Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aselsan

Kapsül Haber Ajansı - Aselsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aselsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Malezya’nın Yeni Deniz Gücü MPMS-1 DESAN İmzasıyla Suya İndi Haber

Malezya’nın Yeni Deniz Gücü MPMS-1 DESAN İmzasıyla Suya İndi

T.C. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Malezya İçişleri Bakanı Datuk Seri Saifuddin Nasution bin Ismail, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, iki ülkenin Sahil Güvenlik teşkilatlarından üst düzey temsilciler, KAPTANOĞLU ailesi, DESAN ve ATLAS tersaneleri üst yönetimi ve sektörün önde gelen temsilcilerinin katılım gösterdiği tören; Kocaeli Serbest Bölgesi’nde bulunan ve DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi’nde 2 Ekim’de gerçekleştirildi. İstiklal Marşı ve protokol konuşmalarıyla başlayan törende, Türkiye ile Malezya arasında deniz güvenliği ve savunma sanayisi alanında gelişen iş birliğinin ve ortak projelerin önemine dikkat çekildi. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen denize indirme seremonisiyle MPMS-1 suyla buluştu. Gemi inşa sürecinin kritik eşiklerinden biri olan denize indirme, MPMS-1’in su üzerindeki donatım, entegrasyon ve test aşamasına geçişini ifade ediyor. Bu aşamaların tamamlanmasının ardından kabul ve teslim faaliyetleri gerçekleştirilecek olan MPMS-1’in Ocak 2027’de, yani sözleşme yükümlülüğünden iki ay önce Malezya’ya teslim edilmesi hedefleniyor. Kaptanoğlu: “Sözümüzü yerine getirmek, Malezya’nın DESAN’a duyduğu güvene karşı en büyük sorumluluğumuzdur” Törende konuşan DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, geminin denize indirilmesinden duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade etti: “Projemizin başlangıcında, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Malezya Başbakanı ve Sayın İçişleri Bakanımızın huzurunda gerçekleştirilen törende bir söz vermiştik: Sözleşmede öngörülen 24 aylık teslim süresini iki ay öne çekerek gemiyi 22 ayda teslim edecektik. Bugün, bu sözümüzü yerine getirme yolunda önemli bir aşamayı geride bırakıyor ve gemimizi denize indiriyoruz. Kalan çalışmalarını ve testlerini tamamlayarak inşallah Ocak 2027’de gemiyi teslim edeceğiz. İkinci gemimizi ise 22 aydan da daha kısa sürede teslim etmeyi hedefliyoruz. Sözümüzü yerine getirmek, Malezya’nın DESAN’a duyduğu güvene karşı en büyük sorumluluğumuzdur.” Kaptanoğlu, teslimin ardından MPMS-1’in 20–24 Nisan 2027 tarihlerinde Langkawi’de düzenlenecek LIMA’27 Fuarı’nda yer almasını arzu ettiklerini belirterek; geminin insansız hava araçları, süratli müdahale botları ve helikopter operasyon yeteneğinin, ikinci gemiyle birlikte teslim edilecek mobil izleme radarı ve insansız deniz aracını da kapsayan görkemli bir gösteriyle sergilenmesini hedeflediklerini ifade etti. 30 gün kesintisiz seyir kabiliyeti MPMS-1, dört hızlı müdahale botu, dikey iniş-kalkış yapabilen iki HAVELSAN BOZBEY insansız hava aracı, ASELSAN 30 mm uzaktan komutalı silah sistemi ve 11 ton kapasiteli helikopter platformuyla çok yönlü görev yapabilecek şekilde donatılıyor. Gemide ayrıca revir ve sağlık hizmetleri altyapısı ile 45 kişilik gözaltı alanı bulunuyor. 70 personel ve 30 yolcu kapasitesine sahip gemi, ikmal yapmadan 30 güne kadar kesintisiz seyir gerçekleştirebilecek. Malezya’nın deniz yetki alanlarında uzun süreli görev yapabilecek şekilde geliştirilen MPMS-1; deniz güvenliğinin sağlanması, kaçakçılık, yasa dışı balıkçılık ve sınır aşan suçlarla mücadele gibi farklı operasyonel ihtiyaçlara yanıt verecek. Malezya ile iş birliği MPMS-2 ve tersane yatırımıyla devam ediyor MPMS-1’de kaydedilen ilerlemenin ardından DESAN ile Malezya arasında aynı sınıftaki ikinci gemi MPMS-2 için de anlaşma imzalandı. İkinci geminin kızağa koyma töreni 25 Haziran 2026’da gerçekleştirildi. MPMS-2, ilk gemideki kabiliyetlere ek olarak mobil izleme radarı ile insansız/otonom su üstü aracı (USV) ile donatılacak. Böylece DESAN, proje kapsamında insansız deniz aracı ihracatı da gerçekleştirecek. Her biri 99 metre uzunluğundaki MPMS-1 ve MPMS-2, tamamlandıklarında Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platformlar arasında yer alacak. DESAN, Malezya ile denizcilik alanındaki iş birliğini ilk yurt dışı tersane yatırımıyla da genişletiyor. Malakka Eyaleti’nde inşa edilecek tesiste askeri ve ticari gemi inşasının yanı sıra bakım, onarım ve modernizasyon faaliyetleri yürütülecek. 171 dönümlük alan üzerinde iki safhada hayata geçirilecek tersanenin ilk fazının 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Denize indirme seremonisine ayrıca sembolik bir anlam katıldı. Geleneksel şişe kırma seremonisinde kullanılan şişeye, MPMS-1’in uzun yıllar görev yapacağı Malakka Boğazı’ndan getirilen deniz suyu konuldu. Böylece geminin gövdesine ilk değen deniz suyunun, hizmet edeceği Malezya sularından gelmesi sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı Haber

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu. Başkent, 19-27 Eylül tarihleri arasında konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere ve gastronomi etkinliklerine uzanan programla beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, başkentin tarihini ve mimarisini ressamların gözünden yeniden gördüklerini, genç tasarımcıların Ankara’ya bakışını afiş tasarımları üzerinden keşfettiklerini söyledi. Ersoy, Türk ve Kore kültürlerinin geleneksel sanatlarında buluştuklarını, teknolojik üretimden geriye kalan malzemelerin sanatla nasıl yeni bir değer kazanabildiğine tanıklık ettiklerini ifade etti. Ersoy, program kapsamında “Ankara Resimleniyor”, “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması”, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” ile ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergilerini ziyaret etti. Bakan Ersoy, festival rotasındaki “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo ile birlikte gerçekleştirdi. Ersoy, ziyaretleri sırasında yaptığı değerlendirmelerde, bu dört serginin Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istedikleri kültür ve sanat ortamını çok güzel anlattığını söyledi. Ankara’nın Kültürel Hafızası Tuvale Taşındı İkinci kez gerçekleştirilen “Ankara Resimleniyor” projesinin başkentin kültürel hafızasına sanat yoluyla önemli bir katkı sunduğunu belirten Ersoy, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların Ankara’nın tarihî yapılarını, mimari zenginliğini ve değişen kent yaşamını kendi yorumlarıyla tuvale taşıdıklarını söyledi. Her eserde aynı şehrin farklı bir yönünü ve farklı bir hikâyesini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle bu çalışmaya ayrı bir önem verdiklerini ifade etti. Başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını belirten Ersoy, ortaya çıkan eserlerin Ankara’nın bugününe tanıklık ederken gelecek kuşaklara da şehrin kimliğini anlatan birer belge niteliği taşıdığını söyledi. Genç Tasarımcılar “Başkent Ankara”yı Yorumladı Başkenti sanatla anlatan bir diğer çalışma ise “Başkent Ankara” konulu “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması” oldu. Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması kapsamında düzenlenen yarışmayla Anadolu’nun ve Millî Mücadele’nin kalbinde yer alan şehre dikkat çekmeyi, turizm başkenti kimliğine ilişkin farkındalığı artırmayı ve genç tasarımcıları desteklemeyi amaçladıklarını söyledi. Gençlerin Ankara’yı kendi tasarım anlayışlarıyla yorumlamalarını ve şehrin tanıtımına yaratıcı fikirleriyle katkıda bulunmalarını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Ersoy, onların üretimlerini görünür kılmanın ve sanatseverlerle buluşturmanın kültür ve sanat alanındaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. Yarışmanın sergisi, CSO Ada Ankara Alt Fuaye Salonu’nda 19 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek. Minhwa ile Minyatür Aynı Sergide Buluştu Bakan Ersoy, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinde iki köklü kültürün sanat aracılığıyla kurduğu bağın görüldüğünü söyledi. Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin geleneksel Kore halk sanatı Minhwa eserlerini festivalde sergileme önerisini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ersoy, bu öneriyi Minhwa ile minyatür sanatını bir arada sunacak bir buluşmaya dönüştürdüklerini ifade etti. Farklı tarihî ve toplumsal birikimlerden doğan iki resim geleneğinin renklerin taşıdığı anlamlar, hikâye anlatma biçimleri ve kompozisyon anlayışlarıyla birbirine yakınlık gösterdiğini kaydeden Ersoy, her iki geleneğin kendi kültürünün dünyaya bakışını yansıttığını ve birlikte sergilendiklerinde birbirini anlamak için yeni imkânlar sunduğunu söyledi. Türkiye ile Kore arasındaki dostluğun kültür ve sanat alanındaki bu tür buluşmalarla daha da güçlenmesini önemsediklerini belirten Ersoy, sanatçıların birbirlerinin birikimlerini tanımalarını, birlikte üretmelerini ve yeni iş birlikleri geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti. Ersoy; Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo’ya, Kore Uluslararası Minhwa Derneği Başkanı ve Kyung Hee Üniversitesi Profesörü Lee Kyu-wan’ın şahsında Koreli sanatçılara, Kore Kültür Merkezi Sanat Grubu’na ve minyatür geleneğini yaşatan sanatçılara teşekkür etti. Teknolojik Üretimden Kalan Malzemeler Sanata Dönüştü ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisinin son derece anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Bakan Ersoy, ülkenin teknolojik bağımsızlığı için kritik teknolojiler geliştiren ASELSAN’ın üretim gücünü sanat ve çevre duyarlılığıyla buluşturduğunu söyledi. İşlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel malzemelerin farklı ülkelerden sanatçıların ellerinde yeni bir anlam ve estetik değer kazandığını ifade eden Ersoy, at, kedi, albatros, keçi ve kurt figürlerinden oluşan beş eserin, atık olarak görülen malzemelerin yaratıcılıkla nasıl yeniden değerlendirilebileceğini gösterdiğini kaydetti. Ersoy, bu yaklaşımı kaynakların daha bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun hatırlatılması bakımından kıymetli bulduğunu belirtti. Festival kapsamında daha önce Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi ve Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen eserlerin Ankara’nın ardından İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ve Antalya’da da ziyaretçilerle buluşacağını bildirdi. Bakan Ersoy, bütün Ankaralıları ve başkenti ziyaret eden misafirleri CSO Ada Ankara’daki dört sergiyi görmeye ve Ankara Kültür Yolu Festivali’nin etkinliklerine katılmaya davet etti. Ankara’da 42 Mekânda 518 Etkinlik Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında 42 farklı mekânda 518 etkinlik düzenlenecek. Festival programında 50’den fazla “Lezzet Noktası” da yer alacak. Dokuz günlük programda 37 konserin 9’u ana sahnede gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera temsili, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme, 2 sergi tanıtımı ve söyleşi ile 12 söyleşi yer alacak. Çocuklar için 8 farklı başlıkta etkinlik, yetişkinler ve çocuklar için ise 42 farklı başlıkta atölye düzenlenecek. Festival, kongre, konferans, panel, fotoğrafçılık, film gösterimi, rehberli tur, gezi, belgesel film gösterimi, masal canlandırma ve simülatör etkinliği gibi başlıklarda 20 farklı etkinlik de programda bulunuyor. Başkent Millet Bahçesi’nde kurulacak ana sahnede Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak. Aynı alanda çocuklar için bir “Çocuk Köyü” kurulacak. Dünyaca Ünlü Topluluklar Başkentte Sahne Alacak Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası ile Filistinli vokalist Nai Barghouti’nin CSO Ada Ankara’da vereceği konser olacak. Orkestra, Arap dünyasının müzik geleneklerini ve seçkin repertuvarını Ankara’da sanatseverlerle buluşturacak. Şef Vasily Petrenko yönetimindeki dünyaca ünlü Royal Philharmonic Orchestra da piyanist Elisabeth Leonskaja’yı ağırlayacağı konserle Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alacak. Ankara Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Don Giovanni” operasını piyanolu konser versiyonuyla sahneleyecek. “İki Devlet Bir Sahne ‘Kardeş Ezgiler" konseri ise Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültür mirasını sanatın birleştirici gücüyle buluşturacak. Program, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli’nin doğum günü anısına gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı Haber

TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı

Diyarbakır’da finalleri düzenlenecek yarışmalara toplam 571 bin 586 takım ve 1 milyon 326 bin 322 takım üyesi başvurdu. Değerlendirme aşamalarının ardından 677 takım ve 2 bin 925 yarışmacı finalist olmaya hak kazandı. Finaller, Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Azerbaycan, İtalya, İngiltere, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Endonezya’dan yarışmacıları Diyarbakır’da buluşturacak. Böylece 13 farklı ülkeden finalist takımlar, geliştirdikleri teknoloji ve projelerle dereceye girmek için mücadele edecek. Dicle Üniversitesinde Teknoloji Heyecanı Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının ilk adresi Dicle Üniversitesi olacak. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında üniversitede üç yarışmanın finalleri düzenlenecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Ortaokul Seviyesi, SANKO yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Toplam 189 bin 701 takımın başvurduğu yarışmada 101 takım finalist olarak mücadele edecek. Gençler; astronomi ve uzay teknolojilerinden doğa bilimleri ve çevresel farkındalığa, sağlık ve iyi yaşam teknolojilerinden eğitim teknolojilerine kadar farklı alanlarda geliştirdikleri projeleri sergileyecek. İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Lise Seviyesi ise AFAD, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İGA yürütücülüğünde düzenlenecek. 250 bin 637 takımın başvurduğu yarışmada Türkiye, Afganistan, Bangladeş, Kosova ve Pakistan’dan toplam 78 finalist takım yer alacak. Dicle Üniversitesindeki bir diğer önemli mücadele Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması olacak. T.C. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB yürütücülüğünde gerçekleştirilecek yarışmada 4 bin 127 başvuru arasından seçilen 63 takım finale çıkacak. Lise seviyesinde kardiyoloji, üniversite ve üzeri seviyede ise genetik alanlarında yapay zeka temelli yenilikçi çözümler yarışacak. Mezopotamya Fuar Alanı 8 Yarışmaya Ev Sahipliği Yapacak Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının bir diğer adresi de 18-20 Eylül tarihlerinde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi olacak. Burada teknoloji ve mühendisliğin farklı alanlarından toplam sekiz yarışmanın finalleri gerçekleştirilecek. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması, TEI yürütücülüğündeki Jet Motor Tasarım Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğündeki İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması İlkokul Seviyesi ile Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Diyarbakır’da finalistlerini buluşturacak. Ayrıca ASELSAN, TÜBİTAK ve CEZERİ yürütücülüğündeki Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, TÜBİTAK ve YONGATEK yürütücülüğündeki Çip Tasarım Yarışması, ASELSAN yürütücülüğündeki Elektronik Harp Yarışması ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması da Mezopotamya Fuar Alanında gerçekleştirilecek. Özellikle Elektronik Harp Yarışması, 500 bin TL’lik birincilik, 400 bin TL’lik ikincilik ve 300 bin TL’lik üçüncülük ödülüyle dikkat çekiyor. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra En İyi Takım Ruhu, En İyi Sistem Mimarisi, En İyi Yapay Zeka Teknoloji Uygulamaları ve En İyi Kullanıcı Arayüz Yazılımı gibi prestij ödülleri de verilecek. TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışmasında ise kaynakçılıktan marangozluğa, elektrik tesisatından PCB montajına, mekatronikten orta gerilim teknolojilerine ve akıllı fabrika sistemleri programlamaya kadar geniş bir yelpazede gençlerin mesleki becerileri yarışacak. Yarışmanın üniversite seviyesinde birinci olan takım 500 bin TL ödülün sahibi olacak. 571 Binden Fazla Takımın Başvurduğu Yarışmaların Finali Diyarbakır’da Diyarbakır’da gerçekleştirilecek 11 yarışma, ilkokuldan üniversite ve üzeri seviyeye kadar farklı yaş ve eğitim gruplarından gençleri aynı teknoloji ekosisteminde buluşturacak. Yapay zeka, sağlık, biyoteknoloji, çip tasarımı, elektronik harp, jet motorları, robotik sistemler ve mesleki teknolojiler gibi stratejik alanlarda geliştirilen projeler Diyarbakır’da sergilenecek. TEKNOFEST 2026 teknoloji yarışmaları genelinde ise 62 ana kategori ve 145 alt kategoride Türkiye’nin 81 ilinden ve 97 farklı ülkeden yoğun katılım sağlandı. Yarışmalara 730 binin üzerinde takım ve 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Yarışmacılara 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek sağlanırken, 75 milyon TL’nin üzerinde ödül veriliyor. TEKNOFEST Güneydoğu, 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında gerçekleştirilecek. Diyarbakır’da 16 Eylül’de başlayacak teknoloji yarışmaları ise TEKNOFEST Güneydoğu yolunda bölgenin gençlerini bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon ekseninde bir araya getirerek büyük festival heyecanının önemli duraklarından biri olacak. TEKNOFEST 2026 DİYARBAKIR YARIŞMA TAKVİMİ 16-18 Eylül 2026 - Dicle Üniversitesi İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesiİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Lise SeviyesiSağlıkta Yapay Zeka Yarışması 18-20 Eylül 2026 - Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Sanayide Robotik Uygulamalar YarışmasıJet Motor Tasarım Yarışmasıİnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – İlkokul SeviyesiHavacılıkta Yapay Zeka YarışmasıBiyoteknoloji İnovasyon YarışmasıÇip Tasarım YarışmasıElektronik Harp YarışmasıTEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’ın TOLUN P Mühimmatından Yeni Test Görüntüleri Haber

ASELSAN’ın TOLUN P Mühimmatından Yeni Test Görüntüleri

ASELSAN’ın geliştirdiği TOLUN P mühimmatı, gök vatandaki hakimiyete güç katmaya devam ediyor. ASELSAN, sığınak delici TOLUN P güdümlü mühimmatının yeni test görüntülerini sosyal medya hesaplarından paylaştı. Bayraktar AKINCI, ASELSAN tarafından geliştirilen TOLUN P güdümlü mühimmatıyla gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu. Zırhlı ve betonla korunan hedeflere karşı sahada kuvvet çarpanı olan TOLUN P, tamamen yerli ve milli teknolojilerle etkinliğini ve başarısını kanıtlamaya devam ediyor. Türk savunma sanayisinin yerli ve milli gücü ASELSAN, geliştirdiği akıllı mühimmat teknolojileriyle gökyüzündeki dengeleri değiştirmeye devam ediyor. 250 lb sınıfının en yeni ve en yırtıcı üyelerinden biri olan TOLUN P, sığınak delici gücüyle harekât sahalarında ezber bozuyor. Aynı anda çoklu hedef, maksimum imha gücü Klasik mühimmatların aksine TOLUN P, operasyonel verimliliği zirveye taşıyor. SADAK-4T Çoklu Taşıma Salanı sayesinde AKINCI TİHA gibi platformlara çoklu adetlerde yüklenebiliyor. Pilotlar, kokpitten saniyeler içinde programlayabildikleri elektronik tapalarla tek bir salvo atışında birden fazla stratejik hedefi eş zamanlı olarak imha edebiliyor. 1 metrelik beton bloklar kâğıt gibi dağılıyor Küçük boyutuna rağmen sahip olduğu özel delici burun yapısı ve yüksek kinetik enerjisi ile TOLUN P, tahkim edilmiş yer altı sığınakları, komuta merkezleri ve zırhlı hangarlar için özel olarak geliştirildi. 1 metre kalınlığındaki güçlendirilmiş betonu hiç zorlanmadan delebilen bu mühimmat, insansız hava araçlarının operasyonel caydırıcılığına çarpan etkisi yaratıyor. Hava Kuvvetlerinin vuruş gücünü katlayan ASELSAN, TOLUN P ile mühimmat teknolojisinde Türkiye’nin küresel ligdeki yerini bir kez daha perçinliyor. TOLUN Ailesinde ayrıca TOLUN L Lazer Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı, TOLUN EW Elektronik Harp Faydalı Yüküne Sahip Güdümlü Tam Atım Mühimmatı, TOLUN F Tam Atım Güdümlü Mühimmatı, TOLUN IIR Kızılötesi Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı ve TOLUN S Satıhtan Atılan Tam Atım Güdümlü Mühimmatı gibi versiyonları da bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı Haber

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, her yıl olduğu gibi bu dönemde de bir önceki yılın Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda Ar-Ge datalarını açıklayan şirketler ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi olan şirketlere iletilen anketlere verilen yanıtlar ile hazırlandı. Şirketlerin 2025 yılında Ar-Ge harcamaları, 2026 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent sayısı, faydalı model sayısı, tasarım tescil sayısı ve marka sayısı Ar-Ge 500 Araştırmasının temel datalarını oluşturdu. 500 şirketin verilerinin analiz edildiği araştırma, 2025 yılında Ar-Ge için harcanan toplam bütçenin 257 milyar 875 milyon 205 bin TL olduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 500 firmasını ortaya koyan araştırma ayrıca Tasarım Merkezleri arasında en yüksek harcama yapan ilk 50 firmayı da ayrı bir sıralama olarak belirliyor. TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge yatırımıyla liderliğini sürdürerek, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Senelerdir ilk üç sırada yer alan TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN bu yıl da geleneği bozmadı. Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl 13. kez imza attığı prestijli “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” ile ülkenin inovasyon haritasını gözler önüne sererken, Türk iş dünyasının geleceğine stratejik bir pusula olmaya devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge harcamaları, yenilikçi projeleri, teknolojik gelişim süreçleri ve fikri mülkiyet performanslarını analiz eden araştırma, sektör profesyonelleri için referans niteliği taşıyor. Bu yıl 13’üncüsü hazırlanan raporda, Ar-Ge yatırımları ve çalışmalarında yine savunma sanayinin yükseliş gösterdiği gözlendi. TUSAŞ 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla birincilik koltuğundaki yerini bu sene de bırakmadı. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’nin Ar-Ge ve yüksek teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük koltuğunda ise yine savunma ve havacılık sanayiinin önemli oyuncularından ROKETSAN 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL’lik harcaması ile yer aldı. Listenin dördüncü sırasında 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL’lik harcama ile HAVELSAN bulunurken, beşinci sırasında 8 milyar 300 milyon 55 bin TL’lik Ar-Ge harcamasıyla otomotiv sektörünün önemli şirketlerinden Ford Otomotiv yer almayı başardı. Listenin ilk 5 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19’unu oluşturdu. AR-GE ARAŞTIRMASI HER SENE KAPSAMINI GENİŞLETİYOR Ekonomi ve iş dünyasına 13 yıldır ayna tutan “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması”, geçtiğimiz yıl dahil edilen Tasarım Merkezleri odağını bu yıl daha da güçlendirerek sürdürüyor. Bu anlamda çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Tasarım Merkezlerini de markajına alıyor. Söz konusu merkezlerin harcama ve istihdam verilerini de kapsayarak tasarım temelli inovasyon süreçlerini ve ürün geliştirme yetkinliklerini gözler önüne seriyor. Bu sene ilk defa Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi hazırlandı. Şirketlerin Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerinden 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde ettiklerini beyan ettikleri toplam ihracat tutarları esas alınarak listelendi. Araştırma bu yönüyle şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini ihracata ne ölçüde dönüştürebildiğini ortaya koyuyor. TÜRKİYE’NİN AR-GE YILDIZLARI KÜRESEL ARENADA FARK YARATIYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırmasına katılan şirketler; Ar-Ge bütçelerinden uzman kadrolara, merkez yapılanmalarından fikri mülkiyet tescillerine kadar uzanan geniş veri havuzu sunarak, Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki yükselişini ve küresel rekabet gücünü somutlaştırıyor. Ülkemizin Ar-Ge görünürlüğünü uluslararası arenada pekiştiren bu kapsamlı rapor aynı zamanda katılımcı şirketlere kendi başarılarını dünya sahnesinde sergileme fırsatı sunuyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan rapor, uluslararası basın ve küresel fikir liderleriyle paylaşılıyor. Bugüne kadar binlerce şirketin dahil olduğu araştırma, 13’üncü sayısı yayınlanırken “Türkiye’de Ar-Ge” bilincini oluşturan bir almanak niteliği taşıyor. ÜÇ YILDA AR-GE ÜRÜNLERİYLE YAPILAN 843,9 MİLYAR TL’LİK İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu sene ilk defa listede yer alan “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” sıralamasında, şirketlerin 2023-2025 döneminde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerden elde ettikleri toplam ihracat 843,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Sıralamanın ilk sırasında 337,8 milyar TL ile Oyak Renault yer alıyor. Oyak Renault’u 154,2 milyar TL ile ASELSAN ve 58,9 milyar TL ile TUSAŞ izliyor. İlk üç şirketin toplamı 550,8 milyar TL’ye, ilk 100 içerisindeki payı ise yüzde 65,3’e ulaşıyor. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam Ar-Ge ürünleri kaynaklı ihracatı 653,4 milyar TL. Böylece ilk 10 şirket, ilk 100 toplamının yüzde 77,4’ünü oluşturuyor. İhracatın sektörel dağılımı incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 404,2 milyar TL ile öne çıkarken, savunma ve havacılık sanayii 245,1 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. İki sektör, ilk 100’de yer alan şirketlerin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 76,9’unu oluşturuyor. EN ÇOK PATENT ALAN ŞİRKET MERCEDES-BENZ TÜRK OLDU 2025 yılı TÜRKPATENT tescilli kesin patent sayılarına göre Mercedes-Benz Türk 105 patentle ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 98 patentle Tırsan Treyler yer alırken onu 82 patentle ASELSAN izledi. Savunma ve havacılık şirketlerinden TUSAŞ 66 patentle listenin dördüncü sırasında yer alırken, beşinci sırada ise 42 patentle ROKETSAN boy gösterdi. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam tescilli patent sayısı 527. İLAÇ SEKTÖRÜ MARKALAŞMAYA AĞIRLIĞINI KOYUYOR Bu yılki ilk 500 şirketin marka sayısı incelendiğinde listenin ilk beş sırasında ilaç sektörünün ağırlığı görülüyor. Abdi İbrahim İlaç Sanayi 163 marka ile birinci sırada yer alırken, ASELSAN 128 marka ile ikinci, World Medicine 125 marka ile üçüncü, Sanovel 122 marka ile dördüncü ve Ali Raif İlaç 119 marka ile beşinci sıradaki yerini alıyor. Listede yer alan ilk 10 şirketin toplam 967 markasının yüzde 66,08’inin ilaç sektöründeki şirketlere ait olduğu ortaya çıkıyor. TASARIM TESCİLİNDE MOBİLYA SEKTÖRÜ VARLIĞINI HİSSETTİRİYOR 2025 yılında tasarımlarını tescil eden şirketler incelendiğinde ilk 10 şirketin toplam 1.341 tasarımını tescil ettiği görülüyor. İlk 10 şirket arasında yer alan Doğanlar Mobilya, Çilek Mobilya ve Yataş toplam 667 tasarım tesciline ulaşırken, bu üç mobilya şirketinin listenin ilk 10’unda yer alan şirketlerin toplam 1.341 tasarım tescilinin yüzde 49,74’ünü oluşturduğu gözleniyor. Doğanlar Mobilya 328 tasarım tesciliyle listenin ilk sırasında yer alırken, Çilek Mobilya 209 tescille ikinci sırada yer alıyor. FAYDALI MODELDE TUSAŞ LİDER Faydalı model tescillerinde otomotiv sektörü ağırlığını ortaya koydu. İlk 10’da yer alan şirketlerin 4’ü otomotiv sektöründen olurken, MAN Türkiye, Koluman Otomotiv, TürkTraktör ve Oyak Renault toplam 68 faydalı modelle ilk 10’daki 182 tescilin yüzde 37,36’sını gerçekleştirdi. Sıralamanın zirvesinde 43 faydalı modelle TUSAŞ yer alırken, onu 38 faydalı modelle MAN Türkiye ve 35 faydalı modelle ASELSAN takip etti. İlk üç şirketin toplam 116 faydalı modeli, ilk 10 şirketin toplam faydalı modellerinin yüzde 63,74’ünü oluşturdu. BİTKİ ISLAHÇI HAKKI TESCİLLERİNDE ZİRVENİN SAHİBİ MULTİ TOHUM Bitki Islahçı Hakkı tescillerinde zirvenin sahibi Multi Tohum Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 5 tescille ilk sırada yer aldı. Onu 4 tescille Anamas Tarım takip ederken, Antalya Tarım ve İstanbul Tarım 2’şer tescille sıralamada yer aldı. Söz konusu dört şirket, 2025 yılında toplam 13 Bitki Islahçı Hakkı tesciline imza attı. AR-GE İSTİHDAMINDA ASLAN PAYI SAVUNMA VE HAVACILIKTA 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayısında savunma ve havacılık sanayii şirketleri öne çıkıyor. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, 22 bin 71 kişilik Ar-Ge istihdamıyla ilk 10 şirketin toplam 25 bin 513 kişilik istihdamının yüzde 86,51’ini oluşturdu. Ar-Ge merkezlerinde çalışan toplam personel sayısında 9 bin 691 kişiyle ASELSAN ilk sırada yer alırken, TUSAŞ 5 bin 100, ROKETSAN 3 bin 390, HAVELSAN 2 bin 169 ve TEI 1.721 kişiyle ilk beşte yer almayı başardı. Kadın Ar-Ge istihdamında da yine savunma ve havacılık sanayii şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. İlk 10 şirketin Ar-Ge merkezlerindeki kadın çalışan sayısı toplam 6 bin 65 kişi olurken, listenin ilk beş sırasında 2 bin 121 kadın çalışanıyla ASELSAN birinci, 1.190 kadın çalışanla TUSAŞ ikinci ve ROKETSAN 722 kadın çalışanla üçüncü oldu. Listede HAVELSAN 535 kadın çalışanla ve TEI 305 kadın çalışanla yer aldı. İlk beş şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamı 4 bin 873 kişiye ulaşırken, bu sayı ilk 10 şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamının yaklaşık yüzde 80,35’ini oluşturuyor. PROJE LİDERİ ASELSAN Bu yılki araştırmada proje üretme sayıları incelendiğinde ASELSAN 1.253 proje ile liste başındaki yerini alıyor. İkinci sırada 611 proje ile World Medicine, 263 proje ile de Deva Holding üçüncü oldu. Listenin dördüncü sırasında 200 proje ile Arçelik yer alırken, beşinci sırasında Vem İlaç olduğu görülüyor. Listenin ilk 10 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge proje sayısı 3.235 olurken, ilk 10’da 5 ilaç şirketinin yer alması dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin toplam proje sayısı 1.308’e ulaşarak ilk 10’daki projelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. TASARIM MERKEZLERİ HARCAMALARINDA FLO İLK SIRADA Tasarım merkezi harcamalarında FLO Mağazacılık 434,8 milyon TL ile listenin zirvesinde yer aldı. Tasarım merkezi istihdamında da liderliğini sürdüren şirket, 173 çalışanla birinciliği kimseye kaptırmadı. Tasarım merkezlerinde hem harcama hem de istihdam sıralamalarında perakende, tekstil ve mobilya sektörlerinin ağırlığı dikkat çekti. Tasarım merkezleri harcamalarında moda ve perakende sektörünün güçlü temsili öne çıkarken, ilk beşte FLO Mağazacılık’ın yanı sıra BEYMEN, KOTON ve Ay Marka gibi Türkiye’nin önde gelen moda ve perakende markaları yer aldı. Tasarım harcamalarında ikinci sırada TUSAŞ Motor Sanayii 227,3 milyon TL ile yer alırken, BEYMEN 164,7 milyon TL ile üçüncü, KOTON 132,9 milyon TL ile dördüncü ve Ay Marka 123,2 milyon TL ile beşinci oldu. YÜKSELİŞE GEÇENLER Araştırma incelendiğinde dikkat çeken başlıklardan biri de sıçrama gösteren şirketler oldu. Bu anlamda Bimed Teknik Aletler 208 sıra, Trex Dijital 201, Mobiliva 188, Endüstriyel Elektrik Elektronik 173, Aymas Makina 168, Sun Chemical 153, IHI Dalgakıran Makina 139, Sirena Marine 137, Mamur Teknoloji 130 ve BVS Bülbüloğlu 128 basamak yükselerek dikkat çeken şirketler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN TOLUN’dan 3 Farklı Hedefe Tam İsabet Haber

ASELSAN TOLUN’dan 3 Farklı Hedefe Tam İsabet

1 Eylül 2026 tarihinde Konya Karapınar Atış Test Poligonunda 15’ten fazla ülkenin askeri yetkililerinin katılımlarıyla Güdüm Sistemleri Uluslararası Demo Faaliyeti icra edildi. Demo faaliyetinde TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesinde sırasıyla; Çarpma Tapası ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN I, Yaklaşım Sensörü ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN F mühimmatı ile Programlanabilir Zaman Ayarlı Tapa ve Delici Harp Başlıklı TOLUN P mühimmat atışı gerçekleştirildi. TOLUN I Çarpma Tapası, Parçacık Etkili Harp Başlığı Çarpma Tapası ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN I mühimmatı konteyner hedefe tam isabet kaydetti. Hassas vuruş yeteneği ve parçacık etkili harp başlığı tasarımı ile sabit ve hareketli hedeflere karşı etkin bir şekilde kullanılıyor. TOLUN F Yaklaşım Sensörü, Parçacık Etkili Harp Başlığı TOLUN F mühimmatı ile etrafında personel bulunan Zırhlı Personel Taşıma aracına atış gerçekleştirildi. TOLUN F, hedef üzerindeki tahribat gücünü en üst düzeye çıkarabilmek için, kokpitten programlanabilir, zaman ayarlı güvenilir elektronik tapasını ve mühimmat hedefe çarpmadan önce belirli bir mesafeden harp başlığını patlatmaya olanak sağlayan yaklaşım sensörünü de içeriyor. GPS aldatmasına karşı dayanıklı yazılım özelliğiyle dikkat çeken TOLUN F’nin seçilebilir vuruş açısı bulunuyor. TOLUN P Programlanabilir Zaman Ayarlı Tapa, Delici Harp Başlığı ASELSAN TOLUN P mühimmatı iki katlı beton bina hedefine atıldı. TOLUN P, delici harp başlığı tasarımı ve özel şekle sahip delici burun yapısı ile iki kat betonu delerek programlanabilir zaman ayarlı tapası ile hedeflenen katmandaki unsurları imha etti. ASELSAN tarafından geliştirilen ASAF-Sert Hedef Tapasına sahip TOLUN P mühimmatı güçlendirilmiş beton hedeflere karşı etkinliğini bir kez daha kanıtlamış oldu. TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesi, ASELSAN’ın geliştirdiği SADAK-4T Çoklu Taşıma Salanı aracılığıyla hava platformlarına çoklu sayıda yüklenebiliyor. TOLUN, tek sortide tek veya çoklu hedeflere karşı eş zamanlı angajman sağlayabiliyor. TOLUN, gece ve gündüz, farklı hava şartlarında görev yapabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizcilik ve Savunma Teknolojileri Gölcük’te Buluştu Haber

Denizcilik ve Savunma Teknolojileri Gölcük’te Buluştu

Kocaeli’de düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansımasını ortaya koyan festival; denizcilik, savunma ve su altı teknolojilerini gençlerin geliştirdiği projelerle aynı platformda buluşturuyor. Festivalin ilk günü, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen açılış seremonisiyle başladı. T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve T.C. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler törende konuşma yaptı. Açılış programında Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik kabiliyetleri, savunma sanayisindeki yerli ve milli çözümleri ve gençlerin teknoloji alanındaki üretim gücü öne çıktı. Törenin ardından Müze Gemi Yavuz’un açılış seremonisi, Bayraktar Kalkan DİHA’nın envantere alınması töreni ve FNSS ZAHA’nın lansmanı ile aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi. Rotası ve menzili olmayan bir gemiye hiçbir rüzgarın faydası olmaz Selçuk Bayraktar açılış konuşmasında: “Türkiye’nin kara yüzölçümü yaklaşık 783 bin kilometrekareyken, Mavi Vatan deniz yetki alanlarımız 462 bin kilometrekarelik geniş bir alanı kapsıyor. Karadaki vatanımız yuvamızsa, Mavi Vatan bizlerin huzur bulduğu bahçemizdir; nasıl ki evimizin bir odasından vazgeçmiyorsak, bahçemiz olan Mavi Vatan’ın tek bir damlasından da asla vazgeçmeyiz. Mavi Vatan’da verdiğimiz mücadele yalnızca bir teknoloji hamlesi değil, aynı zamanda adalet ve bağımsızlık mücadelesidir. Gençlerimizin geliştirdiği insansız deniz araçlarından Bayraktar TB3’ün TCG Anadolu’dan kalkış ve iniş kabiliyetine kadar attığımız her adım, Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik gücünü ve bağımsızlık iradesini ortaya koyuyor. Gençlerimize de şunu hatırlatmak istiyorum: Rotası ve menzili olmayan bir gemiye hiçbir rüzgârın faydası olmaz. Hayat denizinde yelken açarken kendinize ait yüksek bir idealiniz, bir KIZILELMA’nız olsun. Köklerinize sımsıkı sarılın ki fırtınalara meydan okuyabilesiniz. Geleceğin adalet, hürriyet ve refahla kuşatılmış dünyasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları, TEKNOFEST kuşağı inşa edecektir.” Deniz teknolojileri ve gençlerin projeleri sergilendi Festival alanında savunma sanayisi ürünlerinden denizcilik sistemlerine, su altı araçlarından yeni nesil teknolojilere kadar çok sayıda ürün ve proje ziyaretçilerin incelemesine sunuldu. Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik kabiliyetlerinin sergilendiği alanlarda kurum ve kuruluşların stantları ziyaretçilerden ilgi görürken, genç teknoloji takımlarının geliştirdiği projeler de festival kapsamında görücüye çıktı. TEKNOFEST Mavi Vatan’ın teknoloji yarışmaları bölümünde gençler; İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması kapsamında geliştirdikleri projelerle mücadele ediyor. Festivalde ziyaretçiler ayrıca Türk donanmasının önemli unsurlarını yakından görme, denizcilik tarihine ilişkin sergi ve deneyim alanlarını inceleme, simülasyon ve sanal gerçeklik uygulamalarını deneyimleme fırsatı buluyor. Etkinlik kapsamında Türk donanması ve denizcilik kültürüne yönelik farklı gösteri ve etkinlikler de gerçekleştiriliyor. Festival programında SAT ve SAS Komutanlığı personelinin özel gösterileri de yer alıyor. Çocuklar ve gençler için bilim ve teknoloji atölyeleri TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ilk gününde çocuklara ve gençlere yönelik bilim ve teknoloji atölyeleri de düzenlendi. Uygulamalı etkinliklerde çocuklar teknolojiyle doğrudan temas ederken, denizcilik kültürünü tanımaya yönelik sergiler, etkinlikler ve deneyim alanları da ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Festival alanında hatıra fotoğrafı noktalarının yanı sıra paydaş kurumların düzenlediği farklı etkinlikler de gün boyunca devam etti. TEKNOFEST Mavi Vatan’da Sefo Coşkuyu Yükseltecek! TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ikinci gününde de teknoloji yarışmaları, sergi ve stantlar, deneyim alanları, bilim ve teknoloji atölyeleri ile çocuk ve gençlere yönelik etkinlikler devam edecek. Festivalin dört günlük programında teknoloji yarışmalarının yanı sıra deniz ve hava gösterileri, bilim atölyeleri, konserler ve denizcilik kültürüne yönelik etkinlikler de gerçekleştirilecek. TEKNOFEST Mavi Vatan heyecanı, festivalin üçüncü gününde gerçekleştirilecek Sefo konseriyle müzikle buluşacak. Sevilen sanatçı Sefo, 22 Ağustos Cuma günü saat 19.00’da Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda sahne alarak festival katılımcılarına unutulmaz bir akşam yaşatacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile Denizaltı Savunma Harbinde Yeni Nesil Yetkinlik Haber

ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile Denizaltı Savunma Harbinde Yeni Nesil Yetkinlik

ASELSAN tarafından geliştirilen ASELBUOY P ve ASELBUOY POD, Türkiye’nin Denizaltı Savunma Harbi (DSH) kabiliyetlerini güçlendiren bütünleşik bir çözüm sunuyor. ASELBUOY P, su altı tehditlerinin tespitine yönelik pasif akustik algılama kabiliyeti sağlarken, ASELBUOY POD Sonobuoyların farklı hava platformlarından güvenli ve etkin şekilde bırakılmasına imkân tanıyor. Bu iki sistemin birlikte kullanımıyla özellikle insansız hava platformlarına denizaltı tehditlerine karşı etkin bir Denizaltı Savunma Harbi yeteneği kazandırılıyor. ASELBUOY P Denizin altındaki tehditleri tespit ediyor ASELBUOY P, Deniz Karakol Uçakları, İHA, helikopter gibi farklı platformlardan bırakılabiliyor. Görev bölgesine bırakıldıktan sonra hassas su altı sensörü ile akustik ortamı dinleyerek denizaltıları tespit edip ilgili bilgileri su yüzeyinde bulunan şamandıra içerisindeki haberleşme sistemi üzerinden gerçek zamanlı olarak hava ve su üstü platformlarına aktarıyor. Böylece operasyonel unsurların su altındaki tehditlere ilişkin akustik durumsal farkındalığının arttırılmasına katkı sağlıyor. ASELBUOY POD Sonobuoyların güvenli şekilde bırakılmasını sağlıyor ASELBUOY POD, Sonobuoyların İHA platformlarına entegrasyonu için geliştirilmiş modüler bir atıcı sistem. Bu sistemler Sonobuoyların güvenli, kontrollü ve görev gereksinimlerine uygun şekilde bırakılmasını sağlıyor. Farklı platformlara uyarlanabilen yapısıyla görev ihtiyaçlarına göre kullanılabilen ASELBUOY POD, farklı Sonobuoy tiplerinin bırakılmasına da imkân sağlayarak operasyonel esneklik sunuyor. Mavi Vatan’ın su altı güvenliği için geliştirilen sonobuoy teknolojileri ASELSAN’ın yerli ve milli mühendislik gücüyle geliştirilen ASELBUOY P ve POD, Türkiye’nin denizaltı savunma harbi alanındaki kabiliyetlerini güçlendiriyor. Farklı hava platformlarında kullanılabilen bu çözüm ailesi, Mavi Vatan’ın güvenliğine katkı sağlarken Türkiye’nin su altı teknolojilerindeki yetkinliğini de ileriye taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu Haber

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu

Türkiye'nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat başarılarına bir yenisini daha ekledi. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) Programı kapsamında inşa edilen üç korvetin sonuncusu TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle denize indirildi. Böylece proje kapsamındaki üç korvetin tamamı başarıyla denize indirilmiş oldu. Törene; Malezya Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah, Kedah Sultanesi Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff, Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, SSB Başkan Yardımcısı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Kaya, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Datuk Badarudin bin Taha, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile her iki ülkenin askerî delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Şeker: “Yaklaşık 50 Türk Şirketinin Teknolojisi Malezya Korvetlerinde” T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker yaptığı konuşmada, Türkiye’nin askeri gemi ekosistemine dikkat çekerek şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda Türkiye, yıllara yayılan kararlılık, yatırım ve inovasyon sayesinde güçlü ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi inşa etmiştir. Bugün Türkiye, kendi savaş gemilerini bağımsız olarak tasarlayabilen, inşa edebilen ve sistem entegrasyonunu gerçekleştirebilen dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. STM ana yükleniciliğinde yürütülen bu projede gemiler, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yaklaşık 50 Türk savunma sanayii şirketi tarafından geliştirilen ileri teknoloji sistemlerle donatılmaktadır. İnşallah gelecek yıl teslim edeceğimiz üç korvet, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne uzun yıllar başarıyla hizmet edecek; aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki güçlü dostluğun ve stratejik ortaklığın kalıcı sembolleri olacaktır.” Malezya Genelkurmay Başkanı: “Bu Korvetler Denizlerimizi Koruma Kabiliyetimizi Güçlendirecek” Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, Malezya’nın bir deniz ülkesi olduğuna ve denizlerin ülkenin güvenliği açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek şu mesajları verdi: “Bu korvetler, yaşlanan gemilerimizin kademeli olarak yenilenmesine katkı sağlayacak ve giderek daha karmaşık hâle gelen harekât ortamında Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri’nin denizlerimizi koruma kabiliyetini güçlendirecektir. Bu programın ilerleme hızı, Malezya ile Türkiye arasındaki ortaklığın gücünü ortaya koyarken savunma alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak yeni fırsatlara da işaret etmektedir. STM’ye, İstanbul Tersanesine, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Proje Ekibine ve projede görev alan tüm emekçilere teşekkür ediyorum. Denize indirme bir kilometre taşıdır, yolculuğun sonu değildir. Bu ivmeyi sürdürmeli ve tüm gemileri 2027 yılı sonuna kadar teslim etmeliyiz.” Güleryüz: “Üç Korvet Dört Ayda Denize İndirildi” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye ile Malezya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneklerinden birini başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiği ilk korvet ihracatı olan bu proje kapsamında, bugün üçüncü ve son gemimiz TUNKU OSMAN JEWA'yı da denize indirmenin gururunu yaşıyoruz. Böylece yalnızca dört ay içerisinde üç korveti başarıyla denize indirerek projemizde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Denize indirme safhasının tamamlanmasıyla birlikte artık donatım, sistem entegrasyonu ile liman ve seyir kabul testleri aşamasına geçiyoruz. Aynı kararlılık ve titizlikle çalışmalarımızı sürdürerek, üç gemiyi de 2027 yılı içerisinde Malezya Kraliyet Donanması'na teslim etmeyi hedefliyoruz." TUNKU OSMAN JEWA Proje kapsamında inşa edilen gemiler, isimlerini Malezya tarihine ve savunmasına önemli katkılar sunmuş şahsiyetlerden alıyor. İlk gemi, "Prens-Amiral" unvanıyla tanınan TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'in; ikinci gemi, Selangor'un denizcilik ve bölgesel ticaret tarihinde önemli bir yere sahip RAJA LAUT'un adını taşıyor. Denize indirilen üçüncü gemiye ise Malezya'nın üçüncü Genelkurmay Başkanı olan General (E) Tan Sri Tunku Osman Tunku Mohammad Jewa'nın adı verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024'te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026'da, ikinci gemisi 7 Haziran 2026'da, üçüncü ve son gemisi ise 9 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törenlerle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilen gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.