Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Balıkesir

Kapsül Haber Ajansı - Balıkesir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balıkesir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Bölgesi’nin İhracatı 2 Ayda 496 Milyon Dolar Eridi Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı 2 Ayda 496 Milyon Dolar Eridi

Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi. Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi. Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı. Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı. İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı. İzmir dördüncü sıraya geriledi Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu. İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu. Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler. Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı. Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı. Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu. Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi. Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor Haber

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor

Kadınların eğitimden iş hayatına, girişimcilikten spora uzanan yolculuklarında ortaya koydukları kararlı adımları uzun yıllardır destekleyen Avrupa’nın lider beyaz eşya markası Beko, kadın girişimcilerin iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarına eşlik ediyor. “Kadının İşi, Gücü” projesiyle kalıpları kırarak cesaretle attıkları adımlarla daha görünür hale gelen kadın bayiler; sadece ticari başarılarıyla değil, bulundukları şehirlerde yarattıkları sosyal etkiyle de fark yaratıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kadın bayiler; erkek esnafın yıllardır hâkim olduğu sokaklarda kendi kepenklerini açarak “Bu sokağın ilk kadın esnafıyım” özgüveniyle yeni bir hikâye yazıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ortaya çıkan bu hikâyeler, kadın bayilerin cesaret ve kararlılıkla attıkları adımların güçlü başarı yolculuklarına nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. İzmir’de kendi girişim yolculuğunu başlatan Özenç Bektaş’ın hikayesi, ticaretle tanıştığı çocukluk yıllarından edindiği deneyimi, “Kadının İşi, Gücü” projesiyle somut bir iş modeline dönüştürmesiyle başlıyor. Kısa sürede ikinci mağazasını açarak büyüyen bu yolculuk, bireysel bir başarı hikâyesinin ötesinde; Anadolu’nun farklı şehirlerinde genç kadınlara “Ben de yapabilirim” duygusunu aşılayan bir rol modele dönüştü. Balıkesir’de Nisa Dernek ise, kadın girişimciliğinin bir mirasın devamı olabileceğini gösteriyor. Babasından devraldığı ticaret kültürünü yeni nesil bir girişimcilik anlayışıyla birleştirerek, kadınların yalnızca çalışan değil, işveren ve lider olarak da iş dünyasında var olabileceğini ortaya koydu. İzmir’den Aysel Kahvecioğlu ise çocuklarını büyütüp meslek sahibi yaptıktan sonra, 50’li yaşlarının başında ev hanımı olarak yaşamını sürdürmek yerine hep hayalini kurduğu girişimi hayata geçirerek kendi mağazasını açtı. Kısa sürede elde ettiği başarılarla girişimine yeni mağazalar ekledi. Onun hikâyesi, tüm ev hanımlarına ve “artık emeklilik yaşım geldi” diyerek geri planda kalmayı düşünen kadınlara ilham oluyor. Iğdır’da bayi sahibi Derya Kayla ise kadın bayiliğinin toplumsal etki yaratma potansiyelini eğitime taşıdı. Hürriyet Ortaokulu’nda kendi imkânlarıyla hayata geçirdiği proje sınıfı sayesinde, çocukların akademik, sanatsal ve sosyal gelişimlerini destekleyen kalıcı bir öğrenme alanı oluşturdu. Bu hikâyelerin etkisi bireysel başarılarla sınırlı kalmıyor. Erkek egemen olarak kabul edilen beyaz eşya sektöründe kadınların bayilik, servis ve teknik alanlarda aktif şekilde yer alması; birçok genç kadına ilham veriyor. Anadolu’nun küçük şehirlerinde bile, bir kadının ticaretin merkezinde durabileceği fikri daha fazla kabul görüyor. Farklı yaş ve geçmişlere sahip kadınlar; ev hanımlarından emeklilere, öğretmenlerden yeni mezunlara kadar geniş bir yelpazede girişimcilik yolculuğuna adım atarak kısa sürede başarılı işletmelere dönüşüyor. Bu çeşitlilik ekonomik kazanımların yanı sıra, yaşadıkları çevrede olumlu bir değişim yaratıyor. Kadınların iş dünyasında daha görünür hale gelmesi, aile içindeki rollerin yeniden tanımlanmasına ve kadın sesinin hem ekonomik hem sosyal kararlarda daha güçlü duyulmasına katkı sağlıyor. Bugün birçok kadın bayi, başarılı bir iş insanı olmanın ötesinde bulundukları bölgelerde yerel girişimleri destekleyen, dayanışmayı güçlendiren ve çevrelerine ilham veren birer rol modele dönüşüyor. Mağazalarında eğitim ve dayanışma kültürünü de yaşatan yapılar kuruyorlar. Kadın bayiler bugüne kadar 495 kişiye istihdam sağlayarak yerel ekonomiye katkı sunarken, bu istihdamın önemli bir bölümünü kadın çalışanlar oluşturuyor. Böylece girişimci kadınlar, başka kadınların da iş hayatına katılmasını destekleyen bir etki zinciri yaratıyor. İzmir’den Iğdır’a uzanan kadın bayi hikâyeleri, erkek egemen kabul edilen bayilik sisteminde yeni bir denge yaratırken; müşteriyle kurulan empati, detaycılık ve sürdürülebilir ilişki yaklaşımıyla yalnızca satış performansını değil, müşteri deneyimini de zenginleştiriyor. Kadın bayiler, işlerini büyütürken bulundukları şehirlerde ilham veren, istihdam yaratan ve yerel kalkınmanın aktif bir parçası haline geliyor. “Kadının İşi, Gücü” Projesi Toplumsal Algıları Dönüştürmeyi Hedefliyor Beko’nun toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın girişimciliğini destekleme vizyonuyla 2019 yılında “Beko 100 Kadın Bayi” adıyla hayata geçirdiği proje, hedeflenen 100 kadın bayiye ulaşılmasının ardından 2023 yılı Ekim ayında daha kapsayıcı bir yaklaşımla “Kadının İşi, Gücü” adını aldı. Erkek egemen bir yapı olarak görülen bayilik ekosisteminde kadın temsilini artırmayı amaçlayan proje, sayısal büyümeyle birlikte; kadın girişimciliğinin bütünsel olarak güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda kadın bayilere kira, dekorasyon, prim ve reklam desteklerinin yanı sıra eğitim, mentorluk, e-ticaret altyapısı ve operasyonel danışmanlık gibi çok boyutlu destekler sunuluyor. 2025 yılı itibarıyla 140 kadın bayi ve 172 mağazaya ulaşan “Kadının İşi, Gücü” projesi, Türkiye genelinde 43 il ve 98 ilçede faaliyetlerini sürdürüyor. Kadın çalışan oranının 2030 yılına kadar %60’a, 2040 yılına kadar ise %70’e çıkarılması hedeflenirken; proje kapsamının Türkiye’nin tüm illerine yayılması ve kadın girişimcilerin liderlik, finansal yönetim ve dijital yetkinliklerini geliştirecek yeni eğitim programlarıyla desteklenmesi planlanıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kendi işini kurarak hem ekonomik hem sosyal yaşamda güçlü bir yer edinen kadın bayilerin hikâyeleri, bu yaklaşımın en somut yansımalarını oluşturuyor. Beko 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, bu ilham veren başarı yolculuklarını görünür kılarak karşılıyor ve kadınların iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarını desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor

Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanmasıCanlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılmasıKimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konmasıMarker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesiEn az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak  Haber

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak 

Anadolu Sigorta, iklim kriziyle birlikte sayısı ve etkisi giderek artan orman yangınlarına karşı teknoloji, kamu–özel sektör iş birliği ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren “Ormanın Gözleri” projesiyle Türkiye genelinde kalıcı ve ölçeklenebilir bir koruma modeli oluşturuyor. 2022 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen proje; orman yangınlarını erken tespit etmek ve yangın riskine karşı toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla tasarlandı. Proje kapsamındaki ilk insansız yangın gözetleme kulesi 2022 yılının sonunda Adana Balcalı’da devreye alındı. 2023 yılında Çanakkale, Muğla, Adana ve Antalya’da; 2024’te ise İstanbul, İzmir, Bursa, Kahramanmaraş ve Mersin’de yeni nesil kuleler tamamlanarak hizmete alındı. 2025 yılında İstanbul, Kastamonu, Muğla, Denizli, Bilecik ve İzmir’de kurulan kulelerle birlikte Ormanın Gözleri, yangın riski yüksek bölgelerde etkin bir erken uyarı ağına dönüştü. 2025 yıl sonu itibarıyla projede toplam 16 yangın gözetleme kulesi aktif olarak görev yapıyor. Bu kuleler aracılığıyla yaklaşık 800 bin hektarlık alan kesintisiz izlenirken, bugüne kadar 241 orman yangını çok erken aşamada tespit edilerek olası büyük felaketlerin önüne geçildi. “Ormanın Gözleri ile toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz” Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, Ormanın Gözleri projesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İklim kriziyle birlikte orman yangınları yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik boyutları olan çok katmanlı bir risk alanına dönüştü. Bu sene 5. yılına giren Ormanın Gözleri projesini, bu risklere karşı yalnızca bugünü değil geleceği de koruyan kalıcı bir çözüm modeli olarak kurguladık. Türkiye’de 23,4 milyon hektar orman alanı bulunmaktadır. Bu orman alanlarının yaklaşık %55’i yangına hassas bölge niteliğindedir. 2026’da tamamlanacak kulelerimizle yaklaşık 1.200.000 hektarlık alanı gözetleyeceğiz. Bu alanın yaklaşık 800.000 hektarı da yangına daha hassas orman alanı olarak nitelendiriliyor. Bu sayede devreye alacağımız yeni kulelerimizle yangına hassas bölgelerin yaklaşık %10’u gözlenecek. Orman Genel Müdürlüğü’nün yangın gözetleme sistemine ek olarak hayata geçirdiğimiz destekle, OGM’nin gözetlediği orman alanlarının yaklaşık %5’inin korunmasına katkı sunmuş olacağız. Teknolojiyi kamu–özel sektör iş birliğiyle sahaya indirirken, erken tespitin hayat kurtaran gücünü ve önleyici yaklaşımın önemini merkeze aldık. Yapay zekâ destekli gözetleme sistemleriyle ormanlarımızın gözü kulağı olurken, aynı zamanda toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz.” 2026 hedefi: Türkiye ve Kıbrıs’ta daha geniş bir koruma ağı Projenin 2026 yol haritasında Balıkesir, Adana, Kastamonu ve Denizli illerine yeni yapay zekâ destekli insansız yangın gözetleme kuleleri kurulması; ayrıca Ankara (ODTÜ Ormanları) ve Kıbrıs’ta gelişmiş gözetleme sistemlerinin devreye alınması yer alıyor. Ormanın Gözleri sadece hayati önemde bir teknolojik yatırım değil; aynı zamanda güçlü bir iletişim ve farkındalık projesi. Proje kapsamında hazırlanan “Ormanın Gözleri” belgesel serisinin ilk bölümü 2023’te, dördüncü bölümü ise 2025’te izleyiciyle buluştu. Belgesel serisi teknik başarının ötesinde doğa ile insan arasındaki ilişkiyi ve yangınlarla mücadeledeki ortak sorumluluğu görünür kılıyor. Belgesel çekimlerinin 2026 yılında da sürdürülmesi planlanıyor. Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi, iklim kriziyle mücadelede özel sektörün kamu kurumlarıyla birlikte hareket ettiğinde nasıl yüksek etki yaratabileceğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Proje, orman yangınlarının erken tespiti ve orman koruma işleviyle Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan “Karasal Yaşam” amacını doğrudan destekliyor. Aynı zamanda “Amaçlar İçin Ortaklıklar” başlığına da güçlü bir katkı sunarak, teknolojinin doğa koruma alanındaki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Kuleler yalnızca yangınlara karşı değil; diğer ormancılık faaliyetleri için de etkin bir gözetim sağlıyor. Aynı zamanda doğal yaşamın korunmasına katkı sunan sistemler, nesli tükenme riski altındaki türlerin takibinde de önemli rol üstleniyor. Kulelerin orman haberleşme sistemleri için baz istasyonu işlevi görmesi sayesinde, ormanlık alanlarda iletişim altyapısı güçlenirken, acil müdahale ekiplerinin koordinasyonu da önemli ölçüde kolaylaşıyor. Anadolu Sigorta, kule kurulumlarının yanı sıra Orman Genel Müdürlüğü’nün “Video Analitik Yazılım ve Duman Algılama Sistemi” projesine de destek veriyor. Bu sistem sayesinde, OGM’nin mevcut yangın gözetleme kulelerindeki kameralar tek bir yazılım platformu üzerinden izlenebiliyor. Yapay zekâ destekli analizlerle video görüntüleri üzerinde duman ve alev otomatik olarak algılanarak yangınlar çok erken safhada tespit edilebiliyor. Bu yaklaşım, afet risklerinin azaltılmasında teknolojinin rolünü güçlendirirken, iklim değişikliğine karşı dijitalleşme temelli bir uyum (adaptasyon) modeli de sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı

Ege Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alarak liderliğini sürdürdü. İlk üç sektör su ürünleri, hububat ve kuru meyve Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılında ihracatını yüzde 6’lık artışla 1 milyar 880 milyon dolardan 1 milyar 999 milyon dolara yükseltti ve 2 milyar dolar barajının sadece 1 milyon dolar uzaklığında kalarak Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ihracat şampiyonu oldu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü Balıkesir, Aydın, Muğla ve Uşak’ta en çok ihracat yapan tarım sektörü olmayı başardı. Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ikinci sıranın yeni sahibi hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu. 2024 yılındaki 889 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılında yüzde 27’lik artışla 1 milyar 128 milyon dolara çıkaran hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü kuru meyve sektörünü geçerek zirvenin ikinci basamağına yerleşti. Sektör yüzde 27’lik ihracat artış hızıyla da Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran tarım sektörü oldu. İklim krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri olan kuru meyve sektörünün ihracatı 2025 yılında yüzde 3 sınırlı düşüşle 1 milyar 123 milyon dolardan 1 milyar 87 milyon dolara gerilese de 1 milyar doları aşan sektörler arasında yerini korudu. Kuru meyve sektörü, Manisa ve Aydın’da ihracat liderliğini sürdürdü. İzmir, Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına yaptı İzmir, 4 milyar 401 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına gerçekleştirdi. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 4 basamak yükseldi İzmir’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sırayı 760 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü aldı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2024 yılında 560 milyon dolar olan ihracatını yüzde 36 geliştirdi ve beşinci sıradan dört basamak yükselerek zirveye tırmandı. İhracatını yüzde 6’lık artışla 665 milyon dolardan 704 milyon dolara ilerleten tütün sektörü ikinci sırada yer alırken, üçüncü sırada ihracatını yüzde 8 artırarak 600 milyon dolardan 649 milyon dolara ulaşan kuru meyve sektörü yer aldı. Tarım ürünleri ihracatında Muğla, Manisa’yı geçti Su ürünleri ihracatının başkenti Muğla, 2025 yılında tarım ürünleri ihracatını yüzde 20’lik artışla 893 milyon dolardan 1 milyar 73 milyon dolara taşıdı. Muğla bu başarısıyla hem Manisa’yı geçti hem de tarihinde ilk kez 1 milyar dolar barajını aşma başarısı gösterdi. Muğla’da su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracatını yüzde 22 geliştirerek 814 milyon dolardan 992 milyon dolara yükseltti ve Muğla’nın tarım ürünleri ihracatının yüzde 92’sini tek başına gerçekleştirdi. Kuru meyve sektörü Manisa’nın tarım ürünleri ihracatında zirvede Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Manisa, 2025 yılında 991 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 239 milyon dolarla zirvedeki yerini korudu. Manisa’nın tarım ürünleri ihracatına Meyve sebze mamulleri sektörü 228 milyon dolar, hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 201 milyon dolar, tütün sektörü 138,5 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 60 milyon dolar katkı sağladı. Denizli her gün 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etti Denizli, 2024 yılında 347 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatını 2025 yılında 5 ileri taşıdı ve 365 milyon dolara çıkardı. Denizli, bu performansıyla 2025 yılının her günü 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etme başarısı gösterdi. Denizli’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sıraya 162 milyon dolarlık ihracatla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü adını yazdırdı. İkincilik 70 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün olurken, üçüncü basamakta 30 milyon dolarla kuru meyve sektörü yer aldı. Aydın’ın lezzetleri 322 milyon dolar kazandırdı Evliya Çelebi’nin “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye tasvir ettiği Aydın, 2025 yılında 322 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 166 milyon dolarlık ihracatla tarım ürünleri ihracat şampiyonluğuna yeni bir halka ekledi. Aydın’ın tarım ürünleri ihracatına meyve sebze mamulleri sektörü 68 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 51 milyon dolar katkı sağladı. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını zeytinyağı aşağı çekti 2025 yılında Ege Bölgesi’nde tarım ürünleri ihracatında en keskin düşüş Balıkesir’de yaşandı. 2024 yılında 316 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç eden Balıkesir, 2025 yılında yüzde 20’lik kayıp yaşadı ve 252 milyon dolara düştü. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatı sektörler bazında irdelendiğinde düşüşün zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracat performansındaki kayıptan kaynaklı olduğu göze çarpıyor. Balıkesir’den 2024 yılında 63,4 milyon dolar olan zeytin ve zeytinyağı ihracatının 2025 yılında yüzde 77’lik sert düşüşle 14,6 milyon dolara çakıldığı görülüyor. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 153 milyon dolarlık ihracatla Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını domine etmesi sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEKÜL Vakfı, Bir Yılda 116 Bin Fidanı Toprakla Buluşturdu Haber

ÇEKÜL Vakfı, Bir Yılda 116 Bin Fidanı Toprakla Buluşturdu

30 yılı aşkın bir süredir gönüllülerinin ve destekçilerinin katkılarıyla ağaçlandırma çalışmaları yürüten ÇEKÜL Vakfı, 2025 y ılında tam 116 bin 186 fidanı toprakla buluşturdu. 7 Ağaç Ormanları programı kapsamında yapılan dikimler geçen yıl Balıkesir, Sivas, Manisa, Çanakkale ve İstanbul'daki sahalarda yapıldı. Doğaseverlerin yıl boyunca doğaya katkı amaçlı yaptığı destekler ile doğum, nikah, sevgililer günü gibi özel günlerde sevdiklerine hediye ettikleri fidanlar ve kurumsal katkılarla desteklenen 7 Ağaç Or manları programı, 1992 yılında İstanbul'un Beykoz ilçesinde başlatılmıştı. O tarihten günümüze kadar Türkiye'nin birçok ilinde, farklı sahalarda dikim çalışmalarını sürdüren ÇEKÜL Vakfı'nın "7 Ağaç" programı, bir yıl boyunca tükettiğimiz doğal varlıkların yerine fidan dikerek, doğaya verdiğimiz zararın bir bölümünü gidermeyi amaçlıyor. Her ay 10 bin fidan ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, "Geçtiğimiz yıl orman yangınları nedeniyle Türkiye'nin orman varlığında önemli bir kayıp oldu. Biz de çabalarımızı artırdık, doğaseverlerin desteğiyle ağaçlandırma programımızı hızlandırdık. Hem bireysel hem de kurumsal bağışlarla 116 bin fidan dikmeyi başardık. Her ay yaklaşık 10 bin fidanı 7 Ağaç Ormanları'na kazandırdık" açıklamasını yaptı. 2025 yılında kurumsal bağışların da öne çıktığına dikkat çeken Ilgın Sözen, "İki bin fidanla koru, 10 bin fidanla orman oluşturan destekçilerimiz oldu. İstanbul Maratonu'nda birlikte koştuk. Bazı kurum ve bireyler 35 yıldır bizimle birlikte; ormanların, ÇEKÜL'ün bir parçası oldular. Kendilerine ne kadar teşekkür etsek az" dedi.

Elektrikli Araçların Yol Arkadaşı Myz Co Charge 1 Yılda 5 Ton Karbon Salımını Önledi Haber

Elektrikli Araçların Yol Arkadaşı Myz Co Charge 1 Yılda 5 Ton Karbon Salımını Önledi

Çevreye değer katan vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Zeren Group, MYZ Co Charge markasıyla mobilite sektöründe çevreci bir dönüşüm sağlıyor. Türkiye genelinde 54 şarj ünitesiyle hizmet veren MYZ Co Charge, bireysel kullanıcıların yanı sıra ticari alanlarda da kullanılabilen çözümleriyle dikkat çekiyor. Son bir yılda MYZ Co Charge’ın elektrikli araçlara sağladığı enerji sayesinde 5 tonun üzerinde karbon emisyonu engellenirken, altyapının yeni yatırımlar ve iş birlikleriyle daha da genişletilmesi planlanıyor. ‘DAHA YEŞİL BİR GELECEK’ Zeren Group Operasyonlar ve Dış İştirakler Direktörü Çağla Tepe, çevreye duyarlı ulaşıma destek sağlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, “Elektrikli araçlar için kurduğumuz her altyapı, aslında daha yeşil bir geleceğin yapı taşlarını oluşturuyor. Amacımız yalnızca araçların enerjiye erişimini sağlamak değil; karbon salımını azaltan çözümlerimizle çevreye duyarlı ulaşım kültürünü de yaygınlaştırmak. Bu yaklaşımımızla hem bireysel kullanıcıların hem de toplumun sürdürülebilir yaşam biçimlerine geçişini destekliyoruz. MYZ Co Charge’la, Zeren Group’un insana ve çevreye değer katan vizyonunu geleceğe taşıyarak Türkiye’den başlayıp uluslararası pazarlara uzanan bir dönüşüme öncülük etmek istiyoruz.” diye konuştu. YENİ YATIRIMLAR YOLDA MYZ Co Charge, elektrifikasyonun hız kazandığı yeni mobilite çağında dijital altyapı ve kullanıcı dostu uygulamaları sayesinde rezervasyon, erişim ve ödeme kolaylığı sağlıyor. Marka, yakın dönemde Ağrı, Ankara ve Balıkesir’de devreye alınacak yeni istasyonlarla daha geniş bir coğrafyada kullanıcılarla buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu Haber

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu

Ege İhracatçı Birlikleri'nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin 10 aylık ihracatı ise yüzde 2’lik artışla 35 milyar 827 milyon dolardan 36 milyar 464 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi, 10 aylık dönemde Türkiye’nin 224,5 milyar dolarlık ihracatından yüzde 16,23 pay aldı. İzmir ihracatını en çok artıran ikinci il oldu İzmir, 2024 yılı ekim ayında 1 milyar 756 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılı ekim ayında yüzde 10’luk artışla 1 milyar 929 milyon dolara çıkardı ve Türkiye genelinde İstanbul ve Kocaeli’nden sonra en çok ihracat yapan üçüncü il oldu. İzmir, ekim ayında yakaladığı 173 milyon dolarlık ihracat artışıyla da ihracatını en çok artıran ikinci il olmayı başardı. İzmir’in ihracatında öne çıkan ürünler 418 milyon 157 bin dolarla Mineral yakıtlar, mineral yağlar faslı olurken, Kazanlar, makinalar faslı 192 milyon 595 bin dolar ve Demir ve çelik faslı 180 milyon 545 bin dolar ihracata imza attı. İzmir en fazla ihracatı 198 milyon 422 bin dolarla Almanya’ya yaparken, ikinci sırada 135 milyon 126 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Zirvenin üçüncü basamağına İspanya 124 milyon 710 bin dolarlık ihracatla adını yazdırdı. Ekim ayında Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Uşak Eylül ayında Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni olan Uşak, bu unvanını Ekim ayında da korudu. Uşak, 2024 yılı ekim ayında 42 milyon 700 bin dolar olan ihracatını, 2025 yılının aynı ayında yüzde 44’lük artışla 61,4 milyon dolara yükseltti. Uşak, son iki ayda kırdığı ihracat rekorlarıyla 10 aylık dönemde ihracatını eksiden artıya döndürmeyi de başardı. Uşak’ın 10 aylık dönemdeki ihracatı yüzde 4,3’lük artışla 365,8 milyon dolardan 381,6 milyon dolara ilerledi. Manisa’nın ihracatındaki gerileme sürüyor Ege Bölgesi’nde İzmir’den sonra en çok ihracat yapan ikinci il konumundaki Manisa’nın ihracatı yüzde 7’lik düşüşle 740 milyon dolardan 687,5 milyon dolara geriledi. Manisa’nın 10 aylık ihracatı da yüzde 2’lik azalışla 6,3 milyar dolardan 6,1 milyar dolara indi. Denizli’nin ihracatı 4,5 milyar doları aşacak 2025 yılında başarılı bir ihracat performansı ortaya koyan Denizli, ekim ayında ihracatını yüzde 8’lik artışla 382 milyon dolardan 412 milyon dolara taşıdı. Denizli’nin 2025 yılının ocak – ekim döneminde ihracatı yüzde 6’lık gelişimle 3,5 milyar dolardan 3,75 milyar dolara ilerledi. Denizli başarı grafiğini 2025 yılının kalan iki ayında da sürdürürse yıl sonunda ihracatı 4,5 milyar doları aşacak. Aydın, Muğla ve Kütahya artı, Balıkesir ve Afyonkarahisar eksi yazdı Ege Bölgesi’nde ekim ayında Aydın, Muğla ve Kütahya’nın ihracatı artı yazarken, Balıkesir ve Afyonkarahisar’ın ihracatı eksi yazdı. Aydın’ın ihracatı yüzde 4,5’luk artışla 186 milyon dolardan 194,8 milyon dolara çıktı. Muğla ekim ayında ihracatını yüzde 12’lik gelişimle 117,5 milyon dolardan 131,3 milyon dolara taşıdı. Kütahya ihracatını yüzde 3’lük artışla 88 milyon dolardan 90,4 milyon dolara yükseltti. Balıkesir’in ihracatı ekim ayında yüzde 4’lük azalışla 220,5 milyon dolar olurken, Afyonkarahisar yüzde 4’lük kayıp yaşadı ve 48,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Afyonkarahisar’ın ihracatı ekim ayında eksi yazsa da 10 aylık dönemde 586 milyon dolar olan ihracatını yüzde 23’lük artışla 720 milyon dolara taşıdı ve 10 aylık dönemde Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olma başarısı gösterdi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.