Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atık Su

Kapsül Haber Ajansı - Atık Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık Su haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Marmara'da İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisinden Geçmeyen Atık Su Deşarjı Kalmayacak Haber

Marmara'da İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisinden Geçmeyen Atık Su Deşarjı Kalmayacak

İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Bülent Solmaz, Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nde gerçekleşen saha incelemesinde İstanbul’un atık su yönetimi, aşırı yağışlardaki taşkın riskleri ve altyapıyı zorlayan çevresel etkenlere ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. TÜRKİYE'NİN ALANINDAKİ EN BÜYÜK ARITMA TESİSİNİ DEVREYE SOKACAĞIZ 2003 yılında devreye alınan Küçükçekmece Atık Su Ön Arıtma Tesisi’nin 2010'lu yıllarda ileri biyolojik dönüşümünün planlandığını ancak süreç içerisinde bu yatırımdan vazgeçilerek yeni bir stratejiye geçildiğini belirten Solmaz, İSKİ hedeflerini şu sözlerle aktardı: "Birinci hedefimiz; Marmara'ya yapılan bütün deşarjların ileri biyolojik arıtmadan geçirilerek verilmesidir. Buradaki debi Ambarlı ve Ataköy İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesislerimize aktarıldığında Marmara'da ileri biyolojik atık su arıtma tesisinden geçmeyen herhangi bir deşarjımız kalmayacak. Ataköy'de ikinci kademeyi bitirdik, üçüncü kademe çalışmaları başladı. Ambarlı'da ise yeni ihaleyi 600 bin metreküp olarak yapıyoruz. Böylece Ambarlı'yı toplamda 1 milyon metreküp kapasiteye ulaştırarak Türkiye'nin hatta belki de Avrupa'nın alanındaki en büyük arıtma tesisini devreye sokacağız." İSKİ BERTARAF EDİCİ BİR KAMU KURULUŞUDUR Küçükçekmece Atık Su Ön Arıtma Tesisi’nin günlük 350 bin metreküp kapasiteye sahip olduğunu yağışlı havalarda ise debinin 600-700 bin metreküplere çıkarak kapasiteyi aştığını belirten Solmaz, yağış anında birincil hedefin can ve mal kaybını önlemek olduğunu ifade etti. Geri tepme durumunda bodrum katları su basmaması için pompaların devreye sokulduğunu ve bu gibi acil durumlarda taşkın tahliyesinin zorunlu hale geldiğini aktardı. Altyapı güvenliğini tehdit eden katı atıklara da dikkat çeken Solmaz, sanayide kullanılan üstüpü, tekstil malzemesi ve evsel ıslak mendillerin 2,5 metrelik dev kolektör hatlarını dahi tıkadığını söyledi: "İSKİ herhangi bir atık suyu veya sanayi suyunu üretmez. Görevimiz; üretilen içme suyu ile oluşan atık suyu toplayıp zararsız hâle getirerek alıcı ortama deşarj etmektir. Tesisimizdeki ızgaralarda günde 20 tonun üzerinde hatta bazen 30-40 tonlara varan miktarda katı madde ayıklıyoruz. Bu atıklar ızgaraları tıkadığında hidrolik olarak su kısıtlanıyor ve en düşük noktadan taşma yapıyor. Bu sadece İSKİ'nin çözebileceği bir konu değil; ilçe belediyeleri, Büyükşehir ve Çevre İl Müdürlüğü gibi ilgili kurumların merdiven altı sanayi tesislerini denetime alması, basın ve vatandaşlarımızın bu konuda hassasiyet göstermesi gerekiyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DenizBank Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne İmza Attı Haber

DenizBank Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne İmza Attı

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris İklim Anlaşması ile uyumlu bankacılık uygulamalarını teşvik eden küresel çerçeve kapsamında Banka, sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarını, ölçülebilir hedefler ve uluslararası alanda kabul gören ilkelerle sistematik bir yapıya taşıyor. DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuyla ilgili değerlendirmesinde: “DenizBank olarak sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz parçası olarak görüyoruz. Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne katılımımız da bu yaklaşımımızı uluslararası ölçekte, ortak ilkelere dayalı bir taahhütle daha da güçlendiriyor. Bugüne kadar uluslararası piyasalardan temin ettiğimiz kaynakları iklim risklerini azaltacak yatırımlara aktarırken, karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren müşterilerimizin yeşil ekonomiye geçişini destekleyecek finansman çözümlerimizi de sürekli geliştirdik. 2023 yılından itibaren ekonomimize sağladığımız 4.4 Milyar Dolarlık taze kaynağın yüzde 54’ünü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere tahsis ettik. Yakın dönemde hayata geçirdiğimiz, dünyada bir ticari banka tarafından gerçekleştirilen en büyük ve Türkiye’nin ilk mavi sendikasyonu ile; mavi kentsel altyapı, verimli sulama sistemleri, atık su yönetimi ve sürdürülebilir turizm gibi alanlardaki dönüşümü desteklemek üzere 810 Milyon Dolar tutarında finansman sağladık. Özel bankalar arasında lider konumda bulunduğumuz tarım bankacılığındaki deneyimimizle de suyun bilinçli ve verimli kullanımını teşvik eden uygulamaları üreticilerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. BM Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne imza atarak, tüm bu çalışmalarımızı uluslararası ölçekte kabul gören bir çerçeve içinde daha da ileri taşıyacak; sürdürülebilir finansman alanındaki etkimizi sistematik ve ölçülebilir bir anlayışla yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balatçık'ın Altyapısı 350 Milyon Liralık Yatırımla Yenileniyor Haber

Balatçık'ın Altyapısı 350 Milyon Liralık Yatırımla Yenileniyor

Çiğli'nin hızla gelişen yerleşim alanlarından Balatçık Mahallesi'nde, artan nüfus ve yapılaşmayla birlikte ortaya çıkan altyapı ihtiyacını karşılamak amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü'nün başlattığı 350 milyon liralık yatırım sürüyor. Toplam 16 kilometrelik yağmur suyu ve atık su hattını kapsayan projede fiziki gerçekleşme oranı yüzde 37'ye ulaşırken, bugüne kadar 5 bin 825 metre yağmur suyu hattı ile 1 bin 208 metre atık su hattının imalatı tamamlandı. Proje tamamlandığında Balatçık, uzun yıllar hizmet verecek modern ve güçlü bir altyapıya kavuşacak. Organize Sanayi Deresi'nde ıslah çalışmaları sürüyor Projenin önemli etaplarından birini Atatürk Organize Sanayi Deresi'nde yürütülen ıslah çalışmaları oluşturuyor. Balatçık'ta inşa edilen yeni yağmur suyu hatlarının deşarj edileceği dere yatağında yaklaşık 450 metrelik ıslah çalışması planlanıyor. İlk etapta ise 72 metrelik bölüm tamamlandı. Çalışmaların tamamlanmasıyla yağmur sularının daha güvenli ve kontrollü şekilde taşınması sağlanacak. Anadolu Caddesi etabı tamamlandı Projenin kritik etaplarından biri olan Anadolu Caddesi'ndeki çalışmalar tamamlandı. Geçmiş yıllarda yoğun yağışlarda su birikintilerinin oluştuğu ve kamuoyunda "Jandarma Bölgesi" olarak bilinen noktada yapılan düzenlemeyle yüzey suları yağmur suyu hattına alınarak Balatçık Deresi'ne yönlendirildi. Böylece bölgede taşkın riskine neden olan önemli bir sorun daha çözüme kavuşturuldu. Hedef 2027'nin ilk çeyreği Çalışmaların önümüzdeki dönemde üniversite yerleşkesi ve öğrenci yoğunluğunun bulunduğu bölgelerde sürdürülmesi planlanıyor. İZSU'nun programına göre yatırımın 2027 yılının ilk çeyreğinde tamamlanarak hizmete alınması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Balatçık Mahallesi'nde yağmur suyu kaynaklı su baskınlarının büyük ölçüde önüne geçilmesi, yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının ayrıştırılmasıyla altyapı güvenliği ve kapasitesinin artırılması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

110 Milyon TL'lik Yağmur Suyu Yatırımıyla Kayseri'nin Altyapısı Güçleniyor Haber

110 Milyon TL'lik Yağmur Suyu Yatırımıyla Kayseri'nin Altyapısı Güçleniyor

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (KASKİ) Genel Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Şehir Hastanesi çevresinde yürütülen yağmur suyu altyapı çalışmalarını yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Büyükkılıç'a incelemeleri sırasında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan ile KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan eşlik etti. Yüklenici firma yetkililerinden projenin son durumu hakkında bilgi alan Büyükkılıç, kentin geleceğine yönelik güçlü altyapı yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. Çalışmanın yaklaşık 110 milyon TL'lik yatırımla hayata geçirildiğini belirten Başkan Büyükkılıç, bölgede yaklaşık 9 kilometrelik yağmur suyu hattı imalatının sürdüğünü söyledi. Hattın büyük bölümünde koruge boruların, kalan kısımlarda ise betonarme boruların kullanıldığını dile getiren Büyükkılıç, projenin özellikle yoğun yağışlarda yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçeceğini kaydetti. Büyükkılıç, "Şehir Hastanemizin yanı başında Büyükşehir Belediyemiz ve KASKİ'miz iş birliğiyle yağmur suyu altyapısını güçlendirecek önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Amacımız, yağmur sularını atık su hatlarından ayırarak taşkın kanallarına güvenli şekilde ulaştırmak, yağışlı dönemlerde oluşabilecek geri tepmeleri önlemek ve yağmur suyunun daha verimli değerlendirilmesini sağlamaktır" diye konuştu. Kent genelinde altyapıyı daha güçlü ve dirençli hale getirmek için yatırımların aralıksız sürdüğünü vurgulayan Başkan Büyükkılıç, "Yapılan çalışmanın şehrimize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. İnşallah en kısa sürede tamamlayarak hizmete sunacağız" ifadelerini kullandı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç'ın vizyonuyla KASKİ koordinesinde yürüttüğü altyapı yatırımlarıyla kentin dört bir yanında yağmur suyu, içme suyu ve kanalizasyon altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DenizBank’tan Su Odaklı Mavi Finansmana 810 Milyon Dolar Kaynak Haber

DenizBank’tan Su Odaklı Mavi Finansmana 810 Milyon Dolar Kaynak

Dünyada bir ticari banka tarafından gerçekleştirilen en büyük mavi sendikasyon kredisi ve Türkiye’nin ilk mavi sendikasyonu olan işlemden elde edilen kaynak; DenizBank’ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu şekilde, su alanında olumlu etki yaratacak mavi kentsel altyapı gelişimi, sulama sistemlerinde verimlilik artırımı, atık su yönetimi, sürdürülebilir balıkçılık ve sürdürülebilir turizm uygulamalarının finansmanında kullandırılacak. Gerçekleştirilen işleme ilişkin imza seremonisi, DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ ile sendikasyonda rol alan ana kreditörlerin katılımıyla gerçekleşti. DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, işleme ilişkin şunları söyledi: “Banka olarak, finansal kaynaklarımızı iklim değişikliği temelli risklerin azaltılmasına hizmet eden yatırımlara yönlendiriyoruz. 2023 yılından itibaren ekonomimize sağladığımız 4.4 Milyar Dolarlık taze kaynağın yüzde 54’ünü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere tahsis ettik. Türkiye’nin de içinde bulunduğu su stresi gerçeğinden hareketle, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımını öncelikli konularımız olarak ele alıyoruz. Suyun en yoğun kullanıldığı sektör olan ve özel bankalar arasında lider konumda bulunduğumuz tarımda, kaynakların bilinçli ve verimli kullanımını teşvik eden çalışmaları destekliyoruz. Emisyon yoğun sektörlerde müşterilerimizin düşük karbonlu ekonomiye geçişine yönelik finansman çözümlerimizi çeşitlendiriyoruz. Dünyadaki banka sendikasyonları arasında en büyük mavi kredi olma özelliği taşıyan işlemimiz, ülkemizde su odaklı sürdürülebilir finansman uygulamalarının derinleşmesi açısından da önemli bir örnek. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projelere kaynak aktarma odaklı yaklaşımızı devam ettireceğiz”. 20 ülkeden 42 bankanın katılımı ile gerçekleşen işlemde Mizuho Bank aracı banka olarak görev alırken; Abu Dhabi Commercial Bank, Commercial Bank of Dubai Emirates NBD Capital, ICBC, koordinatörlük görevlerini üstlendi. İşlemin sürdürülebilirlik koordinatörleri ise Emirates NBD Capital, ING ve SMBC oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

​ Kurşunlu’ya 40 Milyon TL Değerinde Altyapı Yatırımı Haber

​ Kurşunlu’ya 40 Milyon TL Değerinde Altyapı Yatırımı

MASKİ Genel Müdürlüğü tarafından mahallelerinde gerçekleştirilen yatırımlardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Muhtar Hüseyin Gider: “MASKİ Genel Müdürlüğü geçtiğimiz yıl Kurşunlu, Cecimli ve Çatalpınar mahallelerini kapsayan bölgede içme suyu hatları yeniledi. Ayrıca 3 adet içme suyu deposu da modernize edilerek hizmete sunuldu. Mahallemize gösterilen ilgi ve yapılan yatırımlar için Genel Müdürümüze ve ekiplerine teşekkür ediyorum. Bu yıl da Gelengeç Mahallemizde önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Mahallemizin fosseptiği doğrudan dereye akıyordu. Yapılan çalışma ile yeni fosseptik sistemi inşa edilerek bu sorun çözüldü. Dere Evleri mevkiindeki su depomuz ise kullanılamayacak kadar kötü durumdaydı. Yeni su depomuzun da bugün mahallemize ulaştırılması bizleri son derece mutlu etti. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er olmak üzere, MASKİ Genel Müdürümüze ve tüm ekibine mahallem adına teşekkür ediyorum.” dedi. Büyükşehir Meclis Üyesi İhsan Sarıtaş: “MASKİ Taleplerimize Anında Cevap Veriyor”​ ​ Büyükşehir Belediye Başkanına teşekkürlerini dile getiren Büyükşehir Meclis Üyesi İhsan Sarıtaş İhsan Sarıtaş: “Şu an Kurşunlu’da yine bir yatırım programını kayıt altına alıyoruz. Hekimhan’ın her tarafında bu tür hizmetler zaten devam ediyor. Hekimhan’ın sıkıntısı bizim sıkıntımız. Hizmet noktasında MASKİ Genel Müdürümüz sağ olsun tüm taleplerimize anında cevap veriyor. Bu anlamda Sayın Genel Müdürüme, ilçe başkanıma ve başta Sami Er Başkanıma teşekkür ediyoruz. Hizmetlerin devamını inşallah sağlayacaklar. Hekimhan’da içme suyu ve kanalizasyon sıkıntısı kalmayacak.” dedi. AK Parti Hekimhan İlçe Başkanı Salim Akyüz: “Yatırımlar Hem Büyük Emek Hem de Yüksek Maliyet Gerektiriyor” İlçede yapılan çalışmalardan dolayı memnuniyetini belirten İlçe Başkanı Salim Akyüz: “MASKİ Genel Müdürlüğü, Kurşunlu’ya 2026 yılı içerisinde 40 milyon liralık bir yatırım yapıyor. MASKİ’nin görevi oldukça zorlu. Çünkü yaptığı çalışmaların büyük bölümü yerin altında yürütülen altyapı yatırımlarından oluşuyor. Bu yatırımlar hem büyük emek hem de yüksek maliyet gerektiriyor. Çalışmalar kapsamında; Kurşunlu’nun önümüzdeki 50 yıllık projeksiyonu hesap edilerek eski asbestli borular yenileniyor. Buranın arıtması, ondan sonra yeni su depolarıyla beraber inşallah Kurşunlu daha yaşanılabilir bir yer olacak. Bu anlamda geçen sene 370 milyon gibi bir rakam Hekimhan’ımıza harcayan MASKİ’ye, bu sene yine aynı hızla devam eden başta Sami Er Başkanımız olmak üzere Genel Müdürümün nezdinde de bütün MASKİ çalışanlarına teşekkür ederim.” dedi. ​MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen: “Sağlıklı ve Kesintisiz İçme Suyu Temini İçin Çalışıyoruz” Kurşunlu Mahallesi’nde gerçekleştirilen yatırımlarla ilgili açıklama yapan MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen: MASKİ Genel Müdürü olarak geçen sene il genelinde yaklaşık 5 milyarlık bir yatırım yapmıştık. 1.300 kilometreye yakın da içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu yatırımı yaptık. Bu ölçekte de Hekimhan’a da geçen sene çok ciddi yatırımlarımız olmuştu. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’in talimatıyla kırsalda sağlıklı su temini ve kesintisiz bir su yönetimi için çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda; Kurşunlu Mahallemizde 40 milyonluk bir yatırım gerçekleştirdik. Buradaki önceki isale hatlarının yenilenmesi ve 3 tane depomuzun rehabilite edilerek yeniden inşasını yaptık. Kanalizasyon konusunda da vahşi deşarja karşıyız. Atık su şebekelerinin doğayı kirletmesiyle ilgili bir mücadelemiz var. Burada da daha önce işlevini görmeyen bir fosseptik çukuru vardı. Burada çürütmeli fosseptik çukuru koyarak buradaki derenin kirlenmesini inşallah önleyeceğiz. Bu yatırımlar hem mahallemize hem de Hekimhan ilçemize hayırlı olsun diyorum.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı İlk Webinarı ile Başladı! Haber

Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı İlk Webinarı ile Başladı!

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların su tüketimini azaltarak su verimliliğini artırması ve döngüsel su kullanımı başta olmak üzere su yönetimi alanında bütüncül bir yaklaşım benimsemesi amacıyla hayata geçirilen “Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı”nın ilk webinarı gerçekleştirildi. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) stratejik ortaklığında, Beymen Group ve SANKO Holding sponsorluğunda düzenlenen program ile; eğitim, çalıştaylar, iyi uygulama paylaşımları ve teknik gezi ile sektörün su yönetimi alanındaki dönüşümüne katkı sağlanması hedefleniyor. “Tekstil Sektöründe Su Yönetiminde Küresel Trendler ve Markaların Üreticilerden Beklentileri” başlıklı ilk webinarda; tekstil sektöründe su yönetimine ilişkin küresel eğilimler, tedarik zincirindeki dönüşüm gereklilikleri, markaların üreticilerden beklentileri ve sürdürülebilir üretim perspektifleri çok paydaşlı bir bakış açısıyla ele alındı. Webinarın açılış konuşmaları; SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Sultan Tepe, Beymen Group CEO’su Elif Çapçı ve SANKO Holding CSO’su Enise Ademoğlu Matbay tarafından gerçekleştirildi. Konuk konuşmacı Prof. Dr. Mehmet Kitiş ise tekstil sektöründe su yönetimine yönelik küresel trendler, risk alanları ve sürdürülebilirlik eksenindeki dönüşüm başlıklarına dair kapsamlı bir çerçeve sundu. SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel yaptığı açılış konuşmasında; “Tekstil sektörü uzun yıllardır üretim gücü, ihracat kapasitesi ve yarattığı istihdamla ülkemizin en önemli sektörlerinden biri oldu. Ancak artık sektörlerin başarısı yalnızca ne kadar ürettikleriyle değil, kaynakları nasıl yönettikleriyle de ölçülüyor. Türkiye topraklarının yaklaşık yüzde 88’i çölleşme riski altında ve tekstil suyun en çok kullanıldığı sektörler arasında yer alıyor. Tekstilde su yönetimi yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat rekabetini ve küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek stratejik bir dönüşüm alanı. Bu nedenle Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı’nı su verimliliğinden atıksu yönetimine, döngüsel su kullanımından iyi uygulama örneklerine kadar geniş bir çerçevede kurguladık” ifadelerini kullandı. İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Sultan Tepe, konuşmasında tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekti. Üretimden ihracata, istihdamdan yarattığı katma değere kadar sektörün güçlü bir ekosistem oluşturduğunu belirten Tepe, sürdürülebilirlik ekseninde yaşanan dönüşümün merkezinde artık su yönetiminin yer aldığını ifade etti. Su kaynakları üzerindeki baskının her geçen gün arttığını vurgulayan Tepe, “Su artık yalnızca bir üretim girdisi değil, sektörün geleceğini belirleyen stratejik bir kaynak haline geldi. İklim krizi, artan regülasyonlar ve küresel markaların beklentileri doğrultusunda sürdürülebilir su yönetimi; rekabet gücü, tedarik zinciri dayanıklılığı ve marka itibarı açısından kritik önem taşıyor” dedi. “Geleceğin tekstili, suyu verimli kullanan tekstil olacaktır” değerlendirmesinde bulunan Tepe, Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı’nın yalnızca bir eğitim serisi değil; sektörün ortak akılla hareket ettiği, iyi uygulamaların yaygınlaştırıldığı ve sürdürülebilir üretim kültürünün güçlendirildiği önemli bir dönüşüm platformu olduğunu söyledi. “SU YÖNETİMİ ARTIK TEKSTİL SEKTÖRÜ İÇİN STRATEJİK BİR ALAN” Programın açılış konuşmasını Beymen Group CEO’su Elif Çapçı yaparken, Beymen Group olarak sürdürülebilirlik çalışmalarını “Beymen Promise” çatısı altında yürüttüklerini belirterek, “Dünyaya Sözümüz Var” yaklaşımıyla doğaya, topluma ve insana karşı sorumluluklarını işin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini ifade etti. Çapçı, tekstil sektöründe su yönetiminin artık yalnızca çevresel bir başlık olmadığını; üretimin sürekliliğini, tedarik zincirinin dayanıklılığını ve sektörün rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir konu haline geldiğini vurguladı. Su yönetimini konuşmanın aynı zamanda kaynak verimliliğini, maliyet yapısını ve sektörün gelecekteki varlık koşullarını konuşmak anlamına geldiğini belirten Çapçı, Beymen Group’un tedarikçiyi, üreticiyi ve müşteriyi dönüştürme gücüyle ekosistemin merkezinde kritik bir role sahip olduğuna dikkat çekti. Beymen Group olarak sürdürülebilirliği bir hedef değil, yarım asrı aşan mirasın getirdiği bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Çapçı, Türkiye’nin lüks moda ve yaşam stili destinasyonu olmanın gücü ve bilinciyle dönüşümü sahiplendiklerini; dokundukları tüm paydaşları bu dönüşümün bir parçası haline getirmek için kararlı ve somut adımlar attıklarını belirtti. İklim krizinin etkilerini artık çok daha somut ve ölçülebilir şekilde hissettiğimiz bir dönem yaşadığımızı vurgulayan SANKO Holding CSO’su Enise Ademoğlu Matbay sözlerini şöyle sürdürdü; “Aşırı hava olaylarının artması, su stresi ve kaynak baskısının derinleşmesi hem ülkemizde hem de küresel ölçekte ekonomik ve operasyonel riskleri artırıyor. Bilimsel veriler, bu risklerin yönetilmemesi halinde büyüme ve refah üzerinde ciddi kayıplar yaşanabileceğine işaret ediyor. Bu tablo, sürdürülebilirliği artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; iş dünyası için rekabetçiliği, tedarik zinciri dayanıklılığını ve finansmana erişimi belirleyen stratejik bir dönüşüm alanı haline getiriyor. Bu nedenle SANKO Holding olarak, atılacak her adımın, sadece bugünü değil geleceği de güvence altına alacak şekilde bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz.” Program 2026 boyunca eğitim, çalıştay, teknik gezi ve webinarlarla devam edecek Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı, 2026 yılı boyunca farklı içeriklerle devam edecek. Program kapsamında; 4 Haziran’da su verimliliği ve atık su geri kazanımı üzerine bir eğitim programı, 5 Haziran’da üretim süreçlerinde su tüketimini azaltma teknikleri ve global iyi uygulamalara odaklanan ilk çalıştay, 30 Haziran’da finansman kaynakları ve yeşil krediler konulu ikinci webinar, 17 Eylül’de mevzuat ve atık su geri kazanımı odağında ikinci çalıştay, 18 Eylül’de ileri atık arıtma ve geri kazanım uygulamalarına yönelik OSB teknik gezisi ve 5 Ekim’de dijital izleme, raporlama ve uluslararası iyi uygulamalar konulu üçüncü webinar gerçekleştirilecek. Program çıktıları arasında; eğitim ve etkinliklerden elde edilecek sektörel içgörüler, firmaların uygulamaya aldığı iyi örnekler, politika yapıcılara yönelik öneriler ve sektörel su yönetimi yaklaşımına katkı sağlayacak veri ve içerikler yer alıyor. Artan su stresi, dönüşen regülasyonlar ve sürdürülebilir üretim beklentileri doğrultusunda, tekstil sektöründe su yönetimi alanında ortak aklın güçlendirilmesi ve sektör paydaşları arasında daha etkili iş birlikleri geliştirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir'de “Sağlıklı Körfez” için Bilimsel Seferberlik Haber

İzmir'de “Sağlıklı Körfez” için Bilimsel Seferberlik

Zararlı alg patlamalarından kirliliğe kadar pek çok kritik başlık iki güne yayılan oturumlarda uluslararası uzmanlarla ele alınacak. Hedef, İzmir Körfezi için kalıcı ve bilim temelli çözümler üretmek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle düzenlenen ve 28 Mart’a kadar sürecek “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlıklı uluslararası konferans, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı. “Zararlı Alg Patlamaları: Küresel Deneyimler ve İzmir Körfezi için Yenilikçi Çözüm Önerileri” temasıyla gerçekleştirilen konferansın açılışına; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler ile akademisyenler ve bürokratlar katıldı. Yıldır’dan doğayla ilişkide özeleştiri ve sürdürülebilirlik vurgusu İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, körfezde kirliliğin 1950’lerden bu yana giderek arttığını, 1980’lerde ise “ölü deniz” olarak anılacak seviyelere ulaştığını belirterek, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin bencil bir temele dayandığını söyledi. Doğanın sunduğu imkânlardan sınırsızca yararlanılırken yükümlülüklerden kaçınıldığını ifade eden Yıldır, modern insanın da bu anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Bugün gelinen noktada bu yaklaşımın sonuçlarıyla karşı karşıya kalındığını dile getiren Yıldır, “Bulduğumuz çözümler ya da ihmal ettiğimiz ayrıntılar zamanla daha büyük sorunlara dönüşebiliyor. Daha fazla üretmek ve kazanmak isterken zararın en derin noktasına indik. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışıyla hareket etmeli, her şeyi bütüncül bir yaklaşımla ele alarak hiçbir ayrıntıyı göz ardı etmemeliyiz” dedi. Altyapı hamlesiyle Körfez’de dönüşüm İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, göreve geldiklerinde körfezde ağır bir tabloyla karşılaştıklarını ve bu doğrultuda altyapı yatırımlarını önceliklendirerek hızla harekete geçtiklerini belirtti. Alg patlamaları ve son yıllarda artan sıcaklıkların etkisiyle durumun daha da ağırlaştığını ifade eden Erdoğan, İzmir Körfezi’ne ulaşan 34 dere ve 55 yan kolun tamamında temizlik çalışmalarının sürdüğünü, yaklaşık 110 bin ton malzeme çıkarıldığını söyledi. Erdoğan, Meles Deresi’nde kapsamlı bir çalışma başlatacaklarını da aktardı. Atık su arıtma tesislerinin güçlendirilmesi kapsamında 3 büyük tesisin hizmete alındığını ve kentin arıtma kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını belirten Erdoğan, metropolün yüzde 96’sına hizmet veren Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde yapılan revizyon çalışmaları ve tesisin dördüncü fazının açılması sayesinde çevre izin belgesinin 7 yıl sonra geçen hafta itibariyle yeniden alındığını vurgulayarak, “Tesisin doğru şekilde çalıştığını, anlık bir şekilde kontrol edildiğini bakanlık tarafından tescil eden bir belge. Yüzde 50'ye kadar da enerji teşviki almasını sağlayan bir belge. 7 yıl sonra geriye almış olduk. Bunun bir tartışmayı ortadan kaldırdığını düşünüyorum” dedi. Kent genelinde yağmur suyu ayrıştırma hatlarının hızla artırıldığını, tüm zamanlarda yapılanların yüzde 25’i kadar çalışmanın bugün itibariyle bitirildiğini aktaran Erdoğan, aynı zamanda körfezde yürütülen tarama çalışmalarıyla 1 milyon 200 bin ton çamurun çıkarıldığını belirtti. Erdoğan, Bostanlı ve Mavişehir hattında yapılan çalışmalarla 50-60 santimetreye kadar düşen derinliğin 3-4 metreye çıkarıldığını ve biriken kirliliğin önemli ölçüde temizlendiğini ifade etti. Büyükşehir çalışıyor İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İzmir Körfezi’nin sınırlı su sirkülasyonu nedeniyle hassas bir ekolojik dengeye sahip olduğunu belirterek, artan kentleşme ve sanayileşmenin kirlilik sorununu derinleştirdiğini söyledi. Gediz Nehri ve diğer 33 derenin sürekli besin tuzu ve sediment taşıdığını, bunun da makroalg ve deniz marullarının yoğunlaşmasına ve yaz aylarında mikro alg patlamalarına yol açtığını vurguladı. Güler, bu nedenle körfezin temizlenmesi için havza planının hazırlanmasının ve bilimsel veriye dayalı bütüncül önlemlerin gerekli olduğunu ifade etti. Körfez’i 28 optik ve termal kamera ile izlemek ve kirletenleri tespit etmek için ciddi bir çalışma yürüttüklerini aktaran Güler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin son iki yılda körfezin korunması ve iyileştirilmesi için atık su arıtma altyapısı, dere temizlikleri, dip tarama ve su sirkülasyonunu artırıcı projeler yürüttüğünü belirtti. Modifiye kil uygulaması gibi acil eylem planlarıyla körfezin kendi kendini yenileme kapasitesinin güçlendirildiğini söyleyen Güler, İzmir Körfezi’nin yalnızca bir su kütlesi olmadığını; tarih, kimlik ve gelecek açısından kentin önemli bir unsuru olduğunu, korunmasının sadece çevre değil, kent yaşamı, ekonomi ve kültürel miras açısından da kritik olduğunu vurguladı. “Merkezi idare de görev üstlenmeli” Bilimi, yerel yönetimleri ve ulusal ile uluslararası deneyimi bir araya getirerek İzmir Körfezi’nin geleceği için ortak çözümler geliştirmek amacıyla düzenledikleri çalıştaylara dikkat çeken Güler, konuşmasını şöyle tamamladı: “Sağlıklı bir körfez uzun vadeli bir süreçtir ve yalnızca yerel yönetimlerin sorumluluğunda değerlendirilemez. Merkezi yönetimin sorumluluğu büyüktür. Türkiye’de tüm körfezler benzer sorunlarla karşı karşıyadır ve bunun sorumlusu merkezi yönetimin uyguladığı politikalardır. İzmir Körfezi, devletin tasarrufu ve yönetimi altında olan hazineye ait bir kamu arazisidir. Yeni düzenlemeler ancak bakanlıklardan alınan izin doğrultusunda yapılabilir. Ancak ‘benim sorunum değil’ demeyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, sorunu kendi sınırlarını aşan boyutlarıyla ele alarak çözüm için çalışmalarını sürdürmekte ve bu sürece aktif olarak katılmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Banvit MBRF, 2025’te Arıttığı Suyun Yüzde 44’ünü İçme Suyu Kalitesinde Geri Dönüştürdü Haber

Banvit MBRF, 2025’te Arıttığı Suyun Yüzde 44’ünü İçme Suyu Kalitesinde Geri Dönüştürdü

Şirket, Bandırma’daki Atık Su Geri Kazanım Tesisi ile 2025 yılında arıtılan suyun yüzde 44’ünü içme suyu kalitesinde geri kazandırıyor, yer altı su kaynaklarının korunmasına destek oluyor. 22 Mart Dünya Su Günü vesilesiyle suyun korunmasına yönelik çalışmalarını paylaşan Banvit MBRF, su ayak izini azaltma konusundaki kararlılığını bir kez daha vurguladı. Sürdürülebilirliği kurum kültürünün merkezine yerleştirdiklerini belirten Banvit MBRF CEO’su Tolga Gündüz, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bu bilinç, üretimden operasyona kadar tüm süreçlerimizin temelini oluşturuyor. 2025 yılı sonunda Bandırma tesisimizde arıtılan suyun yüzde 44’ünü içme suyu kalitesinde geri kazanmayı başardık.” Gündüz, elde edilen bu kazanımın operasyonel süreçlerin merkezinde yer alan sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir sonucu olduğunu belirterek, bu adımı yalnızca bir verimlilik artışı olarak değil, aynı zamanda şirketin “Net Sıfır” yolculuğunda kritik bir kilometre taşı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Arıtılan suyun bir bölümünü, toplam su kullanımına bağlı olarak ikinci bir arıtma sürecinden geçirerek değişen oranlarda içme suyu kalitesinde geri kazanan Banvit MBRF, bu çalışmaları küresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma taahhüdünün somut bir göstergesi olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.