Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakü

Kapsül Haber Ajansı - Bakü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TABA-AmCham Küresel Yatırımın Rotasını Bakü'ye Çeviriyor Haber

TABA-AmCham Küresel Yatırımın Rotasını Bakü'ye Çeviriyor

Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA-AmCham) öncülüğünde Bakü'de düzenlenecek olan Avrasya Yatırım ve İş Ağı Zirvesi 2026, “Hazar Köprüsü Zirvesi” temasıyla Türkiye, Azerbaycan ve ABD eksenindeki ticari ilişkileri güçlendirmeyi ve Avrasya pazarlarında yeni iş birliği fırsatlarının önünü açmayı hedefliyor. Enerjiden savunma sanayiine, teknolojiden lojistiğe uzanan stratejik sektörlerin ele alınacağı zirve, uluslararası yatırımcıları ve iş dünyasının temsilcilerini Bakü'de bir araya getirecek. TABA-AmCham Azerbaycan/Bakü Temsilciliği ev sahipliğinde ve T.C. Azerbaycan Büyükelçiliği iş birliğiyle 22 Ekim 2026 tarihinde Bakü Radisson Hotel’de hayata geçirilecek zirve; Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı, SOCAR ve ASK’ın destekleriyle düzenlenecek. Sektörlerin Öncü İsimleri Bakü Zirvesi’nde Stratejik Oturumda Buluşuyor Yarım günlük yoğun bir program akışıyla gerçekleştirilecek zirvede; yatırım, ticaret, enerji, savunma sanayii, lojistik, teknoloji ve inovasyon, finans, turizm ve dijital dönüşüm gibi geleceğin yönünü belirleyen stratejik sektörler ele alınacak. Program boyunca katılımcılar, sektörün önde gelen isimleriyle ve yatırım fırsatlarıyla ilgili olarak kamu yöneticileriyle görüşme gerçekleştirme fırsatı bulacak. Zirvenin açılış programı, TABA-AmCham Azerbaycan/Bakü Temsilcisi Qızılı Seyidova’nın yapacağı karşılama konuşmasıyla başlayacak. Ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı açılış konuşmasını gerçekleştirecek. Etkinliğin en önemli bölümlerinden biri olan "Hazar Köprüsü – Küresel Yatırım, Teknoloji, Ticaret ve Stratejik İş Birlikleri" paneli, Ramazan Karaşahin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Bölgesel ticarete ve teknolojik yatırımlara yön veren uzman isimlerin yer alacağı panelde TABA-AmCham Yönetim Kurulu Üyesi Murat Doğan, TABA-AmCham Savunma-Havacılık-Uzay Sanayi Komite Başkanı Mert Ünsal, TABA-AmCham İngiltere/Londra Temsilcisi Cem Congar, TABA-AmCham Bilgi Teknolojileri Komite Başkan Atakan Çetintaş ile Zeynep Cıgal konuşmacı olarak yer alacak. Teknolojiden Lojistiğe Avrasya’nın Geleceği Bu Zirvede Şekilleniyor Geniş bir vizyonla kurgulanan zirvede, Avrasya coğrafyasının ekonomik dinamiklerini şekillendirecek kritik başlıklar detaylıca masaya yatırılacak. Bu kapsamda katılımcılar, Türkiye–Azerbaycan-ABD ticaretindeki yeni fırsatlar ve stratejik iş birlikleri, Avrasya stratejik sektörlerinde yatırım ve ortak girişim fırsatları, teknoloji ve dijital dönüşümün bölgesel rekabet gücüne etkisi, lojistik, gümrük ve tedarik zincirlerinde yeni koridorlar, savunma ve havacılık sanayiinde Türkiye–Azerbaycan iş birliği potansiyeli, yeni nesil teknolojiler, inovasyon ve bölgesel yatırım ekosistemi, Bakü merkezli bölgesel ticaret ve yatırım ağlarının geliştirilmesi ile Türkiye–Azerbaycan ekonomik ortaklığından Avrasya pazarlarına açılım konularını derinlemesine tartışma imkânı bulacaklar. “Yeni Yatırımlar. Güçlü Ortaklıklar. Ortak Gelecek” vizyonuyla hareket eden TABA-AmCham Avrasya Yatırım ve İş Ağı Zirvesi 2026, katılımcılarına yalnızca ticari bir platform sunmakla kalmayıp; Avrasya’ya uzanan ticaret yollarının geleceğini şekillendirecek stratejik iş birliklerine zemin hazırlayacak. Sınırları aşan fırsatları, güçlü ortaklıkları ve sürdürülebilir yatırımları bir araya getiren zirve, bölgesel iş birliğini küresel ölçekte değer üreten kalıcı bağlara dönüştürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Azerbaycan'ın En Büyük İlaç Fabrikası Türk Yatırımıyla Faaliyete Geçti Haber

Azerbaycan'ın En Büyük İlaç Fabrikası Türk Yatırımıyla Faaliyete Geçti

Türk ilaç şirketi GEN İlaç öncülüğünde Azerbaycan'da hayata geçirilen Gen Pharma Caucasus Manufacturing Operations ilaç üretim tesisi faaliyete geçti. Azerbaycan'ın en büyük ilaç üretim tesisi olan fabrikanın açılışı, 5 Ekim 2026 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılımıyla gerçekleştirildi. Bakü yakınlarındaki Pirallahı Sanayi Parkı'nda 5,2 hektarlık alanda kurulan tesis, yıllık 60 milyon kutu ilaç ile yaklaşık 2,5 milyar tablet ve kapsül üretim kapasitesine sahip. İki yıldan kısa sürede tamamlanan tesisin, Azerbaycan'ın ilaçta yerel üretim kapasitesinin güçlendirilmesine ve ülkenin stratejik sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Gen Pharma Caucasus Manufacturing Operations'ın ortaklık yapısında GEN İlaç yüzde 66 ile ana yatırımcı olarak yer alırken, Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı'na bağlı Azerbaycan İş Geliştirme Fonu yüzde 29, SIA Pharmaceuticals ise yüzde 5 paya sahip. Toplam proje değeri 113,9 milyon manat olan yatırım, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin sağlık sektöründeki önemli örneklerinden birini oluşturuyor. "Yatırım yapmaya, sağlık için üretmeye ve büyümeye devam ediyoruz" GEN Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Gülmüş, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Dünyada ve bölgemizde yaşanan zorlu gelişmelere rağmen GEN olarak yatırım yapmaya, sağlık için üretmeye ve sürdürülebilir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Azerbaycan'da hayata geçirdiğimiz bu tesis, yalnızca yeni bir üretim yatırımı değil; Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü iş birliğinin sağlık alanındaki somut bir yansıması ve GEN'in uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Önceliğimiz, Azerbaycan sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu, hayati öneme sahip ilaçların yerel üretimini gerçekleştirmek. Bununla birlikte buradaki üretim gücünü zaman içerisinde bölge ülkelerine de taşıyarak daha geniş bir coğrafyada hastaların ilaca erişimine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bilim, üretim ve güçlü iş birliklerinden aldığımız güçle global ölçekte faaliyet gösteren bir ilaç şirketi olma hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz." İlk hedef 2027'de 50 ilaç Tesiste öncelikli olarak Azerbaycan sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu ilaçların yerel olarak üretilmesi planlanıyor. Kardiyoloji, nöroloji, üroloji, diyabetoloji ve gastroenteroloji başta olmak üzere farklı tedavi alanlarında kullanılan ilaçların yanı sıra ağrı kesici ve antibiyotiklerin de üretimi gerçekleştirilecek. Tesis için belirlenen ilk önemli hedef, 2027 yılı içerisinde 50 ilacın üretime alınması. Orta vadeli planda ise üretim kapasitesinin ve ürün çeşitliliğinin hızla artırılarak beş yıl içerisinde 500'ün üzerinde ilacın üretiminin yerelleştirilmesi hedefleniyor. Azerbaycan'dan bölge ülkelerine ihracat hedefi Gen Pharma Caucasus Manufacturing Operations yalnızca Azerbaycan pazarına yönelik bir üretim tesisi olarak değil, bölgesel bir ilaç üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırılıyor. Tesiste üretilecek ilaçların Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Özbekistan, Kazakistan, Gürcistan ve diğer ülkelere ihraç edilmesi planlanıyor. Böylece tesisin Azerbaycan'ın ilaç üretim kapasitesinin geliştirilmesinin yanında ülkenin bölgesel ilaç tedarik zincirindeki rolünün güçlendirilmesine de katkıda bulunması amaçlanıyor. Yıllık 60 milyon kutu üretim kapasitesi Yüksek teknolojiyle donatılan tesiste ABD, Japonya, Almanya, İsviçre, Çin, Danimarka, İsveç ve Türkiye'nin önde gelen üreticilerine ait ekipmanlar kullanılıyor. 5,2 hektarlık alan üzerine kurulan fabrikanın yıllık üretim kapasitesi 60 milyon kutuya, tablet ve kapsül bazında ise yaklaşık 2,5 milyar adede ulaşıyor. Tesiste 178 kişiye sürekli istihdam sağlanması öngörülüyor. Üretimin yanı sıra bilimsel gelişim ve nitelikli insan kaynağının desteklenmesi de yatırımın önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Tesis bünyesinde Karabağ Üniversitesi ve Azerbaycan Tıp Üniversitesi için resmi eğitim üsleri oluşturularak eğitim ve bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye-Azerbaycan iş birliğinde yeni bir stratejik adım GEN'in Azerbaycan yatırımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir üretim adımı olurken, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü ekonomik ilişkilerin sağlık ve ilaç sanayisindeki yansımasını da ortaya koyuyor. Hayati öneme sahip ilaçların yerel üretiminin artırılması, ürün portföyünün hızla genişletilmesi ve Azerbaycan'dan çevre ülkelere ihracat yapılması hedefleri doğrultusunda tesisin, önümüzdeki dönemde bölgenin önemli ilaç üretim merkezlerinden biri haline gelmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Roketsan Azerbaycan İle Güçlü İş Birliğini Üretim Boyutuna Taşıyor Haber

Roketsan Azerbaycan İle Güçlü İş Birliğini Üretim Boyutuna Taşıyor

ROKETSAN, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bu yıl 6'ncı kez düzenlenen ADEX fuarında hava, kara ve deniz kuvvetlerinin farklı ihtiyaçlarına yönelik çok sayıda ürün ve sistemini ziyaretçilerle buluşturuyor. Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin envanterine kazandırdığı birçok sistemiyle ülkenin savunma kabiliyetlerine güç katan ROKETSAN, 30 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında düzenlenen ADEX kapsamında da iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ADEX 2026'ya ilişkin değerlendirmesinde Türkiye ve Azerbaycan arasındaki güçlü kardeşlik bağlarının savunma sanayisi alanında da her geçen gün daha ileri bir noktaya taşındığını belirterek, "Azerbaycan'ın savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını görüyoruz. Özellikle Karabağ zaferiyle birlikte Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin sahadaki kabiliyetlerini başarıyla ortaya koyması, bu gelişimin somut bir göstergesi oldu. ROKETSAN olarak geliştirdiğimiz ileri teknolojiye sahip füze, roket ve mühimmat sistemleriyle Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin farklı kuvvet yapılarının ihtiyaçlarına cevap veriyor ve Azerbaycan'ın savunma kabiliyetlerine güç katıyoruz" dedi. AZROKSAN yakında üretime başlayacak Azerbaycan'ın savunmasına katkılarının yalnızca ürün tedarikiyle sınırlı olmadığını vurgulayan İkinci, "Azerbaycan'da savunma sanayisi alanındaki iş birliğimizi sadece ürün tedarikiyle sınırlı görmüyoruz. Üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesine ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin daha da güçlendirilmesine katkı sağlamayı önemsiyoruz. Azerbaycan'daki iştirakimiz AZROKSAN ile yürüttüğümüz yerli üretim çalışmaları da bu yaklaşımımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. Tesisleşme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ilk olarak 122 mm roket üretimine başlayacağız. Bu perspektifle gelecekte hem Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin envanterindeki ROKETSAN ürün portföyünün genişlemesini hem de hayata geçirilecek üretim tesislerinde birçok farklı sistemin üretilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. İkinci, "ROKETSAN olarak ileri teknolojiye sahip ürünlerimizle dün olduğu gibi bugün ve yarın da Azerbaycan'a, Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine ve Azerbaycan savunma sanayisine güç katmaya devam edeceğiz" diye de ekledi. ROKETSAN'ın geniş ürün ailesi ADEX 2026'da ROKETSAN, ADEX 2026'da SİHA mühimmatları grubunda MAM-L, MAM-T, MAM-T IIR, İHA-122 ve İHA-230 Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füzelerini sergiliyor. Tanksavar sistemleri arasında ise CİRİT Lazer Güdümlü Füze, KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı, OMTAS Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi ve UMTAS-GM Genişletilmiş Menzilli Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi fuarda yer alıyor. Seyir füzeleri kategorisinde ÇAKIR, ATMACA ve SOM, hava savunmada SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, topçu füzeleri grubunda ise TRG-122, TRLG-230, BORA (KHAN) ve TRG-300 sistemleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. ROKETSAN'ın ADEX 2026'da öne çıkaracağı yeni kabiliyetlerden bir diğeri de PUSU Kule Üstü Silah Sistemi ile birlikte sergilenen CİRİT Anti-İHA Füzesi oluyor. Modern savaş alanlarında özellikle kamikaze İHA'ların oluşturduğu tehdide karşı geliştirilen CİRİT Anti-İHA Füzesi, PUSU'dan gerçekleştirilen atış testinde hava hedefini tam isabetle vurarak başarısını sahada da kanıtladı. Deniz sınırlarının korunmasına yönelik geliştirilen BARBAROS Kıyı Savunma Sistemi de yüksek hareket kabiliyeti ve güçlü vuruş kapasitesini bir arada sunan bir sistem olarak fuarda sergileniyor. Sistem, ATMACA ve ÇAKIR Seyir Füzeleri ile görev yaparken mobil yapısı sayesinde denizden gelebilecek tehditlere hızlı şekilde tepki verebiliyor. Farklı sistemlerle entegre çalışabilen BARBAROS, kullanıcı ihtiyaçlarına göre konfigüre edilebilen esnek bir kıyı savunma çözümü olarak öne çıkıyor. ROKETSAN'ın ADEX 2026'da öne çıkardığı bir diğer ürün grubu ise TEBER ve LAÇİN Güdüm Kitleri oluyor. TEBER, MK-81 ve MK-82 Genel Maksat Bombalarının vuruş kabiliyetini artırırken, LAÇİN ise görüntüleyici kızılötesi arayıcı başlığı ve veri bağı sayesinde sabit ve hareketli hedeflere karşı hassas vuruş kabiliyeti sunuyor. Her iki sistem de mevcut mühimmat altyapısına ileri güdüm teknolojileri kazandırarak mühimmatların daha etkin ve hassas şekilde kullanılmasına imkân sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya ve Bağlantılı Sektörler 12 İhtisas Fuarında Dünyayla Buluşacak Haber

Kimya ve Bağlantılı Sektörler 12 İhtisas Fuarında Dünyayla Buluşacak

Artkim Group Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güler, “2002 yılında Artkim'i kurduğumuzda, Türkiye'nin kimya sanayii, o zamanki ivmeyle büyüyordu. Biz, bu ihtiyacı gördük. İlk adımımızı, bilgiden yana attık ve öncelikle sektörel yayınlar gerçekleştirdik. 2006 yılında ilk Turkchem fuarını düzenledik. Bugün geldiğimiz noktada Turkchem, dünyanın en önemli kimya platformlarından biri haline geldi. Bizim için önemli olan, yalnızca büyüklük, nicelik değil. Biz fuarlarımızda nitelikli ilişkiler kurulmasını, yeni bir teknolojinin doğru hedefe ulaşmasını, ihracat bağlantılarının başlamasını ve artarak devam etmesini önemsiyoruz. Bugün Artkim; kimyadan boyaya, kozmetikten gıdaya ve ilaca, poliüretandan kompozite, yüzey işlemeye - surface teknolojiye kadar, birçok farklı sektörde, 12 adet kimya konulu, ihtisas fuarları düzenliyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde, bir organizatör bu kadar çok sayıda, kimya konulu fuar düzenlemiyor. Bu dünyada Artkim’in imza attığı bir rekordur.’’ dedi. Güler’in ardından söz alan Artkim Fuarlar Satış Direktörü Tevfik Denemeç, ‘’Kimya, ekonomimizin sessiz kahramanıdır. Çünkü üretilen hemen her ürünün içinde bir kimya girdisi var. Türkiye kimya sektörü 2025 yılını 31,9 milyar dolarlık ihracatla, ülkemizin ikinci büyük ihracatçı sektörü olarak kapattı ve 2026'da 35 milyar dolar hedefine kararlılıkla ilerliyor. Bu büyümenin arkasında yeni pazarlar, yeni temaslar, yeni iş birlikleri var. Yani tam da fuarların yaptığı iş. Çünkü bizce fuar, üç gün içinde bir yıllık ticareti başlatan yerdir.’’ Sözleriyle sektörün önemine vurgu yaptı ve 2027 fuarları hakkında bilgi verdi. Artkim Group’un 2027 yılı takvimi, kimya sanayisinin yanı sıra kozmetik, ev bakım, gıda, beslenme, ilaç, poliüretan, yapıştırıcı, kompozit, yüzey işlem ve kaplama teknolojileri gibi pek çok alanı kapsıyor. Takvim kapsamında Turkchem Azerbaijan, 6–8 Nisan 2027’de Bakü’de; CHCI Eurasia, Food & Nutritional Ingredients ve Pharmaist, 9–11 Haziran 2027’de İstanbul’da düzenlenecek. Putech Eurasia, Adhesives & Bonding Eurasia, Eurasian Composites Show, Surtech Eurasia, PaintExpo Eurasia ve Turkcoat Istanbul ise 24–26 Kasım 2027’de İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini buluşturacak. Artkim’in 12 fuardan oluşan portföyünde ayrıca 25–27 Kasım 2026’da düzenlenecek Turkchem Eurasia ile InterDye & Textile Printing Eurasia da yer alıyor. KİMYA SANAYİSİ TÜM ÜRETİM ALANLARININ TEMELİNDE YER ALIYOR Konuşmasında kimya sektörünün üretim ekonomisindeki stratejik önemine dikkat çeken TOBB Kimya Sanayi Meclisi Başkanı Timur Erk: “Kimya sanayisi, sağladığı ham madde ve ara girdilerle pek çok üretim alanının temelinde yer alıyor. Sektörel ihtisas fuarları, üreticilerimizin yeni teknolojilerle buluşması ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırması açısından önemli bir rol üstleniyor” dedi. FUARLAR SEKTÖRÜN İHRACAT GÜCÜNÜ DESTEKLİYOR PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, “Plastik sanayisi, otomotivden ambalaja, sağlıktan yapı sektörüne kadar çok geniş bir üretim ekosistemine hizmet ediyor. Artkim’in düzenlediği ihtisas fuarları, sektörümüzün teknoloji, sürdürülebilirlik ve ihracat odağında yeni iş birlikleri geliştirmesine önemli katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. ÜRÜNÜN ARKASINA GÜÇLÜ BİR HİKÂYE KOYMALIYIZ KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan:“Dört bin yıl önce Kültepe’de kil tabletlere yazılan güven, taahhüt, kalite ve değer kavramları bugün de ticaretin temelini oluşturuyor. Araçlar değişti; kil tablet dijitale, kervanlar uçaklara, pazaryerleri fuarlara dönüştü ancak ticaretin özü değişmedi. Bugün yaklaşık 2,3 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan kozmetik ve sabun sektörümüzün ürünleri yaklaşık 190 ülkeye ulaşıyor. Dünyaya yalnızca ürün değil, arkasında güçlü bir hikâye ve ülke kimliği de sunmalıyız” dedi. İHTİSAS FUARLARI YENİ TEKNOLOJİLERİN ÜRETİME KAZANDIRILMASINI HIZLANDIRIYOR TİYSAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Pehlivan: “Yapıştırıcı teknolojileri, çok sayıda sanayi kolunun üretim süreçlerinde kritik bir yere sahip. İhtisas fuarları, sektörümüze hem yenilikçi çözümlerini sergileme hem de uluslararası iş birlikleri geliştirme fırsatı sunuyor” dedi. TÜYİDER Genel Sekreteri T. Ali Selen ise yüzey işlem teknolojilerinin ürünlerin dayanıklılığı, kalitesi ve kullanım ömrü açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Sektörün tüm paydaşlarını buluşturan fuarlar, yeni teknolojilerin üretime kazandırılmasını ve bilgi paylaşımını hızlandırıyor” diye konuştu. KOMPOZİT TEKNOLOJİLERİ YENİ NESİL ÜRETİMİN MERKEZİNDE IMBEO & Composites Lounge CEO’su İlkay Özkısaoğlu ise “Kompozit malzemeler; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans avantajlarıyla otomotivden havacılığa, enerjiden yapı sektörüne kadar giderek daha geniş bir kullanım alanına ulaşıyor. Sektörün uluslararası aktörlerini buluşturan fuarlar, Türkiye’nin bu alandaki üretim ve teknoloji kapasitesini dünyaya göstermesi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. GECENİN FİNALİNDE MELEK MOSSO SAHNE ALDI Artkim Group’un 25 yıllık yolculuğunu anlatan özel gösterimlerin gerçekleştirildiği gecede, şirketin geçmişten bugüne düzenlediği fuarlar ve sektörlere sağladığı katkılar da paylaşıldı. Davetliler, konuşmaların ve 2027 fuar takvimi tanıtımının ardından Melek Mosso’nun sahne performansıyla geceyi tamamladı. Artkim Group’un fuar portföyünü; Turkchem Eurasia, InterDye & Textile Printing Eurasia, CHCI Eurasia, Food & Nutritional Ingredients, Pharmaist, Putech Eurasia, Adhesives & Bonding Eurasia, Eurasian Composites Show, Surtech Eurasia, PaintExpo Eurasia, Turkcoat Istanbul ve Turkchem Azerbaijan oluşturuyor. ARTKİM GROUP HAKKINDA 2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmektedir. Artkim Group, firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış Haber

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı Haber

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor Haber

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor

Güçlü altyapısı ve yenilikçi çözümleriyle 18 yıldır bankacılık, finans ve sigorta başta olmak üzere farklı sektörlerdeki ulusal ve uluslararası müşterilerine ihtiyaca dayalı özelleştirilmiş çözümler sunan Mirsis, Avrupa yapılanmasını Londra ofisiyle güçlendirdi. Mirsis’in Avrupa pazarına açılmasını ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmesini desteklemek amacıyla Londra Ofisi’ni YTÜ Yıldız Teknopark Londra Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) içinde konumlandırdıklarını söyleyen Mirsis Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Gül Düzgider “Bir süredir projeler yürüttüğümüz İngiltere’de ofis açarak küresel finans ve inovasyon alanında öncü bir şehir olan Londra üzerinden Avrupa ve Körfez ülkelerinde yeni bir büyüme rotası oluşturmayı hedefledik. Berlin’deki satış ve pazarlama ekibimizle koordineli bir şekilde çalışacak olan Londra ofisimizde özellikle KOBİ finansmanını teknoloji ve veri yoluyla daha erişilebilir hale getirmeye odaklanacağız. 2024 yılında Bakü’de açtığımız ilk yurtdışı ofisimizin Türki Cumhuriyetlerde sigorta sektöründe yakaladığı büyüme potansiyelini, bu kez Avrupa’da ticari bankacılık alanında görmeyi hedefliyoruz” dedi. Ar-Ge yatırımlarıyla desteklenen küresel büyüme Mirsis’in uluslararası büyüme stratejisinin arkasında güçlü Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi teknoloji geliştirme yaklaşımı yer alıyor. 2019 yılından bu yana Yerinde Ar-Ge Merkezi bünyesinde 50’den fazla Ar-Ge mühendisi ve uzmanıyla TÜBİTAK destekli ve uluslararası konsorsiyumlu Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini belirten Düzgider, “2025 yılında bir çalışmamız Avrupa ülkelerindeki sanayi ve araştırma kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı hedefleyen uluslararası iş birliği platformu Eureka’dan onay aldı. Yapay zekâ alanında liderliğini üstlendiğimiz projelerimizi bir adım ileriye taşıyan bu gelişmeyle, bankacılık sektörüne yönelik geliştirdiğimiz ürünümüzü kısa sürede ticarileştirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin hem sektöre hem de yurtdışı hizmet ihracatı ile ülkemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Mirsis 2008 yılında alanında uzman iki girişimci, Gül Düzgider ve Ece Kutlucan tarafından kuruldu. Bugün 350’ye yakın çalışanı ile özel yazılım geliştirme, teknoloji dönüşümü, proje yönetimi ve donanım bakımı alanlarında Türkiye’nin önde gelen bankaları ve sigorta şirketlerinin yanı sıra özel sektördeki yerli ve yabancı ortaklı birçok şirkete uçtan uca hizmet sunuyor. Ar-Ge merkezinde yeni teknolojiler kullanarak yaşamı kolaylaştıran, ekonomiyi gözeten ve katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklanan Mirsis; yenilikçi çözümleriyle farklı sektörlerden müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor. İlk yurt dışı ofisini 2024 yılında Bakü’de açan Mirsis teknoloji ve insan kaynakları alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle dünya genelinde dokuz ülkede hizmet veriyor. Mirsis, grup şirketleri Miera Bilgi Teknolojileri ile bilgi güvenliği ve sistem altyapı danışmanlığı, Odak Kariyer ve İnsan Kaynakları ile de insan kaynakları alanlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Burger & Lobster Türkiye Pazarına Giriyor Haber

Burger & Lobster Türkiye Pazarına Giriyor

2011 yılında Londra’da kurulan Burger & Lobster, geçen 15 yılda farklı coğrafyalarda büyüyerek global restoran markaları arasında yerini aldı. Londra, Brighton, New York, Bangkok, Jakarta ve Kuveyt gibi önemli şehirlerde faaliyet gösteren marka, İstanbul’u global büyüme rotasına ekliyor. Zorlu Center’da açılan restoran, Burger & Lobster’ın dünya genelindeki 20. Avrupa’daki ilk lokasyonu oluyor. Türkiye operasyonu, master franchise modeliyle Yakut ailesinin vizyonuyla Türkiye’ye ozel olarak geliştirildi, Burger & Lobster’ın Türkiye operasyonunun yatırım ve yönetimi YKT Gıda CEO’su Emir Yakut tarafından üstleniliyor. Türkiye’deki ilk lokasyonun ardından önümüzdeki 2,5 yıl içerisinde İstanbul’un farklı noktalarında yeni restoranların açılması hedefleniyor. YKT Gıda CEO’su Emir Yakut liderliğindeki ekip; Burger & Lobster’ın global operasyon deneyimini Türkiye pazarındaki yerel uzmanlıkla bir araya getirmeyi hedeflerken aynı zamanda YKT Global’in uluslararası deneyimini Türkiye’de yeni bir yatırım alanına taşıyor. İstanbul, Türkiye operasyonunun yanı sıra bölgesel büyüme açısından da ilk adım olacak. YKT Global çatısı altındaki YKT Gıda, Türkiye operasyonunu yalnızca tek bir restoran yatırımı olarak değil markanın bölgedeki büyüme potansiyelinin değerlendirileceği bir başlangıç noktası olarak ele alıyor. İstanbul’daki operasyonun ardından, grubun Azerbaycan’daki YKT Global’in mevcut yatırımları doğrultusunda Bakü de Burger & Lobster’ın bölgesel büyüme planında potansiyel lokasyonlar arasında yer alıyor. Burger & Lobster; İstanbul operasyonu kapsamında mutfak, bar, servis ve yönetim ekiplerinde yaklaşık 100 kişilik istihdam yaratmayı planlıyor. Kanada’dan tedarik edilen, global standartların korunduğu Istakoz ve ürünlerinin dışında yer alan çeşitli ürünler için Türkiye’deki yerel ve güvenilir tedarikçilerle çalışıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da Haber

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da

Gala gecesinde konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, “Bakü ile Urfa arasında kilometrelerce mesafe olabilir ama gönüllerimiz arasında mesafe hiçbir zaman olmadı” diyerek, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine vurgu yaptı. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık tarihi, kültürü, sanatı, musikisi, geleneksel mutfağı ve kadim değerlerinin Azerbaycan’da tanıtılması amacıyla düzenlenen etkinlikler, 4-6 Eylül tarihleri arasında Bakü’de gerçekleştiriliyor. UNESCO tarafından Müzik Şehri unvanına layık görülen Şanlıurfa’nın zengin müzik kültürünün de ön plana çıkarıldığı etkinliklerde, kentin geleneksel musikisi, sıra gecesi kültürü ve kendine özgü sanat anlayışı Azerbaycanlılarla buluşturuluyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen organizasyona Yunus Emre Enstitüsü, İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Korusu, Samsat Belediyesi ve Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayiciler İçtimai Birliği (TÜİB) destek veriyor. Bakü’de tarihi bir mekanda düzenlenen gala gecesine Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekilleri Fazıl Mustafa ve Melahat İbrahimkızı, T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri Ahmet Oruç, Ömer Faruk Aksoy, Dilan Doğan, Mehmet Özyavuz ve Ali Samar, Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal, TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ve çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLPINAR: “BAKÜ İLE URFA ARASINDA GÖNÜLLERİMİZDE MESAFE YOK” Gecede konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa sofrasının yalnızca yemeklerin paylaşıldığı bir yer olmadığını belirterek, sofranın dostluk, kardeşlik ve muhabbetin sembolü olduğunu söyledi. Şanlıurfa ile Azerbaycan arasındaki kültürel benzerliklere dikkat çeken Başkan Gülpınar, Bakü ile Şanlıurfa arasında kilometrelerce mesafe bulunmasına rağmen gönüller arasında hiçbir zaman mesafe olmadığını ifade etti. Gülpınar, “Bugün burada kurduğumuz bu sofranın dostluğumuzun da güzel bir sembol olduğuna inanıyorum. Dilerim bu buluşmalarımız bundan sonra da devam eder. Daha çok birbirimizi ziyaret ederiz, kültürümüzü paylaşırız ve iki güzel şehrin dostluğunu daha da güçlendiririz.” dedi. Şanlıurfa Tanıtım Günleri’nin Azerbaycan gibi kardeş bir ülkede başlatılmasının kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Gülpınar, organizasyona katkı sunan kurum, kuruluş ve iş insanlarına teşekkür etti. ŞANLIURFA SOFRASI BAKÜ’DE KURULDU Gala gecesinde Şanlıurfa’nın geleneksel lezzetleri de Azerbaycanlı davetlilerin beğenisine sunuldu. Gecede kentin simge lezzetlerinden çiğ köftenin yanı sıra, sıcak iklimin ferahlatıcı içeceği meyan şerbeti ile kendine özgü sunumu ve aromasıyla bilinen mırra da misafirlere ikram edildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Urfa Ahengi Topluluğu da sahne alarak, Şanlıurfa musikisinin birbirinden güzel eserlerini seslendirdi. Programda, Azerbaycan halk oyunları ve folklor ekibi de sahne alarak geleneksel gösterilerini sundu. Şanlıurfa ve Azerbaycan’ın birbirinden zengin folklorik değerlerinin aynı sahnede buluştuğu gösteriler, davetlilerden büyük beğeni topladı. Programda ayrıca Dilruba Kaya isimli çocuk da, Şanlıurfa şiirini seslendirdi. AZERBAYCAN’DAN ŞANLIURFA’YA KARDEŞLİK MESAJLARI T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Şanlıurfa gibi köklü bir tarihe sahip şehrin Hazar kıyısında tanıtılmasının kendileri açısından anlamlı olduğunu belirterek, Şanlıurfa’nın kültürel değerlerinin Bakü’de paylaşılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız ise Bakü’de Şanlıurfa’nın kültürel tanıtımına yönelik düzenlenen programın iki toplum arasında ortak bir bağ oluşturmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekili Fazıl Mustafa, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, bu tür kültürel etkinliklerin iki ülke arasındaki bağların geliştirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Milletvekili Melahat İbrahimkızı da Şanlıurfa’nın tarihî ve kültürel önemine vurgu yaparak, Şanlıurfa’nın Azerbaycan’daki kültür günlerinin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ise organizasyonun gerçekleşmesinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın desteğinin önemli olduğunu belirterek, katkı sunanlara teşekkür etti. Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat da Şanlıurfa ile Adıyaman arasındaki tarihî ve kadim kardeşliğe dikkat çekerek, Şanlıurfa halkının geçmişte Adıyaman’a verdiği desteğin unutulmadığını ifade etti. Şehit Abbas Qasımov’un annesi Kifayət Qasımova da daha önce Türkiye’de ilk ziyaret ettiği şehirlerden birinin Şanlıurfa olduğunu belirterek, kentte gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti ve Şanlıurfa’ya duyduğu sevgiyi anlattı. Şanlıurfalı iş insanı Hikmet Mangal ise Şanlıurfa’nın kültürel zenginliklerinin Azerbaycan’da tanıtılmasının Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine ayrı bir anlam kattığını belirterek, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Programda Şanlıurfa şiirini okuyan Dilruba Kaya ise, Bakü’deki etkinlikle ilgili duygularını, “Urfa’yı Bakü’ye taşımışlar gibi hissediyorum şahsen. Çünkü özlediğim bir yeri sanki Azerbaycan’a taşımışlar ve hasretimi gideriyor gibi hissediyorum.” sözleriyle ifade etti. ETKİNLİKLER 6 EYLÜL’E KADAR DEVAM EDECEK Şanlıurfa Tanıtım Günleri kapsamında Bakü’de kurulan tanıtım stantlarında Şanlıurfa’nın kültürel ve gastronomik değerleri ziyaretçilerle buluşturulacak. 5 Eylül’de stantların yanı sıra basın toplantısı, sergi açılışı, ebru ve hat atölyeleri gerçekleştirilecek. Akşam saatlerinde ise resmî açılış ve konser programı düzenlenecek. Programda Azerbaycan Millî Konservatuvarı öğrencileri ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi sanatçıları sahne alacak. 6 Eylül’de de 11.00-18.00 saatleri arasında tanıtım stantları ziyaretçilere açık olacak. Şanlıurfa Kültür Günleri, Şanlıurfa’nın tarihini, kültürünü, musikisini ve gastronomisini Hazar’ın kıyısında Azerbaycanlılarla buluşturarak Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine kültürel bir köprü oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.