Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bankacılık

Kapsül Haber Ajansı - Bankacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bankacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı Haber

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı

Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek” dedi. Akbank’tan Büyük Ölçekli Yapay Zekâ İş Yükleri için Yeni Nesil Altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank Mühendisliği Odağı ile İnşa Ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Akbank, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, Akbank’ın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla Akbank, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedefliyor.

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek Haber

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek

Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Yazılım testinin geleceği ise daha stratejik, daha bütünsel ve çok daha insana dokunan bir noktaya evriliyor. TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Çünkü kalite, önce bir bakış açısıdır; teknoloji ise o bakışın yansıması” diyor. Bankacılık, finans, sigorta ve e-ticaret gibi yüksek işlem hacimli sektörlerde, hatalı yazılımın müşteri kaybına ve ciddi maddi zararlara yol açabilme riski, test süreçlerinin stratejik önemini artırıyor. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. “Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil” Yazılım testinin Türkiye’de sadece büyüyen bir sektör değil; aynı zamanda her sektörde rekabet avantajı yaratmanın önemli bir bileşeni haline geldiğini belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Yazılım testi artık geçmişteki gibi ürün tamamlandı, şimdi hataları bulalım noktasında devreye giren bir aşamada değil. Bugün kalite, sürecin en başından itibaren inşa ediliyor; planlamadan geliştirmeye, testten müşteri deneyimine kadar her aşamada bir kültür haline geliyor. Gelecekte bu anlayış çok daha derinleşecek. Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil, ürünün değerini artıran, sürece yön veren ve yazılımın bütün yaşam döngüsünde kaliteyi tasarlayan profesyoneller olacak.” diyor. “Kalitenin kültürünü inşa eden uzmanlara ihtiyaç var” Kaliteyi test etmek yerine, kaliteyi üretmenin önemine dikkat çeken Sarıalioğlu, “Quality Engineering yaklaşımı tam da bunu ifade ediyor. Artık bir testçinin işi sadece doğrulamak değil, kullanıcıyı anlamak, riskleri öngörmek, teknolojiyi en doğru şekilde yönlendirmek ve yazılımın geleceğini tasarlamak. Bu, teknik bilginin ötesinde; stratejik düşünme, analitik bakış, iletişim ve empati becerisi gerektiren bir alan. Artık yazılım ekiplerinin içinde ürün vizyonunu, müşteri beklentilerini ve teknolojik altyapıyı birlikte düşünebilen, kalitenin kültürünü inşa eden çok yönlü uzmanlara ihtiyaç var.” dedi. “Öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor” Gençlerle iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten Barış Sarıalioğlu, “Kısa süre önce katıldığım DevFest25'te, Quantum Debugging: Kod Kalitesine ve Yazılım Hatalarına Kuantum Gözlüğüyle Bakmak başlığıyla sahnedeydim. Etkinliğe, Fırat Üniversitesi'nin pek çok farklı bölümünden katılan öğrencilerin ilgisi, merakı ve hedefleri beni çok mutlu etti. Ayrıca, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’nde Öğrenme Tasarımları tarafından düzenlenen Gameathon Diyarbakır’da, Dijital Dünyanın Koruyucuları: Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi’nde gençlerle bir araya geldik ve yaratıcılık, oyun, üretim dolu bir gün geçirdik. Soru soran, tartışan, öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” Kendilerini sadece bir teknoloji ya da yazılım şirketi olarak değil; kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı olarak tanımladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz. Global akreditasyonlara sahip eğitim programlarımızla hem yazılım testinin temellerini öğretiyor hem de yapay zekâ destekli test yaklaşımlarında yeni bir bakış açısı kazandırıyoruz. Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiğimiz deneyimle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veren aktörlerden biriyiz. Amacımız, geleceğin sadece test uzmanlarını değil, kaliteyi uçtan uca inşa eden Quality Engineer neslini yetiştirmek.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Garanti BBVA ve Garanti BBVA Emeklilik’te Üst Düzey Atamalar Haber

Garanti BBVA ve Garanti BBVA Emeklilik’te Üst Düzey Atamalar

Bu gelişme doğrultusunda, Garanti BBVA Kredi Riski Yönetimi Başkanlığı görevini, Aralık 2024’ten bu yana Garanti BBVA Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü olarak görev yapan Gökhan Koca devralacak. Garanti BBVA Emeklilik ve Hayat Genel Müdürlüğü rolünü ise Garanti BBVA KOBİ Bankacılığı İstanbul Pazarlama Müdürlüğü Direktörü olarak görev yapan Nurdan Tunay Günaylı devir alacak. Atamalar gerekli yasal süreçlerin tamamlanması ve izinlerin alınmasının ardından yürürlüğe girecek. Gökhan Koca Hakkında: Gökhan Koca, 2000 yılında Garanti BBVA’da müfettiş olarak başladığı kariyerine 2006–2017 yılları arasında Garanti BBVA Mortgage’daki üst düzey pozisyonlarla devam etti. 2017–2019 yılları arasında Garanti BBVA’da KOBİ ve Tarım Bankacılığı Direktörü olarak görev yapan Koca, 2019–2024 döneminde BBVA’nın Madrid merkez ofisinde KOBİ Bankacılığı Global Sorumlusu rolünü üstlendi. Aynı dönemde, Kasım 2019–Şubat 2021 arasında Finlandiya merkezli fintech şirketi Holvi’de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği ve Boğaziçi Üniversitesi MBA mezunu olan Gökhan Koca, bankacılık sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip. Nurdan Tunay Günaylı Hakkında: Nurdan Tunay Günaylı 2004 yılında Garanti BBVA’ya katılan Günaylı, şube ve genel müdürlük pozisyonlarında, kurumsal ve ticari bankacılık alanlarında görev yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümü mezunu olan Nurdan Tunay Günaylı bankacılık sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip.

Sistem Global Teknoloji Yatırımlarına Ara Vermeden Devam Ediyor Haber

Sistem Global Teknoloji Yatırımlarına Ara Vermeden Devam Ediyor

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, danışmanlık tabanlı, servis entegre teknoloji çözümleri sunan dinamik bir platforma dönüşme vizyonunu hızlandıracak yeni bir adım attı. KOBİ’lerin en kritik ihtiyacı olan finansmana erişim alanına önemli katkılar sağlayacak bu hamle kapsamında Sistem Global, finansal sağlık analizi ve fintech çözümleri sunan, Türkiye’nin mali veri analitiği alanındaki öncü teknoloji şirketi Agra Fintech’e stratejik yatırım gerçekleştirdi. Sistem Global’in KOBİ segmentindeki güçlü deneyimi, danışmanlık alanındaki uzmanlığı ve geniş müşteri tabanı, Agra’nın finansal teknolojiler alanındaki yetkinliği ile birleşerek, yalnızca finansal sağlık raporları üretmekle kalmayacak, aynı zamanda bu çıktıları doğru danışmanlıklarla destekleyecek güçlü bir sinerji yaratacak. Ayrıca, Sistem Global ekosistemindeki diğer yatırım ve dijital ürünlerle entegrasyon, çapraz satış fırsatları bu yatırımı daha da kritik kılıyor. Bu çerçevede Sistem Global yatırımlarından, mali müşavirlerin kopilotu bakış açısı ile geliştirilmiş Kalfa ile Agra arasında yaratılacak sinerji bu yatırımın ölçeklenebilirliğini artıracak. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, “Türkiye’de katma değerli üretim açısından en kritik aktörler olan ve ekonomimizin de bel kemiğini oluşturan KOBİ’ler için finansmana erişim, sürdürülebilir büyümenin önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor. Bu alanda Agra’nın geliştirdiği çözümler, KOBİ’lerin finansal sağlıklarını daha iyi yönetmelerini ve finansman kaynaklarına daha kolay ulaşmalarını mümkün kılacak. Finansal analizden danışmanlığa uzanan bu iş birliği, Sistem Global’in danışmanlık tabanlı servis entegre teknoloji hizmetleri sunan bir platforma dönüşüm vizyonunun önemli bir adımı. Ayrıca, Kalfa platformunda yer alan mali müşavirlerin, Agra’nın çözümlerini kullanarak mükelleflerine yeni fırsatlar sunabilecek olmaları, ekosistemimizde güçlü bir sinerji yaratacak. Bu yatırımın, KOBİ’lerin ve danışmanların değer üretme kapasitesini artırarak ekosistemimizde çarpan etkisi yaratacağına inanıyoruz” dedi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Agra Fintech Kurucu Ortağı Taner Toraman ise, “Agra olarak hedefimiz, KOBİ’lerin finansal yolculuklarında güvenilir bir pusula olmak. Bankacılık sektöründe edindiğimiz derin bilgi birikimini ve finansal analiz deneyimini, geliştirdiğimiz finansal sağlık uygulamaları aracılığıyla KOBİ’lere aktararak, işletmelerin finansal durumlarını doğru şekilde analiz etmelerine ve finansmana daha kolay erişmelerine olanak sağlıyoruz. Sistem Global’in sektördeki derin bilgi birikimi ve müşteri ağıyla birleşen fintech çözümlerimizin, Türkiye’de KOBİ’lerin büyüme potansiyelini açığa çıkaracak güçlü bir etki yaratacağına inanıyoruz” dedi. Agra Fintech Kurucu Ortağı Muharrem Uğurelli ise, “Agra Fintech olarak, Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz yapay zeka tabanlı finansal analiz altyapımızla, yüksek hacimli mali verileri saniyeler içinde işleyerek, finansal kurumlar ve KOBİ’ler için ölçeklenebilir, güvenilir ve regülasyonlara uyumlu çözümler üretiyoruz. Sistem Global yatırımıyla birlikte, bu teknolojik altyapıyı daha geniş bir danışmanlık ekosistemiyle buluşturacak ve KOBİ’lerin finansal sağlığını hem analiz eden hem de çözüm üreten bir yapıya dönüştüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’da Kritik Değişim: Finans ve Hazine Dümendeki İsim Değişiyor! Haber

Garanti BBVA’da Kritik Değişim: Finans ve Hazine Dümendeki İsim Değişiyor!

Türkiye Garanti Bankası A.Ş. (Garanti BBVA), Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı bildirimle üst düzey yönetim kadrosunda önemli bir değişikliğe gittiğini duyurdu. Bankanın Finans ve Hazine operasyonlarının başına yeni bir isim atanıyor. Yapılan açıklamaya göre, Banka'da uzun süredir Finans ve Hazine'den Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Aydın Güler, görevinden ayrılma kararı aldı. Güler'in görevden ayrılması, piyasalar ve bankacılık kulislerinde dikkatle karşılandı. Aydın Güler'den boşalan kritik koltuğa ise, gerekli yasal süreçlerin tamamlanması ve düzenleyici kurum izinlerinin alınmasının ardından Kemal Atıl Özus atanacak. Özus'un, yeni görevine başlamasıyla birlikte Garanti BBVA'nın Hazine ve Finansal Stratejiler yönetiminde yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. Kemal Atıl Özus Kimdir? Kemal Atıl Özus, bankacılık ve finans alanında önemli tecrübeye sahip bir yöneticidir. Eğitimi: Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 1993 yılında mezun olmuştur. Önceki Görevleri: Garanti BBVA'ya geçmeden önceki dönemde ING Bank A.Ş.'de Mali Kontrol ve Hazine Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapmıştır. ING Bank'a 2017 yılında Mali Kontrol ve Hazine Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmıştır. 2007 yılında ING Bank'ta "Finansal Koordinasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı" olarak görev almıştır. Başarıları: Uluslararası yatırımcılar ve analistler tarafından gerçekleştirilen Extel Survey'de 2016 ve 2017 yıllarında üst üste Türkiye'nin yatırımcı ilişkileri alanında yılın en iyi CFO'su (Chief Financial Officer / Mali İşler Direktörü) seçilmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, İthalat Akreditif Başvurusunu Dijitale Taşıdı Haber

Garanti BBVA, İthalat Akreditif Başvurusunu Dijitale Taşıdı

Garanti BBVA, dış ticaret yapan müşterilerinin işlemlerini daha hızlı, pratik ve kullanıcı dostu bir deneyimle yönetebilmeleri için İthalat Akreditif Başvurusunu dijital kanallarına taşıdı. Böylece müşteriler, Garanti BBVA Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden istedikleri anda başvuru yapabiliyor; başvuru formunu doldurup gerekli bilgileri ileterek süreci uzaktan başlatabiliyor. İthalat akreditifi, uluslararası ticarette ödeme güvenliğini sağlayan ve bankalar tarafından verilen bir ödeme garantisi niteliği taşıyor. Garanti BBVA, ithalat akreditifi işlem başlatma adımlarını dijital ortama taşıyarak bu güvence mekanizmasına erişimi kolaylaştırıyor. “Müşterimiz, işlemi istediği an istediği yerden başlatabiliyor” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, konuya ilişkin şunları söyledi: “Dış ticarette hız ve güven kadar erişilebilirlik de kritik. Garanti BBVA olarak biz erişilebilirliğe yalnızca bireysel değil tüzel bankacılık alanında da büyük önem veriyoruz. Bu sayede; hız, kolaylık, maliyet avantajı ve sürdürülebilirlik gibi çok yönlü kazanımlar sunabiliyoruz. Dış ticaretle uğraşan müşterilerimiz, artık ithalat akreditif başvurularını şubeye gitmeden, istedikleri an istedikleri yerden dijital kanallarımız üzerinden başlatabiliyor. Böylece zamandan ve operasyonel efordan tasarruf ederken, sürecin kontrolünü de kendi ellerinde tutuyorlar.”

Vakıf Faktoring A.Ş. 12-13-14 Kasım Tarihlerinde Halka Arz Oluyor Haber

Vakıf Faktoring A.Ş. 12-13-14 Kasım Tarihlerinde Halka Arz Oluyor

Çeyrek asırdan uzun bir süredir yalnızca finansal performansıyla değil Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına yaptığı önemli katkılarla da öne çıkan Vakıf Faktoring A.Ş 12-13-14 Kasım tarihlerinde halka arz oluyor. VakıfBank Finans Grubu şirketlerinden Vakıf Faktoring A.Ş., Kurumsal, Ticari ve KOBİ firmalarına verdiği finansman desteğiyle kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin toplam ticaret hacminin gelişmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Güçlü sermaye yapısı, uzman kadrosu ve müşteri odaklı çalışma prensibi ile istikrarlı büyümesini sürdüren, faktoring sektörünün öncü şirketlerinden Vakıf Faktoring A.Ş. şimdi de gerçekleştireceği halk arz ile ürettiği değeri yeni yatırımcılarla paylaşmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda Vakıf Faktoring A.Ş.’nin yaptığı halka arz başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı. Halka arz sürecinde talep toplama; Vakıf Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğinde oluşturulan konsorsiyum tarafından “Sabit Fiyat ile Talep Toplama” ve “En İyi Gayret Aracılığı” yöntemiyle, 12-13-14 Kasım tarihlerinde 14,20 TL sabit fiyatla gerçekleştirilecek. Sermaye artırımı ve ortaklık pay satışı yoluyla halka arz olacak Vakıf Faktoring’in mevcut çıkarılmış sermayesinin 850.000.000-TL’den 900.000.000-TL’ye yükseltilmesi planlanıyor. 225.000.000 adet nominal değerli payların satışında, %60’ı yurt içi bireysel yatırımcıya ve %40’ı ise yurt içi kurumsal yatırımcıya tahsis edilecek. Halka arzın 3.195.000.000-TL büyüklükte olması hedeflenirken, halka arz sonrası halka açıklık oranının da %25 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. “Sürdürülebilir Değer Üreterek Sektördeki Öncü Konumumuzu Güçlendiriyoruz” Halka arz süreci hakkında değerlendirmelerde bulunan Vakıf Faktoring A.Ş. Genel Müdürü Bülent Atılgan, “Vakıf Faktoring olarak, çeyrek asrı aşan tecrübemizle müşterilerimize hızlı ve etkili çözümler sunuyoruz. Uzun vadede sürdürülebilir değer üreterek, sektörümüzdeki öncü konumumuzu her geçen gün güçlendiriyoruz. Şimdi de oluşturduğumuz bu değeri daha da ileriye taşımak için şirketimizin hisselerini halka arz ediyoruz. Bu halka arzla, sürdürülebilir kurumsal yapımızı güçlendirip, faktoring sektöründeki rekabet gücümüzü daha da artırarak pazar payımızı ve karlılığımızı istikrarlı bir şekilde büyütmeyi amaçlıyoruz. Gerçekleştireceğimiz halk arzda yeni yatırımcılarımızdan alacağımız güçle, sürdürülebilir bir büyüme yolunda daha da emin adımlarla yürüyerek; ülkemiz, sektörümüz ve tüm paydaşlarımız için değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi. “Sektörde Çeyrek Asrı Aşan Tecrübeye Sahip Öncü Şirketlerden Biri” Vakıf Faktoring A.Ş., 28 Ocak 1998 tarihinde, yurt içi ve yurt dışı ticari işlemlere yönelik faktoring hizmetleri sunmak amacıyla T. Vakıflar Bankası T.A.O.’nun öncülüğünde kurulmuştur. Yurt içi ve yurt dışında faktoring hizmetleri sunan şirket, faaliyetlerini 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yürütüyor. Vakıf Faktoring, aynı zamanda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) denetim ve gözetiminde faaliyetlerini sürdürüyor. Uluslararası alanda da aktif olan Vakıf Faktoring, Factors Chain International (FCI) ve Finansal Kurumlar Birliği’nin asil üyesi olarak sektörde önemli bir yere sahip. “Aktif Büyüklük ve Karlılıkta İstikrarın Simgesi” Türkiye’nin aktif büyüklükte en büyük ikinci bankası VakıfBank’ın bağlı ortaklığı olan Vakıf Faktoring A.Ş., ağırlıklı olarak kredi değerliliği yüksek ticari ve kurumsal müşterilere faktoring hizmeti sunmaktadır. Bunun yanı sıra, portföyündeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) payını artırmak için pazarlama faaliyetlerine de önem vermektedir. Faktoring sektörüne ilişkin yayınlanan Finansal Kurumlar Birliği ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu verilerine göre, Vakıf Faktoring A.Ş. 2020-2023 yılları arasında dört dönem üst üste aktif büyüklük, faktoring alacakları büyüklüğü ve en yüksek net kar elde eden faktoring şirketi sıralamasında birinci olarak sektördeki konumunu sağlamlaştırdı. Böylece sadece finansal büyüme hedeflerini gerçekleştirmekle kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir karlılık konusundaki kararlığını da ortaya koydu. Vakıf Faktoring, 2024 yılında 105,2 milyar TL işlem hacmi, 32,9 milyar TL aktif büyüklük, 1,7 milyar TL net kara sahip olurken, 2025 yılının ilk 6 ayında da başarılı finansal sonuçlara imza atarak 45,8 milyar TL işlem hacmi, 32,4 milyar TL aktif büyüklük, 881 milyon TL net kara ulaştı. Böylece 2025 yılında da sektöründeki en büyük aktif büyüklüğe ve en yüksek net kara sahip şirketlerden birisi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösterdi. Şirket, aktif kalitesinin en büyük göstergelerinden biri olan ve sektör ortalamasının çok altında gerçekleşen bir takibe dönüşüm oranı (NPL) ile sürdürülebilir karlılığın korunması konusundaki başarılı performansını 2025 yılının ilk yarısında da devam ettirdi. Sektörünün takibe dönüşüm oranı %2,03 olarak gerçekleşirken, Şirket’in takibe dönüşüm oranı %0,31 olarak gerçekleşti.

Kaspersky, Finans Sektöründeki En Önemli Eğilimleri Paylaştı Haber

Kaspersky, Finans Sektöründeki En Önemli Eğilimleri Paylaştı

Kaspersky’nin IT Security Economics 2024 raporuna göre; bankacılık, finans ve sigorta (BFSI) kurumları yılda ortalama 1,2 milyon dolar siber güvenlik harcaması yapıyor. Ancak bu rakam, yaşanabilecek büyük bir güvenlik olayının ortalama 3,2 milyon dolarlık maliyetine kıyasla oldukça düşük kalıyor — yani yıllık güvenlik bütçesinin yaklaşık 2,7 katı. Bu durum, dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu ve yetersiz güvenlik önlemlerinin bir kurumu yüksek profilli bir siber saldırının hedefi haline getirebileceğini açıkça gösteriyor. Kaspersky uzmanlarına göre finans sektörünü yeniden şekillendiren başlıca eğilimler şunlar: Açık Bankacılık API’leri: Müşteri odaklı yenilik vizyonu, aynı zamanda daha karanlık bir gerçeği de beraberinde getiriyor. Her bir API, hem bir fırsat hem de kötü niyetli aktörler için olası bir giriş noktası. Bu alanda güvenlik ve uyumluluk konusunda hiçbir taviz verilemez. Hizmeti Olarak Bankacılık: Hazır altyapılar sayesinde bankacılık hizmetlerinin hızla devreye alınmasını mümkün kılıyor. Ancak “paylaşılan risk” gerçeği göz ardı edilmemeli: bir iş ortağının sisteminde yaşanan bir ihlal, tüm ekosisteme zincirleme etki edebilir; istikrarı zedeleyip güveni sarsabilir. Gömülü Finans: Ödeme ve kredi hizmetlerinin doğrudan perakende uygulamalarına, teslimat platformlarına veya diğer servislerin içine entegre edilmesi, kullanıcılar için kusursuz bir deneyim sunsa da bu kanallar geleneksel güvenlik sınırlarının ötesine taşar. Bu alanları korumak, sürekli izleme ve uçtan uca güvenlik önlemleri içeren proaktif bir yaklaşım gerektirir. Buluta Geçiş: Daha hızlı ölçeklenmeyi kolaylaştırsa da yanlış yapılandırmalar, belirsiz sorumluluklar ve artan maruziyet gibi riskleri beraberinde getirir. BFSI yöneticilerinin %25’inden fazlası, bulut benimsemeyi en önemli siber güvenlik endişeleri arasında görüyor. Bu durum, güçlü bir bulut güvenliği stratejisinin önemini vurguluyor. Yapay Zeka: Finans kuruluşlarının yaklaşık %75’i tarafından hâlihazırda kullanılıyor; ek %10’un ise yakın zamanda benimsemesi bekleniyor. Yapay zeka; operasyonel verimliliği artırıyor, içgörüleri derinleştiriyor ve risk değerlendirmelerini otomatikleştiriyor. Ancak aynı zamanda manipüle edilmiş modeller, sahtecilik vakaları ve AI destekli oltalama saldırıları gibi yeni tehditleri de beraberinde getiriyor. Bu da gerçek ve zararlı faaliyetlerin ayırt edilmesini zorlaştırıyor. Genişleyen tehdit ortamı Yenilik büyümeyi desteklerken, aynı zamanda zafiyetleri de artırıyor. Siber tehdit istatistikleri bu durumu açıkça ortaya koyuyor: 2024 yılında finans sektöründeki vakaların %42’sini fidye yazılımlar (ransomware) oluşturdu.Oltalama (phishing) saldırıları, tüm vakaların yaklaşık %24’ünü meydana getirdi ve özellikle bankacılık müşterilerini hedef aldı.İnsan hatası, çoğu kasıtlı politika ihlalinden kaynaklanan ihlallerin %25’inden fazlasına neden oldu. Bilgi hırsızları (infostealer) hızla yayılıyor: her 14 enfeksiyondan biri kart verilerinin çalınmasıyla sonuçlanıyor. Ancak günlük saldırıların ötesinde, Gelişmiş Sürekli Tehditler (APT) adı verilen, organize, iyi finanse edilen ve kararlı gruplar da pusuda bekliyor. Carbanak gibi gruplar, milyarlarca dolar değerinde küresel kampanyalar yürütüyor; sıfırıncı gün açıklarını ve tedarik zinciri zafiyetlerini hedef alıyor. Siber olayların sonuçları hem somut hem de mali açıdan ağır. Geçtiğimiz yıl BFSI kuruluşları, tüm raporlanan güvenlik olaylarının %18’ini oluşturdu yani diğer tüm sektörlerden daha fazla. Sonuçları arasında müşteri hizmetlerinin kesintiye uğraması ya da haftalarca fark edilmeyen saldırılar yer alıyor; tüm bunlar güveni ve itibarı derinden sarsıyor. Finans kuruluşlarının bir adım önde kalabilmesi için her türlü tehdidi —öngörülebilir veya gizli— ele alabilecek bütüncül, ekosistem tabanlı bir siber güvenlik stratejisi benimsemesi gerekiyor. 1. Kapsamlı hazırlık ve denetim: İlk adım, tüm altyapının ayrıntılı biçimde değerlendirilmesidir. Mevcut süreçleri gözden geçirin, zafiyetleri belirleyin ve saldırganlardan önce açıkları giderin. İç ekiplerin liderliğinde yürütülen bu süreçlere, dış uzmanların katılımı yeni bakış açıları kazandırarak gizli riskleri ortaya çıkarabilir. 2. Gelişmiş teknoloji kullanımı: Güvenlik ekiplerini, tüm saldırı vektörlerini izleyip yönetebilen entegre platformlarla donatın. Hızlı tespit ve anında müdahale, kurum genelinde güvenliğin sürekliliğini sağlar. 3. Sürekli öğrenme ve tehdit istihbaratı: Tehditler sürekli evrildiğinden, güncel bilgiye sahip olmak kritik önemdedir. Gelişmiş tehdit istihbaratından ve analitik çözümlerden yararlanarak güvenlik stratejinizi proaktif şekilde güncelleyin. Ayrıca, düzenli farkındalık eğitimleriyle çalışanlarınızı “insan güvenlik duvarına” dönüştürün; böylece oltalama girişimlerini tanıyabilir, politikalara uyar ve ilk savunma hattı olarak hareket ederler. Yapay zekâ destekli çözümler, sürekli eğitim ve güvenilir iş birlikleriyle desteklenen bu yaklaşım; kurumların dayanıklı, hata toleranslı bir altyapı kurmasını sağlar. Böylece finansal riskler azaltılır, yasal uyumluluk garanti altına alınır ve iş sürekliliği kesintisiz hale gelir. Yapay zekâ destekli çözümler, sürekli eğitim ve güvenilir iş birlikleriyle desteklenen bu yaklaşım; kurumların dayanıklı, hata toleranslı bir altyapı kurmasını sağlar. Böylece finansal riskler azaltılır, yasal uyumluluk garanti altına alınır ve iş sürekliliği kesintisiz hale gelir.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.