Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakım

Kapsül Haber Ajansı - Bakım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu Haber

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu

Verilere göre, Türkiye genelinde araç arızasından kaynaklı toplam 150 binin üzerinde yol yardım hizmeti verildi. Arıza vakalarının en yoğun olduğu şehir İstanbul oldu. İstanbul’da gerçekleşen 36 bin 663 arıza vakası, tek başına toplam vakaların yaklaşık dörtte birini oluşturdu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (16.545), İzmir (10.576), Antalya (7.361) ve Bursa (6.016) izledi. Bu tablo, araç sayısının ve günlük kullanım yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde arıza riskinin de paralel biçimde arttığını ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tur Assist CEO’su Timur Selçuk Turan, şehir bazlı yoğunluğun yalnızca araç sayısıyla açıklanmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Büyükşehirlerde araçlar hem daha uzun süre trafikte kalıyor hem de dur-kalk yoğunluğu nedeniyle mekanik ve elektriksel aksamlar daha hızlı yıpranıyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde bu durum, arıza istatistiklerine doğrudan yansıyor.” En büyük pay motor ve elektrik arızalarında Arıza türlerine bakıldığında, motor arızaları açık ara ilk sırada yer aldı. Toplam vakaların yüzde 42,9’u motor kaynaklı sorunlardan oluştu. Bu oran, motor bakımının ihmal edilmesinin ya da araçların yaş ortalamasının yükselmesinin ciddi bir risk faktörü olmaya devam ettiğini gösteriyor. Motor arızalarını yüzde 29,7 ile elektrik sistemi arızaları izledi. Modern araçlarda artan elektronik donanım, konfor ve güvenliği artırırken; elektrik ve sensör kaynaklı problemlerin de daha sık görülmesine neden oluyor. Diğer dikkat çeken arıza türleri ise şu şekilde sıralandı: Akü arızaları: %9,5 Yürüyen aksam ve süspansiyon: %6,5 Aktarma/şanzıman: %4,1 Fren sistemi: %1,4 Bu dağılım, özellikle akü ve elektrik sistemlerinin mevsim geçişlerinde ve yoğun kullanımda sürücüler için kritik bir zayıf halka olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Akü ve elektrik sorunları mevsimsel riskler taşıyor Diğer yandan Turan, akü ve elektrik arızalarına özel bir parantez açarak “Akü ve elektrik sistemleri, özellikle ani sıcaklık değişimlerinden çok hızlı etkileniyor. Sürücüler çoğu zaman araç çalışana kadar bir sorun olmadığını düşünüyor ancak zayıflayan aküler, yolda kalmanın en yaygın nedenlerinden biri. Basit bir kontrolle önlenebilecek arızalar, ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye araç parkının yaşlanması arızaları tetikliyor Uzmanlara göre, Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, motor ve yürüyen aksam arızalarının bu kadar ön planda olmasının temel nedenlerinden biri. Periyodik bakım aralıklarının uzatılması, düşük kaliteli yedek parça kullanımı ve yetkisiz servis müdahaleleri de arıza oranlarını artıran faktörler arasında yer alıyor. Tur Assist verileri, düzenli bakım yaptırılan araçlarda arıza kaynaklı yol yardım ihtiyacının belirgin şekilde düştüğünü gösteriyor. Bu durum hem bireysel sürücüler hem de filo yöneticileri için önleyici bakımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yol yardım hizmetleri güvenli sürüşün ayrılmaz parçası Artan araç sayısı ve karmaşıklaşan otomotiv teknolojileriyle birlikte, yol yardım hizmetleri artık yalnızca “acil durum” değil, güvenli ve kesintisiz mobilitenin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. 30 yıldır yol yardım ve asistans hizmeti verdiklerini aktaran Turan, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri şu sözlerle özetledi: “Veri odaklı analizler sayesinde, hangi bölgede hangi arızaların öne çıktığını net biçimde görebiliyoruz. Bu da hem sürücülere önleyici bakım konusunda rehberlik etmemizi hem de yol yardım operasyonlarımızı daha hızlı ve etkin şekilde planlamamızı sağlıyor.” Bakımsızlığın maliyeti arızada katlanarak artıyor Açıklanan veriler, sürücüler için net bir mesaj içeriyor: düzenli bakım, doğru servis tercihi ve basit kontroller; yolda kalma riskini ciddi ölçüde azaltıyor. Türkiye’nin araç arıza haritası hem bireysel kullanıcılar hem de sektör paydaşları için güçlü bir yol gösterici niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KCETAŞ İle 2025, Enerjide Dev Yatırım Yılı Oldu Haber

KCETAŞ İle 2025, Enerjide Dev Yatırım Yılı Oldu

Türkiye’nin İlk Özel Elektrik Dağıtım Şirketi ünvanıyla, 1928 yılında Kayseri’de kurulan KCETAŞ, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ve KCETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde elektrik sektörünün parlayan yıldızı olmaya devam ediyor. 1928’den Günümüze Enerji’nin Adı KCETAŞ 2025 yılında yapılan faaliyetleri değerlendirerek, 2026 yılında yapılacak çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunan KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, şirketin hem teknik hem de idari anlamda Türkiye’deki dağıtım şirketleri arasında 1’inci olduğunun altını çizdi. 900 Bin Aboneye 3 Milyar Kwh Enerji Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini anlatarak şehirdeki durumdan söz eden KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, Kayseri’nin ülkenin elektrik üretimi noktasında önemli merkezlerden birisi haline dönüştüğünü kaydetti. Şehirdeki abone sayısı ve kullanılan enerji miktarlarını aktaran Kilci, “Şehrimizde abone sayımız 900 bin civarındadır. Her yıl yaklaşık 25-30 bin arasında yeni abone sisteme dâhil olmaktadır” dedi. Kentteki 2024 yılı içerisinde satışı yapılan enerji tüketim miktarının 2 milyar 840 milyon kwh iken, 2025 sonu itibarıyla bu rakamın 3 milyar kwh olarak gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini belirten Kilci, “Bu satışı yapılan enerji miktarı içerisindeki en yüksek tüketim payı yüzde 37 ile mesken aboneleri, yüzde 28 oranıyla ticarethane, yüzde 20 sanayi, yüzde 12 de tarımsal sulama abone grubu oluşturmaktadır” İfadelerini kullandı. Genel Müdür Kilci, Kayseri’deki kayıp kaçak oranının durumuna da değinerek, Kayseri’nin ülke ortalama değerlerinin çok altında olduğunu, EPDK tarafından belirlenmiş hedef kayıp oranlarının çok altında gerçekleşen bir düzeyde olduğunu dile getirdi. Şirketin ulaşılabilirlik noktasında da 7 gün 24 saat hizmet veren modern ve ulaşılabilir bir Çağrı Merkezi’nin aktif olarak görev başında olduğunun altını çizen Kilci, 444 7 186 numara ile hem arayarak hem de WhatsApp ihbar hattına doğrudan ulaşarak talep, öneri ve şikayetleri takip ettiklerini, ayrıca mobil uygulama üzerinden de aynı işlemler yapılabileceğini vurguladı. Yerli ve Milli Sayaç MASS Geliyor Tüm Türkiye’de olduğu gibi Kayseri’de de 2026 yılı içerisinde Yerli ve Milli Akıllı Sayaç Sistemleri’nin (MASS) kullanılacak olduğunu ifade eden Kilci, mevcut abonelerin sayaç değişimlerinin hızla gerçekleştirileceğini söyleyerek bu sayede hem sayacın uzaktan okunabileceği hem de vatandaşların kendi telefonlarına indirebilecekleri mobil uygulama ile sayacını uzaktan kontrol edebileceklerine imkân sağlanacağı bilgisini paylaştı. 2026 Dev Yatırımlar Yılı Olacak 2026 yılının kentte yapılacak elektrik yatırımları bağlamında tarihte görülmemiş şekilde artacağını ifade eden KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci sözlerini şöyle sürdürdü: “2025 yılında yaklaşık olarak 1 milyar 800 milyon TL gibi bir yatırımı şehrimize kazandırdık. 2026 yılında bu rakamı enerji ihtiyacının da artacağını öngörerek yüzde 66 artıracak ve 3 milyar TL civarına çıkaracağız. Bu yatırımları enerji ihtiyacını karşılamak, aydınlatma ihtiyaçlarını gidermek, sürdürülebilir bir elektrik dağıtım şebekesi oluşturmak, tüm ilçe belediyelerimiz ve Büyükşehir Belediyemizin yapmış olduğu üst yapı yenileme çalışmalarının olduğu bölgelerde havai hat şebekelerini yeraltına almaktayız. Bununla birlikte belediyelerimizin yeni açmış olduğu yolların aydınlatma ihtiyaçlarını gidermek için belediyelerimizle birlikte koordineli şekilde çalışmalar yürütüyoruz. Şebeke yatırımlarıyla birlikte büyüyerek gelişen elektrik dağıtım şebekemizin işletilmesi için gerekli olan Türkiye’de ilk kez Kayseri’de kullanılan SCADA (uzaktan izleme ve kontrol sistemi), OSOS (uzaktan sayaç okuma sistemi), TİKIS (Teknik kalite izleme sistemi) gibi bilişim sistemi ve teknolojik yatırımlarına da öncelik vermekteyiz.” Elektrik altyapısında önemli bir gelişme yaşanacağını belirten Genel Müdür Kilci, 2025 yılı itibarıyla bölgede toplamda 157 km yüksek gerilim yeraltı kablosu ve 78 km yüksek gerilim havai hattı döşendiğini söyledi. Kilci, belediyelerin yeni yollar ve altyapı projelerinde de önemli çalışmalar yapıldığını ifade ederek, “Bu projeler kapsamında, 267 km aydınlatma yeraltı kablosu döşenecek ve 4200 yeni aydınlatma direği kurulacak. Bu direklere, düşük enerji tüketimli 5100 LED armatür montajı gerçekleştirilecek” diye konuştu. Ayrıca, mevcut sodyum buharlı aydınlatmaların LED armatürlerle değiştirileceğini vurgulayan Kilci, bu dönüşümün enerji tasarrufu sağlayacağını belirtti. Eski 250W’lık sodyum armatürler yerine, 100W’lık LED armatürlerin kullanılacağı bu dönüşümle yüzde 60 enerji tasarrufu hedeflendiğini kaydeden Kilci, toplam 11 bin 600 LED armatür kurulacağını ve yıllık 20 milyon TL enerji tasarrufu sağlanacağını vurguladı. 2026 yılı itibarıyla LED dönüşümünün hızlanacağını ve iki kat artışla toplamda 22 bin LED armatür dönüşümünün yapılmasının planlandığını belirten Kilci, "Birkaç yıl içinde tüm aydınlatma sistemlerimizi LED teknolojisiyle dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi. Elektrik Arıza ve Bakımları KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, elektrik arıza ve bakım çalışmalarının sürekli olarak yapıldığını ve bu çalışmaların kesintisiz enerji sağlamak adına büyük önem taşıdığını belirtti. Kayseri’deki arıza sayısı ve sürelerinin Türkiye ortalamasının çok altında olduğunu vurgulayan Kilci, bu başarıyı yapılan düzenli bakım ve iyileştirme çalışmalarına borçlu olduklarını söyledi. 2025 yılı boyunca şehri genelinde büyük bakım ve gözlem çalışmaları gerçekleştirildi. 6.092 km şebeke gözlem bakımı, 1.810 km alçak gerilim hattı, 1.671 km müşterek hat ve 700 km enerji nakil hattı bakımı yapıldı. Ayrıca, 2.163 trafoya periyodik bakım uygulandı. Yük artışı tespit edilen 165 trafo, daha güçlü trafolarla değiştirildi. Kilci, klasik bakım yöntemlerinin dışında, 2025 yılında yaklaşık 50 bin direkte drone ve yapay zekâ destekli gözlem yapıldığını, ayrıca termal kamera ve akustik deşarj dinleme cihazlarıyla 148 ekipmandaki arızalar oluşmadan tespit edilip müdahale edildiğini belirtti. Merkezde büyük projeleri sürdüren KCETAŞ, Talas Komando Caddesi Projesi, 29 Ekim Kavşağı Projesi, Talas Tablakaya Mahallesi’ne ilave trafolar ve Yeni Fider Projesi gibi büyük yatırımları da hızla tamamladı. Bunun yanı sıra kırsala da yatırımları hızla devam ettiren şirket, toplamda kırsal ilçelere 600 milyon TL’lik yatırım yaptı. Enerji alanında asırlık çınar olan KCETAŞ’ın başta Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, yönetim kadrosu ve tüm çalışanlarıyla birlikte mesai mefhumu gözetmeksizin dur durak bilmeden çalışmalarını yürüttüğünü dile getiren Kilci, tüm hemşerilere, millete ve memlekete sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde yeni bir yıl dileyerek sözlerini tamamladı.

ABB'nin El Tipi Cihaz Yöneticisi Artık ‘Tehlikeli Alanlar’ İçin de Kullanılabiliyor Haber

ABB'nin El Tipi Cihaz Yöneticisi Artık ‘Tehlikeli Alanlar’ İçin de Kullanılabiliyor

İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, saha cihazları için evrensel bir el tipi cihaz yöneticisi olan ABB Ability™ Smart Device Manager'ın yeteneklerini tehlikeli alanlarda da kullanımını sağlayan bir sertifikayla genişletti. Smart Device Manager, bu yeni özelliği ile artık güvenlik, verimlilik ve güvenilirliğin kritik öneme sahip olduğu petrol ve gaz, kimya ve diğer endüstrilerdeki proses cihazlarının konfigürasyonunu, devreye alınmasını, tanımlanmasını ve bakımını da destekleyebiliyor. ABB'nin cihaz yönetimi portföyünün bir parçası olan Smart Device Manager, şirketin mevcut Field Information Manager (FIM) yazılımını temel alarak geliştirildi. Siber güvenlik özellikli donanımını ölçeklenebilir Windows tabanlı işlevlerle birleştiren bu cihaz, hassas cihaz verilerinin güvenliğini sağlamaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda bu güvenlik sistemi ile desteklenmeyen eski sistemlerden kaynaklanan siber tehditlere maruz kalma riskini azaltıyor ve tesis operasyonlarındaki plansız kesintilere karşı tam koruma sağlıyor. ABB'nin Ölçüm ve Analitikler bölümünden Manjus Manu, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Smart Device Manager ürünümüz, endüstriyel cihaz yönetiminde uzun süredir devam eden zorluklara mükemmel bir çözüm getiriyor. Sektör, uzun zamandır, modası geçmiş cihaz yöneticilerinin parçalı iş akışlarına ve sınırlı protokol desteğine kadar kapsamlı, güvenli ve kullanımı kolay bir çözüme ihtiyaç duyuyordu. Tehlikeli alanlar için genişletilmiş sertifikasıyla Smart Device Manager ürünümüzü, operatörlerin en zorlu ortamlarda bile cihazları hızlı ve güvenli bir şekilde konfigüre etmesine ve bakımını yapmasına olanak tanıyan ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir araç olarak müşterilerimize sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Hızlı, kolay ve güvenli: Smart Device Manager Smart Device Manager; tesis operatörlerinin, bakım ekiplerinin ve cihaz teknisyenlerinin saha cihazlarını üç dakikadan kısa bir sürede taramasını, tanımlamasını ve bunlara erişmesini sağlayabiliyor. Bu özellik ise güvenlik için sahada geçirilen sürenin en aza indirilmesi gereken yüksek riskli tehlikeli alanlarda yapılandırma sürelerini yaklaşık yarısına kadar indiriyor. Ayrıca Smart Device Manager, eski sistemler ile modern dijital iş akışları arasında köprü kurarak tesislerin sınırlı tedarikçi desteği, yüksek bakım maliyetleri ve dokümantasyon eksikliği gibi zorlukların üstesinden gelmesine de yardımcı olabiliyor. Böylelikle operatörler, eski ve yeni cihazları aynı şekilde yönetebilen tek ve sezgisel bir arayüzden yararlanabilirken, aynı zamanda yeni donanım gerektirmeden uzaktan destek ve gelecekteki özellik yükseltmelerine imkân sunuluyor. Smart Device Manager’in bir diğer öne çıkan özelliği de geleneksel cihaz yöneticilerinin aksine hem genel amaçlı hem de Bölge 1 tehlikeli alanlarda kullanım için onaylanmasıdır. HART, Profibus, Profinet, OPC-UA ve Ethernet-APL dâhil olmak üzere çoklu iletişim protokollerinde ABB ve üçüncü taraf cihazlarını destekleyen bu ürün, öte yandan satıcıdan bağımsız bir çözüm olmasıyla da avantaj sunuyor. Ayrıca bu ürün, Opsiyonel Power-Loop özelliği ile de cihazlara doğrudan Smart Device Manager'dan güç verilmesini sağlayarak harici güç kaynakları olmadan tezgah üstü testleri ve sahada devreye almayı daha hızlı ve basit hale getiriyor. Smart Device Manager’in cihaz yönetimini basitleştirmek için tasarlanan kolay arayüzü ise çevrimdışı şablonlar, evrensel cihaz kütüphaneleri ve otomatik güncellenen sürücüler gibi birçok özelliği bir arada sunarak devreye alma ve bakım için gereken süreyi ve çabayı en aza indiriyor.

Elektrikli mi Benzinli mi Yoksa Dizel mi? "İşte Bakım Maliyetlerinde Şaşırtıcı Sonuçlar!" Haber

Elektrikli mi Benzinli mi Yoksa Dizel mi? "İşte Bakım Maliyetlerinde Şaşırtıcı Sonuçlar!"

Enflasyon, döviz kuru ve üretim maliyetlerinin etkisiyle içten yanmalı motorlu araçların bakım ücretleri ciddi bir yük haline gelirken, elektrikli araçlar bu konuda büyük bir avantaj sunuyor. Konuyla ilgili LenaCars & Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, elektrikli ve içten yanmalı araçların bakım maliyetlerini karşılaştırarak çarpıcı sonuçlar paylaştı ve ilk 30 bin kilometredeki farkın ortalama 50 bin TL’yi bulduğunu aktardı.  Elektrikli araçların bakım maliyeti neden daha düşük? Elektrikli araçlar, içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla çok daha az mekanik parçaya sahip. Elektrikli bir araç yaklaşık 250-300 parçadan oluşurken, geleneksel benzinli veya dizel araçlar 2.500-3.000 parçayla üretiliyor. Bu durum, elektrikli araçların bakım maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor. Ayrıca, elektrikli araçların bakım sıklığı da içten yanmalı araçlara göre çok daha az. Selçuk Nazik’ten önemli değerlendirme LenaCars & Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, elektrikli araçların bakım maliyetleri konusunda şu değerlendirmeyi yaptı: “Elektrikli araçlar, sadece çevre dostu olmalarıyla değil, aynı zamanda düşük bakım maliyetleriyle de öne çıkıyor. İçten yanmalı araçlara kıyasla çok daha az bakım gerektiren elektrikli araçlar, uzun vadede kullanıcılarına ciddi bir tasarruf sağlıyor. Özellikle yüksek enflasyon ortamında, elektrikli araçların bakım maliyetlerindeki avantajı daha da belirgin hale geliyor. Türkiye’de elektrikli araç altyapısı hızla gelişiyor ve bu durum, elektrikli araçların bakım ve servis imkanlarını da artırıyor. Bu araçlar hem çevre dostu olmaları hem de düşük bakım maliyetleriyle geleceğin ulaşım aracı olmaya aday. İçten yanmalı araçlar ise daha sık ve pahalı bakım ihtiyaçlarıyla kullanıcılarına ek maliyetler getiriyor. Aradaki fark ekonomik araçlarda ortalama 50 bin TL’yi buluyor. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, bu avantajlar daha da belirgin hale gelecek.” Elektrikli araçların temel bakım ihtiyaçları: Batarya Bakımı: Elektrikli araçların en önemli parçası olan batarya, düzenli olarak kontrol edilmelidir. Batarya performansı düştüğünde uzman bir servise başvurulmalıdır. Fren Sistemleri: Elektrikli araçlarda rejeneratif fren sistemi sayesinde fren balataları çok daha uzun ömürlüdür. Lastik Kontrolü: Lastik basıncı ve aşınma durumu düzenli olarak kontrol edilmelidir. Sıvı Değişimi: Elektrikli araçlarda yağ değişimi gibi işlemler gerekmez, ancak soğutma sıvısı ve şanzıman sıvısı gibi sıvıların kontrolü önemlidir. Elektrikli Sistemlerin Kontrolü: Farlar, sinyal lambaları, klima ve diğer elektrikli bileşenler periyodik olarak kontrol edilmelidir. Elektrikli araçlarda bakım sıklığı: •     İlk bakım 30.000 km’de önerilir. •      Batarya bakımı kilometresi yoktur, sorun durumunda servise başvurulmalıdır. •      Fren ve diskler her 30.000 km’de kontrol edilmelidir. •      Fren hidroliği sıvısı 4 yılda bir değiştirilmelidir. •      Lastikler maksimum 50.000 km’de değiştirilmelidir. 30 bin kilometrede ortalama fark 50 bin TL İçten yanmalı araçlar, elektrikli araçlara kıyasla çok daha sık ve pahalı bakım gerektiriyor. Örneğin, ekonomik bir içten yanmalı aracın ilk bakım maliyeti 15.000 TL civarındayken, bu tutar 30.000 km’ye gelindiğinde 65.000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Benzinli araçlar bu süreçte 2 veya 3 kez servise uğruyor (bazı üreticiler 10 bin, bazı üreticiler 15 bin kilometrede bir bakım öneriyor). Elektrikli araçlarda ise rutin kontroller dışında ilk periyodik bakım 30 bin kilometrede ve ortalama 15 bin TL’ye gerçekleşiyor. Yani içten yanmalı araçların bakım sıklığı ve maliyetleri, elektrikli araçlara göre daha yüksek. Bu fark, araç kilometre yaptıkça daha da artıyor. Elektrikli araçlar, uzun vadede kullanıcılarına hem çevre dostu olma hem de düşük bakım maliyetleriyle önemli bir avantajlar sunuyor. Elektrikli araçların da dezavantajları var Servis Noktalarının Azlığı: Türkiye’de elektrikli araç servis noktaları hızla artıyor, ancak henüz yeterli seviyede değil. Batarya Değişim Maliyeti: Batarya değişimi yüksek maliyetli olsa da üreticiler 8-10 yıl gibi uzun süreli garantiler sunuyor. Parça Tedarik Süreleri: İthal elektrikli araçlarda parça tedarik süreleri uzun, ancak aynı durum içten yanmalı araçlar için de geçerli.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.