Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avusturya

Kapsül Haber Ajansı - Avusturya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avusturya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’ye Gelen Doğrudan Yatırımlar Nisan’da 1,1 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye’ye Gelen Doğrudan Yatırımlar Nisan’da 1,1 Milyar Dolara Ulaştı

12 Haziran 2026'da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Nisan ayında, Türkiye'ye, 1,1 milyar dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 4 ayında Türkiye'ye gelen toplam UDY miktarı, 3,7 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 4 ayında 2025'in aynı dönemine kıyasla yüzde 12'lik bir artış kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye'ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 291 milyar doları aştı. Nisan ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 1,1 milyar dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 706 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Nisan ayındaki toplam UDY'nin 443 milyon doları borçlanma araçları, 164 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 226 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Nisan ayındaki toplam UDY girişi 1,1 milyar dolar oldu. En fazla yatırım kimyasal ve gıda imalatında gerçekleşti 2026 yılının Nisan ayı içerisinde gerçekleşen 706 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 145 milyon dolarlık yatırım girişi ile kimyasalların, kimyasal ürünlerin ve temel eczacılık ürünleri ile malzemelerinin imalatı, yüzde 21'lik bir pay aldı. Gıda, içecek ve tütün ürünleri imalatı ve toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 19 ve yüzde 12'lik paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Nisan ayında en fazla uluslararası yatırım ABD, Almanya, BK, Avusturya ve Fransa'dan geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59'luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026'in 4'üncü ayında yüzde 49'luk bir pay aldı. Nisan 2026'da ülkeler özelinde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yüzde 22 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 19 ile Almanya, yüzde 12 ile Birleşik Krallık (BK), yüzde 10 ile Avusturya ve yüzde 8 ile Fransa takip etti. Yılın ilk 4 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise Türkiye'ye en çok yatırım yapan üç ülke; yüzde 22'lik payı ile Almanya, yüzde 21'lik payı ile ABD ve yüzde 12'lik payı ile BK olarak sıralandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kiraz İhracatçıları 200 Milyon Dolar İhracat Hedefiyle Sezona Girdi Haber

Kiraz İhracatçıları 200 Milyon Dolar İhracat Hedefiyle Sezona Girdi

Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun'un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu. Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna bin 850 km’lik bir hasat yolculuğu yaşanıyor Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadı, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor. C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin olan kiraz, önümüzdeki günlerde sofraların baştacı olmaya hazırlanıyor. Kiraz hasreti bu sene bitecek Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de ihracatta büyük düşüş yaşandığını bu sene kiraz hasretinin biteceğini söyledi. Türkiye’nin 2023 yılında 83 bin tonluk kiraz ihracatıyla tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “Kiraz ihracatımız 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında kiraz ihracatımız miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte kiraz ihracatında 60 bin tonu aşarak 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı. Ege Bölgesi’nde 250 bin ton kiraz üretiliyor Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde dünya lideri olmamız yanında, ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 30’unu, Ege Bölgesi gerçekleştiriyor. İzmir, Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz Türkiye’nin kiraz ihracatının yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında Ege Bölgesi’nden 55 milyon dolarlık kiraz ihracatına imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı. Almanya, Rusya ve İtalya ihracatta zirvede Türkiye, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, kiraz ihracatından 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla Türk kirazını en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, Türkiye’den 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarla üçüncü sıraya adını yazdırmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı Haber

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ve Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş’un da katılım sağladığı etkinlikte Borsa İstanbul’un önde gelen 25 şirketinden 70’i aşkın temsilci yerli ve yabancı 30’dan fazla portföy yönetim şirketinin 70’in üzerinde temsilcisiyle iki gün boyunca 170’ten fazla toplantı gerçekleştirerek yatırım kararlarına etki edecek bilgi alışverişinde bulundu. İki gün süren etkinliğin ikinci gününde düzenlenen özel oturumda katılımcılara “Küresel Belirsizliği Yönetmek” başlıkla sunumuyla seslenen T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye ekonomisi için beklentilerini ve yol haritasını katılımcılarla paylaştı. Özel oturumda gerçekleşen açılış konuşmasında duygularını paylaşan Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş “Türkiye Sermaye Piyasalarında hareket ve heyecan hiç eksik olmaz. Ancak bugün, küresel piyasaların çok daha karmaşık ve zorlu olduğu ortamda bir araya geldik. Bununla birlikte, şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz toplantıların katılımcılara farklı bakış açıları sunan, kilit sorulara ışık tutan son derece verimli bir zemin oluşturduğuna inanıyorum. Sayın Bakan Mehmet Şimşek’e, aramızda bulunarak bizleri onurlandırdığı için en içten teşekkürlerimizi sunmak isterim. Kendisini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu yıl, Borsa İstanbul’da işlem gören 25 şirketten yaklaşık 70 temsilciyi; Avusturya, Estonya, Yunanistan, Macaristan, Norveç, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve elbette Türkiye’den 31 portföy yönetim şirketini temsilen yaklaşık 70 fon yöneticisini ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Konferans boyunca 170’in üzerinde bire bir ve grup toplantısının gerçekleşmesi bekleniyor — ki bu sayı geçen yıl 130’du. Bu artış, Türkiye’nin kurumsal dünyasına yönelik ilginin ve etkileşimin giderek güçlendiğinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle, bugüne kadar bu platformun oluşmasına ve gelişmesine katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza—gerek geçmişte görev yapanlara gerek hâlen aramızda bulunanlara—yürekten teşekkür etmek isterim” dedi. 20 yıldır Türkiye Sermaye Piyasaları’na önemli katkılar sunan Türkiye Outlook Conference Serisi geçmişten bugüne ağırladığı yüzlerce farklı kurum ve kuruluştan bini aşkın katılımcıyla Türkiye Sermaye Piyasalarına katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Fırsatlara Erişimin Anahtarı Oturum ve Vatandaşlık Hakları Haber

Küresel Fırsatlara Erişimin Anahtarı Oturum ve Vatandaşlık Hakları

Endeks, önde gelen küresel ekonomilere erişim sağlayan oturum ve vatandaşlık haklarının, üst düzey eğitimin uzun vadeli değerini nasıl katladığını ortaya koyuyor. Henley Education Report 2026 kapsamında yayımlanan ve her yıl güncellenen endeks; kazanç potansiyeli, kariyer gelişimi, üst düzey istihdam olanakları, kaliteli eğitim, ekonomik hareketlilik ve yaşam kalitesi olmak üzere altı temel kriter üzerinden ülkeleri analiz ediyor. Bu kapsamlı yaklaşım, akademik başarının sürdürülebilir kariyer ve ekonomik avantajlara dönüştüğü en güçlü ekosistemleri ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, dünya standartlarında bir diploma tek başına güçlü bir avantaj sunarken, bu diplomanın gerçek getirisi büyük ölçüde mezunların hangi ülkelerde yaşama ve çalışma hakkına sahip olduğuna bağlı olarak şekilleniyor. Henley Opportunity Index, yatırım ve liyakat temelli en etkili oturum ve vatandaşlık yollarını değerlendirerek, bireylere sadece kaliteli eğitim değil; aynı zamanda güçlü ekonomi, kariyer fırsatları ve küresel mobilite sunan ülkeleri sıralıyor. 2026’nın En Güçlü Fırsat Ekosistemleri 2026 sıralamasına göre, yatırım veya liyakat yoluyla oturum ya da vatandaşlık hakkının en verimli şekilde elde edilebildiği ve bu hakların yaşam fırsatlarını en güçlü biçimde artırdığı ilk 15 ülke açıklandı. İsviçre, 86 puanla listenin zirvesinde yer alırken; 81 puanla Singapur ikinci, 80 puanla Avustralya ise üçüncü sırada yer alıyor. Birleşik Krallık ve ABD 79 puanla dördüncü sırayı paylaşırken, Kanada ise beşinci sırada yer alıyor. Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Hong Kong, İtalya, Letonya, Malta, Portekiz ve Yunanistan ise listede yer alan diğer ülkeler arasında bulunuyor. Henley & Partners Özel Müşteriler Grup Başkanı Dominic Volek, endeksin küresel ölçekte hareketli aileler için kritik bir gerçeğe işaret ettiğini belirtiyor: “Eğitim ve vatandaşlık artık birbirinden bağımsız değil; birlikte değer üreten, nesiller boyunca büyüyen stratejik varlıklar haline geldi. Aynı diploma, bulunduğu ekosisteme bağlı olarak tamamen farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle önemli olan yalnızca eğitim değil, o eğitimin hangi fırsat ortamında değerlendirileceğidir.” Eğitimde Getiri, Ekosistemle Belirleniyor Endekste ilk sırada yer alan İsviçre; güçlü ekonomik yapısı, dünya çapındaki eğitim kurumları ve Zürih ile Cenevre gibi finans ve araştırma merkezleri sayesinde öne çıkıyor. Singapur, Asya ile küresel ekonomi arasında köprü görevi gören stratejik konumuyla yüksek kazanç potansiyeli sunarken; Avustralya ise güçlü üniversiteleri ve yaşam kalitesi ile dikkat çekiyor. Birleşik Krallık ve ABD, dünyanın en prestijli üniversiteleri ve inovasyon merkezleri ile öne çıkarken, Kanada ise uluslararası iş gücü piyasası ve eğitim sistemiyle güçlü bir alternatif oluşturuyor. Çoklu Ülke Erişimi: Yeni Nesil Stratejik Avantaj Henley & Partners Türkiye Yönetici Ortağı Burak Demirel’e göre, günümüzde vatandaşlık yalnızca hukuki bir statü değil, aynı zamanda stratejik bir ekonomik araç niteliği taşıyor: “Birden fazla ülkeye erişim sağlayabilen bireyler, eğitim, kariyer ve yatırım fırsatlarını farklı coğrafyalarda değerlendirme esnekliğine sahip oluyor. Bu da uzun vadeli başarı ihtimalini önemli ölçüde artırıyor.” Ailelerin genellikle çocuklarını en iyi üniversitelere yerleştirmeye odaklandığını paylaşan Burak Demirel “Oysa asıl fark yaratan, mezuniyet sonrası o ülkede kalıp kariyer inşa edebilme imkânıdır. Eğitim, doğru vatandaşlık veya oturum stratejisiyle birleştiğinde gerçek değerini ortaya koyar.” diyerek konunun stratejik boyutuna da dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karavanke Tüneli Açıldı Haber

Karavanke Tüneli Açıldı

Akdeniz, Balkanlar ve Orta Avrupa’yı birbirine bağlayan ve Avrupa ticaretinin kuzey-güney bağlantısının Alp Dağları’ndaki stratejik geçiş noktası olan Karavanke Tüneli, başarıyla tamamlanarak hizmete açıldı. Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz İnşaat tarafından yapımı gerçekleştirilen Karavanke Tüneli, Slovenya'da bir Türk yüklenici firmanın tek başına hayata geçirdiği ilk altyapı projesi olma özelliğine sahip. Toplam uzunluğu 7.946 metre olan ve Slovenya ile Avusturya’yı birbirine bağlayan tünel, tüm elverişsiz zemin koşullarına rağmen ileri mühendislik uygulamaları ile 6 yılda tamamlandı. Cengiz İnşaat, tünelin Slovenya sınırları içinde kalan 3.446 metrelik kısmını inşa etti. Karavanke Tüneli, Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz ile Slovenya ve Avusturya hükümetleri yetkililerinin katıldığı törenle açıldı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 140 milyon Euro’ya mal olan projede, 255’i Türk olmak üzere 300 kişi istihdam edildi. Proje kapsamında gişelerden tünele kadar gelen yolun yanı sıra, 165,2 metre uzunluğunda ardgermeli bir köprü ile tünelin havalandırma, aydınlatma ve diğer elektromekanik sistemlerinin yönetiminin yapılacağı portal binası ve 1.000 metrekarelik 3 katlı bir idare binası da inşa edildi. 20 AYLIK FARK KAPANDI Dünyanın farklı ülkelerinde Türk müteahhitlik sektörünün hizmet kalitesini başarıyla gösterdiklerini anlatan Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz, şöyle konuştu: “Proje için iki kez yapılan ihalenin ikisini de biz kazanarak, ülkede altyapı projesi yapan ilk Türk şirket olduk. Slovenya’da inşa edilen en uzun karayolu tüneli olan Karavanke, Alp Dağları’ndaki Hrusica bölgesinde bulunuyor. Bölgede soğuk iklim koşulları nedeniyle yılın 4 ayında özel önlemler alarak çalıştık. Yeraltı suyu çıkışı ve yoğun metan gazı varlığı da çalışma koşullarımızda etkili oldu. Öte yandan tünelin Avusturya tarafındaki çalışmalar bizden 20 ay önce başladı. Tüm bu elverişsiz koşullara rağmen, projeyi belirlenen sürede, yüksek kalite ile tamamlayıp, Slovenya Hükümeti’ne teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Burası 8 ülkenin ulaşımını doğrudan etkileyen önemli bir geçiş noktası. Dolayısıyla tünel, uluslararası ticarete ve turizme de büyük katkı sağlayacak. Projenin başarıyla tamamlanmasında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum.” 6 YILDA TAMAMLANDI 1991 yılında tamamlanan, halihazırda gidiş-geliş yönlü olarak trafiğe açık bulunan Karavanke Tüneli yetersiz kalınca, yanına yeni bir tüp daha yapılması için 2018 ve 2019 yıllarında iki ihale düzenlendi. Yapılan bu ihalelerin ikisini de kazanan Cengiz İnşaat, 2 Mart 2020’de Karavanke Tüneli projesini Slovenya Hükümeti’nden teslim aldı. 18 Ağustos 2020’de tünel kazısı başlayan projede, 18 Mart 2024’te tünelde düzenlenen ışık görme töreniyle Slovenya ve Avusturya sınırları birleşti. Tünel, 18 Mart 2026’da ise başarıyla tamamlanarak araç trafiğine açıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balkanlar ve Orta Avrupa’yı Birbirine Bağlayan Karavanke Tüneli Açıldı Haber

Balkanlar ve Orta Avrupa’yı Birbirine Bağlayan Karavanke Tüneli Açıldı

Slovenya'da bir Türk yüklenici firma tarafından hayata geçirilen ilk altyapı projesi olma özelliğine sahip olan Karavanke Tüneli, stratejik önemi nedeniyle Avrupa Birliği tarafından finanse edildi. Akdeniz, Balkanlar ve Orta Avrupa’yı birbirine bağlayan ve Avrupa ticaretinin kuzey-güney bağlantısının Alp Dağları’ndaki stratejik geçiş noktası olan Karavanke Tüneli, başarıyla tamamlanarak hizmete açıldı. Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz İnşaat tarafından yapımı gerçekleştirilen Karavanke Tüneli, Slovenya'da bir Türk yüklenici firmanın tek başına hayata geçirdiği ilk altyapı projesi olma özelliğine sahip. Toplam uzunluğu 7.946 metre olan ve Slovenya ile Avusturya’yı birbirine bağlayan tünel, tüm elverişsiz zemin koşullarına rağmen ileri mühendislik uygulamaları ile 6 yılda tamamlandı. Cengiz İnşaat, tünelin Slovenya sınırları içinde kalan 3.446 metrelik kısmını inşa etti. Karavanke Tüneli, Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz ile Slovenya ve Avusturya hükümetleri yetkililerinin katıldığı törenle açıldı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 140 milyon Euro’ya mal olan projede, 255’i Türk olmak üzere 300 kişi istihdam edildi. Proje kapsamında gişelerden tünele kadar gelen yolun yanı sıra, 165,2 metre uzunluğunda ardgermeli bir köprü ile tünelin havalandırma, aydınlatma ve diğer elektromekanik sistemlerinin yönetiminin yapılacağı portal binası ve 1.000 metrekarelik 3 katlı bir idare binası da inşa edildi. 20 AYLIK FARK KAPANDI Dünyanın farklı ülkelerinde Türk müteahhitlik sektörünün hizmet kalitesini başarıyla gösterdiklerini anlatan Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz, şöyle konuştu: “Proje için iki kez yapılan ihalenin ikisini de biz kazanarak, ülkede altyapı projesi yapan ilk Türk şirket olduk. Slovenya’da inşa edilen en uzun karayolu tüneli olan Karavanke, Alp Dağları’ndaki Hrusica bölgesinde bulunuyor. Bölgede soğuk iklim koşulları nedeniyle yılın 4 ayında özel önlemler alarak çalıştık. Yeraltı suyu çıkışı ve yoğun metan gazı varlığı da çalışma koşullarımızda etkili oldu. Öte yandan tünelin Avusturya tarafındaki çalışmalar bizden 20 ay önce başladı. Tüm bu elverişsiz koşullara rağmen, projeyi belirlenen sürede, yüksek kalite ile tamamlayıp, Slovenya Hükümeti’ne teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Burası 8 ülkenin ulaşımını doğrudan etkileyen önemli bir geçiş noktası. Dolayısıyla tünel, uluslararası ticarete ve turizme de büyük katkı sağlayacak. Projenin başarıyla tamamlanmasında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum.” 6 YILDA TAMAMLANDI 1991 yılında tamamlanan, halihazırda gidiş-geliş yönlü olarak trafiğe açık bulunan Karavanke Tüneli yetersiz kalınca, yanına yeni bir tüp daha yapılması için 2018 ve 2019 yıllarında iki ihale düzenlendi. Yapılan bu ihalelerin ikisini de kazanan Cengiz İnşaat, 2 Mart 2020’de Karavanke Tüneli projesini Slovenya Hükümeti’nden teslim aldı. 18 Ağustos 2020’de tünel kazısı başlayan projede, 18 Mart 2024’te tünelde düzenlenen ışık görme töreniyle Slovenya ve Avusturya sınırları birleşti. Tünel, 18 Mart 2026’da ise başarıyla tamamlanarak araç trafiğine açıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer Haber

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer

2012–2025 yılları arasında gerçekleştirilen toplam 200.000 sefer ile sürdürülebilir lojistik alanında önemli bir başarıya imza atan şirket, bu operasyonlar sayesinde yaklaşık 310.000 ton karbon salımının önüne geçerek yeşil lojistik alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’de üretilmiş ve tescillenmiş sahibine ait vagonlar ile Avrupa’ya ihracat yapan ilk firma olma özelliğini taşıyan Mars Logistics, 4.000 adet demiryolu taşımacılığına uygun römork, 335 adet vagon, 1.153 adet konteyner ve swap body’den oluşan filosu ile demiryolu taşımacılığındaki öncü konumunu pekiştiriyor. Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Demiryolu taşımacılığına odağımızı arttıracağız. Hali hazırda haftada 54 tren seferi yönetiyoruz ve Avrupa’nın lider lojistik şirketlerinden biriyiz." dedi. Haftada 10 gidiş 10 dönüş seferi gerçekleştirilen Trieste–Bettembourg İntermodal hattında, Türkiye çıkışlı yükler, karayolu ile İstanbul, İzmir ve Mersin limanlarına taşınarak Ro-Ro hatlarıyla Trieste’ye ulaştırılıyor. Trieste’de vagonlara aktarılan treylerler, demiryolu ile Lüksemburg’daki Bettembourg - Dudelange Intermodal Terminali’ne sevk ediliyor. Buradan sonra yükler, Lüksemburg, Belçika, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya’daki nihai varış noktalarına karayolu bağlantılarıyla ulaştırılıyor. Halkalı–Bettembourg hattında ise haftada 2 gidiş 2 dönüş seferi gerçekleştiriliyor. Bu hatta, Türkiye’nin çeşitli noktalarından alınan yükler, Halkalı Terminali’nde gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından trenle yola çıkıyor. Kapıkule gümrüğünü takiben Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya rotasını izleyen konteynerler Bettembourg-Dudelange terminaline ulaştırılıyor ve bu noktadan sonra karayolu entegrasyonu ile esnek, hızlı ve güvenilir bir dağıtım ağı kapsamında teslimatlar gerçekleştiriliyor. Mars Logistics, söz konusu bu iki hatta CFL multimodal şirketiyle tren operatörlüğü, terminal işletmeciliği ve ara taşıma gibi hizmetleri kapsayan stratejik bir iş birliği yürütüyor. “Bettembourg-Dudelange hatlarının dışında Halkalı–Kolin (Çekya), Halkalı-Craiova (Romanya) ve Halkalı–Budapeşte (Macaristan) güzergahlarında da demiryolu taşımacılığı servisi veren şirketimiz, çevre dostu taşımacılık modellerini odağına alan yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistiğin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.” şeklinde konuşan Gökşin Günhan, bitmiş araç taşımacılığına uygun vagon yatırımı yaptıklarını, geçtiğimiz ay vagonların bir kısmını teslim aldıklarını ve Romanya - Türkiye arasında demiryolu ile bitmiş araç taşımacılığına da başladıklarını belirtti. Günhan, “Daha düşük karbon emisyonu, yüksek enerji verimliliği, trafik yoğunluğunun azaltılması ve sürdürülebilir tedarik zinciri avantajlarıyla yeşil lojistiğin temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkan demiryolu taşımacılığına yönelik yatırımlarımız devam edecek.” diyerek sözlerini noktaladı. Konuyla ilgili konuşan CFL multimodal Yönetim Kurulu Üyesi Barbara Chevalier şunları ekledi: “2012 yılından bu yana Mars Logistics ile uzun süredir devam eden iş birliğimiz, iş ortaklarımızın karayolundan demiryoluna geçiş sürecinde onlara eşlik etme misyonumuzun somut bir örneğidir. Birlikte, tedarik zincirlerinin karbonsuzlaştırılmasını nasıl hızlandırabileceğini ve verimli demiryolu lojistiğini nasıl gerçeğe dönüştürebileceğini göstermiş olduk. Sürdürülebilir ulaşım modelleri sadece bir hedef değil, geleceğin kendisidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.