Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bağımsız Bölüm

Kapsül Haber Ajansı - Bağımsız Bölüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsız Bölüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çatı Alanları Kentsel Dönüşüme Ekonomik Kaynak Sağlıyor Haber

Çatı Alanları Kentsel Dönüşüme Ekonomik Kaynak Sağlıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’un depreme karşı daha dirençli bir hale gelmesi ve daha güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla kentsel dönüşümün önündeki ekonomik, teknik ve idari engelleri azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda planlanan çatı katlarının belirli şartlar çerçevesinde bağımsız bölüm olarak kullanılabilmesinin önünü açan düzenlemeyle, dönüşüm projelerinin finansal açıdan destekliyor. ÇATILAR KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN PARÇASI OLUYOR İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı’nın hazırladığı, İBB Meclisi tarafından oy birliğiyle kabul edilen İstanbul İmar Yönetmeliği değişikliğiyle, gerekli yapılaşma ve güvenlik koşullarını sağlayan çatı alanlarının bağımsız konut olarak değerlendirilebilmesinin önü açılıyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, parselin imar planlarında belirlenen mevcut yapılaşma koşulları ve yükseklik sınırları artırılmadan, çatı içerisinde kalan alanların yasal, güvenli ve nitelikli yaşam alanlarına dönüştürülebilmesi sağlanacak. Böylece çoğu zaman atıl durumda kalan çatı alanları ekonomik bir değere dönüştürülecek. Oluşacak yeni bağımsız bölümlerden elde edilecek ekonomik değer, hak sahipleri ve dönüşüm sürecini üstlenen yükleniciler açısından kentsel dönüşüm maliyetinin karşılanmasına katkı sağlayabilecek ek bir kaynak. Düzenleme yalnızca ekonomik bir araç olarak ele alınmıyor aynı zamanda çatı aralarında sonradan gerçekleştirilen proje dışı müdahalelerin ve kaçak yapılaşmanın önlenmesi, çatı uygulamalarının belirli standartlara kavuşturulması ve İstanbul’un yapı stoğunda daha güvenli, nitelikli ve estetik uygulamaların yaygınlaştırılması amaçlanıyor. KAÇAK ÇATI EKLENTİLERİNİN ÖNÜNE GEÇİLİYOR Çatı katlarına ilişkin imar düzenlemesi ilk adımı olarak, İBB Meclisi’nde 13 Mart 2025 tarihinde çatı kullanımına ilişkin plan notu değişikliği yapılırken, 17 Temmuz 2025 tarihli ve 706 sayılı Meclis Kararı ile İstanbul İmar Yönetmeliği’nde “Çatı Bağımsız Birim” düzenlemesi oy birliği ile kabul edildi. 21 Ağustos 2026 tarihinde onaylanmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına iletilen düzenlemenin, gerekli onay sürecinin tamamlanmasının ardından Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle uygulama süreci başlayacak. Düzenleme ile çatıların yalnızca yardımcı mekânlar olarak değil, mevzuatta belirlenen koşullar doğrultusunda bağımsız konut birimleri olarak değerlendirilebilmesinin de önü açılmış olacak. Çatıların yasal statüye kavuşturulmasıyla güvenlik ve estetik standartlarından yoksun kaçak çatı eklentilerinin önüne geçilmesi, yapı güvenliği artırılacak ve kent silueti daha planlı hale getirilecek. Bu kapsamda yeni oluşturulacak bağımsız bölümlerin deprem, yangın, sığınak ve otopark mevzuatına ve yönetmeliğin ilgili diğer maddelerine uygun olması zorunlu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kentsel Dönüşüm Sürecinde Doğru Değerleme, Uzlaşının Anahtarı Oluyor Haber

Kentsel Dönüşüm Sürecinde Doğru Değerleme, Uzlaşının Anahtarı Oluyor

ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, kentsel dönüşümde yalnızca yapının yenilenmesine değil, mevcut taşınmazların ve yeni projede oluşacak değerlerin doğru, şeffaf ve veriye dayalı şekilde belirlenmesine odaklanılması gerektiğini belirtiyor. Türkiye’de kentsel dönüşüm, özellikle büyükşehirlerde yapı stokunun yenilenmesi açısından öncelikli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre İstanbul’da yaklaşık 1,5 milyon bağımsız bölümün risk taşıdığı, bunlardan yaklaşık 600 bininin ise acil dönüşüm gerektirdiği belirtiliyor. Bu tablo, dönüşüm ihtiyacının ölçeğini ortaya koyarken sürecin yalnızca teknik ve yapısal değil, aynı zamanda ekonomik boyutunu da öne çıkarıyor. TÜİK’in Ağustos 2026’da açıkladığı son veriler de çok daireli yapıların yeni yapılaşma içerisindeki ağırlığını ortaya koyuyor. 2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı verilen yapılarda, iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binaların payı yüzde 71,1 olarak gerçekleşti. Çok sayıda bağımsız bölümün ve dolayısıyla farklı hak sahiplerinin bir arada bulunduğu bu yapılaşma modeli, özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde taşınmazların birbirinden farklı fiziksel, hukuki ve ekonomik özelliklerinin doğru biçimde değerlendirilmesini daha da önemli hale getiriyor. Aynı binadaki her bağımsız bölüm aynı değeri taşımıyor Kentsel dönüşüm süreçlerinde uzlaşmanın en kritik aşamalarından birini, mevcut taşınmazların değerlerinin belirlenmesi ve yeni projede ortaya çıkacak değerin hak sahipleri arasında adil şekilde dağıtılması oluşturuyor. Aynı binada yer alsalar dahi bağımsız bölümlerin katı, cephesi, büyüklüğü, kullanım niteliği, konumu ve diğer fiziksel özellikleri değer açısından farklılık yaratabiliyor. Bu nedenle dönüşüm öncesindeki mevcut durumun doğru analiz edilmesi ve yeni projedeki değer dağılımının objektif kriterler üzerinden gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Değerleme sürecinin yalnızca nihai bir rakam üretmekten ibaret olmadığını belirten ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, “Kentsel dönüşümde en önemli konulardan biri hak sahiplerinin sürece güven duyması. Bu güvenin oluşması için de ortaya çıkan değerin hangi kriterlere göre belirlendiğinin açık ve anlaşılabilir olması gerekiyor. Aynı yapı içerisindeki bağımsız bölümlerin özellikleri birbirinden farklı olduğu için her bir bağımsız bölüme tek bir bakış açısıyla yaklaşmak doğru sonuç vermeyebilir. Mevcut taşınmazların değerinin doğru tespit edilmesi ve yeni projede oluşacak değerin objektif kriterlerle dağıtılması, tarafların ortak bir zeminde buluşmasını kolaylaştırıyor. Dolayısıyla doğru değerleme, kentsel dönüşümde yalnızca teknik bir gereklilik değil, uzlaşının da temel unsurlarından biri.” dedi. Şeffaf veri, değerleme sürecinde güveni güçlendiriyor Kentsel dönüşüm projelerinde değerleme yapılırken taşınmazın fiziksel özelliklerinden hukuki durumuna, konumundan emsal verilerine kadar farklı veri setlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle çok sayıda bağımsız bölümün bulunduğu projelerde bu verilerin doğru, güncel ve sistematik biçimde yönetilmesi, bu değerlendirmelerin tutarlılığı açısından önem kazanıyor. Bu noktada dijital teknolojiler de değerleme uzmanlarının çalışma süreçlerini destekleyen araçlardan biri haline geliyor. ARGE Gayrimenkul Değerleme de operasyonel süreçlerinde yapay zekâ destekli süreç yönetim teknolojisi SADES’ten yararlanıyor. Creative Solution tarafından geliştirilen SADES; belge yönetimi, veri doğrulama, analiz ve iş akışı gibi değerleme sürecinin farklı aşamalarının dijital ortamda daha sistematik biçimde yönetilmesini sağlıyor. Böylece uzmanların operasyonel iş yükünün azalması, bilgiye daha kolay erişebilmesi ve zamanlarını analiz ve değerlendirme çalışmalarına daha fazla ayırabilmesi hedefleniyor. ARGE’nin SADES kullanımında teknoloji, değerleme uzmanının kararının yerine geçen bir yapıdan ziyade uzmanlığı destekleyen bir araç olarak konumlanıyor. Sahadan ve belgelerden gelen verilerin sistematik biçimde işlenmesi, kontrol edilmesi ve izlenebilir bir yapı içerisinde yönetilmesi, özellikle veri hacminin yüksek olduğu değerleme çalışmalarında daha standart ve güvenilir bir çalışma modelinin oluşturulmasına katkı sağlıyor. Kentsel dönüşümün önümüzdeki dönemde de gayrimenkul sektörünün temel gündemlerinden biri olacağını belirten Onursal, “Dönüşümün hızlanması kadar sağlıklı ilerlemesi de önemli. Hak sahiplerinin karşılarındaki değerin nasıl oluştuğunu anlayabildiği, verilerin doğru yönetildiği ve uzmanlığın teknolojiyle desteklendiği bir yapı, anlaşmazlıkların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Biz de ARGE olarak SADES’i operasyonlarımızda kullanarak verinin daha sistematik yönetildiği, uzmanlarımızın analiz ve değerlendirmeye daha fazla odaklanabildiği bir çalışma yapısını destekliyoruz. Çünkü kentsel dönüşümde kalıcı uzlaşının temelinde yalnızca bir rakam üzerinde anlaşmak değil, o rakamın nasıl oluştuğuna güvenmek yatıyor.” ifadelerini kullandı. Creative Solution tarafından geliştirilen Sayısal Akıllı Değerleme Süreç Yönetim Sistemi (SADES), değerleme çalışmalarının farklı aşamalarını desteklemek amacıyla Değer, Vira, 360 ve Radar olmak üzere dört modülden oluşuyor. SADES Değer, yapay zekâ destekli değer tahminleme ve bölgesel veri analizleriyle değerleme uzmanlarına veri temelli referans çıktılar sunarken; SADES Vira, tapu, ruhsat ve imar gibi belgelerdeki bilgileri analiz ederek gerekli kontrol alanlarının daha hızlı ve sistematik biçimde belirlenmesine katkı sağlıyor. SADES 360, değerleme uzmanlarının akıllı telefonları aracılığıyla sahadaki taşınmazı dijital ortama aktararak 3 boyutlu dijital kat planı oluşturmasına ve saha verilerini standart bir yapıda kayıt altına almasına olanak tanıyor. SADES Radar ise raporları kontrol ederek eksik, tutarsız veya riskli alanların tespit edilmesine destek oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Gayrimenkulde Yeni Yatırım Modeli Haber

Alternatif Gayrimenkulde Yeni Yatırım Modeli

VOBI, Sakarya'da hayata geçirdiği ilk öğrenci yaşam projesiyle; orta ölçekli yatırımcılara düzenli kira geliri ve klasik gayrimenkullere göre kendini kısa sürede finanse eden bir alternatif sunarken, üniversite öğrencilerinin artan konaklama ihtiyacına da sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Öğrenci yaşam projeleri tüm dünyada alternatif gayrimenkulün en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'de yükseköğretim gören yaklaşık 6,9 milyon öğrenciye karşılık mevcut yurt kapasitesinin talebin gerisinde kalması, ülkemizde de bu projeleri, yatırımcılar için sürdürülebilir bir model haline getiriyor. Türkiye'de artan üniversite öğrenci sayısı ve mevcut konaklama kapasitesinin yetersizliği bu modele duyulan ihtiyacı her geçen yıl daha da artırıyor. Co-living (birlikte yaşam) konusuna ve özellikle öğrenci evlerine odaklanan VOBI, Sakarya öğrenci evleri projesinin birimler halinde satışa sunulması, profesyonel işletmecilik modeli ve düzenli kira getirisiyle yatırımcılar için yeni bir alternatif sunuyor. 8 yılda yatırıma geri dönüş sunan VOBI Sakarya projesi, profesyonel işletmecilik modeliyle yatırımcılara öngörülebilir ve düzenli bir kira geliri sunuyor. Proje bağımsız bölümler halinde yatırımcılara satışa sunulurken kiralama, öğrenci yönetimi, bakım, tahsilat ve işletme süreçlerinin tamamı profesyonel ekip tarafından yürütülüyor. Böylece yatırımcılar operasyonel süreçlerle ilgilenmeden alternatif gayrimenkulde profesyonel şekilde yönetilen bir yatırım modeline ortak oluyor. Her yıl 500 bin genç yükseköğrenime başlarken, öğrenci yurtları konaklamanın sadece yüzde 25’ini karşılıyor Alternatif yaşam projelerinin dünyada gayrimenkul yatırımları arasında hızla yükseldiğine dikkat çeken VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi. “Dünyada öğrenci yaşam projeleri, alternatif gayrimenkul yatırımları arasında en hızlı büyüyen segmentlerden biri haline geldi. Yatırımcılar artık yalnızca gayrimenkul sahibi olmayı değil, profesyonel yönetilen ve düzenli gelir üreten yatırım modellerini tercih ediyor. Türkiye'de artan öğrenci sayısı ve yetersiz konaklama kapasitesi bu alanda güçlü bir yatırım potansiyeli oluşturuyor. VOBI olarak bu modeli Türkiye'ye taşıyarak yatırımcıları yeni nesil alternatif gayrimenkul yatırımıyla buluşturuyoruz." Üniversite öğrencilerinin güvenli, sosyal, birlikte çalışabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve aidiyet hissedebilecekleri yaşam alanlarını tercih ettiğini vurgulayan Akçay, "VOBI'yi tam olarak bu değişen beklentilere cevap vermek amacıyla geliştirdik. Co-Living modeli bizim için yalnızca aynı binada yaşamak anlamına gelmiyor. Öğrencilerin birlikte ürettiği, sosyalleştiği, ortak çalışma alanlarını kullandığı ve güvenli bir topluluk içerisinde yaşamlarını sürdürdüğü yeni bir yaşam anlayışını temsil ediyor. VOBI, öğrencilerin sadece konakladığı bir yer değil; yaşadığı, sosyalleştiği, ders çalıştığı ve kendini geliştirdiği bütüncül bir yaşam ekosistemi sunuyor." dedi. “Sakarya’da öğrencilerin yüzde 66’sı uygun konaklama bulmakta zorlanıyor” VOBI'nin ilk büyük ölçekli projesinin Sakarya'da hayata geçirilmesinin en önemli nedeninin bölgedeki yüksek öğrenci nüfusu ve artan konaklama ihtiyacı olduğunun altını çizen Filiz Akçay, "Türkiye’nin tek ana kampüste toplanan en büyük üniversitelerinden biri olan Sakarya Üniversitesi’nde 100 bine yakın öğrenci bulunuyor ve bu öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi uygun konaklama bulmakta zorlanıyor. Kampüse yalnızca beş dakika yürüme mesafesindeki konumumuzla bu ihtiyaca çözüm sunuyoruz. İlk etapta tamamlanan 134 bağımsız bölümümüzde yaklaşık 800 öğrenciyi ağırlayacağız. Projedeki 404 bağımsız bölüm ve 2 bin 424 yatak kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük öğrenci yaşam projelerinden birini hayata geçireceğiz." dedi. Alternatif gayrimenkulde profesyonel işletmecilik modeli VOBI, yatırımcılar açısından geleneksel gayrimenkul anlayışından farklılaşan profesyonel işletmecilik modeliyle de öne çıkıyor. Model kapsamında bağımsız bölümler yatırımcılara sunulurken kiralama, öğrenci yönetimi, bakım, tahsilat ve işletme süreçlerinin tamamı özel bir ekip tarafından yönetiliyor. Böylece yatırımcılar kiracı bulma, işletme ve günlük operasyon süreçleriyle ilgilenmeden kira gelirlerini alabiliyor. Dünyada uzun yıllardır başarıyla uygulanan öğrenci yaşam projeleri modelini Türkiye'ye taşıyan VOBI, Sakarya'nın ardından Düzce ve Kocaeli başta olmak üzere farklı üniversite şehirlerinde de büyümeyi planlıyor. Uzun vadede ise Türkiye'nin üniversite şehirlerinde, standartlaşmış öğrenci yaşam kampüsleri oluşturarak bu alanda referans marka haline gelmek hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’da Kentsel Dönüşüm 1 Milyona Ulaştı Haber

İstanbul’da Kentsel Dönüşüm 1 Milyona Ulaştı

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulduğu 2012 yılından bu yana Türkiye genelinde deprem ve diğer afetlere karşı riskli binaların dönüşüm süreçlerini yürütüyor. Bugüne kadar 81 ilde 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. 83 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise devam ediyor. TÜRKİYE’DEKİ 2 KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN BİRİ İSTANBUL’DA Başkanlık iki kentsel dönüşüm projesinden birini deprem tehdidiyle karşı karşıya olan İstanbul’da hayata geçiyor. İstanbul’da 2012 yılından bu yana 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Kentte 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise devam ediyor. BAKAN KURUM: ŞEHRİMİZİ AFETLERE HAZIRLAMAK İÇİN DÖNÜŞÜME SÜRATLE DEVAM EDECEĞİZ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, örnek kentsel dönüşüm projelerinden biri olan Beykoz ilçesindeki Tokatköy Mahallesi dönüşüme ilişkin görüntüler paylaşarak İstanbul’da 1 milyondan fazla bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını açıkladı. Ev sahibi Kazım Sönmez’in “Devletten daha güvenceli kim olabilir?” sözlerini alıntılayan Bakan Kurum, paylaşımında, “İstanbul’umuzda dönüştürdüğümüz konut sayısı tam 1.000.000’a ulaştı. Şehrimizi afetlere hazırlamak için dönüşüme süratle devam edeceğiz. İşte Beykoz, Tokatköy” İfadelerini kullandı. EV SAHİBİ DİNÇ: KAYALARA KADAR KAZIKLAR ÇAKILDI Emlak Konut GYO iş birliği ile Tokatköy’de 2 etaplık proje kapsamında 776'sı konut, 47'si iş yeri toplam 823 bağımsız bölüm inşa ediliyor. İlk etabı tamamlanan proje kapsamında 227 konut ve 35 iş yeri inşa edilerek hak sahiplerine teslim edildi. Tokatköy’de yeni evine taşınan Ali Dinç mahallenin eski halini anlatarak, “66 doğumluyum. 6 aylıkken gelmişim buraya. Yıkılmadan önceki binamızın sokağına bir itfaiye giremezdi. Yani araç geçse, bir belediye otobüsü, ağır tonajlı bir araç geçse sarsıntı hissederdim. Tamamıyla deprem korkusundan dolayı çok istedim başvurmayı” diye konuştu. Dinç, evinin şu anki halini anlatırken ise “Eski görüntüden hiçbir eser kalmadı burada. Kayalara kadar kazıklar çakıldı, fore kazıklar. Bundan dolayı çok rahatım huzurluyum. Bana göre lüks bir daire burası, böyle bir daireye geçme şansımız çok zordu” ifadelerini kullandı. “HERKES GİDER DEVLET KALIR” Çalışmalardan memnuniyetini dile getiren Kazım Sönmez de “Kimi çok katlı, kimi tek katlı, depreme uygunsuz, her türlü sıkıntılı evler vardı burada. Şimdi ise gözümle gördüm sağlam binalar yapıldı. Özellikle saydım, bir binanın temeline 75 kazık çakıldı. Hakikaten, sağlam olduğuna inanıyorum” diye konuştu. Sönmez kentsel dönüşümünde devlete güvenin önemini vurgulayıp vatandaşlara çağrı yaptı: Herkes, devletine güvensin devlet adamı yarı yolda bırakmıyor, bırakmaz da. Bugüne kadar TOKİ'de de gördük, Emlak Konut'ta da gördük. Devlet muhakkak insanların sağlığını, evini güvence altına alıyor. Herkes gider devlet kalır. Ben devlete güvenip evlerini vermelerini tavsiye ederim. Eğer güvenmeyen varsa gelsin görsün burayı. Büyük bir değer var burada. “BEKLENTİMİZİN ÇOK ÜZERİNDE BİR KALİTE İLE KARŞILAŞTIK” vatandaşlardan Ömer Kuru ise “Hakikaten beklentimizin çok üzerinde bir kalite ile karşılaştık. Allah devletimize zeval vermesin. Hepsinden alnının akıyla çıktı. Her noktası kullanılabilir şekilde, ne gerekiyorsa yapılmış. Lüzumsuz hiçbir alan yok. Her noktası güzel tasarlanmış, düşünülmüş çok güzel bir mimari” dedi. İSTANBUL’UN DÖNÜŞÜMÜNDE YARISI BİZDEN ETKİSİ İstanbul’da kentsel dönüşümü artıran en önemli kampanya olan Yarısı Bizden kapsamında bugüne kadar 384 bin 553 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Yarısı Bizden Kampanyası’nın bina bazlı dönüşümü kapsamında vatandaşlara riskli yapılarını yeniden inşa ettirmeleri için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL de tahliye desteği olmak üzere toplam 1 milyon 875 bin TL destek veriliyor. Kampanyadan faydalanan vatandaşlar evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor. Aynı koşullarda hak sahibinin bir dükkanı/iş yeri için 437 bin 500 TL hibe ve 437 bin 500 TL kredi, 125 bin TL taşınma desteği sağlanıyor. Alan bazlı site benzeri büyük dönüşümlerde ise TOKİ veya Emlak Konut inşaatları üstleniyor. Bu modelde her bir hak sahibi için 875 bin TL’lik hibe desteği ve 125 bin TL’lik taşınma desteği sağlanıyor. Hibe tutarı bina maliyetinden düşürülüyor, arta kalan borç ise yine uzun vadeli uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.