Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arkeologlar

Kapsül Haber Ajansı - Arkeologlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeologlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor Haber

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor

Deneyim müzeciliğinin ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı DEM Müzecilik, yeni projesiyle 1995 yılında Şanlıurfa’da keşfedilen ve tarihin kırılma noktası olarak anılan Göbeklitepe’yi, coğrafi sınırların ötesine, Londra’ya taşıyor. Göbeklitepe’den yola çıkan anlatı, Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui gibi insanlık tarihinde iz bırakan kayıp medeniyetlere uzanıyor. Mimariden astronomiye, yazıdan inanç sistemlerine kadar pek çok alanda kültürel miras bırakan bu uygarlıklar, çağdaş deneyim tasarımı, sürükleyici anlatım ve ileri teknolojiler aracılığıyla DEM Müzecilik’in projesinde yeniden hayat buluyor. Temmuz ayında ziyaretçilerle buluşturulması planlanan proje, kültürel bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin kültür ihracı vizyonunun da güçlü bir yansıması niteliğini taşıyor. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin’in liderliğinde şekillenen bu vizyon, kültürel mirasa ve insanlık tarihine yön veren uygarlıkları küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyor. Proje, DEM Müzecilik’in deneyim müzeciliği alanındaki bilgi birikimini ve anlatı gücünü uluslararası arenaya taşıma yolunda önemli bir adım olarak konumlanıyor. “İnsanlık tarihinin başlangıcına dair en eski izleri dünyayla buluşturacağız” Müzeciliği ziyaretçinin tarih ve kültürle doğrudan bağ kurduğu, yaşayan bir deneyim olarak ele aldıklarını söyleyen DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göbeklitepe, insanlık tarihine dair bildiğimiz ne varsa kökten değiştiren eşsiz bir miras. Bu mirası farklı coğrafyalardaki insanlarla buluşturmanın ve dünyaya doğru bir dille anlatmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Görsel ve işitsel teknolojiler alanındaki 35 yıllık tecrübemizle, son 15 yılda Türkiye’de ve dünyada 18 müze ve kültür kompleksinin hayata geçirilmesinde önemli roller üstlendik. Bu projeyle de hedefimiz, Göbeklitepe’nin evrensel tarih anlatısını diğer kayıp uygarlıkların izleriyle bütünleştirerek ve günümüz anlatım diliyle yorumlayarak, ziyaretçilerin kültür mirası ile daha derin ve kalıcı bir bağ kurmasını sağlamak.” Göbeklitepe Immerse London’da ziyaretçilerle buluşacak DEM Müzecilik’in Roma’daki Kolezyum projesi ile birlikte hayata geçirdiği diğer uluslararası çalışması olan proje için Birleşik Krallık’ın yeni nesil deneyim merkezi olan Immerse LDN ile anlaşma imzalandı. Uluslararası bir ziyaretçi profiline sahip Immerse LDN, popüler kültür ve tarihi temalardan ilham alan dünya çapındaki sürükleyici deneyimlerle bugüne kadar 1,5 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. DEM Müzecilik’in Immerse LDN’da hayata geçireceği proje, insanlık tarihine yön veren en önemli uygarlıkları Londra’nın kalbinde birçok duyuya hitap eden bir deneyim olarak ziyaretçilerle buluşturacak. DEM Müzecilik’in hayata geçireceği proje ile Immerse LDN, ilk kez bu denli kapsamlı bir tarih deneyimine ev sahipliği yapacak. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin “Projede, Göbeklitepe’den başlayan ve diğer önemli uygarlıklarla devam eden evrensel tarih anlatısı ile unutulanı hatırlatıyor, bilinmeyeni öğretiyor, yanlış bilineni düzeltiyoruz. Eşsiz ama sessiz kalmış tarihi dillendiriyoruz. Dünyada yükselen deneyim müzeciliği akımının öncülerinden biriyiz. Bu yeni anlatı türü sayesinde özellikle yeni neslin öğrenme metotlarına uygun biçimde kültürel mirası tanımalarını sağlıyoruz. Tarihi sadece sergilemiyor, ileri teknolojilerle unutulmaz bir deneyime dönüştürüyoruz. Projede, 25 dilde sunulacak hikâye anlatımı ile farklı kültürlerden gelen ziyaretçilere kapsayıcı ve erişilebilir bir deneyim sunmayı hedefliyoruz” dedi. İçerik disiplinlerarası bir ekip tarafından oluşturuldu Projenin, mimarlar, küratörler, tarihçiler, arkeologlar ve teknoloji uzmanlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 kişilik disiplinlerarası bir ekip tarafından hayata geçirildiğini belirten Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaratıcı konsepti, uluslararası alanda uzmanlaşmış tasarım ve teknoloji profesyonelleriyle birlikte geliştirilen projemizde içerik üretimi sürecinde dönem tarihçileriyle çalıştık. Projenin içeriği, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarını temsil eden beş büyük medeniyete odaklanıyor. Seçilen bu medeniyetler yalnızca büyük yapılar inşa etmediler, insanlığın düşünsel, siyasal ve bilimsel sıçramalarına da yön verdiler. Bugün hala en çok merak edilen ve konuşulan medeniyetler arasında yer almaları da bu seçimi anlamlı kılıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de ‘Arkeoloji Gündemi’ Başladı Haber

Nilüfer’de ‘Arkeoloji Gündemi’ Başladı

Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Arkeologlar Derneği Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen “Arkeoloji Gündemi” söyleşi serisi Pancar Deposu’nda başladı. Programın ilk konuğu Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki, “Mayalanan Hayat, Mayalanan Toplum: Küllüoba Verileri Üzerinden Batı Anadolu Erken Tunç Çağı’na Bakış” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Bu tür etkinliklerin arkeologlar için çok önemli ve anlamlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Türkteki, bu sayede hem kendi çalışmalarının bir sonucunun alındığını, hem de eğitici bir programın gerçekleştirildiğini söyledi. Etkinlikle toplumla bağ kurulabildiğine de dikkat çeken Türkteki, emeği geçenlere teşekkür etti. Küllüoba kazı çalışmalarının 1996 yılında Prof. Dr. Turan Efe tarafından başlatıldığını hatırlatan Türkteki, kendisinin 2001 yılından itibaren kazılarda yer aldığını ve 2019’dan itibaren de kazı başkanı olarak görevi devraldığını söyledi. Küllüoba Höyük’ün, Erken Tunç Çağı’nın tamamını temsil ettiğini söyleyen Türkteki, Höyük’ün, yaklaşık 7-8 hektarlık alana yayılmış olduğunu, ova seviyesinden yüksekliğinin de 10 metreyi bulan yayvan, orta büyüklükte bir yer olarak tanımladı. Erken Tunç Çağı’nın temel özelliklerine de değinen Prof. Dr. Türkteki, bu dönemin en belirleyici unsurunun tarımsal bir yaşam tarzı ve kırsal üretim olduğunu söyledi. Tarımsal üretimi hızlandıran önemli bir keşfin sabanın kullanılması olduğunu aktaran Türkteki, bu dönemde dokumacılık ve metalurjinin öne çıktığını kaydetti. MİMARİSİ VE GÖMME PRATİĞİ Küllüoba’daki yapılardan da bahseden Türkteki, duvarları 3 metre yüksekliğe kadar korunmuş evler tespit edildiğini kaydetti. Türkteki, “Bu yapılar, birbirine bitişik, ortak duvarlı ve dikdörtgen planlı inşa edilmişti. En dikkat çekici durum ise bu yapıların yıkılmayıp, içlerine kırmızı toprak yığılarak tamamen gömülmüş olmasıydı. Gömme işlemi sırasında evin kapısı taşlarla örülmüş ve kapının boşluğunda oğlak kemikleri tespit edilmiştir. Bu bulgular, kurban eyleminin burada gerçekleştiğini göstermektedir” diye konuştu. 2024 YILI KEŞFİ KÜLLÜOBA EKMEĞİ En çarpıcı keşiflerinden birisinin geçtiğimiz sene ortaya çıkarılan Küllüoba ekmeği olduğunu söyleyen Türkteki, “Bir evin arka odasında, eşiğin hemen yanında, yakılmış bir halde bulunan ekmek, bütün halde karbonlaşmış olarak ele geçti ve nadir bir bulgu niteliği taşıyor. Yapılan analizler, ekmeğin yakılmadan önce gerçekten pişirildiğini gösterdi. Kesitine bakıldığında, ekmeğin ana bileşeninin gergin buğday olduğu ve az miktarda da olsa mercimek içerdiği anlaşıldı. Ekmeğin pişirildikten sonra koparıldığı, yakıldığı ve sonrasında kırmızı toprakla eşiğe gömüldüğü tespit edildi” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.