Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Pazarı

Kapsül Haber Ajansı - Avrupa Pazarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Pazarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Continental Elektrikli Araçlarda da Güvenlik ve Performans Standartlarını Belirliyor Haber

Continental Elektrikli Araçlarda da Güvenlik ve Performans Standartlarını Belirliyor

Dünya genelinde elektrikli araç kullanımı her geçen gün artıyor. Benchmark Mineral Intelligence verilerine göre, 2025 yılında küresel elektrikli araç satışları yüzde 20 büyüyerek 20,7 milyon adede ulaştı. Avrupa pazarı geçtiğimiz yıl yüzde 33'lük büyümeyle sektörün en hızlı gelişen bölgelerinden biri olurken; Türkiye, yaklaşık 190 bin adetlik elektrikli otomobil satışıyla Avrupa’nın en büyük dördüncü pazarı konumuna yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkedeki toplam elektrikli araç sayısı ise 2026 yılının Nisan ayı itibarıyla 427.486 adet olarak kaydedildi. Küresel ve yerel ölçekteki bu hızlı dönüşüme önceden hazır olan premium lastik üreticisi ve teknoloji şirketi Continental, geniş ürün portföyünün tamamını elektrikli araçlarla uyumlu hale getirerek pazarda fark yaratıyor. Küresel ve yerel pazardaki bu hızlı dönüşümü değerlendiren Continental Türkiye Genel Müdürü Ali Okan Tamer, "Elektrikli araç pazarı hem dünyada hem de Türkiye'de benzersiz bir ivmeyle büyüyor. Continental olarak, bu dönüşümü sadece takip etmekle kalmıyor, geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojilerle geleceğe yön veriyoruz. Geniş ürün portföyümüzün tamamını elektrikli araçların yüksek tork, ağırlık ve menzil gibi spesifik ihtiyaçlarına tam uyumlu hale getirerek sürücülere en güvenli ve en verimli sürüş deneyimini sunuyoruz." dedi. Güvenlik, Performans ve Menzil: Farklı İhtiyaçlara Özel EV Teknolojileri Continental farklı segmentlerdeki elektrikli araçların ihtiyaçlarına yönelik olarak güvenlik, performans, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı geliştirilen ürünleriyle, gerçek yol koşullarında gösterdiği performansla dikkat çekiyor. Elektrikli araçların yüksek tork ve ağırlık gibi yapısal gereksinimlerine göre optimize edilen geniş ürün gamında çok sayıda öne çıkan model yer alıyor. Yeni nesil ürün portföyü EV uyumlu olan Continental’in SportContact 7 modeli, elektrikli spor otomobillerin ani ve yüksek tork gücünü yola kayıpsız aktarabilen tasarımıyla öne çıkıyor ve sürücüsüne üstün bir yol tutuş yeteneği ve en zorlu anlarda bile güven veren ultra kısa bir fren mesafesi sunuyor. Elektrikli araçlarında hem yüksek sürüş konforunu hem de ıslak ve kuru yollarda hassas yol tutuşu performansını ödün vermeden bir arada deneyimlemek isteyen sürücüler için ise PremiumContact 7 ve PremiumContact 6 modelleri, gelişmiş mühendislik yapılarıyla segmentinin en ideal dengesini kuruyor. Elektrikli araçların yüksek verimlilik beklentilerine dört mevsim boyunca eşlik edebilecek bir alternatif olarak geliştirilen AllSeasonContact 2, yılın her günü güvenli yol tutuş sunarken düşük yuvarlanma direnci sayesinde batarya optimizasyonuna da destek oluyor. Doğrudan batarya menzilini maksimum seviyeye çıkarmak ve enerji tüketimini en aza indirmek için aerodinamik ve malzeme teknolojisiyle harmanlanan EcoContact 7, elektrikli araçların en kritik ihtiyacı olan menzil optimizasyonunda standartları yeniden belirliyor. Continental'in sürdürülebilirlik vizyonunun ve geleceğin mühendisliğinin en somut yansıması olan UltraContact NXT ise üst düzey güvenlik ve yüksek performans kriterlerinden asla taviz vermeden, barındırdığı en yüksek oranda çevre dostu ve geri dönüştürülmüş malzeme kullanımıyla fark yaratıyor. Continental'in 2050 Hedefi: Yüzde 100 Sürdürülebilir Lastik Geliştirdiği teknolojilerde sürdürülebilirliği merkeze alan Continental, lastik üretiminde yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin payını 2030 yılına kadar yüzde 40’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Şirket, en geç 2050 yılına kadar lastiklerinde yüzde 100 sürdürülebilir malzeme kullanımına ulaşmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Sürdürülebilir mobiliteye öncülük eden lider lastik üreticisi, PET şişelerden yemeklik atık yağa, pirinç kabuğu külünden geri dönüştürülmüş çeliğe kadar pek çok farklı kaynağı yüksek performanslı lastik bileşenlerine dönüştürüyor. Geri dönüşümün yanı sıra kaynakların verimli kullanımını da ön planda tutan Continental, 2020–2025 yılları arasında tüm üretim tesislerinde ürün başına su tüketimini yüzde 10’dan fazla azaltarak toplam 197 milyon litre su tasarrufu sağladı. 79 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek bu hacme ise suyun daha verimli kullanımı, arıtılması ve geri kazanımı sayesinde ulaştı. Orijinal Ekipmanda Küresel Üreticilerin İlk Tercihi Elektrikli araçlara yönelik ürün geliştirme çalışmalarını uzun yıllardır sürdüren Continental, bugün elektrikli mobilite alanında dünyanın önde gelen lastik tedarikçileri arasında yer alıyor. Orijinal ekipman (OEM) pazarında Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamı fabrikasyon çıkışı olarak Continental mühendisliğini tercih ediyor. Dünya genelinde ise en büyük 20 otomotiv üreticisinden 17'si Continental teknolojileriyle çalışıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcıda Hedef: Schengen İçin Yunanistan, Gelir ve Eğitim için İngiltere Haber

Türk Yatırımcıda Hedef: Schengen İçin Yunanistan, Gelir ve Eğitim için İngiltere

Schengen bölgesinde serbest dolaşım ve yaşam planlamasını önceliklendiren yatırımcılar Yunanistan'a yönelirken, döviz bazlı kira geliri, uzun vadeli sermaye kazancı ve çocuklarının eğitim geleceğini planlamak isteyenler İngiltere'yi tercih ediyor. Uluslararası gayrimenkul danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Golden Partner International'ın değerlendirmelerine göre, Türk yatırımcıların son dönemde en fazla ilgi gösterdiği iki Avrupa pazarı Yunanistan ve İngiltere olarak öne çıkıyor. Ancak bu iki ülke, yatırımcıya sundukları avantajlar açısından farklı ihtiyaçlara hitap ediyor. Schengen Erişimi Ve Mobilite Avantajı İçin Yunanistan Son yıllarda özellikle Golden Visa programıyla dikkat çeken Yunanistan, Avrupa'da serbest dolaşım imkânı arayan yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Görece düşük giriş maliyetleri, Avrupa Birliği içerisinde hareket özgürlüğü sağlaması ve turizm odaklı bölgelerdeki kira geliri potansiyeli, ülkeyi Türk yatırımcılar açısından cazip kılan başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Yunanistan'da gayrimenkul yatırımı yapan yabancı yatırımcı sayısındaki artış, yalnızca oturum hakkı elde etme motivasyonuyla değil; aynı zamanda uzun vadeli değer artışı beklentisiyle de destekleniyor. Özellikle Atina ve turistik sahil bölgelerinde gelişen yeni projeler, uluslararası yatırımcı talebini çekmeye devam ediyor. Sterlin Bazlı Gelir, Güçlü Piyasa Ve Eğitim Avantajı İçin İngiltere Öte yandan İngiltere pazarı, daha çok döviz bazlı düzenli gelir ve uzun vadeli sermaye kazancı hedefleyen yatırımcıların radarında bulunuyor. Dünyanın en şeffaf ve regüle edilmiş gayrimenkul pazarlarından biri olarak kabul edilen İngiltere, özellikle Londra merkezli yatırımlarda güçlü talep dinamikleri ve yüksek likidite avantajı sunuyor. Sterlin bazlı kira gelirleri, uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir gelir koruma aracı olarak değerlendirilirken; Londra'nın küresel finans, eğitim ve ticaret merkezi olma özelliği, gayrimenkul değerlerini destekleyen temel faktörler arasında gösteriliyor. İngiltere'yi tercih eden yatırımcıların önemli bir bölümünü ise çocuklarının eğitim geleceğini planlayan aileler oluşturuyor. Dünyanın önde gelen üniversitelerine ve köklü eğitim kurumlarına ev sahipliği yapan İngiltere, gayrimenkul yatırımını yalnızca finansal bir araç olarak değil, aynı zamanda ailelerin uzun vadeli yaşam ve eğitim planlarının bir parçası olarak değerlendirmelerine olanak sağlıyor. Özellikle Londra ve üniversite şehirlerinde yapılan yatırımlar, hem eğitim sürecinde konaklama avantajı sunuyor hem de uzun vadede değer artışı potansiyeli taşıyor. Yatırım Kararında Motivasyon Belirleyici Oluyor Sektör uzmanlarına göre yurt dışı gayrimenkul yatırımlarında artık tek bir motivasyon bulunmuyor. Bir grup yatırımcı Schengen bölgesine erişim ve yaşam planlamasını önceliklendirirken, diğer bir grup döviz bazlı gelir yaratmayı, çocuklarının eğitim geleceğini planlamayı ve portföyünü farklı para birimleriyle çeşitlendirmeyi hedefliyor. Golden Partner Genel Müdürü Okan Ersan, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: "Bugün yatırımcılar yalnızca bir gayrimenkul satın almıyor; aynı zamanda yaşam planlarını şekillendiriyor. Bazı yatırımcılar Schengen bölgesinde serbest dolaşım ve alternatif bir yaşam seçeneği için Yunanistan'a yönelirken, bazıları sterlin bazlı gelir elde etmek ve çocuklarının eğitim geleceğini planlamak amacıyla İngiltere'yi tercih ediyor. Bu nedenle yatırım kararlarında ülkenin sunduğu yaşam, eğitim ve ekonomik fırsatların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor." Avrupa'da Fırsat Arayışı Devam Ediyor Uzmanlar, küresel belirsizliklerin devam ettiği mevcut ortamda Türk yatırımcıların yurt dışındaki alternatif pazarlara ilgisinin önümüzdeki dönemde de süreceğini öngörüyor. Özellikle Avrupa'da yatırım karşılığı oturum programları sunan ülkeler ile güçlü kira piyasalarına sahip merkezlerin, uluslararası yatırımcıların odağında kalmaya devam etmesi bekleniyor. Bu çerçevede Yunanistan ve İngiltere, farklı yatırım hedeflerine sahip Türk yatırımcılar için Avrupa'nın iki stratejik pazarı olarak öne çıkarken; yatırım kararlarında profesyonel danışmanlık ve doğru pazar analizi her zamankinden daha kritik hale geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma Haber

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma

İKMİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonları kapsamında Türk firmaları ambalaj, private label, kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürün ve üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtma fırsatı buldu. Interpack 2026’ya Türkiye’den 286 Firma Katıldı 7-13 Mayıs 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen ve ambalaj sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından biri olarak kabul edilen Interpack 2026’nın Türkiye milli katılım organizasyonu bu yıl üçüncü kez İKMİB tarafından gerçekleştirildi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 43 firma fuarda yer aldı. 243 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 286 firma ile fuara katılarak en fazla katılımcıya sahip dördüncü ülke oldu. 169 ülkeden 170 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan fuarda, 55 ülkeden 2 bin 866 firma katılımcı olarak yer aldı. Fuar süresince Türk firmaları plastik, karton, metal ve benzeri ambalaj ürünleri ile ambalaj ve paketleme makinelerini sergileyerek sektörün üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası pazarlara tanıttı. Fuar kapsamında T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşeleri Pınar Aslan ve Dilara Zümreoğlu Tek ile İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Denetim Kurulu Üyesi Hakan Özhuy ve İKMİB GYK Üyesi Hakan Dirgeme, Türk pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi. PLMA 2026’da 146 Türk Firması Yer Aldı Private label sektörünün dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen PLMA 2026 ise 19-20 Mayıs 2026 tarihlerinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirildi. İKMİB, fuarın Türkiye milli iştirak organizasyonunu bu yıl 16’ncı kez düzenledi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 94 firma yer alırken, 52 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 146 firma ile fuarda temsil edildi. 18 binin üzerinde ziyaretçi ve 3 bin 300’den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarda Türk firmaları kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürünlerini sergiledi. Fuar boyunca İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, önetim Kurulu Üyeleri M. İmer Özer ve Ender Sedat Çelik ile TİM Delegeleri Sevim Öztaşkın, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Öztürk milli katılım kapsamında yer alan firmaları stantlarında ziyaret ederek başarı dileklerini iletti. Ayrıca T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, T.C. Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan ve T.C. Amsterdam Ticaret Ataşesi Kutgün Sinal da fuara katılarak Türk firmalarıyla bir araya geldi. İbrahim Aracı: “Türk firmalarımız küresel pazarlarda güçlü konumunu pekiştiriyor” İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Interpack 2026 ve PLMA 2026 fuarlarına yönelik değerlendirmesinde, Türk firmalarının uluslararası fuarlarda gösterdiği güçlü katılımın sektör ihracatına önemli katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Ambalaj ve private label sektörleri, katma değerli üretim ve ihracat açısından ülkemiz için stratejik öneme sahip alanlar arasında yer alıyor. Dünyanın en önemli fuarlarından olan Interpack ve PLMA’da firmalarımızın yoğun ilgi görmesi, Türk üreticisinin kalite, üretim kapasitesi ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin her iki fuarda da yüksek katılım sayılarıyla öne çıkması sektörümüz açısından son derece değerli. İKMİB olarak firmalarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, yeni iş birlikleri geliştirmelerine katkı sunmak ve ihracatımızı daha ileri taşımak amacıyla milli katılım organizasyonlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle ambalaj sektöründe Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlardaki büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine inanıyoruz.” Ambalaj Sektörü İhracatında Avrupa Pazarı Öne Çıkıyor Türk ambalaj sektörünün ihracat performansı son yıllarda istikrarlı büyümesini sürdürürken, plastik ambalaj ihracatı sektörün en büyük kalemini oluşturmaya devam ediyor. 2021-2025 döneminde plastik ambalaj ihracatı yaklaşık 4,14 milyar dolardan 4,34 milyar dolara yükseldi. Ambalaj sektörünün 2025 yılı toplam ihracatı 7,29 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bunun 4,32 milyar dolarlık kısmını İKMİB kapsamındaki plastik ambalaj ürünleri oluşturdu. Böylece plastik ambalaj ürünleri, toplam ambalaj sektörü ihracatının yüzde 59,2’sini oluşturdu. Sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında İngiltere, Almanya, ABD, İtalya ve Irak öne çıkarken, ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yöneldiği görülüyor. İngiltere ve Almanya sektörün en önemli pazarları arasında yer alırken, ABD pazarında son yıllarda artış eğilimi dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alpine 2026’ya Hızlı Girdi: Elektrikli Modeller Satışları Uçurdu Haber

Alpine 2026’ya Hızlı Girdi: Elektrikli Modeller Satışları Uçurdu

Fransız spor otomobil markası Alpine, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak satışlarını önemli ölçüde artırdı. Özellikle elektrikli modellerin gördüğü yoğun ilgi, markanın küresel büyümesinde belirleyici rol oynadı. Şirketin açıkladığı verilere göre Alpine, yılın ilk çeyreğinde dünya genelinde 3.246 araç teslimatı gerçekleştirerek %54,7 büyüme kaydetti. Avrupa pazarı ise bu artışın ana lokomotifi oldu. Avrupa Pazarı Büyümeyi Sırtladı Alpine’ın en güçlü performansı Avrupa’da görüldü. Bölgedeki satışlar %53,9 artarak 3.096 adede ulaştı. Fransa: 1.397 araç (en büyük pazar) İngiltere: %1.595 büyüme ile ikinci sıraya yükseldi Almanya: %145,6 artışİspanya: %185,2 artış Bu veriler, markanın Avrupa’da hızla güçlendiğini ortaya koyuyor. Alpine A290 Satışların Lideri Oldu Alpine’ın büyümesinde en büyük pay A290 modeline ait. 2024’te piyasaya sunulan model, kısa sürede markanın en çok satan aracı haline geldi. 2026’nın ilk çeyreğinde: 2.452 adet A290 satıldı %63,9 satış artışı yakalandı GT, GT Premium, GT Performance ve GTS olmak üzere dört farklı versiyonla sunulan model, 180 ve 220 beygir gücü seçenekleriyle hem performans hem günlük kullanım dengesi sunuyor. Yeni Alpine A390 Avrupa’da Sahneye Çıkıyor Markanın yeni modeli Alpine A390, büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. 2025’te tanıtılan model, Alpine’ın ilk 5 koltuklu elektrikli sport fastback modeli olma özelliğini taşıyor. Teknik detaylar: 400 ve 470 hp güç seçenekleri Üç elektrik motoru Alpine Active Torque Vectoring sistemi 0-100 km/s: 3,9 saniye Model, Avrupa’da kademeli olarak satışa sunulurken Türkiye ve İskandinav pazarları da hedefleniyor. Efsane A110 Veda Ediyor Markanın ikonik modeli Alpine A110, üretiminin son dönemine giriyor. 2017’den bu yana segment lideri olan model: 2026’da 545 adet satış gerçekleştirdi Avrupa’da %62 pazar payına ulaştı Yaz aylarında üretimi sona erecek model, yerini tamamen elektrikli yeni nesil araçlara bırakacak. Alpine Avrupa’da Büyüyor Alpine, büyüme hedefleri doğrultusunda bayi ağını da genişletiyor. Son bir yılda: 44 yeni satış noktası açıldı Toplam bayi sayısı 210’a ulaştı 25 ülkede aktif satış ağı oluşturuldu Danimarka ve Norveç’in de bu genişleme planına dahil edilmesi, markanın Avrupa’daki stratejik büyümesini güçlendiriyor. CEO’dan Net Mesaj: Büyüme Devam Edecek Alpine CEO’su Philippe Krief, yaptığı açıklamada markanın 2026 hedeflerine güçlü şekilde ilerlediğini belirtti: “Yeni modellerimiz ve genişleyen ürün gamımızla büyümemizi sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönem, markamız için kritik bir süreç olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21 Yaşındaki Türk Girişimci Röntgenlerde Kolay Teşhisi Sağlayan Yapay Zeka Geliştirdi Haber

21 Yaşındaki Türk Girişimci Röntgenlerde Kolay Teşhisi Sağlayan Yapay Zeka Geliştirdi

Röntgenlerde teşhisi kolaylaştıran yapay zeka teknolojisiyle öne çıkan BioSmile AI, yalnızca görüntü analizi yapan bir sistem değil; klinik yönetimi, hasta takibi, muhasebe, LiDAR taramalar, 3D modelleme ve medikal satıcılar için pazar yeri gibi birçok süreci tek çatı altında toplamayı hedefleyen uçtan uca bir dental teknoloji platformu olarak konumlanıyor. Çoban, görsel algılama teknolojisi üzerinde 2022 yılından bu yana çalıştığını, son 3 ayda ise bu teknolojiyi büyük hastaneler, hekimler ve profesörlerin desteğiyle diş hekimliği sektörüne uyarladıklarını belirtiyor. Girişim, ayrıca Amazon başta olmak üzere Silikon Vadisi ekosistemindeki teknoloji çevrelerinden de teknik destek aldı. BioSmile AI’ın şu anda 50 demo klinikte sahada test edildiğini söyleyen Çoban, kliniklerden gelen geri bildirimlerin Ar-Ge sürecine doğrudan aktarıldığını ifade ediyor. Amaçlarının, diş kliniklerinin ihtiyaç duyduğu tüm dijital süreçleri eksiksiz ve kusursuza yakın bir sistemde sunmak olduğunu vurguluyor. Türkiye’de 1 ay içinde kullanıma açılması planlanan BioSmile AI’ın sonraki hedefi ise Amerika ve Avrupa pazarı. Şirket, yılın dördüncü çeyreğine kadar küresel pazara açılmaya başlamayı hedefliyor. BioSmile AI, bugün röntgen teşhisinde kolaylık sağlayan bir yapay zeka girişimi olarak görünse de, arkasındaki asıl hedef daha büyük: diş hekimliği sektörünün dağınık dijital altyapısını tek bir global platforma dönüştürmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı Haber

Saytek’ten Tekirdağ Hayrabolu’ya Yeni Geri Dönüşüm Yatırımı

Kaptan Holding bünyesindeki üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak yatırımını büyüten Saytek, üretim kapasitesini artırma ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendirme hedefiyle faaliyetlerine devam ediyor. İlk etapta yıllık 20.000 ton üretim kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanan fabrikanın, yaklaşık 100 kişiye ek istihdam sağlaması öngörülüyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, “Bu yatırım, Saytek’in üretim gücünü ve Avrupa odaklı büyüme stratejisini güçlendiren kritik bir adımdır” dedi. Saytek Medikal ve Plastik A.Ş., stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda geri dönüşüm alanındaki üçüncü fabrikasını bünyesine kattı. Şirket, Cebi Ailesi yönetimindeki Kaptan Holding’e ait Tekirdağ Hayrabolu’daki rPET (geri dönüştürülmüş PET) üretim tesisinin satın alma sürecini tamamlayarak operasyonel kapasitesini genişletti. 35 bin metrekare açık alan içinde 13.000 m² kapalı alana kurulu yeni fabrika ile üretim kapasitesini artırmayı ve özellikle gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğini büyütmeyi hedefleyen şirket, bu yatırımla birlikte faaliyet alanını daha da güçlendirdi. Söz konusu yatırımın, Saytek’in hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında rekabet gücünü artırması bekleniyor. “Ölçek büyüttüğümüz yeni bir dönemin başlangıcı” Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, Tekirdağ Hayrabolu’da devreye alınan yeni fabrikanın büyüme stratejisinde kritik bir adım olduğunu belirterek, “Tekirdağ Hayrabolu’da hayata geçirdiğimiz yeni fabrikamız, geri dönüştürülmüş atık plastik alanındaki üretim gücümüzü daha ileri taşıyan önemli bir yatırım. Bu tesisle birlikte hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğimizi büyütüyoruz. Bugün geri dönüşüm yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda sanayi için stratejik bir ham madde kaynağı ve ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri haline geldi. Biz de bu yatırımla Türkiye’de döngüsel ekonominin gelişimine daha güçlü katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi. “2025 yılında 8,98 milyar TL ciro elde ettik” Bu yatırımı aynı zamanda şirketin büyüme ivmesini kalıcı hale getirecek bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yıldırım, “2025 yılında hasılatımızı bir önceki yıla göre %242,5 artırarak 8,98 milyar TL seviyesine yükselttik. Bu büyüme, Saytek’in çok sektörlü yapısının ve genişleyen operasyonlarının bir sonucu. Bugün Avusturya, Romanya, Fransa, Portekiz ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Tekirdağ’daki yeni fabrikamız da hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında bu büyümeyi destekleyecek güçlü bir üretim altyapısı oluşturacak” diye konuştu. “Avrupa pazarı için güvenilir bir tedarikçi olmayı hedefliyoruz” Avrupa pazarındaki beklentilerin hızla değiştiğine dikkat çeken Yıldırım, “Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel pazarlarda geri dönüştürülmüş hammaddelere yönelik regülasyonlar giderek sıkılaşıyor. Karbon ayak izi, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterleri artık yalnızca çevresel değil, doğrudan ticari bir rekabet unsuru haline geldi. Saytek olarak hedefimiz, ihracat yaptığımız ülkelerde pazar payımızı büyütürken aynı zamanda Avrupa’da uzun vadeli ve kalıcı bir tedarikçi olarak konumlanmak. Tekirdağ yatırımımız, bu stratejiyi destekleyen en önemli üretim adımlarımızdan biri” ifadelerini kullandı. “Konya Kulu yatırımımızla kapasite ve ürün portföyü büyüyor” Saytek’in büyüme planlarının yalnızca Tekirdağ yatırımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yıldırım şöyle konuştu: “Geri dönüşümdeki büyüme stratejimizi yeni yatırımlarla desteklemeye devam ediyoruz. Konya Kulu OSB’de tarafımıza tahsis edilen 24.283,57 m² alanda kurulması planlanan rPET levha ve gıda ambalajı üretim tesisi için mimari projemizi tamamladık ve fizibilite çalışmalarımızı hazırladık. 2028 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlamayı hedeflediğimiz bu yatırım, yalnızca kapasite artışı değil; aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim kabiliyetine geçiş anlamına geliyor. Böylece geri dönüşümde ürettiğimiz rPET flake ürünlerini levha ve gıda ambalajı gibi alanlarda değerlendirerek ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü artırmayı amaçlıyoruz.” “Sürdürülebilir büyümenin temelinde entegre yapı var” Şirketin faaliyet alanlarının birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğunu belirten Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: “Saytek bugün geri dönüşüm, sağlık ve enerji sektörlerinde entegre bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Sağlık tarafında implant ve medikal ürünler, Ankara’daki tesisimizde maske üretimi ve farklı alanlarda yürüttüğümüz çalışmalarla üretim kabiliyetimizi çeşitlendiriyoruz. Enerji tarafında ise LPG ithalatı ve lisanslı satış faaliyetlerimizle enerji tedarik zincirinde daha etkin bir rol üstleniyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik odağımızı da güçlendiriyoruz. Karbon azaltım projelerimizi uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettirerek yıllık 16 bin 500 tonun üzerinde karbon kredisi oluşturuyoruz. Attığımız her adımda hem çevresel etkimizi azaltmayı hem de Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne uzun vadeli katkı sağlamayı öncelikli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklık Yapısında Yeni Dönem Haber

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklık Yapısında Yeni Dönem

İnci Holding, GS Yuasa’nın İnci GS Yuasa’daki %60 hissesini devralarak şirkette tam kontrolü sağlamak üzere Japon ortağıyla anlaştı. İnci Holding ve GS Yuasa arasındaki ortaklığın, teknoloji ve tedarik anlamında devam ederek stratejik iş birliği modeline dönüşmesi planlanıyor. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından İnci Holding ve Japon ortağı GS Yuasa, akü sektöründe faaliyet gösteren iştirakleri İnci GS Yuasa bünyesindeki ortaklık yapısını tarafların uzun vadeli stratejik öncelikleri doğrultusunda yeniden düzenlemek adına bir sözleşme imzaladı. Resmi kurum izinlerine tabi olarak, karşılıklı mutabakat kapsamında ortaklık ilişkisi hisse ortaklığından stratejik iş birliği modeline evrilirken, İnci Akü hisselerinin %100 olarak İnci Holding bünyesinde toplanmasına karar verildi. 11 yıl süren ortaklık dönemi boyunca mühendislik yaklaşımı, kalite disiplini ve süreç yönetimi alanlarında oluşan birikimin korunması hedeflenirken, taraflar arasında teknoloji ve tedarik odağında stratejik iş birliği devam edecek. Yeni yapı kapsamında İnci Akü, GS Yuasa’nın Avrupa pazarına yönelik tedarikçi rolüne devam edecek. Ayrıca, taraflar arasındaki kalite standartlarını içeren uzun dönemli ilişki, iş birliği anlaşmalarıyla güncelliğini koruyacak. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İnci Holding olarak; bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızla, enerji depolamada teknoloji ve ürüne yönelik çalışmalarımızı kararlı adımlarla devam ettireceğiz.” Yeni dönemle ilgili değerlendirmelerde bulunan İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ise, “İnci Akü’nün 42 yıllık köklü geçmişinin son 11 yılında, ortağımız GS Yuasa ile mühendislik, kalite disiplini ve süreç yönetimi konularında küresel standartlarda ciddi bir birikim elde ettik. Taraflar olarak yeni dönemde de bu birikimi koruyarak, teknoloji ve tedarik odağında stratejik iş birliğimizi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. Yeni dönemle birlikte İnci Akü’de tam kontrolü sağlayacaklarını belirten Ozan, tek hissedarlı yapının doğal bir sonucu olarak karar alma süreçlerinin hızlanacağını, şirketin başta Avrupa pazarı olmak üzere büyüme yolculuğunu emin adımlarla sürdüreceğini vurguladı. İnci Holding’in üç iştirakiyle istikrarlı bir biçimde yıl TİM 1000 ve İSO 500 listelerinde yer aldığını hatırlatan Ozan, “Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen son beş yılda 210 milyon dolarlık yatırım yaptık ve 2,5 milyar doları aşan ihracat performansı sergiledik. İnci Akü’nün holdingimize tam hisse devriyle birlikte, büyüme yolculuğumuzu daha da hızlandırıyor ve hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor Haber

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor

2025 yılı verilerine göre Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik tedarik eden marka, %100'lük bir başarı oranına ulaştı. Dünya genelinde ise en büyük 20 elektrikli araç üreticisinden 17’si araçlarında Continental lastiklerini tercih ediyor. Fraunhofer Sistem ve İnovasyon Araştırmaları Enstitüsü (ISI) verilerine göre elektrikli araç satışları dünya genelinde istikrarlı biçimde büyüyor. 2024 yılında 10,3 milyon olan küresel bataryalı elektrikli araç (BEV) satışları, 2025 yılında %23 artarak 12,7 milyon adede ulaştı. Asya-Pasifik bölgesi, özellikle de Çin, çift haneli büyüme oranlarıyla liderliğini korurken; Avrupa pazarı %26’lık bir artışla 2,5 milyon araçlık hacme ulaşarak ikinci en önemli pazar konumunu pekiştirdi. Lider lastik üreticilerinden Continental, elektrikli araçların teknik gereksinimlerine yönelik geliştirdiği ürünlerle dünyanın en büyük EV üreticilerinin tercihi oldu. Geçtiğimiz yıl Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik temin eden marka, bu güçlü konumunu küresel ölçekte de sürdürüyor. Aralarında BYD, Volkswagen, Stellantis, BMW, NIO, Hyundai ve Renault gibi devlerin bulunduğu en büyük 20 üreticiden 17'sine hizmet veren marka, başarısını kıtalararası boyuta taşıdı. Şirket aynı zamanda Amerika pazarındaki en büyük 10 üreticinin 8’ine, Asya-Pasifik bölgesinde ise 10 üreticiden 7’sine lastik sağlıyor. " Elektrikli Mobilite Stratejimiz Sonuç Veriyor" Continental Lastikleri Küresel Orijinal Ekipman İş Birimi Sorumlusu Dennis Bellmund, elde edilen bu başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: "EMEA bölgesi stratejimizin başarısını teyit ediyor. Binek araç lastiklerimizi düşük yuvarlanma direnci, sessiz sürüş ve yüksek yük kapasitesi için tasarlamaya çok erken aşamalarda başladık. Bu özellikler, elektrikli araçlar için özellikle kritik bir öneme sahip." Elektrikli Araçlar İçin İleri Teknoloji: EcoContact 7 Elektrikli araçlar, batarya ağırlıkları ve anlık yüksek tork üretimleri nedeniyle lastikler üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Continental, bu zorluklara karşı golf toplarından ilham alan "aerodimple" teknolojisini geliştirdi. Yeni EcoContact 7 modelinde kullanılan bu teknoloji, lastik yanaklarındaki hava türbülansını azaltarak aracın hareket etmek için daha az enerji harcamasını sağlıyor ve verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. 1993 yılında ilk enerji verimli lastiği Conti EcoContact’ı sunan şirket, serinin yedinci nesli olan EcoContact 7 ile teknolojisini her geçen gün ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor Haber

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği ve kamuoyunda sınırda karbon vergisi olarak bilinen Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM), 1 Ocak itibarıyla mali yükümlülükleriyle birlikte uygulanmaya başladı. Yeni düzenleme ile birlikte Avrupa’ya ihracat yapan firmalar için karbon emisyonu artık yalnızca çevresel bir gösterge değil, doğrudan maliyet hesaplarının bir parçası haline geldi. Karbon yoğun üretim yapan şirketler ek yükümlülüklerle karşılaşırken, düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan firmalar rekabette önemli bir avantaj elde ediyor. “CBAM sanayide yapısal dönüşüm başlattı” Geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren Saytek Medikal ve Plastik Sanayi Ticaret A.Ş., sürdürülebilir üretim modeliyle karbon azaltımı sağlayan ve bu azaltımı uluslararası standartlarla belgelendiren şirketler arasında yer alıyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, karbon düzenlemesinin yalnızca mali bir uygulama olmadığını, sanayide köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şöyle konuştu: “Sınırda karbon vergisiyle birlikte Avrupa pazarı artık üretimin sadece fiyatına ve kalitesine değil, karbon performansına da bakıyor. Bu değişim özellikle geri dönüşüm ve plastik sektöründe oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçı firmalar için karbon ayak izini ölçmek, raporlamak ve azaltmak bir tercih değil, zorunluluk olacak. Karbon maliyetini yönetemeyen şirketler rekabette zorlanacak; düşük karbonlu üretim yapan ve bunu uluslararası standartlarla belgelendiren firmalar ise daha güçlü bir konuma gelecek. Biz bu süreci yalnızca bir vergi uygulaması olarak değil, sanayide kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olarak değerlendiriyoruz.” “Karbon azaltımı artık ekonomik değere dönüşüyor” Yıldırım, geri dönüşüm sektörünün yeni dönemde daha stratejik bir konuma yükseldiğini vurgulayarak Saytek’in attığı adımı şu sözlerle anlattı: “Geri dönüşüm sektörü karbon azaltımının en somut üretim modellerinden birini sunuyor. Biz Saytek olarak yılda 16 bin 500 ton karbon azaltımı sağlıyoruz ve bu azaltımı uluslararası bağımsız standartlarla belgelendirdik. 2022’den bu yana biriktirdiğimiz karbon azaltımlarımızı sertifikalandırarak piyasaya sunduk. Böylece karbonun yalnızca çevresel bir gösterge olmadığını, aynı zamanda ekonomik değere dönüşen bir varlık haline geldiğini gösteriyoruz. Karbon yükümlülüğü bulunan firmalar için doğrulanmış sertifikalar artık stratejik bir ihtiyaç niteliği taşıyor.” “Global pazarda güçlü konum sağlıyor” Karbon düzenlemelerinin küresel ölçekte yaygınlaştığına dikkat çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Karbon performansı artık yalnızca Avrupa ile sınırlı bir kriter değil. Japonya ve diğer gelişmiş pazarlarda da giderek belirleyici hale geliyor. Bu nedenle düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan şirketler yalnızca Avrupa’da değil, global pazarda da avantaj elde ediyor. Uluslararası standartlarla belgelendirdiğimiz karbon azaltımlarımız, ihracatçılar için sürdürülebilir tedarik zincirlerinin güçlü bir parçası haline geliyor. Geri dönüşüm ve düşük karbon üretim modelleri, küresel rekabette önemli bir referans noktası oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.