Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bankacılık Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Bankacılık Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bankacılık Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu, Bakan Mehmet Nuri Ersoy ile Bir Araya Geldi Haber

Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu, Bakan Mehmet Nuri Ersoy ile Bir Araya Geldi

Toplantıda, Bakan Mehmet Nuri Ersoy 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin turizm verileri ile birlikte sektörün genel ekonomik görünümüne dair bilgi paylaşarak, yılın geri kalan dönemine yönelik beklentileri aktardı. Turizm sektörünün makroekonomik etkileri, istihdam üzerindeki katkısı, yatırım potansiyeli ve finansmana erişim ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirmelerde bulunuldu. TBB Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Turizm; ülkemizin büyümesi, istihdamı ve cari dengesi açısından stratejik öneme sahip sektörlerden biridir. Bankacılık sektörü olarak turizm yatırımlarının finansmanı, işletmelerin desteklenmesi ve sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlanması amacıyla üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Başkan Çakar, “Bu yılın Mart ayı itibarıyla turizm sektörüne kullandırılan krediler yıllık bazda yüzde 47 oranında artarak 766 milyar TL’ye ulaştı. Toplam ticari kredilerin yüzde 4,1’i turizm sektörüne verildi. Bu sektördeki takibe dönüşüm oranı ise yüzde 1 ile ticari kredi ortalamasının altındadır” diye bilgi paylaştı. Türkiye’nin turizm alanındaki güçlü potansiyelinin finans sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Çakar, bu alandaki kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlenerek süreceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan Rekor Finansman Haber

VakıfBank’tan Rekor Finansman

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında sağlanan finansman, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemlerden biri oldu. Temin edilen bu kaynak; VakıfBank’ın “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı” yaklaşımı çerçevesinde geliştirilen ürünler aracılığıyla, başta kadınlar, gençler, kadın ve genç girişimciler olmak üzere istihdamın artırılması, afet bölgesindeki ekonomik hayatın güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin desteklenmesi amacıyla kullandırılacak. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında VakıfBank, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen rekor seviyede işlemlerden birine imza attı. İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen imza törenine T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ile paydaş finansal kuruluşların üst düzey temsilcilerinin yanı sıra iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve finans sektöründen davetliler katıldı. 1,5 milyar Euro tutarındaki kaynağın; başta kadınlar ve gençler olmak üzere girişimcilerin desteklenmesi, afet bölgesinin yeniden ekonomik olarak güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin artırılması amacıyla kullandırılması planlanıyor. “KOBİ’lerimizin finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin üretim ekosistemini güçlendirecek her türlü konuda Dünya Bankası ile tesis edilen iş birliğinin, kararlılıkla sürdürüleceğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “KOBİ’lerimizin uzun vadeli ve uygun koşullu finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz. Sağlanacak 1,5 milyar avro tutarındaki kaynak; istihdamın artırılması, özellikle genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacaktır. Uyguladığımız ekonomi programına duyulan güven, uluslararası kalkınma bankaları ile ilişkilerimize doğrudan yansımaktadır” dedi. “Bu finansman, ülkemize duyulan güvenin somut göstergesi” İmza töreninde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, gerçekleştirilen işlemin yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan bu proje kapsamında, uluslararası finans kuruluşlarıyla 1,5 milyar Euro tutarında, 10 yıl vadeli bir kredi anlaşmasına imza attık. Bu işlem, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bu iş birliği, uluslararası finans çevrelerinin hem Bankamıza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesidir.” “200 bin kadın ve gencin iş hayatına katkı sağlayacağız” “VakıfBank olarak ülkemizin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve toplumsal refahını destekleyen kalıcı değerler üretmeyi önceliklendiriyoruz. Bu anlayışla, özellikle gelişim potansiyeli yüksek alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen finansman modelleri geliştiriyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki, sürdürülebilir bir yaşam sadece ekonomik büyüme ile değil, kapsayıcılıkla, eşit fırsatlarla ve insanı merkeze alan bir anlayışla mümkündür” diyen Osman Arslan, Finansmanın kapsayıcı büyümeye hizmet edecek şekilde yapılandırıldığını vurgulayarak “Kaynağın önemli bir bölümünü kadınlar ve gençler için ayırıyoruz. Kadınların ve gençlerin üretim süreçlerine daha güçlü katılımı, ekonomik büyümeyi hızlandırırken toplumsal kalkınmayı da destekliyor. VakıfBank olarak 200 bin kadın ve gencin iş hayatına katılmasına katkı sağlayarak bu hedefin güçlü bir parçası olacağız. İnşallah attığımız bu adımlarla kadın ve genç istihdamına ölçülebilir düzeyde önemli bir katkı sağlayacağız” dedi. Afet bölgesine yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini belirten Arslan sözlerini şöyle tamamladı: “Afet bölgesinde ekonomik hayatın yeniden güçlenmesi için finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. İşletme ve yatırım kredileriyle üretimin yeniden canlanmasına katkı sağlarken, istihdam odaklı kredi programlarımızla kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımını destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde 150 bin kadın ve 50 bin gencin istihdama katılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk e-Dekont Sistemine Geçen İlk Katılım Bankası Oldu Haber

Kuveyt Türk e-Dekont Sistemine Geçen İlk Katılım Bankası Oldu

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan kılavuz doğrultusunda e-Dekont entegrasyonunu canlıya alarak e-Dekont sistemine geçen ilk katılım bankası oldu. Tüm bankacılık sektörü içinde ise bu altyapıyı devreye alan üçüncü banka olarak dijital dönüşümde öncü rolünü bir kez daha ortaya koydu. Kuveyt Türk işbirimleri ve iştiraki Architecht uygulama geliştirme ekiplerinin ortak çalışmasıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yeni tasarlanan e-Dekont altyapısında 400’ün üzerinde dekont türü için dönüşüm çalışması tamamlandı. Kağıtsız bankacılık ile verimliliğe katkı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın belirlediği standartlara uygun olarak geliştirilen sistem sayesinde bankacılık işlemleriyle entegre biçimde elektronik dekont üretimi sağlanırken, aynı zamanda GİB’e iletilmesi gereken rapor belgeleri de otomatik olarak oluşturulup dijital ortamda gönderilebilecek. Proje ile birlikte sunucu üzerinde kayıt altına alınan elektronik belgeler sayesinde güçlü bir dijital arşiv altyapısı oluşturulurken, özellikle mobil onay mekanizmasıyla dekont süreçlerinde yüzde 80’e varan kağıt tasarrufu hedefleniyor. Bu dönüşüm, Kuveyt Türk’ün sürdürülebilirlik ve kağıtsız bankacılık vizyonuna önemli katkı sunarken, yazıcı, sarf malzeme ve fiziki arşiv maliyetlerinde de ciddi verimlilik sağlayacak. Şubeye gitmeden dekont erişimi Yeni sistem sayesinde müşteriler, dekontlarına dijital kanallar üzerinden kolayca ulaşabilecek; kaşe-imzalı fiziksel dekont ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kalkacak. Elektronik ortamda sunulan dekontlar, vergi tahsil alındısı ve gümrük vergisi alındısı gibi belgeler yasal mercilerde geçerli resmi belge niteliği taşıyacak. Ayrıca müşteriler denetim, mali kontrol veya resmi ibraz süreçlerinde geçmişe dönük orijinal dekont arşivlerini toplu şekilde dijital ortamda sunabilecek. e-Dekont entegrasyonu ile birlikte kağıt ve çıktı tüketimi azalacak, fiziki arşivleme maliyetleri ortadan kalkacak. İş gücü verimliliği artarken resmi süreçler dijital ortama taşınacak. Böylece hem müşteri deneyiminde hem de operasyonel süreçlerde yeni nesil bankacılık anlayışına uygun daha sade bir yapı sağlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 Yılında Akbank’tan Türk Ekonomisine 2 Trilyon 467 Milyar TL Kredi Desteği Haber

2025 Yılında Akbank’tan Türk Ekonomisine 2 Trilyon 467 Milyar TL Kredi Desteği

Yılın ikinci yarısına yaklaşırken hem yurt içinde hem de küresel ölçekte normalleşme süreci hız kazandı. Küresel risk iştahındaki artış ülke risk primlerinde belirgin düşüşleri beraberinde getirirken, yurt içinde gerileyen enflasyonla uyumlu olarak kademeli faiz indirimleri devam etti. Bu gelişmeler, iç ve dış finansman koşullarını iyileştirerek bankacılık sektörü açısından daha elverişli bir ortam oluşturdu. Akbank bu dönemde de ülke ekonomisini desteklemeyi sürdürdü.” “2025 yılında güçlü sermayemizle ekonomimize 2 trilyon 467 milyar TL kredi desteği sağladık” Gür, açıklamalarına şöyle devam etti, “2025 yılında ekonomimize sağladığımız kredi desteğini 1 trilyon 921 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 467 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 2 trilyon 173 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 3 trilyon 559 milyar TL’ye ulaştı. Yüzde 19 düzeyinde gerçekleşen güçlü konsolide sermaye yeterlilik oranımızla, reel sektörün büyümesine ve gelişmesine destek olmayı sürdürdük. Bankamız bu yıl 19 milyar 525 milyon TL vergi gideri sonrası 57 milyar 224 milyon TL konsolide net kâr elde etti. Başarılı performansları için çalışma arkadaşlarıma ve bizlere duydukları güven için başta müşterilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şarj Ekosisteminde Yeni Dönem Haber

Şarj Ekosisteminde Yeni Dönem

Elektrikli ulaşımın bugünü ve yarınının kapsamlı biçimde değerlendirildiği Dünyamızı Şarj Edelim Zirvesi’nde, ekosistemin dönüşümünü şekillendiren başlıklar uzman isimler tarafından ele alındı. Zirvede, Halkbank’ın elektrikli araç şarj ekosistemine yönelik geliştirdiği Paraf Şarj ödeme sisteminin, sektörün gelişimine sağladığı katkılar öne çıktı. Tek adımda ödeme kolaylığı sağlayan ve yeni nesil POS cihazlarıyla birlikte çalışan Paraf Şarj’ın elektrikli araç kullanımını kolaylaştırıcı ve teşvik edici hale getireceği vurgulandı. Elektrikli araç ve şarj sistemindeki dönüşüm Ülkemizin elektrikli araç ekosistemindeki dönüşümüne yer verilen zirvede, 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla 350 bin olan elektrikli araç sayısının 2030 yılında yaklaşık 1,7 milyona ulaşmasının beklendiği, bu büyümeye paralel olarak şarj soketi sayısının da 150 bini aşacağı ifade edildi. Zirvede ayrıca elektrikli otomobil şarj sisteminin gelişiminde bankacılık sektörünün rolü üzerinde durulurken, Halkbank’ın sunduğu bütünleşik finansal çözümlerin ve Paraf Şarj gibi yenilikçi ödeme sistemlerinin hem altyapı yatırımlarını teşvik ettiği hem de kullanıcılar için güvenli ve kesintisiz bir şarj deneyimi inşa ettiği belirtildi. Enerji dönüşümünü ve kalkınma hedeflerini finanse etmek Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, “2026 yılında elektrikli dönüşümün hızlanarak devam edeceğini düşünüyoruz. Bu noktada bankacılık sektörünün rolü kritik bir boyut kazanmaktadır. Bir ülkede elektrikli mobiliteyi mümkün kılan unsur, yalnızca araç çeşitliliği değil; o araçların ülkenin her noktasında güvenli ve erişilebilir biçimde şarj edilebilmesidir. Bu da şarj altyapısının bir yatırım alanı olarak ele alınmasını ve uzun vadeli finansmanla desteklenmesini gerektirir. Elektrikli araçlar aynı zamanda bir enerji dönüşüm aracıdır. Artan şarj ihtiyacı, elektrik talebini ve dolayısıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını tetikler. Bu bağlamda elektrikli mobilite, iklim politikaları, cari denge ve enerji güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir. Bankacılık sektörü de bu zincirin tam merkezinde yer alarak, Ülkemizin enerji dönüşümünü ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini finanse etmektedir” dedi. Şarj altyapısına kesintisiz destek Zirvenin ilk bölümünde; elektrikli araç şarj ekosisteminin finansal boyutu, enerji altyapılarıyla entegrasyonu, koordineli elektrik güç sistemleri, kablosuz ve yenilikçi şarj teknolojileri ile afet durumlarında elektrikli ulaşım sistemlerinin oynadığı rol ele alındı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde elektrikli araçların şarj altyapısında öne çıkacak teknolojik yenilikler ve küresel eğilimler değerlendirildi. İkinci bölümde ise yenilikçi enerji çözümlerinde üniversite- sektör iş birlikleri, çevre dostu finansal ürünlerin dönüşümü, elektrikli araç ekosisteminde maliye politikaları ve regülasyonlar gündeme geldi. Zirvede, elektrikli mobilitenin sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve ekonomik politika eksenindeki etkileri çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Uzman Dr. Sinan İbiş’in yaptığı zirvede; Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. İsmail İlhan Hatipoğlu, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, EPİAŞ Genel Müdürü Taha Meli Arvas’ın yanı sıra birçok akademisyen ve sektör temsilcileri katıldı.

Borsada Şirketlerin Kârlılıklarındaki Daralma Yavaşlıyor Haber

Borsada Şirketlerin Kârlılıklarındaki Daralma Yavaşlıyor

Üçüncü çeyrek bilanço sonuçları kârlılık daralmalarının yavaşladığını gösteriyor. Buna göre XUTUM endeksinde bilanço açıklayan 524 şirketin %58’i yani 303’ü kâr açıklarken, geri kalan şirketler zarar bildirdi. XU100’de zarar açıklayanların oranı %22, XU030’da ise %13’si seviyesinde. Birinci ve ikinci çeyrek bilançoları ile karşılaştırdığımızda: Zarar Açıklayan Şirket Oranı Endeks Şirketleri 1. Çeyrek 2. Çeyrek 3. Çeyrek XUTUM 46% 44% 42% XU100 28% 24% 22% XU030 30% 17% 13% Enerji ve Elektrik sektörü net kâr artışında diğer sektörlerden önemli ölçüde ayrışıyor. BİST-100 sanayi şirketlerinin üçüncü çeyrek bilançolarına göre yıllık bazda FAVÖK ve Net kar bazında ayrışan sektörlere baktığımızda; FAVÖK (Faiz Amortisman Vergi Öncesi Kâr) açısından en fazla artış sağlayan ilk üç sektör: * Yapı Ekipmanları (%859) * Tarımsal Üreticiler (%256) * Madencilik (%187) Net kâr bazında ise; * Enerji & Elektrik (%855) * Savunma (%234) * Madencilik (%167) En fazla gerileme yaşayan sektörlere baktığımızda ise; FAVÖK düşüşünde: * Otomotiv Yan Sanayii (%50), * Kimyasallar (%20) * GMYO (%11) Net kâr düşüşünde: * GMYO (%94), * Otomotiv Yan San. (%93) * Kimyasallar (%50) BIST100’de %50’den fazlası kar açıklayan sektör sayısı geçen çeyrek 25 iken bu çeyrekte 23 oldu. Sektör bazlı kar/zarar açıklayan şirket sayılarına baktığımızda: (Tablo ektedir) Kâr daralmaları dibi bulmuş gibi gözüküyor. Bu göstergeleri ve ikinci çeyreğe dair olası yansımalarını yorumlayan Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Akkoyunlu, “Önceki çeyrekler ile karşılaştırdığımızda kâr daralmalarının dibi bulduğunu gözlemliyoruz. Şöyle ki: Yıldan yıla baktığımızda, ilk çeyrekte %75 daralan sanayi sektörü kârları ikinci çeyrekte %42’ye, bankacılık sektörü kârları ise ilk çeyrekte %9,5 daralmadan ikinci çeyrekte %4,5 daralmaya gerilemişti. Üçüncü çeyreğe baktığımızda ise sanayii sektörü %3,3’lük kâr büyümesi gösterirken, bankalar kârlarını yıllık bazda %71,8 arttırdılar. Bu durumun genel olarak baz etkisinin normalleşmesine bağlamaktayız. Önümüzdeki dönemde benzer trendi beklemekle birlikte, 2026 yılının genelinde şu aşamada %30 kâr büyümesi beklemekteyiz” dedi.

Bankacılıkta Yapay Zeka Yatırımlarının 2028'de 67 Milyar Dolara Ulaşması Bekleniyor Haber

Bankacılıkta Yapay Zeka Yatırımlarının 2028'de 67 Milyar Dolara Ulaşması Bekleniyor

Yapay zeka, finans ve sigorta sektörlerinde artık geleceğin değil, bugünün teknolojisi ve bir "lüks" değil, "olmazsa olmaz" bir zorunluluk haline geldi. Özellikle veri yoğun yapıları nedeniyle bu iki alan, dönüşümden en hızlı şekilde fayda sağlayacakların başında geliyor. SAS’ın da katkılarıyla yakın zamanda yayımlanan iki yeni küresel rapor, sektör liderlerini hızla harekete geçmeye zorlayan bu dönüşümün anahtarını ortaya koyuyor: İnsan uzmanlığı ile yapay zeka yeteneklerinin bir araya geldiği "hibrit iş gücü" modeli. Economist Impact'in " Sigortacılığın Geleceğini Şekillendirmek: Yapay Zekânın Rolü" raporu ve SAS'ın "Algoritmadan Etkiye: Bankacılıkta Yapay Zekanın Geleceği" başlıklı çalışması, bu iş birliğinin somut kazanımlarını gözler önüne seriyor. Sigortacılıkta Hibrit Model Somut Kazanımlar Sağlıyor: Verimlilik %50'ye Varan Oranlarda Artıyor Economist Impact tarafından hazırlanan rapor, yapay zekanın sigortacılıkta teoriden pratiğe geçtiğini ve ölçülebilir değer yarattığını gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zeka (Generative AI), kodlama ve yazılım geliştirme iş yüklerinde %30 ila %50 oranında hızlanma sağlıyor. Zurich North America, HDI Global, Tokio Marine ve Manulife gibi küresel oyuncular, insan çalışanlar ve AI teknolojisinin birlikte çalıştığı hibrit modellerin, poliçe değerlendirme (underwriting), hasar yönetimi (claims processing) ve ürün geliştirmede çarpıcı verimlilik artışları sağladığını paylaşıyor. Müşteri hizmetlerini optimize eden ve siber risk ile iklim risklerini gerçek zamanlı analiz etme olanağı sunan AI, özellikle geleneksel altyapılara sahip şirketlere kıyasla Insurtech'ler tarafından daha entegre bir şekilde kullanılıyor. Bu dönüşümün merkezinde bir diğer aktör karmaşık görevleri büyük ölçüde bağımsız şekilde yerine getirebilen eylem odaklı yapay zeka (Agentic AI) sistemleri yer alıyor. Sektör liderleri, yakın gelecekte bu hibrit iş gücü modellerinin yaygınlaşacağını ve insan ile yapay zekânın birlikte çalıştığı yeni standartları oluşturacağını öngörüyor. SAS Global Sigortacılık Baş Danışmanı Thorsten Hein, "Yapay zeka ajanları, tekrarlı ve veri yoğun görevlerde mükemmel sonuçlar veriyor. Ancak karmaşık risk modelleri hâlâ insan uzmanlığı gerektiriyor. Değişmeyen tek şey ise, yüksek kaliteli veriye ve onu hızla entegre edebilme kabiliyetine olan bağımlılığımız" diyerek dönüşümün anahtarının veri olduğunun altını çiziyor. Bankacılık Sektörü Yeni Yatırımların Rotasını Çiziyor Sigortacılıktaki bu dönüşüm rüzgarı, bankacılık sektöründe de benzer bir rotayı işaret ediyor. IDC verilerine göre, sektörün küresel yapay zeka yatırımlarının 2028'de 67 milyar dolara ulaşması bekleniyor. SAS'ın "Algoritmadan Etkiye: Bankacılıkta Yapay Zekanın Geleceği" raporu ise, Banorte, Intesa Sanpaolo ve Old National Bank gibi öncü kuruluşların deneyimlerinden yola çıkarak tüm bankalar için yol gösterici nitelikteki beş kritik noktanın altını çiziyor. İş Değeri Odaklılık: Yapay zeka, kurum stratejisinin merkezine yerleştirilmeli. Banorte'dan Abraham Izquierdo, "İnovasyon ve yapay zeka, stratejimizin temel taşıdır. Üst yönetim taahhüdü şart" diyor. İnsan Önceliği: Yapay zeka, insan muhakemesinin yerini alamaz; çalışan yetkinlikleri ve kurum kültürüne yatırım hayati önemde. Intesa Sanpaolo, bu sayede finansal kapsayıcılığı teşvik eden yeni kredi modelleri geliştirebiliyor. Sağlam Altyapı: Ölçeklenebilir yapay zeka için bulut tabanlı, güçlü veri yönetişimine dayalı sağlam bir temel şart. İnovasyonun Güçlendirilmesi: Yapay zeka, çalışanları rutin işlerden kurtararak onları daha yaratıcı işlere yönlendiriyor. Old National Bank'ın kredi veri giriş süreçlerinin %90'ını otomatikleştirerek çalışanlarının zamanını stratejik analizlere ayırmasını sağlaması, buna çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Sürekli Öğrenme: Yapay zeka bir "kur ve unut" teknolojisi değil, sürekli gelişim gerektiren bir yolculuk. Kaliteli Veri ve Hibrit Model Rekabetin Anahtarı Her iki sektör raporu da kaliteli verinin tartışılmaz önemini ve insan-yapay zeka iş birliğine dayalı hibrit modellerin kaçınılmazlığını vurguluyor. Bu hibrit modelin operasyonel verimlilik sağlaması için, yapay zekanın yalnızca bir analiz aracı değil, karar alma süreçlerine güvenle entegre olabilen bir "ajan" gibi davranması kritik öneme sahip. Bu noktada SAS'ın eylem odaklı yapay zeka (Agentic AI) yaklaşımı ve bu yaklaşımın merkezinde yer alan SAS Viya platformu tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor. Viya'nın sunduğu bütünleşik altyapı, bu tür akıllı ajan sistemlerinin doğrudan tasarlanmasına, yönetilmesine ve ölçeklendirilmesine olanak tanıyor. Sektör liderleri, yapay zekanın nihai devrimini henüz tam olarak gerçekleştirmemiş olsa da bu tür akıllı, yönetilebilir ve güvenilir ajan sistemleriyle desteklenen hibrit modellerin, hizmet hızını artıracağı, maliyetleri düşüreceği ve çalışanların katma değerli işlere odaklanmasını sağlayacağı konusunda hemfikir. Türkiye ve dünyada finansal hizmetler kuruluşları için de bu küresel eğilimler, operasyonel dinamikleri yeniden şekillendirmek ve rekabet avantajı elde etmek için kritik bir fırsat penceresi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank 1 Milyar Dolarlık DPR Seküritizasyon İşlemine İmza Attı Haber

VakıfBank 1 Milyar Dolarlık DPR Seküritizasyon İşlemine İmza Attı

VakıfBank, havale akımlarına dayalı DPR (Diversified Payment Rights) seküritizasyon programı kapsamında 425 milyon Euro ve 524 milyon dolar tutarında olmak üzere toplamda 1 milyar dolar eşdeğerinde işlemi başarıyla tamamladı. 5 ile 10 yıl arasında değişen vadelerle gerçekleştirilen işlem, Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere Asya ve Amerika’dan toplam 8 yatırımcı tarafından fonlandı. Bu ikinci işlemle Banka’nın 2025 yılı içinde DPR programı kapsamında sağladığı toplam fonlama tutarı 1,7 milyar dolara ulaşmış oldu. VakıfBank, Türkiye’nin en büyük ikinci bankası olarak, dış ticaret işlemlerindeki güçlü pozisyonu ve artan işlem hacminin katkısıyla DPR programının kapasitesini daha da büyüttü. VakıfBank’ın DPR programı, yabancı para borçlanma araçları arasında yatırım yapılabilir nota sahip tek enstrüman olma özelliğiyle öne çıkıyor. “İhracat, yatırım ve istihdamı önceleyen projelere kaynak sağlayacağız” DPR programına yönelik güçlü uluslararası talebin VakıfBank’ın sağlam bilançosuna ve Türkiye ekonomisine duyulan güvenin açık bir göstergesi olduğunu belirten VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “1 milyar dolar eşdeğerindeki bu ikinci işlemle birlikte 2025’te DPR kapsamında sağladığımız fonlamayı 1,7 milyar dolara taşıdık. Seçici kredi politikamız doğrultusunda söz konusu kaynağı ihracat, yatırım ve istihdamı destekleyen projelere yönlendirmeyi sürdüreceğiz” dedi. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in, DPR programı notunu 2024 yılının Eylül ayında “BB+” seviyesinden “BBB-“ ile yatırım yapılabilir seviyeye çıkardığını hatırlatan Üstünsalih, “ Bu durum, söz konusu programa özellikle kurumsal nitelikli yatırımcıların da ilgisini artırdı” ifadesinde bulundu. Üstünsalih, işleme yönelik açıklamasına şöyle devam etti: “5 – 10 yıl aralığındaki vadeler, fonlama yapımızın vade uyumunu ve öngörülebilirliğini güçlendirirken; Avrupa ve Orta Doğu ağırlıklı olmak üzere 4 kıtadan 8 yatırımcı ile sağladığımız çeşitlendirme, hem erişim hem maliyet tarafında esneklik yarattı. DPR programımızı, kurumsal, ticari ve KOBİ segmentlerinde ihracat, yatırım ve istihdamı önceleyen projelere kaynak sağlayacak biçimde konumlandırıyoruz.” VakıfBank, DPR programlarında açık ara pazar lideri VakıfBank, söz konusu işlemle birlikte 2025 yılında yurtdışından havale akımlarına dayalı en yüksek tutarlı kaynağı sağlayan Türk bankası konumuna ulaştı. Banka, bugüne kadar DPR programı kapsamında sağlanan fonlama tutarında, Türkiye’deki DPR programları arasında toplam ihracın yaklaşık yüzde 40’ını tek başına gerçekleştirerek açık ara pazar lideri konumunda bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Kredisini Uçtan Uca Dijitalleştirdi Haber

Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Kredisini Uçtan Uca Dijitalleştirdi

Tüzel ve şahıs firmaları bundan böyle sürdürülebilir yatırımları için ihtiyaç duydukları krediyi şubeye gitmeden, dijital kanallardan kolaylıkla ve hızlı biçimde kullanabilecek. Garanti BBVA, teknolojik gücü sayesinde geçmişte yalnızca şubeden yapılabilen pek çok işlemi dijitale taşımaya devam ediyor. Banka şubelerinden gerçekleştirilebilen Sürdürülebilirlik Kredisi başvuru ve kullanım süreçleri dijitalleştirildi. Bundan böyle Garanti BBVA’nın tüzel müşterileri, şubeye gitmeden, Garanti BBVA Mobil veya İnternet Bankacılığı aracılığıyla sürdürülebilirlik odaklı yatırımları için hızlı ve kolay bir şekilde kredi kullanabilecek. Çevreye ve iş süreçlerine katkı Garanti BBVA, dijitalleşme yatırımları sayesinde müşterilerinin iş süreçlerini basitleştirirken aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlamayı hedefliyor. Böylece şirketler, karbon salımlarını azaltma, enerji verimliliğini artırma ve çevresel dönüşüm yatırımlarını hayata geçirme süreçlerinde ihtiyaç duydukları kaynağa çok daha hızlı erişebilecek. Kredi sürecinin dijitalleşmesi, zamandan ve operasyonel maliyetlerden tasarruf sağlarken, kâğıt kullanımını azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sunacak. Cemal Onaran: “Sürdürülebilirlik yolculuğunda ilk adımdan itibaren müşterimize eşlik ediyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, konuya ilişkin şunları söyledi: “Garanti BBVA olarak uzun yıllardır sürdürülebilir finansman alanında öncü adımlar atıyoruz. Sürdürülebilirlik yolculuğunda ilk adımdan itibaren müşterilerimize eşlik ediyoruz. Yeşil/sosyal kredilerden çevreci taşıt kredilerine, sürdürülebilir tahvillerden, çevresel ve sosyal yatırımlarda aktif danışmanlık hizmetlerine ve su verimliliğiyle ilgili projelere yönelik ‘mavi finans’ araçlarına kadar pek çok sürdürülebilir finansman ürünü sunuyoruz. Müşterilerimizin karbon emisyonlarını azaltmalarına, enerji verimliliği yatırımlarına ve çevresel dönüşümlerine finansman sağlamak önceliklerimizden biri. Şimdi Sürdürülebilirlik Kredisi’ni dijital kanallarımıza taşıyarak hem erişimi kolaylaştırıyor hem de hız ve verimlilik sağlıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin iş süreçlerini basitleştirirken onların sürdürülebilirlik yolculuklarına destek olmak. ‘Birlikte Yaparız’ anlayışımızla, Türkiye’nin düşük karbonlu ve kapsayıcı bir geleceğe geçişinde sektörümüzde öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz.” Sürdürülebilir yatırımlar için avantajlı faiz oranları Garanti BBVA’nın Sürdürülebilirlik Kredisi, müşterilerin sürdürülebilir yatırımlarını desteklemek üzere avantajlı faiz oranlarıyla sunuluyor. İşletmeler, iklim değişikliğiyle mücadele, doğal sermayenin korunması, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir tarım ve su verimliliği yatırımları ile sosyal altyapıların geliştirilmesi, toplumsal eşitliğin ve finansal kapsayıcılığın artırılması alanındaki projelerinde bu kaynaktan faydalanabiliyor. Krediden yararlanmak isteyen tüzel ve şahıs firmalarının, sürdürülebilirlik yatırımlarına ilişkin harcamalarını fatura karşılığında belgelemesi gerekiyor. Böylece sağlanan finansmanın gerçekten sürdürülebilir projelere yönlendirildiği güvence altına alınmış oluyor. Kredi tutarı, alacaklının değil doğrudan krediyi kullanan müşterinin hesabına yatırılıyor. 2029 sonuna kadar 3,1 trilyon TL yeni kaynak Bankacılık sektöründe sürdürülebilir dönüşümün öncüsü Garanti BBVA, 2018–2025 dönemi için belirlediği 400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefini, 2025’in ilk yarısında tamamladı. Bu başarının ardından banka, 2018–2029 yıllarını kapsayan yeni hedefini 3,5 trilyon TL olarak açıkladı. Böylece 2025’in ikinci yarısından 2029 sonuna kadar yaklaşık 3,1 trilyon TL’lik yeni kaynak sürdürülebilir yatırımlara yönlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.