Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakteri

Kapsül Haber Ajansı - Bakteri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakteri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaz Aylarında Artan Enfeksiyonlara Dikkat Haber

Yaz Aylarında Artan Enfeksiyonlara Dikkat

Sıcak havalarda gıdaların daha hızlı bozulabilmesi, ortak kullanım alanlarının yoğunlaşması ve hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmemesi çeşitli enfeksiyonların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Halil Genç, yaz aylarında görülen mide ve bağırsak enfeksiyonlarının önemli bir kısmının alınacak basit önlemlerle azaltılabileceğini belirterek konu hakkında bilgiler verdi. Yaz Aylarında Enfeksiyon Riski Neden Artıyor? Sıcak hava koşulları birçok bakteri ve mikroorganizmanın çoğalmasını kolaylaştırmaktadır. Uygun koşullarda saklanmayan et, tavuk, süt ürünleri ve deniz ürünleri de çeşitli gıda kaynaklı enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Bunun yanı sıra havuzlar, su parkları ve ortak kullanım alanları da bazı enfeksiyonların yayılması açısından risk oluşturabilmektedir. Yaz döneminde görülen mide-bağırsak enfeksiyonları çoğunlukla ishal, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, halsizlik ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebilmektedir. Şikayetlerin şiddeti kişiden kişiye değişebilmekle birlikte çocuklar, ileri yaş grubundaki bireyler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha dikkatli olunması gerekmektedir. Havuz Suyu Yutmak Enfeksiyon Riskini Artırabiliyor Havuzların düzenli olarak temizlenmesi ve uygun şekilde dezenfekte edilmesi enfeksiyon riskini azaltan önemli faktörler arasında yer alsa da hiçbir havuz tamamen risksiz kabul edilmemektedir. Havuz suyunun istemsiz olarak yutulması bazı bağırsak enfeksiyonlarının bulaşmasına neden olabilir. Çocukların havuzlarda daha uzun süre vakit geçirmesi ve su yutma eğilimlerinin fazla olması nedeniyle ailelerin bu konuda dikkatli olması önem taşımaktadır. İshal, mide bulantısı veya aktif enfeksiyon belirtileri bulunan kişilerin ortak havuzları kullanmamaları hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından önemlidir. Açık Büfelerde ve Pikniklerde Nelere Dikkat Edilmeli? Yaz tatillerinin vazgeçilmezlerinden biri olan açık büfeler ve açık hava organizasyonları, uygun hijyen kurallarına uyulmadığında gıda kaynaklı enfeksiyon riskini artırabilmektedir. Uzun süre oda sıcaklığında bekleyen yiyeceklerde bakteri çoğalması hızlı olabilmektedir. Et, tavuk, balık, yumurta ve süt ürünlerinin uygun sıcaklıklarda muhafaza edilmesi önemli. Çiğ etlerin hazır tüketilecek gıdalarla temas etmesi de çapraz bulaşma olarak adlandırılan önemli bir hijyen sorununa yol açabilmektedir. Bu nedenle çiğ ve pişmiş gıdaların hazırlanması sırasında kullanılan ekipmanların ayrı olması ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir. Sıvı Kaybı Hafife Alınmamalı Mide ve bağırsak enfeksiyonlarının en önemli sonuçlarından biri vücudun sıvı ve elektrolit kaybetmesidir. Özellikle yaz sıcaklarının da etkisiyle bu kayıp daha hızlı gelişebilmektedir. İshal ve kusma yaşayan kişilerin yeterli miktarda sıvı tüketmeleri önemlidir. Çocuklarda, yaşlılarda ve kronik hastalığı bulunan bireylerde sıvı kaybı daha ciddi sonuçlara yol açabileceği için belirtilerin yakından takip edilmesi gerekmektedir. Kamp ve Doğa Aktivitelerinde Su Tüketimine Dikkat Doğada bulunan su kaynakları temiz görünse bile çeşitli mikroorganizmalar içerebilir. Bu nedenle kaynağı bilinmeyen suların doğrudan tüketilmemesi gerekir. Kamp ve doğa yürüyüşleri sırasında kullanılacak suların güvenilir kaynaklardan temin edilmesi, gerektiğinde uygun filtreleme veya kaynatma yöntemlerinin uygulanması enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Çocuklar ve Yaşlılar Daha Fazla Risk Altında Mide ve bağırsak enfeksiyonları her yaş grubunda görülebilse de çocuklar ve ileri yaş grubundaki bireylerde sıvı kaybı daha hızlı görülebilmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde enfeksiyonların daha ağır seyretme riski bulunabilmektedir. Bu nedenle yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı, uzun süren kusma, dışkıda kan görülmesi veya belirgin sıvı kaybı belirtilerinin ortaya çıkması durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşımaktadır. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Halil Genç, yaz aylarında görülen mide ve bağırsak enfeksiyonlarının büyük bölümünde hijyen kurallarına dikkat edilmesinin önemli olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı: “Yaz döneminde havuz kullanımı, açık büfe tüketimi ve dış ortam aktivitelerinin artması bazı enfeksiyonların görülme sıklığını artırabilmektedir. El hijyenine dikkat edilmesi, güvenilir gıda tüketilmesi, yeterli sıvı alınması ve havuz hijyeni konusunda bilinçli davranılması enfeksiyon riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerde gelişen şikayetlerin yakından takip edilmesi önemlidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kulaklıklar Kalıcı İşitme Kaybına Yol Açabilir! Haber

Kulaklıklar Kalıcı İşitme Kaybına Yol Açabilir!

Son yıllarda özellikle gençler arasında yaygın olarak kullanılan kulaklıklar; müzik veya podcast dinlemek, telefonla konuşmak için günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ancak yanlış kullanım, özellikle yüksek ses seviyeleri ve uzun süreli maruziyet, kulak sağlığını ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, dünya genelinde 1,5 milyardan fazla insan işitme kaybı riski altında ve erken önlem alınmazsa kalıcı hasarların artacağı öngörülüyor. Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, “3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü” nedeniyle, kulaklıkların işitme sağlığına olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi. Yanlış kulaklık kullanımı sağlığımızı tehdit ediyor Kulak sağlığı sadece işitmeyi değil; dengeyi, iletişim becerilerini ve genel yaşam kalitesini de etkiler. Yüksek seslere maruz kalmak, enfeksiyonlar ve yanlış temizlik yöntemleri gibi faktörler, geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Kulaklıklar da en büyük risk faktörlerinden biri haline gelmiştir. Kulaklık kullanımı moderasyonla faydalı olabilir ancak ihmal edildiğinde işitme kaybı, ağrı veya enfeksiyon gibi sorunlar görülebilir. Bu belirtiler fark edilirse, bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmak önemlidir. Kalıcı işitme kaybına yol açabilir Kulaklıkların aşırı kullanımı, yüksek ses seviyeleri nedeniyle iç kulaktaki tüylü hücreleri tahrip ederek kalıcı işitme kaybına ve kulak çınlamasına neden olabilir; bu, özellikle gençlerde yaygın bir risk faktörüdür. Kulak içi modeller, kulak kanalında nem ve bakteri birikimine yol açarak enfeksiyonlara davetiye çıkarırken, kulak üstü çeşitler uzun süreli baskıdan kaynaklı baş ağrısı ve cilt irritasyonuna sebep olur. Kablosuz kulaklıklar ise radyofrekans sinyalleriyle beyne yakın konumda elektromanyetik maruziyet yaratabilir ancak bu etkinin kesin zararları henüz bilimsel olarak tam kanıtlanmamıştır. Kulaklıklar yanlış kullanımda şu riskleri içeriyor; İşitme kaybı riski: Kulaklıkların en yaygın zararı, yüksek ses seviyelerinde uzun süre kullanım sonucu oluşan işitme kaybıdır. İç kulaktaki hassas tüylü hücreler (koklear hücreler), yüksek desibelli seslere maruz kaldığında hasar görür ve bu hücreler yenilenmez. Örneğin, 85 desibelin üzerindeki seslere 8 saatten fazla maruz kalmak, kalıcı işitme kaybına yol açabilir. Kulak içi kulaklıklar, sesi doğrudan kulak zarına ilettiği için bu riski artırır; kulak üstü modellerde ise ses biraz daha dağılır, ancak uzun kullanımda benzer sorunlar yaşanabilir. Araştırmalar, kulaklıkla müzik dinleyenlerin %10'unda işitme kaybı ve ilgili problemler görüldüğünü gösteriyor. Ayrıca, tinnitus (kulak çınlaması) gibi semptomlar da ortaya çıkabilir.Enfeksiyon ve bakteri artışı: Kulak içi kulaklıklar, kulak kanalındaki nem ve sıcaklığı artırarak bakteri üremesini teşvik eder. Bu, dış kulak yolu enfeksiyonlarına veya kulak kiri birikimlerine neden olabilir. Paylaşılan veya temizlenmeyen kulaklıklar, bakteri sayısını 10-12 kat artırabilir ve enfeksiyon riskini yükseltir. Kulak üstü modellerde ise baskıdan kaynaklı tahriş ve baş ağrıları daha sık görülür.Baş ağrısı ve rahatsızlık: Uzun süreli kullanım, kulak çevresinde baskı yaratır ve migren benzeri ağrılara yol açabilir.Denge ve genel sağlık etkileri: Yüksek ses, iç kulaktaki denge mekanizmasını etkileyebilir, nadir de olsa vertigo gibi sorunlara neden olur.Sistemik riskler: Bazı ilaçlar veya mevcut hastalıklar (örneğin diyabet), kulak hassasiyetini artırarak zararı büyütür. Kulak sağlığını korumak için bu kurallara uyun 60/60 Kuralı: Ses seviyesini cihazın maksimumunun %60'ıyla sınırlayın ve günde 60 dakikadan fazla kullanmayın. Temizlik: Kulaklıkları düzenli dezenfekte edin, başkalarının kullanmasına izin vermeyin. Model seçimi: Mümkünse kulak üstü modelleri tercih edin; kulak içi olanlarda silikon uçları doğru boyutta seçin. Düzenli kontrol: Özellikle gençlerde ve yüksek sesli ortamda çalışanlarda yıllık işitme testi yaptırın. Alternatifler: Hoparlör kullanmayı veya sessiz ortamları tercih edin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Musluktan Akan Su, Göründüğü Kadar Temiz Olmayabilir! Haber

Musluktan Akan Su, Göründüğü Kadar Temiz Olmayabilir!

Zamanla çatlayan, sızdıran ve hijyenik yapısını kaybeden betonarme su depoları; tortu, bakteri ve dış ortamdan gelen kirleticiler nedeniyle suyun kimyasal yapısını bozabiliyor. Yapısal zayıflıklar ve deprem etkileri ise bu riskleri daha da artırarak hem insan sağlığını hem de bina güvenliğini tehdit ediyor. Betonarme depolar, suyun kimyasal yapısını bozuyor Binalarda kullanılan betonarme su depoları, yaşamı tehdit ediyor. Zamanla depo yüzeyinde oluşan çatlaklar ve yüzey hasarları; suyun kimyasal yapısının bozulmasına, su kayıplarına ve binalarda yapısal hasarlara neden olabiliyor. Binalardaki betonarme depolardan kaynaklı risklere dikkat çeken Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, şu değerlendirmede bulundu: "Suyun güvenli depolanması, toplum sağlığının korunması açısından vazgeçilmez bir gereklilik; ancak ne yazık ki betonarme depolarda zamanla ortaya çıkan fiziksel ve yapısal problemler, suyun kalitesini olumsuz etkiliyor. Bu nedenle yaşam alanlarında musluktan akan suyun güvenli bir şekilde kullanılabilmesi için depolamada, uzman mühendislik yaklaşımı ve uluslararası standartlara uygun sistemlerin tercih edilmesi kritik önem taşıyor. Avrupa'da standart, Türkiye'de ise yükselen trend! Betonarme depolarda yaşanan bu riskler nedeniyle Avrupa'da uzun yıllardır kullanılan GRP su depoları, Türkiye'de de güçlü bir alternatif olmaya başladı. SMC adı verilen yüksek mühendislik malzemesi ile üretilen GRP depolar, yüksek mukavemet ve düşük ısı il etkenliği sayesinde aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarından etkilenmiyor. GRP panellerin pürüzsüz yüzeyi ve UV ışınlarını geçirmeyen yapısı, depoda; yosun, mantar ve bakteri oluşumunu engelleyerek suyun kalitesini koruyor. Ayrıca elektrik iletkenliği olmayan bu depolar, güvenlik açısından da betonarme depolardan ayrışıyor. Uluslararası güvence sunuyor GRP su deposu sistemlerinin en güçlü özelliklerinden biri de uluslararası standartlara uygun üretim süreçleri. Dünyadaki içme suyu kalite kriterlerini belirleyen WRAS sertifikasına sahip olan bir GRP depo, dış basınçlara ve çevresel etkilere karşı yüksek dayanım sağlıyor. Ancak ürün seçiminde, GRP deponun hangi derecelendirme sınıfıyla belgelendirildiğine de dikkat etmek gerekiyor. Çünkü WRA S sertifikasına sahip olan her GRP depo aynı kalitede olmuyor. Ekomaxi olarak, Türkiye'de kompozit panel üretiminde ideal sıcaklık direnç değeri olan 50°C'yi sağlayabilen tek firmayız. Bu sayede Ekomaxi GRP su depolarının 50 yıl olan kullanım ömürleri boyunca güvenli su depolama imkânı sunuyoruz." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.