Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atık Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Atık Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AgeSA, TSRS ile Uyumlu 2. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

AgeSA, TSRS ile Uyumlu 2. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu 2025 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. AgeSA’nın sürdürülebilirlik alanındaki stratejik kararlılığını ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki şeffaf, sorumlu ve bilim temelli yaklaşımını ortaya koyan rapor, şirketin düşük karbonlu dönüşümden sürdürülebilir finans çözümlerine, kaynak verimliliğinden dijitalleşmeye kadar uzanan geniş bir alandaki performansını ölçülebilir sonuçlarla paylaşıyor. Sera Gazı Emisyonlar Yüzde 27, Enerji Yoğunluğu Yüzde 29 Azaldı 2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda operasyonlarını ve iş süreçlerini dönüştürmeye devam eden AgeSA, enerji tüketimini azaltmaya, operasyonel verimliliği artırmaya ve iklimle bağlantılı riskleri iş süreçlerine entegre şekilde yönetmeye odaklanıyor. Şirket bu kapsamda 2025 yılında toplam sera gazı emisyonlarını bir önceki yıla göre yüzde 27 azalttı. Şirketin enerji yoğunluğu ise yüzde 29 düşüşle 0,17 MWh/milyon TL seviyesine geriledi. Sürdürülebilir Fonlarla Temiz Enerji, Tarım ve Gıdaya Destek AgeSA, enerji ile tarım ve gıda temalı fonları aracılığıyla katılımcılarına finansal getiri potansiyeli sunarken; temiz enerji dönüşümü, sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve kaynak verimliliği gibi sürdürülebilir kalkınma açısından kritik alanlara yatırım yapılmasını destekledi. Böylece şirket, katılımcılarının birikimlerini uzun vadeli değer yaratma potansiyeli taşıyan temalarla buluşturmaya devam etti. SKA Bağlantılı Gelirler Toplam Gelirlerin Yüzde 51’ini Oluşturdu AgeSA, sürdürülebilirliği ürün ve hizmet portföyünün de temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Şirketin 2025 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde ettiği gelir 15,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, AgeSA’nın toplam gelirlerinin yüzde 51’ini oluşturdu. SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısını 26’ya çıkaran AgeSA, finansal güvence ve birikim çözümlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle geliştirmeye devam etti. Dijital Dönüşüm Kaynak Verimliliğini Artırdı AgeSA, sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonel süreçlerinin merkezine alırken, dijitalleşmeyi çevresel etkiyi azaltan stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırıyor. Şirket, iş süreçlerinde dijital uygulamaların yaygınlaştırılması sayesinde 2025 yılında kâğıt kullanımından kaynaklanabilecek 590 ton karbondioksit eşdeğeri salımın önüne geçti. AgeSA, döngüsel ekonomi perspektifiyle kaynak tüketimini azaltmaya ve atık yönetimi performansını iyileştirmeye de devam etti. Bu kapsamda 2025 yılında toplam plastik tüketimini yüzde 39 azaltan şirketin geri dönüştürülen atık oranı yüzde 33’e ulaştı. Ayrıca şirket, 2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını 2019 baz yılına göre yüzde 75 azaltmayı hedefliyor. Şirket, araç filosunun yüzde 50’sini elektrikli araçlarla değiştirmeyi planlarken; ofislerde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji sertifikaları, hibrit çalışma modeli ve dijitalleşme uygulamalarıyla operasyonlarından kaynaklanan çevresel etkiyi azaltmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım’dan “Plastiksiz Temmuz” Gündeminde Geleceğe Çağrı Haber

Sunar Yatırım’dan “Plastiksiz Temmuz” Gündeminde Geleceğe Çağrı

Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, üretim gücünü sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştiren entegre yapısıyla dikkat çekiyor. Şirket döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alarak bir mısır tanesini yalnızca tek bir ürüne değil; biyopolimer, ilaç, kozmetik, gıda ve yem başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten entegre bir üretim ekosistemine dönüştürüyor. Ayrıca; doğal kaynakların verimli kullanıldığı, karbon ayak izinin azaltıldığı ve çevresel etkinin minimize edildiği bir üretim modeliyle çalışıyor. Ar-Ge yatırımlarıyla biyomalzeme teknolojilerine odaklanan Sunar Yatırım, geleceğin sanayi dönüşümünde çevreyle uyumlu çözümler geliştirmeyi stratejik bir öncelik olarak konumlandırıyor. Plastic Free July kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, plastik sorununun tek bir malzeme değişimiyle çözülemeyecek kadar kapsamlı bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilirliğin üretim zincirinin tamamına entegre edilmesi gerektiğini, tüketicilerin de bu konuda farkındalık geliştirmesinin önemli bir nokta olduğunu vurguladı. Çomu, biyopolimer teknolojilerinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, “Fosil bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirdiğimiz mısır nişastası bazlı biyobozunur ve biyobazlı çözümler, çevresel etkiyi azaltmakla kalmıyor; sanayide döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendiren yeni bir üretim modeline de işaret ediyor. Sanayi olarak çevre dostu çözümler geliştirmek bizim ortak sorumluluğumuz. Ancak kalıcı dönüşüm için tüketicilerin de gereksiz plastik tüketimini azaltan, yeniden kullanılabilir ürünleri tercih eden ve doğru atık yönetimini destekleyen bilinçli seçimler yapması büyük önem taşıyor. Gerçek değişim, üretici ve tüketicinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacak” ifadelerini kullandı. Tek kullanımlık plastikler, plastik kirliliğinin üçte birini oluşturuyor Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ tarafından hazırlanan Breaking the Plastic Wave 2025 raporuna göre küresel plastik sistemi, üretim ve atık arasındaki dengesizliğin giderek büyüdüğü bir yapıya dönüşüyor. 2025 yılı itibarıyla dünyada yaklaşık 450 milyon ton plastik üretilirken, plastik kirliliği yıllık 130 milyon ton seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut eğilimler devam ederse bu miktarın 2040’ta iki katından fazla artması bekleniyor. Aynı dönemde plastik üretiminin yüzde 52 artışla 680 milyon tona ulaşacağı öngörülürken, atık yönetimi kapasitesi bu artışa paralel şekilde genişlemiyor ve sistem giderek daha fazla baskı altında kalıyor. Bu tabloya göre küresel ölçekte plastik atığın sınırlı bir bölümü geri dönüştürülebilirken, sistemin önemli bir kısmı ya depolanıyor ya da doğrudan çevreye karışıyor. Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ'nin Breaking the Plastic Wave 2025 raporunda tek kullanımlık plastiklerin toplam plastik kirliliğinin yaklaşık üçte birini oluşturduğubelirtiliyor. Aynı rapora göre düşük geri dönüşüm oranları ve artan tüketim, mikroplastik riskini her geçen yıl daha görünür hale getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası dokümanına göre ise Türkiye’de de benzer şekilde tek kullanımlık plastiklerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik düzenlemeler gündemde yer alırken, biyobozunur ve biyobazlı alternatifler stratejik bir çözüm alanı olarak öne çıkıyor. Enerji verimliliği ile güçlenen çevresel performans Sunar Yatırım, biyopolimer alanındaki yatırımlarını yalnızca malzeme geliştirme perspektifiyle değil, enerji dönüşümü ve karbon azaltım hedefleriyle birlikte ele alıyor. Şirketin yenilenebilir enerji stratejisi kapsamında devreye aldığı Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ile üretim tesislerinde önemli bir emisyon azaltımı sağlanıyor. Bu yatırımlar sayesinde karbon salımının önüne geçilirken, enerji ihtiyacının giderek artan bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Enerji verimliliği projeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca 2025 yılında sağlanan 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu ile 576 bin Euro’nun üzerinde mali kazanım elde edilirken, 3 bin 529 ton karbon emisyonu azaltıldı. Bu çevresel kazanım aynı zamanda yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir etki olarak hesaplanıyor. Aynı yaklaşım doğrultusunda atık yönetimi, su geri kazanımı ve proses optimizasyonu gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirliği ayrı bir başlık değil, üretim modelinin temel bileşeni olarak konumlandırdığını gösteriyor. 3 Temmuz Plastik Poşet Kullanmama Günü: Küçük tercihler büyük dönüşüm sağlıyor Her yıl 3 Temmuz'da kutlanan Plastik Poşet Kullanmama Günü, tek kullanımlık plastiklerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek daha sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasını teşvik ediyor. Plastik poşet kullanımını azaltmaya yönelik bireysel tercihler kadar, çevresel etkisi daha düşük malzemelerin geliştirilmesi ve sanayide yaygınlaşması da bu dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor. Temmuz ayı boyunca devam eden Plastic Free July (Plastiksiz Temmuz) farkındalık hareketi de tüketicileri günlük yaşamlarında küçük ama etkili değişiklikler yapmaya; yeniden kullanılabilir çanta, matara ve ambalaj alternatiflerini tercih ederek plastik kullanımını azaltmaya teşvik ediyor. 180 günde doğadan çözünen plastik poşet Sanayinin yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmesi kadar, tüketicilerin bilinçli tercihleri de plastiksiz bir geleceğin inşasında kritik rol oynuyor. Bu doğrultuda Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, Türkiye'nin ilk TÜV sertifikalı nişasta bazlı biyopolimer üreticisi olarak, mısır nişastasından ürettiği biyobozunur plastiklerle çevreye duyarlı çözümleri sanayiyle buluşturuyor. Şirketin geliştirdiği biyobozunur ham madde, doğada yaklaşık 180 gün içinde tamamen çözünerek herhangi bir özel işleme ihtiyaç duymadan toprağa geri dönebiliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, tek kullanımlık plastiklere sürdürülebilir bir alternatif sunarken, döngüsel ekonominin yaygınlaşmasına ve plastiksiz yaşam vizyonunun desteklenmesine de katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratpaşa’da 74 Bin Kişiye Çevre Eğitimi Haber

Muratpaşa’da 74 Bin Kişiye Çevre Eğitimi

Muratpaşa Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından, okul ve kurumlardan gelen talepler doğrultusunda düzenlenen çevre ve atık yönetimi eğitimleri devam ediyor. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında gerçekleştirilen eğitimlerde 3 bin 34 kişiye çevre bilinci, geri dönüşüm ve atık yönetimi konularında bilgilendirme yapıldı. Eğitimlerde küresel ısınmaya neden olan etkenler, iklim krizi, çevre ve deniz kirliliği, atıkların ayrıştırılması, geri dönüşüm süreçleri ve bireysel olarak alınabilecek önlemler ele alınıyor. Katılımcılara ayrıca geri dönüşüm tesislerine düzenlenen teknik gezilerle atıkların toplanmasından işlenmesine kadar geçen süreç yerinde anlatılıyor. 19 OKULDA EĞİTİM Muratpaşa Belediyesi, eğitim çalışmaları kapsamında belediyeye bağlı kreşlerin de aralarında bulunduğu 19 okulda öğrencilere ulaştı. Eğitim içerikleri, öğrencilerin yaş gruplarına göre hazırlanırken, kreşlerden liselere kadar farklı kademelerde çevre farkındalığının artırılması hedeflendi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü yetkilileri, okul ve kurumlardan gelen talepler doğrultusunda eğitimlerin sürdürüldüğünü belirterek, çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Yetkililer, “Çevreye duyarlı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması için farklı yaş gruplarına yönelik eğitimlerimizi sürdürüyoruz. 2019’dan bu yana 74 bin 701 kişiye ulaşmış olmak, bu alandaki çalışmalarımızın sürekliliğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma Haber

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde temin edilen kaynakla Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımlara finansman sağlanacak. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin JBIC ile bugüne kadar imzalanan en yüksek tutarlı kredi olduğunu belirterek, “COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için yeşil dönüşümü desteklemeyi sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), uzun soluklu iş ortağı Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile yürüttüğü iş birliğine bir yenisini daha ekledi. Daha önce 2015, 2022 ve 2023 yıllarında JBIC ile hayata geçirilen GREEN kredi anlaşmalarının devamı niteliğindeki bu yeni finansmanla birlikte 350 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 4 kredi anlaşması imzalandı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğüyle sağlanan söz konusu kredi, Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunacak yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımların finansmanında kullanılacak. Anlaşmaya JBIC’in yanı sıra temsilci banka olarak MUFG Bank, Ltd. de destek veriyor. TSKB, Samuray Bonoları ihracı aracılığıyla Japon sermaye piyasalarında başlattığı işlemlerini 1999 Marmara depreminden etkilenen firmaların desteklenmesi amacıyla 2000 yılında JBIC ile imzaladığı ilk kredi anlaşmasıyla pekiştirirken, iki kurum arasındaki stratejik ortaklığın da temellerini attı. TSKB ve JBIC arasındaki güçlü iş birliği, ilerleyen yıllarda sürdürülebilir kalkınma odağında derinleşerek devam etti. Bu kapsamda, Türkiye’de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla 150 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 1 kredi anlaşması 2015 yılında hayata geçirildi. Bunu, 2022 yılında imzalanan 220 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 2 kredi anlaşması izledi. 2023 yılında ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan deprem felaketinin ardından ise iki kurum arasındaki köklü iş birliğinin ve Türkiye ile Japonya arasındaki dayanışmanın bir göstergesi olarak temin edilen 200 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 3 kredisiyle, depremden etkilenen firmaların yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları desteklendi. TSKB, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlamayı kararlılıkla sürdürüyor. 2015, 2022 ve 2023 yıllarında hayata geçirilen GREEN kredilerinin devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte TSKB’nin JBIC’ten son 10 yılda sağladığı toplam finansman tutarı yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. JBIC ile imzalanan kredi anlaşması hakkında değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “JBIC ile 2000 yılından bu yana başarıyla sürdürdüğümüz stratejik ortaklığımızı, Türkiye ve Japonya’nın birbirlerine destek olma konusunda uzun yıllara dayanan güçlü iş birliği geçmişinden aldığımız güçle 350 milyon dolarlık bu yeni anlaşmayla bir üst seviyeye taşımaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. JBIC’ten temin edilen en yüksek montanlı kredi olma özelliğini taşıyan GREEN 4 kredisi, ülkemizin enerji politikaları, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleriyle de bütünlük gösteriyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Katkı Beyanı (NDC) çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını mevcut artış senaryosuna göre %41 azaltmayı hedeflerken, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, yeşil sanayi dönüşümünü öncelikli alanlar arasında konumlandırıyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su ve atık yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle değer yaratmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni finansman ile Türkiye’nin COP31 Eylem Gündem’indeki önceliklerine, özellikle temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme ve iklim eylemi uygulama mekanizması eylemlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız garantörlüğü altında değerli iş ortağımız JBIC ile imzaladığımız bu yeni anlaşmayla sürdürülebilir kalkınma rotasında ülkemiz için güçlü bir adım daha attık. Bu kapsamda, GREEN 4 kredimiz için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na değerli desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. JBIC Genel Direktörü Hiroyuki Suzuki anlaşma hakkında şu açıklamaları yaptı: “GREEN 4 kredisi, JBIC ve TSKB arasında süregelen iş birliği temelinde gelişen uzun soluklu ve yakın ortaklığı yansıtıyor. JBIC olarak, TSKB’nin finansman faaliyetleri aracılığıyla Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesinde üstlendiği önemli rolü büyük bir takdirle karşılıyoruz. Bu kredinin, Türkiye’de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevresel açıdan sürdürülebilir diğer yatırımların teşvik edilmesine katkı sağlaması, ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmesi ve Japon şirketlerinin uzmanlık ve teknolojileriyle iş birliği fırsatları yaratmasını bekliyoruz. Japonya’nın politika odaklı finans kuruluşu olarak JBIC’in Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çabalarını desteklemek ve Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla TSKB ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini paylaşmak isteriz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO Vakfı Söyleşisi’nde Döngüsel Ekonomi, Sıfır Atık ve Yapay Zekâ Gündemi Ele Alındı Haber

ÇEVKO Vakfı Söyleşisi’nde Döngüsel Ekonomi, Sıfır Atık ve Yapay Zekâ Gündemi Ele Alındı

Uzman sanayi inisiyatifi ve etkin sivil toplum kuruluşu kimliklerini bünyesinde bir araya getiren ÇEVKO Vakfı’nın, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği çevrim içi söyleşiler, 6. yılında da sürüyor. Ana odağı, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 süreci çerçevesinde belirlenen 2026 yılı söyleşilerinin üçüncüsü yoğun bir katılımla gerçekleşti. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın üstlendiği çevrim içi söyleşinin açılışını ÇEVKO Vakfı adına Kurumsal İletişim, Eğitim ve Yeşil Nokta Kıdemli Müdürü Hülya Ataman yaptı. Söyleşinin konuşmacıları; ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Ataşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Çiğdem Kara, Diageo Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Ezgi Berfin Çamkeser, İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Can Burak Nalbantoğlu ve Hacettepe Üniversitesi İklim Elçisi İpek Güzey oldu. Mete İmer: “Döngüsel ekonomiye geçiş, sürdürülebilir kalkınma için kritik” ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, iklim krizinin tüm hızıyla sürdüğünü belirterek, doğrusal ekonominin doğal kaynaklar, emisyonlar ve atık yönetimi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguladı. Döngüsel ekonomiye geçişin hem iklim kriziyle mücadele hem de sürdürülebilir ekonomik gelişme açısından önemli olduğunu ifade eden İmer, küresel ekonominin yalnızca yaklaşık yüzde 7’sinin döngüsel durumda olduğuna dikkat çekti. Mete İmer, ürünlerin tasarım aşamasından itibaren daha az atık üretecek, onarılabilir, uzun ömürlü ve yeniden kullanılabilir şekilde planlanması gerektiğini belirterek, sanayi kuruluşları, akademi, belediyeler ve gençlerin ortak sorumluluğuna işaret etti. 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve çevre haftasının farkındalık açısından önemine değinen Mete İmer, COP31’in de tek başına tüm sorunları çözmeyecek olsa da önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Çiğdem Kara: “Yerel yönetimler uygulamanın tam sahasında” Ataşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Çiğdem Kara, ilçe belediyelerinin vatandaşla doğrudan temas eden kurumlar olarak COP31 sürecinde kritik paydaşlar olduğunu söyledi. Ataşehir Belediyesi’nin 2019’da Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzalayarak 2030’a kadar yüzde 40 emisyon azaltım hedefi belirlediğini aktaran Kara, 2021’de Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı, 2022’de İklim Uyum Eylem Planı hazırladıklarını belirtti. Çiğdem Kara, 2026 başında İSTAÇ iş birliğiyle daha bütüncül yeni bir SECAP çalışmasına başladıklarını vurgulayarak, “Bu çalışmanın bir rapor olarak kalmasını istemiyoruz; eylemlerin ilçemizde etkisini görebileceğimiz uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istiyoruz” dedi. Yeni çalışmada enerji yoksulluğu, iklim adaleti, kırılgan gruplar ve mekânsal özelliklerin de dikkate alınacağını ifade etti. Ataşehir’de hava kalitesinin 2015’ten bu yana izlendiğini belirten Çiğdem Kara, PM2.5, PM10, azot dioksit, kükürt dioksit, ozon ve karbonmonoksit ölçümlerinin yapıldığını söyledi. Sıfır atık belgeleri, 300 konut ve üzeri sitelerle yürütülen çalışmalar, atık yağ, pil ve elektronik atık kampanyaları, çevre gönüllüleri projesi, okul eğitimleri ve İstanbul Kalkınma Ajansı destekli İnovatif Çevre Eğitim Merkezi de Kara’nın öne çıkardığı uygulamalar arasında yer aldı. Merkezde 7-10 yaş arası öğrencilere ekosistem temelli eğitimler verildiği; aquaponik sistem, yağmur suyu hasadı ve damla sulama uygulamalarının deneyimletildiği aktarıldı. Ezgi Berfin Çamkeser: “Sürdürülebilirliği tohumdan kadehe yönetiyoruz” Diageo Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Ezgi Berfin Çamkeser, COP31’in aksiyon ve konsensüs başlıkları açısından iş dünyası için kritik olduğunu belirtti. Diageo Türkiye’de sürdürülebilirliğin “tohumdan kadehe” uzanan uçtan uca bir süreç olarak ele alındığını ifade eden Çamkeser, iklim krizine duyarlı hammaddelerden anason için Ege Üniversitesi iş birliğiyle beş yıl sonunda üç farklı tohum geliştirildiğini, son bir yılda ise 24 bin dekarlık alanda 200’e yakın çiftçiye destek sağlandığını söyledi. Su kullanımında 2020 baz yılına kıyasla 2030’a kadar yüzde 40 azaltım hedeflediklerini belirten Çamkeser, 2025 sonu itibarıyla distilasyonda yüzde 12, şişelemede yüzde 27 azaltım sağlandığını aktardı. İleri arıtma yatırımlarıyla aylık 1,000 metreküpten fazla suyu yeniden kullanma kapasitesine ulaşıldığını, Tarsus’taki adyabatik soğutma kuleleriyle yıllık yaklaşık 40 milyon litre su tasarrufu sağlayabilecek altyapı kurulduğunu söyledi. Sera gazı emisyonlarında 2022 baz yılına göre 2030’da kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 50 azaltmayı hedeflediklerini belirten Çamkeser, elektrikli kazanlar, katı atık kazanları ve biyogaz yatırımlarını örnek gösterdi. 2025’te Alaşehir’de anason cibrelerinden elde edilen buharla yaklaşık 465 ton emisyonun önlendiğini; 2022-2025 arasında biyogaz tesislerinden 153 bin MWh enerji elde edildiğini ve bunun toplam aynı dönemdeki toplam doğal gaz kullanımının yüzde 47’sine karşılık geldiğini aktardı. Can Burak Nalbantoğlu: “Veri merkezlerinin enerji ve su tüketimi COP31 gündemine girmeli” İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Can Burak Nalbantoğlu, yapay zekâ ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlik açısından yeni bir tartışma alanı yarattığını söyledi. Bir Google aramasında yaklaşık 0,3 watt-saat, ChatGPT aramasında ise yaklaşık 2,9 watt-saat enerji harcandığını belirterek arada yaklaşık 10 kat fark bulunduğuna dikkat çekti. 2030’da veri merkezlerinin enerji tüketiminin bugünkünün iki katına çıkmasının beklendiğini ifade eden Nalbantoğlu, veri merkezlerinin enerji kaynağı, su tüketimi, soğutma sistemleri ve yer seçimi konusunda şeffaf raporlama ve politika çerçevesine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Yapay zekânın reddedilmesi yerine rota optimizasyonu, üretim verimliliği ve enerji tasarrufu gibi alanlarda doğru kullanılması gerektiğini belirten Nalbantoğlu, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin fırsat sunduğunu ancak su riski nedeniyle bölgesel planlamanın kritik olduğunu söyledi. Verimlilik paradoksu üzerinden bakıldığında gelişen teknoloji ile birlikte çip ve işlem maliyetleri düşmekte ve daha verimli bir enerji tüketimi gerçekleşirken, AI araçları daha erişilebilir olduğu için daha fazla kullanılmakta ve bu da enerji tüketimini arttırmaktadır. Bu noktada enerji tüketimi konusundaki verimlilik çalışmaları daha farklı alanlarda yürütülerek karbon emisyonu için dengeleme yapılabilir. İpek Güzey: “Gençler iklim politikalarının izleyicisi değil, aktif paydaşı olmalı” Hacettepe Üniversitesi çevre mühendisliği öğrencisi ve iklim elçisi İpek Güzey, iklim elçilerinin üniversiteler tarafından yürütülen başvuru ve değerlendirme süreçleriyle seçildiğini belirterek, COP31’e sahada ve dijital ortamda hazırlandıklarını aktardı. Gaziantep’te eğitim kampı gerçekleştirildiğini ve çevrim içi eğitimlerin sürdüğünü söyleyen Güzey, gıda güvencesi, dirençli kentler, okyanuslar ve doğa temelli çözümler gibi başlıklarda kapasite geliştirdiklerini ifade etti. Teknolojinin doğru kullanıldığında iklim krizinin çözümünde önemli bir araç olabileceğini vurgulayan Güzey, Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından geliştirilen beta aşamasındaki Environment GPT platformunu örnek verdi. Platformun IPCC, WHO ve FAO gibi güvenilir kuruluşların raporlarına dayandığını, yanıtlarında kaynak bilgisinin yanı sıra enerji tüketimi, karbon emisyonu ve su ayak izi verilerini de gösterebildiğini belirtti. Güzey, “İklim politikalarının yalnızca izleyicisi değil, aynı zamanda aktif paydaşları gençler olmalıdır” dedi. Söyleşinin sonunda Celal Toprak, COP31’e ilişkin görüş ve önerilerin ÇEVKO Vakfı ile paylaşılması çağrısını yineledi. ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ise tüm konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ederek söyleşi serisinin devam edeceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Baymak’tan Sürdürülebilirlikte Önemli Başarı Haber

Baymak’tan Sürdürülebilirlikte Önemli Başarı

Baymak, sürdürülebilirlik alanındaki kararlı adımlarına bir yenisini ekleyerek ‘Sıfır Atık Belgesi’ (bronz seviye) almaya hak kazandı. DIN SPEC 91436 standardı kapsamında TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen denetim sürecinin ardından elde edilen bu belge, şirketin atık yönetiminde uçtan uca izlenebilir ve etkin bir sistem kurduğunu ortaya koyuyor. Baymak, bu başarıyla birlikte sektörde belgeyi alan ilk şirketlerden biri olurken, Türkiye genelinde ise ikinci şirket olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık bir yıl süren çalışmalar sonucunda elde edilen belge, tesislerden çıkan tüm atıkların değerlendirilmesini esas alıyor. Baymak, bu kapsamda yalnızca atıkları yeniden kullanmayı hedeflemekle kalmıyor; aynı zamanda atık oluşumunu en başta engellemeye ve azaltmaya yönelik uygulamaları da hayata geçiriyor. Tedarik süreçlerinden başlayarak nihai bertaraf aşamasına kadar uzanan bu bütünsel yaklaşım, şirketin tüm paydaşlarını kapsayan bir farkındalık modeli ile destekleniyor. Üretim ve operasyon süreçlerinde önemli dönüşümler gerçekleştiren Baymak, ürün tedarik süreçlerinde karton kutu yerine katlanabilir plastik kutu kullanımı projesi ile atık azaltımını hedeflerken, tüm üretim ve yönetim süreçlerin de pet şişe ve karton bardak kullanımını kaldırarak atık oluşumunu engelleyen somut adımlar atıyor. Ayrıca geri kazanımı mümkün olmayan evsel atıkların enerji elde edilerek değerlendirilmesi ile çevresel etkisi en aza indiriliyor. Çevresel Sorumluluk Bilinci Bu yaklaşım, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan ‘Sorumlu Üretim ve Tüketim’ başlığına doğrudan katkı sağlıyor. Baymak, tüm atık süreçlerini standartlara uygun şekilde yöneterek hem denetlenebilirlik hem de performans ölçümü açısından güçlü bir yapı ortaya koyuyor. Bu belgenin atık yönetimi konusundaki kararlılıklarının bir yansıması olduğunun altını çizen Baymak CEO’su Ülkü Özcan, “Tesislerimizden çıkan tüm atıkları titizlikle takip ediyor, önceliğimizi atık oluşumunu engellemek ve azaltmak olarak belirliyoruz. Tedarik zincirinden nihai bertarafa kadar uzanan süreçte hem çalışanlarımızı hem de iş ortaklarımızı kapsayan bir bilinç oluşturuyoruz. Sektörde bu belgeyi alan ilk şirket olmak ve Türkiye’de öncü şirketler arasında yer almak bizim için önemli bir motivasyon kaynağı” dedi. Baymak, Sıfır Atık Belgesi ile birlikte sürdürülebilirlik yolculuğunu daha ileriye taşırken, çevresel sorumluluk bilinciyle geliştirdiği projelerle sektöre örnek olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Memorial Sağlık Grubu, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Memorial Sağlık Grubu, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; Memorial’ın 2025 yılı boyunca sağlıkta sürdürülebilir büyüme, çevresel etki yönetimi, dijitalleşme, klinik araştırmalar, çalışan deneyimi, toplumsal fayda ve uluslararası sağlık hizmetleri alanlarında yarattığı değeri kapsamlı biçimde ortaya koyuyor. Memorial, raporda sürdürülebilirliği sağlık hizmetinin tamamlayıcı bir unsuru değil; daha güvenli, daha erişilebilir, daha nitelikli ve geleceğe hazır sağlık hizmeti sunmanın temel bileşeni olarak konumlandırıyor. Sağlıkta büyüme, yalnızca kapasite artışı değil; daha fazla hayata erişim 2025 yılı, Memorial Sağlık Grubu için büyüme vizyonunun güçlü yatırımlarla hayata geçtiği önemli bir dönem oldu. Grup; Bodrum ve Göztepe’de açtığı yeni nesil hastaneler ve Romanya’da hizmete aldığı Memorial City Gate Kliniği ile sağlık hizmet ağını genişletti. Memorial Bodrum Hastanesi bölgenin sağlık altyapısına stratejik katkı sunarken, Memorial Göztepe Hastanesi ileri teknoloji altyapısı, multidisipliner yapısı ve yüksek kapasitesiyle grubun sağlıkta ulaştığı yeni seviyeyi temsil eden yatırımlardan biri oldu. Memorial, bu yatırımları yalnızca fiziksel büyüme olarak değil; daha fazla insana, doğru zamanda, doğru tedaviye ve yüksek standartlı sağlık hizmetine erişim sağlama sorumluluğunun bir parçası olarak ele alıyor. “Yeni nesil sağlık merkezleri kurma kararlılığımızın güçlü bir yansıması” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, şunları söyledi: “2025 yılı, Memorial Sağlık Grubu’nun stratejik büyüme vizyonunu önemli yatırımlarla sahaya yansıttığı ve sağlıkta etki alanını belirgin şekilde genişlettiği bir yıl oldu. Sağlıkta sürdürülebilir büyümenin; doğru lokasyonlarda, doğru ihtiyaçlara, doğru altyapı ve kalite standartlarıyla cevap verebilmek anlamına geldiğine inanıyoruz. Bu anlayışla biri Bodrum’da, diğeri İstanbul’da olmak üzere iki büyük yatırımı hayata geçirerek hizmet ağımızı genişlettik, sağlık hizmetlerine erişimi artırdık ve ileri tıp teknolojileriyle donatılmış yeni merkezlerimizi sağlık ekosistemine kazandırdık. Memorial Bodrum Hastanemizle bölgenin sağlık altyapısına stratejik katkı sunarken, Memorial Göztepe Hastanemizle ülkemizin sağlıkta kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine de güçlü bir ivme kazandırdık. Bu yatırımlar bizim için yalnızca fiziksel kapasite artışı anlamına gelmiyor. Aynı zamanda hasta güvenliğini, klinik mükemmeliyeti, dijitalleşmeyi, sürdürülebilir altyapıyı ve nitelikli insan kaynağını bir araya getiren yeni nesil sağlık merkezleri kurma kararlılığımızın güçlü bir yansımasını oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde de sağlıkta sürdürülebilir büyüme vizyonumuz doğrultusunda; insanı merkeze alan, teknolojiyle güçlenen, bilim üreten ve toplum için uzun vadeli değer oluşturan bir sağlık modeli geliştirmeye devam edeceğiz.” Çevresel sürdürülebilirlikte ölçülebilir hedefler Memorial Sağlık Grubu, çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarını daha sistematik, ölçülebilir ve hedef odaklı bir yapıya taşıyor. Enerji verimliliği, su yönetimi, atık yönetimi ve emisyon azaltımı alanlarında yürütülen çalışmalarla çevre dostu hastane yaklaşımı tüm operasyonlara entegre ediliyor. 2025 yılında yapılan iyileştirmelerle metrekare başına düşen karbon ayak izinde %4,2 oranında iyileşme sağlandı. İlk kez gerçekleştirilen su ayak izi analiziyle su yönetiminde verimlilik odağını güçlendiren Memorial, 2027 yılına kadar metrekare başına karbon ayak izini %10 azaltmayı hedefliyor. Teknoloji, veri ve bilimle geleceğin tıbbına katkı Memorial Sağlık Grubu, teknolojiyi sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ, veri analitiği, dijital sağlık çözümleri ve uzaktan sağlık uygulamaları; tanıdan tedaviye tüm süreçlerde daha hızlı, etkin ve erişilebilir bir hizmet modeli oluşturmanın temel unsurları arasında yer alıyor. Klinik araştırma merkezi altyapısına yapılan yatırımlar ise Memorial’ın yalnızca sağlık hizmeti sunan değil, aynı zamanda bilim üreten, yeni tedavi yöntemlerinin gelişimine katkı sağlayan ve geleceğin tıbbını destekleyen bir sağlık grubu olma hedefini güçlendiriyor. Memorial Talks platformu kapsamında gerçekleştirilen akademik buluşmalar ve bilgi paylaşımı çalışmaları da sağlık alanındaki bilimsel birikimin yeni nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor. Uluslararası sağlık hizmetlerinde güçlü konum Memorial, Türkiye’deki hastaneleri, Romanya’daki sağlık yatırımları ve yurt dışı ofisleriyle uluslararası sağlık hizmetleri alanındaki güçlü konumunu sürdürüyor. 2025 yılında Romanya’da hizmete açılan Memorial City Gate Kliniği; modern altyapısı, uzman kadrosu ve çok branşlı yapısıyla Memorial’ın uluslararası ölçekte erişilebilir ve yüksek standartlı sağlık hizmeti sunma vizyonunun önemli bir parçası oldu. Memorial Sağlık Grubu, bugün 190’dan fazla ülkeden gelen 50 binin üzerinde uluslararası hastaya hizmet sunarken; onkoloji, hematoloji, organ nakli, genel cerrahi, gastroenteroloji ve ortopedi gibi yüksek uzmanlık gerektiren alanlarda uluslararası ölçekte güçlü bir konumlanma sergiliyor. İnsan odaklı kurum kültürü ve toplumsal fayda Memorial, sürdürülebilir sağlık hizmetinin güçlü bir insan kaynağı, kapsayıcı kurum kültürü ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyor. 8 bini aşkın çalışanıyla kapsayıcılığı, fırsat eşitliğini, çalışan gelişimini ve iş sağlığı güvenliğini destekleyen Memorial; kadınların güçlenmesini merkeze alan projeleriyle de toplumsal fayda alanındaki etkisini büyütüyor. “Kadınlar Omuz Omuza” projesinin yanı sıra “Sağlığa Kulaç At” ve “Pembe Yürüyüş” gibi sosyal sorumluluk projeleriyle aktif yaşam, koruyucu sağlık, erken teşhis ve sağlıklı yaşam farkındalığının toplumun daha geniş kesimlerine ulaşması hedefleniyor. Sağlıkta öncü uygulamalarla güçlenen sürdürülebilirlik yaklaşımı Memorial Sağlık Grubu, sağlık sektöründeki öncü konumunu yatırımlarının yanı sıra tıbbi başarıları, ileri teknoloji altyapısı ve uluslararası standartlardaki uygulamalarıyla da sürdürüyor. Türkiye’de JCI akreditasyonu alan ilk hastane olan Memorial Şişli Hastanesi ile başlayan kalite yolculuğu; robotik cerrahi, organ nakli, tüp bebek, ileri tanı teknolojileri ve sürdürülebilir hastane uygulamaları alanlarındaki öncü çalışmalarla devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atma Bağışla Projesiyle 6 Binden Fazla Çocuğa Eğitim Desteği Haber

Atma Bağışla Projesiyle 6 Binden Fazla Çocuğa Eğitim Desteği

Her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü, çevresel sorunlara dikkat çekmek ve sürdürülebilir bir gelecek için bireylerin, kurumların ve toplumların sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerine olanak tanıyor. İklim krizi, doğal kaynakların tükenmesi ve hızla artan atık miktarı, çevresel farkındalığın yalnızca belirli günlerde değil, yaşamın her alanında somut adımlarla desteklenmesini gerekli kılıyor. Bu anlayışla hareket eden Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 2017 yılında hayata geçirdiği Atma Bağışla projesi ile kullanılmayan elektronik eşyaların geri dönüşümünü sağlayarak hem çevrenin korunmasına hem de çocukların eğitimine katkı sunan sürdürülebilir bir model oluşturuyor. Elektronik atıklar çevre için risk, gelecek için fırsat olabilir Teknolojik cihazların kullanım ömrünün kısalmasıyla birlikte elektronik atık miktarı her geçen yıl artıyor. Doğru şekilde geri dönüştürülmeyen elektronik atıklar; içerdikleri ağır metaller ve zararlı bileşenler nedeniyle toprak, su ve hava üzerinde ciddi çevresel riskler oluşturuyor. Ancak aynı atıklar, doğru kanallarla değerlendirildiğinde hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayabiliyor hem de sosyal fayda yaratabiliyor. TEGV’in T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Yetkilendirilmiş Kuruluş olarak görevlendirilen Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ile ortak hareket ederek 2017 yılında hayata geçirdiği ‘Atma Bağışla’ projesi çevre ve eğitimi ortak bir amaç etrafında buluşturuyor. 6 binden fazla bireysel, 700’den fazla kurumsal bağışçı Proje kapsamında evlerde, okullarda ve iş yerlerinde kullanılmayan elektronik cihazlar bağışlanarak lisanslı geri dönüşüm tesislerinde çevreye duyarlı şekilde geri dönüştürülüyor. Elde edilen gelir ise TEGV’in çocuklara sunduğu nitelikli eğitim desteğine kaynak olarak aktarılıyor. Bugüne kadar 6 binden fazla bireysel bağışçı ve 700’den fazla kurumsal bağışçının desteğiyle; 725 ton elektronik atık geri dönüşüme kazandırıldı ve elde edilen gelirle 6 bin 460’dan fazla çocuk nitelikli eğitim desteğiyle buluştu. Atma Bağışla projesi, atıkların yalnızca bertaraf edilmesi gereken unsurlar olmadığını; doğru şekilde değerlendirildiğinde hem doğanın korunmasına hem de çocukların geleceğinin desteklenmesine katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Bireyler ve kurumlar için somut bir katkı alanı Atma Bağışla, sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunmak isteyen kurumlar için kolay, erişilebilir ve ölçülebilir bir katılım modeli sunuyor. Kullanılmayan elektronik cihazların bağışlanmasıyla başlayan süreç, çevresel etkinin yanı sıra eğitime doğrudan destek sağlayan toplumsal faydaya dönüşüyor. Projeye destek olmak isteyen kurumlar e-atıkların dönüşümüyle Türkiye’nin dört bir yanındaki çocukların TEGV’de nitelikli eğitim desteği almasına katkı sağlıyor. Ödüllerle tescillenen sürdürülebilir etki Atma Bağışla projesi, çevresel ve toplumsal faydayı bir araya getiren yaklaşımıyla bugüne kadar birçok prestijli ödüle layık görüldü. Proje; İstanbul Marketing Awards'ta "Sürdürülebilirlik / Geri Dönüşüm" kategorisinde; TÜHİD Altın Pusula Ödülleri kapsamında "Alâeddin Asna Kurumsal Sorumlulukta Tutarlılık ve Süreklilik Ödülü" ile; Kurumsal Sorumluluk Zirvesi'nde "Atık Yönetimi" kategorisinde Bronz Ödül ile; Sürdürülebilir İş Ödülleri'nde "Atık Yönetimi" kategorisinde Bronz Ödül ile ödüllendirildi. Dünya Çevre Günü vesilesiyle TEGV, kullanılmayan elektronik cihazlarını geri dönüşüme kazandırarak hem çevrenin korunmasına hem de çocukların eğitim yolculuğuna destek olmaya davet ediyor. Proje hakkında detaylı bilgi almak ve e-atık bağışı yapmak için TEGV’in resmi web sitesi www.tegv.org ziyaret edilebiliyor. Atma Bağışla Projesi hakkında: Masaüstü ve dizüstü bilgisayar, tablet, monitör, yazıcı, bilgisayar parçaları, ses, görüntü ve müzik sistemleri, DVD okuyucu ve uydu alıcılar, masa ve cep telefonları, elektrikli ev aletleri, kablo ve adaptörler ve bahsi geçmeyen tüm elektrikle çalışan aletler, ‘Atma Bağışla Projesi’ kapsamında geri dönüştürülebilen ürünler arasında yer alıyor. ‘Atma Bağışla Projesi’ kapsamında olmayan ürünler ise; cam ve ahşap ağırlıklı (floresan ve ampüller, ahşap mobilya ve aksesuar) eşyalar, yazıcı kartuş ve tonerleri, buzdolabı, akü ve piller. Kurumsal bağış yapmak ve proje hakkında daha detaylı bilgi almak için www.atmabagisla.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.