Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Balık Ekmek

Kapsül Haber Ajansı - Balık Ekmek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balık Ekmek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Malatya’da Sınırları Aşan Turna Balığı Heyecanı Haber

Malatya’da Sınırları Aşan Turna Balığı Heyecanı

“Yakala, Fotoğrafla, Doğaya Geri Bırak” temasıyla gerçekleştirilen ve 90 sporcunun katıldığı organizasyon, üç gün boyunca festival havasında geçti. İsviçre’den gelen balıkseverlerin de katıldığı yarışma, Karakaya Baraj Gölü’nün doğal güzelliklerini ve Malatya’nın turizm potansiyelini uluslararası platforma taşıdı. Kıyı ve bot kategorilerinde gerçekleştirilen yarışma, toplam 500 bin liralık ödül havuzuyla Türkiye’nin bu alandaki en kapsamlı organizasyonları arasında yer aldı. MALATYA’DA YENİ TURİZM VİZYONU Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Karakaya Baraj Gölü’nün doğal güzellikleri ve zengin su ürünleri varlığıyla Türkiye’nin en önemli tatlı su balıkçılığı merkezlerinden biri olduğunu belirterek, organizasyonun yalnızca bir yarışmadan ibaret olmadığını söyledi. Başkan Er, Malatya’nın turizm potansiyelini çeşitlendirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, “Temel hedeflerimizden bir tanesi; ‘Malatya’nın da denizi var artık’ diyebilmek ve Malatya’yı denizle buluşturmak. Önümüzdeki süreç içerisinde bu bölgede hayata geçireceğimiz su sporları merkeziyle Karakaya Baraj Gölü hak ettiği değeri bulacaktır. Hem dikkati bu yöne çevirmek hem de Malatya’mızda su sporlarının yapıldığını göstermek istedik. Bu organizasyon Malatya turizmine de yön verecek önemli bir etkinlik oldu” dedi. Başkan Er, yarışmanın geleneksel hale getirileceğinin de müjdesini verdi. İSVİÇRE’DEN GELDİLER, MALATYA’DA BALIK TUTTULAR Yarışmanın en dikkat çeken yönlerinden biri de uluslararası katılım oldu. İsviçre’den gelen balıkçılar, Karakaya’nın eşsiz manzarası eşliğinde oltalarını suya bıraktı. Onlarca takımın mücadele ettiği organizasyon, Malatya’nın doğa ve su turizmi açısından sahip olduğu potansiyeli gözler önüne serdi. Üç gün boyunca çadır ve karavan kamp alanlarında düzenlenen etkinliklerde çocuklar da unutulmadı. Aileleriyle birlikte yarışmaya katılan çocuklar oltayla balık tutmanın heyecanını yaşarken, at binme, voleybol ve canlı müzik dinletileriyle festival coşkusu yaşandı. BALIKLARI YAKALADILAR, DOĞAYA GERİ BIRAKTILAR Yarışmanın merkezinde ise çevre bilinci vardı. “Yakala, Fotoğrafla, Doğaya Geri Bırak” anlayışıyla gerçekleştirilen organizasyonda katılımcılar, yakaladıkları turna balıklarını tartıp fotoğrafladıktan sonra yeniden suya bıraktı. Başkan Sami Er, bu anlayışın doğa sevgisi ve çevre bilinci açısından önemli olduğuna dikkat çekerek, organizasyonun gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakılması adına da büyük anlam taşıdığını ifade etti. Yarışmanın ardından Başkan Er, Karakaya Baraj Gölü’ne balık salımı gerçekleştirerek doğal yaşamın korunmasına yönelik farkındalık oluşturdu. “MALATYA’NIN İHYA SÜRECİ DEVAM EDECEK” Deprem sonrasında yalnızca konutların değil, geleceğin Malatya’sının da inşa edildiğini vurgulayan Başkan Er, şunları söyledi: “Son dokunuşları yapıyoruz. İnsanlarımız artık evlerine ve iş yerlerine taşınıyor. Bundan sonra şehrimizin ihya süreci devam edecek. Malatya’nın yeniden normalleştiğini göstermek için uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapıyoruz.” Başkan Er, Malatya’nın sadece kayısıyla değil, kültürü, tarihi ve doğal güzellikleriyle de öne çıkan bir şehir olduğunu belirterek, bu tür organizasyonlarla şehrin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür hale geleceğini kaydetti. BAŞKAN ER’DEN BALIK EKMEK İKRAMI Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte yarışma alanında sporcular ve aileleriyle bir araya geldi. Çocukların balık tutma heyecanına ortak olan Başkan Er, katılımcılara balık ekmek ikramında bulundu. Göl kenarında vatandaşlarla sohbet eden Er, üç gün süren festival coşkusuna eşlik etti. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Kıyı ve bot kategorilerinde gerçekleştirilen yarışmanın sonunda dereceye giren sporcular ödüllerine kavuştu. Bot kategorisinde birinciliği Şen Bacanaklar takımı elde ederken, takım üyeleri Mustafa Seyyar ve Mustafa Sağır’a ödül ve madalyalarını Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er takdim etti. Yarışmada her iki kategoride de birincilere tekne, ikincilere 50 bin TL, üçüncülere ise 25 bin TL ödül verildi. Dereceye giren takımlar ise şöyle sıralandı: Bot Kategorisi • Şen Bacanaklar • Hısım Team • Master Fishing Kıyı Kategorisi • Yıldız Team • Doğa Çekerler • Muharrem Sefa Doğan ve Ali İzbay Malatya’nın yeni turizm rotalarından biri olmaya aday Karakaya Baraj Gölü’nde düzenlenen 1. Turna Balığı Yakalama Yarışması, hem spor hem doğa hem de turizmi buluşturan yapısıyla hafızalarda yer edinirken, gelecek yıllarda uluslararası ölçekte daha geniş katılımlarla gerçekleştirilmesinin de kapısını aralamış oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir'de Meslek Fabrikası Hayatları Değiştiriyor Haber

İzmir'de Meslek Fabrikası Hayatları Değiştiriyor

Aldıkları eğitimlerle belediye denetiminde stantlarda satış yapmaya başlayan kursiyerler, artık ailelerine güvenli bir şekilde ekmek götürebiliyor ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunuyor. Meslek fabrikası sayesinde hayata yepyeni bir başlangıç yapanlar, meslek fabrikasına dokunulmaması çağrısı yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, bugüne kadar 145 bin 77 kursiyere ulaştı ve binlerce hanede yeni bir hikâye başlattı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde 2016 yılından bu yana açılan 531 kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, hayatlarına yeni bir yön verdi. 35 alan ve 215 branşta verilen eğitimler, kimi için ilk iş, kimi için yeniden ayağa kalkma, kimi için ise çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmanın anahtarı oldu. Yolu Meslek Fabrikası’ndan geçen seyyar satıcılar, eğitimlerin ardından belediye denetiminde stantlarda çalışmaya başladı; daha önce kayıt dışı çalıştıkları için zabıta ekiplerinden kaçanlar artık huzurlu ve güvenli bir şekilde hizmet sunuyor. Nesiller boyu aynı meslekle evini geçindiren ve çocuklarını okutabilen kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’ne minnettar. “Umudu söndürmeyelim” Meslek Fabrikası’nda alınan eğitimler, kursiyerlerin hayatına doğrudan yansıyor. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu ve İzmir Doğa İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Heptepe de dezavantajlı grupların Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimlerin ardından meslek kollarına göre sertifika sahibi olduklarını ve hayata tutunduklarını belirterek, şunları söyledi: “Meslek Fabrikası’nın ışığını söndürmek, geleceğin ışığını söndürmek olur. Çünkü bu insanlar Meslek Fabrikası’nda aldıkları eğitimlerle istihdam edildi. Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım. Umudu söndürmeyelim. İzmir’e miras bırakılan Meslek Fabrikamızın ışığını hiçbir zaman kapatmayalım.” “Dezavantajlı yurttaşlar topluma kazandırıldı” Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı ise Meslek Fabrikası’nın kapanmasının birçok yurttaşı olumsuz etkileyeceğini belirtti. Çavdarcı, “Meslek Fabrikası’nın kapanması demek bazı insanların karanlık güçlere teslim olması anlamına geliyor. Karanlık güçlere teslimiyeti demek yeniden uyuşturucuya tekrar dönmesi demek. Oysa Meslek Fabrikası sayesinde meslek sahibi olan insanlar, topluma kazandırıldı. Bu insanların çoğu toplum dışına itiliyordu. Bunların yeniden yaşanmaması gerekiyor. Atatürk’ün İzmir’e mirası olan Meslek Fabrikası’na dokunulmaması gerekiyor” dedi. “Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı” Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoglu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine Meslek Fabrikası üzerinden ekmek kapısı açtığını söyledi. Önce hijyen belgesi ve sertifikalarını aldıklarını belirten Ördekoğlu, “Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı. Daha önce stantlarımızı zabıtadan dolayı açamıyorduk. Ama her şey değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize hediye ettiği stantlarda ekmeğimizi kazanıyoruz. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Cemil Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız” diye konuştu. “Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı” Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı ve Ege Bölgesi Kestane ve Mısırcılar Dernek Başkanı Şerif Akbulut, 1972 yılından bu yana 3 nesil aynı işi yaptıklarını belirtti. Akbulut, “Bizim başka bir gelirimiz, başka bir işimiz yok. Tek işimiz bu. Daha önce seyyar satıcılık yapıyorduk. Ancak Büyükşehir Belediyesi sayesinde tezgahlarımız tek tip oldu. Hijyen koşullarını en üst seviyeye çıkararak hizmet sunuyoruz. Bunların hepsi İzmir Büyükşehir Belediyesi sayesinde oldu. Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri tamamlayıp sertifika aldıktan sonra çok mutlu ve huzurlu olduk. O gün biz resmen tanındık. İşimizi belediye denetiminde sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı. Daha iyi koşullarda çalışmamızı oraya borçluyuz. Kapanmasını istemiyoruz. Her zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanındayız” dedi. Büyükşehir denetiminde çalışıyorlar Meslek Fabrikası’nda satış yaparken dikkat etmesi gereken hijyen kurallarının yanı sıra müşteri ile sağlıklı ve doğru iletişim konusunda eğitim alana evli ve 2 çocuk babası 33 yaşındaki Mert Altınar da “Meslek Fabrikası sayesinde bu işi yapıyoruz. O nedenle kapanmasını istemiyoruz. Onun sayesinde ekmek yiyoruz” dedi. Daha önce zabıta ekiplerini gördüklerinde kaçtıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları iş birliği sayesinde yetkililerin denetiminde satış yaptıklarını ifade eden Altınar, şimdi zabıta ekiplerini gördüğü zaman kaçmadan, huzurlu şekilde çalıştıklarını söyledi. “Binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı” 43 yaşında 3 çocuk babası çiçek satıcısı Emin Demirdöven’in hayatına da Meslek Fabrikası dokundu. Daha güzel buket yaparken, daha iyi satış yapmayı öğrendiğini vurgulayan Demirdöven, “Meslek Fabrikası’nın bize çok büyük katkısı oldu. Daha önce yaptığımız buketler biraz zayıftı ancak aldığımız eğitimlerin ardından daha şık çiçek buketleri hazırlamayı öğrendik. Görsel olarak daha da zenginleştik. Bu da satışlarımıza yansıdı. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı. O nedene lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın” dedi. “Bu sayede ekmek yemeye başladık” 15 yıl boyunca eşi ile büyük zorluklarla seyyar çiçekçilik yapan 3 çocuk babası Rafet Keski’in yolu da Meslek Fabrikası ile kesiştikten sonra değişti. Meslek Fabrikası’ndan aldıkları eğitimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerine çiçek satış tezgahı verdiğini ve yine belediyenin belirlediği noktada satış yapmaya başladığını anlattı. Rafet Keski, “Daha önce çalışma şartlarımız çok zordu. Yağmur çamurda satış yapmaya çalışıyorduk. Zabıta gelince kaçıyorduk. Çoğu zaman da yakalanıyorduk ve çiçeklerimize el konuyordu. Meslek Fabrikası hayatımızı değiştirdi. Artık zabıtadan kaçmadan satış yapıyoruz. Bu sayede ekmek yemeye başladık. Hayatımızda çok şey değişti. Çok güzel günler yaşıyoruz. Lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın. Ekmeğimizi onun sayesinde kazanıyoruz. Çocuklarımı burada büyüttüm ve bu tezgah sayesinde çocuklarıma ekmek yediriyorum. Bunun sayesinde onları okutabiliyorum” dedi. “Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı” Mesleği tekstilcilik olan ancak alanında iş bulamadığı için İnciraltı’nda balık ekmek satışı yaparak geçimini sağlayan Fatma İnan, Meslek Fabrikası’ndan aldığı eğitimlerin ardından hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: “Aile bütçesine katkı sunmak isteyen ancak eğitimi veya mesleği olmayan kadınlar, Meslek Fabrikası sayesinde hayatlarını değiştirdi. Meslek Fabrikası’na giden kadınlar, ilgi alanlarına göre mesleklerini seçerek çalışmaya başladı. Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı. Hem aile bütçesine daha fazla destek sağlayabildim hem de yaptığım iş hakkında daha çok bilgim var. İşimi daha profesyonel şekilde yapıyorum. Balığı daha iyi kızartma konusunda çok güzel eğitimler aldım. Daha güzel sunum yapıyorum. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapatılması toplum açısından zararlı. Orada meslek edinmek için eğitim alan gençler de var. Bu tür yerler insanlara yol gösteriyor. O nedenle lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın.” Bir eğitimden fazlası Meslek Fabrikası, kursiyerler için yalnızca meslek öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda bir dönüşüm alanı. Burada edinilen bilgi ve beceriler, insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Kuşaklar boyu seyyar olarak çiçek satıcılığı yaptıklarını anlatan Hanım Dalak’ın da hayatı Meslek Fabrikası sayesinde değişti. Yaptığı işin kendisini son derece mutlu ettiğini anlatan Dalak, “Meslek Fabrikası’ndan aldığımız eğitimler sayesinde çok güzel çiçekler yapmayı öğrendik. Müşteriye daha iyi sunum yapıyoruz. İşin inceliklerini öğrendik. Bilmediğimiz modelleri öğrendik. Daha şık buketler hazırlıyoruz. İzmirliye daha güzel hizmet sunuyoruz. Evimize ekmek götürüyoruz. Çok memnunuz. Çocuklarımıza buradan ekmek götürüyoruz. Bu işten başka bir iş bilmiyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sokak Lezzetleri Besin Zehirlenmesi Riskini Artırıyor! Haber

Sokak Lezzetleri Besin Zehirlenmesi Riskini Artırıyor!

Nev Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Özel, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte sokak lezzetlerinin besin zehirlenmesi riskini önemli ölçüde yükselttiğini belirterek vatandaşları uyardı. Özel, son dönemde yaşanan ve ölümle sonuçlanabilen ciddi vakalara dikkat çekerek, “Hızlı, ekonomik ve lezzetli olması nedeniyle tercih edilen sokak lezzetleri; uygun olmayan saklama koşulları ve hijyen yetersizliği nedeniyle tehlikeli hâle gelebilir” dedi. “Besin zehirlenmesi ciddi bir klinik tablo” Besin zehirlenmesinin, mikroorganizmalar veya toksinlerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıkan bir klinik durum olduğunu belirten Dr. Özel, en sık rastlanan etkenleri şöyle sıraladı: “Salmonella, Staphylococcus aureus toksinleri, E. Coli, Clostridium perfringens, Norovirüs, Vibrio türleri (özellikle deniz ürünlerinde.” “Herkes risk altında ancak bazı gruplar daha savunmasız” Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin besin zehirlenmesine karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Özel, “5 yaş altı çocuklar, 65 yaş üzeri bireyler, hamileler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullananlar daha ağır seyirli tabloyla karşılaşabilir” ifadelerini kullandı. “Gıda zehirlenmesi bulaşıcıdır” Gıda kaynaklı enfeksiyonların bulaşıcı olduğuna dikkat çeken Dr. Özel, kusma ve dışkı yoluyla mikroorganizmaların çevreye kolayca yayılabileceğini, bu nedenle kapalı alanlarda hızlı bulaşma görüldüğünü belirtti. Sokak lezzetlerinde risk neden artıyor? Uzm. Dr. Mustafa Özel’e göre sokak lezzetlerinde riskin daha fazla olmasının başlıca sebepleri şunlar: Uygun Olmayan Saklama Koşulları “Et, tavuk ve deniz ürünleri tezgâhlarda uzun süre açıkta bekleyebiliyor. 5–60°C arası bizim ‘tehlikeli sıcaklık bölgesi’ dediğimiz aralıktır; bakteriler bu sıcaklıklarda hızla çoğalır.” 2. Hijyen Eksikliği “Satıcıların el hijyeni, kullandıkları bıçak, tahta ve ekipmanların temizliği kritik öneme sahiptir. Çiğ ve pişmiş gıdaların aynı ekipmanla hazırlanması ciddi risk oluşturur.” 3. Denetim Eksikliği “Sokak satıcılarının bir kısmı düzenli gıda güvenliği denetimlerinden geçmediği için risk fark edilmeden artabilir.” 4. Su Kaynaklı Riskler “Özellikle midye gibi ürünlerde deniz suyu temizliği çok önemlidir. Kirli sularda toplanan midyelerde ağır metal ve mikroorganizma riski yüksektir. Salata ve soslarda kullanılan suyun temiz olmaması da zehirlenmeye davetiye çıkarır.” En yüksek risk taşıyan sokak lezzetleri Uzm. Dr. Özel, en riskli besinleri şöyle sıraladı: Midye dolma / midye tava: Vibrio ve Salmonella riski yüksek. Tavuk döner / et döner: Yetersiz pişirme ve uzun süre sıcaklıkta bekleme nedeniyle tehlikeli. Kokoreç: İç organ temelli kontaminasyon ve hijyen sorunları. Kumpir ve garnitürlü ürünler: Mayonez ve salataların oda sıcaklığında beklemesi büyük risk. Balık ekmek ve kızartmalar: Çok kullanılan yağ ve çapraz bulaşma tehlikesi. Belirtiler genellikle 1–72 saat içinde başlıyor Belirtilerin çoğunlukla birkaç saat içinde ortaya çıktığını belirten Özel, şikâyetleri şöyle sıraladı: “Bulantı, kusma, karın ağrısı, kramp, sulu ishal, ateş, halsizlik ve nadiren kanlı ishal.” Ne zaman doktora başvurmalı? Dr. Özel, şu belirtilerin görüldüğü durumlarda gecikmeden hastaneye başvurulması gerektiğini de vurguladı: “24-48 saatten uzun süren kusma veya ishal, kanlı ishal, 38.5°C üzeri ateş, aşırı halsizlik, bayılma hissi, dehidratasyon bulguları (ağız kuruluğu, çökük gözler) ve risk grubundaki bireylerde herhangi bir belirti ortaya çıktığında.” “Basit önlemlerle kendinizi koruyabilirsiniz” Uzm. Dr. Mustafa Özel, sokak lezzetlerini seven vatandaşlara şu önerilerde bulundu: “Satıcı seçimine dikkat edin. Kalabalık ve sirkülasyonu yüksek tezgâhları tercih edin. Yemeğin hazırlığını gözlemleyin. Kullanılan ekipmanların temizliğine bakın. Sıcak-soğuk zincirine dikkat edilmeli. Sıcak yemek sıcak, soğuk yemek soğuk tüketilmelidir. Tezgâhta uzun süre beklemiş yiyeceklerden kaçının. El hijyeni çok önemli. Eller mutlaka yıkanmalı, mümkün değilse dezenfektan kullanılmalıdır. Midye, tavuk ve et ürünlerinde ekstra özen gösterilmeli. Kaynağı belli olmayan midyelerden uzak durulmalı. Tavuk ve et ürünlerinin tamamen pişmiş olduğuna dikkat edilmeli.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.