Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ar-Ge Projesi

Kapsül Haber Ajansı - Ar-Ge Projesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge Projesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arçelik Entegre Raporu ile Sürdürülebilirlik Yol Haritasını Açıkladı Haber

Arçelik Entegre Raporu ile Sürdürülebilirlik Yol Haritasını Açıkladı

“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Arçelik, 2025 yılı finansal ve finansal olmayan performansını paylaştığı Entegre Raporu’nu yayımladı. “Geleceği Yeniden Çerçevelemek: Amaç Odaklı İlerleme” (Reframing Future: Progress with Purpose) teması ve entegre düşünce yaklaşımıyla hazırlanan rapor, paydaşlarla kurulan etkileşim çerçevesinde şirketin uzun vadeli değer yaratma perspektifini bütüncül biçimde ortaya koyuyor. Raporda, Arçelik’in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansının yanı sıra iklim kriziyle mücadele kapsamında attığı somut adımlara, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı hedeflerine ve kısa, orta ve uzun vadede şirketin ve toplumun sürdürülebilirliğini desteklemeye yönelik çalışmalarına yer veriliyor. Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirlik, büyüme stratejimizin ve rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası” Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Arçelik olarak sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden finansmana kadar tüm değer zincirimize taşıyoruz. Kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve ölçülebilir etki yaratan bir iş modeli oluşturmak için kararlılıkla çalışıyoruz. İnovasyonu, tasarımı ve sürdürülebilirliği bir arada ele alıyor; tüketicilerin günlük yaşantılarından ödün vermeden çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olan teknolojiler geliştiriyoruz. Köklü geçmişimiz, geleceğe karşı önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimizi bu anlayışla somut uygulamalara ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürüyoruz. 2025 yılında düşük karbonlu ürünlerin ciromuzdaki payını %72,6’ya ulaştırdık. Bu sonuç, yaklaşımımızın ürün portföyümüzdeki somut karşılığını gösteriyor” diye konuştu. Arçelik, Entegre Rapor ile birlikte Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayımladı. Raporda iklim kaynaklı risk ve fırsatların şirketin stratejisi, yönetişim yapısı, risk yönetimi süreçleri ve finansal performansı üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamalar paylaşıldı. Can Dinçer: “244 bin ağacın bir yılda tuttuğu karbon emisyonuna eş değer emisyonu önledik” Can Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürdürülebilir yaşamı daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı önemsiyoruz. Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiğimiz bilgi birikimini farklı coğrafyalara taşıyoruz. Yerel operasyonlarımızı geliştirirken pazarlardaki yetkinliklerimizi de güçlendiriyoruz. WEF tarafından Endüstri 4.0 uygulamalarının dünyadaki en iyi örnekleri arasında gösterilen Global Lighthouse işletmelerimizde edindiğimiz deneyimi küresel üretim ağımıza yayıyoruz. 2025 yılında enerji verimliliği projelerimizle 69.562 GJ enerji tasarrufu sağladık ve 5.297 ton CO₂e emisyonunu önledik. Bu miktar, 244 bin ağacın bir yılda tuttuğu emisyona eş değer. Üretim operasyonlarımızdaki yeşil elektrik kullanım oranını %63,5’e, kurulu yenilenebilir enerji kapasitemizi 96 MW’a çıkardık. 222 tedarikçimizden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü alarak değer zincirimizdeki sürdürülebilirlik dönüşümünü destekleyen tedarikçi katılımını yaygınlaştırdık. İlk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmamızı Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile imzaladık. Bu anlaşma, güçlü sürdürülebilirlik performansımızın finansmana erişimimizi ve uzun vadeli iş dayanıklılığımızı desteklediğini ortaya koyan önemli bir gösterge oldu. Çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin ve iş ortaklarımızın katkısıyla sürdürülebilirliği inovasyonun, rekabet gücünün ve uzun vadeli kârlı büyümenin güçlü bir kaldıracı hâline getirmeye devam edeceğiz.” Net sıfır hedefleri bilim temelli yol haritasıyla destekleniyor Arçelik’in Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı sürdürülebilirlik hedefleri, 1,5 derecelik senaryosuyla tam uyumlu şekilde oluşturuldu. Şirket, 2022 baz yılına göre 2030’a kadar mutlak Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ile ürün kullanım fazından kaynaklanan mutlak Kapsam 3 emisyonlarını %42 oranında, 2050 yılına kadar ise mutlak Kapsam 1-2 ve mutlak Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını da %90 oranında azaltmayı taahhüt ediyor. Şirketin toplam karbon ayak izinin %99’u Kapsam 3 emisyonlardan kaynaklanıyor ve bunun yaklaşık %80’i ürünlerin kullanım aşamasında oluşuyor. Şirket, bu kapsamda iklim hedeflerini kendi operasyonlarının ötesine taşıyarak ürünlerin tasarım, üretim ve kullanım aşamalarındaki çevresel etkilerini bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor. Arçelik, Türkiye ve Avrupa’da geliştirdiği sürdürülebilirlik bilgi birikimini faaliyet gösterdiği pazarlara aktararak farklı bölgelerdeki operasyonlarını güçlendiriyor. Şirket, Avrupa’da enerji verimliliği alanında edindiği deneyimle Güney Afrika’da enerji etiketlemesi uygulamalarının benimsenmesine katkı sağladı. Pakistan’da küresel karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda çatı üstü güneş enerjisi yatırımları hayata geçirilirken, Bangladeş’te yeşil bina standartları doğrultusunda tasarlanan üretim altyapısı ve yerel servis kabiliyetleri geliştirildi. Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi (IIRC), Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) doğrultusunda hazırlanan 2025 Entegre Raporu, çifte önemlilik analizini de içeriyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik konularının Arçelik’in faaliyetleri ve finansal performansı üzerindeki etkileri ile şirketin toplum ve çevre üzerindeki etkileri birlikte değerlendiriliyor. İç ve dış paydaşlardan elde edilen içgörüler, şirketin önceliklerinin ve somut aksiyonlarının belirlenmesine katkı sağlıyor. Uluslararası değerlendirmelerde üst sıralarda yer alıyor Arçelik, 2025 S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde değerlendirilen 79 şirket arasında 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez en yüksek puanı elde etti. Şirket ayrıca 2026 S&P Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda en iyi performans gösteren şirketler arasında ilk %1’lik dilimde yer aldı.Corporate Knights’ın yayımladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez giren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye’de 1’inci sırada konumlandı. Şirket ayrıca Corporate Knights’ın Clean200 listesine dördüncü kez girdi. Arçelik, CDP tarafından İklim Değişikliği ve Su Güvenliği alanlarında art arda ikinci kez A notuyla değerlendirildi. Şirket, CDP Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde de A skoru aldı.TIME ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2025” listesinde 81,53 puanla 17’nci sırada yer alan Arçelik, sektöründe ikinci kez 1’inci oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki konumunu korudu.Arçelik, 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde değerlendirilen şirketler arasında 82 puanla ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyasına layık görüldü. LSEG ESG değerlendirmesinde 94/100 puan alan şirket, BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 endekslerindeki yerini korudu.Şirket ayrıca FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’nde yer aldı, MSCI sürdürülebilirlik değerlendirmesinde AA notunu aldı ve ISS ESG Kurumsal Derecelendirmesi’nde Prime seviyesinde değerlendirildi.Arçelik’in Solar Off-Grid Performance buzdolabı TIME’ın “TIME En İyi Buluşlar 2025” listesinin Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye girerken, Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise “En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer aldı. Arçelik’in 2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin öne çıkan diğer veriler şöyle: Arçelik, 2025 yılında Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile 100 milyon Euro tutarındaki ilk sürdürülebilirlik bağlantılı kredi anlaşmasını imzaladı. Şirket, 2025 yılında dünya genelindeki yenileme (refurbishment) tesislerinde 148.862 ürünü yenileme sürecinden geçirerek yeniden kullanıma sundu.Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinde 2014 yılından bu yana geri dönüştürülen atık elektrikli ve elektronik eşya miktarı ise 1,98 milyon adede ulaştı.Şirket, su verimliliği ve geri kazanım çalışmalarıyla 219.114 m³ su tasarrufu ve geri kazanımı sağladı. Malzeme azaltımı çalışmalarıyla 28.997 ton malzeme kullanımını önledi. Beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde 31.665 ton geri dönüştürülmüş plastik kullandı. Enerji verimli ürünlerin şirket cirosundaki payı %48,3 olarak gerçekleşti. Çevresel yatırım ve harcamalar 3 milyar 467 milyon TL’ye ulaştı. Dijital dönüşüm projeleriyle 570,8 milyon TL tasarruf elde etti. Şirketin toplam satın alma hacmi 5 milyar Euro’yu aştı. Sürdürülebilirlik yaklaşımını tedarik zincirine de taşıyan Arçelik, 222 tedarikçisinden uzun vadeli çevresel hedef taahhüdü aldı.Şirket ayrıca tüketicilerin sürdürülebilir yaşama ilişkin değişen beklenti ve önceliklerini ortaya koymak amacıyla Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index)’ni yayımladı. Yıl boyunca 800’ün üzerinde ar-ge projesi yürüttü; Horizon Europe kapsamında 28 proje destekledi. Horizon Europe projelerinden 6,6 milyon Euro fon sağlandı. Kurumsal vatandaşlık faaliyetlerine 168 milyon 103 bin 24 TL kaynak ayırdı. Şirket, 500 Kadın Teknisyen projesi kapsamında 814 kadın teknisyene, Beko Kadının İşi, Gücü projesiyle 137 kadın bayiye ulaştı. Dijital Kanatlar projesi kapsamında 281 kız öğrenciye STEM eğitimi verdi. Food for Soul ve Massimo Bottura iş birliğiyle yürütülen Refettorio çalışmaları kapsamında şirket, 362 bin 714 ton gıdanın israf edilmesinin önlenmesine ve 105,01 milyon öğün sunulmasına katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor

Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanmasıCanlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılmasıKimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konmasıMarker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesiEn az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BEDAŞ’tan Yapay Zekâ Destekli Afet Uydu Projesi Haber

BEDAŞ’tan Yapay Zekâ Destekli Afet Uydu Projesi

Elektrik dağıtım sektörü, deprem başta olmak üzere büyük afetlere karşı enerji altyapısını güçlendirmek ve afet anında sahaya en doğru şekilde müdahale edebilmek için yeni nesil bir projeyi devreye almaya hazırlanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) desteğiyle, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (BEDAŞ) de aralarında bulunduğu Marmara Bölgesi’nde hizmet veren dağıtım şirketleri tarafından yürütülen Ar-Ge Projesi kapsamında, büyük afetler sonrasında elektrik altyapısındaki hasarı kısa sürede tespit edebilen yeni nesil yapay zekâ destekli bir yazılım geliştirildi. 2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş depremleri ve dünyada farklı bölgelerde yaşanmış depremler sonrasına ait yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinden oluşturulan veri seti ile eğitilen yapay zekâ modeline sahip olan “Afet Uydu Projesi”, Marmara Bölgesi’nde başarı ile test edildi. Özellikle deprem sonrasında, elektrik direkleri, dağıtım ve trafo merkezleri ile kritik enerji noktalarının zarar durumunu uydu görüntüleri üzerinden analiz ederek hızlı müdahale imkânı sağlayan “Afet Uydu Projesi”; hangi bölgelerde daha acil aksiyon gerektiği ve ulaşım yollarının durumunu anlık olarak saha ekiplerine bildiriyor. MARMARA BÖLGESİ’NDE YOLLARIN DURUMU BELİRLENİYOR Doğal afetlerin hemen sonrasında uydu görüntüleri ve Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) verileri kullanılarak geliştirilen “Yeni Nesil Yapay Zekâ Modeli Tabanlı, Elektrik Yapısal Unsurları Hasar Tespit Sisteminin Geliştirilmesi” Ar-Ge projesi ile başta deprem olmak üzere büyük afetler sonrasında uydu görüntülerinden hızlı bilgi çıkartmak mümkün olacak. Afet sonrasında enerji sürekliliğini sağlayabilmek için kritik noktalara hızlı bir şekilde ekiplerin yönlendirilmesine olanak sağlayan projenin Marmara Bölgesi dağıtım şirketleri lokasyonlarında seçilen pilot bölgelerde sistemin uygulanabilirliği başarı ile kanıtlanmış durumda. Proje ile büyük afetler sonrasında, uydu görüntüleri sisteme ulaştıktan çok kısa bir süre içerisinde Marmara Bölgesi’nde bulunan elektrik direkleri, dağıtım, trafo ve indirici merkezlerinin, hasar boyutu ve saha ekipleri tarafından bölgeye ulaşımın sağlanabileceği yolların durumu belirlenebilecek. Marmara Bölgesi’nde hizmet veren diğer dağıtım şirketleri paydaşlığıyla geliştirilen yapay zekâ destekli yazılım ile uydu görüntülerini kullanarak afet sonrasında elektrik ekipmanlarının hasar tespiti de yapılabilecek. KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİ SONRASINA AİT YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ UYDU GÖRÜNTÜLERİNDEN OLUŞTURULAN VERİ SETİ İLE EĞİTİLDİ Sektörün uzun süredir üzerinde çalışarak geliştirdiği yapay zekâ modeli, 2023 Kahramanmaraş Depremi sonrasında derlenen KATE-PD veri seti ile eğitildi. Bu özel veri seti, farklı uydu sistemlerinden elde edilen 14 yüksek çözünürlüklü görüntüden oluşuyor ve toplamda 3 bin 293 km²’lik bir alanı kapsıyor. Görseller 512x512 piksel parçalar halinde detaylı biçimde etiketlenen ve uzman kontrolünden geçirildikten sonra 1.952 yüksek kaliteli hasar etiketi üretilmesi mümkün oldu. Bu yönüyle KATE-PD, afet sonrası tek zamanlı uydu görüntülerinden güvenilir hasar tespiti yapılabilmesi için dünyada da sayılı örneklerden biri haline geldi. Depremler sonrasında kritik enerji noktalarının zarar durumunu uydu görüntüleri üzerinden analiz ederek hızlı müdahale imkânı sunan projede yüklenici olarak, İstanbul Teknik Üniversitesi UHUZAM (Uydu Haberleşme ve Uzaktan Algılama Merkezi) görev aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.