Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arz Talep

Kapsül Haber Ajansı - Arz Talep haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arz Talep haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İkinci El Araç Satışında Yeni Dönem: Veriye Dayalı Fiyatlandırma Haber

İkinci El Araç Satışında Yeni Dönem: Veriye Dayalı Fiyatlandırma

2026 yılına güçlü başlayan ikinci el otomobil pazarı, Ocak ayında 582.100 adet satışla son 10 yılın en yüksek üçüncü Ocak performansını sergiledi. Yılın ilk çeyreğinde ise ikinci el otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre %6,7 artarak 1.736.089 adede ulaştı. Bu tablo, dijitalleşme ve veri odaklı çözümlerin sektördeki dönüşümü hızlandırdığını gösteriyor. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde ikinci el araç satışında rekabeti belirleyecek en önemli unsurlardan birinin veriye dayalı fiyatlandırma sistemleri olması bekleniyor. İkinci el araç satışında en kritik konu, aracın gerçek piyasa değerini doğru belirleyebilmek. Fiyatın piyasanın üzerinde belirlenmesi satış süresinin uzamasına, düşük belirlenmesi ise araç sahiplerinin maddi kayıp yaşamasına neden oluyor. Geleneksel yöntemlerde çoğunlukla birkaç benzer ilana bakılarak oluşturulan fiyatlar, günümüzün hızla değişen piyasa koşullarında yeterli doğruluğu sağlayamıyor. Türkiye'nin yeni nesil ikinci el araç platformlarından Otoboom, geliştirdiği veri analitiği altyapısıyla bu süreci dijitalleştirerek kullanıcıların daha doğru fiyat bilgisine ulaşabilmesine katkıda bulunuyor. Platform; araç özelliklerini, model yılını, kilometreyi, donanım seviyesini, bölgesel talebi, güncel piyasa hareketlerini ve benzer araç verilerini birlikte analiz ederek fiyatlandırma sürecine veri temelli bir yaklaşım kazandırıyor. Fiyat artık yalnızca ilana bakılarak belirlenmiyor İkinci el araç piyasasında aynı model ve donanıma sahip araçlar arasında bile önemli fiyat farklılıkları görülebiliyor. Bunun temel nedeni ise fiyatlandırmanın çoğu zaman sınırlı gözleme veya kişisel değerlendirmelere dayanması. Oysa gelişmiş veri analitiği; ilan verilerini, geçmiş satış eğilimlerini, arz-talep dengesini ve bölgesel fiyat değişimlerini birlikte değerlendirerek piyasa koşullarına daha yakın sonuçlar üretebiliyor. Böylece araç sahipleri, piyasa gerçeklerine daha uyumlu fiyatlarla araçlarını satışa sunma imkânına sahip oluyor. Doğru fiyat, satış sürecini de hızlandırıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte yalnızca araç ilanları değil, karar alma süreçleri de dönüşüyor. Artık kullanıcılar "Otomobilimin piyasa değeri ne kadar?" sorusunun yanıtını yalnızca benzer ilanlara bakarak değil, çok sayıda verinin birlikte değerlendirildiği analizler aracılığı ile arıyor. Veriye dayalı fiyatlandırma yaklaşımı, satıcıların gereksiz fiyat revizyonlarını azaltırken satış sürecinin daha öngörülebilir ilerlemesine katkı sağlıyor. Aynı zamanda alıcı tarafında da güven duygusunu artırarak pazarlık süreçlerinin daha sağlıklı ilerlemesine destek oluyor. Dijital güvenin temelinde veri bulunuyor İkinci el araç pazarında güven, yalnızca ekspertiz raporlarıyla değil; fiyatın nasıl oluştuğunun şeffaf biçimde ortaya konmasıyla da güçleniyor. Gelişmiş veri analitiği sayesinde fiyat belirlenirken; Araç yaşıKilometreDonanım paketiYakıt tipiBölgesel talepBenzer araçların satış performansıGüncel piyasa eğilimleri gibi çok sayıda parametre birlikte değerlendiriliyor. Böylece fiyatlandırma süreci kişisel yorumlardan uzaklaşarak, ölçülebilir verilere ve piyasa dinamiklerine dayanan daha şeffaf bir yapıya kavuşuyor. "Veri, ikinci el araç sektörünün ortak dili haline geliyor" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Otoboom Ticari Operasyonlar Direktörü Murat Karademir, şunları söyledi: "İkinci el araç sektöründe uzun yıllar fiyatlar büyük ölçüde deneyime ve piyasa hissiyatına göre belirleniyordu. Bugün ise her gün değişen piyasa koşulları, kullanıcı beklentileri ve dijitalleşme sayesinde çok daha farklı bir noktadayız. Artık doğru fiyatı belirlemenin en güvenilir yolu veriyi doğru okumaktan geçiyor. Otoboom olarak geliştirdiğimiz teknolojik altyapıyla çok sayıda veri parametresini analiz ediyor, kullanıcılarımızın araçlarını gerçek piyasa koşullarına en yakın değer üzerinden değerlendirebilmelerine destek oluyoruz. Amacımız yalnızca araç alım satımını kolaylaştırmak değil; ikinci el araç ekosisteminde güveni, şeffaflığı ve doğru fiyatlandırma kültürünü güçlendirmek." Teknolojiyi iş modelinin merkezine konumlandıran Otoboom, veri odaklı yaklaşımıyla ikinci el araç satış süreçlerini hızlandırmayı, kullanıcıların doğru fiyatla buluşmasını sağlamayı ve sektörde güven temelli yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.