Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arı Sütü

Kapsül Haber Ajansı - Arı Sütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arı Sütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balparmak, SIAL Paris 2026’da Türk Çam Balının Marka Değerini Dünyaya Taşıyor Haber

Balparmak, SIAL Paris 2026’da Türk Çam Balının Marka Değerini Dünyaya Taşıyor

Türkiye’nin lider bal markası Balparmak, 17-21 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek SIAL Paris Fuarı’nda uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşacak. Balparmak, Türk Çam Balı başta olmak üzere Türkiye’nin bal çeşitliliğini, bilimsel uzmanlığını ve katma değerli arı ürünlerini uluslararası pazarlara taşırken, mevcut pazarlardaki konumunu derinleştirmeyi ve yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor. 14 Ekim 2026, İstanbul; Türkiye’nin lider* bal markası Balparmak, dünyanın en büyük gıda fuarlarından SIAL Paris’te Türk balını markalı ve katma değerli ürünlerle uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil etme hedefini ortaya koyacak. Yaklaşık 50 ülkeye ihracat gerçekleştiren Balparmak, SIAL Paris’i faaliyet gösterdiği pazarlardaki marka konumunu güçlendirmek ve yeni distribütör, perakende ve iş ortaklıkları geliştirmek için önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyor. SIAL Paris organizasyonunun açıkladığı verilere göre, 17-21 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek fuar 280 bin metrekarelik alanda 8 bin katılımcıyı ve 295 bin profesyonel ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyor. Fuarda Türkiye, İtalya, Fransa ve İspanya’nın ardından en büyük katılımcı ülkelerden biri olacak; 400’ü aşkın Türk gıda firması SIAL Paris’te yer alacak. Türk Çam Balı’nın küresel marka yolculuğu Balparmak standında farklı yörelerden ve monoflora bal çeşitlerinin yanı sıra Türk Çam Balı, arı sütü ve polen ürünleri uluslararası ziyaretçilerle buluşacak. Fuardaki ana başlıklardan biri Türk Çam Balı olacak. Balparmak, Türk Çam Balı’nın uluslararası alanda daha güçlü tanınmasını ve bir ülke değeri olarak markalı şekilde konumlanmasını dış ticaret stratejisinin öncelikleri arasında görüyor. Bu yaklaşımın önemli bir ayağını bilimsel çalışmalar oluşturuyor. Balparmak’ın çam balı özelinde yürüttüğü analiz çalışmalarının yanı sıra Ar-Ge Merkezi ve APILAB Kalite Kontrol Laboratuvarı’nın analiz ve kalite kontrol yetkinlikleri de SIAL Paris’te uluslararası paydaşlarla paylaşılacak. Balparmak, böylece Türkiye’nin bal çeşitliliğini yalnızca ürün olarak ihraç etmek yerine, bilimsel altyapı, kalite ve marka değeriyle birlikte uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor. Balparmak’ın iyi yaşam markası Apitera ile arı ürünlerinde büyüme Balparmak’ın iyi yaşam markası Apitera da SIAL Paris’te yer alacak. Fuarda özellikle sprey ve 7 gramlık saşe formatları uluslararası ziyaretçilere tanıtılacak. Balparmak, Apitera ile propolis ve arı sütü gibi katma değerli arı ürünlerinde ihracatı büyütmeyi ve farklı tüketici ihtiyaçlarına yönelik ürün formatlarıyla yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor. “Hedefimiz yalnızca yeni pazarlara ulaşmak değil, marka değerimizi derinleştirmek” Balparmak Genel Müdürü Ulaş Altıparmak, SIAL Paris 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, zengin florası, biyoçeşitliliği ve genetik kaynakları sayesinde arıcılık ve bal üretiminde yüksek bir potansiyele sahip. Biz bu potansiyelin uluslararası pazarlarda markalı ve katma değerli ürünlerle zenginleşmesi gerektiğine inanıyoruz. SIAL Paris de bu hedef açısından önemli bir buluşma noktası. Bugün yaklaşık 50 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca yeni ülkelere ulaşmak değil, mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirmek ve Balparmak’ın marka değerini derinleştirmek. Türk Çam Balı’nın dünyada daha da güçlü tanınması ve hak ettiği değere ulaşması için çalışmaya devam ediyoruz. Bilimsel uzmanlığımız ve kalite yaklaşımımızla Türk balını uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil ederken, Apitera ile de katma değerli arı ürünlerinde büyümeyi hedefliyoruz.” Balparmak hakkında daha fazla bilgiye www.balparmak.com.tr adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gezen Balcı, MÜSİAD EXPO 2026’da Bal ve Apiterapi Ürünlerini Dünyaya Tanıttı Haber

Gezen Balcı, MÜSİAD EXPO 2026’da Bal ve Apiterapi Ürünlerini Dünyaya Tanıttı

İstanbul Fuar Merkezi’nde 23–26 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen MÜSİAD EXPO 2026, farklı sektörlerden firmaları ve dünyanın çeşitli ülkelerinden iş insanlarını bir araya getirdi. Türkiye’nin arıcılık ve bal kültürünü temsil eden markalardan Gezen Balcı da fuarda ürünlerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Gezen Balcı’dan MÜSİAD EXPO’da Yeni Ürün Tanıtımı Yaklaşık 50 yıldır kuşaktan kuşağa aktarılan arıcılık tecrübesini günümüz tüketici beklentileriyle bir araya getiren Gezen Balcı, fuar boyunca farklı bal çeşitlerinin yanı sıra arı ürünleri ve apiterapi odaklı ürünlerini ziyaretçilere tanıttı. Standın öne çıkan yeniliklerinden biri ise Gezen Balcı’nın geliştirdiği özel bal harmanı Cevval oldu. Bal ve seçilmiş arı ürünlerini özel bir formülasyon yaklaşımıyla bir araya getiren Cevval, fuarda geniş bir uluslararası ziyaretçi kitlesiyle buluşarak dikkat çeken ürünlerden biri oldu. Ziyaretçiler ürünleri yakından inceleme ve tatma imkânı bulurken; balın kaynağı, üretim süreçleri, arı ürünleri ve Gezen Balcı’nın üretim anlayışı hakkında da marka temsilcilerinden bilgi aldı. Bal ve Apiterapi Ürünlerine Yoğun İlgi Fuarda yalnızca geleneksel bal çeşitlerine değil, propolis, polen, arı sütü ve farklı arı ürünlerinin kullanıldığı apiterapi odaklı ürünlere yönelik ilginin de yüksek olduğu gözlendi. Özellikle doğal ürünler, fonksiyonel gıdalar ve arı ürünleri alanında faaliyet gösteren profesyonel ziyaretçiler; Gezen Balcı ürünlerinin içerikleri, ambalajlama seçenekleri ve uluslararası pazarlara yönelik iş birliği imkânları hakkında görüşmeler gerçekleştirdi. Fuar süresince yapılan görüşmeler, markanın perakende satışın yanı sıra distribütörlük, ihracat ve kurumsal iş birlikleri açısından da yeni fırsatlar yakalamasını sağladı. MENA Bölgesinden Gezen Balcı Ürünlerine Talep Gezen Balcı açısından MÜSİAD EXPO 2026’nın dikkat çeken sonuçlarından biri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden gelen yoğun ilgi oldu. Bölgeden gelen iş insanları ve sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde özellikle doğal bal çeşitleri, premium ürünler, özel bal harmanları ve apiterapi ürünleri öne çıktı. Fuar kapsamında gerçekleştirilen temaslar sonucunda yeni satışlar yapılırken, potansiyel distribütörlük ve ihracat bağlantıları için de önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Gezen Balcı, MENA pazarından gelen ilgiyi markanın ihracat hedefleri açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirirken, fuarda kurulan bağlantıların önümüzdeki dönemde uzun vadeli ticari iş birliklerine dönüştürülmesi hedefleniyor. Gezen Balcı Kurucusu Muhammed Yasir Tacioğlu, MÜSİAD EXPO 2026’nın markanın uluslararası büyüme hedefleri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Gezen Balcı olarak yaklaşık 50 yıllık arıcılık tecrübemizi yalnızca korumayı değil, onu yeni nesil ürünlerle geliştirerek dünyaya taşımayı hedefliyoruz. Anadolu’nun zengin florası, arıcılık kültürü ve doğal ürün potansiyeli bizim için çok kıymetli bir miras. Bu mirası doğru ürün geliştirme, güçlü markalaşma ve uluslararası standartlarla buluşturmak istiyoruz. MÜSİAD EXPO’da özellikle MENA bölgesinden gördüğümüz yoğun ilgi, bu vizyonumuzun karşılık bulduğunu gösterdi. Cevval gibi yeni ürünlerimiz ve apiterapi alanındaki çalışmalarımızla yalnızca bal satan bir marka değil; arı ürünleri konusunda yenilikçi, güvenilir ve global ölçekte değer üreten bir marka olmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Gezen Balcı’yı Türkiye’den çıkan güçlü bir dünya markası haline getirmek en önemli hedeflerimizden biri.” Anadolu’nun Bal Kültürünü Dünyaya Taşıma Hedefi Gezen Balcı, geleneksel arıcılık bilgisini korurken ürün geliştirme, markalaşma ve uluslararası pazarlara açılma çalışmalarına da ağırlık veriyor. MÜSİAD EXPO’daki katılım da markanın bu yaklaşımının önemli adımlarından biri oldu. Markanın hedefi; Anadolu’nun zengin florasından elde edilen bal ve arı ürünlerini, güçlü bir marka kimliği ve nitelikli ürün anlayışıyla daha geniş coğrafyalardaki tüketicilerle buluşturmak. MÜSİAD EXPO 2026 boyunca gerçekleştirilen görüşmeler ve alınan talepler, özellikle MENA ülkelerinin Gezen Balcı’nın uluslararası büyüme yolculuğunda önemli pazarlardan biri olabileceğini ortaya koydu. Gezen Balcı Yeni Pazarlara Açılmayı Hedefliyor Fuarı yeni bağlantılar, satışlar ve potansiyel ihracat iş birlikleriyle tamamlayan Gezen Balcı, önümüzdeki dönemde hem Türkiye’deki satış ağını geliştirmeyi hem de uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. MÜSİAD EXPO 2026’da gördüğü yoğun ilgiyle marka; 50 yıllık arıcılık tecrübesini, yeni nesil bal harmanları ve apiterapi ürünleriyle birleştirerek Türkiye’den dünyaya açılma hedefini bir adım daha ileri taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Balını Uluslararası Pazarlara Ulaştıran Balparmak, İhracat Birinciliğini Perçinledi Haber

Türk Balını Uluslararası Pazarlara Ulaştıran Balparmak, İhracat Birinciliğini Perçinledi

Dünya bal pazarı, 1,8 milyon ton üretim hacmiyle 9 milyar doları aşmış durumda. Pazarın büyüme ivmesini sürdürerek 2031 yılında 14 milyar doların üzerine çıkması beklenirken, Türkiye de yaklaşık 9,3 milyon arı kolonisi ve 97 bin ton bal üretimiyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin lider bal markası Balparmak, geliştirdiği yeni analiz metotları ile doğal Türk balının dünyaca kabul görmesine öncülük ediyor. 2024 yılında olduğu gibi 2025 yılında da ihracat ağını genişleten marka, bugün İngiltere, Fransa, İsviçre, Danimarka, Norveç, Suudi Arabistan ve ABD’nin de aralarında bulunduğu 45 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor ve bu pazarlardaki konumunu güçlendiriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) tarafından dün gerçekleştirilen ihracat performans değerlendirmesinde, arı ürünleri kategorisinde Balparmak birinci oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi merkezinde düzenlenen ödül töreninde, Murat Ağırbaş ödülü Müjdat Sezer’in elinden aldı. Türk Çam Balı’nın tescili, ihracat potansiyelimizi artırıyor Murat Ağırbaş, ödülü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da bu kıymetli ödülü almak bizim için sadece bir başarı göstergesi değil; aynı zamanda ihracat yolculuğumuzda elde ettiğimiz sürdürülebilir başarının da güçlü bir teyidi oldu. Gelecek vizyonumuzun merkezinde, Türk Çam Balı’nı dünyanın en iyi balları arasında kalıcı bir konuma taşımak ve markalaştırmak bulunuyor. Bunun yanında, katma değerli arı ürünlerimizle daha fazla ülkeye ulaşmayı ve Türkiye’nin arıcılık alanındaki global marka değerini büyütmeyi hedefliyoruz” dedi. Küresel pazarlarda güçlenen ihracat, katma değerli ürünlerde yeni hedefler Balparmak olarak Çin başta olmak üzere Güney Asya ülkelerinden ABD’ye, Orta Doğu ülkelerinden Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyaya ürün gönderdiklerini kaydeden Ağırbaş, “Çin’in önde gelen e-ticaret platformlarından TJ Mall’da ürünlerimizin satışa sunulması, Hong Kong’da perakende zincirlerinde gerçekleştirdiğimiz lansmanlar ve Güney Kore’deki iş birliklerimiz bu büyümenin önemli adımlarını oluşturuyor. Hedefimiz yalnızca bal ihracatını artırmak değil; propolis ve arı sütü gibi yüksek katma değerli ürünlerle Türkiye’yi küresel arı ürünleri pazarında daha güçlü bir oyuncu hâline getirmek. Bu doğrultuda AR-GE merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla karakavak propolisinin bilimsel altyapısını ortaya koyarak uluslararası alanda önemli bir katkı sağladık.” Balparmak’ın önümüzdeki dönemde de yeni pazarlara açılmayı ve ihracat kanallarını güçlendirmeyi hedeflediğini vurgulayan Ağırbaş, inovasyon odaklı yatırımlarla Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceklerini kaydetti. Ağırbaş, “Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, iş ortaklarımıza ve bize güvenen tüketicilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Türkiye’nin değerlerini dünyaya taşımayı ve yeni başarı hikâyeleri yazmayı sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek Haber

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek

Dünyanın en büyük bal üreticileri arasında ilk onda yer alan Türkiye, arı sütü, polen ve propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünlerinde de başarıyı hedefliyor. Beslenmeden gıda takviyesine, kozmetikten ilaç sanayiine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu ürünlerin üretiminde ise kadın emeği önemli bir rol üstleniyor. Kadın ve genç arıcıları mesleğe kazandırma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Balparmak Arıcılık Akademisi, 2026 yılında Milas’ta gerçekleştirdiği ilk eğitimin ardından ikinci programını 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle kadın arıcılara yönelik olarak düzenledi. Balparmak Kampüs’te gerçekleştirilen eğitime 80’i aşkın kadın arıcı katılım sağladı. Dr. Emel Damarlı: Kadınların ürettiği kaliteli arı ürünlerine talibiz Eğitimin açılış konuşmasında Türkiye’de arıcıların ağırlıklı olarak bal üretimine odaklandığını ancak dünyanın bal dışındaki diğer arı ürünlerine olan ihtiyacının her geçen gün arttığını belirten Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, “Ülkemiz, yedi bölgesinin tamamında arıcılık yapılabilecek zengin bir floraya sahip. Arıcılarımız ata yadigarı olarak sürdürdükleri arıcılık mesleğinde daha çok bal üretimine yöneliyor, oysa arı sütü, polen, propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünleri var. Ben buradan kadın arıcılarımıza sesleniyorum. Bu ürünleri üretmek bal üretimine göre çok farklı. Özellikle arı sütü üretimi el becerisi istiyor. Genellikle erkek arıcılar bal dışındaki arı ürünlerinin üretimini tercih etmiyor ama biliyoruz ki siz kadınlar bunu en iyi şekilde yapabilecek doğal bir yeteneğe sahipsiniz. Sizin üreteceğiniz kaliteli arı ürünlerinize talibiz” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Banu Yücel: Arı sütünün çok büyük ekonomik değeri var Doğru kullanım koşuluyla tüm arı ürünlerinin çok değerli olduğunu belirten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Yücel, şunları söyledi: “Bal dahil tüm arı ürünleri kaliteli yaşamın sürdürülebilirliği açısından çok güçlü ürünler. Özellikle ilaç sanayiinde, gıda takviyesinde ve kozmetikte arı ürünlerinin payı her geçen gün artıyor. Dolayısıyla dünya çapında bu ürünlere ihtiyaç da artıyor. Dünyada “tam gıda” olarak tanımlanan birkaç üründen biri arı poleni. Yine dünyada en kaliteli besin olarak kabul edilen balın yanına arı sütünü, propolisi, poleni koyduğunuzda gelirinizi daha da artırmış olacaksınız. Bu ürünlerin üretim süreçleri meşakkatli ancak bu değerli arı ürünlerimizin üretiminde kadınlar olursa Türkiye arı ürünleri konusunda çağ atlar. Siz bu sektörün garantisisiniz.” Kovanları gezdirmek yerine, arının diğer ürünlerine yönelin Kadın arıcılara tavsiyelerde bulunan Prof. Banu Yücel, şu kritik bilgileri verdi: Kışın kullandığınız kovanları üretim döneminde kullanmayın. İlkbahar mevsimine girerken kovanlarınızı mutlaka kostik soda eritilerek eklenmiş sıcak su ile dezenfekte edin. Ardından kovanı iyice kurutun ve pürmüz ile alazlayın.Bal dahil tüm arı ürünleri üretiminde birinci kural hijyen... Mutlaka yedek eldiveniniz, yedek maskeniz, arılığa özel çizme veya ayakkabınız olsun. Sürekli kayıt tutun, hangi kovanın neye ihtiyacı var, hangisine besleme yaptınız, hangisi oğul verdi, ana arı durumu nedir, kuluçka ve ergin arı gelişimi nasıl bunları mutlaka not edin. Eğer çerçevenin 2/3’ünden fazlası açık bal gözü içeriyorsa bal süzme işlemi için mutlaka sırlanmayı bekleyin. Arılar açık petek gözlerindeki olgunlaşmamış ham balların suyunu uçurup, olgunlaştırdıktan ve petekleri sırladıktan sonra sağıma başlayın ve böylece doğal balı elde edin. Aksi halde bal sulu ve ham olarak kalır, hızla fermente olarak bozulur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli Haber

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli

Türkiye’de arıcılığa olan ilgi son yıllarda artarken, Balparmak Arıcılık Akademisi 2026 yılı eğitim programlarının startını Muğla’nın Milas ilçesinde verdi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda iki gün süren eğitimlerde, arı sağlığı, doğru besleme ve kovan verimliliği gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında ele alındı. Balparmak’ın sektördeki 45 yıllık deneyimiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Arıcılık Akademisi, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaşarak bilgiye dayalı ve sürdürülebilir üretimi teşvik ediyor. Kadın ve Genç Arıcılar Ön Planda Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak, özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Altıparmak, “Kadınlar, arı sütü ve propolis gibi yüksek katma değerli arı ürünlerinde daha başarılı sonuçlar elde ediyor. Kadın ve genç arıcı sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki ihracat gücünü doğrudan artıracaktır,” dedi. Altıparmak ayrıca, arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ekosistem, tarım ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Bilimsel Eğitimle Sürdürülebilir Arıcılık Eğitimin ilk gününde Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, “Bal Arısı Sağlığı” başlıklı sunumunda iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerine ve yurt dışından gelebilecek arı hastalıklarına karşı erken önlemlerin önemine değindi. Aydın, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler barındırdığını belirterek, kamu, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İkinci gün ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yeninar, “Doğru besleme, arıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve kovan verimliliğini doğrudan etkiler,” ifadelerini kullandı. 8 Yılda 8 Bin Arıcıya Ulaşıldı Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Akademi’nin temel hedeflerinden birinin sektördeki yaş ortalamasını düşürmek olduğunu belirtti. “Arıcıların yaklaşık yüzde 90’ı erkeklerden oluşuyor. Sürdürülebilir bir tarım için kadınların ve gençlerin arıcılığa kazandırılması şart. Sekiz yılda yaklaşık 8 bin arıcıya ulaştık,” dedi. Sahadan Ses: “Kara Düzen Yerine Planlı Üretim” Eğitime katılan arıcı Sevim Çalışkan ise programın sahaya etkisini şu sözlerle anlattı: “Yıllarca bildiğimiz gibi çalıştık. Burada planlı ve bilinçli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Doğru sandığımız yanlışları fark ettik.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli Haber

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli

Türkiye’de arıcılığa olan ilgi son yıllarda artarken, Balparmak Arıcılık Akademisi 2026 yılı eğitim programlarının startını Muğla’nın Milas ilçesinde verdi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda iki gün süren eğitimlerde, arı sağlığı, doğru besleme ve kovan verimliliği gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında ele alındı. Balparmak’ın sektördeki 45 yıllık deneyimiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Arıcılık Akademisi, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaşarak bilgiye dayalı ve sürdürülebilir üretimi teşvik ediyor. Kadın ve Genç Arıcılar Ön Planda Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak, özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Altıparmak, “Kadınlar, arı sütü ve propolis gibi yüksek katma değerli arı ürünlerinde daha başarılı sonuçlar elde ediyor. Kadın ve genç arıcı sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki ihracat gücünü doğrudan artıracaktır,” dedi. Altıparmak ayrıca, arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ekosistem, tarım ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Bilimsel Eğitimle Sürdürülebilir Arıcılık Eğitimin ilk gününde Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, “Bal Arısı Sağlığı” başlıklı sunumunda iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerine ve yurt dışından gelebilecek arı hastalıklarına karşı erken önlemlerin önemine değindi. Aydın, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler barındırdığını belirterek, kamu, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İkinci gün ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yeninar, “Doğru besleme, arıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve kovan verimliliğini doğrudan etkiler,” ifadelerini kullandı. 8 Yılda 8 Bin Arıcıya Ulaşıldı Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Akademi’nin temel hedeflerinden birinin sektördeki yaş ortalamasını düşürmek olduğunu belirtti. “Arıcıların yaklaşık yüzde 90’ı erkeklerden oluşuyor. Sürdürülebilir bir tarım için kadınların ve gençlerin arıcılığa kazandırılması şart. Sekiz yılda yaklaşık 8 bin arıcıya ulaştık,” dedi. Sahadan Ses: “Kara Düzen Yerine Planlı Üretim” Eğitime katılan arıcı Sevim Çalışkan ise programın sahaya etkisini şu sözlerle anlattı: “Yıllarca bildiğimiz gibi çalıştık. Burada planlı ve bilinçli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Doğru sandığımız yanlışları fark ettik.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kraliçe Arıyı Uzun Yaşatan Arı Sütü, İnsanlar için de Sağlık Kalkanı Haber

Kraliçe Arıyı Uzun Yaşatan Arı Sütü, İnsanlar için de Sağlık Kalkanı

Diğer arı sütlerinden en önemli farkı ise birinci sınıf arı sütü ile formüle edilmiş olması. İnsanlar için “süper gıda” kabul edilenler Arı sütü, işçi arıların tükürük bezlerinin salgıladığı, kraliçe arı ve larvaların yumurtadan çıktıktan sonra beslenmesini sağlayan bir salgı. Yüzde 65 su, protein ve lipitlerden oluşuyor. Ayrıca çeşitli amino asitler, A, E, C ve D gibi vitaminler ve demir ve kalsiyum gibi bol miktarda mineral içeriyor. Bu yüzden insanlar için de en güçlü gıdalardan biri kabul ediliyor. Arı kovanlarını koruyan propolis, insanlar için de adeta bir sağlık kalkanı. Royal Jelly Immunity Plus’ın içinde hem yeşil propolis (arılar tarafından yaygın bir Brezilya türü olan "tarla biberiyesi kullanılarak üretilen formu) hem de kahverengi propolis bulunuyor. Kahverengi propolis genellikle Avrupa kavak tomurcuklarından elde ediliyor ve arı kovanlarının “doğal kalkanı” olarak biliniyor. Royal Jelly Immunity Plus’ın özellikleri İçeriğindeki organik arı sütü sayesinde doğal bir antibiyotik görevi görür Antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahiptir Vücut direncini artırır Üst solunum yolları desteklenir Bağışıklık sistemini güçlendirir Ruh halini iyileştirmeye yardımcı olur Kolesterol ve kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olabilir Arkopharma’nın sürdürülebilirlik ilkeleri Doğadan aldığını doğaya geri vermek -Arıcıdan bitmiş ürüne kadar üstün izlenebilirlik sağlamak, -Sağlam hayvancılık uygulamaları ve ölüm oranı izleme yoluyla yaklaşık 100 milyon arıyı korumak, -Yiyecek arama bölgeleri çevresindeki kimyasal ve elektromanyetik kirliliği sınırlayarak İç Moğolistan'daki 150 km2'lik korunan alanın korunmasına katkıda bulunmak, -Arı kovanlarının 20 km yarıçapındaki toprak, hava ve su kalitesini izlemek, -Etik bir tüzük aracılığıyla yerel arıcılarımıza ve 3440 kovanlarına uzun vadeli destek sağlamak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.