Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa

Kapsül Haber Ajansı - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaming Tarayıcısı Opera GX, Linux Kullanıcılarının Erişimine Açıldı Haber

Gaming Tarayıcısı Opera GX, Linux Kullanıcılarının Erişimine Açıldı

Norveç merkezli tarayıcı şirketi Opera, oyun odaklı tarayıcısı Opera GX’i Linux kullanıcılarıyla buluşturuyor. Tarayıcı, performans kontrol araçları, oyun entegrasyonları ve geniş özelleştirme seçenekleriyle Linux platformunda da yüksek performans deneyimi sunuyor. Opera GX’in Linux sürümüne olan talep uzun süredir artıyor. Oyuncular ve geliştiriciler, forumlar ve topluluklar üzerinden bu desteği sürekli dile getiriyordu. Yeni sürüm, Linux’un gizlilik odaklı yaklaşımıyla uyumlu bir oyun tarayıcısı sunarken, modern oyuncuların yüksek performans beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Linux kullanıcıları, sistemlerini zorlamayı, araçlarını özelleştirmeyi ve yazılımların nasıl çalıştığını kontrol etmeyi seviyor. Bu değerler, Opera GX’in felsefesiyle birebir örtüşüyor ve tarayıcının Linux sürümünde de aynı deneyimi sunmasını sağlıyor. Opera GX, Linux kullanıcıları için performansı artırarak gelişmiş özelleştirme sunuyor Linux kullanıcıları artık Windows ve macOS’teki temel özellikleri aynı şekilde kullanabiliyor. Opera GX ile artık şunlar mümkün: Oyunlar açıkken tarayıcı arka planda kaynak yemez: GX Control ile RAM ve ağ kullanımını istediğiniz sınırda tutabilirsiniz. Sekme değiştirmeden yayın izleyebilir sohbet edebilirsiniz: Twitch ve Discord’a entegre bir şekilde tarayıcınızdan erişebilirsiniz. Tarayıcıyı baştan aşağı kendinize göre kişiselleştirebilirsiniz: Tema, ses, shader ve görsel efektlerle istediğiniz görünümü oluşturabilirsiniz. Dikkat dağıtıcıları azaltabilirsiniz: Reklam ve takip engelleyicilerle tarayıcı deneyiminizi temizleyebilir, internette gezinirken dikkatinizin dağılmasını önleyebilirsiniz. Ekstra gizlilik katmanıyla çevrimiçi aktivitelerinizi koruyabilirsiniz: Deloitte tarafından denetlenmiş ve sıfır kayıt politikasıyla çalışan dahili VPN ile çevrimiçi aktivitelerinizi gizli tutabilirsiniz. Opera GX Linux sürümünün, kullanıcıların tarayıcıyı istedikleri gibi yönetebildiklerinin altını çizen Opera GX Ürün Direktörü Maciej Kocemba “PC oyunları uzun süredir tek bir baskın platformla ilişkilendiriliyordu, ancak bu değişiyor. Kontrol konusunda hassas olan Linux kullanıcılarına GX’i sunmak, oyuncuların ve geliştiricilerin tarayıcı kaynaklarını yönetmesine, sistemlerini özelleştirmesine ve performansı istedikleri gibi ayarlamasına olanak tanıyor.” dedi. Opera’nın kullanıcı kontrolüne verdiği önem, gizlilik tarafında da kendini net şekilde gösteriyor. Halihazırda şeffaflık ve veri üzerinde kontrol sahibi olmak, birçok Linux kullanıcısının platformu tercih etmesinin başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Opera GX’in Linux sürümü; konum verisi, tarama geçmişi, sayfa içerikleri, arama sorguları ya da formlara girilen bilgileri toplamıyor ve Opera’nın diğer tarayıcılarında kullanılan gizlilik yaklaşımını aynen benimsiyor. Reklam, takip ve kripto madenciliği (cryptojacking) korumaları da tarayıcıya yerleşik olarak geliyor. Bunun yanında, bağımsız olarak denetlenmiş ve sıfır kayıt (no-log) politikasıyla çalışan isteğe bağlı bir VPN de sunuluyor. Opera GX, Norveç ve Polonya’daki ekipler tarafından Avrupa’da geliştiriliyor ve Avrupa veri koruma düzenlemeleri (GDPR) ile uyumlu şekilde çalışıyor. Opera GX, Linux desteğini sürdürürken topluluğuyla birlikte gelişmeye devam ediyor Linux üzerindeki Opera GX; Debian, Ubuntu, Fedora ve OpenSUSE tabanlı dağıtımları destekliyor. Tarayıcı, .deb ve .rpm paketleriyle kurulabilirken; Flatpak desteği ise hâlen geliştirme aşamasında bulunuyor. GX, Linux’ta topluluğuyla birlikte gelişmeye devam ediyor. Forumlar ve hata bildirim sistemi üzerinden paylaşılan geri bildirimler, tarayıcının haftalık güncellemelerle güncel kalmasını sağlıyor. Opera, Opera GX’i 2019 yılında özellikle oyuncular için tasarlanmış bir tarayıcı olarak tanıttı. Lansmanından bu yana GX, dünya genelinde sıfırdan 34 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşarak Opera’nın en hızlı büyüyen tarayıcılarından biri hâline geldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Bu eğilimin en güçlü yansımalarından biri ise Yunanistan’a olan talepte görülüyor. Ülkede 27 bini aşkın Golden Visa yatırımcısı bulunurken, başvuruların %17,6’sını Türk yatırımcılar oluşturuyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-ihracatı Yapay Zeka İle Büyütecek, 450 Milyon TL Yatırım Yapacak Haber

E-ihracatı Yapay Zeka İle Büyütecek, 450 Milyon TL Yatırım Yapacak

E-ticaret altyapı çözümleri şirketi Ticimax, 2026 sonuna kadar yapay zeka teknolojilerine 450 milyon TL yatırım yapacağını duyurdu. Bu kapsamda özellikle Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verileceğini ifade eden TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026, yapay zeka ve teknoloji yatırımlarımızı hızlandırdığımız bir yıl olacak. E-ticaret sektörüne yönelik yenilikçi ve yapay zeka destekli çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. AI teknolojileri için 2026 sonuna kadar 450 milyon TL bir yatırım planladık” dedi. Bugüne kadar hayata geçirdikleri AI ürünlerine yenilerini eklerken, işletmelerin tüm süreçlerini kolaylaştıracak akıllı sistemlere de öncelik vereceklerini belirten Çiğdemli, “Ticimax olarak hem ürün geliştirme hem de organizasyonel yapıda büyümeyi sürdürürken, teknoloji ekibini de genişleterek inovasyon kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın teknoloji devi team.blue ile gerçekleştirilen ortaklıktan sonra hedef pazarlarda e-ihracat üzerine daha kapsamlı bir sürece girdiklerinin altını çizen Çiğdemli, “Bu global gücün sağladığı sinerjiyle büyüme ivmesi desteklenirken, işletmelerin dijitalleşmesini kolaylaştırmak adına daha uygun ve erişilebilir fiyatlı paketler sunuyoruz. Bununla birlikte, yurt içi ve yurt dışı iş ortaklıkları çoğaltarak ekosistemi güçlendiriyor, kanal yapımızı genişleterek partner ağımızı da büyütüyoruz. Bu yıl özellikle e-ihracat teknolojilerine ve ülkemizin e-ihracat kapasitesini büyütmeye odaklı yapay zeka çözümlerine yatırım yapacağız. Üreticilerimizin ve KOBİ’lerimizin Avrupa ülkelerine yapacakları e-ihracat operasyonlarını büyütürken, biz de Avrupa’ya teknoloji ihracatımızı artıracağız” dedi. HEDEF, ÜLKEMİZİN İHRACAT KAPASİTESİNİ ARTIRMAK Ticimax AI ile, e-ticaret siteleri için SEO uyumlu içerik üretiminden ürün görseli hazırlamaya, akıllı etiketlemeden kişiselleştirilmiş pazarlamaya kadar çok kapsamlı bir çözüm yelpazesi sundukları bilgisini veren Çiğdemli şunları paylaştı: “Bu entegrasyonlar, satışları artırmak, operasyonel hızı yükseltmek ve müşteri deneyimini iyileştirmek için tasarlandı. E-ihracat odaklı yapay zeka destekli altyapıyla e-ticaret sitelerini otomatik olarak çoklu dile çevirebilen, ürün açıklamalarını ve SEO içeriklerini hedef ülkeye uygun (yerelleştirme) optimize eden çözümler sunuyoruz. Ürün başlıkları, açıklamaları ve özellikleri yapay zeka ile hedef dilde, yerel dil kullanımına uygun şekilde oluşturuluyor. Yapay zeka, hedeflenen ülkede popüler olan arama terimlerine göre içerikleri optimize ederek organik trafiği artırabiliyor. Üretilen içerikler için farklı tonlar ve konuşma stilleri belirlenerek markanın karakterine uygun bir dil oluşturulabiliyor. Böylece marka globalde görünür hale geliyor. Yapay zeka fotoğraf ve video ajanlarımızla da satışı yapılacak ürünler profesyonel olarak görselleştirilebiliyor, örneğin giysiler bir model üzerinde gösterilebiliyor. Bunlar gibi birçok yapay zeka çözüm için bu yıl önemli yatırımlar yaparak yeni çözümler geliştirmeye odaklandık. Hem Avrupa’ya teknoloji ihraç etmeye hem de yerli satıcı ve üreticilerimizin e-ihracat kapasitelerini artırarak ülkemize döviz girişinin hızlanmasına destek vermek bu yılımızın ana hedefi.” TEAM.BLUE HAKKINDA team.blue, Avrupa genelinde 22 ülkede faaliyet gösteren, 60’tan fazla markası ve 3,3 milyonu aşkın KOBİ müşterisiyle işletmelere alan adı, web barındırma, e-ticaret ve dijital çözümler sunan lider bir teknoloji sağlayıcısıdır. 3.300’ü aşkın uzmandan oluşan ekibiyle, işletmelerin dijital dünyadaki varlığını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Ticimax, bu güçlü ekosistemin bir parçası olarak Türkiye’nin e-ticaret uzmanlığını Avrupa’nın teknoloji gücüyle birleştirerek müşterilerine dünya standartlarında çözümler sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Truck & Bus’tan Avrupa Servis Ağına 300 Milyon Euro’luk Dev Yatırım Haber

MAN Truck & Bus’tan Avrupa Servis Ağına 300 Milyon Euro’luk Dev Yatırım

MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor. MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak. MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor. MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor. Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir” MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” “Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim” Baumann sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor. Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor. Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor. Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Audi’den Elektrikli Dünyaya Yeni Giriş Kapısı: A2 e-tron Haber

Audi’den Elektrikli Dünyaya Yeni Giriş Kapısı: A2 e-tron

Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor. Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor. Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Ingolstadt’ta üretilecek A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor. A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor. Ürün atağı kararlılıkla sürüyor Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor. Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor. Tasarımda ilk ipuçları Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer Haber

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer

2012–2025 yılları arasında gerçekleştirilen toplam 200.000 sefer ile sürdürülebilir lojistik alanında önemli bir başarıya imza atan şirket, bu operasyonlar sayesinde yaklaşık 310.000 ton karbon salımının önüne geçerek yeşil lojistik alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’de üretilmiş ve tescillenmiş sahibine ait vagonlar ile Avrupa’ya ihracat yapan ilk firma olma özelliğini taşıyan Mars Logistics, 4.000 adet demiryolu taşımacılığına uygun römork, 335 adet vagon, 1.153 adet konteyner ve swap body’den oluşan filosu ile demiryolu taşımacılığındaki öncü konumunu pekiştiriyor. Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Demiryolu taşımacılığına odağımızı arttıracağız. Hali hazırda haftada 54 tren seferi yönetiyoruz ve Avrupa’nın lider lojistik şirketlerinden biriyiz." dedi. Haftada 10 gidiş 10 dönüş seferi gerçekleştirilen Trieste–Bettembourg İntermodal hattında, Türkiye çıkışlı yükler, karayolu ile İstanbul, İzmir ve Mersin limanlarına taşınarak Ro-Ro hatlarıyla Trieste’ye ulaştırılıyor. Trieste’de vagonlara aktarılan treylerler, demiryolu ile Lüksemburg’daki Bettembourg - Dudelange Intermodal Terminali’ne sevk ediliyor. Buradan sonra yükler, Lüksemburg, Belçika, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya’daki nihai varış noktalarına karayolu bağlantılarıyla ulaştırılıyor. Halkalı–Bettembourg hattında ise haftada 2 gidiş 2 dönüş seferi gerçekleştiriliyor. Bu hatta, Türkiye’nin çeşitli noktalarından alınan yükler, Halkalı Terminali’nde gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından trenle yola çıkıyor. Kapıkule gümrüğünü takiben Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya rotasını izleyen konteynerler Bettembourg-Dudelange terminaline ulaştırılıyor ve bu noktadan sonra karayolu entegrasyonu ile esnek, hızlı ve güvenilir bir dağıtım ağı kapsamında teslimatlar gerçekleştiriliyor. Mars Logistics, söz konusu bu iki hatta CFL multimodal şirketiyle tren operatörlüğü, terminal işletmeciliği ve ara taşıma gibi hizmetleri kapsayan stratejik bir iş birliği yürütüyor. “Bettembourg-Dudelange hatlarının dışında Halkalı–Kolin (Çekya), Halkalı-Craiova (Romanya) ve Halkalı–Budapeşte (Macaristan) güzergahlarında da demiryolu taşımacılığı servisi veren şirketimiz, çevre dostu taşımacılık modellerini odağına alan yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistiğin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.” şeklinde konuşan Gökşin Günhan, bitmiş araç taşımacılığına uygun vagon yatırımı yaptıklarını, geçtiğimiz ay vagonların bir kısmını teslim aldıklarını ve Romanya - Türkiye arasında demiryolu ile bitmiş araç taşımacılığına da başladıklarını belirtti. Günhan, “Daha düşük karbon emisyonu, yüksek enerji verimliliği, trafik yoğunluğunun azaltılması ve sürdürülebilir tedarik zinciri avantajlarıyla yeşil lojistiğin temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkan demiryolu taşımacılığına yönelik yatırımlarımız devam edecek.” diyerek sözlerini noktaladı. Konuyla ilgili konuşan CFL multimodal Yönetim Kurulu Üyesi Barbara Chevalier şunları ekledi: “2012 yılından bu yana Mars Logistics ile uzun süredir devam eden iş birliğimiz, iş ortaklarımızın karayolundan demiryoluna geçiş sürecinde onlara eşlik etme misyonumuzun somut bir örneğidir. Birlikte, tedarik zincirlerinin karbonsuzlaştırılmasını nasıl hızlandırabileceğini ve verimli demiryolu lojistiğini nasıl gerçeğe dönüştürebileceğini göstermiş olduk. Sürdürülebilir ulaşım modelleri sadece bir hedef değil, geleceğin kendisidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.