Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ayakkabı

Kapsül Haber Ajansı - Ayakkabı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayakkabı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı Haber

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı döneminde yanlış kesim ve muhafaza yöntemleri nedeniyle yüz binlerce derinin ekonomiye kazandırılamadan yok olduğunu belirterek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zincirindeki kritik rolüne dikkat çekti. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretecek deri çöp oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba olduğununun altını çizen Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon kadın çantası üretilebilirdi. Bunun yanında jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi bir hammadde kaybı yaşanıyor. Deri sektörü için hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir anlayışla ekonomiye kazandırılıyor. Bu yönüyle sektörümüz güçlü bir döngüsel ekonomi örneği oluşturuyor” dedi. Kurban derilerinin korunmasına yönelik alınması gereken önlemleri de sıralayan Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanmasıyla ilgili yerel yönetimler ve STK’lar harekete geçirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara vermesinin zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Kesim yapacak kasaplara yönelik bilgilendirme notları hazırlanması çok önemli. Deri yüzüm teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve muhafaza koşulları konusunda standart uygulamaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde kurban derileri ekonomiye kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin sektörün ihracat kapasitesini artırmak amacıyla fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına yoğun şekilde devam edeceğini dile getiren Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli biçimde kapsamlı bir yol haritası oluşturdukları bilgisini verdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun yıllardır Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu üstlendiği Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firmayla katılım için hazırlıklarının tamamladıklarını dillendiren Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini de 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde düzenleyeceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla gerçekleşmişti. 2026 yılında Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılım sağlayacak” ifadelerini kullandı. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılı şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu yapılacağını, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini açıkladı. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden gerçekleştirilen deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma içerisindeki yalnızca 31 firma tarafından yapıldığına dikkat çeken Gündoğdu, sektörün sürdürülebilir büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda saha çalışmalarını başlattıklarını belirten Gündoğdu, ilk etapta deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini ifade etti. Önümüzdeki süreçte tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği şehirlerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Gündoğdu, firmalardan gelecek talepler doğrultusunda şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme çalışmalarının ihracata önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de kurulması planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu ifade eden Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdamı artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğini sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini vurgulayan Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci ve sürdürülebilir üretim imajına da önemli katkı sunacağını dile getirdi. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik sektörlerden biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon alanında birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına ulaştığını ifade etti. Yüksek kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum zorunluluğunun işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını belirten Gündoğdu, sektörün küresel rekabette ayakta kalabilmesi için finansman kanallarının açık tutulmasının hayati önemde olduğunu söyledi. Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal baskının azaltılması amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine yükseltilmesi ve uygulamanın süresinin yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi. Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi” 2026 yılı itibariyle Körfez bölgesi merkezli tedarik zincirindeki kırılmalar ve artan küresel lojistik maliyetler, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeli sayesinde Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif konumuna geldiği bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin fiili bir ihracat rekoruna dönüşebilmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki yapısal maliyet kemerlerinin gevşetilmesi gereğine vurgu yaptı. “Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi bileşenleri üzerinde yük oluşturan ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün küresel piyasadaki rekabet gücünü doğrudan baltalamaktadır” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı kaçırmamak adına acilen yapması gereken yerli üretimi bulunmayan ya da yetersiz kalan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmek, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla erişmesini sağlamak ve ihracatçıyı baskılanan döviz kuru sarmalından kurtaracak dinamik teşvik mekanizmalarını devreye almaktır. Maliyet yapımızdaki bu kamusal iyileştirmeler hızla hayata geçirilmediği takdirde, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65 gibi büyük bir kısmının Avrupa Birliği pazarına yapıldığını, kilogram başına ihracat değerinde de öncü bir rol üstlendiklerini, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla, Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı. Ege Bölgesi’nin ayakkabı ihraç fiyatında yakaladığı seviyeyi Ege Bölgesi’nin kaliteli ve katma değerli üretim gücünün en somut kanıtı olarak tanımlayan Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Tam da bu yüzden, rotamızı alım gücü ve refah seviyesi yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü bir şekilde çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek adına İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi özel pazarlarda pazar çeşitliliğine gitmemiz artık bir zorunluluk halini aldı. Bu coğrafyalarda yapılacak etkinliklerde Ege’den çok aktif bir katılım sağlamayı hedefliyoruz. Bu bölgelerdeki prestijli fuarları yakından takip etmeyi, aynı zamanda düzenlenecek heyet organizasyonlarıyla ticari bağlarımızı güçlendirmeyi ve Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri sektörleri özelinde yüzde 70 pay ile lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarıya taşımayı amaçlıyoruz.” Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz” Türkiye’nin; dünyanın geleceğe dair sürdürülebilirlik politikalarıyla, kendi küresel geçiş yönelimi karşısındaki tutumunu karşılaştırması ve realist adımlar atması gerektiğini dillendiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçılarımızın küresel ticarette güçlü bir yer edinmeleri amacıyla adil, şeffaf ve dünyamızın geleceğine karşı sorumluluk hisseden iş modellerine sahip olmaları için tüm çalışmalarının odağına sürdürülebilirliği aldıklarını aktardı. Uzun zamandır derinin çevreyi kirleten bir materyal olduğu düşüncesi sektörümüz karşısında bir önyargı olduğunun altını çizen Gürkan; Bugün gerek değişen tüketim alışkanlıkları ile nihai tüketiciler gerekse büyük markalar, satın almacılar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu taleplere karşılık verebilmek ve satış kanalları yaratarak yeni pazar fırsatları yaratabilmek için de sürdürülebilir olmanın gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip başarı hikayesi olarak nitelendirebileceğimiz birçok firmamız mevcut. Deri sektöründeki teknolojik altyapının ve insan gücü kaynağının yeşil dönüşümü gerçekleştirebilecek adımları atabileceğini öngörüyoruz. Günümüzde yurt dışı fuarlara katılımda dahi sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu bir durum göz önüne alındığında firmalarımızın gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak kurumsal ve çevresel dönüşümü sağlamada hızlı bir yol kat etmesinin sektörümüzün sürdürülebilirliğinde geleceğe ışık tuttuğunu düşünüyoruz. Bu amaç doğrultusunda bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımları atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA, İstanbul’daki Mağaza Zincirine Bir Yenisini Ekledi Haber

DESA, İstanbul’daki Mağaza Zincirine Bir Yenisini Ekledi

Üretim, perakende ve ihracat alanlarında yarım asrı aşan deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen deri markalarından DESA, büyüme hamlesini İstanbul’un kalbinde sürdürüyor. Metropol AVM’nin zemin katında yer alan ve 200 metrekare büyüklüğe sahip olan yeni satış noktası, markanın Türkiye genelindeki 55. mağazası olma özelliğini taşıyor. Mağaza, DESA’nın usta zanaatkârlıkla hazırlanan deri giyim, çanta, ayakkabı ve aksesuar koleksiyonlarının yanı sıra, dünyanın lider seyahat markası Samsonite’ın en yeni ve premium valiz modellerine ev sahipliği yapıyor. DESA CEO’su Burak Çelet, Metropol AVM mağazasının açılışıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, İstanbul gibi dünya metropollerinin dinamizmine uygun satış noktalarıyla büyüme stratejilerine kararlılıkla devam ettiklerini belirtti. Şehrin en hareketli çekim merkezlerinden birinde açılan bu 55. mağazanın, markanın erişilebilir lüks ve kaliteli hizmet anlayışını daha geniş kitlelere ulaştırmada kritik bir rol oynadığını ifade eden Çelet, müşterilerine sadece üstün kaliteli bir ürün değil, aynı zamanda kendilerini özel hissettikleri bütüncül bir alışveriş ekosistemi sunmaya odaklandıklarını vurguladı. Mağaza ağındaki bu istikrarlı genişlemenin, DESA’nın perakendedeki güçlü duruşunun ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin somut bir göstergesi olduğunun altını çizen Çelet, İstanbul’daki marka varlıklarını her geçen gün daha da perçinlemekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Perakende ve dijital kanallarda artan müşteri trafiğiyle pazar payını güçlendirmeye devam eden DESA, Metropol AVM’deki bu yeni yatırımıyla müşterilerine çok kanallı alışveriş deneyimini yerinde yaşama fırsatı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MANGO 10 Yeni Mağaza ile Türkiye’deki Varlığını Güçlendiriyor Haber

MANGO 10 Yeni Mağaza ile Türkiye’deki Varlığını Güçlendiriyor

Önde gelen uluslararası moda markalarından MANGO, 2026 yılında açmayı planladığı 10 yeni satış noktası ile Türkiye’deki büyümesini sürdürerek yıl sonunda mağaza sayısını 80’e çıkarmayı hedefliyor. Bu hedef, MANGO’nun Türkiye’de 6 yeni mağaza açılışı ve 10 renovasyon çalışmasıyla konumunu güçlendirdiği ve cirosunda yaklaşık %20 büyüme kaydettiği güçlü 2025 performansının devamı niteliğini taşıyor. 2026 yılındaki büyüme planı ağırlıklı olarak İstanbul ve Ankara’da yoğunlaşırken, Kadın, Erkek ve Çocuk koleksiyonlarını kapsıyor. Bu koleksiyonlar, MANGO’nun Barselona’daki atölyesinde 500 kişilik bir ekip tarafından tasarlanan giyim, ayakkabı ve aksesuar ürünlerinden oluşuyor. MANGO, mağaza içi deneyimi geliştirmeye yönelik devam eden yenileme çalışmalarını da sürdürüyor. Şirket, yıl sonuna kadar, yakın zamanda Antalya TerraCity Alışveriş Merkezi’ndeki mağazasında gerçekleştirdiği renovasyonu takiben, markanın ruhunu ve dinamizmini yansıtan New Med tasarım konsepti doğrultusunda önemli lokasyonlarda 5 yenileme gerçekleştirmeyi hedefliyor. Markanın Akdeniz mirası ve kültüründen ilham alan bu iç mekân tasarımında sürdürülebilirlik ve mimari entegrasyon ön planda yer alırken, MANGO mağazaları farklı alanlardan oluşan bir Akdeniz evi konsepti olarak kurgulanıyor. Mağaza içi alanlarda sıcak tonlar ve nötr renkler; geleneksel, el işçiliği, sürdürülebilir ve doğal malzemelerle bir araya geliyor. Türkiye’deki bu genişleme planı, MANGO’nun 2024–2026 4E Stratejik Planı’nın bir parçasını oluşturuyor ve şirketin farklılaşan değer önerisini güçlendirirken, hem fiziksel mağazalar hem de online kanallar aracılığıyla büyümeyi hızlandırmayı hedefliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan MANGO EMANI, Türkiye ve Asya Uluslararası Perakende Direktörü Hüseyin Gölçük, Türkiye’nin MANGO’nun kilit pazarları arasında yer aldığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye’de ilk mağazamızı yaklaşık otuz yıl önce açtık ve yıllar içinde müşterilerimizle güçlü bir bağ kurduk. 2026 yılındaki yeni mağaza yatırımlarımız, Akdeniz’den ilham alan koleksiyonlarımızı müşterilerimize daha da yakınlaştırırken, Türkiye’ye olan güvenimizin ve pazara yönelik uzun vadeli taahhüdümüzün açık bir göstergesini oluşturuyor.” 1997 yılında Türkiye’ye giriş yapan MANGO, 2025 yılı sonunda 70’in üzerinde satış noktasına ulaşırken, kendi online kanalı ve diğer pazaryerleri aracılığıyla da güçlü bir dijital varlık oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı Haber

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı

AVM’lerde ciro nominal olarak artmaya devam etse de enflasyonun gerisinde kalan performans ve zayıflayan ziyaretçi trafiği sektörde reel daralmaya işaret ediyor. AYD ve Akademetre Research iş birliğiyle hazırlanan AVM Endeksi’nin Şubat 2026 sonuçlarına göre metrekare verimlilik endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla nominal olarak yüzde 22,8 artarak 3.965 puan olarak kaydedildi. Son aylarda gözlenen dalgalı seyir, AVM performansında istikrarlı bir toparlanma olmadığını göstermektedir. Şubat 2026’da yıllık enflasyon oranının yüzde 31,53 olduğu dikkate alındığında, metrekare başına ciro artışının enflasyonun altında gerçekleştiği görülüyor. Endeksi yorumlayan Ekonomist Fatih Keresteci, şu noktalara dikkat çekti: “AVM ciro endeksi 2026 yılı şubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak %22,8 büyüdü. Ocak’ta oldukça güçlü bir performans kaydeden endeks ne yazık ki Şubat’ta enflasyondan arındırılmış seriye göre belirgin derecede ivme kaybetti: Manşet olarak, geçen yılın aynı ayına göre reel olarak %6,6’lık bir daralma var. Bununla birlikte, şubat ayı rakamlarını değerlendirirken iki hususa dikkat etmekte yarar olacaktır. İlk olarak, Ramazan etkisi zira ülkemizde Ramazan dönemi tüketim alışkanlıklarını ve tüketici davranışlarını dramatik bir şekilde etkileyebiliyor. İkincisi, satın alma gücündeki erimenin öngörülenden çok daha hızlı yaşanması. Şöyle ki, asgari ücret özelinden ilerlersek, 2025 yılında asgari ücret artış oranı %30 olurken 2025 yılı ortalama TÜFE enflasyonu %34,9 olmuştu. 2026 yılına girilirken asgari ücret %27 artırılırken daha ilk iki ayda enflasyon %8 artış kaydetti. Bu istatistikler bize açık bir şekilde satın alma gücündeki erozyonu yansıtıyor. Zaten, hane halkı enflasyon beklentileri de bu durumu açık bir şekilde gösteriyor. Ramazan etkisi ve “cüzdandaki daralma üzerinden kategori bazlı harcamalara bakınca şaşırtıcı olmayan sonuçlarla karşılaşıyoruz: Hipermarket %27,5; yiyecek-içecek ise %26,5 ile genel ortalamanın bir tık üzerinde artarak Ramazan etkisini yansıtıyor olsa da satın alma gücündeki zayıflık nedeniyle bu kategorilerdeki artış hayal ettiğimiz seviyelerin altında kalıyor. Kişisel bakım-kozmetik kategorisindeki %44,5’lik etkileyici büyüme performansı, açık şekilde, pazarlama literatüründeki “lipstick etkisini” yansıtıyor. Bu ifade, durgunluk veya ekonomik belirsizliklerin hakim olduğu dönemlerde tüketicilerin lüks araç, pahalı tatil veya mücevher gibi büyük harcamalardan kaçınmalarını, bunun yerine kendilerini iyi hissettirecek küçük ve uygun fiyatlı lüks ürünlere (örneğin kaliteli bir ruj) yönelmelerini tasvir eder. Başka bir ifade ile ekonomik belirsizlik dönemlerinde insanlar, büyük hayallerini ertelemek zorunda kaldıklarında yaşadıkları moral bozukluğunu, ulaşılabilir küçük lükslerle telafi etmeyi denerler. Bizce elektronik ürünler de artık aynı rolü üstlenmeye başladı. Henüz oturmamış bir tabir olsa da “teknolojik eskapizm” insanların gerçek dünyadaki ekonomik ve sosyal sıkıntılardan kaçmak için teknolojiye yatırım yapmasını anlatır ve nesnenin kendisinden ziyade yarattığı dijital imaja odaklanmasını resmeder. Son dönemde sıkça olduğu üzere teknoloji kategorisi %42,6 ile hem ortalamanın çok üzerinde hem de reel artış kaydederek ön plana çıkmış. Cüzdan büyümüyorsa, bir kategoriye harcanan gelir, başka bir kategoriden vazgeçilmesi anlamını taşır. Buna bir de Ramazan etkisini dahil edersek eğlence ve hobi kategorisi Şubat’ta %16,2 düşüş kaydetmiş. Ayakkabı segmentindeki yapısal problemi uzun süredir dile getiriyoruz ancak Şubat’taki nominal %13,3’lük daralma oldukça çarpıcı... Giyim kategorisinde ise %18,2’lik cılız bir artış var ki, bu da feragat edilen alanlardan birisi olarak ön plana çıkıyor. Ziyaretçi sayısına bakınca geçen yıla göre bir değişim olmamakla birlikte ocak ayına göre keskin bir daralma var. Ramazan etkisi, kış etkisi, okulların ara tatili gibi unsurların burada etkili olduğunu düşünüyoruz, ki şubat ayları mevsimsel olarak AVM müşteri sayısı açısından en zayıf performansa sahne olur.” Şubat 2026 döneminde metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde yüzde 15,0 oranında azalış göstererek 3.965 puana gerilemiştir. Şubat ayında gözlenen daralma, özellikle yılın ilk ayına kıyasla tüketici harcamalarında görülen mevsimsel yavaşlamaya işaret ederken, enflasyonun üzerinde kalamayan ciro artışı, perakende sektöründe reel büyüme gerçekleşmediğini göstermektedir. Metrekare Başına Ciroda İstanbul Yine Öne Çıktı Şubat ayında kiralanabilir metrekare başına düşen ciro, İstanbul’da 17.737 TL, Anadolu’da 13.365 TL, Türkiye genelinde ise 15.114 TL olarak gerçekleşti. Metrekare Verimliliğinde En Yüksek Artış “Kişisel Bakım ve Kozmetik” Kategorisinde… Şubat ayında kategoriler bazında metrekare verimliliğinde en yüksek artışın “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde yaşandığı görüldü. “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisi metrekare verimliliği geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmadan yüzde 44,5 oranında artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın şubat ayı ile karşılaştırıldığında AVM’lerdeki “Teknoloji” kategorisinde yüzde 42,6, “Hipermarket” kategorisinde yüzde 27,5, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 26,5, “Diğer” kategorisinde yüzde 25,6, “Giyim” kategorisinde yüzde 18,2’lik artış görülürken “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 13,3 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 16,2’lik bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Şubat 2026 döneminde kategoriler bazında metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde; “Teknoloji” kategorisinde yüzde 7,8 ve “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde gerçekleşen yüzde 5,7’lik artış dışında kalan tüm kategorilerde düşüş görülmektedir. “Hipermarket” kategorisinde yüzde 7,2, “Diğer” kategorisinde yüzde 9,8, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 19,3, “Giyim” kategorisinde yüzde 21,5, “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 27,6 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 48,0 oranında düşüş yaşandığı gözlenmektedir Ziyaretçi Sayısında Sınırlı Artış Şubat 2026 verileri bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ziyaret sayısı endeksinde değişim görülmemiştir. Ziyaretçi sayısında ciddi artış görülmemesine rağmen ciro tarafındaki yükseliş, tüketici başına harcamanın arttığına işaret etmektedir. Ocak 2026’a göre ise ziyaretçi sayısında yüzde 19,0 oranında düşüş kaydedildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.