Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Asya

Kapsül Haber Ajansı - Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Škoda ile L’Étape Türkiye by Tour de France Heyecanı İstanbul’da Yaşandı Haber

Škoda ile L’Étape Türkiye by Tour de France Heyecanı İstanbul’da Yaşandı

Tour de France ruhu İstanbul’un iki kıtasına taşındı. Škoda’nın desteğiyle gerçekleştirilen L’Étape Türkiye by Tour de France, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü geçişlerini de kapsayan üç farklı parkurda bisiklet tutkunlarına İstanbul’un doğal güzelliklerini, zorlu tırmanışlarını ve kıtalararası geçişini bir araya getiren özel bir yarış deneyimi yaşattı. Škoda’nın uluslararası bisiklet elçisi ve dört kez Tour de France şampiyonu Chris Froome da organizasyona katılarak İstanbul’daki yarış heyecanına ortak oldu. Bisiklet üretimiyle başlayan 130 yılı aşkın geçmişini bugün dünyanın önde gelen bisiklet organizasyonlarına taşıyan Škoda, L’Étape Türkiye by Tour de France ile Türkiye’de bisiklet kültürüne verdiği desteği sürdürdü. İstanbul yarışı ise farklı seviyelere hitap eden parkurlarının yanı sıra Asya ve Avrupa’yı aynı yarış deneyiminde bir araya getiren rotasıyla serinin özel duraklarından biri oldu. “İstanbul yarışı L’Étape deneyimine çok özel bir boyut kattı” Yüce Auto-Škoda Genel Müdürü Zafer Başar, büyük ilgi gören yarışın ardından yaptığı değerlendirmede, “Škoda’nın hikayesi 130 yılı aşkın süre önce bisiklet üretimiyle başladı ve bugün bisiklet hâlâ markamızın DNA’sının önemli bir parçasını oluşturuyor. Tour de France ile 2004 yılından bu yana devam eden güçlü iş birliğimizi Türkiye’de L’Étape Türkiye by Tour de France ile sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz. İstanbul’un iki kıtayı bir araya getiren eşsiz coğrafyası, bu yarışa çok özel bir boyut kattı. Üç farklı parkurla hem performans odaklı sporculara hem de L’Étape atmosferini farklı mesafelerde deneyimlemek isteyen bisikletçilere hitap eden güçlü bir organizasyon gerçekleşti. Spor dünyasının ilham veren isimlerinden biri olan Chris Froome’u da İstanbul’da ağırlamak ve bisiklet tutkunlarıyla bir araya getirmek bizim için çok anlamlıydı. Bisiklet sporunun Türkiye’de giderek daha fazla ilgi görmesini ve daha geniş kitlelere ulaşmasını çok önemsiyoruz. Škoda olarak bisiklet kültürünü desteklemekten ve bu heyecanı daha fazla insanla paylaşmaktan onur duyuyoruz” dedi. İstanbul rotasında üç farklı yarış deneyimi Dayanıklılık ve performans odaklı bisikletçiler için hazırlanan 97.6 kilometrelik Uzun Parkur, Kavacık, Beykoz, Riva, Paşamandıra, Polonezköy, Çengeldere ve Çavuşbaşı gibi İstanbul’un farklı noktalarından geçti. Parkurda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü geçişi de yer aldı. 41.3 kilometrelik Kısa Parkur, Kavacık, Yeni Riva Yolu, Acarlar, Çengeldere ve Çavuşbaşı güzergahında ilerlerken, bu parkurda da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü geçişi yapıldı. 31.4 kilometrelik Kıtalararası Deneyim Parkuru ise Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinden Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan rotasıyla öne çıktı. Chris Froome İstanbul’daki yarış heyecanına ortak oldu Škoda’nın uluslararası bisiklet elçisi ve dört kez Tour de France şampiyonu Chris Froome da, L’Étape Türkiye by Tour de France kapsamında İstanbul’da bisiklet tutkunlarıyla bir araya geldi. Yarış sabahında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde gerçekleştirilen özel çekimlerde yer alan Froome, daha sonra organizasyon alanındaki Škoda etkinliklerine katıldı. Bisiklet tutkunlarıyla imza etkinliğinde bir araya gelen Froome, günün sonunda Yüce Auto-Škoda Genel Müdürü Zafer Başar ile birlikte Škoda Sprint kazananlarına ödüllerini takdim etti. L’Étape Türkiye by Tour de France’ın kazananları belli oldu 97.6 kilometrelik Uzun Parkur’da erkekler genel klasmanını Ömer Cumhur Boyraz, kadınlar genel klasmanını ise Gökçe Demirsoy ilk sırada tamamladı. 41.3 kilometrelik Kısa Parkur’da erkeklerde Recep Ünalan, kadınlarda Aylin Yüce birinciliğe ulaşırken, Škoda Sprint klasmanında ise erkeklerde Şevket Özer, kadınlarda Gökçe Demirsoy birinciliği elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Bölgesel Teknoloji Gücünü Orta Asya’ya Taşıyor  Haber

Türk Telekom Bölgesel Teknoloji Gücünü Orta Asya’ya Taşıyor 

Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom, teknoloji birikimi, güçlü altyapısı ve uluslararası alanda faaliyet gösteren iştiraki Türk Telekom International ile bölge coğrafyasının teknoloji taşıyıcısı rolünü üstleniyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı kapsayan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Türk Telekom International, uluslararası alanda uçtan uca optimize edilmiş bağlantı çözümleri, siber güvenlik, bulut bilişim toptan ses ve mobil dolaşım hizmetleri sunuyor. Kazakistan Almatı’da gerçekleştirilen Küresel Operatör Bağlantısı Toplantısı’nda (GCCM) küresel teknoloji şirketleriyle önemli temaslarda bulunan ve Akashi Data Center ile Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayan TT International, Türkiye’yi bölgesel dijital bağlantının merkezi haline getirmek için çalışmalarını derinleştirdi. Türk Telekom International Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, “Türk Telekom olarak milli teknoloji birikimimiz, güçlü yatırımlarımız ve uzman mühendislerimiz ile yalnızca Türkiye’nin değil bölge coğrafyasının teknoloji taşıyıcısı rolünü üstleniyoruz. Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketimiz TT International ile Avrupa'dan Orta Doğu ve Asya'ya denizaltı kablo sistemlerini de kapsayan yaklaşık 50 bin kilometrelik uluslararası fiber ağımız, 24 ülkedeki 135'i aşkın varlık noktamız ve 200'den fazla iş ortağımızla Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında stratejik bir dijital köprü kuruyoruz. Dijital varlık noktalarımızı ve uluslararası fiber ağımızı genişletmek için küresel teknoloji devleriyle iş birlikleri geliştiriyor, ülkemizin bölgesel güç olma vizyonuna milli teknoloji birikimimizle katkı sunuyoruz” dedi. Türk Telekom Grubu'nun uluslararası şirketi Türk Telekom International (TTI), Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı kapsayan stratejik altyapısıyla bölgesel veri trafiğinde önemli bir rol üstleniyor, Türkiye'nin dijital vizyonunu küresel arenada temsil etmeyi sürdürüyor. Milli mühendislik gücü ve uluslararası veri trafiğindeki deneyimiyle bölgesel pazarda güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak konumlanan TTI, Orta Asya’da hızla artan veri trafiği, yapay zekâ ve bulut tabanlı hizmetler başta olmak üzere bölgenin dijitalleşme ihtiyaçlarını kapsayan yatırım ve iş birliği fırsatlarına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu kapsamda TTI, Kazakistan Almatı şehrinde düzenlenen GCCM 2026 etkinliğinde Türkiye’nin bölgedeki dijital varlığını güçlendirecek önemli temaslarda bulundu. Azerbaycan, Kazakistan, Çin ve Hindistan başta olmak üzere farklı ülkelerin önde gelen operatörleriyle görüşmelerde bulunan TTI, Türkiye üzerinden Orta Asya, Kafkaslar, Türk Cumhuriyetleri, İran, Irak ve Uzak Doğu’ya yönelik yeni trafik ve kapasite fırsatlarını değerlendirdi. Uluslararası bağlantı altyapısının güçlendirilmesi, artan veri trafiğinin karşılanması ve yeni nesil dijital hizmetlerin geliştirilmesine yönelik görüşmelerde, TTI’ın bölgesel bağlantı ekosistemindeki rolünü daha da pekiştirecek projeler için adımlar atıldı. Denizaltı kablo ağının genişletilmesi, uluslararası fiber altyapının güçlendirilmesi, dijital varlık noktalarının artırılması ve teknoloji birikiminin yeni alanlara aktarılmasına yönelik yatırım ve iş birliği fırsatlarını değerlendiren TTI, Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Asya arasındaki dijital bağlantının bölgesel merkezi olma konumunun güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. "Milli teknolojimizle bölgesel güç olma vizyonumuzu Orta Asya’ya taşıyoruz" Türk Telekom International Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, “Türk Telekom olarak milli teknoloji birikimimiz, güçlü yatırımlarımız ve uzman mühendislerimiz ile yalnızca Türkiye’nin değil, bölge coğrafyasının da teknoloji dönüşümünde öncü rol oynuyoruz. Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketimiz Türk Telekom International ile Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Orta Asya ve Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada stratejik bir dijital köprü oluşturuyoruz. Denizaltı kablo sistemlerini de kapsayan yaklaşık 50 bin kilometrelik uluslararası fiber ağımız, 24 ülkedeki 135’i aşkın varlık noktamız ve 200’den fazla iş ortağımızla güçlü, güvenilir ve sürdürülebilir bir dijital bağlantı ekosistemi sunuyoruz. Özellikle Türk Cumhuriyetleri ve Orta Asya, Türkiye’nin güçlü tarihî, ekonomik ve stratejik bağlarıyla önemli bir potansiyel taşıyor. Bu coğrafyanın hızla gelişen dijital ihtiyaçlarını yakından takip ediyor; veri merkezleri, bulut bilişim, siber güvenlik, yapay zekâ ve yeni nesil bağlantı teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlarda yeni fırsatları değerlendirmeye ve iş birlikleri geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu yaklaşımla GCCM’de Azerbaycan, Kazakistan, Hindistan ve Çin başta olmak üzere farklı ülkelerin operatörleri ve küresel teknoloji şirketleriyle bir araya geldik. Gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, bölgesel bağlantı altyapısının geliştirilmesinden yeni trafik, kapasite fırsatları ile denizaltı kablo yatırımlarına kadar geniş bir alanda iş birliği imkanlarını ele aldık. Bu temaslar, Türkiye’nin sahip olduğu mühendislik gücü, teknoloji birikimi ve stratejik coğrafi konumunun bölgesel ölçekte oluşturduğu değeri bir kez daha ortaya koydu. Akashi Data Center ile imzaladığımız Mutabakat Zaptı da bu vizyonun somut yansımalarından biri oldu. Bu mutabakat kapsamında veri merkezlerinin karşılıklı olarak bağlanması, ortak altyapı kullanımının değerlendirilmesi ve yeni nesil ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi gibi alanlarda iş birliği imkanlarını somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra bölgesel iş birliklerini yalnızca telekomünikasyon altyapısıyla sınırlı görmüyoruz. Azerbaycan’da Bakü’de düzenlenen Formula 1 gibi uluslararası organizasyonlar ve benzeri projelerde ortak çalışma imkanlarının geliştirilmesini de bölgesel iş birliğinin önemli alanlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Dijital çağın ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz zengin çözümlerle sadece veriyi değil, bağlantı kalitesini, operasyonel sürekliliği ve uluslararası etkileşimi de sağlıyor. Dijital varlık noktalarımızı ve uluslararası fiber ağımızı genişletmek için küresel teknoloji devleriyle yeni iş fırsatları ve iş birlikleri için çalışmaya, ülkemizin bölgesel güç olma vizyonuna millli teknoloji birikimimizle katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. Akashi Data Center ile MoU imzalandı Türk Telekom International, Kazakistan merkezli bölgenin önde gelen finans ve teknoloji gruplarından Akashi Data Center ile Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. TTI ile Akashi Data Center arasında, veri merkezlerinin karşılıklı bağlanması, ortak altyapı kullanımı ve yeni nesil ürün ile hizmet geliştirme alanlarında kapsamlı görüş alışverişi gerçekleştirildi. Söz konusu iş birliği, Türk Telekom International’ın Orta Asya’daki dijital bağlantı ekosistemini güçlendirme ve Türkiye’nin bölgesel dijital merkez olma hedefini destekleme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile  İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile İş Birliğini Güçlendiriyor

İş birliği kapsamında MNG Havayolları ve HKIA; hava bağlantılarının geliştirilmesi, operasyonel verimlilik ve hizmet kalitesinin artırılması, yönetim deneyimi ve bilgi paylaşımı ile sürdürülebilirlik alanlarında ortak çalışmalar yürütecek. Taraflar ayrıca Hong Kong Uluslararası Havacılık Akademisi’nin eğitim programları aracılığıyla yetenek gelişimini destekleyecek. İmza törenine MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç ve Hong Kong Havalimanı Otoritesi CEO’su Vivian Cheung katılırken, Belt and Road Sorumlusu Nicolas Ho Lik-chi de törene eşlik etti. MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Hong Kong, küresel hava kargo taşımacılığının en önemli merkezlerinden biri. Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile attığımız bu adımın, Türkiye ile Asya arasındaki hava kargo bağlantılarının gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. MNG Havayolları olarak operasyonel gücümüz, esnek hizmet anlayışımız ve genişleyen uçuş ağımızla müşterilerimize sunduğumuz çözümleri geliştirirken, küresel pazarlardaki varlığımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz.” HKIA CEO’su Vivian Cheung ise, “Mart 2026 itibarıyla HKIA, 41 Belt and Road bölgesindeki 78 havalimanına bağlantı sağlıyor. Belt and Road ülkeleriyle havacılık alanındaki ilişkilerimizi daha ileriye taşımaktan ve HKIA’nın uluslararası bir havacılık merkezi olarak konumunu pekiştirmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi. İstanbul Havalimanı merkezli operasyonlarını sürdüren Türkiye’nin ilk özel kargo havayolu MNG Havayolları, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da 60’tan fazla destinasyona kargo uçuşları gerçekleştiriyor. Türkiye ile Hong Kong arasında haftada 8 ila 10 uçuş gerçekleştiren şirket, bu hatta artan talebi karşılamak üzere uçuş frekansını artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmirli Küçük Ressamlara Çin’den Ödül Haber

İzmirli Küçük Ressamlara Çin’den Ödül

Çin'de faaliyet gösteren Şanghay Halklar Arası Dostluk Derneği, Asya ülkelerinden çocukların karşılıklı öğrenme ve kültürel etkileşim yoluyla kalıcı dostluklar kurmalarına katkı sağlamak amacıyla “Benim Asya'daki Yuvam: Şanghay ile Bir Buluşma” adıyla çocuk resim sergisi düzenledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Çocuk Çalışmaları Şube Müdürlüğü’ne bağlı Limontepe Çocuk Merkezi ile Kadifekale Çocuk Merkezi'ne kayıtlı Mizgin Acar ve Turgut Ali Kurtlu, çizdikleri resimlerle ödül almaya hak kazandı. Kadifekale Çocuk Merkezi’ne kayıtlı 10 yaşındaki Mizgin Acar, “Saat Kulesi'nin Altında Dostluklar” adlı eseriyle Bronz Ödül, Limontepe Çocuk Merkezi’ne kayıtlı 9 yaşındaki Turgut Ali Kurtlu ise “Renkli Dünyam” adlı eseri ile Parlak Yıldız Ödülü’nü kazandı. Serginin açılış ve ödül töreni 8 Ağustos’ta Şanghay’daki Çin Refah Enstitüsü Çocuk Sarayı’nda gerçekleştirilecek. “Gururluyuz” Ödül aldıkları için büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Mizgin Acar “Bu yarışma için çizdiğim resimde, yaşadığım şehir İzmir'de farklı ülkelerden gelen çocuklarla kurduğumuz dostluğu anlattım. Bence farklı diller konuşsak da farklı kültürlerden gelsek de birlikte oynayabilir, öğrenebilir ve güzel arkadaşlıklar kurabiliriz. İzmir, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, denizi, tarihi ve sıcak insanlarıyla çok güzel bir şehir. Ben de bu güzel şehrin dostluk ve kardeşlik duygusunu resmime yansıtmaya çalıştım. Bu yarışmada ödül kazanmak benim için büyük bir mutluluk oldu” derken, Turgut Ali Kurtlu ise “Ülkemi tanıtmak için bir yol arıyordum. Aklıma Kapadokya geldi ve Kapadokya’yı çizdim. Çizerken çok heyecanlandım. Renkli Dünyam eserimin ödül almasından dolayı gurur duydum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Otomotiv Sektöründe 41,5 Milyar Dolarlık Tarihi İhracat Rekoru Haber

Türkiye’den Otomotiv Sektöründe 41,5 Milyar Dolarlık Tarihi İhracat Rekoru

Dünyada Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere rehberlik eden raporlarından bir yenisini daha Otomotiv Sektörü odağında hazırladı. Raporda yeni "Made in Europe" çerçevesinin hâlen birçok belirsizlik içerdiği, bu belirsizlikten Türkiye’nin de etkilenebileceği belirtiliyor. Küresel otomotiv sektöründe güç dengesinin ise Asya’ya kaydığı vurgulanıyor. Küresel otomotiv sektöründeki güç dengesinin hızla değiştiği belirtilen raporda, Çin’in tek başına artık dünya otomobil satışlarının yüzde 37’sini gerçekleştirdiği ve bu oranın, 2024 yılına göre 2 puan, 2019 yılına göre ise 8 puan artış anlamına geldiği belirtiliyor. Aynı dönemde Avrupa'nın küresel pazar payının yüzde 20'nin altına, Kuzey Amerika'nın payının ise yüzde 21'e gerileyerek her iki bölge için de yeni tarihi düşük seviyelere ulaştığı raporda vurgulanıyor. Öte yandan yine Allianz Trade’in raporuna göre; küresel otomotiv pazarı 2025 yılında üst üste üçüncü kez büyüme kaydetti. Pazarın yaklaşık yüzde 5 büyüyerek, 2024 yılındaki yüzde 3'lük büyümenin de üzerine çıktığı bilgisi verilen raporda bu büyümenin lokomotifinin artık belirgin şekilde Asya'ya kaydığı belirtiliyor. Dünyanın iki büyük olgun pazarı olan Avrupa ve ABD’nin sınırlı bir performans sergilediği, Avrupa pazarı yatay seyrederken, ABD’nin yalnızca yüzde 2 büyüyebildiği de verilen bilgiler arasında bulunuyor. Öte yandan Çin pazarının yüzde 9 büyüyerek dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Rapora göre Güney Amerika, Orta Doğu ve diğer gelişmekte olan ülkeler de küresel büyümeye önemli katkı sağladı. Çin hariç Asya-Pasifik bölgesi ile Japonya’nın ise daha sınırlı düzeyde, yaklaşık yüzde 3 büyüme gösterdiği raporda belirtiliyor. Dolayısıyla 2025 yılının yalnızca daha fazla aracın satıldığı bir yıl değil; aynı zamanda küresel otomotiv sektörünün ağırlık merkezinin belirgin biçimde Asya'ya ve özellikle Çin'e kaydığı bir dönüm noktası olarak öne çıktığı bir yıl olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Made in Europe’un Türkiye’ye etkileri Allianz Trade’in raporunda Made in Europe’un içerdiği belirsizlikleri Türkiye otomotiv sektörü açısından 2026 yılının en önemli risklerinden biri olarak öne çıktığı vurgulanıyor. Türkiye'nin Avrupa'nın yeni otomotiv üretim çerçevesine dahil edilip edilmeyeceğinin henüz netlik kazanmadığı verilen bilgiler arasında… Araçların "Made in Europe" statüsü kazanabilmesi için uygulanacak mevcut yüzde 70 AB katma değer eşiğinin, Türkiye'de gerçekleştirilen üretimin bu kriterin dışında kalmasına neden olabilecek kadar yüksek bir seviye olduğu belirtiliyor. Ayrıca raporda; Türkiye'nin "Made in EU" statüsü kazanması durumunda, Çin menşeli içeriklerin AB teşviklerinden dolaylı olarak yararlanabileceği bir geçiş noktası hâline gelebileceğine yönelik endişelere dikkat çekiliyor. Allianz Trade Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, ekonomimizin lokomotifi olan otomotiv sektöründeki stratejik varlığımızı ve otomotiv üreticileri ile tedarikçilerine verdiğimiz desteği kararlılıkla sürdürüyoruz. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılını 41,5 milyar dolarlık tarihi bir ihracat rekoru ve 1,37 milyon adetlik zirve satışla kapatan sektörümüz, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) raporlarının da işaret ettiği üzere 2026'nın ilk yarısında sıkı finansman koşullarına bağlı olarak iç pazarda yüzde 8,2'lik dönemsel bir dengelenme ve hacim kaybı sürecinden geçiyor. Bu dinamik dönüşüm ve risk ortamında, alacak sigortası tarafında otomotiv üreticileri ve tedarik zincirindeki paydaşlarımız için üstlendiğimiz toplam risk büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemine göre döviz bazında yaklaşık yüzde 15 artırarak desteğimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sektördeki elektrifikasyon dönüşümünü, değişen tedarik ekosistemini ve maliyet yönetimini yakından takip ediyor; proaktif risk yönetimi çözümlerimizle Türk otomotiv sanayisinin hem küresel pazarlardaki rekabet gücünü hem de finansal sürdürülebilirliğini güvence altına almaya devam ediyoruz.” Raporda, Türkiye’de Çinli otomotiv üreticilerinin giderek güçlenen varlığının; elektrikli araç ve batarya sektörlerine yönelik destekleyici mali politikalar ile Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan gümrük tarifeleri sayesinde daha da belirginleştiği, bu durumun Türkiye'nin Avrupa otomotiv tedarik zincirindeki rolüne ilişkin tartışmaları da artırdığı vurgulanıyor. Öte yandan Avrupa pazarına tam erişimin kaybedilmesinin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilen raporda; Avrupa Birliği’nin, Türkiye'nin açık ara en büyük otomotiv ihracat pazarı konumunda bulunduğu hatırlatılıyor. 2025 yılında otomotiv ihracatının, 30,11 milyar dolar ile yüzde 72,5'isinin AB ülkelerine gerçekleştirildiği bilgisi raporda veriliyor. Almanya’nın ise tek başına 6,61 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ve yıllık bazda yüzde 36'lık artışla en büyük pazar olmayı sürdürdüğüne dikkat çekiliyor. Allianz Trade’in raporunda; Türkiye'nin AB menşei statüsünün yalnızca kısmen dışında bırakılmasının bile Türkiye'de üretilen araç ve otomotiv parçalarının en büyük ihracat pazarındaki tercihli ticaret avantajlarını kaybetmesine yol açabileceğine dikkat çekiliyor. Bu durumun ise küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) Türkiye'ye yatırım yapma gerekçelerini zayıflatabileceği, tedarik zincirlerinin yeniden Avrupa'ya taşınan üretim merkezlerine yönelmesi riskini de beraberinde getirebileceği raporda öngörülüyor. İç Talebin Gücü Allianz Trade’in Otomotiv Sektörü Raporu’na göre; Türkiye'nin rekor düzeye ulaşan iç pazar satışları bir diğer deyişle 2025 yılında toplam araç satışlarının yıllık bazda yüzde 10,5 artarak 1,37 milyon adede ulaşması, dış talebin zayıfladığı bir dönemde sektör açısından önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Brüksel'in AB menşei kriterlerini sıkılaştırması ve küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) tedarik zincirlerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte, iç pazarın daralan ihracat fırsatlarına yönelmesi beklenen üretim hacmini absorbe edebilmesi sektör için önemli bir avantaj sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trendyol, Üst Üste Üçüncü Kez Türkiye’nin e-ihracat Şampiyonu Haber

Trendyol, Üst Üste Üçüncü Kez Türkiye’nin e-ihracat Şampiyonu

Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen e-ticaret platformu Trendyol, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel pazarlara bağlayan e-ihracat altyapısıyla "Made in Türkiye" etiketli ürünleri dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor. Trendyol, her gün 200 binden fazla ürünü Avrupa ve Asya’daki 35 ülkede 10 milyonu aşkın müşteriyle buluştururken, büyük bölümü KOBİ'lerden oluşan iş ortaklarının e-ihracat hacmi geçen yıl 1,5 milyar doları aştı. Dünya KOBİ Günü öncesinde, küresel pazarlarda yerli üretimi ve üreticiyi destekleyen bu vizyonuyla Trendyol'un e-ihracattaki başarısı bir kez daha tescillendi. Trendyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından gerçekleştirilen “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde e-ihracat kategorisinde yine zirvede yer alarak, üst üste üçüncü kez "E-İhracat Şampiyonu" oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin’e takdim edilen ödül, platformun Türkiye ekonomisine sağladığı sürdürülebilir katkıyı gözler önüne serdi. "E-ihracat, KOBİ'lerin küresel pazarlara açılmasının en güçlü araçlarından biri" Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, konuyla ilgili açıklamasında e-ihracatı Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için stratejik bir kaldıraç olarak gördüklerini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün platformumuz üzerinden faaliyet gösteren satıcılarımızın önemli bir bölümünü küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor. Teknoloji, lojistik ve pazarlama gücümüzle bu işletmelerin Türkiye sınırlarının ötesine geçmesini ve yeni müşterilere ulaşmasını sağlıyoruz. Dünya Kobi Günü öncesinde verilen bu anlamlı ödül, e-ihracat gerçekleştiren 120 bini aşkın iş ortağımız, yerli üreticilerimiz ve esnafımızın başarısı. 2025 yılında e-ihracat operasyonlarımızı büyütmek için 1 milyar doların üzerinde bir yatırım gerçekleştirdik. E-ihracat döviz girdisi ve ortaya çıkardığı istihdamla, ülkemizin ekonomisi için kalıcı değer yaratıyor. Türkiye'nin üretim gücüne güveniyoruz; marka bilinirliğini ve kalitesini ispatlayan 'Made in Türkiye' etiketli ürünler yurt dışındaki kullanıcılar tarafından tercih ediliyor. Markalarımızın gücünün yanı sıra Türkiye'nin benzersiz stratejik konumu, sürekli yükselen kültürel etkisi ve turizm, e-ihracatın artmasında ciddi bir avantajı beraberinde getiriyor. Geride bıraktığımız yılda her gün ortalama 200 binden fazla ürünü yurt dışındaki müşterilerimize ulaştırdık ve gelecekte Türkiye'nin e-ihracatta bölgesel bir güç haline gelmesini hedefliyoruz.” Trendyol'un bir e-ticaret platformundan öte Türkiye ekonomisine katkı sunan ve dijital dönüşümünü destekleyen bir ekosistem haline geldiğini belirten İnan, "Dijital çözümlerimiz, erişim gücümüz ve yapay zeka teknolojilerimizle, KOBİ'lerimiz ve yerli üreticilerimizin işlerini büyütmelerine verdiğimiz güçlü desteği sürdüreceğiz. Bütün iş ortaklarımızın Dünya KOBİ Günü'nü kutluyoruz. Geçtiğimiz günlerde açıkladığımız 2025 Sosyoekonomik Etki Raporu, ekosistemimizdeki hareketliliğin üretim, istihdam ve gelir artışıyla geniş bir alana yayıldığını, Trendyol'un her 1 TL'lik faaliyetinin Türkiye ekonomisinde 6,94 TL'lik etki oluşturduğunu ortaya koydu. Toplam etkiyi 7’ye katlayan bu değeri, yerli üreticilerimiz, KOBİ'lerimiz ve esnafımızla birlikte ürettik" dedi. 2022 yılında yerli üretimi e-ihracatla sınır ötesine taşımaya başlayan Trendyol, Türk markalarını Orta ve Doğu Avrupa, Körfez bölgesi ülkeleri ve Azerbaycan'a ulaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin Zamanında Ödeme Performansında 2025 Yılında Sınırlı İyileşme   Haber

Şirketlerin Zamanında Ödeme Performansında 2025 Yılında Sınırlı İyileşme  

Önceki yıllarda olduğu gibi en yüksek ödeme performansına mikro ve küçük ölçekli şirketlerin sahip olduğunun ortaya konduğu rapora göre, tüm ülkeler arasında en iyi ödeme performansına yüzde 94,9 ile Danimarka sahip olurken, en kötü performansı yüzde 19,2 ile Bulgaristan gösterdi. Türkiye’de şirketlerin zamanında ödeme oranı ise 46,4’e yükseldi. Şirketlerin “Kredi Yaşam Döngüsü”nün her aşamasına yönelik gelişmiş, bütünleşik ve katma değerli çözümler sunan CRIF ile dünyanın en büyük ticaret alacak verisi platformu Dun & Bradstreet iş birliği ile hazırlanan “Global Payment Study 2026” raporu yayımlandı. Rapor, artan jeopolitik riskler ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizliklere rağmen 2025 yılında şirketlerin ödeme disiplininde küresel ölçekte sınırlı bir iyileşme yaşandığına işaret ediyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 39 ülkeyi kapsayan rapora göre, dünya genelinde şirketlerin zamanında ödeme ortalaması 2025 yılında, bir önceki yıla göre 1,5 puanlık artışla yüzde 54’e yükseldi. “Global Payment Study 2026” rapor, dünya genelinde şirket ölçeklerine göre ödeme performansında belirgin farklılıklar yaşandığına işaret ediyor. Rapora, tüm ülkelerde en yüksek ödeme performansına önceki yıllarda olduğu gibi mikro ve küçük ölçekli şirketlerin sahip olduğunu ortaya koydu. Mikro ve küçük ölçekli şirketlerde daha yüksek seyreden zamanında ödeme disiplini, şirket ölçeği büyüdükçe zayıflıyor. “Global Payment Study 2026” raporuna göre, 2025 yılında 39 ülkeden 22’sinin zamanında ödeme performansı yüzde 50’nin üzerine çıkarken, 17 ülkede bu oran yüzde 50’nin altında kaldı. Danimarka ödeme disiplininde zirveyi bırakmadı Dun & Bradstreeet’in dünya genelinde 600 milyondan fazla şirketi kapsayan Trade programı ve CRIF işbirliği ile hazırlanan raporda, ülkeler bazında 2025 dönemine ait ödeme davranışları analiz edilerek değişim trendleri değerlendirildi. Global Payment Study 2026 raporuna göre, yüzde 94,9 zamanında ödeme oranı ile Danimarka, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 39 ülke arasında en iyi ödeme performansına sahip ülke oldu. Söz konusu ülkeler arasında zamanında ödeme konusunda en kötü performansı ise yüzde 19,2 ödeme oranıyla Bulgaristan gösterdi. “Global Payment Study 2026” raporu kapsamında Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı 25 Avrupa ülkesinin ödeme performansı incelendi. Kuzey Avrupa ülkeleri yüzde 65,2 zamanında ödeme performansıyla dünya ortalamasının üzerinde yer alırken, Güney Avrupa ülkeleri ise yüzde 42,8 oranıyla ortalamanın belirgin şekilde altında kaldı. Rapora göre, Avrupa’da 2025 yılında en iyi ödeme performansına sahip olan Danimarka’yı yüzde 86,6 ile Polonya takip etti. Ukrayna ile savaşın etkilerine rağmen Rusya, yüzde 80,9 ile zamanında ödemede 39 ülke arasında en iyi performans gösteren dördüncü ülke oldu. 25 Avrupa ülkesi arasında zamanında ödemede yüzde 20,2 ile Portekiz en kötü performans gösteren ikinci ülke olurken, onu yüzde 34,1 ile Yunanistan izledi. Türkiye’de zamanında ödemeler 4,5 puan arttı Enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikalarının sürdürüldüğü Türkiye’de şirketlerin zamanında ödeme performansı 2025 yılında bir önceki yıla göre 4,5 puan artarak yüzde 46,4’e yükseldi. Bu artışla Türkiye zamanında ödeme konusunda içerisinde yer aldığı Güney Avrupa ülkeleri ortalamasını üzerinde bir performans sergilerken, dünya ortalamasının altında kaldı. Asya’nın zamanında ödeme lideri Tayland oldu Asya Bölgesi’nde analizi yapılan dokuz ülke içerisinde 2025 yılında en yüksek zamanında ödeme oranına sahip ülke yüzde 74,8 ile Tayland oldu. Geçen yıl zamanında ödeme performansını bir önceki yıla göre 20,4 puan artıran Tayland’ı yüzde 72,4 ile Tayvan ve yüzde 61,2 ile Filipinler takip etti. Asya ülkeleri arasında 2024 yılında zamanında ödemede zirvede olan Filipinler, 2025 yılında 20 puanın üzerinde gerileme ile zamanında ödeme performansında en fazla kayıp yaşayan ülke oldu. Rapor, Hindistan, Filipinler ve Çin’de ödemelerdeki gecikmelerin birçok sektörde yapısal bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor. ABD dünya ortalamasının üzerinde Kuzey Amerika’da değerlendirmeye Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika katıldı. Analiz edilen üç ülke arasında Amerika Birleşik Devletleri yüzde 60,3 oranında zamanında ödeme oranı ile dünya ortalamasının üzerinde performans gösteren tek ülke oldu. Kanada yüzde 42,3 ve Meksika yüzde 32,1 düşük seviyelerde kaldı. ABD pazarında makroekonomik baskılara rağmen ödeme direncinin korunduğunu ortaya koyan veriler, 2023-2025 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde, özellikle Meksika’da ödemeler konusunda yapısal bir bozulmaya işaret ediyor. İki ülkenin analize dahil edildiği Okyanusya Bölgesi’nde 2025 yılı itibarıyla Yeni Zelanda yüzde 83,1, Avustralya ise yüzde 68,9 zamanında ödemede yüzde 54 olan dünya ortalamasının üzerinde performans gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı Haber

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı

DHL Express, Taipei ve Leipzig'i birbirine bağlayan yeni bir uçuş başlatarak hava ağını güçlendirdi. Boeing 777 kargo uçağıyla sunulan hizmet, haftalık yaklaşık 200 tonluk kapasiteyle önceki hizmetin iki katına çıktı. Asya ile Avrupa arasında artan gönderi talebini karşılamak üzere hem taşıma kapasitesi artırıldı hem de transit süreleri iyileştirildi. DHL Express ve Lufthansa Cargo'nun ortak girişimi AeroLogic tarafından işletilen bu rota, Leipzig ve Taipei arasında haftada iki kez gerçekleştiriliyor. DHL Express Tayvan CEO’su Samuel Lee, "Yeni rotanın hayata geçirilmesi yalnızca Tayvan ile Avrupa arasındaki bağlantıyı güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda genel operasyonel verimliliğimizi ve kapasitemizi de artırıyor. Kargo uçaklarına ve özel uçuş rotalarına yaptığımız sürekli yatırımlar, Tayvan'ın büyümesine ve küresel ticaretteki konumuna olan güçlü güvenimizi yansıtıyor. Devam eden ağ optimizasyonlarımız sayesinde, müşterilerimizin uluslararası pazarlara daha büyük bir esneklikle açılmalarına olanak tanıyoruz” dedi. Yeni rota, Güney Tayvan'a yönelik ithalat operasyonlarını da optimize ediyor. Güney Tayvan'dan gelen gönderiler daha verimli bir şekilde işlenip sevk edilebiliyor; bu da toplam transit süresini yaklaşık yarım gün azaltarak hizmet hızını ve güvenilirliğini artırıyor. IATA'nın son istatistikleri, Tayvan'ın geçen yıl hava kargo hacminde küresel olarak dokuzuncu sırada yer aldığını gösteriyor. Yapay zekâ (AI) ve yarı iletkenler gibi temel sektörlerdeki ihracatı dünyaya öncülük ederken, yalnızca Taoyuan Uluslararası Havalimanı 2025 yılında toplam 2,5 milyon ton kargo hacmine ulaştı. 2026 DHL Küresel Bağlantılılık Raporu'na göre, yapay zekâ çipleri, sunucular ve diğer yüksek teknoloji ürünlerine yönelik artan talebin etkisiyle Tayvan'ın küresel ticaretteki konumu önemli ölçüde güçlendi ve sıralaması 36'dan 32'ye yükseldi. Şu anda Avrupa'ya yapılan sevkiyatların %60'ından fazlası yüksek teknoloji sektöründen kaynaklanıyor. Yeni uçuşun bu büyüyen talebi daha da desteklemesi bekleniyor. DHL Express; hızlı, güvenilir ve yüksek kaliteli sınır ötesi teslimat çözümleri sunmak için yatırımlarına devam ediyor. Dünyanın en büyük çift motorlu uçağı olan Boeing 777 kargo uçağı, tüm çift motorlu kargo uçakları arasında en yüksek taşıma kapasitesine ve menzile sahip. Boeing 747 ile karşılaştırıldığında karbon emisyonlarını %18'e kadar azaltarak DHL'in sürdürülebilir, düşük karbonlu lojistik taahhüdünü de destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kızılay Yurt İçinde ve 30 Ülkede 199 Bin 846 Hisse Kurban Kesimi Gerçekleştirdi Haber

Türk Kızılay Yurt İçinde ve 30 Ülkede 199 Bin 846 Hisse Kurban Kesimi Gerçekleştirdi

Kurban Bayramı’nın ilk gününden itibaren kurban kesimlerine başlayan Kızılay, bir önceki yıla göre yüzde 18’i aşan bir artışla toplam 199 bin 846 hisse kurban kesimi gerçekleştirdi. Türk Kızılay’ın 20 yıldır başarıyla uyguladığı vekâletle kurban kesim kampanyasına bu yıl da hayırseverler yoğun ilgi gösterdi. “Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye” sloganıyla yürüttüğü kampanyayla hayırseverlerin kurban vekâletlerini alan Kızılay; yurt içinde 11 bin 809, Gazze için 22 bin 757 ve yurt dışında 165 bin 280 hisse olmak üzere toplam 199 bin 846 hisse kurban kesimi gerçekleştirdi. Böylece geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 168 bin 584 hisselik kurban kesimini yüzde 18’in üzerinde artırmış oldu. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bir bayramı daha, bağışçılarımızın emanetlerini layığıyla yerine getirmenin huzurunu ve gururunu yaşıyoruz. Hayırseverlerimizin güveni sayesinde kurban bereketini Türkiye’den Gazze’ye, Afrika’dan Asya’ya kadar milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına taşıyoruz. Bu iyilik hareketine katkı sunan tüm hayırseverlerimize teşekkür ediyor, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun yıl boyu sürmesini diliyorum” dedi. Yurt içinde kesilen kurbanlar yıl boyu sofralara ulaşacak Kızılay, yurt içinde gerçekleştirdiği kurban kesimlerinden elde edilen etleri uzun ömürlü kavurma konservesi hâline getiriyor. Hazırlanan konserveler yıl boyunca ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılırken, kurban etlerinin bir bölümü de ülke genelindeki Kızılay aşevlerinde sıcak yemek olarak değerlendirilecek. Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesildi Kızılay, Gazze’deki ihtiyaç sahipleri için bu yıl da uzun ömürlü kavurma konservesi modelini uyguladı. Yurt içinde Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesimi gerçekleştiren Kızılay, hazırlanan yaklaşık 391 bin kavurma konservesiyle, yardım geçişine izin verildiği anda bölgede yaklaşık 1 milyon ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor. Yurt dışında yaklaşık 4 milyon 132 bin ihtiyaç sahibine taze et olarak ulaştırıldı Kurban kampanyası kapsamında Kızılay ekipleri; Balkanlar’da Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova ve Kuzey Makedonya; Ortadoğu’da Irak, Suriye ve Yemen; Asya’da Afganistan, Bangladeş, Kırgızistan ve Pakistan; Afrika’da Benin, Burkina Faso, Burundi, Çad, Fildişi Sahilleri, Gine, Kamerun, Kenya, Malawi, Mozambik, Nijer, Nijerya, Senegal, Somali, Sudan, Tanzanya, Togo ve Uganda ve ayrıca KKTC olmak üzere üç kıtada toplam 30 ülkede 165 bin 280 hisse kurban kesimi gerçekleştirdi. Yurt dışındaki kesimlerden elde edilen kurban etleri, soğuk zincir korunarak taze et olarak dağıtıldı ve yaklaşık 4 milyon 132 bin ihtiyaç sahibine ulaştırıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.