Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bae

Kapsül Haber Ajansı - Bae haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bae haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schneider Electric Zirvesi Enerji Ve Yapay Zekâ Gündemiyle BAE’de Gerçekleşti Haber

Schneider Electric Zirvesi Enerji Ve Yapay Zekâ Gündemiyle BAE’de Gerçekleşti

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, kamu temsilcileri, sektör analistleri, müşteriler, iş ortakları, öğrenciler ve basın mensuplarının da aralarında bulunduğu 3.000’i aşkın katılımcıyı bir araya getiren Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika etkinliğini Abu Dhabi’de tamamladı. Zirvede, enerji, yapay zekâ ve endüstriyel yazılımın bütünleşmesinin bölgenin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiği ele alındı. Şirket ayrıca zirve kapsamında, ülkenin endüstriyel yapay zekâyı benimseme ve üreticilerin bu teknolojiye duyduğu güven alanlarında güçlenen liderliğini ortaya koyan BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı. “Enerji Teknolojileriyle Zekâya ve Dayanıklılığa Güç Katmak” temasıyla düzenlenen iki günlük zirve, enerji dönüşümünde giderek belirginleşen bir değişime odaklandı. Bu değişim, enerji arzını karbonsuzlaştırmanın ötesine geçerek yapay zekâ odaklı ekonomik büyümeyi destekleyebilecek akıllı, bağlantılı ve dayanıklı sistemler kurmayı esas alıyor. Bu değişim, hızlı kentleşme, sanayide büyüme ve hızlanan dijitalleşmenin yeni altyapı ihtiyaçları doğurduğu Orta Doğu ve Afrika’yı yeniden şekillendiren daha geniş eğilimleri yansıtıyor. Bölge genelinde kamu ve özel sektör; dayanıklılığı, rekabet gücünü ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla temiz enerjiye, elektrik şebekelerinin modernizasyonuna, yapay zekâya, veri merkezlerine ve endüstriyel teknolojilere yatırım yapıyor. Bunun sonucunda enerji, yazılım ve yapay zekânın bütünleşmesi, ekonomilerin büyümesinde ve kritik altyapıların gelişiminde giderek daha merkezi bir rol üstleniyor. Schneider Electric CEO’su Olivier Blum, şunları söyledi: “Yapay zekânın fiziksel ekonominin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir Zekâ Çağı’na giriyoruz. Yapay zekâ dijital olabilir ancak elektrikle çalışıyor ve onu destekleyen fiziksel sistemlere dayanıyor. Enerji teknolojisi iş ortağı olarak müşterilerimizin veri, yazılım, yapay zekâ ve otomasyon aracılığıyla enerji ve operasyonlarını birbirine bağlamasına yardımcı oluyor, zekâyı eyleme dönüştürerek performanslarını, dayanıklılıklarını ve rekabet güçlerini artırmalarını sağlıyoruz. Bu dönüşümün boyutu, kamu ve özel sektörün endüstriyel dönüşümü ve uzun vadeli büyümeyi desteklemek için enerji ve dijital altyapıya yatırım yaptığı Orta Doğu ve Afrika’da özellikle belirgin biçimde görülüyor.” Zirve kapsamında BAE Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile Schneider Electric, NEST Hızlandırma Programı’nın başlatılmasına yönelik bir anlaşma imzaladı. 12 haftalık program, Orta Doğu ve Afrika genelinde enerji teknolojileri, endüstriyel teknolojiler ve kurumsal yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren, yüksek potansiyele sahip erken aşama girişimleri hedefliyor. Hem Schneider Electric’in stratejik öncelikleriyle hem de BAE’nin geleceğin ekonomisine yönelik gündemiyle örtüşen bu sektörlere odaklanan program, Schneider Electric’in gözetiminde, alanında uzman bir üçüncü taraf hızlandırıcı kuruluş tarafından yürütülecek. BAE’deki üreticiler endüstriyel yapay zekâda daha hızlı ilerliyor Schneider Electric, zirveyle eş zamanlı olarak, yiyecek ve içecek üreticilerine odaklanan 2026 Hızlı Tüketim Ürünleri Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması: BAE başlıklı çalışmasını yayımladı. Araştırma, BAE’deki üreticilerin endüstriyel yapay zekâyı küresel ortalamadan daha hızlı benimsediğini ortaya koydu: Üreticilerin %23’ü, yapay zekâyı şimdiden operasyonlarının temel bir parçası olarak görüyor. Bu oran küresel ölçekte %16,3 düzeyinde.%59’u, yapay zekânın 2030 yılına kadar kuruluşlarında köklü bir dönüşüm yaratmasını bekliyor. Küresel ölçekte bu oran %42,2.%38’i, yapay zekâ uygulamaları yaygınlaştıkça siber güvenliği en önemli önceliklerden biri olarak tanımlıyor. Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta, şu değerlendirmede bulundu: “Endüstriyel yapay zekâ, deneme aşamasından uygulamaya geçiyor. BAE’yi farklı kılan, yalnızca bu teknolojiyi benimseme hızı değil; üreticilerin yapay zekânın üretkenliği, verimliliği ve dayanıklılığı artırma potansiyeline duyduğu güven. Bir sonraki aşamada aşılması gereken temel zorluk, bu uygulamaların güvenli, ölçeklenebilir ve ölçülebilir iş sonuçları üretebilir olmasını sağlamak. Enerji, yapay zekâ ve altyapı bütünleşiyor Zirve boyunca konuşmacılar ve katılımcılar, enerji sistemlerinin giderek daha bağlantılı hale gelen geleceğini dört ana tema çerçevesinde ele aldı: Yapay zekâ destekli enerji ve endüstriyel operasyonlarElektrik şebekelerinin modernizasyonu ve elektrifikasyonKritik altyapı olarak veri merkezleriDijital dayanıklılığın temeli olarak siber güvenlik Oturumlarda, kuruluşların operasyonel verimliliği artırmak, endüstriyel performansı güçlendirmek, enerji kullanımını optimize etmek ve bölgedeki dijital altyapının hızla genişlemesini desteklemek için yapay zekâdan nasıl yararlandığı incelendi. Schneider Electric yöneticileri, sektör uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarının katıldığı ana konuşma ve tartışmalarda; yazılım tanımlı enerji sistemleri, endüstriyel zekâ, elektrifikasyon, yapay zekâya hazır altyapılar ve büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek için iş gücünün ihtiyaç duyacağı yetkinlikler ele alındı. Abu Dhabi, enerjide yeni dönemin merkezinde Zirve, Fransa’nın BAE nezdindeki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Marie Audouard’ın katılımıyla, BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdulla bin Touq Al Marri’nin açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Walid Sheta ve Schneider Electric Körfez Bölgesi Başkanı Amel Chadli karşılama konuşmalarını yaptı. Schneider Electric CEO’su Olivier Blum, Enerji Yönetiminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frederic Godemel, Proses Otomasyonundan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Hany Fouda, Güvenli Güçten Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, Yazılım ve Hizmetlerden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Pankaj Sharma ve Schneider Digital’den Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Başkanı Peter Weckesser’in de aralarında bulunduğu üst düzey yöneticiler; daha akıllı, verimli ve dayanıklı enerji sistemleri kurmaya yönelik stratejileri görüşmek üzere müşteriler, iş ortakları ve sektör liderleriyle bir araya geldi. Etkinliğin öne çıkan unsurlarından biri, şirketin ilk kez tanıttığı 3.000 metrekarelik İnovasyon Merkezi oldu. Merkezde, tasarım ve inşaattan işletme ve bakıma kadar altyapının tüm yaşam döngüsünü kapsayan teknolojiler sergilendi. Ziyaretçiler ayrıca Schneider Electric’in Data Cube platformunun yanı sıra yapay zekâ destekli operasyonlar, akıllı binalar, sürdürülebilir veri merkezleri, endüstriyel otomasyon, su teknolojileri, mobilite ve siber güvenlik alanlarındaki çeşitli yeniliklerin uygulamalı gösterimlerini deneyimledi. Enerji, yapay zekâ, üretim ve dijital altyapıya yönelik yatırımlar hız kazanırken, etkinlik boyunca yapılan değerlendirmelerde ortak bir görüş öne çıktı: Gelecekte rekabet gücü, kuruluşların elektrifikasyon, otomasyon, yazılım ve yapay zekâyı ne kadar etkin biçimde bir araya getirebildiğine giderek daha fazla bağlı olacak. Zirvenin kapanışında Schneider Electric, Orta Doğu ve Afrika genelinde akıllı, dayanıklı ve sürdürülebilir altyapıların hayata geçirilmesini hızlandırmak için kamu, müşteriler ve iş ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED: Yılın İlk Yarısında Türkiye’ye 4,2 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: Yılın İlk Yarısında Türkiye’ye 4,2 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

13 Ağustos 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Haziran ayında, Türkiye’ye, 210 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 6 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 4,2 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 6 ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 31’lik bir düşüş kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 292 milyar doları aştı. Yılın ilk yarısında gerçekleşen toplam UDY girişi 4,2 milyar dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 3,7 milyar doları yatırım sermayesi şeklindeydi. İlk 6 aydaki toplam UDY’nin 1,7 milyar doları borçlanma araçları, 1,3 milyar doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı dönem içerisinde yatırım tasfiyelerinin 2,4 milyar dolar değerindeki aşağı yöndeki etkisiyle, ilk 6 aydaki toplam UDY girişi 4,2 milyar dolar oldu. Tüm bunlara ek olarak, toplam UDY ilk 6 ayda yüzde 31 azalırken yatırım sermayesi yalnızca yüzde 6 geriledi. Nitekim toplam düşüş büyük ölçüde Haziran 2026’da kaydedilen yüksek hacimli tasfiye kaleminden kaynaklandı. En fazla yatırım toptan ve perakende ile bilgi ve iletişimde gerçekleşti 2026 yılının ilk 6 ayı içerisinde gerçekleşen 3,7 milyar dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 847 milyon dolarlık yatırım girişi ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 23’lük bir pay aldı. Bilgi ve iletişim ve finans ve sigorta faaliyetleri sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 12’lik paylarıyla aynı dönem içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk yarısında en fazla uluslararası yatırım Hollanda, Almanya ve ABD’den geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’nın ilk yarısında yüzde 52’lik bir pay aldı. Yılın ilk 6 ayının toplamı değerlendirildiğinde en fazla yatırıma kaynak oluşturan beş ülke listesinde; Hollanda yüzde 23 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Almanya, yüzde 15 ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüzde 11 ile Birleşik Krallık (BK) ve yüzde 10 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’ye Mayıs Ayında 296 Milyon Dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım Girişi Haber

Türkiye’ye Mayıs Ayında 296 Milyon Dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım Girişi

13 Temmuz 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Mayıs ayında, Türkiye’ye, 296 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 5 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 4,0 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 5 ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 15’lik bir düşüş kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 292 milyar doları aştı. Mayıs ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 296 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 239 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeyken 184 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 46 milyon dolar, borçlanma araçlarının 81 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkileriyle, Mayıs ayındaki toplam UDY girişi 296 milyon dolar oldu. En fazla yatırım bilgi ve iletişim sektöründe gerçekleşti 2026 yılının Mayıs ayı içerisinde gerçekleşen 239 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 57 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 24’lik bir pay aldı. Toptan ve perakende ticaret ve mobilya imalatı ve başka yerde sınıflandırılmamış diğer imalat sanayii sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 10’luk paylarıyla ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk 5 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise en çok yatırım çeken sektörler 446 milyon dolarlık yatırım sermayesi girişi ile bilgi ve iletişim, 331 milyon dolarlık giriş ile toptan ve perakende ticaret, 255 milyon dolar ile finans, 205 milyon dolar ile kimyasalların imalatı, 201 milyon dolar ile elektronik ürünlerin imalatı olarak sıralandı. Mayıs ayında en fazla uluslararası yatırım ABD, Almanya ve Singapur’dan geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in 5’inci ayında yüzde 42’lik bir pay aldı. Mayıs 2026’da ülkeler özelinde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yüzde 22 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 18 ile Almanya, yüzde 11 ile Singapur, yüzde 8 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve yüzde 7 ile Hollanda takip etti. Yılın ilk 5 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise en fazla yatırıma kaynak oluşturan üç ülke; 516 milyon dolar değerindeki yatırım ile Almanya, 502 milyon dolar ile ABD ve 280 milyon dolar ile Birleşik Krallık (BK) olarak sıralandı. UNCTAD’ın 2026 Dünya Yatırım Raporuna göre küresel UDY akışlarında yüzde 6’lık artış Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) 7 Temmuz 2026 tarihinde paylaştığı 2026 Dünya Yatırım Raporundan küresel değerlendirmelere de yer veren YASED’in hazırladığı Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenine göre, küresel UDY’nin 2025 yılında yüzde 6 artışla 1,6 trilyon dolara ulaştığı belirtildi. UNCTAD’ın raporuna göre yüksek gelirli ekonomilerin 2025’te 1,1 trilyon dolar yatırım aldığı; iki yıl arasındaki artışın temel kaynağının da bu ülkelerin aldığı yatırımlardaki artış olduğu belirtildi. Raporda, mevcut makroekonomik zayıflıklar ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle küresel UDY’de 2025 yılında kaydedilen kırılgan büyümenin 2026 yılında sürdürülmesinin güç olduğu vurgulandı. Ayrıca 2026 yılında yatırımların ülkeler arasında dengeli dağılmak yerine belirli stratejik sektörlerde ve sınırlı sayıdaki ülkede yoğunlaşmasının beklendiği ifade edildi. Gelişmiş ekonomilerde seçici birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerinin öne çıkacağı, gelişmekte olan ekonomilerde ise artan riskler ve zayıflayan sıfırdan yatırım eğilimi nedeniyle daha temkinli bir görünümün hakim olacağı öngörüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BAE’den Yerli Üretime 49 Milyar Dolarlık Dev Hamle Haber

BAE’den Yerli Üretime 49 Milyar Dolarlık Dev Hamle

BAE Yerli Üretim Atağını Hızlandırıyor Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), sanayi bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda yerli üreticilere yönelik 49 milyar dolarlık sanayi tedarik fırsatı açıkladı. Ayrıca ülke genelinde 5 binden fazla ürünün yerelleştirilmesi planlanıyor. Açıklama, BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı ve ADNOC Grup CEO’su Dr. Sultan Al Jaber tarafından, Abu Dabi’de düzenlenen Make it in the Emirates etkinliğinin açılışında yapıldı. Sanayi Egemenliği Hedefi Güçleniyor Dr. Sultan Al Jaber konuşmasında, ülkelerin yalnızca krizlerle değil, bu krizlere nasıl yanıt verdikleriyle de hatırlandığını söyledi. “Ekonomik güvenlik ithal edilemez; inşa edilmeli ve korunmalıdır.” BAE yönetimi, küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar sonrası yerli üretim kapasitesini artırmayı stratejik öncelik haline getiriyor. TA’ZIZ’den 40,5 Milyar Dolarlık Kimya Yatırımı Etkinlik kapsamında TA’ZIZ, BAE’nin kimya üretim kapasitesini büyütmek amacıyla 40,5 milyar dolarlık anlaşma açıkladı. Bu anlaşmalar arasında: Uzun vadeli ürün alım anlaşmaları BAE’nin ilk dünya ölçekli metanol tesisi için 2 milyar dolarlık finansman Yeni sanayi üretim yatırımları yer alıyor. 270 Milyon Dolarlık Ulusal Sanayi Dayanıklılık Fonu Kuruldu BAE ayrıca 270 milyon dolarlık National Industrial Resilience Fund (NIRF) programını duyurdu. Fon sayesinde: 4 bin yeni istihdam oluşturulması 24,5 milyar dolarlık ithalatın ikame edilmesi Yıllık 820 milyon dolarlık ithalat bağımlılığının azaltılması hedefleniyor. ADNOC da 54,4 Milyar Dolarlık Fırsat Açıklamıştı Etkinlik öncesinde ADNOC da 54,4 milyar dolarlık yeni satın alma fırsatı ve planlanan projeleri duyurmuştu. Hafta boyunca milyarlarca dolarlık yeni yatırım ve iş anlaşmasının açıklanması bekleniyor. BAE’den OPEC Açıklaması Dr. Sultan Al Jaber, BAE’nin OPEC ve OPEC+ yapısından ayrılma kararının uzun vadeli ekonomik hedeflerle uyumlu stratejik bir karar olduğunu söyledi. “Bu karar herhangi bir ülkeye karşı alınmış değildir. Daha hızlı yatırım yapmamıza ve değer oluşturmamıza imkan sağlıyor.” Sanayi İhracatı Güçlü Büyüyor BAE sanayi sektörünün ekonomik katkısının 2021’e göre yüzde 70 artarak 54,5 milyar dolara ulaştığı açıklandı. Sanayi ihracatları ise: 71,4 milyar dolara yükseldi Bunun 25,1 milyar dolarlık kısmını ileri teknoloji sanayi ürünleri oluşturdu Hürmüz Boğazı Uyarısı Dr. Al Jaber, küresel enerji ve ticaret güvenliğine ilişkin önemli mesajlar da verdi. “Hürmüz Boğazı gibi kritik bir arterin kapanması yalnızca bir bölgeyi değil, tüm dünya ekonomisini etkiler.” Uluslararası deniz ticaretinin serbestliğinin korunmasının hayati önemde olduğunu vurguladı. BAE Küresel Üretim Merkezi Olmayı Hedefliyor Uluslararası yatırımcılara da seslenen Dr. Sultan Al Jaber, BAE’yi: Esnek regülasyonlar Gelişmiş lojistik altyapı Küresel pazarlara erişim avantajlarıyla dünyanın yeni üretim merkezlerinden biri olarak konumlandırdı. Sonuç BAE’nin açıkladığı 49 milyar dolarlık yerli üretim hamlesi, ülkenin sanayi bağımsızlığı stratejisinde tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Kimya, enerji, ileri teknoloji ve üretim sektörlerinde dev yatırımların önünü açan bu süreç, BAE’yi küresel üretim ve ihracat merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Bu yatırımlar ile Türk firmalarına da bölgede yeni iş sahaları açılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dubai’de Dev Proje Tanıtıldı: Danube Properties’ten Greenz Hamlesi Haber

Dubai’de Dev Proje Tanıtıldı: Danube Properties’ten Greenz Hamlesi

Danube Properties Greenz by Danube Projesini Tanıttı Dubai gayrimenkul sektöründe dikkat çeken yeni bir proje daha tanıtıldı. Danube Properties tarafından geliştirilen Greenz by Danube isimli yeni yaşam projesi, Dubai’de düzenlenen büyük lansman organizasyonuyla kamuoyuna duyuruldu. Dubai’deki Coca-Cola Arena’da gerçekleştirilen etkinliğe, BAE Hoşgörü ve Birlikte Yaşam Bakanı H.E. Sheikh Nahyan bin Mubarak Al Nahyan, Danube Group Kurucusu ve Başkanı Rizwan Sajan, yatırımcılar, iş dünyası temsilcileri ve medya mensupları katıldı. Organizasyonda 7 binden fazla davetlinin yer aldığı açıklandı. Dubai’nin İlk Tam Eşyalı Master Villa Projesi Greenz by Danube, Dubai’nin ilk tam eşyalı büyük ölçekli master villa topluluğu projesi olarak öne çıkıyor. Proje, Dubai International Academic City yakınında ve Dubai Silicon Oasis arkasında, Dubai’nin hızla gelişen yaşam koridorlarından birinde konumlanıyor. Projede Hangi Konut Tipleri Yer Alacak? Greenz by Danube projesinde farklı yaşam beklentilerine uygun konut seçenekleri sunulacak. 3 yatak odalı townhouse’lar 4 yatak odalı townhouse’lar 5 yatak odalı yarı müstakil villalar 5 yatak odalı twin villa seçenekleri Konutlarda modern cephe tasarımları, Dolce Vita İtalyan tasarım iç mekanlar, özel asansörler, sky garden alanları ve kapalı mutfaklar yer alacak. Projenin tesliminin Aralık 2029 tarihinde yapılması planlanıyor. %1 Aylık Ödeme Planı Dikkat Çekiyor Danube Group Kurucusu ve Başkanı Rizwan Sajan, Greenz by Danube projesinin yatırımcılar için öne çıkan yönlerini beş başlıkta özetledi. Stratejik lokasyon Tam eşyalı konutlar Dolce Vita İtalyan markalı iç tasarımlar 50’den fazla sosyal imkan ve hizmet Esnek %1 aylık ödeme planı Projede fiyatların 3,5 milyon AED seviyesinden başladığı bildirildi. 50’den Fazla Sosyal Donatı Sunulacak Greenz by Danube projesi, sakinlerine yalnızca konut değil, kapsamlı bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. Projede beş temalı yaşam bölgesine yayılan 50’den fazla sosyal donatı ve hizmet bulunacak. Spor alanları Wellness tesisleri Yeşil peyzaj alanları Aile yaşam bölgeleri Plaj temalı sosyal alanlar Dans eden havuz 3,75 kilometrelik koşu parkuru Ayrıca proje içinde buggy ulaşımı ve metro istasyonuna özel shuttle servisi de sunulacak. Dubai’nin Gelişen Yatırım Bölgesinde Yer Alıyor Projenin bulunduğu çevrede 100 binden fazla kişi, profesyonel ve girişimcinin yaşadığı belirtildi. Bölgenin, Dubai’nin teknoloji odaklı gelişim vizyonu kapsamında planlanan District IO teknoloji merkezinden de faydalanması bekleniyor. Bu merkezin gelecekte 70 binden fazla yeni istihdam oluşturmasının öngörüldüğü ifade edildi. Sheikh Nahyan: Dubai Güven ve Fırsat Merkezi Açılışta konuşan H.E. Sheikh Nahyan bin Mubarak Al Nahyan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin dünyanın dört bir yanından insanların yatırım yapmak, yaşamak, çalışmak ve daha iyi bir gelecek kurmak için tercih ettiği güçlü bir merkez haline geldiğini söyledi. Al Nahyan, Danube Group’un Dubai ve BAE ile uzun vadeli, güçlü ve üretken bir ilişki kurduğunu belirterek, şirketin yapı malzemeleri sektöründeki katkılarının ardından gayrimenkul geliştirme ve topluluk inşası alanında da önemli başarılar elde ettiğini ifade etti. Greenz by Danube projesinin; yeşil yaşam, sağlık, aile hayatı, konfor ve topluluk ruhu üzerine kurulu modern bir yaşam vizyonunu temsil ettiğini vurguladı. Danube Properties BAE’de Güçlü Büyümesini Sürdürüyor Danube Properties, 1993 yılında Rizwan Sajan tarafından kurulan Danube Group’un gayrimenkul geliştirme şirketi olarak faaliyet gösteriyor. Şirket, BAE’nin önde gelen özel gayrimenkul geliştiricileri arasında yer alırken, özellikle %1 ödeme planı, tam eşyalı projeler, yaşam odaklı sosyal donatılar ve zamanında teslim performansıyla tanınıyor. Sonuç Greenz by Danube, Dubai’de tam eşyalı master villa konsepti, güçlü lokasyonu, sosyal donatıları ve esnek ödeme modeliyle hem yatırımcılar hem de son kullanıcılar için dikkat çeken yeni projeler arasında yerini aldı. Dubai gayrimenkul pazarında aile odaklı, yeşil yaşam konseptli ve yatırım değeri yüksek projelere olan ilginin artmasıyla birlikte Greenz by Danube’un önümüzdeki dönemde önemli bir talep görmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında Haber

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında

Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmalarıyla hazırladığı “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlıklı raporda; Orta Doğu’daki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, ödeme yapamama risklerinin geniş tabanlı biçimde yeniden değerlendirilmesine yol açtığına ve ülke notlarındaki düşüşlerin, yükselmelerin önüne geçtiğine yer verildi. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve BAE olmak üzere beş ekonominin ödeme yapamama riskine ilişkin genel görünüm notu düşürülürken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan olmak üzere yalnızca üç ülkenin notu yükseltildi. Not indirimlerinin ise ya daha yüksek girdi fiyatları ve artan arz sıkıntılarının kârlılığı tehdit etmesi gibi birinci tur etkilerden ya da Birleşik Krallık’ın mali durumu gibi artan iç kırılganlıklardan kaynaklandığı raporda belirtildi. Enerji, cari denge ve maliye olmak üzere üçlü açık veren ekonomiler, özellikle Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya ve Etiyopya başta olmak üzere ikinci tur etkilerin yükünü taşımaya aday olurken; bunları Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın izlediği bilgisi raporda verildi. Raporda üçüncü tur etkilerin de giderek daha görünür hale geldiğini belirten uzmanlar, döviz rezervi birikiminin yavaşlaması ve daha sıkı dış finansman koşullarının; özellikle çatışmaya coğrafi olarak yakın ülkelerde ve zayıf dış tamponlar ile politika kısıtlarının kırılganlığı artırdığı ekonomilerde daha yüksek egemen risk primlerine ve artan borç servis maliyetlerine yol açtığına dikkat çekti. Ödeme yapamama riskleri artıyor Sektöre göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergelerin yani sektör risk notlarının, 2025 ortasından bu yana görülen iyileşme eğilimini tersine çevirerek belirgin biçimde kötüleştiği de raporda verilen bilgiler arasında. Ekonomistler raporda, özellikle küresel taşımacılık sektörü ile Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki enerji sektörünün ateş hattında yer aldığına dikkat çekti. Avrupa’da, 2022 enerji krizinden bu yana zaten baskı altında olan enerji-yoğun şirketlerin, çok daha dar marjlarla karşı karşıya olduğuna raporda dikkat çekildi. Rapora göre 2022 sonundan bu yana en keskin dengelerden biri; 21 sektörün notunun indirilmesine karşın yalnızca altı sektörün notunun yükseltilmesi oldu. Enerji ve taşımacılık odaklı sektörler krizin merkez üssünde Uzmanlar, tahminlerinde yer alan not indirimlerinin yarısından fazlasını Körfez ülkelerinde, özellikle enerji ve taşımacılıkla bağlantılı sektörlerin oluşturduğunu ve bu sektörlerin krizin merkez üssünde yer aldığını raporda belirtti. Gemi yakıtı fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken bu durumun deniz taşımacılarının toplam işletme maliyetlerini yüzde 25 yükselttiği raporda vurgulandı. Rapora göre navlun ücretleri ise yüzde 16 ile yalnızca sınırlı ölçüde artarken, zayıf talep ortamında marjlar sıkıştı. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaştı Dünya jet yakıtının yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da rapordaki bilgiler arasında. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70’e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı. Bununla birlikte sektörün, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi. Kırılganlıkların, zaten zayıflamış sektörlerde de yeniden ortaya çıktığı; özellikle Avrupa’daki kimya ve metal sektörlerinin bu durumdan etkilendiği ve şokun yayılma alanının genişlediği de verilen bilgiler arasında. Raporda, Avrupa’da sanayide nihai enerji tüketiminin yüzde 40’ının doğal gazdan geldiği; bunun da zaten küçülme sürecindeki kimya, çelik ve çimento sektörlerini 2026’da daha da zor durumda bıraktığı yorumu da yer aldı. Enerji yoğun sektörler doğrudan etkileniyor Allianz Trade’in raporuna göre Avrupa’da ulaşım sektörünün ötesinde, enerji yoğun sektörler bölgede en hızlı ve doğrudan etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Kimya, çelik ve çimento sektörlerinin Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini en güçlü şekilde hissettiği belirtilirken; İran’daki çatışmanın, Avrupa’nın süregelen enerji kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Raporda, doğal gazın, sanayi genelinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi veriliyor. Allianz Trade’in raporunda, kimya sektörü açısından durumun özellikle endişe verici olduğuna çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, 2022’den bu yana sektörü etkileyen enerji krizini daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Bölgedeki kimyasal üretim seviyelerinin, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından önceki döneme kıyasla hâlâ oldukça düşük seviyede olduğu; petrokimya ürünlerinin ise 2025 yılında yıllık bazda yüzde 10,2 ile en sert düşüşü kaydettiği raporda belirtildi. Bu olumsuz eğilimin kısa vadede toparlanmasını olası görmediklerini belirten Allianz Trade ekonomistlerine göre bunun başlıca nedenleri; süregelen zayıf talep, rekabetçi olmayan doğal gaz fiyatları ve kritik bir petrokimyasal hammadde tedarikçisi olan Orta Doğu’nun ek bir rahatlama sağlayamaması. Öte yandan uzmanlar, enerji, petrokimya ve temel inorganik ürünlerin örneğin gübreler için en büyük tekil işletme maliyet kalemi olduğuna; petrokimyanın yüzde 35 ve temel inorganik ürünlerin yüzde 50 paya sahip olduğuna raporda dikkat çekti. Aynı zamanda bu iki segmentin birlikte, bölgenin kimya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi de raporda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golden Partner International Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu Haber

Golden Partner International Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu

Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren Golden Partner International, gerçekleştirdiği yatırım buluşmasında Avrupa’nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan (Golden Visa) ve İngiltere’yi odağına aldı. İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte, farklı yatırım profillerine hitap eden fırsatlar; getiri potansiyelleri ve yatırımın sunduğu yan haklar kapsamında değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Türk yatırımcıların uluslararası pazarlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu. Yunanistan oturumunda, özellikle Golden Visa programı kapsamında artan talep, düşük giriş maliyetine karşılık sunduğu yüksek mobilite avantajı ve turizm destekli kira getirisi potansiyeli öne çıktı. Bu kapsamda Golden Partner, 40 yılı aşkın deneyime sahip geliştirici MIBS Group’un son projesi **“Etolikou Seafront”**un lansmanını gerçekleştirerek; son yıllarda yabancı yatırımcı ilgisinin hızla arttığı bölgede, yatırımcılara büyüme potansiyeli yüksek bir alternatif sundu. İngiltere oturumunda ise döviz bazlı gelir beklentisi, regüle edilmiş piyasa yapısı ve uzun vadeli değer artışı dinamikleri ön plana çıktı. Köklü tarihi, güçlü ekonomisi ve oturmuş piyasa yapısıyla İngiltere’de, özellikle Londra’da gayrimenkul sahibi olmanın yalnızca finansal değil, aynı zamanda yüksek prestijli bir yatırım olduğu vurgulandı. Golden Partner’ın, İngiltere’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Berkeley Group ile yürüttüğü iş birliği kapsamında sunduğu projeler yatırımcılarla paylaşıldı. Londra başta olmak üzere gelişim potansiyeli yüksek bölgelerde konumlanan projeler, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Okan Ersan, Golden Partner Genel Müdürü, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Dünya hızla küreselleşirken bilgiye erişim kolaylaşıyor. Ancak konu yurt dışında gayrimenkul yatırımı olduğunda, yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: Güvenebilir miyim? İşte biz tam bu noktada devreye giriyoruz. 15 yıllık deneyimimiz ve güçlü itibarımızla, bu süreci yatırımcı adına sadeleştiriyor; tüm operasyonu uçtan uca ve şeffaflıkla yönetiyoruz.” Golden Partner, etkinlik boyunca yalnızca proje tanıtımı yapmakla sınırlı kalmayarak; yatırım süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve, satın alma prosedürleri, mortgage finansman olanakları ve operasyonel yönetim başlıklarında kapsamlı bir bilgilendirme sundu. Uluslararası pazarlarda derinleşen portföyü ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, Türkiye’den yurt dışına yönelen gayrimenkul yatırım talebini doğru fırsatlarla buluştururken; doğru ülke ve proje seçiminin temelinde, yatırımcının satın alma motivasyonunun doğru anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı. Golden Partner International Golden Partner, Ankara merkezli, 15 yılı aşkın deneyime sahip tam hizmet gayrimenkul danışmanlık firmasıdır. Şirket, profesyonellik, şeffaflık ve uzun vadeli değer yaratma odaklı yaklaşımıyla hem yerel hem de uluslararası pazarlarda kapsamlı çözümler sunmaktadır. Satış, kiralama, proje geliştirme, değerleme ve yatırım danışmanlığı dahil olmak üzere uçtan uca hizmetler sunan Golden Partner, müşterilerini gayrimenkul yaşam döngüsünün her aşamasında destekler. Şirket ayrıca küresel ölçekte faaliyet göstererek yatırımcılara Yunanistan (Golden Visa), BAE, Birleşik Krallık ve Karadağ gibi önemli pazarlarda rehberlik etmekte; Golden Visa gibi oturum ve vatandaşlık programları konusunda da danışmanlık sağlamaktadır. Deneyimli ekibi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, dünya genelinde güvenli ve stratejik yatırım fırsatları sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Ajans hizmetleri

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler Haber

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler

İran Krizi ve Türkiye İhracatı:Riskler, Senaryolar ve Hazırlık Stratejileri 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonu, bölgeyi son on yılların en ciddi güvenlik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen abluka altına alınması, 170'ten fazla konteyner gemisinin Körfez'de mahsur kalması, Dubai dahil birçok uluslararası havalimanının kapanması ve 5 Mart itibarıyla savaş riski sigortalarının iptal edilecek olması, küresel ticareti derinden etkileyen gelişmelerdir. Türk ihracatçıları açısından enerji ithalat maliyetlerindeki artış, TL üzerindeki kur baskısı, navlun ve sigorta primlerindeki sıçrama ile Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı sözleşmesinin Temmuz 2026'da dolacak olması en acil risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. The Globby Araştırma Ekibi, bu riskleri ve olası gelişmeleri ITC TradeMap verileri, petrol fiyat senaryoları ve ambargo rejimi analizleri çerçevesinde değerlendiren kapsamlı bir rapor hazırladı. Tablo 1: Türk İhracatçılar İçin Temel Risk Alanları Risk Alanı Mevcut Durum İhracata Potansiyel Etki Hürmüz Boğazı Ablukası Fiilen kapalı; 150+ tanker demir attı Körfez'e sevkiyat durma noktasında; alternatif rota zorunlu Enerji Maliyeti Brent 77 $'a sıçradı (zirve 82+$) Girdi maliyeti artışı; enerji yoğun sektörlerde marj baskısı Navlun ve Sigorta Navlun +%50-100; sigorta primi 2 katına çıktı FOB/CIF fiyat dengesini bozar; teklif fiyatlarının güncellenmesi şart Döviz Kuru TL/USD 43,92-43,97 (rekor düşük yakını) İthal girdi maliyeti artışı; ancak dolar bazlı rekabet gücü desteği Doğalgaz Arzı Tebriz-Ankara sözleşmesi Temmuz 2026'da doluyor Arz kesintisi riski; pahalı spot LNG'ye yönelim Yaptırım Riski İran ile ticaret yapana %25 ABD tarifesi tehdidi ABD pazarı kaybı riski; uyum politikası zorunlu Kızıldeniz Tehdidi Hûsiler saldırıları yeniden başlattı Süveyş alternatif rotası da risk altında; çift darboğaz krizi Dört Senaryo, Dört Farklı Hazırlık Düzlemi Krizin gidişatına bağlı olarak Türkiye ihracatı farklı risk ve dönüşüm senaryolarıyla karşı karşıyadır. The Globby Araştırma Ekibi'nin TradeMap verileri üzerinden modellediği dört senaryoda, her birinin ihracatçılar için farklı risk profilleri ve hazırlık gereksinimleri bulunmaktadır. Enerji maliyeti artışı, navlun/sigorta şoku ve kur baskısı tüm senaryolarda önemli baskı unsurlarıdır. Öte yandan İran arz kesintisinin yarattığı pazar boşluğu, Körfez ülkelerinin yeniden inşa ihtiyacı, kara koridorlarının önem kazanması ve nearshoring eğilimi; bu baskıları dengeleyebilecek ve proaktif davranan ihracatçılara yeni kapılar açabilecek dinamikler olarak değerlendirilmektedir. Tablo 2: Senaryo Karşılaştırması, Parametreler ve Beklenen Etki Parametre S1: Kısa Çatışma S2: Uzayan Savaş S3: Rejim Değişimi S4: Kısıtlama Kalkması Süre 1-2 hafta 1-3 ay 6-12 ay 12-24 ay Brent Petrol ~80 $/varil ~95 $/varil ~75 $/varil ~65 $/varil TL/USD Ek Baskı +%3 +%8 +%5 -%2 (toparlanma) Hürmüz Boğazı Kısa kapalı Uzun süreli kapalı Kademeli açılış Tam açık İran Arz Kaybı %30 %80 %60 Toparlanma başlar Yaptırım Rejimi Mevcut devam Sıkılaşır Geçiş dönemi Kaldırılır Maliyet Baskısı -1,3 milyar $ -4,0 milyar $ -0,75 milyar $ +0,9 milyar $ (rahatlama) Dengeleyici Etki +1,6 milyar $ +5,0 milyar $ +4,0 milyar $ +1,4 milyar $ Net Etki (Tahmini) +300 milyon $ +1,0 milyar $ +3,25 milyar $ +2,3 milyar $ Sektörel Etki Haritası: Hangi Sektörlerde Ne Beklenmeli? İran'ın 13,6 milyar dolarlık yıllık ihracatında Türkiye ile doğrudan rekabet edilen kalemlerin ağırlığı dikkat çekicidir. Plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi ürün gruplarında Türkiye'nin üretim kapasitesi İran'ın birkaç katı düzeyindedir. Kriz derinleştikçe İran arzının kesildiği pazarlarda, başta Irak, BAE, Pakistan ve Azerbaycan, tedarik arayışının hızlanması beklenmektedir. Öte yandan enerji yoğun sektörlerde (cam, seramik, demir-çelik) maliyet baskısı ciddi boyutlara ulaşabilir. Savunma sektörü ise küresel silahlanma eğilimi ve NATO bütçe artışlarıyla krizden bağımsız güçlü bir büyüme ivmesi taşımaktadır. Aşağıdaki tabloda ana sektörlerin senaryo bazlı etki projeksiyonları yer almaktadır. Tablo 3: Sektörel Etki Projeksiyonu (Milyon $, Yıllık Tahmini Ek Etki) Sektör Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Senaryo 4 Kritik Not Plastik (HS39) +100 +350 +250 -50 İran'ın en büyük kalemi; Çin/Pakistan ikamesi Demir-Çelik (HS72) +80 +250 +200 +50 Körfez inşaat talebi sürücü Meyve/Sebze (HS07-08) +80 +200 +150 -30 Irak, BAE'de doğrudan ikame Savunma (HS93) +200 +500 +400 +100 Krizden bağımsız +%80 büyüme trendi Çimento/İnşaat (HS25,68) +50 +180 +250 +100 Uzun vadeli Körfez/Suriye inşası Alüminyum (HS76) +40 +120 +100 +30 İran kapasitesi hasar; TR alternatif Makine (HS84) +30 +80 +150 +300 S4'te İran pazarı açılırsa dev potansiyel Otomotiv (HS87) +10 +30 +80 +200 80M nüfuslu İran pazarı uzun vade fırsatı Mineral Yakıt (HS27) -100 -300 -50 +50 Maliyet şoku; marj daralması riski İhracatçılara Çağrı: Hazırlıklı Olmak, Fark Yaratacak The Globby'nin Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, kriz döneminde ihracatçıların yapması gerekenleri şu şekilde özetlemektedir: "Bu kriz, Türk ihracatçıları için ciddi riskler barındırmakla birlikte, hazırlıklı ve çevik davrananlar için önemli dönüşüm fırsatları da yaratmaktadır. Öncelik, mevcut riskleri doğru yönetmektir, sevkiyat rotalarının ve sigorta klozlarının derhal gözden geçirilmesi, teklif fiyatlamalarına enerji ve kur volatilitesinin yansıtılması, Körfez ve Irak'taki müşterilerle proaktif temasın kurulması ilk adımlardır. Orta vadede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi kara ticaret alternatiflerinin değerlendirilmesi, İran arzı kesilen pazarlarda stratejik konumlanma ve Avrupa alıcılarına nearshoring avantajının sunulması kritik önem taşımaktadır." Yaşbala, krizin süresinin ve yaptırım rejiminin evriminin belirleyici değişkenler olduğunu, ancak Türkiye'nin coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkiler ağının her senaryoda stratejik avantaj sağladığını vurgulamaktadır. Tablo 4: İhracatçılar İçin Acil Eylem Kontrol Listesi Vade Eylem Alanı Önerilen Adım 0-3 Ay Lojistik Güvenliği Hürmüz ve Kızıldeniz alternatif rotalarını haritalanmalı; Mersin/Akdeniz rotası anlaşmalarını güncellemeli 0-3 Ay Sigorta ve Kontrat Savaş riski klozlarını gözden geçirilmeli; force majeure maddelerini kontrol et; eskalasyon klozları eklenmeli 0-3 Ay Fiyatlama Stratejisi Enerji ve kur volatilitesini teklif fiyatlarına dahil edilmeli; vadeli döviz satış kontratları yapılmalı 0-3 Ay Müşteri İletişimi Körfez ve Irak müşterilerine proaktif tedarik güvencesi verilmeli; stok seviyeleri artırılmalı 3-12 Ay Kara Koridorları Orta Koridor (Bakü-Tiflis-Kars) ve Kalkınma Yolu rotaları aktif kullanılmalı 3-12 Ay Pazar İkamesi İran arzı kesilen pazarlarda (Irak, Pakistan, BAE) sektörel satış kampanyaları başlatılmalı 3-12 Ay Nearshoring Avrupa alıcılarına Asya navlun artışı alternatifi olarak yakınlık avantajı sunulmalı 12-24 Ay İran Pazarı Hazırlığı Rejim değişikliği/kısıtlama kalkması senaryosu için pazar istihbaratı ve dağıtım ağı planlanmalı 12-24 Ay Körfez Yeniden İnşa Hasar gören altyapı projelerine (havalimanı, liman, enerji) katılım için temas başlatılmalı Tablo 5: Krizin Kritik Sayıları Gösterge Değer Günlük Hürmüz geçişi ~15 milyon varil petrol + küresel LNG'nin %20'si Körfez'de mahsur gemi sayısı 170+ konteyner gemisi (450.000 TEU) Savaş riski sigortası iptal tarihi 5 Mart 2026 (7 P&I kulübü) Tebriz-Ankara gaz sözleşmesi bitişi Temmuz 2026 İran'ın ikame edilebilir ihracat hacmi ~2,86 milyar $ (TR kapasitesi mevcut) Türkiye'nin İran ihracatındaki payı (2025) %37,6 (2006'da %8 idi) Savunma sektörü büyümesi (YoY) +%80 (2,6 → 4,7 milyar $)

Emirates, Dubai Airshow’u Stratejik Yatırımlar ve Geleceğe Yönelik Yeniliklerle Tamamladı Haber

Emirates, Dubai Airshow’u Stratejik Yatırımlar ve Geleceğe Yönelik Yeniliklerle Tamamladı

Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE)’nin gelişen havacılık ekosistemini destekleyecek önemli stratejik ortaklıklara da imza attı. Havayolu Dubai Airshow’da şimdiye kadarki en büyük A380, A350 ve Boeing 777 uçak sergisiyle hafta boyunca 82 binden fazla ziyaretçi ağırladı. Bu kapsamda 15 binden fazla ziyaretçi, Emirates’in Boeing 777 uçağında Starlink yüksek hızlı Wi-Fi deneyimini ilk kez test etti. Filo Büyümesi ve Teknoloji Yatırımları Emirates, 65 adet Boeing 777-9 ve 8 adet Airbus A350-900 ek sipariş vererek toplam geniş gövdeli uçak siparişini 375 uçağa çıkardı. Siparişlerin toplam değeri 41,4 milyar ABD dolarına ulaştı.Havayolu, Starlink yüksek hızlı internet teknolojisini iki yıl içinde 232 uçağına entegre edeceğini duyurdu.Ayrıca filodaki mevcut 111 uçağın, yeni nesil eğlence sistemleri ve kabin tasarımı içeren kapsamlı bir modernizasyon programından geçeceği açıklandı. Stratejik Ortaklıklar ve Operasyonel İş Birlikleri Emirates, South African Airways ile karşılıklı kod paylaşım anlaşmasını genişletti; Air Canada ile yapılan kod paylaşım ve sadakat programı ortaklığı ise 2032’ye kadar uzatıldı.ENOC ile Dubai’de sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) tedarikinin geliştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzalandı.Emirates, dans ve Thales ile birlikte hava sahası verimliliğini artıracak araştırma projelerine başladı.OpenAI ile ortaklık kapsamında ChatGPT Enterprise çözümlerinin şirket genelinde kullanılması için iş birliği duyuruldu.Emirates SkyCargo, yerli üretim otonom, hibrit ağır yük hava araçları geliştirilmesi için LODD Autonomous ile bir mutabakat zaptı imzaladı. BAE’nin Havacılık Üretim Yetkinliğini Güçlendirme Emirates, Dubai’nin küresel havacılık değer zincirindeki rolünü güçlendirmek amacıyla yeni üretim ve bakım yatırımlarına imza attı: Safran Seats ile Dubai’de ilk uçak koltuğu üretim tesisinin kurulmasına yönelik mutabakat zaptı imzalandı. Tesis, başlangıçta Emirates’in Business ve Economy Class koltuk modernizasyonu için üretim yapacak.CCE Group ile yeni kabin ve kargo ürünlerinin ortak geliştirilmesine yönelik iş birliği duyuruldu.Rolls-Royce ile imzalanan anlaşma kapsamında Emirates, 2027’den itibaren A380 filosunda kullanılan Trent 900 motorlarının MRO bakımını Dubai’de yeni kurulacak tesiste gerçekleştirecek.Emirates Engineering, aynı zamanda BAE GCAA tarafından verilen ülkenin ilk “Tasarım Organizasyonu Onayı”nı (DOA) alarak büyük modifikasyon projelerinde yerel sertifikasyon kapasitesine ulaşmış oldu. Ödüller Dubai Airshow haftasında Emirates, ULTRAs Ödülleri’nde üst üste 8. kez “Dünyanın En İyi Havayolu” seçildi. Havayolu ayrıca Aviation Business Middle East Awards 2025’te Yılın Havayolu ve Yılın En İyi Birinci Sınıf ödüllerinin sahibi oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.