Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atatürk

Kapsül Haber Ajansı - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mudanya’da 104 Yıl Sonra Aynı Gündem: Barış Haber

Mudanya’da 104 Yıl Sonra Aynı Gündem: Barış

Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu sona erdi. Cumhuriyetin önsözünün yazıldığı Mudanya’da, iki gün boyunca barışın nasıl tesis edileceği ve korunacağı ele alındı. Tirilye Kültür Merkezi’nde bir araya gelen tarihçi, akademisyen, diplomat, gazeteci ve siyasetçiler; Mudanya Mütarekesi’nin diplomatik başarısından yola çıkarak günümüz savaşlarını ele aldı. Söyleşide, çatışmaların kentler ve toplumlar üzerindeki etkileri ile Türkiye’nin küresel barışa sunabileceği katkılar değerlendirildi. “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ İLKESİ DEĞİŞEMEZ” Prof. Dr. Süha Atatüre’nin moderatörlüğünü üstlendiği “Yurtta Barış, Dünyada Barış” oturumunda; eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile emekli Büyükelçi Onur Öymen konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda Karayalçın, Türkiye Cumhuriyeti’nin “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesinin vazgeçilmezliğine değinerek; laik, idari ve mali özerkliğe sahip yerel yönetimlerin barışın temel taşları olduğunu vurguladı. Atatürk’ün barış vizyonuna dikkat çeken Onur Öymen ise barışın yalnızca istenmesi değil içselleştirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin 1922’den bu yana kesintisiz barış içinde yaşayan nadir ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Gazeteci Murat Yetkin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Mudanya’dan Dünyaya: Barışın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” oturumunda Doç. Dr. Samuel J. Hirst, Doç. Dr. Hakan Güneş, Doç. Dr. Onur İşçi ve Prof. Dr. İlhan Uzgel, Mudanya Mütarekesi’ni ve günümüz çatışmalarını tarihsel, ekonomik ve siyasi boyutlarıyla değerlendirdi. Oturumda, Mudanya’daki müzakere deneyiminin günümüzün barış arayışları açısından taşıdığı anlam ele alındı. Savaşları ekonomi politikası üzerinden değerlendiren Doç. Dr. Hakan Güneş, dünyanın son 10 yılda olağanüstü bir çatışma içinde olduğunu söyledi. Mütareke sürecini Rus arşivlerinde yaptığı araştırmalarla anlatan Doç. Dr. Samuel J. Hirst, Mudanya’nın bağımsızlığın kazanılmasında kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. “KURTULUŞ SAVAŞI HEM SAHADA HEM MASADA KAZANILDI” İnönü Vakfı Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan’ın moderatörlüğündeki “Bugünün Dünyasında Barış Arayışları” söyleşisinde Prof. Dr. Burak Gülboy ve Zagreb Belediyesi Meclis Üyesi Josko Klisovic, barışın korunmasını ve güvenin inşasını değerlendirdi. Prof. Dr. Gülboy, Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca sahada kazanılan bir askeri zafer olmadığını, müzakere masasında siyasi ve diplomatik olarak da kazanıldığını belirtti. Klisovic, çatışmaların şiddetsiz çözülmesi ve kalıcı barış için güven oluşturulmasının öneminin altını çizdi. Gazeteci Sedat Ergin’in yönettiği “Geleceğin Dünyası ve Barışın Geleceği” oturumuna ise Prof. Dr. Mustafa Aydın, Prof. Dr. Mitat Çelikpala ve Prof. Dr. Çağdaş Üngör katıldı. Çin, Rusya, ABD ve Avrupa ekseninde değişen uluslararası düzen ile Türkiye’nin konumunun ele alındığı oturumda, Türkiye’nin komşularıyla ekonomik bağlarını güçlendiren ve imkânlarıyla uyumlu hedefler izleyen bir strateji benimsemesi gerektiği vurgulandı. “MUDANYA BAĞIMSIZLIK HAKKIMIZI KABUL ETTİRDİ” Sempozyumun kapanış konuşmasını yapan Prof. Dr. İlter Turan, Mudanya Mütarekesi ile kazanılan zaferin eşsiz bir başarı olduğuna ve bu zaferle gurur duyulması gerektiğine dikkat çekti. Turan; Mudanya sayesinde Türk milletinin dünyaya eşitliğini kabul ettirdiğini ve bağımsızlığın vazgeçilmez bir hak olduğunu ilan ettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Türkiye; Mudanya ve Lozan sayesinde Milletler Cemiyeti’nde ikincil bir konumda kalmayan, eşit bir ülke olma başarısını göstermiştir." Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü kutlamaları, 11 Ekim Pazar günü Mütareke Meydanı’nda düzenlenecek etkinliklerle devam edecek. Saat 15.00’te Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker’in konuşmalarıyla başlayacak törenler kapsamında, 2026 Barış Yolu Ödülü sahibi Prof. Dr. Mehmet Haberal’a ödülünü Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel takdim edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dokuz Günlük Edebiyat Şöleni Sona Erdi Haber

Dokuz Günlük Edebiyat Şöleni Sona Erdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, son gününde de yoğun ilgi gördü. Gün boyunca Kültürpark’ın farklı noktalarında hareketlilik yaşanırken, imza ve söyleşi programları edebiyat, tarih ve farklı düşünce alanlarından isimleri okurlarla bir araya getirdi. İZKİTAP’ın son gününde Uzun Havuz Etkinlik Sahnesi, tarih ve Cumhuriyet üzerine iki buluşmaya ev sahipliği yaptı. Sinan Meydan, “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” başlıklı söyleşide Cumhuriyet’in kuruluş sürecini ve Atatürk’ün mirasını ele alırken, Naim Babüroğlu “Atatürk ve Cumhuriyet” başlıklı söyleşide Atatürk’ün Cumhuriyet’e uzanan hikayesini, İzmir yıllarını, yaşamının son döneminde sağlığını kaybetme pahasına Hatay için verdiği mücadeleyi anlattı. Çağrı Dörter ise Pakistan Pavyonu’nda “İnsanın Sırrı ve Yaşamın Anlamı” başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Gün boyunca söyleşilerin yanı sıra imza etkinlikleri de devam etti. 200 yayınevi ve kurum Yaklaşık 200 yayınevi ve kurumun yer aldığı İZKİTAP’ta dokuz gün boyunca 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluştu. Yaklaşık 500 etkinliğin gerçekleştirildiği fuarda edebiyatın yanı sıra tarih, kültür, sanat, bilim ve toplumsal yaşama ilişkin farklı konular ele alındı. Yazarlar geçidi Fuarın onur konuğu Gündüz Vassaf, insan, toplum ve yaşam üzerine düşüncelerini İzmirlilerle paylaşırken; Ediz Hun, Ayşe Kulin, Zeynep Oral, Ahmet Şerif İzgören, Ali Nesin, Başak Sayan, Feyza Hepçilingirler, Haydar Ergülen, Nilüfer Açıkalın, Polat Özlüoğlu, Saygı Öztürk, Suat Çağlayan, Tuğrul Keskin gibi birçok isim de söyleşi ve imza etkinlikleriyle fuarın konukları arasında yer aldı. Çocuk ve gençlik edebiyatına yönelik etkinlikler de İZKİTAP’ın programında önemli yer tuttu. Çocuklar ve gençler, yazar buluşmaları ve çeşitli etkinliklerle kitaplarla bir araya gelirken, aileleriyle birlikte fuarın farklı alanlarını gezme fırsatı buldu. On binlerce ziyaretçi Kültürpark’ı kitapların, yazarların ve okurların buluşma noktası haline getiren İZKİTAP’ı her yaştan on binlerce kitapsever ziyaret etti. Söyleşi, imza günü ve farklı etkinliklerle zenginleşen dokuz günlük edebiyat yolculuğunun ardından İZKİTAP, 2027 yılının ilkbaharında düzenlenecek yeni buluşmasında yeniden kitapseverleri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor Haber

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor

100. yaşını doğduğu topraklarda, Afyonkarahisar’da kutlayan Kızılay Maden Suyu, bir asırlık hafızasını bugünün üretim, kalite ve teknoloji gücüyle buluşturuyor. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, nesilden nesile aktarılan iyilik ve sağlık hikâyesinin yanı sıra Kızılay İçecek’in yeni kaynağı ve genişleyen ürün portföyüyle şekillenen ikinci yüzyıl hedefleri paylaşıldı. Kızılay Maden Suyu, 100. yaşını Afyonkarahisar’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, 1926’da başlayan yolculuktan ikinci yüzyıl hedeflerine uzanan yeni dönem anlatıldı. Kızılay Maden Suyu’nun hikâyesi, 1926’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Karahisar Maden Suyu’nu Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne emanet etmesiyle başladı. Atatürk’ün Kızılay’a bıraktığı bu miras, bir asır sonra bugün büyüyerek sürüyor. Kızılay İçecek; Afyonkarahisar ve Erzincan’daki maden suyu tesisleri, Adana’daki içecek üretim tesisi ve Kocaeli’ndeki Kızılay Su tesisi olmak üzere dört tesiste üretim yapıyor. Maden suyundan içme suyuna, fonksiyonel içeceklerden gazoz, soğuk çay ve limonataya kadar farklı kategorilerde 29 ürünü tüketiciyle buluşturan Kızılay İçecek, yılda yaklaşık 2 milyar şişeye ulaşan üretimi ve 26 ülkeye yayılan ihracatıyla büyümesini sürdürüyor. Kızılay İçecek’in köklü markası Kızılay Maden Suyu, Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle düzenlenen 12. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın en itibarlı maden suyu markası seçildi. Maden suyundaki birikimini yeni içecek kategorilerine taşıyan Kızılay İçecek, Afyonkarahisar’daki Prof. Dr. Besim Ömer Akalın Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün ve içecek teknolojileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Kızılay İçecek’in yeni ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden birini ise Kızılay Plus+ ürün ailesi oluşturuyor. Kızılay Erzincan’ın zengin magnezyumlu doğal maden suyunu fonksiyonel içeriklerle bir araya getiren Plus+ ürünleri; şekersiz, kalorisiz ve koruyucu içermeyen yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak suyu alanında da faaliyet gösteren Kızılay İçecek, Kızılay Su ile Gölcük’ün doğal kaynak suyunu, doğallığını ve mineral dengesini koruyarak yüksek kalite standartlarında tüketicilerle buluşturuyor. İkinci Yüzyılın Yeni Kaynağı: Kızılay Minera Kızılay İçecek, ikinci yüzyıla yalnızca yeni ürünlerle değil, yeni bir kaynakla giriyor. Afyonkarahisar’dan çıkan Kızılay Minera, daha hafif içim profiliyle premium segmentte konumlanıyor. Doğal mineral yapısını koruyan Kızılay Minera, evden restorana, otelden kafeye uzanan kullanım alanlarıyla maden suyu kategorisinde yeni bir tüketim deneyimi sunmayı hedefliyor. Kızılay İçecek, yeni kaynağıyla birlikte hem üretim kapasitesini hem de ürün portföyünün segment genişliğini büyütürken, 100 yıllık kalite birikimini geleceğin tüketici beklentileriyle buluşturacak. “Kızılay Maden Suyu üretimi iyiliğe dönüştürüyor” Kızılay Maden Suyu’nun 100. yıl buluşmasında konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kızılay’ın iyilik misyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Kızılay Maden Suyu bizim için köklü bir markanın ötesinde, iyiliğe dönüşen üretimin en güzel örneklerinden biri. Kızılay, 158 yıldır milletimizin dayanışma gücüyle ayakta duran büyük bir iyilik hareketi. Bugün dünyada insani ihtiyaçlar her yıl artıyor. Buna karşılık insani yardıma ayrılan kaynaklar aynı hızda artmıyor. İşte tam bu noktada, 100 yıl önce burada, Afyonkarahisar’da alınan kararın ne kadar ileri görüşlü olduğunu daha iyi anlıyoruz. Kızılay Maden Suyu, bu anlayışın ilk ve en köklü örneği. Bir şişe maden suyu, bir aşevinde verilen sıcak yemeğe, afet bölgesinde ihtiyaç sahibine ulaşan yardıma, sınırlarımızın ötesinde uzanan bir yardım eline dönüşüyor.” “Nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikayesi” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar ise Kızılay İçecek’in bugünkü üretim gücü ve ikinci yüzyıl vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bizim için üretim, iyiliği büyütmenin bir yolu. Aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikâyesi. Çünkü Kızılay’ın üretim anlayışının temelinde 100 yıl önce olduğu gibi bugün de insan, güven, kalite ve topluma değer katma sorumluluğu yer alıyor. Maden suyumuzun doğal mineral yapısını koruyarak kapalı sistemlerle üretim hatlarımıza aktarıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarımızı üretimin her aşamasında aynı hassasiyetle uyguluyoruz. Bugün sektörde tamamen koruyucusuz aromalı maden suyu üretebilen üç üreticiden biriyiz. Bu birikimi korurken yeni ürünlere, teknolojilere ve kategorilere yatırım yapmayı da sürdürüyoruz.” Türk Kızılay iştiraki Kızılay İçecek, bir asırdır ürettiği değeri Kızılay'ın insani yardım çalışmalarıyla iyiliğe dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den; Çiftçilere Ücretsiz Kışlık Sebze Fidesi! Haber

İBB’den; Çiftçilere Ücretsiz Kışlık Sebze Fidesi!

Kışlık sebze fidelerinin dağıtımı açık alanlar için ağustos ayında, seralar için ekim ayında gerçekleştiriliyor. Brokoli, karnabahar, kıvırcık marul, kara lahana, beyaz lahana ve kırmızı lahana fidelerinden oluşan destek kolilerinin dağıtımına Şile’den başlandı. Fide dağıtım törenine İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve beraberindeki İBB kurmayları da katıldı. Dağıtım töreninde konuşan Şileli üretici, Mahmut Küçükaslan, desteklerinin çiftçiler için önemine değinerek, İBB yetkililerine teşekkür etti. Ardından açılış konuşmasını İBB Başkanvekili Nuri Aslan aldı. Çiftçilerin yoğun desteği ve alkışlarıyla kürsüye çıkan Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “YOLUMUZU YÜRÜMEKTEN, CUMHURİYETE HİZMET ETMEKTEN; ESNAFA, KÖYLÜYE, SANAYİCİYE HİZMET ETMEKTEN ASLA VE ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ” “Bir buçuk yıldır haksız ve hukuksuz biçimde Silivri'de tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun size selamlarını getirdim. Ekrem Başkanımız, sizlere olan inancı ve sevgisiyle hepinizi saygıyla, sevgiyle ve hiç tükenmeyen bir umutla kucaklıyor ve selamlıyor. Çünkü o bu ülkeyi seviyor, çünkü o bir Cumhuriyet çocuğu, çünkü o Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürüyen bir vatan evladı. Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız tutuklu. Ancak biz ülkemizden umudumuzu kesmeyeceğiz. Ne bu milletten umudumuzu kesmeyeceğiz ne bu Cumhuriyetten umudumuzu kesmeyeceğiz. Erinde sonunda iyiler kazanacak. Biz de iyilerin tarafındayız. Çünkü bizler Cumhuriyetin çocuklarıyız. Hiçbir koşulda da umudumuzu, dediğim gibi, kesmeyeceğiz; pes etmeyeceğiz ve asla yılgınlığa düşmeyeceğiz, yılgınlığa kapılmayacağız. Bu yola çıkarken kolay olduğunu hiç düşünmedik. Bu yolda yaralanan... Ne derler? Bu yolda yolu terk edenler oldu. Bu yolda yoldan ayrılanlar oldu, umudunu kaybedenler oldu. Yaralanan olsaydı biz onu tedavi ederdik. Korkup gidenler oldu. Olsun! Nasıl Gazi Mustafa Kemal Atatürk o günü aştıysa onun çocukları da bugün bunları aşar. Çünkü biz doğrudan yanayız. Yolumuzu yürümekten, Cumhuriyete hizmet etmekten; esnafa, köylüye, sanayiciye hizmet etmekten asla ve asla geri adım atmayacağız. Kim ne söylerse söylesin, milletin efendisi olan köylünün, emekçinin, işçinin yanında olacağız.” “ÇİFTÇİ DE KÖYLÜ DE KİMSE KENDİSİNİ YALNIZ HİSSETMESİN” “Daha 15 gün olmadı, hasat için Çatalca’daydık, Silivri bölgesindeydik. Bir taraftan ücretsiz fidelerimizi, desteklerimizi dağıtıyoruz; bir taraftan da onların hasadına gidiyoruz. O kadar mutluyum ki aslında... Çünkü Ekrem Başkanın yol arkadaşıyım ve o kadar mutlu oluyorum ki aslında, ‘yapılamaz’ denilen her şeyi yapanların arkadaşıyım. Şimdi şurada, ‘Para ile satılamaz’ diye kolilerin üstünde yazıyor. Ücretsiz olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu ülkenin üreticisine, çiftçisine verdiği desteği görünce göğsüm kabarıyor. Çünkü benim okuduğum yıllarda bu ülke kendi kendine yeten ender ülkelerden biriydi. Maalesef son zamanlarda ülke gıda için, tarım için yurt dışına muhtaç hâle geldi. Bizim işçi de, emekçi de, emekli de, çiftçi de, köylü de, sanayici de, esnaf da başımızın tacı. Kim İstanbul’da bir şeye ihtiyaç duyuyorsa onun yanında mutlaka Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Yetmez ama desteklerimiz... Anadolu’da kim kendini yalnız hissediyorsa orada da İstanbul Büyükşehir Belediyesi var ve Ekrem İmamoğlu var. Çiftçi de, köylü de kimse kendisini yalnız hissetmesin.” “BİZ, SİZLERE DESTEK OLMAYI BİR VATAN BORCU BİLİYORUZ” “Bugün bizler Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Üreten köylü milletin efendisidir’ sözünü hakikate dönüştürmek için onun çocukları olarak gece gündüz 7 yıldır uğraşıyoruz. Bakın, o büyük Atatürk henüz Cumhuriyet ilan edilmemişken, yani 1923’te ama Cumhuriyet ilan edilmemişken, İzmir İktisat Kongresi'ni toplamış, İktisat Kongreleri toplamış ve üreticilerle bir araya gelmiştir. Çünkü bir milletin bağımsızlığı ancak ekonomik kalkınmayla mümkündür. Üreticiye verdiği destekle doğrudan ilgilidir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı toprağı işleyen, üreten insanların emeği ve alın teridir. Eğer bir ülke kendini bağımsız hissediyorsa bilin ki o ülkenin milleti alın teriyle toprakta, sanayide, bakkalda, fırında çalışıyor demektir; iş buluyor demektir, iş imkânı yaratılıyor demektir. Soframıza gelen her lokmanın arkasında sizlerin alın teri var, sabrı var ve insanüstü emeği var. Tarım zor bir iş. Ama bu ülke tarımla kalkındı. Hatırlayın, Kurtuluş Savaşı zamanındaki o görüntüleri hatırlayın. O emekçi, o köylü sofrasındaki, ambarındaki buğdayı, unu, tarlasındaki emeği, alın terini koymasaydı asker cephede nasıl ayakta duracaktı? İşte bu ülkenin kurtuluşunun asıl mimarlarından birisi de köylüdür ve emekçidir. Biz de sizlere destek olmayı bir vatan borcu biliyoruz, bir gönül borcu biliyoruz, Cumhuriyete borcumuz biliyoruz.” “2019 YILINDAN BERİ TARIMI SADECE BİR DESTEK ALANI DEĞİL, İSTANBUL’UN VE TÜRKİYE’NİN EN STRATEJİK GELECEĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİ MESELESİ OLARAK GÖRDÜK” “Bugün mutfaktaki yangının, pazardaki fahiş fiyatların, fileyi dolduramayan vatandaşlarımızın yaşadığı çaresizliğin tek bir sebebi var: Yıllardır çiftçimizi küstüren, üreticiyi borç yükü altında ezen, toprağı betona kurban eden anlayıştır. Beton ekonomisi çökmeye mahkûmdur. İlla da illa da üretmek ve toprağı işlemek gerekiyordur. Ama biz ne yaptık İstanbul’da? Toprağı yeniden ektirerek sadece çiftçimizi desteklemiyoruz; mutfağında tenceresini kaynatmakta zorlanan İstanbullu komşularımızın da hakkını koruyoruz. İşte bu yüzden 2019 yılından beri tarımı sadece bir destek alanı değil, İstanbul’un ve Türkiye’nin en stratejik geleceği ve gıda güvenliği meselesi olarak gördük. Bir ülkenin gıdası yoksa, gıdada dışa bağımlıysa stratejik olarak enerjiden daha kıymetli bir durum... Siz bağımsız filan değilsiniz. Siz oradan gıda gelmediği sürece yiyecek, içecek sofranızda bulamazsınız.” “GELİN, BİRLİKTE İSTANBUL’UN ÇEPERLERİNDE EKİLMEDİK TOPRAK BIRAKMAYALIM” “Cumhuriyetin halkçı kamu anlayışını İstanbul’un bereketli topraklarına taşıdık. Hatırlayın, 2019 yılında göreve geldiğimizde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çiftçilerimize yönelik tek bir tarımsal destek programı yoktu. 7. yılın sonunda Bakanlık bile artık İstanbul’a tarımsal destek vermek zorunda kaldı. Cumhuriyetin iki kurumu, yani Türkiye Cumhuriyeti Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı yarış yapmak durumunda kaldı. Biz yarışacak kurumlar değiliz. Biz devletin iki kurumuyuz, yan yana kol kola gidecek kurumlarız. Gelin, İstanbul’un analizini yaptık. Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığımızdaki bilgileri size verelim. Gelin, birlikte İstanbul’un çeperlerinde ekilmedik toprak bırakmayalım. Yeter ki siz tarımdan yana olun, üretimden yana olun; biz kapılarımızı, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bilgi birikimini size sunmaya hazırız. Yükselen maliyetler sizlerin de fark ettiği gibi üreticimizi eziyor. Çiftçimiz toprağından uzaklaşıyor, ekilebilecek tarım alanlarımız boş kalıyor. Bu sadece çiftçimizin içi değil, bütün kentimiz için de böyle, bütün kentlerimiz için de böyle aslında. Ama biz asla karamsarlığa teslim olanlar olmadık. Nasıl Kurtuluş Savaşı’nda damarlarımızdaki asil kandan doğduysak bugün de öyle doğacağız. Başarmamamız mümkün değil. Siz toprağı ekerseniz, siz milletin gönlüne girerseniz o fidenin yeşermemesi ve olgunlaşmaması mümkün değil.” “İBB BÜTÜN İMKÂNLARINI ÇİFTÇİNİN, KÖYLÜNÜN, ESNAFIN, EMEKÇİNİN, SANAYİCİNİN ÖNÜNE SUNDUK” “Biz şuna inanıyoruz: Eğer sizin umudunuz varsa, eğer siz inanıyorsanız mutlak ve mutlak umut varsa çözüm de var. Biz biliyoruz ki umut hem kendi içimizde hem sizde hem de şu an Silivri Zindanları'nda. Ekrem Başkanımızın liderliğinde biz kollarımızı 2019'la beraber sıvadık. Aklın, bilimin ışığında Cumhuriyetin üretken ruhuyla hareket ettik. Üreticilerimizle, ziraat odalarımızla, kooperatiflerimizle el ele verdik. Ortak akılla çözümler ürettik. Bir daha söylüyorum: İstanbul’da ortak akılla çözümler ürettik. ‘Ben diyorsam yapacaksınız’ demedik. Size sorduk, siz karar verdiniz, biz sadece uyguladık. Çünkü bizim efendimiz millettir. Biz milletin efendisi değiliz, millet bizim başımızın tacıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bütün imkânlarını çiftçinin, köylünün, esnafın, emekçinin, sanayicinin önüne sunduk. Çünkü biz engel olan değil, yol açanız. ‘Yaptıklarımız yapacaklarımızın referansıdır’ diyoruz ya; bu yaptıklarımız daha başlangıç ve fragman. Bu ülkede mutluluğu, huzuru, barışı ve üretimi biz getireceğiz ve göreceksiniz bu millet tekrar ayağa kalkacak. Fakirlik bizim en büyük düşmanımız ve onunla savaş etmeye devam edeceğiz.” “İSTANBUL’DA YAŞAYANIN VERDİĞİ VERGİYİ İSTANBULLUNUN HİZMETİNE SUNDUK. YAKINDIR, TÜRKİYE’NİN HİZMETİNE SUNACAĞIZ. HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN” “Bugün dağıttığımız fide kutularının üstünde ne yazıyor? ‘Parayla satılmaz’ İstanbullunun, İstanbul’da yaşayanın verdiği vergiyi İstanbullunun hizmetine sunduk. Yakındır, Türkiye’nin hizmetine sunacağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. İstanbul modelinden, halkçı belediyecilik anlayışımızdan, Cumhuriyetin geçmişinden gurur duyuyoruz. Cumhuriyetin çocukları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gidenler sadece İstanbul’a değil, Bakanlığa da örnek oldu ve şimdi tüm Türkiye’de Bakanlık tarıma destek oluyor. Tarım Bakanlığına buradan teşekkür etmek istiyorum. Açıklama yapmış Tarım Bakanımız; ‘İstanbul ayçiçeğinde 5. sıraya yükseldi üretimde’ Tabii ki yükselicek, biz varız! İstanbul Büyükşehir Belediyesi var! Üreticinin de çiftçinin de yanında olanlar var! Bakanımızın, çiftçiliğin, tarımın İstanbul’da bu kadar yükselmesini benimsemesi ve kabullenmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Ve tekrar ifade ediyorum Sayın Bakanım: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığının tüm kadroları ve bilgileri emrinizdedir, devletin emrindedir. Şimdi, hatırlayın pandemi dönemini. Kimse sokağa çıkamıyor; Ekrem İmamoğlu talimat vermiş: ‘Gidin çiftçinin, köylünün yanında olun. Esnafın yanında olun, minibüsçünün yanında olun, taksicinin yanında olun, sanayicinin yanında olun’ Ekrem İmamoğlu o gün sizin yanınızda oldu mu? Oldu. Çiftçinin, emekçinin yanında oldu mu? Oldu. Onlar ne yaptılar? İstanbul Büyükşehir Belediyesini kalplerine bastılar ve mühürlediler. O günden bu yana her yıl desteğimizi katlayarak büyütüyoruz. Şimdi toprağına sahip çıkan genç kardeşlerimize, üreten kadınlarımıza buradan söz veriyoruz: Sizi bu topraklarda asla İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Cumhuriyetin çocukları olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan gidenler olarak yalnız bırakmayacağız. Gücümüz yettikçe, sağlığımız elverdikçe emrinizdeyiz; çiftçinin, köylünün, üreticinin yanındayız.” “BUGÜNE KADAR TOPRAĞIMIZA SUNDUĞUMUZ DESTEĞİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 1 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI” “Bakınız, 2020 yılında sadece İstanbul’da kayıtlı görünen, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de tespit edebildiği çiftçi sayısı 693! Bugün destek verdiğimiz çiftçi sayımız 10.818’e ulaştı. Bugüne kadar toprağımıza sunduğumuz desteğin toplam büyüklüğü 1 milyar liraya yaklaştı. Bu yıl da İstanbul’da çiftçiyi, köylüyü, emekçiyi desteklemek için tam 300 milyon lira civarında ödenek ayırdık. Biraz önce emekçi kardeşim üniversiteden de mezun olmuş ve toprakla uğraşıyor söyledi: Biz sadece bedelsiz, parayla satılmaz fide desteği sağlamıyoruz; kadrolarımız geliyor, size insan desteği ve teknik destek sağlıyor. 2020 yılından bugüne kadar yaklaşık 80 milyon adetin üzerinde fide desteğini çiftçilerimize sunduk. Biraz önce söyledim ya Sayın Bakana teşekkür ediyorum diye; tam 16.000 torbadan fazla yağlık ayçiçeği tohumu, tonlarca buğday, arpa, yulaf, fasulye ve nohut tohumu, binlerce ton gübre, sulama hortumu ve 1 milyon litrenin üstünde mazot desteğini sizlerle buluşturduk. Sadece sizlerle mi? Balıkçılara da balıkçıların ihtiyaçlarını sağladık. Şimdi fındıkçılara, buradan Daire Başkanımıza söylüyorum: İstanbul’da kim üretiyorsa ve kendini yalnız hissediyorsa onun yanında olun. Biz çünkü milletin parasını millete veriyoruz. Benim babamın parası değil; millet çalıştı, kazandı, vergi verdi, bize gelen paydan da biz geri millete hizmet ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. İstemekten utanmayın! Kendi paranızı istiyorsunuz. Kendi alın terinizle verdiğiniz, oluşturduğunuz vergiyi kendinize hizmet diye istiyorsunuz.” “KIŞLIK FİDE DESTEĞİMİZ 7 YILDA 45 MİLYON ADET CİVARINA ULAŞTI” “Sadece bugün burada dağıtacağımız kışlık fide desteğimiz 7 yılda 45 milyon adet civarına ulaştı. Bir de bunun yazlığı var, yani biraz önce söyledim ya 80 milyon adede ulaştık diye. İstanbul’un ekilen alanlarının 4'te 1'ini fidelerimizle, tohumlarımızla buluşturuyoruz. İstanbul’un bütün kaynaklarını kullanmaya hazırız. Yeter ki çiftçi eksin, İstanbul üretsin. Tüm bunları yaparken nasıl yapıyoruz biliyor musunuz? Bedelsiz, hibe desteği, geri dönüşümü hiç yok. Siz yeter ki ekin, yetiştirin ve götürün satın, evinize ekmek getirin. Tabii ki kopyalayanlar kopyalıyorlar; geliştirecekler kendilerini. Onlar da bir gün çiftçiye bedelsiz fide dağıtmayı, gübre dağıtmayı, mazot vermeyi öğrenecekler. Ama bizim o kadar sabrımız var mı? Yok. Bekleyin, geleceğiz. Tüm Türkiye’de, İstanbul Büyükşehir’de uyguladığımız yöntemi inşallah önümüzdeki yazdan önce sağlamaya çalışacağız.” “DESTEK BİZDEN, GAYRET SİZDEN, BEREKET DE CENAB-I ALLAH’TAN” “Şartlar ne kadar zor olursa olsun, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, maliyetler ne kadar yükselirse yükselsin; sakın ola ki sakın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol arkadaşları olarak ve Cumhuriyetin çocukları olarak hepinize ve hepimize söylüyorum: Asla ve asla umutsuzluk yok, umudunuzu kesmeyin! Hiçbir baskı, hiçbir engel üreten insanın azmini ve toprağın bereketini durduramaz. Ne fırtınalar gördünüz ne kar yağışları ne seller... Topraktan vazgeçtiniz mi? Koyduğunuz alın terini geri aldınız mı? Alamamış olabilirsiniz son yıllarda, hiç merak etmeyin! Göreceksiniz, bakacaksınız... Ne verdiyseniz bu toprağa alın teri olarak, emek olarak bu ülkeye; geleceğiz ve sizi huzur içinde ve mutlu yaşatmaya başlayacağız. Her şey çiftçi için yapılacak ve üretici için yapılacak. Şimdi sizlerden bu bereketli toprağın huzurunda toprağımıza ve tarlamıza sahip çıkmaya, ne olursa olsun umudumuzu diri tutmaya ve Atatürk’ün bıraktığı mirası olan Cumhuriyetin ışığına sahip çıkmaya davet ediyorum. Söz veriyor musunuz bu Cumhuriyete, bu ülkeye, çiftçiye sahip çıkacağınıza? Hiç merak etmeyin, biz de söz veriyoruz. Bu can bu bedende olduğu sürece Cumhuriyetin askeridir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol arkadaşıyız biz. Sizlerin bu azmi ve kararlılığı olduğu sürece aşamayacağımız hiçbir engel yok. Destek bizden, gayret sizden, bereket de Cenab-ı Allah’tan. Yeni üretim sezonumuz bereketli, ürününüz bol, kazancınız helal olsun. Sağ olun, var olun!” Konuşmaların ardından çiftçilere sahneye davet eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan, üzerlerinde “Para ile Satılmaz” yazılı Kışlık Sebze Fidesi kolilerini üreticilere takdim etti. Ayaküstü çiftçilerin sorunlarını de dinleyen Aslan, problemlerin çözümü için çalışacaklarını kaydetti. Program, Nuri Aslan ve çiftçilerin çekildiği anı fotoğrafıyla son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir Kuşakları Türkülerle Buluşturdu Haber

Mersin Büyükşehir Kuşakları Türkülerle Buluşturdu

Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ‘Bir Kuşaktan Bir Kuşağa’ konseri, duygu dolu anlara ve büyük bir coşkuya sahne oldu. Büyükşehir Emekli Evi üyelerinden oluşan ‘Türkülü Yürekler Korosu’nun sahne aldığı gecede, sanatseverler hem unutulmaz eserlerle buluştu hem de 19 Mayıs ruhunu türküler eşliğinde yaşadı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasında gerçekleştirilen ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestra Şefi Erdal Koşar’ın yönettiği konserde; türküler, marşlar ve Edip Akbayram ile Zülfü Livaneli şarkıları hep bir ağızdan söylenirken, salonu dolduran vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla geceye eşlik etti. Konser boyunca Zülfü Livaneli’nin ‘Merhaba’, ‘Yiğidim Aslanım’ ve ‘Güneş Topla Benim İçin’ eserleri büyük beğeni toplarken; Nazım Hikmet’in her notasında hüzün ve memleket özlemi olan ‘Karlı Kayın Ormanı’, Sabahattin Ali’nin ‘Leylim Ley’ eseri ile Anadolu’nun içli ezgilerinden ‘Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme’ türküsü, salonu dolduran sanatseverlerden yoğun alkış aldı. Büyükşehir Emekli Evi üyelerinden oluşan koro solistleri de gece boyunca birçok eseri solo performanslarla seslendirdi. Konserin sürprizlerinden biri ise sanatçı Edip Akbayram’ın ‘Hasretinle Yandı Gönlüm’ türküsünün, seyircilerle birlikte doğaçlama söylenmesi oldu. Yıldırım: “Büyükşehir Belediyesi her zaman emeklilerin yanında” Konserin açılışında konuşan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Engin Yıldırım, böylesi etkinliklerin toplumsal dayanışma açısından önemli olduğunu ve Büyükşehir Belediyesi’nin her zaman emeklilerin yanında olduğunu vurgulayarak, “Her zaman emeklilerimizle beraber olmayı, etkinlikler yapmayı ve onların mutlu olması için elimizden geleni yapıyoruz. Büyükşehir Belediyesi; yıllarca ailesine, bu ülkeye, bu topraklara emek veren değerli emeklilerimizin daima yanında olacak” ifadelerini kullandı. Günel: “Emeklilik, hayatın tadını çıkarmak ve tecrübelerimizi paylaşmaktır” Konserde konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hülya Toy Günel, emekliliğin üretimden kopmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Bugün karşınızda yıllarca çalışmış, üretmiş ve emekli olmuş bir yol arkadaşınız olarak bulunuyorum. Emeklilik köşeye çekilmek değil, hayatın tadını çıkarmak ve tecrübelerimizi paylaşmaktır” diye konuştu. Türkülerin, yeni nesle bırakılacak en güzel miras olduğunu kaydeden Günel, “Türkülerimiz, geçmişimizi geleceğimize bağlıyor. Başkanımız Vahap Seçer öncülüğünde, her zaman sizlerin yanınızdayız. Hayata geçirdiğimiz Emekli Evleri; bizlerin sosyalleştiği, paylaştığı ve bir araya gelip şarkılar söylediği birer yuva haline geldi. Sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve hak ettiğiniz değeri göstermek, bizim en büyük görevimizdir” ifadelerini kullandı. Koşar: “7-8 aydır düzenli olarak bu konsere çalışıyorduk” Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestra Şefi Erdal Koşar ise yaklaşık 7-8 aydır düzenli olarak konsere çalıştıklarını ve bu yıl repertuvarı farklı ezgilerle zenginleştirdiklerini söyleyerek, “Bu yıl farklı bir konser yapalım istedik. Halk Müziği Korosu’yuz, ama onun dışında ezgilerle bugün Mersin'i selamladık. 19 Mayıs Haftası olması nedeniyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların anısına güzel bir repertuvar hazırladık. Dinleyicilerimizden aldığımız geri dönüşler de çok güzel, enerji had safhadaydı” diye konuştu. Sanatseverler, duygu ve coşku dolu geceye Türk bayraklarıyla eşlik etti Konsere katılan vatandaşlar da gece boyunca yaşanan atmosferden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Sanatseverlerden Aysel Bezek, konserin geçen yıla göre çok daha coşkulu geçtiğini belirterek, “19 Mayıs’ı ve değerli sanatçıları anmamız çok güzel oldu. Çok memnun kaldık. İnşallah seneye de geliriz. Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi. Nezahat Parlak, konserin kendisinde büyük iz bıraktığını söyleyerek, “Ben Mersin’e geldim geleli bu kadar muhteşem bir konser yaşamadım. Sanatçılarımızla, Atatürk’ümüzle, ruhuma ve kalbime çok işledi. Hepsinin emeğine sağlık” ifadelerini kullandı. Koristlerden Sultan Uyanık, yaklaşık 7-8 aydır konser için hazırlandıklarını belirterek, “Bugün bütün türkülerimizi canı gönülden ve yürekten söyledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Konser sonunda; Büyükşehir Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Kent Orkestrası bünyesinde sahne alan solistler, daire başkanları ve müdürler, sahnede hep birlikte ‘Ey Özgürlük’ şarkısını seslendirdi. Vatandaşlar ise ellerindeki Türk bayraklarıyla şarkıya eşlik ederek, geceyi büyük bir coşkuyla tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Binler Cumhuriyet İçin Yürüdü Haber

Nilüfer’de Binler Cumhuriyet İçin Yürüdü

Yürüyüşün ardından gerçekleştirilen etkinliklerde gençlik mesajları verilirken, rock grubu Adamlar sahne performansıyla bayram coşkusunu zirveye taşıdı. Nilüfer Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı ilçe genelinde düzenlenen büyük bir yürüyüş ve konser programıyla kutladı. Fatih Sultan Mehmet (FSM) Bulvarı’nda başlayan yürüyüşe katılan her yaştan binlerce Nilüferli, marşlar ve sloganlar eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önüne kadar yürüdü. Geniş katılımın sağlandığı yürüyüşte, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir ile CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin ve 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz de vatandaşlarla birlikte yürüyerek bayram coşkusuna ortak oldu. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki meydanda toplanan kalabalığa ilk olarak Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi Eş Başkanları Ömer Faruk Söker ve Elif Varol seslendi. Hazırladıkları gençlik bildirisini okuyan ikili, toplumsal dayanışma ve eşit yaşam vurgusu yaptı. Gençlik Meclisi eş başkanları, alandaki tüm gençleri 4 Haziran’da Görükle’de gerçekleştirilmesi planlanan Gençlik Festivali’ne de davet etti. Bildirinin ardından eşi Nuray Özdemir ile birlikte Türk bayrakları eşliğinde sahneye çıkan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, meydanı dolduran vatandaşlara hitap etti. Nilüfer’in enerjisinin ve mutluluğunun kaynağının halkın kendisi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, Mustafa Kemal Atatürk’ün 107 yıl önce Samsun’a çıkarken en büyük gücü gençlikte gördüğünü hatırlattı. “GENÇLİKLE BERABER YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Başkan Şadi Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Mustafa Kemal Atatürk, o zorlu koşullarda yola çıkarken ordulara ya da zenginliklere değil, ‘Bütün ümidim gençliktedir’ diyerek sadece ve sadece sizlere güvendi. Bugün gösterdiğiniz bu duruşla, Atamızın size neden bu kadar güvendiğini bir kez daha ispatlıyorsunuz. Biz Nilüfer Belediyesi olarak sizinle beraber yürümeye devam edeceğiz. Siz isteyeceksiniz, üreteceksiniz ve özgürce eleştireceksiniz; biz de sokaklarında özgürce şarkılar söyleyebildiğiniz, sanatla, sporla, bilimle nefes alan bir kenti hep birlikte inşa edeceğiz.” Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından sevilen alternatif rock grubu Adamlar sahne aldı. “Döndürüyor”, “Yaktı Geçti” ve “Rüyalarda Buruşmuşum” gibi popüler şarkılarını seslendiren grup, başarılı performansıyla katılımcılara keyifli ve coşku dolu anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

19 Mayıs Coşkusu Büyükşehir’le Zirve Yaptı Haber

19 Mayıs Coşkusu Büyükşehir’le Zirve Yaptı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm ülkede olduğu gibi Bursa’da da coşkulu bir şekilde kutlandı. SAHNE GENÇLERİN Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonun hazırladığı etkinlikler, 18 ve 19 Mayıs’ta Hüdavendigar Kent Parkı’nda vatandaşlara 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşattı. Programın ilk gününde kendileri için hazırlanan “Genç Sahne”ye çıkan gençler, sergiledikleri performanslarla dinleyenlerden büyük alkış aldı. Sevilen ve kendi besteledikleri eserleri “Genç Sahne”’de başarıyla seslendiren gençler, parkı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sundu. GÜN BOYU EĞLENCE Etkinliklerin ikinci gününe de yoğun ilgi gösteren Bursalılar, birbirinden renkli ve eğlenceli aktivitelere katılarak unutamayacakları bir gün geçirdi. Eğlence ve oyun alanları, spor turnuvaları, atölye çalışmaları, genç sahne, sinema ve karaoke gibi birbirinden renkli etkinliklere katılan gençler, hem yeteneklerini sergiledi hem de 19 Mayıs coşkusunu hep birlikte yaşadı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba da etkinlik alanını gezerek vatandaşlarla buluştu. Gençlerle araba yarışı oynayan Başkan Vekili Biba, gençlerin kente ve geleceğe dair sorularına da cevap verdi. “19 MAYIS, GENÇLİĞE DUYULAN GÜVENİN İFADESİDİR” Oğuzhan Koç konseri öncesinde sahneye çıkan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, hep birlikte, bir arada ve omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Gençlerin parlayan gözleriyle, enerjisiyle, coşkusuyla meydanı doldurduğunu belirten Başkan Vekili Biba, “Milletimizin bağımsızlık yürüyüşünün simgesi olan çok anlamlı bir günü hep birlikte idrak ediyoruz. 19 Mayıs, gençliğe duyulan güvenin, geleceğe duyulan inancın güçlü bir ifadesidir. Herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı gönülden kutluyorum” dedi. “GENÇLİĞE BAKARKEN TEKNOLOJİ ÜRETEN BİR NESİL GÖRÜYORUZ” Gençlerin, Türk toplumunun en büyük gücü olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, sadece yarının değil, bugünün de söz sahibinin gençler olduğunu dile getirdi. Gençliğe bakarken teknoloji üreten bir nesil gördüklerini vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Bilimde iddia sahibi bir Türkiye görüyoruz. Türkiye artık kendi otomobilini üreten, savunma sanayisinde dünyaya örnek olan, teknolojide kendi yolunu açan büyük bir ülkedir. Gençlerimizin TOGG’dan simülasyon alanlarına, kodlama atölyelerinden bilim etkinliklerine gösterdiği ilgi de bunun en güzel göstergesidir” diye konuştu. “GENÇLERİMİZİ, GELECEĞE DONANIMLI BİR ŞEKİLDE HAZIRLAMALIYIZ” Her büyük başarının bir hayalle başladığını, azimle, çalışmayla ve kararlılıkla gerçeğe dönüştüğünü söyleyen Başkan Vekili Biba, gençleri üreten, düşünen, araştıran, spor yapan, geliştiren ve geleceğe yön veren bir güç olarak gördüklerinin altını çizdi. Güçlü toplum ve güçlü Türkiye’nin ancak ahlaklı, çalışkan, vicdan sahibi ve hedefleri olan bir gençlikle mümkün olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Asıl güç, ailesine sahip çıkan, değerlerini koruyan ve ülkesine hizmet etmeyi görev bilen nesillerle ortaya çıkar. Bu yüzden biz, gençliğin yanında dururken; aileyi, dayanışmayı, birlik ruhunu ve milli değerlerimizi de daima koruyoruz. Yerel yönetimler olarak gençlerimizi, geleceğe donanımlı bir şekilde hazırlamak zorundayız” dedi. “BU ÜLKENİN UMUDU SİZSİNİZ” Daha fazla spor alanı, kültür ve sanat yatırımı, teknoloji ve eğitim imkânı, güvenli, güçlü ve huzurlu şehirleri gençler için hazırladıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, gençlere güvendiklerini ve bu milletin evlatlarına inandıklarını dile getirdi. Köklerinden kopmadan dünyayı takip eden, değerlerini kaybetmeden geleceğe yürüyen bir neslin yetiştiğini anlatan Başkan Vekili Biba, “Bu ülkenin umudu sizsiniz. Bu ülkenin yarınlara uzanan güçlü sesi sizsiniz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Çorlu’da görevleri başında şehit olan kahraman polislerimize de Allah’tan rahmet; ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Bu ülke gençlerin omuzlarınızda büyüyecek ve güçlenecek. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun” diyerek konuşmasını tamamladı. OĞUZHAN KOÇ KONSERİYLE COŞKU DORUĞA ÇIKTI Konuşmanın ardından Başkan Vekili Şahin Biba, ellerinde Türk bayraklarıyla ’10. Yıl Marşı’ eşliğinde gençleri selamladı. Daha sonr şarkıcı Oğuzhan Koç sahne alarak sevilen eserlerini Bursalı gençler için seslendirdi. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden binlerce genç, akşam boyunca doyasıya eğlendi. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği Bursa’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Oğuzhan Koç, kendisini davet eden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer 19 Mayıs’ı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı Haber

Nilüfer 19 Mayıs’ı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı

Nilüfer’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının ilk adresi Nilüfer Belediyesi Halk Evi önü oldu. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda Nilüferli katıldı. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “NİLÜFER’İ GENÇLERLE BÜYÜTECEĞİZ” Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 107 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını, bir milletin uyanışının habercisi olarak değerlendirdi. Başkan Şadi Özdemir, “19 Mayıs, bağımsızlığımızın ilk gününün adıdır. Umudun tükendiği bir anda ‘Bağımsızlık benim karakterimdir’ diyen bir iradenin şahlanışıdır. Sarsılmaz bir inancınız varsa, bir ulusun kaderini baştan yazabilirsiniz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, dünyaya bunu gösterdi” dedi. Cumhuriyet’in gençlere emanet edildiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir fikri, ancak gençler yaşatabilir. Bir ülkeyi ancak hür düşünen, sorgulayan ve cesur bir gençlik ileri taşıyabilir. Sizin aklınız ve vicdanınız, bu ülkenin en büyük güvencesidir.” Nilüfer’in yönünü her zaman Cumhuriyet’e dönmüş bir kent olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Bizim bütün gayretimiz, bu kentte yeşeren her fikre, her hayale bir alan açmaktır. Gençlerimizin fikirlerini özgürce savunduğu, umutla ürettiği bir Nilüfer’i onlarla omuz omuza daha da büyüteceğiz” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, başta Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle andı. SARIBAL: “MUSTAFA KEMAL DEVRİM İNŞA ETTİ” Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’da başlattığı mücadelenin sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda büyük bir toplumsal uyanış ve kalkınma hamlesi olduğunu ifade eden CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da, ülkenin geleceğinin gençlere emanet edilmesinin tarihsel bir sorumluluk olduğunu söyledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün bir devrim inşa ettiğini kaydeden Sarıbal, “O, bu ülkeyi gençlere, çocuklara ve gelecek kuşaklara emanet etti. Bizler de bugün doğamızı, toprağımızı, emeğimizi koruyan halkçı bir anlayışla, Mustafa Kemal’in ışığıyla yeniden ayağa kalkmak zorundayız” dedi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki tören, katılımcıların bayramlaşması ve anı fotoğrafları çekilmesiyle sona erdi. Nilüfer Belediyesi’nin 19 Mayıs kutlama programı, bu akşam düzenlenecek geleneksel bayram yürüyüşü ve ardından Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşecek konser etkinliğiyle coşkulu bir şekilde devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzelbahçe’de Gençler Atatürk İçin Koştu Haber

Güzelbahçe’de Gençler Atatürk İçin Koştu

Etkinliğe Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, AK Parti Güzelbahçe İlçe Başkanı Halil Durankuş, belediye meclis üyeleri ve İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Aydın Uyanık katıldı. Program, sporcuların ısınma hareketleriyle başladı. Ardından yarış startının verilmesiyle birlikte genç kızlar ve genç erkekler yarışmaları gerçekleştirildi. Genç kızlar kategorisinde Sudenaz Acı birinci olurken, Feyza Dağcılar ikinci, Şevin İğircik ise üçüncü oldu. Genç erkekler kategorisinde ise Muammer Dalaz birincilik elde ederken, Eren Nazlılar ikinci, Savaş Çınar Güroğlu üçüncü oldu. Ülkenin geleceğisiniz, hepinizin alnından öpüyorum Yarışmaya katılan gençleri tek tek tebrik eden Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, 19 Mayıs’ın Türk gençliği için taşıdığı öneme dikkat çekerek, “19 Mayıs bizim için çok kıymetli. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi gençlere emanet etti. Bugün burada sabahın erken saatlerinde bir araya gelen gençlerimiz, ‘Bu ülke bize emanet’ diyerek Atatürk’ün izinde olduklarını gösterdi. Katılan tüm gençlerimizin alnından öpüyorum. Bu ülkenin geleceği sizlersiniz. Aydınlık yarınları sizler inşa edeceksiniz. Hepiniz çok iyi yarıştınız. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun” diye konuştu. Güzelbahçe İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Aydın Uyanık ise organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek gençlerin bayramını kutladı ve vatandaşları 19 Mayıs törenlerine davet etti. Güzelbahçe Belediyesi Gençlik Merkezi Sorumlusu Şeyda Çiftçi ise gençlerin Atatürk’ün izinde yürümeye devam edeceğini vurgulayarak, ‘Biz gençler aydınlığa her zaman koşmaya devam edeceğiz’ dedi. Yarışmada birincilik elde eden genç sporculardan Genç Kızlar.Kategorisi Birincisi Sudenaz Acı, ‘Atatürk için koştum ve birinci oldum. Çok mutluyum. Ailemi gururlandırdığım için de ayrıca mutluyum’ deerken, Genç Erkekler Kategorisi Birincisi Muammer Dalaz ise, ‘Bugün Atatürk için koştum ve birinci oldum. Kendimle gurur duyuyorum. Bu etkinliği düzenleyen biz gençleri bir araya getirenlere teşekkür ediyorum’ ifadelerini kullandı. Yarışmada dereceye giren sporculara çeşitli ödüller protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Birincilere çeyrek altın, ikincilere Media Markt hediye çeki, üçüncülere ise Decathlon hediye çeki verildi. Dereceye giren tüm gençlere ayrıca Türk Bayrağı hediye edildi. Program günün anısına çekilen toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.