Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aşılama

Kapsül Haber Ajansı - Aşılama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aşılama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de Bakılabilecek En Verimli Koyun Irkları: En Karlı 7 Tür ve Uzman Analizi Haber

Türkiye'de Bakılabilecek En Verimli Koyun Irkları: En Karlı 7 Tür ve Uzman Analizi

Türkiye'de bakılabilecek en verimli koyun ırkları, küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilerin en çok araştırdığı konular arasında yer alıyor. Artan et ve süt talebi, doğru koyun ırkını seçmenin önemini artırırken, verimli üretim için bilinçli tercihler yapılması gerekiyor. Türkiye’de Koyun Yetiştiriciliğinin Önemi Koyun yetiştiriciliği, Türkiye’nin geniş meraları sayesinde oldukça yaygın bir hayvancılık faaliyetidir. Düşük maliyetle başlanabilmesi ve farklı ürünler (et, süt, yapağı) sunması nedeniyle oldukça avantajlıdır. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan üreticiler için koyun yetiştiriciliği önemli bir gelir kaynağıdır. Doğru ırk seçimiyle hem verim artar hem de sürdürülebilir kazanç elde edilir. Verimli Koyun Irkı Ne Demektir? Verimli koyun ırkı; yüksek et randımanı, süt verimi, hızlı büyüme ve hastalıklara karşı dayanıklılık gibi özellikleri bir arada barındıran türleri ifade eder. Et Verimi Kas gelişimi yüksek olan koyunlar, daha fazla et üretimi sağlar ve pazarda daha yüksek değer görür. Süt Verimi Bazı koyun ırkları süt üretimi açısından öne çıkar ve peynir üretiminde tercih edilir. Uyum ve Dayanıklılık Türkiye’nin farklı iklim şartlarına uyum sağlayabilen koyunlar, yetiştiriciler için daha avantajlıdır. Türkiye'de Bakılabilecek En Verimli Koyun Irkları 1. Akkaraman Türkiye’nin en yaygın koyun ırklarından biridir. Zorlu iklim koşullarına dayanıklıdır ve et verimi açısından tercih edilir. 2. Merinos Yüksek kaliteli yapağı üretimi ile bilinir. Aynı zamanda et verimi de oldukça iyidir ve ticari üretimde sıkça kullanılır. 3. Kıvırcık Et kalitesi yüksek olan bu ırk, özellikle Marmara Bölgesi’nde yaygındır. Lezzetli eti sayesinde pazarda talep görür. 4. İvesi (Awassi) Süt verimi yüksek olan koyun ırklarından biridir. Peynir üretimi için ideal bir seçenektir. 5. Sakız Koyunu Yüksek doğurganlık oranı ile bilinir. Süt verimi de oldukça iyidir ve hızlı çoğalma avantajı sağlar. 6. Romanov Çoklu doğum özelliği ile dikkat çeker. Kısa sürede sürü büyütmek isteyenler için idealdir. 7. Karayaka Hem et hem yapağı verimi olan dayanıklı bir yerli koyun ırkıdır. Koyun Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler İklim uyumu: Bölgeye uygun ırk seçilmelidir. Beslenme ihtiyacı: Düşük maliyetli bakım avantaj sağlar. Verim amacı: Et, süt veya yapağı üretimi hedeflenmelidir. Hastalık direnci: Sağlam ırklar uzun vadede daha karlıdır. Verimi Artırma Yöntemleri Koyunların verimini artırmak için dengeli beslenme, temiz su ve düzenli bakım şarttır. Ayrıca sürü yönetimi doğru yapılmalı ve hayvanların stres yaşamaması sağlanmalıdır. Barınakların kuru ve temiz olması hastalık riskini azaltır. Düzenli aşılama programı da verimi doğrudan etkiler. Koyun Yetiştiriciliğinde Karlılık Koyun yetiştiriciliği; et, süt ve yapağı satışından gelir elde edilmesini sağlar. Doğru ırk seçimi ve iyi bakım ile oldukça karlı bir iş modeline dönüşebilir. Türkiye’de Küçükbaş Hayvancılık Destekleri Devlet, küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla çeşitli hibe ve teşvikler sunmaktadır. Bu destekler üreticilerin maliyetlerini azaltır. Daha fazla bilgi için Tarım ve Orman Bakanlığı resmi sitesi ziyaret edilebilir. Sıkça Sorulan Sorular En karlı koyun ırkı hangisidir? Merinos ve İvesi, hem et hem süt verimi açısından en karlı koyun ırkları arasında yer alır. En çok yavru veren koyun hangisidir? Romanov koyunu, çoklu doğum özelliği ile öne çıkar. Koyun yetiştiriciliği karlı mı? Doğru planlama ve bakım ile koyun yetiştiriciliği oldukça karlı olabilir. Koyunlar ne ile beslenir? Genellikle ot, saman, yem ve mineral takviyeleri ile beslenirler. Koyun yetiştiriciliği için ne kadar alan gerekir? Sürü büyüklüğüne bağlı olarak geniş meralar tercih edilmelidir. Hangi koyun süt için daha uygundur? İvesi ve Sakız koyunu süt verimi açısından oldukça uygundur. Sonuç Türkiye'de bakılabilecek en verimli koyun ırkları arasında Akkaraman, Merinos, Kıvırcık, İvesi, Sakız, Romanov ve Karayaka öne çıkmaktadır. Yetiştiriciler, üretim amacına ve bölge koşullarına göre doğru ırkı seçerek daha yüksek verim ve kazanç elde edebilir.

Pediatri Kongresi'nden Acil Çağrı Haber

Pediatri Kongresi'nden Acil Çağrı

Eğitim kurumlarında çocuklar tarafından gerçekleştirilen kanlı saldırılar, bu yıl 61.si düzenlenen Türk Pediatri Kongresine damgasını vurdu. Türk Pediatri Kurumu tarafından "Umudun adı: Çocuk" çağrısı ile düzenlenen kongreye katılan uzmanlar, şiddetten uzak bir dünya için okulların daha güvenli hale getirilmesini talep etti. Pediatri uzmanı bilim insanları "Ekranlardan boca edilen şiddet" için RTÜK'ü ve sosyal medyaya erişim kısıtlaması getirilmesi için yasa koyucuları ve çocuklarını kurtarıcı gibi gördükleri dijital ortamlara yönlendirmemesi için başta anneler olmak üzere aile bireylerini göreve çağırdılar. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ'ın ev sahipliğinde gerçekleşen kongreye, yaklaşık 2200 pediatri doktoru katılım gösterdi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, artan anemi, obezite ve yetersiz beslenme olguları, hekime danışılmadan kullanılan bilinçsiz takviyelerin yol açabileceği sorunlar ve özel durumlarda aşılama konularının tartışılacağı 61. Türk Pediatri Kongresi, Kahramanmaraş ve Siverek'te yaşanan acı saldırı haberlerinin gölgesinde başladı. Kongrenin başlaması nedeniyle Antalya'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, yaşanan olayların yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kırılmaya işaret ettiğini belirterek, "Bu saldırılar masum çocukları hayattan koparmanın ötesinde, toplumun geleceğine zarar veriyor. Şiddetin kökenini bilimsel olarak analiz etmek zorundayız" dedi. Çocuklar elde silahla değil kitapla dolaşmalı "Hepimizin acısı ortak, yüreğimiz yandı" diyen Prof. Dr. Kasapçopur konuyla ilgili değerlendirmesini şu sözlerle özetledi: "Gerçekten denetimsiz ortaya çıkan silahlanmanın durdurulmasını istiyoruz. Çocuklar elde silahla değil kitapla, sanatla dolaşmalılar. Bu tip mafyatik olayların özendirilmesi şiddeti körüklüyor. Burada RTÜK'ü göreve davet ediyoruz. Mafyanın kutsandığı dizilerin gözden geçirilmesi, bunların yaşamın dışına çıkarılması gerekiyor. Sadece fiziksel değil sözel şiddetten mutlaka kaçınarak yaşam sürdürmek istiyoruz. Dijitalleşen dünyada özellikle dijital oyunların çocuklara sadece şiddet aşıladığını görmekteyiz. Onlar can aldıkça oyun kazanıyorlar, bu tip oyunlarla ilgili sorunlar aslında evrensel. Bundan korunulması gerekiyor. Türk Pediatri Kurumu olarak iyi bir geleceğin kurulabilmesi için siber zorbalığın mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çocuklara karşı işlenen suçların hiçbir affı olmamalı, gerçek cezalarla birlikte caydırıcılık artırılmalı. Yoksa hepimizi daha kötü senaryolar bekliyor." Çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr Burak Doğangün de bir soruya verdiği yanıtta şiddet içerikli dijital oyunların çocukları gerçeklikten uzaklaştırarak tehlikeli davranışlara yönlendirebildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Doğangün "İçimiz acıyor, hepimiz şoktayız. Yetişkinler olarak çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde değer yargılarımız sarsılıyor" dedi. Bu tür katliamların Avrupa'da ilk olarak 2000'li yılların başında görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Doğangün, saldırganın evinde yapılan aramada insanları öldürerek oynanan bir oyun oynadığının tespit edildiğini belirtti. Prof. Dr. Doğangün sözlerini şöyle sürdürdü: "Hepimiz suçluyuz hepimiz risk altındayız" "Oyunlar aslında onarıcı ve geliştiricidir ama hayal gücünü geliştiren oyunlar. Bahsi geçenler ise game. Game'de kişi oyuncu olduğunu sanıyor ama asıl oyuncu oyunu programlayanlar. Toplumsal anlamda değerlerin erimesi gibi bir durumla karşı karşıyayız. Çocuklar sorunlarla nasıl başa çıkacağını çevresinden öğrenir. Değerlerin eridiği bir toplumda/dönemde çocuklar yaşamanın ve yaşatmanın manasının olmadığını düşünüyor. Bu game'lerde eylemin sonunda öleceklerini biliyorlar, bu bir intihar saldırısı. Ölüme giderken öldürerek gitme davranışını benimsiyorlar. Bu konunda uzun vadede yapılacaklar var. Hepimiz suçluyuz ve hepimiz risk altındayız. Kimse bu benim çocuğum için geçerli değil demesin, böyle düşünmek tamamen inkardır." Prof. Dr. Haluk Çokuğraş da sorunun şiddetin artık olağanlaşması ile ilgili olduğuna dikkat çekti. "Biz de çocukken kovboyculuk oynardık ama kimse böyle bir süreci yaşamamıştı. Şimdi farklı olan ekranlarda şiddet üzerimize adeta boca oldu. Dünya başka bir yere evrildi. Çocukların sürekli öldürüldüğü bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar da görüyorlar. Maalesef bu topraklar şiddetin her zaman var olduğu topraklardı. Ama günümüzde hakikaten şiddeti yaşıyoruz. Ekranlarda şiddet sahneleri azaltılmalı, oyunlar kısıtlanmalı, sosyal medyaya erişimi kısıtlayan düzenleme hayata geçirilmeli." Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş da şiddeti kadınların durduracağını söyledi. Prof. Dr. Çokuğraş "Annelerin çocuklarla ilişkilerini gözden geçirmesi gerek. Çocuklar vakit geçirsin diye kurtarıcı olarak ellerinde telefon-tablet verilmemeli. Anneler her an her gün kendi çocuğunun da başına gelebileceğini fark ederek yaşarsa bu durumdan kurtulabiliriz. İşi kadınların-annelerin eğitimi ile çözebiliriz" önerisinde bulundu. Prof. Dr. Burak Doğangün evlerde deterjan alımına bile çocukların karar verdiğine dikkati çekerek "Her sınır özgürlüğü kısıtlamak anlamına gelmez. Anne babanın koruyucu rolü vardır. Çocuklar gelişirken bu sınırlara ihtiyaç duyar. Play-yani hayal gücünü geliştirecek oyunlara zaman bulması önemli faktör. Ama insan öldürmeye yönelten game'e maruz kalması farklı bir şey." uyarısında bulundu. Kongreye katılan Prof. Dr. Kenat Barut da çocuk sağlığı uzmanlığına ilginin azaldığını belirttiği konuşmasında "Bu ilgiyi yeniden canlandırmanın yolunu bulmalıyız çünkü biz aynı zamanda aileyi eğitiyoruz. Dijital yaşamın zararlarını önlemeye yönelik olarak 15 yaş altına sosyal medya kısıtlaması gelecek ama kısıtlama önce aileden başlar, eğitimi veren ailedir" dedi. "Vitamin zehirlenmeleri görüyoruz" Çocuk metabolizma hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise çocuklarda beslenmeden kaynaklanan sorunlara ilişkin bir soruya verdiği yanıtta vitamin ve gıda takviyelerinin bilinçsizce kullanımına dikkat çekti. Prof. Dr. Kıykım: "Vitamin ve gıda takviyesini özendiren yorumlar var, kullanımı çok artı. Biz vitamin zehirlenmeleri görüyoruz. Özellikle ABD'de ilaca bağlı karaciğer yetersizliklerinde 10 kata varan artış var. Temel sebebi gıda takviyelerinin bilinçsiz kullanımı. Ayrıca merdiven altı ürünler var, üretimi hiçbir denetimden geçmemiş, sadece etiketlenerek piyasaya sürülen bu tür ürünler ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor" diye konuştu. Solo Event tarafından Antalya'da organize edilen kongrede pediatri alanındaki güncel gelişmeler ile yeni tedavi yaklaşımları tartışılacak. Geleceğin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik konunun bilimsel oturumlarla gündeme taşınacağı kongre, 21 Nisan tarihine kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanlar Açıkladı: Şap Hastalıklı Hayvanın Yoğurdu Nasıl Anlaşılır? Tüketici Ne Yapmalı? Haber

Uzmanlar Açıkladı: Şap Hastalıklı Hayvanın Yoğurdu Nasıl Anlaşılır? Tüketici Ne Yapmalı?

Son dönemde hayvancılık sektörünün gündemini meşgul eden Şap Hastalığı (Şap), tüketicilerin süt ve süt ürünleri, özellikle de yoğurt ve peynir gibi temel gıdaların güvenilirliği konusunda endişelenmesine neden oluyor. Peki, şap hastalığı taşıyan bir hayvandan üretilmiş yoğurt, görünüş veya tat olarak anlaşılabilir mi? Şap Hastalığı Nedir ve İnsan Sağlığına Etkisi Öncelikle en önemli bilgi: Şap Hastalığı, büyükbaş ve küçükbaş hayvanları etkileyen viral bir enfeksiyon olmasına rağmen, insanlara bulaşma riski (zoonoz riski) çok düşüktür ve bu hastalıktan dolayı ciddi bir salgın riski beklenmemektedir. Uzmanlar, şap hastalığı olan hayvandan elde edilen sütün veya yoğurdun tadında, kokusunda veya görünümünde belirgin, ayırt edici bir değişiklik olmayacağını belirtiyor. Bu nedenle, yoğurdun durumunu sadece duyusal analizle anlamak neredeyse imkansızdır. Şap Hastalığı Yoğurtta Nasıl Etkisiz Hale Gelir? Gıda Güvenliği otoriteleri, süt ürünleri tüketicilerini rahatlatan kritik bir noktaya dikkat çekiyor: Pastörizasyon ve Kaynatma: Şap virüsü, ısıya karşı dayanıksızdır. Süt, 70°C ve üzeri sıcaklıklara ulaştığında (pastörizasyon veya kaynatma işlemi sırasında) virüs büyük ölçüde yok olur. Fermentasyon: Yoğurt, sütün fermentasyonu (mayalanması) ile üretilir. Bu süreçte oluşan düşük pH (asitlik) seviyesi de virüsün canlılığını sürdürmesini engeller. Sanayi Üretimi: Market raflarındaki endüstriyel olarak üretilmiş (pastörize) yoğurtlar ve sütler, uygulanan ısıl işlemler sayesinde güvenle tüketilebilir. Risk, genellikle pastörize edilmemiş çiğ süt ve bu sütten evde yapılan ürünlerde daha yüksektir. Tüketici Olarak Nelere Dikkat Etmelisiniz? Şap tehdidine karşı tüketicilerin yapması gerekenler, hijyen ve kaynağı doğrulama konularına odaklanmalıdır: Lisanslı Ürünleri Tercih Edin: Her zaman Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlenen, lisanslı ve kayıtlı işletmelerin pastörize ürünlerini tercih edin. Çiğ Süt Riskini Yönetin: Çiğ süt alıyorsanız, kaynağının güvenilir olduğundan emin olun ve kullanmadan önce mutlaka iyice kaynatın. Ambalajı Kontrol Edin: Ürünün son kullanma tarihini ve ambalaj bütünlüğünü kontrol edin. Unutulmamalıdır ki, yetkililer şap hastalığının yayılmasını engellemek için karantina ve aşılama çalışmaları yürütmektedir. Tüketicinin yapması gereken en iyi şey, panik yerine bilinçli tercihler yapmaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.