Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#B2B

Kapsül Haber Ajansı - B2B haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, B2B haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2025’te Sektörel Yayıncılık Trendleri Haber

2025’te Sektörel Yayıncılık Trendleri

Bir ekonomi haberi artık yalnızca ekonomi sayfasında yaşamıyor. Aynı gelişme, yatırımcı bültenine veri notu olarak giriyor, kurumsal iletişim ekiplerinin gündemine itibar başlığı olarak düşüyor, sektörel portallarda ise karar destek içeriğine dönüşüyor. Tam da bu nedenle sektörel yayıncılık trendleri, yalnızca medyanın kendi iç dinamiklerini değil; şirketlerin görünürlüğünü, kurumların anlatı gücünü ve okurun karar alma hızını da doğrudan etkiliyor. Genel haber akışının gürültüsü içinde uzmanlaşmış yayıncılık alanları daha görünür hale geldi. Savunma sanayii, enerji dönüşümü, lojistik, tarım teknolojileri, yapay zeka ve sürdürülebilirlik gibi başlıklar artık niş olmaktan çıktı. Bu alanlarda içerik üreten mecralar, yalnızca haber veren değil; bağlam kuran, gelişmeleri sınıflandıran ve profesyonel okur için sinyal üreten platformlara dönüşüyor. Sektörel yayıncılık trendleri neden hızlandı? Bu dönüşümün arkasında birkaç temel kırılma var. İlki, karar verici okurun zamanının daralması. CEO’lar, yatırım ekipleri, editörler, kurumsal iletişim birimleri ve kamu tarafındaki paydaşlar her başlığı takip edemiyor. Bu yüzden onlar için değerli olan şey, daha fazla içerik değil; daha seçilmiş, daha sınıflandırılmış ve daha hızlı tüketilebilir içerik. İkinci kırılma, sektörlerin kendi iç gündeminin karmaşıklaşması. Örneğin enerji haberciliğinde artık sadece kapasite artışı ya da yatırım haberi yetmiyor. Regülasyon, finansman modeli, karbon etkisi, tedarik zinciri ve teknoloji altyapısı aynı haber evreninin parçası haline geldi. Benzer durum savunma, yapay zeka ve lojistik için de geçerli. Bu karmaşıklık, yüzeysel haber akışını yetersiz bırakıyor. Üçüncü unsur ise dağıtım modelindeki değişim. İçerik tek bir mecra için üretilmiyor. Aynı haber internet gazetesi, mobil bildirim, video kısa formatı, bülten özeti, sosyal medya kartı ve kurumsal paylaşım metni olarak farklı katmanlarda dolaşıyor. Bu da yayıncılıkta hem editoryal hem teknik bir yeniden yapılanma gerektiriyor. Genel habercilikten dikey uzmanlığa geçiş Son yılların en net eğilimi, dikey medya yapılarının güçlenmesi oldu. Çünkü sektör odaklı yayıncılık, okuyucunun niyetine daha iyi cevap veriyor. Savunma sanayiini takip eden bir profesyonel, genel haber sitesinde bu alana ilişkin dağınık birkaç başlık görmek yerine, tedarik zinciri, ihracat, platform geliştirme, kamu alımları ve uluslararası iş birlikleri gibi alt kırılımları düzenli biçimde izlemek istiyor. Bu ihtiyaç, içerik üreticilerini de değiştiriyor. Artık yalnızca hızlı olmak yetmiyor; konuya hakim olmak, terminolojiyi doğru kullanmak ve gelişmenin sektörel sonucunu okuyabilmek gerekiyor. Kısa vadede bu uzmanlaşma maliyet yaratabilir. Daha nitelikli editör, daha güçlü kategori yönetimi ve daha dikkatli doğrulama süreci gerekir. Ancak orta vadede sadık okur, daha uzun sayfa değeri ve daha yüksek yeniden kullanım potansiyeli üretir. Burada kritik nokta şu: Dikeyleşme, daralmak anlamına gelmiyor. Doğru kurulduğunda tam tersine etkisi daha geniş oluyor. Çünkü iyi bir sektör haberi aynı anda yatırımcıyı, tedarikçiyi, gazeteciyi, kurum sözcüsünü ve araştırmacıyı besleyebiliyor. Hız tek başına yetmiyor, bağlam gerekiyor Dijital habercilikte hız hala belirleyici. Fakat sektörel yayıncılık trendleri içinde öne çıkan asıl fark, hız ile bağlamın birlikte sunulması. Okur artık “ne oldu” sorusunun yanına “neden önemli” ve “kime etkisi var” sorularının da ilk bakışta yanıtını görmek istiyor. Bu nedenle kısa haber formatı bile eskisi kadar yalın kalamıyor. İyi paketlenmiş bir sektör içeriğinde gelişmenin ölçeği, piyasaya etkisi, kurumlara yansıması ve bir sonraki adım potansiyeli yer almalı. Özellikle ekonomi, enerji ve teknoloji gibi alanlarda bağlam sunmayan haber hızla tüketiliyor ama kalıcı değer üretmiyor. Bunun yayıncı açısından anlamı açık: İçerik üretimi sadece haber geçmek değil, bilgi mimarisi kurmak. Başlık, spot, ara başlık ve veri kutusu gibi unsurlar bir arada çalışmalı. Profesyonel okur için okunabilirlik, sadece dil sadeleşmesiyle değil; bilginin doğru sırayla sunulmasıyla oluşuyor. Çoklu format dönemi: Metin, video, görsel ve veri birlikte çalışıyor Sektörel medyada tek formatlı yayın anlayışı geride kalıyor. Özellikle B2B ve kurumsal okur kitlesinde içerik, kullanılabilir olduğu ölçüde değerli. Bu yüzden haber metninin yanında fotoğraf galerisi, kısa video, yönetici görüşü, infografik ve gerektiğinde çok dilli sunum giderek standart hale geliyor. Buradaki eğilim yalnızca görsellik değil. Asıl mesele, içeriğin yeniden paketlenebilir olması. Bir savunma sanayii haberi internet sitesi için ayrı, LinkedIn paylaşımı için ayrı, e-bülten için ayrı, medya iş ortakları için ayrı biçimde değerlendiriliyor. Aynı çekirdek bilginin farklı kullanım senaryolarına uyarlanması, yeni yayıncılık modelinin merkezinde. Bu noktada telifsiz ve yeniden kullanılabilir içerik yapıları ayrıca önem kazanıyor. Özellikle yerel dijital gazeteler, sektörel portallar ve yoğun haber akışı yöneten editör ekipleri için profesyonel hazırlanmış, güvenilir ve hızlı yayımlanabilir içerik büyük operasyonel avantaj sağlıyor. Kapsül Haber Ajansı gibi bu ihtiyaca odaklanan yapılar, yalnızca içerik sağlayıcı değil; yayın akışını sürdürülebilir kılan bir altyapı ortağı rolü üstleniyor. Yapay zeka etkisi: Üretim hızlanıyor, editoryal değer daha da kritikleşiyor Yapay zeka, sektörel yayıncılıkta en çok konuşulan başlıklardan biri. Ancak burada iki farklı kullanım alanını ayırmak gerekiyor. İlki operasyonel kullanım. Transkript çıkarma, özetleme, etiketleme, başlık varyasyonu üretme, arşiv tarama ve çok dilli adaptasyon gibi süreçlerde yapay zeka ciddi zaman kazandırıyor. İkinci alan ise editoryal üretim. Burada tablo daha dikkatli okunmalı. Yapay zeka, veri yoğun sektörlerde ilk taslak ya da yardımcı katman olarak işlev görebilir. Fakat regülasyon, yatırım, savunma, enerji veya kamu politikası gibi hassas alanlarda editoryal süzgeç olmadan yayımlanan içerik ciddi güven sorunu yaratır. Çünkü sektörel okur, genel okura göre hata toleransı daha düşük bir profildir. Bu yüzden yeni denklem şöyle kuruluyor: Yapay zeka hız sağlar, editör güven üretir. Kazanan yayıncılar, bu ikisini çatıştırmak yerine doğru iş bölümüne oturtanlar olacak. Özellikle uzman muhabirlik, kaynak doğrulama ve bağlam kurma becerisi yakın dönemde daha değerli hale gelecek. Güven, erişimden daha stratejik bir metrik haline geliyor Trafik elbette önemini koruyor. Ancak sektörel yayıncılıkta asıl değer, kimin okuduğu ve içeriğe ne amaçla geldiği sorusunda yatıyor. On binlerce rastgele görüntülenme ile yüzlerce karar verici erişimi aynı şey değil. Bu nedenle yayıncılar artık sadece hacim değil, nitelikli erişim üretmeye odaklanıyor. Bu eğilim içerik seçimlerini de etkiliyor. Magazinleşmiş başlıklar kısa süreli dikkat yaratabilir; fakat kurumsal okur için güvenilirlik kaybı yaratma riski yüksektir. Özellikle yatırım, üretim, ihracat, teknoloji yatırımı ve kamu ilişkileri ekseninde yayın yapan mecralarda tonun net, ölçülü ve doğrulanmış olması gerekiyor. Aynı durum kurumlar açısından da geçerli. Şirketler artık görünür olmak kadar, doğru bağlamda görünür olmayı önemsiyor. Bir açıklamanın hangi mecra tarafından, nasıl bir editoryal çerçeve içinde yayımlandığı marka algısını doğrudan etkiliyor. Veri destekli editoryal yaklaşım öne çıkıyor Sektör haberciliğinde sezgi önemli, ama tek başına yeterli değil. Hangi başlıkların daha çok okunduğu, hangi sektörlerin gün içi farklı saatlerde öne çıktığı, hangi formatların yeniden kullanım oranını artırdığı gibi veriler editoryal planlamanın parçası haline geldi. Burada ince bir denge var. Veriye bakarak sadece popüler olana yönelmek, yayın kalitesini zayıflatabilir. Özellikle geleceği şekillendiren ama henüz geniş kitle ilgisi üretmeyen başlıklarda editoryal öngörü gerekir. Yapay zeka politikaları, yeşil dönüşüm yatırımları, tedarik güvenliği veya tarım teknolojileri gibi alanlar bazen bugünün değil yarının trafik başlıklarıdır. Güçlü yayıncılık, veri ile öngörüyü birlikte yönetebildiğinde fark yaratır. Yeni rekabet alanı: Dağıtım kabiliyeti İyi içerik üretmek artık başlangıç noktası. Asıl rekabet, o içeriğin doğru hedef kitleye ne kadar hızlı ve ne kadar uygun formatta ulaştırıldığı alanında yaşanıyor. Sektörel yayıncılıkta e-posta bültenleri, mobil uyumluluk, sosyal medya kartları, video kırpmaları ve çok dilli sunumlar dağıtım kabiliyetinin parçaları haline geldi. Burada özellikle kurum haberleri ile gazetecilik içeriği arasındaki çizgi dikkatle korunmalı. Yayıncı, dağıtımı güçlendirirken editoryal bağımsızlık ve haber değeri filtresini kaybetmemeli. Aksi halde platform, sektör yayını olmaktan çıkıp ilan panosuna dönüşebilir. Uzun vadede bu en büyük risklerden biridir. Önümüzdeki dönemde kazanan model, hız, güven, uzmanlık ve yeniden kullanılabilirlik eksenlerini aynı çatı altında birleştiren yayıncılık olacak. Sektörel okur daha seçici, kurumlar daha görünür olma arayışında ve medya operasyonları daha yoğun. Böyle bir tabloda içerik artık yalnızca yayımlanan bir ürün değil; iş zekâsı, itibar ve erişim arasında kurulan stratejik bir altyapı. Bu altyapıyı doğru kuran yayıncılar, gündemi izleyen değil, gündeme yön veren tarafta konumlanacak.

Otomotiv Satış Sonrası Sektörünün Kalbi İstanbul’da Attı Haber

Otomotiv Satış Sonrası Sektörünün Kalbi İstanbul’da Attı

Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle, “Otomotiv satış sonrası pazarına 25 yıllık liderlik” mottosuyla 19–22 Mayıs tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Automechanika Istanbul 2026, dört gün boyunca küresel otomotiv satış sonrası endüstrisini İstanbul’da buluşturdu. 41 ülkeden yaklaşık 1.400 katılımcı firma ile 130 farklı ülkeden 51.127 ziyaretçinin yer aldığı fuar, uluslararası ticaret hacmi ve yeni nesil mobilite odağıyla dikkat çekti. Elektrikli araç teknolojilerinden sürdürülebilir mobilite çözümlerine, eklemeli üretim uygulamalarından dijital servis ekosistemlerine kadar sektörün dönüşümünü şekillendiren başlıkların öne çıktığı fuar; yüksek uluslararası katılım oranı, kurulan stratejik iş birlikleri ve yoğun B2B trafiğiyle bölgesel ölçekteki lider konumunu daha da güçlendirdi. Otomotiv satış sonrası sektörünün bölgedeki en büyük uluslararası buluşması olan Automechanika Istanbul, 25’inci yılında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde yoğun katılım ve güçlü ticaret hacmiyle tamamlandı. Çeyrek asırlık sektör deneyimini yeni nesil mobilite vizyonuyla bir araya getiren fuar; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya başta olmak üzere geniş bir coğrafyadan üretici, distribütör, satın almacı ve sektör profesyonellerini buluşturdu. 41 ülkeden yaklaşık 1.400 katılımcı firmanın yer aldığı Automechanika Istanbul 2026, dört gün boyunca 130 farklı ülkeden 51.127 ziyaretçiyi ağırladı. 40 bin metrekareyi aşkın net stant alanında gerçekleştirilen fuarda; elektrikli araç teknolojileri, yeni nesil bakım-onarım çözümleri, sürdürülebilir mobilite uygulamaları, eklemeli üretim teknolojileri ve dijitalleşme odaklı servis modelleri sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Fuarda gerçekleştirilen birebir iş görüşmeleri, uluslararası satın alma temasları ve yeni distribütörlük bağlantıları; Türkiye’nin otomotiv satış sonrası endüstrisindeki üretim gücünü ve bölgesel ticaretteki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu. Deneyim alanları ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü Automechanika Istanbul 2026 kapsamında hayata geçirilen özel deneyim alanları, alışılmış bir fuar içeriğinden çok daha fazlasını sundu. Automechanika Academy oturumlarında sürdürülebilirlik, tedarik zinciri dönüşümü ve aftermarket ekosisteminin geleceği sektörün önde gelen isimleri tarafından değerlendirildi. Automechanika Detailing Arena by Olex, canlı uygulamalar ve yarışmalarla yoğun ilgi görürken; eklemeli üretim teknolojilerine odaklanan özel alan, otomotiv üretim süreçlerinde hız, maliyet avantajı ve tasarım esnekliği sağlayan yeni nesil çözümleri sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Premium Event Alanı’nda üniversite ekiplerinin geliştirdiği araç projeleri, performans araçları ve eleman.net iş birliğiyle düzenlenen kariyer alanı ise fuarın teknoloji, yetenek ve inovasyonu aynı platformda bir araya getiren yapısını güçlendirdi. Automechanika Istanbul 2026 fuarında dikkat çeken bir diğer etkinlik olan, Edding katkılarıyla ve sanatçı Cem Güventürk’ün yönetmenliğindeki Araç Boyama Etkinliği ise Salon 10’da ziyaretçilere tam anlamıyla “renkli” bir deneyim yaşattı. Innovation4Mobility by Bakırcı alanında, servis ve eğitim süreçlerinde yaşanan dijital dönüşüm öne çıktı Automechanika Istanbul 2026'da en dikkat çeken alanlardan biri de Innovation4Mobility by Bakırcı oldu. Bu alanda sektördeki dijital dönüşümün örneklerinden biri de servis ve eğitim süreçlerinde öne çıktı. Innovation4Mobility by Bakırcı alanında ziyaretçiler; dijitalleşen servis süreçlerinden servis yönetiminin geleceğine, gövde onarımı ve hasar tespitindeki yeni standartlardan boya teknolojilerine, araç muayene sistemlerinden elektrikli araç servis çözümleri ve sürüş güvenliği teknolojilerine kadar sektörün dönüşümüne yön veren yenilikçi uygulamaları yakından deneyimleme fırsatı buldu. Automechanika Istanbul, partnerleriyle ve katılımcılarıyla gücüne güç kattı Automechanika Istanbul 2026, küresel ölçekte sektörün dönüşümüne yön veren güçlü partnerlik yapısıyla da dikkat çekti. Teknoloji ve inovasyon alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan ZF Aftermarket, yeni nesil servis konsepti ZF [pro]Tech’in Türkiye lansmanını fuar kapsamında gerçekleştirirken; MAHLE, YANMAR, Hartridge, Bakırcı ve IBIS gibi uluslararası partnerler de sürdürülebilir mobilite, atölye teknolojileri ve aftermarket çözümleri odağındaki katkılarıyla fuarın küresel etki alanını güçlendirdi. Ayrıca bu yıl fuarda ilk kez yer alan APRA Europe, otomotiv sektöründeki yeniden üretim konusunu fuarın gündemine taşıdı ve yarattığı farkındalık ile ziyaretçilerin ilgisini çekti. Automechanika Istanbul 2026 kapsamında, uzun yıllardır fuara katılım sağlayan katılımcı firmalarımıza ise plaket takdimi gerçekleştirildi. Automechanika Istanbul 2027 yılında, yine TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 26’ncı kez kapılarını açacak Türkiye'nin en büyük uluslararası ticaret fuarı ve otomotiv satış sonrası endüstrisinin bölgedeki en büyük buluşması Automechanika Istanbul, dört gün boyunca İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde yoğun iş bağlantılarına, sektörel temaslara ve yeni iş birliklerinin gerçekleşmesine katkı sundu. Automechanika Istanbul 25’inci yılında, yüksek uluslararası katılım oranı, geniş ürün ve hizmet çeşitliliği, teknoloji odaklı deneyim alanları ve güçlü ticaret ağıyla Türkiye’nin küresel otomotiv satış sonrası endüstrisindeki stratejik konumunu daha da pekiştirdi. Hem katılımcı firmalar hem de fuarı ziyaret eden profesyonellerin niteliğiyle sadece Türkiye’nin ve çevre ülkelerin değil, dünyanın önde gelen fuarlarından biri olduğunu gösteren Automechanika Istanbul, 2027’de İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım’da Yeni Dönem Haber

Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım’da Yeni Dönem

Teknoloji dağıtımı ve kurumsal çözümler alanında faaliyet gösteren Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım A.Ş., organizasyonel yapısında gerçekleştirdiği değişimle yönetim kadrosunu yeniden yapılandırdı. Şirket, bu dönüşümle birlikte hem operasyonel çevikliğini artırmayı hem hızla değişen teknoloji pazarında rekabet gücünü daha ileri taşımayı amaçlıyor. Yeni dönem kapsamında Boğaziçi Bilişim’in yönetim kadrosunda Ünal Masalcı, Yönetim Kurulu Başkanı (Chairman of the Board); Gürkan Şengil, Genel Müdür (CEO); Can Göver, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Taner Kapucu da Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev alacak. Güçlü İş Ortaklıklarıyla Genişleyen Ekosistem Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım A.Ş., geniş iş ortaklığı ağıyla da sektördeki konumunu sağlamlaştırmaya devam ediyor. Yeni dönem vizyonunun en önemli adımlarından birini ise TP Vision ile hayata geçirilen stratejik iş birliği oluşturuyor. Bu iş birliği kapsamında Boğaziçi Bilişim, Türkiye’de Philips TV ve Philips Ambilight TV kategorilerinde satış ve pazarlama süreçlerinin yönetimini üstleniyor. Yeni iş modeli doğrultusunda satış, pazarlama iletişimi, ürün konumlandırma, kanal yönetimi, ticari planlama ve saha icrası süreçleri Boğaziçi Bilişim tarafından yürütülürken, tüm çalışmalar TP Vision’ın küresel ürün stratejisi ve marka standartlarıyla uyum içinde sürdürülecek. Söz konusu yapı; perakende ve iş ortağı ekosisteminde operasyonel verimliliği artırmayı, uçtan uca tüketici deneyimini güçlendirmeyi ve marka konumlandırmasını daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Şirketin mevcut çözüm ortakları arasındaysa Philips TV’nin yanı sıra Philips Ses, Philips Aksesuar, Dyson (B2B), Ugreen, Black & Decker, Peaq, Koenic ve iFFALCON (B2B) gibi güçlü markalar yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜGİK’te Yeni Dönem Haber

TÜGİK’te Yeni Dönem

Genel kurul sonrası değerlendirmelerde bulunan TÜGİK Başkanı Arda Yurtsever, konfederasyonun yeni dönemde daha güçlü bir iletişim ağı kurmayı ve üyeler arasındaki ticareti artırmayı hedeflediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz TÜGİK’i sadece toplantılar yapan bir yapı olarak değil, üyelerimizin birbirleriyle iş yaptığı, birbirine danıştığı ve birbirine yol açtığı güçlü bir iş dünyası platformu haline getirmek istiyoruz. Farklı şehirlerden ve sektörlerden gelen iş insanlarımızın aynı çatı altında olması büyük bir güç. Bu gücü doğru kullanarak üyelerimiz arasında ticareti artıran, iş birliğini büyüten ve ortak projeler üreten bir TÜGİK hedefliyoruz. Bu dönemin en önemli başlığı birlik, beraberlik ve dayanışma olacak.” Genel kurulun ardından TÜGİK tarafından düzenlenen B2B ve iş birliği organizasyonu kapsamında, Türkiye’nin farklı illerinden gelen iş insanları bir araya geldi. Etkinlik süresince kurulan stant alanlarında üye dernekler ve firmalar faaliyetlerini tanıtma fırsatı bulurken, gün boyunca iş görüşmeleri ve networking toplantıları gerçekleştirildi. Farklı sektörlerden firmalar arasında yeni iş bağlantılarının kurulduğu organizasyonda, ortak projeler ve ticari iş birlikleri üzerine önemli temaslar sağlandı. Etkinlik, gala gecesi ile sona erdi. TÜGİK yönetimi, önümüzdeki dönemde üyeler arasında ticareti ve iş birliğini artırmaya yönelik organizasyonlara ağırlık verileceğini ve konfederasyonun iş dünyasında daha etkin bir platform haline gelmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de Haber

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de

TURAB’tan yapılan açıklamada küresel ticaret zirvesi ile Mersin’i küresel ticaretin aktif merkezlerinden biri haline getirmeye hazırlandıkları belirtildi. TURAB tarafından düzenlenen “Küresel Ticaretin Yeni Ufukları: Türk-Arap ve AB İş Dünyası için Fırsatlar ve Yönelimler” Zirvesi, 15 Nisan 2026 tarihinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilecek kapsamlı programıyla uluslararası iş dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Üst Düzey Katılım Sağlandı Programın saat 10:00’da başlayacak açılış bölümünde TURAB Genel Başkanı Fahri Kuş’un yanı sıra, Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can ile Dış Temsilcilikler Daire Başkanı Evren Subaşı’nın yer alacağı bildirildi. Açılışta, Türkiye’nin yurt dışı ticaret teşkilatı, ticaret müşavirlikleri ve küresel ticaret ağlarına ilişkin kapsamlı bir sunum yapılacağı ifade edilirken, Mersin Valisi Atilla Toros’un da programa teşrif etmesinin beklendiği kaydedildi . Dokuz Ülke İçin Ayrı Ayrı Ticaret Masası Zirve kapsamında ABD, Polonya, Hindistan, Güney Afrika, Tunus, Gana, Fildişi Sahili, Sırbistan ve Bosna Hersek olmak üzere 9 ülkeye yönelik özel oturumlar gerçekleştirilecek. Her ülke için ayrı panel düzenleneceği programda, ticaret müşavirleri, sektör temsilcileri ve uluslararası iş geliştirme uzmanlarının sahadaki deneyimlerini paylaşacağı belirtildi. ABD panelinin hibrit bağlantı ile yapılacağı, diğer ülke sunumlarının ise deneyim ve beklenti odaklı olarak gerçekleştirileceği ifade edilirken, moderatörlüğü TURAB Genel Sekreteri Yasemin Taş’ın üstleneceği bildirildi . Panel yapısının klasik sunum formatından farklı olarak tasarlandığına dikkat çekilen programda, bazı ülke oturumlarının eski ticaret müşavirleri, bazı sunumların ise pazara giriş ve büyüme stratejileri uzmanları tarafından gerçekleştirileceği belirtildi. Bu yaklaşımın, katılımcılara doğrudan uygulanabilir ticaret bilgisi sunmayı hedeflediği vurgulandı . Hazırlanan ülke analiz raporunda da Mersin’in lojistik altyapısı, üretim kapasitesi ve dış pazarlara erişim gücünün ön plana çıkarıldığı, panelin bu potansiyeli somut ticari iş birliklerine dönüştürmeyi amaçladığı ifade edildi. Raporda, organizasyonun ticaret heyetlerinin oluşturulması ve yatırım temaslarının başlatılması açısından kritik bir rol üstleneceği kaydedildi . Zirveye Yoğun İlgi Kayıtlar Doldu Etkinliğe yönelik ilginin yüksek olduğu, kayıtlı katılımcı sayısının arttığına dikkat çeken aöıklamada Adana, Nevşehir ve Kocaeli gibi farklı illerden yatırımcıların programa dahil olduğu, Mersin genelinde ise yoğun bir katılım beklendiği ifade edildi . Mersin Ticaretinin Yeni Eşiği Panel sonunda yapılacak genel değerlendirme oturumunda, ülke bazlı ticari eşleşmeler, B2B heyet planları ve detaylı ülke raporlarının paylaşılacağı belirtildi. Yetkililer, etkinliğin ardından Mersin merkezli yeni ticaret ağlarının oluşmasının ve uluslararası iş birliklerinin hız kazanmasının beklendiğini ifade etti . Genel değerlendirmelerde ise Mersin’in yalnızca bir liman kenti değil; üretim, depolama, işleme ve dağıtım kapasitesi yüksek çok boyutlu bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çekilirken, bu panelin kenti küresel ticaret ağlarına daha güçlü şekilde entegre edecek önemli bir eşik olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yayıncılar Neden Hazır Haber Kullanır? Haber

Yayıncılar Neden Hazır Haber Kullanır?

Bir dijital yayın masasının en kritik sorusu çoğu zaman içerik fikri değil, içerik akışının nasıl sürdürüleceğidir. Tam da bu nedenle yayıncılar neden hazır haber kullanır sorusu, yalnızca operasyonel bir tercih değil, doğrudan büyüme, görünürlük ve editoryal verimlilik meselesidir. Özellikle gün içinde çok sayıda kategori beslemek zorunda olan internet gazeteleri, sektörel yayınlar ve kurumsal medya platformları için hazır haber, boşluk dolduran bir araç değil, planlı yayıncılığın temel bileşenlerinden biridir. Yayıncılar neden hazır haber kullanır? Hazır haberin temel değeri hızdan gelir, ancak konu yalnızca hız değildir. Bir yayıncı için önemli olan, güncel gelişmeleri zamanında yayınlamak, okur karşısında sürekli görünür kalmak ve bunu sürdürülebilir bir maliyet yapısıyla yapabilmektir. Kendi muhabir ağı sınırlı olan, her sektörde uzman editör bulunduramayan ya da gün boyu yüksek hacimli içerik üretmek zorunda kalan platformlar için hazır haber bu üç ihtiyacı aynı anda karşılar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hazır haberin çoğu zaman yanlış biçimde değerlendirilmesidir. Dışarıdan bakıldığında bu model yalnızca içerik temini gibi görünebilir. Oysa pratikte mesele çok daha stratejiktir. Yayıncı, hazır haber sayesinde yalnızca bir metin almaz; haber dili kurulmuş, başlığı netleştirilmiş, yayın akışına uygun hale getirilmiş ve çoğu zaman görsel destekle güçlendirilmiş bir editoryal ürün alır. Hız avantajı neden belirleyici hale geldi? Dijital medyada gecikme, çoğu zaman görünürlük kaybı demektir. Özellikle ekonomi, teknoloji, enerji, savunma sanayii, tarım ve lojistik gibi haber değeri yüksek alanlarda birkaç saatlik fark bile okur trafiğini, arama görünürlüğünü ve sosyal dağılımı etkileyebilir. Bu yüzden yayıncılar, haberi sıfırdan üretmek ile hazır ve yayınlanabilir içerik kullanmak arasında sürekli bir kaynak planlaması yapar. Hazır haber burada ciddi bir zaman tasarrufu sağlar. Editörler saha takibi, yazım, doğrulama, başlık üretimi ve görsel eşleştirme gibi her adımı baştan kurmak zorunda kalmaz. Bunun yerine içerik seçimi, son okuma, kurum politikalarına uyum ve yayın zamanlaması üzerine odaklanırlar. Bu ayrım küçük görünse de yoğun akışta çok büyük fark yaratır. Hızın bir başka boyutu da kategori derinliğidir. Genel haber siteleri yalnızca manşetlerle yetinemez. Ekonomi, iş dünyası, girişimcilik, sürdürülebilirlik, yapay zeka ya da şirket duyuruları gibi alanlarda düzenli akış sunmak gerekir. Hazır haber kullanımı, bu kategorilerin güncel ve canlı kalmasına yardımcı olur. Sadece hızlı olmak yetmez Elbette hızlı yayınlanan her içerik değerli değildir. Hazır haberin işe yaraması için dilin profesyonel, bilginin doğrulanmış ve yayın formatının temiz olması gerekir. Aksi halde yayıncı, zaman kazanırken güven kaybedebilir. Bu nedenle kaliteli haber kaynağı ile düşük standartlı içerik havuzu arasındaki fark son derece önemlidir. Maliyet baskısı yayın kararlarını nasıl etkiliyor? Medya ekonomisi uzun süredir daralan marjlarla çalışıyor. Reklam gelirleri parçalanmış durumda, trafik maliyetleri yükseliyor, nitelikli insan kaynağını sürekli istihdam etmek ise her yayıncı için kolay değil. Bu tabloda hazır haber kullanımı, içerik üretim maliyetini daha öngörülebilir hale getirir. Bir yayın için her başlığı kurum içinde üretmek teoride güçlü bir model gibi görünür, fakat pratikte yüksek personel maliyeti, uzmanlık açığı ve zaman baskısı yaratır. Hazır haber ise özellikle belirli dikeylerde bu yükü azaltır. Yayıncı, iç kaynaklarını özel dosyalara, röportajlara, analizlere ve kendi markasını ayrıştıracak içeriklere ayırırken günlük akışın bir kısmını dış kaynakla destekleyebilir. Bu yaklaşım, editoryal kaliteyi düşürmek zorunda değildir. Tam tersine, doğru kullanıldığında kurum içi ekiplerin daha değerli işlere zaman ayırmasını sağlar. Hazır haber burada ikame değil, kapasite çarpanı işlevi görür. Editoryal süreklilik neden bu kadar önemli? Dijital yayında en zor işlerden biri tek seferlik başarı değil, sürekliliktir. Okur, bir kategoride düzenli içerik gördüğünde o yayını takip etmeye başlar. Arama motorları da benzer şekilde istikrarlı yayın akışını olumlu değerlendirir. Düzensiz içerik üretimi ise hem okur alışkanlığını hem sayfa performansını zayıflatır. Hazır haber, özellikle hafta içi yoğunluğu ile hafta sonu boşluğu arasında denge kurmak isteyen yayıncılar için kritik bir çözümdür. Aynı durum küçük ve orta ölçekli haber siteleri için de geçerlidir. Sınırlı ekiple çalışan yayınlar, her gün her kategoriyi aynı yoğunlukta besleyemez. Hazır haber desteği, bu boşlukların kontrolsüz hale gelmesini önler. Yayıncılıkta ritim en az içerik kalitesi kadar önemlidir. Okur siteye girdiğinde yeni, ilgili ve düzgün kurgulanmış içerik görmek ister. Bu beklentiyi sürdürülebilir biçimde karşılamak, hazır haber kullanımının başlıca nedenlerinden biridir. Sektörel uzmanlık açığı nasıl kapatılıyor? Her editör her alanın uzmanı değildir. Üstelik bugün yayıncıların karşısındaki konu başlıkları giderek daha teknik hale geliyor. Savunma sanayii yatırımları, enerji dönüşümü, yeşil finansman, yapay zeka uygulamaları, üretim teknolojileri ve tarım politikaları gibi alanlarda yüzeysel anlatım yeterli olmuyor. Okur daha net, daha doğru ve daha bağlamsal içerik bekliyor. Bu noktada sektörel odaklı hazır haber kaynakları öne çıkıyor. Çünkü bu içerikler yalnızca güncel bilgiyi taşımakla kalmıyor, aynı zamanda ilgili sektörün terminolojisini, aktörlerini ve dinamiklerini de doğru yansıtıyor. Böylece yayıncı, kendi uzmanlık alanı dışında kalan kategorilerde bile güvenilir bir yayın standardı koruyabiliyor. Özellikle B2B odaklı yayınlarda bu ihtiyaç daha görünür. Kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcılar, karar vericiler ve sektör profesyonelleri genel geçer haber dilinden çok, iş etkisi yüksek bilgiyi arıyor. Hazır haberin değeri burada artıyor çünkü içerik yalnızca okunmak için değil, takip edilen sektörün nabzını tutmak için kullanılıyor. Hazır haber her yayın için aynı sonucu verir mi? Hayır. Sonuç, yayıncının editoryal çizgisine ve içerik seçme disiplinine bağlıdır. Hazır haber kullanmak, otomatik olarak güçlü yayıncılık anlamına gelmez. İçeriğin hangi kategoride, hangi başlık mimarisiyle, hangi yayın sıklığında ve ne tür yerel dokunuşlarla sunulduğu belirleyicidir. Bazı yayıncılar hazır haberi ana akışı beslemek için kullanır. Bazıları ise niş sektörlerde görünürlük artırmak için tercih eder. Kurumsal medya platformları açısından bakıldığında ise hazır haber, kurumsal içerik ile bağımsız gündem arasındaki dengeyi kurmaya yardımcı olabilir. Telifsiz ve ücretsiz içerik modeli neden cazip? Hazır haber kullanımında lisans ve telif konusu doğrudan risk yönetimiyle ilgilidir. Özellikle hızlı büyüyen dijital yayınlarda içerik kaynağının kullanım koşulları net değilse ileride hukuki ve itibari sorunlar doğabilir. Bu nedenle telifsiz ve ücretsiz haber modeli, pek çok yayıncı için yalnızca ekonomik değil aynı zamanda operasyonel güvenlik anlamına gelir. Net kullanım çerçevesi sunan içerikler, editoryal ekiplerin daha rahat hareket etmesini sağlar. Böylece yayıncı, bir haberi kullanırken hem bütçe hem hak yönetimi açısından daha öngörülebilir bir sistem kurar. Bu yapı özellikle çok sayıda haber giren, farklı kategoriler yöneten ve yüksek hacimli yayın yapan platformlar için önemlidir. Bu modelin güçlü çalışabilmesi için içerik kalitesinin ücretsiz olmasına rağmen profesyonel standardı koruması gerekir. Aksi halde maliyet avantajı, marka değerinde erimeye dönüşebilir. Nitelikli ajans desteği bu yüzden belirleyicidir. Hazır haber marka kimliğini zayıflatır mı? Bu kaygı gerçek ama mutlak değil. Evet, yalnızca hazır haberle ilerleyen ve hiçbir editoryal farklılaşma üretmeyen bir yayın zamanla benzeşme riski yaşar. Fakat dengeli kullanımda tablo değişir. Hazır haber, temel akışı taşırken yayıncı kendi yorum gücünü özel haber, analiz, röportaj, yerel veri ve kurum içi dosyalarla inşa edebilir. Asıl mesele oran yönetimidir. Tüm yayını dış kaynakla kurmak başka bir şeydir, haber akışını ölçeklemek için hazır içerikten yararlanmak başka. Güçlü yayıncılar genelde ikinci yolu seçer. Böylece hem yayın ritmini korur hem de ayırt edici editoryal kimliğini kaybetmez. Bu nedenle hazır haber kullanımı bir zayıflık göstergesi olarak değil, modern dijital yayıncılığın kaynak yönetimi aracı olarak okunmalıdır. Nitekim bugün birçok yayın için mesele daha fazla içerik üretmekten çok, doğru içeriği doğru anda ve doğru formatta yayımlamaktır. Yayıncılar hangi durumda hazır habere daha çok yönelir? Yeni büyüyen haber siteleri, sınırlı kadrolu sektörel yayınlar, kurumsal medya platformları ve kategori genişletmek isteyen dijital gazeteler hazır habere daha fazla ihtiyaç duyar. Özellikle ekonomi, sanayi, teknoloji ve kurumsal gelişmeler gibi düzenli akış gerektiren alanlarda bu ihtiyaç daha net hissedilir. Bu noktada Kapsül Haber Ajansı gibi telifsiz ve ücretsiz içerik sağlayan yapılar, yayıncıların haber akışını daha esnek biçimde yönetmesine destek olur. Değer yalnızca içerik hacminde değil, iş dünyası ve stratejik sektörler odağında sunulan yayınlanabilir formatta ortaya çıkar. Hazır haber, iyi yayıncılığın kısa yolu değildir. Ama doğru kaynakla kullanıldığında iyi yayıncılığın temposunu koruyan güçlü bir araçtır. Yayıncının asıl avantajı da burada başlar: Enerjisini yetişme telaşına değil, editoryal tercih kalitesine ayırabildiği anda.

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı Haber

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak Haber

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek Haber

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek

Daha önce Grup bünyesinde kurulan Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş. (Logo Ödeme), açık bankacılıkla ilgili yeni regülasyonlar kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) faaliyet izni aldı. Logo Grup, uzun yıllardır sürdürdüğü fintek faaliyetlerini genişletiyor. Grup bünyesine kurulan ve ödeme hizmetleri (6493 SK, 12/1-f,g) alanında faaliyet gösterecek olan Logo Ödeme, TCMB’den faaliyet izni aldı. Kurumsal müşterilerin açık bankacılık ihtiyaçlarını karşılamayı ve bankacılık süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Logo Ödeme, verimlilik odaklı ürünler sunacak. “Doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz” Logo Ödeme’nin, uzun yıllardır fintek alanında edindikleri deneyim üzerine inşa edildiğini söyleyen Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Finansal hizmetler sektörü, yeni teknolojilerin ve regülasyonların etkisiyle sürekli dönüşüyor ve gelişiyor. Bu kapsamda biz de uzun yıllardır devam ettirdiğimiz öncü fintek çalışmalarımızı yeni regülasyonlar ile uygun hale getiriyoruz. Lisans genişletme olmaksızın regülasyonlar sonrası doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz. Faaliyet izni başvurumuzun kabul edilmesiyle Logo Ödeme, 40 yılı aşkın Logo tecrübesi ve güvencesiyle ödeme kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayacak. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve gelişimini ön planda tutan bir yaklaşımla hareket ederken, açık bankacılık alanında katma değerli hizmet sunmak isteyen firmalara da temsilcilik vermeyi planlıyoruz. Logo ERP’nin yanı sıra farklı ERP çözümleri ve yazılımlarla entegre bir şekilde hizmet vereceğiz. Fintek alanındaki ayak izimizin genişlemesiyle Logo Grup’un SaaS gelirlerini önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Fintek alanını odağına aldı Logo Grup, fintek alanındaki inovasyona öncülük etmek ve yenilikçi çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla geçtiğimiz aylarda fintek faaliyetlerini Finansal Teknolojiler İş Birimi altında konumlandırdı. Yapılanmayla birlikte global teknoloji trendleri arasında yer alan fintek alanındaki çalışmalar tek çatı altında toplanarak bu alanda yeni bir odak oluşturuldu. Küresel çapta yükselen bir trend olan gömülü finans yatırımlarını da büyüten şirket, işletmelere tüm finansal servisleri tek noktadan sunarak B2B dünyasında bu alanın lideri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.