Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aydın

Kapsül Haber Ajansı - Aydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aydın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek Haber

 McDonald’s Türkiye’den Kadın Üreticilere Güçlü Destek

McDonald’s Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile yürüttüğü iş birliği kapsamında kadın üreticilerin el emeğiyle hazırladığı çantaları misafirleriyle buluşturuyor. Özel gün kapsamında restoranlardan ve McDelivery üzerinden Big Mac® menü alan herkese ücretsiz olarak sunulan bez çantalar, kadın emeğine dikkat çeken özel tasarımıyla dayanışma mesajı taşıyor. “Önceliğimiz deprem bölgesindeki kadın üreticiler” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iş birliğine ilişkin açıklama yapan McDonald’s Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Tuğçe Altınsoy, “KEDV ile hayata geçirdiğimiz proje aracılığıyla kadınların üretim yoluyla güçlenmesine katkıda bulunuyoruz. Aydın, Malatya ve Kahramanmaraş’taki kadın üreticiler tarafından hazırlanan 45 bin adet çantayı misafirlerimize hediye ediyoruz. Özellikle depremden etkilenen illerimizde yeniden ayağa kalkma mücadelesi veren kadınların el emeğinin daha fazla insana ulaşmasını, dayanışmanın da günlük hayatın doğal bir parçası haline gelmesini önemsiyoruz” dedi. “Kadın çalışan oranımız %50,5’e ulaştı” KEDV iş birliğiyle kadınlara üretim yolculuğunda destek verirken, istihdam tarafında da kadınların daha görünür olduğu bir yapı kurduklarını belirten Altınsoy, şunları söyledi: “McDonald’s Türkiye olarak, toplumun her kesiminden kadınların iş gücü potansiyelini ortaya çıkarmayı ve seslerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İstihdam politikalarımızı da bu hedefe göre şekillendiriyoruz. 2026 itibarıyla kadın çalışan oranımızın %50,5’e ulaşması, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını gösteriyor. Restoranlarımızda mutfaktan kasaya, ekip liderliğinden yönetici pozisyonlarına kadar kadın çalışanlarımız aktif rol alıyor. Önümüzdeki dönemde de esnek çalışma uygulamalarımızla daha fazla kadına istihdam sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor

Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanmasıCanlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılmasıKimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konmasıMarker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesiEn az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu  Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır Haber

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır

26 Nisan 2026 Pazar günü İzmir-Çeşme’den start alacak TUR 2026, 8 etap sonunda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Başkent Ankara’da görkemli bir finalle sona erecek. İlk kez 1963 yılında “Marmara Turu” adıyla düzenlenen, 1965 yılında uluslararası statü kazanan ve 1966 yılında ise Cumhurbaşkanlığı himayelerine alınan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu; Türk bisikletinin gelişiminde öncü bir rol üstlenerek nice bisiklet sporcusunun yetişmesine ilham olurken, bugün dünya bisikletinin en saygın organizasyonları arasında yer alıyor. Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin “ProSeries” kategorisindeki tek yol bisikleti yarışı olan TUR, 61. yılında da UCI WorldTeam, ProTeam ve Continental Team kategorilerinde dünya bisikletinin güçlü takımlarını ve yükselen yıldızlarını bir araya getirerek dünya bisikletinin önemli aktörlerini ülkemizde ağırlayacak. Ege’den Akdeniz’e, Anadolu’nun kalbine uzanan yolculuk T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 61.yılında Ege’nin incisi İzmir’in gözde ilçesi Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını birbirine bağlayan benzersiz bir rota sunuyor. Aydın, Marmaris, Fethiye, Kemer ve Antalya üzerinden ilerleyen yarış, Ege’nin tarih ve doğayla iç içe yollarından Akdeniz’in eşsiz kıyılarına ve nihayet 3 Mayıs günü İç Anadolu’nun ve Türkiye’nin kalbi Başkent Ankara’ya uzanıyor. Bu rota, yalnızca sportif bir parkur değil; Türkiye’nin doğal zenginliğini, kültürel mirasını ve coğrafi çeşitliliğini milyonlarca izleyiciye ve uluslararası yayınlarla tüm dünyaya taşıyan güçlü bir anlatı niteliği taşıyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: Çeşme’den Ankara’ya 8 gün, 8 Etap, 1201 km 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 26 Nisan–3 Mayıs 2026 tarihleri arasında koşulacak parkuru; Çeşme, Aydın, Marmaris, Kıran, Fethiye, Patara, Kemer, Antalya, Feslikan ve Ankara start ve finiş noktalarıyla Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini kapsıyor. Çeşme’den başlayan yarış; Ege ve Akdeniz’in eşsiz doğasında zorlu etaplarla ilerlerken, büyük finalini Ankara’da yaparak başkentte bisiklet heyecanını zirveye çıkmayı hedefliyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: 1. Etap: 26 Nisan 2026 Çeşme-Aydın 203,1 km 2. Etap: 27 Nisan 2026 Aydın-Marmaris 158,0 km 3. Etap: 28 Nisan 2026 Marmaris-Kıran 129,2 km 4. Etap: 29 Nisan 2026 Marmaris-Fethiye 128,0 km 5. Etap: 30 Nisan 2026 Patara-Kemer 196,7 km 6. Etap: 1 Mayıs 2026 Antalya-Feslikan 130,0 km 7. Etap: 2 Mayıs 2026 Antalya-Antalya 149,5 km 8. Etap: 3 Mayıs 2026 Ankara-Ankara 105,1 km Başkent Ankara, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu rotasında 2026 yılında Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 61 yıllık tarihinde uzun bir aradan sonra Başkent Ankara’yı yeniden rotasına dahil ederek anlamlı bir yolculuğa imza atıyor. Organizasyona adını veren Cumhurbaşkanlığı makamı ile Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun merkezinin bulunduğu Ankara, bu adımla birlikte TUR’un tarihsel ve kurumsal hafızasında özel bir konuma yerleşiyor. Avrupa Yol Bisikleti Şampiyonası’ndan, Gran Fondo organizasyonlarına, TBMM önünde sona eren kurtuluş yolu temalı bisiklet turlarına, ulusal ve uluslararası birçok bisiklet etkinliğine ev sahipliği yapan Ankara; Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere bisiklet stratejilerinin şekillendiği kurumlara ev sahipliği yapması ve güçlü altyapı yatırımlarıyla öne çıkıyor. Cumhuriyetin başkenti Ankara’nın TUR rotasına eklenmesi; Anıtkabir’den Birinci Meclis’e, Atatürk Orman Çiftliği’nden Cumhurbaşkanlığı’na başkentin tarihi ve modern kent dokusuna uzanan simgesel durakların, milyonlarca izleyiciye tanıtılması için güçlü bir fırsat sunuyor. Ankara etabı, TUR’un ulusal bütünlüğünü pekiştirirken, başkentin tarihi ve kültürel dokusunu küresel vitrine taşıyan stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60+1 Vizyonu İle Bisikletin Geleceğine Yatırım Yapıyor Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Ankara’da sona ermesi, yalnızca bir etap finali değil; Türk bisikletinin geçmişi ile geleceği arasında kurulan sembolik bir köprü niteliği taşıyor. Bu kapsamda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Ankara’da, Türkiye Bisiklet Federasyonu altyapı gelişim programı olan Bisiklet Parkı ve Bisiklet Okulu projesinin tanıtımı yapılacak. Program; çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun her kesimi için bisikletin tabana yayılmasını hedefleyen, geleceğin bisikletçilerine yatırım niteliği taşıyan kalıcı bir miras olarak hayata geçirilecek. Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun gelecek vizyonu; altyapıdan elit seviyeye uzanan, veriye dayalı yetenek taraması, uluslararası standartlarla uyumlu performans yönetimi ve sürdürülebilir sporcu gelişim modelleriyle şekilleniyor. Bu vizyonun en güçlü taşıyıcılarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir yarış değil; geçtiği her etapta gençlere, çocuklara ve yerel bisiklet topluluklarına ilham veren, Türk bisikletinin tabana yayılmasını destekleyen stratejik bir gelişim platformu olarak konumlanıyor. Ege’den Akdeniz’e, oradan İç Anadolu’nun kalbine uzanan TUR rotası; okul temelli taramalardan Sporcu Eğitim Merkezleri’ne, Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri’nden UCI takımları yapılanmasına uzanan bütüncül sistemle birleşerek, geleceğin bisikletçilerinin keşfedilmesine ve yetiştirilmesine katkı sağlıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun yarattığı bu görünürlük ve ilham etkisi, Türk bisikletinin uluslararası rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefleyen uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor. 2025’te Tarihi Rekor: Küresel Yayın ve İletişim Gücü Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60. Yılında yalnızca sportif başarılarıyla değil, Türkiye’nin uluslararası tanıtımına sağladığı güçlü katkıyla da tarihi bir rekora imza attı. TUR 2025; 190 ülke ve bölgede, 848 milyon haneye ulaşarak Türkiye’nin spor, kültür, turizm ve yaşam tarzı değerlerini dünya vitrinine taşıdı. Yarış boyunca ekrana yansıyan şehirler, doğal güzellikler ve kültürel miras, bisiklet sporu aracılığıyla Türkiye’nin çok katmanlı hikâyesini küresel izleyiciyle buluşturdu. TRT Spor ve Eurosport başta olmak üzere 65 televizyon kanalı, 28 dijital platform ve uluslararası ajanslar aracılığıyla yayınlanan organizasyon, 429 saatlik yayın süresiyle dünya ekranlarında yer aldı. 60.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, karasal ve dijital yayınların yanı sıra 30’a yakın havayolunun uçak içi eğlence sistemleri üzerinden de izleyicilerle buluşarak Türkiye’nin küresel görünürlüğünü daha da güçlendirdi. Sadece Bir Yarış Değil, Türkiye’nin Küresel Tanıtım Platformu Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir spor organizasyonu değil; Türkiye’nin eşsiz doğal güzelliklerini, kültürel mirasını ve saklı hazinelerini dünyaya tanıtan güçlü bir platform olma özelliği taşıyor. Sprint ve zirve finişleriyle her etapta farklı sportif özelliklere sahip bisikletçilerin öne çıktığı rota, TUR’un geçtiği her şehirde festival coşkusu yaşatırken, etaplardaki izleyiciler ve ekran başındaki milyonlarca spor tutkununu ortak bir heyecanda buluşturuyor. Dev Organizasyonun Gücü: Sahadaki TUR Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, sahadaki organizasyon gücüyle de dikkat çekiyor. Takımlar, medya temsilcileri, UCI ve UCI komiserleri, hakemler, gönüllüler ve sağlık ekipleri dâhil olmak üzere 1.000’in üzerinde görevli organizasyonda yer alıyor. 400’e yakın takım ekibi, güvenlik ve sağlık unsurları, 350’ye yakın araçtan oluşan konvoy, 80 kişilik TV çekim ekibi, 2 helikopter ve 1 uçakla desteklenen canlı yayın altyapısı sayesinde TUR, 8 gün boyunca hem sahada hem de dünya ekranlarında kesintisiz olarak takip ediliyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60.yılında unutulmaz yarış hikayelerine imza attı Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılında, Akdeniz’den Ege’ye uzanan zorlu ve efsaneleşen rotalar, dünya bisikletinin en güçlü isimlerini kıran kırana bir mücadelede buluşturdu. Deniz seviyesinden dağ zirvelerine uzanan etaplarda, yağmurlu hava koşulları, uzun tırmanışlar ve teknik finişler, genel klasman mücadelesini son güne kadar taşıdı. Bu yüksek tempolu yarışta Hollandalı yıldız Wout Poels (XDS Astana), deneyimi, tırmanış gücü ve stratejik aklıyla rakiplerine üstünlük kurarak TUR 2025 genel klasman şampiyonu oldu. Poels’un tur boyunca sergilediği istikrarlı performans, yalnızca turkuaz mayoyu değil, aynı zamanda tırmanış etaplarında gösterdiği hakimiyetle kırmızı mayoyu da beraberinde getirdi. Bu şampiyonluk; Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun, yalnızca görsel açıdan değil, sportif zorluk ve rekabet seviyesi bakımından da dünya bisikletinin en prestijli rotaları arasında yer aldığını bir kez daha ortaya koydu. TUR 2025’te yazılan bu hikaye hem sporcular hem de izleyiciler için unutulmaz bir yarış destanı olarak hafızalara kazındı. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu UCI Kategorileri ve ProSeries Bilgi Notu · 2006: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI takviminde 2.2 kategorisinde yer aldı. · 2008: Organizasyon, “Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu” adıyla UCI takviminde 2.1 kategorisinde düzenlendi. Aynı yıl TRT ve Eurosport başta olmak üzere önemli spor kanallarında ilk kez canlı yayınlandı. · 2010: TUR, UCI takviminde 2.HC (Hors Catégorie) seviyesine yükseldi. İstanbul zamana karşı etabıyla başlayan yarış, tüm etapları HD kalitesinde yayınlanan ilk TUR olma unvanını kazandı. · 2017 – 2019: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI WorldTour (2.UWT) kategorisinde düzenlendi. · 2020: Dünya genelinde yaşanan Covid-19 pandemisi nedeniyle yarış düzenlenemedi. · 2021 – 2022: UCI tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ProSeries yapısı kapsamında TUR, ilk kez 2021 yılında UCI ProSeries (2.Pro) kategorisinde düzenlendi. · 2023: Organizasyon, UCI takviminde 2.1 kategorisinde yer aldı. · 2024 – 2025: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI ProSeries kategorisinde gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı

Ege Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alarak liderliğini sürdürdü. İlk üç sektör su ürünleri, hububat ve kuru meyve Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılında ihracatını yüzde 6’lık artışla 1 milyar 880 milyon dolardan 1 milyar 999 milyon dolara yükseltti ve 2 milyar dolar barajının sadece 1 milyon dolar uzaklığında kalarak Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ihracat şampiyonu oldu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü Balıkesir, Aydın, Muğla ve Uşak’ta en çok ihracat yapan tarım sektörü olmayı başardı. Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ikinci sıranın yeni sahibi hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu. 2024 yılındaki 889 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılında yüzde 27’lik artışla 1 milyar 128 milyon dolara çıkaran hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü kuru meyve sektörünü geçerek zirvenin ikinci basamağına yerleşti. Sektör yüzde 27’lik ihracat artış hızıyla da Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran tarım sektörü oldu. İklim krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri olan kuru meyve sektörünün ihracatı 2025 yılında yüzde 3 sınırlı düşüşle 1 milyar 123 milyon dolardan 1 milyar 87 milyon dolara gerilese de 1 milyar doları aşan sektörler arasında yerini korudu. Kuru meyve sektörü, Manisa ve Aydın’da ihracat liderliğini sürdürdü. İzmir, Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına yaptı İzmir, 4 milyar 401 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına gerçekleştirdi. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 4 basamak yükseldi İzmir’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sırayı 760 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü aldı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2024 yılında 560 milyon dolar olan ihracatını yüzde 36 geliştirdi ve beşinci sıradan dört basamak yükselerek zirveye tırmandı. İhracatını yüzde 6’lık artışla 665 milyon dolardan 704 milyon dolara ilerleten tütün sektörü ikinci sırada yer alırken, üçüncü sırada ihracatını yüzde 8 artırarak 600 milyon dolardan 649 milyon dolara ulaşan kuru meyve sektörü yer aldı. Tarım ürünleri ihracatında Muğla, Manisa’yı geçti Su ürünleri ihracatının başkenti Muğla, 2025 yılında tarım ürünleri ihracatını yüzde 20’lik artışla 893 milyon dolardan 1 milyar 73 milyon dolara taşıdı. Muğla bu başarısıyla hem Manisa’yı geçti hem de tarihinde ilk kez 1 milyar dolar barajını aşma başarısı gösterdi. Muğla’da su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracatını yüzde 22 geliştirerek 814 milyon dolardan 992 milyon dolara yükseltti ve Muğla’nın tarım ürünleri ihracatının yüzde 92’sini tek başına gerçekleştirdi. Kuru meyve sektörü Manisa’nın tarım ürünleri ihracatında zirvede Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Manisa, 2025 yılında 991 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 239 milyon dolarla zirvedeki yerini korudu. Manisa’nın tarım ürünleri ihracatına Meyve sebze mamulleri sektörü 228 milyon dolar, hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 201 milyon dolar, tütün sektörü 138,5 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 60 milyon dolar katkı sağladı. Denizli her gün 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etti Denizli, 2024 yılında 347 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatını 2025 yılında 5 ileri taşıdı ve 365 milyon dolara çıkardı. Denizli, bu performansıyla 2025 yılının her günü 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etme başarısı gösterdi. Denizli’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sıraya 162 milyon dolarlık ihracatla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü adını yazdırdı. İkincilik 70 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün olurken, üçüncü basamakta 30 milyon dolarla kuru meyve sektörü yer aldı. Aydın’ın lezzetleri 322 milyon dolar kazandırdı Evliya Çelebi’nin “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye tasvir ettiği Aydın, 2025 yılında 322 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 166 milyon dolarlık ihracatla tarım ürünleri ihracat şampiyonluğuna yeni bir halka ekledi. Aydın’ın tarım ürünleri ihracatına meyve sebze mamulleri sektörü 68 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 51 milyon dolar katkı sağladı. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını zeytinyağı aşağı çekti 2025 yılında Ege Bölgesi’nde tarım ürünleri ihracatında en keskin düşüş Balıkesir’de yaşandı. 2024 yılında 316 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç eden Balıkesir, 2025 yılında yüzde 20’lik kayıp yaşadı ve 252 milyon dolara düştü. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatı sektörler bazında irdelendiğinde düşüşün zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracat performansındaki kayıptan kaynaklı olduğu göze çarpıyor. Balıkesir’den 2024 yılında 63,4 milyon dolar olan zeytin ve zeytinyağı ihracatının 2025 yılında yüzde 77’lik sert düşüşle 14,6 milyon dolara çakıldığı görülüyor. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 153 milyon dolarlık ihracatla Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını domine etmesi sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 Milyon Dolarlık   Yatırım Finansmanı    Haber

Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 Milyon Dolarlık  Yatırım Finansmanı  

5 yıl vadeli, %9.5 kupon oranına sahip tahvil ihracında yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1.2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık %65 oldu. Adm Elektrik Dağıtım, uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı yaptı. Adm Elektrik Dağıtım’ın ilk kez gerçekleştirdiği ihraç işlemi 5 yıl vadeli ve %9.5 kupon oranına sahip. İrlanda borsası Euronext Dublin’de işlem görecek tahvilin ihracında, hisse senedinden birinci derecede sorumlu finans kuruluşları Morgan Stanley ve Citigroup oldu. Yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1.2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık %65 oldu. Böylece işlem, ihraç büyüklüğünün yaklaşık 2.4 katına ulaşarak güçlü ve yüksek kaliteli bir talep tabanıyla sonuçlandı. Adm Elektrik Dağıtım, ihraçtan elde edilen finansmanı büyük oranda bölgedeki altyapı yatırım harcamaları (CAPEX) için kullanacak. “5 yılda 2 milyar doların üzerinde yatırım yapacağız” Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, Eurobond ihracıyla ilgili şunları söyledi: “Gdz Elektrik Dağıtım şirketimiz için 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz 500 milyon dolarlık Eurobond ihracının ardından, Adm Elektrik Dağıtım şirketimiz için de uluslararası piyasalarda hayata geçirdiğimiz bu işlemi de başarıyla tamamlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Küresel yatırımcılardan gelen yüksek ve nitelikli talep, dağıtım iş kolumuzun finansal gücüne ve uzun vadeli yatırım yaklaşımımıza duyulan güvenin önemli bir göstergesi oldu. Elde edilen kaynağı yatırım harcamaları ve bilanço yapımızı daha da sağlamlaştırmak için kullanacağız. Önümüzdeki 5 yılda dağıtım grubu şirketlerimiz ile; Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve İzmir şehirlerine 2 milyar doların üzerinde elektrik dağıtım şebekesi yatırımı gerçekleştireceğiz. Bölgemize yapacağımız bakım bütçesini yaklaşık 3 katına çıkardık. Bu 5 şehirdeki iyileştirme faaliyetleri için de 5 yılda yaklaşık 500 milyon dolar bütçe ayırdık. Ülkemizin enerji altyapısına uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

JYSK'un Türkiye Büyümesi Aydın'dan Devam Ediyor Haber

JYSK'un Türkiye Büyümesi Aydın'dan Devam Ediyor

1.238 metrekarelik alanına sahip yeni mağaza, markanın "Herkes İçin Harika Bir İskandinav Teklifi" sunma hedefini Ege Bölgesi'ne taşıyor. 2026 yılı sonuna kadar mağaza sayısını 18'e çıkarmayı planladıklarını belirten JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan, "Türkiye pazarında çok güçlü bir potansiyel görüyoruz. Doğru lokasyonları belirledikçe yatırımlarımızı hızlandırarak büyümemizi sürdüreceğiz" dedi. 1979 yılında aile şirketi olarak kurulan Danimarka merkezli JYSK, bugün 50 ülkede 3.600'den fazla mağazasıyla faaliyet gösterirken, "uyku ve yaşam alanlarında herkes için harika bir İskandinav teklifi sunma" misyonunu Türkiye'deki büyüme stratejisi kapsamında Ege bölgesine taşıyor. İskandinav "hygge" yaşam anlayışını yansıtan ev ve yaşam ürünleriyle Türkiye pazarında son iki yılda güçlü bir büyüme ivmesi yakalayan JYSK, Mayıs 2023'te girdiği Türkiye pazarında İstanbul ve Bursa'daki yatırımlarının ardından Marmara Bölgesi dışına açılarak doğrudan yatırımla 9'uncu mağazasını Aydın Ops Mall'da hizmete açtı. Toplam 1.238 metrekarelik alana sahip yeni mağaza; ev dekorasyonundan mobilyaya, ev tekstilinden uyku ürünlerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle modern, sade ve fonksiyonel İskandinav tasarımlarını uygun fiyatlarla sunuyor. Ferah mağaza kurgusu ve kullanıcı dostu yerleşimiyle ziyaretçilerine konforlu ve erişilebilir bir alışveriş deneyimi yaşatmayı hedefliyor. Türkiye Ev ve Yaşam Pazarında Güçlü Bir Potansiyel Sunuyor Türkiye'de pazarın büyüme potansiyeline inandıklarını vurgulayan JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan, "Ülkemiz 85 milyonu aşan nüfusu, genç demografik yapısı ile yüksek evlilik ve konut üretim oranları, ev ve yaşam kategorisindeki markalar için güçlü bir potansiyel sunuyor. Biz de bu potansiyele inanarak hem mağazalarımızda hem de tedarik zincirlerimizde yerel istihdam yaratmaya devam ediyoruz. Yatırımlarımızla ülkemize, halkımıza ve faaliyet gösterdiğimiz şehirlere değer katmayı sürdüreceğiz. Marmara Bölgesi dışındaki ilk mağazamız olan Aydın, bu stratejide önemli bir rol üstlenirken; Kuşadası, Adapazarı, Tekirdağ, Muğla, İzmir ve Ankara gibi şehirler de büyüme planlarımızda öncelikli lokasyonlar arasında yer alıyor" dedi. "İskandinav Yaşam Tarzını Ege'ye Taşımanın Heyecanını Yaşıyoruz" İskandinav yaşam tarzını Ege'ye taşıdıkları için büyük bir heyecan duyduklarını belirten Tezcan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aydın mağazamız, markamızın Türkiye'deki büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olacak. Fonksiyonellik, sadelik ve şıklığı bir araya getiren İskandinav anlayışını yansıtan mağazamız; ilham veren köşeleri, özel aydınlatmaları ve sıcak renklerdeki kaplama ve döşemeleriyle müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyacak şekilde tasarlandı. Ürün kategorilerimizi tamamlayıcı ihtiyaçlara hızlı ve kolay çözüm sunacak biçimde planladık. Kaliteli, estetik ve erişilebilir fiyatlı ürünlerimizle her yaşam alanına farklı bir dokunuş katmayı amaçlıyoruz. Ayrıca FSC sertifikalı ahşap ürünlerimizle kaliteden ödün vermeden sürdürülebilirliği de önceliklendiriyoruz."

Kuru Meyve Sektörü 2025’i Masaya Yatırdı Haber

Kuru Meyve Sektörü 2025’i Masaya Yatırdı

Kuru meyve ihracatında yüzde 55’lik paya sahip olan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nda sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. İzmir’de Swissotel’de düzenlenen toplantının açılış konuşmasını Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık yaptı. “Son 3 yıldır iklim krizinin etkilerini yakıcı bir şekilde hissediyoruz” diye söze başlayan Işık, “Kuru kayısıda rekolte bu sezon 100 bin tondan 5 bin tona geriledi. Kuru üzüm rekoltesi 3 yılda 320 bin tondan 165 bin tona geldi. Kuru incirde rekoltemiz 90 bin tondan 70 bin tona indi. İklim krizinin etkileriyle ürünlerimizde verim kaybı sorunları yaşıyoruz. İthalatçılar tedbir alma yoluna gitti. Küresel ısınma uzmanların değerlendirmelerine göre devam edecek. Bir risk yönetimi gerekiyor. Ülke olarak hareket etmeliyiz” diye konuştu. İklim krizinin olumsuz etkilerinin tüm dünyada yaşandığına vurgu yapan Başkan Işık şöyle devam etti: “Geçen ay Güney Afrika’ya 65. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’na gittik. Güney Afrika’da da benzer durumu gördük. Güney Afrika’da Ar-Ge çalışmalarına devam ediyor, farklı kuru üzüm çeşitlerinde 2-3 ay boyunca kademeli olarak hasat edilecek farklı türler geliştiriyor ve çeşitli kuru üzüm tipleri de üreterek farklı dönemlerde pazara girebiliyorlar. Tarım ve Orman Bakanımız Aydın’a gelme sözü verdi Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret ettiklerini ve sektörün gündemindeki konuları arz ettiklerini aktaran Işık, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kuru incir gündemiyle Aydın’ı ziyaret etme sözü verdiğini paylaştı. Işık, “Tarım ve Orman Bakanımızla kuru incir özelinde yapılabilecek projeleri belirlemek üzere Aydın’da bir araya geleceğiz. Tarım ve Orman Bakanlığı’yla ortak politikalar geliştirmeye devam edeceğiz. Kuru meyve stoğumuzu kalite ve fiyat açısından yönetemiyoruz. Bakanlıklar, üniversiteler ve özel sektör iş birliği yaparak sorunlarımızı çözebiliriz. Devlet olmadan yeşil mutabakat kaynaklarından yararlanamayız. Üniversiteler de işin içinde olmazsa projeler güdük kalıyor. Biz ihracatçılar olarak 2025 yılında kuru incirde kaliteyi artırmak için 1.400 ton aflatoksinli ve küflü kuru inciri imha ettik. Dünya’da bunun başka bir örneği yok. Bu projemizle Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) Sürdürebilirlikte Mükemmellik Ödülünü kazandık. Biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapıyoruz ama tüm üretim altyapısını uygun hale getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nda, Kuru Meyvelerde Gıda Güvenliği başlıklı birinci oturumda; Moderatörlüğü EKMMİB Başkanı Mehmet Ali Işık üstlenirken, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halis Kaya, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, Codex Alimentarius Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Betül Vazgeçer, Türkiye’nin AB Daimî Temsilciliği 2021-2025 Dönemi Tarım Müşaviri Şahika Gülizar Atılgan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan söz aldı. Kuru İncir Değer Zinciri isimli ikinci oturumda EKMMİB Başkan Yardımcısı Yusuf Gabay moderatörlüğü üstlenirken, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Özkul, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü Mühendisi Mümin Güngör ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan görüşlerini paylaştı. “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nın son oturumu Kuru Üzüm&Kuru Kayısı Değer Zinciri başlığıyla düzenlendi. Bu oturumda moderatörlüğü EKMMİB Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür yaparken, EKMMİB Denetim Kurulu Üyesi Erkan Geyik, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Selçuk Karabat ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan kuru üzüm ve kuru kayısının değer zincirini artıracak ipuçlarını verdiler.

Konut Satış Fiyatları Kasım Ayında %28,4 Arttı Haber

Konut Satış Fiyatları Kasım Ayında %28,4 Arttı

Verilere göre, kasım ayında Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %28,4 aylık bazda ise %2,7 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %2,7 aylık bazda ise %1,0 düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 37 bin 202 TL iken, ortalama konut fiyatı ise 4,7 milyon TL oldu. Konut yatırımının geri dönüş süresi 14 yıl olarak hesaplandı. Konut satış adetlerine baktığımızda kasım ayında 141 bin 100 adet konut satıldığı görülüyor. Bu rakam ile konut satış adedi geçen senenin kasım ayına göre %7,8 oranında azaldı. 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde ise konut satışları geçen senenin aynı dönemine göre %13,3 arttı 1 milyon 434 bin 133 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,4 oranında azalarak 21 bin 499 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %15,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Kasım döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %53,5 oranında artarak 207 bin 519 oldu. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapora ilişkin şunları söyledi: “Endeksa verileri, hem satış hem de kira tarafında fiyatların nominal olarak artmaya devam ettiğini ancak enflasyondan arındırıldığında reel düşüşün sürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, konut piyasasında fiyat artış hızının yavaşladığı ve daha dengeli bir yapının oluştuğuna işaret ediyor. Konut satışları Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre sınırlı bir yavaşlama gösterse de Ocak-Kasım döneminde toplam satışlar %13,3 artış kaydetti. Özellikle ipotekli konut satışlarının aynı dönemde %53,5 artması, kredi kanalının yeniden devreye girdiğini ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde konut kredisi faizlerinde beklenen düşüşle birlikte piyasada hareketliliğin daha da artmasını bekliyoruz.” En fazla değer artışı olan iller: Diyarbakır, Samsun ve Çanakkale Endeksa verilerine göre, kasım ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yatırımcıya en çok kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır, Samsun ve Çanakkale oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %48,7 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %12,6 olarak hesaplandı. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 143 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4,8 milyon TL. Samsun’da ise konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %41,3 iken reel değer artışı %7,1 seviyesinde. Samsun’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 32 bin 995 TL, ortalama konut fiyatı 3,8 milyon TL oldu. Çanakkale’de konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %39,2 reel değer artışı ise %5,5 oldu. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 49 bin 93 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,8 milyon TL. En çok konut satışının olduğu ilk 30 içinde satılık konut fiyatlarının bir yılda en az yükseldiği iller ise sırasıyla Hatay, Muğla ve Aydın oldu. Hatay’da satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %14,9 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %12,9 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 25 bin 76 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,8 milyon TL. Muğla’da ise satış fiyatları nominal olarak %22,1 yükselirken reel olarak %7,5 oranında düştü. Türkiye genelindeki en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 77 bin 107 TL, ortalama konut fiyatı ise 9,8 milyon oldu. Aydın’da konut satış fiyatları nominal olarak %22,9 yükselirken reel olarak %6,9 düştü. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 49 bin 224 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,6 milyon TL. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında birinci Türkiye’nin en büyük 4 ili arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla yükseldiği il Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %35,6 olurken, reel bazda %2,8’lik bir artış yaşandı. Başkentte konut metrekare fiyatı 33 bin 399 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,3 milyon TL’ye yükseldi. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %30,2 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında fiyatlarda %1,3 düşüş gözlendi. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 56 bin 978 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,5 milyon TL oldu. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %26,0 nominal artış gösterirken reel olarak %4,6 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 47 bin 543 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,9 milyon TL olarak kaydedildi. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %27,1 olurken reelde %3,7 düşüş yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 31 bin 906 TL, ortalama satış fiyatı ise 4,2 milyon TL. Türkiye genelinde kiralar %27,5 arttı Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık bazda %27,5 yükselirken aylık bazda ise aynı kaldı. Enflasyon etkisinden arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,4, bir önceki aya göre ise reelde %1,8 düşüş kaydetti. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 228 TL, ortalama kira ise 24 bin 898 TL seviyesinde.

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu Haber

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu

Ege İhracatçı Birlikleri'nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin 10 aylık ihracatı ise yüzde 2’lik artışla 35 milyar 827 milyon dolardan 36 milyar 464 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi, 10 aylık dönemde Türkiye’nin 224,5 milyar dolarlık ihracatından yüzde 16,23 pay aldı. İzmir ihracatını en çok artıran ikinci il oldu İzmir, 2024 yılı ekim ayında 1 milyar 756 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılı ekim ayında yüzde 10’luk artışla 1 milyar 929 milyon dolara çıkardı ve Türkiye genelinde İstanbul ve Kocaeli’nden sonra en çok ihracat yapan üçüncü il oldu. İzmir, ekim ayında yakaladığı 173 milyon dolarlık ihracat artışıyla da ihracatını en çok artıran ikinci il olmayı başardı. İzmir’in ihracatında öne çıkan ürünler 418 milyon 157 bin dolarla Mineral yakıtlar, mineral yağlar faslı olurken, Kazanlar, makinalar faslı 192 milyon 595 bin dolar ve Demir ve çelik faslı 180 milyon 545 bin dolar ihracata imza attı. İzmir en fazla ihracatı 198 milyon 422 bin dolarla Almanya’ya yaparken, ikinci sırada 135 milyon 126 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Zirvenin üçüncü basamağına İspanya 124 milyon 710 bin dolarlık ihracatla adını yazdırdı. Ekim ayında Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Uşak Eylül ayında Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni olan Uşak, bu unvanını Ekim ayında da korudu. Uşak, 2024 yılı ekim ayında 42 milyon 700 bin dolar olan ihracatını, 2025 yılının aynı ayında yüzde 44’lük artışla 61,4 milyon dolara yükseltti. Uşak, son iki ayda kırdığı ihracat rekorlarıyla 10 aylık dönemde ihracatını eksiden artıya döndürmeyi de başardı. Uşak’ın 10 aylık dönemdeki ihracatı yüzde 4,3’lük artışla 365,8 milyon dolardan 381,6 milyon dolara ilerledi. Manisa’nın ihracatındaki gerileme sürüyor Ege Bölgesi’nde İzmir’den sonra en çok ihracat yapan ikinci il konumundaki Manisa’nın ihracatı yüzde 7’lik düşüşle 740 milyon dolardan 687,5 milyon dolara geriledi. Manisa’nın 10 aylık ihracatı da yüzde 2’lik azalışla 6,3 milyar dolardan 6,1 milyar dolara indi. Denizli’nin ihracatı 4,5 milyar doları aşacak 2025 yılında başarılı bir ihracat performansı ortaya koyan Denizli, ekim ayında ihracatını yüzde 8’lik artışla 382 milyon dolardan 412 milyon dolara taşıdı. Denizli’nin 2025 yılının ocak – ekim döneminde ihracatı yüzde 6’lık gelişimle 3,5 milyar dolardan 3,75 milyar dolara ilerledi. Denizli başarı grafiğini 2025 yılının kalan iki ayında da sürdürürse yıl sonunda ihracatı 4,5 milyar doları aşacak. Aydın, Muğla ve Kütahya artı, Balıkesir ve Afyonkarahisar eksi yazdı Ege Bölgesi’nde ekim ayında Aydın, Muğla ve Kütahya’nın ihracatı artı yazarken, Balıkesir ve Afyonkarahisar’ın ihracatı eksi yazdı. Aydın’ın ihracatı yüzde 4,5’luk artışla 186 milyon dolardan 194,8 milyon dolara çıktı. Muğla ekim ayında ihracatını yüzde 12’lik gelişimle 117,5 milyon dolardan 131,3 milyon dolara taşıdı. Kütahya ihracatını yüzde 3’lük artışla 88 milyon dolardan 90,4 milyon dolara yükseltti. Balıkesir’in ihracatı ekim ayında yüzde 4’lük azalışla 220,5 milyon dolar olurken, Afyonkarahisar yüzde 4’lük kayıp yaşadı ve 48,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Afyonkarahisar’ın ihracatı ekim ayında eksi yazsa da 10 aylık dönemde 586 milyon dolar olan ihracatını yüzde 23’lük artışla 720 milyon dolara taşıdı ve 10 aylık dönemde Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olma başarısı gösterdi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.