Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakü

Kapsül Haber Ajansı - Bakü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış Haber

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı Haber

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor Haber

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor

Güçlü altyapısı ve yenilikçi çözümleriyle 18 yıldır bankacılık, finans ve sigorta başta olmak üzere farklı sektörlerdeki ulusal ve uluslararası müşterilerine ihtiyaca dayalı özelleştirilmiş çözümler sunan Mirsis, Avrupa yapılanmasını Londra ofisiyle güçlendirdi. Mirsis’in Avrupa pazarına açılmasını ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmesini desteklemek amacıyla Londra Ofisi’ni YTÜ Yıldız Teknopark Londra Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) içinde konumlandırdıklarını söyleyen Mirsis Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Gül Düzgider “Bir süredir projeler yürüttüğümüz İngiltere’de ofis açarak küresel finans ve inovasyon alanında öncü bir şehir olan Londra üzerinden Avrupa ve Körfez ülkelerinde yeni bir büyüme rotası oluşturmayı hedefledik. Berlin’deki satış ve pazarlama ekibimizle koordineli bir şekilde çalışacak olan Londra ofisimizde özellikle KOBİ finansmanını teknoloji ve veri yoluyla daha erişilebilir hale getirmeye odaklanacağız. 2024 yılında Bakü’de açtığımız ilk yurtdışı ofisimizin Türki Cumhuriyetlerde sigorta sektöründe yakaladığı büyüme potansiyelini, bu kez Avrupa’da ticari bankacılık alanında görmeyi hedefliyoruz” dedi. Ar-Ge yatırımlarıyla desteklenen küresel büyüme Mirsis’in uluslararası büyüme stratejisinin arkasında güçlü Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi teknoloji geliştirme yaklaşımı yer alıyor. 2019 yılından bu yana Yerinde Ar-Ge Merkezi bünyesinde 50’den fazla Ar-Ge mühendisi ve uzmanıyla TÜBİTAK destekli ve uluslararası konsorsiyumlu Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini belirten Düzgider, “2025 yılında bir çalışmamız Avrupa ülkelerindeki sanayi ve araştırma kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı hedefleyen uluslararası iş birliği platformu Eureka’dan onay aldı. Yapay zekâ alanında liderliğini üstlendiğimiz projelerimizi bir adım ileriye taşıyan bu gelişmeyle, bankacılık sektörüne yönelik geliştirdiğimiz ürünümüzü kısa sürede ticarileştirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin hem sektöre hem de yurtdışı hizmet ihracatı ile ülkemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Mirsis 2008 yılında alanında uzman iki girişimci, Gül Düzgider ve Ece Kutlucan tarafından kuruldu. Bugün 350’ye yakın çalışanı ile özel yazılım geliştirme, teknoloji dönüşümü, proje yönetimi ve donanım bakımı alanlarında Türkiye’nin önde gelen bankaları ve sigorta şirketlerinin yanı sıra özel sektördeki yerli ve yabancı ortaklı birçok şirkete uçtan uca hizmet sunuyor. Ar-Ge merkezinde yeni teknolojiler kullanarak yaşamı kolaylaştıran, ekonomiyi gözeten ve katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklanan Mirsis; yenilikçi çözümleriyle farklı sektörlerden müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor. İlk yurt dışı ofisini 2024 yılında Bakü’de açan Mirsis teknoloji ve insan kaynakları alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle dünya genelinde dokuz ülkede hizmet veriyor. Mirsis, grup şirketleri Miera Bilgi Teknolojileri ile bilgi güvenliği ve sistem altyapı danışmanlığı, Odak Kariyer ve İnsan Kaynakları ile de insan kaynakları alanlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Burger & Lobster Türkiye Pazarına Giriyor Haber

Burger & Lobster Türkiye Pazarına Giriyor

2011 yılında Londra’da kurulan Burger & Lobster, geçen 15 yılda farklı coğrafyalarda büyüyerek global restoran markaları arasında yerini aldı. Londra, Brighton, New York, Bangkok, Jakarta ve Kuveyt gibi önemli şehirlerde faaliyet gösteren marka, İstanbul’u global büyüme rotasına ekliyor. Zorlu Center’da açılan restoran, Burger & Lobster’ın dünya genelindeki 20. Avrupa’daki ilk lokasyonu oluyor. Türkiye operasyonu, master franchise modeliyle Yakut ailesinin vizyonuyla Türkiye’ye ozel olarak geliştirildi, Burger & Lobster’ın Türkiye operasyonunun yatırım ve yönetimi YKT Gıda CEO’su Emir Yakut tarafından üstleniliyor. Türkiye’deki ilk lokasyonun ardından önümüzdeki 2,5 yıl içerisinde İstanbul’un farklı noktalarında yeni restoranların açılması hedefleniyor. YKT Gıda CEO’su Emir Yakut liderliğindeki ekip; Burger & Lobster’ın global operasyon deneyimini Türkiye pazarındaki yerel uzmanlıkla bir araya getirmeyi hedeflerken aynı zamanda YKT Global’in uluslararası deneyimini Türkiye’de yeni bir yatırım alanına taşıyor. İstanbul, Türkiye operasyonunun yanı sıra bölgesel büyüme açısından da ilk adım olacak. YKT Global çatısı altındaki YKT Gıda, Türkiye operasyonunu yalnızca tek bir restoran yatırımı olarak değil markanın bölgedeki büyüme potansiyelinin değerlendirileceği bir başlangıç noktası olarak ele alıyor. İstanbul’daki operasyonun ardından, grubun Azerbaycan’daki YKT Global’in mevcut yatırımları doğrultusunda Bakü de Burger & Lobster’ın bölgesel büyüme planında potansiyel lokasyonlar arasında yer alıyor. Burger & Lobster; İstanbul operasyonu kapsamında mutfak, bar, servis ve yönetim ekiplerinde yaklaşık 100 kişilik istihdam yaratmayı planlıyor. Kanada’dan tedarik edilen, global standartların korunduğu Istakoz ve ürünlerinin dışında yer alan çeşitli ürünler için Türkiye’deki yerel ve güvenilir tedarikçilerle çalışıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da Haber

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da

Gala gecesinde konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, “Bakü ile Urfa arasında kilometrelerce mesafe olabilir ama gönüllerimiz arasında mesafe hiçbir zaman olmadı” diyerek, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine vurgu yaptı. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık tarihi, kültürü, sanatı, musikisi, geleneksel mutfağı ve kadim değerlerinin Azerbaycan’da tanıtılması amacıyla düzenlenen etkinlikler, 4-6 Eylül tarihleri arasında Bakü’de gerçekleştiriliyor. UNESCO tarafından Müzik Şehri unvanına layık görülen Şanlıurfa’nın zengin müzik kültürünün de ön plana çıkarıldığı etkinliklerde, kentin geleneksel musikisi, sıra gecesi kültürü ve kendine özgü sanat anlayışı Azerbaycanlılarla buluşturuluyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen organizasyona Yunus Emre Enstitüsü, İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Korusu, Samsat Belediyesi ve Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayiciler İçtimai Birliği (TÜİB) destek veriyor. Bakü’de tarihi bir mekanda düzenlenen gala gecesine Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekilleri Fazıl Mustafa ve Melahat İbrahimkızı, T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri Ahmet Oruç, Ömer Faruk Aksoy, Dilan Doğan, Mehmet Özyavuz ve Ali Samar, Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal, TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ve çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLPINAR: “BAKÜ İLE URFA ARASINDA GÖNÜLLERİMİZDE MESAFE YOK” Gecede konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa sofrasının yalnızca yemeklerin paylaşıldığı bir yer olmadığını belirterek, sofranın dostluk, kardeşlik ve muhabbetin sembolü olduğunu söyledi. Şanlıurfa ile Azerbaycan arasındaki kültürel benzerliklere dikkat çeken Başkan Gülpınar, Bakü ile Şanlıurfa arasında kilometrelerce mesafe bulunmasına rağmen gönüller arasında hiçbir zaman mesafe olmadığını ifade etti. Gülpınar, “Bugün burada kurduğumuz bu sofranın dostluğumuzun da güzel bir sembol olduğuna inanıyorum. Dilerim bu buluşmalarımız bundan sonra da devam eder. Daha çok birbirimizi ziyaret ederiz, kültürümüzü paylaşırız ve iki güzel şehrin dostluğunu daha da güçlendiririz.” dedi. Şanlıurfa Tanıtım Günleri’nin Azerbaycan gibi kardeş bir ülkede başlatılmasının kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Gülpınar, organizasyona katkı sunan kurum, kuruluş ve iş insanlarına teşekkür etti. ŞANLIURFA SOFRASI BAKÜ’DE KURULDU Gala gecesinde Şanlıurfa’nın geleneksel lezzetleri de Azerbaycanlı davetlilerin beğenisine sunuldu. Gecede kentin simge lezzetlerinden çiğ köftenin yanı sıra, sıcak iklimin ferahlatıcı içeceği meyan şerbeti ile kendine özgü sunumu ve aromasıyla bilinen mırra da misafirlere ikram edildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Urfa Ahengi Topluluğu da sahne alarak, Şanlıurfa musikisinin birbirinden güzel eserlerini seslendirdi. Programda, Azerbaycan halk oyunları ve folklor ekibi de sahne alarak geleneksel gösterilerini sundu. Şanlıurfa ve Azerbaycan’ın birbirinden zengin folklorik değerlerinin aynı sahnede buluştuğu gösteriler, davetlilerden büyük beğeni topladı. Programda ayrıca Dilruba Kaya isimli çocuk da, Şanlıurfa şiirini seslendirdi. AZERBAYCAN’DAN ŞANLIURFA’YA KARDEŞLİK MESAJLARI T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Şanlıurfa gibi köklü bir tarihe sahip şehrin Hazar kıyısında tanıtılmasının kendileri açısından anlamlı olduğunu belirterek, Şanlıurfa’nın kültürel değerlerinin Bakü’de paylaşılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız ise Bakü’de Şanlıurfa’nın kültürel tanıtımına yönelik düzenlenen programın iki toplum arasında ortak bir bağ oluşturmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekili Fazıl Mustafa, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, bu tür kültürel etkinliklerin iki ülke arasındaki bağların geliştirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Milletvekili Melahat İbrahimkızı da Şanlıurfa’nın tarihî ve kültürel önemine vurgu yaparak, Şanlıurfa’nın Azerbaycan’daki kültür günlerinin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ise organizasyonun gerçekleşmesinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın desteğinin önemli olduğunu belirterek, katkı sunanlara teşekkür etti. Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat da Şanlıurfa ile Adıyaman arasındaki tarihî ve kadim kardeşliğe dikkat çekerek, Şanlıurfa halkının geçmişte Adıyaman’a verdiği desteğin unutulmadığını ifade etti. Şehit Abbas Qasımov’un annesi Kifayət Qasımova da daha önce Türkiye’de ilk ziyaret ettiği şehirlerden birinin Şanlıurfa olduğunu belirterek, kentte gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti ve Şanlıurfa’ya duyduğu sevgiyi anlattı. Şanlıurfalı iş insanı Hikmet Mangal ise Şanlıurfa’nın kültürel zenginliklerinin Azerbaycan’da tanıtılmasının Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine ayrı bir anlam kattığını belirterek, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Programda Şanlıurfa şiirini okuyan Dilruba Kaya ise, Bakü’deki etkinlikle ilgili duygularını, “Urfa’yı Bakü’ye taşımışlar gibi hissediyorum şahsen. Çünkü özlediğim bir yeri sanki Azerbaycan’a taşımışlar ve hasretimi gideriyor gibi hissediyorum.” sözleriyle ifade etti. ETKİNLİKLER 6 EYLÜL’E KADAR DEVAM EDECEK Şanlıurfa Tanıtım Günleri kapsamında Bakü’de kurulan tanıtım stantlarında Şanlıurfa’nın kültürel ve gastronomik değerleri ziyaretçilerle buluşturulacak. 5 Eylül’de stantların yanı sıra basın toplantısı, sergi açılışı, ebru ve hat atölyeleri gerçekleştirilecek. Akşam saatlerinde ise resmî açılış ve konser programı düzenlenecek. Programda Azerbaycan Millî Konservatuvarı öğrencileri ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi sanatçıları sahne alacak. 6 Eylül’de de 11.00-18.00 saatleri arasında tanıtım stantları ziyaretçilere açık olacak. Şanlıurfa Kültür Günleri, Şanlıurfa’nın tarihini, kültürünü, musikisini ve gastronomisini Hazar’ın kıyısında Azerbaycanlılarla buluşturarak Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine kültürel bir köprü oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İle Azerbaycan Arasında Kimya Ticaretine Yeni Köprü Haber

Türkiye İle Azerbaycan Arasında Kimya Ticaretine Yeni Köprü

Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, üretim üslerinin çeşitlendiği ve Orta Koridor'un uluslararası ticarette önem kazandığı süreçte Azerbaycan, kimya ve petrokimya yatırımlarında bölgenin yükselen üretim ve yatırım merkezlerinden biri haline geliyor. Güçlü enerji altyapısı, gelişen sanayi yatırımları, zengin hammadde kaynakları ve yatırım teşvikleriyle öne çıkan ülke; Türkiye, Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya'yı kapsayan yaklaşık 300 milyonluk pazara erişim sağlayan konumuyla uluslararası yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bu dönüşümün en önemli yapı taşlarından biri olan Sumgayıt Kimya Sanayi Parkı, bugün 39 yatırımcıya ev sahipliği yapıyor. Parkta yatırım taahhüdü 6 milyar manatı, gerçekleşen yatırım tutarı ise 5,5 milyar manatı aşarken, 6 bin 200'ün üzerinde kişiye istihdam sağlanıyor. Burada üretilen ürünler 70'ten fazla ülkeye ihraç ediliyor. Alat Serbest Ekonomik Bölgesi ile birlikte oluşturulan yatırım ekosistemi de Azerbaycan'ın bölgesel üretim ve ihracat merkezi olma hedefini destekliyor. BÖLGESEL TİCARETİN YENİ BULUŞMA NOKTASI Gelişen sanayi altyapısından hareketle hayata geçirilen Turkchem Azerbaijan; üreticileri, hammadde tedarikçilerini, distribütörleri, teknoloji sağlayıcılarını, laboratuvar ekipmanı üreticilerini, yatırımcıları, satın alma profesyonellerini ve sektör karar vericilerini aynı çatı altında buluşturacak. Kimyasallar, petrokimya ürünleri, özel kimyasallar, laboratuvar teknolojileri, proses ekipmanları ve üretim teknolojilerini kapsayan organizasyon; uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B iş görüşmeleriyle katılımcılara yeni ticaret ve yatırım fırsatları sunacak. Turkchem Azerbaijan, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; sektör profesyonellerinin bilgi paylaşımında bulunduğu, yeni teknolojilerin tanıtıldığı ve uluslararası iş bağlantılarının geliştirildiği bir buluşma noktası olmayı amaçlıyor. TURKCHEM'İN ULUSLARARASI BÜYÜME YOLCULUĞUNDA YENİ ADIM Turkchem Azerbaijan'ın iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra teknoloji transferi ve yatırım iş birliklerine de katkı sağlayacağını belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler: "Turkchem, yıllardır Türkiye'de kimya sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak üreticileri, tedarikçileri, yatırımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Azerbaycan da son yıllarda kimya ve petrokimya yatırımlarında önemli bir ivme yakaladı. Türkiye ile güçlü ticari ilişkileri, gelişen sanayi altyapısı ve Kafkasya ile Orta Asya pazarlarına açılan stratejik konumu nedeniyle Turkchem'in uluslararası büyüme yolculuğundaki ilk adımını Azerbaycan'da atmayı tercih ettik. Bu doğrultuda, Turkchem'in Türkiye'de oluşturduğu güçlü ekosistemi şimdi Azerbaycan'a taşıyoruz. Turkchem Azerbaijan'ın, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesine, yeni yatırım fırsatlarının oluşmasına ve bölgesel iş birliklerinin gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. BAKÜ'NÜN STRATEJİK KONUMU YENİ FIRSATLAR SUNUYOR Bakü'nün sunduğu bölgesel avantajlara dikkat çeken Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakü; Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya pazarlarına erişim sağlayan stratejik konumuyla uluslararası şirketler için önemli bir ticaret ve yatırım merkezi. Turkchem Azerbaijan, fuar deneyimini uluslararası konferanslar, Turkchem Stage oturumları ve planlı B2B görüşmeleriyle destekleyerek katılımcılara iş geliştirme odaklı kapsamlı bir sektör buluşması sunacak. Bu adımla Turkchem'in uluslararası etki alanını genişletirken, Türkiye'nin kimya sektörünü de yeni pazarlara taşımayı hedefliyoruz." Artkim Group, uluslararası fuarcılık vizyonu doğrultusunda Türkiye'nin kimya sektörünü yeni pazarlarla buluşturmaya devam ederken, Turkchem Azerbaijan'ın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine, bölgesel ticaret hacmini artıracak yeni ortaklıkların kurulmasına ve Kafkasya ile Orta Asya'nın önemli sektör buluşmalarından biri haline gelmesine katkı sunması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR’dan Master Plan İçin Stratejik Adım Haber

SOCAR’dan Master Plan İçin Stratejik Adım

Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı. 61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak. Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye'nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim'i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim'i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye'nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Türkiye, Uluslararası “Hazar Petrol ve Gaz Fuarı”na Katıldı Haber

SOCAR Türkiye, Uluslararası “Hazar Petrol ve Gaz Fuarı”na Katıldı

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, Bakü Enerji Haftası kapsamında bu yıl 31’incisi düzenlenen Uluslararası Hazar Petrol ve Gaz Fuarı’na (COG) katıldı. SOCAR Türkiye, fuar kapsamında hazırladığı özel standında Türkiye’deki stratejik yatırımlarını, grup şirketleri arasındaki güçlü sinerjiyi, entegre iş modelini ve bölgesel enerji ekosistemine sağladığı katma değeri ziyaretçilerle paylaştı. SOCAR’ın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen ve bölgenin en büyük enerji organizasyonlarından biri olarak kabul edilen fuar, 1-3 Haziran tarihleri arasında Bakü Expo Center’da düzenlendi. SOCAR Türkiye üst yönetiminin de katılım sağladığı fuar kapsamında, kamu ve özel sektör yöneticileri SOCAR Türkiye standını ziyaret ederek şirketin Türkiye’deki stratejik yatırımları, entegre iş modeli ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm vizyonu hakkında bilgi aldı. SOCAR Türkiye, fuar boyunca Petkim, STAR Rafineri, TANAP, SOCAR Terminal, SOCAR Depolama, SOCAR Ticaret ve SOCAR Fiber başta olmak üzere grup şirketleriyle oluşturduğu güçlü entegrasyon modelini ve ortak büyüme yaklaşımını kapsamlı bir içerik kurgusuyla aktardı. Türkiye’de yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırım SOCAR Türkiye, fuar boyunca Türkiye’de yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırımla faaliyet yürüttüğü grup şirketleri Petkim, STAR Rafineri, TANAP, SOCAR Terminal, SOCAR Depolama, SOCAR Ticaret ve SOCAR Fiber bünyesinde hayata geçirilen sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve dönüşüm odaklı çalışmaları ve SOCAR Türkiye’nin yeni iş ortaklıklarını tanıttı. Şirketin entegre iş modeli, grup şirketleri arasındaki güçlü sinerji ve Türkiye’nin stratejik enerji ekosistemine sağladığı katma değer ziyaretçilere aktarıldı. Stand alanında yer alan ekranlarda SOCAR Türkiye’nin kurumsal tanıtım filmi ile şirketin Türkiye’de yarattığı ekonomik ve endüstriyel katma değeri anlatan özel içerikler gösterildi. Ayrıca SOCAR Türkiye’nin karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmaları, yeşil enerji yatırımları, biyoteknoloji uygulamaları, kimyasal geri dönüşüm projeleri ve SOCAR Ar-Ge’nin geliştirdiği yenilikçi çözümler ziyaretçilere aktarıldı. Elchin Ibadov: “Entegre yapımızla dönüşüm sürecine katma değer sağlıyoruz” SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Enerji sektöründeki dönüşüm artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji, sürdürülebilirlik ve entegre iş modelleriyle şekilleniyor. Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı olarak yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırımımızla, Türkiye’nin işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacının yaklaşık %20’sini karşılayarak enerji alanındaki cari açığın azaltılmasına katkı sağlıyoruz. Grup şirketlerimiz arasındaki güçlü sinerji sayesinde rafineriden petrokimyaya, lojistikten yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir stratejik enerji ekosistemi oluşturuyoruz. Dijitalleşme ve Ar-Ge odaklı yaklaşımımızla hem sektörün dönüşümüne katkı sağlıyor hem de Türkiye’nin enerji üssü olma vizyonunu desteklemeyi sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Azerbaycan ve Türkiye Dijital Dönüşümde Bakü’de Buluştu Haber

Azerbaycan ve Türkiye Dijital Dönüşümde Bakü’de Buluştu

İnovasyon ve Dijital Gelişim Ajansı (İRİA), Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ve Sistem Global iş birliği ile 11 Şubat 2026 tarihinde Bakü’de “Azerbaycan – Türkiye İş Forumu: Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Köprüsü” düzenlendi. Azerbaycan ile Türkiye arasında ICT ve dijital dönüşüm alanındaki stratejik iş birliğini güçlendirmek; iki ülkenin teknoloji ekosistemleri, iş dünyası ve kamu kurumları arasında sonuç odaklı ve sürdürülebilir ortaklıkların gelişimine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen etkinliğe, Türkiye ve Azerbaycan’dan yaklaşık 40 ICT şirketi ve her iki ülkeden kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti Dijital Kalkınma ve Ulaştırma Bakan Yardımcısı Samir Memmedov, “Azerbaycan ve Türkiye, dijital gelişime devlet düzeyinde stratejik yaklaşan ülkelerdir. Her iki ülke de dijital teknolojiyi ekonomik büyümenin, kamu yönetiminde verimliliğin ve rekabetçi bir iş ortamının temel dayanaklarından biri olarak görmektedir. Bu forum sayesinde şirketler ve kurumlar sonuç odaklı iş birlikleri geliştirerek mevcut potansiyeli daha da artırabilir” dedi. Ayrıca, forumun resmi bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin Azerbaycan’daki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Birol Akgün, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, İRİA’nın Ticari İşler Baş Yöneticisi Salar İmaməliyev ve Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, Azerbaycan ile Türkiye arasında ICT alanında güçlenen iş birliğinin potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundular. Forum kapsamında düzenlenen panel oturumlarında, Azerbaycan ve Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon ekosistemleri de ele alındı. Dijital dönüşüm, GovTech uygulamaları, yapay zeka, akıllı şehirler ve ICT alanında insan sermayesinin geliştirilmesi gibi başlıklarda uzmanlar görüş alışverişinde bulundu. Forumun ikinci bölümünde ise Türkiye ve Azerbaycan şirketlerinin yanı sıra kamu kurumlarının katılımıyla B2B ve B2G görüşme oturumları düzenlendi. Bu oturumlar kapsamında kamu ve özel sektörde teknolojik çözümler ve yenilikçi yaklaşımlar doğrultusunda potansiyel iş birliği alanları değerlendirildi; yatırım, start up ekosistemi ve teknoloji şirketlerine yönelik için finansman ve gelişim imkanları ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.