Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Araç Kiralama

Kapsül Haber Ajansı - Araç Kiralama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araç Kiralama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Booking, Expedia ve Airbnb Gibi Platformlara Yeni Kurallar Haber

Booking, Expedia ve Airbnb Gibi Platformlara Yeni Kurallar

Genel Kurulda görüşülecek teklif, kabul edilerek yasalaşması hâlinde 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek. Düzenlemeyle yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda komisyona yüzde 17 üst sınır getirilmesi öngörülüyor. Dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında, konaklama hizmetine ilişkin KDV ve stopajı beyan etme ile ödeme yükümlülüğü hizmeti sunan otelde olacak. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, “Tüketicinin hakkını koruyan, kayıtlı işletmeleri gözeten ve haksız rekabeti önlemeyi hedefleyen bir hukuki çerçeve oluşturuyoruz.” dedi. Yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen kanun teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi. Teklifin bir sonraki aşamada TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi bekleniyor. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, düzenlemeyle uluslararası platformların hukuki ve mali sorumluluklarının açıkça belirlendiğini, tüketici haklarını koruyan ve kamu denetimini güçlendiren bir yapı oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Düzenlemenin ayrıntılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alpaslan, “Yabancı platformların faaliyetlerini denetime bağlıyoruz. Türkiye’deki tüketicilere hizmet sunan uluslararası platformların faaliyet alanlarını ve sorumluluklarını belirlerken kurallara aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımları da düzenliyoruz.” diye konuştu. Turizmin Tanıtımına Katkı Sağlayacaklar Alpaslan, düzenlemenin mali yükümlülüklerine ilişkin şunları kaydetti: “Teklifin yasalaşmasıyla platformlar vergi yükümlülüklerini yerine getirecek, izin belgesi bedelini ödeyecek ve turizm payı verecek. Türkiye turizminden gelir elde eden bu kuruluşların ülkemizin tanıtımına da katkı sağlamasını kurala bağlıyoruz.” Teklifle, platformlardan turizm payı alınması amacıyla 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun’da da değişiklik yapılması öngörülüyor. Yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda platformların alacağı komisyona yüzde 17 üst sınır getirilmesi planlanıyor. Teklifin yasalaşması hâlinde bu satışlarda komisyon, hizmetin vergiler hariç bedelinin yüzde 17’sini aşamayacak. Alpaslan, “Dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında, konaklama hizmetine ilişkin KDV ve stopajı beyan etme ve ödeme yükümlülüğü hizmeti sunan otelde olacak.” dedi. Faaliyet Sınırları Belirlendi Teklifte yabancı platformların doğrudan satış yapabileceği alanlar da belirlendi. Düzenlemeye göre platformlar doğrudan yalnızca turizm belgeli konaklama tesisleri, turizm amaçlı kiralama izinli konutlar ve uçak bileti satışları yapabilecek. Münhasıran seyahat acentalığı kapsamındaki diğer hizmetler, 1618 sayılı Kanun uyarınca yetkili seyahat acentaları üzerinden sunulacak. Araç kiralama işlemleri ise Ticaret Bakanlığından yetkili işletmeler aracılığıyla gerçekleştirilecek. Alpaslan, “Platformların hangi hizmeti, hangi şartlarla sunabileceğini teklifte açıkça belirledik. Münhasıran seyahat acentalığı kapsamındaki diğer hizmetlerin yetkili seyahat acentaları üzerinden sunulmasını zorunlu tutuyoruz. Bu alanlarda hizmet sunumunu Türkiye’de yetkilendirilmiş işletmelere bağlıyoruz.” dedi. İki Yıllık İzin Belgesi Alınacak Teklifle, yabancı dijital konaklama platformlarının faaliyet gösterebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığından iki yıl süreli izin belgesi alması zorunlu hâle getiriliyor. Belge bedeli 5 milyon lira olarak belirleniyor. Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. İzin başvurularında dijital hizmet vergisi mükellefiyeti, vergi borcunun bulunmaması, Türkiye’de temsilci atanması, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) adresinin bildirilmesi ve belge bedelinin ödenmesi şartları aranacak. Temsilci ve elektronik tebligat zorunluluğuna dikkat çeken Alpaslan, “Platformların ülkemizdeki faaliyetleri için ulaşılabilir ve resmî tebligat yapılabilir bir muhatap bulunmasını zorunlu tutuyoruz. Türkiye’de tüketiciye hizmet sunmanın hukuki sorumluluklarını açıkça ortaya koyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Türk Hukuku Uygulanacak Teklifte, platformların bu faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklarda münhasıran Türk hukukunun uygulanması ve Türk mahkemelerinin yetkili olması öngörülüyor. Alpaslan, “Vatandaşlarımızın satın aldıkları hizmetle ilgili hak arama süreçlerinin hukuki zeminini açıkça belirliyoruz. Düzenlemeye göre bu faaliyetlerden doğan uyuşmazlıklarda Türk hukuku uygulanacak, Türk mahkemeleri yetkili olacak. Tüketicilerimiz açısından temel güvencelerden birini bu şekilde oluşturuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Kurallara Uymayanlara Yaptırım Teklifte yükümlülüklere aykırı faaliyetler için idari para cezaları ve erişimin engellenmesi yaptırımları öngörülüyor. Genel Kurulda kabul edilerek yasalaşması hâlinde 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek düzenleme kapsamında, hâlihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı dijital konaklama platformlarının yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde izin belgesi almak üzere Bakanlığa başvurması gerekecek. Başvuruda bulunmayan veya başvurusu reddedilen platformlar hakkında erişimin engellenmesi hükümleri uygulanacak. Kanunun uygulanmasına ilişkin alt mevzuat Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak. Alpaslan, düzenlemenin temel yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “Türkiye’deki tüketiciye hizmet sunan bir platformun faaliyet alanı, muhatabı, mali sorumlulukları ve tabi olduğu denetim belli olmalı. Bu teklifle dijital turizm hizmetlerini izin, kayıt ve denetim esasına dayandırıyoruz. Tüketicilerimizin haklarını ve sektörümüzün kurallı işleyişini gözeten bir yapı oluşturuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobilitenin Geleceği Praticar ile Şekilleniyor Haber

Mobilitenin Geleceği Praticar ile Şekilleniyor

İnsanların şehirlerle, zamanla ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin niteliği değiştikçe mobilite biçimleri de yeniden şekilleniyor. İhtiyaç duyulan anda doğru seçeneğe erişebilmek, farklı ulaşım biçimleri arasında geçiş yapabilmek ve bütün bu süreci mümkün olduğunca kişiselleştirebilmek giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşüm, mobiliteyi tek bir hizmet kategorisinden çıkararak birbirine entegre ihtiyaçların oluşturduğu daha geniş bir alan haline getiriyor. Anadolu Grubu’nun yeni nesil mobilite markası Praticar, geleceğe ilişkin yaklaşımını bu değişim üzerinden şekillendiriyor. Farklılaşan kullanıcı beklentilerini ve mobilite dünyasında yaşanan teknolojik gelişmeleri yakından takip eden marka, araç kiralama deneyimini sürekli geliştiren ve bu alandaki yeni ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebilen bir yapıya ulaşmayı hedefliyor. Bu yaklaşımda araç kiralama, Praticar’ın bugün sunduğu hizmetlerin merkezinde yer alırken, markanın gelecekteki gelişim alanları için de önemli bir başlangıç noktası oluşturuyor. Praticar’ın entegre bir mobilite platformuna dönüşme hedefinin merkezinde ise kullanıcının değişen hareketlilik ihtiyaçlarına yanıt verebilen esnek bir dijital altyapı bulunuyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve yeni nesil ulaşım çözümlerini odağına alan Praticar, böylece araç kiralamanın sınırlarını genişletirken mobilite deneyimini de daha bütüncül bir yapıya taşımaya hazırlanıyor. Veriden Kişiselleştirilmiş Mobilite Deneyimine Praticar, dijital altyapısını kullanıcı deneyimini geliştirmeyi destekleyen önemli bir alan olarak görüyor. Marka, veri analitiği ve yapay zekâ gibi teknolojilerin sunduğu olanaklardan yararlanarak kullanıcı ihtiyaçlarını daha yakından anlamayı ve hizmetlerini bu doğrultuda geliştirmeyi amaçlıyor. Yeni nesil teknolojiler, operasyonel süreçlerin yanı sıra kullanıcı deneyiminde iyileştirme alanlarının belirlenmesine de katkı sağlayabilecek araçlar olarak değerlendiriliyor. Praticar, düzenli olarak gerçekleştirdiği memnuniyet araştırmalarıyla da binlerce kullanıcı geri bildirimi topluyor. Bu verileri analiz ederek kullanıcıların hangi aşamalarda zorlandığını ve deneyimin hangi noktalarında iyileştirmeye ihtiyacı olduğunu daha iyi anlamaya çalışıyor. Böylece kullanıcıdan gelen bilgi geçmiş deneyimi ölçen bir gösterge olmanın yanında gelecekte sunulacak hizmetlerin tasarımını da yönlendiren değerli bir girdiye dönüşüyor. Praticar’ın teknoloji yaklaşımı bununla da sınırlı kalmıyor. Akıllı fiyatlama modelleri, veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarıyla desteklenen altyapının orta ve uzun vadede daha da geliştirilmesi planlanıyor. Buradaki amaç, hizmetin arka planındaki karar mekanizmalarını veriyle destekleyerek geliştirmek ve kullanıcı ihtiyaçlarına daha uygun çözümler sunabilmek. Bu bakış açısı sayesinde Praticar, her geçen gün kullanıcının ihtiyaçlarını daha fazla anlayabilen, değişen koşullara kusursuzca yanıt verebilen ve deneyimi zaman içinde kişiselleştirebilen bir mobilite platformu olma yolunda hızla ilerliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Filo, Garanti BBVA Kirala’ya Dönüşüyor Haber

Garanti BBVA Filo, Garanti BBVA Kirala’ya Dönüşüyor

. Araç dışındaki ilk yeni kategorisi olan cep telefonu kiralama hizmetini, bireysel Garanti BBVA müşterilerine 12 veya 24 aylık seçeneklerle yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden sunuyor. Garanti BBVA Kirala, finansman, risk, operasyon ve servis yönetimindeki deneyimini farklı ürün kategorilerine taşıyan yeni nesil bir erişim ve yaşam döngüsü ekosistemi olarak konumlanıyor. Garanti BBVA Kirala, araç kiralamada geliştirdiği finansman, risk yönetimi, operasyon, servis, bakım, iade ve ikinci el değer yönetimi yetkinliklerini yeni ürün ve hizmet alanlarına taşımayı hedefliyor. Araç kiralama yeni yapının ana faaliyetlerinden biri olmayı sürdürürken, akıllı telefon kiralama ve filodan çıkan araçların doğrudan ikinci el müşterileriyle buluşturulması dönüşümün ilk adımları arasında yer alıyor. “Değişen müşteri ihtiyaçlarına yeni modellerle karşılık veriyoruz” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, Garanti BBVA Kirala’nın değişen müşteri beklentileri doğrultusunda şekillenen yeni bir iş modeli olduğunu belirterek “Teknolojinin gelişme hızı, müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve ürünleri kullanma biçimlerini de dönüştürüyor. Bugün bireyler ve işletmeler ihtiyaç duydukları ürünlere kolay, esnek ve güvenilir biçimde ulaşabilecekleri yeni modeller arıyor. Garanti BBVA olarak müşterilerimizin sesini bir rehber olarak görüyor, hizmetlerimizi onların gözünden yeniden tasarlamaya odaklanıyoruz. Radikal Müşteri Perspektifi adını verdiğimiz bu yaklaşım, Garanti BBVA Kirala’nın dönüşümünün de temelini oluşturuyor. Bu yeni modelin önemli bir boyutu da kaynakların daha verimli kullanılması. BBVA ile birlikte COP31’in Küresel Bankacılık Partneri olarak yer aldığımız bu dönemde, sürdürülebilirliği yalnızca finansman perspektifiyle değil; iş modellerinin dönüşümü, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiyi destekleyen yeni çözümler açısından da ele alıyoruz. Kiralama, yeniden kullanım ve ürünlerin ikinci yaşamının yönetilmesi gibi modellerin döngüsel ekonomiye katkısını önemsiyoruz. Garanti BBVA Kirala ile müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yeni çözümler sunarken, ürünlerin yaşam döngüsünü daha verimli yöneten ve sürdürülebilir değer yaratan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” Yeni kategorilerde ilk adım: yeni nesil akıllı telefon kiralama Garanti BBVA Kirala’nın araç dışındaki ilk yeni kategorisi, akıllı telefon kiralama hizmeti. Şirket, cep telefonu kiralama hizmetini belirli koşullar doğrultusunda bireysel Garanti BBVA müşterilerine 12 veya 24 aylık kiralama seçenekleriyle sunuyor. Hizmet yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden sunuluyor. Müşteriler uygulamada sunulan yeni nesil akıllı telefonları görüntüleyerek başvuru ve kiralama işlemlerini Garanti BBVA Mobil’den tamamlayabiliyor. Kiralama süresi sonunda cihaz iade ediliyor; kiralanan cihaz için satın alma seçeneği bulunmuyor. Dileyen müşteriler, dönem sonunda güncel koşullar ve stoklar doğrultusunda yeni bir akıllı telefon için yeniden başvurarak en yeni teknolojiyle devam edebiliyor. Cihazlar, poliçe koşulları kapsamında kiralama süresi boyunca sigorta teminatı altında olurken, hizmet modeli iade süreçlerini de kapsıyor. Akıllı telefonla başlayan teknoloji kiralama hizmetinin ilerleyen dönemde yeni ürün kategorileriyle genişletilmesi hedefleniyor. İkinci el araçlar doğrudan müşterilerle buluşuyor Garanti BBVA Kirala’nın yeni yapısındaki bir diğer adım ikinci el araç satışı. Şirket, kiralama süresi tamamlanan filo araçlarını doğrudan bireysel ve kurumsal müşterilerle buluşturuyor. Böylece kiralama süreci sonunda araçların ikinci yaşamı da şirketin yönettiği değer zincirinin bir parçası haline geliyor. Araç portföyü; bakım geçmişi, gerçekleştirilen kontroller ve ekspertiz raporlarıyla birlikte müşterilere sunuluyor. Garanti BBVA Mobil’de yer alan Araç Değerleme hizmetiyle kullanıcılar ayrıca CarData tarafından sağlanan piyasa verileri üzerinden kendi araçlarının güncel değerini görüntüleyebiliyor. “20 yıllık uzmanlığımız yeni hizmet modelimizin temelini oluşturuyor” Garanti BBVA Kirala Genel Müdürü Burak Ali Göçer, şirketin yeni dönemdeki iş modelini şöyle anlattı: “Garanti BBVA Filo’da yaklaşık 20 yıldır yüksek değerli varlıkların finansmanını, riskini ve operasyonunu yönetiyor; seçimden teslimata, bakım ve servisten iade ve ikinci el değer yönetimine kadar bütün süreçleri uçtan uca yürütüyoruz. Garanti BBVA Kirala ile bu operasyonel birikimi yeni ürün kategorilerine taşıyoruz. Bugün bunun üç somut karşılığı var: araç kiralama deneyimimizi dijitalleştiriyoruz, kiralama süresi tamamlanan araçlarımızı doğrudan ikinci el müşterileriyle buluşturuyoruz ve akıllı telefon kiralama hizmetini de yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden müşterilerimize sunuyoruz. Bizim için yeni dönemin odağı, farklı ürün kategorilerinde güvenilir ve kolay bir kiralama deneyimi sunarken ürünün kullanım sürecini ve sonraki yaşamını da yönetebilmek. Garanti BBVA Kirala’yı bu yetkinlik üzerine büyütmeyi hedefliyoruz.” Ürünün ikinci yaşamı da yeni hizmet modelinin parçası Garanti BBVA Kirala’nın yeni hizmet modeli, ürünlerin kullanım ömrünün daha verimli yönetilmesini de kapsıyor. Kiralama süresi tamamlanan ürünlerin geri alınması, kontrol edilmesi ve uygun koşullarda yeniden kullanıma kazandırılması; yeniden kullanıma uygun olmayan ürünlerin ise sorumlu geri dönüşüm süreçlerine yönlendirilmesi planlanıyor. Böylece kiralama modelinin, ürünlerin ekonomik ömrünün uzatılmasına ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan döngüsel bir yapıyla desteklenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor Haber

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor

Yeni turda belirleyici kriter yalnızca sermaye değil; dağıtım gücü, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık olacak. Elektrikli araç şarjı odağıyla 2022 yılında Çağan Koyun tarafından kurulan Spark Connect, geride kalan dört yıl içerisinde farklı mobilite servislerinin tek dijital deneyim altında bir araya gelebildiği kapsamlı bir SuperApp altyapısına dönüştü. KOBIL Ventures'ın yatırımıyla ürün ve güvenlik katmanını geliştiren şirket; elektrikli araç şarjı, otopark, araç kiralama, sigorta, kimlik ve ödeme hizmetleri başta olmak üzere farklı dikeylerde ürün entegrasyonlarına devam ediyor. Mevcut altyapısıyla ve Gireve entegrasyonuyla Türkiye ve Avrupa’da geniş bir şarj ağına erişim sunan Spark Connect, yeni yatırım döneminde bu dağıtım modelini mobilitenin diğer alanlarına da taşımayı hedefliyor. Finansal Yatırımcı Değil, Büyümeyi Destekleyecek Farklı Kabiliyetler Spark Connect, klasik bir finansman turundan farklı olarak yatırımcı tabanını yalnızca finansal katkı üzerinden genişletmek yerine; platforma yeni kullanıcı kanalları, teknoloji altyapısı ve yeni pazarlara giriş imkânı sağlayabilecek stratejik oyuncuları dahil etmeyi planlıyor. Her ortağın Spark Connect’e yalnızca sermaye değil, sektörel uzmanlık, dağıtım ağı ve pazara erişim gibi farklı kabiliyetler kazandırması ve bu kurulan ekosistemin herkes tarafından sahiplenilmesi hedefleniyor. Sürecin vizyonunu değerlendiren Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, büyüme yaklaşımını şu sözlerle özetliyor“Bir startup için sermaye elbette önemli. Ancak geldiğimiz noktada yeni turun kriterinin yalnızca ticket size olmasını istemiyoruz. Dağıtım, hizmet, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık bizim için en az sermaye kadar değerli. Platformumuzda kalabalık bir finansal yatırımcı listesi oluşturmak yerine, vizyonumuzu paylaşan ve birbirini tamamlayan güçlü stratejik ortaklarla ekosistemi büyütmek ve güçlü bir zemin inşaa etmek istiyoruz.” Kullanıcı Deneyimini Tekilleştiren MiniApp Ekosistemi Türkiye’de yeni nesil mobilite ekosistemi büyürken kullanıcı deneyimi; şarj, otopark, kiralama ve sigorta gibi servisler arasında parçalanmış durumda. Spark Connect’in temel hedefi, farklı dijital kanallardaki bu servisleri kullanıcı adına tek bir dağıtım ve işlem katmanında birleştirmek. Planlanan açık ekosistem yapısında stratejik ortaklar, kendi servislerini MiniApp modeli üzerinden doğrudan Spark Connect kullanıcılarına sunabilecek. Yatırımcılık bu sistemde yalnızca bir teknoloji şirketinden hisse almak anlamına gelmeyecek; şarj eden, park eden veya seyahat eden kullanıcının yolculuğunda birlikte değer üreten aktif bir ticari ortaklığa dönüşecek. Kullanıcılar da Gelecekte Spark Connect’in Ortakları Arasında Yer Alabilecek Yeni yatırım turundan sağlanacak kaynağın; Türkiye’de kullanıcı büyümesi, yeni mobilite servislerinin entegrasyonu, MiniApp ekosisteminin genişletilmesi ve Avrupa pazarına hazırlık süreçlerinde kullanılması planlanıyor. Kurumsal stratejik ortaklıkların yanı sıra Spark Connect, büyüme hikâyesinin merkezindeki kullanıcılarını da platforma ortak edebilecek modelleri değerlendiriyor. Mevzuat ve düzenleyici gerekliliklerin uygun olması halinde, ilerleyen dönemlerde kullanıcıların da katılım gösterebileceği yenilikçi yatırım yapılarının kurgulanması hedefleniyor. Koyun, bu yaklaşımı şu sözlerle açıklıyor: “Bir platformun değerini yalnızca yatırımcılar oluşturmuyor. Doğru hukuki yapı kurulabilirse, Spark Connect’i kullanan insanların platformun geleceğine de ortak olabilmesini anlamlı buluyoruz.” Sürecin odağının teknoloji geliştirmekten ekosistem büyümesine kaydığını vurgulayan Çağan Koyun, yeni dönemi şu sözlerle özetliyor:“İlk yatırımımız teknolojiyle birlikte ürünü inşa etmek içindi. Yeni turumuz, o teknolojinin üzerinde ekosistemi birlikte büyüteceğimiz ortakları bulmak ve kullanıcıya sunmak için.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garenta Kapadokya Rallisi’nde Otomobil Sporları Tutkunlarıyla Buluşuyor Haber

Garenta Kapadokya Rallisi’nde Otomobil Sporları Tutkunlarıyla Buluşuyor

Otomobil, bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, insanın hareket etme ve keşfetme arzusuyla kurduğu güçlü bağın da bir parçası. Ralli ise bu bağı hız, beceri, dayanıklılık ve doğayla kurulan benzersiz bir ilişki üzerinden görünür kılan en keyifli otomobil sporlarından biri. Otomobil kültürünü ve sporunu yakından takip eden Garenta, Kapadokya Rallisi’ne verdiği sponsorluk desteğiyle hız tutkunlarını bu eşsiz deneyimde de yalnız bırakmayacak. Kapadokya’nın kendine özgü coğrafyasında gerçekleşecek yarış, bölgenin karakteristik atmosferiyle ralli dünyasının dinamizmini aynı zeminde buluştururken, Garenta da etkinlik alanındaki özel aktiviteleriyle bu buluşmaya eşlik edecek. Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın dördüncü ayağı olan Kapadokya Rallisi, 21–23 Ağustos 2026 tarihlerinde Nevşehir’de gerçekleştirilecek. Başkent Turing Spor Kulübü organizasyonuyla, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun (TOSFED) ev sahipliğinde düzenlenecek üç günlük organizasyonda Garenta, reklam sponsoru olarak yer alacak. Etkinlik alanındaki çadırında hediye çarkı ve içecek ikramlarıyla ralli atmosferini daha da keyifli hale getirecek olan Garenta, hareket özgürlüğü, keşif ve deneyim ekseninde şekillenen dünyasını, otomobil sporlarının yüksek temposuyla aynı zeminde buluşturacak. Ralli heyecanının kazandıran eşlikçisi: Garenta Kapadokya Rallisi, yarış araçlarının performansının takip edildiği bir organizasyon olmaktan çıkarak otomobil sporlarına duyulan ortak tutkuyu bir araya getiren geniş bir buluşma alanı yaratacak. Garenta da etkinlik alanında kuracağı özel çadırında ziyaretçilerini ağırlayacak. Ziyaretçilerin markayla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim alanı olarak konumlandırılan Garenta çadırı aynı zamanda otomobil tutkunlarının bir araya gelerek deneyimlerini paylaşabilecekleri, günün enerjisini birlikte yaşayabilecekleri bir buluşma noktası olacak. Kapadokya Rallisi’ni izlemek üzere etkinlik alanına gelen misafirler ayrıca Garenta’nın sunduğu yüzde 40 indirimli araç kiralama avantajından da yararlanabilecekler. Garenta, bu indirim fırsatıyla otomobil kullanıcılarına hareket etmenin, yeni yollar keşfetmenin ve yolculuğun kendisinden keyif almanın değerini de bir kez daha hatırlatacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Startup’lara “Birlikte Büyüyelim” Çağrısı Haber

Startup’lara “Birlikte Büyüyelim” Çağrısı

Mobilite ve şehir yaşamı hizmetlerini tek bir SuperApp altında buluşturan Spark Connect, 1 Eylül itibarıyla MiniApp Programı’nı startup ve scale-up’lara açıyor. Programın temelinde girişimlerin en önemli büyüme problemlerinden ikisi bulunuyor: user ve usage. Spark, girişimlerin yalnızca ürünlerini yayınladığı bir platform değil; gerçek kullanıcıya erişebildiği, kullanım yaratabildiği, ekosistemdeki diğer servislerle iş birliği geliştirebildiği ve mevcut ürününü Spark’ın teknolojileriyle büyütebildiği bir dağıtım ve iş geliştirme katmanı olmayı hedefliyor. Spark ekosisteminde bugün 12 MiniApp bulunurken, platform 4 farklı startup ve scale-up ile entegre çalışıyor. Sigorta alanında Tamamliyo, otopark ve oto yıkamada Parkera, uçak, otel ve araç kiralamada AirTurk, araç kiralamada Zeplin ilk iş ortakları arasında yer alıyor. Spark’ın Charging MiniApp’i tarafında ise Zeplin ve Solargize ilk hizmet sağlayıcı şirketler arasında bulunuyor. Kullanıcıya ihtiyaç anında erişim Spark’ın yaklaşımı, girişimleri SuperApp içerisinde yalnızca bir ikon olarak konumlandırmak yerine farklı servisleri birbirine bağlamak üzerine kurulu. Örneğin Spark’ın Charging MiniApp’i üzerinden aracını şarj eden kullanıcıya Parkera’dan oto yıkama hizmeti sunulabiliyor. Sigorta yenileme döneminde sigorta partneri, seyahat senaryosunda ise uçak, otel veya araç kiralama servisi kullanıcının karşısına çıkabiliyor. Böylece startup’lar Spark içerisindeki diğer MiniApp’lerle cross-marketing ve cross-selling senaryoları geliştirebiliyor. Spark da partnerleriyle ortak kampanya ve reklam çalışmaları düzenleyerek ekosistem içerisindeki görünürlüğü desteklemeyi planlıyor. “App Store uygulamayı dağıtıyor. Spark Connect ise uygulamayı doğrudan kullanım anının içine yerleştiriyor.” Spark bu yapıyla girişimlere yalnızca trafik değil, yatırımcıların da görmek istediği gerçek kullanıcı ve gerçek kullanım üretmeyi amaçlıyor. Kullanıcı aynı zamanda startup’ın kullanıcısı Spark’ın MiniApp modelinde kullanıcı ilişkisi partnerden koparılmıyor. Kullanıcı MiniApp’e giriş yaparken MiniApp sahibi adına consent akışı oluşturuluyor. Gerekli izinlerin alınmasının ardından kullanıcı ilgili startup’ın da kullanıcısı haline gelebiliyor. Startup; uygun izinler kapsamında kullanıcılarıyla push notification, broadcast ve mailing üzerinden yeniden iletişim kurabiliyor, kampanyalarını duyurabiliyor ve kullanıcıyı kendi uygulamasına veya diğer dijital kanallarına yönlendirebiliyor. ID, Pay, Chat ve Sign ile ürünü büyütmek Programa dahil olan startup’lar yalnızca mevcut ürünlerini yayınlamıyor; Spark ve KOBIL altyapısındaki teknolojileri kendi use case’lerine ekleyebiliyor. Entegrasyonun merkezinde üç temel servis bulunuyor: ID, Single Sign-On ile kullanıcının her MiniApp için yeniden üyelik oluşturma ihtiyacını azaltıyor. Pay, kullanıcının farklı MiniApp’lerde tek ödeme deneyimiyle işlem yapabilmesini sağlıyor. Chat, startup’ın kullanıcıyla doğrudan iletişim kurmasına; fatura, belge, bilgi ve kampanya göndermesine imkân tanıyor. Bunlara KYC, kimlik doğrulama ve Sign gibi servisler de eklenebiliyor. Örneğin bir sigorta startup’ı kullanıcıyı doğrulayabilir, KYC gerçekleştirebilir, Chat üzerinden poliçeyi gönderebilir, Sign ile imzalatabilir ve ödeme sürecini tamamlayabilir. Bir araç kiralama şirketi ise kullanıcının kimliğini ve ehliyetini doğrulayabilir, ödemesini alabilir ve araç teslim sözleşmesini dijital olarak imzalatabilir. Parkera 5 günde entegre oldu Spark’a katılmak için girişimlerin ürünlerini baştan geliştirmeleri gerekmiyor. Web App, iFrame veya App2App yapısındaki servisler ekosisteme dahil edilebiliyor. Spark’ın hedefi teknik olarak hazır bir startup’ı 3 ila 5 gün içerisinde sisteme almak. Bunun ilk somut örneklerinden biri Parkera oldu; şirketin Spark entegrasyonu 5 günde tamamlandı. Entegrasyon sonrasında da partner yalnız bırakılmıyor. Teknik veya operasyonel bir problem yaşanması halinde Spark ekibi startup’ın sorununu 24 ila 48 saat içerisinde çözmeyi hedefliyor. Programda ayrıca exclusivity bulunmuyor. Startup Spark içerisinde yer alırken kendi uygulamasını büyütmeye, diğer platformlarla çalışmaya ve farklı dağıtım kanallarını kullanmaya devam edebiliyor. Giriş bedeli ve sabit ücret yok Spark, programa katılan startup ve scale-up’lardan giriş bedeli veya sabit platform ücreti almıyor. Gelir modeli gerçekleşen işlemler üzerinden alınan komisyona dayanıyor. Komisyon oranı MiniApp’in faaliyet gösterdiği alan, iş modeli ve sektörün kârlılığına göre değişiyor ve genel olarak yüzde 5 ila yüzde 15 arasında belirleniyor. Dolayısıyla düşük marjlı bir mobilite servisi ile yüksek marjlı başka bir servis aynı komisyon oranıyla çalışmak zorunda değil. Modelin temel prensibi: Startup kazandığında Spark da kazanıyor. Hedef 450 bine yakın elektrikli araç kullanıcısının cebinde olmak Spark’ın ilk güçlü dikeyini elektrikli mobilite oluşturuyor. Şirketin hedefi Türkiye’deki yaklaşık 450 bin elektrikli araç kullanıcısının cebinde olmazsa olmaz uygulamalardan biri haline gelmek. Ancak büyüme stratejisi şarjla sınırlı değil. Mikromobilite, otopark, oto yıkama, sigorta, seyahat, araç kiralama ve şehir içi hareketliliğe yönelik yeni MiniApp’lerle Spark’ın daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması hedefleniyor. Türkiye’den Avrupa’ya aynı MiniApp Spark’ın ikinci büyüme alanı Avrupa. Gireve entegrasyonu sayesinde Spark, kullanıcılarının Avrupa’da yaklaşık her 10 şarj istasyonundan 8’inde Spark üzerinden şarj edebileceği bir deneyim oluşturmayı hedefliyor. 1 Eylül sonrasında Spark’ın Avrupa faaliyetlerinin başlamasıyla hedef yalnızca Türk kullanıcıların Avrupa’da şarj edebilmesi değil; Türkiye’de Spark’a dahil olan startup’ların da Avrupa kullanıcılarına ulaşabilmesi. Bu stratejinin arkasındaki önemli avantajlardan biri Spark’ın teknoloji partneri KOBIL. KOBIL, Deloitte ile birlikte Avrupa şehirlerinde SuperApp projeleri geliştiriyor ve ilk adımlardan biri KOBIL’in doğduğu şehir Worms’ta atılıyor. Spark da aynı SuperApp teknolojisini kullandığı için Türkiye’de Spark’a teknik olarak entegre olan bir startup’ın, ilerleyen dönemde Worms veya aynı teknolojiyi kullanan başka bir Avrupa şehir SuperApp’inde kullanıcılarla buluşması teknik açıdan çok daha kolay hale gelebiliyor. Spark böylece startup’lar için yalnızca Türkiye’de bir kullanıcı edinme kanalı değil, zaman içerisinde global bir distribution layer olmayı hedefliyor. Sıradaki adım: Prompt ile MiniApp geliştirmek Spark aynı zamanda MiniApp geliştirme sürecini daha da kolaylaştıracak yeni bir altyapı üzerinde çalışıyor. Planlanan çözümle startup’ların MCP üzerinden Spark servislerine bağlanarak, örneğin Claude üzerinden prompt yazar gibi kendi MiniApp’lerini geliştirebilmesi hedefleniyor. Amaç yalnızca developer ekibi bulunan şirketlerin değil, iyi bir hizmeti ve iş modeli bulunan startup’ların da minimum teknik kaynakla Spark dünyasına girebilmesi. “Startup bize ürününü getiriyor; biz ona teknoloji, kullanıcı, kullanım ve dağıtım veriyoruz” Spark Kurucusu Çağan Koyun, programı şöyle özetliyor:“Startup dünyasının en büyük çilelerinden biri user ve usage. İyi bir ürününüz olabilir ama kullanıcıya ulaşamıyor ve gerçek kullanım gösteremiyorsanız büyümek çok zor. Yatırımcılar da bunu görmek istiyor. Biz startup’lara yalnızca MiniApp yayınlama alanı değil; kullanıcı, kullanım, teknoloji, pazarlama, dağıtım ve iş geliştirme altyapısı sunmak istiyoruz.” Koyun programın yaklaşımını şöyle sürdürüyor:“Exclusivity istemiyoruz, giriş bedelimiz ve sabit ücretimiz yok. Komisyonumuz faaliyet alanına ve işin kârlılığına göre yüzde 5 ile yüzde 15 arasında değişiyor. Partnerimizin kullanıcıyla doğrudan ilişki kurabilmesini istiyoruz. Startup para kazandığında biz de kazanıyoruz.” 1 Eylül’de kapılar açılıyor Spark Connect MiniApp Programı 1 Eylül’de açılıyor. Programa katılmak için uzun ve zor bir seçim süreci bulunmuyor. Spark’ın temel kriteri oldukça basit: “Bu servis kullanıcımıza gerçek bir değer katıyor mu?” Cevap evetse Spark’ın mesajı: “Hoş geldin. Gelin birlikte büyüyelim.” Programa katılmak, MiniApp entegrasyonu gerçekleştirmek, ortak kampanya geliştirmek veya Spark’ın Türkiye ve Avrupa büyüme planında yer almak isteyen startup ve scale-up’lar Spark Connect üzerinden başvurabiliyor: https://www.sparkconnect.app/become-partner Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SunExpress’ten Türkiye Turizmine Yeni Katkı Haber

SunExpress’ten Türkiye Turizmine Yeni Katkı

Farklı tur operatörlerinin tatil paketi tekliflerini tek çatı altında buluşturan platform, sektöre yeni bir satış kanalı kazandırırken Türkiye’nin turizm potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacak. Temmuz sonu itibarıyla Almanya, Avusturya ve İsviçre’de hizmet vermeye başlayan SunExpress Holidays, tur operatörlerine ilave bir satış ve dağıtım kanalı sağlıyor. Platform ayrıca Avrupa’da yaşayan Türklerin aile ziyaretlerini tatille birleştirebilmelerine imkân tanıyan esnek paket çözümleriyle, pazara yenilikçi bir tatil paketi modeli kazandırıyor. SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, SunExpress Holidays’in turistik seyahatlerin yanı sıra Almanca konuşulan ülkeler ile Türkiye arasındaki güçlü aile ve yakın ziyareti trafiğini de destekleyeceğini belirterek şunları söyledi: “SunExpress Holidays’i tur operatörü iş ortaklarımızın ürünleriyle rekabet eden bir yapı olarak değil; onların faaliyetlerini destekleyen ve tamamlayan yeni bir kanal olarak konumlandırıyoruz. Aynı zamanda geliştirdiğimiz yeni tatil paketi modeli ile Avrupa’da yaşayan Türklerin seyahat ihtiyaçlarına yanıt verirken, aile ziyaretlerini tatille esnek biçimde birleştirmelerine ve güvence altına alınmış bir paket tatilin avantajlarından yararlanmalarına olanak sağlıyoruz.” Tur operatörleri için yeni satış ve dağıtım kanalı SunExpress Holidays, yolculara Antalya, Bodrum, Dalaman ve İzmir gibi Türkiye’nin önde gelen tatil destinasyonlarına yönelik, SunExpress uçuşlarıyla birleştirilen tatil paketi seçenekleri sunuyor. Platformda ayrıca SunExpress’in iş ortağı AirCairo’nun uçuşlarıyla Mısır’daki Hurghada ve Marsa Alam’a yönelik tatil paketleri de yer alıyor. SunExpress Holidays, tur operatörü olarak değil, tur operatörü iş ortaklarının tatil paketi ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturan bir satış platformu olarak hizmet veriyor. Seyahatlerin organizasyonu, operasyonu ve destinasyondaki müşteri hizmetleri ilgili tur operatörlerinin sorumluluğunda olmaya devam ediyor. Tatil ve aile ziyareti tek pakette buluşturuyor SunExpress Holidays, klasik tatil paketlerinden farklı olarak yolculara daha esnek bir seyahat planlama imkânı sunuyor. Misafirler, seyahatlerinin bir bölümünü aile ziyaretlerine ayırırken, kalan bölümünü Türkiye’nin farklı destinasyonlarında tatil yaparak değerlendirebiliyor. Uçuş ve otel rezervasyonlarının seyahatin toplam süresinden bağımsız olarak planlanabildiği modele; iç hat uçuşları, araç kiralama ve organize turlar gibi ek hizmetler de dahil edilebiliyor. Paketlerin oluşturulması ve destinasyondaki hizmetler, tur operatörü Bentour Reisen tarafından yürütülüyor ve seyahatler, paket tur kapsamında güvence altına alınıyor. Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur ise şunları söyledi: “Uzun yıllardır müşterilerimizden kişiselleştirilmiş seyahat kombinasyonlarına yönelik talepler alıyoruz. SunExpress Holidays ile bu beklentilere yanıt veren yeni nesil bir seyahat ürünü sunarken, bugüne kadar benzer tatil paketi seçeneklerinin neredeyse hiç bulunmadığı bir pazar segmentine de hitap ediyoruz.” Platformun işletmesini Schmetterling Grubu üstleniyor SunExpress Holidays platformunun operasyonunu, Schmetterling Grubu bünyesinde yeni kurulan Holiday Service şirketi yürütüyor. Schmetterling International CEO’su Ömer Karaca, “Amacımız, tur operatörlerine güçlü ve güvenilir bir satış kanalı sunarken, yolculara da seyahatlerinin her aşamasında uzman destek sağlamak” dedi. SunExpress Holidays'in ilerleyen dönemde Birleşik Krallık ve İrlanda gibi yeni pazarlarda da hizmete sunulması planlanıyor. Platformun ayrıca Türkiye'den Avrupa'ya gerçekleştirilecek seyahatleri de kapsayacak şekilde Türkiye pazarına açılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ulaşım Uygulamalarına Yönelik Şikayetler Yüzde 95 Arttı Haber

Ulaşım Uygulamalarına Yönelik Şikayetler Yüzde 95 Arttı

Platform tarafından yapılan açıklamada, kullanıcıların en çok sürücülerin yolculuğu kabul ettikten sonra gelmemesinden, gerçekleşmeyen veya iptal edilen yolculukların ücretinin tahsil edilmesinden, fiyat farklılıklarından ve müşteri hizmetlerine ulaşamamaktan şikayet ettiği aktarıldı. Çözüm platformu Şikayetvar, platforma iletilen başvurularda sürücü iptalleri, gelmeyen araçlar, hatalı veya çift tahsilat, uygulamada gösterilen fiyatla yolculuk sonunda talep edilen ücretin uyuşmaması, iade gecikmeleri ve müşteri hizmetlerine erişememe sorunlarının öne çıktığını açıkladı. Uygulama dışı ödeme talepleri, sürücü davranışları ve güvenlik endişeleri de sıkça dile getirildiği belirtildi. Platform tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Taksi, otomobil ve motosiklet çağırma hizmetlerinden elektrikli scooter ve paylaşımlı araç kiralamaya kadar farklı seçenekler sunan ulaşım uygulamaları, özellikle büyük şehirlerde günlük hayatın önemli bir parçası haline geldi. Kullanıcı ve işlem sayısındaki artış, tüketicilerin karşılaştığı sorunları da daha görünür hale getirdi. Kullanıcıların en fazla şikayet ettiği konuların başında, sürücünün yolculuk talebini kabul etmesine rağmen belirtilen konuma gelmemesi yer aldı. Bazı tüketiciler, uzun süre bekletildikten sonra sürücünün kendilerinden yolculuğu iptal etmelerini istediğini bildirdi. Özellikle hastane, havalimanı veya iş görüşmesi gibi zamanlamanın önemli olduğu durumlarda yaşanan iptaller, kullanıcıların ulaşım planlarının aksamasına ve alternatif araçlar için daha yüksek ücret ödemesine yol açtı. Başlamayan veya iptal edilen yolculukların ücretlerinin kartlardan tahsil edilmesi de öne çıkan şikayetler arasında yer aldı. Tüketiciler, araç hiç gelmediği halde ödeme alındığını, aynı yolculuk için birden fazla tahsilat yapıldığını veya kartlarına farklı tutarlar yansıtıldığını belirtti. İade süreçlerinin uzaması, kullanıcıların platformla banka arasında yönlendirilmesi ve canlı desteğe ulaşamaması mağduriyetleri artırdı. Kullanıcılar, yolculuk öncesinde uygulamada gösterilen fiyatla seyahat sonunda talep edilen ücret arasında fark bulunduğunu aktardı. Kısa mesafeler için yüksek ücret gösterilmesi, aynı güzergâhta farklı fiyatlarla karşılaşılması, rotanın gereksiz yere uzatılması ve hizmet bedellerinin açık biçimde gösterilmemesi şikayetlerde sıkça dile getirildi. Bazı kullanıcılar, sürücülerin uygulama üzerinden kabul ettikleri yolculuğu iptal ederek ücretin nakit ödenmesini istediğini bildirdi. Yolculuğun uygulama dışında gerçekleştirilmesi; rota takibi, sürücü bilgileri, kartlı ödeme ve müşteri desteği gibi güvenlik özelliklerinin kullanılamamasına yol açabiliyor. Kaba davranışlar, araç içinde sigara kullanılması, trafik kurallarına uyulmaması ve uygunsuz sorular yöneltilmesi de şikayetlerde yer aldı. Ulaşım uygulamalarına yönelik şikayetler yalnızca otomobil, motosiklet ve taksi yolculuklarıyla sınırlı kalmadı. Elektrikli scooter kullanıcıları da bozuk araçlar, sürüşü sonlandıramama, uygulama hataları ve sonradan yansıtılan cezalar nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını aktardı. Bazı kullanıcılar, araç hareket etmediği halde ücretin işlemeye devam ettiğini veya teknik hata nedeniyle sürüşü sonlandıramadıklarını bildirdi. Paylaşımlı araç kiralama hizmetlerine yönelik şikayetlerde, araçta önceden bulunan hasarların kullanıcılara yansıtılması, provizyon bedellerinin zamanında kaldırılmaması, kiralamanın uygulama üzerinden sonlandırılamaması ve sonradan tahsil edilen ek ücretler öne çıktı.” Kullanıcıların Şikayetvar’a ilettiği başvurulardan öne çıkan ifadeler şöyle sıralandı: “Sürücü yolculuğu kabul etti ancak konuma gelmedi. Uzun süre bekledikten sonra iptal etmemi istedi.” “Araç hiç gelmediği halde ücret kartımdan çekildi. İade talebim günlerdir sonuçlanmadı.” “Uygulamada gördüğüm tutarla yolculuk sonunda tahsil edilen ücret aynı değildi.” “Sürücü yolculuğu uygulama üzerinden iptal ederek ücreti nakit ödememi istedi.” “Scooter çalışmadığı halde sürüş başlamış göründü. Sürüşü sonlandıramadığım için kullanmadığım sürenin ücreti kesildi.” “Kiralamayı sonlandırdım ancak işlem devam etmiş gibi gösterilerek kartımdan ek ücret alındı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bungalov Dolandırıcılığı Şikayetleri Yüzde 114 Arttı Haber

Bungalov Dolandırıcılığı Şikayetleri Yüzde 114 Arttı

Yaz tatili sezonunun başlamasıyla birlikte milyonlarca kişi seyahat planı yaparken, tüketicilerin karşılaştığı sorunlar da çeşitleniyor. Şikayetvar verileri, tatil sürecinde yaşanan mağduriyetlerin yalnızca konaklama aşamasıyla sınırlı kalmadığını; rezervasyon, ödeme, ulaşım ve araç kiralama süreçlerinde de yoğunlaştığını gösteriyor. Tatil daha başlamadan sahte ilanlar, kapora talepleri, rezervasyon iptalleri ve ücret iadesi sorunları öne çıkarken; yolculuk sürecinde ulaşım aksaklıkları, konaklamada ise vaat edilen hizmetlerle sunulan hizmet arasındaki farklar tüketicilerin en sık dile getirdiği sorunlar arasında yer alıyor. En hızlı artış bungalov dolandırıcılığı şikayetlerinde Yaz sezonuyla birlikte özellikle sosyal medya üzerinden yayılan sahte bungalov ilanları yeniden tüketici mağduriyetlerinin merkezine yerleşti. Şikayetvar verilerine göre bungalov konaklama dolandırıcılığı iddialarına ilişkin şikayetler son haftada yüzde 114 arttı. Tüketiciler, sosyal medya reklamları, mesajlaşma uygulamaları ve sahte rezervasyon hesapları üzerinden kapora ya da konaklama bedeli ödedikten sonra işletmeye ulaşamadıklarını belirtiyor. Bazı şikayetlerde rezervasyonun tesiste görünmediği, bazı durumlarda ise ilanda kullanılan fotoğrafların gerçek bir işletmeye ait olmadığı ifade ediliyor. Şikayetlerde öne çıkan başlıklar arasında kapora ödemesi sonrası iletişimin kesilmesi, sahte IBAN’lara ödeme yapılması, gerçek tesis fotoğraflarının kopyalanarak sahte hesaplarda kullanılması, düşük fiyat vaadiyle tüketicilerin ödeme yapmaya yönlendirilmesi ve ödeme sonrası tüketicinin engellenmesi yer alıyor. Tatil sezonunda en hızlı artan şikayet başlıkları Şikayetvar verilerine göre son haftada tatil ve seyahat hizmetlerine yönelik şikayetlerde öne çıkan artış oranları şöyle sıralandı: Bungalov konaklama dolandırıcılığı: yüzde 114Zincir oteller: yüzde 58Araç kiralama dolandırıcılığı: yüzde 46Otel rezervasyon ve pazarlama siteleri: yüzde 45Karayolu ulaşım firmaları: yüzde 23Tatilin her aşamasında farklı mağduriyetler yaşanıyor Şikayetvar’a ulaşan başvurular, tüketicilerin tatil planının daha ilk aşamasından itibaren farklı sorunlarla karşılaşabildiğini ortaya koyuyor. Rezervasyonun sistemde görünmemesi, vaat edilen oda ile sunulan odanın farklı olması, fotoğraflarla uyuşmayan tesis koşulları, hijyen sorunları, sonradan talep edilen ek ücretler ve iptal edilen rezervasyonların ücret iadesinin yapılmaması konaklama hizmetlerinde en sık dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor. Otel rezervasyon ve pazarlama sitelerine yönelik şikayetlerde ise onaylanan rezervasyonun tesise ulaşmaması, yanıltıcı kampanya ve fiyat bilgileri, müşteri hizmetlerine ulaşılamaması, iptal ve değişiklik süreçlerinde yaşanan aksaklıklar ile geciken ücret iadeleri öne çıkıyor. Araç kiralama hizmetlerinde tüketiciler en çok kapora dolandırıcılığı, gerçekte bulunmayan araç ilanları, teslim sırasında değişen sözleşme koşulları, sonradan talep edilen ek ücretler ve depozito iadelerinde yaşanan gecikmelerden şikayet ediyor. Karayolu ulaşım firmalarına yönelik başvurularda ise sefer iptalleri, uzun rötarlar, bagaj tesliminde yaşanan problemler, koltuk değişiklikleri ve bilet iptal-iade süreçlerindeki aksaklıklar dikkat çekiyor. Tüketiciler ne yaşıyor? Şikayetvar’a ulaşan kullanıcı deneyimleri, yaz sezonunda tatil planı yapan tüketicilerin hem dijital kanallarda hem de hizmet alma aşamasında farklı risklerle karşı karşıya kalabildiğini gösteriyor. Özellikle sahte bungalov ilanları, otel rezervasyonlarında sistem sorunları, araç kiralama süreçlerinde kapora/depozito problemleri ve karayolu ulaşımında iptal-iade aksaklıkları öne çıkıyor. Bungalov konaklama dolandırıcılığı şikayetleri Bungalov konaklama dolandırıcılığı iddialarına ilişkin şikayetlerde tüketiciler, sosyal medya üzerinden ulaştıkları hesaplarla rezervasyon yaptıklarını, kapora ya da konaklama bedeli ödedikten sonra işletmeye ulaşamadıklarını belirtiyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Sosyal medya üzerinden bulunan bungalov hesabına kapora gönderildikten sonra telefonlara cevap verilmemesiRezervasyon için IBAN’a ödeme yapılmasının ardından ek ödeme talep edilmesiKapora sonrası “depozito”, “sigorta” ya da “onay bedeli” adı altında yeni ücretler istenmesiÖdeme yapıldıktan sonra tüketicinin engellenmesiİlanda kullanılan tesis fotoğraflarının gerçek işletmeye ait olmadığının sonradan anlaşılmasıTesise gidildiğinde rezervasyon kaydının bulunmamasıDüşük fiyatlı bungalov ilanlarıyla tüketicinin ödeme yapmaya yönlendirilmesi Bu başlıkta en sık tekrar eden mağduriyet, “Kapora gönderdim, sonrasında kimseye ulaşamadım” ifadesiyle öne çıkıyor. Otel rezervasyon ve pazarlama sitelerine yönelik şikayetler Otel rezervasyon ve pazarlama sitelerine yönelik başvurularda tüketiciler çoğunlukla ödeme yaptıkları rezervasyonun tesiste görünmediğini, iptal işlemi sonrası ücret iadesi alamadıklarını ya da müşteri hizmetlerine ulaşamadıklarını belirtiyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Ödemesi yapılan rezervasyonun otel sisteminde görünmemesiRezervasyon onayı alınmasına rağmen tesiste kayıt bulunmamasıVoucher ya da rezervasyon numarasının tüketiciye iletilmemesiİptal edilen rezervasyonun ücret iadesinin gecikmesiMüşteri hizmetlerinden yanıt alınamamasıSatın alınan oda tipi yerine daha düşük standartta oda sunulmasıOtelin kapalı, dolu ya da uygun olmadığı bilgisinin tüketiciye son anda verilmesi Bu kategoride öne çıkan ortak mağduriyet, tüketicinin ödeme yapmasına rağmen konaklama hizmetinden yararlanamaması ve iade sürecinde muhatap bulamaması oldu. Zincir otellere yönelik şikayetler Zincir otellere ilişkin şikayetlerde tüketiciler, rezervasyon ve konaklama sürecinde vaat edilen hizmetle karşılaşılan hizmet arasında fark olduğunu dile getiriyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Otele girişte rezervasyonun sistemde görünmemesiSatın alınan oda yerine farklı oda verilmesiFotoğraflarla uyuşmayan oda ve tesis koşullarıHijyen ve temizlik sorunlarıEk ücret talepleriİptal edilen rezervasyonlarda ücret iadesinin yapılmamasıMüşteri hizmetleri ve otel yönetimi arasında çözüm sürecinin uzaması Bu başlıkta tüketicilerin en sık vurguladığı sorun, tatil öncesinde satın alınan hizmetle tesiste karşılaşılan hizmetin birbirini tutmaması oldu. Araç kiralama dolandırıcılığı ve araç kiralama şikayetleri Araç kiralama tarafında tüketiciler hem sahte ilanlar hem de depozito iadesi sorunları nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını aktarıyor. Şikayetlerde uygun fiyatlı araç ilanları üzerinden kapora alınması, ödeme sonrası işletmeye ulaşılamaması ve teslim sonrası depozitonun iade edilmemesi öne çıkıyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Uygun fiyatlı araç ilanı üzerinden kapora alınmasıKapora sonrası firmaya ulaşılamamasıKiralama sırasında alınan depozitonun belirtilen sürede iade edilmemesiAraç hasarsız teslim edilmesine rağmen depozito kesintisi yapılmasıTeslim sırasında sözleşme koşullarının değiştirilmesiSonradan ek ücret talep edilmesiÇağrı merkezi ve şubeden yanıt alınamaması Bu kategoride en sık tekrarlanan mağduriyet, “Aracı sorunsuz teslim ettim ancak depozitom iade edilmedi” ifadesiyle öne çıkıyor. Karayolu ulaşım firmalarına yönelik şikayetler Karayolu ulaşım firmalarına ilişkin şikayetlerde sefer iptalleri, rötarlar, bilet iptal ve iade süreçlerinde yaşanan aksaklıklar dikkat çekiyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Seferin son anda iptal edilmesiBilet iptaline rağmen ücret iadesinin yapılmamasıYolcunun sefer değişikliği hakkında zamanında bilgilendirilmemesiUzun rötarlar nedeniyle aktarma ve konaklama planlarının bozulmasıBagaj tesliminde yaşanan problemlerKoltuk değişikliği yapılmasıMüşteri hizmetlerinden çözüm alınamaması Bu alanda tüketiciler, özellikle iptal ve rötar durumlarında bilgilendirme eksikliği ve iade süreçlerinin uzamasından şikayet ediyor. Tatil planı yapacaklara 7 öneri Şikayetvar, yaz sezonunda yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçebilmek için tüketicilere şu önerilerde bulunuyor: Rezervasyon yapmadan önce işletme hakkında kullanıcı yorumlarını inceleyin.Sosyal medya üzerinden yönlendirilen hesaplara karşı temkinli olun.Kapora göndermeden önce işletmenin gerçekliğini farklı kaynaklardan doğrulayın.Araç kiralama işlemlerinde kurumsal ve doğrulanabilir firmaları tercih edin.Ödeme dekontlarını ve rezervasyon belgelerini mutlaka saklayın.İptal ve iade koşullarını ödeme yapmadan önce dikkatlice okuyun.Şüpheli durumlarda ödeme yapmadan önce işletmeyle farklı iletişim kanalları üzerinden doğrulama sağlayın. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.