Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arama Kurtarma

Kapsül Haber Ajansı - Arama Kurtarma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arama Kurtarma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe’de Çöken Binayla İlgili Açıklama Yaptı Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe’de Çöken Binayla İlgili Açıklama Yaptı

Aslan, “Şu an enkaz altında 3 tane yurttaşımız var. Şu an arkadaşlarımız dinleme faaliyetini yapıyorlar. Emniyet tedbirleri alınmış durumda. Diğer yurttaşlarımız hastaneye kaldırıldı. İnşallah tedavileri iyi geçecek ve hayata tutunacaklar. Binamızda da hafif bir kayma var. 3 tane yurttaşımızı binamızdan aldıktan sonra çevrede gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Gerekli binaların boşaltılmasını... Vali Bey de geldi, yerinde inceledi ve gerekli tedbirler konuşuldu, alındı. Ama gördüğünüz gibi İstanbul bir deprem bölgesi zaten, biliyorsunuz ve çok eski binalar var. Bu bina 1987 yılında yapılmış. Bodrum, zemin kat ve artı 1-2 kat... Bugünün mühendisliği ve o günün imar planları gereği doğru bir bina yapılmış fakat sonradan ilave katlar çıkarılmış. Şimdi bunlar; bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Valilik olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olarak... İl Müdürümüz yanımızda, Maltepe Belediye Başkanımız yanımızda, Genel Sekreterimiz ve diğer arkadaşlarımızla hep beraber konuştuk ama sonuç şu: Tabii ki devletin bütün kurumları birlikte ve bir bütün olarak çalışacak. Ancak yurttaşlarımız da bu tür riskli binalarda, mümkünatı varsa ‘1 metre eksik kaldı, 1 metre fazla kaldı, ben 80 metrekaredeydim, 82 metrekareye çıkacağım; 90 metrekaredeydim, 85'e düşüyorum’ diye bir düşünce yerine; önemli olan, hani ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ kültürüyle mutlaka yurttaşlarımızın can güvenliğini maksimum şekilde almak durumundayız” dedi. MALTEPE / İSTANBUL İstanbul Maltepe Cevizli Mahallesi’nde 7 katlı bir binada sabah saatlerinde çökme meydana geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, olay yerinde kurmaylarından aldığı bilgilendirmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Aslan, "Arkadaşlar, çok üzgünüz. Maltepe’deyiz. Bugün sabah 05.40 saatlerinde bir binamızda çökme meydana geldi Cevizli’de. Saat 06.00 itibarıyla bütün arama-kurtarma ekiplerimiz; İstanbul İtfaiyesi, AFAD ve diğer bütün ekiplerimiz, Maltepe Belediyesinin arama-kurtarma ekipleri hep beraber olaya müdahale ediyorlar. Şu an enkaz altında 3 tane yurttaşımız var. Şu an arkadaşlarımız dinleme faaliyetini yapıyorlar. Emniyet tedbirleri alınmış durumda. Diğer yurttaşlarımız hastaneye kaldırıldı. İnşallah tedavileri iyi geçecek ve hayata tutunacaklar. Binamızda da hafif bir kayma var. 3 tane yurttaşımızı binamızdan aldıktan sonra çevrede gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Gerekli binaların boşaltılmasını... Vali Bey de geldi, yerinde inceledi ve gerekli tedbirler konuşuldu, alındı. Ama gördüğünüz gibi İstanbul bir deprem bölgesi zaten, biliyorsunuz ve çok eski binalar var. Bu bina 1987 yılında yapılmış. Bodrum, zemin kat ve artı 1-2 kat... Bugünün mühendisliği ve o günün imar planları gereği doğru bir bina yapılmış fakat sonradan ilave katlar çıkarılmış. Şimdi bunlar; bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Valilik olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olarak... İl Müdürümüz yanımızda, Maltepe Belediye Başkanımız yanımızda, Genel Sekreterimiz ve diğer arkadaşlarımızla hep beraber konuştuk ama sonuç şu: Tabii ki devletin bütün kurumları birlikte ve bir bütün olarak çalışacak. Ancak yurttaşlarımız da bu tür riskli binalarda, mümkünatı varsa ‘1 metre eksik kaldı, 1 metre fazla kaldı, ben 80 metrekaredeydim, 82 metrekareye çıkacağım; 90 metrekaredeydim, 85'e düşüyorum’ diye bir düşünce yerine; önemli olan, hani ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ kültürüyle mutlaka yurttaşlarımızın can güvenliğini maksimum şekilde almak durumundayız” dedi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmalarını şu şekilde devam etti; “BU MEMLEKETİ, MİLLETİ SEVEN HER YURTTAŞIMIZ VE DEVLETİMİZİN GÖREVLİLERİ BİRLİKTE HAREKET ETMELİ” “Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla beraber uzunca süredir çok büyük çalışmalar yapıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin afetle ilgili, kentsel dönüşümle ilgili çok ciddi destekleri var ama bir taraftan da Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’un geliştirdiği projelerle, ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla çok ciddi dönüşümler var. Ben buradan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Bakanımıza tekrar ifade etmek isterim ki; sizinle uyum içinde çalışıyoruz ve daha fazla bir uyuma ihtiyaç varsa tekrar aldığımız kararları gözden geçirelim ve tekrar masaya oturalım. Daha ne yapabiliriz; Valimizle, devletimizin çeşitli kurumlarıyla beraber konuşalım. Ama yurttaşlarımızdan da rica ediyoruz. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzle görüşerek çatı katlarının bağımsız birim olmasını da ilan ettik. Meclisimizden oy birliğiyle geçirdik ve hızlıca kentsel dönüşümün önünü açtık. Daha ne yapılması gerekiyorsa devlet her şeyi yapmaya hazır. Ama milletin de mutlaka bu konuda azıcık da olsa biraz hareket etmesine ihtiyacımız var. Çünkü İstanbul demek, Türkiye demek. İstanbul, bir problem olduğunda beka problemi demek. Dolayısıyla bu memleketi, milleti seven her yurttaşımız ve devletimizin görevlileri birlikte hareket etmeli. Buradan tekrar aynı masada milletimizle ve devletimizle buluşmaya tüm halkımızı çağırıyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.” “99 ÖNCESİ YAPILAN BİNALARI HIZLICA DÖNÜŞTÜRMEK DURUMUNDAYIZ” “Netice itibarıyla 1987 yılında yapılmış, o günün mimari ve mühendislik ölçeklerine göre yapılmış bir bina bu. Fakat daha sonradan üstüne birkaç kat ilave edilince tabii ki zeminsel problem var. Yoksa baktığımızda, ilgili arkadaşlarımızın şeyinde, mesela bu bina da yeni, 7 katlı diyelim ki... Ama mühendislik gelişiyor, teknoloji gelişiyor, bilim gelişiyor. Bu tür vakalarla karşı karşıya kalabilir miyiz? Kalabiliriz. Ne konuşmuştuk aslında? Sayın Cumhurbaşkanımızın da her zaman söylediği, Bakanımızın da, Ekrem Başkanımızın da, bizim de söylediğimiz bir şey var: 99 öncesi yapılan binaları hızlıca dönüştürmek durumundayız. Dolayısıyla "Şu şundan oldu, Bakanlık şunu eksik yaptı, Belediye bunu eksik yaptı, mimar bunu eksik yaptı" demek yerine biz yarını konuşmalıyız. Bu yüzden de şu an bütün devletin güçleri burada büyük bir mücadele veriyorlar. İnşallah tüm yurttaşlarımızı sağ salim kurtaracağız.” “İSTANBUL’U HEP BİRLİKTE AYAĞA KALDIRACAĞIZ” “Ben bir yönetici olarak asla mazeret uydurmayı kabul etmiyorum. Her zaman bir çözüm mümkün. Arkadaşlarımızla burada biz Valimizle, Bakanımızla beraber masaya oturup göreceksiniz ki İstanbul’da daha hızlı tedbirler alacağız. Sadece son 3 yılda, yanlış mı biliyorum, ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla yaklaşık 550 bin bağımsız bölüm dönüştü. Netice itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çatı katlarıyla, tevhit kararlarıyla beraber de çok ciddi bir dönüşüm var. İşte gördüğünüz gibi Kadıköy’ünden Maltepe’sine, Güngören’inden Avcılar’ına kadar, Bahçelievler’ine kadar her taraf şantiye şeklinde. Ama bu yeter mi? Yetmez arkadaşlar. Devlet daha ne yapması gerekiyorsa hazır. Millet de azıcık elini uzattığında bir noktada buluşacağız. ‘Benim evim 90 metrekareydi, 85 metrekareye düştü’ psikolojisinden kurtulacağız, İstanbul’u hep birlikte ayağa kaldıracağız. Devlet ve millet el ele tutuşacak. Başka çözüm yolu yok bunun. Çünkü 99 öncesi yapılan binalar var ve bu binaların yaklaşık 100 bininde hala dönüşmemiş durumda. Bunu hep birlikte yapmalıyız. Evet, teşekkür ederim arkadaşlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hayvanseverler Sevimli Dostlarıyla Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı’nda Buluştu Haber

Hayvanseverler Sevimli Dostlarıyla Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı’nda Buluştu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı’nda renkli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Çocukların hayvan sevgisini pekiştirmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla gerçekleştirilen programa, aileler ve evcil hayvan sahipleri yoğun ilgi gösterdi. Eğitimlerden ücretsiz sağlık taramasına, arama kurtarma köpeklerinin gösterisinden güzellik yarışmasına kadar birçok etkinliğin yer aldığı programda, çocuklar hayvanları yakından tanıma fırsatı bulurken hayvanseverler de dostlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdi. ÜCRETSİZ SAĞLIK TARAMASI YAPILDI Etkinlik kapsamında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi eğitmenleri tarafından “Hayvanlarda Temel İlk Yardım Eğitimi” verildi. Hayvan sağlığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan eğitim sonunda katılımcılara sertifika verildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Daire Başkanlığı da etkinlik boyunca VETBÜS aracılığıyla ücretsiz sağlık taraması hizmeti sundu. SEVİMLİ DOSTLAR PODYUMA ÇIKTI Programın dikkat çeken bölümlerinden biri, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı arama kurtarma köpeklerinin eğitim gösterisi oldu. Köpeklerin yeteneklerini sergilediği gösteri ilgiyle izlenirken çocuklara yönelik gösteriler de etkinliğe renk kattı. Günün en sevimli anları ise evcil hayvanların türlerine göre düzenlenen güzellik yarışmasında yaşandı. Dostlarıyla yarışmaya katılan hayvan sahipleri heyecanla sonuçları beklerken dereceye girenlere çeşitli ödüller verildi. TÜZÜN: “ÇOCUKLARIMIZA HAYVAN SEVGİSİNİ ANLATIYORUZ” ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında düzenlenen etkinliğin yalnızca bir kutlama olmadığını, aynı zamanda hayvan sağlığına yönelik hizmetleri de kapsadığını ifade etti. Tüzün, “Sadece kutlama da yapmıyoruz, aynı zamanda buraya gelen hayvanların sağlık taramasını yapıyoruz, kuduz aşısı eksik olanların aşılarını tamamlıyoruz. Çocuklarımıza da çeşitli etkinliklerle hem hayvanları sevdirmeyi hem de onlarla birlikte yaşamamız gerektiğini anlatıyoruz” dedi. ABB’DEN 9 MİLYON VETERİNERLİK HİZMETİ ABB Veteriner İşleri Daire Başkanı Mustafa Şener, hayvanlara yönelik çalışmaları yılın yalnızca bir gününde değil, her gün sürdürdüklerini belirterek, “Biz Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bir gün değil, her gün onlara önem veriyor, değer veriyoruz. Özellikle yapmış olduğumuz hizmetlerle de bunu hayvan dostlarımıza hissettiriyoruz. ‘Başkent’te her can değerlidir’ düsturuyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu. Etkinliğin çocuklarda hayvan sevgisini geliştirmek ve hayvanların yaşamın bir parçası olduğuna yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlandığını kaydeden Şener, güzellik yarışmasına da yoğun talep olduğunu belirtti. ABB’nin hayvanlara yönelik hizmetlerine ilişkin verileri paylaşan Şener, “2019 yılından günümüze kadar 125 bin kısırlaştırma faaliyeti gerçekleştirdik. 6 bin tane dostumuza yuva bulduk. 200 bin aşılama işlemi gerçekleştirdik. Sokaklarda trafik kazası başta olmak üzere acil veterinerlik ihtiyacı olan yaklaşık olarak 180 bin hayvanımıza can olmaya gayret gösterdik. Onların tedavilerini gerçekleştirdik. 2019 yılından 2026 yılı 4 Ekim tarihine kadar 9 milyon veterinerlik hizmetini ilimizde hayvanlarımıza ulaştırdık” dedi. EROĞLU: “VETERİNER HEKİM OLARAK ÇOK MUTLU OLDUK” Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu da etkinliğin Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün anlamını toplumsal farkındalıkla buluşturduğunu belirtti. Eroğlu, “Herkes burada hayvanlarıyla birlikte. Çocuklarımız, gençlerimiz... Kelimenin anlamıyla harika bir program. Biz de çok mutlu olduk, bir veteriner hekim olarak. Hayvan-insan ilişkilerinin mutlaka istenilen seviyeye taşınması gerekiyor” ifadelerini kullandı. HAYVANSEVERLER ETKİNLİKTEN MEMNUN KALDI Etkinliğe katılan vatandaşlar, hem kendileri hem de çocukları için hazırlanan programdan duydukları memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: -Yudum Öztürk: “İlk defa böyle bir etkinliğe katılma fırsatım oldu. Herkes evcil hayvanını almış gelmiş. Güzel bir ortam. Çocuklar için de düşünülmüş programlar var. Gayet güzel görünüyor.” -Handan Demirhan: “Öncelikle Mansur Başkan'ımıza çok teşekkür ediyoruz. Bize, Ankara'mıza böyle güzel bir park kazandırdı. Sürekli böyle etkinlikler yapılıyor, biz de sürekli geliyoruz. Bugün de minik dostlarımız için çok güzel bir gün oldu.” -Necmi Saykun: “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Mansur Yavaş Bey'e çok teşekkür ediyorum. Bu etkinliklerin Ankaralıları bir araya getirmesinden ayrıca memnunum. Ankara'ya böyle bir eser kattığı için de teşekkür ediyorum. On yıldır benimle beraber olan arkadaşım Ares ile geldim. Bir aylıktı aldığımda o gün bu gündür beraberiz, ayrılmıyoruz.” -Meltem Özdemir: “Güzellik yarışmasına katılacağız. Belediyenin hayvanlar için böyle bir etkinlik düzenlemesi çok güzel, çok değerli.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Eker I Run’da 19 Sivil Toplum Kuruluşu İçin İyilik Adımları Atılacak Haber

13. Eker I Run’da 19 Sivil Toplum Kuruluşu İçin İyilik Adımları Atılacak

Bursa’da 3-4 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek 13. Eker I Run, sporun yanı sıra dayanışma ve toplumsal faydayı da odağına alıyor. Adım Adım iş birliğiyle düzenlenen Yardımseverlik Koşuları kapsamında bu yıl 19 sivil toplum kuruluşunun projeleri için kaynak yaratılacak. Gönüllü koşucular ve bağışçılar, ipk.adimadim.org üzerinden projelere katkı sunarak her adımı iyiliğe dönüştürecek. 2025 yılında yine 19 sivil toplum kuruluşu için 5,4 milyon TL kaynak yaratılan Yardımseverlik Koşuları ile 2018’den bu yana sağlanan toplam destek 13,7 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye’nin öne çıkan koşu organizasyonlarından Eker I Run, 13. yılında sporun birleştirici gücünü dayanışmayla buluşturmaya hazırlanıyor. “Koşmak Gerek” mottosuyla 3-4 Ekim 2026 tarihlerinde Bursa’da düzenlenecek organizasyon, farklı yaş ve seviyelerden koşucuları bir araya getirirken, Yardımseverlik Koşuları ile toplumsal faydaya da alan açıyor. Eker I Run’ın programı 3 Ekim’de Hüdavendigar Parkı’nda gerçekleştirilecek “Shake Out Run” ile başlayacak. Aynı gün düzenlenecek “Köpeğinle Koş” etkinliğiyle katılımcılar, sevimli dostlarıyla birlikte koşu deneyimini paylaşabilecek. 4 Ekim’de ise organizasyonun ana yarışları gerçekleştirilecek. Uludağ’dan Eker Meydan’a uzanan 42K Maratonu’nun yanı sıra 15K ve 5K yarışları, çocuklara yönelik Minik Adımlar ve Özel Sporcular Koşusu da programda yer alacak. Her adım toplumsal faydaya dönüşüyor Eker I Run’ın önemli bileşenlerinden biri olan Yardımseverlik Koşuları, Adım Adım iş birliğiyle hayata geçiriliyor. Gönüllü koşucular, seçtikleri sivil toplum kuruluşlarının projeleri için koşarken, bağışçılar da bireysel katkılarıyla bu projelere kaynak aktarılmasına katkı sağlıyor. Böylece yarışta atılan her adım, farklı alanlarda yürütülen sosyal fayda projelerine destek oluyor. Yardımseverlik Koşuları, Eker I Run’da yıllar içinde büyüyen bir dayanışma hareketine dönüşürken, 2025 yılında düzenlenen organizasyonda 19 sivil toplum kuruluşu için toplam 5,4 milyon TL kaynak yaratıldı. 2018’den bu yana Yardımseverlik Koşuları aracılığıyla sağlanan toplam destek ise 13,7 milyon TL’ye ulaştı. 19 STK’nın projeleri için koşulacak Eker I Run kapsamında bu yıl da 19 sivil toplum kuruluşu, farklı ihtiyaç alanlarına yönelik projeleriyle Yardımseverlik Koşuları’nda yer alıyor. Gönüllü koşucular ve bağışçılar, bu projeler arasından seçim yaparak eğitimden çocuklara, çevreden sağlığa ve sosyal kapsayıcılığa uzanan farklı alanlardaki çalışmalara katkı sağlayabilecek. Eker I Run’da yer alan sivil toplum kuruluşları şöyle: AKUT, Bir Diek Tut Derneği, Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (LÖDER), Değişim Liderleri Derneği, Deniz Yaşamını Koruma Derneği, EGET Vakfı, Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA), Koruncuk Vakfı, Nesin Vakfı, Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı (OBİDEV), ROBOTEL, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Türk Eğitim Vakfı (TEV), Tohumluk Vakfı, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV), Türk Eğitim Derneği (TED), UNICEF, WWF Türkiye. Tüm projeler “İPK – İyilik Peşinde Koş” platformunda (ipk.adimadim.org) yayınlanıyor. Bağışçılar ve gönüllü koşucular, diledikleri projeye destek vererek pek çok alanda toplumsal etki yaratabiliyor. 13. EKER I RUN’DA YARDIMSEVERLİK KOŞUSU YAPACAK STK’LARIN PROJELERİ: AKUT – “Her Adım Bir Hayat” Projesi AKUT Arama Kurtarma Derneği, dağ ve doğa kazaları ile deprem, sel ve yangın gibi afetlerde yardıma ihtiyaç duyan insanlara ve canlılara ulaşmak için gönüllülük esasına dayalı arama-kurtarma çalışmaları yürütüyor. Toplumu afetler ve acil durumlar konusunda bilgilendiren ve eğitim faaliyetleri gerçekleştiren AKUT, “Her Adım Bir Hayat” projesiyle 13. Eker I Run’da yer alıyor. Proje kapsamında zorlu doğa koşullarında, doğal afetlerde veya mahsur kalma durumlarında görev alabilecek daha fazla arama-kurtarma operasyon gönüllüsünün yetiştirilmesine katkı sağlanması planlanıyor. AKUT, 100 gönüllü katılımcıya ulaşarak 500.000 TL bağış toplamayı amaçlıyor. Bu kaynak, daha fazla gönüllünün arama-kurtarma çalışmalarında görev alabilmesi için gerekli eğitim ve hazırlık süreçlerine aktarılacak. Bir Dilek Tut Derneği - "Hepimizin Dileği" Projesi Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği, riskli hastalıklarla mücadele eden çocukların dileklerini gerçekleştirerek tedavi süreçlerinde umut ve motivasyonlarını artırmalarına katkı sağlıyor. “Hepimizin Dileği” projesiyle çocuklara hiçbir şeyin imkânsız olmadığını hissettirmeyi ve yaşamla kurdukları bağı güçlendirmeyi amaçlayan dernek, bir çocuğun dileğinin gerçekleştirilmesi için gereken 60.000 TL’lik kaynağın oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Projeye, 13. Eker I Run kapsamında gönüllü koşucular ve bağışçılar da katkı sunabilecek. LÖDER - "Kanserli Çocuklar Sağlığa Ulaşsın" Projesi Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (LÖDER), kanserle mücadele eden çocuklara destek olmayı amaçlıyor. Dernek, Uludağ Üniversitesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği’ne başvuran hastaların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli projeler yürütüyor. Bu kapsamda, Bursa’dan veya şehir dışından kemik iliği nakli için gelen, maddi imkânı olmayan, tedavileri sırasında kalacak yer ihtiyacı olan çocuklara ve ailelerine, ayrıca kanser tedavisi gören yetişkin hastalara konukevinde yeme ve barınma hizmeti vermek üzere bağış toplanmasını sağlıyor. Bir hastanın Konuk Evi’nde konaklama ve yemek maliyeti 12.500 TL olarak belirlenmiş durumda. Dernek, 13. Eker I Run kapsamında gönüllü koşucuların ve bağışçıların katkısıyla 1.000.000 TL bağışa ulaşmayı hedefliyor. Değişim Liderleri Derneği – “Genç Kadın Liderler İçin Koşuyoruz” Projesi Değişim Liderleri Derneği, 2009’dan bu yana üniversiteli genç kadınların liderlik potansiyellerini keşfetmelerine ve bu potansiyeli sahiplenmelerine destek oluyor. Kadın liderlerin sayısını ve toplumsal etkisini artırmayı amaçlayan dernek, kadın liderliğinin dönüştürücü gücüyle daha eşit, adil ve sürdürülebilir bir toplumun oluşmasına katkı sunuyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen “Genç Kadın Liderler İçin Koşuyoruz” projesi, üniversiteli genç kadınların liderlik becerilerini geliştirmelerine ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık kazanmalarına destek oluyor. Bir genç kadının liderlik yolculuğuna bir yıl boyunca eşlik etmenin maliyeti 51.250 TL olarak belirlenirken, dernek bu yolculuğa katkı sunmak isteyen katılımcıları projeye destek olmaya davet ediyor. Deniz Yaşamını Koruma Derneği – “Hayalet Ağ Avcıları” Projesi Deniz Yaşamını Koruma Derneği, 2015’ten bu yana başta Marmara Denizi olmak üzere Türkiye’nin denizlerinde mercan nakli, hayalet ağ temizliği, biyoçeşitlilik araştırmaları ve farkındalık çalışmaları yürütüyor. Sağlıklı deniz ekosistemlerinin ve biyolojik çeşitliliğin gelecek nesillere aktarılmasını hedefleyen dernek; mercan nakilleri, koruma alanlarının oluşturulması, farkındalık eğitimleri ve hayalet ağ temizlikleriyle deniz yaşamının sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Bugüne kadar 665 bin metrekareden fazla hayalet ağı denizlerden uzaklaştıran dernek, 13. Eker I Run kapsamında da çalışmalarına destek olmak isteyen katılımcılarla buluşuyor. EGET Vakfı – “Gençlere Umut, Doğaya Nefes!” Projesi EGET – Eğitim Geriatri Ekolojik Tarım Turizm Vakfı, maddi imkânları sınırlı öğrencilerin eğitimlerine burs desteği sağlayarak ülkenin kültürel ve bilimsel gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Burs başvuruları, şeffaf ve tarafsız bir değerlendirme süreci sunan yazılım aracılığıyla değerlendiriliyor. Vakıf ayrıca ekoloji, tarım, geriatri ve gerontoloji ile sağlıklı yaşam turizmi alanlarında çalışmalar yürütüyor. “Gençlere Umut, Doğaya Nefes!” projesiyle gençlerin eğitimine katkı sunarken ekolojik duyarlılığın yaygınlaşmasına da odaklanan EGET Vakfı, bir öğrencinin bir yıllık burs bedeli olan 33.750 TL’nin karşılanmasına destekte bulunmak isteyen katılımcıları 13. Eker I Run’a davet ediyor. KAÇUV - "Umudum Eğitim Bursu" Projesi Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), maddi sorunlar nedeniyle tedavilerinin aksama riski bulunan çocukların tedavi süreçlerinin kesintisiz devam etmesine katkı sağlarken, kanserle mücadelede önemli bir ihtiyaç olan psikolojik desteği ve çocukların ihtiyaçlarına uygun tedavi ortamını da sunuyor. Vakıf, yıl boyunca ulaştırdığı hediyelerle çocukların kendilerini yalnız hissetmemelerine, moral ve motivasyonlarını korumalarına ve gündelik hayatla bağlarını sürdürmelerine katkıda bulunuyor. Bir çocuk veya gencin bir yıllık düzenli hediye ihtiyacının karşılanması için gereken tutar 8.400 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run’da yapılacak katkılar, çocukların günlük yaşamla bağlarını korumalarına yardımcı olacak. KODA - "Köyde Değişim Öğretmenle Başlar!" Projesi Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA), köylerde yaşayan çocukların nitelikli eğitime erişimini güçlendirmek amacıyla öğretmenlere, öğretmen adaylarına ve ebeveynlere yönelik eğitim çalışmaları yürütüyor. Kırsalda eğitim alanında araştırma ve savunu faaliyetleri gerçekleştiren dernek, yerel ihtiyaçlara ve koşullara uygun eğitim içerikleri de geliştiriyor. Öğretmenlere yönelik eğitimleriyle bugüne kadar köylerde yaşayan 107 binden fazla çocuğun daha nitelikli bir eğitim almasına katkı sağlayan KODA, bir köy öğretmeninin yüzlerce çocuğun eğitim yolculuğunda yaratabileceği dönüştürücü etkiye dikkat çekiyor. Bir öğretmenin bir yıllık eğitim bedeli 10.200 TL olarak belirlenirken, KODA 13. Eker I Run kapsamında 500 bin TL bağışla eğitim yolculuğuna katkı sağlamayı hedefliyor. Koruncuk Vakfı - "Adımız Koruncuk Adımlarımız Çocuklara Umut" Projesi Koruncuk Vakfı, sosyo-ekonomik koşulları nedeniyle eğitim ve temel ihtiyaçlara erişimleri risk altında olan kız çocuklarına, akademik başarı ön koşulu aranmaksızın ortaokuldan üniversiteye kadar barınma ve bakım hizmeti sunuyor. Vakıf, kız çocuklarının eğitimlerini kesintisiz sürdürmelerine ve üniversite eğitimiyle birlikte mesleki gelişimlerini destekleyerek kendi geleceklerini kurmalarına katkı sağlıyor. Bir kız çocuğunun nitelikli ve kesintisiz eğitime erişimi için gereken yıllık tutar 24.000 TL olarak belirlenirken, Koruncuk Vakfı 13. Eker I Run kapsamında toplam 300.000 TL bağış hedefliyor. Nesin Vakfı – “Çocuklarla Yarına Koşuyoruz” Projesi Nesin Vakfı, Aziz Nesin tarafından 1973 yılında, eğitim olanaklarından yoksun çocukların nitelikli bir eğitim alarak kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak amacıyla kuruldu. Vakıf, 50 yılı aşkın süredir temel haklara ve eğitime erişimi sınırlı çocukların yanında yer alıyor. Halen yaklaşık 40 çocuk, eğitim hayatları boyunca Nesin Vakfı’nın sağladığı imkânlarla yatılı olarak yaşamını sürdürürken, yüzlerce öğrenciye de burs desteği sunuluyor. Bir öğrencinin yıllık akademik ve sosyal gelişim maliyeti 57.500 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run kapsamında 400.000 TL bağışa ulaşılması hedefleniyor. OBİDEV – “Otizmde Bir Gün Değil Her Gün Eğitim” Projesi Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı (OBİDEV), “Otizm Spektrum Bozukluğu” (OSB) tanısı almış bireylerin kaliteli ve nitelikli özel eğitimlere erişimini desteklemek için çalışmalar yürütüyor. Vakıf, OSB’li bireylerin ve ailelerinin toplumsal yaşama katılımını kolaylaştırmak amacıyla kamu kurumlarıyla iş birliği içinde çeşitli projeler geliştiriyor. Otizmli bireylerin bağımsız yaşam becerileri kazanabilmesi için bireysel ve grup eğitimleri ile dil ve konuşma terapisi, spor, resim, müzik, ergoterapi ve duyu bütünleme gibi alanlarda ihtiyaç duyulan yoğun eğitimlere fon sağlanıyor. 1 öğrencinin 1 yıllık eğitim bursu bedeli 80.000 TL olarak belirlenirken, OBİDEV katılımcıların desteğini bekliyor. Robotel - "Bir El Bir Umut" Projesi Robotel Derneği, teknolojiyi sosyal fayda için kullanan ve kullandıran bir sivil toplum kuruluşu. Dernek, doğuştan ya da sonradan el uzvunu kaybetmiş çocuklara moral desteği ve özgüven kazandırmak amacıyla, 3 boyutlu yazıcılarla ücretsiz robot eller üretiyor ve ihtiyaç devam ettiği sürece bu desteği ücretsiz olarak sürdürmeyi hedefliyor. Ülkemizde her yıl en az 100 çocuk uzuv farklılıklarıyla dünyaya geliyor. Bu çocukların özgüven kazanmaları ve sosyal hayata daha aktif katılmaları için Robotel’in katkısı büyük önem taşıyor. Çocuklar büyüme çağları boyunca 10’dan fazla robot ele ihtiyaç duyuyor. Bir çocuğun tüm büyüme dönemi boyunca ihtiyacını karşılayacak Robotel maliyeti 44.000 TL, hedeflenen toplam bağış tutarı ise 440.000 TL olarak belirlendi. Dernek, desteklerle daha fazla çocuğa umut olmayı amaçlıyor. TEGV – “Bu Bir Eğitime Destek Çağrısıdır” Projesi Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 30 yıldır 3 milyondan fazla çocuğa nitelikli eğitim desteği sağlayarak onları çağdaş ve evrensel değerlere sahip bireyler olarak geleceğe hazırlıyor. “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla ilköğretim çağındaki çocukların hayallerine eşlik eden vakıf, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. “Bu Bir Eğitime Destek Çağrısıdır” projesi katılımcıları, çocukların eğitim yolculuğuna eşlik etmeye davet ediyor. TEGV’de eğitim desteği alacak 1 çocuğun 1 yıllık eğitim gideri 2.000 TL. Vakıf, bu yıl toplam 500.000 TL bağışa ulaşmayı hedefliyor. TEV – “Eğitimde Dur Durak Yok” Projesi Türk Eğitim Vakfı (TEV), maddi imkânları sınırlı ancak başarılı öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için burs desteği sağlayarak gençlerin geleceğine katkıda bulunuyor. Vakıf, her yıl binlerce üniversite öğrencisinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı için eğitimini yarıda bırakma riskiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekiyor ve eğitim dostlarını gençlerin eğitim yolculuklarına katkı sunmaya çağırıyor. Bir üniversite öğrencisinin bir yıllık burs bedeli 72.000 TL olarak belirlenirken, TEV 13. Eker I Run kapsamında 1 milyon TL bağışa ulaşarak daha fazla öğrencinin eğitimini sürdürmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Tohumluk Vakfı - "Haydi Çocuklar Spora, Kırsaldan Yeni Ufuklara" Projesi Tohumluk Vakfı, köy ve kırsalda toplumsal, kültürel, ekonomik ve sosyal gelişime katkı sunmayı amaçlıyor. Vakıf, eğitim, kültür, bilim, sanat ve spor alanlarında yürüttüğü faaliyetlerle; çalışan, üreten, okuyan ve paylaşan bireylerin sayısını ve niteliğini artırmayı hedefliyor. Vakfın öncelikleri arasında, kırsalda yaşayan yetenekli ve istekli çocukların, ekonomik ve fiziksel imkânsızlıklar nedeniyle erişemedikleri spor faaliyetlerinden faydalanmalarını sağlamak yer alıyor. Çocukların özgür, dengeli ve çağdaş bir toplumda başarıya ulaşabilmeleri için onlara yeni fırsatlar sunuluyor. Bir çocuğun spora başlaması için gerekli ortalama maliyet 5.000 TL olarak hesaplanıyor. 13. Eker I Run Yardımseverlik Koşusu kapsamında ise 300.000 TL bağış toplanması hedefleniyor. TSÇV – “İlk Adımlar İçin Koş!” Projesi Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV), Cerebral Palsy’li çocuk ve erişkinlere teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve eğitim hizmetleri sunarak onların sosyal yaşamda daha aktif bireyler haline gelmeleri için çalışıyor. Vakıf için en kritik alanlardan biri de erken müdahale programı. 0–3 yaş arasında engelli olma riski taşıyan bebeklere gelişim takibi, özel eğitim ve rehabilitasyon desteği sağlanarak, onların ilk adımlarını atabilmeleri, ilk kelimelerini söyleyebilmeleri ve bağımsız bir geleceğe güçlü adımlarla ilerlemeleri hedefleniyor. Bir bebeğin erken müdahale programına katılabilmesi için 20.000 TL destek gerekiyor. Vakıf, “İlk Adımlar İçin Koş!” projesine katkı sunulmasını bekliyor. Türk Eğitim Derneği - "Eğitim Değiştirir" Projesi Türk Eğitim Derneği (TED), 1928’den bu yana eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Maddi imkânları sınırlı, başarılı öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için burs sağlayan dernek, bugüne kadar yaklaşık 50 bin çocuğun eğitim yolculuğuna katkı sundu. TED, “Eğitim Değiştirir” projesiyle 13. Eker I Run’da yer alıyor. Bir öğrencinin bir yıllık burs bedeli 16.000 TL olarak belirlenirken, etkinlik kapsamında 320.000 TL bağışa ulaşılması ve böylece daha fazla öğrencinin eğitim hayatına katkı sağlanması hedefleniyor. UNICEF – “Kız Çocukları Geleceğe Hazırlanıyor’’ Projesi UNICEF, çocukların sağlık, eğitim ve korunma haklarını destekleyen çalışmalarla çocuk haklarının hayata geçirilmesine katkı sağlıyor. UNICEF Türkiye Milli Komitesi ise çocukların ihtiyaçlarına yönelik farkındalık yaratmak ve kaynak geliştirmek amacıyla özel sektör, bireyler ve farklı gruplarla iş birlikleri gerçekleştiriyor. Ergenlik çağındaki kız çocuklarına yönelik 6 haftalık yapılandırılmış eğitim programıyla onların bilgi ve yaşam becerilerini geliştirmeleri, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık kazanmaları ve toplumsal yaşama daha aktif katılmaları hedefleniyor. Bir kız çocuğunun bu eğitim programından yararlanmasının bedeli 650 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run kapsamında toplam 150.000 TL bağışa ulaşılması amaçlanıyor. WWF Türkiye – “Denizlerin Geleceği için Koş” Projesi WWF’nin Türkiye temsilcisi olan “WWF-Türkiye”, doğal yaşam alanlarını ve canlı türlerini korumak, insanın doğa üzerindeki etkisini azaltmak ve doğayla uyumlu bir geleceğe katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yürütüyor. WWF-Türkiye, Akyatan sahillerinde gerçekleştirilen çalışmalarla yeşil deniz kaplumbağalarının güvenle denize ulaşmasına yardımcı olurken, deniz ekosistemlerinin korunmasına ve iklim krizine karşı daha dirençli yaşam alanlarının güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Bir yavru deniz kaplumbağasının güvenle denize ulaşmasını sağlamak için gereken tutar 200 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run kapsamında toplam 50.000 TL bağışa ulaşılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir - TİKA İş Birliğiyle Konya’da Uluslararası İtfaiye Çalıştayı Yapıldı Haber

Konya Büyükşehir - TİKA İş Birliğiyle Konya’da Uluslararası İtfaiye Çalıştayı Yapıldı

Konya Büyükşehir Belediyesi ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Acil Durum ve Afet Müdahale Eğitimleri Programı (ADAMEP) kapsamında Uluslararası İtfaiye Çalıştayı ve Tatbikat Programı düzenlendi. Bir otelin toplantı salonunda düzenlenen çalıştaya Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yazlık, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Latif Erdoğan’ın yanı sıra 14 ülkeden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden itfaiye teşkilatlarının temsilcileri katıldı. “ACININ, ALEVİN, AFETİN, ENKAZIN, YARDIM ÇIĞLIĞININ DİLİ AYNI” Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yazlık, amaçlarının ortak bir müdahale kültürünün oluşmasını sağlamak olduğunu ifade ederek, “Çünkü acının, alevin, afetin, enkazın, yardım çığlığının aslında dili, derdi aynı. Bu dil değişmiyor. Bu Cibuti’de de olsa, Özbekistan’da da olsa, Bangladeş’te de olsa bu yardım çığlığının dili aynı olduğu için bizim de ortak bir müdahale kültürünü oluşturmamız gerekiyor” diye konuştu. “İTFAİYECİLİK, BİZİM İÇİN BİR İYİLİKTE YARDIMLAŞMA HAREKETİDİR” Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu, "Aslında itfaiyeciler insanların can ve mal güvenliği için adanmış hayatlardan oluşuyor. Bu bizim için bir iyilikte yardımlaşma hareketidir. Peygamber Efendimiz ‘İstişare eden yanılmaz buyuruyor’ yani bu toplantıdan yanlış kararların çıkmayacağına eminim. Toplantının Konya’mızda olması bizim için bir gurur ve şeref vesilesi. İnşallah bu tatbikatlar kriz zamanında vakti en iyi değerlendirmeye, en hızlı şekilde can ve mal kurtarmaya, zararı en aza indirmeye katkı sağlayacak provalar olarak sonuçlanır” ifadelerini kullandı. Tüm İtfaiyeciler Birliği Derneği Genel Başkanı Mehmet Olcay Bal da “Türkiye İtfaiye Teşkilatı Yapısı” konulu başlıkta bir sunum gerçekleştirdi. ADAMEP kapsamında düzenlenen Uluslararası İtfaiye Çalıştayı ve Tatbikat Programı; afet, yangın ve arama kurtarma alanlarında bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmak, kurumsal kapasiteyi güçlendirmek ve ülkeler arasında ortak müdahale kültürünün geliştirilmesine katkı sunmak amacıyla Konya’da ulusal ve uluslararası itfaiye teşkilatlarını bir araya getirdi. 14 FARKLI ÜLKEDEN TEMSİLCİLER KATILDI Özbekistan, Karadağ, Tacikistan, Cibuti, Libya, Gambiya, KKTC, Gürcistan, Somali, Bangladeş, Kuzey Makedonya, Tanzanya, Portekiz ve İrlanda’dan çalıştaya katılan temsilciler de çeşitli sunumlar yaptı. Türkiye’den ise Konya Büyükşehir İtfaiyesi ile birlikte; Bursa, Hatay, Erzurum, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Malatya, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Trabzon, Balıkesir, Kırıkkale ve İzmit itfaiye teşkilatlarının temsilcileri de programda bilgi ve tecrübelerini aktardı. Programa AFAD’tan yetkililer, Savunma Sanayii Başkanlığı, Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Organize Sanayi Bölgesi Daire Başkanlığı temsilcilerinin yanı sıra enerji ve savunma sanayii alanında faaliyet gösteren: ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, TÜPRAŞ, PETKİM ve TUSAŞ’ın temsilcileri de katıldı. Farklı üniversitelerden akademisyenlerin de katıldığı çalıştayda bilimsel çalışmalar ile sahadaki uygulamalar arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının geliştirilmesi hedeflendi. Uluslararası İtfaiye Çalıştayı ve Tatbikat Programı kapsamında 30 Eylül Çarşamba günü uluslararası bir de tatbikat gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin Türkiye 10. Yaşını Kutluyor Haber

Royal Canin Türkiye 10. Yaşını Kutluyor

2016 yılında Türkiye’deki faaliyetlerine başlayan Royal Canin, son 10 yılda 3 milyonu sahipsiz hayvanlar olmak üzere toplam 6,4 milyon kedi ve köpeğin sağlığına katkı sağladı. 300’ü aşkın uzman ürün portföyüyle yaşamın farklı evrelerine yönelik beslenme çözümleri sunan marka, bu süreçte yaklaşık 30 bin yavrunun gelişimini ve 60 bin hasta hayvanın tedavi sürecini destekledi. Veteriner hekimler, öğrenciler, klinikler ve pet shoplara yönelik eğitim programlarıyla bilimsel bilgi ve deneyimin yaygınlaşmasına katkıda bulunan Royal Canin, 200 ton mama bağışıyla yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvana ulaştı. Arama-kurtarma köpeklerine yönelik çalışmalarıyla ise insan ve hayvan arasındaki yaşam kurtaran bağı destekleyen güçlü iş birliklerine imza attı. Royal Canin, Türkiye’de yeni dönemine girerken bilimsel bilgi üretmeye, yenilikçi beslenme çözümleri geliştirmeye ve güçlü iş birlikleri kurmaya devam ederek; kedi ve köpeklerin daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyor. 1968 yılında veteriner hekim Jean Cathary tarafından kurulan Royal Canin, kuruluşundan bu yana "HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA" vizyonuyla, kedi ve köpeklerin eşsiz ihtiyaçlarına odaklanan bilim temelli beslenme uzmanlığıyla hareket ediyor. 58 yılı aşkın köklü uzmanlığını sürekli geliştirerek hayvanların farklı ihtiyaçlarına özel çözümler sunan marka, bu bilimsel birikimini Türkiye’ye de taşıyor. Daha önce distribütör aracılığıyla yürütülen faaliyetlerini 2016 yılından bu yana kendi organizasyonu ile sürdüren Royal Canin, kedi ve köpek beslenmesinde sahip olduğu derin bilimsel uzmanlık ve bilgi birikimiyle hayvanların sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesine ve hayvan sağlığı ekosistemine katkı sağlıyor. "Hayvan Sağlığını Dönüştüren 10 Yıl. Bir Ömür Süren Bağlılık" başlığıyla Türkiye'deki 10. yılını kutlayan marka, hayata geçirdiği kampanya ile bu süre boyunca paydaşları ile birlike hayvan sağlığında yarattığı dönüşüme odaklanıyor. Hayvan Sağlığını Dönüştüren Bilimsel Uzmanlık: Royal Canin’in 58 Yılı Aşan Bilimsel Uzmanlığı, Kedi ve Köpekler İçin Sağlık Sunuyor 2016 yılında faaliyetlerini kendi organizasyonuyla yürütmeye başlayan Royal Canin, "HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA" vizyonunu Türkiye'de somut projelerle hayata geçirerek küresel uzmanlığını yerel ölçekte değere dönüştürüyor. Son 10 yılda 3,4 milyon kedi ve köpeğin sağlığını destekleyen marka, 300'ü aşkın uzman ürün portföyüyle yaşamın her evresine ve farklı sağlık ihtiyaçlarına yönelik beslenme çözümleri sunuyor; bugüne kadar yaklaşık 30 bin yavru kedi ve köpeğin sağlıklı gelişimine katkı sağlayan Royal Canin, 60 bin hasta hayvanın da tedavi sürecinde beslenme yönetimini destekledi. Royal Canin; veteriner hekimler, akademi, hayvan sağlığı profesyonelleri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve hayvan sahipleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde hayvan sağlığının gelişimine çok yönlü katkı sunuyor. Markanın 58 yılı aşkın küresel deneyiminin temelinde, hayvan sağlığını geliştirmenin yolunun bilimsel bilgiyi üretmek, paylaşmak ve uygulamaya dönüştürmekten geçtiği anlayışı yer alıyor. Bu doğrultuda Royal Canin, yalnızca bilimsel beslenme çözümleri sunan bir marka olmanın ötesine geçiyor; veteriner hekimlik mesleğinin gelişimine yönelik uzun vadeli yatırımlar yapıyor. Bilim ve Eğitim Işığında 10 Yıllık Yolculuk: 400 Etkinlikte, 30 Bin Paydaşa Ulaşıldı Son 10 yılda yaklaşık 10 bin veteriner fakültesi öğrencisine ulaşan Royal Canin; üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleri, Masters of Tomorrow (MOT) programı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde hayata geçirilen Klinik Beceri Laboratuvarı ile teorik bilgiyle uygulamayı bir araya getiren örnek eğitim modellerine de öncülük ediyor. Bugüne kadar 12 bin veteriner hekime ulaşan marka, Türkiye genelinde 15 bin veteriner kliniği ve pet shop ile bilgi paylaşımı gerçekleştirdi. Yaklaşık 70 bilimsel kongre ve 400 eğitim ile etkinlikte veteriner hekimlerle bir araya gelerek güncel bilimsel bilgiyi paylaşıyor, hayvan sağlığı alanındaki mesleki gelişime katkı sunuyor. “Sektörde Kalıcı ve Dönüştürücü Bir Etki Yaratmak İçin Büyük Bir Tutku İle Çalışmaya Devam Edeceğiz” Royal Canin’in 58 yılı aşan küresel bilimsel uzmanlığıyla Türkiye’de kedi ve köpek sağlığına ve sektöre kalıcı katkılar sunmaya devam ettiği bu özel yıldönümü vesilesiyle konuşan Royal Canin Avrasya Bölgesi Genel Müdürü Aslı Çelikkol, şirketin geçmişten aldığı bilimsel gücü ve geleceğe yönelik vizyonunu şöyle özetledi: “Royal Canin olarak 58 yılı aşkın küresel bilimsel birikimimizi Türkiye’de güçlü iş birlikleriyle bir araya getirerek, son 10 yılda kedi ve köpek sağlığına ve sektörümüze somut katkılar sunduk. Veteriner hekimler, pet shoplar, diğer hayvan sağlığı ve bakımı profesyonelleri ile hayvan sahipleriyle birlikte bilim temelli bir değer dünyası inşa ettik. Royal Canin’in Türkiye’deki 10 yılı, aynı zamanda dokunduğumuz her paydaşımızın yaşamını dönüştürme hikâyesidir.” “Önümüzdeki dönemde de bu bilimsel etkiyi ve liderlik ettiğimiz dönüşümü büyütmeye, odaklanıyoruz. Eğitim ve destek programlarımızı daha geniş kitlelere ulaştırarak, daha fazla kedi ve köpeğin sağlıklı, kaliteli ve uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. ‘HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA’ vizyonumuzu Türkiye’de daha da ileri taşımak ve bilimsel yaklaşımımızla sektörde kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmak için büyük bir tutku ile çalışmaya devam edeceğiz.” HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA: 10 Yılda 200 Ton Bağış, 3 Milyon Sahipsiz Hayvana Ulaştı; Arama-Kurtarma ve Rehber Köpek Kapasitesinin Artırılması Desteklendi Royal Canin Türkiye, son 10 yılda deprem ve yangınlar gibi olağanüstü durumlar da dahil olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki barınaklar ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yaklaşık 200 ton mama bağışında bulundu. Bu destek, yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvanın beslenmesine katkı sağlarken, ihtiyaç anlarında sahada hızlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizmasının oluşmasına da katkı sağlıyor. Bu katkı yalnızca kriz anlarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda hayvanlar ve insanlar arasındaki bağın güçlendirilmesine odaklanan projelerle insan-hayvan etkileşiminin toplum genelinde daha görünür hale gelmesine katkı sağlıyor ve sektörde önemli bir etki yaratıyor. Royal Canin HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA vizyonu etrafında ördüğü kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kapsamda aynı zamanda AKUT, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği (AKKD), Pulsar Arama Kurtarma ve Yardım Derneği ve SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği iş birlikleriyle Türkiye’nin arama-kurtarma köpeği kapasitesinin gelişimine destek veriyor; yaklaşık 30 arama-kurtarma köpeğinin eğitim ve beslenme süreçleri güçlendiriliyor. Rehber Köpekler Derneği ile yürüttüğü çalışmalarla ise görme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran rehber köpeklerin yetiştirilmesine destek olarak insan ve hayvan arasındaki yaşamı dönüştüren bağın güçlenmesine katkı sağlıyor. HEPAD, Kurtaran Ev, HİPDER, TURMEPA, Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Koruncuk Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen iş birlikleri ise bu etkiyi genişleterek hayvanlar, insanlar ve çevre arasnda daha güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Hayvanlar, İnsanlar Ve Çevre İçin Kalıcı Değer Üretmeye Devam Edeceğiz Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu, Royal Canin'in Türkiye'deki 10 yıllık yolculuğunu değerlendirerek şunları söyledi: "Royal Canin olarak 10 yıldır Türkiye'de 'HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA' vizyonuyla hareket ediyoruz. Kedi ve köpeklerin sağlığını desteklemenin; veteriner hekimlerin gelişimine katkı sunmanın, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye erişimini sağlamanın ve toplumsal fayda üretmenin birbirinden ayrılmaz değerler olduğuna inanıyoruz. Attığımız her adımın temelinde de bu bütüncül yaklaşım yer alıyor." "Uzman beslenme çözümlerimizle desteklediğimiz her kedi ve köpeğin yanında; eğitim programlarımız, bilimsel iş birliklerimiz ve sosyal sorumluluk çalışmalarımızla daha fazla yaşamı olumlu yönde etkilemeyi hedefliyoruz. Çünkü bizim için gerçek başarı yalnızca ulaştığımız sayılarla değil; hayvanların, insanların ve içinde yaşadığımız dünyanın geleceğine sağladığımız uzun vadeli katkıyla ölçülüyor. Türkiye'deki ilk 10 yılımız boyunca birlikte ürettiğimiz değeri ve yarattığımız dönüşümü daha da ileri taşımak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde de eğitim yatırımlarımızı, bilimsel iş birliklerimizi ve sosyal fayda projelerimizi güçlendirerek etkimizi büyütmeye; hayvanlar, insanlar ve çevre için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri İtfaiyesi'nin Teknolojik ve Teknik Kapasitesi Güçleniyor Haber

Kayseri İtfaiyesi'nin Teknolojik ve Teknik Kapasitesi Güçleniyor

Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması ve olaylara daha hızlı, güvenli ve etkin müdahale edilmesi amacıyla personel eğitimleri ile teknolojik ve teknik donanım çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda, itfaiye envanterine kazandırılan yeni nesil solunum ve gaz ölçüm ekipmanlarının kullanımına yönelik Dräger firması uzman eğitmenlerinin katılımıyla tanıtım ve uygulamalı eğitim programı düzenleniyor. Eğitimlerde; Dräger X-am 8000 çoklu gaz ölçüm cihazları, çift tüplü AirBoss Pro Connect solunum setleri, BG Pro Air serisi kapalı devre solunum setleri ve Rescue Hood kurtarma maskelerinin teknik özellikleri, kullanım prensipleri ve doğru kullanım yöntemleri uygulamalı olarak anlatılıyor. Personelin, müdahale sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda da uygulamalı bilgi ve tecrübesinin geliştirilmesi hedefleniyor. “Teknolojiyi Sahadaki Tecrübemizle Birleştiriyoruz” Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Muhammet Zeyneddin Bağdat, itfaiyecilikte teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yeni ekipmanların personelin güvenliği ve müdahale kapasitesi açısından önemli katkı sunduğunu ifade etti. Bağdat, “Halkımızın can ve mal güvenliğini en üst seviyede korumak adına teknolojinin geliştirmiş olduğu en üst seviyede ekipmanlarla itfaiyemizi donatmaya çalışıyoruz. Bu son almış olduğumuz ekipmanlarla halkımıza daha iyi hizmet sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Teknolojik ekipmanların olay yerindeki müdahale süresine olumlu etki edeceğini belirten Bağdat, vatandaşlara daha iyi hizmet etmek için mücadelelerini sürdürdüklerini ifade etti. Bağdat, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a desteklerinden dolayı teşekkürlerini iletti. İtfaiye Daire Başkanı Muhammet Zeyneddin Bağdat, Temmuz ayında bin 500’ün üzerinde yangın vakasına müdahale ettiklerini vurgulayarak, yeni teknolojiyle müdahale süresini iyileştirmiş olacaklarını kaydetti. Yeni ekipmanların özellikle yangın, tehlikeli madde olayları, oksijen yetersizliği bulunan ortamlar ve uzun süreli arama-kurtarma çalışmalarında önemli bir destek sağlayacağı belirtilirken, uygulamalı eğitimlerle personelin farklı riskli ortamlarda ekipmanları etkin şekilde kullanabilmesi amaçlanıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, gelişen teknoloji doğrultusunda ekipman ve personel kapasitesini güçlendirmeye, düzenlediği eğitimlerle sahadaki müdahale kabiliyetini geliştirmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, güçlü teknik altyapı ve nitelikli insan kaynağıyla Kayseri’nin güvenliği için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN Sualtı Aracı AVISTA'yı TEKNOFEST Mavi Vatan'da Tanıtacak Haber

HAVELSAN Sualtı Aracı AVISTA'yı TEKNOFEST Mavi Vatan'da Tanıtacak

HAVELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, otonom insansız deniz araçları konusunda SANCAR ve RAFNAR ile önemli bir yetkinliğe ulaşan HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da, AVISTA ismini verdiği öz kaynaklı yeni AR-GE projesini ilk kez tanıtacak. HAVELSAN, AVISTA projesi ile GNSS erişiminin bulunmadığı sualtı ortamlarında hassas konumlandırma, üç boyutlu sualtı haritalama, gemi karinası denetim sistemi, kritik sualtı yapılarının korunması ve entegre güvenlik yeteneklerinin milli imkanlarla geliştirilmesini hedefliyor. Sualtı sensörlerinin yüksek maliyetleri ve tedarik süreçlerinde karşılaşılan gümrük kısıtlamaları nedeniyle uygun maliyetli ve kolay erişilebilir sensörler kullanılarak platformlara akıl katan algoritmaların geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkan AVISTA projesi, HAVELSAN'ın ÇAKA Dalış Yapabilen Hibrit İnsansız Deniz Aracı (H-İDA) projesinde de doğrudan kullanılacak yeteneklere altyapı oluşturacak. 6 serbestlik derecesine sahip uzaktan kumandalı sualtı aracını (ROV) geliştirme ve test platformu olarak kullanan HAVELSAN, AVISTA projesini platform bağımsız algoritmalar ve yazılım mimarisiyle geliştiriyor. Böylece, AVISTA'nın gelecekte farklı sualtı araçlarına entegre edilebilmesi ve ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile entegre çalışabilir yeteneği kazanması da hedefleniyor. Henüz bir AR-GE projesi olan AVISTA, bütünleşik sualtı konumlama sistemi, sualtı haritalama, gemi karina inceleme sistemi ve navigasyon koridoru oluşturucu yetkinlikleri ile sualtı arama kurtarma faaliyetleri, adli vaka incelemeleri, altyapı/enerji tesislerinin sualtı denetimleri ve liman/tesis güvenliği gibi sivil ve kamu güvenliği alanlarında da kullanılabilecek. Yakın zamanda deniz testlerine başlanması planlanan AVISTA projesinden elde edilecek yetkinlikler ADVENT MÜREN Savaş Yönetim Sistemi'nin sahip olacağı ASW, suüstü harbi, mayın harbi ve deniz yatağı harbi yetkinliklerine farklı seviyelerde katkıda bulunacak. HAVELSAN'ın sualtı teknolojileri alanında yeni ürün ve çözümleri 2027 yılı içinde kullanıma hazır hale getirmeyi hedefliyor. AVISTA, çocuklara da atölyeyle tanıtılacak HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da bu yıl çocuklara özel olarak insansız deniz araçları (İDA) atölyesi de düzenliyor. Bu atölyede çocuklar, SANCAR İDA ile AVISTA İDA'nın özelliklerini keşfedecek ve keyifli bir yarışma ile insansız deniz aracı maketlerinin hareket kabiliyetini deneyimleyecek. Öte yandan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı komuta kademesine ve ilgili personeline HAVELSAN'ın mevcut ve yeni sualtı yetenekleri de anlatılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Okan Tüysüz’den Deprem Uyarıları Haber

Prof. Dr. Okan Tüysüz’den Deprem Uyarıları

Nilüfer Belediyesi, Pancar Deposu’nda “17 Ağustos Deprem Riskleri ve Dirençlilik” söyleşisi düzenledi. Programa, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları, arama kurtarma ekipleri ve Nilüferliler katıldı. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, afetlere hazırlık konusunda toplum genelinde yeterli bilincin henüz oluşmadığına dikkat çekerek, depremlerin ardından sağlıklı yapılar yapılması için kararlar alındığını ancak bir süre sonra her şeyin normalleştiğini söyledi. LOJİSTİK MERKEZİ PROJESİ Deprem gelmeden önce alınması gereken pek çok tedbir bulunduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, afet anlarında sivil toplum kuruluşlarının sergilediği dayanışmanın önemine değindi. Belediye olarak bu süreci planlı yürütmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Afet anında ihtiyaç duyulacak tüm gıda, malzeme ve iş makinelerini tek bir noktada toplayacak lojistik merkezi projesini hayata geçireceğiz” dedi. Kentsel dönüşümde yeni ve bütüncül bir model oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, belediyenin sürecin tam merkezinde yer alacağı bir sistem kurguladıklarını söyledi. “DÖVÜNEREK ZAMAN KAYBETTİK” Açılışın ardından Nilüfer Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Erdinç Çamkerten moderatörlüğünde Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz ile söyleşi gerçekleştirildi. Tüysüz, Türkiye’nin deprem geçmişini, Marmara bölgesini bekleyen tehlikeleri ve özellikle Bursa’nın depremsellik riskini verilerle ve haritalarla anlattı. Tüysüz, felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin 100 yılı aşkın süredir büyük ölçüde dövünerek zaman kaybettiğini belirten Tüysüz, 6 Şubat depremlerindeki ağır can kayıplarının da bu durumu net bir biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Bursa’nın önemli bir kısmının zayıf zemine oturduğunu anlatan Tüysüz, “ Nilüfer’de de zayıf zemin mevcut. Nilüfer’in güneyinde özellikle Çalı, Tahtalı, Kayapa, Zafer ve Gölyazı’ya kadar uzanan yerde önemli bir fay sisteminin olduğunu, 1968 ve 1855 depremlerinin bu fay üzerinde geliştiğini söyleyebiliriz. Haritaya baktığımızda, bir imar planına işlenecek kadar hassas bir harita olmasa da binaların içerisinden, arasından fayların geçtiğini görüyoruz. Bu da son derece önemli bir problem” dedi. “FAY HATLARINDA YAPILAŞMAYA İZİN VERİLMEMELİ” Deprem zararlarını azaltmanın kuralları olduğunu belirten Prof. Dr. Okan Tüysüz; mevcut riski artırmamak için diri fay hatları üzerine yapılaşmaya izin verilmemesi ve yönetmeliklere sıkı sıkıya uyulması gerektiğini vurguladı. Tüysüz, mevcut riskin azaltılması için gerçek kentsel dönüşümün uygulanması, bina analizlerinin yapılması, hayat boyu sürecek afet bilinci eğitimlerinin verilmesi gerektiğini söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, GEBKİM’de Sanayicilerle Buluştu Haber

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, GEBKİM’de Sanayicilerle Buluştu

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin konuşmacı olduğu programda Türkiye’nin deprem riski, Japonya ile Türkiye arasındaki farklılıklar ile deprem öncesinde, anında ve sonrasında alınması gereken önlemler ele alındı. GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini ve çalışanlarda deprem farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. GEBKİM OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa GEBKİM katılımcı firmalarının temsilcileri, çevre organize sanayi bölgelerinden katılımcılar ile Dilovası Belediyesi’nin ilgili birimlerinden temsilciler katıldı. Program, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan saygı duruşuyla başladı. Moriwaki, Türkiye ve Japonya’nın Deprem Deneyimlerini Karşılaştırdı Programın konuşmacısı Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumunu ve deprem haritasını değerlendirerek geçmiş depremler üzerinden önemli bilgiler aktardı. Türkiye ile Japonya’nın afetlere yaklaşımını karşılaştıran Moriwaki; yapı güvenliği, hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti. Moriwaki, olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem sırasında uygulanması gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrasında izlenecek adımları örneklerle anlattı. Sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlığının yanı sıra kurumların acil durum planlarının, müdahale kapasitesinin ve düzenli tatbikatlarının afet yönetimindeki önemini vurguladı. Aracı: “Sanayinin Dirençliliği, Ülkenin Toparlanma Gücünü Doğrudan Etkiliyor” GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler ortaya koyduğunu belirterek, kentlerin ve sanayi bölgelerinin dirençliliğinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Aracı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluk. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız. Organize Sanayi Bölgeleri, üretim ve istihdamın yanı sıra güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da önemli görevler üstleniyor. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olması bu nedenle büyük önem taşıyor.” “Her Fabrika Bir Kaledir” Anlayışıyla Hazırlık GEBKİM’in afetlere hazırlık çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünün ortaya koyduğu anlayışla sürdürdüğünü belirten Aracı, şöyle devam etti: “Biz bu sözü GEBKİM’de uzun süredir çalışmalarımıza yön veren bir anlayış olarak görüyoruz. Fabrikalarımızın, çalışanlarımızın ve üretim altyapımızın afetlere karşı hazırlıklı olması, ülkemizin ekonomik gücünün korunması açısından da önemli. GEBKİM olarak eğitimden tatbikata, arama-kurtarma kapasitesinden iş sürekliliğine uzanan çalışmalarımızı bu sorumlulukla sürdürüyoruz.” GEBKİM OSB’den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kurarken, GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimlerini tamamladı. Bölgede olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu. Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM’in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje, GEBKİM’in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanında devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verildi. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen programla GEBKİM OSB, sanayide afetlere hazırlık ve iş sürekliliği konusunda sürdürdüğü çalışmaları sektör temsilcileriyle paylaşırken, deprem bilincinin canlı tutulmasına yönelik önemli bir buluşmayı daha gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.