Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bağımsız Yaşam

Kapsül Haber Ajansı - Bağımsız Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsız Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rehber Köpeklerin Gücü Daha Fazla Kişiye Ulaşacak Haber

Rehber Köpeklerin Gücü Daha Fazla Kişiye Ulaşacak

Royal Canin Türkiye ve Rehber Köpekler Derneği, görme engelli bireylerin bağımsız yaşamlarını destekleyecek yeni rehber köpek adaylarının yetiştirilmesine katkı sunmak amacıyla anlamlı bir iş birliğine imza attı. İnsan ve hayvan arasındaki güçlü bağdan ilham alan iş birliği kapsamında, rehber köpek adaylarının sağlıklı gelişimlerini destekleyecek beslenme, sağlık ve eğitim alanlarında çok yönlü bir destek modeli hayata geçiriliyor. Rehber Köpekler Derneği’nin yeni rehber köpek adaylarının “Beslenme-Sağlık ve Eğitim Sponsoru” olan Royal Canin Türkiye, yeni rehber köpek adaylarının yetişme yolculuğuna uzun soluklu katkı sunarken, iş birliğiyle görme engelli bireylerin bağımsız yaşamlarına ve toplumsal hayata katılımlarına destek olunması hedefleniyor. İş birliği, ilk etapta iki yavru aday köpeğin temininden beslenmelerine, sağlık sigortalarından eğitim süreçlerinin finansmanına kadar uzanan çok yönlü bir destek modelini içeriyor. Taraflar ayrıca rehber köpekler konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla sosyal sorumluluk projeleri, eğitim çalışmaları ve iletişim faaliyetleri gerçekleştirecek. Bu kapsamda hayata geçirilecek çalışmalarla, rehber köpeklerin toplumdaki görünürlüğünün artırılması ve bağımsız yaşam konusunda farkındalık yaratılması amaçlanıyor. Rehber köpek adaylarının koruyucu aile yanındaki ilk günlerinden başlayarak eğitim süreçleri, rehberlik edecekleri bireylerle buluşmaları ve uyum dönemleri de kayıt altına alınacak. Böylece rehber köpeklerin hayatlara dokunan yolculuğunun daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. “Her bir rehber köpek adayı görme engelli bireyler için daha fazla özgürlük demek” Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Royal Canin olarak amacımız, Hayvanlar İçin Daha İyi Bir Dünya. Çünkü biliyoruz ki hayvanların yaşamındaki her olumlu değişim, insanların hayatına da dokunuyor. İnsan ve hayvan arasındaki güvene, sevgiye ve karşılıklı bağa dayanan ilişkinin yaşamları dönüştürme gücüne yürekten inanıyoruz. Rehber Köpekler Derneği ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği de bu inancımızın en anlamlı yansımalarından biri. Bugün desteklediğimiz her rehber köpek adayı, yarın bir görme engelli bireyin yalnızca yol arkadaşı değil; bağımsızlığının, özgüveninin ve hayata daha güvenle katılmasının da en güçlü destekçisi olacak. Her biri görme engelli bireyler için daha fazla özgürlük demek. Bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyor, bilim temelli uzmanlığımız ve doğru iş birlikleriyle hem hayvanların hem de insanların yaşamında kalıcı bir fark yaratmaya devam ediyoruz." “Rehber köpekler konusunda farkındalık her geçen gün artıyor” Rehber Köpekler Derneği Başkanı Av. Nurdeniz Tunçer, iş birliğinin önemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, rehber köpeklerin görme engelli bireyler için yalnızca güvenli bir şekilde yol gösteren yardımcılar olmadığını, aynı zamanda özgürlüğün, bağımsızlığın ve toplumsal yaşama güvenle katılabilmenin en önemli destekçilerinden biri olduğunu vurguladı. Tunçer, Türkiye'de rehber köpeklerin yaygınlaşması ve bu alandaki toplumsal farkındalığın güçlenmesi adına önemli adımlar atıldığını belirterek, hayata geçirilen iş birliklerinin görme engelli bireylerin rehber köpeğe erişimini desteklediğini ve toplumun bu konudaki bilinç düzeyini artırdığını ifade etti. Royal Canin Türkiye ile gerçekleştirilen iş birliğinin, rehber köpek adaylarının sağlıklı gelişimine katkı sağlamanın yanı sıra daha fazla kişinin rehber köpeklerin yaşam değiştiren rolünü yakından tanımasına da vesile olacağını belirten Tunçer, "Her yeni rehber köpek, bir bireyin daha özgür adımlar atmasına, hayata daha güvenle karışmasına ve yaşamını daha bağımsız sürdürebilmesine vesile olacak. Aynı değerleri paylaşan kurumların desteğiyle daha fazla rehber köpeğin daha fazla hayatı değiştireceğine yürekten inanıyoruz. Birlikte attığımız her adım, rehber köpekler konusunda farkındalık her geçen gün artırıyor ve böylelikle daha erişilebilir ve kapsayıcı bir gelecek için önemli bir katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı. İlk rehber köpek adayları, geçici aileleri yanında geçirecekleri yaklaşık 15 aylık bir eğitim döneminden sonra rehberlik edecekleri görme engelli bireyler ile yaşamlarını birleştirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm ve Gayrimenkulde Değer Yaratmanın Yeni Adı İkinci Yetişkinlik Haber

Turizm ve Gayrimenkulde Değer Yaratmanın Yeni Adı İkinci Yetişkinlik

Bu dönüşümün somut örneklerinden birinin Akfen GYO’nun Florida’da geliştirdiği bağımsız yaşam modeli olduğunu belirten Demirpençe, yıl boyu talep yaratan, uzun süreli konaklamalarla öngörülebilir nakit akışı sağlayan bu yapının yatırımcılar için güçlü bir alternatif sunduğunu söyledi. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından Four Seasons Hotel Bosphorus’da düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026, turizm sektörünün önde gelen temsilcileri ile yatırımcıları bir araya getirdi. Bu yıl 5’ncisi gerçekleşen Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026, turizm yatırımlarının bugünü ve geleceğini ele alan panellerle başladı. Forum kapsamında gerçekleştirilen “Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?” başlıklı panelde, Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO) Genel Müdürü Ece Demirpençe konuşmacı olarak yer aldı. Demirpençe, konuşmasında finansal inovasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının turizm ve gayrimenkul yatırımlarındaki belirleyici rolüne dikkat çekti. HARCAMALARI ARTAN 65 YAŞ ÜZERİ NÜFUS İKİNCİ YETİŞKİNLİK TALEP EDİYOR Yatırımcıların artık tek bir turizm segmentine odaklanmak istemediğini belirten Ece Demirpençe; Independent Living (Bağımsız Yaşam), sağlık turizmi ve deneyim odaklı varlıklardan oluşan karma projelerin, portföyleri piyasa dalgalanmalarına karşı daha dirençli hale getirdiğini ifade etti. Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamalarının, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı arttığına dikkat çeken Demirpençe, bu grubun “bakım” odaklı çözümlerden ziyade premium bir yaşam tarzı, yani bir “İkinci Yetişkinlik” talep ettiğini söyledi. Bu yeni talebin; otel gibi görünen ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip yaşam alanlarına yönelimi beraberinde getirdiğini anlatan Demirpençe, sözlerine şöyle devam etti: “Bocconi Üniversitesi ve Allianz’ın 2025 raporundaki en güncel bulgulara göre, “Silver Economy” (50 yaş ve üzeri nüfus) hali hazırda küresel GSYH’nin %34’ünü — yaklaşık 39 trilyon avroyu — üretiyor ve küresel tüketim harcamalarının yarısını oluşturuyor. Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamaları, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı artıyor. Bu bireyler “bakım” arayışında değil; premium bir yaşam tarzı, yani bir “İkinci Yetişkinlik” talep ediyor. Otel gibi görünen, ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip ortamlar istiyorlar.” FLORİDA’DA GELİŞTİRİLEN BAĞIMSIZ YAŞAM MODELİ İspanya ve Portekiz’de bu yaklaşımın turizm altyapısıyla başarıyla birleştiği güçlü örnekler bulunduğunu belirten Demirpençe, Akfen GYO’nun Florida’da geliştirmekte olduğu bağımsız yaşam projesinin, bu kesişimin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Demirpençe, “Mevsimselliği ortadan kaldıran yıl boyu talep, uzun süreli konaklamalar sayesinde öngörülebilir nakit akışları, sadece oda gelirinin ötesine geçen hizmet odaklı gelirler sağlıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin iklim avantajı, sağlık altyapısı, doğal zenginlikleri ve güçlü havayolu ağıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Demirpençe, atıl durumdaki otel varlıklarının profesyonelce yönetilen ve devredilebilir kullanım haklarına sahip birimlere dönüştürülebileceğini belirtti. Bu yaklaşımın, döviz bazlı gelir ve istikrarlı operasyonel kalite sunan uygulanabilir bir yatırım modeli oluşturduğunu söyledi. TERMİNAL KADIKÖY: KENTSEL REJENERASYONUN SOMUT BİR ÖRNEĞİ Günümüzde GYO’ların yalnızca gelir getiren varlıkların sahibi olmadığına da değinen Demirpençe, bu yapıların ekonomi için uzun vadeli değer üreten platformlara dönüştüğünü söyledi. Demirpençe ayrıca uzun vadeli değer yaratmanın kentsel gelişimin temel yapı taşlarından biri olduğunun altını çizdi. Bu yaklaşımın güçlü bir örneği olarak Kadıköy’de hayata geçirilen Terminal Kadıköy projesini gösteren Demirpençe, Terminal Kadıköy’ün güçlü bir rejenerasyon yaklaşımıyla geliştirildiğini ifade etti. Akfen GYO tarafından hayata geçirilen projenin, sağlam ve sürdürülebilir bir ticari yapı üzerine kurgulandığını belirten Demirpençe, canlı ve turistik bir kentsel bölgenin merkezinde konumlanan Terminal Kadıköy’ün, ticari fizibilitesinin yanı sıra güçlü sosyal ve mekânsal değer ürettiğini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşlı Dostu Konutlar Lüks Değil, İhtiyaç Haber

Yaşlı Dostu Konutlar Lüks Değil, İhtiyaç

Artan nüfusla birlikte konut ihtiyacı sayısal olarak büyürken, bu konutların farklı yaş gruplarının değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilecek biçimde tasarlanması giderek daha kritik hale geliyor. Uzmanlar, özellikle ileri yaş dönemini de kapsayan “yaşlı dostu konut” yaklaşımının, önümüzdeki yıllarda konut üretiminde belirleyici başlıklardan biri olacağına dikkat çekiyor. Buna göre 50 yaş ve üzeri yetişkinlerin yaklaşık yüzde 75’i, yaşamlarını mümkün olduğunca kendi evlerinde sürdürmek istiyor. Bu tablo, konut tasarımında yalnızca erişilebilirlik ve güvenlik gibi teknik başlıkların değil, yaşam boyu kullanılabilirlik, bağımsız yaşam ve sosyal bağları koruyan bütüncül bir mimari yaklaşımın önemini artırıyor… Aura Design Studio, yaşlı dostu konut kavramını “yaşam boyu kullanılabilir konut” yaklaşımı üzerinden ele alıyor. Bu anlayış; konutun, bireyin yaşamı boyunca değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmesini, farklı yaş gruplarını ayrıştırmadan birlikte yaşamı desteklemesini esas alıyor. Doğru planlanmış bir konut yalnızca fiziksel konfor sağlamıyor; bireyin bağımsız yaşamını sürdürebilmesine olanak tanıyor, psikolojik güven hissini güçlendiriyor ve sosyal kopuş riskini azaltıyor. Bu yönüyle konut, barınma işlevinin ötesine geçerek bireyin yaşamla kurduğu ilişkinin mekânsal altyapısına dönüşüyor. EKONOMİK VE TOPLUMSAL BİR YATIRIM ALANI Esnek planlama anlayışıyla tasarlanmış, farklı yaşam senaryolarına uyum sağlayabilen konutlar; yalnızca kullanıcılar için değil, kentler ve ekonomi açısından da uzun vadeli değer üretiyor. Kısa sürede işlevini yitiren konut tipolojileri ilerleyen yıllarda yüksek dönüşüm maliyetleri yaratırken, yaşam boyu kullanılabilir konutlar piyasa değerini daha uzun süre koruyor. Aynı zamanda bireyin kendi evinde, çevresiyle bağını koparmadan daha uzun süre yaşayabilmesi; sağlık ve sosyal hizmetler üzerindeki kamusal yükün azalmasına katkı sağlıyor. “İYİ MİMARLIK, YALNIZCA BUGÜNÜ DEĞİL YARINI DA DÜŞÜNÜR” Aura Design Studio, yaşlı dostu konutları ayrı bir uzmanlık alanı olarak değil, çağdaş mimarlığın doğal bir gereği olarak ele alıyor. Filiz Cingi Yurdakul bu yaklaşımı şu sözlerle özetliyor: “İyi mimarlık yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle yetinemez. Ömürlerin uzadığı bir dünyada, mimarlığın sorumluluğu daha fazla konut üretmek değil; yaşamın her evresinde kullanıcıya eşlik edebilecek doğru mekânları tasarlamaktır.”

Engelli Sorunları ve Talepleri İzmir’de Masaya Yatırıldı Haber

Engelli Sorunları ve Talepleri İzmir’de Masaya Yatırıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in engellilik alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olduğunu belirterek “Bugün de yapacağımız çalışmalarla geldiğimiz noktayı çok daha iyi bir seviyeye götürmeliyiz. İçinde bulunduğumuz çağı da düşünerek, teknolojiyi olabildiğince engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şekilde kullanarak, çok başarılı işler yapabileceğimizi biliyoruz” dedi. Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımlarının güçlendirilmesi, karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun İzmir İktisat Kongresi Binası’nda düzenlenen Ege Bölgesi İstişare Toplantısı, komisyon başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, komisyon üyeleri, İzmir, Afyonkarahisar, Aydın, Denizli, Kütahya, Manisa, Muğla ve Uşak illerinden yetkililer, engellilik alanında çalışan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, engelliler ve aileleri katıldı. Toplantı öncesinde İzmir Otizm Orkestrası (İZOT) ve İzmir Demokrasi Üniversitesi Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin konseri gerçekleştirildi. Başkan Tugay, görünmeyen engelliliğe dikkat çekti Toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu buluşma fırsatını bize verdikleri için çok değerli komisyonumuza ve komisyon üyelerimize teşekkür ediyoruz. Bugün sizlerden gelecek öneri, talep ve değerlendirmeleri dinlemek bu toplantının en değerli kısmı ama kısaca İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak engellilik konusuna nasıl baktığımızı ifade etmek isterim. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı altında Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğümüz var. Burada hak temelli, bütüncül ve kapsayıcı bir modelle engelli yurttaşlarımıza hizmet vermeye çalışıyoruz. Engellilik konusunun, görünür engelliliğin ötesinde görünmeyen engelliliği de kapsaması gerekiyor. Görünmeyen engellilik yaşayan da pek çok yurttaşımız var. Aslında yüz binlerce insanın zorluk yaşadığını, desteğe ihtiyacı olduğunu biliyoruz” dedi. Başkan Tugay, bu yılki 3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinliklerinin görünen ve görünmeyen engelliliklere dikkat çekmek amacıyla uğur böceği logosu ve “Farkında olalım, birlikte olalım” sloganı ile yapıldığını belirtti. Bu yıl 30 bin 829 kişi, merkezlerden hizmet aldı İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı olma özelliğini taşıyan Engelli Hizmetlerine Yönelik İzmir Yaklaşımı ve Eylem Planı’nı anlatan Başkan Tugay, “Bu eylem planında 7 ana amaç 22 alt hedef ve 90 faaliyet alanı belirlendi. Amacımız, engelli yurttaşlarımızın hizmetlere, olanaklara erişim konusunda karşılaştıkları zorlukları ortadan kaldırmak, onları iş yaşamında, sosyal yaşamda, eğitimde diğer yurttaşlarımızla eşit duruma getirmek. Spor, sanat, kültürel faaliyetler, hepsi değerli alanlar. Bugün kentin farklı yerlerinde 10 engelli merkezimiz var. Bu merkezlerde özel eğitim, psikososyal danışmanlık, spor ve sanat atölyeleri, duyusal destek, izcilik, doğa temelli programlarda çalışılıyor. Okuma yazmadan sosyal beceriye kadar pek çok farklı başlıkta eğitimler veriliyor. 2025 yılında bu merkezlerde 30 bin 829 kişiye eğitim, danışmanlık, destek sağlandı ve atölye çalışmaları yapıldı” diye konuştu. “İzmir Türkiye’ye örnek oldu” 500 binden fazla engelli yurttaşın İzmir’de yaşadığını sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “Yapacak mutlaka çok işimiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2000’li yılların başından bu yana sivil toplum kuruluşlarıyla, ilgili kurumlarla, Engelsiz İzmir Komisyonu ile İzmir’de pek çok çalışma yürüttü ve bu açıdan Türkiye’ye örnek oldu. Bugün de yapacağımız çalışmalarla geldiğimiz noktayı çok daha iyi bir seviyeye götürmeliyiz. İçinde bulunduğumuz çağı da düşünerek, teknolojiyi olabildiğince engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şekilde kullanarak, çok başarılı işler yapabileceğimizi biliyoruz. Her türlü başarı, katılımcı bir anlayışla gerçekleşir. Samimi olarak sizlerin önerilerinize her zaman açık olduğumuzu ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı. “Partiler üstü bir konu” Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Bu toplantılar komisyon çalışmaları için kıymetli ve aydınlatıcı. Toplantıları, komisyon çalışmalarının omurgasını oluşturan ve yerinden dinleme mekanizmasının en önemli aşaması olarak görüyoruz. Bu buluşmalarda engellilere ilişkin kurulan her cümleyi veri olarak kaydediyoruz. Sizlerin tespiti altın kadar kıymetli” ifadelerini kullandı. Toplantıda erişilebilirlik, eğitim, istihdam, sosyal destek ve bağımsız yaşam konuları üzerinde durulacağını belirten Kasapoğlu, “Bu çalışma, Türkiye’nin çalışmasıdır, 86 milyonun konusudur, partiler üstüdür. Tüm komisyon üyelerinin de bu bilinçle burada olmasını kıymetli buluyoruz” dedi. Kasapoğlu, İzmir’e ilişkin de “İzmir’in vizyonu kıymetli. İzmir, Türkiye’nin öncü şehri ve alanda marka bir şehir. Bireylerin bağımsız yaşamın temel aktörü olmaları için iyi uygulamalar önemli” diye konuştu. “Denetim ve çalışmalar devam ediyor” İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da resmi verilere göre İzmir’in 4 milyon 479 bin nüfusa sahip olduğunu ifade ederek “Nüfusun yüzde 5,88’i engelli. Yani resmi verilere göre 260 bin engelli vatandaş var. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda 30 bin 627 yavrumuz özel eğitimden yararlanıyor. Engellilerle ilgili barınma konusunda resmi tesisler, yüzde 100’e yakın dolulukla hizmet veriyor. Erişilebilirlik konusunda kamu kurum ve kuruluşlarında eksiklikleri gidermek için denetim ve çalışmalar devam ediyor. Bu denetimlerde kurallara uymayan yerlere yasal müeyyideleri uyguluyoruz. Aynı zamanda o eksikliğin giderilmesi konusunda takipçi oluyoruz. Kanunlarla engellilerle ilgili çıkarılan hakların tamamını takip ediyoruz” sözlerine yer verdi. “Yalnız hissettirmediler” Toplantıda, engellilik alanında yaşanan sorunlar, talepler ve öneriler tek tek dinlenerek notlar alındı. Cebelitarık Boğazı’nı solo yüzerek geçen dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü ve Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk otizmli erkek sporcu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca ve annesi Gülnur Tunca da toplantıda söz aldı. Gülnur Tunca, “Engellilik, çok katmanlı bir konu ama hep birlikte bunun çözülmemesi mümkün değil. Tuna mutlu, ailesi olarak biz çok mutluyuz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Başkan Cemil Tugay’ın, Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun bakanlık dönemindeki destekleri çok önemliydi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünün yanımızda olması çok değerliydi. Yalnız hissettirmediler. Bütün engel gruplarının yalnız hissetmediği bir Türkiye olsun” diye belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursalı Perakendecilerden Bağımlılıkla Mücadeleye Destek Haber

Bursalı Perakendecilerden Bağımlılıkla Mücadeleye Destek

Sosyal sorumluluk çalışmalarına hızla devam eden Bursa Perakendeciler (PERDER) Derneği, bağımlılıkla mücadele eden bireylere destek amacıyla harekete geçti. YENİ HAYATLAR İNŞA EDİLİYOR Ruhsal ve fiziki hasarların yanı sıra ölümle sonuçlanabilen bağımlılık ile mücadele eden Bağımsız Yaşam Derneği (BAY-DER) Bursa Şubesine perakendecilerden destek geldi. Bursa PERDER yönetimi; tedavilerini başarıyla tamamladıkları için sertifika verilen bireylerin, çöküşten zirveye giden yolda yaşadıklarına tanıklık ederken duygusal anlar yaşadı. Perakendeciler; yeniden özgüven sahibi olan bireylerin, yeni hayatlarını inşa etmelerinin desteklenmesi için BAY-DER’in çalışmalarına aktif katkı sağlamaya başladı. BAY-DER Bursa Şube Müdürü Yakup Aişeoğlu, Bursa PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Kılıç'ı ziyaret ederek sağlanan desteklerden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. ‘BAŞKA CANLAR YANMASIN’ Sosyal sorumluluk bilinciyle ihtiyaç sahibi vatandaşlara akülü tekerlekli sandalye bağışı yaptıklarını hatırlatan ve bağımlılıkla mücadeleye de odaklandıklarını belirten Haşim Kılıç, “Ağzındaki bir damla su ile yangını söndürme yoluna çıkan karınca misali, uzun ama yürümeye değer bir yolda ilerleyen BAY-DER'de yürütülen faaliyetler takdire şayan. Ücretsiz ve ilaçsız tedavi yöntemiyle yüzlerce bağımlının adeta yaşama döndürüldüğü BAY-DER'de bu illetten kurtulan bazı bağımlıların, danışmanlık yaptığını da gördük. Tüm üyelerimiz ile bu anlamlı yolculukta onları hiç yalnız bırakmayacağız. 'Maddeden manaya' mottosuyla çalışmalarını sürdüren BAY-DER'in bu önemli mücadelelerinde her zaman yanlarında olacağız. Yeter ki başka canlar yanmasın.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.