Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atık Isı

Kapsül Haber Ajansı - Atık Isı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık Isı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım Haber

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını, stratejik önceliklerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştığı “Bizimle güçlenir” temalı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak ve Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları’na uygun olarak hazırlanan raporda, Çimko’nun karbon yönetimi, enerji dönüşümü, dijital üretim teknolojileri, sosyal sorumluluk projeleri, iş sağlığı ve güvenliği gibi başlıklarda yürüttüğü somut uygulamalara, performans göstergelerine ve gelecek hedeflerine yer verildi. “Sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü artıran stratejik bir unsur olarak konumlandırıyoruz” Çimento sektörünün yüksek enerji ihtiyacı ve karbon yoğun üretim yapısına dikkat çeken Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, “2025 yılı, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımları daha sistematik, ölçülebilir ve entegre bir yapıya kavuşturduğumuz bir dönem oldu. Hayata geçirdiğimiz uygulamalarla üretim süreçlerimizde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken alternatif yakıt kullanımını artırdık. Atık ısı geri kazanım sistemlerimiz sayesinde üretimden açığa çıkan enerjinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladık. Küresel ölçekte değişen regülasyonlar ve özellikle sınırda karbon düzenlemeleri doğrultusunda, iş modelimizi değişen gerekliliklere uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü ve operasyonel dayanıklılığımızı destekleyen stratejik bir unsur olarak değerlendiriyoruz” dedi. Alternatif yakıt ısıl ikame oranı 5 yılda %63 arttı Üretim süreçlerinde kaynak verimliliğini artırmak ve karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla alternatif hammadde ve yakıt kullanımını geliştirmeye yönelik çalışmaların sonuçlarını almaya devam eden Çimko, 2025 itibarıyla 130 bin tona yakın alternatif yakıt ve 70 bin tona yakın alternatif hammadde kullandı. Alternatif yakıt tedarikinde biyokütle içeriğine sahip atıklarla birlikte yüksek kalorifik değere sahip atıkları öncelikli olarak tercih eden Çimko’nun, 2025 yılında fabrikalara ait ağırlıklı ortalama alternatif yakıt ısıl ikame oranı yüzde 17,2 seviyesine ulaşırken, bu oran 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 63 artış gösterdi. Aynı dönemde biyokütleye dayalı ısıl ikame oranında ise 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 174 artış kaydedildi. Enerji dönüşümü tarafındaki yatırımlarına hız veren Çimko, toplam 49 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi kapasitesi ve yenilenebilir enerji projeleriyle portföyünü güçlendirdi. Tesislerde kurulu olan Atık Isı Geri Kazanım Sistemleri (WHR) ile yıllık 69 bin MWh enerji tasarrufu sağlayan Çimko, toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji yatırımları ile karşıladı ve bu sayede 65 bin ton CO2 emisyonunun önüne geçildi.” Hazır beton tesislerinde kullanılan suyun %63’ü geri kazanıldı 2021 yılından bu yana su ayak izini düzenli olarak hesaplayan Çimko, üretim süreçlerinde oluşan atık suyun geri kazanımına yönelik projeleri hayata geçirirken, 2025 yılında çimento fabrikalarında yaklaşık 190 bin m3 su geri kazanarak üretim süreçlerinde yeniden kullanıma kazandırdı. Bu miktar, fabrikalarda kullanılan toplam suyun yaklaşık %14’üne karşılık geliyor. Hazır beton tesislerinde ise kullanılan suyun %63’ü geri kazanılarak yeniden değerlendirildi. Çimko raporlanan uygulama ve performans sonuçları doğrultusunda, ilk raporlama yılında CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında A Listesi’nde yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Toplumsal yatırımlara 37 milyon TL kaynak ayrıldı Çimko, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca çevresel performansla sınırlamayıp, insan ve toplum boyutunu da kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Bu kapsamda Çimko, 2025 yılında toplumsal yatırım alanına 37 milyon TL kaynak ayırarak faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal fayda odaklı projelere destek verdi. Bu yaklaşımın en önemli unsurlarından birini, uluslararası iş birlikleriyle hayata geçirilen eğitim projeleri oluşturdu. Çimko’nun UNICEF ile birlikte yürüttüğü MakerUp programı, çocukların ve gençlerin 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayan çalışmalar arasında yer aldı. Program kapsamında katılımcıların yaratıcı düşünme, problem çözme, dijital okuryazarlık ve üretim odaklı becerileri geliştirilirken, aynı zamanda uygulamalı öğrenme modeliyle çocukların potansiyellerini keşfetmeleri desteklendi. MakerUp programı, Gaziantep ve Adıyaman’da açılan merkezler aracılığıyla eğitime erişim ve beceri gelişimine katkı sunmayı hedefleyen uygulamalar kapsamında Çimko’nun toplumsal etki yaklaşımının önemli bir parçası oldu. Eğitim alanındaki bir diğer önemli çalışma ise SosyalBen Vakfı iş birliğiyle Hatay ve Adıyaman’da hayata geçirilen Beceri ve Yetenek Merkezleri (BEYEM) oldu. Bu merkezler aracılığıyla 2.800 öğrenciye ulaşılırken, çocukların bilim, teknoloji ve üretim odaklı becerilerini geliştirmeye yönelik uygulamalı eğitimler desteklendi. Çimko, bu projelerle çocukların ve gençlerin gelişimine katkı sağlamayı ve faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) imzacılığıyla ise sosyal ve yönetişim alanındaki taahhütlerini uluslararası ilkeler doğrultusunda desteklemeyi sürdürdü.

TÜRKÇİMENTO’dan Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Mesajı Haber

TÜRKÇİMENTO’dan Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Mesajı

TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay: “Çimento sektörü olarak yeşil dönüşümü, çevresel sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve insan odaklı gelişimi birlikte ele alarak geleceği inşa ediyoruz. Alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevresel etkilerimizi azaltırken aynı zamanda üretim gücümüzü daha verimli ve rekabetçi hale getiriyoruz. Türk çimento sektörü, döngüsel ekonomi uygulamalarıyla üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımını azaltırken farklı sektörlerden çıkan atıkları ekonomiye kazandırıyor. 2025 yılı verilerine göre alternatif yakıt kullanımı 2,3 milyon tona ulaşırken, sektör ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık %13,2’sini alternatif yakıtlardan karşılıyor. Aynı dönemde kullanılan 7,7 milyon ton alternatif ham madde sayesinde doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanırken, üretim süreçlerinde kaynak verimliliği artırılıyor. Çimento sektörü, enerji yoğun üretim yapısına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak karbon ayak izini azaltmaya devam ediyor. Güneş enerjisi santralleri, rüzgar enerjisi yatırımları ve atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yalnızca atık ısı geri kazanım teknolojisi kapsamında, 17 fabrikada faaliyet gösteren 27 hatta kurulu 164,5 MW gücümüz sayesinde, 658 bin hanenin ve yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik enerjisi tüketimine eşdeğer enerji üretiyoruz. Elde edilen bu enerjiyle, ilgili fabrikalarımızın elektrik ihtiyacının yaklaşık %30’unu karşılıyoruz. Enerji verimliliği uygulamaları ve alternatif enerji kaynakları, sektörün hem çevresel performansını hem de uluslararası rekabet gücünü destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Yeşil Dönüşüm ve Rekabet Gücü Birlikte İlerliyor Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülük aşamasına geçmesiyle birlikte, düşük karbonlu üretim çevresel bir tercih olmanın ötesine geçerek küresel ticaretin vazgeçilmez gerekliliklerinden biri haline geliyor. Türk çimento sektörü, düşük karbonlu üretim teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği projeleri ve dijital izleme sistemleriyle bu dönüşüme hazırlıklarını sürdürüyor. 2053 Net Sıfır Hedefi İçin Kararlı Adımlar Türk çimento sektörü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası doğrultusunda 2053 net sıfır emisyon hedefine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yol haritası kapsamında, sektörün karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşabilmesi için karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri (CCUS), alternatif enerji kaynakları, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilikçi üretim teknolojileri alanlarında 2053 yılına kadar yaklaşık 30 milyar ABD doları tutarında yatırım yapılması öngörülüyor. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün sürdürülebilirlik ile rekabet gücü birbirinden ayrılmaz hale geldi. Avrupa Yeşil Mutabakatı, SKDM ve yeni karbon düzenlemeleri, sanayide dönüşümü hızlandırıyor. Türk çimento sektörü olarak bu süreci bir risk değil, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacak stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sektörümüz, düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Karbon yakalama teknolojilerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, enerji verimliliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda yürüttüğümüz çalışmalarla hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz.” TÜRKÇİMENTO, çevre dostu üretim, dijital dönüşüm, kaynak verimliliği ve insan odaklı gelişim alanlarındaki çalışmalarını sürdürerek Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çimento Sektörü Küresel Dönüşüm Gündemine Çin’den Mesaj Verdi Haber

Türk Çimento Sektörü Küresel Dönüşüm Gündemine Çin’den Mesaj Verdi

Konukoğlu, sektörün yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırdığını vurguladı. Küresel çimento sektörünün en önemli organizasyonları arasında yer alan Cementtech etkinliği, 13 Mayıs’ta Çin’de sektör temsilcilerini bir araya getirdi. TÜRKÇİMENTO Başkanı Adil Sani Konukoğlu, etkinliğin açılış oturumunda gerçekleştirdiği konuşmada Türk çimento sektörünün üretim gücü, sürdürülebilirlik yatırımları ve uluslararası iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sektörün dönüşüm sürecine dikkat çeken Konukoğlu, “Biz, Türk çimento sektörü olarak bu süreci yalnızca bir uyum zorunluluğu değil, uzun vadeli rekabet gücümüzü belirleyecek stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz” dedi. Sektörün “üçüz dönüşüm” yaklaşımıyla hareket ettiğini belirten Konukoğlu, “Bu dönüşümün merkezinde yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm yer alıyor. Türk çimento sektörü dönüşüm sürecini yalnızca takip eden değil, yön veren bir anlayışla ilerliyor” ifadelerini kullandı. “Yeşil dönüşüm, dijitalleşmeden ayrı düşünülemez” Dijitalleşmenin sürdürülebilir üretimde kritik rol üstlendiğini vurgulayan Konukoğlu, veri odaklı yönetim anlayışı, yapay zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin karbon emisyonlarının azaltılmasından kaynak verimliliğine kadar pek çok alanda belirleyici olduğunu söyledi. Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik yatırımlarına ilişkin güncel verileri de paylaşan Konukoğlu, sektörün 2024 yılı itibarıyla 2,1 milyon ton alternatif yakıt kullandığını ve ısıl enerji ihtiyacının yüzde 13’ünün alternatif kaynaklardan karşılandığını belirtti. Ayrıca Türkiye genelinde 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanımı tesisleriyle toplam 164,5 megawatt gücünde enerji üretildiğini ifade eden Konukoğlu, bu üretimin yaklaşık 658 bin hanenin günlük elektrik tüketimine eşdeğer olduğunu kaydetti. “Yeşil çimento kullanımının yaygınlaşması kritik önem taşıyor” Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda sektörün dönüşüm yatırımlarını hızlandırdığını belirten Konukoğlu, alternatif yakıt kullanım oranlarının artırılması, klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının sektör açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Konukoğlu, kamu projelerinde yeşil çimento kullanımını teşvik eden düzenlemeler sayesinde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı hedeflendiğini de ifade etti. Türkiye-Çin iş birliği vurgusu Konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen Konukoğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme ve otomasyon alanındaki deneyiminin önemli bir sinerji oluşturacağını belirtti. Konukoğlu, “Türkiye ve Çin arasında kurulan bu güçlü iş birliği, yalnızca iki ülke için değil, küresel çimento sektörünün sürdürülebilir geleceği için de örnek bir model olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Etkinlik kapsamında düzenlenen panel oturumuna TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay da katıldı. Bozay, panelde sektörün sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri odağındaki gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GEA’dan Sürdürülebilir Mühendislikte %60 Hedefi Haber

GEA’dan Sürdürülebilir Mühendislikte %60 Hedefi

GEA Türkiye Genel Müdürü İlker Damar, günümüzde mühendislik çözümlerinin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkileriyle birlikte ele alındığı sürdürülebilir mühendislik kavramının yükselişte olduğunu belirterek, “Biz de sürdürülebilirliği büyüme ve karlılık stratejilerinden ayrı bir hedef olarak ele almıyoruz. Müşterilerimiz için sürdürülebilirliği bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp, rekabet avantajı yaratan bir performans unsuruna dönüştürüyoruz. Bugün itibarıyla GEA Grup cirosunun yaklaşık olarak yüzde 45’i, enerji, su ve diğer kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan sürdürülebilir çözümlerden oluşuyor. Hedefimiz, 2030 itibarıyla bu oranı yüzde 60’ın üzerine taşımak…” dedi. Müşterileri açısından değer önerilerinin operasyonel süreklilik, öngörülebilirlik ve uzun vadeli performans olarak üç temel başlıkta şekillendiğine vurgu yapan Damar, açıklamalarına şöyle devam etti: “Sürdürülebilir mühendislik çözümlerimiz; enerji tüketimini düşüren, emisyonları azaltan ve üretim verimliliğini artıran sistemler sunarken, dijital izleme ve kestirimci bakım platformlarımız sayesinde tesisler daha şeffaf ve yönetilebilir hale geliyor. Dijital ikizler, bulut bağlantılı ekipmanlar ve veri analitiği destekli servis modelleriyle müşterilerimiz plansız duruş risklerini azaltıyor, bakım bütçelerini kontrol altına alıyor ve yatırım kararlarını veriye dayalı şekilde alabiliyor. Bu da özellikle dalgalı piyasa koşullarında operasyonel dayanıklılığı güçlendiren kritik bir avantaj sağlıyor.” Enerji verimliliği yatırımlarında geri dönüş süresi 18–36 ay GEA projelerinde enerji ve kaynak verimliliği yatırımlarının geri dönüş süresi, sektör ve uygulama alanına bağlı olmakla birlikte, çoğunlukla 18 ila 36 ay arasında gerçekleşiyor. Dijital optimizasyon, proses entegrasyonu ve atık ısı geri kazanımı gibi çözümler söz konusu olduğunda bu süre daha da kısalabiliyor. Özellikle dijital servislerle desteklenen tesislerde, yalnızca enerji maliyetlerinde değil; bakım, duruş ve ürün kaybı gibi dolaylı maliyetlerde elde edilen tasarruflar, toplam yatırım geri dönüşünü hızlandıran önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Artan maliyet baskılarının şirketleri dönüştürdüğünü belirten Damar, şunları söyledi: “Enerji verimliliği artık isteğe bağlı bir yatırım değil, finansal risk yönetiminin bir parçası. Artan enerji fiyatları ve regülasyon baskıları, şirketleri hızlı geri dönüş sağlayan projelere yönlendiriyor. Biz de enerji etütleri, yaşam döngüsü maliyet analizleri ve performans bazlı servis modelleriyle yatırım kararlarını daha öngörülebilir hale getiriyoruz.” Türkiye, yüksek dönüşüm potansiyeline sahip stratejik bir pazar Türkiye’nin GEA açısından güçlü sanayi altyapısı ve yüksek dönüşüm potansiyeliyle stratejik bir Pazar olduğunun da altını çizen İlker Damar, “GEA Türkiye olarak önceliğimiz, uluslararası Mission 30 hedeflerini yerel ihtiyaçlara uyarlayarak; ölçülebilir, uygulanabilir ve hızlı etki yaratan çözümler sunmak. Dijital izleme, uzaktan destek ve kestirimci bakım hizmetlerimizi yaygınlaştırırken; enerji ve su verimliliği yüksek ekipman kurulumları ve mevcut tesislerin modernizasyonuna odaklanıyoruz. Yerel mühendislik ve servis gücümüzle müşterilerimize yalnızca teknoloji değil, uzun vadeli operasyonel ortaklık sunuyoruz” diye konuştu. Regülasyonlar yeni fırsatlar sunuyor Günümüzde regülasyonlar, sanayi şirketleri için yalnızca bir uyum konusu olmaktan çıkıp, iş modellerini dönüştüren stratejik bir itici güç haline geliyor. Karbon raporlaması, enerji verimliliği standartları ve çevresel performans kriterleri, tesis yatırımlarından günlük operasyonlara kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. GEA’nın müşterilerini bu dönüşümde de yalnız bırakmadığını dile getiren Damar, “Emisyon azaltan teknolojiler, dijital raporlama altyapıları ve uyumlu tasarım çözümleriyle müşterilerimizin bu sürece hazır olmasını sağlıyoruz. Amacımız, regülasyonları bir yük olmaktan çıkarıp rekabet avantajına dönüştürmek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa’nın Cirosu İlk Çeyrekte 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Çimsa’nın Cirosu İlk Çeyrekte 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Sabancı Holding iştiraki Çimsa, yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Son yıllarda imza attığı uluslararası yatırımlar sayesinde konsolide bazda büyümeyi sürdüren Çimsa’nın satışları 11,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Enerji, yakıt ve navlun fiyatlarının ciddi yükselişler yaşadığı bir dönemde, ortaya koyduğu verimlilik odaklı yaklaşımı, coğrafya ve ürün çeşitliliği ile Çimsa, ilk çeyrekte FAVÖK’ünü yüzde 2,7’lik artışla 1,5 milyar TL’ye; net kârını ise yüzde 56’lık artışla 705 milyon TL’ye taşıdı. UMUT ZENAR: “GÜÇLÜ BİLANÇO YAPIMIZ, VERİMLİLİK YATIRIMLARI VE BÜYÜME PROJELERİ İÇİN BİZE İMKÂN SAĞLIYOR” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “2025 yılının son çeyreğinde tamamlayarak hizmete aldığımız ABD gri çimento yatırımımız ve geçtiğimiz dönemde başlattığımız uluslararası ticaret operasyonlarımız sayesinde konsolide bazda satış hacmimizi artırırken, sürdürülebilir kârlılık yaklaşımımızı da güçlendirmeye devam ettik. Jeopolitik gelişmeler sonucunda, özellikle petrol fiyatlarındaki ciddi artışların maliyetler üzerinde baskı oluşturduğu bir dönemdeyiz. Böylesine zorlu bir ortamda hem FAVÖK’ümüzü hem de net kârımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. Çimsa’nın piyasada daha rekabetçi ve sürdürülebilir kârlılık odaklı olma adına aldığı aksiyonların sonuçlarını görmüş olduk. Öncelikle Türkiye, İspanya ve İrlanda’da bulunan fabrikalarımızda, alternatif yakıt oranlarımızı en yüksek seviyelere çıkardık ve bu fabrikalarımızda ayrıca atık ısı, güneş enerjisi gibi enerji odaklı yatırımları tamamlayarak enerji ve yakıt maliyetlerindeki fiyat artış risklerinden kendimizi koruduk. Ticari olarak ise kapsamlı ve uzun vadeli yakıt, elektrik ve navlun kontratlarıyla son yaşanan maliyet artışlarından korunmayı başardık. Tüm bu hamleler Çimsa’nın sağlıklı bilanço yapısını güçlendirirken, gelecekte yapabileceği olası yatırımlar için de manevra kabiliyetini artırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbon Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbon Dönüşümünü Hızlandırıyor

Bu kapsamda 28 Nisan’da Ankara’da düzenlenen Düşük Karbon Yolunda Yeni Nesil Çimentolar Zirvesi’nde sektör paydaşları, sürdürülebilir üretim, emisyon azaltımı ve geleceğin yapı malzemelerini ele aldı. Zirvenin açılışında konuşan Türkçimento CEO’su Volkan Bozay, sektörün üçüz dönüşümde önemli bir aşama kaydettiğini vurguladı. Sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna dikkat çeken Bozay, “Bugün burada yalnızca bir sektörü değil, aynı zamanda geleceğimizi, şehirlerimizi ve yaşam biçimimizi konuşuyoruz. Çimento sektörü, ekonomik kalkınmanın temel taşı olmasının ötesinde, sürdürülebilir bir dünyanın inşasında da kritik bir rol üstleniyor” dedi. Küresel ölçekte iklim değişikliğine uyumun artık bir zorunluluk haline geldiğini belirten Bozay, çimento sektörünün dönüşümün merkezinde yer aldığına işaret ederek, “Karbon yoğun bir sektör olarak dönüşümün merkezinde yer alıyor, aynı zamanda çözümün bir parçası olduğumuza inanıyoruz. Bu dönüşümün artık yalnızca Yeşil Dönüşüm olduğunu söyleyemeyiz. Bu nedenle biz sektör olarak Üçüz Dönüşüm stratejisini temel alıyoruz.” ifadelerini kullandı. Son yıllarda sektörün ana odak noktalarından birinin düşük karbonlu üretim ve emisyon azaltımı olduğunu vurgulayan Volkan Bozay, bu kapsamda öne çıkan aksiyonların klinker kullanım oranının azaltılması, karbon yakalama ve depolama teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı ve atık ısı geri kazanımı olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların entegre ve sistemsel olarak ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Bozay, Türkiye için en hızlı ve maliyet etkin çözümün klinker oranının düşürülmesi olduğuna da dikkat çekti. Klinker üretiminin enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli bir paya sahip olduğunu ifade eden Bozay, Ar-Ge çalışmaları sayesinde daha düşük klinker içeriğiyle geleneksel çimentolarla eşdeğer performans sunan ürünlerin geliştirildiğini ve bu ürünlerin “yeşil çimento” olarak tanımlandığını söyledi. TÜRKÇİMENTO öncülüğünde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucunda “Yeşil Çimento Kullanımının Yaygınlaştırılması Tebliği”nin 16 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bozay, kamu ihalelerinde klinker/çimento oranının 2025-2029 döneminde 0,80, 2030 sonrasında ise 0,75 ile sınırlandırıldığını belirtti. Bozay, “Tebliğin yürürlüğe girmesinden bu yana sektörümüzün yeşil çimento üretimine hızlı bir şekilde uyum sağladığını görüyoruz. Bugün ülkemizin tüm bölgelerinde, geleneksel çimentolarla eş değer performansta düşük emisyonlu ürünlere erişim mümkün” dedi. Söz konusu düzenleme ile önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu ve 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı sağlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Bozay, yeşil çimentonun özel sektörde de yaygınlaşması için bilgilendirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Dönüşüm sürecinin hızlanması için beton standartlarının güncellenmesi ve alternatif hammaddelere erişimin kolaylaştırılması gerektiğine de dikkat çeken Bozay, sektörün düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.