Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#B2B

Kapsül Haber Ajansı - B2B haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, B2B haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜGİK’te Yeni Dönem Haber

TÜGİK’te Yeni Dönem

Genel kurul sonrası değerlendirmelerde bulunan TÜGİK Başkanı Arda Yurtsever, konfederasyonun yeni dönemde daha güçlü bir iletişim ağı kurmayı ve üyeler arasındaki ticareti artırmayı hedeflediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz TÜGİK’i sadece toplantılar yapan bir yapı olarak değil, üyelerimizin birbirleriyle iş yaptığı, birbirine danıştığı ve birbirine yol açtığı güçlü bir iş dünyası platformu haline getirmek istiyoruz. Farklı şehirlerden ve sektörlerden gelen iş insanlarımızın aynı çatı altında olması büyük bir güç. Bu gücü doğru kullanarak üyelerimiz arasında ticareti artıran, iş birliğini büyüten ve ortak projeler üreten bir TÜGİK hedefliyoruz. Bu dönemin en önemli başlığı birlik, beraberlik ve dayanışma olacak.” Genel kurulun ardından TÜGİK tarafından düzenlenen B2B ve iş birliği organizasyonu kapsamında, Türkiye’nin farklı illerinden gelen iş insanları bir araya geldi. Etkinlik süresince kurulan stant alanlarında üye dernekler ve firmalar faaliyetlerini tanıtma fırsatı bulurken, gün boyunca iş görüşmeleri ve networking toplantıları gerçekleştirildi. Farklı sektörlerden firmalar arasında yeni iş bağlantılarının kurulduğu organizasyonda, ortak projeler ve ticari iş birlikleri üzerine önemli temaslar sağlandı. Etkinlik, gala gecesi ile sona erdi. TÜGİK yönetimi, önümüzdeki dönemde üyeler arasında ticareti ve iş birliğini artırmaya yönelik organizasyonlara ağırlık verileceğini ve konfederasyonun iş dünyasında daha etkin bir platform haline gelmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de Haber

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de

TURAB’tan yapılan açıklamada küresel ticaret zirvesi ile Mersin’i küresel ticaretin aktif merkezlerinden biri haline getirmeye hazırlandıkları belirtildi. TURAB tarafından düzenlenen “Küresel Ticaretin Yeni Ufukları: Türk-Arap ve AB İş Dünyası için Fırsatlar ve Yönelimler” Zirvesi, 15 Nisan 2026 tarihinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilecek kapsamlı programıyla uluslararası iş dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Üst Düzey Katılım Sağlandı Programın saat 10:00’da başlayacak açılış bölümünde TURAB Genel Başkanı Fahri Kuş’un yanı sıra, Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can ile Dış Temsilcilikler Daire Başkanı Evren Subaşı’nın yer alacağı bildirildi. Açılışta, Türkiye’nin yurt dışı ticaret teşkilatı, ticaret müşavirlikleri ve küresel ticaret ağlarına ilişkin kapsamlı bir sunum yapılacağı ifade edilirken, Mersin Valisi Atilla Toros’un da programa teşrif etmesinin beklendiği kaydedildi . Dokuz Ülke İçin Ayrı Ayrı Ticaret Masası Zirve kapsamında ABD, Polonya, Hindistan, Güney Afrika, Tunus, Gana, Fildişi Sahili, Sırbistan ve Bosna Hersek olmak üzere 9 ülkeye yönelik özel oturumlar gerçekleştirilecek. Her ülke için ayrı panel düzenleneceği programda, ticaret müşavirleri, sektör temsilcileri ve uluslararası iş geliştirme uzmanlarının sahadaki deneyimlerini paylaşacağı belirtildi. ABD panelinin hibrit bağlantı ile yapılacağı, diğer ülke sunumlarının ise deneyim ve beklenti odaklı olarak gerçekleştirileceği ifade edilirken, moderatörlüğü TURAB Genel Sekreteri Yasemin Taş’ın üstleneceği bildirildi . Panel yapısının klasik sunum formatından farklı olarak tasarlandığına dikkat çekilen programda, bazı ülke oturumlarının eski ticaret müşavirleri, bazı sunumların ise pazara giriş ve büyüme stratejileri uzmanları tarafından gerçekleştirileceği belirtildi. Bu yaklaşımın, katılımcılara doğrudan uygulanabilir ticaret bilgisi sunmayı hedeflediği vurgulandı . Hazırlanan ülke analiz raporunda da Mersin’in lojistik altyapısı, üretim kapasitesi ve dış pazarlara erişim gücünün ön plana çıkarıldığı, panelin bu potansiyeli somut ticari iş birliklerine dönüştürmeyi amaçladığı ifade edildi. Raporda, organizasyonun ticaret heyetlerinin oluşturulması ve yatırım temaslarının başlatılması açısından kritik bir rol üstleneceği kaydedildi . Zirveye Yoğun İlgi Kayıtlar Doldu Etkinliğe yönelik ilginin yüksek olduğu, kayıtlı katılımcı sayısının arttığına dikkat çeken aöıklamada Adana, Nevşehir ve Kocaeli gibi farklı illerden yatırımcıların programa dahil olduğu, Mersin genelinde ise yoğun bir katılım beklendiği ifade edildi . Mersin Ticaretinin Yeni Eşiği Panel sonunda yapılacak genel değerlendirme oturumunda, ülke bazlı ticari eşleşmeler, B2B heyet planları ve detaylı ülke raporlarının paylaşılacağı belirtildi. Yetkililer, etkinliğin ardından Mersin merkezli yeni ticaret ağlarının oluşmasının ve uluslararası iş birliklerinin hız kazanmasının beklendiğini ifade etti . Genel değerlendirmelerde ise Mersin’in yalnızca bir liman kenti değil; üretim, depolama, işleme ve dağıtım kapasitesi yüksek çok boyutlu bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çekilirken, bu panelin kenti küresel ticaret ağlarına daha güçlü şekilde entegre edecek önemli bir eşik olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yayıncılar Neden Hazır Haber Kullanır? Haber

Yayıncılar Neden Hazır Haber Kullanır?

Bir dijital yayın masasının en kritik sorusu çoğu zaman içerik fikri değil, içerik akışının nasıl sürdürüleceğidir. Tam da bu nedenle yayıncılar neden hazır haber kullanır sorusu, yalnızca operasyonel bir tercih değil, doğrudan büyüme, görünürlük ve editoryal verimlilik meselesidir. Özellikle gün içinde çok sayıda kategori beslemek zorunda olan internet gazeteleri, sektörel yayınlar ve kurumsal medya platformları için hazır haber, boşluk dolduran bir araç değil, planlı yayıncılığın temel bileşenlerinden biridir. Yayıncılar neden hazır haber kullanır? Hazır haberin temel değeri hızdan gelir, ancak konu yalnızca hız değildir. Bir yayıncı için önemli olan, güncel gelişmeleri zamanında yayınlamak, okur karşısında sürekli görünür kalmak ve bunu sürdürülebilir bir maliyet yapısıyla yapabilmektir. Kendi muhabir ağı sınırlı olan, her sektörde uzman editör bulunduramayan ya da gün boyu yüksek hacimli içerik üretmek zorunda kalan platformlar için hazır haber bu üç ihtiyacı aynı anda karşılar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hazır haberin çoğu zaman yanlış biçimde değerlendirilmesidir. Dışarıdan bakıldığında bu model yalnızca içerik temini gibi görünebilir. Oysa pratikte mesele çok daha stratejiktir. Yayıncı, hazır haber sayesinde yalnızca bir metin almaz; haber dili kurulmuş, başlığı netleştirilmiş, yayın akışına uygun hale getirilmiş ve çoğu zaman görsel destekle güçlendirilmiş bir editoryal ürün alır. Hız avantajı neden belirleyici hale geldi? Dijital medyada gecikme, çoğu zaman görünürlük kaybı demektir. Özellikle ekonomi, teknoloji, enerji, savunma sanayii, tarım ve lojistik gibi haber değeri yüksek alanlarda birkaç saatlik fark bile okur trafiğini, arama görünürlüğünü ve sosyal dağılımı etkileyebilir. Bu yüzden yayıncılar, haberi sıfırdan üretmek ile hazır ve yayınlanabilir içerik kullanmak arasında sürekli bir kaynak planlaması yapar. Hazır haber burada ciddi bir zaman tasarrufu sağlar. Editörler saha takibi, yazım, doğrulama, başlık üretimi ve görsel eşleştirme gibi her adımı baştan kurmak zorunda kalmaz. Bunun yerine içerik seçimi, son okuma, kurum politikalarına uyum ve yayın zamanlaması üzerine odaklanırlar. Bu ayrım küçük görünse de yoğun akışta çok büyük fark yaratır. Hızın bir başka boyutu da kategori derinliğidir. Genel haber siteleri yalnızca manşetlerle yetinemez. Ekonomi, iş dünyası, girişimcilik, sürdürülebilirlik, yapay zeka ya da şirket duyuruları gibi alanlarda düzenli akış sunmak gerekir. Hazır haber kullanımı, bu kategorilerin güncel ve canlı kalmasına yardımcı olur. Sadece hızlı olmak yetmez Elbette hızlı yayınlanan her içerik değerli değildir. Hazır haberin işe yaraması için dilin profesyonel, bilginin doğrulanmış ve yayın formatının temiz olması gerekir. Aksi halde yayıncı, zaman kazanırken güven kaybedebilir. Bu nedenle kaliteli haber kaynağı ile düşük standartlı içerik havuzu arasındaki fark son derece önemlidir. Maliyet baskısı yayın kararlarını nasıl etkiliyor? Medya ekonomisi uzun süredir daralan marjlarla çalışıyor. Reklam gelirleri parçalanmış durumda, trafik maliyetleri yükseliyor, nitelikli insan kaynağını sürekli istihdam etmek ise her yayıncı için kolay değil. Bu tabloda hazır haber kullanımı, içerik üretim maliyetini daha öngörülebilir hale getirir. Bir yayın için her başlığı kurum içinde üretmek teoride güçlü bir model gibi görünür, fakat pratikte yüksek personel maliyeti, uzmanlık açığı ve zaman baskısı yaratır. Hazır haber ise özellikle belirli dikeylerde bu yükü azaltır. Yayıncı, iç kaynaklarını özel dosyalara, röportajlara, analizlere ve kendi markasını ayrıştıracak içeriklere ayırırken günlük akışın bir kısmını dış kaynakla destekleyebilir. Bu yaklaşım, editoryal kaliteyi düşürmek zorunda değildir. Tam tersine, doğru kullanıldığında kurum içi ekiplerin daha değerli işlere zaman ayırmasını sağlar. Hazır haber burada ikame değil, kapasite çarpanı işlevi görür. Editoryal süreklilik neden bu kadar önemli? Dijital yayında en zor işlerden biri tek seferlik başarı değil, sürekliliktir. Okur, bir kategoride düzenli içerik gördüğünde o yayını takip etmeye başlar. Arama motorları da benzer şekilde istikrarlı yayın akışını olumlu değerlendirir. Düzensiz içerik üretimi ise hem okur alışkanlığını hem sayfa performansını zayıflatır. Hazır haber, özellikle hafta içi yoğunluğu ile hafta sonu boşluğu arasında denge kurmak isteyen yayıncılar için kritik bir çözümdür. Aynı durum küçük ve orta ölçekli haber siteleri için de geçerlidir. Sınırlı ekiple çalışan yayınlar, her gün her kategoriyi aynı yoğunlukta besleyemez. Hazır haber desteği, bu boşlukların kontrolsüz hale gelmesini önler. Yayıncılıkta ritim en az içerik kalitesi kadar önemlidir. Okur siteye girdiğinde yeni, ilgili ve düzgün kurgulanmış içerik görmek ister. Bu beklentiyi sürdürülebilir biçimde karşılamak, hazır haber kullanımının başlıca nedenlerinden biridir. Sektörel uzmanlık açığı nasıl kapatılıyor? Her editör her alanın uzmanı değildir. Üstelik bugün yayıncıların karşısındaki konu başlıkları giderek daha teknik hale geliyor. Savunma sanayii yatırımları, enerji dönüşümü, yeşil finansman, yapay zeka uygulamaları, üretim teknolojileri ve tarım politikaları gibi alanlarda yüzeysel anlatım yeterli olmuyor. Okur daha net, daha doğru ve daha bağlamsal içerik bekliyor. Bu noktada sektörel odaklı hazır haber kaynakları öne çıkıyor. Çünkü bu içerikler yalnızca güncel bilgiyi taşımakla kalmıyor, aynı zamanda ilgili sektörün terminolojisini, aktörlerini ve dinamiklerini de doğru yansıtıyor. Böylece yayıncı, kendi uzmanlık alanı dışında kalan kategorilerde bile güvenilir bir yayın standardı koruyabiliyor. Özellikle B2B odaklı yayınlarda bu ihtiyaç daha görünür. Kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcılar, karar vericiler ve sektör profesyonelleri genel geçer haber dilinden çok, iş etkisi yüksek bilgiyi arıyor. Hazır haberin değeri burada artıyor çünkü içerik yalnızca okunmak için değil, takip edilen sektörün nabzını tutmak için kullanılıyor. Hazır haber her yayın için aynı sonucu verir mi? Hayır. Sonuç, yayıncının editoryal çizgisine ve içerik seçme disiplinine bağlıdır. Hazır haber kullanmak, otomatik olarak güçlü yayıncılık anlamına gelmez. İçeriğin hangi kategoride, hangi başlık mimarisiyle, hangi yayın sıklığında ve ne tür yerel dokunuşlarla sunulduğu belirleyicidir. Bazı yayıncılar hazır haberi ana akışı beslemek için kullanır. Bazıları ise niş sektörlerde görünürlük artırmak için tercih eder. Kurumsal medya platformları açısından bakıldığında ise hazır haber, kurumsal içerik ile bağımsız gündem arasındaki dengeyi kurmaya yardımcı olabilir. Telifsiz ve ücretsiz içerik modeli neden cazip? Hazır haber kullanımında lisans ve telif konusu doğrudan risk yönetimiyle ilgilidir. Özellikle hızlı büyüyen dijital yayınlarda içerik kaynağının kullanım koşulları net değilse ileride hukuki ve itibari sorunlar doğabilir. Bu nedenle telifsiz ve ücretsiz haber modeli, pek çok yayıncı için yalnızca ekonomik değil aynı zamanda operasyonel güvenlik anlamına gelir. Net kullanım çerçevesi sunan içerikler, editoryal ekiplerin daha rahat hareket etmesini sağlar. Böylece yayıncı, bir haberi kullanırken hem bütçe hem hak yönetimi açısından daha öngörülebilir bir sistem kurar. Bu yapı özellikle çok sayıda haber giren, farklı kategoriler yöneten ve yüksek hacimli yayın yapan platformlar için önemlidir. Bu modelin güçlü çalışabilmesi için içerik kalitesinin ücretsiz olmasına rağmen profesyonel standardı koruması gerekir. Aksi halde maliyet avantajı, marka değerinde erimeye dönüşebilir. Nitelikli ajans desteği bu yüzden belirleyicidir. Hazır haber marka kimliğini zayıflatır mı? Bu kaygı gerçek ama mutlak değil. Evet, yalnızca hazır haberle ilerleyen ve hiçbir editoryal farklılaşma üretmeyen bir yayın zamanla benzeşme riski yaşar. Fakat dengeli kullanımda tablo değişir. Hazır haber, temel akışı taşırken yayıncı kendi yorum gücünü özel haber, analiz, röportaj, yerel veri ve kurum içi dosyalarla inşa edebilir. Asıl mesele oran yönetimidir. Tüm yayını dış kaynakla kurmak başka bir şeydir, haber akışını ölçeklemek için hazır içerikten yararlanmak başka. Güçlü yayıncılar genelde ikinci yolu seçer. Böylece hem yayın ritmini korur hem de ayırt edici editoryal kimliğini kaybetmez. Bu nedenle hazır haber kullanımı bir zayıflık göstergesi olarak değil, modern dijital yayıncılığın kaynak yönetimi aracı olarak okunmalıdır. Nitekim bugün birçok yayın için mesele daha fazla içerik üretmekten çok, doğru içeriği doğru anda ve doğru formatta yayımlamaktır. Yayıncılar hangi durumda hazır habere daha çok yönelir? Yeni büyüyen haber siteleri, sınırlı kadrolu sektörel yayınlar, kurumsal medya platformları ve kategori genişletmek isteyen dijital gazeteler hazır habere daha fazla ihtiyaç duyar. Özellikle ekonomi, sanayi, teknoloji ve kurumsal gelişmeler gibi düzenli akış gerektiren alanlarda bu ihtiyaç daha net hissedilir. Bu noktada Kapsül Haber Ajansı gibi telifsiz ve ücretsiz içerik sağlayan yapılar, yayıncıların haber akışını daha esnek biçimde yönetmesine destek olur. Değer yalnızca içerik hacminde değil, iş dünyası ve stratejik sektörler odağında sunulan yayınlanabilir formatta ortaya çıkar. Hazır haber, iyi yayıncılığın kısa yolu değildir. Ama doğru kaynakla kullanıldığında iyi yayıncılığın temposunu koruyan güçlü bir araçtır. Yayıncının asıl avantajı da burada başlar: Enerjisini yetişme telaşına değil, editoryal tercih kalitesine ayırabildiği anda.

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı Haber

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak Haber

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek Haber

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek

Daha önce Grup bünyesinde kurulan Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş. (Logo Ödeme), açık bankacılıkla ilgili yeni regülasyonlar kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) faaliyet izni aldı. Logo Grup, uzun yıllardır sürdürdüğü fintek faaliyetlerini genişletiyor. Grup bünyesine kurulan ve ödeme hizmetleri (6493 SK, 12/1-f,g) alanında faaliyet gösterecek olan Logo Ödeme, TCMB’den faaliyet izni aldı. Kurumsal müşterilerin açık bankacılık ihtiyaçlarını karşılamayı ve bankacılık süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Logo Ödeme, verimlilik odaklı ürünler sunacak. “Doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz” Logo Ödeme’nin, uzun yıllardır fintek alanında edindikleri deneyim üzerine inşa edildiğini söyleyen Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Finansal hizmetler sektörü, yeni teknolojilerin ve regülasyonların etkisiyle sürekli dönüşüyor ve gelişiyor. Bu kapsamda biz de uzun yıllardır devam ettirdiğimiz öncü fintek çalışmalarımızı yeni regülasyonlar ile uygun hale getiriyoruz. Lisans genişletme olmaksızın regülasyonlar sonrası doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz. Faaliyet izni başvurumuzun kabul edilmesiyle Logo Ödeme, 40 yılı aşkın Logo tecrübesi ve güvencesiyle ödeme kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayacak. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve gelişimini ön planda tutan bir yaklaşımla hareket ederken, açık bankacılık alanında katma değerli hizmet sunmak isteyen firmalara da temsilcilik vermeyi planlıyoruz. Logo ERP’nin yanı sıra farklı ERP çözümleri ve yazılımlarla entegre bir şekilde hizmet vereceğiz. Fintek alanındaki ayak izimizin genişlemesiyle Logo Grup’un SaaS gelirlerini önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Fintek alanını odağına aldı Logo Grup, fintek alanındaki inovasyona öncülük etmek ve yenilikçi çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla geçtiğimiz aylarda fintek faaliyetlerini Finansal Teknolojiler İş Birimi altında konumlandırdı. Yapılanmayla birlikte global teknoloji trendleri arasında yer alan fintek alanındaki çalışmalar tek çatı altında toplanarak bu alanda yeni bir odak oluşturuldu. Küresel çapta yükselen bir trend olan gömülü finans yatırımlarını da büyüten şirket, işletmelere tüm finansal servisleri tek noktadan sunarak B2B dünyasında bu alanın lideri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye, AGROEXPO 2026 Fuarı’nda Macaristan Ülke Pavilyonu ile Yer Aldı Haber

HEPA Türkiye, AGROEXPO 2026 Fuarı’nda Macaristan Ülke Pavilyonu ile Yer Aldı

HEPA Türkiye, AGROEXPO Fuarı kapsamında; tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları ve sürdürülebilir üretim çözümleri alanlarında yenilikçi ürün ve hizmetler sunan 8 Macar firma ile Macaristan Ülke Pavilyonu çatısı altında fuarda yer aldı. Beş gün süren etkinlik boyunca yaklaşık 100 ikili iş görüşmesi (B2B) gerçekleştirildi; 10’un üzerinde somut iş birliği fırsatı oluşturuldu ve Türkiye ile Macaristan arasında uzun vadeli yeni ticari ortaklıkların temelleri atıldı. Macar firmaların özellikle dijital tarım teknolojileri, verimlilik artırıcı çözümler ve sürdürülebilir hayvancılık uygulamalarına yönelik yenilikçi yaklaşımları, uluslararası ve Türk sektör temsilcileri tarafından yoğun ilgi gördü. Gerçekleştirilen görüşmelerde yalnızca kısa vadeli ticari temaslar değil; teknoloji transferi, distribütörlük anlaşmaları ve ortak yatırım potansiyelleri de kapsamlı şekilde değerlendirildi. AGROEXPO 2026, küresel ölçekte artan gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve iklim odaklı tarım dönüşümü gibi stratejik başlıklar çerçevesinde, Türkiye ile Macaristan arasında sektör bazlı iş birliklerinin güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. Fuar süresince kurulan temaslar, etkinliğin ardından da aktif şekilde sürdürülmekte olup, önümüzdeki dönemde somut başarılara dönüşmesi hedeflenmektedir. HEPA Türkiye, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi ve katma değerli iş birliklerinin artırılması yönündeki çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Octet Türkiye’nin 2026 Odağı Sürdürülebilir Büyüme Haber

Octet Türkiye’nin 2026 Odağı Sürdürülebilir Büyüme

B2B ödeme ve tahsilat çözümleri alanında faaliyet gösteren ve şirketlerin işletme sermayesinin güçlenmesine destek olan Octet Türkiye, 2025 yılında büyüme stratejisini ürün bazlı performans üzerinden şekillendirdi. Şirket, 2025 yılı boyunca ürün portföyü içinde Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) çözümlerinin kullanım alanını genişletti. Geçtiğimiz yıl Octet Türkiye, DBS gelirlerinde %194, TFS gelirlerinde ise %450 oranında artış kaydetti. Elde edilen bu performans, şirketin çoklu banka altyapısı ve B2B odaklı platform yaklaşımının işletmelerin nakit akışı yönetiminde yarattığı etkiyi ortaya koydu. Octet Türkiye’nin Sanal POS çözümleri de 2025 yılı boyunca istikrarlı büyümesini sürdürdü. Sanal POS gelirleri, yıl genelinde %56 oranında artış gösterdi. Bu oran, enflasyonun yaklaşık iki katı seviyesinde bir büyümeye işaret ederken şirketin tahsilat çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı sunduğunu gösterdi. 2026 hedeflerinde güven ve istikrar öne çıkıyor Octet Türkiye, 2026 yılına yönelik stratejik önceliklerini ölçeklenebilir büyüme, regülasyon uyumu ve teknolojik dönüşüm ekseninde şekillendiriyor. Şirket, belirsizliklerin arttığı ekonomik ortamda işletmelerin nakit akışını daha öngörülebilir hale getiren çözümler sunmayı hedefliyor. Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, 2026 perspektifine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026’yı fintek ekosisteminde hızlı büyümeden çok, dayanıklı ve sürdürülebilir yapıların öne çıktığı bir dönem olarak görüyoruz. Octet Türkiye olarak büyümeyi, ürünlerimizin işletmelerin nakit akışına sağladığı somut katkı üzerinden kurguluyoruz. Regülasyonlara uyum ve şeffaflık ise bu yaklaşımın doğal bir parçası.” Ekemen Fidan, 2025’in sektör açısından seçici yatırımların ve güçlü denetim mekanizmalarının öne çıktığı bir dönem olduğuna dikkat çekerek, Octet Türkiye’nin bu süreçte kurumsal şirketler, bayi ağına sahip firmalar ve KOBİ’ler dahil olmak üzere toplam 8 bin 500 müşteriye hizmet sunduğunu hatırlattı. 2026’ya ilişkin beklentilerini de paylaşan Ekemen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde işletmeler için nakit akışının öngörülebilirliği her zamankinden daha kritik hale geliyor. Biz de 2026’yı, işletmelerin finansal esnekliğini merkeze aldığımız bir yıl olarak görüyor; bölgesel yapılanma ve KOBİ segmentine açılımı öncelikli stratejik adımlarımızdan biri olarak konumlandırıyoruz. Özellikle KOBİ segmentinde finansal esnekliğin güçlü bir nakit akışıyla mümkün olduğuna dair farkındalığın artırılmasına odaklanacağız. Bu doğrultuda veri analitiği ve yapay zeka destekli altyapılara yaptığımız yatırımlarla hem mevcut ürünlerimizi güçlendirmeyi hem de ölçeklenebilir büyümeyi desteklemeyi hedefliyoruz. Ekonomik koşulların zorlu olduğunun farkındayız; ancak rotamızı koruyarak B2B odağında ilerlemeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Azerbaycan ve Türkiye Dijital Dönüşümde Bakü’de Buluştu Haber

Azerbaycan ve Türkiye Dijital Dönüşümde Bakü’de Buluştu

İnovasyon ve Dijital Gelişim Ajansı (İRİA), Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ve Sistem Global iş birliği ile 11 Şubat 2026 tarihinde Bakü’de “Azerbaycan – Türkiye İş Forumu: Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Köprüsü” düzenlendi. Azerbaycan ile Türkiye arasında ICT ve dijital dönüşüm alanındaki stratejik iş birliğini güçlendirmek; iki ülkenin teknoloji ekosistemleri, iş dünyası ve kamu kurumları arasında sonuç odaklı ve sürdürülebilir ortaklıkların gelişimine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen etkinliğe, Türkiye ve Azerbaycan’dan yaklaşık 40 ICT şirketi ve her iki ülkeden kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti Dijital Kalkınma ve Ulaştırma Bakan Yardımcısı Samir Memmedov, “Azerbaycan ve Türkiye, dijital gelişime devlet düzeyinde stratejik yaklaşan ülkelerdir. Her iki ülke de dijital teknolojiyi ekonomik büyümenin, kamu yönetiminde verimliliğin ve rekabetçi bir iş ortamının temel dayanaklarından biri olarak görmektedir. Bu forum sayesinde şirketler ve kurumlar sonuç odaklı iş birlikleri geliştirerek mevcut potansiyeli daha da artırabilir” dedi. Ayrıca, forumun resmi bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin Azerbaycan’daki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Birol Akgün, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, İRİA’nın Ticari İşler Baş Yöneticisi Salar İmaməliyev ve Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, Azerbaycan ile Türkiye arasında ICT alanında güçlenen iş birliğinin potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundular. Forum kapsamında düzenlenen panel oturumlarında, Azerbaycan ve Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon ekosistemleri de ele alındı. Dijital dönüşüm, GovTech uygulamaları, yapay zeka, akıllı şehirler ve ICT alanında insan sermayesinin geliştirilmesi gibi başlıklarda uzmanlar görüş alışverişinde bulundu. Forumun ikinci bölümünde ise Türkiye ve Azerbaycan şirketlerinin yanı sıra kamu kurumlarının katılımıyla B2B ve B2G görüşme oturumları düzenlendi. Bu oturumlar kapsamında kamu ve özel sektörde teknolojik çözümler ve yenilikçi yaklaşımlar doğrultusunda potansiyel iş birliği alanları değerlendirildi; yatırım, start up ekosistemi ve teknoloji şirketlerine yönelik için finansman ve gelişim imkanları ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.