Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avm

Kapsül Haber Ajansı - Avm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nu D-Active, Kapalı Alanlarda Enfeksiyon Riskini Akıllı Teknolojiyle Önlemeye Odaklanıyor Haber

Nu D-Active, Kapalı Alanlarda Enfeksiyon Riskini Akıllı Teknolojiyle Önlemeye Odaklanıyor

İnsanlar zamanlarının büyük bölümünü kapalı alanlarda geçiriyor. Avrupa Çevre Ajansı (EEA) verilerine göre Avrupa’da bu oran yüzde 80-90’a ulaşıyor. Okul, hastane, ofis, AVM gibi yoğun kullanılan kapalı alanlarda insan yoğunluğu, havalandırma koşulları, sıcaklık ve nem gibi değişkenler hava kalitesini ve enfeksiyonların yayılım riskini etkileyebiliyor. Nu Teknoloji, ARTEQ ve DLED bu ihtiyaçtan hareketle, hava kalitesi ve enfeksiyon riskinin izlenmesinden dezenfeksiyona uzanan süreci tek sistem üzerinden yönetebilen Nu D-Active çözümünü geliştirdi. Sistem ortam koşullarını izliyor, elde edilen veriler üzerinden enfeksiyon riskini analiz ediyor ve risk belirlenen seviyeye ulaştığında görünür ışık tabanlı dezenfeksiyon sistemini devreye alabiliyor. Böylece, ölçüm, analiz, karar ve müdahaleden oluşan bütünleşik bir yapıya dönüşüyor. Sistemde Nu Teknoloji’ye ait NuSafe 360 hava kalitesi ve çevresel verileri sürekli izlerken, ARTEQ'in geliştirdiği ClairSense teknolojisi bu veriler üzerinden enfeksiyon riskini hesaplıyor. Nu Teknoloji'nin IoT haberleşme ve yazılım altyapısı ise veriyi, risk eşiklerini ve otomasyon sürecini yönetiyor. Riskin belirlenen seviyeye ulaşması halinde DLED'in dezenfeksiyon sistemi devreye alınıyor. Nu D-Active; hastaneler ve sağlık kuruluşları, okul ve kreşler, üniversiteler, oteller, AVM'ler, ofisler ile gıda üretim ve satış alanları başta olmak üzere insan yoğunluğunun yüksek olduğu farklı kapalı alanlarda kullanılabilecek şekilde geliştirildi. Sistem, kullanım alanının özelliklerine göre risk eşikleri, bildirimler ve dezenfeksiyon senaryolarının yapılandırılmasına olanak sağlıyor. “Ölçüm, analiz ve müdahaleyi aynı yapı içinde buluşturduk” Nu Teknoloji'nin İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, “ARTEQ ile geçen yıl başlattığımız iş birliğinde kapalı alanlardaki hava kalitesini ölçmenin ötesine geçerek, çevresel veriler üzerinden enfeksiyon riskini görünür hale getirmeyi hedeflemiştik. Nu D-Active ile şimdi bu yaklaşımı bir adım ileri taşıyoruz. DLED'in dezenfeksiyon teknolojisini sisteme dahil ederek ölçüm, analiz ve müdahaleyi aynı yapı içinde buluşturduk. Sistem ortamı sürekli takip ediyor, riski değerlendiriyor ve belirlediğimiz eşiklere ulaşıldığında dezenfeksiyon sürecini devreye alıyor. Hedefimiz insanların yoğun olarak bulunduğu kapalı alanların daha sağlıklı ve veriye dayalı bir sistemle yönetilmesini sağlamak” dedi. “Belirli mikroorganizmalar üzerinde %99,999’un üzerinde azalma tespit edildi” DLED Kurucu Ortağı Direnç Özdemir ise görünür ışık teknolojisinin sağladığı farklılığa dikkat çekerek, “DLED'i geliştirirken görünür ışığın mikrobiyal yük üzerindeki etkisini günlük yaşamın akışını bozmadan kullanılabilecek bir teknolojiye dönüştürmeyi hedefledik. Sistem, insanlar ortamdayken de çalışabiliyor ve aydınlatma ile sürekli dezenfeksiyonu aynı yapıda buluşturuyor. Nu D-Active ile bu teknoloji artık bağımsız çalışan bir sistem olmaktan çıkarak ortamın risk seviyesine göre devreye girebilen akıllı bir yapının müdahale katmanına dönüşüyor. Sistem UV içermiyor, ozon üretmiyor ve ışığa maruz kalan hava ve yüzeylerde mikrobiyal yükün azaltılmasına yönelik olarak çalışıyor. Bu yönde Akdeniz Üniversitesi Ar-Ge ve Biyosidal Ürün Analiz Laboratuvarı'nda yapılan testlerde, belirli mikroorganizmalar üzerinde* %99,999’un üzerinde azalma tespit edildi” dedi. “Risk bilgisi ekranda kalmıyor” ARTEQ Kurucu Ortağı ve CTO'su Tayyip Ensar Özkaya da “Enfeksiyon riski doğrudan gözle görülebilen bir parametre değil. ClairSense, hava kalitesi ve çevresel verileri analiz ederek bu riski ölçülebilir bir göstergeye dönüştürüyor. Nu D-Active'in önemli farkı ise elde edilen risk bilgisinin yalnızca bir raporda veya ekranda kalmaması. Nu Teknoloji'nin altyapısıyla karar mekanizmasına bağlanan veri, DLED entegrasyonuyla gerektiğinde fiziksel müdahaleye dönüşebiliyor” diye konuştu. *Akdeniz Üniversitesi Ar-Ge ve Biyosidal Ürün Analiz Laboratuvarı'nda gerçekleştirilen testlerde E. coli, Staphylococcus aureus, Enterococcus hirae ve Pseudomonas aeruginosa üzerinde, belirlenen laboratuvar koşullarında 5 log'un üzerinde mikrobiyal azalma raporlandı. Bu değer söz konusu test koşullarında yüzde 99,999'un üzerinde azalmaya karşılık geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ofis Kiralarında Yeni Rekor: Birincil Kiralar 52 Dolara Çıktı Haber

Ofis Kiralarında Yeni Rekor: Birincil Kiralar 52 Dolara Çıktı

2026’nın ikinci çeyreği itibarıyla birincil kiralar, geçen yılın aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 13 artış göstererek 52 ABD doları/m²/ay seviyesine çıktı. Sınırlı birincil ofis arzı, düşük boşluk oranları ve nitelikli ofislere yönelik talep kira artışını destekleyen en önemli unsurlar oldu. Ofis pazarındaki bir diğer önemli sonuç ise yeni kiralama hacminde ortaya çıktı. Yılın ilk yarısındaki yeni kiralama hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre metrekare bazında yüzde 57 artış gösterdi. Raporun sonuçları, perakendede deneyim odaklı yatırım ve yenilemenin önemini gözler önüne serdi. Dijital kanalların sağladığı hız ve kolaylık karşısında fiziksel mağazaların rolü; ürün deneyimi, kişiselleştirilmiş hizmet ve marka etkileşimi üzerinden yeniden tanımlanıyor. Sanayinin üzerinde ise artan maliyet baskısı, yüksek işletme giderleri ve küresel rekabet etkisini sürdürüyor. Yeni fabrika ve depo yatırımlarında yavaşlama gözlemlenirken; A sınıfı lojistik kiralama faaliyetlerinde ise yılın ilk yarısında toplam işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 gerileyerek 99 bin metrekare seviyesinde gerçekleşti. Cushman & Wakefield I TR International, 2026 yılının ilk yarısını kapsayan ve ekonomi, ofis, perakende, sanayi ve lojistik ile konut sektörlerindeki gelişmeleri incelediği ‘Gayrimenkul Pazarı Görünümü’ başlıklı raporunu yayınladı. ABD-İran savaşı, enerji arzına yönelik riskler ve korumacı ticaret politikalarıyla şekillenen yılın ilk yarısına ilişkin ekonomik görünümde; Türkiye’de dezenflasyon sürerken ekonomik dengelenme belirginleşti. Küresel ekonomilerde enflasyon görünümündeki belirsizlikler nedeniyle merkez bankaları temkinli duruşlarını korurken, küresel finansal koşulların yılın ikinci yarısında da sıkı seyretmesi bekleniyor. Ofis kiralarında yeni tarihi seviye Rapora göre, ticari gayrimenkulde kira seviyeleri yükselişini sürdürürken; yeni bir tarihi seviyeye ulaştı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde birincil ofis kiraları yıllık bazda yüzde 13 artarak metrekare fiyatı 52 dolar olarak kaydedildi. Birincil kiralardaki 52 dolar seviyesinin değerlendirildiği raporda, “İstanbul’un en nitelikli ofis pazarlarında fiyatlama gücünün ve yukarı yönlü kira eğiliminin devam ettiğini ortaya koymuştur” denildi. TL bazında ise birincil kiralar metrekaresi aylık 2 bin 359 lira seviyesine ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32.6 artış göstermiş oldu. İyi konum, modern ofis talebi çekiyor İstanbul’da en yüksek kira seviyesi 52 ABD doları/m²/ay ile Levent-Etiler bölgesinde kaydedildi. Bölgeyi 40 dolar ile Maslak, 35 dolar ile Esentepe-Gayrettepe-Zincirlikuyu ve Anadolu yakası izledi. Ankara’da birincil ofis kiraları 25 dolar, İzmir’de ise 22 dolar seviyesinde gerçekleşti. A sınıfı ofis piyasasındaki artan kiralama ivmesi, yeni kiralama işlemlerine yansıdı. Raporun sonuçları, yılın ilk yarısında toplam 86 bin 202 metrekare olan yeni kiralama işleminin; geçen yılın aynı dönemine göre metrekare bazında yüzde 57 artış gösterdiğini ortaya koydu. Veriler, nitelikli ofis alanlarına, özellikle iyi konumlanmış ve modern ofis binalarına yönelik güçlü talebin dirençli seyrettiğine işaret ediyor. Tüketicinin “lipstick effect” hareketi! Türkiye perakende pazarında yüksek operasyonel maliyetler ve satın alma gücü üzerindeki baskıya rağmen dayanıklı görünüm korundu. Markalar mağaza ağlarını hızla genişletmek yerine mevcut alanların verimliliğine odaklanırken; deneyim, sosyalleşme ve erişilebilir lüks tüketici eğilimlerinde öne çıktı. AVM metrekare verimlilik endeksinde kategori bazında en güçlü performans yüzde 60.6 ile ‘Kişisel Bakım ve Kozmetik’ sektöründe kaydedilirken; bu görünüm, tüketicilerin ekonomik belirsizlik dönemlerinde görece erişilebilir küçük lükslere yönelmesini ifade eden “lipstick effect” ile ilişkilendiriliyor. ‘Yiyecek & İçecek’ kategorisi ise yüzde 30.6 ile enflasyona en yakın büyümeyi gösterirken; buna karşın, ‘Hipermarket’ (%9.1) ve ‘Giyim’ (%15.6 ) kategorilerindeki artışlar daha sınırlı kaldı. ‘Ayakkabı’ kategorisi yüzde 0.4 oranında düşüşle gerileyen tek kategori oldu. Harcamalarda temkinli seyir Rapora göre yılın geri kalanında; eğlence, yeme - içme, kişisel bakım ve yaşam tarzı markalarının ağırlığını artıran; ortak alan deneyimini ve çok kanallı alışveriş altyapısını geliştiren perakende varlıklarının ziyaret süresi, doluluk, sürdürülebilir kira gelirleri ve varlık değerleri açısından pozitif ayrışması bekleniyor. Ana caddelerde ve birincil alışveriş merkezlerinde kira seviyeleri geçen yıl ile aynı seviyede gerçekleşti. Verilere göre, ana caddelerde birincil kiralar, metrekarede aylık en yüksek 250 dolar ile İstanbul’da kaydedilirken, onu 105 dolar ile Ankara ve 100 dolar ile İzmir izledi. Öte yandan, haziran ayında AVM ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.2 azalırken, ziyaretçi trafiğindeki yavaşlamanın tüketici harcamalarında temkinli seyrin sürdüğüne işaret ettiği değerlendirildi. Sanayide rekabetin yeni rotası Raporun Türk sanayisi için ortaya koyduğu gelişmeler; sanayi üzerindeki maliyet baskısının yanı sıra küresel rekabetin değişen dinamiklerine odaklanıyor. Raporda, Türkiye’nin küresel rekabette güçlü konumunu sürdürebilmesinin; düşük maliyetli üretim yarışından ziyade inovasyon, verimlilik ve markalaşma odaklı bir sanayi modelini hayata geçirmesine bağlı olacağına vurgu yapılıyor. Yeni fabrika ve depo yatırımlarında yavaşlama gözlemlenirken; A sınıfı lojistik kiralama faaliyetlerinde ise yılın ilk yarısında toplam işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 gerileyerek 99 bin metrekare seviyesinde gerçekleşti. Bu düşüşte yüksek finansman ve üretim maliyetleri, ekonomik belirsizlikler ile yatırım kararlarının ertelenmesi etkili oldu. Ayrıca kullanıcıların yeni kiralamalar yerine mevcut alanlarını daha verimli kullanmayı tercih etmesi de talebin yavaşlamasına neden olarak gösterildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AVM’ler, Perakende Sektöründe 59 Milyar Dolarlık   Ekonomiye Ev Sahipliği Yapıyor Haber

AVM’ler, Perakende Sektöründe 59 Milyar Dolarlık  Ekonomiye Ev Sahipliği Yapıyor

Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan AYD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “85 milyonluk güçlü bir pazara ve turizme hizmet eden 445 AVM ile yılda 59 milyar dolar perakende cirosu üreten bir sektörü temsil ediyoruz. Geçtiğimiz yıl AVM’ler 2,8 milyar ziyaretçiyi ağırladı. AYD olarak doğrudan 600 bin, dolaylı olarak 2,1 milyon kişiye istihdam sağlıyoruz. Ticari gayrimenkulün tüm unsurlarına yatırımların artması ve sektörümüzün sağlıklı gelişimi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız; sektörümüzü doğru anlatmak, sorunlarımızı görünür kılmak ve çözüm üretmek.” “Biz konuşan değil, çalışan bir sektörüz” Konuşmasında AYD’nin gündemindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Nuri Şapkacı: “AYD’nin kararlılıkla yürüttüğü girişimleri ile alışveriş merkezleri yönetmeliğinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Ortak alan tanımının netleştirilmesiyle ortak giderlerin yansıtılması daha sağlıklı bir zemine kavuştu. Uzun süredir sektörün gündeminde olan numarataj sorunu da AYD’nin girişimleriyle önemli ölçüde çözüldü. İçişleri, Ticaret ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıkları nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda, tapuda tek bağımsız bölüm olarak tescil edilen taşınmazlarda yer alan mağaza ve işyerlerinin fiili duruma göre ayrı ayrı numara alabilmesi sağlandı. Bu düzenleme ile perakendecilerin ruhsat sürecindeki mağduriyetlerinin önemli ölçüde giderildiğini ve yatırımcılar için de belirsizliklerin azaldığını düşünüyoruz. AYD’nin Alışveriş Ekonomisi Zirvesi, yaklaşık 800 katılımcıyla sektörün buluşma noktası olmaya devam etti. Zirve’nin ardından düzenlenen “1 Numaralı Markalar” ödül töreniyle, AVM’lerin markalar için önemine dikkat çekildi. Dernek, sürdürülebilirlik çalışmaları, AVM Ciro Endeksi ve diğer araştırmalarla sektörün bilgi altyapısını güçlendirmeyi ve referans noktası olmayı sürdürüyor.” dedi. Şapkacı, “Biz konuşan değil, çalışan bir sektörüz. Bekleyen değil, birlikte hareket eden bir sektörüz” diyerek sektörün çatı platformu olan AYD’nin kararlılığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı Haber

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı

AVM’lerde ciro nominal olarak artmaya devam etse de enflasyonun gerisinde kalan performans ve zayıflayan ziyaretçi trafiği sektörde reel daralmaya işaret ediyor. AYD ve Akademetre Research iş birliğiyle hazırlanan AVM Endeksi’nin Şubat 2026 sonuçlarına göre metrekare verimlilik endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla nominal olarak yüzde 22,8 artarak 3.965 puan olarak kaydedildi. Son aylarda gözlenen dalgalı seyir, AVM performansında istikrarlı bir toparlanma olmadığını göstermektedir. Şubat 2026’da yıllık enflasyon oranının yüzde 31,53 olduğu dikkate alındığında, metrekare başına ciro artışının enflasyonun altında gerçekleştiği görülüyor. Endeksi yorumlayan Ekonomist Fatih Keresteci, şu noktalara dikkat çekti: “AVM ciro endeksi 2026 yılı şubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak %22,8 büyüdü. Ocak’ta oldukça güçlü bir performans kaydeden endeks ne yazık ki Şubat’ta enflasyondan arındırılmış seriye göre belirgin derecede ivme kaybetti: Manşet olarak, geçen yılın aynı ayına göre reel olarak %6,6’lık bir daralma var. Bununla birlikte, şubat ayı rakamlarını değerlendirirken iki hususa dikkat etmekte yarar olacaktır. İlk olarak, Ramazan etkisi zira ülkemizde Ramazan dönemi tüketim alışkanlıklarını ve tüketici davranışlarını dramatik bir şekilde etkileyebiliyor. İkincisi, satın alma gücündeki erimenin öngörülenden çok daha hızlı yaşanması. Şöyle ki, asgari ücret özelinden ilerlersek, 2025 yılında asgari ücret artış oranı %30 olurken 2025 yılı ortalama TÜFE enflasyonu %34,9 olmuştu. 2026 yılına girilirken asgari ücret %27 artırılırken daha ilk iki ayda enflasyon %8 artış kaydetti. Bu istatistikler bize açık bir şekilde satın alma gücündeki erozyonu yansıtıyor. Zaten, hane halkı enflasyon beklentileri de bu durumu açık bir şekilde gösteriyor. Ramazan etkisi ve “cüzdandaki daralma üzerinden kategori bazlı harcamalara bakınca şaşırtıcı olmayan sonuçlarla karşılaşıyoruz: Hipermarket %27,5; yiyecek-içecek ise %26,5 ile genel ortalamanın bir tık üzerinde artarak Ramazan etkisini yansıtıyor olsa da satın alma gücündeki zayıflık nedeniyle bu kategorilerdeki artış hayal ettiğimiz seviyelerin altında kalıyor. Kişisel bakım-kozmetik kategorisindeki %44,5’lik etkileyici büyüme performansı, açık şekilde, pazarlama literatüründeki “lipstick etkisini” yansıtıyor. Bu ifade, durgunluk veya ekonomik belirsizliklerin hakim olduğu dönemlerde tüketicilerin lüks araç, pahalı tatil veya mücevher gibi büyük harcamalardan kaçınmalarını, bunun yerine kendilerini iyi hissettirecek küçük ve uygun fiyatlı lüks ürünlere (örneğin kaliteli bir ruj) yönelmelerini tasvir eder. Başka bir ifade ile ekonomik belirsizlik dönemlerinde insanlar, büyük hayallerini ertelemek zorunda kaldıklarında yaşadıkları moral bozukluğunu, ulaşılabilir küçük lükslerle telafi etmeyi denerler. Bizce elektronik ürünler de artık aynı rolü üstlenmeye başladı. Henüz oturmamış bir tabir olsa da “teknolojik eskapizm” insanların gerçek dünyadaki ekonomik ve sosyal sıkıntılardan kaçmak için teknolojiye yatırım yapmasını anlatır ve nesnenin kendisinden ziyade yarattığı dijital imaja odaklanmasını resmeder. Son dönemde sıkça olduğu üzere teknoloji kategorisi %42,6 ile hem ortalamanın çok üzerinde hem de reel artış kaydederek ön plana çıkmış. Cüzdan büyümüyorsa, bir kategoriye harcanan gelir, başka bir kategoriden vazgeçilmesi anlamını taşır. Buna bir de Ramazan etkisini dahil edersek eğlence ve hobi kategorisi Şubat’ta %16,2 düşüş kaydetmiş. Ayakkabı segmentindeki yapısal problemi uzun süredir dile getiriyoruz ancak Şubat’taki nominal %13,3’lük daralma oldukça çarpıcı... Giyim kategorisinde ise %18,2’lik cılız bir artış var ki, bu da feragat edilen alanlardan birisi olarak ön plana çıkıyor. Ziyaretçi sayısına bakınca geçen yıla göre bir değişim olmamakla birlikte ocak ayına göre keskin bir daralma var. Ramazan etkisi, kış etkisi, okulların ara tatili gibi unsurların burada etkili olduğunu düşünüyoruz, ki şubat ayları mevsimsel olarak AVM müşteri sayısı açısından en zayıf performansa sahne olur.” Şubat 2026 döneminde metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde yüzde 15,0 oranında azalış göstererek 3.965 puana gerilemiştir. Şubat ayında gözlenen daralma, özellikle yılın ilk ayına kıyasla tüketici harcamalarında görülen mevsimsel yavaşlamaya işaret ederken, enflasyonun üzerinde kalamayan ciro artışı, perakende sektöründe reel büyüme gerçekleşmediğini göstermektedir. Metrekare Başına Ciroda İstanbul Yine Öne Çıktı Şubat ayında kiralanabilir metrekare başına düşen ciro, İstanbul’da 17.737 TL, Anadolu’da 13.365 TL, Türkiye genelinde ise 15.114 TL olarak gerçekleşti. Metrekare Verimliliğinde En Yüksek Artış “Kişisel Bakım ve Kozmetik” Kategorisinde… Şubat ayında kategoriler bazında metrekare verimliliğinde en yüksek artışın “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde yaşandığı görüldü. “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisi metrekare verimliliği geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmadan yüzde 44,5 oranında artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın şubat ayı ile karşılaştırıldığında AVM’lerdeki “Teknoloji” kategorisinde yüzde 42,6, “Hipermarket” kategorisinde yüzde 27,5, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 26,5, “Diğer” kategorisinde yüzde 25,6, “Giyim” kategorisinde yüzde 18,2’lik artış görülürken “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 13,3 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 16,2’lik bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Şubat 2026 döneminde kategoriler bazında metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde; “Teknoloji” kategorisinde yüzde 7,8 ve “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde gerçekleşen yüzde 5,7’lik artış dışında kalan tüm kategorilerde düşüş görülmektedir. “Hipermarket” kategorisinde yüzde 7,2, “Diğer” kategorisinde yüzde 9,8, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 19,3, “Giyim” kategorisinde yüzde 21,5, “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 27,6 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 48,0 oranında düşüş yaşandığı gözlenmektedir Ziyaretçi Sayısında Sınırlı Artış Şubat 2026 verileri bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ziyaret sayısı endeksinde değişim görülmemiştir. Ziyaretçi sayısında ciddi artış görülmemesine rağmen ciro tarafındaki yükseliş, tüketici başına harcamanın arttığına işaret etmektedir. Ocak 2026’a göre ise ziyaretçi sayısında yüzde 19,0 oranında düşüş kaydedildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnegöl AVM 15. Yılında Küresel Başarılarıyla Bölgenin Gururu Oldu Haber

İnegöl AVM 15. Yılında Küresel Başarılarıyla Bölgenin Gururu Oldu

Buluşmada, bu yıl 15'inci yaşını kutlayacak olan AVM'nin perakende sektörüne sağladığı katkılar ve hayata geçirdiği yenilikçi çalışmalar paylaşıldı. Fiba Commercial Properties’in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, Ramazan ayının paylaşma ve birlik ruhunu basın mensuplarıyla bir araya geldiği geleneksel iftar programında yaşattı. Bölgenin önde gelen basın temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, bu yıl 15’inci yılını kutlamaya hazırlanan İnegöl AVM’nin gelişim yolculuğu, hayata geçirilen yenilikler ve önümüzdeki döneme yönelik projeler ele alındı. Fiba Commercial Properties yöneticileri, İnegöl AVM Müdürü Zuhrajan Hudashukirova ve AVM yönetim ekibinin de hazır bulunduğu programda, alışveriş merkezinin son dönemde gerçekleştirdiği yatırımlar, yürüttüğü çalışmalar ve bölgeye sağladığı ekonomik ve sosyal katkılar hakkında değerlendirmeler paylaşıldı. İnegöl AVM 15 Yaşında: Yılda 10 Milyonu Aşkın Ziyaretçiyle İlçenin Kalbi Olmayı Sürdürüyor 15’inci yıla ulaşmanın gururunu yaşadıkları bu dönemde ziyaretçi deneyimini önceliklendirdiklerini belirten İnegöl AVM Müdürü Zuhrajan Hudashukirova, “İnegöl AVM olarak ziyaretçilerimize daha iyi bir deneyim sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyor, marka karmamızı güçlendiriyoruz. 15’inci yılımıza ulaştığımız bu dönemde, ulusal ve uluslararası önemli markaların yanı sıra İnegöl’ün değerli yerel markalarını da AVM’mize kazandırmaya büyük önem veriyoruz. Geçtiğimiz yılda Boyner, Watsons ve Deichmann gibi önemli markalar mağazalarını yenilerken, Subway, Streetco, Patas Fries, Mam’s Patisserie ve Diva Sanat Akademi gibi yeni markalar aramıza katıldı. 2025 yılında İnegöl AVM’mizde 10 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırladık. Bu güçlü ziyaretçi sayısı AVM’mize duyulan ilginin ve güvenin en önemli göstergelerinden biri” dedi. Ödüllerle Taçlandırılan Sosyal Sorumluluk Vizyonu: “Yerel Kültürel Mirası Yaşatmak Önceliğimiz” Yalnızca bir alışveriş merkezi değil, aynı zamanda bir yaşam alanı olmayı hedeflediklerini vurgulayan Zuhrajan Hudashukirova, İnegöl AVM olarak alışveriş deneyimiyle birlikte sosyal projeleri, etkinlikleri ve toplumsal katkılarıyla öne çıkan bir yaşam merkezi olmayı önemsiyoruz. Ziyaretçilerimizin beklentilerine göre düzenlediğimiz etkinlikler ve hayata geçirdiğimiz sosyal projelerle bu anlayışı sürdürmeye devam ediyoruz. Bu bakış açısıyla 2025 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Gelenekten Geleceğe’ sosyal sorumluluk projesi, Amerika’nın prestijli iletişim ve pazarlama ödüllerinden Marcom Awards’ta Altın Ödül’e layık görüldü. Ayrıca dünyanın saygın ödül platformlarından Stevie Awards’ta da 4 ayrı kategoride ödül kazandık. Bu yaklaşımımızın ulusal ve uluslararası platformlarda karşılık bulması bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Bizlere yerel kültürel mirası yaşatma ve toplumsal fayda üretme hedefimizin ne kadar değerli olduğunu da bir kez daha gösterdi. Bunun yanı sıra geri dönüşüm ve çevre dostu uygulamalarımızla hayata geçirdiğimiz ‘Bir Dönüşüm Hikayesi’ projemizle, saygın ve prestijli bir platform olan Solal Awards 2025’te Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde Bronz Ödül kazandık. AVM’miz bünyesinde hayata geçirdiğimiz bu projenin, uluslararası alanda yeniden takdir görmesi bizi ayrıca mutlu ediyor. Amacımız; bu projelerle çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki sorumluluklarımızı güçlendirmek, topluma somut fayda sağlamak ve yerel kültürel mirası yaşatmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor? Haber

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor?

Eğlence, giderek lüks bir harcama olmaktan çıkarak planlı ve sürdürülebilir bir bütçe kalemi hâline dönüşüyor. Bu eğilim, şehirlerin gelişim rotasını da doğrudan etkiliyor. Perakende ve AVM yatırımlarında eğlence, oyun ve deneyim alanlarının payı artarken; parklar, spor ve aktivite alanları, bahçeler, havuzlar ile sosyal tesisler şehir planlamasının vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Eğlenceye yapılan yatırımlar ise şehir ekonomisine, istihdama ve iç tüketime doğrudan katkı sağlıyor. ATRAX, Eğlence ve Rekreasyon Ekonomisinin Buluşma Noktası Oluyor Bu dönüşümden yola çıkarak 15-17 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı, bu yıl “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla sektörü bir araya getiriyor. “Şehirlerin Estetiği, Tesislerin Cazibesi, Eğlencenin Geleceği” sloganıyla düzenlenen fuar, eğlenceyi yalnızca bir tüketim alanı olarak değil; şehir yaşamının, toplumsal mutluluğun ve ekonomik gelişimin stratejik bir unsuru olarak ele alıyor. Eğlence ve rekreasyon alanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çeken Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “Bugün sinemadan dijital platformlara, çocuklara yönelik tematik alanlardan konserlere kadar uzanan geniş bir eğlence ekosisteminden söz ediyoruz. Özellikle çocuklu aileler, ekonomik belirsizliklere rağmen deneyim odaklı harcamaları hayatlarından çıkarmıyor. Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor ki eğlence artık bir lüks değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası. Çocukla birlikte sosyalleşme ihtiyacının artması, ebeveynlerin ortak zaman geçirebilecekleri güvenli ve nitelikli alanlara yönelmesi, tematik çocuk eğlence merkezlerinin çoğalması ve deneyim odaklı tüketimin güçlenmesiyle birlikte eğlence harcamalarını daha görünür hâle getiriyor. 15–17 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı’nı da bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Eğlencenin yalnızca tüketilen bir alan olmadığını; şehirlerin estetiğini güçlendiren, gayrimenkulden turizme kadar pek çok sektöre değer katan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyoruz. Spor ve rekreasyon yatırımlarının şehir planlamasında yarattığı katma değer her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. ATRAX, firmalara yalnızca ürünlerini sergileyecekleri bir platform değil; aynı zamanda ihracatlarını büyütecekleri, yeni iş birlikleri kuracakları ve uluslararası pazarlara açılacakları güçlü bir buluşma noktası sunuyor. Önümüzdeki dönemde, ailelerin eğlenceye ayırdığı payın dengeli bir şekilde artmaya devam etmesini; eğlence ve rekreasyon alanlarının ise şehirlerin geleceğinde çok daha merkezi ve stratejik bir rol üstlenmesini öngörüyoruz” dedi.

Otonomi Antalya’da İlk Etap İş Yeri Teslimleri Nisan Sonunda Başlıyor Haber

Otonomi Antalya’da İlk Etap İş Yeri Teslimleri Nisan Sonunda Başlıyor

Türkiye’nin en büyük otomobil AVM’si olarak Ankara’da inşa edilen ve 10 yıldır başarılı bir model olarak farklı illerde de hayata geçmeye başlayan Otonomi, şimdi Antalya’ya değer katacak. Hızla yapımı devam eden ve ilk etabın Nisan ayı sonunda iş yeri sahiplerine teslim edilmeye başlanacağı Otonomi Antalya, Antalya’nın ilk ve tek otomobil ticaret ve yaşam merkezi olacak. Marka ve model olarak örnek alınan ve kurumsal yapısı ile sektöre ivme kazandıran Otonomi’nin Antalya’ya yeni bir çehre kazandıracağını bildiren Otonomi Antalya Genel Müdürü Seyit Coşkun ilk etabın yapımında sona gelindiğini ve Nisan ayı sonunda iş yeri sahiplerine teslimlerin başlayacağını ifade etti. Oto galerileri tek çatı altında buluşturacak ve kente her anlamda katkı sağlayacak sitenin faaliyete geçtiğinde, Antalya için önemli bir dönüşüme kapı aralayacağını belirten Coşkun şu bilgileri verdi: “Türkiye’de en önemli sektörlerden biri olan otomotiv sektöründe motorlu araç satıcıları da alıcıları da daha modern koşullarda ve kurumsal bir yapı ile ihtiyaçlarını çözmek istiyor. Çağın gereklerine uyan hem fiziki koşulları hem de hizmet kalitesi ve güven ortamı inşa etmesi ile kümelenme modelleri ihtiyaç haline geldi. Antalya, hızla büyüme grafiği gösteren bir ilimiz; aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerle birlikte nüfusu 15 milyonu buluyor. Bu anlamda projemiz kente önemli bir değer de sağlayacak. Yani hem sektörel anlamda önemli bir gelişim, hem de kentin daha düzenli hale gelebilmesi ve işleyişin kusursuz yürümesi anlamında önemli bir adım olacak. Konut altlarında ruhsatsız olan işletmeler modern dizayn edilmiş ve ticaretin her aşaması düşünülmüş bir tesiste toplu şekilde ticaret hayatlarına devam edecekler. Şu an Antalya şehir içi trafiğinde ve konut altlarında sergilenmekte olan 20 bin aracın verdiği sıkıntı ortadan kalkacak; böylece şehir içi trafiği ve konut altları, caddeler rahat bir nefes alacak. ” İnşaat çalışmalarının hızla ilerlediğini ve Nisan ayı sonunda iş yeri sahiplerine ilk etapta teslimlerin başlayacağını ifade eden Coşkun, “Projemizde inşaat çalışmaları çok hızlı ilerliyor. İlk etap Nisan ayı sonunda teslim edilmeye başlanacak. Burada yer alan galeri, showroom, ekspertiz merkezleri ve diğer hizmet birimleri iş yerlerini teslim almaya başladığında iç dizaynlarını, kendi kullanımları doğrultusunda istedikleri gibi şekillendirecekler. İlk etabımız tamamlanır tamamlanmaz ikinci etap çalışmaları aynı hızla devam edecek ve git gide büyüyen bir yapıyla Antalya’nın çehresini de değiştirecek. Motorlu araç satıcıları Avrupa standartlarında bir merkeze kavuşurken vatandaş otomobil ile ilgili tüm ihtiyaçlarını tek merkezde güven içinde karşılayabilecek. Bununla birlikte küçük bir şehir inşa edilecek ve sosyal hayatın merkezi haline de gelecek; hedefimiz Antalya ile birlikte çevre iller için de önemli bir merkez haline gelebilmek” diye konuştu. Antalya Aksu’da, fuar alanının tam karşısında konumlanan Otonomi Antalya’nın, merkezi lokasyonu ve kolay ulaşımı ile de önemli bir çekim merkezi haline geleceğini vurgulayan Coşkun, havaalanına 5 dakika mesafede olması, D 400 Karayolu Serik Caddesi Mersin gidiş istikametinde yola cepheli olarak konumlanması yanında önünden tramvay otobüs gibi toplu taşım araçlarının geçiyor olması ile rahat bir ulaşım imkanı sunduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.