Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Arıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tekirdağ Büyükşehir'den Kışlık Sebze Üretimine Candan Destek Haber

Tekirdağ Büyükşehir'den Kışlık Sebze Üretimine Candan Destek

Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ İli Ziraat Odası Başkanlıklarının işbirliğinde yürütülen “Sebzeciliği Geliştirme Projesi” kapsamında, Malkara, Çorlu, Çerkezköy ve Süleymanpaşa’da toplam 89 üreticiye 104 bin 208 adet kışlık sebze fidesi dağıtılıyor. Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz süreçte gerçekleştirdiği yazlık fide destekleriyle de üreticilerin yanında yer aldı. Bu kapsamda sofralık ve salçalık domates, kapya biber, kavun ve karpuz başta olmak üzere farklı ürün gruplarında toplam 482 bin adet yazlık sebze fidesi üreticilerle buluşturuldu. ÜRETİCİNİN MALİYET YÜKÜ HAFİFLETİLİYOR Üreticilerin tohum, fide, gübre ve sulama gibi temel tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarından daha az etkilenmesi amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında fide bedellerinin yüzde 70’i Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, yüzde 30’u ise Ziraat Odaları tarafından karşılanıyor. Toplam proje bedeli 496 bin 786,68 TL olurken, bunun 347 bin 750,68 TL’lik kısmı KDV dahil olmak üzere Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyor. İlin ekolojik koşullarına uygun kışlık sebze türlerinin yaygınlaştırılmasını amaçlayan proje ile üreticilerin maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra tarımsal faaliyetlerin yılın daha uzun bir dönemine yayılması ve mevcut tarım alanlarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. ÜRETİME CAN SUYU Sonbahar döneminde dikimi yapılarak kış ve ilkbahar aylarında hasadı gerçekleştirilen kışlık sebzeler, Tekirdağ’ın iklim koşullarına uygun yapılarıyla üreticilere önemli bir alternatif sunuyor. Proje kapsamında kırmızı ve beyaz lahana, kıvırcık marul, karnabahar ve brokoli fideleri üreticilerle buluşturuluyor. Dağıtılacak 104 bin 208 fidenin 23 bin 88’ini kırmızı lahana, 24 bin 24’ünü beyaz lahana, 21 bin 216’sını kıvırcık marul, 19 bin 968’ini karnabahar ve 15 bin 912’sini brokoli fideleri oluşturuyor. Malkara’da 19, Süleymanpaşa’da 40, Çerkezköy’de 21 ve Çorlu’da 9 üretici olmak üzere toplam 89 üretici proje kapsamında destekten yararlanıyor. Fide dağıtımları 12 Ağustos’ta Malkara ve Süleymanpaşa’da gerçekleştirilirken, dağıtım programı 13 Ağustos Perşembe günü Çerkezköy ve Çorlu’da devam ediyor. BÜYÜKŞEHİR, KIRSAL ÜRETİMİN HER AŞAMASINDA ÜRETİCİNİN YANINDA Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla üreticilere yönelik desteklerini farklı alanlarda sürdürüyor. Bu kapsamda üreticilere Mazot Desteği Projesi ile yakıt desteği sağlanırken, Hadi Gel Köyümüzde Sürümüzü Büyütelim Projesi ile küçükbaş hayvan yetiştiriciliği destekleniyor. Arıcılık alanında Arı Yaşam Gücü Projesi ve Arıcılık Malzeme Desteği kapsamında çeşitli destekler sunulurken, hayvancılıkla uğraşan üreticilere kaba ve kesif yem desteği ulaştırılıyor. Bağcılık potansiyeli yüksek ilçelerde yerel türlerin yaygınlaştırılması amacıyla fidan dağıtımları gerçekleştirilirken, tarla yollarının bakım ve iyileştirilmesi, mera ve hayvan sulama tesislerinin (suvat) yapım ve bakımı da sürdürülüyor. Bunun yanı sıra kırsal bölgelerde üretilen yerel ve doğal ürünlerin tüketiciyle buluşturulması amacıyla TEK Marketler aracılığıyla üreticilere pazar imkânı sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin emeğini ve üretim gücünü destekleyen çalışmalarla Tekirdağ’da tarımsal üretimin daha güçlü, sürdürülebilir ve verimli bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir’in Hayvan Yetiştiriciliği Eğitimleri Üreticiye Güç Katıyor Haber

Konya Büyükşehir’in Hayvan Yetiştiriciliği Eğitimleri Üreticiye Güç Katıyor

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Hayvancılıkta Türkiye’nin lider şehirlerinden olan Konya’mızın 31 ilçesinde, hayvancılığın gelişmesine yönelik çalışmaları eğitim faaliyetleriyle destekliyoruz. Amacımız hayvancılığı güçlendirirken üreticimizin emeğini korumak, bunun için köy köy, mahalle mahalle dolaşarak şehrimizin her köşesindeki çiftçimize ulaşmaya gayret ediyoruz. Üreticimizin emeğinin berekete dönüşmesi için desteklerimizi sürdüreceğiz” dedi. Konya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen eğitim, ekipman ve proje destekleriyle şehir ekonomisine, Türkiye’nin hayvancılığına ve tarımına katkı vermeyi sürdürüyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, hayvancılıkta verimliliğin artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi noktasında ücretsiz olarak sağladıkları hayvan yetiştiriciliği hizmetlerinin büyük önem taşıdığını belirtti. “31 İLÇEMİZDEKİ ÇİFTÇİMİZE ULAŞIYORUZ” "Konya Modeli Belediyecilik" anlayışıyla her alanda olduğu gibi bu alandaki çalışmaların da titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Başkan Altay “Hayvancılıkta Türkiye’nin lider şehirlerinden olan Konya’mızın 31 ilçesinde, hayvancılığın gelişmesine yönelik çalışmaları eğitim faaliyetleriyle destekliyoruz. Amacımız hayvancılığı güçlendirmek, üreticimizin emeğini korumak, bunun için köy köy, mahalle mahalle dolaşarak şehrimizin her köşesindeki çiftçimize ulaşmaya gayret ediyoruz. Veteriner hekimlerimiz işletmelerde bakım, besleme, aşılama, hastalıklarla mücadele ve biyogüvenlik konularında üreticilerimize de yerinde destek veriyor. Ayrıca başta kadın çiftçilerimiz ve genç üreticilerimiz olmak üzere, danışmanlık ihtiyacı duyan tüm üreticilerimize eğitim ve teknik destek imkanı da sunuyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin emeğinin berekete dönüşmesi için desteklerimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. BÜYÜKŞEHİR, ÜRETİCİLERLE SÜREKLİ İRTİBAT HALİNDE Konya Büyükşehir Belediyesi İlçe Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Eğitim Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, Selçuklu Tömek Mahallesi'nde hayvansal üretim yapan Muzaffer Fındık’a teknik destekte bulundu. Sağlanan destek hakkında bilgi veren Uzman Veteriner Hekim Ekrem Yılmaz, her ihtiyaçlarında üreticilerin yanında olmaya çalıştıklarını vurgulayarak “Üreticilerle zaten sürekli irtibat halindeyiz. Bir sorun yaşandığında sahadaki veteriner hekimlerimiz ilk anda müdahale ediyor. Biz de analiz, test yapılması gerekiyorsa her türlü desteği veriyoruz. Asıl hedefimiz koruyucu hekimlik yaparak hastalıkların önüne geçmek. Bir anlamda sürü sağlığını koruyoruz. Elimizden geldiğince yetişmeye çalışıyoruz" dedi. “BÜYÜKŞEHİR AYAĞIMIZA KADAR GELİYOR” Üretici Muzaffer Fındık da hayvancılıkta veteriner harcamalarının önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Büyükşehir Belediyesi veteriner hekimleri her sorunumuzda yanımızda oluyor, ayağımıza kadar geliyor. Kan tahlili yapıyorlar, bakıyorlar, inceliyorlar varsa hastalık tespit ediyorlar ve tedavi ile ilaç öneriyorlar, ne para ne pul alıyorlar. Hastalık yayılmadan önlüyorlar. Bu işlemleri dışarıda yapsak dünya para veririz, bir de sürüyü düşünün, altından kalkamayız. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu KONYA, HAYVANSAL ÜRETİMDE DE LİDER Konya, 2025 yılı verilerine göre 966 bin 37 baş ile büyükbaş hayvan sayısında Türkiye birincisi, 3 milyon 318 bin 481 baş ile küçükbaş hayvan sayısında ise Türkiye ikincisi konumunda bulunuyor. Konya Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkta öncü şehirlerden biri olan Konya'da hayvan yetiştiriciliği eğitimlerinin yanı sıra; yem bitkileri tohumu desteğinden süt toplama merkezlerine, tırnak kesim hizmetinden koç desteğine kadar birçok alanda sağladığı desteklerle hayvansal üretime katkı sunuyor. Proje kapsamında büyükbaş, küçükbaş, kanatlı hayvan yetiştiricileri ile arıcılık faaliyetinde bulunan üreticilere yönelik birçok analiz ve test ücretsiz olarak gerçekleştirilirken, veteriner hekimler tarafından koruyucu hayvan sağlığı, bakım, besleme, aşılama ve biyogüvenlik konularında da yerinde teknik destek sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İki Başkandan Geleceğe Yeşil İmza Haber

İki Başkandan Geleceğe Yeşil İmza

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Büyükşehir Belediyesi, çevre koruma ve kırsal kalkınmayı ortak bir hedefte buluşturan örnek bir iş birliğine imza attı. İZSU Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılan Gördes Barajı çevresindeki koruma alanları etaplar halinde ağaçlandırılarak yaklaşık 2 bin dönümlük geniş bir ormana dönüştürülecek. Böylece hem İzmir'in içme suyu kaynakları güvence altına alınacak hem de bölgede arıcılık desteklenerek kırsal kalkınmaya katkı sağlanacak. Gördes Baraı Tampon Bölge Protokolü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın ev sahipliğinde düzenlenen törende imzalandı. İzmir Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen törene Başkan Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke ve belediye bürokratları katıldı. İmzalanan protokolle, ağaçlandırma çalışmalarının yanı sıra su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğine karşı doğal direncin artırılması ve kırsal ekonominin güçlendirilmesini hedefleyen kapsamlı bir çevre yatırımı hayata geçirilecek. “Gördes için çok doğru, bizim de çok içimize sinen bir fikir” İmza töreninin ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Manisa ile İzmir'in ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı. Gördes Barajı çevresinde yaklaşık yarım milyon ağacın dikileceği proje için bir araya geldiklerini belirten Başkan Tugay, şunları söyledi: “İzmir'in bu projede yer almasının nedeni, Gördes Barajı ve çevresiyle ilgili kamulaştırma çalışmalarının, yıllar önce Devlet Su İşleri tarafından alınan karar doğrultusunda İZSU tarafından yürütülmüş olmasıdır. Buradaki su, İzmir için de hayati öneme sahip. Bu nedenle su kaynaklarının korunması gerekiyor. Baraj çevresindeki alanın korunmasına ilişkin yetki de İZSU'ya verilmiş durumda. İbrahim Başkan'a gerçekten yürekten teşekkür ediyorum. Gördes için çok doğru, bizim de çok içimize sinen bir fikir ortaya koydu. Bölgede şu anda tarım yapılamayan ve kullanılmayan alanların, yöre halkının arıcılık yapmasını teşvik edecek bir bal ormanına dönüştürülmesini önerdi. Arıcılığı destekleyecek bitkilendirme çalışmalarının yapılması fikrini de büyük bir memnuniyetle karşıladık.” “Gördes'in iyiliği, Manisa'nın iyiliği bizim de iyiliğimiz” Konuşmasının devamında projenin hem çevre hem de bölge halkı açısından önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bu projeyi desteklemek adına üzerimize düşen ne varsa yapabileceğimizi söyledik. Gördes Barajı'nın çevresinde arıcılığı destekleyecek ağaçlandırma ve bitkilendirme çalışmaları gerçekleştirilecek. Ortaya çok hayırlı ve çok değerli bir iş çıktı. Gördes'in iyiliği, Manisa'nın iyiliği bizim de iyiliğimiz. Oradaki insanlarımızın refahı ve mutluluğu, bizi de mutlu edecek. Bu çalışmanın hayata geçirilmesine öncülük eden Gördes Belediye Başkanımıza, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçen tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu güzel iş birliğinin her iki ilimizde de yeni projelerle güçlenerek devam etmesini diliyorum” dedi. Başkan Dutlulu: Hem ormanımız olacak hem ekonomimize katkı sağlayacak Konuşmasına projenin hayata geçirilmesine katkı sunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke'ye teşekkür ederek başlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Bu proje, yıllar önce Gördes Barajı nedeniyle kamulaştırılan ve uzun süredir atıl durumda bulunan alanların yaklaşık 400 bin fidanla ağaçlandırılarak bal ormanına dönüştürülmesini, böylece de arıcılık faaliyetlerinin desteklenmesini amaçlıyor. Kamulaştırmalar nedeniyle vatandaşlarımız mağdur olmuş, tarım arazileri önemli ölçüde azalmıştı. Bu projeyle hem vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermeye katkı sağlayacağız hem havzayı daha güvenli ve daha yeşil bir yapıya kavuşturacağız hem de arıcılığı destekleyerek ülke ekonomisine önemli katkı sunacağız. Çok yönlü ve son derece değerli bir proje. İZSU Genel Müdürlüğümüze ve Cemil Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Onların iyi niyeti ve iş birliği olmasaydı bu proje hayata geçirilemezdi. Gördes halkına da hayırlı olmasını diliyorum. Hem güzel bir ormanımız olacak hem de ekonomimize önemli katkılar sağlayacak. İnşallah bundan sonra da İzmir Büyükşehir Belediyemiz ile Manisa Büyükşehir Belediyemiz, bu anlayışla birçok ortak projeye imza atacak” diye konuştu. Başkan Büke: Yıllardır savunduğumuz proje hayata geçiyor Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke de projenin, uzun yıllardır dile getirdikleri bir hedefin hayata geçirilmesini sağlayacağını belirterek, iş birliğine katkı sunan her iki belediye başkanına teşekkür etti. Büke, “ Biz bu fikri Gördes'te yıllardır savunuyorduk. Hem su kaynakları korunsun hem de doğa, tarım ve hayvancılık faaliyetleri açısından bu alanlar sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilebilsin istiyorduk. Bu protokolle birlikte Gördes'te çok güzel bir bal ormanı oluşturulacak. Uzun süredir atıl durumda bulunan çok geniş bir alan ekonomiye kazandırılacak. Aynı zamanda İzmir'in su güvenliği ve su kalitesi korunurken, yöre halkının ekonomik kalkınmasına da önemli katkı sağlanacak. Koruma ve kalkınma dengesinin en iyi şekilde kurulacağına inanıyoruz. Gördesliler adına emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. İzmir'in ikinci büyük içme suyu kaynağı korunacak İZSU Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Güzin Özbaş, Gördes Barajı'nın Tahtalı Barajı'nın ardından İzmir'in en büyük ikinci içme suyu kaynağı olduğunu belirterek, baraj havzasının korunmasının doğrudan İZSU'nun sorumluluğunda olduğunu söyledi. Özbaş, “Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2017 yılında yürürlüğe konulan özel hükümler doğrultusunda, barajın maksimum su kotundan itibaren 300 metrelik alan 'mutlak koruma alanı-tampon bölge' olarak tanımlandı. Bu kapsamda Karayakup ve Çağlayan mahallelerinde bulunan 264 parsel, yaklaşık 195 hektarlık alan kamulaştırılarak İZSU mülkiyetine kazandırıldı. Şimdi bu alanlar ağaçlandırılarak doğal bir tampon bölge oluşturulacak. Böylece hem erozyon önlenecek hem de baraj çevresinde yeşil bir kuşak oluşturulacak” ifadelerini kullandı. Tahtalı'daki model Gördes'te uygulanacak İZSU'nun benzer bir çalışmayı daha önce Tahtalı Barajı Havzası'nda başarıyla hayata geçirdiğini hatırlatan Özbaş, “Tahtalı Havzası'nda kamulaştırılan 655 hektarlık alanda 1 milyonun üzerinde fidan toprakla buluşturuldu ve bugün bu alan orman niteliğine ulaştı. Aynı kararlılıkla Gördes'te de çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Amacımız suyun hem miktarını hem de kalitesini gelecek nesiller için korumak. Oluşturulacak yeşil tampon bölge sayesinde erozyon azalacak, göle sediment taşınması önlenecek ve su kaynağı doğal yöntemlerle korunacak. Protokol kapsamında kullanılacak bitki türleri uzman ekipler tarafından birlikte belirlenecek. Arazi hazırlığı, dikim ve bakım çalışmalarının büyük bölümünü Manisa Büyükşehir Belediyesi üstlenirken, İZSU ise süreci teknik açıdan denetleyerek koruma hükümlerinin uygulanmasını sağlayacak” şeklinde konuştu. 34 farklı tür yer alacak Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, projenin çevre koruma ile kırsal kalkınmayı bir araya getiren örnek bir çalışma olduğunu belirterek, ilk etapta 580 dönümlük alanda 411 bin bitkinin toprakla buluşturulacağını söyledi. Usta, lavanta, kekik, adaçayı, ıhlamur, akasya, kızılçam ve fıstık çamı gibi 34 farklı türün kullanılacağını, bitki deseninin yıl boyunca arılar için nektar ve polen sağlayacak şekilde planlandığını ifade etti. Projenin erozyonu azaltarak Gördes Barajı'nın su kalitesini ve kullanım ömrünü koruyacağını vurgulayan Usta, aynı zamanda arıcılığı destekleyerek özellikle baraj çevresindeki üreticiler, kadınlar ve gençler için sürdürülebilir bir gelir kaynağı oluşturacağını söyledi. Kadınlar ve gençlere arıcılık eğitimi verilecek Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, belediyenin arıcılık alanındaki deneyimini Gördes'e taşıyacaklarını belirterek, kadınlar ve genç üreticilere uygulamalı arıcılık eğitimleri verileceğini söyledi. Bitkilerin çiçeklenmesinin ardından kontrollü şekilde gezici arıcıların da alandan faydalanabileceğini ifade eden Usta, dikim çalışmalarına sonbaharda başlanacağını, 2029 yılına kadar etaplar hâlinde sürdürülecek proje kapsamında yaklaşık 2 bin dönümü aşan alanın ormana dönüştürüleceğini ve böylece hem İzmir'in içme suyu kaynaklarının korunacağını hem de kırsal kalkınmanın destekleneceğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB'den Arıcılığa Bilimsel Destek Haber

ABB'den Arıcılığa Bilimsel Destek

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) üretimin devamlılığını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını esas alan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı ATA Çiftliği’nde (BAKAP) faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi’nde 2026 yılının ilk bal hasadı gerçekleştirildi. Bal üretiminin yanı sıra bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve teknik rehberlik çalışmalarıyla Ankara’da arıcılığın gelişimine katkı sunan merkezde gerçekleştirilen bal hasadının en önemli özelliği ise balın saf Anadolu ırkı arısı tarafından üretilmesi ve tek bir bitkiden alınmış olması olarak öne çıkıyor. Böylelikle hem bal üretimi sağlanıyor hem de saf Anadolu arısının gen kaynakları korunuyor. “ARI, TARIMSAL ÜRETİMİN VE BİYOÇEŞİTLİLİĞİNİN KORUNMASI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” Hasadı yapılan ballardan bir tanesinin monoflora yani tek bir bitkiden alınan özel bir bal çeşidi olduğunu belirten ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 2026 yılının ilk bal hasadını yapmanın mutluluğu yaşadıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Burada, 50 kovanla başladığımız yolculuğumuz şu an 150 koliniye kadar çıktı. Kullandığımız arı, saf Anadolu ırkı arısıdır. Burada yaptığımız çalışmalardan bir tanesi mevcut kullanmış olduğumuz Anadolu ırkının genetik özelliklerini korumak. Çıkarttığımız ve larva transferi yaptığımız kovanda elimizdeki mevcut arılardan genetik olarak ilerlemeyi sağlayacak en iyi şartlara sahip ana arıları seçip tekrar kolonimizin içerisinde kullanıyoruz. Böylece elimizdeki kolonilerin genetik olarak ilerlemesini, verimini ve gen kaynaklarının korunmasını en iyi şekilde sağlamaya çalışıyoruz. Yani hem bal üretirken gen kaynaklarını koruyoruz. Ayrıca merkezde, balın yanı sıra yan ürünler denilen apiterapi ürünleri denilen propolis, perga, arı zehri gibi ürünleri de üreterek ve bunları da uygulamalı eğitimlerle çiftçiye anlatıyoruz.” İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Tüzün, saf Anadolu bal arısının bulunduğu coğrafyaya yüksek uyum kabiliyeti sayesinde sürdürülebilir üretimin en önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyerek “Özellikle yaşadığımız bu iklimdeki anomali değişiklikte arıcıların mutlak surette aktif olarak bulunması lazım. Arı, tarımsal üretimin ve biyoçeşitliliğin korunması için çok önemli. Bu iklim değişikliğinde mevcut Anadolu ırkıyla biz uyum sağlamış durumdayız ve biyolojik gen kaynaklarımızı korumak için de en önemli enstrüman olarak kullanıyoruz” dedi. UYSAL: “ANKARA’DA İLK DEFA YAPILAN BİR ÇALIŞMA” ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, Merkez’de yalnızca bal üretiminin yapılmadığını, elde edilen sonuçların arıcılık dergisiyle, üniversitelerle ve üreticilerle paylaşılacağına değinerek şunları ifade etti: “2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirdik. 2025 yılı sonbahar koloni yönetimi ve 2026 yılı bahar koloni yönetiminden sonra uyguladığımız teknikler sonucunda ne kadar bal elde ettiğimizi ortaya koyacağız. Bu bizim yaptığımız uygulamaların doğruluğunun ne kadar yerinde olduğunu gösteren bir üretim sezonu olacak. Esas amaç burada doğru tekniklerle, üretilen balda, polenlerde üniversitelerle iş birliği yapılarak analizlerin gerçekleştirilmesi ve saf Anadolu ırkının Ankara şartlarında hangi derecede bal ürettiğini kanıtlamak. Aynı zamanda bu üretim merkezimizin amacı yerinde uygulamaları çiftçilere eğitimler vererek onların da bizlerin yaşadığı tecrübeleri yerinde görerek, arıcılıkta daha üst seviyelere gitmelerini sağlamak olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balparmak İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesindeki Yerini Güçlendirdi Haber

Balparmak İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesindeki Yerini Güçlendirdi

1980'de doğal balı hak ettiği değere taşıma vizyonuyla yola çıkan Balparmak, bilimi, doğayı ve arıcılık kültürünü bir arada büyüterek 46 yıl içinde Türkiye'nin lider gıda şirketleri arasına girdi. Güçlü Ar-Ge altyapısı, sürdürülebilir üretim anlayışı ve arıcılığa yönelik sosyal yatırımlarıyla sektörde öncülüğünü sürdüren şirket, İSO İkinci 500 listesindeki konumunu bu yıl bir kez daha yukarı taşıdı. Bilimden Sofraya, Kovandan Dünyaya Balparmak'ın bu başarısının arkasında, doğanın mucizesini bilimin en yeni yöntemleriyle buluşturan bir üretim anlayışı yatıyor. Türkiye'nin ilk arı ürünleri ihtisas laboratuvarı olan ve Avrupa'nın dört eşdeğer laboratuvarları arasında yer alan APILAB, taklit ve tağşişin belirlenmesine yönelik Balparmak Ar-Ge Merkezinde geliştirilen yenilikçi metotları da uygulamaya alarak tüm arı ürünlerinin doğallığını ve güvenilirliğini bilimsel analizlerle tescil ediyor. Uluslararası Bal Komisyonu'nun (IHC) "Arı Ürünlerinde Taklit ve Tağşişin Tespiti" çalışma grubunun liderliğini yürüten Balparmak Ar-Ge Merkezi, küresel ölçekte standart belirleyici bir kurum olarak da çalışmalarını sürdürüyor. Bilimsel analizlerle desteklenen üretim anlayışını uluslararası pazarlarda da kanıtlayan Balparmak, bugün yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapıyor. Türk Çam Balı'nın dünyada tanınmasına önemli katkılar sunan şirket, çam balına özel geliştirdiği yeni C4 analiz metodunu TSE standardına taşıyarak çam balı ihracatının önündeki bilimsel engeli kaldırdı. Bu başarının uluslararası alanda da tescillendiğinin göstergesi olarak Balparmak, İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği tarafından 2025 yılı "Arı Ürünleri Kategorisinde İhracat Birincisi" ödülüne layık görüldü. Arıcılığın Geleceğine Yatırım Balparmak'ın büyüme hikayesi yalnızca üretim ve ihracat rakamlarından ibaret değil. EBRD (European Bank for Reconstruction and Development) desteğiyle 2018'de kurulan Balparmak Arıcılık Akademisi, bugüne kadar çoğunluğu kadın ve gençlerden oluşan 8.000'den fazla arıcı ve arıcı adayına akademisyenler tarafından verilen eğitimleriyle ulaştı. Bu yapı, arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliğine katkı sağlarken ekosistemin korunmasına da doğrudan hizmet ediyor. Balparmak Genel Müdürü Ulaş Altıparmak konuya ilişkin şunları söyledi: "İSO'nun belirlediği Türkiye'nin büyük sanayi kuruluşları arasında yer almak, 46 yıllık emeğimizin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. Bu başarıyı finansal sıralamanın ötesinde; bilimsel yaklaşımımız, ihracat, tarımsal kalkınma ve tüketicilerimizle kurduğumuz güçlü bağın kesişiminden doğan marka yolculuğumuzun tescili olarak görüyoruz." Balparmak Mali İşler Direktörü Kerem Ekinci ise İSO İkinci 500 listesindeki yerlerini korumanın finansal disiplin ve uzun vadeli bakış açısının sonucu olduğunu vurguladı. Ekinci, "İSO İkinci 500 listesindeki yerimizi bir kez daha yukarı taşımak, büyüme rakamlarının ötesinde; etkin kaynak yönetimi, finansal disiplin ve uzun vadeli bakış açımızın bir sonucu. Balparmak olarak büyümeyi, yapısal ve kültürel bir dönüşümle birlikte sürdürüyoruz. Tüm süreçlerimizde benimsediğimiz sürdürülebilirlik odaklı yaklaşım ve AR-GE’ye yaptığımız yatırımlar, bu başarının temelini oluşturmaya devam ediyor" dedi. Türkiye’nin Balparmak’ı Dünya Sofralarında Almanya'dan Amerika'ya, Japonya'dan Suudi Arabistan'a uzanan ihracat ağıyla Türkiye'nin doğal balını dünyaya taşıyan Balparmak, uluslararası gıda güvenliği standartları olan FSSC 22000 ve BRC sertifikalarıyla kalite güvencesini belgeliyor. Her kavanoz balın doğallığı ve saflığı, APILAB'ın kapsamlı analizleriyle tüketiciye ulaşmadan önce bilimsel olarak tescil ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm Haber

98 Farklı Projeyle 1,5 Milyarlık Büyük Dönüşüm

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, küresel ölçekte güvenlik sorunu haline gelen tarım krizine karşı geliştirdiği desteklerle kentin verimini artırırken, kırsaldan kente göçün de önüne geçiyor. 21. yüzyılın en stratejik alanı olan tarım, Kocaeli’de büyük bir ivme kazanmış durumda. Verilen desteklerle çiftçinin yüzü gülerken, toprak yeniden nefes alıyor, üretim artıyor ve pazarlar yerli ürünlerle dolup taşıyor. Büyükşehir’in tarıma verdiği güçlü destek, üreticinin pazarda daha görünür olmasını sağlarken, kent ekonomisine de doğrudan katkı sunuyor. 98 FARKLI PROJE HAYATA GEÇİRİLDİ Sanayi kenti kimliğinin yanında tarım ve hayvancılığı da stratejik kalkınma alanlarından biri olarak gören Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, son 7 yılda üreticinin yanında olmaya devam etti. Bu kapsamda tarımsal üretimin kesintisiz sürmesi, kırsal kalkınmanın güçlenmesi ve çiftçilerin gelir seviyesinin artırılması amacıyla 2019-2026 yılları arasında 98 farklı proje hayata geçirildi. Bu projelerin toplam büyüklüğü 1 milyar 530 milyon liraya ulaştı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından sözleşmeli üretime kadar uzanan desteklerle yalnızca üretim maliyetleri azaltılmadı, tarımın geleceğine yön verecek kalıcı yatırımlar da gerçekleştirildi. ÜRETİCİNİN HER ADIMINDA BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi, üretimin en temel girdilerini destekleyerek binlerce çiftçiye nefes oldu. Bu kapsamda 18 bin 653 üreticiye tamamı hibe olmak üzere 7 milyon 600 bin litre mazot, 13 bin 242 üreticiye yüzde 50 hibeli 11 bin 700 ton kompoze gübre, yaklaşık 7 bin 500 üreticiye ise yüzde 50 hibeli 10 bin 35 ton yem bitkisi tohumu desteği sağlandı. Arpa, buğday, tritikale, yulaf, yonca, dane ve silajlık mısır, yem bezelyesi ile süt otu tohumlarından oluşan destek paketleri sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı elde etti hem de ara vermeden üretime devam etti. 525 MİLYON LİRALIK DEV SULAMA HAMLESİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma yaptığı en büyük yatırımlardan biri de sulama altyapısı oldu. Üç etap halinde yürütülen tarımsal sulama projeleri kapsamında kilometrelerce iletim hattı, hidrant sistemleri, terfi merkezleri ve su depoları inşa edildi. Toplam 525 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje sayesinde modern sulama altyapısı kırsala taşınırken, su kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlandı. Bu yatırım yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin tarımsal üretimini güvence altına alan stratejik projelerden biri olarak öne çıktı. MODERN SERALARLA ÜRETİM DÖRT MEVSİME YAYILDI Kırsal kalkınmanın önemli ayaklarından biri olan örtü altı üretim de Büyükşehir’in destekleriyle güç kazandı. “Modern Sera Yapımı Destek Projesi” kapsamında 207 üreticiye yüzde 50 hibeli modern sera kuruldu. Ayrıca 903 üreticiye toplam 2 bin 234 top sera naylonu desteği verildi. Yaklaşık 110 milyon liralık yatırımla gerçekleştirilen projeler sayesinde üreticiler dört mevsim üretim yapma imkânına kavuşurken, verimlilikte de önemli artış sağlandı. TABİP İLE KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRETİM Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yalnızca mevcut üretimi desteklemekle kalmadı, çiftçiyi yüksek katma değer sağlayan ürünlerle de buluşturdu. 2020 yılında hayata geçirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP) kapsamında yaklaşık 700 dekarlık alana; 5,5 milyon biberiye, tıbbi nane ve oğul otu fidesi dikildi. Üreticilere çapa motoru, ilaçlama makinesi, gübre, mazot ve yem bitkisi tohumu desteği verilirken, alım garantili sözleşmeli üretim modeliyle ürünlerin pazarlanması da güvence altına alındı. Bugüne kadar 80,5 milyon liralık destek verilen projede 2024 yılında 160 ton, 2025 yılında ise 176 ton ürün hasadı gerçekleştirildi. HAYVANCILIKTAN ARICILIĞA KADAR GENİŞ DESTEK AĞI Bitkisel üretimin yanında hayvancılık da kapsamlı desteklerle güçlendirildi. “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi” kapsamında 310 üreticiye 76 bin yerli tavuk, 10 bin paket yem ve 2 bin takım kümes ekipmanı desteği verildi. Küçükbaş hayvancılıkta 389 damızlık koç, manda yetiştiriciliğinde ise 37 damızlık manda üreticilere teslim edildi. Arıcılık projeleri kapsamında ise yaklaşık 900 üretici; kovan altlığı, ruşet kovan, bal dinlendirme kazanı, fondan şeker ve beyaz toz şeker desteklerinden yararlandı. MEYVECİLİKTEN KOOPERATİFE KAPSAMLI DESTEK Büyükşehir Belediyesi meyvecilik, sebzecilik ve alternatif ürün yetiştiriciliğine yönelik projeleri de eş zamanlı yürüttü. Üreticilere 55 bin ceviz, 33 bin 600 Trabzon hurması, 10 bin kivi, 4 bin ahududu, 4 bin böğürtlen ve 3 bin yaban mersini fidanı ulaştırıldı. Sebze yetiştiriciliği projelerinde yüz binlerce fide ve tohum desteği sağlanırken, kooperatiflere makine ekipman desteği, süt soğutma tankları, selektör makineleri ve modern tarım ekipmanları kazandırıldı. Ücretsiz toprak, su, yaprak ve süt analizleriyle üreticilerin bilinçli üretim yapması desteklenirken, Çiftçi Şenlikleri ve Tarım Çalıştayları ile Kocaeli tarımına bilgi ve teknoloji de kazandırıldı. KOCAELİ’DE TARIMIN YENİ HİKÂYESİ YAZILDI 7 yılda hayata geçirilen 98 proje, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın gelişimine yeni bir ivme kazandırdı. Mazottan gübreye, yem bitkisinden modern seralara, sulama yatırımlarından hayvancılığa, meyvecilikten tıbbi aromatik bitki üretimine kadar uzanan desteklerle hem üretici güçlendi hem de kırsalda üretim sürdürülebilir hale geldi. Yaklaşık 1 milyar 530 milyon liralık yatırımla şekillenen bu model, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin üretimi önceleyen belediyecilik anlayışının en somut örneklerinden biri olarak öne çıkarken, Kocaeli’yi tarım ve kırsal kalkınma alanında Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya’da Haziran Ayında Karla Mücadele Çalışması Haber

Antalya’da Haziran Ayında Karla Mücadele Çalışması

Antalya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri yayla sezonun açılmasıyla birlikte yayla yollarında güvenli ulaşımın sağlanabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Yol bakım ve onarım çalışmaları ile birlikte kış aylarında karla kaplı yüksek rakımlı yayla yollarında çalışmalarını sürdüren ekipler kar küreme çalışmaları devam ediyor. 2600 RAKIMLI YAYLA YOLUNDA 10 METRELİK KAR Gündoğmuş ilçesinin 2600 rakımlı Karabul Susambeli yayla yolunda karla mücadele çalışmalarını sürdüren ekipler, alternatif yollarla birlikte yolun 60 kilometrelik bölümünü ulaşıma açtı. Haziran ayında 10 metreyi bulan kar kalınlığı ile zorlu bir mücadele veren ekipler yolun kapalı olan 10 kilometrelik bölümünü ise bir haftalık çalışmanın ardından ulaşıma açmayı planlıyor. Bölgede bulunan Eğrigöl gibi kartpostallık birçok doğa harikası alana ulaşımı da sağlayan yolların açılmasından vatandaşlar memnun. ÇALIŞMA OLMASA İKİ AY DAHA KAPALI KALIR Büyükşehir Belediyesi’nin bölgede yaklaşık bir aydır sürdürdüğü karla mücadele çalışmalarından dolayı memnuniyetini dile getiren Karabul Mahalle Muhtarı Hasan Hüseyin Öztürk “Bu yolların açılması başta bölgede yaylacılık, arıcılık ve hayvancılık yapan vatandaşlarımız için oldukça önemli. Ekipler çevre yollarla birlikte 60 kilometrelik yolu sağ olsunlar ulaşıma açtılar. Yaklaşık 10 metrelik kar birikintilerinin olduğu yerler var. Bu bölümler açılmasa iki ay daha bu yollar kapalı kalabilir, vatandaşlarımız mağdur olabilirdi. Antalya sahillerinde Haziran ayında 30 dereceyi aşan sıcakların olmasına rağmen burada bu mücadeleye şahitlik ediyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyemize sürdürdükleri çalışmalar için mahallelim adına çok teşekkür ederim ’dedi. BÜYÜKŞEHİR YAZ KIŞ YANIMIZDA Karabul yaylasında hayvancılık yapan Mehmet Çetiner isimli vatandaş ise “Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapıyorum. Bu aylarda hayvanlarımla birlikte yaylaya ulaşmak için bu yolları kullanıyorum. Yaz aylarını burada geçirdiğimiz için bizim için bu yolların açılması bizim için çok önemli, bizim için büyük bir kolaylık sağlıyor. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz, çalışanları yaz kış demeden her şartta yolumuzu ulaşıma açıyorlar.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı haberleri

Çiftçilere Eğitim, Mentorluk ve1 Milyon Liralık Destek Haber

Çiftçilere Eğitim, Mentorluk ve1 Milyon Liralık Destek

Sürdürülebilirlik çalışmaları ile tanınan Etki Çemberleri Vakfı tarafından başlatılan Harman Projesi, onarıcı tarım ve besicilik alanında üreticileri, uzmanları, gıda profesyonellerini, kurumları ve destekçileri bir araya getiriyor. Bir hareket, öğrenme ağı ve uygulama programı olarak öne çıkan Harman, toprağı iyileştiren, suyu koruyan, üreticiyi güçlendiren ve iyi, temiz, adil gıdayı çoğaltan uygulamaları görünür kılmayı amaçlıyor. Proje kapsamında hayata geçirilen “Harman Onaran Çiftçi Kapasite Programı” başvuruları açıldı. Programın ana çağrısı ise çok net: Toprağı onaranları arıyoruz. Ödülden daha fazlası: Kapasite Programı Harman Onaran Çiftçi Kapasite Programı, onarıcı üretim yapan ya da bu yöne geçmek isteyen çiftçilere 6 aylık ücretsiz eğitim, dijital izleme, mentorluk, gastronomi bağlantısı ve ödül desteği sunuyor. Bu yapı yalnızca ödül vermeye odaklanmıyor; çiftçiyi eğitim, veri, pazar bağlantısı ve iletişim desteğiyle güçlendirmeyi hedefliyor. Programa, kadın çiftçiler, 35 yaş altı genç çiftçiler, kooperatifler ve aile çiftlikleri başvurabiliyor. Bitkisel üretim, hayvancılık, arıcılık veya karma üretim yapan çiftçiler de değerlendirmeye alınacak. Eğitim, izleme ve veriye dayalı değerlendirme Başvuru sürecinin ardından seçilen çiftçiler 6 aylık eğitim ve dijital izleme havuzuna dahil edilecek. Bu süreçte toprak ve su yönetimi, atalık tohum ve biyoçeşitlilik, dijital izleme, veri, pazarlama ve değer zinciri gibi başlıklarda eğitimler verilecek. Kazananlar, program sonunda toplanan performans verileri ve saha değerlendirmeleriyle belirlenecek. Toplam 1 Milyon liralık ödül havuzu, kazanan çiftçilerin ürünlerinin gastronomi sektöründe görünürlük kazanmasıyla desteklenecek. Programda Yılın Onaranı 350 bin liralık ödülün yanı sıra, bir yıllık mentorluk ve restoran menülerinde görünürlük kazanacak. Dört kategori birincisine ise 150’şer bin liralık ödül, teknoloji desteği ve pazarlama atölyesi sunulacak. Üç bölgesel öncü çiftçi ise 75’er bin lira ödül ve saha ziyaret programından yararlanacak. Eğitim havuzuna dahil edilen çiftçiler, ödül kazanmasalar bile 6 aylık eğitim, dijital izleme erişimi, sertifika ve Harman Ağı’na katılım imkanına sahip olacak. Pazar bağlantısı ve görünürlük fırsatı Harman, iyi örneklerin yalnızca ödüllendirilmesini değil; daha fazla kişiye ulaşmasını, çoğalmasını ve güçlü bir ekosisteme bağlanmasını hedefliyor. Gastronomi sektörüyle kurulacak ilişkiler sayesinde çiftçiler için finansal ödülün yanında pazar bağlantısı da yaratılması amaçlanıyor. Onarıcı tarım, gıdanın geleceği için kritik Etki Çemberleri Vakfı Kurucusu Aylin Gezgüç, toprağı onarmanın yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmadığını; gıda güvenliğin de ekonomik dayanıklılık ve toplumsal gelecek açısından kritik bir başlık olduğunu vurguladı. Gezgüç, şöyle devam etti: “Onarıcı tarım, yalnızca toprağı nasıl işlediğimizle ilgili değil; neyi nasıl ürettiğimiz, gıdaya nasıl ulaştığımız ve üreticiyi nasıl desteklediğimizle de ilgili. Harman Onaran Çiftçi Kapasite Programı ile sahada üretimi dönüştüren çiftçileri görünür kılmayı, onları eğitim, veri ve pazar bağlantısıyla güçlendirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin toprağını onaran çiftçilerini arıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.