Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Pazarı

Kapsül Haber Ajansı - Avrupa Pazarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Pazarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alpine 2026’ya Hızlı Girdi: Elektrikli Modeller Satışları Uçurdu Haber

Alpine 2026’ya Hızlı Girdi: Elektrikli Modeller Satışları Uçurdu

Fransız spor otomobil markası Alpine, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak satışlarını önemli ölçüde artırdı. Özellikle elektrikli modellerin gördüğü yoğun ilgi, markanın küresel büyümesinde belirleyici rol oynadı. Şirketin açıkladığı verilere göre Alpine, yılın ilk çeyreğinde dünya genelinde 3.246 araç teslimatı gerçekleştirerek %54,7 büyüme kaydetti. Avrupa pazarı ise bu artışın ana lokomotifi oldu. Avrupa Pazarı Büyümeyi Sırtladı Alpine’ın en güçlü performansı Avrupa’da görüldü. Bölgedeki satışlar %53,9 artarak 3.096 adede ulaştı. Fransa: 1.397 araç (en büyük pazar) İngiltere: %1.595 büyüme ile ikinci sıraya yükseldi Almanya: %145,6 artışİspanya: %185,2 artış Bu veriler, markanın Avrupa’da hızla güçlendiğini ortaya koyuyor. Alpine A290 Satışların Lideri Oldu Alpine’ın büyümesinde en büyük pay A290 modeline ait. 2024’te piyasaya sunulan model, kısa sürede markanın en çok satan aracı haline geldi. 2026’nın ilk çeyreğinde: 2.452 adet A290 satıldı %63,9 satış artışı yakalandı GT, GT Premium, GT Performance ve GTS olmak üzere dört farklı versiyonla sunulan model, 180 ve 220 beygir gücü seçenekleriyle hem performans hem günlük kullanım dengesi sunuyor. Yeni Alpine A390 Avrupa’da Sahneye Çıkıyor Markanın yeni modeli Alpine A390, büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. 2025’te tanıtılan model, Alpine’ın ilk 5 koltuklu elektrikli sport fastback modeli olma özelliğini taşıyor. Teknik detaylar: 400 ve 470 hp güç seçenekleri Üç elektrik motoru Alpine Active Torque Vectoring sistemi 0-100 km/s: 3,9 saniye Model, Avrupa’da kademeli olarak satışa sunulurken Türkiye ve İskandinav pazarları da hedefleniyor. Efsane A110 Veda Ediyor Markanın ikonik modeli Alpine A110, üretiminin son dönemine giriyor. 2017’den bu yana segment lideri olan model: 2026’da 545 adet satış gerçekleştirdi Avrupa’da %62 pazar payına ulaştı Yaz aylarında üretimi sona erecek model, yerini tamamen elektrikli yeni nesil araçlara bırakacak. Alpine Avrupa’da Büyüyor Alpine, büyüme hedefleri doğrultusunda bayi ağını da genişletiyor. Son bir yılda: 44 yeni satış noktası açıldı Toplam bayi sayısı 210’a ulaştı 25 ülkede aktif satış ağı oluşturuldu Danimarka ve Norveç’in de bu genişleme planına dahil edilmesi, markanın Avrupa’daki stratejik büyümesini güçlendiriyor. CEO’dan Net Mesaj: Büyüme Devam Edecek Alpine CEO’su Philippe Krief, yaptığı açıklamada markanın 2026 hedeflerine güçlü şekilde ilerlediğini belirtti: “Yeni modellerimiz ve genişleyen ürün gamımızla büyümemizi sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönem, markamız için kritik bir süreç olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21 Yaşındaki Türk Girişimci Röntgenlerde Kolay Teşhisi Sağlayan Yapay Zeka Geliştirdi Haber

21 Yaşındaki Türk Girişimci Röntgenlerde Kolay Teşhisi Sağlayan Yapay Zeka Geliştirdi

Röntgenlerde teşhisi kolaylaştıran yapay zeka teknolojisiyle öne çıkan BioSmile AI, yalnızca görüntü analizi yapan bir sistem değil; klinik yönetimi, hasta takibi, muhasebe, LiDAR taramalar, 3D modelleme ve medikal satıcılar için pazar yeri gibi birçok süreci tek çatı altında toplamayı hedefleyen uçtan uca bir dental teknoloji platformu olarak konumlanıyor. Çoban, görsel algılama teknolojisi üzerinde 2022 yılından bu yana çalıştığını, son 3 ayda ise bu teknolojiyi büyük hastaneler, hekimler ve profesörlerin desteğiyle diş hekimliği sektörüne uyarladıklarını belirtiyor. Girişim, ayrıca Amazon başta olmak üzere Silikon Vadisi ekosistemindeki teknoloji çevrelerinden de teknik destek aldı. BioSmile AI’ın şu anda 50 demo klinikte sahada test edildiğini söyleyen Çoban, kliniklerden gelen geri bildirimlerin Ar-Ge sürecine doğrudan aktarıldığını ifade ediyor. Amaçlarının, diş kliniklerinin ihtiyaç duyduğu tüm dijital süreçleri eksiksiz ve kusursuza yakın bir sistemde sunmak olduğunu vurguluyor. Türkiye’de 1 ay içinde kullanıma açılması planlanan BioSmile AI’ın sonraki hedefi ise Amerika ve Avrupa pazarı. Şirket, yılın dördüncü çeyreğine kadar küresel pazara açılmaya başlamayı hedefliyor. BioSmile AI, bugün röntgen teşhisinde kolaylık sağlayan bir yapay zeka girişimi olarak görünse de, arkasındaki asıl hedef daha büyük: diş hekimliği sektörünün dağınık dijital altyapısını tek bir global platforma dönüştürmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı Haber

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı

Kaptan Holding bünyesindeki üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak yatırımını büyüten Saytek, üretim kapasitesini artırma ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendirme hedefiyle faaliyetlerine devam ediyor. İlk etapta yıllık 20.000 ton üretim kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanan fabrikanın, yaklaşık 100 kişiye ek istihdam sağlaması öngörülüyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, “Bu yatırım, Saytek’in üretim gücünü ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendiren kritik bir adımdır” dedi. Saytek Medikal ve Plastik A.Ş., stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda geri dönüşüm alanındaki üçüncü fabrikasını bünyesine kattı. Şirket, Cebi Ailesi yönetimindeki Kaptan Holding’e ait Tekirdağ Hayrabolu’daki rPET (geri dönüştürülmüş PET) üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak operasyonel kapasitesini genişletti. 35 bin metrekare açık alan içinde 13.000 m² kapalı alana kurulu yeni fabrika ile üretim kapasitesini artırmayı ve özellikle gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğini büyütmeyi hedefleyen şirket, bu yatırımla birlikte faaliyet alanını daha da güçlendirdi. Söz konusu yatırımın, Saytek’in hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında rekabet gücünü artırması bekleniyor. “Ölçek büyüttüğümüz yeni bir dönemin başlangıcı” Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, Tekirdağ Hayrabolu’da devreye alınan yeni fabrikanın büyüme stratejisinde kritik bir adım olduğunu belirterek, “Tekirdağ Hayrabolu’da hayata geçirdiğimiz yeni fabrikamız, geri dönüştürülmüş atık plastik alanındaki üretim gücümüzü daha ileri taşıyan önemli bir yatırım. Bu tesisle birlikte hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğimizi büyütüyoruz. Bugün geri dönüşüm yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda sanayi için stratejik bir ham madde kaynağı ve ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri haline geldi. Biz de bu yatırımla Türkiye’de döngüsel ekonominin gelişimine daha güçlü katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi. “2025 yılında 8,98 milyar TL ciro elde ettik” Bu yatırımı aynı zamanda şirketin büyüme ivmesini kalıcı hale getirecek bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yıldırım, “2025 yılında hasılatımızı bir önceki yıla göre %242,5 artırarak 8,98 milyar TL seviyesine yükselttik. Bu büyüme, Saytek’in çok sektörlü yapısının ve genişleyen operasyonlarının bir sonucu. Bugün Avusturya, Romanya, Fransa, Portekiz ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Tekirdağ’daki yeni fabrikamız da hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında bu büyümeyi destekleyecek güçlü bir üretim altyapısı oluşturacak” diye konuştu. “Avrupa pazarı için güvenilir bir tedarikçi olmayı hedefliyoruz” Avrupa pazarındaki beklentilerin hızla değiştiğine dikkat çeken Yıldırım, “Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel pazarlarda geri dönüştürülmüş hammaddelere yönelik regülasyonlar giderek sıkılaşıyor. Karbon ayak izi, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterleri artık yalnızca çevresel değil, doğrudan ticari bir rekabet unsuru haline geldi. Saytek olarak hedefimiz, ihracat yaptığımız ülkelerde pazar payımızı büyütürken aynı zamanda Avrupa’da uzun vadeli ve kalıcı bir tedarikçi olarak konumlanmak. Tekirdağ yatırımımız, bu stratejiyi destekleyen en önemli üretim adımlarımızdan biri” ifadelerini kullandı. “Konya Kulu yatırımımızla kapasite ve ürün portföyü büyüyor” Saytek’in büyüme planlarının yalnızca Tekirdağ yatırımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yıldırım şöyle konuştu: “Geri dönüşümdeki büyüme stratejimizi yeni yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. Konya Kulu OSB’de tarafımıza tahsis edilen 24.283,57 m² alanda kurulması planlanan rPET levha ve gıda ambalajı üretim tesisi için mimari projemizi tamamladık ve fizibilite çalışmalarımızı hazırladık. 2028 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlamayı hedeflediğimiz bu yatırım, yalnızca kapasite artışı değil; aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim kabiliyetine geçiş anlamına geliyor. Böylece geri dönüşümde ürettiğimiz rPET flake ürünlerini levha ve gıda ambalajı gibi alanlarda değerlendirerek ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü artırmayı amaçlıyoruz.” “Sürdürülebilir büyümenin temelinde entegre yapı var” Şirketin faaliyet alanlarının birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğunu belirten Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: “Saytek bugün geri dönüşüm, sağlık ve enerji sektörlerinde entegre bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Sağlık tarafında implant ve medikal ürünler, Ankara’daki tesisimizde maske üretimi ve farklı alanlarda yürüttüğümüz çalışmalarla üretim kabiliyetimizi çeşitlendiriyoruz. Enerji tarafında ise LPG ithalatı ve lisanslı satış faaliyetlerimizle enerji tedarik zincirinde daha etkin bir rol üstleniyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik odağımızı da güçlendiriyoruz. Karbon azaltım projelerimizi uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettirerek yıllık 16 bin 500 tonun üzerinde karbon kredisi oluşturuyoruz. Attığımız her adımda hem çevresel etkimizi azaltmayı hem de Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne uzun vadeli katkı sağlamayı öncelikli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklık Yapısında Yeni Dönem Haber

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklık Yapısında Yeni Dönem

İnci Holding, GS Yuasa’nın İnci GS Yuasa’daki %60 hissesini devralarak şirkette tam kontrolü sağlamak üzere Japon ortağıyla anlaştı. İnci Holding ve GS Yuasa arasındaki ortaklığın, teknoloji ve tedarik anlamında devam ederek stratejik iş birliği modeline dönüşmesi planlanıyor. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından İnci Holding ve Japon ortağı GS Yuasa, akü sektöründe faaliyet gösteren iştirakleri İnci GS Yuasa bünyesindeki ortaklık yapısını tarafların uzun vadeli stratejik öncelikleri doğrultusunda yeniden düzenlemek adına bir sözleşme imzaladı. Resmi kurum izinlerine tabi olarak, karşılıklı mutabakat kapsamında ortaklık ilişkisi hisse ortaklığından stratejik iş birliği modeline evrilirken, İnci Akü hisselerinin %100 olarak İnci Holding bünyesinde toplanmasına karar verildi. 11 yıl süren ortaklık dönemi boyunca mühendislik yaklaşımı, kalite disiplini ve süreç yönetimi alanlarında oluşan birikimin korunması hedeflenirken, taraflar arasında teknoloji ve tedarik odağında stratejik iş birliği devam edecek. Yeni yapı kapsamında İnci Akü, GS Yuasa’nın Avrupa pazarına yönelik tedarikçi rolüne devam edecek. Ayrıca, taraflar arasındaki kalite standartlarını içeren uzun dönemli ilişki, iş birliği anlaşmalarıyla güncelliğini koruyacak. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İnci Holding olarak; bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızla, enerji depolamada teknoloji ve ürüne yönelik çalışmalarımızı kararlı adımlarla devam ettireceğiz.” Yeni dönemle ilgili değerlendirmelerde bulunan İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ise, “İnci Akü’nün 42 yıllık köklü geçmişinin son 11 yılında, ortağımız GS Yuasa ile mühendislik, kalite disiplini ve süreç yönetimi konularında küresel standartlarda ciddi bir birikim elde ettik. Taraflar olarak yeni dönemde de bu birikimi koruyarak, teknoloji ve tedarik odağında stratejik iş birliğimizi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. Yeni dönemle birlikte İnci Akü’de tam kontrolü sağlayacaklarını belirten Ozan, tek hissedarlı yapının doğal bir sonucu olarak karar alma süreçlerinin hızlanacağını, şirketin başta Avrupa pazarı olmak üzere büyüme yolculuğunu emin adımlarla sürdüreceğini vurguladı. İnci Holding’in üç iştirakiyle istikrarlı bir biçimde yıl TİM 1000 ve İSO 500 listelerinde yer aldığını hatırlatan Ozan, “Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen son beş yılda 210 milyon dolarlık yatırım yaptık ve 2,5 milyar doları aşan ihracat performansı sergiledik. İnci Akü’nün holdingimize tam hisse devriyle birlikte, büyüme yolculuğumuzu daha da hızlandırıyor ve hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor Haber

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor

2025 yılı verilerine göre Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik tedarik eden marka, %100'lük bir başarı oranına ulaştı. Dünya genelinde ise en büyük 20 elektrikli araç üreticisinden 17’si araçlarında Continental lastiklerini tercih ediyor. Fraunhofer Sistem ve İnovasyon Araştırmaları Enstitüsü (ISI) verilerine göre elektrikli araç satışları dünya genelinde istikrarlı biçimde büyüyor. 2024 yılında 10,3 milyon olan küresel bataryalı elektrikli araç (BEV) satışları, 2025 yılında %23 artarak 12,7 milyon adede ulaştı. Asya-Pasifik bölgesi, özellikle de Çin, çift haneli büyüme oranlarıyla liderliğini korurken; Avrupa pazarı %26’lık bir artışla 2,5 milyon araçlık hacme ulaşarak ikinci en önemli pazar konumunu pekiştirdi. Lider lastik üreticilerinden Continental, elektrikli araçların teknik gereksinimlerine yönelik geliştirdiği ürünlerle dünyanın en büyük EV üreticilerinin tercihi oldu. Geçtiğimiz yıl Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik temin eden marka, bu güçlü konumunu küresel ölçekte de sürdürüyor. Aralarında BYD, Volkswagen, Stellantis, BMW, NIO, Hyundai ve Renault gibi devlerin bulunduğu en büyük 20 üreticiden 17'sine hizmet veren marka, başarısını kıtalararası boyuta taşıdı. Şirket aynı zamanda Amerika pazarındaki en büyük 10 üreticinin 8’ine, Asya-Pasifik bölgesinde ise 10 üreticiden 7’sine lastik sağlıyor. " Elektrikli Mobilite Stratejimiz Sonuç Veriyor" Continental Lastikleri Küresel Orijinal Ekipman İş Birimi Sorumlusu Dennis Bellmund, elde edilen bu başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: "EMEA bölgesi stratejimizin başarısını teyit ediyor. Binek araç lastiklerimizi düşük yuvarlanma direnci, sessiz sürüş ve yüksek yük kapasitesi için tasarlamaya çok erken aşamalarda başladık. Bu özellikler, elektrikli araçlar için özellikle kritik bir öneme sahip." Elektrikli Araçlar İçin İleri Teknoloji: EcoContact 7 Elektrikli araçlar, batarya ağırlıkları ve anlık yüksek tork üretimleri nedeniyle lastikler üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Continental, bu zorluklara karşı golf toplarından ilham alan "aerodimple" teknolojisini geliştirdi. Yeni EcoContact 7 modelinde kullanılan bu teknoloji, lastik yanaklarındaki hava türbülansını azaltarak aracın hareket etmek için daha az enerji harcamasını sağlıyor ve verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. 1993 yılında ilk enerji verimli lastiği Conti EcoContact’ı sunan şirket, serinin yedinci nesli olan EcoContact 7 ile teknolojisini her geçen gün ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor Haber

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği ve kamuoyunda sınırda karbon vergisi olarak bilinen Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM), 1 Ocak itibarıyla mali yükümlülükleriyle birlikte uygulanmaya başladı. Yeni düzenleme ile birlikte Avrupa’ya ihracat yapan firmalar için karbon emisyonu artık yalnızca çevresel bir gösterge değil, doğrudan maliyet hesaplarının bir parçası haline geldi. Karbon yoğun üretim yapan şirketler ek yükümlülüklerle karşılaşırken, düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan firmalar rekabette önemli bir avantaj elde ediyor. “CBAM sanayide yapısal dönüşüm başlattı” Geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren Saytek Medikal ve Plastik Sanayi Ticaret A.Ş., sürdürülebilir üretim modeliyle karbon azaltımı sağlayan ve bu azaltımı uluslararası standartlarla belgelendiren şirketler arasında yer alıyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, karbon düzenlemesinin yalnızca mali bir uygulama olmadığını, sanayide köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şöyle konuştu: “Sınırda karbon vergisiyle birlikte Avrupa pazarı artık üretimin sadece fiyatına ve kalitesine değil, karbon performansına da bakıyor. Bu değişim özellikle geri dönüşüm ve plastik sektöründe oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçı firmalar için karbon ayak izini ölçmek, raporlamak ve azaltmak bir tercih değil, zorunluluk olacak. Karbon maliyetini yönetemeyen şirketler rekabette zorlanacak; düşük karbonlu üretim yapan ve bunu uluslararası standartlarla belgelendiren firmalar ise daha güçlü bir konuma gelecek. Biz bu süreci yalnızca bir vergi uygulaması olarak değil, sanayide kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olarak değerlendiriyoruz.” “Karbon azaltımı artık ekonomik değere dönüşüyor” Yıldırım, geri dönüşüm sektörünün yeni dönemde daha stratejik bir konuma yükseldiğini vurgulayarak Saytek’in attığı adımı şu sözlerle anlattı: “Geri dönüşüm sektörü karbon azaltımının en somut üretim modellerinden birini sunuyor. Biz Saytek olarak yılda 16 bin 500 ton karbon azaltımı sağlıyoruz ve bu azaltımı uluslararası bağımsız standartlarla belgelendirdik. 2022’den bu yana biriktirdiğimiz karbon azaltımlarımızı sertifikalandırarak piyasaya sunduk. Böylece karbonun yalnızca çevresel bir gösterge olmadığını, aynı zamanda ekonomik değere dönüşen bir varlık haline geldiğini gösteriyoruz. Karbon yükümlülüğü bulunan firmalar için doğrulanmış sertifikalar artık stratejik bir ihtiyaç niteliği taşıyor.” “Global pazarda güçlü konum sağlıyor” Karbon düzenlemelerinin küresel ölçekte yaygınlaştığına dikkat çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Karbon performansı artık yalnızca Avrupa ile sınırlı bir kriter değil. Japonya ve diğer gelişmiş pazarlarda da giderek belirleyici hale geliyor. Bu nedenle düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan şirketler yalnızca Avrupa’da değil, global pazarda da avantaj elde ediyor. Uluslararası standartlarla belgelendirdiğimiz karbon azaltımlarımız, ihracatçılar için sürdürülebilir tedarik zincirlerinin güçlü bir parçası haline geliyor. Geri dönüşüm ve düşük karbon üretim modelleri, küresel rekabette önemli bir referans noktası oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’den Brüksel’de STARIA Elektrik ve IONIQ 3 Şovu Haber

Hyundai’den Brüksel’de STARIA Elektrik ve IONIQ 3 Şovu

Hyundai, Brüksel Otomobil Fuarı’nda elektrikli mobilite vizyonunu güçlü bir ürün lansmanı ve uzun vadeli Avrupa stratejisiyle sergiliyor. Fuarda beğenilen MPV modeli STARIA’nın tam elektrikli versiyonunu tanıtan Hyundai, sıfır emisyonla birlikte sürüş konforu, üstün ferahlık ve çok yönlü kullanım sunarak yeni bir segment standardı oluşturuyor. Fuarda sergilenen Concept THREE ise Avrupa pazarı için geliştirilen yeni kompakt elektrikli model IONIQ 3’ün tasarım ve mühendislik yaklaşımına dair güçlü ipuçları sunuyor. Hyundai, Brüksel’deki bu kapsamlı tanıtımlarıyla beraber elektrifikasyon, teknoloji ve insan odaklı mobiliteyi merkeze alarak gelecek vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. STARIA Elektrik’e Genel Bakış STARIA Elektrik, Hyundai’nin MPV anlayışını tamamen elektrikli bir geleceğe taşıyor. Kalabalık ailelerle beraber, ticari kullanıcılar ve aktif yaşam tarzına sahip kişiler için tasarlanan model; ferahlık, konfor ve pratikliği sıfır emisyonlu sürüşle bir araya getiriyor. Düz zeminli yapısı, geniş iç ölçüleri ve esnek koltuk düzeni sayesinde premium hissi yaratan kabin; günlük şehir içi kullanımdan uzun mesafeli yolculuklara kadar rahat ve sakin bir deneyim sunuyor. Hyundai’nin “İçeride-Dışarıda” tasarım felsefesiyle şekillenen uzun gövde, düşük omuz çizgisi ve geniş cam yüzeyler; iç mekânda hem ferahlığı hem de dış tasarımda modern ve futuristik bir duruşu destekliyor. STARIA Elektrik, Hyundai’nin elektrifikasyon stratejisinin önemli bir parçası olarak; gerçek hayat kullanımına uygun, erişilebilir ve konforlu elektrikli mobiliteyi MPV segmentine taşıyor. Modelin üretimi, Hyundai’nin Güney Kore’deki Ulsan tesislerinde gerçekleştirilecek. Yaşam Tarzı ve Günlük Kullanım Odaklı Tasarım STARIA Elektrik, çok sıralı koltuk düzeni, yüksek tavanlı gövdesi ve sessiz elektrikli aktarma sistemiyle uzun yolculukları daha konforlu ve dinlendirici bir hale getiriyor. Vehicle-to-Load (V2L) özelliği, geniş saklama alanları ve yüksek güçlü USB portları, aracı sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkararak kamp, açık hava aktiviteleri ve mobil çalışma gibi senaryolarda da kullanılabilir kılıyor. Elektrikli versiyona özgü kapalı ön tasarım, yatay ışık imzası ve sade yüzeyler, hem aerodinamik verimliliği artırıyor hem de STARIA Elektrik’e güçlü bir elektrikli kimlik kazandırıyor. Geniş sürgülü kapılar ve geniş yükleme alanı ise yolcu ve yük erişimini kolaylaştırıyor. STARIA Elektrik, farklı kullanım senaryolarına yönelik iki konfigürasyonla sunuluyor. LUXURY (7 koltuklu), aile ve bireysel kullanım odaklı, üst düzey konfor sunarken WAGON (9 koltuklu) ise geniş aileler, grup taşımacılığı ve ticar kullanım için ideal. Elektrikli Güç Aktarma Sistemi ve Performans STARIA Elektrik, 84 kWh batarya ve önden çekişli 160 kW elektrik motoruyla donatılıyor. Segmentinde nadir görülen 800 volt yüksek voltajlı sistem, yüksek güç akışını düşük ısı üretimiyle sağlayarak hızlı şarja ve konforlu uzun yol kullanımına olanak tanıyor. Optimize edilmiş süspansiyon ayarları, güçlendirilmiş gövde yapısı ve ilave ses yalıtımı ise tam yüklü kullanımda dahi dengeli, konforlu ve sessiz bir sürüş sunuyor. Bu özellikler, STARIA Elektrik’i hem bireysel hem de profesyonel kullanım için ideal hale getiriyor. İç Mekân ve Ferahlık STARIA Elektrik’in iç mekânı, aydınlık, sade ve fonksiyonel bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Uzun aks mesafesi, düz zemin yapısı ve akıllı depolama çözümleri sayesinde segmentinin en geniş kabinlerinden birini sunuyor. Isıtmalı ve havalandırmalı koltuklar, elektrikli sürgülü kapılar ve bagaj kapağı, versiyona göre standart veya opsiyonel olarak sunuluyor. 7 koltuklu LUXURY’de 3’üncü sıra arkasında 435 litre bagaj hacmi bulunurken bu rakam 9 koltuklu WAGON’da 1.303 litreye ulaşıyor. IONIQ 3’e İlk Bakış: Concept THREE Hyundai, Brüksel Otomobil Fuarı’nda sergilediği Concept THREE ile IONIQ ailesinin yeni kompakt üyesi IONIQ 3’ün ilk ipuçlarını paylaşıyor. Avrupa’da tasarlanıp üretilecek olan IONIQ 3, çok yönlülük, ileri teknoloji ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getirerek elektrikli mobiliteyi daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı hedefliyor. IONIQ 3, şehir içi kullanım, genç aileler ve aktif yaşam tarzlarına uygun boyutlarıyla Hyundai’nin Avrupa odaklı ürün stratejisinin kilit modellerinden biri olarak konumlanıyor. Avrupa, Hyundai’nin Elektrikli Stratejisinin Merkezinde Avrupa, Hyundai’nin küresel büyüme ve elektrifikasyon stratejisinde temel bir rol oynuyor. Marka, 42 ülkede, 2.000’in üzerinde satış noktasıyla faaliyet gösterirken, Türkiye (İzmit) ve Çekya (Nošovice) fabrikaları ise toplam Avrupa hacminin yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor. Hyundai Motor Avrupa Ürün Başkan Yardımcısı Raf Van Nuffel, konuyla ilgili olarak, “Hyundai, Avrupa’daki elektrikli dönüşümün kilit oyuncularından biri olarak, sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve erişilebilirlik odaklı uzun vadeli bir strateji izliyor” dedi. Avrupa’daki Yerel Yatırımlar Hyundai, Avrupa’daki varlığını güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Almanya Rüsselsheim’daki Hyundai Motor Avrupa Teknik Merkezi bünyesinde hayata geçirilen “Square Campus” için 150 milyon euro yatırım yapan Hyundai, 25.000 m² ilave ileri Ar-Ge altyapısı, Nürburgring’de genişletilen ileri test kabiliyetleri ve Türkiye’deki elektrikli otomobil üretimi yatırımlarıyla da gelişmeye ve büyümeye stratejik olarak önem veriyor. Elektrikli Mobilitenin Ötesinde Bir Vizyon Hyundai, sadece araç üretmekle yetinmiyor aynı zamanda Vehicle-to-Grid (V2G) gibi enerji çözümleriyle de elektrikli araçları aktif enerji varlıklarına dönüştürmeyi hedefliyor. Ayrıca, Boston Dynamics iş birliğiyle robotik, lojistik ve akıllı mobilite alanlarında da yenilikçi çözümler geliştiriyor. STARIA Elektrik yılın ilk yarısında geliyor STARIA Elektrik, 2026’nın ilk yarısında Kore ve Avrupa’da satışa sunulacak ve ardından diğer pazarlara sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yazılımcı ve Tasarımcılar İstanbul’da Ödüllendirildi Haber

Türk Yazılımcı ve Tasarımcılar İstanbul’da Ödüllendirildi

Etkinlikte ayrıca Garanti BBVA ile temassız ödeme teknolojilerini geliştirmek üzere yeni bir stratejik iş birliği protokolü imzalandı. Huawei Mobil Hizmetleri, Türkiye’deki dijital ekosistemi güçlendirmek ve yerel yetenekleri küresel pazara taşımak amacıyla düzenlediği "Türkiye Geliştirici ve Tasarımcı Ödülleri"ni İstanbul’da gerçekleştirdi. Etkinlikte, Huawei’nin giyilebilir cihaz ekosistemine katkı sağlayan en yenilikçi uygulama geliştiricileri ve saat arayüzü tasarımcıları ödüllendirildi. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri, Türkiye’nin Huawei’nin küresel stratejisindeki artan önemi oldu. Huawei, Türkiye’yi Avrupa’daki büyüme stratejisinin merkezine koyarak “Giyilebilir Cihazlar Model Ülkesi” olarak tanımladı. Bu hamle, Türkiye’deki kullanıcı alışkanlıklarının ve geliştirici yeteneklerinin, Avrupa pazarı için bir referans noktası olarak kullanılacağı anlamına geliyor. Garanti BBVA ile Stratejik İmza Etkinlik kapsamında, Huawei Tüketici Elektroniği Grubu ile Garanti BBVA arasında, mevcut iş birliğini bir adım öteye taşıyan bir Mutabakat Anlaşması (MOU) imzalandı. İmzalanan protokol, Huawei akıllı saatlerindeki temassız ödeme çözümlerinin kapsamını genişletmeyi ve kullanıcılar için daha entegre dijital finans deneyimleri sunmayı hedefliyor. Dev Kurumlar Ödüllendirildi Törende bireysel geliştiricilerin yanı sıra, kurumsal inovasyonlarıyla öne çıkan Akbank, Garanti BBVA ve Türk Hava Yolları iştiraki Turkish Technology, Huawei ekosistemine sağladıkları katkılardan dolayı ödüle layık görüldü. "Türkiye’deki Başarı Avrupa’ya İlham Veriyor" Türkiye pazarının potansiyeline dikkat çeken Huawei Tüketici İş Grubu Türkiye Ülke Müdürü Wan Fei, şunları söyledi: “Bugünkü ödüller sadece yaratıcılığı ve teknik mükemmelliği değil, aynı zamanda giyilebilir ekosistemimizi ileriye taşıyan inovasyon ruhunu da kutluyor. Türkiye'nin geliştiricileri ve tasarımcıları olağanüstü bir vizyon ve yetenek sergiledi ve onların katkılarının Avrupa genelinde yeni olanaklara ilham vereceğinden eminiz. Birlikte, teknolojinin yaratıcılığı güçlendirdiği ve insanları anlamlı şekillerde birbirine bağladığı bir gelecek inşa ediyoruz.” Huawei Consumer Cloud Service Europe Başkan Yardımcısı Shan Xuefeng ise şu yorumda bulundu: “Bu girişim, yerel yetenekleri destekleme ve Avrupa genelinde inovasyonu teşvik etme konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor. Türkiye'deki geliştiricileri ve tasarımcıları takdir ederek, sadece yaratıcılığı kutlamakla kalmıyor, aynı zamanda küresel kullanıcılarımıza kişiselleştirilmiş, en son teknolojiye sahip deneyimler sunan daha güçlü bir ekosistem oluşturuyoruz.” Küresel Pazarda Liderlik IDC verilerine göre Huawei, 2025 yılının ikinci çeyreğinde küresel giyilebilir cihaz pazarında %20,2’lik pazar payı ile liderliğini sürdürdü. Şirket, Türkiye’deki pazar payını ve geliştirici ekosistemini büyüterek bu liderliği pekiştirmeyi hedefliyor.

Fatsa’dan Çıkan Bentonit, Avrupa Raflarını Dolduruyor  Haber

Fatsa’dan Çıkan Bentonit, Avrupa Raflarını Dolduruyor 

Bentonit madenini işleyerek kedi kumu üreten MCL Bentonite, sürdürülebilir madencilik, çevreci üretim ve Ar-Ge yatırımlarıyla Türkiye'nin doğal kaynaklarını küresel bir markaya dönüştürüyor. Üretiminin yüzde 95'ini ihraç eden şirket, 72 ülkeye ihraç ettiği bentonit ile Avrupa'nın raflarını doldurdu. Türkiye'nin doğal bentonit rezervleri son yıllarda küresel pazarda yükselen bir değer hâline geldi. Özellikle evcil hayvan ürünlerinde doğal içeriklere yönelik talep artışı, Türkiye'nin bentonit bazlı üretim kapasitesini ön plana çıkardı. Bu yükselişin merkezinde ise Ordu Fatsa'da faaliyet gösteren MCL Bentonite bulunuyor. Türkiye dünya pazarında zirvede Karadeniz Bölgesinden çıkan bentonit madenini işleyerek kedi kumuna dönüştüren MCL Bentonite, 70' i aşkın ülkeye ihracat ile Türkiye'yi pazarda zirveye ulaştırdı. Üretiminin yüzde 95'ini ihraç eden şirket, bugün 72 ülkeye ulaşarak sektörün en güçlü ihracat oyuncularından biri hâline geldi. Şirketin Genel Müdürü Burak Felek, 2025 için 40 milyon euro, 2026 için 48–50 milyon euro ciro hedeflediklerini belirterek, "Türk bentonitinin dünya pazarlarında kalite ve güvenin sembolü hâline gelmesi açısından önemli bir eşikteyiz. Bu başarıyı ülkemizin üretim gücüyle bütünleştirerek global ölçekte temsil etmekten gurur duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Felek, "Fatsa fabrikamızdan çıkan Türk bentonitini premium kedi kumu markası haline getirip global pazarda daha yüksek katma değer yaratmayı hedefliyoruz. Ocak 2026 itibarıyla yeni tesisimiz de tamamlanacak. Bu tesis Fatsa'daki fabrikamıza ek bir proje olacak ve tamamen 'eco ürün' konseptiyle üretim yapacak" diye konuştu. Avrupa artık Türk kedi kumunu kullanıyor MCL Bentonite'in büyümesinde Avrupa pazarı kilit rol oynuyor. İhracat Direktörü Cavit İlhan Durmuş, bugün Avrupa'da büyük market zincirlerinin raflarında Türk üretimi kedi kumunun standart hâline geldiğini belirterek "Avrupa'nın neredeyse her ülkesinde ya kendi markamızla ya da private label üretimlerimizle raflardayız. Avrupa artık yerli üretim Türk kedi kumunu kullanıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı. 72 ülkeye ihracat yaptıklarını söyleyen Cavit İlhan Durmuş, "Büyük market zincirlerinde yüzde yüz Türk üretimi kedi kumunu konumlandırmak istiyoruz" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Faaliyet alanımız sadece Avrupa ile sınırlı değil. Halihazırda 72 ülkeye ihracat yapıyoruz ve bu bizim için güçlü bir referans noktası oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde, bu geniş dağıtım ağını kendi markalarımızla büyütmek ve global ölçekte markalaşmak en önemli stratejik hedeflerimiz arasında yer alıyor. 2026 itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde de aynı başarıyı tekrarlayarak büyük market zincirlerinde yüzde yüz Türk üretimi kedi kumunu konumlandırmak istiyoruz. Bunun yanı sıra, Avustralya da yeni dönem için stratejik hedef pazarlarımız arasında bulunuyor. Bu hedefleri gerçekleştirmek için hem üretim kapasitemizi hem de lojistik ağımızı uluslararası standartlara uygun şekilde güçlendiriyoruz. Önümüzdeki üç yıl, MCL Bentonite'in global ölçekte kendi markalarıyla tanınan bir oyuncu haline geleceği dönüm noktası olacak."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.