Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bağımlılıkla Mücadele

Kapsül Haber Ajansı - Bağımlılıkla Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımlılıkla Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB Bağımlılıkla Mücadele Politikalarını Gençlerle Birlikte Geliştirecek Haber

ABB Bağımlılıkla Mücadele Politikalarını Gençlerle Birlikte Geliştirecek

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), gençlerin kent yönetiminde ve politika geliştirme süreçlerinde daha etkin rol alması amacıyla “Gelecek İnşa Simülasyonu” programını başlattı. Sağlık İşleri ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlıklarının iş birliğinde Ankara Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen simülasyonda gençler, bağımlılıkla mücadeleye ilişkin görüşlerini paylaşarak çözüm önerileri geliştirdi. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BAĞIMLILIKLA MÜCADELE Bağımlılığın yalnızca madde kullanımıyla sınırlı olmadığına dikkat çekilen programda gençler; alkol, tütün, dijital oyunlar, sosyal medya, kumar ve teknoloji bağımlılığı gibi farklı alanlardaki riskleri ele aldı. Katılımcıların geliştirdiği önerilerin, “Gençlerin Gözünden Bağımlılıkla Mücadele Politika Önerileri” başlıklı bir raporda toplanması ve belediyenin önümüzdeki dönemde hayata geçireceği koruyucu ve önleyici hizmetler, iletişim kampanyaları ve yeni projeler için yol göstermesi amaçlanıyor. CAN: “GENÇLERİ ÇÖZÜMÜN AKTİF PAYDAŞLARI OLARAK GÖRÜYORUZ” Sağlık İşleri Daire Başkanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürü Mustafa Can, programla gençlerin yalnızca korunması gereken bir grup olarak değil, sorunları tanımlayan ve çözüm üreten paydaşlar olarak sürece katılmasını hedeflediklerini belirtti. Can, “Sağlık İşleri Daire Başkanlığı olarak bugüne kadar danışmanlık, tedavi, yönlendirme, rehabilitasyon, koruyucu eğitimler ve farkındalık çalışmalarıyla hemşerilerimizin yanında olduk. Bu salondan çıkacak her fikir gençlerimizin gözünde bağımlılık mücadele politikası önerisi başlığı altında raporlaştırılacak ve belediyemizin önümüzdeki dönemde hayata geçireceği koruyucu önleyici hizmetlerin, iletişim kampanyalarının ve yeni projelerin temelini oluşturacak” dedi. KAYA: “BAĞIMLILIKLA MÜCADELE POLİTİKALARINI GENÇLERLE BİRLİKTE İNŞA EDİYORUZ” Sağlık İşleri Daire Başkanlığı Bağımlılıkla Mücadele Birim Sorumlusu Gökçe Çiçek Kaya da bağımlılığın çok boyutlu bir toplumsal sorun olduğuna dikkat çekerek, “Bu mücadelede bizim en önemli hedef kitlemiz gençlerimiz. Bu projeyle geleneksel yöntemlerin dışına çıkıp gençlere sadece ne yapmaları gerektiğini anlatan tek taraflı bir iletişim yerine ‘Sizin ne düşündüğünüz ve çözüm önerileriniz bizim için çok önemli, doğrudan karar süreçlerine dâhil olun’ diyoruz. Kısacası gençleri sadece korunması gereken bir kitle olarak değil, çözüm üreten aktif paydaşlarımız olarak görüyor, kentimizin bağımlılıkla mücadele politikalarını gençlerle birlikte inşa ediyoruz” diye konuştu. ECER: “BİRLİKTE GÜZEL SONUÇLARA ULAŞACAĞIZ” Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı Gençlik Politikaları Uzmanı Halil Ecer ise “Gençler ile birlikte gençlerin talep ve ihtiyaçlarını karşılama ve bunlarla biz nasıl hareket edebiliriz, bir genç Ankara'da kendi varlığını nasıl oluşturabilir, bunlara odaklanmış durumdayız. Bundan sonraki süreçlerde de esasında herhangi bir talep ve ihtiyacın doğru kişiye ve doğru zamanda ulaşabilmesini sağlamak adına gençlerin talep üretebiliyor olması gerekiyor. Bunu hep birlikte başaracağız. Hep birlikte güzel sonuçlara ulaşacağız” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Bir Kereden Bir Şey Olmaz” Düşüncesine Dikkat! Haber

“Bir Kereden Bir Şey Olmaz” Düşüncesine Dikkat!

Sınav dönemlerinde daha uzun süre çalışmak veya akademik başarıyı artırmak amacıyla başkalarının önerdiği ilaçların kullanılmaması gerektiğini de belirten Doç. Dr. Kızıl, “Reçeteli olarak satılan ilaçlar kişiye özeldir.” uyarısında bulundu. Üsküdar Üniversitesi Adli Kimya ve Adli Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Kızıl, YÖK Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı kapsamında verdiği Bağımlılıkla Mücadele Konferansında, bağımlılık yapıcı maddeler, değişen kullanım biçimleri, sosyal çevrenin etkisi ve korunma yollarını ele aldı. Bağımlılık ne? Bağımlılığın, kişinin yaşamını olumsuz etkilemesine rağmen sürdürebildiği bir kullanım ya da davranış örüntüsü olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Soner Kızıl, “Bağımlılık; bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek veya bir başka iradenin etkisi altına girme durumudur. Bir kişinin bir şeye aşırı bağlanması ve bu durumdan zarar görmesine rağmen söz konusu madde veya davranışı terk edememesi olarak söylenebilir kısaca.” dedi. Bağımlılığın farklı türleri bulunduğunu belirten Doç. Dr. Kızıl, madde bağımlılığının yanı sıra tütün, alkol, teknoloji ve kumar bağımlılıklarının da ele alınması gerektiğini kaydetti. Elektronik sigarada “Bir kez deneyeyim” yaklaşımına dikkat! Tütün ve sigara kullanımının ciddi sorunlara yol açtığını belirten Doç. Dr. Soner Kızıl, değişen tüketim alışkanlıklarıyla birlikte elektronik sigaraların da yaygınlaştığına dikkat çekti. Bu ürünlerin “daha sağlıklı” veya “daha az zararlı” ifadeleriyle pazarlanmasının riskleri göz ardı ettirebildiğini ifade eden Doç. Dr. Kızıl, “Elektronik sigaralarda şöyle bir davranış görebiliyoruz: Bir kişide cihaz bulunuyor, arkadaşına veriyor ya da arkadaşı ‘Ben de deneyebilir miyim?’ diye soruyor. Ancak bu ürünlerin içeriğinde farklı kimyasallar, bazı durumlarda yasa dışı yollarla eklenmiş uyuşturucu maddeler bulunabiliyor. Kişi, neye maruz kaldığını bilmeden, ‘Sadece bir arkadaşımdan aldım, alt tarafı sigara, ne kadar zararlı olabilir ki?’ diye düşünerek tüketebiliyor.” diye konuştu. Doç. Dr. Kızıl, kullanım biçiminin veya ürünün görünümünün değişmesinin riskleri ortadan kaldırmadığını vurgulayarak, özellikle içeriği ve kaynağı bilinmeyen ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. ‘Bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesine dikkat edin Madde kullanımında önemli tehlikelerden birinin, kişinin karşılaştığı ürünün gerçek içeriğini bilmemesi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kızıl, ürünün adı ya da başkalarının verdiği güvencelerin içeriği konusunda güvenilir bir ölçüt oluşturmadığını söyledi. Özellikle arkadaş ortamında sunulan maddelere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Doç. Dr. Kızıl, “‘Bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesine dikkat edin. ‘Bir defa’, ‘İstediğim zaman bırakırım’, ‘Zaten ben herhangi bir şeye bağımlı değilim, yeter ki bırakmak isteyeyim’ tarzı düşünceler hiçbir şekilde işlemez.” uyarısında bulundu. Türkiye’nin konumu bağımlılıkla mücadelede sorumluluğu artırıyor Türkiye’nin uyuşturucu kaçakçılığı rotaları üzerindeki konumuna dikkat çeken Doç. Dr. Soner Kızıl, “Türkiye, uyuşturucu taşınmasında merkezi konumda bulunan bir ülke. Bu da bağımlılığın önlenmesi açısından ne kadar önemli çalışmalar yapmamız gerektiğini ve sorumluluğumuzun büyüklüğünü gösteriyor. Türkiye, metamfetamin ve captagon yakalamalarının yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor.” dedi. Maddeyle kolaylaştırılmış suçlara karşı farkındalık önemli Eğlence ortamlarında kişilerin bilgisi dışında içeceklerine madde eklenebildiğini belirten Kızıl, alkol veya uyuşturucu maddelerin kişinin cinsel aktiviteye bilinçli biçimde rıza verme yetisini etkileyebildiğini söyledi. Bu durumun maddeyle kolaylaştırılmış cinsel saldırılarda olduğunu ifade eden Doç. Dr. Kızıl, şöyle konuştu: “Bir eğlence ortamında, kişi başını çevirdiği anda içeceğine madde eklenebiliyor veya kendisine bir içecek ikram edilebiliyor. Bunu yapan kişi her zaman bir yabancı olmayabiliyor; ne yazık ki kişinin yakın çevresinden biri de olabiliyor. Burada yalnızca bireysel farkındalık açısından değil, bir bilim insanı olarak da düşünmemiz gerekiyor: Bu suçları nasıl önleyebiliriz?” Başvurunun gecikmesi maddelerin tespitini zorlaştırabiliyor Madde etkisi altında cinsel saldırıya maruz kalan kişilerin korku, utanç veya yaşadıklarından emin olamama nedeniyle yardım istemekte zorlanabildiğini dile getiren Doç. Dr. Kızıl, gecikmenin toksikolojik incelemeleri güçleştirebildiğine dikkat çekerek, “Kişiler ilk başta utanıyor, çekiniyor, söyleyemiyor, korkuyor ya da emin olamıyor. Cesaretini toplaması için üç-dört gün geçebiliyor. Bu süre geçtiğinde maddenin veya metabolitlerinin vücutta, kanda ve diğer biyolojik örneklerde tespit edilmesi zorlaşabiliyor. Bu nedenle hızlı hareket edilmesi ve kişinin çevresindekilerin de bu konuda bilinçli olması önem taşıyor.” dedi. Kolay ulaşılması, alkolün risklerini ortadan kaldırmıyor Alkolün kolay temin edilebilmesinin zararsız olduğu algısını oluşturmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Kızıl, “Alkol, kolayca temin edilebildiği için sorun yokmuş gibi görülebiliyor ancak ciddi tehlikeleri bulunuyor. Alkol tüketiminin düşmesi de insanların artık bağımlılık yapıcı maddeler kullanmadığı anlamına gelmeyebilir. Farklı eğilimler ortaya çıkabilir; daha kısa sürede etki gösteren başka maddelere yönelim olabilir.” ifadelerini kullandı. “Önceden bir ‘hayır’ planımız olmalı” Bağımlılıkla mücadelede bireyin karşılaşabileceği tekliflere nasıl yanıt vereceğini önceden düşünmesinin önemine işaret eden Doç. Dr. Kızıl, “Önceden bir ‘hayır’ planımız olmalı. Kısa ve kararlı bir şekilde ‘Hayır, kullanmıyorum.’ Ve kullanılan bir ortamsa gerektiğinde ortamı terk edebilmeli. Kullanmak zorunda değil, öyle bir talebi yok, kullanmıyor, diyebilmeli.” diye konuştu. Madde kullanımı açısından risk taşıyan ortamlardan uzak durulması gerektiğini de dile getiren Doç. Dr. Kızıl, “Uyuşturucuyu bulabileceğimiz ortamlardan uzak durmamız lazım. Eğer o şüpheli bir ortamsa, karşılaşabileceğiniz bir ortamsa herhangi bir şekilde maruz kalmasanız bile orada bulunmamalısınız.” dedi. Arkadaş çevresi kullanım baskısını artırabiliyor Arkadaş seçimlerinin öğrencilerin gelecekleri üzerinde de etkili olabileceğini belirten Kızıl, “Arkadaş çevresi burada tabii en önemlilerinden bir tanesi. Sürekli madde kullanımının olduğu sosyal ortamlar kullanma baskısını artırabilmektedir. O yüzden seçtiğiniz arkadaş ortamı tüm hayatınızı belirleyecektir, kariyerinizi belirleyecektir. Çevresel ortamda bulunduğunuz, maruz kaldığınız her şey sizi etkileyecektir. Bu iyi yönden bakarsanız etkili, verimli bir şeyse sizi tabii ki pozitif anlamda etkileyecektir.” şeklinde konuştu. Sınav başarısı için bilinçsiz ilaç kullanmayın! Öğrencilerin sınav dönemlerinde yoğun bir akademik baskı hissedebileceğine değinen Doç. Dr. Kızıl, daha iyi odaklanmak veya başarıyı artırmak amacıyla başkalarının önerdiği ilaçlara yönelmenin risklerine dikkat çekti. Bir ilacın eczanede satılıyor olmasının herkes tarafından kullanılabileceği anlamına gelmediğini vurgulayan Doç. Dr. Kızıl, “Çok yoğun bir ders baskısı hissedebilirsiniz, çok farklı durumlar üst üste gelebilir ama sınav veya akademik başarıyı artırmak amacıyla çeşitli maddeler kullanmak, daha odaklı çalışmak amacıyla ‘Şöyle bir ilaç varmış, zaten eczanede satılıyor, çok iyi’ diye düşünüp başkalarından kimyasallar almayınız. Reçeteli olarak satılan ilaçlar kişiye özeldir. Doktorun tanısıyla birlikte belirlenir. Eczanede olması, bir yerde rahatlıkla temin ediliyor olması onun iyi olduğu anlamına gelmez. Çünkü o ilaç kişiye özeldir.” dedi. “Bugün verdiğiniz karar tüm hayatınızı etkileyecek” Konuşmasının sonunda öğrencilere üniversite yaşamının başlangıcında yaptıkları seçimlerin önemini hatırlatan Doç. Dr. Kızıl, sözlerini şöyle tamamladı: “Unutmayın; bugün, şu anda verdiğiniz, birinci sınıfta, ikinci sınıfta verdiğiniz karar sizin tüm kariyerinizi etkileyecek, tüm hayatınızı etkileyecektir. Bu sebeple de şu an attığınız en ufak adım, temelinizi güçlü olarak oluşturmanıza katkı sağlayacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay Yarı Maratonu, İstanbul’un Tarihi Rotalarında Gerçekleştirildi Haber

Yeşilay Yarı Maratonu, İstanbul’un Tarihi Rotalarında Gerçekleştirildi

Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’ndan başlayan organizasyonda sporcular; 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik koşu ve 10 kilometrelik paten yarışı olmak üzere üç farklı kategoride mücadele etti. İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını sporun birleştirici gücüyle buluşturan organizasyon, Yeşilay’ın sağlıklı yaşamı bağımlılıkları önleyici yaklaşımının önemli bir parçası olarak ele alan çalışmalarına yeni bir alan kazandırdı. Maraton öncesinde açıklamalarda bulunan Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeşilay Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hasan Siret Albayrak, Bağımlılıkla Mücadele ve Sağlıklı Yaşam Kültürü için Yeşilay Yarı Maratonu’nun ilk kez düzenlenmesinin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek organizasyon ve parkur güzergâhı hakkında bilgi verdi. Yeşilay’ın sporu yalnızca fiziksel sağlık açısından değerlendirmediğini belirten Albayrak, şu ifadeleri kullandı: “Bizler Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak sporu yalnızca fiziksel bir aktivite olarak görmüyoruz. Aynı zamanda psikolojik bir dönüşüm aracı ve bağımlılıklarla mücadelede en etkili önleyici unsurlardan biri olarak görüyoruz. İlk kez gerçekleştirdiğimiz Yeşilay Yarı Maratonu ile İstanbul’un tarihi dokusunu sporun enerjisiyle buluştururken, her yaştan insanı daha aktif ve sağlıklı bir yaşam konusunda düşünmeye ve harekete geçmeye davet ediyoruz.” Yarışların Başlangıç ve Bitiş Noktası Sepetçiler Kasrı Oldu Tüm yarışların başlangıç noktası olan Sepetçiler Kasrı’ndan hareket eden sporcular, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasıyla iç içe uzanan parkurlarda yarıştı. 21 kilometrelik yarı maraton parkuru; Galata Köprüsü, Tophane, Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş, Balat, Eminönü ve Cankurtaran gibi İstanbul’un simge noktalarından geçti. Tarihi Yarımada’dan Boğaz kıyılarına uzanan güzergâhta sporcular, İstanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde mücadele etti. Parkuru tamamlayan sporcular yeniden Sepetçiler Kasrı’na ulaşarak finiş çizgisini geçti. Böylece Yeşilay Yarı Maratonu, ilk yılında spor ile İstanbul’un tarihi mirasını aynı rotada buluşturan özgün bir organizasyon olarak gerçekleştirildi. Sağlıklı Yaşam Mesajı İstanbul’un Tarihi Rotalarından Verildi Yeşilay Yarı Maratonu ile bağımlılıklardan uzak ve sağlıklı bir yaşamın yalnızca bireysel tercihlerden değil, günlük hayatın içerisinde oluşturulan güçlü ve sürdürülebilir alışkanlıklardan geçtiğine dikkat çekildi. Yeşilay, bağımlılıklarla mücadelede koruyucu ve önleyici çalışmalarının yanı sıra spor ve hareketli yaşamı destekleyen faaliyetlerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Dereceye Giren Sporcular Ödüllendirildi Yarışların tamamlanmasının ardından Sepetçiler Kasrı’nda ödül töreni gerçekleştirildi. Organizasyon kapsamında düzenlenen 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik koşu ve 10 kilometrelik paten yarışında dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi. İstanbul’un tarihi rotalarında ilk kez gerçekleştirilen Yeşilay Yarı Maratonu, sporun birleştirici gücüyle sağlıklı ve bağımlılıklardan uzak bir yaşam mesajını geniş kitlelere ulaştırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı Haber

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı

Açılışa Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy katılım sağladı. Gençlere kültür, sanat, teknoloji, akademik gelişim ve gönüllülük alanlarında çok yönlü imkanlar sunacak olan Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi, bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmaların sahadaki güçlü adreslerinden biri olacak. Merkezde bağımlılık farkındalık eğitimlerinden kişisel gelişim programlarına, akademik destek çalışmalarından dijital beceri eğitimlerine, sanat atölyelerinden medya ve içerik üretim çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyetler yürütülecek. “BURADAN BİR ÇAY İÇEN BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYE DESTEK VERMİŞ OLACAK” Açılışta konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, gençlik merkezlerinin bağımlılıklarla mücadeledeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Yeşilay'ımız için çok mutlu, çok gururlu bir gün. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden bir tanesinde, Esenyurt'ta çok nezih bir mekanı hizmete açıyoruz. İnşallah bu mekan; gençlerimizin güzel vakit geçireceği, nitelikli paylaşımlarda bulunacağı bir mekan olacak. Burada hem Yeşilay'ımızın ürünleri, Yeşilay'ımızın mesajları yer alıyor. Hem de buradaki Cafe 1920 gelirleri yine bağımlılıkla mücadele çalışmalarında, gençlik çalışmalarında burs olarak, etkinlik olarak değerlendiriliyor. O yüzden buraya gelen, buradan bir çay, bir kahve içen herkes aslında bağımlılıkla mücadeleye de çok ciddi bir destek vermiş oluyor. İnşallah Esenyurt için, İstanbul için hayırlı, uğurlu olur diyorum.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE TÜM KURUMLARIMIZ İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞIYOR” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen de açılışta gerçekleştirdiği konuşmada bağımlılıklarla mücadeleye değindi: “Bağımlılık toplumsal bir mücadele ama öncelikle bağımlılığa giden yoldaki sebeplerin de ortadan kaldırılması için bütün kurumlarımız iş birliği içerisinde çözümler üretmek için gayret sarf ediyor. Bu kapsamda Yeşilay Gençlik Merkezimiz de inşallah güzelliklere vesile olur.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YEŞİLAY İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ” Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ise konuşmasında gençlere yönelik koruyucu ve destekleyici hizmetlerin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yeşilay'la sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bağımlılıklarla mücadele toplumsal bir mesele. Sadece emniyet güçlerinin, kolluk kuvvetlerinin yürüteceği bir mücadele değil; aynı zamanda STK'ların, toplumun ileri gelenlerinin de destek vermesi gereken bir mücadele. Yeşilay bu mücadelede 100 yıldır önderlik yapıyor. Bu tesisin buraya açılması da son derece önemli bir adımdır.” ESENYURT BELEDİYESİ’NDEN YEŞİLAY’A TAM DESTEK Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy da Esenyurt’ta gençlere kazandırılan merkezin ilçeye önemli katkılar sunacağını belirterek şunları kaydetti: “Esenyurt Belediyesi, Yeşilay ve topluma faydası olan tüm STK’ların hizmetindedir. Hepimizin çocukları için bağımlılıklarla mücadeleye desteğimiz sürecektir.” GENÇLİK MERKEZLERİ EĞİTİM HAYATINA DA DESTEK SUNACAK Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nde alkol, tütün, madde, internet ve kumar bağımlılıklarına yönelik farkındalık eğitimlerinin yanı sıra iletişim, liderlik ve zaman yönetimi gibi kişisel gelişim eğitimleri de verilecek. Merkezde üniversite sınavına hazırlık dersleri, yabancı dil eğitimleri ve dijital beceri programlarıyla gençlerin akademik ve mesleki gelişimleri desteklenecek. YILLIK 30 BİNİ AŞKIN GENCE VE YETİŞKİNE ULAŞILMASI HEDEFLENİYOR Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nden günlük ortalama 130 ila 210 kişinin faydalanması öngörülüyor. Yoğun dönemlerde bu sayının artması beklenirken merkezin haftalık ortalama 550 ila 800 kişiye ulaşması, yıllık bazda ise 30.000’in üzerinde gence ve yetişkine hizmet sunması hedefleniyor. İSTANBUL’DAKİ İKİNCİ, TÜRKİYE’DEKİ BEŞİNCİ YEŞİLAY GENÇLİK MERKEZİ Fatih Cerrahpaşa Prof. Dr. Hakan Ertin Gençlik Merkezi’nin ardından Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nin açılmasıyla birlikte İstanbul’daki Yeşilay Gençlik Merkezi sayısı 2’ye yükseldi. Türkiye genelinde ise İstanbul’da 2, Sakarya’da 1, İzmir’de 1 ve Rize’de 1 olmak üzere toplam 5 Yeşilay Gençlik Merkezi faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı sonuna kadar 11 Gençlik Merkezi’nin faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den Bağımlılıkla Mücadelede Örnek Model Haber

ABB’den Bağımlılıkla Mücadelede Örnek Model

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) bağımlılıkla mücadele kapsamında Temelli’de hayata geçirdiği “Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi”, kapsamlı tedavi ve rehabilitasyon hizmetleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından atıl durumdaki alanın yenilenmesiyle hizmete açılan merkezde, bağımlılıkla mücadele eden bireylere hem tıbbi hem de sosyal destek sağlanıyor. HEM TEDAVİ HEM SOSYAL REHABİLİTASYON ABB ile Lokman Hekim Üniversitesi iş birliğiyle faaliyetine devam eden merkezde; madde kullanımı, depresyon, bipolar bozukluk ve şizofreni gibi rahatsızlıkları bulunan bireyler için entegre servis hizmeti veriliyor. Ayrıca 18 yaş altı çocuklara yönelik ÇEMATEM servisi de merkez bünyesinde faaliyet gösteriyor. Toplam 39 yatak kapasitesine sahip merkezde kadın, erkek ve çocuk danışanlar için ayrı servisler bulunuyor. Özgür Köy’de danışanlar, uzman psikiyatristler eşliğinde yatılı tedavi görürken aynı zamanda sosyal ve kültürel faaliyetlere de katılıyor. Kütüphane, spor aktiviteleri, grup terapileri ve atölye çalışmalarıyla bireylerin yeniden sosyal hayata kazandırılması hedefleniyor. YILLIK ORTALAMA 450 HASTA Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Sorumlusu ve Lokman Hekim Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, merkezde yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: “Burada, 39 yatağımız, 4 tane de servisimiz var; kadın, erkek ve çocuk hastalarımız için. Yıllık ortalama 450 civarı hastamız oluyor. ‘Minnesota Modeli’ dediğimiz bir program uyguluyoruz. Daha çok grup terapileriyle giden bir program ve bağımlılıkta oldukça da iyi sonuç aldığımızı düşünüyoruz. Tabii ki bağımlılıkta en önemli şey bağımlı olmamak. Olduktan sonra, bir duyarlılık kazanıyorsunuz ve yaşam boyu devam ediyor.” Tedavi süreçlerinin kişiye özel planlandığını belirten Arıkan, danışanların ihtiyaçlarına göre terapi, ilaç desteği ve sosyal rehabilitasyon çalışmalarının birlikte yürütüldüğünü ifade etti. TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR Yerel yönetim ve üniversite iş birliğiyle hayata geçirilen merkezin Türkiye’de örnek bir model olduğunu vurgulayan Arıkan, “Zaman zaman çevre illerden de geliyorlar, izliyorlar ya da ben gidip anlatıyorum oralarda nasıl yürüdüğünü, nasıl işlediğini. Böylelikle burayı, ‘Bir Türkiye modeli olur mu?’ diye düşünüyoruz gerçekten ve ben olacağına da inanıyorum. Çünkü bu model; hastaları etiketlemeyen, yargılamayan, ihtiyaçları olduğu an buraya gelmelerine yardımcı olan bir model” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Ekran Bağımlılığı ve Obezite Farkındalık Paneli Haber

İBB’den Ekran Bağımlılığı ve Obezite Farkındalık Paneli

İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, bağımlılıkla mücadele kapsamında hizmet veren Sosyal Uyum Destek Merkezleri’nin (SUDEM) sayısının 2029 yılına kadar 9’dan 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürlüğü ev sahipliğinde, Üsküdar Belediyesi paydaşlığında “Görünmeyen Riskler: Ekran Bağımlılığı ve Obezite” paneli gerçekleştirildi. Panele, İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, İBB Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürü Mustafa Hakan Yılmaztürk ile Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürü Mustafa Erata katıldı. Panel, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye personeli ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. SOSYAL UYUM DESTEK MERKEZLERİ’NİN 2029’A KADAR 15’E ÇIKARILMASI HEDEFLENİYOR Panelin açılışında konuşan Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, teknolojinin hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek aşırı ekran kullanımının sosyal ilişkileri zayıflattığını, dikkat dağınıklığına yol açtığını ve zihinsel sağlığı olumsuz etkilediğini söyledi. Eryiğit, hareketsiz yaşamın obeziteyi tetiklediğine dikkat çekerek, bu iki sorunun birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Bağımlılıkla mücadele kapsamında 2020 yılından bu yana Bağcılar, Sultanbeyli, Esenyurt, Sultangazi, Ataşehir, Arnavutköy, Beyoğlu, Sancaktepe ve Tuzla’da hizmet veren Sosyal Uyum Destek Merkezleri (SUDEM) aracılığıyla çalışmalar yürütüldüğünü belirten Eryiğit, mevcut 9 merkezin sayısının 2029 yılına kadar 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti. UZMANLAR EKRAN BAĞIMLILIĞI VE OBEZİTE İLİŞKİSİNİ ELE ALDI İki oturum halinde gerçekleştirilen panelde ekran bağımlılığı ile obezite arasındaki ilişki bilimsel, psikososyal ve toplumsal boyutlarıyla ele alındı. Uzmanlar, uzun süreli ekran maruziyetinin kilo artışı, uyku bozuklukları ve davranış değişiklikleriyle bağlantısına dikkat çekti. Moderatörlüğünü Dr. Öğretim Üyesi Belma Yön’ün yaptığı ilk oturumda; Prof. Dr. Cemal Onur Noyan, Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Tekden ve Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais sunum gerçekleştirdi. Oturumda çocukluk döneminden yetişkinliğe uzanan bağımlılık süreci, beynin ödül mekanizması ve dijital alışkanlıkların yeme davranışları üzerindeki etkileri ele alındı. İBB Bağımlılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü de sahadaki deneyimlere dayanan vaka örnekleri paylaştı. ATÖLYE ÇALIŞMALARIYLA FARKINDALIK YARATILDI Panel kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarında ekran bağımlılığı, sağlıklı beslenme, otokontrol ve hareketli yaşam konularında katılımcılara farkındalık kazandırılması amaçlandı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde dijital alışkanlıkların günlük yaşam üzerindeki etkileri uygulamalı olarak ele alındı. ÖNLEME VE KORUMA STRATEJİLERİ MASAYA YATIRILDI İkinci oturumda ise hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin obezite üzerindeki etkileri ile önleme ve koruma stratejileri değerlendirildi. Obezite ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyeni Hafize Kovancı ile Doç. Dr. Ali Durmuş, ekran bağımlılığının beslenme alışkanlıkları ve fiziksel sağlık üzerindeki sonuçlarını anlattı. Panelin sonunda konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi, program toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Etkinlik, “Bağımlılık ekranda başlar, bedende iz bırakır” mesajıyla tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Sağlıkta Güç Birliği Oluşturuyor Haber

ABB Sağlıkta Güç Birliği Oluşturuyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Başkent’te halk sağlığını önceleyen çalışmalarını genişletmek ve daha etkin hâle getirmek amacıyla ilçe belediyeleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla kapsamlı toplantılar gerçekleştirdi. Ortak akıl ve dayanışma anlayışıyla düzenlenen buluşmalarda, sağlık hizmetlerinde iş birliğinin artırılması hedeflendi. HALK SAĞLIĞI İÇİN DAYANIŞMA AĞI GENİŞLİYOR İlçe belediyeleriyle yapılan toplantıda; ambulans ve hasta nakil hizmetleri, bağımlılıkla mücadele, toplum sağlığı, iş sağlığı ve güvenliği ile çevre sağlığı hizmetleri gibi konularda yürütülen çalışmalar ele alındı. Sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirilen toplantıya ise LÖSEV, Kızılay, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), Ankara Aile Hekimleri Derneği başta olmak üzere toplam 25 STK katıldı. Toplantıda; Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen özel gün ve haftalarda yürütülebilecek farkındalık ve koruyucu sağlık çalışmaları, ortak proje alanları, kurum içi koordinasyonun güçlendirilmesi ve 2026 yılı halk sağlığı faaliyetlerine yönelik öneriler görüşüldü. “ORTAK AKLI BÜYÜTEREK DAHA ETKİLİ ÇALIŞMALAR ÜRETECEĞİZ” Toplantıda konuşan ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, halk sağlığında iş birliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilen ve tüm dünyada eş zamanlı olarak anılan önemli gün ve haftalar, yalnızca birer takvim hatırlatması değil; toplum sağlığına dair ortak sorumluluğumuzu yeniden düşünmemizi sağlayan çok kıymetli fırsatlardır. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak sağlığı yalnızca tedavi edici hizmetlerle değil; önleyici, koruyucu ve farkındalık temelli bir anlayışla ele alıyoruz. Bu anlayışın en güçlü paydaşlarının da sivil toplum kuruluşlarımız ve ilçe belediyelerimiz olduğuna yürekten inanıyoruz. Bugün burada bulunmamızın temel amacı; sağlık alanında aynı hedefe yürüyen kurumlar olarak ortak aklı büyütmek, güç birliği yapmak ve Ankaralı hemşehrilerimiz için daha etkili çalışmalar üretmektir.” STK’LERDEN İŞ BİRLİĞİ VURGUSU Toplantıya katılan sivil toplum kuruluşu temsilcileri de iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Ankara Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Emre Ömer Keleş, yerel yönetimlerle birlikte çalışmanın önemine dikkat çekerek, “Yerel yönetimlerle, Aile Sağlığı Merkezlerimizde birçok zaman dirsek temasında bulunuyoruz. Beraber iş birliklerini yapabiliyor olmak bizler için çok kıymetli. Birçok sorunumuzda belediyeler bizi destekleyebiliyor çünkü Aile Sağlığı Merkezleri kendi hekimlerince yönetilen kurumlar, buralarda da gördüğümüz destekler bizim için çok kıymetli, ayrıca halka ulaşmak konusunda yerel yönetimler ve aile hekimleri ortak çalışarak daha geniş kitlelere ulaşarak sağlığı geliştirebiliriz” dedi. Ankara Diş Hekimleri Odası Başkan Vekili Dr. Ahu Eser Eset ise, “Ankara Büyükşehir Belediye’mizle halk sağlığına yönelik çok güzel projelere imza attık. Yeni projelerimizde de birlikte olmak bizleri mutlu edecek” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursalı Perakendecilerden Bağımlılıkla Mücadeleye Destek Haber

Bursalı Perakendecilerden Bağımlılıkla Mücadeleye Destek

Sosyal sorumluluk çalışmalarına hızla devam eden Bursa Perakendeciler (PERDER) Derneği, bağımlılıkla mücadele eden bireylere destek amacıyla harekete geçti. YENİ HAYATLAR İNŞA EDİLİYOR Ruhsal ve fiziki hasarların yanı sıra ölümle sonuçlanabilen bağımlılık ile mücadele eden Bağımsız Yaşam Derneği (BAY-DER) Bursa Şubesine perakendecilerden destek geldi. Bursa PERDER yönetimi; tedavilerini başarıyla tamamladıkları için sertifika verilen bireylerin, çöküşten zirveye giden yolda yaşadıklarına tanıklık ederken duygusal anlar yaşadı. Perakendeciler; yeniden özgüven sahibi olan bireylerin, yeni hayatlarını inşa etmelerinin desteklenmesi için BAY-DER’in çalışmalarına aktif katkı sağlamaya başladı. BAY-DER Bursa Şube Müdürü Yakup Aişeoğlu, Bursa PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Kılıç'ı ziyaret ederek sağlanan desteklerden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. ‘BAŞKA CANLAR YANMASIN’ Sosyal sorumluluk bilinciyle ihtiyaç sahibi vatandaşlara akülü tekerlekli sandalye bağışı yaptıklarını hatırlatan ve bağımlılıkla mücadeleye de odaklandıklarını belirten Haşim Kılıç, “Ağzındaki bir damla su ile yangını söndürme yoluna çıkan karınca misali, uzun ama yürümeye değer bir yolda ilerleyen BAY-DER'de yürütülen faaliyetler takdire şayan. Ücretsiz ve ilaçsız tedavi yöntemiyle yüzlerce bağımlının adeta yaşama döndürüldüğü BAY-DER'de bu illetten kurtulan bazı bağımlıların, danışmanlık yaptığını da gördük. Tüm üyelerimiz ile bu anlamlı yolculukta onları hiç yalnız bırakmayacağız. 'Maddeden manaya' mottosuyla çalışmalarını sürdüren BAY-DER'in bu önemli mücadelelerinde her zaman yanlarında olacağız. Yeter ki başka canlar yanmasın.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.