Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aydın

Kapsül Haber Ajansı - Aydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aydın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı

Eylül ayında ise ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,5 artarak 3 milyar 949 milyon dolara ulaştı. Denizli ve Balıkesir, ilk 9 aylık ihracat artışlarıyla öne çıktı. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistikleri, Ege Bölgesi'nin 2026 yılının ilk dokuz ayında ihracatını artırdığını ortaya koydu. Ege Bölgesi’nde; 2026 yılının ocak – eylül döneminde Manisa ve Afyonkarahisar dışındaki 7 il ihracatını artırmayı başardı. Öztürk: “Eylül ayında Cumhuriyet rekorunu kırdık” Ege Bölgesi’nin eylül ayında ihracatta daha başarılı bir grafik ortaya koyduğu bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı eylül ayında 3 milyar 418 milyon dolar ihracat yapmışken, 2026 yılı eylül ayında yüzde 15,5 artışla 3 milyar 949 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdıklarını belirtti. Öztürk, “Eylül ihracatı Ege Bölgesi’nin aylık bazda cumhuriyet rekoru olarak kayıtlara geçti. Bundan sonraki hedefimiz aylık bazda 4 milyar dolar barajını aşmak. Eylül ayı verileri 2026 yılının son çeyreği için umutlarımızı artırdı” diye konuştu. İzmir ilk sırada, Balıkesir ihracat artış rekortmeni İzmir’in 17 milyar 613 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi'nde liderliğini sürdürdüğünün altını çizen Öztürk, İzmir’in Türkiye genelinde üçüncü sıradaki yerini koruduğunu, Balıkesir’in de ihracatını yüzde 18,4 artırarak 1 milyar 854 milyon dolardan 2 milyar 195 milyon dolara taşıdığını ve Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni olduğunu vurguladı. “Manisa, 5 milyar 159 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer almayı sürdürdü” ifadelerini kullanan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Denizli ise yüzde 14,7'lik artışla ihracatını 3 milyar 869 milyon dolara taşıyarak bölgenin üçüncü büyük ihracatçı ili oldu” dedi. EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk Ege Bölgesi’ndeki illerin ihracat performanslarını şöyle özetledi; “Aydın'ın ihracatı yüzde 4,6 artışla 1 milyar 466 milyon dolar olarak gerçekleşti. Muğla yüzde 13,8 artışla 1 milyar 157 milyon dolara, Kütahya yüzde 7,3 artışla 776 milyon dolara, Uşak ise yüzde 12,2 artışla 345 milyon dolara ulaştı. Afyonkarahisar'ın ihracatı ise ilk dokuz ayda yüzde 18,4 düşüşle 551 milyon dolara geriledi.” Döviz dönüşüm desteğinde yanlıştan dönülmeli Türk ihracatçısının yüksek faiz, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuru nedeniyle zor bir süreçten geçtiğinin altını çizen Başkan Öztürk, “2026 yılında yakın coğrafyamızdaki jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki artışlar maliyetlerimizi çok artırdı. İhracatımızda döviz gelirlerimiz artıyor gözükse de miktar bazında ihracatımız artmıyor, başka bir ifadeyle imalatta çarklar yavaşlıyor. Bu veriler yalancı bahar algısı oluştursun istemiyoruz. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi eylülde 53,2’ye yükseldi. Bu veri son 52 ayın en yüksek düzeyine işaret ediyor. Bu veri ihracat pazarlarındaki talep koşullarında görülen iyileşmenin üst üste beşinci ay hız kazandığını da ortaya koyuyor. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Türk imalat sanayinin en büyük 10 ihracat pazarından dokuzunda üretim artışını gözler önüne seriyor. Türk ihracatçısına can suyu verildiği takdirde 2027 yılında dünyadaki talep artışını fırsata çevirebiliriz. İhracatçılar olarak yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin artmasını bekliyorken destek tutarı çoğu ihracatçımız için yüzde 1 seviyelerine geriledi. Bu hatadan hızlıca dönülmesini bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Eylül ayında ihracat artışı hızlandı Eylül ayı verileri, Ege Bölgesi’nde ihracat artışının hızlandığını gösterdi. Balıkesir'in ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 69,5 artarak 332 milyon dolara yükselirken, Balıkesir ihracatını en çok artıran il oldu. Denizli, yüzde 31,8 artışla 499 milyon dolara ulaşırken, Afyonkarahisar'ın eylül ayı ihracatı da yüzde 26,2 artış gösterdi. Kütahya'nın eylül ayı ihracatı yüzde 14,9, Muğla'nın yüzde 14,6, İzmir'in yüzde 13,1, Aydın'ın yüzde 10 ve Uşak'ın yüzde 7 arttı. Manisa ise eylül ayında yüzde 2,3'lük düşüşle ihracatını 635 milyon dolar seviyesinde gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gece Müzeciliğinde Rekor Ziyaretçi Haber

Gece Müzeciliğinde Rekor Ziyaretçi

Geçen yıla göre yüzde 32 artışın kaydedildiği uygulamada Efes Ören Yeri 501 bin 811 ziyaretçiyle ilk sırada yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gece müzeciliğine gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturmak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Türkiye’nin müze ve ören yerleri, gece müzeciliği uygulamasıyla gün batımından sonra da ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Tarihî ve kültürel mirasın farklı bir atmosferde keşfedilmesine imkân sağlayan uygulama, bu yıl ziyaretçi sayısındaki artışla dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gece müzeciliğindeki rekoru sosyal medya hesaplarından duyurarak 1 milyon 326 bin 590 ziyaretçiye ulaşıldığını açıkladı. Geçen yıl 1 milyon 8 bin 80 olarak kaydedilen ziyaretçi sayısının yüzde 32 arttığını belirten Ersoy, tarihî ve kültürel mirasın eşsiz güzelliklerini gecenin büyüleyici atmosferinde ziyaretçilerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Ersoy, ziyaretçilerin gösterdiği yoğun ilginin çalışmaların karşılık bulduğunu ortaya koyduğunu belirterek kültürel mirası daha fazla insanla buluşturmak ve müze ile ören yerlerini yaşayan mekânlara dönüştürmek için aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Bakan Ersoy'un paylaşımı şöyle: "Gece müzeciliğinde 1 milyon 326 bin ziyaretçiyi geride bıraktık! Tarihimizin ve kültürel mirasımızın eşsiz güzelliklerini gecenin büyüleyici atmosferinde ziyaretçilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gece müzeciliği uygulamamızla 1 milyon 326 bin 590 ziyaretçiye ulaştık. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32’lik artış kaydettik. Gece müzeciliğinde bu yıl en çok ziyaret edilen müze ve ören yerlerimiz: Efes Ören Yeri (501.811), Galata Kulesi (277.557), Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri (190.910), Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi (62.071), Didim Ören Yeri (60.884), Marmaris Müzesi (50.053). Bu ilgi bizleri hem mutlu ediyor hem de yeni çalışmalar için motive ediyor. Kültürel mirasımızı daha geniş kitlelerle buluşturmak, müze ve ören yerlerimizi yaşayan mekânlara dönüştürmek için aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." Gece Müzeciliğinin Zirvesinde Efes Var Gece müzeciliğinde en yüksek ziyaretçi sayısına İzmir Efes Ören Yeri ulaştı. Geçen yıl 368 bin 731 ziyaretçiyi ağırlayan Efes, bu yıl yüzde 36 artışla 501 bin 811 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İstanbul'un simge yapılarından Galata Kulesi, 277 bin 557 ziyaretçiyle ikinci sırada yer aldı. Geçen yıl 205 bin 344 kişinin ziyaret ettiği kulede yüzde 35 artış kaydedildi. Denizli'deki Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri ise 190 bin 910 ziyaretçiyle üçüncü sırada yer aldı. İlk üçü, 62 bin 71 ziyaretçiyle Muğla Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, 60 bin 884 ziyaretçiyle Aydın Didim Ören Yeri ve 50 bin 53 ziyaretçiyle Muğla Marmaris Müzesi takip etti. İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde Yüzde 183, Didim'de Yüzde 119 Artış Ziyaretçi sayısındaki artış, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki müze ve ören yerlerinde de etkisini gösterdi. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, 8 bin 789'dan 24 bin 850'ye yükselen ziyaretçi sayısıyla yüzde 183 artış kaydetti. Aydın Didim Ören Yeri'nde ziyaretçi sayısı 27 bin 846'dan 60 bin 884'e yükselirken artış oranı yüzde 119 oldu. Antalya Patara Ören Yeri'nde ise geçen yıl 14 bin 141 olan ziyaretçi sayısı, yüzde 98 artışla 28 bin 21'e ulaştı. İzmir Efes Yamaçevler'de de ziyaretçi sayısı da yüzde 82 artarak 10 bin 718'den 19 bin 541'e çıktı. Göreme'de 31 Ekim'e Kadar, Galata'da Yıl Boyu Gece Müzeciliği 2026 yılı gece müzeciliği uygulaması, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı 11 müze ve 11 ören yeri olmak üzere toplam 22 müze ve ören yerinde gerçekleştirildi. Ziyaretçilerden gelen talep üzerine uygulama süresi Efes ve Side ören yerlerinde 15 Ekim'e, Göreme Ören Yeri'nde ise 31 Ekim'e kadar uzatıldı. Efes ve Side'de 15 Ekim'de sona eren gece müzeciliği, Göreme'de ay sonuna kadar devam edecek. Galata Kulesi'nde ise uygulama yıl boyunca kesintisiz sürdürülecek. Kültür ve Turizm Bakanlığının gece müzeciliği uygulaması, müze ve ören yerlerinin ziyaret saatlerini genişleterek kültürel mirasın daha fazla ziyaretçiyle buluşmasına imkân sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Onarım Enerjisi ile Kadınların Üretimdeki Gücünü Büyütüyor Haber

Enerjisa Üretim, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Onarım Enerjisi ile Kadınların Üretimdeki Gücünü Büyütüyor

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne yön veren Enerjisa Üretim, enerji yatırımlarının yarattığı değeri faaliyet gösterdiği bölgelerin sosyal ve ekonomik gelişimiyle buluşturmayı sürdürüyor. Şirketin Mart 2026’da hayata geçirdiği Onarım Enerjisi programının ilk uygulama alanı Aydın’da, incir üreticileriyle yürütülen çalışmalar özel bir buluşmayla devam etti. Dampınar Rüzgâr Enerji Santrali’nin etki alanındaki köylerde yürütülen programla onarıcı tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, doğal kaynakların korunması ve üreticilerin bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Aydın’ın incirinden toprağın geleceğine 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde gerçekleştirilen buluşma, kadınların tarımsal üretimdeki emeğini, bilgi birikimini ve kırsal kalkınmadaki dönüştürücü rolünü görünür kılması açısından da özel bir anlam taşıdı. Aydın’da gerçekleştirilen İncir Şenliği’nde, bölgenin tarımsal ve kültürel değerlerinden biri olan incirin geleceği; iklim değişikliği, toprak sağlığı ve sürdürülebilir üretim perspektifinden ele alındı. İncir üreticileri, proje paydaşları ve farklı kesimlerden katılımcıları bir araya getiren buluşmada, Onarım Enerjisi kapsamında bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalar ve programın gelecek dönem yol haritası da paylaşıldı. Programın odağında yer alan kadın ve genç üreticilerin güçlendirilmesi kapsamında, farklı köylerden kadın üreticilerle “Kırsalda Kadın Girişimciliği ve Liderlik” eğitim ve atölyeleri gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla bir araya gelen kadın üretici grupları, İncir Şenliği’nin hazırlık sürecine de emek ve katkılarıyla dahil oldu. Kadın üreticilerin aktif katılımıyla gerçekleştirilen şenlik, yerel üretimin geleceğinde kadınların üstlendiği güçlü rolü bir kez daha ortaya koydu. Onarım Enerjisi dört yıllık dönüşüm yolculuğunu büyütüyor Üreticilere eğitim, mentorluk, teknik danışmanlık ve uygulama desteği sunulan program kapsamında; güneş enerjisi destekli tarımsal altyapı uygulamaları yürütülüyor. Dört yıllık bir dönüşüm programı olarak tasarlanan Onarım Enerjisi ile ilk yıl Aydın, Çanakkale, İzmir ve Balıkesir’deki rüzgâr enerjisi santrallerinin etki alanında bulunan 20 köyde yaklaşık 300 üreticiye ulaşılması öngörülüyor. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere üreticilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan programın, ilerleyen dönemde Muğla ve Edirne’yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor. Üreticiyi merkeze alan program; Genç İşi Kooperatifi, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, köy muhtarları ve öncü üreticileri aynı çalışma modelinde buluşturuyor. Yerel bilgi ve ihtiyaçların teknik uzmanlıkla bir araya getirildiği modelin, Aydın’dan farklı bölgelere taşınarak yaygınlaştırılması hedefleniyor. “Teknolojiyi sahadaki deneyimimiz ve sürdürülebilirlik alanındaki uzmanlığımızla değere dönüştürüyoruz.” Enerjisa Üretim Enerjisa Üretim Sürdürülebilirlik Lideri Tuğçe Tuğlu Özalpay, Onarım Enerjisi’nin enerji teknolojileri ile yerel ihtiyaçları aynı zeminde buluşturan önemli bir uygulama alanı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Enerjisa Üretim olarak yenilenebilir enerji yatırımlarımızı, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde yarattığımız sosyal ve ekonomik değerle birlikte ele alıyoruz. Onarım Enerjisi ile enerji, tarım ve teknolojiyi buluşturarak toprağın iyileştirilmesine, doğal kaynakların verimli kullanılmasına ve yerel üretimin güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Aydın’ın en kıymetli değerlerinden biri olan incirin geleceğini korumak için üreticilerimizle birlikte çalışıyoruz. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde kadın üreticilerimizle bir araya gelmek ise bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Kadınların emeği, bilgi birikimi ve liderliği, sürdürülebilir tarımın ve kırsal kalkınmanın geleceğinde önemli bir güç. Bu yaklaşımla Aydın’da geliştirdiğimiz uygulamaları farklı bölgelere taşıyarak yerel üretimin dayanıklılığını artırmayı ve kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat

Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15,4’lük yükselişle 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara ilerledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 9 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Egeli ihracatçıların son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 4’lük büyümeyle 19 milyar 290 milyon dolara tırmandı. Tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 18’e ulaştı Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı tarım ürünleri ihracatı yüzde 18’lik artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara yükseldi. Sanayi sektörlerinin ihracatı yüzde 5 gelişti ve 750 milyon dolardan 787 milyon dolara ilerledi. İhracatlarını yüzde 11 artıran maden ihracatçıları 157,7 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı zirveye çıktı Ege İhracatçı Birlikleri’nde zirve 9 yıl sonra el değiştirdi. Eylül ayında liderliği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği elde etti. İkinciliği fotofiniş belirledi EİB’de 9 yıl zirvede yer alan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, eylül ayında 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci olurken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu. ETİB yüzde 68’lik ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olarak öne çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 11 geliştirerek 142,3 milyon dolardan 157,7 milyon dolara taşıdı ve dördüncü basamakta yer buldu. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat performansıyla EİB’de eylül ayında 100 milyon dolar barajını geçen birlikler oldu. 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatta yüzde 22’lik artış hızı yakaladı ve ihracatını 78 milyon dolardan 96 milyon dolara çıkardı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 13’lük gelişimle 89 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık ihracatla eylül ayını geride bıraktı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracat performansı ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nden eylül ayında en çok ihracat 807 milyon dolarla Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat toplam ihracattan yüzde 47,4 pay aldı. Amerika kıtasına ihracat yüzde 18’lik artışla 187 milyon dolardan 221 milyon dolara çıkarken, Amerika kıtası EİB’nin ihracatında yüzde 13 ile temsil edildi. EİB’nin ihracatından yüzde 9 pay alan Uzakdoğu ülkelerine eylül ayında ihracat yüzde 43’lük artışla 108 milyon dolardan 155 milyon dolara ilerledi. Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12’lik azalışla 147 milyon dolardan 130 milyon dolara düşerken, Afrika kıtasına ihracat yüzde 11,5’luk kan kaybı yaşadı ve 127 milyon dolardan 112 milyon dolara indi. ABD, Almanya’yı geçti Eylül ayında EİB’den en çok ihracat yapılan ülke yüzde 28’lik artış ve 171 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, Almanya’yı geçerek zirveye çıktı. Ege İhracatçıların en büyük ihraç pazarı Almanya’ya eylül ayında yapılan ihracat yüzde 14’lük artışla 137 milyon dolardan 157 milyon dolara çıktı. Zirvenin üçüncü basamağında 92,5 milyon dolarlık taleple İtalya yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2 milyar 611 milyon dolar ihracat Ege Bölgesi 2026 yılı Eylül ayında 2 milyar 611 milyon dolar ihracat yaparken, 2025 yılı eylül ayındaki 2 milyar 322 milyon dolar ihracatını yüzde 12,4 artırma başarısı gösterdi. İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1 milyar 114 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1 milyar 235 milyon dolara taşıdı. Denizli, 2026 yılı eylül ayında ihracatını yüzde 22’lik artışla 393 milyon dolardan 479 milyon dolara çıkardı. Denizli bu başarısıyla Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci basamağa yükseldi. Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla ihracatını 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerletti. Balıkesir, 2025 yılı eylül ayında 60,4 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında yüzde 86’lık rekor artışla 119 milyon dolara taşıdı ve eylül ayında ihracat artış rekortmeni oldu. Eylül ayında Aydın karnesinde 86 milyon dolar ihracat geliri yazarken, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Öztürk: “Eylül performansı yılın son çeyreği için umut verdi” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de Ege İhracatçı Birlikleri özelinde çift haneli ihracat artış rakamlarına ulaşmanın 2026 yılı son çeyreği için umutlarını artırdığını dile getirdi. Küresel rekabetin her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı, jeopolitik risklerin arttığı, Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın her geçen gün açıldığı ortamda ihracatçıların ülkeye döviz kazandırma çabalarının sürdüğüne işaret eden Öztürk; “İhracatçımızın bu azmi takdir edilmeli, finansmana erişim kolaylaştırıldığı takdirde 2026 yılı sonunda 20 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. TCMB’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıları mağdur etmeyecek bir altyapı kurgulanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin İhracatı 8 Ayda 29,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı 8 Ayda 29,2 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı sağlayan Ege Bölgesi’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 3,13 artışla 3 milyar 625 milyon dolara yükseldi Egeli ihracatçılar, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracatlarını yüzde 2’lik artışla 28,6 milyar dolardan 29 milyar 154 milyon dolara taşıdılar. Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak ihracat artışlarıyla Ege Bölgesi’nin ihracatına pozitif yönde katkı sağlarken, Manisa ve Afyonkarahisar’ın ihracat düşüşü bölge ihracatının artış hızını aşağı çekti. İzmir 15,6 milyar dolarla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 54’ünü gerçekleştirdi İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. İzmir’in Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki ihracatı yüzde 2,06 artışla 15 milyar 618 milyon dolara yükseldi. İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatında yüzde 53,6 pay aldı. İzmir’in ağustos ayı ihracatı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,24 gerileyerek 1 milyar 842 milyon dolar olurken, İzmir en fazla ihracatı 292 milyon dolarla mineral yakıtlar, mineral yağlar grubunda gerçekleştirdi. İkinci sırada 183,5 milyon dolarla kazanlar ve makinalar yer aldı. Demir ve çelik sektörü İzmir’in ihracatına 180 milyon 198 bin dolar katkı sağladı. İzmir ili en fazla ihracatı 177 milyon 652 bin dolar ile Almanya’ya olurken, bu ülkeyi sırasıyla 169 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri ve 144,8 milyon dolarla İspanya takip etti. Manisa, 4 milyar 522 milyon dolarlık 8 aylık ihracatıyla Ege Bölgesi’nde ikinci sırada yer aldı. Manisa’nın ihracatı Ocak-Ağustos döneminde yüzde 9 azalırken, ağustos ayındaki ihracatı da yüzde 12,81 gerileyerek 554 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Denizli’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 19,3’lük artışla 453 milyon dolar olurken, 8 aylık ihracatı yüzde 12,4 yükseldi ve 3 milyar 368 milyon dolara çıktı. Balıkesir ağustos ayında ihracat artış rekoru kırdı Balıkesir, Ocak-Ağustos döneminde ihracatını yüzde 12,35 artırarak 1 milyar 864 milyon dolara yükseltirken, Balıkesir’in ağustos ayı ihracatı yüzde 55’lik yüksek bir artışla 307,6 milyon dolar oldu. Balıkesir, ağustos ayında Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni oldu. Muğla’nın 8 aylık ihracatı 1 milyar doları aştı Muğla’nın 8 aylık ihracatı yüzde 13,61 artışla 1 milyar 16 milyon dolara çıktı ve 1 milyar dolar barajını aştı. Muğla, ağustos ayında ise; ihracatını yüzde 15 artırarak 127,2 milyon dolara taşıdı Aydın’ın Ocak-Ağustos dönemi ihracatı yüzde 3,96 artışla 1 milyar 302 milyon dolar olurken, Kütahya 8 aylık ihracatını yüzde 6,34 artırarak 683 milyon dolara, Uşak ise yüzde 13,15 artışla 296,3 milyon dolara ilerletti. Afyonkarahisar’da Ağustos artışı Afyonkarahisar’ın Ocak-Ağustos dönemi ihracatı yüzde 22,09 gerileyerek 485,6 milyon dolara inerken, ağustos ayı ihracatı yüzde 13 artırarak 61 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Ege Bölgesi’nde Ocak-Ağustos döneminde ihracatını artıran iller arasında en yüksek oranlı artış yüzde 13,61 ile Muğla’da gerçekleşirken, Muğla’yı yüzde 13,15 ile Uşak, yüzde 12,48 ile Denizli ve yüzde 12,35 ile Balıkesir takip etti. Öztürk: İhracattaki artışın hızını artırmamız gerekiyor Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki artışın memnuniyet verici olduğunu ancak küresel ticarette rekabetin giderek zorlaştığı bir dönemde artış hızının çift haneli seviyelere taşınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin ihracatının üretim gücü, istihdam ve döviz kazandırıcı faaliyetler açısından stratejik önem taşıdığını belirten Öztürk, ihracatçıların maliyet baskısı ve finansmana erişim koşulları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çekti. “Ege Bölgesi olarak 8 aylık dönemde 29,2 milyar dolarlık ihracata ulaştık” diyen Öztürk, “Ağustos ayında da 3,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak’ın ihracat artışları bölge açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Ancak ihracatımızı daha yüksek bir ivmeyle artırmamız gerekiyor. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetleri, finansmana erişim ve enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin korunması büyük önem taşıyor. İhracatçının önünü görebildiği, yatırım ve üretim kararlarını daha sağlıklı alabildiği bir ekonomik ortam, ihracat hedeflerimize ulaşmamız açısından kritik. Ege Bölgesi olarak katma değerli, teknoloji yoğun ve markalı ihracatı artırmaya; yeni pazarlara açılmaya ve mevcut pazarlarımızdaki payımızı büyütmeye devam edeceğiz. Hedefimiz yalnızca ihracat rakamını artırmak değil, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerini yükseltecek bir ihracat yapısına katkı sağlamak. Ege Bölgesi olarak ihracatımızı 50 milyar dolara çıkaracak potansiyele sahibiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuşadası Belediyesi’nden Bir İlk Daha Haber

Kuşadası Belediyesi’nden Bir İlk Daha

Kuşadası’nın tarihi aksı olan Yıldırım Caddesi’nde, Kuşadası Belediyesi tarafından kente yeni bir müze daha kazandırıldı. Bu kapsamda Aydın’ın ilk oyuncak müzesi de olan Ayla Adanalı Oyuncak Müzesi düzenlenen bir törenle açıldı. Törene Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, müzede sergilenen oyuncakların sahibi koleksiyoncu Ayla Adanalı, Duygu Günel ve çok sayıda davetli katıldı. “MÜZECİLİK FAALİYETLERİ ÇOK ÖNEMLİ” Törenin açılış konuşmasını yapan Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik, “Kentimizin ekonomisi turizme dayanıyor. Kentimize her yıl 2 milyona yakın yerli ve yabancı turist geliyor. Tabi turist geldiğinde gezebileceği yerlerin olmasını ister. Bu nedenle kentimizde farklı turistik rotaların oluşturulması çok büyük önem taşıyor. Burada da müzecilik faaliyetleri ön plana çıkıyor. Kuşadası’ndaki değerli müzelerimize bir yenisi daha eklendiği için çok mutlu oldum. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim” dedi. “OYUNCAK MÜZESİ ÇOCUKLUĞUMUZA AÇILAN BİR KAPIDIR” Koleksiyoncu Ayla Adanalı ise, “Bu müze çocukluğumuzun en güzel anılarını yaşatacak olan bir yer. Oyuncak müzeleri çocuklarla büyüklerin aynı vitrinin önünde buluştuğu, farklı kuşakların aynı oyuncak üzerinden birbirlerinin çocukluğuna dokunduğu özel bir buluşma noktasıdır. Aslında bugün burada açılan bir müzeden çok çocukluğumuza açılan bir kapı. Hepimizin hayatında üzerinden yıllar geçse de unutamadığı bir oyuncağı mutlaka vardır. Başta Başkan Ömer Günel olmak üzere Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’a ve tüm belediye personeline katkılarından dolayı minnettarım” diye konuştu. “BAŞKAN ÖMER GÜNEL’İN VİZYONUYLA DEVAMINI GETİRECEĞİZ” Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş da konuşmasında “Başkan Ömer Günel’in vizyonuyla kültür rotası haline getirilen Yıldırım Caddesi’nde, Aydın’daki ilk oyuncak müzesini açmanın gururunu yaşıyoruz. Başkan Ömer Günel, bu sokakta kentimize birçok önemli kültürel rota kazandırdı. Biz de devamını getireceğiz. İçeride herkesin çocukluk döneminden bir şeyler bulacağı oyuncaklar var. Müzeyi beğeneceğinizden eminim. Kentimize hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi. DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN OYUNCAKLAR SERGİLENİYOR Aydın’ın ilk oyuncak müzesi olma özelliğine sahip Ayla Adanalı Oyuncak Müzesi’nde 18’inci yüzyılın başından günümüze kadar üretilen yaklaşık 1500 oyuncak tematik olarak sergileniyor. Anadolu başta olmak üzere dünyanın farklı kültür ve coğrafyalarına ait oyuncakların birçoğu antika olma özelliği de taşıyor. Müzede ayrıca nadir bulunan bebek evleri ve zemberekli teneke oyuncuklar ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Tarihe tanıklık eden oyuncaklar, yetişkinleri çocukluk yıllarına götürürken çocuklara da farklı dönemlerin oyuncak kültürünü tanıma fırsatı veriyor. Yıldırım Caddesi üzerinde bulunan Ayla Adanalı Oyuncak Müzesi, haftanın 6 günü ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı Haber

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa Kuru Meyve Sektörünün Üst Düzey Temsilcilerini Ağırladı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Avrupa’daki sektör kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan iş birliğini; üretim sahasından araştırma kurumlarına, ihracatçı işletmelerden Avrupa’daki karar alma süreçlerine uzanan kapsamlı bir programla güçlendirdi. Bu buluşma, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Avrupa’daki sektör paydaşlarıyla yürüttüğü uzun soluklu iş birliğinde yeni bir aşamayı temsil etti. Geçmiş yıllarda FRUCOM temsilcilerini Türkiye’de ağırlayan Birlik, bu kez ilk kez FRUCOM’un yanı sıra Almanya’dan Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’dan Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticilerini aynı programda bir araya getirdi. Avrupa kuru meyve ticaretinde farklı pazarlarda güçlü temsil kabiliyetine sahip üç kuruluşun üst düzey yöneticilerinin eş zamanlı olarak Ege Bölgesi’nde buluşması, Türk kuru meyve sektörünün Avrupa ile kurduğu doğrudan ve kurumsal diyaloğun ulaştığı seviyeyi ortaya koydu. Brüksel merkezli Avrupa Kuru Meyve, Kuruyemiş, Konserve ve Benzeri Ürünler Ticaret Federasyonu FRUCOM, Almanya’da yerleşik Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda’da yerleşik Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticileri, EİB’nin davetiyle 29 Ağustos–3 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir, Aydın ve Manisa’da ağırlandı. Heyette; FRUCOM Genel Sekreteri Anna Boulova, FRUCOM Gıda Politikaları Danışmanı ve aynı zamanda Birleşik Krallık’ta kuru meyve ve kuruyemiş sektörünü temsil eden The Nut & Dried Fruit Trade Association’ın (NDFTA) teknik gündemini takip eden João Pereira, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. Genel Müdürü Jeanette Gonnermann ve Gıda Politikaları Danışmanı Ute Thote ile NZV Sekreteri Barbara Niemans ve Mevzuat İşleri Danışmanı Danielle Vreedzaam yer aldı. Program boyunca Avrupalı paydaşlar üretici, araştırmacı ve ihracatçılarla doğrudan buluştu; Türk kuru meyvesinin bahçeden hasada, kurutmadan laboratuvar analizlerine, ürün kabulünden işleme ve kalite kontrole, ihracattan uluslararası pazarlamaya kadar uzanan değer zincirini yerinde görme fırsatı buldu. Kuru incirin dünya pazarındaki gücü Aydın’da sahada anlatıldı Programın Aydın etabında kuru incir üretici bahçeleri ile işleme ve ihracat tesisleri ziyaret edildi. Heyete Sarılop kuru incirinin yetiştiği özel ekolojik koşullar, üretim uygulamaları, hasat ve kurutma süreçleri, ürün kabulü, sınıflandırma, kalite kontrol ve ihracata hazırlık aşamaları ayrıntılı olarak aktarıldı. İncir Araştırma Enstitüsü’nde ise kuru incirde verim ve kalitenin geliştirilmesi, üretim sorunlarının çözümü ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik araştırma ve teknik çalışmalar paylaşıldı. Böylece Türk kuru incirinin dünya pazarlarındaki güçlü konumunun arkasında yer alan üretici deneyimi, bilimsel araştırma altyapısı, kalite yaklaşımı ve ihracatçı sektörün teknik kapasitesi aynı program içinde sahada ortaya konuldu. Bornova’da bilimsel ve teknik altyapı incelendi İzmir’de Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bitki sağlığı, zararlılarla mücadele, ürün güvenilirliği ve gıda güvenliği alanlarında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı. Heyet, Enstitünün laboratuvar ve teknik altyapısını yerinde incelerken, sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda önümüzdeki dönemde geliştirilebilecek teknik iş birliği alanları da değerlendirildi. Avrupa’nın kuru meyve gündemi EİB’de ihracatçılarla masaya yatırıldı Programın önemli ayaklarından biri, Ege İhracatçı Birlikleri’nde sektör firmalarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı oldu. FRUCOM, Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve NZV yöneticileri toplantıda kuruluşlarının faaliyetlerini, Avrupa kuru meyve pazarındaki gelişmeleri, ithalatçıların ve perakende sektörünün beklentilerini, sürdürülebilirlik taleplerini ve Avrupa Birliği mevzuatındaki güncel gelişmeleri aktardı. Türk kuru kayısısı, kuru inciri ve çekirdeksiz kuru üzümünün Avrupa pazarındaki konumu ile gıda güvenliği, kalite, mikotoksinler, pestisit düzenlemeleri, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve tedarik zincirindeki yeni beklentiler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap oturumunda Türk ihracatçıları ile Avrupalı sektör yöneticileri arasında doğrudan ve yoğun bir bilgi alışverişi gerçekleştirildi. Gabay: “Sahadaki çalışmalarımızı Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz” Avrupa’nın Türk kuru meyve sektörü açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, sektörün rekabet gücünü korumak için üretimden uluslararası mevzuata kadar bütüncül bir çalışma yürüttüklerini söyledi. “Üreticimizle sahada kalite ve gıda güvenliğini geliştirmek için çalışıyor, araştırma kurumlarımızla bilimsel ve teknik altyapımızı güçlendiriyor, işletmelerimiz ve ihracatçılarımızla uluslararası pazarların beklentilerine hazırlanıyoruz. Aynı zamanda Avrupa’daki sektör kuruluşları ve karar vericilerle sürekli temas halindeyiz. Sahada yürüttüğümüz çalışmaları Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz.” Türk kuru meyvesinin dünya pazarındaki güçlü konumunun uzun yıllara dayanan bir üretim kültürünün yanı sıra güçlü kurumsal ve teknik altyapıya dayandığını belirten Gabay, “Araştırma kurumlarımız, gelişmiş laboratuvarlarımız, deneyimli üreticilerimiz, yüksek teknik kapasiteye sahip işletmelerimiz ve dünya pazarlarını yakından takip eden ihracatçılarımızla güçlü bir yapıya sahibiz. Avrupalı paydaşlarımıza bu yapıyı üretimden ihracata bütün aşamalarıyla gösterdik” dedi. Gıda güvenliği ile sürdürülebilir ticaret birlikte gözetilmeli Toplantıda Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren ve gündemde bulunan yeni düzenlemelerin sektöre etkileri de ele alındı. Gabay, tüketici sağlığının korunmasının sektörün temel önceliği olduğunu vurgulayarak, düzenlemelerin bilimsel veriler ve kapsamlı etki analizleri temelinde hazırlanması gerektiğini söyledi. “Gıda güvenliğinden taviz verilmesi söz konusu olamaz. Bununla birlikte üretici, ihracatçı ve ithalatçı açısından uygulanabilir, bilimsel temelli düzenlemelere ihtiyaç var. Üretim planlamasının yapılabilmesi ve mevcut tedarik zincirinin yeni kurallara uyum sağlayabilmesi için yeterli geçiş sürelerinin tanınması büyük önem taşıyor. Sektörde elde edilen analiz verilerinin karar alma süreçlerine bilimsel dayanak oluşturması gerektiğine inanıyoruz.” Manisa’da çekirdeksiz kuru üzümün tüm zinciri yerinde değerlendirildi Programın Manisa etabında ilk olarak Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bağcılık alanındaki Ar-Ge çalışmaları, laboratuvar altyapısı ve gıda teknolojilerine ilişkin uygulamalar hakkında detaylı bilgi alındı. Ziyaret kapsamında ürün tadımı ve hasat demonstrasyonu gerçekleştirildi. Gün boyunca Manisa’nın farklı bölgelerinde devam eden bağ, sergi alanı ve kuru üzüm işleme tesisi ziyaretlerinde erken uyarı sistemleri, bağ yönetimi, hasat, kurutma, ürün kabulü ve mal alımı, işleme, kalite kontrol ve pazarlama süreçleri sahada ele alındı. Avrupa’daki iş birliği somut çalışmalarla devam edecek Programla Avrupalı paydaşlara, Türkiye’nin kuru meyvedeki uluslararası konumunun yalnızca üretim miktarından değil; köklü üretim kültürü, Ar-Ge kapasitesi, laboratuvar altyapısı, üretici deneyimi, modern işleme tesisleri, kalite sistemleri ve ihracat tecrübesinden oluşan güçlü bir ekosistemden kaynaklandığı aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Program sonunda, Avrupalı paydaşlar, Türkiye’de edindikleri bilgi ve değerlendirmeleri kendi ülkelerindeki ilgili sektör kuruluşları ve kurumlarla paylaşacaklarını ifade ederken; teknik diyaloğun sürdürülmesi, sektörün öncelikli konularında ortak girişimlerin geliştirilmesi ve önümüzdeki dönemde daha kapsamlı iş birliği programları ile karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kalındı.

Yumaklı Açıkladı: 2026’da 94 Bin Ton Kuru İncir Rekoltesi Bekleniyor Haber

Yumaklı Açıkladı: 2026’da 94 Bin Ton Kuru İncir Rekoltesi Bekleniyor

Bakan Yumaklı, İncirliova ilçesinde bulunan İncir Araştırma Enstitüsü'nde incir hasadına katıldı. Tarım işçileriyle bir araya gelen Yumaklı, işçilerle birlikte örtü üstüne düşen kuru incirleri ve ağaçlardaki yaş incirleri topladı. Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Girne Limanı açıklarında batan gemide hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara şifa diledi. Aydın'a incir hasadına katılmak için geldiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu yıl son 66 yılın en iyi yağışını aldığını ifade etti. Birçok üründe yüksek rekolte beklendiğini aktaran Bakan Yumaklı, "Özellikle hububatta artık tamamlanma aşamasına geldi. 140 milyon tonun üzerinde bir bitkisel üretim miktarı bekliyoruz. Bu bütün zamanların en önemli en büyük rekoru olmuş olacak." dedi. “DÜNYA KURU İNCİR TALEBİNİN YÜZDE 60-65'LİK ORANINI ÜLKEMİZ KARŞILIYOR" Türkiye'nin incir üretiminde dünyada ilk sırada olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: "Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak. Dünya kuru incir talebinin de ülkemiz yaklaşık yüzde 60 ila 65'i oranında bir yüzdesini karşılıyor. Bu anlamda hakikaten çok emsalsiz bir ürünün dünya birinciliği de ülkemizde. Türkiye'deki incirin de yüzde 60'ı aynı zamanda Aydın'da üretiliyor. Aynı zamanda organik incir üretimi de yine Aydın'da çok önemli miktarlarda gerçekleşiyor. Türkiye'de üretilen organik incirin de yüzde 84'ü Aydın'da." İncir Araştırma Enstitüsü'nün Aydın başta olmak üzere Türkiye'deki incir üretimine yönelik Ar-Ge çalışmalarını yürüttüğünü belirten Yumaklı, enstitünün gen bankasında 354 incir çeşidinin genetik kaynaklarının korunduğunu söyledi. Bakan Yumaklı, incirde hasat, depolama, işleme, iklim ve diğer koşullara bağlı olarak aflatoksin ve okratoksin oluşabildiğine dikkati çekti. Bu tür sorunların ihracatta ürünlerin geri dönmesine neden olabileceğini ifade eden Yumaklı, "Biz sorunların minimuma indirilmesi için hem kendimiz bakanlık olarak hem üreticiler olarak hem de bunun ihracatını yapanlar olarak birlikte çalışmaya gayret ediyoruz." dedi. İncirin Türkiye için önemli bir geçim kaynağı ve dünya birinciliğine sahip bir ürün olduğunu vurgulayan Yumaklı, sektördeki sorunların çözümü için üretici, ihracatçı ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. İncir işleme tesislerinin sözleşmeli üretim yapmasının sektöre disiplin getirmesi açısından önemli olduğunu belirten Yumaklı, ürünün toplanmasından pazara sunulmasına kadar farklı aşamalarda bakanlığın destek ve teşviklerinin bulunduğunu ifade etti. Yumaklı, ülkede hasat döneminin tüm üreticiler için hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.