Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakım

Kapsül Haber Ajansı - Bakım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Haber

Rinoplasti Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Burun estetiği ameliyatından sonra iyileşme süreci, operasyonun başarısını ve burnun nihai görünümünü etkileyen önemli aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. Rinoplasti sonrasında şişlik, morluk ve geçici burun tıkanıklığı gibi durumlar görülebilirken, dokuların tamamen iyileşmesi aylar sürebiliyor. Kulak Burun Boğaz ve Rinoplasti Uzmanı Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un uzmanlık alanına giren burun estetiği uygulamalarında, ameliyat sonrası bakımın doğru planlanması ve iyileşme sürecinin düzenli takip edilmesi önem taşıyor. Burun estetiği, burnun kemik ve kıkırdak yapılarında gerçekleştirilen cerrahi değişikliklerle yüz hatlarına uyumlu bir görünüm oluşturmayı amaçlayan operasyonlar arasında bulunuyor. Ancak ameliyatın tamamlanması, burnun yeni şeklinin hemen ortaya çıktığı anlamına gelmiyor. Operasyon sonrasında dokuların iyileşmesi, ödemin azalması ve burun yapısının zaman içerisinde oturması gerekiyor. Bu süreç, kullanılan cerrahi teknikten hastanın cilt yapısına kadar birçok faktörden etkilenebiliyor. Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un çalışma alanlarından biri olan rinoplasti uygulamalarında, cerrahi planlama kadar ameliyat sonrası dönemin doğru yönetilmesi de estetik ve fonksiyonel sonuçların değerlendirilmesinde önem taşıyor. Burun Estetiği Sonrası İlk 24 Saatte Neler Yaşanır? Rinoplasti ameliyatının ardından ilk 24 saat, vücudun cerrahi müdahaleye verdiği erken tepkilerin görüldüğü dönem olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte burun çevresinde hafif veya orta dereceli ağrı, basınç hissi, şişlik ve geçici burun tıkanıklığı meydana gelebiliyor. Bazı hastalarda göz çevresinde morarma ve burundan hafif kanlı sızıntı görülmesi de beklenen erken dönem bulguları arasında bulunuyor. Ameliyatın kapsamına ve hastanın sağlık durumuna bağlı olarak aynı gün taburculuk mümkün olabileceği gibi hastanede takip gerekebiliyor. İlk günlerde başın yüksekte tutulması, ani hareketlerden kaçınılması ve cerrahın önerdiği ilaçların düzenli kullanılması önem taşıyor. Burun üzerine baskı uygulanmaması ve cerrahi bölgenin travmalardan korunması da dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor. Burun Estetiği Sonrası İlk Hafta Nasıl Geçer? Burun estetiği sonrasındaki ilk hafta, ödem ve morlukların belirgin olabildiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Özellikle ameliyatı takip eden ilk birkaç gün içerisinde burun çevresindeki şişlikler artabiliyor. Bu süreçte burnun yeni şeklini korumak ve kemik yapıların iyileşmesini desteklemek amacıyla dış atel kullanılabiliyor. Bazı hastalarda burun içerisinde silikon destekler veya farklı tampon uygulamaları da gerekli olabiliyor. İlk hafta içerisinde görülebilen durumlar arasında şunlar bulunuyor: Burun ve göz çevresinde şişlik oluşması Göz altlarında morarma görülmesi Burun içerisinde dolgunluk ve tıkanıklık hissedilmesi Hafif kanlı akıntı veya kabuklanma meydana gelmesi Burun ucunda geçici hissizlik ve hassasiyet oluşması Uyku sırasında başın yüksekte tutulmasına ihtiyaç duyulması Burun üzerindeki atel genellikle ameliyattan yaklaşık bir hafta sonra gerçekleştirilen kontrol muayenesinde çıkarılabiliyor. Ancak bu süre kullanılan tekniğe ve hastanın durumuna göre değişebiliyor. Burun Estetiği Sonrası Şişlik ve Morluklar Ne Zaman Geçer? Rinoplasti ameliyatlarından sonra ortaya çıkan şişlik ve morluklar, dokuların cerrahi müdahaleye verdiği doğal iyileşme yanıtının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Göz çevresindeki morluklar çoğu hastada ilk iki veya üç hafta içerisinde belirgin ölçüde azalabiliyor. Burun üzerindeki şişlikler ise daha uzun süre devam edebiliyor. Özellikle burun ucunda bulunan yumuşak dokuların iyileşmesi, burun sırtına göre daha yavaş gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ameliyattan sonraki ilk haftalarda burun ucunun beklenenden daha geniş veya kalkık görünmesi her zaman nihai sonucu yansıtmıyor. Cilt kalınlığı, gerçekleştirilen cerrahi işlemlerin kapsamı ve kişinin iyileşme özellikleri, ödemin gerileme hızını etkileyebiliyor. Şişliklerin büyük bölümü ilk aylarda azalabilse de kalan ödemin tamamen gerilemesi bir yılı veya bazı hastalarda daha uzun bir süreyi bulabiliyor. Burun Estetiğinden Sonra Ne Zaman Normal Hayata Dönülür? Burun estetiği yaptıran hastaların merak ettiği konulardan biri, ameliyat sonrasında iş ve sosyal yaşama ne zaman dönebilecekleridir. Rinoplasti sonrasında birçok hasta yaklaşık 1–2 hafta içerisinde masa başı işlere, eğitim hayatına ve hafif günlük aktivitelere dönebiliyor. Ancak bu süre yapılan işlemlerin kapsamına, iyileşme durumuna ve kişinin çalışma koşullarına bağlı olarak değişebiliyor. Fiziksel güç gerektiren işlerde çalışan kişilerin daha uzun süre dinlenmesi gerekebiliyor. Özellikle ağır kaldırma, sürekli eğilme ve yüz bölgesine darbe alma riski bulunan aktivitelerin erken dönemde sınırlandırılması öneriliyor. Sosyal hayata dönüş ile burnun tamamen iyileşmesi aynı süreçleri ifade etmiyor. Kişi günlük yaşamına dönmüş olsa bile burun dokularındaki iyileşme aylar boyunca devam edebiliyor. Burun Estetiği Sonrası Nefes Alma Ne Zaman Düzelir? Burun estetiğinden sonra geçici nefes alma güçlüğü yaşanması, özellikle erken iyileşme döneminde karşılaşılabilen durumlardan biridir. Ameliyat sonrasında burun içerisindeki dokuların şişmesi, kabuklanma oluşması ve geçici destek materyallerinin kullanılması, hava geçişini sınırlayabiliyor. İlk haftalarda burun tıkanıklığının zaman içerisinde azalması bekleniyor. Ancak nefes alma fonksiyonlarının tam olarak değerlendirilmesi, dokuların iyileşmesine bağlı olarak daha uzun sürebiliyor. Septum eğriliği veya nazal valf darlığı gibi anatomik sorunların da düzeltildiği ameliyatlarda, solunum fonksiyonlarındaki değişiklikler iyileşme süreci boyunca takip ediliyor. Bununla birlikte rinoplasti sonrasında bütün hastalarda nefes alma kapasitesinin artacağı garanti edilemiyor. Devam eden veya kötüleşen solunum problemlerinde cerrahi değerlendirme gerekebiliyor. Burun Estetiği Sonrası Uyku Pozisyonu Nasıl Olmalı? Ameliyat sonrası uyku pozisyonu, burun çevresindeki şişliklerin kontrol altına alınması ve cerrahi bölgenin korunması açısından önem taşıyor. İyileşmenin ilk dönemlerinde başın hafif yüksekte tutulması önerilebiliyor. Bu amaçla ek yastık kullanılması veya baş ve gövdenin desteklenmesi tercih edilebiliyor. Özellikle yüzüstü yatış, burun üzerine doğrudan basınç oluşturabileceği için erken iyileşme döneminde uygun görülmüyor. Yan yatışın ne zaman güvenli olacağı ise gerçekleştirilen ameliyatın kapsamına göre değişebiliyor. Hastanın uyku sırasında burnunu darbelere karşı koruması ve hekimin önerdiği pozisyonlara uyması önem taşıyor. Burun Estetiği Sonrası Spor ve Egzersize Ne Zaman Başlanabilir? Rinoplasti sonrasında fiziksel aktivitelere dönüşün kontrollü biçimde gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ameliyatın ilk günlerinde hafif yürüyüşler, hastanın genel sağlık durumu uygunsa ve cerrah tarafından izin verilmişse yapılabiliyor. Ancak kalp atış hızını ve kan basıncını belirgin şekilde artıran aktiviteler, erken dönemde kanama ve şişlik riskini artırabiliyor. Yoğun egzersizlere dönüş çoğu hastada yaklaşık 4–6 haftalık dönemde değerlendiriliyor. Bununla birlikte temas sporları ve burun bölgesine darbe alma riski bulunan aktivitelerde daha uzun süre kısıtlama gerekebiliyor. Ağırlık kaldırma, koşu, yüzme ve diğer spor faaliyetlerine ne zaman başlanacağı, hastanın kontrol muayenelerinde elde edilen bulgulara göre belirleniyor. Burun Estetiği Sonrası Gözlük Kullanımı Neden Önemlidir? Burun estetiği ameliyatlarında kemik yapılar üzerinde işlem gerçekleştirilmişse, iyileşmenin erken döneminde burun sırtına uygulanan baskının sınırlandırılması gerekebiliyor. Gözlük ve güneş gözlüklerinin burun üzerine doğrudan ağırlık oluşturması, özellikle kemik yapıların yeniden şekillendirildiği hastalarda dikkat edilmesi gereken bir durum olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle bazı hastalarda ameliyat sonrasında belirli bir süre gözlük kullanımına ara verilmesi veya alternatif destek yöntemlerinin tercih edilmesi önerilebiliyor. Gözlük kullanımına dönüş zamanı, burun kemiklerinin durumu ve uygulanan cerrahi tekniğe göre değişiklik gösterebiliyor. Hastaların bu konuda ameliyatı gerçekleştiren cerrahın önerilerini takip etmesi gerekiyor. Burun Estetiğinden Sonra Beslenme ve Günlük Bakım Nasıl Olmalı? Burun estetiği sonrasında dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve düzenli dinlenme, genel iyileşme sürecinin desteklenmesinde önemli rol oynuyor. Özellikle ilk günlerde kolay tüketilebilen ve yeterli protein içeren besinlerin tercih edilmesi, hastaların günlük beslenme ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olabiliyor. Alkol tüketimi, sigara ve nikotin kullanımı ise yara iyileşmesini olumsuz etkileyebileceğinden cerrahi süreçte dikkat edilmesi gereken faktörler arasında bulunuyor. Burun içi temizliğinde hekimin önerdiği serum fizyolojik veya diğer bakım ürünlerinin kullanılması gerekebiliyor. Ancak burun içerisindeki kabukların zorla çıkarılması, burnun kuvvetli biçimde sümkürülmesi veya cerrahi bölgeye kontrolsüz müdahale edilmesi önerilmiyor. Ayrıca uzun süreli yoğun güneş maruziyetinden kaçınılması ve burun çevresindeki cildin korunması da iyileşme döneminde önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Pati Elçileri, Bakımdan Sahiplendirmeye Kesintisiz Destekle Etki Alanını Büyütüyor Haber

Borusan Pati Elçileri, Bakımdan Sahiplendirmeye Kesintisiz Destekle Etki Alanını Büyütüyor

Borusan Grubu’nun kurumsal gönüllülük inisiyatifi “Okyanus Gönüllü Borusanlılar”, sahipsiz ve yardıma muhtaç sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmek üzere yürüttüğü “Borusan Pati Elçileri” programının kapsamını genişletti. Platform, geçtiğimiz yıldan bu yana iş birliği yaptığı Her Eve Bir Pati Derneği’nin (HEPAD) yanı sıra Kurtaran Ev ile de el ele vererek barınaklardaki 2300 can dostumuzun rehabilitasyon, bakım ve sahiplendirilme süreçlerini destekledi. Patili dostların yanında: Bakım, sosyalleşme ve yeni yuvalar Borusan Pati Elçileri, bizzat barınaklarda görev aldı. HEPAD Bahçe’de ve Kurtaran Ev bünyesindeki yaşam alanlarında kalan hayvanların beslenme ve temel bakım ihtiyaçlarını karşıladı. “Okyanus Gönüllü Borusanlılar”, sahipsiz patili dostların güvenli ortamlarda yaşaması için koruyucu ailelik modeline ve sahiplendirme çağrılarına da destek verdi. HEPAD (Her Eve Bir Pati Derneği) Uçuş Gönüllüsü Programı ile, derneğin himayesindeki terk edilmiş sokak hayvanlarının yurt dışındaki ömürlük yuvalarına güvenle ulaştırılıp yuvalandırılması sağlanıyor. Çalışan emeğiyle büyüyen sorumluluk Borusan Grubu, toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretme yaklaşımını, çalışanların doğrudan sahada yer aldığı gönüllülük projeleriyle destekliyor. 2008 yılında kurulan “Okyanus Gönüllü Borusanlılar” Platformu, Borusanlıların bilgi, deneyim ve kişisel emeklerini kurumsal bir çatıda birleştiriyor. Grup genelinde teşvik edilen bu gönüllülük kültürü sayesinde Borusanlılar; eğitimden çevreye, hayvan haklarından acil yardım faaliyetlerine kadar birçok farklı alanda toplumsal fayda yaratıyor. 2025 genelinde 1.579 Borusanlı gönüllülük faaliyetlerine aktif katıldı. Gönüllülük faaliyetlerinin önemli bir bileşeni olan kapsayıcılık programlarıyla ulaşılan kişi sayısı ise 12.575 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’nin K9 Ekipleri Başkent'te Görev Başında Haber

ABB’nin K9 Ekipleri Başkent'te Görev Başında

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ANFA Güvenlik Genel Müdürlüğü, Başkent’te güvenliğin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını K9 ekipleriyle sürdürüyor. Doğumlarından itibaren ANFA Güvenlik Eğitim Merkezi’nde özel eğitim programına alınan görev köpekleri, resmi kimliklerini aldıktan sonra ABB’ye ait parklar, rekreasyon alanları ile tarihi ve turistik bölgelerde 7 gün 24 saat görev yaparak güvenliğe katkı sağlıyor. ANFA Güvenlik bünyesinde farklı yaş gruplarında eğitim gören ve aktif görev yapan toplam 14 K9 köpeği bulunuyor. GÖREV İÇİN ÖZEL EĞİTİM ALIYORLAR K9 görev köpeklerinin eğitim süreci doğdukları andan itibaren başlıyor. Bakım ve emzirme döneminin ardından temel itaat eğitimleri alan köpekler, daha sonra görev alanlarına göre branş eğitimlerine tabi tutuluyor. Bir yaşına geldiklerinde ise Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Görev Köpeği ve İdareci Sınavı’nı başarıyla tamamlayan köpekler resmî kimlik alarak aktif göreve başlıyor. Görev sürelerini tamamlayan K9 köpekleri emekli olduktan sonra da ANFA Güvenlik bünyesinde bakılmaya devam ediyor. Yıllarca güvenlik hizmeti veren görev köpekleri, yaşamlarının geri kalanını güvenli ve uygun koşullarda sürdürüyor. ANFA Güvenlik K9 Ekip Sorumlusu Ahmet Emin Boybek, eğitim sürecini şu sözlerle anlattı: "Köpeklerimizin doğumdan itibaren 4 aylık süreç içerisinde emzirme dönemi ve bakım dönemleri oluyor. 4 aydan sonra ufak ufak itaat eğitimlerine başlıyoruz. İlk 6 ayında köpeklerimiz diş değişimi yapıyor. Diş değişiminden sonra branşına göre ayırdığımız köpeklere branş eğitimleri vermeye başlıyoruz. Köpeklerimiz bir yaşına geldiğinde Görev Köpeği ve İdarecisi Sınavı’na katılarak kimlik alıp 8 sene görev yapabiliyor. Köpeklerimizin her iki senede bir kimlik yenilemesi devam ediyor.” 14 KÖPEKTEN OLUŞAN K9 EKİBİ ANFA Güvenlik bünyesinde farklı yaş gruplarında eğitim gören ve aktif görev yapan toplam 14 köpek bulunduğunu söyleyen Boybek, “Şu an 2 tane küçük yavru, 3 aylık bir köpeğimiz var, 4 tane 6 aylık köpeğimiz var ve 7 tane görev köpeğimiz var. Resmi kimlikle bir de branş eğitimlerine devam ettiğimiz köpeklerimiz var, toplamda 14 tane köpeğimiz var. Sloganımız ‘Dosta güven düşmana korku’. Resmi kimlikle çalışan köpeklerimizin günlük devriye programları var, devriyelerini tamamlıyorlar haricinde hava şartları, köpeklerin o anki yorgunluk durumlarına göre yarım saat arayla, periyotlarla eğitimler veriyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait parklar, bahçeler, rekreasyon alanları ve tesislerde 7/24 görev esasına dayalı olmak üzere çalışıyorlar. Büyük prestij parklarımızın hepsinde her gün devriyeleri var. Ulus bölgesi, Hacı Bayram bölgesi, Kale bölgesinde günlük devriyelerimiz devam ediyor” dedi. EMEKLİLİKLERİNDE DE YALNIZ BIRAKILMIYORLAR Görev süresini tamamlayan K9 köpeklerinin emekli olduktan sonra da ANFA Güvenlik'in bakımında yaşamlarını sürdürdüğünü belirten Boybek, "8-9 yaşına geldiklerinde köpeklerimiz emekli oluyor. Bize verdikleri hizmet karşılığında biz de ömürleri yettiği sürece onlara bakmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toyota Otomotiv Türkiye'de, Üretime Planlı Bakım Arası  Haber

Toyota Otomotiv Türkiye'de, Üretime Planlı Bakım Arası 

Toyota’nın Avrupa’daki en büyük üretim tesislerinden birine sahip olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye (TMMT), Sakarya’daki fabrikasında gerçekleştirilecek planlı bakım, revizyon ve modernizasyon çalışmaları kapsamında, 3-17 Ağustos tarihleri arasında üretim faaliyetlerine geçici olarak ara veriyor. Yüksek kalite standartları ve ileri teknolojilerle donatılmış üretim hatlarıyla dünyanın önde gelen otomobil üretim üsleri arasında yer alan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, bu süreçte gerçekleştireceği çalışmalarla üretim altyapısını daha da güçlendirerek operasyonel verimliliğini, üretim sürekliliğini ve rekabet gücünü daha da ileri taşımayı hedefliyor. Başta 5 bin çalışanı olmak üzere, tedarikçileri ve tüm iş ortaklarıyla geleceğe odaklı üretim anlayışını benimseyen Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, yüksek üretim ve ihracat kapasitesiyle yarattığı ekonomik değerin yanı sıra çevresel ve toplumsalodaklı uygulamalarıyla da sürdürülebilir bir gelecek için değer yaratmaya devam ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” sıralamasında beşinci sırada yer alan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması’nda” ise ikinci sırada yer aldı. Aynı zamanda Türkiye’nin en beğenilen şirketleri arasında da yer alan TMMT, güçlü üretim kapasitesi, ihracat performansı ve çevre dostu vizyonuyla sektördeki öncü konumunu kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli Haber

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli

“Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar en kritik konuları, Royal Canin bünyesinde çalışan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle ele alıyor. Doğru bakım, beslenme ve eğitim konularında güvenilir bilgiler sunan bu seri; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Royal Canin, hayvan sağlığı ve refahı alanındaki 55 yılı aşkın bilimsel birikimini paylaşmak amacıyla, en çok merak edilen sorulara yanıt veren “Uzmana Sor” serisini geliştirdi. Kedi ve köpek sahiplerinden bakım hizmeti sunan profesyonellere, pet shop çalışanlarından sektördeki diğer paydaşlara kadar geniş bir kitleye hitap eden bu seri; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar pek çok kritik konuyu ele alıyor. İçerikler, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle hazırlanarak bilimsel ve güvenilir bir kaynak sunuyor. Doğru bakım, beslenme ve günlük yaşam pratiklerine dair rehberlik sağlayan “Uzmana Sor” serisi; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Seri, hayvan sahipliğini daha bilinçli ve keyifli hale getirmeyi, aynı zamanda hayvanların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. “Uzmana Sor” serisi ile güvenilir bilgi Program kapsamında geliştirilen “Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi, kedi ve köpek sahiplerinin en çok merak ettiği sorulara, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzmanlığıyla yanıt veriyor. Seri; bakım, beslenme ve eğitim süreçlerine dair konuları bilimsel ve anlaşılır bir dille ele alarak, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye kolayca ulaşmasını sağlıyor. Yavruluk dönemi, sağlıklı yaşamın temeli Toplam 8 bölümden oluşan serinin bölümleri Nisan ve Mayıs aylarında izleyicilerle buluşacak. Böylece izleyiciler serinin ilk bölümlerine hemen ulaşabilecek, devam eden içerikleri ise Mayıs ayı boyunca takip edebilecek. Serinin başlangıç fazı, kedi ve köpeklerin yaşamlarının en kritik evrelerinden biri olan “Yavruluk” dönemine odaklanıyor. Yavruluk döneminde doğru beslenme ve bakımın önemi vurgulanırken, hayvan sahiplerinin soru işaretleri uzman görüşleriyle gideriliyor. “İlk Günden Sağlık” yaklaşımı, yavruluk döneminde yapılan doğru yönlendirmelerin hayvanların tüm yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Bu süreçte sağlanan doğru bakım ve beslenme, uzun vadede sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor. Veteriner hekim odaklı güçlü yapı Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva proje hakkında şunları söyledi: “Royal Canin olarak, bünyemizde görev yapan çok sayıda veteriner hekimle güçlü bir bilimsel altyapıya sahibiz. Veteriner hekimlerimizi ekosistemimizin merkezine konumlandırıyor; bilgi üretiminden saha uygulamalarına kadar her aşamada aktif rol almalarını sağlıyoruz. Bu sayede hem hayvan sahiplerine hem de sektördeki tüm paydaşlara doğru ve güvenilir rehberlik sunabiliyoruz. Özellikle ‘yavruluk’ döneminde veteriner hekimlerin yönlendirmesi, hayvanların sağlıklı bir yaşam sürmesinde kritik bir rol oynuyor.” Çoklu platformda erişim “Uzmana Sor” serisi, YouTube’da video formatında yayınlanırken; aynı zamanda Spotify üzerinden de podcast olarak dinlenebiliyor. Seri, kedi ve köpek sahipleri için güvenilir bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor. Ayrıca İyilik Hareketi kapsamında, YouTube kanalına yapılan her yeni abone ve takip, Hepad aracılığıyla bir kedi ve bir köpeğin günlük mama ihtiyacını karşılayacak kadar bağışa dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Klima Montajında Bir İlk: Yapay Zekâ Desteği İle Kurulum Haber

Samsung Klima Montajında Bir İlk: Yapay Zekâ Desteği İle Kurulum

Samsung Electronics Türkiye, satış sonrası hizmetlerde kaliteyi ve müşteri deneyimini ileri taşıyan faaliyetleriyle sektörde dikkat çeken yenilikleri hayata geçirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl İzmir’de hayata geçirilen Teknisyen Akademisi ile satış sonrası müşteri deneyim yolculuğunu tüm detaylarıyla yeniden yapılandıran şirket, klima kurulumlarında kalite süreçlerini yöneten yapay zekâ destekli kontrol mekanizmasıyla da sektörde dikkatleri üzerine çekiyor. Geleneksel eğitim alanlarından farklı olarak, müşteri deneyiminin her aşaması için özel olarak tasarlanan eğitim alanlarında, teknisyenler süreci birebir simülasyonlarla deneyimleyerek yetkinliklerini geliştiriyor. Samsung, yalnızca ürün teknolojilerinde değil, satış sonrası hizmetlerde de inovasyonu merkeze alan bütüncül bir deneyim sunuyor. Samsung’un Türkiye’deki en önemli yatırımlarından biri olan Teknisyen Akademisinde, sahada görev alan teknisyenler gerçek olay simülasyonları ve yapay zekâ desteği sayesinde iklimlendirme ürünleri başta olmak üzere TV ve beyaz eşya ürünleri için kapsamlı eğitimlerden geçiyorlar. Özel olarak tasarlanan yeni nesil eğitim müfredatı ile yılda yaklaşık 1000 teknisyene kurulum, onarım, bakım ve ürün alanlarında hem teorik hem pratik eğitimlere ek olarak iş güvenliği eğitimleri de veriliyor. Kurulumun kalitesi yapay zekâ ile yönetiliyor Samsung’un geliştirdiği sistem, sahada en sık karşılaşılan konulardan biri olan klima kurulum yerinin doğru seçilmesi ve estetik açıdan uygunluğunu hedefliyor. Akademide, Türkiye’de tasarlanan gerçek bir ev konseptinde teknisyenler, klimanın iç ve dış ünitesinin kurulumunu yapıyor. Uygulama kapsamında teknisyenler, klimanın kurulum işlemini tamamladıktan sonra montaj yapılan alanın fotoğraflarını çekerek yapay zekâ destekli sisteme yüklüyor. Sistem, bu görüntüleri analiz ederek kurulumun estetik, konumlandırma ve uygulama standartlarına uygun olup olmadığını değerlendiriyor. Yapay zekâ; cihazın yerleşimi, çevreyle uyumu, görsel bütünlük ve montaj doğruluğu gibi birçok kriteri aynı anda analiz ederek, uygun olmayan detaylara anında geri bildirim sağlıyor. Tüm kriterlerin karşılanması durumunda ise kurulum süreci onaylanarak tamamlanıyor. Yapay zekâ destekli bu denetim süreci; teknisyenin iş güvenliği ekipman kullanımından, cihazın verimli çalışması için kritik olan tüm değerlerin kontrollerine kadar 10 farklı kritik kontrol noktasını yapay zekâ aracılığıyla anlık olarak doğruluyor. Bu sayede detaylı seviyede bir check-up sürecinden geçen klimanın kurulumu dikkatli bir şekilde tamamlanıp, oda dekorasyonuyla estetik uyumu yakalaması hedefleniyor. Türkiye’de klima kurulumunda yeni standart Samsung Electronics Türkiye’nin bu uygulaması, klima kurulum süreçlerinde Samsung’un ilk kez yapay zekâ destekli kalite kontrol sistemi kullandığı uygulama olma özelliğini taşıyor. Bu yaklaşım, yalnızca teknik doğruluğu değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen estetik unsurları da kurulum sürecinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Teknisyen Akademisi ile uçtan uca kalite yaklaşımı Samsung’un İzmir’de kurduğu Teknisyen Akademisi, satış sonrası hizmetlerde standartları yükseltmek amacıyla teknisyenlerin eğitimine odaklanıyor. Akademide yetiştirilen uzman ekipler hem teknik bilgi hem de müşteri deneyimi odağında eğitim alarak sahaya hazırlanıyor. Deneyimli teknisyenler ise özel olarak tasarlanan yapay zekâ destekli simülasyon alanlarında bilgilerini pekiştirme fırsatı buluyor. Akademide ayrıca evlerin çoğunda asansör olmaması gerçeğinden yola çıkılarak ürün taşıyan personelin sağlığı, iş güvenliği ve ürünlerin hasar görmemesi için Türkiye’de özel olarak tasarlanan taşıma simülasyonu ile de eğitimler veriliyor. Akademi’de verilen bu pratik eğitimler, sahada yapay zeka denetimiyle birleşerek kurulumun yüksek standartta tamamlanmasını sağlıyor. Böylece eğitimden teknolojiye uzanan bu ‘uçtan uça kalite’ yaklaşımı, müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyor. Klima kurulumunda yapay zekâ destekli sistemin kullanılması, akademinin sunduğu eğitim yaklaşımının sahadaki en somut çıktılarından biri olarak öne çıkıyor. *Yapay zeka destekli kurulum değerlendirmesi; montaj sırasında yüklenen fotoğraflar üzerinden belirli kurulum ve işçilik kriterlerinin otomatik olarak analiz edilmesine dayalı kontrol ve yönlendirme uygulamasıdır. Sistem tarafından üretilen sonuçlar kalite kontrol amaçlıdır. Nihai kontrol, uygunluk değerlendirmesi ve uygulama sorumluluğu Samsung Yetkili Servisine aittir. Sonuçlar montaj ortamı, fotoğraf kalitesi ve saha koşullarına göre farklılık gösterebilir. *Yapay zeka destekli kurulum kontrol hizmeti; montaj sürecindeki olası eksikliklerin veya uygunsuzlukların tespit edilerek düzeltilmesine destek olmak amacıyla sunulmaktadır. Bu hizmet, tüm hata ve risklerin eksiksiz şekilde tespit edileceği ya da her koşulda kusursuz kurulum sonucunun garanti edildiği anlamına gelmez. Değerlendirmeler, sisteme yüklenen görseller ve tanımlı kontrol kriterleri kapsamında gerçekleştirilmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary’den Sanat ve Ekolojiyi Buluşturan Yeni Atölye Programı Haber

Borusan Contemporary’den Sanat ve Ekolojiyi Buluşturan Yeni Atölye Programı

16 ve 17 Mayıs tarihlerinde yetişkinlere ve gençlere özel olarak iki farklı içerikle düzenlenecek atölyeler, katılımcıları doğayla kurduğumuz ilişkiyi köklenme, bakım ve sorumluluk kavramları üzerinden yeniden keşfetmeye çağırıyor. Edward Burtynsky’nin insan eliyle dönüştürülmüş çarpıcı manzaralarından ilham alan atölyeler, sanat ve ekolojiyi bir araya getiriyor. Sanatçı ve akademisyen Dr. Işıl Eğrikavuk tarafından tasarlanan ve yürütülecek olan programlar, katılımcılara sergiden seçilen fotoğraflar, yaratıcı çalışmalar ve somut ekim pratikleri eşliğinde doğayla olan bağlarını daha derin bir perspektiften ele alma imkânı sunuyor. Yetişkinler İçin İnsan-Ötesi Bir Perspektif: “Benim Bahçem” 16 Mayıs Cumartesi günü yetişkinlere yönelik düzenlenecek “Benim Bahçem: Köklenmek, Ekoloji ve İnsan-Ötesi Düşünme” başlıklı atölye, insan-doğa ilişkisini insan-ötesi (post-human) bir yaklaşımla ele alıyor. Katılımcılar; erozyon, bakım, sorumluluk ve aidiyet gibi kavramları büyük ölçekli endüstriyel manzaralar üzerinden okurken bu temaları yazı, çizim ve farkındalık temelli pratiklerle kendi kişisel ve bedensel deneyimlerine taşıyor. Gençlerin Gözünden Gelecek Hayalleri: “Gelecek İçin Kökler” 17 Mayıs Pazar günü 16-25 yaş arası gençlerin katılımına açık olan “Gelecek İçin Kökler: Ekoloji, Sanat ve Tohum” atölyesi ise gençleri “İnsan doğayı nasıl dönüştürüyor?” ve “Gelecekte nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz?” soruları etrafında buluşturuyor. Deneyim, sezgi ve yaratıcı ifadenin ön planda olacağı bu atölyede gençler; yazı, çizim ve kolaj gibi araçlarla sergideki imgelerle kendi yaşamları ve gelecek beklentileri arasında bağ kurabilecekleri özgür bir ifade alanına sahip oluyor. Toprak ve Tohumla Kurulan Somut Bir Bağ Her iki atölyenin de son bölümünde katılımcılar, yalnızca kavramsal bir tartışmayla kalmayıp toprak ve tohumlarla çalışarak küçük saksılara ekim yapıyor. Bu süreçte tohum sadece bir bitkinin başlangıcı değil, süreklilik, umut ve özen gerektiren bir ilişkinin metaforu olarak ele alınıyor. Katılımcılar, atölye sonunda kendi ektikleri saksıları evlerine götürerek Borusan Contemporary’de başlayan bu ekolojik farkındalık ve bakım pratiğini günlük yaşamlarında da sürdürmeye davet ediliyor. Atölyeler, 16 ve 17 Mayıs tarihlerinde 13.00-16.00 saatleri arasında Borusan Contemporary’de 15 kişilik kontenjanlarla gerçekleştirilecek. Borusan Contemporary Çocuk Atölyeleri biletlerini Biletix üzerinden satın alabilirsiniz. PROGRAM DETAYLARI: Yetişkinlere Yönelik Atölye - Benim Bahçem: Köklenmek, Ekoloji ve İnsan-Ötesi Düşünme Tarih: 16 Mayıs Cumartesi Saat: 13.00-16.00 Kontenjan: 15 kişi Gençlere Yönelik Atölye - Gelecek İçin Kökler: Ekoloji, Sanat ve Tohum Tarih: 17 Mayıs Pazar Saat: 13.00-16.00 Yaş Aralığı: 16–25 yaş Kontenjan: 15 kişi Atölye dili Türkçedir. Katılımcıların etkinlik başlangıcından en az 15 dakika önce Borusan Contemporary’de bulunmaları gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.