Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Asya

Kapsül Haber Ajansı - Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şirketlerin Zamanında Ödeme Performansında 2025 Yılında Sınırlı İyileşme   Haber

Şirketlerin Zamanında Ödeme Performansında 2025 Yılında Sınırlı İyileşme  

Önceki yıllarda olduğu gibi en yüksek ödeme performansına mikro ve küçük ölçekli şirketlerin sahip olduğunun ortaya konduğu rapora göre, tüm ülkeler arasında en iyi ödeme performansına yüzde 94,9 ile Danimarka sahip olurken, en kötü performansı yüzde 19,2 ile Bulgaristan gösterdi. Türkiye’de şirketlerin zamanında ödeme oranı ise 46,4’e yükseldi. Şirketlerin “Kredi Yaşam Döngüsü”nün her aşamasına yönelik gelişmiş, bütünleşik ve katma değerli çözümler sunan CRIF ile dünyanın en büyük ticaret alacak verisi platformu Dun & Bradstreet iş birliği ile hazırlanan “Global Payment Study 2026” raporu yayımlandı. Rapor, artan jeopolitik riskler ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizliklere rağmen 2025 yılında şirketlerin ödeme disiplininde küresel ölçekte sınırlı bir iyileşme yaşandığına işaret ediyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 39 ülkeyi kapsayan rapora göre, dünya genelinde şirketlerin zamanında ödeme ortalaması 2025 yılında, bir önceki yıla göre 1,5 puanlık artışla yüzde 54’e yükseldi. “Global Payment Study 2026” rapor, dünya genelinde şirket ölçeklerine göre ödeme performansında belirgin farklılıklar yaşandığına işaret ediyor. Rapora, tüm ülkelerde en yüksek ödeme performansına önceki yıllarda olduğu gibi mikro ve küçük ölçekli şirketlerin sahip olduğunu ortaya koydu. Mikro ve küçük ölçekli şirketlerde daha yüksek seyreden zamanında ödeme disiplini, şirket ölçeği büyüdükçe zayıflıyor. “Global Payment Study 2026” raporuna göre, 2025 yılında 39 ülkeden 22’sinin zamanında ödeme performansı yüzde 50’nin üzerine çıkarken, 17 ülkede bu oran yüzde 50’nin altında kaldı. Danimarka ödeme disiplininde zirveyi bırakmadı Dun & Bradstreeet’in dünya genelinde 600 milyondan fazla şirketi kapsayan Trade programı ve CRIF işbirliği ile hazırlanan raporda, ülkeler bazında 2025 dönemine ait ödeme davranışları analiz edilerek değişim trendleri değerlendirildi. Global Payment Study 2026 raporuna göre, yüzde 94,9 zamanında ödeme oranı ile Danimarka, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 39 ülke arasında en iyi ödeme performansına sahip ülke oldu. Söz konusu ülkeler arasında zamanında ödeme konusunda en kötü performansı ise yüzde 19,2 ödeme oranıyla Bulgaristan gösterdi. “Global Payment Study 2026” raporu kapsamında Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı 25 Avrupa ülkesinin ödeme performansı incelendi. Kuzey Avrupa ülkeleri yüzde 65,2 zamanında ödeme performansıyla dünya ortalamasının üzerinde yer alırken, Güney Avrupa ülkeleri ise yüzde 42,8 oranıyla ortalamanın belirgin şekilde altında kaldı. Rapora göre, Avrupa’da 2025 yılında en iyi ödeme performansına sahip olan Danimarka’yı yüzde 86,6 ile Polonya takip etti. Ukrayna ile savaşın etkilerine rağmen Rusya, yüzde 80,9 ile zamanında ödemede 39 ülke arasında en iyi performans gösteren dördüncü ülke oldu. 25 Avrupa ülkesi arasında zamanında ödemede yüzde 20,2 ile Portekiz en kötü performans gösteren ikinci ülke olurken, onu yüzde 34,1 ile Yunanistan izledi. Türkiye’de zamanında ödemeler 4,5 puan arttı Enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikalarının sürdürüldüğü Türkiye’de şirketlerin zamanında ödeme performansı 2025 yılında bir önceki yıla göre 4,5 puan artarak yüzde 46,4’e yükseldi. Bu artışla Türkiye zamanında ödeme konusunda içerisinde yer aldığı Güney Avrupa ülkeleri ortalamasını üzerinde bir performans sergilerken, dünya ortalamasının altında kaldı. Asya’nın zamanında ödeme lideri Tayland oldu Asya Bölgesi’nde analizi yapılan dokuz ülke içerisinde 2025 yılında en yüksek zamanında ödeme oranına sahip ülke yüzde 74,8 ile Tayland oldu. Geçen yıl zamanında ödeme performansını bir önceki yıla göre 20,4 puan artıran Tayland’ı yüzde 72,4 ile Tayvan ve yüzde 61,2 ile Filipinler takip etti. Asya ülkeleri arasında 2024 yılında zamanında ödemede zirvede olan Filipinler, 2025 yılında 20 puanın üzerinde gerileme ile zamanında ödeme performansında en fazla kayıp yaşayan ülke oldu. Rapor, Hindistan, Filipinler ve Çin’de ödemelerdeki gecikmelerin birçok sektörde yapısal bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor. ABD dünya ortalamasının üzerinde Kuzey Amerika’da değerlendirmeye Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika katıldı. Analiz edilen üç ülke arasında Amerika Birleşik Devletleri yüzde 60,3 oranında zamanında ödeme oranı ile dünya ortalamasının üzerinde performans gösteren tek ülke oldu. Kanada yüzde 42,3 ve Meksika yüzde 32,1 düşük seviyelerde kaldı. ABD pazarında makroekonomik baskılara rağmen ödeme direncinin korunduğunu ortaya koyan veriler, 2023-2025 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde, özellikle Meksika’da ödemeler konusunda yapısal bir bozulmaya işaret ediyor. İki ülkenin analize dahil edildiği Okyanusya Bölgesi’nde 2025 yılı itibarıyla Yeni Zelanda yüzde 83,1, Avustralya ise yüzde 68,9 zamanında ödemede yüzde 54 olan dünya ortalamasının üzerinde performans gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı Haber

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı

DHL Express, Taipei ve Leipzig'i birbirine bağlayan yeni bir uçuş başlatarak hava ağını güçlendirdi. Boeing 777 kargo uçağıyla sunulan hizmet, haftalık yaklaşık 200 tonluk kapasiteyle önceki hizmetin iki katına çıktı. Asya ile Avrupa arasında artan gönderi talebini karşılamak üzere hem taşıma kapasitesi artırıldı hem de transit süreleri iyileştirildi. DHL Express ve Lufthansa Cargo'nun ortak girişimi AeroLogic tarafından işletilen bu rota, Leipzig ve Taipei arasında haftada iki kez gerçekleştiriliyor. DHL Express Tayvan CEO’su Samuel Lee, "Yeni rotanın hayata geçirilmesi yalnızca Tayvan ile Avrupa arasındaki bağlantıyı güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda genel operasyonel verimliliğimizi ve kapasitemizi de artırıyor. Kargo uçaklarına ve özel uçuş rotalarına yaptığımız sürekli yatırımlar, Tayvan'ın büyümesine ve küresel ticaretteki konumuna olan güçlü güvenimizi yansıtıyor. Devam eden ağ optimizasyonlarımız sayesinde, müşterilerimizin uluslararası pazarlara daha büyük bir esneklikle açılmalarına olanak tanıyoruz” dedi. Yeni rota, Güney Tayvan'a yönelik ithalat operasyonlarını da optimize ediyor. Güney Tayvan'dan gelen gönderiler daha verimli bir şekilde işlenip sevk edilebiliyor; bu da toplam transit süresini yaklaşık yarım gün azaltarak hizmet hızını ve güvenilirliğini artırıyor. IATA'nın son istatistikleri, Tayvan'ın geçen yıl hava kargo hacminde küresel olarak dokuzuncu sırada yer aldığını gösteriyor. Yapay zekâ (AI) ve yarı iletkenler gibi temel sektörlerdeki ihracatı dünyaya öncülük ederken, yalnızca Taoyuan Uluslararası Havalimanı 2025 yılında toplam 2,5 milyon ton kargo hacmine ulaştı. 2026 DHL Küresel Bağlantılılık Raporu'na göre, yapay zekâ çipleri, sunucular ve diğer yüksek teknoloji ürünlerine yönelik artan talebin etkisiyle Tayvan'ın küresel ticaretteki konumu önemli ölçüde güçlendi ve sıralaması 36'dan 32'ye yükseldi. Şu anda Avrupa'ya yapılan sevkiyatların %60'ından fazlası yüksek teknoloji sektöründen kaynaklanıyor. Yeni uçuşun bu büyüyen talebi daha da desteklemesi bekleniyor. DHL Express; hızlı, güvenilir ve yüksek kaliteli sınır ötesi teslimat çözümleri sunmak için yatırımlarına devam ediyor. Dünyanın en büyük çift motorlu uçağı olan Boeing 777 kargo uçağı, tüm çift motorlu kargo uçakları arasında en yüksek taşıma kapasitesine ve menzile sahip. Boeing 747 ile karşılaştırıldığında karbon emisyonlarını %18'e kadar azaltarak DHL'in sürdürülebilir, düşük karbonlu lojistik taahhüdünü de destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kızılay Yurt İçinde ve 30 Ülkede 199 Bin 846 Hisse Kurban Kesimi Gerçekleştirdi Haber

Türk Kızılay Yurt İçinde ve 30 Ülkede 199 Bin 846 Hisse Kurban Kesimi Gerçekleştirdi

Kurban Bayramı’nın ilk gününden itibaren kurban kesimlerine başlayan Kızılay, bir önceki yıla göre yüzde 18’i aşan bir artışla toplam 199 bin 846 hisse kurban kesimi gerçekleştirdi. Türk Kızılay’ın 20 yıldır başarıyla uyguladığı vekâletle kurban kesim kampanyasına bu yıl da hayırseverler yoğun ilgi gösterdi. “Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye” sloganıyla yürüttüğü kampanyayla hayırseverlerin kurban vekâletlerini alan Kızılay; yurt içinde 11 bin 809, Gazze için 22 bin 757 ve yurt dışında 165 bin 280 hisse olmak üzere toplam 199 bin 846 hisse kurban kesimi gerçekleştirdi. Böylece geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 168 bin 584 hisselik kurban kesimini yüzde 18’in üzerinde artırmış oldu. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bir bayramı daha, bağışçılarımızın emanetlerini layığıyla yerine getirmenin huzurunu ve gururunu yaşıyoruz. Hayırseverlerimizin güveni sayesinde kurban bereketini Türkiye’den Gazze’ye, Afrika’dan Asya’ya kadar milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına taşıyoruz. Bu iyilik hareketine katkı sunan tüm hayırseverlerimize teşekkür ediyor, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun yıl boyu sürmesini diliyorum” dedi. Yurt içinde kesilen kurbanlar yıl boyu sofralara ulaşacak Kızılay, yurt içinde gerçekleştirdiği kurban kesimlerinden elde edilen etleri uzun ömürlü kavurma konservesi hâline getiriyor. Hazırlanan konserveler yıl boyunca ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılırken, kurban etlerinin bir bölümü de ülke genelindeki Kızılay aşevlerinde sıcak yemek olarak değerlendirilecek. Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesildi Kızılay, Gazze’deki ihtiyaç sahipleri için bu yıl da uzun ömürlü kavurma konservesi modelini uyguladı. Yurt içinde Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesimi gerçekleştiren Kızılay, hazırlanan yaklaşık 391 bin kavurma konservesiyle, yardım geçişine izin verildiği anda bölgede yaklaşık 1 milyon ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor. Yurt dışında yaklaşık 4 milyon 132 bin ihtiyaç sahibine taze et olarak ulaştırıldı Kurban kampanyası kapsamında Kızılay ekipleri; Balkanlar’da Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova ve Kuzey Makedonya; Ortadoğu’da Irak, Suriye ve Yemen; Asya’da Afganistan, Bangladeş, Kırgızistan ve Pakistan; Afrika’da Benin, Burkina Faso, Burundi, Çad, Fildişi Sahilleri, Gine, Kamerun, Kenya, Malawi, Mozambik, Nijer, Nijerya, Senegal, Somali, Sudan, Tanzanya, Togo ve Uganda ve ayrıca KKTC olmak üzere üç kıtada toplam 30 ülkede 165 bin 280 hisse kurban kesimi gerçekleştirdi. Yurt dışındaki kesimlerden elde edilen kurban etleri, soğuk zincir korunarak taze et olarak dağıtıldı ve yaklaşık 4 milyon 132 bin ihtiyaç sahibine ulaştırıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koch Lojistik’in Renault Trucks Tercihi, Yeni Yatırımla Sürüyor Haber

Koch Lojistik’in Renault Trucks Tercihi, Yeni Yatırımla Sürüyor

Ordu’nun Fatsa ilçesinden doğarak bugün Avrupa başta olmak üzere yurt içinden Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Koch Lojistik, 2024 yılında filosuna kattığı Renault Trucks çekicilerden duyduğu memnuniyet doğrultusunda yatırımını büyüttü. Yıllık ortalama 7.000 taşıma operasyonu gerçekleştiren Koch Lojistik, yeni 10 adet ADR’li Renault Trucks T 480 çekici ile 2026 yılı hedeflerine doğru ilerliyor. Yeni araçlar Koçaslanlar Otomotiv Orhanlı Plaza’da Koch Lojistik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ayşe Kalafatoğlu ve Merve Şenel’e teslim edilirken Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Kocaeli Şube Direktörü Ahmet Güler teslimatta bulundular. Koch Lojistik, uluslararası taşımacılıkta ithalat, ihracat ve transit operasyonlarıyla Avrupa’nın neredeyse tamamına hizmet sunuyor. Türkiye'den Avrupa ülkelerine, dönüşlerde de ithalat olarak Türkiye'ye veya Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan güzergahlarına Avrupa'dan direkt transit taşıma operasyonları gerçekleştiriliyor. Gıda tankerleriyle likit taşımacılık dahil olmak üzere başta gıda, yedek parça, mobilya, ilaç gibi geniş bir sektör yelpazesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Fatsa merkezli şirket, bölgesel gücünü uluslararası operasyon ağıyla birleştirerek hem istihdama hem de sektöre katkı sağlıyor. Fatsa’dan global markaya dönüşüm: Kochex Teslimat töreninde açıklamada bulunan Koch Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşe Kalafatoğlu, şirketin dönüşüm sürecine dikkat çekerek; “40 yılı aşkın süredir yürüttüğümüz operasyonlarımız, bugün hizmet çeşitliliği, Asya ve Avrupa’daki yeni şirket yapılanmalarıyla da daha geniş ve güçlü bir yapıya ulaştı. Bu nedenle global hedeflerimizle tam uyumlu bir yapı oluşturarak tüm lojistik faaliyetlerimizi Kochex markası altında birleştiriyoruz. Yenilenen markamızla uluslararası pazarlarda daha büyük hedeflere emin adımlarla ilerliyoruz. Bu doğrultuda filomuzu da geliştirmeye devam ediyoruz.” “Memnuniyetimiz, yeni yatırımı beraberinde getirdi.” Koch Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Merve Şenel ise Renault Trucks araçlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi; “2024 yılında filomuza kattığımız Renault Trucks çekiciler, filomuza yüksek değer kattı. Özellikle yakıt performansı, sürücü memnuniyeti ve yaygın servis ağı bizim için belirleyici unsurlar oldu. Yakıt tasarrufu doğrudan maliyet avantajı sağlarken bakım maliyetlerinin de düşük olması operasyonel verimliliğimizi artırıyor. Bu memnuniyet doğrultusunda filomuza yine Renault Trucks T çekiciler ile yatırım kararı aldık.” Yeni Renault Trucks araçlarla birlikte toplam 140 çekicilik bir filoya ulaşan Koch Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Şirket, 2025 yılı hedeflerini gerçekleştirerek yaklaşık %30 büyüme kaydederken, 2026 yılında da benzer bir ivme öngörüyor. “Renault Trucks, Satış Sonrası Hizmetleri ile her zaman yanımızda” Merve Şenel; “Büyüme ivmemiz kesintisiz devam ederken hizmet kalitemizden ödün vermemeyi önceliklendiriyoruz. Gıda taşımacılığı başta olmak üzere tüm operasyonlarımızda yüksek standartlardan ödün vermiyoruz. Bu anlamda birlikte çalıştığımız çözüm ortaklarımızla iş birliğimize azami özen gösteriyoruz. Renault Trucks’ın Satış Sonrası Hizmet desteği kesintisiz ve verimli bir operasyonel süreç yönetmemizi sağlıyor” şeklinde açıklıyor. Koch Lojistik, Renault Trucks’ın Optifleet Filo Yönetim Sistemi’nden de yararlanıyor. Araçların güncel ve geçmiş konum ve teknik bilgilerine ulaşabiliyor, takograf verilerini uzaktan indirebiliyor, sürücüler arasında karşılaştırma yaparak yakıt tüketiminde iyileştirme sağlayabiliyor. Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ise Koch Lojistik’in yeni alımlarına ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor; “Koch Lojistik ile iş birliğimizin güvene dayalı devamlılığı ve filolarına kattıkları araçlarımızdan elde ettikleri yüksek memnuniyetin, bu yıl 10 adetlik yeni yatırım kararıyla pekişmesi bizim için çok değerli. Renault Trucks T 480 ADR çekicilerimiz; yakıt verimliliği, sürüş konforu ve toplam sahip olma maliyetinde sunduğu avantajlarla müşterilerimizin operasyonel performansına doğrudan katkı sağlıyor. Koch Lojistik’in büyüme yolculuğunda güvenilir bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz.” Koch Lojistik, araç yatırımlarında Renault Trucks Finansal Hizmetler’in sunduğu esnek ve çözüm odaklı finansman paketlerinden faydalanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ayşe Kalafatoğlu; “Renault Trucks Finansal Hizmetler ile çalışmak bizim için stratejik bir tercih. Rekabetçi faiz oranları ve esnek ödeme seçenekleri sayesinde tüm süreci tek noktadan yönetebiliyoruz. Bu yapı, operasyonel verimliliğimizi artırırken karar alma ve uygulama süreçlerimizi de önemli ölçüde hızlandırıyor” şeklinde belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tour de France Ruhu L’Étape Türkiye ile Üçüncü Kez İstanbul’da Haber

Tour de France Ruhu L’Étape Türkiye ile Üçüncü Kez İstanbul’da

Katılımcılara uluslararası standartlarda bir bisiklet deneyimi sunan yarış, Asya ve Avrupa kıtalarını aynı parkurda buluşturuyor. L’Étape Türkiye 2026’ya, 50 farklı ülkeden yaklaşık 2.500 sporcunun katılması bekleniyor. Tour de France’ın resmi amatör serisi L’Étape organizasyonunu Amaury Sport Organisation- A.S.O iş birliğiyle Türkiye’de hayata geçiren 78 Event ev sahipliğinde düzenlenen basın lansmanı; kamu, özel sektör ve spor dünyasından temsilcileri bir araya getirdi. Türkiye’yi dünya çapında bir spor turizmi merkezi haline getirme vizyonu ile gerçekleştirilen lansmana; İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak Mumcu, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, Škoda Türkiye – Yüce Auto Genel Müdürü Zafer Başar, L’Étape by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin ile 78 Event Genel Müdürü ve L’Étape Türkiye by Tour de France Genel Direktörü Ömer Kafkas’ın katıldığı basın toplantısıyla paylaşıldı. Konuşmalar T.C. İstanbul Vali Yardımcısı Ünal KılıçarslanT.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak MumcuTürkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğluİstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin ÖzbayTürkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin LüleVisa Türkiye Genel Müdürü Samile MüminŠkoda Türkiye – Yüce Auto Genel Müdürü Zafer BaşarFransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia FantonA.S.O L’Étape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin “Geleceğin Sporcularını Yetiştirmek En Önemli Önceliğimiz” T.C. İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, “Dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan L’Étape Türkiye by Tour de France’ın İstanbul’da düzenlenmesi bizim için büyük bir gurur. 20 Eylül’de gerçekleştirilecek organizasyon öncesinde tüm paydaşlarımızla birlikte güçlü bir koordinasyon içinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. ‘Spor Şehri İstanbul’ vizyonumuz doğrultusunda çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla buluşmasını sağlamak ve geleceğin sporcularını yetiştirmek en önemli önceliğimiz. Bu tür uluslararası organizasyonların İstanbul’un spor turizmine ve küresel tanıtımına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “Bisikletle Değer Üretiyor, Geleceğe Taşıyoruz” Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, “L’Étape Türkiye by Tour de France, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçerek profesyonel bisiklet dünyası ile amatör sporcular arasında güçlü bir bağ kuran önemli bir platform haline gelmiştir. İstanbul’un iki kıtayı birleştiren eşsiz yapısında hayat bulan bu organizasyon, bisiklet sporunun birleştirici gücünü yansıtırken, Türkiye’nin uluslararası bisiklet takvimindeki konumunu da her geçen yıl daha da güçlendirmektedir. Federasyon olarak, ülkemizde düzenlediğimiz uluslararası yarışlarla bisikleti şehirlerimizin merkezine taşımayı ve spor turizmine katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bununla birlikte, amatör sporculara yönelik bu tür organizasyonların bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında kritik bir rol oynadığına inanıyoruz. 2026 yılında Marmaris etabının da programa dahil edilmesiyle birlikte hedefimiz; organizasyonu sürdürülebilir bir şekilde büyütmek, uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve Türkiye’yi bisiklet dünyasında daha güçlü bir konuma taşımaktır. Sporun birleştirici gücüyle farklı kültürleri bir araya getirmeye devam edeceğiz” dedi. “Değer yaratmayı ve bu değeri sürdürülebilir kılmayı önemsiyoruz” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, geçtiğimiz iki yılda ilgiyle karşılanan L’Étape Türkiye’nin her yıl etkisini artırdığını belirterek, “Maximiles Black kart markamız ve iş ortağımız Visa ile bu prestijli organizasyonun üçüncü kez isim sponsoru olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu sürekliliği çok kıymetli buluyoruz, çünkü destek vermenin ötesine geçmeyi, bir değer yaratmayı ve bu değeri sürdürülebilir kılmayı önemsiyoruz. L’Étape Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha geniş kitlelere ulaşarak büyüyeceğine, ülkemizde bisiklet sporunu teşvik edeceğine ve İstanbul’u uluslararası spor sahnesinde daha güçlü bir konuma taşıyacağına inanıyorum” dedi. “Yerel Ekonomiye Katkı Sağlayan Güçlü Bir Ekosistem” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Bugün, Tour de France’ın 120 yılı aşan köklü mirasını Türkiye’de üçüncü kez daha hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. İş Bankası iş birliğimizle, Maximiles Black isim sponsorluğunda desteklediğimiz Tour de France’ı, insanları, şehirleri ve kültürleri birbirine bağlayan küresel bir hikâye olarak görüyoruz. Bu yolculuk, İstanbul’da başlayıp Marmaris’e uzanarak her geçen yıl daha da büyüyen bir etki alanı yaratıyor. L’Étape Türkiye by Tour de France, milyonlarca haneye ulaşan güçlü bir platform olarak ülkemizin turizm potansiyelini, dinamizmini ve misafirperverliğini dünyaya anlatırken; turizmden perakendeye pek çok sektörde ekonomik bir hareketlilik de sağlıyor. Visa olarak bu büyük hareketin arkasındaki ödeme altyapısını güvenli ve kesintisiz şekilde sağlıyor, sporcuların ve ziyaretçilerin yalnızca deneyimlerine odaklanabildiği bir ortam sunuyoruz. Aynı zamanda, bu ekonomik hareketten doğan değerin yerel işletmelere de yansıdığı bir ekosistemin güçlenmesine katkıda bulunuyoruz. Türkiye’nin artık bu alanda bir referans noktası haline geldiğine inanıyor, bu hikâyenin önümüzdeki dönemde daha da büyüyerek devam edeceğini öngörüyoruz” dedi. “L’Étape Türkiye ile İstanbul’un Spor Vizyonu Güçleniyor” T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak Mumcu, “İstanbul, sporun hayatın doğal bir parçası haline geldiği, her yaştan bireyin sporla buluşabildiği önemli bir merkezdir. L’Étape Türkiye by Tour de France gibi uluslararası organizasyonlar, şehrimizin bu güçlü spor kültürünü daha da ileriye taşırken, aynı zamanda İstanbul’un küresel organizasyon kapasitesini bir kez daha ortaya koymaktadır. Tüm paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz iş birliği sayesinde bu tür etkinlikleri başarıyla hayata geçirmeye ve ülkemizin spor vizyonuna katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.  “L’Étape Türkiye ile İstanbul’un Spor Vizyonu Güçleniyor” İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, “L’Étape Türkiye by Tour de France gibi dünyanın en önemli organizasyonlarından birine İstanbul’da ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir gurur. 20 Eylül’de gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik öncesinde, tüm paydaşlarımızla birlikte güçlü bir koordinasyon ve iletişim süreci yürüterek organizasyonun en iyi şekilde hayata geçirilmesini hedefliyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile İstanbul Valiliğimizin öncülüğünde yürütülen ‘Spor Şehri İstanbul’ vizyonu doğrultusunda, çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla buluşmasını sağlamak, onların yeteneklerini keşfetmek ve geleceğin sporcularını yetiştirmek en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor” dedi. “L’Étape Türkiye, Fransa ile Türkiye Arasındaki Bağları Güçlendiriyor” Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, “L’Étape Türkiye by Tour de France, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde, Fransa ile Türkiye arasındaki dostluk ve iş birliğini güçlendiren önemli bir köprü niteliği taşımaktadır. Tour de France’ın köklü mirasının İstanbul gibi eşsiz bir şehirde hayat bulması bizler için büyük bir memnuniyet kaynağıdır. Bu organizasyon, sporun birleştirici gücüyle farklı kültürleri bir araya getirirken, iki ülke arasındaki kültürel ve sportif bağların daha da gelişmesine katkı sağlamaktadır. İstanbul’un ardından Marmaris’in de bu yolculuğa dahil edilmesi, bu güçlü iş birliğinin büyüyerek devam edeceğinin önemli bir göstergesidir” dedi. “İstanbul’da Böyle Bir Organizasyonu Gerçekleştirmek Bizim İçin Bir Gurur” Škoda Türkiye – Yüce Auto Genel Müdürü Zafer Başar, “Bisiklet, yaklaşık 130 yıllık geçmişiyle yalnızca bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda ilham veren bir sembol ve güçlü bir spor kültürüdür. Günümüzde sürdürülebilirlik, çevre dostu ulaşım ve sağlıklı yaşam gibi kavramlarla birlikte önemi her geçen gün artmaktadır. İstanbul gibi dünyanın en önemli şehirlerinden birinde bu ölçekte bir organizasyonu hayata geçirmek bizim için büyük bir gurur. Bu organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası ölçekte büyümesine katkı sunmaya devam ederken, önümüzdeki dönemde daha da güçlenerek yoluna devam edeceğine inanıyoruz” dedi. “Bu Proje Bizim İçin Sadece Bir Yarış Değil” A.S.O L’Étape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin, “Son iki yılda İstanbul’da L’Étape Türkiye by Tour de France, bir bisiklet etkinliğinin ötesine geçerek güçlü bir spor ve deneyim platformuna dönüştü. Ortak hedefimiz; bisikletli ulaşımı geliştirmek, sporu günlük hayatın parçası haline getirmek ve uluslararası katılımcılara İstanbul’u benzersiz bir şekilde deneyimleme fırsatı sunmak. 20 Eylül’de bir kez daha İstanbul’un en önemli bisiklet organizasyonuna imza atacağız. Her yıl büyüyen bu yolculukta, 78 ekibinin enerjisi ve tüm paydaşlarımızın katkısıyla çıtayı daha da yukarı taşıyoruz. Bu proje bizim için sadece bir yarış değil; her geçen yıl büyüyen bir aile. Yakında L’Étape Marmaris by Tour de France ile bu hikâyeyi daha da ileriye taşıyacağız” dedi. “Spor: Rekabetten Öte, Kültürlerin Evrensel Dili” 78 Event Genel Müdürü ve L’Étape Türkiye by Tour de France Genel Direktörü Ömer Kafkas, şunları söyledi: “L’Étape Türkiye, üçüncü yılında yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin spor turizmi vizyonuna katkı sağlayan önemli bir platform haline gelmiştir. İstanbul’un eşsiz coğrafyasında uluslararası katılımcıları bir araya getiren bu organizasyon, Türkiye’nin global bisiklet takvimindeki konumunu güçlendirmektedir. 2026 yılında Marmaris etabının da eklenmesiyle birlikte hedefimiz, sürdürülebilir büyüme ve uluslararası iş birlikleriyle organizasyonu daha ileri taşımaktır. Sporun birleştirici gücüyle farklı kültürleri buluşturmaya devam edeceğiz.” Güçlü Destekler ve Sponsorlar Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), İstanbul Valiliği, Türkiye Bisiklet Federasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beykoz Belediyesi ve Türkiye Bisiklet Federasyonu organizasyonun destekçileri arasında yer alıyor. Visa ve Maximiles Black’in isim sponsorluğunda düzenlenen organizasyona, Yüce Auto-Škoda Türkiye, Coca-Cola İçecek, Espressolab, Mosso, Shimano, CarrefourSA ve Züber partner olarak destek veriyor. Kayıtlar 13 Eylül’e kadar devam ediyor L’Étape Türkiye ve 7 Haziran’da düzenlenecek L’Étape Marmaris için kayıtlar açıldı. Her iki yarışa aynı anda kaydolan katılımcılara avantajlı kayıt imkânı sunuluyor. Organizasyon ve kayıt işlemleriyle ilgili detaylı bilgiye letapetürkiye.com ve hadikaydol.com üzerinden erişilebiliyor. Kayıtlar, 13 Eylül’e kadar devam edecek. Üç Parkur, Tek Heyecan Visa Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France 20 Eylül Pazar günü saat 08.00’de Beykoz Spor Ormanı’ndan başlayacak. Yarışta farklı zorluk seviyelerine sahip 3 parkur seçeneği olacak. Katılımcılar, 105 kilometrelik uzun parkurda dayanıklılıklarını test edebilecek, 52,4 kilometrelik kısa parkurda performanslarını sergileyebilecek. Halk Sürüşü ile Tour de France ruhu şehrin merkezine taşınacak L’Étape Türkiye kapsamında 13 Eylül Pazar günü Üsküdar’dan başlayıp Fatih’te Sepetçiler Kasrı’nda sona erecek geniş katılımlı bir halk sürüşü planlanıyor. Her seviyeden bisikletseverin katılımına açık olacak bu etkinlik ile Tour de France ruhunun şehir genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Beykoz Spor Ormanı’nda Bisiklet Festivali İstanbul’un tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle şekillenen parkur yapısı, katılımcılara yalnızca sportif bir deneyim değil aynı zamanda kültürel bir rota sunuyor. Yarışın startı Beykoz Spor Ormanı’ndan verilecek ve sporcular parkur boyunca Boğaz manzarası eşliğinde pedal çevirecek. L’Étape Türkiye by Tour de France, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde turizm, kültür ve sürdürülebilir ulaşım alanlarında farkındalık oluşturmaya odaklanıyor. Organizasyon kapsamında düzenlenen yan etkinlikler, çocuklara ve ailelere yönelik aktiviteler ile bisiklet kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. L’Étape Türkiye by Tour de France 2026 – Parkur Bilgisi Uzun Parkur – 105 km L’Étape Türkiye by Tour de France 2026’nın uzun parkurunda katılımcılar, Boğaz’dan Karadeniz kıyılarına, orman yollarından yerleşim alanlarına uzanan 105 kilometrelik bir rotada pedal çevirecek. Yarışın başlangıç ve bitiş noktası Beykoz Spor Ormanı olacak. Rota: Beykoz Spor Ormanı – Kavacık – Çubuklu – Acarlar – Akbaba – Polonezköy – Bozhane – Kılıçlı – Riva – Çayağzı – Paşamandıra – Çengeldere – Çavuşbaşı – Beykoz Spor Ormanı Teknik Bilgiler: Toplam Mesafe: 105 km Toplam Yükselme: 1.583 m Tırmanışlar: 1 adet Kategori 4, 2 adet Kategori 3, 2 adet Kategori 2 olmak üzere toplam 5 tırmanış Sprint Kapısı: 23. km’de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Kavacık bölgesi Tırmanış Kapısı: 80–86,5 km arası Zaman Limitleri: 25., 50. ve 75. km noktalarında kontrol Parkur Karakteri: Uzun parkur, teknik virajlar, uzun tırmanışlar ve stratejik sprint alanları ile kondisyon ve sürüş becerisini birlikte gerektiren bir etap yapısına sahip. Katılımcılar, doğa ve şehir geçişleriyle İstanbul’un farklı coğrafi özelliklerini deneyimleyebilecek. Kısa Parkur – 52,4 km Kısa parkur 52,4 kilometrelik bir rotada gerçekleştirilecek. Yarışın başlangıç ve bitiş noktası Beykoz Spor Ormanı olacak. Rota: Kavacık – Çubuklu – Acarlar – Fatih – Çengeldere – Çavuşbaşı – Beykoz Spor Ormanı Teknik Bilgiler: Toplam Mesafe: 52,4 km Sprint Kapısı: 23. km’de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Tırmanışlar: 1 adet Kategori 2, 1 adet Kategori 3 Parkur Karakteri: Kısa parkur performans ve deneyim odaklı katılımcılar için dengeli bir etap sunuyor. Orman içi yollar, teknik virajlar ve orta zorlukta tırmanışlar ile dinamik bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Geçen Yılın Sonuçları Visa ve Maximiles Black isim sponsorluğunda düzenlenen L’Étape Türkiye, ikinci yılında 2 bine yakın sporcuyu İstanbul’da bir araya getirdi. Uzun parkurda erkeklerde Gökhan Uzuntaş (02:56:58), kadınlarda Gökçe Demirsoy (03:14:34) birinci oldu. Kısa parkurda erkeklerde Murat Uslu (01:23:21), kadınlarda Sevcan Alper Özcan (01:35:25) birinciliği elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almanya Büyükelçiliği’nin Elçisi Bredohl’dan Türkiye Değerlendirmesi Haber

Almanya Büyükelçiliği’nin Elçisi Bredohl’dan Türkiye Değerlendirmesi

Yaklaşık yedi ay önce Türkiye’ye gelen Bredohl, daha önce Kolombiya, Polonya, Brüksel ve Hong Kong’da görev yaptığını belirterek, farklı coğrafyalarda edindiği deneyimlerin uluslararası iş birliklerine bakışını şekillendirdiğini ifade etti. Özellikle Hong Kong’daki dinamik yapı ve Asya ile Avrupa arasındaki güçlü ticari ilişkilerin, küresel iş birliklerinin önemini gösterdiğini vurguladı. Ankara’ya geliş sürecine de değinen Bredohl, şehrin sıcak ama misafirperver yapısından etkilendiğini, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin ise dikkat çekici olduğunu dile getirdi. İki ülke arasındaki kültürel bağların özellikle sanat ve günlük yaşamda kendini gösterdiğini belirten Bredohl, bu etkileşimi “pozitif ve ilgi çekici” olarak tanımladı. Türkiye’de en çok dikkatini çeken unsurun gündelik hayattaki kültürel etkileşimler olduğunu ifade eden Bredohl, farklı geçmişlere sahip bireylerin birbirlerinin kültürlerine aşina olmasının kendisini şaşırttığını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerini keşfetmeye devam ettiğini belirten Bredohl, ülkenin sunduğu çeşitliliğin “büyüleyici” olduğunu vurguladı. İki ülke ilişkilerine de değinen Bredohl, ekonomik iş birliklerinin yanı sıra eğitim, araştırma ve bilimsel çalışmaların önemine dikkat çekerek, özellikle genç yaşta kazanılan uluslararası deneyimlerin belirleyici olduğunu ifade etti. Genç kuşakların sınırları aşan ortak bir kültürel dil geliştirdiğini belirten Bredohl, bu durumun uzun vadede ilişkileri olumlu yönde etkileyeceğini söyledi. Önümüzdeki dönemde Türkiye–Almanya ilişkilerinde önemli uluslararası etkinliklerin etkili olacağını dile getiren Bredohl, iki ülkenin benzer büyüklük ve coğrafi konumlarının ortak sorumluluklar doğurduğunu ifade etti. Farklılıklara rağmen benzerliklerin daha baskın olduğuna dikkat çeken Bredohl, stereotiplere takılmadan ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de en çok misafirperverlikten etkilendiğini söyleyen Bredohl, görev süresi boyunca hem Türkiye’yi hem de çevre coğrafyayı daha yakından tanımayı hedeflediğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enzel Global Türkiye’den Dünya Pazarına Güvenilir Ticaret Çözümleri Sunuyor Haber

Enzel Global Türkiye’den Dünya Pazarına Güvenilir Ticaret Çözümleri Sunuyor

1990’lı yıllardan bu yana ticaret sahasında deneyim kazanmış profesyonel bir kadroyla çalışan Enzel Global, özellikle gıda, atıştırmalık ve içecek kategorilerinde geniş bir ürün portföyüyle faaliyet gösteriyor. Markanın sunduğu ürünler ve ticari çözümler, hem Türkiye iç pazarında hem de uluslararası arenada toptan satış ve tedarik gereksinimlerini karşılıyor. Enzel Global, müşteri odaklı yaklaşımıyla güçlü tedarik zinciri yönetimi, rekabetçi fiyat avantajı ve yüksek hacimli dağıtım kapasitesi sağlıyor. Yenilikçi yapısı sayesinde değişen pazar dinamiklerine hızla uyum sağlayan şirket, müşterilerinin operasyonel ihtiyaçlarını güvenilir ve etkin çözümlerle destekliyor. Uluslararası ticarette rekabetçi bir oyuncu olmayı hedefleyen Enzel Global, dünya çapında genişleyen iş ortaklığı ağıyla Türkiye’den Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya pazarlarına hizmet veriyor. Orjinal ürün garantisi, hızlı lojistik desteği ve etkin dağıtım ağı ile ticari paydaşlarına yüksek değer sunmayı sürdürüyor. Enzel Global yetkilileri konuya ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı: “Güçlü ticaret altyapımız, profesyonel ekibimiz ve global vizyonumuz ile Enzel Global’i yalnızca bir tedarikçi değil, aynı zamanda güvenilir bir iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Dünya markalarıyla işbirliği yapmayı sürdüreceğiz ve Türkiye’den global ticaret katkımızı artıracağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cristiano Ronaldo ve LeBron James yatırım yaptı: WHOOP 10 milyar doları aştı Haber

Cristiano Ronaldo ve LeBron James yatırım yaptı: WHOOP 10 milyar doları aştı

Giyilebilir teknoloji ve kişisel sağlık alanında faaliyet gösteren WHOOP, küresel büyümesini hızlandırmak için önemli bir yatırım aldı. Şirket, Series G yatırım turunda 575 milyon dolar fon toplarken, toplam değerlemesini 10.1 milyar dolara yükseltti. Yatırım turuna Collaborative Fund liderlik ederken; Qatar Investment Authority (QIA), Mubadala, Abbott, Mayo Clinic ve Macquarie Capital gibi dev kurumlar da sürece katıldı. Dikkat çeken bir diğer detay ise yatırımcılar arasında Cristiano Ronaldo, LeBron James ve Rory McIlroy gibi dünyaca ünlü sporcuların da yer alması oldu. Küresel sağlık platformu hedefi WHOOP CEO’su ve kurucusu Will Ahmed, yatırımın şirketin uzun vadeli vizyonu açısından kritik olduğunu belirterek, “Kişisel sağlık platformunu yeniden tanımlıyoruz. Amacımız insanların sağlık süresini (healthspan) uzatmak ve performanslarını artırmak” dedi. Şirket, bu yatırım ile birlikte özellikle: ABD’de büyümeyi hızlandırmayı Avrupa, Körfez ülkeleri (GCC), Asya ve Latin Amerika’da genişlemeyi Yapay zeka destekli sağlık çözümlerini geliştirmeyi hedefliyor. WHOOP büyümesini sürdürüyor Şirketin açıkladığı verilere göre WHOOP, hızlı büyümesini sürdürüyor: 2.5 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı 2025 yılında gelirlerini %103 artırdı 1.1 milyar dolarlık run rate seviyesine çıktı Operasyonel olarak nakit akışı pozitife geçti 600’den fazla yeni çalışan alımı planlanıyor Bu veriler, şirketin yalnızca yatırım değil aynı zamanda operasyonel başarı açısından da güçlü bir konumda olduğunu gösteriyor. Yapay zeka ile sağlıkta yeni dönem WHOOP’un en dikkat çeken yönlerinden biri ise 24 milyar saatten fazla biyometrik veri üzerine kurulu yapay zeka altyapısı. Platform kullanıcılarına: Uyku kalitesi analizi Günlük toparlanma durumu Antrenman yoğunluğu önerileri Stres ve beslenmenin etkileri gibi kişiselleştirilmiş sağlık verileri sunuyor. Bu sistem, yalnızca fitness değil, aynı zamanda hastalık risklerinin erken tespiti ve önlenmesi açısından da yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Cristiano Ronaldo’dan destek WHOOP yatırımcıları arasında yer alan Cristiano Ronaldo, platformun kendi hayatında önemli bir rol oynadığını belirterek, “Uzun vadeli sağlığımı destekleyen en önemli araçlardan biri. Bu yatırımın parçası olmaktan gurur duyuyorum” dedi. Sağlık sektöründe dönüşüm hızlanıyor Uzmanlara göre, WHOOP’un aldığı bu yatırım, sağlık sektöründe reaktif sistemden proaktif ve kişiselleştirilmiş sağlık modeline geçişin hızlandığını gösteriyor. Özellikle yapay zeka ve sürekli veri takibi sayesinde, bireylerin sağlıklarını daha erken yönetebileceği bir sistemin yaygınlaşması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.