Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atık Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Atık Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özyeğin Üniversitesi, Türkiye’dE TS ISO 46001 Sertifikası Alan İlk Üniversite Oldu Haber

Özyeğin Üniversitesi, Türkiye’dE TS ISO 46001 Sertifikası Alan İlk Üniversite Oldu

Halihazırda 2025–2026 akademik yılını “Su Yılı” ilan eden üniversite, kampüs genelindeki su kaynaklarını sistematik, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde yönettiğini belgelendiren TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikasını almaya hak kazandı ve bu alanda uluslararası standartlara sahip Türkiye’deki ilk üniversite oldu. Özyeğin Üniversitesinin TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikası’nı alma sürecinde, yıllardır sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesindeki uygulamaları ve çevresel duyarlılığı esas alan kurumsal yapısı önemli rol oynuyor. Üniversitenin sürdürülebilirlik uygulamaları sayesinde kampüsten dünyaya; su, enerji, atık yönetimi, ulaşım ve biyoçeşitlilik gibi birçok alanda sürdürülebilir bir yaşam önceliklendiriliyor. Bu kararlılık doğrultusunda 2025–2026 akademik yılını “Su Yılı” ilan eden Özyeğin Üniversitesi, suyun verimli kullanımı konusunda farkındalık yaratma ve kurumsal dönüşümü destekleme yönündeki stratejik yol haritasını hayata geçirdi. Üniversite “Su Yılı” kapsamında kampüsteki su tüketimine dair şeffaf verileri paylaşırken, öğrenci kulüpleriyle su tasarrufu projeleri üretiyor; kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ortak farkındalık etkinlikleri düzenliyor. Su Verimliliğinde Uluslararası Bir Başarı Sürdürülebilirlik alanındaki bu öncü yaklaşımıyla Özyeğin Üniversitesi, su kaynaklarının etkin ve verimli yönetimine ilişkin uluslararası bir başarıya imza atarak Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından verilen TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikası’nı almaya hak kazandı ve Türkiye’de bu belgeyi alan ilk üniversite oldu. Bu kapsamda TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ve beraberindeki heyet, Özyeğin Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. Ziyarette, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin ile birlikte Enstitü yetkilileri de yer aldı. Rektör Prof. Dr. Barış Tan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada sürdürülebilirlik, su verimliliği ve kurumsal dönüşüm odağında karşılıklı değerlendirmelerde bulunulurken, ziyaret sertifika takdimi ile tamamlandı. “Türkiye’de bu sertifikayı alan ilk üniversite olmaktan gurur duyuyoruz” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, bu başarının uzun soluklu ve bütüncül bir yaklaşımın sonucu olduğuna dikkat çekerek “Doğal kaynakları stratejik bir değer olarak ele alan, ölçülebilir ve sürekli iyileştirmeyi esas alan sürdürülebilirlik vizyonumuzla çevresel sorumluluğu kurumsal yapımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu kapsamda TS ISO 46001 Sertifikasını, üniversitemizin sürdürülebilirlik yaklaşımını ölçülebilir ve denetlenebilir bir sistem olarak ele aldığının somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Özyeğin Üniversitesinin bu alandaki liderliğinden ve Türkiye’de bu sertifikayı alan ilk üniversite olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu sürecin tüm yükseköğretim kurumlarına ilham olmasını diliyorum” dedi. “Su stratejik bir değerdir, Özyeğin Üniversitesinin bu yaklaşımı örnek teşkil etmektedir” Törende konuşan TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin, suyun sürdürülebilir yönetiminin önemine vurgu yaparak: “Su; hayatın, üretimin ve medeniyetin temeli olmasının yanı sıra etkin biçimde yönetilmesi, korunması ve hesap verebilir şekilde kullanılması gereken stratejik bir değerdir. TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi; kurumların suyu nasıl yönettiğini, izlediğini ve sürekli iyileştirdiğini ortaya koyan çağdaş bir yönetim yaklaşımı sunmaktadır” dedi. Özyeğin Üniversitesi’nin bu belgeyi almaya hak kazanmasının örnek bir uygulama olduğuna dikkat çeken Şahin: “Özyeğin Üniversitesi, sürdürülebilirliği kurumsal bir sistem olarak ele aldığını açıkça göstermiştir. Bu belge, çevresel sorumluluğun akademik bilinç ve kurumsal disiplinle bütünleşmesinin somut bir göstergesidir” diyerek Özyeğin Üniversitesi’ni vizyoner yaklaşımı dolayısıyla tebrik etti. Çevresel Sürdürülebilirlikte Entegre Yaklaşım Özyeğin Üniversitesi, su verimliliği alanındaki bu başarısını; enerji verimliliği ve atık yönetimi başta olmak üzere çevresel sürdürülebilirliğin farklı boyutlarını kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışıyla destekliyor. Kampüs genelinde enerji tüketiminin izlenmesi ve azaltılmasına yönelik verimlilik odaklı altyapılar kullanılırken; atıkların kaynağında azaltılması, ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması süreçleri de sistematik olarak yönetiliyor. Doğal kaynakların etkin kullanımını esas alan bu entegre yaklaşım, üniversitenin çevresel performansını sürekli iyileştirmeyi hedefleyen sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Özyeğin Üniversitesi, verimliliğini odağına alan bütüncül yaklaşımıyla sürdürülebilir geleceğe katkı sunmaya devam ediyor.

HEKTAŞ’tan sürdürülebilirlikte tarihi başarı Haber

HEKTAŞ’tan sürdürülebilirlikte tarihi başarı

Yenilikçi çözümler sunma vizyonu doğrultusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’de tarım sektöründe öncü rol üstlenen HEKTAŞ, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da fark yaratan bir performans sergiliyor. Çevreye duyarlı, yenilikçi ve sorumlu üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren HEKTAŞ, Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından gerçekleştirilen ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) sürdürülebilirlik derecelendirmesinde tarım kimyasalları sektöründe dünyada ikinci sırada yer aldı. Söz konusu başarısıyla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli kriterleri yerine getiren HEKTAŞ, sektöründe endekse dâhil olan ilk şirket oldu. Tarım sektöründe sürdürülebilirliğin öncüsü olma vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan HEKTAŞ Genel Müdürü Enis Emre Terzi, “Güçlü bir sürdürülebilirlik kültürüne sahip olan HEKTAŞ olarak; kaynaklarımızı verimli kullanıyor, düşük karbon ayak izi bırakıyor ve gelecek nesillere karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bu yaklaşımı yalnızca bir hedef olarak değil, aynı zamanda kurumsal kimliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. Dünya devlerini geride bıraktı Günümüzde yatırımcıların bir şirkete yatırım kararı vermeden önce sürdürülebilirlik düzeyini, uluslararası kabul görmüş ESG sürdürülebilirlik endekslerindeki performans ve skorlar üzerinden değerlendirdiğini dile getiren Terzi, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Londra Borsası Grubu tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde, tarım kimyasalları kategorisinde 78 puan ile ikinci sırada yer alarak çok değerli bir başarı elde ettik. Sektörümüzün uluslararası arenadaki en güçlü oyuncularını geride bıraktığımız bu derece; şirketimizin çevresel ve sosyal sorumluluk kriterlerini en üst düzeyde yerine getirdiğini, uluslararası yatırımcılar ve paydaşlar nezdinde güvenilir bir aktör olarak konumlandığını gösteriyor. Doğaya duyduğumuz saygının, sürdürülebilir üretim için gösterdiğimiz yenilikçi çabaların ve tüm ekibimizin ortak vizyonla hareket etmesinin yansıması olan bu başarıyı, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda yeni bir dönüm noktası olarak görüyoruz.” Sektöründe bir ilke imza attı LSEG tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde elde ettikleri yüksek puanlarla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli tüm kriterleri fazlasıyla karşıladıklarını söyleyen Terzi, “Puanlarımızın açıklanmasının ardından Borsa İstanbul ile iletişime geçerek, İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş sürecini başlattık. Borsa İstanbul tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından tarım kimya sektöründe Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giren ilk şirket olduk” dedi. Sürdürülebilirliği işinin merkezine alıyor Sürdürülebilirlik alanında önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Enis Emre Terzi, “2026 yılı sonrası için ürün gruplarımızın karbon salınım miktarlarını hesaplayarak ürünlerimizin karbon ayak izini hesaplamayı, çiftçilerimizin atık yönetimi konusunda farkındalıklarını artırmayı, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi konusunda iyileştirmeler yapmayı planlıyoruz. HEKTAŞ olarak, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alarak ülkemiz ve sektörümüz için değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Holding Sürdürülebilirlik Hedeflerini Bir Adım İleri Taşıdı Haber

Borusan Holding Sürdürülebilirlik Hedeflerini Bir Adım İleri Taşıdı

200 yıl ve ötesine uzanan bir Grup olma vizyonuyla yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmalarıyla sektörüne öncülük eden ve “geleceğe ilham veren” Borusan, yeni bir dönemi başlattı. Grup, değişen dünya dinamiklerine daha etkili yanıt verebilmek için taahhütlerini yukarıdan aşağıya belirlemek yerine, sahadan gelen veriye dayalı, en güncel bilimsel verileri esas alan ve ölçülebilir bir yaklaşımla yeniden kurguladı. Grup şirketlerinin iş modelleri, sera gazı emisyon profilleri ve stratejik öncelikleri tek tek analiz edilerek her bir şirket için tutarlı, doğrulanabilir, izlenebilir, karşılaştırılabilir bir veri toplama ve performans ölçüm yapısı oluşturuldu. Böylece “ortak akılla hedef belirleme” anlayışı Grup genelinde yeni standart haline geldi. Bu kapsamlı dönüşüm sürecinin sonunda, tüm Grup şirketleriyle birebir çalışılarak 2034, 2044 ve 2053 yıllarını kapsayan kademeli, bütüncül ve yeni bir sürdürülebilirlik yol haritası oluşturuldu. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, sürdürülebilirlik yolculuğunda vites yükselttiklerini belirterek; “Sürdürülebilirlik, Borusan'ın ruhunda, kalbinde hep vardı. Şimdi her bir şirketimizin katkısıyla şekillenen, bütünsel bir dönüşüm manifestosu yazmış olduk. Güncellenmiş yol haritamızla hem kendi izimizi hem de etki ettiğimiz her alandaki sorumluluğumuzu da yeniden tanımladık. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında, tüm ekosistemimizle birlikte şekillendirdiğimiz bu dönüşüm, Borusan'ın 81 yıllık birikimini yarınlara taşıyacak en güçlü taahhüdümüz” dedi. Borusan Grubu’nun güncellenen hedef setleri şu başlıklardan oluşuyor: İklim: 2053’te net sıfır, su çekiminde %30 azaltım Borusan, yatırımlarının iklim değişikliği etkilerini azaltmak ve uyum sağlamak için bilinçli eylemler tasarlarken bir yandan döngüsel ekonomiyi üretim ve hizmet süreçlerine giderek artan oranda entegre ediyor. Şirket, iklim başlığında öncelikli olarak şu alanlara odaklanıyor: İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum, suyun korunması ve yönetimi, döngüsellik ve atık yönetimi, doğanın ve biyoçeşitliliğin korunması, Bu çerçevede: Grup, Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonlarını 2053 yılına kadar, 2021 baz yılına kıyasla %96 oranında azaltmayı ve kalan emisyonları yüksek kaliteli karbon giderim yöntemleriyle dengeleyerek Net Sıfır’a ulaşmayı hedefliyor. Kapsam 3 emisyonları ise Net Sıfır yolculuğunun kritik bir bileşeni olarak ele alınıyor. Değer zincirindeki öncelikli emisyon kaynaklarının belirlenmesi, veri kalitesinin artırılması ve azaltım odaklı aksiyon alanlarının tanımlanması Grubun öncelikli hedefi. Bu kapsamda tedarik zinciri, yatırımlar ve iş ortakları kaynaklı emisyonların şeffaf biçimde izlenmesi ve azaltım fırsatlarının kademeli olarak hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Grup karbonsuzlaşma yol haritasını 2024-2034 (dengeleme ve verimlilik), 2034-2044 (yenilenebilir enerjiye geçiş) ve 2044-2053 (değer zincirinde dönüşüm) olmak üzere üç aşamada yönetecek.Grup, suyun korunması ve yönetimi yaklaşımını sadece “tüketim” üzerinden değil, su kaynağı üzerindeki baskıyı ifade eden “su çekimi” üzerinden yeniden tanımladı. 2021 yılında 1,25 milyon metreküp olan toplam su çekiminin, 2034 itibarıyla 875 bin metreküpe indirilerek %30 azaltılması hedefleniyor. Aynı dönemde geri dönüştürülen ve yeniden kullanılan su miktarını yaklaşık %80 artırarak 208 bin m³’e çıkarmayı planlıyor.2034 yılına kadar toplam 135 döngüsel ekonomi projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu, her yıl için dokuz proje anlamına geliyor. İnsan: Eşitlik hedeflerinde çıta yükseldi Toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarını 10 yılı aşkın süredir “Borusan Eşittir” çatısı altında yürüten Grup, bu yaklaşımı “Borusan ÇEK” (Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık) modeliyle genişletti. İnsan odaklı bir kurum olan Borusan, “eşitlik, yetenek yönetimi ve İSG” başlıklarına yoğunlaştığı yeni dönemde taahhütlerini de bir adım ileri taşıdı. Grup, kadın istihdamı ve liderliğini artırarak 2053’te yönetim kademelerinde tam eşitlik düzeyine ulaşmayı, saha–fabrika kadın oranını ise %30’a çıkarmayı hedefliyor. Yetenek yönetiminde, her 10 genç yeteneğin 9’unu ve liderlik havuzundaki her 100 çalışanın 95’ini elde tutmayı amaçlıyor. İSG alanında ise sıfır ölümlü kaza hedefinin yanı sıra, İSG kültürünü güçlendiren uygulamalarla kaza sıklık ve ağırlık oranlarında %50 azalma hedefleniyor. İnovasyon: Sürdürülebilirlik için teknoloji kaldıracı Borusan, inovasyonu sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için temel bir araç olarak konumlandırıyor ve bununla ölçülebilir değer yaratmayı amaçlıyor. Grup, Ar-Ge yatırımları ve kurumsal girişim sermayesi Borusan Ventures aracılığıyla geleceğe uygun, yenilikçi ve sürdürülebilir iş modellerini hayata geçirmeyi önceliklendiriyor, girişimcilik ekosistem iş birlikleri ile sosyal ve çevresel fayda sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında yapay zekâ gibi araçların, sürdürülebilirlik performansının izlenmesi ve iyileştirilmesini destekleyen bir karar destek mekanizması olarak etik, şeffaflık ve veri güvenliği ilkeleri çerçevesinde, ölçülebilir fayda sağlayacak alanlarda kademeli olarak kullanımı amaçlanıyor. Yönetişim: Tedarik zincirinde dönüşüm güçleniyor Borusan Holding, i3 yaklaşımına tüm odak alanlarını yatay kesen bir boyut olarak “Yönetişim” başlığını ekledi. Bu başlığı ilk aşamada özellikle tedarik zinciri yönetimi üzerinden merkeze alıyor. Bu kapsamda tedarikçilerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performanslarının izlendiği “Sürdürülebilir Satın Alma Platformu”na dahil edilen tedarikçi sayısının 2034 yılında 750’ye, 2053 yılında ise 1600’e çıkarılması hedefleniyor. Grup, minimum sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamayan tedarikçilerle çalışmama prensibini benimsiyor ve uyum sürecindeki iş ortaklarını teşvik mekanizmalarıyla desteklemek yeni uygulamalar geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atatürk Üniversitesinin UI GreenMetric 2025’teki Yükselişi Devam Ediyor Haber

Atatürk Üniversitesinin UI GreenMetric 2025’teki Yükselişi Devam Ediyor

Bu yıl 105 ülkeden 1.745 üniversitenin değerlendirildiği endekste, Atatürk Üniversitesi dikkat çekici bir başarıya imza attı. Başvuru süreci 2021 yılından bu yana Atatürk Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen UI GreenMetric sıralamasının 2025 sonuçları, Tayvan National Chi Nan University (NCNU) ev sahipliğinde kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan verilere göre Atatürk Üniversitesi, 5. yılında da istikrarlı yükselişini sürdürerek dünya genelinde 66 basamak birden ilerledi ve 180. sıraya yerleşti. Coğrafi konum itibarıyla Asya Kıtasında değerlendirilen üniversiteler arasında 101’inci, Türkiye’den katılan 142 üniversite arasında 18’inci, devlet üniversiteleri arasında ise 13’üncü sıraya yükseldi. Bu sonuçlar, üniversitenin sürdürülebilirlik odaklı proje, yatırım ve uygulamalarda kararlı adımlar attığının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Atatürk Üniversitesi, toplam puanını 7.825’ten 8.260’a çıkararak sürdürülebilir kampüs yönetimi, çevreci politikalar ve yeşil dönüşüm adına önemli bir ilerleme kaydetti. Üniversite; eğitim ve araştırma, atık yönetimi, su yönetimi, kampüs ulaştırma politikaları, sürdürülebilir enerji ve altyapı olmak üzere altı temel göstergenin beşinde kayda değer bir yükseliş sağladı. “Sürdürülebilirlik Bir Tercih Değil, Kurumsal Sorumluluktur” Sıralama sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen başarının tüm üniversite bileşenlerinin ortak çabasının ürünü olduğunu vurgulayarak: “UI GreenMetric gibi uluslararası saygınlığa sahip bir endekste yükselişimizi istikrarlı biçimde sürdürmemiz, çevre dostu uygulamalardan sürdürülebilir enerji politikalarına, yeşil kampüs adımlarından karbon ayak izimizi azaltmaya kadar pek çok alanda yürüttüğümüz çalışmaların ne kadar doğru bir yolda ilerlediğini göstermektedir. Enerji verimliliği, atık ve su yönetimindeki titizlik, çevre bilincini merkeze alan ulaşım ve yerleşke politikalarımız bu başarının temel unsurlarıdır. Bu süreçte emek veren Sürdürülebilirlik Ofisimize, akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Atatürk Üniversitesi olarak sürdürülebilirliği bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz; bu anlayışla hem bölgesel hem ulusal hem de küresel ölçekte ses getiren çalışmaları sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Yeşil Kampüs” Anlayışı Kapsamlı Bir Yönetim Modeline Dönüşüyor Atatürk Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zeynep Ceylan ise sürdürülebilirlik kavramının artık yalnızca kampüslerde yeşil alan düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Yeşil sürdürülebilirlik; yapı ve altyapı güçlendirme, akıllı ve yeşil bina uygulamaları, sürdürülebilir enerji yönetimi, atık ve su yönetimi, ulaşım politikaları ve iklim değişikliğiyle mücadele süreçlerini kapsayan çok boyutlu bir yapılanmaya dönüşmüştür. Atatürk Üniversitesi’nin 6 temel kategorinin 5’inde kaydettiği ciddi yükseliş, karbon salımının azaltılması ve NET SIFIR-2053 TÜRKİYE hedefi doğrultusunda kararlı bir ilerleyişin göstergesidir.” UI GreenMetric Nedir? Üniversitelerin çevresel sürdürülebilirlik performansını değerlendirmeye odaklanan UI GreenMetric, enerji kullanımı, sürdürülebilir atık ve su yönetimi, ulaşım, eğitim ve araştırma faaliyetleri ile çevresel planlama ve yönetim gibi çeşitli alanlarda performans göstergeleri içeren kapsamlı bir ölçme sistemidir. Bu endeks, üniversitelerin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmalarını ve sürdürülebilir uygulamaları benimsemelerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Her yıl dünya genelindeki üniversitelerin başvuruda bulunduğu UI GreenMetric’te, kurumların sürdürülebilirlik performansları değerlendirildikten sonra sıralamaya dahil edilip edilmeyecekleri belirlenmektedir. Bu yönüyle UI GreenMetric, hem üniversitelerin kendi sürdürülebilirlik çalışmalarını geliştirmelerine katkı sunan hem de küresel ölçekte çevresel sürdürülebilirliği destekleyen önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri Sahiplerini Buldu  Haber

ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri Sahiplerini Buldu 

ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı tarafından bu yıl 3. kez verilen Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri 2 Aralık 2025 tarihinde, TOBB İstanbul Hizmet Binasında, GCA sponsorluğunda gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. “Yeşil Nokta” genişletilmiş üretici sorumluluğunun bir göstergesidir. Ekonomik işletmelerin, piyasaya sürdükleri ürünlerin ambalajlarının geri kazanımı ile ilgili sisteme mali bir katkı sağladığı anlamına gelmektedir. Yeşil Nokta işaretinin Türkiye’deki tek temsilcisi olan ÇEVKO Vakfı, çoğunluğu AB üyesi 31 ülkede 540 milyonu aşkın tüketiciye ulaşan bu sistemin ülkemizde güçlenmesi için çalışıyor. Ülkemizde her geçen gün büyüyen ve güçlenen Yeşil Nokta işaretinin Türkiye’deki tek temsilcisi ÇEVKO Vakfı’nın düzenlediği Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri, öğrencileri ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya teşvik etmeyi hedefliyor. “Ambalaj Eko-Tasarımı”, “Atık Yönetim Sistemi ve Uygulamaları” ve “Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk Uygulamaları” olmak üzere 3 kategoride verilen ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri, üniversite öğrencilerinin ambalaj tasarımı, atık yönetimi ve sosyal sorumluluk alanında özgün, çevre dostu ürün, uygulama ve proje geliştirmelerinin teşvik edilmesini ve üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlamayı hedefliyor. ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, ödül töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’de ÇEVKO ile sözleşmeli olarak Yeşil Nokta’yı kullanan firma sayısının her geçen gün arttığını ifade ederek, “2025 yılı sonunda Yeşil Nokta’yı ambalajları üzerinde kullanan ekonomik işletme sayısı 1.580’i aştı. Yeşil Nokta’nın tüketiciler üzerindeki etkisinin gün geçtikçe arttığını Türkiye genelinde yapmakta olduğumuz algı araştırmalarıyla izliyor; yıllardır satış noktalarında gerçekleştirmekte olduğumuz hediye çeki etkinlikleriyle bu algıyı pekiştiriyoruz. Yeşil Nokta’nın gençler nezdindeki bilinirliği de bizim açımızdan çok önemli. Bu amaçla bu yıl 3.sünü gerçekleştirdiğimiz Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri sürecinde hem farklı üniversitelerden öğrencilerin birlikte hem de bazı öğrencilerin, farklı kategorilerde farklı projelerle başarı gösterdiğine tanık olduk. Sürdürülebilir geleceğin asıl sahipleri olan gençlerimizi dinlemeyi ve onların geliştirdikleri projeleri desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi. Gürok Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren ve Türkiye’de cam ambalaj sektörünün öncülerinden olan GCA’nın ana sponsorluğunda gerçekleşen ödül töreninde GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret yaptığı konuşmada, “Gençlerin çevresel sorunlara yalnızca teorik bilgiyle değil, çözüm üretme motivasyonuyla yaklaşması hepimiz için büyük bir umut kaynağı. ÇEVKO Vakfı’nın Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri, sektörde ihtiyaç duyduğumuz bu yeni bakış açısının ve dönüşüm iradesinin somutlaştığı çok değerli bir platform. Burada ortaya konan projeler, yalnızca mevcut sorunları tanımlamakla kalmıyor, sürdürülebilirlik vizyonunu tasarım, teknoloji ve toplumsal etki boyutlarında geliştiren yenilikçi öneriler sunuyor. GCA olarak bizler, camın döngüsel ekonomideki yerini güçlendirmeye büyük önem veriyoruz; gençlerin ambalaj tasarımından atık yönetimine uzanan geniş bir yelpazede geliştirdikleri projeler ise bu vizyonu geleceğe taşıyacak en önemli güç. Bu ödüller, üniversite–sanayi iş birliğinin ürettiği değeri görünür kılıyor ve sürdürülebilir bir dünyanın hayal değil, gençlerle birlikte inşa edilen bir gerçek olduğunu gösteriyor. Bugün sergilenen her fikir, bize geleceğin çok daha çevreci, bilinçli ve yenilikçi olacağına dair güçlü bir mesaj veriyor” dedi. Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri Jüri Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan Feyzioğlu da konuşmasında şunları dile getirdi: “Üniversite öğrencilerimizin ambalaj eko-tasarımı, atık yönetimi ve çevre odaklı sosyal sorumluluk alanlarında geliştirdikleri özgün projeler, hepimize daha sürdürülebilir bir gelecek adına güçlü bir umut veriyor. Bu süreçte onların çevre duyarlılığını, yenilikçi bakış açılarını ve topluma fayda sağlama isteğini yakından görmek bizler için son derece ilham vericiydi. Gençlerimizin bu vizyonu, ülkemizin sürdürülebilir dönüşüm yolculuğunun en önemli itici güçlerinden biri olacaktır.” dedi. ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Öğrenci Ödülleri töreninde, 9 farklı üniversiteden 12 öğrenci, 3 farklı kategoride Bireysel ya da Grup katılımıyla Yeşil Nokta Öğrenci Ödülüne layık görüldü. Bu yıl hem bazı grup katılımlarının farklı üniversitelerden öğrencilerin iş birliği ile gerçekleşmesi hem de bazı katılımcıların farklı projelerle farklı kategorilerde ödül alması dikkat çekici bir gelişme olarak kayda geçti. Ambalaj Eko Tasarımı Kategorisi’nde Birincilik Ödülünü “Recup: Sıfır Atıklı Bir Kahve Deneyimi İçin Biyobozunur Ambalaj Sistemi” projesiyle Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisi Ayça Çelikbilek ve Medeniyet Üniversitesi öğrencisi Sıla Selin Özkan kazanırken, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi öğrencisi Hakan Yılmaz da Teşvik Ödülü’nün kazananı oldu. Bu kategoride jüri tarafından 2.lik ve 3.lük ödülüne layık görülen proje olmadı. Atık Yönetim Sistemi ve Uygulamaları Kategorisi’nde Birincilik Ödülünü “Yapay Zekâ Destekli Sürdürülebilirlik ve Endüstriyel Simbiyoz Platformu” projesi ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğrencileri Mehmet Ali Andaç Beylikçi ve Nargül Kübra Taşyıldız kazanırken, Ambalaj Eko Tasarımı Kategorisi’nde birincileri Ayça Çelikbilek ve Sıla Selin Özkan, “Sıfır Noktası” projeleriyle bu kategoride de İkincilik Ödülünün sahibi oldular. İki tane Üçüncülük ödülü verilen Atık Yönetim Sistemi ve Uygulamaları Kategorisi’nde, “Merkezi Kompost Makinesi Projesi”yle Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Arda Yağız Gündüz ve “Pillcycle” projeleriyle Grup katılımı yapan Erciyes Üniversitesi öğrencisi Medine Ahsen ve İstanbul Altınbaş Üniversitesi öğrencisi Serdar Karaca bu dereceyi paylaştılar. Kategoride Teşvik Ödülünü, “Biyotakip – Tıbbi Atıkların İzlenebilir, Güvenli ve Eğitim Temelli Yönetimi” projesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitesi̇ öğrencisi Çağla Naz Özküçük kazandı. Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk Uygulamaları kategorisinde de “Dönüşüm Festivali” projeleriyle Birincilik Ödülü kazanan Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisi Ayça Çelikbilek ve Medeniyet Üniversitesi öğrencisi Sıla Selin Özkan, 3 farklı proje ile 3 farklı kategoride iki birincilik, bir de ikincilik ödülüne imza başarısı gösterdiler. Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk Uygulamaları kategorisinde “Kırsalda Sürdürülebilir Yaşam Modeli” projesiyle İkincilik Ödülü kazanan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi öğrencisi Hakan Yılmaz da iki farklı kategoride iki farklı proje ile, biri Teşvik Ödülü diğeri de İkincilik Ödülü olmak üzere iki farklı ödül kazandı. Bu kategoride Üçüncülük Ödülünü, “E-atıklarınız Depremzedelere Umut Olsun” projesiyle İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri İ̇layda Tunca, Dilara Acar ve İrem Çalık kazandılar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı Haber

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı

Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonu ile hareket eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, pilot şehir olarak yer aldığı SWAP projesi kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi, Kocaeli’deki mevcut sıfır atık uygulamaları ve Büyükşehir’in Çevre Bilgi Sistemi ve Teşvik Projesi Altyapısının Oluşturulması ve Kullanılması Ortak Hizmet Projesi ile hayata geçirdiği “Sıfır Atık Noktaları” uygulaması “Sıfır Atık Noktaları” ve “Çevre Bilgi Sistemi” gibi altyapı çalışmaları katılımcı ülkelere aktarıldı. ATIK YÖNETİMİ ÇİN’DE KATILIMCI ÜLKELERE AKTARILDI Sürdürülebilir üretim ve tüketim, döngüsel ekonomi ve atık hiyerarşisi ilkeleri doğrultusunda kirlilik ve kaynak israfını azaltmak amacıyla 5 pilot ülkede hayata geçirilen proje süreci kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve UNDP yetkilileri ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem ile Sıfır Atık Şube Müdürü Hüseyin Kılıç katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Strateji ve Planı, Kocaeli’deki mevcut atık yönetimi uygulamaları ve sıfır atık iyi uygulama örnekleri katılımcı ülkelere anlatıldı. TÜRKİYE’Yİ SWAP PROJESİNDE KOCAELİ TEMSİL EDİYOR Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen SWAP projesi dünyada yalnızca Kocaeli, Tianjin, Freetown, Montevideo ve Tunus şehirlerinde uygulanıyor. SWAP projesi, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda sıfır atık ve sıfır kirlilik hedeflerine ulaşmayı amaçlarken, şehir düzeyinde entegre planlama, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumun tümüne erişilebilir bilgi paylaşımı ile uzun vadeli bir sıfır atık vizyonunu destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler İklim Krizini Doğada Ele Aldı   Haber

Gençler İklim Krizini Doğada Ele Aldı  

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde düzenlenen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençlerin çevre bilincini artırmayı hedefledi. Etkinlikte doğada keyifli vakit geçiren, takım oyunları oynayan ve geri dönüştürülebilir malzemelerden kukla yapan gençler, sonrasında Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile gençlik ve iklim odağında kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. ATIK YÖNETİMİNDE ÖNCÜ ADIMLAR Söyleşide, gençlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan atık yönetimi hakkında bilgiler veren Güleş, Nilüfer Belediyesi’nin bu konuda öncü olduğunu ve henüz mevzuat çıkmadan ambalaj atıklarını çöpten ayrı topladığını vurguladı. Geri dönüştürülebilir atıkların toplanma sürecine değinen Güleş, atıkların karışık olarak toplanmasına rağmen daha sonra Toplama Ayırma Tesisi’ne gönderildiğini belirtti. Güleş, bu tesiste cam, kağıt, plastik ve metallerin kategorilerine göre ayrıldığını, her malzemenin farklı alıcısı ve dönüştürücüsü olduğunu ifade etti. Nilüfer Belediyesi Atık Getirme Merkezi’nin, 2020 yılından bu yana Alaaddinbey Ek Hizmet Binası kampüsünde faaliyet gösterdiğini söyleyen Güleş, “Bu merkezde, tekstil atıkları, elektronik atıklar, pil ve akümülatörler, tıbbi atıklar, atık motor yağları ve atık bitkisel yağlar dahil 14 ayrı türde atık ayrı toplanarak, lisanslı firmalar aracılığıyla kontrollü bir şekilde bertaraf ediliyor” dedi. BİTKİSEL ATIK YAĞLARA DİKKAT ÇEKTİ Özellikle bitkisel atık yağların çevreye verdiği zararlara dikkat çeken Güleş, kullanılmış bitkisel yağların lavaboya dökülmesinin, kanalizasyon sistemlerini tıkayarak büyük maliyetlere yol açtığını kaydetti. Toprağa karışmasının ise yeraltı sularını kirlettiğini ve yangınlara sebep olduğunu anlatan Güleş, su ortamına dökülen yağların, suyun üzerini kaplayarak oksijen transferini engellediğini ve su altındaki canlı yaşamını bitirdiğini ifade etti. Güleş, lisanslı firmalar tarafından toplanan atık yağların daha çevreci bir yakıt olan biyodizele dönüştürüldüğünü de sözlerine ekledi. İKLİM KRİZİ VE ULUSLARARASI HEDEFLER Artık kullanılan kavramın “iklim değişikliği” değil, sonuçları itibarıyla günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir “iklim krizi” olduğunu vurgulayan Güleş, krizin su yoksunluğu, yangınlar, sel ve fırtına gibi aşırı hava olayları olarak kendini gösterdiğini anlattı. Uluslararası hedefin, küresel sıcaklık artışının sanayi devrimi öncesine göre 1,5 derece ile sınırlanması olduğunu hatırlatarak, bunun için fosil yakıtlardan çıkılması, ulaşım metotlarının gözden geçirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. GERİ DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI Nilüfer Belediyesi’nin geri dönüşüm konusundaki çalışmalarından da bahseden Güleş, belediyenin pazarlardan toplanan sebze, meyve atıkları ile hizmet binalarından çıkan çay ve kahve posalarını kullanarak kompost tesisi işlettiğini kaydetti. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün budama atıklarından da kompost üretildiğini belirten Güleş, bu kompostun toprak kalitesini iyileştirip su tutma kapasitesini artırdığına dikkat çekti ve isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak sunulduğunu ekledi. SORUNLARI İLETİN Konuşmasında gençlere önemli bir çağrı da yapan Güleş, sosyal medya ve dijital kanalları kullanarak, belediyeleri çalıştırmalarını söyledi. Çevrelerinde gözlemledikleri sorunları ilgili kurumlara iletmelerini tavsiye eden Güleş, yerel yöneticilerin bu taleplere büyük önem verdiğini de sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.