Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Asya

Kapsül Haber Ajansı - Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nükleer Enerji Zirvesi: 22 Ülkeden 25 Sektör Kuruluşundan Ortak Bildiri Haber

Nükleer Enerji Zirvesi: 22 Ülkeden 25 Sektör Kuruluşundan Ortak Bildiri

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (International Atomic Energy Agency – IAEA) himayelerinde Fransa’nın ev sahipliğinde Paris’te düzenlenen Nükleer Enerji Zirvesi’nde, Türkiye’den Nükleer Sanayi Derneği’nin de aralarında bulunduğu 25 ulusal ve uluslararası nükleer sanayi derneği, ortak bir bildiriye imza attı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’nin açılışını yaptığı zirvede yayımlanan bildiride, nükleer enerjinin sürdürülebilir, güvenli ve dayanıklı enerji sistemlerinin temel bileşenlerinden biri olduğu vurgulandı. Fransız Nükleer Enerji Endüstrisi Grubu (GIFEN) liderliğinde başlatılan bu girişim; Avrupa, Asya ve Amerika’dan 22 ülkede nükleer enerji alanında faaliyet gösteren sektör kuruluşlarını bir araya getirdi. Küresel enerji talebinin hızla arttığı ve iklim krizinin etkilerinin derinleştiği günümüzde, nükleer enerjinin düşük karbonlu enerji dönüşümünde kritik rol oynadığı bu ortak seferberlik ile yeniden teyit edildi. Nükleer enerji, ekonomik kalkınma ve egemenliğin motoru Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, bildiriyle ilgili şunları paylaştı: “Küresel Nükleer Enerji Zirvesi’nde imzalanan ortak bildiri, nükleer enerjinin ekonomik kalkınma ve enerji egemenliği açısından oynadığı kritik rolü bir kez daha ortaya koyuyor. Bildiriyle birlikte sektör temsilcileri, 2050 yılına kadar küresel nükleer kapasitenin üç katına çıkarılması hedefini desteklediklerini yineledi. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de gösteriyor ki güvenilir ve temiz enerji kaynaklarına erişim, ekonomik kalkınma, sanayi rekabetçiliği ve enerji bağımsızlığı için temel bir ön koşul. Nükleer enerji elektrik fiyatlarının istikrarına katkıda bulunur, enerji egemenliğini güçlendirir ve tüm değer zinciri boyunca yüksek nitelikli istihdam sağlanmasını destekler.” Çiftçi, nükleer enerjinin yalnızca enerji güvenliği açısından değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve sanayi ekosisteminin gelişimi açısından da stratejik bir rol oynadığını vurguladı. Çiftçi sözlerine şöyle devam etti: “Büyük ölçekli reaktörlerin yanı sıra SMR (Küçük Modüler Reaktörler) ve AMR (Gelişmiş Modüler Reaktörler) gibi yeni teknolojiler, enerji sistemlerine esneklik kazandırırken yerel ihtiyaçlara uygun çözümler de sunarak inovasyon alanını genişletiyor. Ayrıca nükleer enerji artık yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı değil; düşük karbonlu hidrojen üretimi, endüstriyel ısıtma, deniz suyunun tuzdan arıtılması, nükleer tıp ve radyoizotop üretimi gibi alanlarda da önemli fırsatlar sunuyor.” Düşük karbonlu elektriğe talep dünya genelinde artıyor GIFEN Başkanı Xavier Ursat da bildiriyle ilgili şöyle konuştu: “Bu ortak bildiri aracılığıyla küresel nükleer endüstrisi Paris’te; ülkelerin enerji ve ekonomik egemenliğine katkıda bulunma ve iklim eylemini destekleme yönündeki ortak taahhüdünü bir kez daha teyit ediyor. Düşük karbonlu elektriğe olan talep dünya genelinde artmaya devam ederken, nükleer enerji giderek daha fazla geleceğin enerjisi olarak öne çıkıyor.” Nükleer endüstrinin önde gelen liderleri ayrıca nükleer enerji programlarının güvenli ve sürdürülebilir şekilde genişlemesini sağlamak için eğitim, beceri geliştirme ve operasyonel mükemmeliyete yatırım yapılmasının ve nükleer altyapının gerektirdiği yüksek sermaye gereksinimi için öngörülebilir finansman çerçevelerinin oluşturulmasın önemini vurguladı. Bildiriye imza atan kurumlar: GIFEN (Fransa), Nükleer Sanayi Derneği (Türkiye), NIA (Birleşik Krallık), Belgian Nuclear Forum (Belçika), FinNuclear (Finlandiya), AIN (İtalya), IGEOS Nuclear (Polanya), ABDAN (Brezilya), OCNI (Kanada), CNA (Kanada), SAF et NSS (Slovenya), Nucleair Nederland (Hollanda), UNF (Ukrayna), BulAtom (Bulgaristan), Swiss NuklearForum (İsviçre), KAIF (Güney Kore), Foro Nuclear (İspanya), JAIF (Japonya), FICCI (Hindistan), ROMATOM (Romanya), NNA (Norweç), NuclearSweden (İsveç), CNEA (Çin), Nucleareurope (Avrupa Nükleer Endüstri Birliği) ve World Nuclear Association (Dünya Nükleer Birliği). Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arzum’da Üst Düzey Atama Haber

Arzum’da Üst Düzey Atama

Kurumsal yönetim yapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda Arzum’da üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Erkun, 31 Aralık 2025 itibarıyla Arzum Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olarak atandı. Erkun, aynı zamanda Arzum Yönetim Kurulu Üyesi görevini üstlenecek. 30 yıla yakın uluslararası deneyime sahip olan Hakan Erkun, kariyeri boyunca farklı sektörlerde faaliyet gösteren global şirketlerde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenmiş, finansal ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli projelere liderlik etti. Yeni görevinde Erkun, Arzum’un küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve markanın uzun vadeli büyüme stratejisine liderlik edecek. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Hakan Erkun’un atamasıyla ilgili, “Arzum olarak değişen dünya dinamiklerine uyum sağlarken, güçlü bir yönetişim anlayışı ve doğru liderlik yapısını her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Hakan Erkun’un finansal disiplini, kurumsal bakış açısı ve uluslararası deneyimiyle Arzum’un sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. Hakan Erkun Kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Hakan Erkun, kariyer yolculuğuna denetim dünyasının lider kurumları KPMG ve PwC’de başladı. Finansal disiplin alanındaki bu güçlü temelini, Danone Group bünyesinde 16 yılı aşkın süren geniş kapsamlı bir liderlik serüvenine taşıdı. Danone Early Life Nutrition ve Danone Waters operasyonlarında üst düzey yöneticilik ve Yönetim Kurulu Üyeliği sorumluluklarını üstlenen Erkun, Avrupa ve Orta Doğu’yu kapsayan çok uluslu yapılarda Bölgesel Finans Direktörü olarak küresel finans operasyonlarını yönetti. Uluslararası tecrübesini Ontex’te Orta Doğu, Afrika ve Asya Bölgesi Finans Direktörlüğü ile derinleştiren Erkun; Savola Group, Balsu Group, Koroplast ve Peyman Kuruyemiş’te CFO olarak stratejik rollere imza attı. Bu süreçte halka arz, kurumsal dönüşüm ve dijitalleşme projelerinde kritik başarılar elde etti. Son olarak Arzum bünyesinde Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak görev alan Erkun; şirketin finansal mimarisinin güçlendirilmesi, kurumsal yönetişim süreçlerinin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme odaklı dönüşüm çalışmalarına liderlik etti. Profesyonel kimliğinin merkezine ekip gelişimini koyan Hakan Erkun, kariyeri boyunca pek çok üst düzey yöneticinin yetişmesine mentorluk ederek iş dünyasının yönetim kademelerine yön vermiş bir liderdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor Haber

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor

Lockheed Martin bünyesinde faaliyet gösteren şirket, yeni helikopterlerin üretim ve montajını ABD’nin Connecticut eyaletindeki Stratford ve New York’taki Owego tesislerinde gerçekleştirecek. Yeni S-92A+ helikopterleri ilk olarak devlet başkanlığı taşımacılığı için sipariş veren bir müşteri için üretilecek. Ayrıca offshore enerji sektörü ve diğer devlet müşterilerinden yeni siparişlerin gelmesi bekleniyor. Küresel Talep Artışı Bekleniyor Sikorsky Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Rich Benton, yeni modelin şirketin modernizasyon stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Benton açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “S-92A+ helikopteri filoyu modernize etme ve geleceğe hazırlanma stratejimizin önemli bir parçası. Beklenen talebi karşılamak için üretim kapasitemizi artırıyoruz. S-92, zorlu hava koşullarında uzun menzilli görevler için en yüksek uçuş süresine sahip helikopter olarak devlet liderleri, offshore enerji şirketleri ve arama-kurtarma ekipleri tarafından tercih ediliyor.” Şirket, devlet başkanlığı taşımacılığı için yeni bir ülkeden iki helikopter siparişi aldığını açıkladı. Böylece S-92 modelini kullanan devlet sayısı 14’e yükseldi. Sikorsky ayrıca bu iki helikoptere ek olarak üç adet daha S-92A+ helikopteri üretmeyi planlıyor. Artan talep doğrultusunda şirketin yıllık 12 helikopter üretim kapasitesine ulaşabileceği belirtiliyor. Üretim ABD’de Yapılacak Helikopterlerin bazı kritik parçaları Sikorsky’nin Stratford tesisinde üretilecek. Burada üretilecek başlıca bileşenler: ana dişli kutusu rotor palaları güç aktarım sistemleri Helikopterlerin montajı ise Owego tesisinde gerçekleştirilecek. Bu tesis daha önce S-92 platformu temel alınarak geliştirilen ABD başkanlık helikopterlerinden 23 adet teslim etmişti. 2025’te Asya ve Orta Doğu’ya Teslimat Yapıldı Sikorsky, 2025 yılında Asya ve Orta Doğu’daki devlet başkanlığı müşterilerine iki adet S-92A helikopteri teslim ettiğini açıkladı. Yeni S-92A+ modelinin ise bu platformun daha gelişmiş versiyonu olduğu belirtiliyor. S-92A+ Yeni Nesil Görevler İçin Tasarlandı S-92 helikopter ailesi uzun yıllardır güvenlik, performans ve çok yönlülük açısından sektörde önemli bir konumda bulunuyor. Yeni S-92A+ modeli, bu platformun en gelişmiş versiyonu olarak geliştirildi. Sikorsky bundan sonra üretilecek tüm S-92 helikopterlerini S-92A+ standardına göre üretmeyi planlıyor. Yeni Phase IV Ana Dişli Kutusu S-92A+ modelinin en önemli yeniliklerinden biri Phase IV ana dişli kutusu. Bu sistemin özellikleri: 6000 saatten fazla operasyon ömrü bakım aralıklarının uzaması gelişmiş güvenlik sistemleri Ayrıca sistemde bulunan yardımcı yağlama sistemi, ana yağ basıncı kaybolsa bile helikopterin uçuşu güvenli şekilde tamamlamasını sağlıyor. Daha Güçlü Motorlar Yeni modelde GE CT7-8A6 motorları kullanılıyor. Motor güncellemeleri sayesinde: yüksek sıcaklık ve yüksek irtifa koşullarında daha güçlü performans artırılmış motor gücü daha yüksek taşıma kapasitesi sağlanıyor. Helikopterin maksimum kalkış ağırlığı13 ton seviyesine çıkarıldı. Bu sayede: 1200 pound daha fazla yük veya yakıt kapasitesi daha güçlü dış yük taşıma kapasitesi (sling load) sunuluyor. Mevcut Helikopterler de Güncellenebilecek Sikorsky ayrıca S-92A+ teknolojisinin mevcut S-92A helikopterlerine retrofit kit olarak uygulanabileceğini açıkladı. Bu kit sayesinde operatörler: yeni dişli kutusu motor yükseltmesi gibi geliştirmeleri mevcut helikopterlerine ekleyebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK Haber

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK

7 ülkedeki 11 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, 2025 yılına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, 2025 yılında Türkiye, Asya ve Afrika bölgelerindeki güçlü performansıyla FAVÖK’ünü bir önceki yıla göre %37 artırarak 13,5 milyar TL seviyesine taşıdı. FAVÖK marjı ise 8 puan artışla %32 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde şirketin konsolide cirosu 2025 hedefinin üzerinde 42 milyar TL olarak gerçekleşirken, net dönem kârı yıllık bazda %39 artışla 3,7 milyar TL’ye ulaştı. 2023–2025 döneminde gerçekleştirdiği 1 milyar doların üzerinde olan stratejik yatırımlarla Şirket, Türkiye ve uluslararası pazarlardaki varlığını daha da güçlendirdi. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı coğrafi açıdan çeşitlendirilmiş projelerle kapasitesini artıran Şirket, gelir yapısını daha öngörülebilir ve dayanıklı bir zemine taşırken faaliyet gösterdiği ülkelerin enerji arz güvenliğine de stratejik katkı sağladı. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal şirketin yıllık performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılında Aksa Enerji olarak dayanıklı iş modelimiz ve uzun vadeli değer yaratma odağımız doğrultusunda stratejik hedeflerimizde güçlü bir ilerleme kaydettik. Türkiye’den Afrika ve Asya’ya uzanan operasyonel ağımız sayesinde enerji arz güvenliğine katkı sağlayan dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşturduk. Finansal disiplinimizi korurken stratejik finansman yapımızı güçlendirdik; dijital dönüşüm yatırımlarımızla da kurumsal kapasitemizi ve operasyonel çevikliğimizi ileri taşıdık. 2023–2025 döneminde farklı coğrafyalarda eş zamanlı olarak 1 milyar doların üzerinde yatırımı başarıyla tamamladık. Zorlu makroekonomik koşulların hâkim olduğu bu dönemde yoğun yatırım programımıza rağmen kârlılığımızı artırmayı başardık. 2026 yılında devreye almayı planladığımız yeni projelerle üretim kapasitemizi daha da artırmayı ve portföyümüzü yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı iş modelimiz, artan kapasitemizi yüksek gelir görünürlüğü ve güçlü nakit akışıyla desteklemeye devam ediyor. Depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının portföyümüzde %20 paya ulaşması, enerji dönüşümünde bilanço dayanıklılığımızı ve kârlılığımızı güçlendiren önemli bir kaldıraç olacak. Önümüzdeki dönemde de küresel enerji dönüşümünü fırsata çevirerek sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilir Yüksek Büyüme Stratejisine Kararlılıkla Devam Aksa Enerji, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini kararlılıkla uygulamaya devam ediyor. 2025 yılında özellikle Asya ve Afrika’daki yatırımlarıyla portföyünü güçlendiren şirket, farklı coğrafyalarda enerji arz güvenliğine katkı sağlayan güçlü bir uluslararası oyuncu olma yolunda ilerliyor. Özbekistan’da 430 MW kapasiteli Talimercan Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin devreye alınmasıyla birlikte Aksa Enerji, ülkede toplam 1.220 MW kurulu güce ulaşarak Özbekistan’daki en büyük Türk yatırımcı şirket konumuna ulaştı. Kazakistan’da 240 MW kurulu güce sahip olacak kombine ısı ve elektrik santralinin de 2026 Nisan ayı sonuna kadar devreye alınmasıyla, şirketin Orta Asya’daki güçlü konumu daha da pekişecek. Aksa Enerji, Afrika’daki büyümesini de sürdürerek Gabon’da 145 MW kurulu güce sahip doğal gaz santrali ve Burkina Faso’da 119 MW kurulu güce sahip elektrik santrali projeleriyle bölgedeki varlığını genişletmeye devam edecek. Şirketin 2025 yılında Africa Finance Corporation (AFC) ile imzaladığı 150 milyon ABD doları tutarındaki kredi anlaşması, Afrika’nın enerji dönüşümüne ve sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlama hedefinin önemli bir göstergesi oldu. Aksa Enerji, enerjiye yönelik artan küresel ihtiyaca yanıt vermek amacıyla yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarını sürdürürken, fırsatların bulunduğu tüm coğrafyalarda büyüme imkanlarını yakından takip etmektedir. Bu doğrultuda şirket, Avrupa dahil olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan enerji yatırım fırsatlarını ve potansiyel iş birliklerini değerlendirmeye devam etmektedir. 2026’da Kurulu Gücünü 4.000 MW’ın Üzerine Taşıyacak Aksa Enerji, 2025 yıl sonunda 3.000 MW’ı aşan kurulu gücünü, 2026 yıl sonunda 251 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmak üzere 4.000 MW’ın üzerine yükseltmeyi hedefliyor. Şirketin Türkiye’de geliştirdiği 941 MW’lık yenilenebilir enerji projeleri portföyü; depolamalı rüzgâr, güneş ve müstakil depolama yatırımlarıyla büyümenin yeni eksenini oluşturuyor. Aksa Enerji’nin 2025 yılında TSKB ile imzaladığı 80 milyon ABD doları tutarındaki 11 yıl vadeli kredi de bu yatırımların finansmanına güç katıyor. Şirket, orta vadede yenilenebilir enerjinin toplam portföyü içindeki payını %20’ye yükseltmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yönetişimde İstikrarlı İlerleme Aksa Enerji, sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişim alanındaki güçlü performansını 2025 yılında da sürdürdü. Şirket, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 10 yıldır yer alarak ÇSY alanındaki istikrarlı yaklaşımını teyit etti. Kurumsal yönetişim tarafında ise Yönetim Kurulu’ndaki kadın üye oranını %33’e yükselten Aksa Enerji, BIST 100’de en yüksek kadın temsil oranına sahip elektrik üreticisi konumuna ulaştı. Şirketin Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu ise 94,10’dan 94,34 seviyesine yükseldi. 2025 yılı boyunca yatırımlarını büyüten, uluslararası operasyonlarını genişleten ve güçlü finansal performans ortaya koyan Aksa Enerji, yüksek yatırım dönemine rağmen kârlılığını artırarak sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu. Bu başarının bir göstergesi olarak Aksa Enerji, 2025 yılında Fortune 500 Türkiye ve Capital Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi listelerinde üst sıralarda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ticari Sigorta Fiyatları 2025 Yılı Dördüncü Çeyreğinde Yüzde 4 Düştü Haber

Küresel Ticari Sigorta Fiyatları 2025 Yılı Dördüncü Çeyreğinde Yüzde 4 Düştü

Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, ‘Küresel Sigorta Piyasası Endeksi’nin 2025 yılı son çeyrek sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düşüş gösterdi. Sigorta sektöründe artan rekabet, avantajlı hasar prim oranları ve reasürans düşüşün başlıca nedeni olarak öne çıkıyor. 2025’in dördüncü çeyreğinde; ABD hariç tüm bölgelerde yıllık ortalama sigorta fiyatlarında düşüş kaydedildi. En sert gerilemeler yüzde 12 ile Pasifik ile Hindistan, yüzde 10 ile Orta Doğu ve Afrika (IMEA) bölgelerinde görüldü. Latin Amerika ve Karayipler (LAC), Birleşik Krallık ve Kanada’da fiyatlar yüzde 7 oranında düşerken; Avrupa’da bu oran yüzde 6, Asya’da ise yüzde 5 olarak gerçekleşti. ABD’de ise 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 1 gerileyen ortalama fiyatlar, dördüncü çeyrekte sabit kaldı. 2021’in ilk çeyreğinde başlayan ılımlı fiyat seyri, 2025’in son çeyreğinde de devam etti. Böylece küresel sigorta fiyatlarında üst üste altıncı çeyrek düşüş yaşandı. Raporda öne çıkan diğer bulgular ise şöyle; Sabit kıymet sigortaları: Üçüncü çeyrekteki yüzde 8’lik gerilemenin ardından, dördüncü çeyrekte küresel ölçekte yüzde 9 düşüş kaydedildi. Dört bölgede çift haneli gerilemeler yaşandı. Pasifik’te yüzde 14, Latin Amerika ve Karayipler – LAC’de yüzde 12, Hindistan, Orta Doğu ve Afrika – IMEA’da yüzde 11 ile Birleşik Krallık’ta yüzde 10. ABD, Kanada ve Avrupa’da düşüş yüzde 8, Asya’da ise yüzde 5 oldu. Sorumluluk sigortaları: Fiyatlar, üçüncü çeyrekteki yüzde 3’lük artışın ardından yüzde 4 yükseldi. Bu artışta, özellikle ABD’de görülen yüzde 9’luk yükseliş etkili oldu. Sigortacıların, artan hasar frekansı ve hasar tutarlarına yönelik endişelerinin sürmesi bu artışta belirleyici olurken, yüksek tazminatlarla sonuçlanan jüri kararları (nükleer kararlar) da önemli rol oynadı. Finansal sigortalar ve mesleki sorumluluk sigortaları: Üçüncü çeyrekte yüzde 5 düşen fiyatlar, dördüncü çeyrekte yüzde 4 geriledi. ABD hariç çoğu bölgede düşüş yaşanırken; IMEA’da yüzde 11, Birleşik Krallık ve Kanada’da ise yüzde 5 oranında gerileme kaydedildi. ABD’de ise üçüncü çeyrekteki yüzde 2’lik düşüşün ardından fiyatlar sabit kaldı. Siber sigortalar: Küresel ölçekte fiyatlar yüzde 7 oranında düştü. En belirgin gerileme LAC’ta yüzde 14 olurken, ABD’de düşüş yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Rapor sonuçlarını değerlendiren Marsh Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “Küresel sigorta piyasasında son altı çeyrektir, birçok bölge ve sigorta branşında kapasite fazlası gözlemliyoruz. Ani ve beklenmedik gelişmeler yaşanmadığı sürece, bu eğilimin 2026 yılı boyunca da devam etmesini öngörüyoruz. 2025 yılı, müşterilerimizin karmaşıklaşan risklerine yönelik sigorta çözümlerinde hem fiyat pazarlığı yapabilecekleri hem de teminat kapsamlarını genişletebilecekleri olumlu bir dönem olacak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı Haber

Küresel Tahsilat Zorluğu 100 Üzerinden 47,2 İle “Yüksek” Seviyeye Ulaştı

Allianz Trade, Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi (Collection Complexity Score and Rating) Raporunun 4’üncü baskısını yayınladı. Rapor, küresel GSYİH ve ticaretin yüzde 90'ını temsil eden 52 ülke ekonomisinde şirketlerin alacaklarını tahsil etmesinin ne kadar kolay veya zor olduğuna dair net bir değerlendirme sunuyor. Ticari alacak sigortası alanında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre, küresel tahsilat zorluğu 100 üzerinden 47,2 ile “yüksek” seviyeye ulaştı. Türkiye’de uluslararası tahsilat zorluklarında son dört yılda iyileşme kaydedildi Allianz Trade’in raporuna göre; 2022 yılında borç tahsilatının en zor yapıldığı ülkeler arasında 13’üncü sırada yer alan Türkiye, 2026 değerlendirmesinde 52 ülke arasında 27’nci sıraya düştü. 2022 yılında uluslararası tahsilat zorluğunun “çok yüksek” olduğu Türkiye’de son dört yılda mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemelerinde kaydedilen iyileşmelerle tahsilat zorlukları “yüksek” dereceye geriledi. Uluslararası tahsilat zorlukları bakımından uzun alacak vadeleri gibi ödemelere ilişkin sıkıntılar Türkiye’de en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Öte yandan raporda, Türk şirketlerin en çok ihracat yaptığı 20 ülke arasında alacaklarını en zor tahsil ettikleri ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin olarak öne çıkıyor. Küresel tahsilat zorluğu biraz azalıyor, ancak borç tahsilatı şirketler için başlıca sorunlardan biri olmaya devam ediyor Raporun tahsilat zorluğu skoru dört dereceden oluşuyor: 40’ın altında “Belirgin”, 40 ile 50 arasında “Yüksek”, 50 ile 60 arasında “Çok Yüksek” ve 60'ın üzerinde “Ciddi”. Küresel ortalamanın 47,2 olduğu ve 100 üzerinden 49 olan 2022 raporuna göre biraz daha düşük olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre risk dağılımı da daha dar bir alana yayıldı. Tahsilat zorluğunun 2022'deki yüzde 16'ya karşı yüzde 15 olarak “ciddi” ve 2022'deki yüzde 29'a karşı yüzde 21 ile “çok yüksek” derecede olduğu ülke sayısının toplam içindeki oranı azalırken, 2022'deki yüzde 24'e karşı yüzde 29 ile “yüksek” ve 2022'deki yüzde 31'e karşı yüzde 35 ile “belirgin” derecede olduğu ülke oranında artış kaydedildi. Ancak, dünya çapında ticari iflasların yüksek seviyelerde seyretmesi ve değişen ticaret akışları, korumacı devlet politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan dijital riskler nedeniyle küresel parçalanmanın derinleşmesiyle birlikte alacak tahsilatının şirketler, özellikle de ihracatçılar için giderek daha da zorlaştığına da raporda dikkat çekildi. Allianz Trade Yönetim Kurulu, Kredi İstihbaratı, Reasürans ve Kefaletten Sorumlu Üyesi Fabrice Desnos şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası ticari alacaklarının yüzde 48'inin, tahsilat zorluğu “Çok Yüksek” (%22’si) veya “Ciddi” (%26’sı) düzeyde olan ülkelerde bulunduğunu tahmin ediyoruz. 2022 ile karşılaştırıldığında, +1 puan sınırlı bir artış anlamına geliyor olsa da küresel ticaretin genişlemesi nedeniyle mutlak değer olarak bakıldığında 1,1 trilyon ABD dolarına ulaşan önemli bir rakama tekabül ediyor. İflaslar, hâlâ tüm bölgelerde tahsilat zorluğunun başlıca nedenlerinden biri. Orta Doğu'da tahsilat zorluğunun ana nedeni olarak yerel ödeme uygulamaları öne çıkarken, Batı Avrupa'da mahkeme süreçleriyle ilgili karmaşıklıklar Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika'ya göre daha az yaşanıyor. Bu yapısal faktörler nedeniyle, uluslararası alacak tahsilatı dünya çapında zor bir süreç olmaya devam ediyor.” Suudi Arabistan, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri, borç tahsilatı açısından en zor pazarlar Raporda; yerel ödeme uygulamaları, mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemeleri dikkate alındığında, Almanya, Hollanda ve Portekiz'in uluslararası borçların en kolay tahsil edildiği üç ülke olduğu, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE'nin ise en zorlu ülkeler olmaya devam ettiği belirtiliyor. Allianz Trade Grup Alacak ve Tahsilat Müdürü Pascal Personne bu durumu şöyle açıklıyor: “Uluslararası borç tahsilatı, Suudi Arabistan’da Almanya'ya göre neredeyse üç kat daha zor… Ancak, uluslararası tahsilat açısından Almanya’da da hiç zorluk olmadığı söylenemez. Bu bağlamda, gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan pazarlar arasında hâlâ fark olsa da özellikle de Asya'da bu fark zamanla giderek azalıyor. Çoğu gelişmiş ekonomide “belirgin” bir düzeyde tahsilat zorluğu var. Tahsilatın ortalama olarak en zor olduğu iki bölge ise Orta Doğu ve Afrika.” Yeni Nesil Ticaret Merkezlerinde iş yapmak seçicilik gerektiriyor Raporda yer verilen bilgilere göre; küresel ticaret sistemindeki yapısal değişimlerle birlikte yeni ticaret merkezleri yeni ticaret rotalarının bağlantı noktaları haline geliyor ve ayrıca yeni üretim merkezleri de ortaya çıkıyor. Ancak, bu pazarlar cazip olmalarına rağmen, söz konusu pazarlara ihracat yapanlar için mevcut ülke risklerine ek olarak alacak tahsilatı zorluklarının da devam ettiği raporda belirtiliyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle jeopolitik gelişmeler, korumacılık politikaları ve iklim değişikliğinin etkileriyle bölünmüş bir dünyada, küresel ticaretin kendine yeni yollar oluşturduğunu söylüyor. “BAE, Vietnam ve Malezya gibi yükselen “Yeni Nesil Ticaret Merkezleri”, ortalama 62 puanlık “Ciddi” düzeyde tahsilat zorluğuna sahip. Bu pazarlar mevcut bağlamda giderek daha kritik hale gelirken söz konusu pazarlarda iş yapmayı ve ticaretini artırmayı düşünenlerin seçici davranması ve sıkı alacak takibinin yapıldığı, iyi bir kredi yönetimi anlayışına sahip olması gerekiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates Premium Ekonomi Hizmetini Yeni Destinasyonlara Taşıyor Haber

Emirates Premium Ekonomi Hizmetini Yeni Destinasyonlara Taşıyor

Emirates, yenilenen Boeing 777 ve yeni nesil A350 uçaklarını Avrupa, Kuzey Amerika, Asya, Orta Doğu, Afrika ve Avustralya’daki önemli noktalarda hizmete sunarak, Premium Ekonomi sınıfını daha fazla şehre ulaştırmaya devam ediyor. Emirates aynı zamanda, Kopenhag, Phuket ve Cape Town’a A350 uçaklarıyla günlük yeni seferler ekleyerek hem kapasiteyi artırıyor hem de yolcularına daha üst düzey bir uçuş deneyimi sunuyor. Yaz sezonunda artması beklenen seyahat talebini karşılamayı hedefleyen bu ek frekanslar, şirketin mevcut uçuş programlarını da tamamlayıcı nitelik taşıyor. Yolcular, Emirates’in ödüllü Premium Ekonomi kabin deneyimiyle daha geniş diz mesafesi, ilave konfor özellikleri ve zenginleştirilmiş ikram hizmetlerinden faydalanabilecekler. Havayolu, 1 Temmuz itibarıyla Premium Ekonomi donanımlı A380, Boeing 777 ve A350 uçaklarıyla 84’ten fazla hatta hizmet vererek, uçuş ağı genelinde aynı standartta ve kaliteli bir premium deneyim sunma hedefini pekiştiriyor. Kopenhag, Phuket ve Cape Town’a ek seferler Emirates, 1 Haziran’dan itibaren Dubai–Kopenhag hattında ikinci günlük seferlere başlarken, Dubai–Phuket ve Dubai–Cape Town hatlarında da 1 Temmuz itibarıyla üçüncü günlük seferleri devreye alacak. Tüm bu uçuşlar, Premium Ekonomi’nin yanı sıra yeni Business ve Ekonomi Class kabinlerine sahip A350 uçaklarıyla gerçekleştirilecek. Yeni Kopenhag seferi, Dubai üzerinden Asya ve Afrika’daki birçok önemli noktaya bağlantıları güçlendirirken; Phuket’e eklenecek sefer, Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen yolcular için daha esnek seyahat seçenekleri sunacak. Cape Town’a eklenen üçüncü günlük sefer ise hem turistik hem de kurumsal seyahat taleplerine cevap verecek şekilde planlandı. Son bir yılda yüksek doluluk oranlarıyla dikkat çeken Cape Town hattında özellikle Körfez ülkelerinden gelen talep artarken, Avrupa ve ABD’nin doğu kıyılarına yönelik çıkış trafiği de güçlü seyrini sürdürüyor. Emirates ayrıca A350 uçaklarını 29 Mart’tan itibaren Roma, 1 Mayıs’tan itibaren ise Taipei hattında uçurmaya başlayacak. Premium Ekonomi için planlanan yeni hat genişlemeleri Emirates, Premium Ekonomi sınıfını 2026 yılı içinde kademeli olarak yeni hatlara yaymayı planlıyor. Bu kapsamda: Avrupa ve Kuzey Amerika’da Barselona, Mexico City, Roma ve Kopenhag hatlarında Premium Ekonomi donanımlı Boeing 777 ve A350 uçaklarıyla seferler artırılacak Asya’da Cochin, Karaçi, Taipei ve Phuket gibi destinasyonlarda belirli seferler Premium Ekonomi kabinleriyle gerçekleştirilecek. Avustralya’da Brisbane hattında yenilenmiş dört sınıflı Boeing 777-300ER uçakları devreye alınacak. Afrika’da Addis Ababa ve Cape Town hatlarında Premium Ekonomi sunan uçaklarla günlük seferler planlanıyor. Orta Doğu’da Basra, Kuveyt ve Tahran hatlarında yenilenmiş kabinlere sahip uçaklarla Premium Ekonomi hizmeti kademeli olarak sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.