Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Barajlar

Kapsül Haber Ajansı - Barajlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barajlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cengiz Enerji 3 Barajda 5 Yılın Üretim Rekorunu Kırdı  Haber

Cengiz Enerji 3 Barajda 5 Yılın Üretim Rekorunu Kırdı 

Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz Enerji, son 10 yılda sadece yenilenebilir kaynaklara yaptığı yatırımlarla, portföyündeki yenilenebilir kaynaklı üretimin payını %61’e çıkardı. Türkiye’de 5.162 MW kurulu gücü bulunan Cengiz Enerji’nin 3.171 MW’ını yenilenebilir kaynaklı üretim oluşturuyor. Yenilenebilir kaynaklı üretimi daha verimli hale getirmek için yatırımlarını sürdüren Cengiz Enerji, birden fazla kaynaktan oluşan hibrit enerji santrallerinin de ülkemizdeki öncüsü. Türkiye’nin ilk hibrit enerji santralini Bingöl’de kuran Cengiz Enerji’nin Bingöl’de, Aşağı Kaleköy Barajı ve Hibrit Enerji Santrali’nin yanı sıra yine aynı nehir üzerinde Yukarı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali ile Beyhan-1 Barajı ve Hidroelektrik Santrali bulunuyor. Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminde iklimin öngörülemez etkisiyle üretimde değişiklikler olabildiğini belirterek, doğru planlamayla bu belirsizlikleri bertaraf etmeye çalıştıklarını söyledi. Üretimdeki dalgalanmalarda kuraklık kadar yoğun yağışın da etkisi olduğunu ifade eden Türkoğlu, “Bu yıl yoğun yağışların yaşandığı Bingöl’de bilimsel ve teknolojik yöntemleri kullanarak, yıllardır bu bölgede olmamızın da verdiği tecrübeyle çok doğru üretim planlamaları gerçekleştirdik. Yoğun yağışlar nedeniyle aynı nehir üstünde bulunan diğer barajlar, kapaklarını açarak üretimde kullanılan suyu nehre boşaltmak zorunda kalırken biz üç barajımızda da tüm suyu üretimde kullanmayı başardık. Bu da bize son 5 yılın rekor üretimini getirdi. İlk beş ayda üç barajımızda toplam 3,4 milyon MWh üretim gerçekleştirerek son 5 yılın ortalamasının iki katından daha fazla üretim gerçekleştirdik” diye konuştu. 500 BİN HANENİN ENERJİSİNİ KARŞILIYOR Hidroelektrik ve güneş enerji santralinden oluşan Aşağı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin Türkiye’nin ilk hibrit enerji santrali olduğunu anımsatan Türkoğlu, “Santralimiz, 500 MW kurulu güce sahipken, yanına 200 bin panelden oluşan güneş enerji santrali de ekleyerek kurulu gücü 580 MW’a çıkardık. Bu da 500.000 hanenin elektrik tüketimine karşılık geliyor” diye konuştu. Aynı nehir üzerinde iki hidroelektrik santrallerinin daha olduğunu dile getiren Türkoğlu, Bingöl ve Elazığ’da kurulu üç santralin toplam 1.709 MW kurulu güce ulaştığını söyledi. ‘YENİLENEBİLİR’İN GELECEĞİNİ DEPOLAMA BELİRLEYECEK Enerjinin depolanabilir hale gelmesinin, yenilenebilir kaynaklı üretimlerin geleceğini belirleyeceğini anlatan Türkoğlu, “Tüm dünyada yenilenebilir enerjilere doğru bir dönüşüm var. Ancak iklime çok bağlı olduğu için üretimde belirsizliklerin yaşayabiliyoruz. Sadece kuraklık olduğu dönemde değil, üretim artışının yaşandığı dönemlerde de enerjiyi depolayabilmek, üretimin sürdürülebilirliği açısından çok önemli. Hem dünya hem de Türkiye eğer gerçekten yönünü tamamen yenilenebilir kaynaklı enerjiye çevirmek istiyorsa depolamalı enerji santrali yatırımların hızla başlaması ve tamamlanması gerekiyor” dedi. Türkiye’de depolamalı enerji yatırımlarının başladığını dile getiren Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de önümüzdeki dönemde yenilenebilir kaynaklı yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Depolamalı enerji yatırımlarımızda da süreçlerimiz devam ediyor. Orta vadede planlamış olduğumuz rüzgar ve güneş kaynaklı yaklaşık 610 MW’lık yatırımımız bulunuyor. Bunun 500 MW’lık kısmı depolamalı enerji projesi olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya Haber

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya

Filmde 55 milyon yıldır varlığını sürdüren ve Meksika Körfezi’nden Türkiye’ye 7.000 kilometrelik göç gerçekleştiren türün gizemli yaşam döngüsü ve karşı karşıya olduğu tehditler ele alınıyor. Film, yılan balığının etkileyici hikâyesi üzerinden tatlı su ekosistemleri üzerindeki baskıları da görünür kılıyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Dünya Balık Göçü Günü kapsamında Avrupa yılan balığının (Anguilla anguilla) gizemli yaşamına ve karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekmek amacıyla yeni bir animasyon filmi hazırladı. WWF-Türkiye Doğa Elçisi, ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu tarafından seslendirilen video; yaklaşık 55 milyon yıldır varola gelen türün benzersiz yaşam döngüsünü ve tatlı su ekosistemlerindeki baskıyı görünür kılmayı hedefliyor. Avrupa yılan balığının yaşam döngüsünün bugün hâlâ nerede, ne zaman ve hangi derinlikte başladığı gizemini koruyor. İlk ipucu, Meksika Körfezi açıklarındaki Sargasso Denizi’nde izine rastlanan saydam larvalarla ortaya çıkıyor. Avrupa yılan balığı, Atlantik akıntılarıyla taşınarak yaklaşık 7.000 kilometrelik bilinen en uzun göç yolculuklarından birini gerçekleştiriyor. Yolculuk, değişimi beraberinde getiriyor ve önce cam yılan balığı evresine geçiyor. Deniz suyuna alışkın bünyeleri zamanla tatlı suya uyum sağlıyor; şeffaflık kayboluyor, renkleniyor ve solungaçları yeniden düzenleniyor. Tatlı sularda önce elver, ardından sarı yılan balığına dönüşüyor. Büyük Menderes Deltası ve Bafa Gölü Türkiye’deki önemli yaşam alanları arasında yer alıyor ve bu tatlı sular yılan balıklarını 15-20 yıla kadar misafir ediyor. Misafirliğin ardından döngüyü tamamlamak üzere yönünü yeniden Sargasso Denizi’ne çeviriyor; bu uzun dönüş yolculuğunda gümüş yılan balığı evresine geçiyor ve vardığında yalnızca bir kez ürüyor. Bu eşsiz döngü artık her zamankinden daha kırılgan. Yılan balıkları bugün yalnızca doğaya değil, insan eliyle şekillenmiş bir dünyaya karşı yüzüyor. Lagün, haliç ve nehir ağızlarında habitat kaybı; akarsular üzerine kurulan barajlar, açılan su kanalları ve örülen bariyerlerle nehir akışının kesintiye uğraması; kirlilik ve aşırı avlanma baskısı bu zorlu yolculuğu daha da güçleştiriyor. Son yirmi yılda tatlı su türlerinin %84’ü azalırken, Avrupa yılan balığı bu düşüşün en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. WWF-Türkiye, bu kırılgan döngünün devamı için nehirlerin serbest akmasının sağlanması, yaşam alanlarının korunması ve yasa dışı avcılığın önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tatlı su ekosistemlerinde kayıp derinleşiyor Tatlı su türleri, biyolojik çeşitlilik kaybının en yüksek olduğu gruplar arasında yer alıyor. WWF-Türkiye’nin hazırladığı video, bu tabloyu bütüncül bir perspektifle ele alıyor. Türden yola çıkarak tatlı su habitatlarındaki kaybın nedenlerine ve çözüm yollarına odaklanıyor. Sulak alanlar yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda su güvenliği, tarım, balıkçılık ve yerel ekonomi için de kritik öneme sahip. Su rejimini düzenleyen, taşkınları azaltan ve yeraltı sularını besleyen bu alanlar, insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez ekosistemler arasında yer alıyor. “Avrupa Yılan Balığı’nın geleceği için somut adımlar atma zamanı” WWF-Türkiye Tatlı Su ve Orman Programları Müdürü Eren Atak, Avrupa yılan balığının barajlar, kirlilik, aşırı avcılık ve yaşam alanı kaybı nedeniyle yok olma eşiğine geldiğini bir kez daha vurguladı. WWF-Türkiye'nin tür koruma amaçlı yaptığı çalışmalara değinen Atak "Aydın’da kurulan Avrupa Yılan Balığı Teknik Çalışma Grubu ile türün göç yollarını ve yaşam alanlarını korumak için çalışıyoruz. Ortak yol haritası tamamlandı şimdi sıra somut adımlarda" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir'de Tahtalı Barajı Yükselişe Geçti, Gece Kesintileri Sona Erdi Haber

İzmir'de Tahtalı Barajı Yükselişe Geçti, Gece Kesintileri Sona Erdi

Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede gece 23.00–05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bugünden itibaren sona erdiği belirtildi. Kent genelinde aralıklarla etkisini sürdüren sağanak yağışlar, İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı Havzası’nda hareketliliği artırdı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. Diğer barajlarda da su seviyelerinde artış gözlenirken, barajlardaki bu yükseliş kent genelinde su arzının daha sağlıklı şekilde yönetilmesine olanak sağladı. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, İzmir’de kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede (Karabağlar, Konak, Bornova, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Buca, Gaziemir, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Menemen ve Menderes) gece 23.00–05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bu gece itibarıyla sona ereceği bildirildi. Yetkililer, barajlardaki su seviyesi kritik seviyelere gelmediği sürece planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin planlanmadığını söyledi. Tahtalı’yı besleyen dereler yeniden canlandı Yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı havzasında yer alan Küner Çayı, Sarıçay, Tahtalı Çayı, Küner Deresi, Yeni Köy Deresi ve Dereköy Deresi’nde akışın arttığı gözlendi. Uzun süredir düşük debiyle akan dere yataklarının yeniden suyla buluşması, baraj açısından umut verici bir tablo ortaya koydu. Tahtalı Havzası’na düşen yağışlar yalnızca baraj doluluk oranları açısından değil, yer altı su kaynaklarının beslenmesi ve İzmir’in uzun vadeli su güvenliğinin sağlanması bakımından da büyük önem taşıyor. Diğer barajlar da yükselişte Son yağışlar, kent genelindeki diğer barajlarda da su seviyelerinin artmasını sağladı. 30 Aralık 2025’te doluluk oranı yüzde 2,38 olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nın doluluk oranı yüzde 45,94’e yükseldi. Aynı tarihte doluluk oranı yüzde 0,00 olan Balçova Barajı yüzde 44,91’e ulaştı. Ürkmez Barajı’nın doluluk oranı yüzde 6,68’den yüzde 45,05’e çıkarken, yüzde 0,00 seviyesinde bulunan Gördes Barajı yüzde 6,42 doluluk oranına yükseldi. Güzelhisar Barajı’nda ise doluluk oranı yüzde 46,45’ten yüzde 54,22’ye ulaştı. Tasarruf, alt yapı ve kaynak yönetimi birlikte yürütüldü 2021 yılında Tahtalı Barajı’na yıllık 150 milyon metreküp su gelirken, bu miktar 2022’de 83 milyon metreküpe, 2023’te 47 milyon metreküpe, 2024’te 42 milyon metreküpe, 2025’te ise 28 milyon metreküpe geriledi. Yalnızca yeni kaynaklara odaklanmak yerine mevcut kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, hayata geçirilen uygulamalar sayesinde kentin su ihtiyacının yüzde 28’ini karşılamayı başardı. Bu uygulamalar arasında Gördes Barajı’nın ölü hacminden su alınması, 20 yıldır su alınmayan hattın onarılarak Güzelhisar Barajı’ndan şehre su getirilmesi, yer altı kuyularının yenilenerek verimlerinin artırılması gibi çalışmalar önemli bir su kazanımı sağladı. Bunun yanında altyapı yenileme, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi çalışmaları sonucunda İzmir kent merkezinde kayıp-kaçak oranı yüzde 27,17’den yüzde 24,80’e düşürüldü. Sadece bir yıl içinde sağlanan yüzde 2,37’lik bu düşüş, yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde kalmasını sağladı. Elde edilen tasarruf miktarı, on binlerce hanenin yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor. Ayrıca vatandaşların yaptığı tasarrufta bu mücadelede önemli bir rol oynadı. Su tarifeleri değişmedi İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nce yüksek enflasyon nedeniyle yaşanan ekonomik zorlukları göz önünde bulundurularak, vatandaşların alım gücünü korumak amacıyla ocak ayında planlanan su zammı yapılmadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.