Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Arıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya’da Haziran Ayında Karla Mücadele Çalışması Haber

Antalya’da Haziran Ayında Karla Mücadele Çalışması

Antalya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri yayla sezonun açılmasıyla birlikte yayla yollarında güvenli ulaşımın sağlanabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Yol bakım ve onarım çalışmaları ile birlikte kış aylarında karla kaplı yüksek rakımlı yayla yollarında çalışmalarını sürdüren ekipler kar küreme çalışmaları devam ediyor. 2600 RAKIMLI YAYLA YOLUNDA 10 METRELİK KAR Gündoğmuş ilçesinin 2600 rakımlı Karabul Susambeli yayla yolunda karla mücadele çalışmalarını sürdüren ekipler, alternatif yollarla birlikte yolun 60 kilometrelik bölümünü ulaşıma açtı. Haziran ayında 10 metreyi bulan kar kalınlığı ile zorlu bir mücadele veren ekipler yolun kapalı olan 10 kilometrelik bölümünü ise bir haftalık çalışmanın ardından ulaşıma açmayı planlıyor. Bölgede bulunan Eğrigöl gibi kartpostallık birçok doğa harikası alana ulaşımı da sağlayan yolların açılmasından vatandaşlar memnun. ÇALIŞMA OLMASA İKİ AY DAHA KAPALI KALIR Büyükşehir Belediyesi’nin bölgede yaklaşık bir aydır sürdürdüğü karla mücadele çalışmalarından dolayı memnuniyetini dile getiren Karabul Mahalle Muhtarı Hasan Hüseyin Öztürk “Bu yolların açılması başta bölgede yaylacılık, arıcılık ve hayvancılık yapan vatandaşlarımız için oldukça önemli. Ekipler çevre yollarla birlikte 60 kilometrelik yolu sağ olsunlar ulaşıma açtılar. Yaklaşık 10 metrelik kar birikintilerinin olduğu yerler var. Bu bölümler açılmasa iki ay daha bu yollar kapalı kalabilir, vatandaşlarımız mağdur olabilirdi. Antalya sahillerinde Haziran ayında 30 dereceyi aşan sıcakların olmasına rağmen burada bu mücadeleye şahitlik ediyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyemize sürdürdükleri çalışmalar için mahallelim adına çok teşekkür ederim ’dedi. BÜYÜKŞEHİR YAZ KIŞ YANIMIZDA Karabul yaylasında hayvancılık yapan Mehmet Çetiner isimli vatandaş ise “Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapıyorum. Bu aylarda hayvanlarımla birlikte yaylaya ulaşmak için bu yolları kullanıyorum. Yaz aylarını burada geçirdiğimiz için bizim için bu yolların açılması bizim için çok önemli, bizim için büyük bir kolaylık sağlıyor. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz, çalışanları yaz kış demeden her şartta yolumuzu ulaşıma açıyorlar.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı haberleri

Çiftçilere Eğitim, Mentorluk ve1 Milyon Liralık Destek Haber

Çiftçilere Eğitim, Mentorluk ve1 Milyon Liralık Destek

Sürdürülebilirlik çalışmaları ile tanınan Etki Çemberleri Vakfı tarafından başlatılan Harman Projesi, onarıcı tarım ve besicilik alanında üreticileri, uzmanları, gıda profesyonellerini, kurumları ve destekçileri bir araya getiriyor. Bir hareket, öğrenme ağı ve uygulama programı olarak öne çıkan Harman, toprağı iyileştiren, suyu koruyan, üreticiyi güçlendiren ve iyi, temiz, adil gıdayı çoğaltan uygulamaları görünür kılmayı amaçlıyor. Proje kapsamında hayata geçirilen “Harman Onaran Çiftçi Kapasite Programı” başvuruları açıldı. Programın ana çağrısı ise çok net: Toprağı onaranları arıyoruz. Ödülden daha fazlası: Kapasite Programı Harman Onaran Çiftçi Kapasite Programı, onarıcı üretim yapan ya da bu yöne geçmek isteyen çiftçilere 6 aylık ücretsiz eğitim, dijital izleme, mentorluk, gastronomi bağlantısı ve ödül desteği sunuyor. Bu yapı yalnızca ödül vermeye odaklanmıyor; çiftçiyi eğitim, veri, pazar bağlantısı ve iletişim desteğiyle güçlendirmeyi hedefliyor. Programa, kadın çiftçiler, 35 yaş altı genç çiftçiler, kooperatifler ve aile çiftlikleri başvurabiliyor. Bitkisel üretim, hayvancılık, arıcılık veya karma üretim yapan çiftçiler de değerlendirmeye alınacak. Eğitim, izleme ve veriye dayalı değerlendirme Başvuru sürecinin ardından seçilen çiftçiler 6 aylık eğitim ve dijital izleme havuzuna dahil edilecek. Bu süreçte toprak ve su yönetimi, atalık tohum ve biyoçeşitlilik, dijital izleme, veri, pazarlama ve değer zinciri gibi başlıklarda eğitimler verilecek. Kazananlar, program sonunda toplanan performans verileri ve saha değerlendirmeleriyle belirlenecek. Toplam 1 Milyon liralık ödül havuzu, kazanan çiftçilerin ürünlerinin gastronomi sektöründe görünürlük kazanmasıyla desteklenecek. Programda Yılın Onaranı 350 bin liralık ödülün yanı sıra, bir yıllık mentorluk ve restoran menülerinde görünürlük kazanacak. Dört kategori birincisine ise 150’şer bin liralık ödül, teknoloji desteği ve pazarlama atölyesi sunulacak. Üç bölgesel öncü çiftçi ise 75’er bin lira ödül ve saha ziyaret programından yararlanacak. Eğitim havuzuna dahil edilen çiftçiler, ödül kazanmasalar bile 6 aylık eğitim, dijital izleme erişimi, sertifika ve Harman Ağı’na katılım imkanına sahip olacak. Pazar bağlantısı ve görünürlük fırsatı Harman, iyi örneklerin yalnızca ödüllendirilmesini değil; daha fazla kişiye ulaşmasını, çoğalmasını ve güçlü bir ekosisteme bağlanmasını hedefliyor. Gastronomi sektörüyle kurulacak ilişkiler sayesinde çiftçiler için finansal ödülün yanında pazar bağlantısı da yaratılması amaçlanıyor. Onarıcı tarım, gıdanın geleceği için kritik Etki Çemberleri Vakfı Kurucusu Aylin Gezgüç, toprağı onarmanın yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmadığını; gıda güvenliğin de ekonomik dayanıklılık ve toplumsal gelecek açısından kritik bir başlık olduğunu vurguladı. Gezgüç, şöyle devam etti: “Onarıcı tarım, yalnızca toprağı nasıl işlediğimizle ilgili değil; neyi nasıl ürettiğimiz, gıdaya nasıl ulaştığımız ve üreticiyi nasıl desteklediğimizle de ilgili. Harman Onaran Çiftçi Kapasite Programı ile sahada üretimi dönüştüren çiftçileri görünür kılmayı, onları eğitim, veri ve pazar bağlantısıyla güçlendirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin toprağını onaran çiftçilerini arıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Büyükşehir Belediyesi 5 Bin Hibeli Arı Kovanı Dağıtımına Başladı Haber

Ankara Büyükşehir Belediyesi 5 Bin Hibeli Arı Kovanı Dağıtımına Başladı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsalda üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve yerli üreticiyi desteklemek amacıyla tarımsal desteklerini sürdürüyor. Ekosistem dengesinin korunması, biyolojik çeşitliliğin devamlılığı ve tarımsal üretimin sürdürülebilmesi açısından önemli bir yere sahip olan arıcılık faaliyetleri de Büyükşehir Belediyesi’nin destek programlarıyla yaygınlaştırılıyor. “Başkent’te Her Kovan Bir Gelecek” sloganıyla yürütülen çalışma kapsamında ABB, modern arıcılık tekniklerine uygun, standart ölçülerde ve uzun ömürlü kullanıma elverişli 5 bin adet arı kovanını yüzde 50 hibeyle üreticilere ulaştırıyor. Kovan destek programının ilk etap dağıtımı Çubuk’ta gerçekleştirildi. Destekler önümüzdeki günlerde 16 kırsal mahallede daha devam edecek. 21 MİLYON TL’LİK DESTEK PROGRAMI Ankara Büyükşehir Belediyesi, yalnızca arı kovanı desteğiyle sınırlı kalmayarak arıcılık alanında kapsamlı destek programlarını da sürdürüyor. 2026 yılı içerisinde yüzde 50 hibeli arı kovanı desteğinin yanı sıra yüzde 75 hibeli fondan arı yemi desteğiyle toplam 21 milyon TL bütçeli destek programı üreticilerin hizmetine sunuldu. Yerel yönetimler ölçeğinde değerlendirildiğinde bu model, arıcılık alanında hayata geçirilen en kapsamlı uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor. UYSAL: “ÜRETİCİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Çubuk’ta gerçekleştirilen dağıtım programında üreticilerle bir araya gelen ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, şu bilgileri paylaştı: “Ankara kırsalında genel manada 5 bin adet arı kovanı dağıtımının ilk partisini Çubuk ilçemizde gerçekleştiriyoruz. 16 kırsal mahallemizde dağıtımlarımız devam edecek. Bayramdan önce dağıtımımızın tamamını bitireceğiz. 5 bin kovan ile çiftçimize destek olmaya çalışacağız. Arı popülasyonunu dengede tutmak, sürdürülebilir tarımı sağlamak, doğal dengeyi korumak açısından arıcılıkla uğraşan çiftçilerimize destek olmayı son derece önemli buluyoruz. Büyükşehir olarak elimizden geleni yapıp üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” ARICILARDAN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Büyükşehir Belediyesi’nin arı kovanı desteğinden yararlanan üreticiler memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi: -Sadık Kılıç: “Yaklaşık 6 yıldır arıcılık yapıyorum. Büyükşehir’in desteklerinden faydalanıyorum, kovan desteğinden faydalanıyorum, fondan arı yemi desteğinden faydalanıyorum. Maddi açıdan desteği oluyor ve arı geliştirmede büyük faydasını görüyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum.”-Resul Gör: “5 senedir arıcılıkla uğraşıyorum, şu an güzel gidiyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekler çok güzel. Her zaman için halka destek olması çok güzel bir şey biz de bu sayede bu hizmetlerden faydalanıyoruz. Belediye’nin bizlere ilgi göstermesi daima mutluluk veriyor. Çok teşekkür ediyorum.”-İskender Arslan: “Belediye’nin desteğinden bu sene yararlanmaya başladım. Belediye’nin verdiği bu teşvikler bizim için çok yararlı oluyor. Hem maddi açıdan faydası hem destekleme açısından faydası var. Kovan veriyor, fide veriyor. Çok teşekkür ederiz. Allah yollarını açık etsin.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Yenilenebilir Enerji'den Dünya Arı Günü Kapsamında Aşkale’de Üreticilere Yüzde 70 Hibeli Arılı Kovan Desteği Haber

Akfen Yenilenebilir Enerji'den Dünya Arı Günü Kapsamında Aşkale’de Üreticilere Yüzde 70 Hibeli Arılı Kovan Desteği

Dünya Arı Günü kapsamında Erzurum’un Aşkale ilçesinde hayata geçirilen “Arıcılığı Güçlendirme, Koloni Yenileme ve Kış Şartları Kaybını Telafi Projesi” kapsamında üreticilere yüzde 70 hibeli arılı kovan desteği sağlanırken, bölgedeki arıcılık faaliyetlerinin güçlendirilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal ekonomiye katkı sunulması hedefleniyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sınırlı tutmayan Akfen Yenilenebilir Enerji, faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal kalkınmayı ve yerel üretimi destekleyen projelerine devam ediyor. Akfen Yenilenebilir Enerji, Dünya Arı Günü kapsamında Erzurum’un Aşkale ilçesinde hayata geçirilen “Arıcılığı Güçlendirme, Koloni Yenileme ve Kış Şartları Kaybını Telafi Projesi” kapsamında üreticilere yüzde 70 hibeli arılı kovan desteği sağladı. Aşkale Kaymakamlığı koordinesinde, Aşkale İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Akfen Yenilenebilir Enerji desteğiyle yürütülen proje ile ilçede arıcılığın geliştirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve kırsal kalkınmaya katkı sağlanması hedefleniyor. Aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sunan arıcılık faaliyetlerinin güçlendirilmesiyle sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Bu kapsamda düzenlenen programa Aşkale Kaymakamı Emre Oğuztürk, Belediye Başkanı Şenol Polat, İl Tarım Müdürü Alpaslan Kenger, Fatih Kalkan, Akfen Yenilenebilir Enerji Kamu İlişkileri ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Müdürü Burak Solmaz, iş insanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Özellikle Gelinkaya GES EDT projesi kapsamındaki paydaş köylerden Ocaklı ve Topalçavuş köy sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği projede, Arı Kayıt Sistemi’ne (AKS) kayıtlı aktif arıcıların yanı sıra, aldıkları eğitimlerle arıcılığa ilk kez adım atmaya hazırlanan girişimciler de destek kapsamına dâhil edildi. Gerçekleştirilen çekiliş sonucunda arılı kovan desteği almaya hak kazanan üreticilere kovan teslimleri gerçekleştirildi. Akfen Yenilenebilir Enerji Kamu İlişkileri ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Müdürü Burak Solmaz, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımının yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Akfen Yenilenebilir Enerji olarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde yalnızca enerji üretmeyi değil, bulunduğumuz coğrafyalarda sosyal ve ekonomik kalkınmaya katkı sunmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımız doğrultusunda yerel üretimi destekleyen, doğal yaşamı ve biyolojik çeşitliliği koruyan projeleri önemsiyoruz. Arıcılık gibi doğayla doğrudan ilişkili üretim alanlarının güçlenmesini hem kırsal kalkınma hem de ekosistemin devamlılığı açısından çok değerli buluyoruz. Aşkale’de hayata geçirilen bu projeyle birlikte arıcı sayısının ve kovan popülasyonunun artırılmasını, bal üretiminde verimliliğin yükseltilmesini ve bölge ekonomisine katkı sağlanmasını hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı Haber

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı

Mayıs ayı, dünya genelinde arıların ve doğadaki kritik rollerinin en çok konuşulduğu dönem olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Aralık 2017 tarihinde oy birliğiyle alınan kararla, her yıl 20 Mayıs tarihi “Dünya Arı Günü” olarak kutlanıyor. Bu özel gün, modern arıcılığın öncüsü kabul edilen Slovenyalı arıcı Anton Janša’nın doğum gününe ithafen belirlenirken aynı zamanda arıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve yaşamın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekmeyi amaçlıyor. Arılar, yeryüzündeki en eski canlı türleri arasında yer alıyor ve yaklaşık 100 milyon yıldır doğanın dengesinin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya genelindeki gıda ürünlerinin yaklaşık yüzde 75’i, kısmen tozlaşmaya bağlı olarak üretiliyor. Bu durum, arıların yalnızca doğal yaşam için değil, insanlığın geleceği için de vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor. Ancak hızlı şehirleşme, yanlış tarım uygulamaları, iklim krizi, biyolojik çeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi nedenler arı popülasyonlarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünya Arı Günü ise arılar ve yaşam arasındaki güçlü bağı hatırlatmak, toplumsal farkındalığı artırmak ve ekosistemin korunmasına yönelik ortak sorumluluğa dikkat çekmek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Arıyı korumak ortak sorumluluğumuz. Çünkü “Arılar Varsa Gelecek Var.” Her yıl mayıs ayı boyunca Dünya Arı Günü kapsamında önemli farkındalık projeleri hayata geçiren Türkiye’nin lider bal markası* Balparmak, arıların yaşamın devamlılığına sağladığı katkıya vurgu yaparak, arıların doğal yaşam alanlarının ve sürdürülebilir arıcılığın desteklenmesi için tüm paydaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Migros’un Dünya Arı Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, moderatörlüğünü şair, yazar, müzeci ve usta hikâye anlatıcısı Sunay Akın’ın üstlendiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” özel oturumunda konuşan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, “Bugün burada verdiğimiz mesaj çok net: Arılar Varsa Gelecek Var. Biz arıları sadece bal ürettikleri için değil, yaşamın devamlılığı için taşıdıkları kritik rol nedeniyle önemsiyoruz. Arıların korunması; doğa, tarım ve gıda güvenliği açısından tüm toplumun ortak sorumluluğudur” dedi. Balparmak’ın, arı ürünleri markası olmanın ötesinde; Türkiye’de arı ürünleri sektörünün gelişimine öncülük eden, bilim temelli yaklaşımıyla güven inşa etmeyi odağına alan bir kurum olma vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Altıparmak, şöyle devam etti: “Bugün biliyoruz ki arılar; gıda üretiminden biyolojik çeşitliliğe kadar yaşam döngüsünün merkezinde yer alıyor. Ancak iklim krizi, çevre kirliliği ve yaşam alanlarının azalması nedeniyle tüm canlılar gibi arılar da ciddi tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle biz de yıllardır yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek hareket ediyor, Balparmak Arıcılık Akademisi ile sürdürülebilir arıcılığı desteklemeye devam ediyoruz. Bu yaklaşımın en önemli parçalarından biri de kalite politikamız ve bilimsel çalışmalarımızdır. Balparmak Ar-Ge Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren APİLAB, arı ürünleri alanında Avrupa’nın en kapsamlı ihtisas laboratuvarları arasında bulunuyor. Burada Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen arı ürünlerini detaylı analizlerden geçiriyor, sadece doğallığından emin olduğumuz ürünleri sofralara sunuyoruz. Çünkü tüketici güveninin ancak bilimsel yaklaşım, yüksek kalite anlayışı ve şeffaflıkla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bilgi birikimi, uzmanlığı ve bilimsel altyapısıyla sektöre katkı sunan bir bilir kurum olmayı önemsiyoruz. Balparmak Arıcılık Akademisi ile binlerce arıcıya ulaşılıyor Oturumda Balparmak’ın bilimsel yaklaşımı, Ar-Ge çalışmaları ve arıcılık ekosistemine katkıları hakkında bilgi veren Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı ise sürdürülebilir arıcılığın ancak bilimsel yaklaşım, eğitim ve kalite odaklı çalışmalarla mümkün olabileceğini belirtti. Damarlı, şöyle devam etti: “Balparmak olarak bilimi, kaliteyi ve izlenebilirliği arıcılık ekosisteminin merkezine koyuyoruz. Ar-Ge merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla tüketicilerimize doğal ve güvenilir ürünler sunarken, Balparmak Arıcılık Akademisi ile arıcılarımızın mesleki gelişimine katkı sağlıyoruz. Akademiyle temel hedefimiz; yaş ortalaması giderek yükselen arıcılık mesleğini gençleştirmek, kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak ve bilimle desteklenmiş kaliteli arı ürünleri üretimini yaygınlaştırmak.” Damarlı, 2018 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) katkılarıyla hayata geçirilen Balparmak Arıcılık Akademisi kapsamında arıcı adaylarına ve aktif arıcılara; uzaktan eğitim, gezici araç eğitimi ve uygulamalı sınıf eğitimi olmak üzere farklı modellerde eğitimler sunulduğunu aktardı. Akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan programlarla teorik bilginin sahadaki uygulamalarla birleştirildiğini belirten Damarlı, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaştıklarını ifade etti. “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi ikinci yılında Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. 46 yıldır balın ve arıların sürdürülebilirliği için pek çok projeye imza atan Balparmak’ın, çocukların doğaya ve arılara yönelik farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” resim projesinin ikincisi 23 Nisan’da başladı. Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü projede bu yıl çocuklara “Çevreci arı olsaydın, dünya için ne yapardın?” sorusu yöneltiliyor. Çocuklardan bu soruya hayallerini resme dökerek yanıt vermeleri bekleniyor. Çizdikleri resimleri 23 Nisan – 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında www.dunyaarigunu.com adresine yükleyen her çocuk için TEMA Vakfı’na fidan bağışı yapılacak. Bu yıl da 10 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturulması hedefleniyor. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Emel Damarlı, şunları söyledi: “Çocuklar, hayata geçirdiğimiz projelerde doğa için sorumluluk alan birer doğa elçisine dönüşüyor. Bu nedenle çocuklara yönelik çalışmalarımızı hiçbir zaman bir yarışma formatında kurgulamıyoruz. Çünkü bizim için her katılım çok değerli. ‘Doğa İçin Arı Gibi Düşün’ projemiz ile çocukların hayal güçlerini doğa sevgisiyle buluştururken, arıların yaşam için taşıdığı önemi yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Projeye katılan tüm çocukların eserleri www.dunyaarigunu.com sayfamızda sergileniyor. Ayrıca çocukların tamamına içinde çeşitli hediyelerin yer aldığı paketler ulaştırıyoruz. Bu projeye katılarak doğaya sevgiyle dokunan, yaptıkları resimlerle arıların ve yaşamın önemini hissettiren tüm çocuklarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.” Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğa arının önemi anlatılıyor Son yıllarda Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğu ağırladıklarını belirten Damarlı, şu bilgileri paylaştı: “Balparmak Kampüs’te son 4 yılda yaklaşık 9 bin çocuğu ağırladık. Pedagog eşliğinde gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda, arının yaşamın sürdürülebilirliği açısından ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz. Çünkü arının ve doğanın izinden gitmek, bizim için bir sorumluluk.” *Türkiye pazarı toplam bal kategorisi 2025 Nielsen raporuna göre ciro (TL) bazında Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Balını Uluslararası Pazarlara Ulaştıran Balparmak, İhracat Birinciliğini Perçinledi Haber

Türk Balını Uluslararası Pazarlara Ulaştıran Balparmak, İhracat Birinciliğini Perçinledi

Dünya bal pazarı, 1,8 milyon ton üretim hacmiyle 9 milyar doları aşmış durumda. Pazarın büyüme ivmesini sürdürerek 2031 yılında 14 milyar doların üzerine çıkması beklenirken, Türkiye de yaklaşık 9,3 milyon arı kolonisi ve 97 bin ton bal üretimiyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin lider bal markası Balparmak, geliştirdiği yeni analiz metotları ile doğal Türk balının dünyaca kabul görmesine öncülük ediyor. 2024 yılında olduğu gibi 2025 yılında da ihracat ağını genişleten marka, bugün İngiltere, Fransa, İsviçre, Danimarka, Norveç, Suudi Arabistan ve ABD’nin de aralarında bulunduğu 45 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor ve bu pazarlardaki konumunu güçlendiriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) tarafından dün gerçekleştirilen ihracat performans değerlendirmesinde, arı ürünleri kategorisinde Balparmak birinci oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi merkezinde düzenlenen ödül töreninde, Murat Ağırbaş ödülü Müjdat Sezer’in elinden aldı. Türk Çam Balı’nın tescili, ihracat potansiyelimizi artırıyor Murat Ağırbaş, ödülü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da bu kıymetli ödülü almak bizim için sadece bir başarı göstergesi değil; aynı zamanda ihracat yolculuğumuzda elde ettiğimiz sürdürülebilir başarının da güçlü bir teyidi oldu. Gelecek vizyonumuzun merkezinde, Türk Çam Balı’nı dünyanın en iyi balları arasında kalıcı bir konuma taşımak ve markalaştırmak bulunuyor. Bunun yanında, katma değerli arı ürünlerimizle daha fazla ülkeye ulaşmayı ve Türkiye’nin arıcılık alanındaki global marka değerini büyütmeyi hedefliyoruz” dedi. Küresel pazarlarda güçlenen ihracat, katma değerli ürünlerde yeni hedefler Balparmak olarak Çin başta olmak üzere Güney Asya ülkelerinden ABD’ye, Orta Doğu ülkelerinden Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyaya ürün gönderdiklerini kaydeden Ağırbaş, “Çin’in önde gelen e-ticaret platformlarından TJ Mall’da ürünlerimizin satışa sunulması, Hong Kong’da perakende zincirlerinde gerçekleştirdiğimiz lansmanlar ve Güney Kore’deki iş birliklerimiz bu büyümenin önemli adımlarını oluşturuyor. Hedefimiz yalnızca bal ihracatını artırmak değil; propolis ve arı sütü gibi yüksek katma değerli ürünlerle Türkiye’yi küresel arı ürünleri pazarında daha güçlü bir oyuncu hâline getirmek. Bu doğrultuda AR-GE merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla karakavak propolisinin bilimsel altyapısını ortaya koyarak uluslararası alanda önemli bir katkı sağladık.” Balparmak’ın önümüzdeki dönemde de yeni pazarlara açılmayı ve ihracat kanallarını güçlendirmeyi hedeflediğini vurgulayan Ağırbaş, inovasyon odaklı yatırımlarla Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceklerini kaydetti. Ağırbaş, “Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, iş ortaklarımıza ve bize güvenen tüketicilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Türkiye’nin değerlerini dünyaya taşımayı ve yeni başarı hikâyeleri yazmayı sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arıcılık Bursa’da Büyükşehir'le Canlandı Haber

Arıcılık Bursa’da Büyükşehir'le Canlandı

Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla ‘Arı Sağlığı ve Arı Ürünleri’ paneli düzenledi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen panele, bürokratlar, birlik temsilcileri, akademisyenler ve çiftçiler büyük ilgi gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen programa katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, arıcılığın doğanın dengesini koruyan, tarımsal verimliliği destekleyen, kırsal kalkınmaya güç veren çok önemli ekonomik alan olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal üretimin güçlenmesini büyük önem verdiğini anlatan Saldız, tarımı, üreticiyi ve yerel ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Geliştirdikleri projelerle Bursa’da arıcılığı tekrar canlandırdıklarını anlatan Saldız, bugüne kadar yüzlerce üreticiye binlerce kovan teslim ettiklerini, önümüzdeki süreçte de teslim edeceklerini belirtti. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Umut Buğra Kavas da arıcılık mesleğinin önemine dikkat çekerek düzenlenen programın değerli olduğunu anlattı. Panel bölümünde TKDK İletişim Uzmanı Ferit Ensar Güner ile BEBKA Program Yönetim Birimi Başkanı Talha Göktaş hibe ve destek programları hakkında bilgi verdi. Bursa Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, BAYBİR Denetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar ve Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aslı Özkırım ise arı sağlığı ve arı ürünleri konularında üreticileri bilgilendirdi. ARICILARA KOVAN DESTEĞİ Programın sonunda üreticilere 750 adet arı kovanı teslim edildi. Kovan desteğinden duydukları memnuniyeti dile getiren üreticiler, arıcılığın sürdürülebilirliği açısından verilen desteğin çok kıymetli olduğunu belirterek, üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu tür katkıların kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Üreticiler, kırsal kalkınmaya yönelik proje ve desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek Haber

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek

Dünyanın en büyük bal üreticileri arasında ilk onda yer alan Türkiye, arı sütü, polen ve propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünlerinde de başarıyı hedefliyor. Beslenmeden gıda takviyesine, kozmetikten ilaç sanayiine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu ürünlerin üretiminde ise kadın emeği önemli bir rol üstleniyor. Kadın ve genç arıcıları mesleğe kazandırma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Balparmak Arıcılık Akademisi, 2026 yılında Milas’ta gerçekleştirdiği ilk eğitimin ardından ikinci programını 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle kadın arıcılara yönelik olarak düzenledi. Balparmak Kampüs’te gerçekleştirilen eğitime 80’i aşkın kadın arıcı katılım sağladı. Dr. Emel Damarlı: Kadınların ürettiği kaliteli arı ürünlerine talibiz Eğitimin açılış konuşmasında Türkiye’de arıcıların ağırlıklı olarak bal üretimine odaklandığını ancak dünyanın bal dışındaki diğer arı ürünlerine olan ihtiyacının her geçen gün arttığını belirten Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, “Ülkemiz, yedi bölgesinin tamamında arıcılık yapılabilecek zengin bir floraya sahip. Arıcılarımız ata yadigarı olarak sürdürdükleri arıcılık mesleğinde daha çok bal üretimine yöneliyor, oysa arı sütü, polen, propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünleri var. Ben buradan kadın arıcılarımıza sesleniyorum. Bu ürünleri üretmek bal üretimine göre çok farklı. Özellikle arı sütü üretimi el becerisi istiyor. Genellikle erkek arıcılar bal dışındaki arı ürünlerinin üretimini tercih etmiyor ama biliyoruz ki siz kadınlar bunu en iyi şekilde yapabilecek doğal bir yeteneğe sahipsiniz. Sizin üreteceğiniz kaliteli arı ürünlerinize talibiz” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Banu Yücel: Arı sütünün çok büyük ekonomik değeri var Doğru kullanım koşuluyla tüm arı ürünlerinin çok değerli olduğunu belirten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Yücel, şunları söyledi: “Bal dahil tüm arı ürünleri kaliteli yaşamın sürdürülebilirliği açısından çok güçlü ürünler. Özellikle ilaç sanayiinde, gıda takviyesinde ve kozmetikte arı ürünlerinin payı her geçen gün artıyor. Dolayısıyla dünya çapında bu ürünlere ihtiyaç da artıyor. Dünyada “tam gıda” olarak tanımlanan birkaç üründen biri arı poleni. Yine dünyada en kaliteli besin olarak kabul edilen balın yanına arı sütünü, propolisi, poleni koyduğunuzda gelirinizi daha da artırmış olacaksınız. Bu ürünlerin üretim süreçleri meşakkatli ancak bu değerli arı ürünlerimizin üretiminde kadınlar olursa Türkiye arı ürünleri konusunda çağ atlar. Siz bu sektörün garantisisiniz.” Kovanları gezdirmek yerine, arının diğer ürünlerine yönelin Kadın arıcılara tavsiyelerde bulunan Prof. Banu Yücel, şu kritik bilgileri verdi: Kışın kullandığınız kovanları üretim döneminde kullanmayın. İlkbahar mevsimine girerken kovanlarınızı mutlaka kostik soda eritilerek eklenmiş sıcak su ile dezenfekte edin. Ardından kovanı iyice kurutun ve pürmüz ile alazlayın.Bal dahil tüm arı ürünleri üretiminde birinci kural hijyen... Mutlaka yedek eldiveniniz, yedek maskeniz, arılığa özel çizme veya ayakkabınız olsun. Sürekli kayıt tutun, hangi kovanın neye ihtiyacı var, hangisine besleme yaptınız, hangisi oğul verdi, ana arı durumu nedir, kuluçka ve ergin arı gelişimi nasıl bunları mutlaka not edin. Eğer çerçevenin 2/3’ünden fazlası açık bal gözü içeriyorsa bal süzme işlemi için mutlaka sırlanmayı bekleyin. Arılar açık petek gözlerindeki olgunlaşmamış ham balların suyunu uçurup, olgunlaştırdıktan ve petekleri sırladıktan sonra sağıma başlayın ve böylece doğal balı elde edin. Aksi halde bal sulu ve ham olarak kalır, hızla fermente olarak bozulur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.