Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atina

Kapsül Haber Ajansı - Atina haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atina haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ    Haber

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ   

İstinyePark’ta 1800 m2 alanıyla ziyaretçilerini ağırlayan COMMUNITÉ, ikinci lokasyonunu Galataport İstanbul’da, üçüncü lokasyonunu ise 2027 yılının ilk çeyreğinde Bağdat Caddesi’nde hayata geçirmeye hazırlanıyor. COMMUNITÉ, yalnızca bir mağaza değil; alışverişin ötesine geçen, keşif ve etkileşime davet eden bir deneyim alanı. Geleneksel çok markalı mağazacılık anlayışını geride bırakarak kategori bazlı düzen yerine hikâye, kürasyon ve beklenmedik karşılaşmalar üzerine kurulu bir deneyim sunuyor. Bir moda koleksiyonunun yanında sanat kitapları, bir sneaker’ın yanında tasarım objesi, bir parfümün yanında analog kamerayla karşılaşmak mümkün. Bu yaklaşım, ürünleri kategorilerinin dışına çıkararak yeni anlamlar kazandırmayı ve ziyaretçiyi yeniden keşfe davet etmeyi amaçlıyor. Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal ve COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas, açılış öncesi yaptıkları konuşmada COMMUNITÉ fikrinin doğuşundan hayata geçirilişine kadar olan süreci paylaştılar. COMMUNITÉ, kökü Türkiye’de, kanatları globalde olan yeni bir perakende konsepti Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, konuşmasında; Bugüne kadar yaptığımızın tersini yapmak üzere yola çıktık. COMMUNITÉ geleneksel modelleri sarsan, pay almak yerine yeni pazar yaratmayı hedefleyen bir oluşumdur. Mevcut müşteri datasına hapsolmadan, küratörlerin tamamen özgür ve yenilikçi seçimler yapabildiği bir model benimsedik. Yeni gelişen markaların, yükselen tasarımcıların ortaya çıkıp kendilerine ait bir yer bulmaları konusu çok uzun zamandır konuşuluyor, yapılamıyordu. COMMUNITÉ bu sene Türkiye'ye 400'ün üzerinde yeni marka getirecek ve bu markaların %70'i ilk defa bir arada, onlara ait bir ortamda, ulaşılabilir bir şekilde müşterilerimizin karşısına çıkacaklar. Türkiye bizim her şeyimiz ama şimdiden bir gözümüz Milano, Londra, Atina, Madrid gibi şehirlerde. Her şehrin, her lokasyonun kendi komünitesini kurmak istiyoruz kendi restoranıyla, kafesiyle, yaşam alanıyla. Türkiye'deki dört mağazamız da birbirinden farklı olacak. İkinci mağazamızı yakında Galataport İstanbul’da açacağız, 2027’nin ilk çeyreğinde ise Bağdat Caddesi’nde olacağız.” ifadelerinde bulundu. COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal; “COMMUNITÉ fikri çok basit bir soruyla başladı: İnsanların sadece alışveriş yapmadığı, gerçekten vakit geçirmek istediği bir yer yaratabilir miyiz? Bir kahve içilen, bir sohbetin başladığı, yeni markaların keşfedildiği ve yeni fikirlerin doğduğu bir alan… Biz COMMUNITÉ’yi bir mağaza olarak değil; bir araya gelme hali, bir his ve insanların buradan bir ürünle değil, bir deneyimle ayrıldığı bir dünya olarak hayal ettik. Bu hayali hayata geçirmek için de önce birbirine güvenen, birlikte çalışmaktan keyif alan ve işini gerçekten seven bir ekip kurduk. Çünkü baştan beri biliyorduk ki burası sadece ürünlerin değil, insanların ve fikirlerin bir araya geldiği bir alan olmalı. Buradaki her marka kendi hikayesini taşıyor. Biz aslında ürün seçmedik; hikayeleri bir araya getirdik. En çok istediğimiz şey ise çok net: Buraya gelen herkesin kendini iyi hissetmesi, ilham alması ve buradan yalnızca ürünle değil bir hisle ayrılması.” dedi. COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas ise; “COMMUNITÉ klasik bir mağaza değil; bir kürasyon ve keşif alanı. Amacımız ürün satmaktan çok bir kültür inşa etmek. Online ve offline varlığıyla sürekli değişen bir concept store. Seçkimiz Avrupa, Türkiye, Uzak Doğu, Amerika ve Avustralya’dan markaları bir araya getiriyor. Toplamda 400’den fazla marka yer alıyor, yaklaşık yarısı Türkiye’de ilk kez keşfedilecek, yeni ve bağımsız markalar. Kürasyon anlayışımız beklenmedik olanı bulmak. Tokyo’dan Seul’e, New York’tan Los Angeles’a, Londra’dan Kopenhag’a uzanan bir keşif yaptık. Türkiye’de farklı bölgelere dokunduk, yerel üreticiler ve yeni nesil tasarımcılardan özenle seçimler yaptık. Böylece sadece moda başkentlerinden değil, farklı şehirlerden de kendine özgü ve otantik markaları bir araya getirdik.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Neova Sigorta, Türkiye’yi ICISA’da Temsil Eden İlk Şirket Oldu Haber

Neova Sigorta, Türkiye’yi ICISA’da Temsil Eden İlk Şirket Oldu

Üyelik, şirketin uluslararası sigorta ekosistemindeki konumunu güçlendiren önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Kredi sigortası ve kefalet alanında faaliyet gösteren uluslararası şirketleri bir araya getiren International Credit Insurance & Surety Association (ICISA) bünyesine Neova Sigorta da katıldı. Bu gelişmeyle birlikte Neova Sigorta, ICISA bünyesinde Türkiye’yi temsil eden ilk kurum olarak konumlandı. Bünyesinde Swiss Re ve Munich Re gibi sektörün önde gelen oyuncularını barındıran Hollanda merkezli ICISA, kredi sigortası ve kefalet alanında faaliyet gösteren uluslararası şirketleri aynı çatı altında buluşturuyor. Faaliyet alanında 100. Yılını kutlayacak olan ICISA, sektörde küresel ölçekte referans kabul edilen önemli bir platform niteliği taşıyor. Neova Sigorta’nın üyeliği, şirketin uluslararası sigorta ve reasürans ekosistemiyle daha yakın temas kurmasını sağlayacak. Uluslararası ekosisteme doğrudan erişim ICISA üyeliği, Neova Sigorta’ya küresel regülasyonları ve sektörel gelişmeleri doğrudan takip etme imkânı sunarken; teknik bilgi paylaşımı, veri erişimi ve uluslararası iş birlikleri açısından da yeni bir alan açıyor. Şirket, bu platform aracılığıyla uluslararası gelişmeleri daha yakından izleyerek sektörel bakış açısını derinleştirmeyi hedefliyor. “Global ölçekte daha görünür olmayı hedefliyoruz” Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, üyeliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “ICISA üyeliğimizi, şirketimizin uluslararası ölçekte konumunu güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz. Türkiye’yi bu platformda temsil eden ilk şirket olarak önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Bu üyelik sayesinde kredi sigortası ve kefalet alanındaki küresel gelişmeleri ve regülasyonları doğrudan takip ederken, teknik bilgi paylaşımı ve iş birlikleri açısından güçlü bir ekosistemin parçası haline geliyoruz. Aynı zamanda bu platformda aktif rol alarak Türkiye’nin potansiyelini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyoruz.” Süreç aday üyelikle başladı Neova Sigorta, ICISA üyelik süreci kapsamında ilk olarak 2024 yılında Atina’da düzenlenen toplantıya aday üye olarak katıldı. Bu toplantıda Türkiye ekonomisi ve şirketin faaliyetlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Şirket, resmi üyeliğin ardından 20-23 Nisan’da Barselona’da düzenlenecek ICISA toplantısına da üye sıfatıyla katılım sağlayarak uluslararası platformdaki temsilini sürdürecek. Finansal yapı ve pazar konumu etkili oldu Neova Sigorta’nın ICISA üyeliğine kabulünde; finansal yapı, sermaye yeterliliği, kredi notu ve pazardaki konumu belirleyici unsurlar arasında yer aldı. Üyelikle birlikte şirketin, özellikle reasürans ilişkilerini güçlendirmesi ve uluslararası iş birliklerini derinleştirmesi bekleniyor. Neova Sigorta, bu adımla birlikte yurt dışı açılım stratejisini daha sağlam bir zemine taşımayı ve katılım sigortacılığı alanındaki uzmanlığını küresel kefalet ve ticari alacak sigortası ekosistemiyle entegre etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Astons’tan Yatırımcılara Özel Buluşma Haber

Astons’tan Yatırımcılara Özel Buluşma

Astons, Türkiye’deki yatırımcıları küresel fırsatlarla buluşturduğu etkinlik serisine hız kesmeden devam ediyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan şirket, Homeward iş birliğiyle 2 Nisan’da İstanbul Raffles Hotel’de özel bir buluşma düzenliyor. Gün boyunca 11:00, 15:00 ve 19:00 saatlerinde üç ayrı oturum halinde gerçekleşecek etkinlikte, katılımcılar uluslararası yatırım ve oturum programlarını kapsamlı bir perspektifle değerlendirme imkânı bulacak. Etkinlik kapsamında, Yunanistan Golden Visa programının güncel koşulları, başvuru süreçleri ve sağladığı avantajlar detaylı şekilde ele alınacak. Bunun yanı sıra, Atina’nın yükselen bölgelerinden Nikaia’da konumlanan yeni nesil proje de yatırımcıların beğenisine sunularak bölgenin potansiyeli yakından incelenecek. 250.000 Euro ile Avrupa’da oturum fırsatı Tanıtımı yapılacak proje, 250.000 Euro’dan başlayan yatırım seçenekleriyle Avrupa’da oturum hakkı sunan cazip alternatifler arasında öne çıkıyor. Modern mimarisi, merkezi lokasyonu ve güçlü kira getirisi potansiyeliyle dikkat çeken proje; hem yaşam hem de yatırım odağını bir arada sunuyor. Golden Visa programına uygun yapısıyla yatırımcılara Avrupa’da ikinci bir yaşam planı oluşturma fırsatı tanıyan proje, lansmana özel avantajlarla birlikte sınırlı sayıdaki seçenekleri ilk değerlendirenler arasında yer alma imkânı sağlıyor. Etkinlik süresince gerçekleştirilecek sunumların yanı sıra birebir danışmanlık görüşmeleri sayesinde katılımcılar, kendi hedeflerine en uygun yatırım modellerini detaylı şekilde değerlendirebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Bu eğilimin en güçlü yansımalarından biri ise Yunanistan’a olan talepte görülüyor. Ülkede 27 bini aşkın Golden Visa yatırımcısı bulunurken, başvuruların %17,6’sını Türk yatırımcılar oluşturuyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TatilBudur’dan 14 Şubat Önerileri Haber

TatilBudur’dan 14 Şubat Önerileri

Türkiye’nin birbirinden değerli turizm bölgelerinde, misafirlerini kaliteli tatil deneyimi ile buluşturan TatilBudur; Sevgililer Günü’ne özel konseptleriyle her zevke ve bütçeye hitap etmeye devam ediyor. Kültürle Harmanlanan Romantik Rotalar Tarihi dokusu ve eşsiz atmosferiyle öne çıkan Kapadokya, Sevgililer Günü’nde masalsı bir kaçamak arayan çiftlerin ilk tercihlerinden biri oluyor. Bunun yanı sıra Uçaklı GAP Turları, Turistik Doğu Ekspresi, Batum, Kayak ve Doğu Anadolu Turları, kültür ve keşfi romantizmle birleştirmek isteyenlere benzersiz deneyimler sunuyor. TatilBudur’dan Romantizmin Başkentlerine Aşk Yolculuğu Sevgililer Günü’nü yurt dışında kutlamak isteyen çiftler için TatilBudur; İtalya, Balkanlar, Paris, Londra, Atina ve egzotik atmosferiyle öne çıkan Sharm El Sheikh turlarıyla romantizmi sınırların ötesine taşıyor. Tarih, sanat, gastronomi ve romantik şehir manzaralarıyla dolu bu rotalar, unutulmaz anılar biriktirmek isteyen çiftleri bekliyor. Türkiye’de Romantik Tatil Seçenekleri Türkiye’nin en sevilen tatil destinasyonları Sevgililer Günü’nde de öne çıkıyor. Kıbrıs, Uludağ, Palandöken ve Kapadokya; hem dinlenmek hem de keyifli aktivitelerle dolu bir tatil planlayan çiftler için ideal seçenekler sunuyor. Uludağ ve Palandöken, bembeyaz kar manzaraları eşliğinde kayak keyfi, şömine başında romantik akşamlar ve dağ otellerinin sıcak atmosferiyle kış romantizmini zirveye taşırken; aşkın ve romantizmin simgesi Kapadokya, eşsiz jeolojik oluşumları ve peribacalarıyla misafirlerini masalsı bir dünyaya davet ediyor. Şehre Yakın Huzur ve Termal Keyfi İstanbul’a yakın konumlarıyla dikkat çeken Şile, Ağva, Bolu, Sapanca, Adalar ve Kazdağları, doğayla iç içe romantik bir kaçamak arayanlar için cazip alternatifler oluşturuyor. Ayrıca termal otellerde sunulan özel konaklama seçenekleriyle çiftler, Sevgililer Günü’nde hem dinlenip hem de yenilenme fırsatı buluyor. TatilBudur, Sevgililer Günü’ne özel kampanyaları ve avantajlı fiyat seçenekleriyle çiftlere hayallerindeki tatili planlama imkânı sunuyor. 14 Şubat’ı unutulmaz kılmak isteyenler, aşk dolu rotalarda TatilBudur’da buluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şekerbank’ın Tarımda Dijitalleşmeyi Destekleyen Projesine Uluslararası Ödül Haber

Şekerbank’ın Tarımda Dijitalleşmeyi Destekleyen Projesine Uluslararası Ödül

Şekerbank, tarımda dijitalleşmeyi ve sürdürülebilir üretimi teşvik eden öncü projesiyle uluslararası bir başarıya imza attı. Banka, çiftçiden ürün tedarik eden firmalara üretim süreçlerini tarladan itibaren anlık, şeffaf ve doğrulanabilir biçimde izleme imkânı sağlayan yenilikçi dijital dönüşüm projesiyle, uluslararası alanda Qorus - Infosys - Finacle ortaklığında Atina’da düzenlenen “Banking Innovation Awards 2025” yarışmasında “Sosyal, Sürdürülebilir ve Sorumlu Bankacılık İnovasyonu” kategorisinde Bronz Ödüle layık görüldü. Kuruluşundan bu yana sürdürülebilir tarımı destekleme kararlılığını dijital çözümlerle birleştiren Şekerbank, tarım ekosisteminin tüm paydaşlarını tek bir dijital platformda buluşturarak üretim sürecini uçtan uca izlenebilir hale getiren projesiyle uluslararası arenadan ödülle döndü. Banka, Qorus - Infosys - Finacle ortaklığında Atina’da düzenlenen “Banking Innovation Awards 2025” ödül töreninde “Sosyal, Sürdürülebilir ve Sorumlu Bankacılık İnovasyonu” kategorisinde Bronz ödülün sahibi oldu. Tarımın geleceğine yön veren proje, 53 ülke, 130 finansal kurum ve 320 proje arasından seçilerek ödüle layık görüldü. Proje; çiftçilerin üretim verilerini dijital ortamda kaydedip paylaşmasını, ziraat mühendislerinin verimlilik analizlerini gerçek zamanlı yürütmesini ve gıda tedarik zincirindeki firmaların üretim kalitesini tarla bazında anlık olarak doğrulamasını mümkün kılıyor. Sistem aynı zamanda, sürdürülebilir üretim sertifikasyonlarında kullanılabilecek güvenilir veri setleri oluşturarak hem üreticilerin hem de firmaların yeşil finansmana erişimini kolaylaştıran yenilikçi bir araç işlevi görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yunanistan Su Krizine Karşı 500 Milyon Avroluk Yatırım Yapıyor Haber

Yunanistan Su Krizine Karşı 500 Milyon Avroluk Yatırım Yapıyor

Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanlığı, şiddetli kuraklığın rezervleri kritik seviyelere düşürmesi üzerine ülkenin su tedarikini güvence altına almak için kapsamlı bir uzun vadeli yatırım planı açıkladı. Planın odak noktası, ülkenin en çok su tüketen bölgesi olan ve rezervleri 15 yılın en düşük seviyesine inen başkent Atina'nın bulunduğu Attika Yarımadası. Mornos Gölü'ndeki su seviyesinin 2024 yılına göre %45'lik keskin bir düşüşle sadece 152.9 milyon metreküpe inmesi, hükümeti acil ve uzun vadeli adımlar atmaya zorladı. Uzun Vadeli Çözüm: Evrytos Projesi Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavrou tarafından açıklanan uzun vadeli planın mihenk taşı, Evrytos Projesi. Bu proje ile Aetolia-Acarnania'daki Evinos Nehri suyunun Attika'ya aktarılması hedefleniyor. Kapasite: Proje, Attika'ya yıllık 220 milyon metreküp su sağlayacak. Maliyet ve Süre: Toplam maliyeti 500 milyon avro olan gerekli altyapının 2029 yılına kadar faaliyete geçmesi planlanıyor. Enerji Tüketimi Yüksek Tuzdan Arındırma Tesisi Riski Kısa vadeli tedbirler kapsamında hükümet ve Atina Su Temini ve Kanalizasyon Şirketi (EYDAP), Thisvi, Nea Peramos ve Lavrion'da üç adet tuzlu su arıtma tesisi (desalinizasyon) kurmayı değerlendiriyor. Bu tesislerin yıllık toplamda 87,5 milyon metreküp su sağlaması bekleniyor. Ancak bu çözüm, beraberinde büyük bir enerji sorununu getiriyor. Arıtma tesisleri, ürettikleri her metreküp su için yaklaşık 3.5 kWh elektrik tüketiyor. Bu, üç tesisin toplamda yılda yaklaşık 600 GWh yeni elektrik talebi yaratacağı anlamına geliyor. Bu 600 GWh'lik ek talep, ülkenin 52 TWh'lik ulusal tüketimine kıyasla küçük görünse de, talebin büyük bir kısmının zaten elektrifikasyon ve Ellinikon gibi büyük inşaat projeleri nedeniyle artması beklenen Attika bölgesinde yoğunlaşması planlama açığını ortaya çıkardı. Bağımsız Güç İletim Operatörü'nün (IPTO) on yıllık kalkınma planında ve Ulusal Enerji ve İklim Planı'nda (NECP) bu yeni enerji talebinin öngörülmediği belirtildi. Bu durum, su krizini çözerken, bölgenin enerji altyapısı üzerinde yeni bir baskı oluşturma riskini beraberinde getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.