Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakım

Kapsül Haber Ajansı - Bakım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli Haber

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli

“Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar en kritik konuları, Royal Canin bünyesinde çalışan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle ele alıyor. Doğru bakım, beslenme ve eğitim konularında güvenilir bilgiler sunan bu seri; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Royal Canin, hayvan sağlığı ve refahı alanındaki 55 yılı aşkın bilimsel birikimini paylaşmak amacıyla, en çok merak edilen sorulara yanıt veren “Uzmana Sor” serisini geliştirdi. Kedi ve köpek sahiplerinden bakım hizmeti sunan profesyonellere, pet shop çalışanlarından sektördeki diğer paydaşlara kadar geniş bir kitleye hitap eden bu seri; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar pek çok kritik konuyu ele alıyor. İçerikler, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle hazırlanarak bilimsel ve güvenilir bir kaynak sunuyor. Doğru bakım, beslenme ve günlük yaşam pratiklerine dair rehberlik sağlayan “Uzmana Sor” serisi; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Seri, hayvan sahipliğini daha bilinçli ve keyifli hale getirmeyi, aynı zamanda hayvanların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. “Uzmana Sor” serisi ile güvenilir bilgi Program kapsamında geliştirilen “Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi, kedi ve köpek sahiplerinin en çok merak ettiği sorulara, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzmanlığıyla yanıt veriyor. Seri; bakım, beslenme ve eğitim süreçlerine dair konuları bilimsel ve anlaşılır bir dille ele alarak, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye kolayca ulaşmasını sağlıyor. Yavruluk dönemi, sağlıklı yaşamın temeli Toplam 8 bölümden oluşan serinin bölümleri Nisan ve Mayıs aylarında izleyicilerle buluşacak. Böylece izleyiciler serinin ilk bölümlerine hemen ulaşabilecek, devam eden içerikleri ise Mayıs ayı boyunca takip edebilecek. Serinin başlangıç fazı, kedi ve köpeklerin yaşamlarının en kritik evrelerinden biri olan “Yavruluk” dönemine odaklanıyor. Yavruluk döneminde doğru beslenme ve bakımın önemi vurgulanırken, hayvan sahiplerinin soru işaretleri uzman görüşleriyle gideriliyor. “İlk Günden Sağlık” yaklaşımı, yavruluk döneminde yapılan doğru yönlendirmelerin hayvanların tüm yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Bu süreçte sağlanan doğru bakım ve beslenme, uzun vadede sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor. Veteriner hekim odaklı güçlü yapı Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva proje hakkında şunları söyledi: “Royal Canin olarak, bünyemizde görev yapan çok sayıda veteriner hekimle güçlü bir bilimsel altyapıya sahibiz. Veteriner hekimlerimizi ekosistemimizin merkezine konumlandırıyor; bilgi üretiminden saha uygulamalarına kadar her aşamada aktif rol almalarını sağlıyoruz. Bu sayede hem hayvan sahiplerine hem de sektördeki tüm paydaşlara doğru ve güvenilir rehberlik sunabiliyoruz. Özellikle ‘yavruluk’ döneminde veteriner hekimlerin yönlendirmesi, hayvanların sağlıklı bir yaşam sürmesinde kritik bir rol oynuyor.” Çoklu platformda erişim “Uzmana Sor” serisi, YouTube’da video formatında yayınlanırken; aynı zamanda Spotify üzerinden de podcast olarak dinlenebiliyor. Seri, kedi ve köpek sahipleri için güvenilir bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor. Ayrıca İyilik Hareketi kapsamında, YouTube kanalına yapılan her yeni abone ve takip, Hepad aracılığıyla bir kedi ve bir köpeğin günlük mama ihtiyacını karşılayacak kadar bağışa dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Klima Montajında Bir İlk: Yapay Zekâ Desteği İle Kurulum Haber

Samsung Klima Montajında Bir İlk: Yapay Zekâ Desteği İle Kurulum

Samsung Electronics Türkiye, satış sonrası hizmetlerde kaliteyi ve müşteri deneyimini ileri taşıyan faaliyetleriyle sektörde dikkat çeken yenilikleri hayata geçirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl İzmir’de hayata geçirilen Teknisyen Akademisi ile satış sonrası müşteri deneyim yolculuğunu tüm detaylarıyla yeniden yapılandıran şirket, klima kurulumlarında kalite süreçlerini yöneten yapay zekâ destekli kontrol mekanizmasıyla da sektörde dikkatleri üzerine çekiyor. Geleneksel eğitim alanlarından farklı olarak, müşteri deneyiminin her aşaması için özel olarak tasarlanan eğitim alanlarında, teknisyenler süreci birebir simülasyonlarla deneyimleyerek yetkinliklerini geliştiriyor. Samsung, yalnızca ürün teknolojilerinde değil, satış sonrası hizmetlerde de inovasyonu merkeze alan bütüncül bir deneyim sunuyor. Samsung’un Türkiye’deki en önemli yatırımlarından biri olan Teknisyen Akademisinde, sahada görev alan teknisyenler gerçek olay simülasyonları ve yapay zekâ desteği sayesinde iklimlendirme ürünleri başta olmak üzere TV ve beyaz eşya ürünleri için kapsamlı eğitimlerden geçiyorlar. Özel olarak tasarlanan yeni nesil eğitim müfredatı ile yılda yaklaşık 1000 teknisyene kurulum, onarım, bakım ve ürün alanlarında hem teorik hem pratik eğitimlere ek olarak iş güvenliği eğitimleri de veriliyor. Kurulumun kalitesi yapay zekâ ile yönetiliyor Samsung’un geliştirdiği sistem, sahada en sık karşılaşılan konulardan biri olan klima kurulum yerinin doğru seçilmesi ve estetik açıdan uygunluğunu hedefliyor. Akademide, Türkiye’de tasarlanan gerçek bir ev konseptinde teknisyenler, klimanın iç ve dış ünitesinin kurulumunu yapıyor. Uygulama kapsamında teknisyenler, klimanın kurulum işlemini tamamladıktan sonra montaj yapılan alanın fotoğraflarını çekerek yapay zekâ destekli sisteme yüklüyor. Sistem, bu görüntüleri analiz ederek kurulumun estetik, konumlandırma ve uygulama standartlarına uygun olup olmadığını değerlendiriyor. Yapay zekâ; cihazın yerleşimi, çevreyle uyumu, görsel bütünlük ve montaj doğruluğu gibi birçok kriteri aynı anda analiz ederek, uygun olmayan detaylara anında geri bildirim sağlıyor. Tüm kriterlerin karşılanması durumunda ise kurulum süreci onaylanarak tamamlanıyor. Yapay zekâ destekli bu denetim süreci; teknisyenin iş güvenliği ekipman kullanımından, cihazın verimli çalışması için kritik olan tüm değerlerin kontrollerine kadar 10 farklı kritik kontrol noktasını yapay zekâ aracılığıyla anlık olarak doğruluyor. Bu sayede detaylı seviyede bir check-up sürecinden geçen klimanın kurulumu dikkatli bir şekilde tamamlanıp, oda dekorasyonuyla estetik uyumu yakalaması hedefleniyor. Türkiye’de klima kurulumunda yeni standart Samsung Electronics Türkiye’nin bu uygulaması, klima kurulum süreçlerinde Samsung’un ilk kez yapay zekâ destekli kalite kontrol sistemi kullandığı uygulama olma özelliğini taşıyor. Bu yaklaşım, yalnızca teknik doğruluğu değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen estetik unsurları da kurulum sürecinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Teknisyen Akademisi ile uçtan uca kalite yaklaşımı Samsung’un İzmir’de kurduğu Teknisyen Akademisi, satış sonrası hizmetlerde standartları yükseltmek amacıyla teknisyenlerin eğitimine odaklanıyor. Akademide yetiştirilen uzman ekipler hem teknik bilgi hem de müşteri deneyimi odağında eğitim alarak sahaya hazırlanıyor. Deneyimli teknisyenler ise özel olarak tasarlanan yapay zekâ destekli simülasyon alanlarında bilgilerini pekiştirme fırsatı buluyor. Akademide ayrıca evlerin çoğunda asansör olmaması gerçeğinden yola çıkılarak ürün taşıyan personelin sağlığı, iş güvenliği ve ürünlerin hasar görmemesi için Türkiye’de özel olarak tasarlanan taşıma simülasyonu ile de eğitimler veriliyor. Akademi’de verilen bu pratik eğitimler, sahada yapay zeka denetimiyle birleşerek kurulumun yüksek standartta tamamlanmasını sağlıyor. Böylece eğitimden teknolojiye uzanan bu ‘uçtan uça kalite’ yaklaşımı, müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyor. Klima kurulumunda yapay zekâ destekli sistemin kullanılması, akademinin sunduğu eğitim yaklaşımının sahadaki en somut çıktılarından biri olarak öne çıkıyor. *Yapay zeka destekli kurulum değerlendirmesi; montaj sırasında yüklenen fotoğraflar üzerinden belirli kurulum ve işçilik kriterlerinin otomatik olarak analiz edilmesine dayalı kontrol ve yönlendirme uygulamasıdır. Sistem tarafından üretilen sonuçlar kalite kontrol amaçlıdır. Nihai kontrol, uygunluk değerlendirmesi ve uygulama sorumluluğu Samsung Yetkili Servisine aittir. Sonuçlar montaj ortamı, fotoğraf kalitesi ve saha koşullarına göre farklılık gösterebilir. *Yapay zeka destekli kurulum kontrol hizmeti; montaj sürecindeki olası eksikliklerin veya uygunsuzlukların tespit edilerek düzeltilmesine destek olmak amacıyla sunulmaktadır. Bu hizmet, tüm hata ve risklerin eksiksiz şekilde tespit edileceği ya da her koşulda kusursuz kurulum sonucunun garanti edildiği anlamına gelmez. Değerlendirmeler, sisteme yüklenen görseller ve tanımlı kontrol kriterleri kapsamında gerçekleştirilmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary’den Sanat ve Ekolojiyi Buluşturan Yeni Atölye Programı Haber

Borusan Contemporary’den Sanat ve Ekolojiyi Buluşturan Yeni Atölye Programı

16 ve 17 Mayıs tarihlerinde yetişkinlere ve gençlere özel olarak iki farklı içerikle düzenlenecek atölyeler, katılımcıları doğayla kurduğumuz ilişkiyi köklenme, bakım ve sorumluluk kavramları üzerinden yeniden keşfetmeye çağırıyor. Edward Burtynsky’nin insan eliyle dönüştürülmüş çarpıcı manzaralarından ilham alan atölyeler, sanat ve ekolojiyi bir araya getiriyor. Sanatçı ve akademisyen Dr. Işıl Eğrikavuk tarafından tasarlanan ve yürütülecek olan programlar, katılımcılara sergiden seçilen fotoğraflar, yaratıcı çalışmalar ve somut ekim pratikleri eşliğinde doğayla olan bağlarını daha derin bir perspektiften ele alma imkânı sunuyor. Yetişkinler İçin İnsan-Ötesi Bir Perspektif: “Benim Bahçem” 16 Mayıs Cumartesi günü yetişkinlere yönelik düzenlenecek “Benim Bahçem: Köklenmek, Ekoloji ve İnsan-Ötesi Düşünme” başlıklı atölye, insan-doğa ilişkisini insan-ötesi (post-human) bir yaklaşımla ele alıyor. Katılımcılar; erozyon, bakım, sorumluluk ve aidiyet gibi kavramları büyük ölçekli endüstriyel manzaralar üzerinden okurken bu temaları yazı, çizim ve farkındalık temelli pratiklerle kendi kişisel ve bedensel deneyimlerine taşıyor. Gençlerin Gözünden Gelecek Hayalleri: “Gelecek İçin Kökler” 17 Mayıs Pazar günü 16-25 yaş arası gençlerin katılımına açık olan “Gelecek İçin Kökler: Ekoloji, Sanat ve Tohum” atölyesi ise gençleri “İnsan doğayı nasıl dönüştürüyor?” ve “Gelecekte nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz?” soruları etrafında buluşturuyor. Deneyim, sezgi ve yaratıcı ifadenin ön planda olacağı bu atölyede gençler; yazı, çizim ve kolaj gibi araçlarla sergideki imgelerle kendi yaşamları ve gelecek beklentileri arasında bağ kurabilecekleri özgür bir ifade alanına sahip oluyor. Toprak ve Tohumla Kurulan Somut Bir Bağ Her iki atölyenin de son bölümünde katılımcılar, yalnızca kavramsal bir tartışmayla kalmayıp toprak ve tohumlarla çalışarak küçük saksılara ekim yapıyor. Bu süreçte tohum sadece bir bitkinin başlangıcı değil, süreklilik, umut ve özen gerektiren bir ilişkinin metaforu olarak ele alınıyor. Katılımcılar, atölye sonunda kendi ektikleri saksıları evlerine götürerek Borusan Contemporary’de başlayan bu ekolojik farkındalık ve bakım pratiğini günlük yaşamlarında da sürdürmeye davet ediliyor. Atölyeler, 16 ve 17 Mayıs tarihlerinde 13.00-16.00 saatleri arasında Borusan Contemporary’de 15 kişilik kontenjanlarla gerçekleştirilecek. Borusan Contemporary Çocuk Atölyeleri biletlerini Biletix üzerinden satın alabilirsiniz. PROGRAM DETAYLARI: Yetişkinlere Yönelik Atölye - Benim Bahçem: Köklenmek, Ekoloji ve İnsan-Ötesi Düşünme Tarih: 16 Mayıs Cumartesi Saat: 13.00-16.00 Kontenjan: 15 kişi Gençlere Yönelik Atölye - Gelecek İçin Kökler: Ekoloji, Sanat ve Tohum Tarih: 17 Mayıs Pazar Saat: 13.00-16.00 Yaş Aralığı: 16–25 yaş Kontenjan: 15 kişi Atölye dili Türkçedir. Katılımcıların etkinlik başlangıcından en az 15 dakika önce Borusan Contemporary’de bulunmaları gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MNG Havayolları’ndan Avrupa’da Stratejik Yatırım Haber

MNG Havayolları’ndan Avrupa’da Stratejik Yatırım

MNG Havayolları’nın iştiraklerinden Slovenya merkezli Solinair, Avrupa’daki büyüme stratejisi doğrultusunda yeni hangar yatırımının açılışını Slovenya Cumhurbaşkanı Sayın Nataša Pirc Musar’ın katılımıyla gerçekleştirdi. Slovenya’nın Ljubljana Havalimanı’nda (LJU) yer alan tesis, Avrupa’daki bakım ve operasyon altyapısını güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni tesisle birlikte Solinair’in bakım, onarım ve revizyon (MRO) alanındaki operasyonel kapasitesini artırarak Avrupa pazarındaki varlığını daha da güçlendirmesi hedefleniyor. Avrupa’da artan bakım ihtiyacına çözüm Avrupa havacılık sektöründe; filo büyümesi, uçak yaş ortalamasının yükselmesi ve bakım kapasitesindeki sınırlılıklar, MRO hizmetlerine olan ihtiyacı artırıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen yatırımın, bölgedeki kapasite ihtiyacına katkı sağlaması bekleniyor. Toplam 6 bin metrekarelik hangar alanı ile birlikte tesisin toplam kapalı alanı 8 bin metrekareye ulaştı. Aynı anda 6 uçağa hizmet verebilecek kapasitede tasarlanan tesis, hat hizmetleri ve üs bakım hizmetlerini birlikte sunuyor. MNG Havayolları’nın Avrupa stratejisinde önemli adım Yatırımı değerlendiren Solinair Yönetim Kurulu Üyesi ve MNG Havayolları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökay Özdemir, şunları söyledi: “Solinair olarak, yüksek kaliteli ve güvenilir bakım kapasitesine olan ihtiyacın arttığını görüyoruz. Slovenya, güçlü teknik altyapısı ve nitelikli iş gücüyle bu hedef için doğru bir zemin sunuyor. Yeni tesis, operasyonlarımızı daha ölçeklenebilir hale getirirken aynı zamanda insan kaynağına yatırım yapmamıza da imkan tanıyor. Operasyonlarımız büyüdükçe, teknik yetkinliklerin gelişimine ve havacılık alanında nitelikli iş gücünün artmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Bölgesel havacılık ekosistemine katkı Yeni hangarın yalnızca operasyonel kapasiteyi artırmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki havacılık ekosistemine de katkı sağlaması öngörülüyor. Yatırım sayesinde Solinair’ın potansiyel iş birlikleri ile güçlenerek özellikle teknik ve eğitim gibi süreçlerinde dış bağımlılığını azaltması hedefleniyor. Tesisin, hali hazırda Lufthansa, Swissair, Finnair, Air Dolomiti ve Helvetic Airways gibi uluslararası havayolu şirketleri ile uzun vadeli iş anlaşmaları bulunuyor. Solinair bu yatırımla birlikte Avrupa’da bakım, onarım ve revizyon alanında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor. Şirketin, teknik uzmanlık, operasyonel disiplin ve uzun vadeli büyüme odağıyla bölgedeki faaliyetlerini genişletmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Ford Tourneo, Her Yolculuğu Merak Uyandıran Bir Deneyime Dönüştürüyor Haber

Yeni Ford Tourneo, Her Yolculuğu Merak Uyandıran Bir Deneyime Dönüştürüyor

Yolcu taşıma regülasyonlarına tam uyumlu yapısıyla dikkat çeken Tourneo Custom 9+1, içinden kimlerin çıkacağını merak ettiren ferah ve esnek iç mekân kurgusuyla yolcu taşımacılığında standartları yükseltiyor. Ford Türkiye, ticari araç segmentindeki liderliğini, müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği bütüncül çözümlerle pekiştirmeye devam ediyor. Ford’un yenilikçi tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle donatılan Tourneo Custom modeli; şimdi de turizm taşımacılığı, servis hatları ve havalimanı transferleri gibi alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin tüm ihtiyaçlarını konforla karşılayacak 9+1 koltuk dizilimiyle yollara çıkıyor. Zahmetsiz ve Mevzuata Tam Uyumlu Çözüm Pazardaki mevcut 9+1 araç dönüşümlerinin aksine, Tourneo Custom 9+1 seçeneği satın alma sırasında veya sonrasında ek bir işlem gerektirmeksizin doğrudan kullanıma uygun şekilde sunuluyor. Yolcu taşıma belgeleri ve güncel regülasyonlarla tam uyumlu yapısı sayesinde işletmecilere hem zaman hem de operasyonel maliyet avantajı sağlayan ürün, "zahmetsiz ve hızlı" bir satın alma deneyimi vadediyor. Premium Konfor ve Çok Yönlü Deneyim Odaklı Taşımacılık Dönemi Tourneo Custom 9+1, sadece fonksiyonelliğiyle değil, sunduğu premium iç mekân detaylarıyla da hem araç sürücüsüne hem de yolculara yüksek standartlarda ve konforlu bir yolculuk deneyimi sunuyor. Konfor odaklı tasarım unsurları, esnek koltuk yerleşimi ve ileri seviye bağlantı teknolojileriyle donatılan araç, segmentindeki ferahlık ve kalite algısını bir üst seviyeye taşıyor. Yeni Tourneo Custom güçlü motoru, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı tasarımıyla ticari yolcu taşımacılığı ihtiyaçlarına kapsamlı bir çözüm sunuyor. Model, 2.0 litre EcoBlue dizel motor seçeneğiyle sunuluyor. 170 PS güç üreten araç ise 8 ileri otomatik şanzıman ile daha yüksek performans ve 390 Nm’ye varan tork değeri sağlıyor. Tamamen yenilenen 8 ileri otomatik şanzıman, sürüş konforunu artırırken yakıt verimliliğini optimize etmeye de yardımcı oluyor. Geniş iç hacmi ve fonksiyonel koltuk düzeniyle farklı yolcu taşıma ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanan Tourneo Custom yüksek tavan yapısı ile ferah bir kabin deneyimi sunarken geniş yaşam alanı hem sürücü hem yolcular için konforlu bir yolculuk imkânı sağlıyor. Model, ayrıca gelişmiş bağlantı ve sürüş destek teknolojileriyle donatılıyor. Yeni nesil dijital sistemler, sürüş sırasında kullanım kolaylığı sağlarken araç içi deneyimi daha verimli ve konforlu hale getiriyor. Ford Türkiye’nin, Tourneo Custom 9+1 ile sağladığı katma değer, aracı teslim etmenin çok daha ötesine geçerken Ford Pro ekosistemi sayesinde işletmelerin tüm operasyonlarını tek çatı altında destekleyen entegre bir yapı sunuluyor. Tourneo Custom 9+1’in Ford Pro Filo Portalı’na bağlanabilmesi, araç konumundan bakım ihtiyacına kadar tüm kritik bilgileri tek ekrandan, ek bir donanıma gerek kalmadan takip etme kolaylığı sağlıyor. Teknoloji ve Müşteri Merkezi üzerinden araçların bakım ihtiyacını henüz kullanıcı fark etmeden tespit edip bilgi veren ve gerekli hazırlıkları önceden yaparak plansız duruşları minimuma indiren Ford Türkiye, böylelikle turizm sektörü açısından kritik önemde olan “kesintisiz çalışma süresi” beklentisine etkili şekilde cevap veriyor. Böylelikle, Tourneo Custom 9+1’in üst düzey konforunu Ford Pro’nun akıllı servis ve yönetim çözümleriyle birleştirerek işletmelerin sahadaki gücünü artırıyor. Farklı, donanım ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla yeni Tourneo Custom 9+1, hem şehir içi hem uzun yol taşımacılığı için sektörün ihtiyaçlarına çok yönlü bir çözüm sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erkunt Traktör’den 2026 Model Hamlesi: Yenilikler Konya’da Sahneye Çıkıyor Haber

Erkunt Traktör’den 2026 Model Hamlesi: Yenilikler Konya’da Sahneye Çıkıyor

Gücünü yerli üretimden alan marka, bu yıl fuarda yalnızca ürünlerini değil; tasarım, teknoloji ve kullanıcı deneyimini odağına alan dönüşümünü sergiliyor. 2026 model Erkunt traktörlerinde, mevcut güçlü ürün altyapısı korunarak; tasarım, ergonomi ve algılanan kaliteyi ileri taşıyan kapsamlı güncellemeler hayata geçiriliyor. Bu yeni dönemde hedef; çiftçilere sadece güçlü ve verimli bir traktör değil, aynı zamanda modern tasarımı ve artırılmış konforuyla fark yaratan bir kullanım deneyimi sunmak. HEM TASARIM HEM DE PERFORMANS ODAKLI Bu kapsamda; Jüpiter Kırmızısı gövde rengi ile daha güçlü ve premium bir görünüm, Piano Black jant tasarımı ile daha sportif bir karakter, siyah kabin tavanı ile daha bütüncül ve modern bir duruş sunuluyor. LED aydınlatma grubu ve LED çalışma lambaları sayesinde özellikle gece çalışmalarında yüksek görünürlük ve performans sağlanırken, kabin içi ergonomi iyileştirmeleri ve entegre buzdolabı gibi detaylarla uzun çalışma saatlerinde konfor destekleniyor. Yeni kabartmalı etiket tasarımı ise traktörün güçlü karakterini görsel olarak tamamlayan önemli unsurlardan biri olarak ön plana çıkıyor. 5 YIL GARANTİ SUNUYOR Motor teknolojilerinde yerli üretim gücünü ortaya koyan Erkunt Traktör, eCapra motorlu traktörlerinde sunduğu 5 yıl garanti ile sektörde güvenin standartlarını yükseltmeye devam ediyor. Bu yaklaşım, ürün kalitesinin yanı sıra müşteri memnuniyetine verilen önemin de güçlü bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Son dönemde çiftçilerimizin yüzünü güldüren gelişmelerden biri de bu güvence. 5 yıl garanti ile birlikte bakım sıklığı azalırken, yakıt verimliliği artıyor ve çiftçimizin işletme maliyetlerinde somut tasarruf sağlanıyor. Artık çiftçilerimiz makinelerinin bakımını değil, üretim planlarını düşünüyor. Satıştan servise uzanan tüm süreçleri kapsayan hizmet anlayışıyla Erkunt, çiftçisinin yanında olmayı sürdürüyor. Özellikle Konya ve İç Anadolu Bölgesi’nde güçlü yetkili satıcı ve servis ağıyla marka, sahada kesintisiz ve güvenilir destek sunarak çiftçilerin işini kolaylaştırıyor. Tarımda bütüncül çözüm anlayışıyla hareket eden Erkunt, fuarda Hisarlar Tarım Makineleri ile birlikte yer alarak, traktör ve ekipman uyumunu aynı alanda deneyimleme imkânı sunacak. Tarım ekipmanları konusunda güçlü bir potansiyele sahip olan Konya’da, bu sinerji çiftçiler için önemli bir avantaj oluşturuyor. ÇİFTÇİNİN İHTİYAÇLARI BİZİM İÇİN ÖNCELİKLİ Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Tarımda rekabet artık sadece güçle değil; teknoloji, konfor ve kullanım kolaylığıyla şekilleniyor. Biz Erkunt Traktör olarak geliştirdiğimiz her üründe, çiftçimizin sahadaki gerçek ihtiyaçlarını merkeze alıyoruz. 2026 model yılıyla birlikte sunduğumuz bu yenilikler, aslında tarıma bakışımızın bir yansıması. Konya Tarım Fuarı’nda sergileyeceğimiz PowerShuttle teknolojisine sahip Haşmet 110 Lüks modelimiz de bu yaklaşımın güçlü bir örneği. Sahada hız, konfor ve verimlilik sağlayan bu teknolojiyle, çiftçilerimizin iş yapış biçimine doğrudan katkı sunmayı hedefliyoruz. Biz sadece traktör üretmiyoruz; çiftçimizin zamanını, emeğini ve yarınını koruyan çözümler geliştiriyoruz. Bu anlayışla tüm çiftçilerimizi Konya Tarım Fuarı’nda standımıza davet ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İsveç’te dikkat çeken rapor: Kriz ve savaş dönemlerinde en kritik güç özel sektör Haber

İsveç’te dikkat çeken rapor: Kriz ve savaş dönemlerinde en kritik güç özel sektör

İsveç’te yayımlanan yeni bir değerlendirme, ülkenin krizlere karşı direncinde en önemli unsurun şirketler ve özellikle ulaşım sektörü olduğunu ortaya koydu. İsveç Sivil Savunma Kurumu (MCF) tarafından hazırlanan “Şirketler için Hazırlık” başlıklı rehber, ülkenin savunma ve kriz yönetimi stratejisinde özel sektörün kritik rolüne dikkat çekti. Tågföretagen ve Transportföretagen tarafından düzenlenen webinarda ele alınan rapora göre, şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilme kapasitesi, İsveç’in genel direncinin temelini oluşturuyor. Demiryolu Taşımacılığı Kritik Öneme Sahip Raporda özellikle demiryolu taşımacılığının, İsveç’in toplam savunma sistemi içinde hayati bir rol oynadığı vurgulandı. Hem sivil hem de askeri taşımacılıkta kullanılabilen bu sistemin, kriz anlarında ülke içi hareketliliğin devamlılığını sağladığı ifade edildi. Uzmanlara göre demiryolu operatörleri, kriz durumlarında: planlama kesintileri yönetme lojistik organizasyon konularında yüksek kabiliyete sahip. Bu nedenle bu kapasitenin daha etkin kullanılması gerektiği belirtiliyor. Şirketlerin Güçlü Olması Ulusal Güvenliği Etkiliyor MCF’nin raporunda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise şu oldu: “Şirketlerin direnci, ülkenin direncidir.” Bu yaklaşım, özellikle savaş ve kriz dönemlerinde ekonomik ve lojistik faaliyetlerin devamlılığının ne kadar kritik olduğunu gözler önüne seriyor. Rapora göre: Güçlü şirketler krizlerde ayakta kalabiliyor Ayakta kalan şirketler ise savaş dönemlerinde daha fazla tercih ediliyor Devlet ve Özel Sektör Arasında Net İş Birliği Şart Raporda, demiryolu operatörlerinin kriz hazırlık süreçlerinde aktif rol alması gerektiği belirtilirken, bu süreçte mali yüklerin şirketlere tek başına bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, sürdürülebilir bir sistem için: Devlet ile şirketler arasında net sözleşmeler yapılması Sorumlulukların açık şekilde belirlenmesi Maliyetlerin karşılanması gerektiğini ifade etti. Güçlü Demiryolu Altyapısı Olmazsa Olmaz İsveç’in krizlere karşı dayanıklılığını artırmak için demiryolu altyapısının güçlendirilmesi gerektiği de raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Bu kapsamda: Bakım eksikliklerinin giderilmesi Kapasitenin artırılması Alternatif hatların oluşturulması öncelikli ihtiyaçlar olarak sıralandı. Ayrıca yapılacak yatırımların hem sivil hem askeri kullanım için uygun olması gerektiği, yani “çift kullanımlı (dual use)” altyapıların geliştirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı. “Ulaşım Her Koşulda Devam Etmeli” Raporda dikkat çeken bir diğer mesaj ise ulaşım sektörünün rolüne ilişkin oldu. Kriz ya da barış fark etmeksizin sektörün temel görevinin değişmediği belirtilerek şu ifade öne çıktı: “Ulaşım sektörü, her koşulda insanları ve yükleri hareket ettirmekle yükümlüdür.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.