Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aselsan

Kapsül Haber Ajansı - Aselsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aselsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizcilik ve Savunma Teknolojileri Gölcük’te Buluştu Haber

Denizcilik ve Savunma Teknolojileri Gölcük’te Buluştu

Kocaeli’de düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansımasını ortaya koyan festival; denizcilik, savunma ve su altı teknolojilerini gençlerin geliştirdiği projelerle aynı platformda buluşturuyor. Festivalin ilk günü, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen açılış seremonisiyle başladı. T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve T.C. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler törende konuşma yaptı. Açılış programında Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik kabiliyetleri, savunma sanayisindeki yerli ve milli çözümleri ve gençlerin teknoloji alanındaki üretim gücü öne çıktı. Törenin ardından Müze Gemi Yavuz’un açılış seremonisi, Bayraktar Kalkan DİHA’nın envantere alınması töreni ve FNSS ZAHA’nın lansmanı ile aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi. Rotası ve menzili olmayan bir gemiye hiçbir rüzgarın faydası olmaz Selçuk Bayraktar açılış konuşmasında: “Türkiye’nin kara yüzölçümü yaklaşık 783 bin kilometrekareyken, Mavi Vatan deniz yetki alanlarımız 462 bin kilometrekarelik geniş bir alanı kapsıyor. Karadaki vatanımız yuvamızsa, Mavi Vatan bizlerin huzur bulduğu bahçemizdir; nasıl ki evimizin bir odasından vazgeçmiyorsak, bahçemiz olan Mavi Vatan’ın tek bir damlasından da asla vazgeçmeyiz. Mavi Vatan’da verdiğimiz mücadele yalnızca bir teknoloji hamlesi değil, aynı zamanda adalet ve bağımsızlık mücadelesidir. Gençlerimizin geliştirdiği insansız deniz araçlarından Bayraktar TB3’ün TCG Anadolu’dan kalkış ve iniş kabiliyetine kadar attığımız her adım, Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik gücünü ve bağımsızlık iradesini ortaya koyuyor. Gençlerimize de şunu hatırlatmak istiyorum: Rotası ve menzili olmayan bir gemiye hiçbir rüzgârın faydası olmaz. Hayat denizinde yelken açarken kendinize ait yüksek bir idealiniz, bir KIZILELMA’nız olsun. Köklerinize sımsıkı sarılın ki fırtınalara meydan okuyabilesiniz. Geleceğin adalet, hürriyet ve refahla kuşatılmış dünyasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları, TEKNOFEST kuşağı inşa edecektir.” Deniz teknolojileri ve gençlerin projeleri sergilendi Festival alanında savunma sanayisi ürünlerinden denizcilik sistemlerine, su altı araçlarından yeni nesil teknolojilere kadar çok sayıda ürün ve proje ziyaretçilerin incelemesine sunuldu. Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik kabiliyetlerinin sergilendiği alanlarda kurum ve kuruluşların stantları ziyaretçilerden ilgi görürken, genç teknoloji takımlarının geliştirdiği projeler de festival kapsamında görücüye çıktı. TEKNOFEST Mavi Vatan’ın teknoloji yarışmaları bölümünde gençler; İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması kapsamında geliştirdikleri projelerle mücadele ediyor. Festivalde ziyaretçiler ayrıca Türk donanmasının önemli unsurlarını yakından görme, denizcilik tarihine ilişkin sergi ve deneyim alanlarını inceleme, simülasyon ve sanal gerçeklik uygulamalarını deneyimleme fırsatı buluyor. Etkinlik kapsamında Türk donanması ve denizcilik kültürüne yönelik farklı gösteri ve etkinlikler de gerçekleştiriliyor. Festival programında SAT ve SAS Komutanlığı personelinin özel gösterileri de yer alıyor. Çocuklar ve gençler için bilim ve teknoloji atölyeleri TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ilk gününde çocuklara ve gençlere yönelik bilim ve teknoloji atölyeleri de düzenlendi. Uygulamalı etkinliklerde çocuklar teknolojiyle doğrudan temas ederken, denizcilik kültürünü tanımaya yönelik sergiler, etkinlikler ve deneyim alanları da ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Festival alanında hatıra fotoğrafı noktalarının yanı sıra paydaş kurumların düzenlediği farklı etkinlikler de gün boyunca devam etti. TEKNOFEST Mavi Vatan’da Sefo Coşkuyu Yükseltecek! TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ikinci gününde de teknoloji yarışmaları, sergi ve stantlar, deneyim alanları, bilim ve teknoloji atölyeleri ile çocuk ve gençlere yönelik etkinlikler devam edecek. Festivalin dört günlük programında teknoloji yarışmalarının yanı sıra deniz ve hava gösterileri, bilim atölyeleri, konserler ve denizcilik kültürüne yönelik etkinlikler de gerçekleştirilecek. TEKNOFEST Mavi Vatan heyecanı, festivalin üçüncü gününde gerçekleştirilecek Sefo konseriyle müzikle buluşacak. Sevilen sanatçı Sefo, 22 Ağustos Cuma günü saat 19.00’da Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda sahne alarak festival katılımcılarına unutulmaz bir akşam yaşatacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile Denizaltı Savunma Harbinde Yeni Nesil Yetkinlik Haber

ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile Denizaltı Savunma Harbinde Yeni Nesil Yetkinlik

ASELSAN tarafından geliştirilen ASELBUOY P ve ASELBUOY POD, Türkiye’nin Denizaltı Savunma Harbi (DSH) kabiliyetlerini güçlendiren bütünleşik bir çözüm sunuyor. ASELBUOY P, su altı tehditlerinin tespitine yönelik pasif akustik algılama kabiliyeti sağlarken, ASELBUOY POD Sonobuoyların farklı hava platformlarından güvenli ve etkin şekilde bırakılmasına imkân tanıyor. Bu iki sistemin birlikte kullanımıyla özellikle insansız hava platformlarına denizaltı tehditlerine karşı etkin bir Denizaltı Savunma Harbi yeteneği kazandırılıyor. ASELBUOY P Denizin altındaki tehditleri tespit ediyor ASELBUOY P, Deniz Karakol Uçakları, İHA, helikopter gibi farklı platformlardan bırakılabiliyor. Görev bölgesine bırakıldıktan sonra hassas su altı sensörü ile akustik ortamı dinleyerek denizaltıları tespit edip ilgili bilgileri su yüzeyinde bulunan şamandıra içerisindeki haberleşme sistemi üzerinden gerçek zamanlı olarak hava ve su üstü platformlarına aktarıyor. Böylece operasyonel unsurların su altındaki tehditlere ilişkin akustik durumsal farkındalığının arttırılmasına katkı sağlıyor. ASELBUOY POD Sonobuoyların güvenli şekilde bırakılmasını sağlıyor ASELBUOY POD, Sonobuoyların İHA platformlarına entegrasyonu için geliştirilmiş modüler bir atıcı sistem. Bu sistemler Sonobuoyların güvenli, kontrollü ve görev gereksinimlerine uygun şekilde bırakılmasını sağlıyor. Farklı platformlara uyarlanabilen yapısıyla görev ihtiyaçlarına göre kullanılabilen ASELBUOY POD, farklı Sonobuoy tiplerinin bırakılmasına da imkân sağlayarak operasyonel esneklik sunuyor. Mavi Vatan’ın su altı güvenliği için geliştirilen sonobuoy teknolojileri ASELSAN’ın yerli ve milli mühendislik gücüyle geliştirilen ASELBUOY P ve POD, Türkiye’nin denizaltı savunma harbi alanındaki kabiliyetlerini güçlendiriyor. Farklı hava platformlarında kullanılabilen bu çözüm ailesi, Mavi Vatan’ın güvenliğine katkı sağlarken Türkiye’nin su altı teknolojilerindeki yetkinliğini de ileriye taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu Haber

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu

Türkiye'nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat başarılarına bir yenisini daha ekledi. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) Programı kapsamında inşa edilen üç korvetin sonuncusu TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle denize indirildi. Böylece proje kapsamındaki üç korvetin tamamı başarıyla denize indirilmiş oldu. Törene; Malezya Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah, Kedah Sultanesi Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff, Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, SSB Başkan Yardımcısı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Kaya, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Datuk Badarudin bin Taha, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile her iki ülkenin askerî delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Şeker: “Yaklaşık 50 Türk Şirketinin Teknolojisi Malezya Korvetlerinde” T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker yaptığı konuşmada, Türkiye’nin askeri gemi ekosistemine dikkat çekerek şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda Türkiye, yıllara yayılan kararlılık, yatırım ve inovasyon sayesinde güçlü ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi inşa etmiştir. Bugün Türkiye, kendi savaş gemilerini bağımsız olarak tasarlayabilen, inşa edebilen ve sistem entegrasyonunu gerçekleştirebilen dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. STM ana yükleniciliğinde yürütülen bu projede gemiler, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yaklaşık 50 Türk savunma sanayii şirketi tarafından geliştirilen ileri teknoloji sistemlerle donatılmaktadır. İnşallah gelecek yıl teslim edeceğimiz üç korvet, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne uzun yıllar başarıyla hizmet edecek; aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki güçlü dostluğun ve stratejik ortaklığın kalıcı sembolleri olacaktır.” Malezya Genelkurmay Başkanı: “Bu Korvetler Denizlerimizi Koruma Kabiliyetimizi Güçlendirecek” Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, Malezya’nın bir deniz ülkesi olduğuna ve denizlerin ülkenin güvenliği açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek şu mesajları verdi: “Bu korvetler, yaşlanan gemilerimizin kademeli olarak yenilenmesine katkı sağlayacak ve giderek daha karmaşık hâle gelen harekât ortamında Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri’nin denizlerimizi koruma kabiliyetini güçlendirecektir. Bu programın ilerleme hızı, Malezya ile Türkiye arasındaki ortaklığın gücünü ortaya koyarken savunma alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak yeni fırsatlara da işaret etmektedir. STM’ye, İstanbul Tersanesine, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Proje Ekibine ve projede görev alan tüm emekçilere teşekkür ediyorum. Denize indirme bir kilometre taşıdır, yolculuğun sonu değildir. Bu ivmeyi sürdürmeli ve tüm gemileri 2027 yılı sonuna kadar teslim etmeliyiz.” Güleryüz: “Üç Korvet Dört Ayda Denize İndirildi” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye ile Malezya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneklerinden birini başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiği ilk korvet ihracatı olan bu proje kapsamında, bugün üçüncü ve son gemimiz TUNKU OSMAN JEWA'yı da denize indirmenin gururunu yaşıyoruz. Böylece yalnızca dört ay içerisinde üç korveti başarıyla denize indirerek projemizde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Denize indirme safhasının tamamlanmasıyla birlikte artık donatım, sistem entegrasyonu ile liman ve seyir kabul testleri aşamasına geçiyoruz. Aynı kararlılık ve titizlikle çalışmalarımızı sürdürerek, üç gemiyi de 2027 yılı içerisinde Malezya Kraliyet Donanması'na teslim etmeyi hedefliyoruz." TUNKU OSMAN JEWA Proje kapsamında inşa edilen gemiler, isimlerini Malezya tarihine ve savunmasına önemli katkılar sunmuş şahsiyetlerden alıyor. İlk gemi, "Prens-Amiral" unvanıyla tanınan TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'in; ikinci gemi, Selangor'un denizcilik ve bölgesel ticaret tarihinde önemli bir yere sahip RAJA LAUT'un adını taşıyor. Denize indirilen üçüncü gemiye ise Malezya'nın üçüncü Genelkurmay Başkanı olan General (E) Tan Sri Tunku Osman Tunku Mohammad Jewa'nın adı verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024'te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026'da, ikinci gemisi 7 Haziran 2026'da, üçüncü ve son gemisi ise 9 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törenlerle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilen gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan Yılın İlk Yarısında Güçlü Performans Haber

Türk Telekom’dan Yılın İlk Yarısında Güçlü Performans

Türk Telekom, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. 2026’nın ikinci çeyreğinde konsolide gelirlerini yıllık bazda %9,3 artışla 72,8 milyar TL'ye yükselten Türk Telekom’un, yılın ilk yarısındaki konsolide gelirleri 142,2 milyar TL oldu. Türk Telekom’un 2026 ikinci çeyreğinde FAVÖK’ü yıllık bazda %4,8 artarak 29,4 milyar TL'ye yükselirken, FAVÖK marjı %40,4 olarak gerçekleşti. 2026’nın ikinci çeyreğinde net kârı 6 milyar TL olan Türk Telekom’un, yılın ilk yarısındaki net kârı yıllık 17,2 milyar TL seviyesine ulaştı. 2026 ikinci çeyrekte 5G ve fiber yatırımlarına hız veren Türk Telekom, güneş enerjisi yatırımları hariç 23,1 milyar TL yatırım gerçekleştirdi. Türk Telekom’un yılın ilk yarısında; güneş enerjisi, imtiyaz süre uzatımı ve mobil lisans bedelleri hariç yatırımları, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %52,3’lük artışla 41,4 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye’nin ilk entegre operatörü olan Türk Telekom’un 2026 ikinci çeyrek itibarıyla toplam abone sayısı 57,6 milyona yükseldi. 81 ilin her köşesinde yüksek hızda internet erişimi sunmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Türk Telekom’un 2026 ikinci çeyrek itibarıyla fiber ağ uzunluğu 571 bin km’ye, fiber hane kapsaması ise 34,6 milyon haneye ulaştı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmek amacıyla faaliyetlerimize ve yatırımlarımıza aralıksız devam ettiğimiz 2026’nın ilk yarısını güçlü gelir büyümesi ve karlılıkla tamamlamanın memnuniyetini yaşıyoruz. Hem sabit hem de mobil iş kollarımızın desteği ve katma değerli dijital hizmetlerimiz sayesinde toplamda yaklaşık 58 milyon abone tabanına ulaştık. Mobil segmentimizde numara taşıma pazarındaki liderliğimizi sürdürerek yaklaşık 33 milyon aboneye ulaştık ve faturalı abone oranımız %80’i geçti. Nisan ayında tüm Türkiye çapında hayata geçirdiğimiz 5G servislerimiz ile birlikte, 5G’li müşterilerimizin trafik artışı devam etti. Sabit iş kolumuzda müşterilerimize sunduğumuz yüksek kapasite ve hız paketlerimizi sağlayan fiber yatırımlarımız sayesinde güçlü gelir büyümemizi devam ettirdik. Sabit internet, kurumsal data ve BT çözümleri gelirlerimizdeki artış büyümeye önemli katkı sağladı. Ana iş kollarımızdaki güçlü performansımıza ek olarak, ikinci çeyrekte yerli haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik önemli bir iş birliğine imza attık ve Türkiye’nin iletişim ve teknoloji ekosistemindeki liderliğimizi sürdürdük. Türk Telekom olarak ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda teknoloji birikimimizle sektörlerin dönüşümünü sağlayarak ülkemizin kalkınma yolculuğuna katkı sunuyoruz. Son olarak Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile imzaladığımız protokol kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesi için çalışmalara başladık. Fiber altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasımızı teknolojiyle geleceğe taşıyacağız. Aynı dönemde, Borsa İstanbul’da sürdürülebilirlik performansı yüksek şirketlerin yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ne dahil olmaya hak kazanarak sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu destekledik. Finansal büyüme stratejimizi, çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızla birlikte yöneterek hem paydaşlarımız için hem de gelecek nesiller için yaşayacak kalıcı bir ‘değer’ üretmeye odaklanıyoruz. Teknoloji birikimimiz, uzman kadrolarımız ve güçlü yatırımlarımızla ülkemizi yarınlara taşımak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “5G döneminde de oyun kurucu rolümüzü pekiştirdik” Şahin, “Müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımız ve yatırımlarımızla mobil abone kazanımındaki yükselişimiz sürüyor. 1 Nisan’da Türkiye’de 5G’nin kullanıma açılmasıyla giriş yaptığımız yılın ikinci çeyreğini mobil numara taşıma pazarında liderlikle tamamladık. ‘Herkes için 5G’ anlayışımızla, başarılı bir şekilde yürüttüğümüz 5G lansman sürecimizin devamında, 5G’yi zenginleştirilmiş tarife seçenekleriyle abonelerimizle buluşturarak yeni dönemde de mobildeki oyun kurucu rolümüzü pekiştirdik. 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranını ise %64’e yükselttik. Nisan ayında Türkiye çapında hayata geçirdiğimiz 5G servislerimiz ile birlikte, 5G’li müşterilerimizin trafik artışı devam etti. Önümüzdeki dönemde uyumlu cihaz ve aktif kullanım oranlarındaki artışla birlikte, 5G yatırımlarımız mobil segmentteki büyümemizi desteklemeye devam edecek” ifadelerini kullandı. Yerli haberleşme teknolojilerine yönelik stratejik iş birliği Geleceğin inşası için önemli bir sorumluluk aldıklarını belirten Şahin, “Teknoloji birikimimiz, Ar-Ge faaliyetlerimiz ve akademik yayınlarımızla ülkemizin yarınları için çalışıyoruz. Yerli teknoloji ekosistemimizin büyümesine öncülük ediyor, geleceğe değer katacak proje ve iş birliklerine imza atıyoruz. Bu kapsamda çok önemli bir adım atarak, yerli haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik ülkemizin güzide kuruluşu ASELSAN ile stratejik bir iş birliği başlattık. Bu kapsamda 5G ekosistemini destekleyecek yüksek katma değerli yerli akıllı telefonun geliştirilmesine yönelik çalışmalar ve ilerleyen aşamalarda yerli haberleşme cihazları ile haberleşme altyapılarında kullanılacak donanım ve yazılımların geliştirilmesine yönelik yol haritası oluşturduk. Ülkemizin haberleşme teknolojilerinde yerli üretim kapasitesini artırmayı, geliştirme, üretim ve ticarileştirme gibi süreçleri kapsayan sürdürülebilir bir ekosistemi oluşturmayı ve yarınlara değerli miras bırakmayı amaçlıyoruz. Teknolojide kendi kendine yeten bir Türkiye için sorumluluk almaya ve dijital geleceğin inşasına katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. “Yeşil dönüşüme öncülük etmeyi sürdüreceğiz” Şahin, “Bu toprakların en köklü kurumlarından biri olarak kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmayı, milli servetimizi yarınlara aktarmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliği bir iş modeli olarak değil, tüm iş stratejilerimizin kalbinde yer alan en önemli unsur olarak konumlandırıyoruz. Disiplinli finansal yönetimimizi ve güçlü operasyonel faaliyetlerimizi, insanı merkeze alan ‘değer’ odaklı bir anlayışla hayata geçiriyoruz. 2025 yılı Entegre Faaliyet Raporumuzu ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporumuzu yayımlayarak, finansal ve operasyonel performansımızın yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı, sürdürülebilirlik önceliklerimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi kapsamlı şekilde ortaya koyduk. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızın yansıması olarak Borsa İstanbul’da sürdürülebilirlik performansı yüksek 25 şirketin yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer aldık. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik yaklaşımımızı küresel raporlama standartlarına uygun biçimde şeffaf bir şekilde ortaya koyarak, yeşil dönüşümde de öncü ve örnek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

ASELSAN’dan Rekor Sipariş Hacmi: Kasadaki İş 23,2 Milyar Dolara Ulaştı

ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısında gelirini reel olarak yüzde 25 artırırken yeni sözleşmelerde tarihî bir seviyeye ulaştı. Şirketin bakiye siparişleri 23,2 milyar dolara, ilk altı ayda imzaladığı yeni sözleşmeler ise 4,9 milyar dolara yükseldi. Üretim yatırımlarındaki yüzde 195’lik artış ve Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretimin yaklaşması dikkat çekti. Türkiye’nin savunma elektroniği alanındaki önde gelen şirketlerinden ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Enflasyon muhasebesi uygulanarak hazırlanan sonuçlara göre şirket; satışlar, yeni sözleşmeler, bakiye siparişler ve teknoloji yatırımlarında güçlü büyüme kaydetti. ASELSAN’ın yılın ilk altı ayındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 25 artarak 88,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin dolar bazındaki gelir büyümesi ise yüzde 37 olarak gerçekleşti. Büyümenin arkasında hava savunma, radar, elektronik harp, deniz sistemleri, elektro-optik, güdümlü mühimmat ve yapay zekâ destekli kent güvenliği çözümlerine yönelik talep etkili oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri 23,2 milyar dolar oldu Finansal sonuçların en dikkat çekici kalemlerinden biri, şirketin gelecekte teslim edilmek üzere aldığı siparişlerin toplamını gösteren bakiye sipariş büyüklüğü oldu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artarak 23,2 milyar dolara çıktı. Şirket böylece 2025 yılında ilk kez aştığı 20 milyar dolarlık eşiğin üzerine yeni bir büyüme katmanı ekledi. Yılın ilk yarısında imzalanan yeni sözleşmelerin toplam değeri de yüzde 72 artışla 4,9 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, ASELSAN tarihindeki ilk altı aylık dönemler açısından en yüksek sözleşme hacmi olarak kayıtlara geçti. Şirketin alınan işlerin satışlara oranını gösteren göstergesi 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, ASELSAN’ın teslim ettiği işlerin üzerinde yeni sipariş aldığına ve mevcut sipariş havuzunu büyütmeye devam ettiğine işaret ediyor. Gelirde hava savunma ve elektronik harp etkisi ASELSAN’ın 2026’nın ilk yarısındaki gelir artışında yüksek teknoloji içeren savunma sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin açıkladığı verilere göre gelir büyümesini destekleyen başlıca faaliyet alanları şöyle sıralandı: Hava savunma sistemleri Radar teknolojileri Elektronik harp çözümleri Yapay zekâ destekli kent güvenliği sistemleri Deniz sistemleri Elektro-optik sistemler Güdümlü mühimmat teknolojileri Özellikle NATO ülkelerinin entegre hava savunma, radar ve elektronik harp yatırımlarına daha fazla ağırlık vermesi, ASELSAN’ın ürün portföyü açısından yeni ihracat fırsatları oluşturabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Üretim yatırımları yüzde 195 arttı ASELSAN, artan sipariş hacmini karşılayabilmek amacıyla üretim kapasitesine yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Şirketin seri üretim, kapasite genişlemesi ve yüksek teknoloji altyapısına ayırdığı kaynak, yılın ilk yarısında yüzde 195 artarak 323 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde 40 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan ve toplam 17 bin 360 metrekare kapalı alana sahip yeni üretim ve test merkezleri faaliyete geçti. Tesislerde akıllı mühimmat, hava savunma ve su altı sistemlerine yönelik çalışmalar yürütülecek. Hava ve deniz savunma sistemlerinin üretiminde kullanılan otomasyon altyapısı da genişletildi. ASELSAN, yalnızca altı ay içinde 19 yeni robotik otomasyon hattını üretim süreçlerine dahil etti. Yeni tesis ve hatlarla şirketin teslimat kapasitesinin artırılması, üretim sürelerinin kısaltılması ve kalite süreçlerinin daha ileri seviyeye taşınması hedefleniyor. Oğulbey Teknoloji Üssü’nde üretim başlıyor ASELSAN’ın büyüme planındaki en önemli projelerden biri olan Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımında da kritik aşamaya gelindi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferde gerçekleştirilen en büyük savunma sanayisi yatırımı olarak açıklanan teknoloji üssünün ilk fazının, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanıyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Oğulbey’de ilk üretim faaliyetlerinin yakın zamanda başlayacağını belirterek projenin şirket açısından yılın en önemli gelişmelerinden biri olacağını ifade etti. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla ASELSAN’ın özellikle hava savunma, radar, elektronik harp ve gelişmiş mühimmat sistemlerindeki üretim kabiliyetinin güçlenmesi bekleniyor. AR-GE harcamaları 804 milyon dolara çıktı ASELSAN, yalnızca mevcut siparişleri karşılayacak üretim yatırımlarına değil, geleceğin teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarına da kaynak ayırdı. Şirketin AR-GE harcamaları, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 804 milyon dolara ulaştı. Yatırımların yoğunlaştığı teknoloji alanları arasında alçak yörünge uydu sistemleri, kuantum hesaplama, su altı teknolojileri, itki sistemleri, mikroelektronik, lazer çözümleri ve uzun menzilli güdümlü mühimmat sistemleri bulunuyor. Bu alanların yüksek giriş maliyeti ve ileri mühendislik yetkinliği gerektirmesi, yapılan harcamaların şirketin uzun vadeli küresel rekabet gücü açısından taşıdığı önemi artırıyor. Kârlılık marjında iyileşme sağlandı ASELSAN, yüksek yatırım harcamalarına rağmen operasyonel kârlılığını da artırdı. Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı yüzde 31 büyüyerek 23,2 milyar TL’ye çıktı. FAVÖK marjı ise 120 baz puanlık artışla yüzde 25,1’den yüzde 26,3’e yükseldi. Net borcun FAVÖK’e oranı, yoğun yatırım dönemine rağmen 0,57’den 0,55’e geriledi. Şirketin yılın ilk yarısındaki operasyonel nakit akışı 15,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Finansal borçların aktifler içindeki payı yüzde 13,3 olurken öz kaynak oranı yüzde 56 seviyesinde korundu. Aynı dönemde öz kaynak kârlılığı yüzde 11,9’dan yüzde 15,5’e yükseldi. Ticari borçlar ise 2025 yıl sonuna göre yüzde 17 azaldı. Bin kişiye yeni istihdam sağlandı ASELSAN, üretim kapasitesindeki artışa paralel olarak insan kaynağını da genişletti. Şirket, 2026 yılının ilk altı ayında 1.000’den fazla kişiyi istihdam etti. Yeni çalışanların yaklaşık yüzde 15’inin yurt dışından Türkiye’ye gelen uzmanlardan oluşması dikkat çekti. Bu gelişme, savunma sanayisinde tersine beyin göçü açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirildi. Savunmanın yanında sivil teknolojiler de büyüyor Şirket, savunma teknolojilerinin yanı sıra ulaşım ve sağlık alanındaki projelerini de sürdürüyor. ASELSAN’ın sinyalizasyon teknolojilerinin kullanıldığı Halkalı–İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın yeni etabı hizmete alınırken şirketin geliştirdiği Lifeline Kalp-Akciğer Makinesi de ilk kez bir açık kalp ameliyatında kullanıldı. Bu projeler, ASELSAN’ın savunma teknolojilerinde kazandığı mühendislik yetkinliğini sivil alanlara taşıma stratejisinin yeni örnekleri olarak öne çıktı. ASELSAN’ın yeni hedefi 30 milyar dolarlık sipariş ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2025 yılında yakalanan güçlü finansal performansın 2026’nın ilk yarısında daha ileri taşındığını belirtti. Yeni sözleşmeler, artan üretim kapasitesi ve teknoloji yatırımlarının şirketin uzun vadeli büyümesini desteklediğini ifade eden Akyol, bakiye siparişlerde gelecek yıldan itibaren 30 milyar dolar seviyelerinin görülebileceğini söyledi. ASELSAN’ın Forbes Global 2000 listesine ilk kez girmesi de şirketin yılın ilk yarısındaki önemli gelişmeleri arasında yer aldı. ASELSAN, açıklamaya göre listeye girmeyi başaran tek Türk savunma sanayisi şirketi oldu. Açıklanan rakamlar, şirketin büyümesinin yalnızca dönemsel satış artışından kaynaklanmadığını; yeni siparişler, üretim kapasitesi, AR-GE harcamaları ve ihracat potansiyeliyle desteklenen daha geniş bir dönüşüm sürecine dayandığını gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları Haber

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları

Bir savunma ihalesinin sonucu, yeni bir platformun ilk uçuşu ya da ihracat sözleşmesi yalnızca sektör haberi değildir. Tedarik zincirinden sermaye piyasalarına, dış politikadan teknoloji yatırımlarına kadar uzanan etkiler yaratabilir. Bu nedenle takip edilmesi gereken savunma yayınları, hızlı bilgi tüketiminin ötesinde; doğrulanmış veri, teknik bağlam ve stratejik okuma sunabilmelidir. Savunma sanayii haberlerinde en sık yapılan hata, ürün lansmanını operasyonel kabiliyetle eş tutmaktır. Bir prototipin sergilenmesi, seri üretime geçildiği anlamına gelmez. İmza atılan bir niyet mektubu da kesinleşmiş ihracat geliri değildir. Profesyonel okur için değerli yayın, bu ayrımları görünür kılan; açıklamanın arkasındaki takvim, bütçe, sertifikasyon, teslimat ve kullanıcı ihtiyaçlarını sorgulayan yayındır. Savunma yayınını değerli kılan nedir? Nitelikli savunma gazeteciliği, güvenlik gündemini heyecan diliyle değil, kanıt zinciriyle ele alır. Haberde kurum açıklaması ile bağımsız değerlendirme ayrışır; teknik özellikler, yalnızca pazarlama metninden alınmaz. Platformun menzili, faydalı yükü veya vuruş hassasiyeti kadar bakım ihtiyacı, entegrasyon kabiliyeti, mühimmat bağımlılığı ve yaşam döngüsü maliyeti de dikkate alınır. Bu yaklaşım özellikle karar vericiler açısından kritiktir. Bir savunma şirketinin sipariş hacmi artabilir; ancak kritik alt sistemlerde dışa bağımlılık, ihracat lisansı riski ya da finansman sınırlaması varsa büyüme beklentisi yeniden değerlendirilmelidir. Yayının niteliği, haberi ilk veren olmasından çok, haberi ne kadar doğru çerçevelediğiyle ölçülür. Savunma alanında iyi bir yayın üç soruya yanıt verir: Ne oldu, neden şimdi oldu ve bunun sonraki etkisi ne olabilir? İlk soru gündemi taşır. İkinci soru siyasi, askeri ve ticari motivasyonu açıklar. Üçüncü soru ise editörler, yatırımcılar, sektör yöneticileri ve kamu paydaşları için asıl karar değerini üretir. Takip edilmesi gereken savunma yayınları nasıl seçilmeli? Tek bir yayın seti, her kurumun ihtiyacını karşılamaz. İhracat fırsatlarını izleyen bir şirket ile savunma politikası çalışan bir araştırmacının öncelikleri farklıdır. Buna karşın sağlıklı bir takip düzeni, dört ayrı kaynağı birlikte okumayı gerektirir: uzman uluslararası haber platformları, düşünce kuruluşları, resmi kurum açıklamaları ve şirketlerin yatırımcı ya da kurumsal duyuruları. Uzman uluslararası yayınlar, büyük programları ve pazar hareketlerini izlemek için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Defense News, Breaking Defense, Defense One, Janes, Naval News ve Shephard gibi yayınlar; kara, deniz, hava, uzay ve savunma teknolojilerindeki gelişmeleri düzenli biçimde ele alır. Her birinin editoryal odağı farklıdır. Bazıları Washington merkezli politika ve bütçe kararlarına yoğunlaşırken, bazıları deniz platformları, havacılık programları veya küresel tedarik projeleri hakkında daha derin teknik dosyalar üretir. Bu kaynaklar okunurken coğrafi ağırlık dikkate alınmalıdır. ABD ve NATO gündeminin küresel savunma haberleri üzerindeki etkisi büyüktür; fakat bu yoğunluk, diğer bölgelerdeki kabiliyet gelişimlerini arka plana itebilir. Orta Doğu, Asya-Pasifik, Afrika ve Latin Amerika pazarlarını değerlendiren kurumlar, yerel kaynaklarla ve bölgesel uzman analizleriyle bu kör noktayı kapatmalıdır. Düşünce kuruluşları ise habere stratejik katman ekler. IISS, SIPRI, RUSI ve CSIS gibi kurumların raporları; savunma harcamaları, kuvvet yapısı, silah transferleri, caydırıcılık, çatışma dinamikleri ve doktrin değişimleri için referans niteliği taşır. Bu raporlar günlük haber akışından daha yavaş üretilir, ancak bir gelişmenin yapısal anlamını kavramada güçlüdür. Yine de raporların metodolojisi, veri tarihi ve kurumun çalışma çerçevesi mutlaka okunmalıdır. Her analiz, yazarının erişebildiği veri ve seçtiği varsayımlar kadar güçlüdür. Türkiye odağında resmi veri ve sektör nabzı Türkiye savunma sanayiini takip edenler için resmi açıklamalar temel kaynaktır. Savunma Sanayii Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlarının duyuruları; program takvimi, teslimat, kabul faaliyeti, iş birliği ve ihracat gündemi açısından birincil veri sağlar. Ancak resmi açıklamanın doğal olarak kurumsal öncelikleri yansıttığı unutulmamalıdır. Bu nedenle aynı gelişme, teknik uzmanların yorumları, sektör şirketlerinin açıklamaları ve bağımsız haberlerle birlikte değerlendirilmelidir. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, ASFAT ve diğer savunma şirketlerinin faaliyet raporları, finansal sunumları ve proje duyuruları; yalnızca yeni ürünleri değil, kapasite artışını, Ar-Ge yönelimini ve uluslararasılaşma hedeflerini de gösterir. Özellikle halka açık şirketlerde ciro, sipariş bakiyesi, ihracat payı ve yatırım harcamaları, başlıkların ötesinde bir görünüm sunar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ticari duyuru ile program başarısını birbirine karıştırmamaktır. Bir ürünün fuarda ilgi görmesi ile sözleşmeye dönüşmesi farklı aşamalardır. Aynı şekilde ihracat duyurusunda miktar, teslimat dönemi, kapsam ve yerelleştirme şartları paylaşılmıyorsa haberin ekonomik etkisi hakkında kesin yargıya varmak erken olabilir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörler arası yayın yapan kaynakların katkısı da bu noktada öne çıkar. Savunma programını enerji, lojistik, yapay zeka, finansman, insan kaynağı ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla ilişkilendiren içerikler; kurumların daha geniş iş ekosistemini görmesine yardımcı olur. Savunma sanayii artık yalnızca ana yüklenicilerden ibaret değildir. Yazılım, elektronik, kompozit malzeme, siber güvenlik, test altyapısı ve nitelikli iş gücü, haberin ekonomik çerçevesini doğrudan belirler. Haber akışında doğrulama disiplini Açık kaynak istihbaratı, uydu görüntüleri, sosyal medya paylaşımları ve saha videoları savunma haberciliğinde önemli hale geldi. Buna rağmen ilk görüntü her zaman ilk gerçek değildir. Görüntünün tarihi, konumu, platformun varyantı ve bağlamı doğrulanmadan yapılan yorumlar, özellikle çatışma dönemlerinde hızla yanlış bilgiye dönüşebilir. Profesyonel takip için basit bir kontrol disiplini yeterlidir: Kaynağın olayla doğrudan ilişkisi var mı, iddia ikinci bir güvenilir kaynakla destekleniyor mu, kullanılan görsel güncel mi ve açıklamada ölçülebilir veri bulunuyor mu? Bu sorular, hem editoryal hata riskini hem de kurumların itibar riskini azaltır. Terminoloji de doğrulamanın parçasıdır. İHA ile silahlı İHA, konsept tasarım ile prototip, test atışı ile envantere giriş, mutabakat zaptı ile tedarik sözleşmesi aynı şey değildir. Savunma yayınlarını düzenli izleyen ekiplerin ortak bir terim sözlüğü oluşturması, haberlerin kurum içinde doğru aktarılmasını kolaylaştırır. Okuma rutini, bilgi yükünü azaltabilir Savunma gündemi yüksek hacimlidir. Gün boyunca tüm kaynakları izlemeye çalışmak, kritik gelişmeyi yakalamayı garanti etmez. Daha verimli yöntem, takip hedefini belirlemektir. İhracat ve şirket gelişmeleri için günlük tarama yapılabilir; bütçe, doktrin ve kuvvet modernizasyonu için haftalık analizler yeterli olabilir. Büyük fuarlar, tatbikatlar, savunma zirveleri ve bütçe dönemleri ise özel izleme gerektirir. Editörler açısından da yayın seçimi yalnızca içerik kalitesi meselesi değildir. Haberin telif durumu, görsel kullanım hakkı, güncelleme hızı ve yeniden yayımlanabilir formatı operasyonel değer taşır. Kurumsal iletişim ekipleri içinse hangi başlıkların piyasa algısını, kamuoyunu veya yatırımcı ilgisini etkilediğini ayırmak gerekir. Her teknik gelişme geniş kitle haberi olmayabilir; fakat stratejik bağımlılığı azaltan bir alt sistem, sektörel açıdan büyük önem taşıyabilir. Savunma yayınlarını izlemek, daha fazla başlık biriktirmek değildir. Doğru kaynakları karşılaştırarak hangi gelişmenin gerçekten kabiliyet, ticaret ve güvenlik dengelerini değiştireceğini ayırt edebilmektir. Bu ayrımı düzenli yapan kurumlar, gündemi yalnızca takip etmez; gündemin kendi sektörleri için ne ifade ettiğini daha erken görür.

Kızılelma Dâhili Mühimmat Yuvasından İlk Atış Testlerini Başarıyla Tamamladı​​ Haber

Kızılelma Dâhili Mühimmat Yuvasından İlk Atış Testlerini Başarıyla Tamamladı​​

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın geliştirme süreci, yeni kabiliyetlerin entegrasyonu ile devam ediyor. Tekirdağ’da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında KIZILELMA, ilk kez dâhili mühimmat yuvasında taşıdığı mühimmatlarla atış gerçekleştirdi. DÂHİLİ MÜHİMMAT YUVASINDAN İLK ATIŞ Baykar tarafından millî ve özgün olarak geliştirilen KIZILELMA’nın S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, ilk olarak 25 Temmuz Cumartesi günü dâhili silah istasyonunda taşıdığı Roketsan üretimi TEBER-82 ile ardından 28 Temmuz Salı günü ise Aselsan üretimi TOLUN mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. Yapılan testler kapsamında Çorlu’dan havalanarak hedef bölgesine ilerleyen KIZILELMA, mühimmatları dâhili yuvasından ateşleyerek belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu. Böylece Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı, düşük radar görünürlüğünü koruyarak stratejik görevlerde hassas taarruz gerçekleştirme kabiliyetini bir üst seviyeye taşıdı. DÜŞÜK RADAR GÖRÜNÜRLÜĞÜ Dâhili mühimmat yuvası sayesinde KIZILELMA, düşük radar görünürlüğü kabiliyetini koruyarak milli mühimmatlarla düşman unsurların derinliklerine sızarak taarruz gerçekleştirebilecek. Mühimmatların gövde içerisinde taşınması sayesinde radar izi azalırken, yüksek sürat ve aerodinamik verimliliğini de koruyan KIZILELMA, hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu bölgelerde daha etkin stratejik görevler icra edebilecek. MİLLİ MÜHİMMATLARIN ENTEGRASYONU HIZ KAZANDI KIZILELMA, daha önce GÖKDOĞAN hava-hava füzesi, TOLUN, TEBER-82 KGK ve LGK-82 mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. JET-230 süpersonik füzesi ile de hedefini başarıyla vuran KIZILELMA’ya milli mühimmatların entegrasyonu hız kazandı. Böylece Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı, farklı hedeflere karşı etkinliğini artırıyor. KIZILELMA’DAN İLK OTONOM YAKIN KOL UÇUŞU 27 Aralık 2025’te gerçekleştirilen testte KIZILELMA’nın üçüncü prototipi PT3 ve beşinci prototipi PT5, Baykar ekibi tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmaları sayesinde birbiriyle eş güdümlü hareket ederek otonom muharebe pilotuyla formasyon uçuşu (Kol uçuşu) icra etmişti. Böylece dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirmiş oldu. HAVACILIK TARİHİNDE BİR İLK: HAVA-HAVA ATIŞI KIZILELMA, 29 Kasım 2025’te gerçekleştirilen testte dünya havacılık tarihine geçmişti. Sinop açıklarında yapılan tarihi testte, ASELSAN imzalı MURAD AESA Radarının işaretlediği hedef uçağı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vuran KIZILELMA, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini imha eden ilk insansız savaş uçağı olmuştu. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına Haber

ASELSAN ve NATO: Yarım Asırlık Ortaklıktan Stratejik Çözüm Ortaklığına

Ankara’da merkezi noktalara yerleştirilen ASELSAN ürünü ROADGUARD, yapay zeka teknolojileri ile desteklenen sensörleri ile hareket halindeki araç içerisinden yüz tanıma özelliği ve aynı platform üzerinden plaka tespiti yapabilme özelliği ile öne çıktı. Elde ettiği verileri yapay zeka desteği ile anlık olarak araç-şahıs eşleştirmesi ile anlamlı veri haline getiren ROADGUARD, bu verileri yine anlık olarak Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) veritabanından sorguladı. İlk Temas: Stinger ile Başlayan Yolculuk ASELSAN'ın NATO serüveni 1990'larda Stinger Projesi ile başladı. Stinger hava savunma füzelerinin elektronik bileşenlerinin üretimiyle başlayan iş birliği, bugün denizaltı haberleşme istasyonlarının modernizasyonundan Dost Düşman Tanıma (IFF) sistemlerine ve hava savunma konsept çalışmalarına uzanan geniş bir alana yayıldı. NATO'nun tedarik ajansları NSPA ve NCIA'in ihalelerinde ASELSAN uzun yıllardır çözüm sağlıyor. Uluslararası savunma standartlarını yöneten NCIA ile imzalanan ilk haberleşme sözleşmesi, milli teknolojilerin küresel rekabet gücünü en üst düzeyde tescilledi. Somut Katkılar: İhale Zaferleri ve Çerçeve Anlaşmalar ASELSAN, IFF ihalesinde dünyanın önde gelen firmasına karşı ipi göğüsledi. Ürünü daha önce tek kaynak olarak sağlayan küresel devi geride bırakan ASELSAN, Portatif IFF Sorgulayıcı IDENTA 4000I çözümü ile ilgili olarak çerçeve anlaşma imzaladı ve birkaç ay içinde bu çözümün NATO ülkelerine teslimatları başlayacak. Bu zafer, İttifak üyelerinin gelecekteki IFF ihtiyaçlarının da ASELSAN'dan karşılanmasının önünü açtı. NATO, hava savunma mimarisini emanet ettiği beş firmadan biri olarak ASELSAN'ı seçti NSPA, Modüler Hava Savunma (GBAD) Konsept Aşaması için aralarında ASELSAN'ın da bulunduğu beş firma ile çerçeve anlaşma imzaladı. Böylece ASELSAN, NATO için tek seferlik tedarikçi değil, uzun vadeli çözüm ortağı konumuna geldi. ASELSAN NATO için Neden Önemli? ASELSAN, küresel savunma devleriyle aynı masada oturuyor. GBAD çalışmasında Airbus, Lockheed Martin UK, Raytheon ve Thales LAS ile birlikte yer alması, Türkiye'nin hava savunma teknolojisinin uluslararası tescili anlamına geliyor. 410 milyon dolarlık Polonya sözleşmesi, artan etkinin son örneği Polonya ve Romanya'da şirketleri bulunan ASELSAN, son yıllarda elektronik harp, radar ve haberleşme alanlarında yüksek tutarlı ihracat sözleşmeleri imzaladı; yakın zamanda bir NATO ajansıyla da haberleşme sistemleri sözleşmesi yapıldı. ASELSAN sistemleri birlikte çalışabilirliğini NATO tatbikatlarında kanıtladı. NATO CWIX 2025'e Hava Komuta Kontrol sistemleriyle katılan ASELSAN, müttefik sistemlerle uyumluluk testlerini başarıyla tamamladı; KOCATEPE 100 ürünü FMN Spiral 4 uyumluluğunu geçti. Bugünkü İlişkiler: Tedarikin Ötesinde ASELSAN bünyesinde NATO'ya özel birimler bulunuyor. İttifak ile ilişkilerini kurumsallaştıran ASELSAN'ın NATO nezdinde demoları, faaliyetleri ve sözleşmeleri geniş bir alanda devam ediyor. Son 3 yılda 50'yi aşkın NATO çalışma grubunda görev alındı. Standardizasyondan yeni tehditlere karşı önlemlere kadar birçok alanda İttifak'a değer katan ASELSAN; CWIX'in yanı sıra REPMUS gibi deniz tatbikatlarına da katılarak NATO'yu çok boyutlu harp sahasında destekliyor. Gelecek: Rutte'nin Ziyareti ve ÇELİKKUBBE NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: "ASELSAN, Türkiye'nin savunma sanayii devrimine öncülük ediyor." Rutte'nin ASELSAN ziyaretinin ardından yaptığı bu değerlendirme, ilişkilerin gelecekte daha parlak bir seviyeye taşınacağının işareti olarak okunuyor. İş birliğinin haberleşme, komuta kontrol ve anti-drone alanlarında büyümesi bekleniyor. NATO tedarik makamlarının pazar araştırmalarına ASELSAN'ın verdiği cevaplar doğrultusunda iş birliği hacminin artması; daha ileri vadede ÇELİKKUBBE bileşenleri ve İHA faydalı yüklerinde derinleşmesi öngörülüyor. Tamamen milli imkanlarla geliştirilen teknolojiler, ASELSAN'ın en güçlü kartları. Radar, elektronik harp, haberleşme, IFF ve ÇELİKKUBBE bileşenleri hem NATO'nun bölgesel caydırıcılık hedeflerine güç katıyor hem de Türkiye'nin İttifak'a sunduğu askeri ve politik katkıyı büyütüyor. Finansal Anlamda Rekorlar Kırılıyor ASELSAN, finansal sonuçlarıyla cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırıyor. ASELSAN, aselsaneXt programının başladığı 2024’ten itibaren çok güçlü finansal performansa imza attı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılında imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri rekor kırdı. ASELSAN, Borsa İstanbul’da piyasa değeri 2 trilyon lirayı aşan ilk şirket oldu. İhracat odaklı büyüme stratejisini benimseyen ASELSAN, bu süreçte uluslararası rakiplerinden pozitif ayrışarak yatırımcıya güven sundu. ASELSAN, Ar-Ge faaliyetlerinde Türkiye lideri konumunda bulunuyor. İnovatif bakış açısıyla ileri teknolojilere yön veren ASELSAN’ın Ar-Ge alanında yakaladığı başarıda oyun değiştirici teknolojilerin payı bulunuyor. ASELSAN’ın bu performansı sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesi olduğunu gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’nın Köklü Mirası Festivalin İlk Gününde Öne Çıktı Haber

Bursa’nın Köklü Mirası Festivalin İlk Gününde Öne Çıktı

KARAGÖZ GELENEĞİ KONUŞULDU Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Karagöz” programında, Bursa’nın simgelerinden biri olan Karagöz-Hacivat geleneği ele alındı. Yaşayan İnsan Hazinesi Recep Şinasi Çelikkol’un katıldığı söyleşide Karagöz gölge oyununun geçmişi, tasvirlerin hazırlanma süreci ve ustalık geleneğinin nasıl yaşatıldığı anlatıldı. Katılımcılar, bu köklü mirası yakından tanıma fırsatı buldu. GELENEKSEL SANATLAR ATÖLYELERDE YAŞATILDI Festival kapsamında düzenlenen Ebru Atölyesi’nde katılımcılar, suyun üzerinde oluşturdukları desenleri kâğıda aktararak ebru sanatını deneyimledi. Kağıt Yapımı Atölyesi’nde ise geleneksel yöntemlerle kağıdın nasıl üretildiği uygulamalı olarak anlatıldı. Katılımcılar, el emeğine dayanan bu zanaatin inceliklerini öğrenme fırsatı yakaladı. BURSA FOTOMARATON İLE KARELENDİ Festival kapsamında düzenlenen FotoMaraton Bursa ve FotoMaraton Çocuk etkinliklerinde fotoğraf tutkunları Bursa’nın tarihi ve kültürel noktalarını objektiflerine yansıttı. Ulu Cami Meydanı’nda başlayan etkinlikte hem yetişkinler hem de çocuklar gün boyunca şehrin farklı köşelerini fotoğraflayarak Bursa’yı kendi bakış açılarıyla kayıt altına aldı. ÇOCUKLAR HEM ÜRETTİ HEM KEŞFETTİ Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen Ebru Atölyesi’nde çocuklar renkleri su üzerinde şekillendirerek kendi çalışmalarını hazırladı ve geleneksel sanatlarla tanıştı. Hüdavendigar Kent Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen ASELSAN Çocuk Şenliği ise bilim ve teknoloji dolu etkinliklere ev sahipliği yaptı. Çocuklar interaktif uygulamalar, bilim gösterileri ve artırılmış gerçeklik deneyimleriyle eğlenirken öğrenme fırsatı buldu. Mucitler Müzesi Sergi Alanı’nda ise insanlık tarihine yön veren önemli icatlar ve mucitler tanıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.