Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arge

Kapsül Haber Ajansı - Arge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekonomiye 549,3 milyar TL destek sağladı, 784,2 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı Haber

Ekonomiye 549,3 milyar TL destek sağladı, 784,2 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı

Katılım finans sektörüne yeni bir soluk getirmek amacıyla 2016 yılında faaliyetlerine başlayan Vakıf Katılım, sektördeki 10. yılında, Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve katılım finans sektörünün gelişimine destek olacak ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyor. “10. yılımızda güçlü finansal performansımızı sürdürüyoruz” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben: “Vakıf Katılım olarak 10. yılımızı geride bırakırken, sağlam bilanço yapımız ve istikrarlı büyüme performansımızla sektörümüzde güçlü konumumuzu pekiştirmiş bulunuyoruz. 2025 yılı itibarıyla aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla göre artırarak 784,2 milyar TL seviyesine taşıdık. Aynı dönemde 549,3 milyar TL tutarında fon kullandırırken, 564,6 milyar TL fon toplamayı başardık.” dedi. “KOBİ’lerimize 193,2 milyar TL nakdi finansman sağladık.” Reel ekonomiyi desteklemeyi temel önceliklerinden biri olarak gördüklerini ifade eden Akben: “2025 yıl sonu itibarıyla KOBİ’lerimize toplam 193,2 milyar TL karşılığı nakdi finansman sağlayarak üretimin, istihdamın ve ihracatın desteklenmesine katkı sunduk. Diğer yandan 2017 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz 275 tertip kira sertifikası ihracı ile toplam 128 milyar TL tutarında kaynak temin ederek sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunduk.” dedi. Teknoloji ve sermaye piyasalarında stratejik derinleşme Teknoloji ve sermaye piyasaları için 2025’in önemli adımlar attıkları bir sene olduğunu da vurgulayan Akben, “Geçtiğimiz yıl, Vakıf Katılım Portföy Yönetim şirketimizin kuruluşunu başarıyla tamamladık. Sermayesinin tamamı Kurumumuza ait olan Vakıf Katılım Portföy ile hem sermaye piyasalarındaki etkinliğimizi artıracak, hem de geleneksel bankacılığın dışında yatırım yapmak isteyen geniş bir kitleye ulaşarak sektörümüze değer katmaya devam edeceğiz. Diğer yandan finansal teknoloji alanında ürün ve hizmet geliştirmek, katılım finans sektörünü odağa alarak ARGE ve inovasyona dayalı katma değerli çözümler sunmak amacıyla hayata geçirdiğimiz KFT Bilişim Sistemleri’yle de, ana bankamızın ve PYŞ gibi doğrudan iştiraklerimizin teknoloji gelişimine hizmet vermeye başladık.” şeklinde konuştu. Sürdürülebilirlik alanında 289 projeye 532,4 milyon dolar finansman Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına da değinen Akben, şunları ifade etti: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, kurumsal stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. 2025 yılında Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuzu yayımlayarak bu alandaki kararlılığımızı somutlaştırdık. Ayrıca, Kredi Kayıt Bürosu tarafından oluşturulan Greendeks kapsamında da Bankamız, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaları ile Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) ilkelerine uyum düzeyi kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, B+ (İyi Düzeyde Sürdürülebilirlik+) ESG Endeksi notuyla Greendeks Sertifikası’nı almaya hak kazandı. 2016’dan bu yana sürdürülebilirlik alanında 289 projeye 532,4 milyon dolar finansman sağlayarak çevresel ve toplumsal fayda üreten yatırımlara katkı sunduk. Gaziantep Nizip’te hayata geçirdiğimiz Güneş Enerjisi Santrali ile Genel Müdürlük binamızın ve şubelerimizin elektrik tüketimini tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladık. Ankara’da tamamlanan yeni veri merkezimizin enerji ihtiyacını karşılamak üzere ikinci bir GES yatırımını da planlıyoruz. Kültürel kalkınmaya uzun vadeli ve kalıcı katkı Vakıf Eserleri Envanter Projesi hakkında bilgi veren Akben: “Ekonomik kalkınmanın yanı sıra kültürel kalkınmaya da uzun vadeli ve kalıcı katkı sunmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda kültürel mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefiyle hayata geçirdiğimiz Vakıf Eserleri Envanter Projesi’ne 2022 yılında Hatay’la başladık. Ardından Konya’da bulunan vakıf eserlerinin bir envanterini hazırladık. Geçtiğimiz sene de Bursa ve Kütahya illerimizi projemize dâhil ettik. Bursa için yaptığımız çalışma, Bursa’nın fethinin 700. yılına özel bir armağan niteliğinde olacak. 2026 yılı içerisinde de projemize, İstanbul’dan sonra en fazla vakıf eserine sahip olan güzide şehrimiz İzmir ve Kahramanmaraş’la devam edeceğiz.” dedi. “İkinci 10 yılımıza, daha büyük hedeflerle ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle giriyoruz.” Önümüzdeki yıllarda reel sektöre sağlanan desteği artırarak ülke ekonomisinin kalkınmasına daha güçlü katkı sunmayı hedeflediklerini dile getiren Akben açıklamasına şöyle devam etti: “Sürdürülebilir büyüme stratejimizden taviz vermeden, sermaye yapımızı güçlendirerek ve kaynak çeşitliliğimizi artırarak yolumuza devam edeceğiz. Dijitalleşme yatırımlarımızı hızlandırarak müşterilerimize daha erişilebilir ve yenilikçi finansal çözümler sunmayı sürdüreceğiz. Sağlam bilanço yapımız, insan kaynağımız ve kurumsal değerlerimizle ikinci 10 yılımıza, daha büyük hedeflerle ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle giriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

sahibinden.com Yapay Zekâ çözümlerini sahiAI Markası Altında Birleştirdi Haber

sahibinden.com Yapay Zekâ çözümlerini sahiAI Markası Altında Birleştirdi

Türkiye’nin lider teknoloji şirketlerinden sahibinden.com, tüm dünyanın konuştuğu yapay zekâ alanında 2018 yılından beri ürün geliştiriyor. Kuruluşundan bu yana içerisinde bulunduğu sektörü teknoloji ile dönüştüren sahibinden.com 8 yıldır geliştirdiği tüm yapay zekâ teknolojilerini sahiAI markası altında topluyor ve ilan arama deneyiminde yapay zekayı kullanarak yeni bir dönemi başlatıyor. sahiAI ile ilan arama özelliği, kullanıcılara sahiAI ile yazışarak aradıkları ilanlara kolayca ulaşabilmelerini sağlıyor. sahiAI ÇATISI ALTINDA 8 YILIK AR-GE ÇALIŞMASININ ÇIKTISI OLAN ÜRÜNLER YER ALIYOR sahiAI, sadece bir arama özelliğinin değil; görsel tanımadan doğal dil işlemeye kadar uzanan yapay zeka tabanlı geniş bir ürün gamının çatı markası. Temelleri 2018'de "Fotoğraftan Araç Tanıma" ile atılan sahiAI ürün gamı; ilan görsellerinin kalitesini artıran Fotobot, ilandaki evlerin içinde 3 boyutlu dolaşmayı sağlayan Sanal Tur ve ilandaki evin dekorasyonunu saniyeler içinde değiştiren SahiDeko gibi ürünlerle zenginleşti. Şimdi ise yapay zekâ ile ilan arama özelliği ile tüm kullanıcılara eşsiz bir deneyim sunan sahiAI, Türk mühendisleri tarafından tamamen sahibinden.com bünyesinde geliştirildi. İLAN ARAMA DENEYİMİNDE YENİ DÖNEM sahiAI’ın lansmanıyla birlikte kullanıma sunulan sohbet tabanlı arama özelliği, kullanıcılara bambaşka bir arama deneyimi sunuyor. Artık, çok gelişmiş filtreleme seçeneklerini kullanarak arama yapmaya bir alternatif olarak, "metroya yakın, ebeveyn banyolu, deniz manzaralı, açık mutfak olmayan” veya "az yakan beyaz bir SUV, hibrit japon arabası" gibi cümlelerle etkileşimli arama yapmak mümkün... Sistem sadece kelimeleri anlamlandırmakla kalmıyor; coğrafi verileri ve ilan açıklamalarını dahil ederek kullanıcının niyetini anlıyor. Kullanıcı, kendini ifade etme biçiminden bağımsız olarak sahiAI ile yazışarak hayalini kurduğu ev ya da araba için en uygun ilanlara kolayca ulaşabiliyor. İlk etapta vasıta ve emlak kategorilerinde kullanılacak sahiAI ile ilan arama özelliği, önümüzdeki süreçte diğer kategorilerde de devreye alınacak. "TEKNOLOJİYİ İTHAL ETMİYOR, İNŞA EDİYORUZ" sahibinden.com CEO'su Burak Ertaş; "Dünyada birçok şirket yapay zekâ teknolojilerini dışarıdan satın alırken, biz 2018'den beri ArGe merkezimizde 300'den fazla mühendisimizle kendimiz geliştiriyoruz. 8 yıl önce başlattığımız bu yolculuk bugün bizi teknoloji ihraç edebilecek konuma getirdi. Yapay zekâ herkesin gündeminde, ancak ürün ve hizmetlerinde müşterilerine yaygın şekilde sunan çok fazla şirket yok. Kuruluşumuzdan bu yana birçok ilke imza attık. 2000 yılında ilancılık sektörünü önce dijitale taşıdık, 2011'de sektörümüzdeki ilk mobil uygulamayı kullanıcılarımızla buluşturduk. Türkiye’de henüz kimse yapay zekâ konuşmazken biz 2018 yılında bu işi şirket odağımız olarak belirledik. Bugün ise kullanıcılarımızın her gün deneyimlediği 8 yıldır ürettiğimiz bütün yapay zekâ ürünlerinizi çatı markamız sahiAI altında buluşturmaktan gurur duyuyoruz. Ayrıca sahiAI ürün gamına bugün yepyeni yapay zekâ destekli ilan arama özelliğini ekleyerek, Türkiye’de teknoloji alanındaki liderliğimizi bir kez daha ortaya koyuyoruz.’’ dedi. "sahiAI, SADECE KELİMELERİ DEĞİL KULLANICI NİYETİNİ ANLIYOR" sahibinden.com Ürün Geliştirme ve Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Bora Biçer, sahiAI’ın arkasındaki teknolojik mimariyle ilgili olarak; "Geliştirdiğimiz sistem sohbet robotunun çok ötesinde. sahiAI'ı kullanıcının ilan arama niyetine odaklanan bir altyapı olarak tasarladık. Arka planda katmanlı bir yapay zekâ ajan mimarisi çalışıyor; büyük dil modelleri ve akıl yürütme katmanları arama sürecinde devreye giriyor. Sistemin gerçek gücünü ise yıllardır biriktirdiğimiz emlak ve vasıta alanlarındaki uzmanlığımız ve bu konuda müşterilerin arama alışkanlıklarından edindiğimiz bilgi birikimi oluşturuyor. Sistem, sadece kullanıcıların yazdığı cümleyi değil, o cümlenin arkasında anlatmak istediği arama niyetini anlıyor. Bunu yapabilmek için, sahiAI ilan verilerinin yanı sıra farklı kaynaklardan birçok veri ile zenginleştirildi ve ek arama teknolojileriyle güçlendirildi. Böylelikle, "yakıt cimrisi", "cam tavanlı" "aileye uygun" veya "deri koltuklu" gibi standart arama filtrelerinde yer almayan ifadeler için dahi kullanıcıların arama niyetlerini yapay zeka ile yorumlayıp anlayarak aradıkları ilanları listeleyebiliyoruz. Böylece kullanıcılar sahiAI ile yazışarak hayalini kurduğu ev ya da arabaya uyan ilanlara kolayca ulaşabiliyor’’ açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilimde Çığır Açan Gelişme: Sentetik Buz Artık Gerçek Buz Kayganlığında! Haber

Bilimde Çığır Açan Gelişme: Sentetik Buz Artık Gerçek Buz Kayganlığında!

Sentetik buzun kalitesini test etmek, genellikle buz pateninin en kritik anı olan başlangıç hareketinde yüksek sürtünme direncinin aşılmasıyla ilgiliydi. Fraunhofer Malzeme Mekaniği Enstitüsü (IWM) Proje Yöneticisi Prof. Dr. Matthias Scherge bu durumu, "Buz pateni yaparken ilk an özellikle kritiktir. Yüksek başlangıç direnci, patencinin güvenli kaymaya başlamasını engeller," sözleriyle açıkladı. Araştırmacılar, Glice’ın yeni malzemesini test etmek için, paten bıçağının polimer numuneler üzerinde gerçekçi koşullar altında kaymasını sağlayan özel bir sürtünme ölçüm cihazı geliştirdi. İnovasyon Malzemenin Kendisinde Gizli Bu atılım, malzemenin kimyasında yatıyor: Geliştirilmiş polietilenden yapılmış ultra sağlam bir taban, bıçağa minimum direnç sunan yüksek hareket kabiliyetine sahip bir yüzey katmanıyla birleştirildi. Yıllarca süren plaka bileşimi, temizleme ve şartlandırma süreçlerindeki hassas ayarlamalar, buz hokeyi profesyonellerinin bile onayladığı bir kaliteyi ortaya çıkardı. Son laboratuvar sonuçları, düşük kayma hızlarında donmuş buzunkinden biraz daha düşük olan, yaklaşık 0.035 sürtünme katsayıları gösteriyor. Bu değerler, buzun "hafif ve süzülme" hissini yakalamada bir dönüm noktası anlamına geliyor. Sürdürülebilir Patenin Geleceği Bu kilometre taşı sadece kayma performansını yeniden tanımlamakla kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanında da büyük bir sıçrama yapıyor. Glice pistleri su, soğutucu veya elektrik gerektirmiyor, bu da çevresel etkilerini büyük ölçüde azaltıyor. Glice CEO'su ve Kurucu Ortağı Viktor Meier, "Bu atılım, vizyonumuzu gerçeğe dönüştürüyor: Deneyim açısından gerçek buzdan hiçbir şekilde geri kalmayan, dünya çapında sürdürülebilir paten imkanı," dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2 Milyonun Üzerinde Fikri Mülkiyete Sahip Bir Ülkeyiz Haber

2 Milyonun Üzerinde Fikri Mülkiyete Sahip Bir Ülkeyiz

Bakan Kacır, İstanbul'da düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında gerçekleştirilen Patentle Türkiye 4. Üniversiteler Patent Yarışması Ödül Töreni'ne katıldı. Yarışmada başarı elde edenlere ödüllerini takdim eden Bakan Kacır, şunları kaydetti: TEKNOFEST YARIŞMALARINA REKOR KATILIM: TEKNOFEST, 8 yılda 13 kez gerçekleştirildi ve genç kuşakların Milli Teknoloji Hamlesi'ne katılımı için önemli fırsatlar sundu. İlk yıl 14 yarışma düzenlemiş, bu yarışmalarda 20 bin yarışmacımızın projelerine şahitlik etmiştik. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz 64 yarışmaya 550 binden fazla takımda 1 milyon 200 bin yarışmacımız katıldı. Dünyada eşi benzeri olmayan bir rekora hep birlikte imza atıyoruz 2 MİLYONUN ÜZERİNDE FİKRİ MÜLKİYET: Türk Patent ve Marka Kurumumuz ve bakanlık olarak yürüttüğümüz çalışmalar Türkiye'nin fikri mülkiyet kapasitesini büyük bir ivmeyle yükseltiyor. 22 yıl öncesinde Türkiye'nin fikri mülkiyet portföyü yaklaşık 93 bindi. Şimdi 2 milyonun üzerinde fikri mülkiyete sahip bir ülkeyiz. 10 BİNDEN FAZLA PATENT BAŞVURUSU: Eski dönemlerde bir yıl boyunca Türkiye'de yapılan patent başvurusu sayısı sadece 414'tü. Geçtiğimiz yıl Türk Patent ve Marka Kurumumuza 10 binden fazla patent başvurusu yapıldı. Bu yükselişi Patentle Türkiye yarışmamızda da görüyoruz. İlk yıl 500'e yakın patent başvurusu yapılmışken bu yarışmada bu yıl 800'ü aştık. Önümüzdeki dönemde Türk gençliğinin araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğuna attığı adımlarla birlikte Türkiye'nin en önemli zenginliklerinden biri olan fikri mülkiyet hazinemiz büyümeye devam edecek. Biz bu yolda gençlerimizin buluşçularımızın her daim yanında olacağız. TÜRKİYE’NİN TEKNOPARKLARI: Son 22 yılda dev bir AR-GE ekosistemi inşa ettik. Türkiye'deki teknoparkların sayısını 2'den 113'e, teknoparklarda AR-GE yapan firma sayısını 56'dan 11 bin 500'e çıkardıklarını ayrıca AR-GE insan kaynağını 29 binden 292 bine yükselttik. Bakan Kacır, Patentle Türkiye 4. Üniversiteler Patent Yarışması Ödül Töreni'nin ardından "TÜRKPATENT ISIF'25" ödül törenine katılarak burada da ödül takdim etti.

İnci GS Yuasa, AR-GE 500 Listesi’nde Türkiye’nin En Yenilikçi Şirketleri Arasında Haber

İnci GS Yuasa, AR-GE 500 Listesi’nde Türkiye’nin En Yenilikçi Şirketleri Arasında

Ar-Ge harcamalarında ilk 250 şirket, patent tescil sayısında ise ilk 50 şirket arasına giren İnci GS Yuasa, 12 yıldır yayımlanan listede her yıl yer alarak inovasyon odaklı sürdürülebilir başarısını koruyor. Sürekli gelişim ve teknolojik dönüşüm odağında attığı adımlarla sektöründe fark yaratan, İnci Holding ve Japon akü devi GS Yuasa’nın iştiraki İnci GS Yuasa, Ar-Ge alanındaki stratejik yatırımları sayesinde yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendiren başarılara imza atmaya devam ediyor. Türkiye’nin ilk Bakanlık onaylı Ar-Ge merkezine sahip akü üreticisi olan İnci GS Yuasa, yalnızca akü üretmekle kalmıyor; bilgi ve teknoloji geliştirerek sektöre ve ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlıyor. İnovasyonu kurum kültürünün merkezine yerleştiren şirket, teknolojik dönüşümde de öncü bir rol üstleniyor. Sektörün ihtiyaçlarını öngörerek geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle, enerji depolama sistemleriyle ilgili faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. İnci GS Yuasa Ar-Ge Merkezi Bölüm Müdürü Sibel Eserdağ, şirketin teknoloji ve gelişim odaklı yaklaşımına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Ar-Ge 500 listesinde bu yılki konumumuz, sürdürülebilir inovasyon stratejimizin ve tüm ekip arkadaşlarımızın emeğinin doğrudan bir yansımasıdır. Patent tescil sayılarımızla öne çıkmak, teknolojik yetkinliğimizin ve fark yaratan ürün geliştirme kabiliyetimizin önemli bir göstergesidir. İnci GS Yuasa olarak; yalnızca ürün değil, teknoloji üreten bir şirket olma hedefiyle ilerliyoruz.” 6 kıtada, 80’in üzerinde ülkeye ulaşan global yapısıyla; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve inovasyon odaklı yatırımları sayesinde yalnızca bugünün değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarını da karşılamayı hedefleyen İnci GS Yuasa güçlenen yapısıyla fark yaratmaya devam ediyor.

Maysan Mando, Türkiye’nin En Çok Ar-Ge Yapan 500 Şirketi Arasında Haber

Maysan Mando, Türkiye’nin En Çok Ar-Ge Yapan 500 Şirketi Arasında

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, yenilikçi vizyonuyla çok önemli bir başarıya daha imza attı. Sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine koyduğu Ar-Ge yatırımlarıyla, otomotiv endüstrisinin gelecek ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Maysan Mando, Turkishtime dergisinin hazırladığı “Ar-Ge 500” listesinde 220. sırada yer alarak, Ar-Ge ve inovasyona verdiği önemi bir kez daha tescilledi. İlgili araştırma, Türkiye’de Ar-Ge faaliyetlerine en çok kaynak ayıran 500 şirketi belirlerken, Türkiye’nin inovasyon ekosistemine de ışık tutuyor. “Ürün çeşitliliğimizi farklı ve yenilikçi opsiyonlarla geliştiriyoruz” Turkishtime’ın listesinde 220. sırada yer almanın, Maysan Mando'nun sürdürülebilir başarı stratejisinin önemli bir göstergesi olduğunu belirten Maysan Mando Ar-Ge Müdürü Cem Güneri, bu başarıdan dolayı büyük bir gurur yaşadıklarını belirterek, şirketin Ar-Ge vizyonuyla ilgili şunları söyledi: “Maysan Mando olarak, Ar-Ge çalışmalarımızın odağında çevreci, yenilikçi, verimlilik odaklı ve katma değeri yüksek ürünler bulunuyor. Bakanlık onaylı Ar-Ge Merkezi’miz 2011 yılından bu yana aralıksız faaliyetlerine devam etmektedir. Ar-Ge Merkezi’mizde tasarladığımız ve ürettiğimiz tüm ürünleri, tamamen Bursa’daki fabrikamızda geliştirip devreye alıyoruz. Bu bize, hem hız hem de nitelik açısından ciddi bir avantaj sağlıyor. HL Mando’nun global gücünden ve Çukurova Holding’in köklü geçmişinden aldığımız ilham ile günümüzde 23 üretim lokasyonu, 18 Ar-Ge merkezi, 8 satış ofisi ve 7 araç test sahasından oluşan dev bir altyapıyla müşterilerimizin karşısına çıkıyoruz. Geleceğin teknolojilerine yönelik başlatmış olduğumuz çalışmalarımızda çevreci malzeme ve proses yaklaşımlarının yanı sıra amortisörde araç performansını artıracak yenilikçi valf teknolojilerine yönelik çalışmalarımız başlamış olup, araç seviyesinde test sürecine girdi. Özellikle otomotiv sektöründeki yeni trendlere paralel, ürünümüzün ağırlığını artırmadan, sürüş konforunu ve yolcu güvenliğini artırmaya yönelik amortisör sistemleri üzerinde çalışmalarımız hızla devam ediyor. Yeni ürün geliştirme aşamasında ürünlerimizin tasarım, sanal doğrulama, statik ve dinamik dayanım ve ömür testlerinin tümünü kendi bünyemizde yapabildiğimiz için rakiplerimize kıyasla daha hızlı ve kaliteli hizmet verebiliyoruz. Amacımız, hem çevreye duyarlı hem de son derece verimli bir üretim süreciyle, ülkemiz sanayisine ve küresel pazarlara değer katmaya devam etmek.” Sektörün geleceğine yön veriyor Öte yandan, Güney Kore merkezli HL Mando ve Çukurova Holding ortaklığıyla faaliyetlerini sürdüren Maysan Mando, Türkiye ve Avrupa’da ağır ticari araç segmentinde pazar liderliğini korurken, binek ve hafif ticari araçlardan otobüs, kamyon, traktör ve askeri uygulamalara kadar geniş bir ürün gamıyla sektöre yön veriyor. Şirket, Türkiye’deki orijinal ekipman üreticileri (OEM) ile yakın iş birliği içinde çalışarak bu yıl OEM pazarında liderliği ele geçirdi ve satış sonrası pazarda da lider konumunu güçlendirdi. Maysan Mando, Ar-Ge ve inovasyona yaptığı sürekli yatırımla da otomotiv sektörünün geleceğine yön veren inovatif çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Fersan Ar-Ge Merkezi Statüsüne Sahip Oldu Haber

Fersan Ar-Ge Merkezi Statüsüne Sahip Oldu

Türkiye'nin önde gelen gıda markalarından Fersan, Ar-Ge Merkezi olmaya hak kazanmasıyla, inovasyona verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Yıllık yaklaşık 90 bin ton sirke üretimiyle Türkiye sirke sektöründe %25 pazar payına sahip olan Fersan, bu liderliğini Ar-Ge Merkezi statüsüyle yapılacak çalışmalarla daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bu akreditasyon, şirketin sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücünü artırma stratejilerinde önemli bir rol oynayacak. Böylelikle bilim odaklı çalışmalar ve üniversite- sanayi iş birlikleri hayata geçirilirken sürdürülebilirlik odaklı projelerle çevreye duyarlı üretim hedefleri desteklenecek. "Büyüme stratejimizin önemli bir parçası" Kuruluşundan bu yana 47 yıldır geleneksel ürünleri tüketicilerle buluşturan Fersan'ın sirke, sos, turşu gibi geleneksel ürünleri modern üretim anlayışıyla birleştirerek tüketicilere sunduğunu belirten Fersan Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Gürhan Güven, şu görüşleri dile getirdi: "Fersan olarak 'Önce İnsan' yaklaşımımız doğrultusunda tüketicilerin değişen taleplerini ve sağlıklı yaşam trendlerini yakından takip ediyor, inovatif ürün yelpazemizi sürekli şekilde genişletiyoruz. Şimdi de Fersan'ın Ar-Ge Merkezi statüsünün Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasıyla birlikte sirke kategorisinin de ötesinde yepyeni projeler geliştirip uygulayarak ürün çeşitliliğimizi daha da yüksek bir ivmeyle artırmayı hedefliyoruz. Bu açıdan Fersan Ar-Ge Merkezi, şirketimizin geleceğe yönelik büyüme stratejilerinin ve global hedeflerinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor." Çalışmalarını "Önce İnsan" anlayışıyla yürüten ve 47 yıldır geleneksel ürünleri tüketiciler ile buluşturarak yıllık 90 bin ton sirke üreten Fersan, ürünlerini 40'tan fazla ülkeye ihraç ediyor. Develey Group şirketi olan ve %25 ile pazar lideri konumunda bulunan Fersan, liderliğini 2024 yılında da devam ettirdi. Yenilikçi ürünler ve uygulamalarla öne çıkıyor Türkiye'nin ilk endüstriyel sirke üreticisi olarak 1978 yılında Kemalpaşa'da faaliyetlerine başlayan ve bugün ürünlerini 40'tan fazla ülkeye ihraç eden Fersan'ın, Ar-Ge Merkezi yatırımıyla global bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam ettiğinin altını çizen Fersan Pazarlama ve Ar-Ge Müdürü Besime Bakiler, şu değerlendirmede bulundu: "Develey Group çatısı altında yer alan ve %25 ile pazar lideri konumundaki Fersan olarak, liderliğimizi 2024 yılında da devam ettirdik. Sektör lideri olmanın sorumluluğu ve inovasyon anlayışımız çerçevesinde bugüne kadar geleneksel sirkenin yanı sıra geliştirdiğimiz fonksiyonel içecekler, çiğnenebilir jelibonlar ve doğal içerikli temizlik sirkeleri gibi yenilikçi ürünlerle pazarda fark yaratmaya devam ettik. Fersan olarak üniversite ve bakanlıklarla iş birliklerine önem veriyor, bilimin kılavuzluğunda ilerliyoruz. Bu kapsamda Ar-Ge çalışmalarımızı, 2030 yılına kadar %100 geri dönüştürülebilir ambalaj ve sıfır karbon ayak izi hedefimiz doğrultusunda şekillendirirken, Türkiye'nin zengin mutfak kültürünü dünyaya tanıtmayı ve tüketicilere sağlıklı, yenilikçi ve kaliteli ürünler sunmayı amaçlıyoruz."

Siemens, Kanada'da Küresel Yapay Zeka Üretim Teknolojileri AR-GE Merkezi Kuruyor Haber

Siemens, Kanada'da Küresel Yapay Zeka Üretim Teknolojileri AR-GE Merkezi Kuruyor

Ontario eyaletinde, Siemens Kanada'nın Oakville'deki merkez ofisi ile Toronto ve Kitchener-Waterloo'da faaliyet gösterecek yeni AR-GE merkezi, batarya ve elektrikli araç (EV) üretimine odaklanan ileri yapay zeka üretim teknolojileri geliştirecek. Siemens’in yapay zeka, edge computing, makine görüsü, dijital ikizler ve siber güvenlik konularındaki uzmanlığından yararlanılarak, batarya üretiminde inovasyon ve verimlilik artırılacak. Merkez, aynı zamanda yükseköğrenim kurumları ve batarya üreticileri ile iş birliğini teşvik edecek. Çalışmaların sonucunda, batarya üretiminde daha yüksek ve tutarlı kalite, iş gücü verimliliğinde artış, batarya atıklarının azaltılması ve geri dönüşümde iyileştirme gibi önemli katkılar hedefleniyor. Siemens'in Fabrika Otomasyonu CEO'su Rainer Brehm, Kanada’nın bu merkeze ev sahipliği yapmasında ülkenin nitelikli yetenekleri ve dünya çapında tanınan üniversitelerle iş birliği olanaklarının etkili olduğunu belirtti. Brehm, "Yeni Batarya Üretim AR-GE Merkezi, Siemens'i küresel batarya sektöründe önemli bir oyuncu olarak konumlandıracak ve artan talepleri karşılamak için sektörün ihtiyaç duyduğu kritik teknolojik yenilikleri geliştirecek" dedi. Beş yıl boyunca Siemens’in yapacağı 97 milyon Euro’luk yatırım; iş gücü, ekipman, yazılım ve ekosistem desteğini içeriyor. Kanada ve Ontario hükümetlerinin desteğiyle hayata geçirilen bu girişim, Kanada'nın yeşil batarya üretiminde liderlik konumunu güçlendirecek ve ülkenin elektrikli araç ekosistemini geliştirme hedefleriyle uyumlu olacak. Kanada İnovasyon, Bilim ve Sanayi Bakanı Anita Anand, "Kanada, batarya üretiminde dünya lideridir ve Siemens gibi bir şirketin burada AR-GE merkezi kurması, nitelikli iş gücümüz ve küresel piyasalara erişimimizin bir göstergesidir" dedi. Ontario Başbakanı Doug Ford ise, "Siemens’in Ontario’daki bu yatırımı, dünya çapında rekabetçi iş gücümüze, yatırım dostu iş ortamımıza ve büyüyen elektrikli araç tedarik zincirimize duyulan güvenin bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. Siemens Kanada CEO’su Faisal Kazi, "Bu AR-GE merkezi, Kanada'nın ulusal batarya ve elektrikli araç ekosistemini ilerletecek ve inovasyon süreçlerini hızlandıracak. Hem federal hem de eyalet hükümetlerinin desteğiyle bu girişim, Kanada’nın küresel batarya piyasasındaki rekabet gücünü artıracak ve ekonomik büyümeye katkı sağlayacak" dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.