Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arıcılık Akademisi

Kapsül Haber Ajansı - Arıcılık Akademisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arıcılık Akademisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı Haber

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı

Mayıs ayı, dünya genelinde arıların ve doğadaki kritik rollerinin en çok konuşulduğu dönem olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Aralık 2017 tarihinde oy birliğiyle alınan kararla, her yıl 20 Mayıs tarihi “Dünya Arı Günü” olarak kutlanıyor. Bu özel gün, modern arıcılığın öncüsü kabul edilen Slovenyalı arıcı Anton Janša’nın doğum gününe ithafen belirlenirken aynı zamanda arıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve yaşamın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekmeyi amaçlıyor. Arılar, yeryüzündeki en eski canlı türleri arasında yer alıyor ve yaklaşık 100 milyon yıldır doğanın dengesinin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya genelindeki gıda ürünlerinin yaklaşık yüzde 75’i, kısmen tozlaşmaya bağlı olarak üretiliyor. Bu durum, arıların yalnızca doğal yaşam için değil, insanlığın geleceği için de vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor. Ancak hızlı şehirleşme, yanlış tarım uygulamaları, iklim krizi, biyolojik çeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi nedenler arı popülasyonlarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünya Arı Günü ise arılar ve yaşam arasındaki güçlü bağı hatırlatmak, toplumsal farkındalığı artırmak ve ekosistemin korunmasına yönelik ortak sorumluluğa dikkat çekmek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Arıyı korumak ortak sorumluluğumuz. Çünkü “Arılar Varsa Gelecek Var.” Her yıl mayıs ayı boyunca Dünya Arı Günü kapsamında önemli farkındalık projeleri hayata geçiren Türkiye’nin lider bal markası* Balparmak, arıların yaşamın devamlılığına sağladığı katkıya vurgu yaparak, arıların doğal yaşam alanlarının ve sürdürülebilir arıcılığın desteklenmesi için tüm paydaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Migros’un Dünya Arı Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, moderatörlüğünü şair, yazar, müzeci ve usta hikâye anlatıcısı Sunay Akın’ın üstlendiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” özel oturumunda konuşan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, “Bugün burada verdiğimiz mesaj çok net: Arılar Varsa Gelecek Var. Biz arıları sadece bal ürettikleri için değil, yaşamın devamlılığı için taşıdıkları kritik rol nedeniyle önemsiyoruz. Arıların korunması; doğa, tarım ve gıda güvenliği açısından tüm toplumun ortak sorumluluğudur” dedi. Balparmak’ın, arı ürünleri markası olmanın ötesinde; Türkiye’de arı ürünleri sektörünün gelişimine öncülük eden, bilim temelli yaklaşımıyla güven inşa etmeyi odağına alan bir kurum olma vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Altıparmak, şöyle devam etti: “Bugün biliyoruz ki arılar; gıda üretiminden biyolojik çeşitliliğe kadar yaşam döngüsünün merkezinde yer alıyor. Ancak iklim krizi, çevre kirliliği ve yaşam alanlarının azalması nedeniyle tüm canlılar gibi arılar da ciddi tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle biz de yıllardır yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek hareket ediyor, Balparmak Arıcılık Akademisi ile sürdürülebilir arıcılığı desteklemeye devam ediyoruz. Bu yaklaşımın en önemli parçalarından biri de kalite politikamız ve bilimsel çalışmalarımızdır. Balparmak Ar-Ge Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren APİLAB, arı ürünleri alanında Avrupa’nın en kapsamlı ihtisas laboratuvarları arasında bulunuyor. Burada Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen arı ürünlerini detaylı analizlerden geçiriyor, sadece doğallığından emin olduğumuz ürünleri sofralara sunuyoruz. Çünkü tüketici güveninin ancak bilimsel yaklaşım, yüksek kalite anlayışı ve şeffaflıkla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bilgi birikimi, uzmanlığı ve bilimsel altyapısıyla sektöre katkı sunan bir bilir kurum olmayı önemsiyoruz. Balparmak Arıcılık Akademisi ile binlerce arıcıya ulaşılıyor Oturumda Balparmak’ın bilimsel yaklaşımı, Ar-Ge çalışmaları ve arıcılık ekosistemine katkıları hakkında bilgi veren Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı ise sürdürülebilir arıcılığın ancak bilimsel yaklaşım, eğitim ve kalite odaklı çalışmalarla mümkün olabileceğini belirtti. Damarlı, şöyle devam etti: “Balparmak olarak bilimi, kaliteyi ve izlenebilirliği arıcılık ekosisteminin merkezine koyuyoruz. Ar-Ge merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla tüketicilerimize doğal ve güvenilir ürünler sunarken, Balparmak Arıcılık Akademisi ile arıcılarımızın mesleki gelişimine katkı sağlıyoruz. Akademiyle temel hedefimiz; yaş ortalaması giderek yükselen arıcılık mesleğini gençleştirmek, kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak ve bilimle desteklenmiş kaliteli arı ürünleri üretimini yaygınlaştırmak.” Damarlı, 2018 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) katkılarıyla hayata geçirilen Balparmak Arıcılık Akademisi kapsamında arıcı adaylarına ve aktif arıcılara; uzaktan eğitim, gezici araç eğitimi ve uygulamalı sınıf eğitimi olmak üzere farklı modellerde eğitimler sunulduğunu aktardı. Akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan programlarla teorik bilginin sahadaki uygulamalarla birleştirildiğini belirten Damarlı, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaştıklarını ifade etti. “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi ikinci yılında Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. 46 yıldır balın ve arıların sürdürülebilirliği için pek çok projeye imza atan Balparmak’ın, çocukların doğaya ve arılara yönelik farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” resim projesinin ikincisi 23 Nisan’da başladı. Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü projede bu yıl çocuklara “Çevreci arı olsaydın, dünya için ne yapardın?” sorusu yöneltiliyor. Çocuklardan bu soruya hayallerini resme dökerek yanıt vermeleri bekleniyor. Çizdikleri resimleri 23 Nisan – 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında www.dunyaarigunu.com adresine yükleyen her çocuk için TEMA Vakfı’na fidan bağışı yapılacak. Bu yıl da 10 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturulması hedefleniyor. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Emel Damarlı, şunları söyledi: “Çocuklar, hayata geçirdiğimiz projelerde doğa için sorumluluk alan birer doğa elçisine dönüşüyor. Bu nedenle çocuklara yönelik çalışmalarımızı hiçbir zaman bir yarışma formatında kurgulamıyoruz. Çünkü bizim için her katılım çok değerli. ‘Doğa İçin Arı Gibi Düşün’ projemiz ile çocukların hayal güçlerini doğa sevgisiyle buluştururken, arıların yaşam için taşıdığı önemi yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Projeye katılan tüm çocukların eserleri www.dunyaarigunu.com sayfamızda sergileniyor. Ayrıca çocukların tamamına içinde çeşitli hediyelerin yer aldığı paketler ulaştırıyoruz. Bu projeye katılarak doğaya sevgiyle dokunan, yaptıkları resimlerle arıların ve yaşamın önemini hissettiren tüm çocuklarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.” Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğa arının önemi anlatılıyor Son yıllarda Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğu ağırladıklarını belirten Damarlı, şu bilgileri paylaştı: “Balparmak Kampüs’te son 4 yılda yaklaşık 9 bin çocuğu ağırladık. Pedagog eşliğinde gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda, arının yaşamın sürdürülebilirliği açısından ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz. Çünkü arının ve doğanın izinden gitmek, bizim için bir sorumluluk.” *Türkiye pazarı toplam bal kategorisi 2025 Nielsen raporuna göre ciro (TL) bazında Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli Haber

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli

Türkiye’de arıcılığa olan ilgi son yıllarda artarken, Balparmak Arıcılık Akademisi 2026 yılı eğitim programlarının startını Muğla’nın Milas ilçesinde verdi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda iki gün süren eğitimlerde, arı sağlığı, doğru besleme ve kovan verimliliği gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında ele alındı. Balparmak’ın sektördeki 45 yıllık deneyimiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Arıcılık Akademisi, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaşarak bilgiye dayalı ve sürdürülebilir üretimi teşvik ediyor. Kadın ve Genç Arıcılar Ön Planda Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak, özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Altıparmak, “Kadınlar, arı sütü ve propolis gibi yüksek katma değerli arı ürünlerinde daha başarılı sonuçlar elde ediyor. Kadın ve genç arıcı sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki ihracat gücünü doğrudan artıracaktır,” dedi. Altıparmak ayrıca, arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ekosistem, tarım ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Bilimsel Eğitimle Sürdürülebilir Arıcılık Eğitimin ilk gününde Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, “Bal Arısı Sağlığı” başlıklı sunumunda iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerine ve yurt dışından gelebilecek arı hastalıklarına karşı erken önlemlerin önemine değindi. Aydın, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler barındırdığını belirterek, kamu, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İkinci gün ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yeninar, “Doğru besleme, arıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve kovan verimliliğini doğrudan etkiler,” ifadelerini kullandı. 8 Yılda 8 Bin Arıcıya Ulaşıldı Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Akademi’nin temel hedeflerinden birinin sektördeki yaş ortalamasını düşürmek olduğunu belirtti. “Arıcıların yaklaşık yüzde 90’ı erkeklerden oluşuyor. Sürdürülebilir bir tarım için kadınların ve gençlerin arıcılığa kazandırılması şart. Sekiz yılda yaklaşık 8 bin arıcıya ulaştık,” dedi. Sahadan Ses: “Kara Düzen Yerine Planlı Üretim” Eğitime katılan arıcı Sevim Çalışkan ise programın sahaya etkisini şu sözlerle anlattı: “Yıllarca bildiğimiz gibi çalıştık. Burada planlı ve bilinçli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Doğru sandığımız yanlışları fark ettik.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çam Balı Coğrafi İşaretle Dünyaya Açılmaya Hazırlanıyor Haber

Türk Çam Balı Coğrafi İşaretle Dünyaya Açılmaya Hazırlanıyor

Ülkemize özgü bir salgı balı çeşidi olan çam balı, dünyadaki toplam rekoltenin yaklaşık yüzde 92’siyle Ege kıyılarındaki kızılçam ormanlarında, ağırlıklı olarak Anadolu arı ırkının Muğla ekotipi bal arısı tarafından üretiliyor. Hem üretim hacmi hem de ticari katkısı açısından Türkiye’nin en önemli arı ürünlerinden biri olan çam balı, ihracatta da öne çıkan bal çeşitleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, Türk Çam Balı’nın içerdiği özelliklerle tıbbi bal kategorisine aday olduğunu, bu yönüyle Manuka balına rakip olabilecek potansiyel taşıdığını belirtiyor. Geçtiğimiz aylarda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından alınan coğrafi işaret tescili, bu değerli ürünün hem yerel kimliğini koruma altına aldı hem de uluslararası pazarda güvence kazandırdı. Balparmak’ın Muğla’da gerçekleştirdiği “Çam Balı Hasadı” da bu tescilin sahadaki yansımalarının görüldüğü özel bir organizasyon oldu. Etkinlikte davetliler, arıcı ailelerin kovan başındaki emeğine tanıklık ederek, balın doğadan sofraya uzanan yolculuğunu birebir deneyimledi. Kızılçam ormanlarının içinde gerçekleşen hasat hem arıcılığın zorluklarını hem de emeğin değerini gözler önüne serdi. Bal hasadının yapıldığı arılıkta peteklerin kovandan çıkarılışı, balın altın rengi ve doğanın eşsiz kokusu, davetliler için unutulmaz bir deneyime dönüştü. Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, bu yılki hasadın taşıdığı anlamı şu sözlerle vurguladı: “Türk Çam Balı’nın coğrafi işaretle tescillenmesi, yalnızca sektöre değil, ülkemizin tarım ve gıda mirasına da büyük bir değer kattı. Bizim için bu süreç ticari bir kazanç olmanın ötesinde, doğaya ve arıcılara karşı duyduğumuz sorumluluğun da göstergesidir. Türkiye çam balının anavatanı. Dünyadaki çam balı üretiminin yüzde 92’si ülkemizde gerçekleşiyor. Çam balı ülkemizde kızılçam ormanlarının yaygın olduğu Ege kıyılarında üretiliyor. Çam balı, binlerce arıcı ailesinin de geçim kaynağını oluşturuyor. Balparmak olarak kurulduğumuz günden bu yana önemli hedeflerimizden biri de arıcılığın geleceğini güvence altına almak, sürdürülebilirliğini desteklemek. Bu yüzden Arıcılık Akademisi’ni hayata geçirerek yalnızca bal değil, arısütü, polen ve propolis gibi katma değerli ürünlerin de kaliteli ve verimli şekilde üretilmesini destekliyoruz.” İhracatın Önünü Açan yeni C4 Metodu Hasat organizasyonunda öne çıkan başlıklardan biri de Balparmak AR-GE Merkezi’nin geliştirdiği çam balına özgü yeni C4 metodu oldu. Bilindiği gibi dünyada balda tağşişi belirlemek için standart olarak kullanılan C4 testi, çam balının yapısına uygun değildi. Bu nedenle çam balı yıllardır uluslararası pazarlarda haksız engellerle karşılaşıyor, doğal olmasına rağmen ihracatta sorun yaşıyordu. Balparmak Ar-Ge Merkezi’nin çam balının kendine özgü yapısını dikkate alarak dört yıl süren bilimsel çalışmaları sonucu geliştirdiği yeni analiz metodu, TSE standartlarında da yer alarak bu problemi çözdü. Böylece Türk Çam Balı’nın doğallığı bilimsel olarak belgelenmiş olup ihracatı büyük ölçüde arttırdı. Türk Çam Balı Coğrafi İşaret Tescili Aldı Ülkemize özgü salgı balı çeşidi olan çam balının Türk Çam Balı olarak tescil almasıyla ilgili Balparmak Genel Müdürü Ulaş Altıparmak, sürecin çok paydaşlı bir iş birliği modeliyle yürütüldüğünün altını çizerek şunları söyledi: “FAO ve diğer sektör paydaşlarımızın desteğiyle hep birlikte yürütülen coğrafi işaret süreci, Türk balının geleceği için güçlü bir dayanışma örneği oldu. Ayrıca geliştirdiğimiz yeni C4 metodu sayesinde Türk Çam Balı, ihracatta da hak ettiği değere ulaşabilecek. Bu yalnızca Balparmak’ın değil, tüm arıcılık sektörünün ve ülkemizin kazanımıdır. AR-GE merkezimiz bugün Avrupa’nın en kapsamlı dört eşdeğer bal ihtisas laboratuvarı altyapısına sahip. Bal ve Diğer Arı Ürünleri Araştırma ve Kalite Kontrol Laboratuvarımızda her yıl en az 8 binin üzerinde bal numunesini analiz ediyoruz. Dört aşamalı kalite kontrol sistemimiz ile hem balın hem de diğer arı ürünlerinin doğallığını koruyarak, sektörün geleceğini bilimsel yöntemlerle güvence altına alıyoruz. Türk Çam Balı’nın doğallığını ve kaliteli yaşamdaki yerini ön plana çıkararak bilim temelli çalışmalar yürütmeye, inovasyon ve teknoloji yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.” Arıcılığın Sürdürülebilirliği İçin Akademi Hasat organizasyonunda gündeme gelen bir diğer önemli konu da arıcılığın geleceği oldu. Çam balının üretim sürecine yakından tanıklık eden davetliler, arıcı ailelerin bu mesleği sürdürmesinin ülkemiz için taşıdığı kritik değeri bir kez daha gözlemledi. Balparmak bu noktada yalnızca ürün geliştirmekle kalmıyor; bu amaçla hayata geçirilen Arıcılık Akademisi, modern teknikleri arıcılarla buluştururken özellikle kadınların ve gençlerin sektöre kazandırılmasını hedefliyor. AR-GE ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı programın önemini şu sözlerle aktardı: “Amacımız, arıcıları yalnızca bal üretiminde değil; arısütü, polen ve propolis gibi katma değerli ürünlerin verimli şekilde üretiminde de desteklemek. Bu sayede arıcılık mesleğini daha sürdürülebilir hale getiriyor, geleceğe güçlü bir miras bırakıyoruz. Arıcılık yalnızca ailece yapılan bir iş değil, köy halkı olarak sürdürülen bir meslek. Zeytin ağaçları kadar önemli bir miras.” Türkiye’nin Eşsiz Mirası Muğla’da gerçekleştirilen 2025 Çam Balı Hasadı, yalnızca sezonun bereketini değil, aynı zamanda Türk Çam Balı’nın uluslararası pazarlardaki yükselen değerini de simgeledi. Balparmak’ın 45. yılına denk gelen bu özel etkinlik, hem ülkemizin eşsiz mirasını dünyaya tanıtma fırsatı sundu hem de bilimsel çalışmaların ihracata sağladığı katkıyı gözler önüne serdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.