Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakan Uraloğlu

Kapsül Haber Ajansı - Bakan Uraloğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakan Uraloğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Büyümeye Devam Ediyor Haber

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Büyümeye Devam Ediyor

Türkiye'nin 2'nci, Avrupa'nın 9'uncu en yoğun havalimanı İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın hızlı büyümesine paralel olarak ek kapasite sağlayacak olan Terminal 1’in, yapımı tamamlanan Faz-1 bölümü düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yenilenen Terminal 1’de düzenlenen açılış törenine, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, İstanbul Valisi Davut Gül, Sabiha Gökçen Havalimanı Mülki İdare Amiri Halil Avşar, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın (ISG) terminal işletmecisi Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü Dato' Mohd Izani Ghani, havalimanı ekosistemindeki paydaş kurumların üst düzey yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yatırım, Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) iş birliğinde toplam 70 milyon euro yatırımla hayata geçirilen Terminal 1 Renovasyon Projesi’nin Faz-1’i açılırken, tüm hızıyla devam eden Faz-2 ve Faz-3 çalışmaları ise 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Havalimanının ilk terminal binası olan ve 16 yıldır operasyon dışında olan Terminal 1’in tam kapasite hizmete girmesiyle birlikte Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyaçlarına çözüm sunmakla kalmayıp, ülkemizin uluslararası hava trafiğindeki payını artırarak küresel havacılık arenasındaki konumunun daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacak. Bakan Uraloğlu: Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı yalnızca bir altyapı projesi değil Çağımızda ulaşımın sadece bir ihtiyaç değil aynı zamanda bir medeniyet göstergesi, bir kalkınma dinamosu olduğunu belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havacılığın insanları, kültürleri ve ekonomileri birbirine bağlayan güçlü bir köprü olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz, Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında, Afro-Avrasya coğrafyasının tam ortasındaki stratejik konumuyla dünyanın en avantajlı coğrafyalarından birine sahip. Dört saatlik uçuş mesafesinde, 1,5 milyar insanın yaşadığı ve toplam ekonomik büyüklüğü 55 trilyon doları aşan 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajı doğru okuyarak da son 23 yılda hayata geçirdiğimiz cesur ve vizyoner politikalarla, Türkiye’yi havacılıkta dünyanın parlayan yıldızı haline getirdik. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 58’e çıkardık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Yapım çalışmaları devam eden Yozgat Havalimanı ve Bayburt–Gümüşhane Bölgesel havalimanı ile bu sayıyı 60’a çıkaracağız. Yine iç ve dış hatlarda toplam yolcu trafiğimiz yaklaşık 34 milyon seviyesindeydi; 2024 yılı sonunda 231 milyon yolcuya çıkarak Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik. Bu yılın ilk 11 ayı içinde 229,7 milyon yolcuya hizmet sunduk.” Bugün dış hat uçuş noktasının 132 ülkede 355’e ulaştığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde “Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak” hedefiyle ülkemizi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdük. Dış hat uçuş ağımızda; 2003’te 50 ülkede 60 noktaya uçabiliyorduk. Hava Ulaştırma Anlaşması yaptığımız ülke sayısını da 81’den 175’e çıkardık. Bu alanda dünyada en çok anlaşma bulunan ülkelerin başında geliyoruz.” dedi. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, sadece bir havalimanı değil; İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyaçlarına çözüm sunan, uluslararası hava trafiğindeki payını artırarak Türkiye’nin küresel havacılık arenasındaki konumunu güçlendiren, sınırları zorlayan stratejik bir merkez olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Avrupa’da “Major Havalimanları” kategorisinde en hızlı büyüyen havalimanı unvanını taşıyan bu eşsiz tesis, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik alanlarında sektör standartlarını yükseltmeye de devam etmektedir. Bildiğiniz üzere neredeyse tam iki yıl önce, 25 Aralık 2023’te Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı ikinci pistin devreye alınmasıyla, Sabiha Gökçen daha hızlı, daha güçlü bir ivme kazandı. 3 bin 540 metre uzunluğundaki bu pist, geniş gövdeli uçakların inişine imkan sağladı; yeni taksi yolları, yüksek kapasiteli apronlar, trafik kontrol kulesi ve son teknoloji üstyapılarla hava trafik kapasitesi büyük ölçüde arttı. Havalimanımız, bu yatırımla gerçek potansiyelini ortaya koydu. Bu gelişimin katkıları rakamlara çarpıcı biçimde yansıdı: 2023’ün ilk 11 ayında 33 milyon 716 bin yolcuya hizmet verilirken, 2025’in aynı döneminde yolcu sayısı yüzde 31 artarak 44 milyon 217 bine ulaştı. Sadece 11 ayda, 2024 yılının tamamında kırılan 41 milyon 449 bin yolcu rekorunu geride bıraktık. Hatta, Aralık ayının ortası itibarıyla yolcu sayımız 46 milyonun üzerine çıktı. Yıl sonuna kadar ise bu rakamın 48 milyona ulaşmasını bekliyoruz. Bu rakamlar, ikinci pistin Sabiha Gökçen’e ve Türk havacılığına ne kadar büyük bir doping etkisi yaptığını, sınırları nasıl zorladığını açıkça gösteriyor.” Bakan Uraloğlu, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, yalnızca bir altyapı projesi değil; İstanbul’un ve ülkemizin havacılık vizyonuna adanmış, geleceğe uzanan bir miras olduğunu kaydetti. Doğal olarak artan yolcu trafiğini karşılamak, daha hızlı, daha güçlü ve daha konforlu hizmet sunmak için Terminal 1 Renovasyon Projesi’ni hayata geçirdiklerini kaydeden Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Bugün açılışını yaptığımız 1. fazı ile havalimanımız hem kapasite hem konfor açısından büyük bir ivme kazanacak. Yeni yapılan çalışmalarla, ilk terminal binası T1 modern mimarisi, gelişmiş teknolojik altyapısı, yolcu konforuna yönelik çözümleri ve sürdürülebilir yapısıyla yeniden hayat buldu. Yapılan düzenlemelerle yolcularımızın metro–otobüs–terminal geçişleri daha hızlı ve konforlu hale getirildi. Eşsiz ve kesintisiz hizmet için her detay titizlikle tamamlandı. Faz 2 ve Faz 3’teki çalışmalar da tamamlandığında Terminal 1, havalimanımıza yıllık ilave 5,5 milyon yolcu kapasitesi kazandıracak. Terminal 1 Renovasyon Projesi 1. Fazının İstanbul’umuza, ülkemize ve havacılık sektörümüze hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” “ISG, savunma sanayiimizin kritik altyapı ihtiyaçlarını destekleyen stratejik bir platform” Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise konuşmasında, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın, sadece sivil havacılığa yönelik bir yatırım olmanın ötesinde; savunma sanayiimizin kritik altyapı ihtiyaçlarını destekleyen stratejik bir hamle olarak şekillendiğini söyledi. Prof.Dr. Görgün, “Bugün burada yalnızca bir terminal binasının açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda; artan yolcu talebine cevap veren, erişilebilirliği güçlendiren, şehirle, ülkeyle ve dünyayla kurduğumuz bağlantıları daha sağlam bir zemine taşıyan bütüncül bir vizyonun önemli bir adımına hep birlikte şahitlik ediyoruz.” dedi. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen “İleri Teknoloji Endüstri Parkı ve Havaalanı Projesi – İTEP” kapsamında, havacılık, savunma ve ileri teknoloji ekosistemlerinin entegre biçimde gelişmesini hedefleyen özgün bir modelin ilk adımı olarak planlandığını vurgulayan Prof. Dr. Haluk Görgün sözlerine şöyle devam etti: “Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan elde edilen gelirlerin, Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na aktarılarak ülkemiz savunma sanayiinin teknolojik altyapısının geliştirilmesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kritik projelerde kullanılması, projenin ülkemiz ve savunma sanayii açısından önemini daha da artırmaktadır. Havalimanı, bünyesinde barındırdığı Havacılık Bakım Onarım Merkezleri, Teknopark İstanbul ile organik bağlantısı ve sunduğu entegre altyapı ile Başkanlığımızın savunma sanayiinde sürdürülebilirlik, teknoloji derinliği ve küresel rekabet gücü oluşturma hedeflerinin, havaalanı ölçeğinde hayata geçirildiği stratejik bir platformdur.” Yolcu deneyimini önceliklendiren, teknolojiyi stratejik bir araç olarak kullanan ve operasyonel verimliliği sürekli ileriye taşıyan güçlü dönüşüm vizyonuyla atılan her adımın, Sabiha Gökçen’i modern havalimanı işletmeciliğinin güçlü örneklerinden biri hâline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Haluk Görgün, “Ulaştığımız yolcu trafiği seviyesi, havalimanlarımızda pist ve hava tarafının yanı sıra terminal altyapılarının da bütüncül bir anlayışla geliştirilmesini beraberinde getirmiştir. Bu anlayış doğrultusunda, uzun yıllar hizmet verdikten sonra farklı amaçlarla kullanılan Terminal-1 binası; Başkanlığımızın öncülüğünde, HEAŞ Meydan Otoritesi ve terminal işletmecisinin iş birliğiyle yeniden değerlendirilmiş ve “Terminal-2 – Terminal-1 Entegrasyon Projesi” hayata geçirilmiştir. Bu yapı, yolcu akışının terminal geneline dengeli biçimde yayılmasını sağlayarak hem operasyonel verimliliği hem de yolcu deneyimini ileri bir seviyeye taşıyacaktır.” dedi. HEAŞ tarafından yürütülen çalışmaların yalnızca mevcut kapasiteyi artırmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Haluk Görgün, Terminal-3 ve Mütemmimleri Projesi ve Kuzey Hava Sahası Gelişim Projesi gibi yatırımların, önümüzdeki dönemde havalimanının uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlandığını açıkladı. HEAŞ Genel Müdürü: Sabiha Gökçen Türkiye’nin dünyaya açılan güçlü bir kapısı haline geldi Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yıllar içerisinde yalnızca uçakların iniş kalkış yaptığı bir meydan olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri hâline geldiğini söyledi. Genel Müdür Kacır sözlerine şöyle devam etti: “HEAŞ olarak bizler; bu büyük ve dinamik yapının güvenli, kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde işletilmesinden sorumlu meydan otoritesiyiz. Pistlerden aprona, hava sahasından enerji altyapısına; kar ve buzla mücadeleden taksi yollarına, acil durum yönetiminden çevresel sürdürülebilirliğe kadar her alanda 7 gün 24 saat görev başındayız. Çünkü havalimanı dediğimiz yapı; durağan değil, her an yaşayan ve anlık kararlar gerektiren bir ekosistemdir. Sabiha Gökçen, 2001 yılında sivil havacılığa açıldığında 44 bin yolcuya ev sahipliği yapıyordu. 44 binden 44 milyona ulaştığımız bir ekosistemden bahsediyoruz.” Havacılığın; ticaretten turizme, yatırımdan istihdama kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Faruk Kacır, bu alandaki her kapasite artışının, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü bir adım daha ileri taşıdığını belirtti. Avrupa’daki birçok köklü havalimanının tek haneli büyüme oranlarıyla ilerlediği bir dönemde, Sabiha Gökçen’in çift haneli artışlarla zirvede yer aldığını hatırlatan Kacır, bu sonuçların Türkiye’nin havacılıktaki rekabet gücünün açık bir göstergesi olduğunu söyledi. HEAŞ Genel Müdürü Kacır, açılışı yapılan Terminal 1’in, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın hafızası olduğuna dikkat çekerek “İlk yolcuları karşılayan, ilk uçuşlara ev sahipliği yapan bu yapı; operasyon dışı kaldığı dönemlerde dahi bu meydanın ruhundan hiçbir zaman kopmamıştır. Bugün Terminal 1’i yeniden hayata geçirirken, aslında geçmişle geleceği aynı çatı altında buluşturuyoruz.” ifadelerini kullandı. İkinci pistin tam kapasiteyle devreye alınması, apron park pozisyonlarının artırılması, yeni hangarlar, bakım tesisleri, akaryakıt çiftlikleri ve hava sahası gelişim projelerinin, meydanın operasyonel dayanıklılığını güçlendiren stratejik adımlar olduğunu dile getiren Faruk Kacır, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yeni kapının, Türkiye’nin geleceğine açılan daha büyük kapılara vesile olmasını temenni ediyorum.” dedi. “Türkiye-Malezya iş birliğinin gücünü yansıtıyor” İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nın (ISG) işletmecisi Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) Yönetici Direktörü Dato' Mohd Izani Ghani, Türkiye – Malezya dostluk ilişkilerine dikkat çekerek ISG’nin en önemli yatırımlarının başında geldiğini söyledi. İstanbul’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Dato İzani, “Bugünkü tören, Sabiha Gökçen Havalimanı için önemli bir altyapı dönüm noktasının ötesinde bir anlam taşımaktadır. Aynı zamanda güvene, ortak hedeflere ve uzun vadeli büyüme vizyonuna dayanan bir iş birliğinin gücünü yansıtmaktadır. Bu yatırım, her iki ülke açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Türkiye için, ulusal havacılık hedeflerini ileriye taşımakta ve İstanbul’un küresel ölçekte lider bir merkez olma konumunu daha da güçlendirmektedir. Malezya açısından ise bu proje; güçlü ortaklıklar, karşılıklı güven ve paylaşılan uzun vadeli vizyon temelinde hayata geçirilen önemli bir yurt dışı havalimanı yatırımının başarısını yansıtmaktadır. Türkiye’de bize duyulan güven için tüm ilgili kurum ve kuruluşlara en içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Bu güven sayesinde havalimanı, küresel havacılığın en dinamik başarı hikâyelerinden biri hâline gelmiştir.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kurdele kesimi gerçekleştirilerek yenilenen vizyonuyla Terminal 1’in Faz-1 bölümü hizmete açıldı. Terminal 1 Özellikleri ve İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Hakkında: 2024 yılını 41,5 milyon yolcu ile tamamlayan Sabiha Gökçen, Avrupa Havalimanları Konseyi (ACI Europe) verilerine göre geçen yıla kıyasla yüzde 27,7’lik yolcu büyümesiyle Ekim ayında Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı oldu. Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilen 2. pistin devreye alınmasıyla Türkiye genelindeki uçuş trafiğinin yaklaşık yüzde 15’ini karşılayan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın kapasitesini artırmak, yolculara konforlu bir seyahat deneyimi yaşatmak amacıyla yenilenen T1 terminalinde 5,5 milyona kadar yolcuya hizmet verilecek. 2025 Kasım ayı itibarıyla toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17’lik artışla 44,2 milyona ulaşan Sabiha Gökçen’de bu trafiğin 19,4 milyonu iç hat, 24,8 milyonu dış hat yolcularından oluştu. Toplam yolcu trafiğinin yüzde 56’sının dış hatlardan gelmesi, Sabiha Gökçen’in artık net biçimde uluslararası ağırlığı olan bir havalimanı haline geldiğini gösteriyor. 11 aylık sonuçlara göre, iç hat yolcu trafiğinde yüzde 21’lik pay ile birinci sırada yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, dış hatlarda da ülke toplamının yüzde 18’ini karşılıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda Kasım ayında iniş-kalkış yapan uçak trafiği iç hatlarda 9 bin 409, dış hatlarda 13 bin 680 olmak üzere toplamda 23 bin 89 olarak gerçekleşti. Yolcu trafiği ise iç hatlarda 1 milyon 758 bin 618, dış hatlarda 2 milyon 387 bin 864 olmak üzere toplamda 4 milyon 146 bin 482 oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bu süreçte, iç hatlarda 105 bin 978, dış hatlarda 144 bin 560 olmak üzere toplamda 250 bin 538 uçak trafiği gerçekleşti. Bu ivmeyle birlikte toplam yolcu sayısının hedeflenenin üzerine çıkarak 2025 yılında yaklaşık 48 milyona ulaşması bekleniyor. Bugün yenilenerek hizmete açılan T1 terminali ile mevcut terminal T2’nin toplam kapasitesi böylece 50 milyonu aşacak. 2025 yılı içerisinde toplam 23 dış hat, 2 iç hat olmak üzere toplam 25 hat açılışı gerçekleştiren İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, bugün 54 ülkede 39 iç hat, 115 dış hat olmak üzere toplam 154 destinasyonu İstanbul’a bağlıyor. İstanbul ve çevresindeki destinasyonlara yakınlığıyla “Şehrin Havalimanı” olan İSG, kara, deniz ve raylı sistem bağlantılarıyla ideal bir transfer noktası olarak öne çıkarken, kapasiteyi arttıracak T1 terminali ile daha fazla sayıda uçuşu çatısı altında toplayacak. 24 bin m²’lik T1, özel bir köprü sistemiyle T2’ye bağlandı İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda titizlikle yürütülen T1 yenileme ve aktivasyon projesinin bel kemiğini özel bağlantı köprüsü oluşturuyor. T1 ve T2 terminal binaları, Türkiye’de ilk kez uygulanan iki ayak açıklığı arası 80 mt olan, 240 metre uzunluğunda çelik bir köprüyle birbirine bağlandı. Yapımında 1100 ton çelik kullanılan köprü, pistleri ve apronu gören özel manzarasıyla da havalimanları arasında benzersiz noktalardan biri olmaya aday. Toplam 24 bin m²’lik büyüklüğe sahip olan uydu terminal T1, mevcut terminal T2’nin Dış Hatlar 201 no’lu kapısından köprüyle bağlanarak havalimanına mevcut kapılara ek olarak 9 noktada toplam 18 biniş kapısı kazandıracak. Açılan Faz1 bölümünde 5 noktada 10 biniş kapısı bugün itibarıyla hizmete alındı. Önümüzdeki günlerde uçuş planlamalarına bu kapılar dahil edilecek. Yenilenen T1 terminalinde 1300 kişilik oturma kapasitesinin yanı sıra çocuk oyun alanları, yeme – içme - alışveriş kioskları, hac ve umre yolcusu misafirler için ihram giyinme odası ve mescit bulunuyor. Yolcular ana terminal binasından (T2) check-in, bagaj ve pasaport işlemlerini tamamladıktan sonra T1’e yürüyen bantlar sayesinde kolaylıkla geçiş yapabilecek. Afet durumlarında kesintisiz hizmet verilebilmesi için ileri seviye sismik izolatör teknolojileriyle inşa edilen ve dünyada depreme en dayanıklı yapılar arasında yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın mevcut terminal binasına uyumlu olarak T1 terminali de sondaj ve jeofizik araştırmalar; zemin iyileştirme-iksa-veri ve geoteknik proje uygulamalarıyla güçlendirildi. Proje kapsamında sürdürülebilirlik açısından mevcut bina yapısı yeni ihtiyaçlara hizmet edecek biçimde olabildiğince korunarak yenilendi. Sökümü yapılan tüm birincil ve ikincil çelikler, MKE’ne (MKE Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğü) teslim edilerek geri dönüşüme kazandırıldı. Mevcut T2 terminalimizde yer alan fakat kullanımda yer almayan yürüyen yollarımızın tüm parça değişimleri ve bakımlarını yaparak T1&T2 bağlantı köprüsünde kullanıldı. Gün ışığından mümkün oldukça yararlanmak adına, aydınlatma otomasyonu sistemi kurularak, enerji tüketiminin minimuma indirilmesi hedeflendi. Tüm elektrik ve mekanik ekipmanlar, en yüksek enerji sınıfı olan IE5 verimlilik standardına göre seçildi. Yaklaşık 8 ay gibi kısa bir sürede yapımı fazlı olarak tamamlanan projede, ortalama günde 400 ve maksimumda da 550 kişi sınırlı alanda çalıştı. Bu süreçte herhangi bir iş kazası yaşanmadan açılış safhasına ulaşıldı. Projenin ilerleyen safhasında, ISG Ofisleri’nin Terminal 1’de konumlandırılması ve mevcut ofislerin bulunduğu asma kat alanlarının tamamen yolcu trafiğine açılması planlanıyor. Ofislerden boşalan alanların dahil edilmesiyle kara ve hava tarafında yolcular için ek alanlar oluşturularak misafirlerin seyahat konforunun artırılması hedefleniyor. Türkiye ve Avrupa havacılık sektöründe önemli rekor ve başarılara imza atan; 40 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veren “Major Havalimanları” kategorisinde Avrupa’da en hızlı büyüyen havalimanı olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik alanlarında sektör standartlarını yükseltme ve en yenilikçi havalimanı olma hedefine uyumlu adımlar atmayı kararlılıkla sürdürecek.

30 Bin Çocuğa Hemzemin Geçit Eğitimi Verildi Haber

30 Bin Çocuğa Hemzemin Geçit Eğitimi Verildi

Bakan Uraloğlu, TCDD 2022-2030 Emniyet Strateji Belgesi ve 2022-2025 Eylem Planı çerçevesinde başlatılan proje ile özellikle demiryoluna yakın bölgelerde yaşayan öğrenci ve vatandaşların güvenli geçiş kurallarını öğrenmesinin amaçlandığını vurguladı. 30 BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİYE ULAŞILDI 2022 yılında hayata geçirilen proje kapsamında şimdiye kadar İzmir, Aydın, Kırıkkale, Çankırı, Karabük, Batman, Diyarbakır gibi illerde yaklaşık 30 bin öğrenciye ulaşıldığını aktaran Uraloğlu, her eğitim-öğretim yılında 10 binden fazla çocuğun projeyle buluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Ulaştırma projeleri ile yatırımları kadar eğitim ve trafik bilincini de çok önemsiyoruz. Bu kapsamda demiryolunun geçtiği bölgeler başta olmak üzere Türkiye genelinde öğrencilere hemzemin geçitlerden emniyetli geçiş için uygulamalı eğitim veriyoruz. Projenin başladığı günden itibaren 30 bin öğrencimize ulaşarak hemzemin geçitlerde uyulması gereken kuralları teorik olarak anlatıp uygulamasını birebir gösterdik. Her öğretim yılında 10 bin öğrenciye hemzemin geçitlerden emniyetli geçiş için uygulamalı eğitim vererek farkındalık oluşturacağız.” dedi. HEDEF: TÜM TÜRKİYE Bakan Uraloğlu, projenin amacının yalnızca öğrencilerde değil, onların ailelerinde de farkındalık oluşturmak olduğunu kaydederek, şunları söyledi: “Demiryolu emniyeti konusunda küçük yaşta kazanılan bilinç, hayat boyu sürecektir. Hemzemin geçitlerde güvenliği artırmak için çocuklarımızdan başlayarak toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Nihai amacımız, ülke genelinde tüm ilkokul düzeyindeki öğrencilerimize ulaşmak ve kazaları en aza indirmektir. Ayrıca, yılın belli dönemlerinde periyotlar halinde, hemzemin geçitlerin yoğun olduğu bölgelerde vatandaşlarla birebir görüşmeler yapıp, broşür dağıtarak da bilgilendirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı. OYNAYARAK ÖĞRENİYORLAR Proje kapsamında ilkokullarda İl Millî Eğitim Müdürlükleriyle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliklerde, yere oluşturulan hemzemin geçit görselleri üzerinde öğrencilerin tren ve otomobil maskeleriyle oyunlar oynadığını, şarkılar söylediğini belirten Uraloğlu, “Çocuklar hem eğleniyor hem de hemzemin geçitlerden güvenli geçişin önemini yaşayarak öğreniyor. Ayrıca etkinliklerde boyama kitapları, etkinlik setleri, kalem kutuları ve ‘Demiryolu Müfettişi’ rozetleri dağıtarak bilincin daha kalıcı olmasını sağlıyoruz.” diye konuştu. HEMZEMİN GEÇİTLERDEKİ KAZALARIN ÖNLENMESİNDE SÜRÜCÜ VE YAYALARIN DİKKATİ ÇOK ÖNEMLİ Bakan Uraloğlu, hemzemin geçitlerdeki kazaların önlenmesinde sürücü ve yayaların kurallara uymasının önemine dikkati çekti. Hem yolcu hem de yük trenlerin teknolojik donanım ve hızlarına bağlı olarak duruş mesafesinin 750 ila 1000 metre arasında değiştiğini belirten Uraloğlu, “Trenlerin, karayolu taşıtları gibi ani fren yapıp kısa mesafede durması gibi bir durum söz konusu değil. Ayrıca demiryolundan başka bir alana çıkması da mümkün değil. Bunun için hemzemin geçitleri kullanan sürücü ve yayalarımızın kurallara uyması ve dikkatli olmaları, olası kazaların önlenmesi için çok önemli.” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hemzemin geçitlerde yaşanan kazalara ilişkin kamuoyundaki algının doğru yansıtılması gerektiğini vurguladı. Bakan Uraloğlu şöyle konuştu: “Basında ve medyada sık sık ‘Hemzemin geçitte tren araca çarptı’ şeklinde haberler görüyoruz. Ancak bu doğru bir tanım değil. Tren kendi hattında, kendi güzergâhında ilerleyen ve belirli bir mesafede durabilen bir ulaşım aracıdır. Doğrusu, ‘hemzemin geçitte araç kazaya sebep oldu’ olmalıdır; çünkü ihlali yapan ve bulunmaması gereken yerde duran karayolu aracıdır. Basın mensuplarımızın haberlerinde bu detaya özellikle dikkat etmelerini istirham ediyorum. Bu farkındalığın gelişmesine onların da katkısını bekliyoruz.” HEMZEMİN GEÇİTLER İÇİN 10.5 MİLYAR LİRA HARCANDI Demiryollarında yaşanan büyük değişim ve gelişime paralel olarak hemzemin geçitlerin de yenilenerek daha güvenli hale getirildiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu konuşmasını şöyle tamamladı: “Hemzemin geçitleri daha güvenli hale getirmek için 2004-2025 arası toplam 10,5 milyar TL harcama yaptık. Yapılan iyileştirmeler neticesinde 2002 yılından 2024 yılının sonuna kadar toplam 2 bin 234 adet geçit kapatılarak hemzemin geçit sayısı 4 bin 810 adetten 2576’ya düşürüldü.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakandan Denizcilere Müjde Haber

Bakandan Denizcilere Müjde

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Uluslararası Denizciler Günü ve Amatör Denizci Belgesi Uygulama Eğitim Merkezleri Çalıştayı programı kapsamında açıklamada bulundu. Denizcilerle buluşan Bakan Uraloğlu, "25 Haziran Uluslararası Denizciler Günü'nde, sadece bir mesleğin değil, bir yaşam biçiminin, bir aidiyetin ve fedakârlığın bayramını kutlamak ve amatör denizciliğimizin geleceğini şekillendirecek bu anlamlı çalıştayda, denizci millet kimliğimizi yüceltmek için bir araya geldik" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde Dış Ticaret Taşımalarının Yüzde 86'sı Denizyoluyla Gerçekleştirilmektedir" Uluslararası Denizciler Günü'nü en içten duygularıyla kutladığını kaydeden Bakan Uraloğlu, mavi vatanın her köşesinde görev yapan, denizle kucaklaşan tüm denizcilere sevgi ve saygılarını sunduğunu söyledi. Denizciliğin, yalnızca bir meslek dalı olmadığını, aynı zamanda küresel ticaretin omurgası, dünya ekonomisinin can damarı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "2024 yılında dünya yük taşımacılığının yüzde 88'i denizyollarıyla gerçekleşmiş, küresel denizyolu yük trafiği yüzde 2,4'lük bir artışla 12 milyar 643 milyon tona ulaşmıştır. Ülkemizde de dış ticaret taşımalarının yüzde 86'sı denizyoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu rakamlar, denizciliğin uluslararası ticaretteki önemini bir kez daha ortaya koyuyor. 2002 yılından bu yana limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yüzde 180, konteyner miktarı ise yüzde 443 artmıştır. 2024 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı 531 milyon 737 bin 358 tona, konteyner miktarı ise 13 milyon 529 bin 729 TEU'ya ulaşmıştır." 2025 yılının mayıs ayında ise limanlarda elleçlenen konteyner miktarının 1 milyon 366 bin 430 TEU'ya ulaştığına dikkati çeken Uraloğlu, bir ayda elleçlenen en yüksek konteyner miktarıyla tüm zamanların rekorunu kırdıklarını da bildirdi. "Hürmüz Boğazı'ndaki Gelişmeler, Denizyollarının Küresel Ticaret İçin Ne Kadar Kritik Olduğunu Bir Kez Daha Gösterdi" Küresel ticaretin bu denli denizyollarına bağımlı olduğu bir dönemde, stratejik boğazların ve deniz yollarının güvenliğinin hayati önem taşıdığının altını çizen Uraloğlu, "Son günlerde gündemi meşgul eden Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, denizyollarının küresel ticaret için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. 13 Haziran'dan bu yana brent petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 15, LNG fiyatlarında da yaklaşık yüzde 10'a varan dalgalanmalar oldu. Savaşın etkisiyle Baltık Dry Endeksi yüzde 5 düştü. Bu bölgeye sefer yapan tankerlerin sigorta bedelleri, gemi değerinin yüzde 0,2'si iken yüzde 0,7'ye çıkarak yüzde 300 oranında arttı." bilgilerini paylaştı. "Hürmüz Boğazı Gibi Stratejik Noktalar, Hepimiz İçin Bir Sorumluluk Alanıdır" Deniz taşımacılığındaki tek bir aksaklığın dahi küresel enerji piyasalarını ve ticareti doğrudan etkilediğini dile getiren Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Hürmüz Boğazı gibi stratejik noktalar, denizcilerimizin güvenliği ve küresel ticaretin kesintisizliği açısından hepimiz için bir sorumluluk alanıdır. Türkiye olarak, böylesi kritik bölgelerdeki istikrarın korunması için diplomasi ve iş birliğine dayalı yapıcı bir rol üstleniyoruz. Bu Cuma, Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrif edeceği ve 70 ülkeden bakan, bakan yardımcısı ve uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu'nu gerçekleştireceğiz. 'Kesintisiz bağlantısallık, sınırsız imkanlar' vizyonuyla düzenlediğimiz bu etkinlik, Türkiye'nin küresel ticaretin merkezindeki rolünü pekiştirecek ve denizciliğimizin stratejik önemini bir kez daha vurgulayacaktır." "Nitelikli Personel Yetiştirilmesini Önceliğimiz Olarak Kabul Ediyoruz" 2 bin 150'den fazla gemi ve yaklaşık 53 milyon dedveyt tonluk kapasiteyle, tonaj bazında bin groston ve üzeri Türk sahipli deniz ticaret filosunun, bugün dünyada 11. sırada yer aldığını hatırlatan Uraloğlu, "Ülkemizin toplamda 4,79 milyon dedveyt kapasiteye sahip 85 faal tersanesi, güçlü yan sanayi ağıyla birlikte yaklaşık 94 bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu büyümenin sürdürülebilirliği, nitelikli ve güçlü bir insan kaynağıyla mümkündür. Bu nedenle denizcilik eğitimini her zaman stratejik bir alan olarak görüyor, nitelikli personel yetiştirilmesini önceliğimiz olarak kabul ediyoruz." dedi. "İngilizce Yeterlilik Şartındaki YDS Puanını Ortalama 5 Puan Düşürdük" Denizcilik sektörünün, yaklaşık 8 bin 300'ü kadın olmak üzere 141 bini aşkın aktif gemi insanı ile uluslararası pazarda önemli bir istihdam potansiyeli sunduğunu belirten Uraloğlu, geçen yıl önemli bir adım atarak Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği'ni baştan sona yenilediklerini belirtti. Uraloğlu, düzenlemenin sektörün dinamiklerini uluslararası normlarla uyumlu şekilde yeniden şekillendiren bir reform niteliğinde olduğunu vurguladı. Yeni Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Eğitim ve Sınav Yönergesi ile bir dizi yenilik daha sunduklarını belirten Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bugün bu müjdeleri ilk kez kamuoyuyla paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum: İngilizce yeterlilik şartındaki YDS puanını ortalama 5 puan düşürdük. İngilizce hazırlık eğitimi alan denizcilik meslek yüksekokulları ve meslek liseleri mezunları YDS muafiyetinden yararlanacak. Kabotaj seferlerinde çalışan denizcilerimizin hizmetleri, Gemi İnsanı Uzmanlık Belgelerinin eğitim olmadan yenilenmesinde geçerli olacak. Yeterlik sınavlarında iptal sınırını 3'ten 5 sınav setine çıkardık. Yeterlik yükseltme ve belge yenilemede gereksiz belgeleri kaldırdık." "Eğitimde Teknoloji ve Kaliteyi Artırdık" Ticari yatlar, tersaneler, yüzer LNG depolama gemileri, enerji gemileri ve askeri gemilerde çalışan denizcilere kısmi terfi hakları sağladıklarını kaydeden Uraloğlu, "Eğitimde teknoloji ve kaliteyi artırdık; EKDS kullanımını zorunlu tuttuk ve üst düzey denizcilik eğitim kurumlarına ISO kalite belgesi şartı getirdik. Özetle arkadaşlar, emeğinizi korumak, mavi vatanın gücünü artırmak için durmaksızın çalışıyoruz!" diye konuştu. "GİBS, Avrupa Birliği Tarafından Örnek Uygulama Olarak Belirlendi" Gemi İnsanları Bilgi Sistemi (GİBS) ile dünyanın herhangi bir yerinde gemide görevliyken bile yeterlik başvuru işlemlerinin yapılabildiğini dile getiren Uraloğlu "Günlük 200 oturum kapasitesiyle yılda 65 binden fazla sınav başarıyla uygulanıyor. Gururla da belirtmek istiyorum ki, GİBS, Avrupa Birliği tarafından örnek uygulama olarak belirlendi. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum." dedi. "Uluslararası Denizcilik Çalışma Sözleşmesi'ne Taraf Olma Sürecinde Son Aşamaya Geldik" İspanya ile imzalanan son ikili anlaşmayla da yeterlik belgelerinin tanındığı ülke sayısını 38'e çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Türk denizcileri, dünya denizcilik filosunun yaklaşık yüzde 70'i tarafından kabul görüyor. Uluslararası Denizcilik Çalışma Sözleşmesi'ne taraf olma sürecinde de son aşamaya geldik; şu anda Meclis'te alt komisyonda görüşülüyor. Bu Sözleşmeye taraf olmamız ile birlikte gemi insanlarımızın gerek özlük gerekse yaşam koşullarında ciddi iyileşmeler sağlanacak." ifadelerini kullandı. Yıpranma payı konusundaki çalışmaların ise Çalışma Bakanlığı ile gündemde olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, tez zamanda bu konuda da müjdeli haberi vereceklerini kaydetti. "1 Milyon 46 Bin Vatandaşımıza Amatör Denizci Belgesi Kazandırdık" Denizin sadece bir coğrafya olmadığını, bir sevda, bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu dile getiren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Amatör denizcilik, bu sevdayı halkımızın kalbine nakşetmenin, çocuklarımızdan gençlerimize, denizin maviliklerini bir miras olarak bırakmanın en güzel yoludur. Bu nedenle, profesyonel denizciliğimizin yanında, denizciliği toplumla buluşturmak için önemli adımlar attık. 2018 yılında başlattığımız Hedef 2023: 1 Milyon Amatör Denizci projesiyle, milletimizin denize olan ilgisini görünür kıldık ve 2023 yılına girmeden hedefe ulaştık." Vatandaşların denizle daha güçlü bağ kurması için eğitim sistemini geliştirdiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Türkiye Yelken Federasyonu ile imzaladığımız iş birliği protokolü kapsamında, 10 saatlik teorik çevrim içi eğitime 4 saatlik uygulamalı yüz yüze eğitim ekleyerek amatör denizciliği daha nitelikli hâle getirdik. Bugün itibarıyla 22 ilde, 75 farklı lokasyonda yaklaşık 46 bin kursiyerimize teorik ve uygulamalı eğitim verdik. Toplamda 1 milyon 46 bin vatandaşımıza amatör denizci belgesi kazandırdık." şeklinde konuştu. "Vatandaşlarımız Artık Belge Başvurularını ve Sınav Sonuçlarını Kolayca Takip Ediyor" 5 Aralık 2022 tarihinde Türkiye Yelken Federasyonu ile imzalanan protokolün de amatör denizciliğe yeni bir boyut kazandırdığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Ardından 18 Ocak 2023'te yayımladığımız 'Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlilikleri Hakkında Yönetmelik' ile projenin yasal ve teknik zeminini güçlendirdik. Eğitim süreçlerimizi dijitalleştirirken, Amatör Denizci Bilgi Sistemi'ni (ADBS) de uygulama eğitimleriyle entegre ederek güncelledik. Bu sistem sayesinde vatandaşlarımız artık belge başvurularını ve sınav sonuçlarını kolayca takip ediyor." dedi. Uraloğlu, Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlilikleri Hakkında Yönetmelik kapsamında da önemli bir değişiklik çalışmasını başlattıklarını vurgulayarak sözlerine şu şekilde devam etti: "Amatör Denizci Bilgi Sistemi'nin entegrasyon süreci tamamlanır tamamlanmaz, revize edilmiş yeni yönetmeliğimizi yürürlüğe alacağız. Bu düzenleme ile birlikte, ana amacımız amatör denizci belgelerimizin uluslararası düzeyde kabul görmesi ve geçerliliğini güçlendirmek. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştayda da sizleri dinleyerek, amatör denizciliğimizin güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini birlikte değerlendireceğiz. Bu çalıştayın sonuçları, sadece bugünü değil, gelecekteki politikalarımızı da şekillendirecek. Bakanlık olarak, sizlerden gelecek her türlü öneriye açığız." "Türk Denizcisinin ve Denizciliğinin Başarısına Güveniyoruz" Bakanlık olarak, kaptandan zabite, tayfadan amatör denizcilere, öğretmenden öğrenciye, sektörün her kademesindeki denizcinin yanında olduklarının altını çizen Uraloğlu, "Türk denizcisinin ve denizciliğinin başarısına güveniyoruz; bu inançla, bugüne kadar olduğu gibi, gelecekte de güçlü destek sunmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, denizlerde hayatını kaybeden tüm denizcilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan tüm denizcilerimize ve amatör denizcilerimize sağlık ve başarı diliyorum."

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.