Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa

Kapsül Haber Ajansı - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Horoz Lojistik Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi Haber

Horoz Lojistik Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi

Horoz Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosuna iki deneyimli ismi dahil etti. Uluslararası lojistik, satış ve iş geliştirme alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Rukiye Kara, Yurtdışı Depolar ve Dağıtım Avrupa Bölge Direktörü; lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde 20 yılı aşkın tecrübeye sahip Hüseyin Daş ise Yurtiçi Komple Taşıma Ege ve Akdeniz Bölge Direktörü olarak Horoz Lojistik ailesine katıldı. Avrupa Bölge Direktörlüğü görevine Rukiye Kara getirildi Lojistik sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip Rukiye Kara; kariyeri boyunca deniz, hava ve karayolu taşımacılığı, küresel satış yönetimi, uluslararası iş ağı geliştirme, satın alma ve stratejik planlama gibi farklı alanlarda yöneticilik görevleri üstlendi. Kariyerine DHL’de başlayan Kara; Kuehne + Nagel, Panalpina, Zer Merkezi Hizmetler, Gezairi Transport, TAN Groups, ESALCO Logistics, Galata Taşımacılık ve Kıta Logistics gibi sektörün önde gelen şirketlerinde satış, operasyon ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevlerinde bulundu. Son olarak NTG Türkiye | Nordic Transport Group bünyesinde görev yapan Kara, Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katıldı. Kara, yeni görevinde Horoz Lojistik’in Avrupa’daki depo ve dağıtım faaliyetlerinin yönetimine liderlik edecek; şirketin bölgedeki büyüme hedefleri, iş ortaklıklarının geliştirilmesi ve müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yönetecek. Ege ve Akdeniz Bölgesi Hüseyin Daş’a emanet Lojistik ve tedarik zinciri alanında 20 yılı aşkın sektör, 16 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Hüseyin Daş; operasyon ve tedarik zinciri yönetimi, yurtiçi komple taşımacılık, müşteri hizmetleri, saha ve bölge yönetimi ile operasyonel verimlilik alanlarında uzmanlığıyla öne çıkıyor. Horoz Lojistik öncesinde CEVA Logistics’te Ege ve Akdeniz Bölge Grup Müdürü olarak görev yapan Daş, kariyerinin yaklaşık 18 yılını Borusan Lojistik bünyesinde geçirdi. Borusan Lojistik’te Bölge Grup Müdürlüğü ile Çukurova Bölgesi operasyon ve müşteri hizmetleri yönetimi başta olmak üzere farklı sorumluluklar üstlenen Daş, daha önce KSN Lojistik’te de operasyon alanında görev yaptı. Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katılan Daş, yeni görevinde şirketin Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki yurtiçi komple taşıma operasyonlarını yönetecek. Daş; operasyonel verimliliğin artırılması, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve bölgedeki müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zes 8 Yıldır Elektrikli Mobilitenin Geleceğini Şarj Ediyor Haber

Zes 8 Yıldır Elektrikli Mobilitenin Geleceğini Şarj Ediyor

Türkiye’nin elektrikli araç şarj ağı alanındaki öncü markalarından Zes, elektrikli mobilite yolculuğunda 8 yılı geride bıraktı. 2018 yılından bu yana şarj altyapısına yaptığı yatırımlarla elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasını destekleyen Zes, bugün Türkiye genelinde 5 binden fazla şarj soketiyle 600 bini aşkın kullanıcıya hizmet veriyor. EPDK’nın Haziran 2026 verilerine göre Türkiye’nin en geniş şarj ağlarından birine sahip olan marka, AC şarj soketi sayısında da lider konumda bulunuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin kullanımını belgeleyen YEK-G sistemi kapsamında yeşil şarj hizmeti sunarak elektrikli ulaşımın daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına da katkı sağlıyor. 8 yılda 246 milyon kWh’den fazla şarj Zes şarj ağı üzerinden kuruluşundan bu yana sağlanan enerji miktarı 246 milyon kWh’ye ulaşırken, bunun yaklaşık 138 milyon kWh’lik bölümü yüksek hızlı şarj (HPC) istasyonlarında gerçekleşti. Aynı dönemde kullanıcıların araçlarını şarj ettiği toplam süre ise 7,3 milyon saati aştı. Elektrikli araç teknolojilerindeki gelişim ve yüksek hızlı şarj altyapısına yönelik artan ihtiyaç, Zes kullanıcılarının şarj tercihlerine de yansıyor. Yıllar içinde artan HPC kullanımı, 2026 yılında da yüksek hızlı şarja yönelik talebin güçlü seyrettiğini ortaya koyuyor. Zes, değişen kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda mevcut ağını geliştirirken yüksek hızlı şarj altyapısına, dijital çözümlere ve kullanıcı deneyimini ileri taşıyan teknolojilere yönelik yatırımlarına hız veriyor. 8’inci yaşa özel enerjimizi birlikte büyütüyoruz Zes, 8’inci yaşını kullanıcılarıyla birlikte kutlamak üzere kuruluş tarihi olan 20 Ağustos’a özel bir günlük kampanya hayata geçiriyor. Kampanya kapsamında kullanıcılar, 20 Ağustos’ta gerçekleştirecekleri şarj işlemlerindeki toplam tüketimlerinin her 20 kWh’si için 1 - 30 Eylül tarihleri arasında kullanabilecekleri 20 kWh’lik hediye şarj kuponu kazanacak. “Şarj ağını bütüncül bir sistem olarak kurguluyoruz” Zes’in 8 yıllık yolculuğunu ve elektrikli mobilitenin geleceğini değerlendiren Electrip Global CEO’su İnanç Salman, şunları söyledi: “8 yıl önce yola çıkarken hedefimiz yalnızca şarj istasyonları kurmak değil, elektrikli araç kullanımının Türkiye’de yaygınlaşmasını destekleyecek erişilebilir ve güvenilir bir altyapı oluşturmaktı. Bugün 600 bini aşkın kullanıcıya ve 5 binden fazla şarj soketine ulaşmış olmamız, hem bugün geldiğimiz noktayı hem de Türkiye’de elektrikli mobilitenin ulaştığı ölçeği göstermesi açısından son derece değerli. Ancak biz şarj altyapısını yalnızca şarj istasyonu sayısını artırmaya odaklanan bir yatırım alanı olarak görmüyoruz. Şarj ağını; enerji yönetimi, teknoloji ve kullanıcı deneyimiyle birlikte ele aldığımız bütüncül bir sistem olarak kurguluyoruz. Elektrikli araç pazarı büyüdükçe şarj sektöründe beklentiler de değişiyor. Önümüzdeki dönemde güçlü bir şarj ağı yalnızca şarj istasyonu sayısıyla tanımlanmayacak. Doğru lokasyonda doğru kapasiteyi sunabilmek, yüksek hızlı şarj altyapısını yaygınlaştırmak, enerjiyi daha etkin yönetmek ve kullanıcıya yolculuğunun tamamında kesintisiz bir deneyim sağlamak sektörün temel rekabet alanları olacak. Biz de yatırımlarımızı bu perspektifle şekillendiriyoruz. Kullanım verilerini, sürüş alışkanlıklarını, lokasyon ihtiyaçlarını ve enerji altyapısının gelecekteki gereksinimlerini birlikte değerlendirerek ağımızı geliştiriyoruz. Yüksek hızlı şarj yatırımlarımızı artırırken güçlü dijital altyapımız ve veri odaklı yönetim anlayışımızla kullanıcı deneyimini sürekli iyileştirmeye odaklanıyoruz. Elektrikli mobilitenin geleceğinin aynı zamanda sınırların ötesinde birbirine bağlanan ağlar üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Electrip Global ile Avrupa’da oluşturduğumuz yapılanmayla, kullanıcılarımızın farklı ülkelerde de kesintisiz bir şarj deneyimine erişebileceği bir ekosistem geliştiriyoruz. Sekizinci yaşımız, bizim için yalnızca geride bıraktığımız yılları kutladığımız bir kilometre taşı değil; önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarını ve fırsatlarını yeniden değerlendirdiğimiz önemli bir eşik. Bugüne kadar bu yolculuğu bizimle paylaşan kullanıcılarımızla birlikte büyümekten büyük mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de elektrikli ulaşımın Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamaya ve elektrikli mobilitenin gelişimine öncülük etmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Türkiye’de IONIQ 3’ün Seri Üretimine Başladı Haber

Hyundai Türkiye’de IONIQ 3’ün Seri Üretimine Başladı

Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır faaliyetlerini sürdüren Hyundai Motor Türkiye (HMTR), İzmit’teki üretim üssünde tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, elektirifikasyon stratejisi ve Avrupa’daki üretim faaliyetleri açısından önemli bir kilometre taşına imza attı. IONIQ 3 seri üretimi için İzmit’teki üretim üssünde geçtiğimiz 2 yılda kapsamlı bir dönüşüm gerçekleşti. Bu dönüşümle yeni nesil elektrikli araç üretimi için gerekli altyapı oluşturulurken; Türkiye’nin bir üretim üssü olma konumunu da güçlendirmesi hedefleniyor. İzmit fabrikasında üretilen araçların yüzde 80'i ihraç edilirken; bu da HMTR'nin hem Türk ekonomisini hem de Hyundai'nin bölgedeki stratejisini ve üretim faaliyetlerini desteklemedeki hayati rolünü vurguluyor. Büyümeyi ve İhracat Başarısını Destekleyen Güvenilir Bir Üretim Merkezi Hyundai'nin 1997'den beri faaliyet gösteren ve Güney Kore dışındaki en uzun süreli yurtdışı tesisi olan İzmit fabrikası, yıllık 200 bin araç kapasitesine ve toplamda 3,4 milyon adedin üzerinde üretime sahip. Başta Avrupa olmak üzere 2,6 milyondan fazla araç ihraç eden HMTR, Türkiye otomotiv endüstrisine önemli bir katkı sağlıyor. Yatırımlar arasında 1997'den bu yana HMTR'ye yapılan 1,47 milyar Euro, IONIQ 3, yenilenen i20 ve Bayon (elektrikli araçlar, hibrit araçlar, içten yanmalı motorlu araçlar dahil) için planlanan 715 milyon Euro yer alıyor. HMTR’nin İzmit’teki fabrikasında düzenlenen IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo, Hyundai Motor Europe (HME) CEO’su Xavier Martinet, HMTR CEO’su Alex Kim ve Kibar Holding CEO’su Ali Kibar’ın yanı sıra HMTR yetkilileri, merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Etkinlikte yaptığı konuşmada değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, “Hyundai Motor Türkiye, 250 milyon Euro’luk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü ülkemizde üretecek. Hyundai Motor Türkiye’nin IONIQ 3 yatırımı; yeni nesil mobilite vizyonumuzun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun, ülkemizin güvenilir ve ölçeklenebilir bir üretim merkezi olarak konumlandırıldığının ispatıdır. Türkiye olarak; yatırım yapan, üreten, teknoloji geliştiren, nitelikli istihdam oluşturan ve ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha ileri noktalara taşıyan tüm yatırımcıların yanındayız” dedi. Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo ise “Bugün üretime başlayan IONIQ 3, Hyundai Motor Türkiye’nin geleceğe yönelik vizyonunu, teknolojik mükemmelliğini ve ileri inovasyon yoluyla Türkiye otomotiv sektörüyle birlikte büyüme konusundaki sarsılmaz kararlılığını yansıtıyor” dedi. Yeni Hyundai IONIQ 3 ‘Aero Hatch’ modelinin üretimi fabrika için yeni bir dönemin başlangıcını simgelerken; IONIQ 3’ün yanı sıra yeni nesil Hyundai BAYON ve Hyundai i20 modellerinin üretimine yönelik hazırlıklar da HMTR’nin, Türkiye’deki yerli otomotiv tedarik sanayisini destekleme konusundaki kararlığını ortaya koyuyor. Bu anlamda Türkiye’nin HME için önemine dikkat çeken Hyundai Motor Europe CEO’su Xavier Martinet, “Türkiye, güçlü bir otomotiv geleneğine, yetenekli bir iş gücüne, rekabetçi bir tedarikçi tabanına ve Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konuma sahip. IONIQ 3'ü burada üretme kararımız, Hyundai'nin Türkiye'ye ve bu ülkenin Avrupa'nın mobilite dönüşümünün bir parçası olarak sahip olduğu potansiyele olan güvenini yansıtıyor. Ve bu güvenimiz IONIQ 3'ün ötesine uzanıyor” dedi. Hyundai Motor Türkiye CEO’su Alex Kim ise konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye'de IONIQ 3'ü üretmekten gurur duyuyoruz. Dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak, fabrikamızın yaklaşık yüzde 50'si modernize edildi ve bu dönüşüm boyunca binden fazla çalışan farklı roller üstlendi. IONIQ 3, Hyundai Motor Company, Hyundai Motor Europe ve Hyundai Motor Türkiye için uzun vadeli bir taahhüdü temsil ediyor. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitemizi daha da artırmak için çeşitli alanlara yatırım yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow Avrupa'nın En Büyük Güneş Enerjisi Projesinin Invertör Tedarikçisi Oldu Haber

Sungrow Avrupa'nın En Büyük Güneş Enerjisi Projesinin Invertör Tedarikçisi Oldu

Dünyanın önde gelen PV invertör ve enerji depolama sistemi tedarikçilerinden Sungrow ile Avrupa'nın en büyük EPC şirketlerinden GOLDBECK SOLAR, Avrupa'daki temiz enerji altyapısını güçlendirecek iki önemli anlaşmaya imza attı. Şirketler, Polonya'da hayata geçirilecek 722 MWp kapasiteli Avrupa'nın en büyük güneş enerjisi projesi için anlaşırken, aynı zamanda toplam 1 GWh'lik batarya enerji depolama sistemi (BESS) proje portföyünü kapsayan bir çerçeve anlaşması imzaladı. Resmi imza töreni, haziran sonunda Münih'te düzenlenen Intersolar Europe 2026 kapsamında gerçekleştirildi. Anlaşmalar, iki şirketin Avrupa'nın en dinamik yenilenebilir enerji pazarlarından biri olan Polonya'da güvenilir temiz enerji altyapısı geliştirme konusundaki ortak hedefini ortaya koydu. PV çerçeve anlaşması, Polonya'nın Dobrowo, Kikowo ve Sidlowo bölgelerinde hayata geçirilecek şebeke ölçekli güneş enerjisi projelerini kapsıyor. Sungrow, projeler için şebeke ölçekli tesislere yönelik geliştirdiği orta gerilim trafosunu da barındıran SG6600UD-MV ve SG8800UD-MV 1+X invertörlerini sağlayacak. Polonya'nın enerji dönüşümünde yeni aşama Polonya'nın enerji dönüşümü önemli bir kilometre taşına ulaştı. 2025 yılı sonu itibarıyla yenilenebilir enerji kaynakları ülkenin toplam kurulu güç kapasitesinin yarısından fazlasını oluştururken, güneş enerjisi kurulu gücü yaklaşık 25 GW seviyesine ulaştı. Güneş enerjisi, Polonya'nın yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümenin temel unsurlarından biri haline geldi. Bu gelişmeler ışığında Sungrow ve GOLDBECK SOLAR arasındaki PV ve enerji depolama anlaşmaları, pazardaki daha geniş kapsamlı bir dönüşüme de işaret ediyor. Polonya, yalnızca yenilenebilir enerji kapasitesini artırmaya odaklanan bir yapıdan; temiz enerjinin daha etkin şekilde üretilebildiği, dengelenebildiği ve ihtiyaç duyulduğunda sisteme aktarılabildiği entegre enerji sistemlerine doğru ilerliyor. 722 MWp'lik GES projesi, büyük ölçekli güneş enerjisi üretim kapasitesinin geliştirilmesini desteklerken, 1 GWh'lik enerji depolama proje portföyü ise enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasına işaret ediyor. Enerji depolama sistemlerinin sağlayacağı esneklik ile yenilenebilir enerji üretimindeki kısıntıların azaltılması ve daha dayanıklı bir elektrik sisteminin desteklenmesi hedefleniyor. Sungrow Avrupa DACH, Nordik Ülkeler, Benelüks ve Türkiye'den Sorumlu Başkan Yardımcısı Moritz Rolf, anlaşmaya ilişkin şunları söyledi: "Bu anlaşmayla Sungrow ve GOLDBECK SOLAR, proje bazlı iş birliğinden entegre temiz enerji altyapısına yönelik uzun vadeli bir ortaklığa doğru önemli bir adım atıyor. 722 MWp'lik PV projesi, Polonya'nın enerji dönüşümünün ulaştığı ölçeği ortaya koyarken, 1 GWh'lik enerji depolama proje portföyü ise pazarın bundan sonraki ihtiyacını gösteriyor: yenilenebilir enerjinin elektrik sisteminin istikrarlı bir temel unsuru haline gelmesine yardımcı olacak finansmana uygun, güvenilir ve esnek çözümler. Polonya'daki fabrika yatırımımızla birlikte bu anlaşma, pazara olan bağlılığımızın da altını çiziyor." GOLDBECK SOLAR Batarya Enerji Depolama Sistemleri Kategori Yönetimi Takım Lideri Daulet Baitumenov ise şöyle konuştu: "GOLDBECK SOLAR açısından bu anlaşma, Sungrow ile uzun vadeli iş birliğimize ve ölçeği, teknik mükemmeliyeti ve operasyonel güvenilirliği bir araya getiren yenilenebilir enerji sistemleri geliştirme konusundaki kararlılığımıza işaret ediyor. Sungrow ile şebeke ölçekli PV projelerinde değerini kanıtlamış iş birliğimizi daha da güçlendirirken, bunu Avrupa'nın enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasında kritik öneme sahip batarya enerji depolama sistemlerine taşıyoruz." Bu iş birliği, GOLDBECK SOLAR'ın EPC alanındaki proje uygulama deneyimini Sungrow'un PV ve enerji depolama teknolojileriyle bir araya getirerek Polonya'nın yenilenebilir enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kazancı Holding ve Aksa’dan 1,55 Milyar Dolarlık Yatırımla Güçlü Büyüme Haber

Kazancı Holding ve Aksa’dan 1,55 Milyar Dolarlık Yatırımla Güçlü Büyüme

17 bini aşkın istihdam hacmi, 4 kıtaya yayılan üretim gücü ve 180’den fazla ülkeye ulaşan satış hacmiyle küresel ölçekte büyümesini sürdüren Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri, ilkini yayımladığı entegre faaliyet raporu ile Grubun finansal ve sürdürülebilirlik performansını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Rapor, Grubun 2030 Global Stratejisi doğrultusunda global sektör liderliği, operasyonel mükemmellik, sürdürülebilir yüksek büyüme, teknoloji ve insan odaklı dönüşüm başlıklarında attığı adımları ortaya koyuyor. Enerji sektöründeki entegre faaliyet yapısını uluslararası deneyimiyle birleştirerek güçlü büyümesini sürdüren Grup, aynı zamanda tarım sektöründeki faaliyetlerini Aksa Tarım; turizm sektöründeki faaliyetlerini Aksa Turizm çatısı altındaki Mirada Hotels & Resorts markalarıyla Türkiye ekonomisine yatırım, istihdam ve üretim gücüyle çok yönlü katkı sağlıyor. Holding iştiraki olan Cookshop Markalar Topluluğu ile gastronomi sektöründe de faaliyet gösteriyor. 2025 yılında FAVÖK’ünü 42 milyar TL’ye ulaştıran Grup, son iki yılda gerçekleştirdiği 1 milyar 550 milyon ABD doları tutarındaki yatırımla tarihinin en yüksek yatırım hacimlerinden birine imza attı. Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri, Türkiye’deki güçlü konumunu korurken Afrika, Orta Asya ve Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yürüttüğü yatırımlarla global ayak izini genişletmeyi sürdürdü. Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, Grubun faaliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketlerimiz için yatırımda ve büyümede rekorların kırıldığı, 2030 Global Stratejimize somut ve güçlü adımlarla ilerlediğimiz bir yıl oldu. Enerjide üretimden dağıtıma, doğal gazdan jeneratör ve elektrik altyapı çözümlerine uzanan farklı alanlarda faaliyetlerimiz kapsamında, yıl boyunca hayata geçirdiğimiz yüksek ölçekli yatırım hamleleri, kapasite artışları ve stratejik satın almalarla tarihimizin en güçlü büyüme performanslarından birini gerçekleştirdik. Ülkemizin gelişiminde stratejik önem taşıyan tarım ve turizm alanlarına yatırımlarımızı sürdürdük. İlk entegre faaliyet raporumuz, bu güçlü performansı çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında yarattığımız değerle beraber bütüncül biçimde ortaya koyuyor. Sürdürülebilir yüksek büyümeyi merkeze alan yaklaşımımızla 2030 vizyonumuza kararlılıkla ilerliyoruz. Çalışanlarımızın azmi, iş ortaklarımızın katkısı ve paydaşlarımızın güveni, 2030 hedeflerimize ilerlerken en büyük gücümüz olmaya devam edecek.” Aksa Enerji, Türkiye'nin ilk depolamalı yenilenebilir enerji santrali lisansını alırken, Afrika ve Orta Asya'daki yeni yatırımlarıyla sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini güçlendirdi. Aksa Elektrik, Özbekistan’ın Semerkant Bölgesi’nin 30 yıllık elektrik dağıtım işletme hakkı devir ihalesini kazanarak Orta Asya’da elektrik dağıtım hizmeti üstlenen ilk Türk şirketi oldu. Proje kapsamında toplamda 1 milyar ABD doları yatırım planlayan şirket, bölgenin elektrik dağıtım altyapısının modernize edilmesi ve kesintisiz enerji arzı için hizmet verecek. Aksa Doğalgaz, Bursa, Kayseri ve Sakarya'daki dağıtım şirketlerini bünyesine katmasıyla Türkiye'deki liderliğini pekiştirirken, Avrupa'nın en büyük 4. doğal gaz dağıtım şirketi konumuna yükseldi. Aksa Jeneratör ise Güney Afrika merkezli DeltaGen'in çoğunluk hissesini satın alarak Afrika'daki varlığını güçlendirirken, İspanya'daki yeni fabrika yatırımıyla küresel üretim kapasitesini artırdı. Sürdürülebilirlik ekseninde büyüme hamleleri gerçekleştirildi Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri’nin ilk entegre faaliyet raporu, finansal performansın yanında iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve su verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, karbon ayak izi yönetimi, biyoçeşitlilik, iş sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, insan hakları ve kurumsal yönetişim alanlarında yürütülen çalışmaları da kapsıyor. Grup, sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme, risk yönetimi, operasyonel dayanıklılık ve paydaş değeri yaratmanın temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, Aksa 2030 Global Stratejisi’nin sorumlu büyüme vizyonunu destekliyor. Grubun 2025 yılı finansal performansı ve kurumsal büyüklüğü, bağımsız değerlendirmelerle de tescillendi. Kazancı Holding ve Aksa Grup Şirketleri, bünyesindeki tüm şirketlerle, Fortune 500 Türkiye ve Capital 500 listelerinde yer alarak güçlü konumunu ve büyüme performansını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı Haber

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı

Avrupa’da elektrikli ve otonom toplu ulaşım dönüşümünün öncü markalarından Karsan, gerçek yol koşullarında çalışan ileri teknoloji çözümlerine bir yenisini daha ekliyor. Hollanda’nın en önemli turizm destinasyonlarından Efteling’de hizmete başlayacak olan Otonom e-ATAK, toplamda yaklaşık 6 kilometrelik bir güzergâhta faaliyet gösterecek. Araç, güzergâh üzerinde Efteling Hoofdingang ile Wonderhotel durakları arasında, karma trafik içerisinde SAE Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle yolcu taşıyacak. Engelli erişimine uygun olarak tasarlanan ve ücretsiz hizmet verecek olan araç, Efteling’in ana toplu ulaşım durağı ile bölgedeki oteller, konaklama alanları ve ziyaretçi tesisleri arasındaki ulaşımı sağlayacak. Böylece proje, otonom teknolojinin yanı sıra erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir mobilite yaklaşımını da destekleyecek. Otonom mobilitenin geleceği için Efteling’de Güç Birliği! Projenin resmi açılışı 10 Ağustos 2026 tarihinde Efteling’de gerçekleştirildi. Açılış törenine Karsan’ın yanı sıra Efteling, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, Hollanda Araç Otoritesi RDW, Dutch Automated Mobility, AON ve ADASTEC temsilcileri katıldı. Hollanda ulusal basını ile sektörel medya kuruluşlarının da takip ettiği açılış, kamu otoritelerini, teknoloji şirketlerini ve toplu ulaşım işletmecilerini bir araya getiren önemli bir buluşmaya sahne oldu. Karsan, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, SmartwayZ.NL, Dutch Automated Mobility, Applied Autonomy ve ADASTEC iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Avrupa’da kamu ve özel sektörün otonom mobilitenin geleceği için oluşturduğu güçlü iş birliğinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Otonom e-ATAK’tan Hollanda’da Yeni Bir Kilometre Taşı! Karsan’ın otonom mobilite alanında yalnızca çözüm geliştiren değil, bu teknolojiyi gerçek yol ve yolcu operasyonlarında başarıyla uygulayan öncü bir marka olduğunu söyleyen Karsan CEO’su Utku Ayyarkın, şu değerlendirmede bulundu: “Mobilitenin geleceğinin elektrikli ve otonom teknolojiler üzerinde şekillendiğine inanıyoruz. Karsan olarak geliştirdiğimiz ve gerçek yol koşullarında hizmete sunduğumuz çözümlerle bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Otonom e-ATAK ile Amerika Birleşik Devletleri’nden Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada çok önemli kilometre taşlarına imza attık. Efteling projesi de otonom toplu ulaşımın günlük yaşamın doğal bir parçası hâline geldiğini gösteren çok kıymetli bir uygulama olacak. Bu projeyle Hollanda’daki otonom mobilite deneyimimizi daha ileri taşırken, geleceğin toplu ulaşım çözümlerini bugünden gerçek hayatın bir parçası haline getirmeye devam ediyoruz” Karsan’ın uluslararası büyüme stratejisinde ileri teknoloji çözümlerinin belirleyici bir role sahip olduğunu vurgulayan Utku Ayyarkın sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktada Karsan artık yalnızca yenilikçi araçlar üreten bir otomotiv markası değil; şehirlerin, bölgelerin ve ulaşım işletmecilerinin dönüşümüne yön veren teknoloji odaklı bir mobilite çözüm ortağı. Efteling gibi yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan, dünya çapında bilinen bir destinasyonda Otonom e-ATAK’ın tercih edilmesi, teknolojimizin ulaştığı olgunluğun ve iş ortaklarımızın Karsan’a duyduğu güvenin önemli bir göstergesi. Avrupa başta olmak üzere küresel ölçekte otonom toplu ulaşımın yaygınlaşmasına öncülük etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Karsan’ın Otonom e-ATAK teknoloji partneri, ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Rotterdam The Hague Havalimanı’nda Hollanda’nın ilk otonom otobüs operasyonunu hayata geçirmemizin ardından, Efteling projesiyle Kuzey Brabant’ta da bir ilke imza atıyoruz. Kamuya açık yolların yanı sıra özel alanlarda; bisikletliler, yayalar ve otel trafiğiyle birlikte hizmet verecek bu proje, kendini kanıtlamış SAE Seviye-4 otonom toplu taşıma teknolojisini dinamik ve gerçek yaşam koşullarıyla buluşturuyor. Karsan ve proje ortaklarımızla birlikte, Hollanda’da otonom toplu taşımanın daha geniş ölçekte yaygınlaşması yolunda önemli bir adım daha atmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” Hollanda’da ikinci Karsan otonom projesi! Efteling projesi, Karsan’ın Rotterdam The Hague Airport operasyonunun ardından Hollanda’da hayata geçirdiği ikinci otonom otobüs uygulaması olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 2 ay sürmesi planlanan pilot uygulama boyunca yolcu deneyimi, operasyonel performans ve saha verileri ayrıntılı biçimde analiz edilecek. Elde edilecek sonuçların, Hollanda’da ve Avrupa’nın diğer bölgelerinde hayata geçirilmesi planlanan gelecekteki otonom toplu ulaşım projelerine katkı sağlaması hedefleniyor. 12 ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı! Karsan Otonom e-ATAK, bugüne kadar farklı coğrafyalarda hayata geçirilen projelerle otonom toplu ulaşım alanında dünyanın en deneyimli araçlarından biri konumuna ulaştı. İlk kez 2021 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, ardından 2022 yılında Avrupa’da kamuya açık yollarda karma trafik koşullarında çalışan ilk tam boy otonom otobüs olarak önemli kilometre taşlarına imza atan araç, bugüne kadar 12 farklı ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı. Gerçek trafik koşullarında edindiği operasyonel deneyim, yüksek teknolojisi ve güvenilirliğiyle öne çıkan Otonom e-ATAK, kampüslerden havalimanlarına, şehir içi güzergâhlardan turizm destinasyonlarına kadar farklı kullanım alanlarında hizmet verebiliyor. Karsan, Efteling projesiyle birlikte elektrikli ve otonom mobilite alanındaki uluslararası deneyimini daha da ileri taşırken, şehirlerin ve bölgelerin daha güvenli, erişilebilir, çevreci ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçişine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin İş Dünyasında Verimlilik Öne Çıkacak Haber

Geleceğin İş Dünyasında Verimlilik Öne Çıkacak

Türkiye'de haftalık yasal çalışma süresi 45 saat olarak uygulanırken, Avrupa'da çalışma süreleri daha kısa bir yapıya sahip. Fransa'da yasal haftalık çalışma süresi 35 saat olarak uygulanırken, Almanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerde birçok sektörde toplu iş sözleşmeleriyle haftalık çalışma süreleri 35-38 saat seviyelerinde gerçekleşiyor. Bu fark, şirketlerin rekabet gücünü artırmak için yalnızca daha fazla çalışma süresine değil, iş süreçlerinin ne kadar etkin yönetildiğine odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle dijital insan kaynakları çözümleri; çalışan zamanının daha doğru planlanması, operasyonel süreçlerin hızlandırılması ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi açısından kritik rol oynuyor. Çalışma hayatındaki dönüşümün şirketleri daha verimli iş modellerine yönelttiğini belirten Erasys Mühendislik Kurucu ve Genel Müdürü Hakan Cengiz, "Türkiye'de çalışanlar Avrupa'daki birçok ülkeye kıyasla daha uzun süre çalışıyor. Ancak günümüzde rekabet avantajını belirleyen unsur çalışma saatinin uzunluğu değil, bu sürenin ne kadar verimli kullanıldığıdır. Endüstri 4.0 dönüşümü yalnızca teknolojik yatırımlardan ibaret değil; süreçlerin yeniden tasarlanması, çalışanların doğru alanlarda konumlandırılması ve operasyonların sürekli iyileştirilmesi gerekiyor. Kaizen yaklaşımıyla küçük ama sürekli iyileştirmeler sağlayarak işletmelerin verimliliklerini artırmalarına ve sürdürülebilir büyüme sağlamalarına destek oluyoruz." "Geleceğin İş Dünyasında Verimlilik Öne Çıkacak" Sanayide yaşanan dönüşümle birlikte şirketler üretim süreçlerinden operasyon yönetimine kadar birçok alanda daha çevik ve verimli çalışma modellerine yöneliyor. Bu süreçte Kaizen yaklaşımı, işletmelerin mevcut süreçlerini analiz ederek gereksiz adımları azaltmasına, kaynak kullanımını optimize etmesine ve çalışanların iyileştirme süreçlerine aktif katılım sağlamasına imkan sunuyor. Erasys, şirketlerin Endüstri 4.0 yolculuğunda teknoloji yatırımlarının yanı sıra süreç yönetimi ve insan faktörünün de birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. "Endüstri 4.0'ın Merkezinde İnsan Var" Hakan Cengiz, geleceğin iş dünyasında teknoloji ile insan kaynağının birlikte yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Endüstri 4.0'ın merkezinde insan var. Makineleri, sistemleri ve üretim süreçlerini dijitalleştirirken çalışan süreçlerini de iyileştirmek gerekiyor. Verimli bir işletme modeli; teknoloji, süreç yönetimi ve insan kaynağının birlikte optimize edilmesiyle mümkün oluyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin en önemli gündemlerinden biri, daha az kaynakla daha fazla değer üretmek olacak." Erasys, Kaizen, yalın yönetim ve Endüstri 4.0 yaklaşımıyla şirketlerin operasyonel verimliliklerini artırmalarına, süreçlerini iyileştirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmalarına destek olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.