Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ar-Ge Merkezi

Kapsül Haber Ajansı - Ar-Ge Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Empa Elektronik Savunma Sanayindeki Gücünü “SAHA”da Sergileyecek Haber

Empa Elektronik Savunma Sanayindeki Gücünü “SAHA”da Sergileyecek

Elektronik bileşen sektöründe, yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş ürün yelpazesiyle, kapsamlı bir teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, 5-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan SAHA Expo Uluslararası Savunma Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda yerini almaya hazırlanıyor. Fuara üçüncü kez katılacak olan şirket, savunma sanayindeki güçlü konumunu pekiştirirken yeni çatı markası TIREMO®’yu da sektör profesyonelleriyle ilk kez buluşturacak. “Yeni çatı markamız TIREMO® ile teknoloji ekosistemini yeniden tanımlayacağız” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, SAHA Expo’nun savunma sanayii ve ileri teknoloji alanında Türkiye’nin en önemli platformlarından biri olduğunu belirterek “Biz de Empa Elektronik olarak fuarda hem mevcut iş birliklerimizi güçlendirmeyi hem de yeni projeler için güçlü temaslar kurmayı hedefliyoruz. Bu yılki en önemli gündemimiz ise TIREMO® ile başlattığımız yeni dönem olacak” dedi. Empa Elektronik’in, TIREMO® ile teknoloji ekosistemini yeniden tanımladığını ifade eden Sarpel, “TIREMO®, Türkiye’nin yüksek teknoloji içeren vizyon projelerinde stratejik teknoloji tedarik ortağı olarak hizmet veren şirketimizin halka arz sonrası döneminin önemli mihenk taşlarından birini temsil ediyor. Kısaca Empa 2.0 vizyonumuzun omurgası diyebiliriz. Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi bünyesinde geliştirilen tüm proje, ürün ve hizmetlerimiz, artık TIREMO® kimliği altında, küresel standartlarda bir teknoloji evi disipliniyle yönetilecek” açıklamasında bulundu. Geniş ürün yelpazesi SAHA Expo’da TIREMO®’nun yanı sıra Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi tarafından hazırlanan AMD tabanlı yapay zeka odaklı işlemci ve hızlandırıcı çözümlerini tanıtacaklarını anlatan Murat Sarpel, “Ayrıca TE Connectivity’nin yüksek güvenilirlikli konnektör ve bağlantı teknolojileri standımızda sergilenecek. AMD markalı ürünlerde özellikle edge AI, yüksek performanslı hesaplama (HPC) ve gömülü sistemlere yönelik donanım mimarileri ön plana çıkacak. TE Connectivity çözümleri ise zorlu çevresel koşullarda yüksek sinyal bütünlüğü ve dayanıklılık gerektiren savunma ve endüstriyel uygulamalara odaklanacak. Empa Elektronik bünyesinde temsil edilen RF ve mikrodalga çözümleri, havacılık arayüzleri, güç çevrim çözümleri ve uzay kalifiye bileşenler gibi pek çok çözüm de standımızda sektör profesyonelleriyle buluşacak” diye konuştu. “Küresel markaların temsilcilerini standımızda ağırlayacağız” SAHA Expo’nun hem yerli projelerde aktif rol alma hem de uluslararası iş birliklerini geliştirme açısından kritik bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Sarpel, şöyle devam etti: “SAHA Expo süresince düzenlenecek seminer, konferans ve sektörel etkinlikleri yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda teknik uzmanlarımızla çeşitli oturumlarda yer almayı ve sektör profesyonelleriyle bilgi paylaşımında bulunmayı planlıyoruz. Ayrıca fuar süresince gerçekleştireceğimiz birebir görüşmeler ve teknik paylaşımlar da bizim için önemli bir etkileşim alanı oluşturacak. Öte yandan distribütörü olduğumuz küresel markaların temsilcilerini de fuar boyunca standımızda ağırlamayı, böylece ziyaretçilerimize hem daha kapsamlı teknik bilgi sunmayı hem de üretici firmalarla doğrudan iletişim kurma fırsatı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi Haber

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırılan merkez, 16 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösteren iş kolunun artan yetkinliklerinin ve genişleyen sorumluluklarının bir yansıması olarak önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Hem dünya hem de Türkiye’deki sanayinin dönüşümü için tasarlayan ve üreten Bosch Üretim Çözümleri’nin Ar-Ge Merkezi sertifikası almasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Daniel Korioth, Bosch’un Türkiye’deki güçlü mühendislik birikimine dikkat çekti: “İnovasyona olan bağlılığımızın ifadesi olan ‘Yaşam için teknoloji’ mottomuz bize tüm faaliyetlerimizde yol gösteriyor. Türkiye’deki beşinci Ar-Ge merkezimiz aynı zamanda sanayi teknolojileri alanındaki mühendislik yetkinliğimizin de bir tescilidir.” Küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olan Bosch Üretim Çözümleri, 30 yılı aşkın bir süredir dört kıtada 17 farklı lokasyonda faaliyetlerine devam ediyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, küresel mühendislik ağıyla entegre yapısı sayesinde, Bosch’un üretim teknolojilerindeki deneyimini dijital mühendislik ve ileri üretim çözümleriyle birleştirerek danışmanlık ve tasarımdan tedariğe, üretimden eğitim ve teknik servise kadar uçtan uca hizmet sağlıyor. Başta mobilite olmak üzere dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme gibi pek çok farklı sektördeki zorlu üretim süreçlerine uygun, müşteriye özel çözümler geliştiren iş kolu, mevcut makine parklarının modernizasyonuna da katkı sağlıyor. Bosch Üretim Çözümleri Bursa Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, 4 Kategoride ‘Uluslararası Laboratuvar Ligi’nin Birincisi Oldu  Haber

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, 4 Kategoride ‘Uluslararası Laboratuvar Ligi’nin Birincisi Oldu 

Çoklu elementlerden oluşan bir numunenin içinde yer alan minerallerin bulunmasını konu alan yarışmaya dünya çapında 226 laboratuvar katılırken, Eti Bakır Ar-Ge Merkezi 4 elementte sapmasız sonuca ulaşarak birinci oldu. Katma değerli sanayinin öncü şirketlerinden Eti Bakır’ın Ar-Ge Merkezi, yürüttüğü analiz çalışmalarının doğruluğunu ve uluslararası standartlarla uyumunu teyit eden önemli bir başarıya imza attı. Küresel madencilik sektörünün önde gelen akredite kuruluşlarından olan Avustralyalı Geostats tarafından gerçekleştirilen laboratuvarlar arası ‘Round Robin’e katılan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, altın, bakır, gümüş ve kurşunda tam sonuca ulaşarak 226 laboratuvar arasında birinci oldu. Eti Bakır Ar-Ge Merkezi Direktörü İbrahim Göktaş, bu sonucun kendileri için uluslararası arenada önemli bir referans sağlayacağını anlatarak, şu bilgileri verdi: “Yarışmada, içinde farklı elementlerin olduğu numuneler sunuluyor. Her laboratuvar kendi konusunda bu element paketlerinden birini seçiyor. Biz içinde altın, gümüş, kobalt, demir, kükürt, bakır, kurşun, nikel ve arsenik olan bir numune seçtik. Bu numuneler daha önce kendileri tarafından incelenmiş ve içindeki oranları belgelenmiş numuneler. Başarı kazanmış olabilmek için en fazla +3, -3 standart sapmayla bu oranlara ulaşmak gerekiyor. Tek bir numune veriliyor, yani herhangi bir hata yapıldığında geri dönüşü mümkün değil. Aynı numuneyi inceleyen laboratuvarlar olduğu gibi farklı bir element gruplarını inceleyen laboratuvarlar da bulunuyor. Ancak herhangi bir element aynıysa onunla da yarışıyorsunuz. ‘Round Robin’ adı da buradan geliyor. Biz 4 elementte standart sapmasız tam sonuca ulaşarak birinci olduk. Diğer elementleri de dahil ettiğimizde ortalama standart sapmamız +1, -1 olarak gerçekleşti.” AB PROJELERİNDE YER ALACAK Yarışmadan alınan başarılı sonucun, uluslararası standartlara uygun bir Ar-Ge Merkezi olduklarının kanıtı olduğunu ifade eden Göktaş, “Bu yarışmalara önümüzdeki dönemde de katılmaya devam edeceğiz. Üniversite-sanayi iş birlikleri alanında yeni projelerimiz olacak. AB destekli geri dönüşüm projelerine ve Ufuk Avrupa (Horizon Europe) programlarına başvurularda bulunacağız. TÜBİTAK’ın 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı’na hazırlanıyoruz. Round Robin başarısı ile analiz altyapımız ve uzman kadromuzun uluslararası standartlarda doğruluk ve güvenilirlik sunma yaklaşımını bir kez daha teyit etmiş olduk. Gelecek dönemde yürüteceğimiz ve içinde yer alacağımız projelerle de Eti Bakır Ar-Ge Merkezi’nin yetkinliğini göstereceğiz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lactalis Türkiye Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ne İmza Attı Haber

Lactalis Türkiye Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ne İmza Attı

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Global Compact ortaklığında oluşturulan WEPs; kadınların iş yerinde ve toplumda güçlenmesini destekleyen eşitlikçi ve kapsayıcı uygulamaların yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Bu imzayla, Lactalis Türkiye kadınların liderlik rollerindeki temsiliyetini artırma, fırsat eşitliği temelli insan kaynakları süreçlerini geliştirme ve güvenli, kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturma konusundaki kararlılığını uluslararası düzeyde teyit etmiş oldu. “WEPs inisiyatifinin bir parçası olmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini iş kültürümüzde sürekli geliştirme kararlılığımızı destekleyen değerli bir adım,” diyen Lactalis Türkiye CEO’su Onur Barım, sözlerine şöyle devam etti: “İnsan kaynakları süreçlerimizi herkes için eşit fırsat ilkesiyle yönetiyor, çeşitlilik ve kapsayıcılığın sürdürülebilir iş başarısının temel unsurları olduğuna inanıyoruz. Bugün üst yönetim ekibimizde kadın oranımız yüzde 40. Ar-Ge Merkezi’mizdeki mühendis ve uzman kadromuzun ise yüzde 56’sı yani yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. Önümüzdeki dönemde tüm kademelerde kadın temsilini daha da artırmayı hedefliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, kadınların iş gücüne eşit katılımını desteklemek ve kadınlar ile kız çocuklarının güçlenmesine yönelik sosyal etkisi yüksek projeler üretmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. WEPs imzasının bu yolculukta bize önemli bir rehberlik sağlayacağına inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi tescillendi Haber

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi tescillendi

Eti Bakır’ın Samsun’da bulunan Ar-Ge Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5746 sayılı kanun kapsamında yapılan denetimler sonucunda 30 Ocak 2026 itibarıyla ‘Ar-Ge Merkezi’ belgesini aldı. Alınan tescil belgesi sayesinde teknik kabiliyetleri güçlendirmek için gerekli olan yüksek teknolojili cihaz ve ekipmanlara erişim kolaylığına sahip olan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, teknoloji geliştiren yapısıyla Türkiye’deki tüm madencilik sektörü için teknik bir güç olacak. Eti Bakır Ar-Ge Direktörü İbrahim Göktaş, Ar-Ge merkezi ünvanına sahip olmanın bir varış noktası değil, global ligde oynamak için alınan bir vize olduğunu belirterek, “Bu ünvan bizi 'problem çözen' yapıdan 'teknoloji geliştiren' bir yapıya taşıyacak. Bize kattığı en büyük değer kurumsallaşma ve disiplin olacak. Yer altındaki zenginliği, yer üstündeki akıl ve bilimle birleştiriyoruz. Bu tescil sayesinde nitelikli insan kaynağının yanı sıra Ar-Ge merkezlerine özel açılan fonlara ve hibe programlarına erişimimiz kolaylaşacak. Tescil belgesiyle yer aldığımız her proje yeni bir projeyi beraberinde getirecek” dedi. ÜNİVERSİTE – SANAYİ İŞ BİRLİĞİ PROJELERİ Alınan bu belge ile akademik dünya ile Eti Bakır Ar-Ge Merkezi arasındaki bağlarının resmiyet kazandığını ifade eden Göktaş, üniversite- sanayi iş birliğini bir iş modeli haline getireceklerini söyledi. Üniversitelerle kurulan bağların daha da sıkılaşarak, ortak projelerin artırılacağını ifade eden Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: “Madencilik sektörü dünyada artık sadece rezerv miktarıyla değil o rezervi ne kadar verimli ve çevreci işlediğinizle ölçülüyor. Eti Bakır, madenciliğe her zaman ‘bilimsel’ yaklaştı. Ar-Ge Merkezimizle bunu artık kanıtlamış oluyoruz. Önümüzdeki dönemde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) belgesine başvurarak yurt dışındaki güvenilir faaliyetlerimizi de artıracağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’den 2025 Yılında Dünya Çapında Yükseliş Haber

Hyundai’den 2025 Yılında Dünya Çapında Yükseliş

Hyundai Motor Avrupa, 2025 yılında Avrupa pazarında (AB, EFTA, Birleşik Krallık, Doğu Avrupa ve Türkiye) 603.542 adet binek otomobil satışı gerçekleştirerek yüzde 4,2 pazar payı elde etti. Güçlü bir performans sergileyen Hyundai, elektrikli araç segmentindeki konumunu güçlendirmeye devam ederek satış hacminde yüzde 24 büyüme kaydetti. Tam elektrikli araçlar (BEV) yüzde 48 artışla büyümenin ana itici gücü olurken, Hibrit (HEV) ve Plug-in Hibrit (PHEV) modeller de yüzde 11 artış gösterdi. Hyundai, Avrupa’da giderek daha dinamik hale gelen pazar ortamında yüzde 18’lik tam elektrikli satışıyla da sağlam bir ilerleme kaydetti. Buna ek olarak Hyundai, iki temel satış kanalında müşteri tabanını genişletti: bireysel satışlar yüzde 2, filo satışları ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 4 arttı. Avrupa Pazarlarında Güçlü Performans Hyundai, 2025 yılında Avrupa’nın kilit pazarlarında önemli başarılar elde etti. Birleşik Krallık’ta satış hacimleri büyümeye devam ederek 93.124 adetle ülke tarihindeki en yüksek ikinci sonuca ulaştı ve binek otomobil pazarında dokuzunculuktan altıncılığa yükseldi. Hyundai, Almanya’da 92.890 adet satış ve yüzde 3,3 pazar payıyla binek otomobil segmentinde en çok satan Asyalı marka oldu. Elektrikli araç tescilleri yüzde 49 artarken EV oranı ise yüzde 27’ye ulaştı. İspanya’da da 64.467 adet ve yüzde 5,8 pazar payıyla pazardaki en yüksek satış hacmine ulaşarak dördüncü sıradaki yerini korudu. İtalya’daki pazar payı yüzde 3,0 seviyesinde sabit kalırken satış adeti ise 47.046 adet oldu. EV satışlarındaki artış sayesinde EV oranı pazar ortalamasının 9 puan üzerine çıktı. Fransa’da ise yüzde 2,8 pazar payı ve 45.623 adetlik satışla ilk 10 marka arasında yer aldı. Ayrıca Fransa’da; Hibrit Elektrikli Araçlar satışların yüzde 35’ini oluşturdu ve pazar ortalaması olan yüzde 22’nin üzerine çıktı. Avrupa’nın Yükselen Yıldızı Türkiye Hyundai, üretim yaptığı Türkiye’de ise 2025 yılında satışlarını yüzde 10 artırarak toplam 67.368 adet hacme ulaştı ve binek otomobil pazarında altıncı sırada yer aldı. Türk tüketicisinin en çok sevdiği ve ilgi gösterdiği markalardan biri olan Hyundai, 1997 yılından bu yana kesintisiz olarak Türkiye’de üretim yaparak aynı zamanda ülke ekonomisine ve istihdaa da katkıda bulunmaya devam ediyor. Bu rakamlar, Hyundai’nin elektrifikasyon stratejisinin başarısını ortaya koyan güçlü göstergeler olarak öne çıkıyor; markanın birçok modeli EV segmentine liderlik ediyor. INSTER, toplam 33.917 adet satışla bölgede A segmenti elektrikli araçlar arasında ikinci sırada yer aldı. INSTER, 2025 Dünya Elektrikli Otomobili seçilirken, IONIQ 9 Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili ödülünü kazandı. HEV ve PHEV versiyonlarının yanı sıra içten yanmalı motor seçeneği de bulunan TUCSON ise Avrupa’da kompakt SUV segmentinde bireysel satış kanalına yüzde 5,3 pazar payıyla liderlik ediyor. Hyundai CEO’su Jose Muñoz “Avrupa, Hyundai’nin küresel büyümesi açısından merkezi bir konumda. Bölge genelinde üretim, Ar-Ge ve insan kaynağına yaptığımız yatırımlar, Avrupa’ya olan uzun vadeli bağlılığımızı ve yerelleşme stratejimizi yansıtıyor. Çekya, Türkiye ve Almanya’daki ekiplerimiz Hyundai’nin ‘Progress for Humanity yani İnsanlık İçin İlerleme’ vizyonunu Avrupa’da daha ileriye taşıyor. Önümüzdeki 18 ay içinde piyasaya sunacağımız 5 yeni model ve 2027 yılına kadar tamamen elektrikli hale gelecek ürün gamımızla, Avrupalı müşterilerimize hak ettikleri seçenekleri sunmak için hızla ve kararlılıkla ilerliyoruz” dedi. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise “Hyundai Motor Avrupa olarak 2025 yılında elektrikli araç satışlarındaki yüzde 24’lük artış ve hibrit - elektrikli modellerimizdeki toplam pazar payımızı aşan performansımız sayesinde güçlü bir sonuç elde ettik. Önümüzdeki 18 ay içinde 5 tamamen yeni modelden oluşan güçlü bir ürün atağımızla ürün yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bayi ortaklarımızla yakın çalışarak Avrupalı müşterilerin beklentilerini karşılayacak ve geleceğe güvenle hazırlanacağız” dedi. 2027’ye Kadar Tamamen Elektrikli Ürün Gamı Hyundai, elektrifikasyon stratejisinin derinleşmesi doğrultusunda, elektrikli ürün portföyünü genişletmeyi sürdürüyor. Önümüzdeki 18 ay içinde 5 yeni modelin lansmanı planlayan Hyundai, bunların üçünü Avrupa’daki müşteri ihtiyaçlarına uyum sağlamak üzere B segmentinde yer konumlayacak. Bu modeller arasında, Nisan 2026’da Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini kutlayacak olan IONIQ 3 de bulunuyor. Bunun ardından Hyundai’nin ürün gamı, en küçük model INSTER’dan STARIA Electric’e kadar uzanan 7 adet BEV ile pazardaki en kapsamlı EV ürün gamlarından biri haline geliyor. Halihazırda modellerin yaklaşık yüzde 80’inin elektrikli bir versiyonu bulunurken, Hyundai 2027 yılına kadar tüm modellerini elektrikli hale getirmeyi hedefliyor. Hyundai, elektrikli ve hibrit performansını sürekli geliştirmek için kapsamlı bir teknoloji yol haritası üzerinde çalışıyor. Hyundai’nin Avrupa’ya Olan Bağlılığını Güçlendirmek Hyundai’nin Avrupa’ya olan bağlılığı pek çok alanda somut şekilde görülüyor: Çekya’nın Nošovice kentindeki Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC) tesisi, yakın zamanda 5 milyonuncu aracını üreterek önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Bu başarı, uzun vadeli istikrarı, teknolojik olgunluğu ve Avrupa için Avrupa’da üretimi yansıtıyor. Markanın İzmit’teki fabrikası Hyundai Motor Türkiye (HMTR) ise yılın ilerleyen dönemlerinde ilk elektrikli aracı olan IONIQ 3’ü üretmeye hazırlanıyor. Her iki üretim tesisi ile birlikte Almanya’daki Hyundai Motor Europe Technical Center (HMETC) Ar-Ge merkezi de Hyundai’nin Avrupa’daki elektrikli araç varlığını güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar aldı. Yeni Square Campus için yapılan 150 milyon euro yatırımla Hyundai, geçen yıl HMETC tesislerini 25.000 m² daha genişleterek Avrupa’nın en gelişmiş otomotiv Ar-Ge merkezlerinden birine dönüştürdü. Hyundai, İzmit’te bulunan üretim tesisinde ise yeniden tasarlanan EV gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniği için 250 milyon euro yatırım yaptı ve önümüzdeki yıllarda da ek yatırımlar planlanıyor. Çekya’daki Nošovice fabrikası da 2025 yılında BEV batarya üretimi ve montajını desteklemek üzere genişletildi; tesisin 2008’de açılmasından bu yana yapılan toplam yatırım 2 milyar euroyu aştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa’dan İhracata 1,5 Milyar $’lık Katkı Haber

Çimsa’dan İhracata 1,5 Milyar $’lık Katkı

Türkiye’yi her zaman ana büyüme üssü olarak konumlandırdıklarını ifade eden Umut Zenar, “Çimento sektöründeki tesislerimizle dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz” dedi. Son yıllarda uyguladığı büyüme odaklı stratejisiyle, yapı malzemeleri ve çimento iş kollarında küresel ölçekte öne çıkan şirketlerden biri haline gelen Çimsa, Türkiye’deki büyümesini de kararlılıkla sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın 1972’de kurulduğunu ve 1975’te Mersin Fabrikası’nda ilk üretimini gerçekleştirdiğini hatırlatırken, “Türkiye’de Sabancı denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan biri her zaman güçlü üretim yetkinliği ve sanayi kültürüdür. Çimsa da Sabancı’nın bu vizyonunun kendi sektöründeki en güçlü temsilcilerinden” dedi. “BEYAZ ÇİMENTODA DÜNYANIN İKİNCİ, CAC’TA İSE ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK OYUNCUSUYUZ” Bugün Mersin, Afyon ve Eskişehir’de bulunan üretim tesislerinin, Türkiye’ye küresel rekabet avantajı getiren, sürdürülebilirlik odaklı üretim teknolojileri ve katma değerli ürün portföyüyle sektörde fark yaratan tesisler olduğunu ifade eden Umut Zenar, “Özellikle Mersin fabrikamız gri çimento, beyaz çimento ve CAC üretimi yapabilen dünyadaki tek fabrika. Bu açıdan dünya yapı malzemeleri literatürüne geçmiş bir tesis. Bugün 3 farklı kıtaya yayılan fabrikalarımızla beyaz çimentoda dünyanın ikinci, CAC’ta ise üçüncü en büyük oyuncusuyuz. Türkiye’deki tesislerimiz bu küresel liderlik yolculuğumuzun en büyük destekçileri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu. ABD’DEN AVUSTRALYA’YA, İTALYA’DAN GÜNEY KORE’YE 80 ÜLKEYE İHRACAT Çimsa’nın hem ürün hem de pazar çeşitlendirmesiyle ihracat gücünü sürekli artırdığını vurgulayan Umut Zenar, “Bugün Amerika’dan Avustralya’ya, İtalya’dan Güney Kore’ye kadar dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda Türkiye’den dünya pazarlarına gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolara yakın ihracatla, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi. CAC’TA KAPASİTE ARTIRIMI YATIRIMI YILIN İLK YARISINDA TAMAMLANACAK Çimsa için Türkiye’nin her zaman öncelikli konumda olduğunun altını çizen Umut Zenar şunları söyledi: “Son 5 yıl içinde sadece Türkiye’ye yaptığımız yatırım 250 milyon dolara yakın. Bu bizim ülkemize olan güvenimizin, bu topraklara verdiğimiz önemin en büyük göstergesi. Bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün bizim sektörümüzdeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta ülkemizdeki tek üreticiyiz. Şu anda Mersin’de devam eden ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız.” MERSİN, ÇİMSA’NIN VE TÜRK SANAYİSİNİN ‘AKIL ÜRETME MERKEZLERİNDEN’ BİRİ Mersin fabrikasının Çimsa’nın ve Türk sanayisinin ‘akıl üretme merkezlerinden’ biri olduğunu da sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Mersin’de yer alan ve Türk çimento sektörünün ilk Ar-Ge merkezi konumundaki Formülhane’de geliştirdiğimiz teknolojilerle Çimsa’ya yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Formülhane’de, kendi mühendislerimiz tarafından geliştirilen Flycrete ürünümüz, havalimanı pistleri gibi ağır yüke maruz kalan alanların sadece 3 saat içinde onarılarak uçakların inişi için tekrar hazır hale getirilmesini sağlıyor. Diğer yandan 3D teknolojisini Çimsa’nın özel reçete beyaz betonu ile buluşturan Rapidome geleceğin yapılarını sadece 48 saat içerisinde inşa ediyor. Tüm bunların yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde bünyemize kattığımız Kratos inşaat güçlendirme çözümleri ile yapı malzemeleri alanındaki ürün portföyümüzü ileri teknolojiye sahip sentetik fiber ürünleriyle güçlendirdik. Türkiye’de geliştirilen ve üretilen bu katma değerli ürünleri, 80’e yakın ülkeye yayılan global satış ağımız aracılığıyla dünya pazarlarına sunuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Grubu Desteğiyle Hazırlanan"Masallar Ülkesi Özbekistan" Sergisi Açıldı Haber

Anadolu Grubu Desteğiyle Hazırlanan"Masallar Ülkesi Özbekistan" Sergisi Açıldı

Anadolu Grubu tarafından düzenlenen Masallar Ülkesi Özbekistan Fotoğraf Sergisi ve Kitap Tanıtımı etkinliği, Türkiye Cumhurbaşkanlığı "Millet" Kütüphanesi'nde gerçekleştirildi. Özbekistan Büyükelçisi İlham Haydarov'un katıldığı etkinlikte, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın Âli Meclis'e ve Özbekistan Halkına Hitabı'nın Türkçe Metni Takdimi de yapıldı. Masallar Ülkesi Özbekistan Fotoğraf Sergisi'nde, Anadolu Grubu'nun Türkiye'nin önde gelen fotoğraf sanatçılarından Özcan Yüksek ile hazırladığı "Masallar Ülkesi Özbekistan" kitabındaki fotoğraflardan seçilen 20 özel eser sanatseverlerle buluştu. Özbekistan'da 2021 yılından bu yana faaliyet gösteriyor 2021 yılından bu yana Özbekistan'a yatırım yapan Anadolu Grubu, ülke ile uzun yıllara dayanan güçlü bağlarını ekonomik iş birliklerinin yanı sıra ortak değerler temelinde de derinleştirmeyi önemsiyor. Bu anlayıştan hareketle hazırlanan sergi, Özbekistan'ın kültürel mirasını, gündelik yaşamını ve insan hikayelerini güçlü bir görsel anlatımla izleyiciye sunuyor. Türkiye–Özbekistan ilişkilerinin çok boyutlu yapısını yansıtan anlamlı bir kültürel buluşma niteliğindeki etkinlikte, iki ülke arasındaki ilişkilerin ekonomik iş birliklerinin ötesinde kültür, sanat ve insani bağlarla da güçlenmesinin önemi vurgulandı. "Masallar Ülkesi Özbekistan" sergisi, bu anlayışın somut bir yansıması, ortak geçmişten beslenen ve ortak geleceğe uzanan bağların bir sembolü olarak konumlandırıldı. Orta Asya'nın önemli yatırımcıları arasında yer alıyor Anadolu Grubu, bugün hem rakamsal verileri ve üretim gücü itibarıyla hem de sosyal ve toplumsal anlamda geliştirdiği ve içinde yer aldığı projelerle Türkiye ekonomisinin en büyük güçlerinden biri. 20 ülkede, 100'e yakın üretim tesisi, 6 Ar-Ge merkezi ve 100.000'den fazla çalışanıyla geniş bir ekosisteme sahip olan Anadolu Grubu, Orta Asya'nın önemli yatırımcıları arasında yer alıyor. Vizyon 2035 yol haritası kapsamında uluslararası alanda etki alanını daha da genişletmeyi ve bölgesel üretim gücünü artırmayı hedefleyen Anadolu Grubu, çatısı altındaki Coca-Cola İçecek (CCI) ile 2021'den bu yana Özbekistan'da güçlü bir üretim ve dağıtım ağıyla faaliyet gösteriyor. Özbekistan ile bağlarını SamAuto yatırımıyla pekiştirdi Coca-Cola İçecek, Özbekistan'da 5 fabrikası ve 1.500'den fazla çalışanı ile 35 milyondan fazla tüketiciye hizmet veriyor. Coca-Cola İçecek ile ülkeye bugüne kadar 550 milyon dolardan fazla yatırım yapan Anadolu Grubu, otomotiv alanındaki yatırımıyla da Orta Asya'daki varlığını pekiştirdi. Türkiye'nin köklü ticari araç markası Anadolu Isuzu, Özbekistan'da Japon Isuzu ve Itochu ortaklığıyla uzun yıllardır faaliyet gösteren SamAuto'nun %75,2 hissesini devralarak satın alım sürecini tamamladı. Anadolu Grubu'nun, iki ülkenin sermaye, üretim kültürü ve kabiliyetlerini tek bir sinerjiye dönüştürme iradesinin somut bir yansıması olan yatırımla, Türkiye ve Özbekistan arasında yüz yıllara dayanan, Asya'nın kalbinden Anadolu'nun bağrına uzanan, güçlü tarihsel ve kültürel bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.