Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ar-Ge Merkezi

Kapsül Haber Ajansı - Ar-Ge Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor Haber

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor

100. yaşını doğduğu topraklarda, Afyonkarahisar’da kutlayan Kızılay Maden Suyu, bir asırlık hafızasını bugünün üretim, kalite ve teknoloji gücüyle buluşturuyor. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, nesilden nesile aktarılan iyilik ve sağlık hikâyesinin yanı sıra Kızılay İçecek’in yeni kaynağı ve genişleyen ürün portföyüyle şekillenen ikinci yüzyıl hedefleri paylaşıldı. Kızılay Maden Suyu, 100. yaşını Afyonkarahisar’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, 1926’da başlayan yolculuktan ikinci yüzyıl hedeflerine uzanan yeni dönem anlatıldı. Kızılay Maden Suyu’nun hikâyesi, 1926’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Karahisar Maden Suyu’nu Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne emanet etmesiyle başladı. Atatürk’ün Kızılay’a bıraktığı bu miras, bir asır sonra bugün büyüyerek sürüyor. Kızılay İçecek; Afyonkarahisar ve Erzincan’daki maden suyu tesisleri, Adana’daki içecek üretim tesisi ve Kocaeli’ndeki Kızılay Su tesisi olmak üzere dört tesiste üretim yapıyor. Maden suyundan içme suyuna, fonksiyonel içeceklerden gazoz, soğuk çay ve limonataya kadar farklı kategorilerde 29 ürünü tüketiciyle buluşturan Kızılay İçecek, yılda yaklaşık 2 milyar şişeye ulaşan üretimi ve 26 ülkeye yayılan ihracatıyla büyümesini sürdürüyor. Kızılay İçecek’in köklü markası Kızılay Maden Suyu, Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle düzenlenen 12. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın en itibarlı maden suyu markası seçildi. Maden suyundaki birikimini yeni içecek kategorilerine taşıyan Kızılay İçecek, Afyonkarahisar’daki Prof. Dr. Besim Ömer Akalın Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün ve içecek teknolojileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Kızılay İçecek’in yeni ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden birini ise Kızılay Plus+ ürün ailesi oluşturuyor. Kızılay Erzincan’ın zengin magnezyumlu doğal maden suyunu fonksiyonel içeriklerle bir araya getiren Plus+ ürünleri; şekersiz, kalorisiz ve koruyucu içermeyen yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak suyu alanında da faaliyet gösteren Kızılay İçecek, Kızılay Su ile Gölcük’ün doğal kaynak suyunu, doğallığını ve mineral dengesini koruyarak yüksek kalite standartlarında tüketicilerle buluşturuyor. İkinci Yüzyılın Yeni Kaynağı: Kızılay Minera Kızılay İçecek, ikinci yüzyıla yalnızca yeni ürünlerle değil, yeni bir kaynakla giriyor. Afyonkarahisar’dan çıkan Kızılay Minera, daha hafif içim profiliyle premium segmentte konumlanıyor. Doğal mineral yapısını koruyan Kızılay Minera, evden restorana, otelden kafeye uzanan kullanım alanlarıyla maden suyu kategorisinde yeni bir tüketim deneyimi sunmayı hedefliyor. Kızılay İçecek, yeni kaynağıyla birlikte hem üretim kapasitesini hem de ürün portföyünün segment genişliğini büyütürken, 100 yıllık kalite birikimini geleceğin tüketici beklentileriyle buluşturacak. “Kızılay Maden Suyu üretimi iyiliğe dönüştürüyor” Kızılay Maden Suyu’nun 100. yıl buluşmasında konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kızılay’ın iyilik misyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Kızılay Maden Suyu bizim için köklü bir markanın ötesinde, iyiliğe dönüşen üretimin en güzel örneklerinden biri. Kızılay, 158 yıldır milletimizin dayanışma gücüyle ayakta duran büyük bir iyilik hareketi. Bugün dünyada insani ihtiyaçlar her yıl artıyor. Buna karşılık insani yardıma ayrılan kaynaklar aynı hızda artmıyor. İşte tam bu noktada, 100 yıl önce burada, Afyonkarahisar’da alınan kararın ne kadar ileri görüşlü olduğunu daha iyi anlıyoruz. Kızılay Maden Suyu, bu anlayışın ilk ve en köklü örneği. Bir şişe maden suyu, bir aşevinde verilen sıcak yemeğe, afet bölgesinde ihtiyaç sahibine ulaşan yardıma, sınırlarımızın ötesinde uzanan bir yardım eline dönüşüyor.” “Nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikayesi” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar ise Kızılay İçecek’in bugünkü üretim gücü ve ikinci yüzyıl vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bizim için üretim, iyiliği büyütmenin bir yolu. Aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikâyesi. Çünkü Kızılay’ın üretim anlayışının temelinde 100 yıl önce olduğu gibi bugün de insan, güven, kalite ve topluma değer katma sorumluluğu yer alıyor. Maden suyumuzun doğal mineral yapısını koruyarak kapalı sistemlerle üretim hatlarımıza aktarıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarımızı üretimin her aşamasında aynı hassasiyetle uyguluyoruz. Bugün sektörde tamamen koruyucusuz aromalı maden suyu üretebilen üç üreticiden biriyiz. Bu birikimi korurken yeni ürünlere, teknolojilere ve kategorilere yatırım yapmayı da sürdürüyoruz.” Türk Kızılay iştiraki Kızılay İçecek, bir asırdır ürettiği değeri Kızılay'ın insani yardım çalışmalarıyla iyiliğe dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express Türkiye’ye Altın Stevie® Ödülü Haber

DHL Express Türkiye’ye Altın Stevie® Ödülü

DHL Express Türkiye, lojistikte yapay zeka destekli karar mekanizmalarını odağına alan Geologic AI: AI-Powered Delivery Intelligence for Express Logistics projesiyle, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Stevie® Awards for Technology Excellence kapsamında Yapay Zeka kategorisinde Yılın Yeni Ürünü dalında Altın Stevie® Ödülü’ne layık görüldü. İş dünyasının uluslararası ölçekte en bilinen ödül programları arasında yer alan Stevie® Awards, teknoloji alanında öne çıkan kurumsal başarıları ödüllendiriyor. DHL Express Türkiye’nin kazandığı bu ödül, şirketin yapay zeka odaklı lojistik uygulamalarıyla dünya çapında dikkat çeken bir başarıya imza attığını ortaya koyuyor. 2026 yılında 37 ülke ve bölgeden 700’ün üzerinde adaylığın değerlendirildiği programda elde edilen Altın Stevie®, DHL Express Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesinin ve operasyonel yetkinliğinin uluslararası iş dünyasında da karşılık bulduğunu gösteriyor. DHL Express Türkiye’de teknoloji ve inovasyon odağı DHL Group’un 2030 stratejisinde yer alan “Digitally by Default” yaklaşımı doğrultusunda DHL Express Türkiye, teknoloji yatırımlarını iş süreçlerinin dönüşümünde temel unsurlardan biri olarak değerlendiriyor. DHL Express Türkiye, bu yaklaşımı 2024 yılında İstanbul Havalimanı’nda kurduğu Ar-Ge Merkezi ile daha da ileri taşıdı. Şirket, bu merkezde yapay zeka, otomasyon, veri analitiği ve operasyonel karar destek sistemleri alanlarında Ar-Ge niteliği taşıyan projeler geliştirerek lojistik sektöründe yeni uygulamaların öncüsü olmayı sürdürüyor. Operasyonlardan elde edilen veriyi teknoloji geliştirme süreçleriyle bir araya getiren bu yapı, DHL Express Türkiye’nin yalnızca mevcut süreçleri dijitalleştiren bir oyuncu değil, aynı zamanda sektöre yön veren yeni nesil çözümler üreten bir kurum olarak konumunu güçlendiriyor. Bu teknoloji vizyonunun somut örneklerinden biri de 135 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen İstanbul Havalimanı Gateway operasyon merkezi oldu. Tesiste kullanılan tam otomatik depolama ve ayrıştırma sistemleri ile Türkiye’nin ilk tam otomasyona sahip X-ray sistemi sayesinde gönderiler daha hızlı, güvenli ve verimli şekilde yönetiliyor. DHL Express Türkiye, önümüzdeki dönemde de yapay zeka, büyük veri ve analitik teknolojilerinin kullanım alanlarını genişleterek iş süreçlerini daha akıllı, daha entegre ve daha ölçeklenebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arena, OpenAI Select Partner Unvanını Aldı Haber

Arena, OpenAI Select Partner Unvanını Aldı

Arena, OpenAI teknolojileriyle bugüne kadar çok sayıda kurumsal projeyi hayata geçirdi. Bu deneyim, kurumsal yapay zekada asıl zorluğun modelin kendisi değil; yapay zekayı kurumsal veriyle, iş süreçleriyle, regülasyon yükümlülükleriyle ve yönetim hesap verebilirliğiyle bağlayabilmek olduğunu gösteriyor. Arena Labs, yapay zekayı kurumsal kararlara dönüştürüyor Arena Labs, bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirdiği AgentFlow platformu ile OpenAI dahil önde gelen yapay zeka modellerini finans, insan kaynakları, operasyon, satış, uyum ve müşteri deneyimi genelinde kuruma özgü, denetlenebilir kararlara dönüştüren bir orkestrasyon katmanı sunuyor. Arena, OpenAI, Claude, UiPath ve BytePlus gibi global çözümleri müşterilerine sunarken, kendi geliştirdiği yapay zeka ürünlerini de portföyüne ekleyerek kurumların yapay zeka ihtiyaçlarını stratejiden üretime uçtan uca karşılıyor. “Hedefimiz, yapay zekayı ölçülebilir iş sonucuna dönüştürmek” Konuyla ilgili açıklama yapan Arena CTO’su ve Arena Labs Genel Müdürü Barış Yeniçeri şunları söyledi: “OpenAI teknolojileriyle bugüne kadar birçok kurumsal proje hayata geçirdik; Select Partner unvanı, bu birikimi resmi bir iş ortaklığına taşıyor. 35 yılı aşkın dağıtım ve entegrasyon gücümüzle OpenAI çözümlerini lisanslamadan entegrasyona, danışmanlıktan teknik desteğe uçtan uca sunuyoruz. Hedefimiz, yapay zekayı her kurumun kendi işleyişine uyarlayarak ölçülebilir iş sonucuna dönüştürmek.” Arena, Select Partner unvanı ile birlikte sigortadan perakendeye, finanstan üretime tüm sektörlerdeki kurumlara OpenAI çözümlerini tek elden sunuyor: lisans temini, mimari tasarım, entegrasyon, güvenlik ve uyum danışmanlığı, kullanıcı eğitimi ve sürekli teknik destek. Arena Hakkında: Arena, 35 yılı aşkın süredir teknoloji dağıtımı, katma değerli çözümler ve kurumsal entegrasyon alanlarında faaliyet gösteren, Borsa İstanbul’da işlem gören bir teknoloji grubudur. Grup bünyesindeki Arena Labs Teknoloji Çözümleri A.Ş., yapay zeka tabanlı kurumsal ürünler geliştirmekte ve TÜBİTAK destekli Ar-Ge Merkezi ile Türkiye’nin yapay zeka ekosistemine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik’ten Orta Doğu ve Kuzey Afrika Hamlesi Haber

Empa Elektronik’ten Orta Doğu ve Kuzey Afrika Hamlesi

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer elektronik bileşenlerden oluşan geniş ürün portföyüyle kapsamlı teknoloji tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında yeni bir adım daha attı. Dubai merkezli olarak kurulan Empa MENA ile şirket, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) pazarındaki faaliyetlerini tek çatı altında daha etkin şekilde yönetmeyi hedefliyor. Yeni yapılanma sayesinde Empa Elektronik, uzun yıllardır faaliyet gösterdiği bölgede müşterilerine daha yakın olacak; satış, teknik destek ve mühendislik hizmetlerini daha hızlı ve etkin biçimde sunabilecek. Empa MENA; başta Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır olmak üzere Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde uzay, havacılık, savunma, endüstriyel elektronik ve LED aydınlatma başta olmak üzere geniş bir alanda iş geliştirme faaliyetleri yürütecek. Şirket, bölgedeki müşterilerine yarı iletkenler, güç kaynakları, elektromekanik bileşenler ve LED aydınlatma çözümlerinin yanı sıra Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi'nin mühendislik kabiliyetlerini de sunarak, bölgeye daha yakın ve daha etkin hizmet vermeyi hedefliyor. "Bölgesel varlığımızı güçlendiriyoruz" Empa Elektronik CEO'su Murat Sarpel, Empa MENA'nın şirketin yeni coğrafyalarda büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olduğunu belirterek, "Empa MENA ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki müşterilerimize çok daha yakın olacağız. Yerleşik bir yapılanmayla bölgede faaliyet göstermek, müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermemizi ve iş ortaklarımıza daha etkin destek sunmamızı sağlayacak. Aynı zamanda iş ortaklarımızın bölgedeki büyüme hedeflerine de katkı sağlayacak güçlü bir yapı oluşturuyoruz" dedi. Empa MENA'nın, Empa Elektronik'in küresel büyüme stratejisinde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Sarpel, şunları söyledi: Dijital dönüşüm ve savunma yatırımları bölgeyi öne çıkarıyor "Başta Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan olmak üzere MENA bölgesinde dijital dönüşüm, savunma sanayi ve ileri teknoloji alanlarında son yıllarda çok önemli yatırımlar gerçekleştiriliyor. Bu yatırımların artarak devam etmesi, bölgenin teknoloji ekosistemini her geçen gün daha da güçlendiriyor. Uzay, havacılık, savunma, endüstriyel elektronik ve LED aydınlatma gibi Empa Elektronik'in güçlü olduğu sektörlerde önemli fırsatlar görüyoruz. Empa Electronics MENA ile Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere tüm bölgede bu potansiyeli daha etkin değerlendirmeyi hedefliyoruz." Küresel büyüme stratejisinin yeni halkası Empa Elektronik'in uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda bölgesel yapılanmalarını güçlendirmeye devam ettiğini vurgulayan Murat Sarpel, "Coğrafi etki alanımızı genişletmek stratejik önceliklerimiz arasında yer alıyor. Daha önce Macaristan merkezli Empa Electronics CEE ile Orta ve Doğu Avrupa'da önemli bir yapılanma oluşturduk. Empa MENA ile bu kez Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki varlığımızı güçlendiriyoruz. Bölgesel etki alanımızın genişlemesi sayesinde yeni pazarlardaki fırsatlara daha kolay erişirken, iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü ilişkileri farklı coğrafyalara taşıyor ve küresel ölçekte daha da sağlamlaştırıyoruz" diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IGLO Architects’ten Üretim, Ar-Ge ve Yönetim Merkezi Yapısında Bütüncül Tasarım Haber

IGLO Architects’ten Üretim, Ar-Ge ve Yönetim Merkezi Yapısında Bütüncül Tasarım

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan Beko Yönetim ve Ar-Ge Merkezi’nin iç mimari ve cephe tasarımı IGLO Architects imzasını taşıyor. Bugüne kadar farklı sektörlerdeki işverenleri için Türkiye'deki birçok şehirde ve yurt dışında mimari tasarım, proje ve uygulama alanlarında hizmet veren, mimarlık alanında işlevsel tasarımlar ve uygun maliyetli çözümler üreten Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar Karoğlu liderliğindeki IGLO Architects, projede, yönetim, üretim ve Ar-Ge süreçleri arasında güçlü bir fiziksel ve işlevsel ilişki kurmayı hedefledi. IGLO Architects tarafından geliştirilen 10.000 m²’lik mekansal organizasyon, idari birimler ile teknik araştırma alanlarını birbirinden ayrıştırırken aynı zamanda departmanlar arasında kesintisiz bir iletişim ve erişim kurgusu oluşturuyor. Endüstriyel ölçekle uyumlu kütle yapısı, üretim altyapısıyla kurduğu ilişkiyi mimari ölçekte görünür hale getiriyor. Cephede kullanılan prekast paneller, yapının endüstriyel bağlamla uyumlu güçlü ve yalın karakterini tanımlıyor. Tekstil mesh güneş kırıcılar ise gün ışığını kontrollü biçimde filtreleyerek iç mekanlarda görsel konfor sağlıyor. Yapının üst kotlarında konumlanan Ar-Ge birimleri, geniş açıklıklı kanopilerle tanımlanan sosyal teraslarla destekleniyor. Dağ manzarasına yönlenen açık alanlar ve merkezde yer alan iç avlu, doğal hava sirkülasyonunu destekleyen yarı açık mekanlar oluştururken çalışanlar arasındaki sosyal etkileşimi de artırıyor. Zemin katta yer alan şeffaf showroom ve fuaye alanı, markanın küresel faaliyetlerini ziyaretçilere aktaran karşılayıcı bir alan olarak kurgulanıyor. Yapının arka bölümünde konumlanan laboratuvar ve test alanları ise ofis hacimleriyle doğrudan bağlantılı sirkülasyon hatları üzerinden organize edilerek operasyonel verimlilik destekleniyor. Projede sürdürülebilirlik yaklaşımı yalnızca yapısal çözümlerle sınırlı kalmıyor. IGLO Architects, üretim hattından çıkan çamaşır makinesi tamburları gibi endüstriyel parçaları peyzaj elemanı olarak yeniden değerlendirerek tasarımın bir parçası haline getiriyor. Bu yaklaşım, yapının üretim kültürüyle kurduğu bağı güçlendirirken endüstriyel atıkların yeniden kullanımına yönelik yaratıcı bir perspektif sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, WIN Eurasia’da İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor Haber

Bosch, WIN Eurasia’da İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor

Yaklaşık 150 metrekarelik stant alanında dijital mühendislik, akıllı otomasyon, üretim ekipmanları ve özel makine çözümlerine odaklanan BMG, üretim teknolojilerindeki yetkinliklerini sektör profesyonellerine tanıtıyor. WIN Eurasia’nın, BMG’nin farklı sektörlerdeki müşterilere yönelik teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini görünür kıldığı önemli bir platform olduğunu belirten Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan şunları söyledi: “WIN Eurasia, yalnızca teknolojilerimizi sergilediğimiz bir platform olmanın ötesinde, sanayinin geleceğine yönelik dönüşüm vizyonumuzu paydaşlarımızla birlikte değerlendirdiğimiz önemli bir buluşma noktası oldu”. Uçan, Bosch Üretim Çözümleri Türkiye olarak Bosch’un küresel üretim ekosistemindeki bilgi birikimini, Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesindeki müşterilerinin karmaşık üretim ihtiyaçları için özel çözümlere dönüştürdüklerinin altını çizdi ve şöyle devam etti: “Dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve ileri üretim teknolojilerindeki uzmanlığımızla üretim süreçlerini daha verimli, daha esnek ve daha sürdürülebilir hale getiren çözümler geliştiriyoruz.” Akıllı otomasyon ve görüntü işleme uygulamaları fuarda öne çıktı Fuar kapsamında sergilenen al-bırak (pick & place) uygulamaları ve yüksek performanslı konveyör sistemleriyle entegre çalışan interaktif cobot uygulamaları, görüntü işleme (vision) sistemleri ve akıllı üretim senaryoları, insan ve makine iş birliğinin üretim süreçlerinde nasıl daha yüksek verimlilik sağladığını uygulamalı olarak ortaya koyuyor. Manuel montaj süreçlerinde operatörlere yönlendirme sağlayan ve mikrometre seviyesindeki çok ince yüzeylerin bile kalite kontrolünü yapabilen görüntü işleme (vision) sistemleri ile akıllı üretim senaryoları da fuarda dikkat çeken teknolojiler arasında. Batarya ve hidrojen teknolojilerine yönelik geliştirilen uçtan uca üretim hatları da Bosch Üretim Çözümleri standında yer bularak küresel kabiliyetlerini temsil ediyor. Üretim sistemlerinin modernizasyonu için çözümler Fuarda gerçekleştirilen teknoloji demoları sayesinde, pek çok farklı sektör için mühendislik çözümleri ziyaretçilere uygulamalı olarak aktarılıyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, danışmanlıktan tasarıma, üretimden teknik servise kadar uzanan uçtan uca hizmet modeliyle sadece yeni tesis kurulumlarında değil, mevcut üretim sistemlerinin modernizasyonunda da sanayicilerin yanında yer alıyor. Şirket, mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme (HVAC) gibi birbirinden farklı üretim dinamiklerine sahip sektörlerin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamayı sürdürüyor. Bosch Üretim Çözümleri, küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olarak 17 yıldır Bursa’da faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda, Bosch Üretim Çözümleri, Ar-Ge Merkezi olarak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırıldı. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sirena Marine, 24 metre altı yat ihracatında liderliğini sürdürdü Haber

Sirena Marine, 24 metre altı yat ihracatında liderliğini sürdürdü

Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen “Award on Water” Gemi Yat ve Hizmetleri Sektörü 2025 Ödül Töreni ile sektörün ihracat liderleri açıklandı. Türkiye’nin küresel tekne üreticisi Sirena Marine, 24 metre altı yat ihracatında geçen yıl olduğu gibi bu yılda lider olarak uluslararası başarı grafiğini bir kez daha tescilledi. 2025’te 80,7 Milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Sirena Marine, Birlik geneli ihracat sıralamasında da yedinci sırada yer alarak sektörün liderlerinden biri olduğunu gösterdi. Entegre üretim ve global marka Sirena Marine, Bursa Orhangazi’de 155 dönümlük entegre üretim tesisinde, Tuzla’daki üretim altyapısı ve Yalova-Altınova’daki yeni nesil süperyat üretim tesisiyle birlikte uçtan uca bir üretim ekosistemi yönetiyor. 2017 yılında T.C. Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı onayı ile Ar-Ge Merkezi unvanını alan Orhangazi tesisi ve diğer üretim tesisleriyle Sirena Marine, yenilikçilik kapasitesini her geçen gün daha da artırıyor. 1000’i aşkın çalışanıyla faaliyet gösteren şirket, kompozit üretimden mobilyaya, mühendislikten Ar-Ge’ye kadar tüm kritik süreçleri kendi bünyesinde gerçekleştiriyor. Mevcut tesislerinde 50’yi aşkın tekneye kadar üretim yapabilme kapasitesine sahip olan Sirena Marine, ürün gamını daha geniş bir müşteri profiline hitap edecek şekilde geliştirmeyi ve büyük boy yat segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Yerli işçilikle dünyanın dört bir yanına ihracat Bugüne kadar 600’den fazla tekne üreten Sirena Marine, Türkiye’nin küresel tekne üreticisi olarak dünyanın dört bir yanına tekne ihraç ediyor. %100 yerli işçilikle ürettiği tekneleri kalitesi, yaratıcılığı ve el işçiliği ile birçok ülkede tekne severlerin ilk tercihlerinden biri. Bu sayede Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyanın önde gelen pazarlarında Türk işçiliği marka olmuş durumda. Amerika pazarında çok güçlü olan Sirena Marine; bugüne kadar Sirena Yachts markasıyla ürettiği teknelerin önemli bir kısmını ABD pazarına gönderirken, Amerika’da 48 ft – 118 ft aralığındaki seri üretim motoryat segmentinde ilk üç oyuncu arasında yer alıyor. ABD ile birlikte Sirena Marine’in öne çıkan pazarları arasında; Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere ve İskandinav ülkeleri var. Şirket, 2026 itibarıyla mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi ve yeni bölgelerde daha dengeli bir büyüme sağlamayı hedefliyor. Bu çerçevede Güney Amerika, Orta ve Kuzey Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında daha güçlü bir ticari yapı oluşturmayı amaçlıyor.

Empa Elektronik, Yeni Markası TIREMO® ile SAHA Expo’ya Damga Vurdu Haber

Empa Elektronik, Yeni Markası TIREMO® ile SAHA Expo’ya Damga Vurdu

Elektronik bileşen sektöründe; yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş ürün yelpazesiyle kapsamlı bir teknoloji tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, SAHA Expo Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın en dikkat çeken katılımcılarından biri oldu. Şirket fuarda AMD tabanlı edge AI, yüksek performanslı hesaplama ve gömülü sistemlere yönelik işlemci ve hızlandırıcı çözümlerinin yanı sıra TE Connectivity’nin yüksek güvenilirlikli konnektör teknolojilerini ve RF/mikrodalga, havacılık arayüzleri, güç çevrim ve uzay kalifiye bileşen çözümlerini tanıttı. SAHA Expo’da savunma sanayindeki güçlü konumunu pekiştirirken yeni çatı markası TIREMO®’yu da ilk kez sektör profesyonelleriyle tanıştıran Empa Elektronik, önemli bir işbirliğinin ilk adımını da fuarda attı. Şirket, yerli çip tasarım firması Yonga Teknoloji Mikroelektronik Araştırma Geliştirme Tic. A.Ş. (Yongatek Microelectronics) ile olası iş birliği alanlarının değerlendirilmesine yönelik bir niyet mektubu imzaladı. Anlaşmanın imza töreni, SAHA Expo’da düzenlendi. Empa 2.0 vizyonunun omurgası Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, SAHA Expo’da bu yıl Empa’nın hem mevcut iş birliklerini güçlendirme hem de yeni projeler için güçlü temaslar kurma fırsatı yakaladıklarını belirterek “Fuarda aynı zamanda Empa Elektronik’in teknoloji ekosistemine yeni bir yön veren TIREMO®’yu da ilk kez tanıttık. Empa 2.0 vizyonumuzun omurgası olarak tanımladığımız TIREMO®, şirketimizin halka arz sonrası döneminin önemli mihenk taşlarından birini temsil ediyor. Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi bünyesinde geliştirilen tüm proje, ürün ve hizmetlerimizi artık TIREMO® kimliği altında, küresel standartlara uyumlu bir ‘teknoloji evi’ disipliniyle yönetmeye başladık” dedi. Amiral gemisi TIREMO®Cortex TIREMO®’nun siber güvenlikten uçta yapay zekâya, uç birim IoT cihaz yönetiminden özel yazılım çözümlerine kadar Empa’nın tüm katma değerli faaliyetlerini tek bir çatı altında toplayarak küresel bir kimlik kazandırdığını kaydeden Sarpel, şunları söyledi: “TIREMO®’nun projeler ayağı, şirket içi verimlilikten pazara sunulacak yüksek teknolojili platformlara kadar yürütülen tüm tasarım projelerini temsil ediyor. Bu kapsamda TIREMO®CRM (Empadigital), TIREMO®AIoT ve TIREMO®Vision olmak üzere üç ana odak noktamız bulunuyor. Empa’nın ticari ürün gamındaki ilk önemli adımı olan TIREMO®Cortex’i TIREMO®’nun yeni amiral gemisi olarak tanımlıyoruz. Hizmetler başlığı altında konumlandırdığımız ‘Accelerator Workshops’ ile ‘Teknik Destek’, ‘PoC (Proof of Concept)’, ‘Prototipleme’ ve ‘Sertifikasyon Desteği’; Empa’nın ‘Hızlandırıcı (Accelerator)’ kültürünün bir yansıması olarak TIREMO® çatısı altında sunuluyor.” Yongatek ile iyi niyet mektubu imzaladı Yongatek Microelectronics ile gerçekleştirilen imza töreninin detaylarına da değinen Murat Sarpel, “Bu iyi niyet mektubu ile Empa Elektronik’in, Yongatek Microelectronics çözümlerine teknik destek ve pazarlama alanlarında katkı sağlaması ve bu çözümlerin TIREMO® platformunun ‘superset’ bileşenleriyle entegre edilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda Yongatek’in, TIREMO® platformunun stratejik teknoloji partnerlerinden biri haline gelebileceği değerlendiriliyor” diye konuştu. Türkiye’nin iki önemli teknoloji firması arasında sağlanacak bu işbirliğinin, Türkiye’nin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak stratejik bir adım olduğuna dikkat çeken Sarpel, “Bu sinerjinin, hem savunma sanayinde hem de sivil teknolojilerde yerli çözümlerin tercih edilmesini artıracağına ve Türkiye’nin teknolojide dışa bağımlılığını azaltma hedeflerine somut katkılar sağlayacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik İlk Çeyrekte  Hasılatını Yüzde 28,3 Artırdı Haber

Empa Elektronik İlk Çeyrekte  Hasılatını Yüzde 28,3 Artırdı

Elektronik bileşen sektöründe, yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş ürün yelpazesiyle, kapsamlı bir teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin faaliyet raporunu açıkladı. Yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,3 artışla 1,07 milyar TL net satış geliri elde eden şirketin brüt karı ise yüzde 29,6 artışla 210,4 milyon TL oldu. Öz kaynakları yüzde 51,3 arttı Yılın ilk çeyreğini 23,8 milyon TL vergi öncesi karla kapatan Empa Elektronik’in aynı dönemde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) yüzde 29,8 oranında artarak 139,2 milyon TL seviyesine ulaştı. Şirketin öz kaynakları 2025’in ilk çeyreğinde 1,72 milyar TL iken bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 51,3 artışla 1,77 milyar TL’ye ulaştı. İlk çeyrek sonunda aktif büyüklüğü ise 2,24 milyar TL olarak gerçekleşti. Sürdürülebilir büyüme hedefi Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, sürdürülebilir büyüme hedefiyle oluşturdukları stratejik planların şirketin finansal performansına olumlu katkı sağladığını söyledi. Empa’nın satış gelirlerinin yüzde 28,3 oranında, brüt kârının yüzde 29,6 oranında, FAVÖK’ünun ise yüzde 29,8 oranında artığına dikkat çeken Sarpel, “Tüm bu sonuçlar, yeni yatırımlarımız ve iş birliklerimizle birlikte yeni pazarlara açılma ve dijitalleşme hamlelerimizin şirketimizin büyümesine önemli bir etki yaptığını gösteriyor. Ülkemiz ve bölgemizdeki konjektürel gelişmelerin etkileri de finansal sonuçlarımıza olumlu biçimde yansıdı” dedi. Yeni çatı marka TIREMO® Yılın ilk çeyreğinde Empa Elektronik’in en önemli stratejik adımının TIREMO® ile başlattıkları yeni dönem olduğunu ifade eden Murat Sarpel, “Yeni çatı markamız TIREMO® ile teknoloji ekosistemimizi yeniden tanımlıyoruz. Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi bünyesinde geliştirilen tüm proje, ürün ve hizmetlerimiz, artık TIREMO® kimliği altında, küresel standartlarda bir teknoloji evi disipliniyle yönetilecek. Empa 2.0 vizyonumuzun omurgası olarak tanımlayabileceğimiz TIREMO®, aynı zamanda şirketimizin halka arz sonrası döneminin önemli mihenk taşlarından birini temsil ediyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.