Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Arıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek Haber

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek

Dünyanın en büyük bal üreticileri arasında ilk onda yer alan Türkiye, arı sütü, polen ve propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünlerinde de başarıyı hedefliyor. Beslenmeden gıda takviyesine, kozmetikten ilaç sanayiine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu ürünlerin üretiminde ise kadın emeği önemli bir rol üstleniyor. Kadın ve genç arıcıları mesleğe kazandırma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Balparmak Arıcılık Akademisi, 2026 yılında Milas’ta gerçekleştirdiği ilk eğitimin ardından ikinci programını 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle kadın arıcılara yönelik olarak düzenledi. Balparmak Kampüs’te gerçekleştirilen eğitime 80’i aşkın kadın arıcı katılım sağladı. Dr. Emel Damarlı: Kadınların ürettiği kaliteli arı ürünlerine talibiz Eğitimin açılış konuşmasında Türkiye’de arıcıların ağırlıklı olarak bal üretimine odaklandığını ancak dünyanın bal dışındaki diğer arı ürünlerine olan ihtiyacının her geçen gün arttığını belirten Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, “Ülkemiz, yedi bölgesinin tamamında arıcılık yapılabilecek zengin bir floraya sahip. Arıcılarımız ata yadigarı olarak sürdürdükleri arıcılık mesleğinde daha çok bal üretimine yöneliyor, oysa arı sütü, polen, propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünleri var. Ben buradan kadın arıcılarımıza sesleniyorum. Bu ürünleri üretmek bal üretimine göre çok farklı. Özellikle arı sütü üretimi el becerisi istiyor. Genellikle erkek arıcılar bal dışındaki arı ürünlerinin üretimini tercih etmiyor ama biliyoruz ki siz kadınlar bunu en iyi şekilde yapabilecek doğal bir yeteneğe sahipsiniz. Sizin üreteceğiniz kaliteli arı ürünlerinize talibiz” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Banu Yücel: Arı sütünün çok büyük ekonomik değeri var Doğru kullanım koşuluyla tüm arı ürünlerinin çok değerli olduğunu belirten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Yücel, şunları söyledi: “Bal dahil tüm arı ürünleri kaliteli yaşamın sürdürülebilirliği açısından çok güçlü ürünler. Özellikle ilaç sanayiinde, gıda takviyesinde ve kozmetikte arı ürünlerinin payı her geçen gün artıyor. Dolayısıyla dünya çapında bu ürünlere ihtiyaç da artıyor. Dünyada “tam gıda” olarak tanımlanan birkaç üründen biri arı poleni. Yine dünyada en kaliteli besin olarak kabul edilen balın yanına arı sütünü, propolisi, poleni koyduğunuzda gelirinizi daha da artırmış olacaksınız. Bu ürünlerin üretim süreçleri meşakkatli ancak bu değerli arı ürünlerimizin üretiminde kadınlar olursa Türkiye arı ürünleri konusunda çağ atlar. Siz bu sektörün garantisisiniz.” Kovanları gezdirmek yerine, arının diğer ürünlerine yönelin Kadın arıcılara tavsiyelerde bulunan Prof. Banu Yücel, şu kritik bilgileri verdi: Kışın kullandığınız kovanları üretim döneminde kullanmayın. İlkbahar mevsimine girerken kovanlarınızı mutlaka kostik soda eritilerek eklenmiş sıcak su ile dezenfekte edin. Ardından kovanı iyice kurutun ve pürmüz ile alazlayın.Bal dahil tüm arı ürünleri üretiminde birinci kural hijyen... Mutlaka yedek eldiveniniz, yedek maskeniz, arılığa özel çizme veya ayakkabınız olsun. Sürekli kayıt tutun, hangi kovanın neye ihtiyacı var, hangisine besleme yaptınız, hangisi oğul verdi, ana arı durumu nedir, kuluçka ve ergin arı gelişimi nasıl bunları mutlaka not edin. Eğer çerçevenin 2/3’ünden fazlası açık bal gözü içeriyorsa bal süzme işlemi için mutlaka sırlanmayı bekleyin. Arılar açık petek gözlerindeki olgunlaşmamış ham balların suyunu uçurup, olgunlaştırdıktan ve petekleri sırladıktan sonra sağıma başlayın ve böylece doğal balı elde edin. Aksi halde bal sulu ve ham olarak kalır, hızla fermente olarak bozulur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı Haber

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı

Kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen Girişim Öncüleri Programı kapsamında, bu yıl hibe desteği almaya hak kazanan kadın girişimciler ödülleriyle buluştu. Girişim Öncüleri Programı hibe etabında, iş ve STK dünyası profesyonellerinden oluşan jüri değerlendirmesi sonrasında mikrobiyal gübre, alg tabanlı atık teknolojileri, dijital arıcılık, yeni nesil tarım, aromatik kozmetik, fonksiyonel gıda, çağdaş zanaat, gıda atıklarından biyoplastik üretimi, yerel ürünler, patili dostlar için bilimsel gıda, giyilebilir biyomedikal cihaz, çocuk gelişimi, ekoturizm, tarım makinaları ve sürdürülebilir mobilya gibi farklı alanlarda çözümler üreten 25 yenilikçi girişim öne çıktı. 20 girişimin hibe desteği Alarko Holding tarafından sağlanırken, yenilikçi tarım alanında fark yaratan 5 iş modeli, Alarko Tarım Grubu tarafından desteklendi. Üç yıldır Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına çok boyutlu katkı sağlayan Girişim Öncüleri Programı ödül töreni Alarko Holding Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Alarko Holding Yönetim Kurulu üyeleri, üst düzey yöneticileri ve proje paydaşlarının 25 kadın girişimciyi yakından tanıma fırsatı bulduğu törene önceki yıllarda hibe alan girişimciler de katılarak deneyimlerini paylaştılar. Ümit N. Yıldız: “Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, Girişim Öncüleri Programı hakkında yaptığı değerlendirmede, “Kadınların karar alma mekanizmalarında ve liderlik rollerinde daha görünür olduğu ülkelerde kalkınma performansının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Kadınların eğitime, iş gücüne ve girişimciliğe eşit katılımı, ekonomileri daha sürdürülebilir ve risklere karşı daha dayanıklı hale getiriyor. Girişimci kadınlar ise inovasyonu besliyor, toplumların dönüşümünü hızlandırıyor, sosyal adalet ve kapsayıcı büyümeyi mümkün kılıyor. Biz de Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” dedi. 72 yıl önce iki genç girişimcinin hayaliyle kurulan Alarko’nun o günden bu yana hep yarınlara iz bırakmak amacıyla çalıştığını belirten Yıldız, toplumsal cinsiyet eşitliğinin Alarko’nun etki stratejisinin temel sütunlarından biri olduğunu kaydetti: “Değerli iş ortağımız Habitat Derneği yürütücülüğünde, bugüne kadar 4.000’den fazla kadına eğitimlerimizle ve 40 girişime de hibe desteğimizle katkı sağladık. Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınlara finansal katkının ötesinde, mentorluk, görünürlük ve nitelikli iş birlikleriyle beslenen bütüncül bir destek modeli sunuyor. Bu ekosistemde birlikte öğrenme, iş birliği ve görünürlük imkânlarıyla girişimci kadınların markalaşma ve büyüme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Bu yıl hibe programımıza Alarko Tarım Grubumuz da “Tarımda Kadın Gücü” projesi çerçevesinde katılım sağladı. Tarım Grubumuzla başlattığımız bu sinerjiyi önümüzdeki yıllarda Topluluğumuzun diğer şirketleriyle büyütmeye devam edeceğiz.” Bora Caldu: “Girişim Öncüleri, kadınların teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda güçlü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu, törende yaptığı konuşmada, “Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınların dijital dünyada güçlenmesini, görünür olmasını ve kendi ekonomik hikâyelerini yazmasını hedefleyen bütüncül bir dönüşüm yolculuğu. Kadınların iş gücüne katılımı ve girişimcilik ekosistemindeki temsili; doğru eğitim, doğru finansman ve güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir hâle geliyor. Alarko ile yürüttüğümüz Girişim Öncüleri Programı, kadınların yalnızca geleneksel üretimde değil, teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda da güçlü ve dönüştürücü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi. Yatırımın 3,5 kat sosyal değere dönüştüğü proje Yüksek katılımcı memnuniyeti, ölçülebilir yetkinlik kazanımları ve girişim başlatma oranlarının yüksekliğiyle dikkat çeken program, son 3 yılda 81 farklı şehirden 4000 katılımcıya eğitimlerle, 40 girişime de hibe desteği ile katkı sağladı. İş dünyasındaki trendlerle paralel ilerleyen eğitimlerde bu yıl Yapay Zekâ Destekli Dijital Pazarlama, Tasarım Odaklı Düşünme, Marka Kimliği Oluşturma, E-İhracat ve Finansal Yönetim başlıkları öne çıktı. Katılımcıların gelir artışı, istihdam yaratma kapasitesi, dijital yetkinlik kazanımı ve girişimcilik ekosistemindeki konumlanmaları gibi çok boyutlu kriterler üzerinden yapılan değerlendirmeler, projeye yapılan her bir birimlik yatırımın 3,53 birimlik sosyal değer ürettiğini ortaya koydu. Program çerçevesinde hibe almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Alarko ve Habitat Derneğinin sunduğu geniş bir değer ekosistemine dahil olma fırsatı yakalıyor. Girişimcilere Alarko Holding’in sosyal medya hesapları, kurumsal dergisi ve yayın sponsoru olduğu mecralarda görünürlük desteği sunularak, markalaşma desteği sağlanıyor. Farklı şehirlerde düzenlenen “Hayalden Başarıya” oturumlarıyla birbirinden öğrenme ve iş birliği kurma yönünde fırsatlar yaratılıyor. Girişimci kadınlar, Alarko Şirketler Topluluğu’nun geniş tedarikçi ağına da katılım imkânı buluyor. 2025 yılında “Işıldayanlar Ödülü”, 2026 yılında “Kadın Dostu Markalar Ödülü” ve NB Ekonomi Gazetesi tarafından verilen “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirket Ödülü” ile onurlandırılan Girişim Öncüleri Programı, önümüzdeki dönemde girişimci kadın ekosistemini ve sosyal etkisini daha da büyütmeyi hedefliyor. Girişim Öncüleri Programının üçüncü yılında hibe desteği kazanan girişimci kadınlar ve girişimleri: Selen Şenal / Girişim: AlgBio Alg tabanlı teknolojiler geliştirerek endüstriyel atık suların arıtılmasına ve karbon yakalama süreçlerine yönelik çözümler sunuyor. Mikroalglerin gücünden yararlanarak çevresel ayak izini azaltmayı ve sürdürülebilir üretim modellerini desteklemeyi hedefliyor. İlayda Gül Vardar / Girişim: Rhodark Modern tasarım anlayışını sürdürülebilir üretim ilkeleriyle birleştirerek, IoT destekli yeni nesil tarım sistemleri geliştiriyor. Doğayla uyumlu çözümlerle şehir içinde sağlıklı ve sürdürülebilir gıda üretimini mümkün kılıyor. Cansu Yegin / Girişim: Koolseed %100 kabak çekirdeği proteininden doğal ve katkısız bitkisel protein tozları üretiyor. Temiz içerikli formülleriyle sağlıklı beslenmeyi pratik ve sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüştürmeyi amaçlıyor. Alev Ertem / Girişim: Studio Potato Zanaatı çağdaş tasarımla buluşturarak yerel üreticilerle birlikte etik ve sürdürülebilir ev tekstili ürünleri ve aksesuarları üretiyor. El emeği odaklı tasarımlarla yaşam alanlarına özgün ve hikâyesi olan dokunuşlar katıyor. Duygu Yılmaz / Girişim: Biolive Zeytin çekirdeği atıklarını yüksek teknolojili biyoplastik ham maddelere dönüştürerek çevre dostu bir üretim modeli sunuyor. Petrol türevli plastik kullanımını azaltarak sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlıyor. Şükrüye Özbilen / Girişim: Egglin Gıda Yumurtayı ileri teknolojiyle işleyerek gıda sektörü için fonksiyonel, sağlıklı ve yüksek besin değerli içerikler geliştiriyor. Doğal gıda bileşenleriyle mutfaklara pratik ve yenilikçi çözümler yaratıyor. Fatmanur Poyraz Ekinci / Girişim: Beetech Arı sağlığına yönelik doğal içerikli ürünler kullanılarak arı kolonilerinin yaşam kalitesini artıran yenilikçi çözümler sunuyor. Bal arılarını zararlılardan koruyarak kolonilerin verimliliğini artıran çözümler ile sürdürülebilir arıcılığa katkı sağlıyor. Iraz Aktay / Girişim: Cherry Mic Tarımda sürdürülebilirliği artırmaya yönelik mikrobiyal gübreler geliştiriyor. Organik tarımsal atıklardan elde edilen bu ürünler, toprağın verimini artırırken kimyasal gübre ihtiyacını azaltarak çevre dostu ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sağlıyor. Sabiha Ezgi Davulcu / Girişim: Mundi Herbal Tıbbi ve aromatik bitkilerden doğal kozmetik ve bakım ürünleri üretiyor. Kimyasal içermeyen, bitkisel içerikli formüller geliştirerek doğadan beslenen güvenli ve nitelikli bakım çözümleri sunuyor. Ayşegül Bolat / Girişim: Karpaz Lavender Gardens Yetiştirdiği lavantalarla hem ekoturizmi destekliyor hem de saf lavanta yağlarından doğal bakım ürünleri üretiyor. Büşra Özer / Girişim: Microhobist Toprağın verimini artıran ve kimyasal gübre kullanımını azaltmaya yönelik doğal tarım çözümleri geliştiriyor. Bitki köklerindeki yararlı mikroorganizmaların metabolitlerinden elde edilen bitki gelişim düzenleyicileri sayesinde sürdürülebilir ve çevre dostu üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Merve Canpolat / Girişim: Mapla Biotech Kayısı çekirdeğinden elde edilen hammaddelerle çevre dostu biyoplastik üretiyor. Tarımsal atıkları katma değerli ve kompostlanabilir plastik alternatiflerine dönüştürerek plastik sektörüne sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Beyza Aydın / Girişim: Natural Kapıdağ Kapıdağ Yarımadası’nın yerel lezzetlerini ve doğal ürünlerini geleneksel yöntemlerle işleyerek sofralara ulaştırıyor. Yerel üretimi destekleyerek doğal tarım bilincini güçlendiriyor. Dilek Kelleci / Girişim: Patilabs Evcil hayvanlar için bilimsel formüllerle geliştirilmiş vitamin ve bakım ürünleri sunuyor. İnovatif çözümlerle patili dostların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Şeyma Yılmaz Yıldız / Girişim: Interrupt Biyomedikal Parkinson hastalarının yaşam kalitesini ciddi ölçüde kısıtlayan yürüme donması sorununa yönelik ileri teknolojiye sahip biyomedikal bir giyilebilir cihaz geliştiriyor. Bu çözümle hastaların hareket kabiliyetini destekleyerek günlük yaşamlarını daha bağımsız ve güvenli bir şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlıyor. İmran Gündüz / Girişim: Podkids Çocukların kendi podcast yayınlarını üretebildiği bir medya ağı sunuyor. Çocukların medya okuryazarlığı becerileri kazanarak, araştırma ve ifade yeteneklerini geliştirerek pasif birer tüketici yerine aktif içerik üreticileri olmalarına katkı sağlıyor. Asuman Tunca / Girişim: Eceköy Biga’nın köylerindeki kadın emeğini ve geleneksel süt işleme kültürünü mobil mandıra modeliyle sofralara taşıyarak doğal ve nitelikli peynirler üretiyor. Yerel üretimi destekleyerek kırsal kalkınmaya ve kadın istihdamına sürdürülebilir katkı sağlıyor. Elif Cabri / Girişim: Kampbu Türkiye genelindeki kamp, glamping ve karavan alanlarını tek bir platformda buluşturarak doğaseverlerin güvenle keşif yapıp rezervasyon gerçekleştirmesini sağlıyor. Kamp kültürünü teknolojiyle birleştirerek doğada konaklama deneyimini daha erişilebilir ve pratik hale getiriyor. Hazal Ünsal Coruk / Girişim: Gaia Cappadocia Kapadokya’nın ruhunu ve “Toprak Ana”nın bereketini el yapımı stoneware seramik tasarımlarına yansıtıyor. Sofralara ve yaşam alanlarına eşlik eden, estetik ile dayanıklılığı buluşturan özgün tasarım objeleri üretiyor. Bervan Eskici / Girişim: Müstesna Dükkân Geleneksel bakır işçiliğini modern tasarım anlayışıyla yeniden yorumluyor. El emeğiyle üretilen fonksiyonel ve sanatsal objelerle sürdürülebilir tasarımı destekliyor. Canan Tiryaki / Girişim: VeggFoods Sürdürülebilir gıda teknolojileri odağında, bitki bazlı sağlıklı gıda çözümleri geliştiriyor. Sıfır atık prensibiyle, doğaya ve hayvana saygılı bitkisel çözümlerle geleceğin beslenme alışkanlıklarına bugünden katkı sunuyor. Seral Tan / Girişim: Sodd Design Yaşam alanlarına renk, enerji ve neşe katan oyunbaz tasarımlarıyla modern mobilya ve aydınlatma dünyasına yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Özgün formlara sahip dekoratif ürünlerle her mekânda dinamik ve kişiselleştirilmiş bir atmosfer oluşturulmasına katkı sağlıyor. Sebla Kut / Girişim: Komet Kültür ve Sanat Kültürel mirası ve sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan projeler geliştiriyor. Eğitici müze kitleri ve deneyim alanlarıyla kültürel farkındalığı artırıyor. Alev Akarsu / Girişim: Tufetto Doğal ahşabı vidasız ve aletsiz kurulabilen modüler tasarımlara dönüştürerek sürdürülebilir ve pratik mobilyalar tasarlıyor. Ekolojik dengeyi gözeten, taşınması ve kurulumu kolay geçme sistemli ürünleriyle yaşam alanlarını daha işlevsel hale getiriyor. Mediha Karaoğlu İşgören / Girişim: İnovmak Makine Tarımda verimliliği artırmaya yönelik yenilikçi bitki bakım makineleri geliştiriyor. “KaraKız” markasıyla yerli üretimin gücünü modern teknolojiyle buluşturarak çiftçilerin üretim süreçlerini daha kolay ve ekonomik hale getiren çözümler üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli Haber

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli

Türkiye’de arıcılığa olan ilgi son yıllarda artarken, Balparmak Arıcılık Akademisi 2026 yılı eğitim programlarının startını Muğla’nın Milas ilçesinde verdi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda iki gün süren eğitimlerde, arı sağlığı, doğru besleme ve kovan verimliliği gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında ele alındı. Balparmak’ın sektördeki 45 yıllık deneyimiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Arıcılık Akademisi, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaşarak bilgiye dayalı ve sürdürülebilir üretimi teşvik ediyor. Kadın ve Genç Arıcılar Ön Planda Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak, özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Altıparmak, “Kadınlar, arı sütü ve propolis gibi yüksek katma değerli arı ürünlerinde daha başarılı sonuçlar elde ediyor. Kadın ve genç arıcı sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki ihracat gücünü doğrudan artıracaktır,” dedi. Altıparmak ayrıca, arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ekosistem, tarım ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Bilimsel Eğitimle Sürdürülebilir Arıcılık Eğitimin ilk gününde Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, “Bal Arısı Sağlığı” başlıklı sunumunda iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerine ve yurt dışından gelebilecek arı hastalıklarına karşı erken önlemlerin önemine değindi. Aydın, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler barındırdığını belirterek, kamu, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İkinci gün ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yeninar, “Doğru besleme, arıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve kovan verimliliğini doğrudan etkiler,” ifadelerini kullandı. 8 Yılda 8 Bin Arıcıya Ulaşıldı Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Akademi’nin temel hedeflerinden birinin sektördeki yaş ortalamasını düşürmek olduğunu belirtti. “Arıcıların yaklaşık yüzde 90’ı erkeklerden oluşuyor. Sürdürülebilir bir tarım için kadınların ve gençlerin arıcılığa kazandırılması şart. Sekiz yılda yaklaşık 8 bin arıcıya ulaştık,” dedi. Sahadan Ses: “Kara Düzen Yerine Planlı Üretim” Eğitime katılan arıcı Sevim Çalışkan ise programın sahaya etkisini şu sözlerle anlattı: “Yıllarca bildiğimiz gibi çalıştık. Burada planlı ve bilinçli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Doğru sandığımız yanlışları fark ettik.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çam Balı Coğrafi İşaretle Dünyaya Açılmaya Hazırlanıyor Haber

Türk Çam Balı Coğrafi İşaretle Dünyaya Açılmaya Hazırlanıyor

Ülkemize özgü bir salgı balı çeşidi olan çam balı, dünyadaki toplam rekoltenin yaklaşık yüzde 92’siyle Ege kıyılarındaki kızılçam ormanlarında, ağırlıklı olarak Anadolu arı ırkının Muğla ekotipi bal arısı tarafından üretiliyor. Hem üretim hacmi hem de ticari katkısı açısından Türkiye’nin en önemli arı ürünlerinden biri olan çam balı, ihracatta da öne çıkan bal çeşitleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, Türk Çam Balı’nın içerdiği özelliklerle tıbbi bal kategorisine aday olduğunu, bu yönüyle Manuka balına rakip olabilecek potansiyel taşıdığını belirtiyor. Geçtiğimiz aylarda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından alınan coğrafi işaret tescili, bu değerli ürünün hem yerel kimliğini koruma altına aldı hem de uluslararası pazarda güvence kazandırdı. Balparmak’ın Muğla’da gerçekleştirdiği “Çam Balı Hasadı” da bu tescilin sahadaki yansımalarının görüldüğü özel bir organizasyon oldu. Etkinlikte davetliler, arıcı ailelerin kovan başındaki emeğine tanıklık ederek, balın doğadan sofraya uzanan yolculuğunu birebir deneyimledi. Kızılçam ormanlarının içinde gerçekleşen hasat hem arıcılığın zorluklarını hem de emeğin değerini gözler önüne serdi. Bal hasadının yapıldığı arılıkta peteklerin kovandan çıkarılışı, balın altın rengi ve doğanın eşsiz kokusu, davetliler için unutulmaz bir deneyime dönüştü. Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, bu yılki hasadın taşıdığı anlamı şu sözlerle vurguladı: “Türk Çam Balı’nın coğrafi işaretle tescillenmesi, yalnızca sektöre değil, ülkemizin tarım ve gıda mirasına da büyük bir değer kattı. Bizim için bu süreç ticari bir kazanç olmanın ötesinde, doğaya ve arıcılara karşı duyduğumuz sorumluluğun da göstergesidir. Türkiye çam balının anavatanı. Dünyadaki çam balı üretiminin yüzde 92’si ülkemizde gerçekleşiyor. Çam balı ülkemizde kızılçam ormanlarının yaygın olduğu Ege kıyılarında üretiliyor. Çam balı, binlerce arıcı ailesinin de geçim kaynağını oluşturuyor. Balparmak olarak kurulduğumuz günden bu yana önemli hedeflerimizden biri de arıcılığın geleceğini güvence altına almak, sürdürülebilirliğini desteklemek. Bu yüzden Arıcılık Akademisi’ni hayata geçirerek yalnızca bal değil, arısütü, polen ve propolis gibi katma değerli ürünlerin de kaliteli ve verimli şekilde üretilmesini destekliyoruz.” İhracatın Önünü Açan yeni C4 Metodu Hasat organizasyonunda öne çıkan başlıklardan biri de Balparmak AR-GE Merkezi’nin geliştirdiği çam balına özgü yeni C4 metodu oldu. Bilindiği gibi dünyada balda tağşişi belirlemek için standart olarak kullanılan C4 testi, çam balının yapısına uygun değildi. Bu nedenle çam balı yıllardır uluslararası pazarlarda haksız engellerle karşılaşıyor, doğal olmasına rağmen ihracatta sorun yaşıyordu. Balparmak Ar-Ge Merkezi’nin çam balının kendine özgü yapısını dikkate alarak dört yıl süren bilimsel çalışmaları sonucu geliştirdiği yeni analiz metodu, TSE standartlarında da yer alarak bu problemi çözdü. Böylece Türk Çam Balı’nın doğallığı bilimsel olarak belgelenmiş olup ihracatı büyük ölçüde arttırdı. Türk Çam Balı Coğrafi İşaret Tescili Aldı Ülkemize özgü salgı balı çeşidi olan çam balının Türk Çam Balı olarak tescil almasıyla ilgili Balparmak Genel Müdürü Ulaş Altıparmak, sürecin çok paydaşlı bir iş birliği modeliyle yürütüldüğünün altını çizerek şunları söyledi: “FAO ve diğer sektör paydaşlarımızın desteğiyle hep birlikte yürütülen coğrafi işaret süreci, Türk balının geleceği için güçlü bir dayanışma örneği oldu. Ayrıca geliştirdiğimiz yeni C4 metodu sayesinde Türk Çam Balı, ihracatta da hak ettiği değere ulaşabilecek. Bu yalnızca Balparmak’ın değil, tüm arıcılık sektörünün ve ülkemizin kazanımıdır. AR-GE merkezimiz bugün Avrupa’nın en kapsamlı dört eşdeğer bal ihtisas laboratuvarı altyapısına sahip. Bal ve Diğer Arı Ürünleri Araştırma ve Kalite Kontrol Laboratuvarımızda her yıl en az 8 binin üzerinde bal numunesini analiz ediyoruz. Dört aşamalı kalite kontrol sistemimiz ile hem balın hem de diğer arı ürünlerinin doğallığını koruyarak, sektörün geleceğini bilimsel yöntemlerle güvence altına alıyoruz. Türk Çam Balı’nın doğallığını ve kaliteli yaşamdaki yerini ön plana çıkararak bilim temelli çalışmalar yürütmeye, inovasyon ve teknoloji yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.” Arıcılığın Sürdürülebilirliği İçin Akademi Hasat organizasyonunda gündeme gelen bir diğer önemli konu da arıcılığın geleceği oldu. Çam balının üretim sürecine yakından tanıklık eden davetliler, arıcı ailelerin bu mesleği sürdürmesinin ülkemiz için taşıdığı kritik değeri bir kez daha gözlemledi. Balparmak bu noktada yalnızca ürün geliştirmekle kalmıyor; bu amaçla hayata geçirilen Arıcılık Akademisi, modern teknikleri arıcılarla buluştururken özellikle kadınların ve gençlerin sektöre kazandırılmasını hedefliyor. AR-GE ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı programın önemini şu sözlerle aktardı: “Amacımız, arıcıları yalnızca bal üretiminde değil; arısütü, polen ve propolis gibi katma değerli ürünlerin verimli şekilde üretiminde de desteklemek. Bu sayede arıcılık mesleğini daha sürdürülebilir hale getiriyor, geleceğe güçlü bir miras bırakıyoruz. Arıcılık yalnızca ailece yapılan bir iş değil, köy halkı olarak sürdürülen bir meslek. Zeytin ağaçları kadar önemli bir miras.” Türkiye’nin Eşsiz Mirası Muğla’da gerçekleştirilen 2025 Çam Balı Hasadı, yalnızca sezonun bereketini değil, aynı zamanda Türk Çam Balı’nın uluslararası pazarlardaki yükselen değerini de simgeledi. Balparmak’ın 45. yılına denk gelen bu özel etkinlik, hem ülkemizin eşsiz mirasını dünyaya tanıtma fırsatı sundu hem de bilimsel çalışmaların ihracata sağladığı katkıyı gözler önüne serdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.