Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakliyat

Kapsül Haber Ajansı - Bakliyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakliyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 Yılının İkinci Yarısında İhracat Artışı Hedefliyor Haber

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 Yılının İkinci Yarısında İhracat Artışı Hedefliyor

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ikinci yarısında ihracatta yeniden yukarı yönlü bir hamle beklediklerini söyledi. 2026 yılı başında belirledikleri 1,4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşma inancını koruduklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ocak – haziran döneminde ihracatımızda en büyük payı 245 milyon dolarla bitkisel yağlar aldı. İkinci sırada yer alan küspeler, hayvan yemleri ve evcil hayvan mamaları grubu ise 94 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Bu ürün grubunda değer bazında yüzde 29, miktar bazında ise yüzde 77 artış kaydedilmesi, yılın ilk yarısının en dikkat çekici performansı oldu” şeklinde konuştu. Kedi – köpek maması ihracatının yüzde 62’sini Ege Bölgesi yapıyor Öztürk, özellikle evcil hayvan mamaları sektörünün son yıllarda güçlü bir ivme yakaladığının altını çizerek şöyle devam etti: “Türkiye’nin bu alandaki ihracatının yüzde 62’sinin Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği üyeleri tarafından gerçekleştiriliyor. İlk altı ayda 45,5 milyon dolarlık ihracata ulaşan sektörün, devam eden yaş mama yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde büyümesini sürdüreceğini ve cari açığın azaltılmasına katkı sağladığını görüyoruz. Evcil hayvan mamaları sektörüne yönelik başlattığımız UR-GE projesinde 14 firmamız yer alıyor. Hedef pazarlarda düzenlenecek fuar katılımları, ticaret heyetleri ve eğitim programlarıyla evcil hayvan mamaları sektöründeki ihracatçılarımızın küresel arenada pazarlama yeteneklerini artırıyoruz.” Çikolatalı şekercilik ürünleri 55 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin ihracatında üçüncü sırada yer alan çikolatalı şekercilik ürünleri ihracatını yüzde 6 yukarı taşımayı başararak 55 milyon dolar ihracat gelirini hanesine yazdırdı. EHBİB’in ihracatından yağlı tohumlar 49 milyon dolar, hububattan mamul ürünler 41 milyon dolar, gıda müstahzarları 21 milyon dolar, hububat 17,7 milyon dolar, baharatlar 13,5 milyon dolar, değirmencilik ürünleri 13 milyon dolar ve şekercilik mamulleri 3,5 milyon dolarlık pay aldı. İhracatın zirvesinde Cezayir, Libya ve Suudi Arabistan yer aldı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin en çok ihracat yaptığı ülke 2026 yılında da Cezayir oldu. 2026 yılının ocak – haziran döneminde Cezayir’e 63 milyon dolarlık ihracat yapan EHBİB, Libya’ya 39,2 milyon dolar, Suudi Arabistan’a 39 milyon dolar, Rusya Federasyonu’na 25 milyon dolar, ABD’ye ise 23 milyon dolarlık ihracat başarısı gösterdi. Fuarlarda TGİ markası altında yerlerini alıyorlar Türkiye genelinde hububat bakliyat yağlı tohumlar sektöründe faaliyet gösteren 6 ihracatçı birliğinin ortaklığında kurulan Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla uluslararası fuarlarda tadım etkinlikleriyle Türk lezzetlerinin tanıtımını yaptıklarını paylaşan Başkan Öztürk, “Yılın ikinci yarısında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla 2026 yılının ilk yarısında Gulfood Dubai, Foodex Japan, Seoul Food & Hotel ve Summer Fancy Food Show fuarlarında yürütülen tanıtım çalışmalarımız devam edecek. 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Foodist Fuarı’nın sektörün uluslararası tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olacak. Bu fuarın dünyanın ilk üç fuarı arasında yerini alması için sektör olarak büyük destek veriyoruz” ifadelerini kullandı. Birliğin yürüttüğü UR-GE projelerinin firmaların rekabet gücünü artırdığını ifade eden Öztürk, hububat sektöründe 23 firmanın yer aldığı ilk UR-GE projesinin yurt dışı faaliyetlerinin sürdüğünü vurguladı. Ticaret heyetleri meyvelerini verdi Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında Suudi Arabistan’a, 2026 yılında da Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri yaptığını hatırlatan EHBİB Başkanı Muhammet Öztürk, “Suudi Arabistan’a ihracatta yüzde 19,2’lik artışla 32,7 milyon dolardan 39 milyon dolara ulaştık. Güney Kore’ye ihracatımızsa yüzde 95’lik yükselişle 1 milyon 837 bin dolardan 3 miyon 584 bin dolara ilerledi” ifadelerini kullandı. 6 ürünün ihracatında Türkiye lideri olduk Kedi-köpek maması, yaprak sarma, balık yemi, soya yağı, ekmeğe sürülen kakaolar ve ayçiçeği tohumu ihracatında Türkiye lideri olduklarını vurgulayan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye 2026 yılının ilk yarısında 35 milyon dolarlık balık yemi ihraç ederken bu ihracatın yüzde 86’sını gerçekleştirdik. 13 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatından 10,4 milyon dolar pay aldık. 45,5 milyon dolarlık kedi-köpek maması ihracatıyla Türkiye ihracatının yüzde 62’sine imza attık. Türkiye 197 milyon dolarlık soya yağı ihraç ederken bu ihracatın yüzde 56’sını yaparak 111 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık. Ekmeğe sürülen kakaolu ürünlerde 86 milyon dolarlık ihracatın yarısını gerçekleştirdik. 85 milyon dolarlık ayçiçeği tohumu ihracatından 35 milyon dolar pay aldık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Gıda Sektörü ABD'de 5 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Atağını Sürdürüyor Haber

Türk Gıda Sektörü ABD'de 5 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Atağını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda ve Ticaret Bakanlığı'nın onayıyla gerçekleştirilen Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında, 28-30 Haziran 2026 tarihleri arasında New York'ta düzenlenen Summer Fancy Food Show 2026 Fuarında Türk gıda ürünleri yoğun ilgi gördü. Bu yıl 70'incisi düzenlenen ve ABD'nin en prestijli uluslararası gıda fuarlarından biri olarak kabul edilen Summer Fancy Food Show’da Türkiye, 49 firmanın yer aldığı milli katılım organizasyonuyla, İHBİR UR-GE Kümesi'nden katılan 13 firma ile birlikte toplam 62 katılımcıyla güçlü bir şekilde temsil edildi. Türkiye pavilyonu, Javits Center'da iki ayrı katta toplam 836 metrekarelik alanda ziyaretçileri ağırlarken, Turkish Tastes Projesi kapsamında oluşturulan 74 metrekarelik canlı mutfak ve tadım alanı, fuarın en yoğun ilgi gören bölümlerinden biri oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, ABD’nin yıllık 240 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan dünyanın en büyük pazarlarından biri olduğunu söyleyerek, “Türk gıda sektörü olarak bu dev pazardan aldığımız payı daha da artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ABD’ye Ocak-Haziran döneminde su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 79 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu ihracatın yüzde 70’ini temsil eden 56 milyon dolarlık kısmı ise yüzde 5 artışla Birliğimiz tarafından gerçekleştirildi. Hedefimiz ABD'ye Türkiye geneli gıda ihracatımızı 5 milyar dolar seviyesine taşımak. 2019 yılından bu yana Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altında faaliyet gösteren altı Gıda Birliğimizle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz başlamasından bu yana proje kapsamındaki ürün gruplarında ABD'ye ihracatımız her yıl artış gösterdi. Son beş yılda ABD'ye toplam gıda ihracatımızı yüzde 121 artırarak 781 milyon dolardan 1 milyar 727 milyon dolara çıkardık. Bu başarı, doğru tanıtım stratejileri ve sürdürülebilir pazarlama faaliyetlerimizin sonucudur." dedi. Turkish Tastes deneyimi büyük ilgi gördü Başkan Demir, fuarda Türk mutfağını deneyimleten kapsamlı bir tanıtım organizasyonu gerçekleştirdiklerini ifade ederek şöyle değerlendirdi; "Turquality desteğiyle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz kapsamında beş ünlü şef, bir şarap uzmanı ve bir zeytinyağı uzmanıyla üç gün boyunca canlı mutfak gösterileri düzenledik. Türk kahvesinden zeytinyağına, kuru meyvelerden deniz ürünlerine, bakliyattan baharatlara kadar geniş ürün yelpazemizi profesyonel alıcılara tattırdık. Tadım etkinliklerinin firmalarımızın yeni ticari bağlantılar kurmasında son derece etkili olduğunu memnuniyetle gözlemledik. Turkish Tastes Projemiz kapsamında ABD pazarında gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek. Türk gıda ürünlerinin kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik gücüyle ABD pazarında daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyoruz.” Türkevi'nde Türk lezzetleri buluşması Summer Fancy Food Show ile eş zamanlı olarak New York Türkevi'nde düzenlenen özel resepsiyonda; üst düzey şefler, satın alma yöneticileri, ithalatçılar, distribütörler, brokerlar, sektör temsilcileri ve uluslararası basın mensupları ağırlandı. New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Nazal ile Ticaret Ataşeleri de Türkiye pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi ve ABD pazarı hakkında değerlendirmelerde bulundu. "Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın" Turkish Tastes Projesi kapsamında altı Gıda İhracatçı Birliğini temsilen New York Türkevi'nde konuşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit, projenin temel felsefesini "Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın." sözleriyle özetledi. Girit, "Turkish Tastes ile hedefimiz yalnızca Türk gıda ürünlerini tanıtmak değil, onları dünya mutfaklarının doğal ve vazgeçilmez bir parçası haline getirmektir. Şeflerden restoran zincirlerine, otellerden perakende sektörüne kadar gıda ekosisteminin tüm paydaşlarına Türk ürünlerinin kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilir üretim gücünü anlatıyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun, hazırlanan her tabakta Türk gıda ürünlerinin yer almasını istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türk ürünleri yalnızca lezzetiyle değil; izlenebilir üretim altyapısı, zengin ürün çeşitliliği ve uluslararası kalite standartlarıyla da fark yaratıyor." dedi. Fuar süresince gerçekleştirilen şarap, zeytinyağı ve Türk kahvesi tadımları ile canlı mutfak gösterileri, sosyal medya üzerinden #TurkishTastes etiketiyle influencer iş birlikleri sayesinde on binlerce kişiye ulaştı. Türkiye'nin zengin ürün çeşitliliği sergilendi Türkiye pavilyonunda; Zeytin ve zeytinyağı, Kuru meyveler, Kuruyemiş, Deniz ürünleri, Bakliyat, Konserve ürünler, Meyve suları, Makarna, Dondurulmuş gıdalar, Baharatlar, Tatlı ve pastacılık ürünleri başta olmak üzere geniş ürün gamı uluslararası alıcılara tanıtıldı. Canlı mutfak gösterilerinde hazırlanan özel menüler sayesinde ziyaretçiler Türk ürünlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulurken, katılımcı firmalar çok sayıda yeni iş görüşmesi gerçekleştirdi. 62 firma Türkiye'yi temsil etti Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında 49 firma fuarda yer aldı. Ayrıca İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin UR-GE Kümesi'nden katılan 13 firmayla birlikte toplam katılım 62'ye ulaştı. Fuarda Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Yönetim Kurulu Üyeleri Mesut Ergül, Keskin Keskinoğlu, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi, Yönetim Kurulu Üyeleri Burak Hucuptan, Efe Beşe ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Davut Er, Türk gıda sektörünü uluslararası ziyaretçilere aktardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golda Gıda Halka Arzı Yoğun İlgiyle Tamamlandı Haber

Golda Gıda Halka Arzı Yoğun İlgiyle Tamamlandı

Makarnadan una, irmikten bakliyata, bisküviden gofrete kadar geniş ürün yelpazesi ile gıda sektöründe faaliyet gösteren Bera Holding iştiraki Golda Gıda’nın halka arz sonuçları açıklandı. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına 9,20 TL fiyatla gerçekleşen halka arzın büyüklüğü yaklaşık 805 milyon TL, halka açıklık oranı ise yüzde 35 oldu. Borsa İstanbul tarafından paylaşılan verilere göre; halka arzda toplam filtre edilmemiş veriler baz alındığında 760.095 adet emir ile satışa sunulan adedin 2,2 katına tekabül eden 192.786.258 adet nominal değerli paylar karşılığında 1.773.633.574 TL tutarlı talep geldi. Dağıtım sonucunda 749.674 adet yatırımcıya 87.449.998 TL nominal değerli payların satışı gerçekleştirildi. “Türk gıda sanayini uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil etmeyi hedefliyoruz” Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan, halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından büyük bir mutluluk ve gurur duyduklarını vurgulayarak, bu süreçte şirketin geleceğine ve büyüme potansiyeline güvenerek ortak olan tüm yatırımcılara teşekkürlerini iletti. Halka arzdan elde edilecek fonun ağırlıklı bölümünü yeni yatırımlarda değerlendirmeyi planladıklarını belirten Doğan, halka arz sonrası hedeflerini şöyle aktardı: ”Golda Gıda olarak halka arz gelirinin yüzde 50-60’lık bölümünü; makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi hatlarına yapılacak ilave kapasite artırımları ve modernizasyon yatırımlarında kullanacağız. Kalan kısmını ise temel faaliyet konumuz olan un, makarna, irmik ve bakliyat üretimi için hammadde temininde, işletme sermayesi ihtiyacı için değerlendirmeyi planlıyoruz. Halka arz gelirini, şirketimizin sürdürülebilir büyümesini destekleyecek yatırımlarda kullanarak, paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyoruz. Bu yatırımlar sayesinde üretim kapasitemizi artırırken, verimlilik ve kalite standartlarımızı da daha üst seviyelere taşıyacağız. Anadolu’nun bereketli topraklarından elde edilen buğdayı, modern üretim anlayışımızla katma değeri yüksek ürünlere dönüştürerek hem iç pazarda hem de yurt dışı pazarlarda büyümemizi sürdürmeyi planlıyoruz. Hedefimiz; yalnızca kapasite artışı sağlamak değil, Türk gıda sanayisini uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil eden, sürdürülebilir büyümeyi esas alan küresel bir marka haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golda Gıda 1-2 Temmuz’da Yatırımcılarla Buluşuyor Haber

Golda Gıda 1-2 Temmuz’da Yatırımcılarla Buluşuyor

30 yıllık üretim tecrübesiyle gıda sektörünün güçlü markaları arasında yer alan Golda Gıda halka arzında yarın talep toplama başlıyor. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde gerçekleştirilecek halka arz kapsamında talep toplama, 1-2 Temmuz tarihlerinde Borsa İstanbul Birincil Piyasa'da "Borsada Satış-Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış" yöntemiyle yapılacak. Golda Gıda'nın çıkarılmış sermayesinin 200 milyon TL'den 250 milyon TL'ye yükseltilmesi nedeniyle 50 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı, 37 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak üzere toplam 87 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli pay yatırımcılara sunulacak. Pay başına 9,20 TL sabit fiyatla gerçekleşecek halka arzın büyüklüğünün yaklaşık 805 milyon TL, halka açıklık oranının ise yüzde 35 olması bekleniyor. Katılım endeksine uygun olan Golda Gıda payları, Borsa İstanbul Ana Pazar'da GOLDA koduyla işlem görecek. Sermaye piyasalarının şirketlerin sürdürülebilir büyümesinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Bera Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Telat Seher, "Bera Holding olarak uzun yıllardır üretim yapan, güçlü temellere sahip şirketlerimizin gelişimini sermaye piyasalarıyla desteklemeyi stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Halka arzlar sayesinde şirketlerimiz kurumsal yönetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik alanlarında yeni bir gelişim ivmesi kazanıyor. Golda Gıda'nın halka arzı da bu anlayışımızın yansımasıdır. Şirketimizin, Karaman'ın ilk, Konya'nın ise dokuzuncu halka açık şirketi olacak olması da bölgemiz adına ayrı bir gurur kaynağı. Sermaye piyasalarının Anadolu'daki üretim gücünü daha görünür kılacağına ve yeni başarı hikayelerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz" dedi. Golda Gıda'nın kaliteli üretimi, güçlü ihracat ağı ve yatırım potansiyeliyle Bera Holding'in değerli şirketleri arasında yer aldığını vurgulayan Seher, bugün bu başarı hikayesini yatırımcılarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Seher, önümüzdeki dönemde de Bera Holding'in büyüme potansiyeli yüksek şirketlerini sermaye piyasalarıyla buluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. "Halka arz büyüme ivmemizi hızlandıracak" Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan ise yaklaşık 30 yıldır kalite odaklı üretim anlayışıyla faaliyet gösterdiklerini belirterek, Karaman Kazımkarabekir'deki 1 milyon 78 bin metrekarelik entegre üretim alanında makarna, un, irmik, bakliyat, bisküvi ve gofret üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi. Ürünlerini bugün 6 kıtada 60'tan fazla ülkeye ulaştırdıklarını belirten Doğan, cirolarının yarıdan fazlasını makarna satışlarının oluşturduğunu, toplam ihracatlarının ise yaklaşık yüzde 76'sının makarnadan geldiğini ifade etti. Doğan, halka arzın şirket açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Halka arzı şirketimizin yurt içi ve yurt dışındaki büyüme hedeflerini destekleyecek stratejik bir adım olarak görüyoruz. Kurumsal yapımızı daha da güçlendirecek, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışımızı ileri taşıyacağız. Güçlü üretim altyapımızı yeni yatırımlarla destekleyerek hem üretim kapasitemizi hem de operasyonel verimliliğimizi artırmayı hedefliyoruz." Halka arz geliri kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında kullanılacak Doğan, halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 50-60'lık bölümünü makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi üretim hatlarına yönelik kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında, kalan yüzde 40-50'lik bölümünü ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendirmeyi planladıklarını belirtti. Doğan, “Anadolu buğdayının kalitesini ve lezzetini daha geniş pazarlara ulaştırmayı hedefliyoruz. Bunun yanında katma değeri yüksek ürün gruplarına odaklanacak, ürün çeşitliliğimizi artıracak, yeni pazarlara açılırken mevcut ihracat pazarlarımızdaki etkinliğimizi de güçlendireceğiz." dedi. 2026'nın ilk çeyreğinde büyüme ivmesini korudu Şirketin finansal performansına ilişkin de bilgi veren Fatih Doğan, küresel piyasalardaki zorlu koşullara rağmen operasyonel verimlilik odaklı büyüme stratejisini sürdürdüklerini belirtti. Doğan, "2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatımız 685 milyon TL'yi aşarken, özkaynaklarımız 3,9 milyar TL'ye ulaştı. Aynı dönemde brüt kârımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artışla yaklaşık 91 milyon TL olarak gerçekleşti. Halka arzdan sağlayacağımız kaynakla kapasite artışı, modernizasyon ve verimlilik yatırımlarımızı hızlandırarak rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik yatırımları devam ediyor Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Doğan, Sıfır Atık Belgesi, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası, kojenerasyon tesisi ve 1,8 MW kurulu güce sahip güneş enerji santraliyle enerji verimliliğini artırmaya yönelik önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini söyledi. Doğan, verimlilik ve kapasite artışını desteklemek amacıyla ilave güneş enerji santrali ve enerji depolama yatırımlarını da değerlendirdiklerini belirterek, çevreye ve topluma değer üreten sürdürülebilir üretim anlayışını geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. "Golda Gıda sermaye piyasalarına güçlü bir adım atıyor" Golda Gıda’nın halka arz sürecine liderlik eden Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım, şirketin sermaye piyasalarına güçlü bir başlangıç yapacağına olan inançlarını dile getirerek, bu önemli süreçte yetkili aracı kurum olarak yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Misyon Yatırım Bankası Yatırım Bankacılığı ve Kurumsal Finansman Müdürü Taylan Özgür Toprak ile Gedik Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü Barış Ürkün, Golda Gıda’nın güçlü üretim altyapısı, köklü marka yapısı, yaygın satış ağı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla sermaye piyasalarına değer katacak şirketler arasında yer alacağına inandıklarını belirtti. Halka arzın, şirketin kurumsal gelişimini desteklemesinin yanı sıra daha geniş bir yatırımcı kitlesiyle buluşmasına da önemli katkı sağlayacağını vurgulayan yetkililer, şu değerlendirmede bulundu: “Nitelikli şirketlerin sermaye piyasalarına kazandırılması, hem yatırımcı tabanının genişlemesine hem de piyasaların derinleşmesine önemli katkı sağlıyor. Halka arz süreçlerinde önceliğimiz; yatırımcıların doğru, şeffaf ve zamanında bilgiye erişimini sağlarken, şirketlerin de sermaye piyasalarına sağlam temeller üzerinde adım atmalarına destek olmaktır. Golda Gıda’nın halka arzının şirket, yatırımcılar ve ülkemiz sermaye piyasaları için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golda Gıda Halka Arz Oluyor Haber

Golda Gıda Halka Arz Oluyor

Anadolu’nun üreten gücü Golda Gıda, halka açılıyor. Halka arz, Gedik Yatırım ve Misyon Yatırım Bankası liderliğinde, Borsa İstanbul (BİST) Birincil Piyasa’da 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde, “Borsada Satış-Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış” yöntemiyle gerçekleşecek. Pay başına 9,20 TL sabit fiyatla gerçekleşecek halka arza yatırımcılar talep toplama tarihlerinde GOLDA koduyla katılabilecek. Katılım endeksine uygun Golda Gıda’nın çıkarılmış sermayesinin 200 milyon TL’den 250 milyon TL’ye yükseltilmesi nedeniyle 50 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artışı, 37 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak suretiyle toplam 87 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar satışa sunulacak. Halka arz sonrası halka açıklık oranının yüzde 35, halka arz büyüklüğü ise yaklaşık 804 milyon 999 bin 982 TL olması beklenmektedir. Katılım endeksine uygun olan Golda Gıda hisseleri, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görecek. Halka arzdan elde edilecek fonun yüzde 50-60'ının kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında, yüzde 40-50'sinin ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde kullanılması planlanıyor. “Halka arz büyüme ivmemizi hızlandıracak” Halka arzın şirketin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olacağını vurgulayan Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan, “Golda Gıda olarak, 1996 yılından bu yana kaliteden ödün vermeyen üretim anlayışımız ve Avrupa standartlarındaki tesislerimizle gıda sektöründe güçlü bir konuma ulaştık. Bugün Karaman Kazımkarabekir'de bulunan 1 milyon 78 bin metrekarelik entegre üretim alanımızda makarna, un, bakliyat, irmik ve bisküvi üretimi gerçekleştirerek Türkiye ekonomisine ve istihdama katkı sağlıyoruz. Ürünlerimizi 6 kıtada 60'tan fazla ülkeye ulaştırarak ülkemizin ihracat performansını destekliyoruz. Ciromuzun yarıdan fazlasını makarna satışları oluştururken, toplam ihracatımız içinde makarna yüzde 76 pay ile öne çıkıyor. Halka arzı, şirketimizin yurt içi ve yurt dışındaki büyüme hedeflerini destekleyecek önemli bir stratejik adım olarak görüyoruz. Halka arzın sağlayacağı kurumsal dönüşümle birlikte şirketimizin bilinirliğini artırmayı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerimizi daha da güçlendirerek kurumsal yapımızı ileri taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu. Elde edilecek fon yeni yatırımlarda değerlendirilecek Halka arzdan elde edilecek fonun kullanım alanları ve gelecek döneme ilişkin planlarına ilişkin de bilgi veren Doğan, “Elde edeceğimiz fonun ağırlıklı bölümünü, şirketimizin faaliyetlerinin sürdürülebilir ve kârlı bir şekilde yürütülmesi için değerlendirmeyi planlıyoruz. Gelirin yüzde 50-60'lık kısmını makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi üretim hatlarımıza yönelik kapasite artırımı ve modernizasyon yatırımlarına ayıracağız. Kalan yüzde 40-50'lik bölümü ise un, makarna, irmik ve bakliyat üretiminde kullanılacak hammadde alımları kapsamında işletme sermayemizin güçlendirilmesinde değerlendireceğiz. Hedefimiz, Anadolu buğdayının kalitesini ve lezzetini yeni yatırımlarımızın desteğiyle daha geniş pazarlara ulaştırmak, yurt içi ve yurt dışındaki etkinliğimizi artırarak gıda sektörünün önde gelen kuruluşları arasındaki güçlü konumumuzu daha da pekiştirmek” dedi. “Şirketimizin brüt kârı 2026 ilk çeyrekte geçen yıla göre yüzde 10 arttı” Şirketin gıda sektöründeki başarılı performansının finansal göstergelerine de yansıdığını belirten Fatih Doğan, şu bilgileri paylaştı: “Son dönemde sektör genelinde küresel olarak yaşanan zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel verimliliğimizi korumaya ve üretim gücümüzü sürdürülebilir şekilde geliştirmeye odaklandık. Brüt kârlılık marjımızı istikrarlı seviyelerde tutarken, 2026 yılının ilk çeyreğinde hem satışlarımızda hem de operasyonel kârlılığımızda iyileşme kaydettik. Söz konusu dönemde hasılatımız 685 milyon 467 bin TL olarak gerçekleşti. Özkaynaklarımız 3,9 milyar TL'ye ulaşırken, şirketimizin brüt kârı 2026 ilk çeyrek sonunda 2025 aynı döneme göre yüzde 10 oranında artışla 90 milyon 945 bin TL’ye yükseldi. Brüt kâr marjımız ise yüzde 13,7 olarak gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde halka arzdan elde edeceğimiz kaynakla gerçekleştireceğimiz kapasite artırımı, modernizasyon ve verimlilik yatırımlarıyla büyümemizi desteklemeyi, rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz." Sürdürülebilirlik yatırımlarıyla geleceğe hazırlanıyor Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejilerinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Doğan, “Sıfır Atık Belgemiz, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikamız, kojenerasyon tesisimiz ve 1,8 MW kurulu güce sahip güneş enerji santralimizle enerji verimliliğini ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen önemli adımlar attık. Bu yatırımlar sayesinde hem kaynak kullanımında verimliliği artırıyor hem de çevresel etkilerimizi azaltıyoruz. Bununla birlikte verimlilik ve kapasite artışını desteklemek, yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlamak ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşımak amacıyla yenilenebilir enerji alanında ilave güneş enerji santrali ve enerji depolama yatırımlarını da değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir üretim anlayışımız doğrultusunda çevreye ve topluma değer yaratan uygulamalarımızı geliştirmeyi sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Dört Yanından Tahıl, Yem ve Gıda İşleme Sektörü Liderleri İstanbul’da Buluştu  Haber

Dünyanın Dört Yanından Tahıl, Yem ve Gıda İşleme Sektörü Liderleri İstanbul’da Buluştu 

Bu yılki iş birliği hedefi 1 milyar dolar olarak belirlenen fuarı düzenleyen HAGE Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan, açılış töreninde “Bugün burada yalnızca bir fuarın açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda dünya tahıl, un, yem ve değirmencilik teknolojileri sektörünün geleceğini şekillendirecek yeni iş birliklerinin, yeni yatırımların ve yeni fırsatların kapısını birlikte aralıyoruz” dedi. 25-27 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen İDMA İstanbul 2026; un, yem, mısır, irmik, pirinç, bulgur, bakliyat, makarna ve bisküvi teknolojileri başta olmak üzere tahıl ve gıda işleme endüstrisinin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Bu yıl fuarda 1 milyar dolarlık iş birliği hacmine ulaşılması hedefleniyor. İDMA İstanbul 2026’nın açılış törenine sektör temsilcileri, kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyoneller yoğun ilgi gösterdi. Küresel gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve değirmencilik teknolojilerindeki dönüşümün ele alındığı fuar, aynı zamanda sektörün geleceğine yön veren önemli bir platform olarak öne çıkıyor. 23 senede 34 milyar dolar ihracat kazandıran sektör Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal da açılışa yaptığı konuşmada, şu an hasat döneminde olunduğunu bildirerek, "Türk üreticisinin emeğini katma değere dönüştüren sektörlerin hepsi burada, temsilcileri burada. Sektör, Türkiye'ye son 23 senede 34 milyar dolar ihracat katma değeri kazandırdı"dedi. Güldal, "Değerli ihracatçılarımızı, sanayicilerimizi; ülkemizin istihdamına, iş gücüne, ekonomisine, ihracatına verdikleri katkıdan dolayı tebrik ediyorum. Bu fuarı, kalite ve teknolojinin güncellendiği, ticaretin, transferlerin yapıldığı bir ortam, platform olarak görüyoruz ve çok değerli olduğunu hissediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Sektörün ortak aklı buluşarak geleceğe yön veriyor Açılış töreninde konuşan HAGE Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan, küresel gıda arzı, tahıl ticareti ve işleme teknolojilerinin geleceğine odaklanan İDMA İstanbul 2026’nın bugün geldiği noktada, yalnızca bir fuar değil, küresel tahıl ekonomisinin en önemli buluşma platformlarından biri haline dönüştüğünü belirtti. Kalkan, “İDMA yalnızca bir fuar değil; sektörümüzün ortak aklının, ortak vizyonunun ve uluslararası iş birliğinin buluşma noktasıdır. Bugün burada yalnızca bir fuarın açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda dünya tahıl, un, yem ve değirmencilik teknolojileri sektörünün geleceğini şekillendirecek yeni iş birliklerinin, yeni yatırımların ve yeni fırsatların kapısını birlikte aralıyoruz” dedi. 120’den fazla ülkeden 10 binin üzerinde ziyaretçi bekleniyor Kalkan sözlerine şöyle devam etti; “Bu yıl 11'incisini gerçekleştirdiğimiz İDMA İstanbul'da, 400'ün üzerinde markayı sektör profesyonelleriyle buluşturuyoruz. Fuarımız boyunca 120'den fazla ülkeden 10 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Bu rakamlar yalnızca bir fuarın büyüklüğünü değil, aynı zamanda sektörümüzün küresel ölçekteki gücünü, dinamizmini ve İDMA markasına duyulan güveni de göstermektedir. Türkiye bugün değirmencilik teknolojileri alanında dünyanın lider ülkelerinden biridir. Ancak günümüz dünyasında başarı artık yalnızca üretmekle değil, birlikte üretmekle mümkündür. Bu nedenle İDMA'nın en büyük gücü; sergilenen teknolojilerin yanı sıra yıllar içerisinde oluşturduğu uluslararası iş birlikleri, dostluklar ve güven ortamıdır. Bugün bu salonda Avrupa'dan, Afrika'dan, Orta Doğu'dan, Asya'dan ve Amerika kıtasından gelen çok değerli misafirlerimizi ağırlıyoruz. Gıda arz güvenliği artık yalnızca ekonomik bir konu değil, aynı zamanda stratejik bir zorunluluktur. Artan dünya nüfusu, iklim değişikliği, enerji maliyetleri ve değişen tüketim alışkanlıkları sektörümüzü daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha teknolojik çözümler üretmeye yönlendirmektedir. İşte İDMA tam da bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Bugün burada yalnızca makineleri ve teknolojileri sergilemiyoruz; aynı zamanda geleceğin gıda sistemlerini, uluslararası iş birliklerini ve sektörümüzün ortak vizyonunu da birlikte inşa ediyoruz.” Küresel tahıl ekonomisinin kalbi İstanbul’da atmaya başladı Üç günlük bir program çerçevesinde düzenlenen İDMA İstanbul 2026’da dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılar; yeni teknolojileri yakından inceleme, uluslararası iş birlikleri geliştirme ve küresel tahıl, yem ve gıda işleme sektörünün geleceğine ilişkin stratejik konuları değerlendirme fırsatı buldu. Ayrıca 60’tan fazla ülkeden delegasyon ve binlerce B2B görüşmeye ev sahipliği yapan İDMA İstanbul 2026, yeni ihracat bağlantıları geliştirmek, uluslararası iş ağlarını büyütmek ve yeni pazarlara erişim açısından önemli fırsatlar sundu. İDMA Global Grain & Milling Forum’da kritik başlıklar İDMA kapsamında eş zamanlı düzenlenen İDMA Global Grain & Milling Forum’da; gıda güvenliği, küresel tahıl ticareti, yeni nesil değirmencilik teknolojileri, yapay zekâ ve otomasyon, sürdürülebilir üretim, yem teknolojileri ve tedarik zinciri dayanıklılığı gibi kritik başlıklar ele alındı. Otomasyon ve sürdürülebilirlikten dijitalleşme ve izlenebilirliğe kadar tahıl ve yem endüstrisini şekillendiren tüm teknoloji paydaşları İstanbul’da bir araya geldi. Ayrıca fuar kapsamında, uluslararası sektör oturumları, teknoloji lansmanları, networking etkinlikleri, BBM Kitchen deneyim alanı, uluslararası iş görüşmeleri ve satın alma heyeti organizasyonları planlandı. Yükselen pazarlarda gıda güvenliği yatırımları hızlanıyor Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC) verilerine göre dünya un ticaretinde yeniden büyüme beklentisi dikkat çekerken; özellikle Afrika, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya gibi yükselen pazarlarda gıda güvenliği yatırımları hız kazanıyor. Değişen tüketim alışkanlıkları, kentleşme ve stratejik gıda yatırımları; ileri işleme teknolojilerine yönelik talebi artırıyor. Tüm dünyada yıllık 570 milyon tonun üzerinde buğday işleniyor Dünya genelinde 12 binden fazla endüstriyel un değirmeni faaliyet gösterirken, yıllık 570 milyon tonun üzerinde buğday işleniyor. Sektörde artık yalnızca üretim kapasitesi değil; enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, dijital proses yönetimi, izlenebilirlik ve tedarik zinciri dayanıklılığı da rekabetin temel belirleyicileri arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB’nin 12 farklı tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda 18,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin’e yapılan ihracatın Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde EİB’den Çin’e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209 milyon dolar olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, EİB olarak Çin’e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri için ‘Çin Yılı’ ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik ‘Hedef Pazar: Çin’ seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022’de gerçekleştirdiğimiz Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin’de düzenlenen fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz.” dedi. China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi. Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı. Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. “Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor” Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini, Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini EİB’de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi. Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor.” diye konuştu. Türkiye’nin Çin’e yıllık 3,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini dile getirdi. “Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor” Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44,62 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu belirten Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının 160 milyon dolar artarak toplamda 3,23 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çin’in Türkiye’den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB’nin her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı’na firmaların katılımını organize ederek Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı. ICBC Turkey’den RMB ve finansman vurgusu ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi’nin incir, zeytinyağı, kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin Çin’e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının 53,7 milyon dolara ulaştığını söyledi. Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey’in bu noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang Yongmin “Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler” başlıklı bir sunum gerçekleştirirken, Zhang Jung ise “Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri” konusunda ihracatçılara bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde Muhammet Öztürk Güven Tazeledi Haber

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde Muhammet Öztürk Güven Tazeledi

Genel kurul öncesinde Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe’nin katılımıyla “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Törende EHBİB’in 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 185 milyon dolarlık ihracatın 800 milyon dolarlık büyük dilimini gerçekleştiren 24 firmaya 8 kategoride ödülleri verildi. Gültepe: “Hedefimiz ihracatta ilk 10 ülke arasına girmek” Ödül töreninde konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, uzun vadede Türkiye’yi en çok ihracat yapan ilk 10 ülke arasına çıkarmak istediklerini, tüm oyun planlarını ve stratejilerini bu hedefe göre göre kurguladıklarını dile getirdi. “Hedefe ulaşmak için ihracatımızı sadece miktar olarak artırmamız yetmiyor” diyen Gültepe, “Yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi, İnovasyonu, Tasarımı, Markalaşmayı ve elbette ikiz dönüşümü işin içine katmamız gerekiyor. Biz de bu bilinçle daha fazla katma değer, daha fazla markalaşma, daha fazla teknoloji ve daha fazla sürdürülebilirlik odaklı bir ihracat yapısı inşa ediyoruz. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve inovasyon; önümüzdeki dönemde en önemli başlıklarımız olacak. Bu süreçte, siz değerli ihracatçılarımızın gösterdiği çaba ve kararlılık, ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşıyor. Unutmayalım ki, ihracatla biz sadece ticaret yapmıyoruz. Biz aynı zamanda gittiğimiz her yerde ülkemizi temsil ediyoruz. Türk ürünlerinin kalitesini, Made in Türkiye algısını ve güvenilirliği ve dünyanın dört bir yanına taşıyoruz. Her birimiz ülkemizin gönüllü ticaret elçileri olarak büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Bugüne kadar çok önemli başarılara imza attık. Bundan sonra da daha da fazlasını yapacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum. Elbette her başarı takdiri hak ediyor” diye konuştu. Küresel ticaretin birbirinden zorlu sınavlardan geçtiği bir dönemden geçildiğine temas eden TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, artan maliyetler, jeopolitik gelişmeler ve iklim değişikliğinin ihracatçıların iş yapış biçimlerini yeniden şekillendirdiği tespitinde bulundu. Tüm zorluklara karşın Türk ihracatçısının azmi, esnekliği ve çözüm odaklı yaklaşımıyla yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Gültepe sözlerini şöyle tamamladı; “Bugün ödül alan firmalarımız, sadece ihracatlarıyla değil; aynı zamanda vizyonları, sürdürülebilirlik yaklaşımları ve yenilikçi adımlarıyla da sektörümüze ilham veriyor. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; gıda güvenliği, arz sürekliliği ve katma değerli üretimiyle stratejik önem taşıyor. Çok şükür bu konuda şanslı bir ülkeyiz. Türkiye, bu alanda sahip olduğu üretim kapasitesi, kaliteli ürünleri ve güçlü lojistik altyapısıyla küresel oyuncu konumunda bulunuyor. 2025’te hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörümüzün ihracatı yüzde 4 artışla 12,4 milyar dolara yaklaştı. Bu başarıda Ege Bölgesi’ndeki ihracatçılarımızın çok değerli bir katkısı bulunuyor. Birliğimiz çatısı altındaki yaklaşık 1.200 firma, 2025 yılını 1,2 milyar dolarlık bir ihracatla tamamladı. Egeli ihracatçılarımız bitkisel yağlardan unlu mamullere, şekerlemeden baharata 10 farklı alt sektörde, ülkemizin lezzetlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırdı. Ben ödül alsın ya da almasın tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum” Öztürk: “İhracatta hedefimiz 2 milyar doları aşmak” Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk göreve geldiklerinde 682 milyon dolar seviyesinde olan yıllık ihracat rakamlarını yüzde 74’lük artışla 2025 yılı sonunda 1 milyar 185 milyon dolara taşımanın gururunu yaşadıklarının altını çizdi. “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılığı sayesinde birliğimiz ihracatını 1 milyar dolar seviyesinin üstüne çıkararak sürdürülebilir bir büyüme sergiledik” diyen Öztürk, “Küresel ekonomik dalgalanmaların yoğun hissedildiği, belirsizlik ve savaşın etkilerinin arttığı; döviz kurlarının istenen seviyelere ulaşmadığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu bir dönemden geçiyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ettik. Siz değerli üyelerimiz ve sektör paydaşlarımızla birlikte önemli başarılara imza attık. Önümüzdeki 4 yıllık görev süremizin sonunda ihracatımızı 2 milyar doların üzerine çıkarmak için projeler geliştireceğiz” diye konuştu. 4 yıllık dönemde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Öztürk şöyle devam etti; “Türkiye Gıda İhracatçıları markamız çatısı altında Dünyanın en önemli 9 Uluslararası Gıda Fuarına katılım sağladık. Bu fuarlarda düzenlediğimiz tadım etkinliklerinde sektörümüz ürünleri ile hazırlanan menüleri fuar ziyaretçilerinin beğenisine sunduk, değerlerimizi en iyi şekilde tanıtmaya çalıştık. Ege İhracatçı Birliklerimizin çatısı altındaki Gıda Birlikleri olarak dünyanın önemli gıda fuarlarına milli katılım organize ettik. Foodex Japan, Summer Fancy Food Show, Biofach Nürnberg, Natural Products Expo West ve Çin İthalat fuarlarının milli katılımlarını başarı ile yürüttük.” Foodist İstanbul Fuarı’nı dünyanın ilk üç fuarından biri yapacağız 2026 yılında sektörlerinde yeni bir fuara da merhaba demenin hazırlığı ve heyecanı içinde oldukları bilgisini veren Öztürk, “Foodist İstanbul Fuarını, Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1 - 4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da sektörle buluşturacağız. Dünyanın ilk 3 gıda fuarı arasına girme hedefiyle büyük bir adım attığımız yeni fuarın ülkemizin uluslararası arenadaki iddiasını gözler önüne serecek bir buluşma noktası olacağından hiç şüphemiz yok” ifadelerini kullandı. Üyelerinin ihracatını arttırmak, kurumsal kapasitelerini geliştirmelerine sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığımız destekli 2 farklı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projesini hayata geçirdikleri dillendiren Öztürk, UR-GE Projesi kapsamında Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenlediklerini ifade etti. Yönetim ve Denetim Kurulu’na 5 yeni isim katıldı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçime geçildi. Seçimde Yönetim Kurulu Başkanlığına Muhammet Öztürk 49 oyla ikinci kez seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Moiz Hemsi, Haluk Tezcan, Turgay Bağçıvancıoğlu, Hakkı Boztoprak, Burak Hucuptan, Levent Çaputçu, Rıza Seyyar, Yüksel Paylanbaş, Efe Beşe, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları” yer alırken, Denetim Kurulu; “Baha Abalıoğlu, Berna Özmen ve Harun Bütün” isimlerinden oluştu. Yönetim Kurulu’nda Yüksel Paylanbaş, Efe Beşe, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları, Denetim Kurulu’nda Baha Abalıoğlu, Harun Bütün yeni isimler oldu. MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR? Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti. Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı. Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR)’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor. TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı Haber

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.