılıkla hazırlandığımız halka arzımızdan elde edeceğimiz kaynak, bu konuda elimizi daha da güçlendirecek” şeklinde konuştu. 5 yıllık stratejik hedefini belirledi Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nin 2030’a kadar olan projeksiyonunu, stratejik hedeflerini ve bağlı projelerini belirlediklerini kaydeden Sarpel, şunları söyledi: “Stratejik hedeflerimizin başında Yeni Nesil Ar-Ge Modelimizi bir adım ileri taşımak geliyor. Araştırmayı inovasyona dönüştüren, modüler ve hızlandırıcı yapısıyla farklı sektörlerden edindiğimiz bilgiyi harmanlayarak özgün bakış açıları geliştirmemize olanak sağlayan ve ürettiğimiz değeri açık inovasyon yaklaşımıyla sektör ve akademiyle paylaştığımız bu yaklaşımımızı daha da geliştirme olanağımız olacak. Bununla birlikte bu güne kadar asansör, sayaç, endüstriyel ölçüm ve kontrol, akıllı ev, akıllı tarım gibi birçok farklı uygulamayı kapsayan endüstriyel elektronik başta olmak üzere, beyaz eşya ve küçük ev aletleri, savunma sanayi ve e-mobilite alanlarındaki çalışmalarımızı daha da derinleştireceğiz. Ayrıca bu başlıklara akıllı enerji ve LED’li aydınlatma sektörünü de ekleyeceğiz.” Gelecek projeleri üç ana eksende planlandı Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nin gelecek dönem projelerini üç ana eksende planladıklarını ve her bir başlık için bir çalışma grubu oluşturduklarını anlatan Sarpel, şöyle devam etti: “Bulut-IoT Yazılım Grubumuz, şirketimizi en son yazılım teknolojileri konusunda güncel tutarak gerekli yerlerde geliştirdiği yazılım projelerini uygulayacak. Burada iki ana faaliyet alanımız AIoT sistemleri ve EmpaDigital (Bulut CRM) gibi kurumsal dijital dönüşüm platformları olacak. YZ (Yapay Zekâ) Grubumuz, uzun zamandır odaklandığımız Uçta Yapay Zekâ (Edge-AI) alanında faaliyetlerini genişletecek. Bu konuda; üst segmentte yüksek güçlü AMD FPGA’leri üzerinde görüntü işleme tarzı uygulamalar, alt-orta segmentte ise daha çok ARM Cortex-M tabanlı işlemcilerde koşan endüstriyel uygulamalar üzerine çalışmalar yürütüyoruz. YZ Grubumuz kısa ve orta vadede Üretken Yapay Zekânın uç birimlere entegrasyonu üzerine çalışmalar yapacak. Ayrıca Bulut CRM programımız EmpaDigital üzerinde üretken YZ ile iş analitiği geliştirmelerine de başladık. ARM tabanlı sistem tasarımı konusunda uzman olan Gömülü Elektronik Grubumuz ise hem donanım hem de yazılım tasarımı yapıyor. Bir diğer uzmanlık alanımız ise başta kablosuz olmak üzere haberleşme teknolojileri ve sensörler. Ayrıca son dönem IoT’nin bir diğer önemli ayağı olan siber güvenlik için de geliştirme ve entegrasyonlarımız başladı.” Hayatın her alanında yapay zekâ çözümleri Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nde beşi devam eden 11 ana projenin hayata geçirildiğini söyleyen Murat Sarpel, “Enerji Santralleri İzleme ve Raporlama Sistemi Besis ile Bulut-IoT Cihaz Yönetim Platformu EmpaCloud tamamladığımız projeler arasında yer alıyor. Ayrıca arı kovanlarının uzaktan takibini ve yönetimi sağlayıp üretim verimliliğini artıran Hexasense’in birinci fazı; reklamcılık ve perakende sektörlerinde kullanılabilen, bulut bağlantılı bataryalı akıllı esnek bir uç birim görüntü analiz cihazı ve platformu olan Visiosense; Otomatik Uçta Yapay Zekâ Platformu Tiremo 1.0; Acil Aydınlatma Uzaktan İzleme ve Raporlama Sistemi Luminula ile Bilgisayar Görüsü ile Mamografi Sınıflandırma projesi Mammo-VisioAI da merkezimizde tamamlanan projeler arasında” dedi. Beş proje devam ediyor Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nde Tiremo 2.0 ile birlikte beş ana projenin daha devam ettiğini kaydeden Sarpel, şunları söyledi: “Modüler IoT cihazlarından veri toplayarak bu verileri buluta aktaran, bulutta veri takibi, analizi ve otomatik yapay zekâ modeli geliştirme süreçlerini yöneten, uçta ve bulutta tahminleme seçenekleri sunan Tiremo 2.0, siber güvenlik odaklı bütünleşik bir yapay zekâ IoT platformu olarak tasarlanıyor. Endüstriyel tesislerdeki iş güvenliği problemlerini çözmek amacıyla geliştirilen Depo Çarpışma Uyarı Sistemi projemiz, görüntü üzerinde yapay zekâ destekli bir çarpışma uyarı sistemini kapsıyor. Bir CRM sistemi olan EmpaDigital v2 projemiz, dijital dönüşümün gerekliliklerine cevap vermek amacıyla, şirketimizin iş süreçlerini daha etkin yönetmek ve raporlamak üzere geliştirilmeye başlandı. Enerji iletim ve dağıtım sistemlerinin kritik bileşenlerinden biri olan trafolarda meydana gelebilecek arızaları önceden tespit edebilen Enerji Trafoları için PdM projemizle ise yapay zekâ destekli bir kestirimci bakım sistemi geliştirmeyi hedefliyoruz. MindBoard projemiz kapsamında da nesnelerin yapay zekâsı uygulamaları için üzerinde mikrofon, 6-eksen IMU (İnersiyal Ölçme Ünitesi), WiFi-Bluetooth modülü, sıcaklık ve nem sensörü bulunan ve uçta yapay zekâ uygulamalarını gerçekleme imkânı sunan yeni nesil mikrodenetleyici bulunduran genel amaçlı geliştirme kartını tasarlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.