Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Başarı

Kapsül Haber Ajansı - Başarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Başarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

En Yüksek Müşteri Memnuniyeti Ödülü Doyuyo’nun! Haber

En Yüksek Müşteri Memnuniyeti Ödülü Doyuyo’nun!

Türkiye’nin sevilen gurme çıtır tavuk markası Doyuyo, müşteri memnuniyetine verdiği önemi A.C.E Awards’ta bir kez daha tescilledi. Şikayetvar tarafından bu yıl 11.’si düzenlenen ve 1,5 milyonu aşkın müşteri anketinin verileriyle oluşturulan Müşteri Deneyim Endeksi sonuçlarına göre Doyuyo, fast food kategorisinde en yüksek müşteri memnuniyeti sağlayan marka oldu. Tüketicisine mükemmel müşteri deneyimi yaşatan markalar, Şikayetvar tarafından 16 Şubat Pazartesi günü düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Yüzde yüz yerli sermaye ile yeme-içme sektörünün hızla büyüyen markalarından Doyuyo, şikayet oranı, cevaplama ve çözüm hızı, memnuniyet düzeyi, teşekkür oranı ve markayı tercih etme oranı gibi kriterlerle yapılan değerlendirmeler sonucu kategorisinin en büyük ödülü olan Diamond ödülüne layık görüldü. Doyuyo’nun yerli fast food markaları arasında ilk sırada yer aldığını ifade eden PardoFood Yönetim Kurulu Başkanı Taylan Kaya, ödüle ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Doyuyo bugün çıtır tavuk tüketmek isteyen her iki kişiden birinin en sık tercih ettiği marka. Bu başarı, sadece lezzete değil, her bir misafirimizin sesine kulak vererek inşa ettiğimiz güvene dayanıyor. Şikayetvar A.C.E Awards’tan aldığımız Diamond ödülü, bu güvenin ve mükemmeliyetçi yaklaşımımızın en somut tescilidir. Sahadaki ve merkezdeki tüm ekibimizin ortak emeğiyle ulaştığımız bu yüksek memnuniyet, sektördeki yerimizi bir kez daha ortaya koydu. Bu sevgi ve ilgiye layık olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fuzul Türkiye Millî Futbol Takımlarının Ana Sponsoru Oldu Haber

Fuzul Türkiye Millî Futbol Takımlarının Ana Sponsoru Oldu

Tasarruf finansman sektörünün öncüsü Fuzul, Millî Futbol Takımlarının ana sponsoru oldu. 2025-2026 sezonunu kapsayan sponsorluk anlaşması, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, Türkiye Erkek A Millî Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Türkiye Kadın A Millî Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ve Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal’ın katılımıyla, 18 Şubat’ta TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesislerinde düzenlenen imza töreniyle kamuoyuna duyuruldu. Fuzul, 2026 FIFA Dünya Kupası finallerine giden yolda play-off turlarında mücadele eden Türkiye Erkek A Millî Futbol Takımı ve 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası yolunda Kadın A Milli Futbol Takımı’nın ana destekçilerinden olacak. Bu anlaşmanın 86 milyonun ortak sevdası olan Ay-Yıldızlı Formaya duyulan inancın bir yansıması olduğunu belirten Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, “30 yılı aşkın süredir alın teriyle büyüttüğümüz Fuzul ailemiz için bugün tarihî bir gün. Biz, milletimizin birikimlerini korurken gösterdiğimiz hassasiyeti, şimdi Milli Takımlarımızın başarı yolculuğuna omuz vererek göstermek istiyoruz. ‘Yerli ve Millî’ olmanın sözde değil, özde olması gerektiğine inandığımız için buradayız!” dedi. Akbal: “Millî Takımlarımızla Birlikte Koşmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz” İş birliğinin manevi derinliğine dikkat çeken Akbal şu ifadeleri kullandı: “Bugün bir milletin ortak sevdasıyla yan yana durmanın gururunu taşıyoruz. Fuzul olarak 86 milyon kalbin aynı anda attığı yer olan Ay-Yıldızlı Formanın destekçisi olmamız, bu ülkenin gençlerine olan güvenimizin ve şanlı bayrağımıza sonsuz saygımızın bir ifadesidir. Toplumun her kesimine fayda sağlamayı görev edinmiş ve milyonlarca ailenin gelecek planlarına eşlik eden bir şirket olarak, şimdi de Millî Takımımızın zafer yolculuğunda onlarla birlikte koşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu genç kadronun 2026’da bizlere unutulmaz anlar ve zaferler yaşatacağına inancımız tam.” Hedeflerinin Türk futbolunu her alanda rekabetçi ve güçlü bir seviyeye taşımak olduğunu söyleyen TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, "Türk futbolunun geleceği adına, futbolumuzu daha ileriye taşıma kararlılığımızın somut bir göstergesi olan değerli bir iş birliğine daha imza atıyoruz. Bu iş birliği, yalnızca bugünü değil yarını da inşa etme planlarımızın bir parçasıdır. Millî Takımlarımız, sadece sahaya çıkan bir sporcu topluluğu değil; ülkemizin ortak heyecanını, birlik ve beraberliğini yansıtan en güçlü simgelerden biridir. Bu nedenle Millî Takımlarımızın başarısını kalıcı kılacak, kurumsal yapıyı güçlendirecek iş birliklerini çok kıymetli buluyoruz. Alanında öncü kuruluşlardan biri olan Fuzul ile Millî Takımlarımızı kapsayan kıymetli bir anlaşmayı imzalamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tasarruf kültürünü güçlendiren yaklaşımı, sürdürülebilir finansman modeli ve topluma değer katan vizyonuyla Fuzul’un, Millî Takımlarımıza ve futbolumuzun gelişimine değerli kazanımlar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Bu iş birliğinin, ortak değerler etrafında uzun soluklu ve verimli bir yolculuğun başlangıcı olacağına inanıyorum." dedi. Kadın A Millî Takım Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, imzalanan anlaşmanın yalnızca bir sponsorluk değil, hayallere ve millî ruha verilen güçlü bir destek olduğunu vurgulayarak; Fuzul ile Millî Takımların aynı noktada buluşmasının, hayal kurma cesareti ile o hayali gerçeğe dönüştürme kararlılığını bir araya getirdiğini ifade etti. Millî Takımların sabır, dayanışma ve birlikte başarma vizyonunun Fuzul’un yaklaşımıyla örtüştüğünü belirten Kıragası, özellikle kadın futbolunun gelişimi, kadınların futbol ekosisteminde daha fazla yer alması ve Türkiye’yi uluslararası arenada en üst seviyede temsil etme hedeflerinin en büyük hayalleri olduğunu dile getirdi. 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri sürecine yeniden büyük bir inançla başlayacaklarını söyleyen Kıragası, amaçlarının ülkeyi en iyi şekilde temsil ederek millete yeni gururlar yaşatmak olduğunu belirtti. Erkek A Millî Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, en büyük hedeflerinin Dünya Kupası’na katılmak olduğunu vurgulayarak, Fuzul ile imzalanan iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Montella, “Fuzul ile imza attığımız bu çalışma beni çok mutlu etti. Çünkü birçok hayali birlikte inşa ediyoruz. Bunlar sadece sahada değil, tüm ülkemizi temsil eden hayaller. Biz de kendi alanımızda hayallerimizin peşinden koşuyoruz. Futbolun bu anlamda ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Hayallerimizin peşinden giderken ülkemizin hayallerini de düşünerek hareket ediyoruz. En büyük hayalimiz Dünya Kupası’na gidebilmek. Umarım bunu birlikte başarırız. Böylesine anlamlı bir sponsorluk ve bize verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altın Lider Ödülleri 2025'te CEO'ların Gurur Gecesi Haber

Altın Lider Ödülleri 2025'te CEO'ların Gurur Gecesi

Altın Lider Ödülleri Platformu kapsamında gerçekleştirilen bu büyülü organizasyonda; iş dünyasının oylarıyla belirlenen Türkiye'nin 2025 Yılının En Beğenilen 50 CEO'su, 50 CFO'su, 50 CMO'su ve 50 CHRO'su, başarılarını Altın Lider Ödülleri ile taçlandırdı. Altın Lider Ödülleri Platformundan Beşinci Yılında Yeni Bir Oy Rekoru Türkiye'nin önde gelen toplantı ve etkinlik şirketlerinden KREA M.I.C.E. tarafından 2021 yılında hayata geçirilen 'Altın Lider Ödülleri' platformunda bugüne kadar tüm Türkiye'den on binlerce oy kullanıldı. Bu sene 85.212 tekil oyun kullanıldığı Altın Lider Ödülleri platformu her sene büyüyerek daha geniş kitlelere ulaşmaktadır. Beş yıldır başarıyla sürdürülen Altın Liderler Platformu'nda, Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen dijital oylama sistemiyle, web platformu üzerinden SMS doğrulama kodu ile tekil oy kullanımı sağlanmakta; kazanan liderler jürisiz, tamamen "ortak akıl" ile belirlenmektedir. Bu yıl toplam 1428 CEO'nun aday gösterildiği değerlendirme sürecinde, Türkiye iş dünyasından önceki tüm yılları geride bırakan rekor bir katılım gerçekleşmiş; 85.212 çalışanın oyları sonucunda kazananlar belirlenmiştir. Başvuru ücreti veya sponsorluk kabul etmeyen, doğrudan paydaş değerlendirmesine dayanan bu sistem; sonuçların iş dünyasındaki gerçek liderlik algısını en şeffaf ve en objektif biçimde yansıtması açısından büyük önem taşımaktadır. Nilüfer'in Sahne Aldığı Unutulmaz Gala Gecesinde Altın Lider CEO'lar Ödülleri ile Buluştu Nilüfer'in unutulmaz sahne performansı ve büyüleyici atmosfer eşliğinde gerçekleşen CEO Gala Gecesi, Altın Lider Ödülleri'nin görkemli finaline ev sahipliği yaptı. Türkiye'nin En Beğenilen CEO'ları ödüllerini alırken, gecenin zarif ve etkileyici atmosferi Nilüfer'in sahnedeki güçlü yorumu ile taçlandı. İş dünyasının liderleri, başarılarını ekipleriyle birlikte kutladıkları bu özel gecede hem gurur hem de coşku dolu anlar yaşadı. Programın ilerleyen bölümünde ise CEO'lar ve ekipleri, Nilüfer'in hafızalara kazınan şarkıları eşliğinde unutulmaz bir geceye imza attı. CEO Gala Gecesi, başarı, prestij ve sanatın bir araya geldiği görkemli bir final olarak Altın Lider Ödülleri 2025'in zirve noktası idi. Bu sene Altın Lider Ödülleri Büyülü Gala Geceleri'nde sahne alan ve Altın Liderlerin başarılarını kutlayan ve izleyenlerden büyük ilgi gören diğer ünlü sanatçılar ise Murat Boz (CHRO Gala Gecesi), Buray (CMO Gala Gecesi) ve Derya Uluğ (CFO Gala Gecesi) oldu. Türkiye'de Altı Şirkete "Altın Lider Grand Prix Ödülü" 2025 yılında, dört kategoride de (CHRO, CMO, CFO, CEO) Altın Lider Ödülü kazanan altı şirket; İDO, Koton, LC Waikiki, Penti, Pluxee, T.O.M. Altın Lider Ödülleri Platformu'nun en büyük ödülü olan "2025 Altın Lider Grand Prix" ödülünün sahibi oldular. Bu büyük başarı, söz konusu şirketlerin tüm C-Level kategorilerinde iş dünyasının ortak aklı ve oylarıyla zirveye taşındığını bir kez daha ortaya koydu. 2025 Altın Lider Ödülü Kazanan CEO'lar Dr. A. Bülent Sabuncu - KOTON CEO Ali Bolluk - SUWEN - Genel Müdür Ali Emre Sever - MULTINET UP - CEO Arzu Ünal - WPP - Ülke Müdürü Aslan Saranga - DOMINO'S PIZZA - Avrasya Kurucusu ve Grup CEO'su Bahadır Özbek - ALSHAYA - Genel Müdür Banu Deniz Çetinkol - HILTI - Genel Müdür Berna Akyüz Öğüt - LC WAIKIKI Mağazacılık Genel Müdürü Bora Uludüz - MEMORIAL - CEO Cemile Banu Hızlı - M PLUS - CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Göğüş - DOĞAN HOLDİNG - CEO Damla Birol - TÜRK TUBORG - CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Ece Kaşıkçı - BRISTOL MYERS SQUIBB - Genel Müdür Eda Uluca Özcan - PLUXEE - CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çapçı - BEYMEN GROUP - CEO Emil Güzelış - ZEN PIRLANTA - Yönetim Kurulu Başkanı Engin Aksoy - VODAFONE TÜRKİYE - CEO Ercan Öz - ETİ - CEO Ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Seçkin - OGM PICTURES - CEO Esin Karadede - VERSUNI TÜRKİYE - Genel Müdür ve Ticari Lider İhsan Bayçöl - ENERJİSA ÜRETİM - CEO İnan Ekici - OTOKOÇ OTOMOTİV - Otokoç Otomotiv Lideri İsmail Ergun - BYD TÜRKİYE - Genel Müdür Jaklin Güner - VAKKO - CEO Kaan Gür – AKBANK - CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Abbasoğlu - PETROL OFİSİ - Grup CEO Mert Karaibrahimoğlu - PENTİ - CEO Mert Vardar - JOLLY TUR - Grup CEO Murat Altıkardeşler - TEPE KURUMSAL - CEO Murat Kösereisoğlu - SECURITAS - Genel Müdür Murat Orhan - İDO - Genel Müdür Muzaffer Bal - ALİ RAİF İLAÇ - CEO Nazlı Altıpat - THE ESTÉE LAUDER COMPANIES - Genel Müdür Okan Güner - BOEHRINGER INGELHEIM - CEO ve İcracı Olmayan Yönetim Kurulu Üyesi Onur Özkan - TOM BANK - CEO Orhan Remzi Karadeniz - KARADENİZ HOLDİNG - CEO Ömür Tan - QNB - CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Özlem Koç - BAHÇEŞEHİR KOLEJİ - Genel Müdür Selahattin Bilgen - İGA - CEO Serdar Marangoz - AYDEM ENERJİ - CEO Sevinç Yener Çimecioğlu - MONDI GROUP TÜRKİYE OLUKLU MUKAVVA - CEO Sinan Öktem - ULUDAĞ ENERJİ - Grup CEO Sinan Seha Türkseven - TGA - Genel Müdür Dr. Suhat Korkmaz - TOSYALI HOLDİNG - CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Orakçıoğlu - ORKA HOLDİNG - Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan - MERCEDES-BENZ - CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Veysi Kubba - MEDICAL POINT - Yönetim Kurulu Başkan Vekili Volkan Demiroğlu - DHL EXPRESS - CEO Yılmaz Yıldız - ZURICH SİGORTA - CEO Zehra Sezin Ünlüdoğan - GELECEK VARLIK - CEO Hedeflerinin, şirketlerini her zaman daha ileriye taşımak için üstün çalışmalar gerçekleştiren C-Level Liderler için, iş dünyasının tüm paydaşlarını kapsayan, şeffaf, demokratik ve teknolojik bir ödüllendirme platformu oluşturmak olduğunu anlatan Altın Lider Ödülleri Platformu Kurucusu, KREA M.I.C.E. Kurucusu ve CEO'su Seda Mızraklı Ferik, "Değişen piyasa koşullarında, şirketlerin başarısında liderlerin özelliklerini öne çıkıyor. C-Level Liderler için oluşturduğumuz demokratik ve şeffaf ödüllendirme sistemimiz tüm sektörlerin büyük beğenisini kazandı. Katılım şartları, teknolojik alt yapı farklılığı ve gelen binlerce oy sebebi ile "Türkiye'nin En Prestijli Liderlik Ödülleri" olarak kabul edilen 'Altın Lider Ödülleri'nin beşinci yıl heyecanını yürekten taşıyoruz. Liderlerin şirketlerinde ve iş dünyasında bıraktıkları "anlamlı izleri" desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Mızraklı Ferik, açılış konuşmasında iş dünyasından oy kullanan herkese ve Altın Lider Ödülleri Danışma Kurulu Üyelerine teşekkür etti, kazanan liderleri ve ekiplerini kutladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübünden Antalya’da Büyük Başarı Haber

Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübünden Antalya’da Büyük Başarı

Sporcular, sergiledikleri yüksek performans ve kazandıkları madalyalarla hem Eskişehir’i hem de ülkemizi gururla temsil etti. Türkiye’nin dört bir yanından başarılı sporcuların mücadele ettiği şampiyonada, Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübü sporcuları bireysel branşlarda elde ettikleri derecelerle dikkatleri üzerine çekti. Hatice Kübra Toker, istikrarlı performansıyla kürsüden inmedi. 50 m Kurbağalama: Gümüş Madalya 50 m Sırtüstü: Bronz Madalya 200 m Kurbağalama: Gümüş Madalya 400 m Serbest: Gümüş Madalya 200 m Karışık: Gümüş Madalya Ahmet Çınar Bakkal, zorlu yarışlarda önemli dereceler elde etti: 100 m Kurbağalama: Türkiye 1’inciliği 50 m Serbest: Türkiye 2’ncisi 100 m Serbest: Türkiye 3’üncüsü 200 m Karışık: Türkiye 3’üncüsü Şampiyonanın öne çıkan isimlerinden Baran Doruk Şimşek, başarı grafiğini bir adım daha ileri taşıdı. Daha önce 50 m Sırtüstü ve 50 m Kelebek branşlarında olimpik barajı geçen sporcumuz, bu organizasyonda bir olimpik baraj daha geçerek büyük bir başarıya ulaştı. 50 m Sırtüstü: 37.45 – Türkiye 1’inciliği 200 m Serbest: 2:54.98 – Olimpik Baraj 50 m Kelebek: 37.56 – Türkiye 1’inciliği Irmak Çetinkaya, çok sayıda branşta elde ettiği derecelerle istikrarlı bir performans sergiledi: 50 – 100 – 200 m Kurbağalama: Türkiye 1’inciliği 50 – 100 – 200 m Serbest: Türkiye 2’nciliği 50 m Kelebek: Türkiye 2’nciliği İdil Bengisu Tunçbilek ise adeta şampiyonaya damga vurdu: 50 – 100 – 200 – 400 – 800 m Serbest: Türkiye 1’inciliği 200 m Karışık: Türkiye 1’inciliği Elde edilen sonuçlar, sporcularımızın disiplinli, planlı ve özverili çalışmalarının somut bir göstergesi olurken; önümüzdeki dönemde hedeflenen Avrupa ve uluslararası şampiyonalar öncesinde de önemli bir motivasyon kaynağı oldu.

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 35 Milyar TL’lik Rekor Net Kâr Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 35 Milyar TL’lik Rekor Net Kâr

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, 2025 yılında müşteri odaklı yaklaşımı, yaygın hizmet ağı ve yenilikçi ürünleriyle sektördeki liderliğini pekiştirdi. Türkiye Varlık Fonu’nun 2020 eylül ayında 900 milyon dolarlık yatırım ile kurduğu Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik şirketleri 5 yılın sonunda 5,8 milyar dolar piyasa değerine ulaşarak hayat ve hayat dışı sigorta sektörünün öncüsü konumuna geldi. “5 yıllık yolculuğumuzda birleşerek büyüdük, büyüyerek başardık” Sürdürülebilir finansal başarılarının yanı sıra sigortaya erişilebilirliği kolaylaştırmayı ve ihtiyaca yönelik ürünlerle sigortalı sayısının artmasını hedeflediklerini belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak şu tespitlerde bulundu: “Türkiye Sigorta olarak; 5 yıllık yolculuğumuzda ilhamımızı tıpkı adımız gibi ülkemizden aldık ve bu yolculuğu 5 kavramla özetledik: Birleşme, Büyüme, Başarı, Birliktelik ve Bir adım ötesi… Birleşerek büyüdük; büyüyerek birlikte başardık. 2025 yılını güçlü bir kapanışla tamamlayarak hem kendi rekorlarımızı kırdık hem de sektörün üzerinde bir performans sergiledik. Hayat dışı sigorta sektöründe 147,1 milyar TL prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda yaklaşık 32 milyar TL prim farkı oluşturduk. BES fon büyüklüğünde 494,1 milyar TL ile en yakın rakibe kıyasla 92 milyar TL daha yüksek bir fon büyüklüğüne ulaştık. Hayat prim üretimimizi ise 2 katına çıkararak 29,3 milyar TL’lik prim üretimi gerçekleştirdik. Tüm bu başarılarla birlikte her branşta liderliğimizi sürdürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sektörün geneliyle karşılaştırıldığında yangın branşında her 5 poliçeden 1’i Türkiye Sigorta güvencesi altında. Ayrıca sağlık, kasko gibi bireysel ürünlerde sigortalı sayımız her geçen gün artıyor. Yıl sonu itibarıyla sağlıkta 1 milyon poliçeyi aştık, kaskoda ise 1 milyona yaklaştık.” “Enflasyonun altında fiyat politikasıyla sigortayı herkes için daha erişilebilir kılıyoruz” Sigortayı herkes için erişilebilir kılma hedefi doğrultusunda enflasyonun altında fiyat politikası benimsediklerini söyleyen Taha Çakmak sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılında Türkiye Sigorta olarak kasko, konut ve sağlıkta sigortalılarımıza sunduğumuz peşin fiyatına 12 taksit ve indirim uygulamalarımızla sigortalılarımızın bütçelerini destekleyen ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızı hayata geçirdik. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise 20.000 TL’ye varan ek fayda kampanyalarımızla katılımcılarımızın birikimlerine destek olduk. Bu kampanyalarımız ile sadece ödeme kolaylığı sunmuyor, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran ve toplumsal sorumluluğumuzu yansıtan bir yaklaşım sergiliyoruz.” “Bireysel kasko ve sağlıkta ilk çeyrekte 2025 fiyatlarıyla devam ediyoruz” Taha Çakmak; “Bireysel ürünlerimiz arasında yer alan kasko ve sağlık ürün grubumuzda müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini göz önünde bulundurarak sigortaya erişilebilirliği ve ulaşılabilirliği kolaylaştırmak adına 2026 yılının ilk çeyreğinde fiyat artışına gitmeden, 2025 yılı fiyatlarıyla ilerleme kararı aldık. Ayrıca, vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağlama hedefimiz doğrultusunda bireysel kasko, sağlık ve konut sigortalarımızda 12 taksit uygulamamızı sürdürüyoruz” ifadeleriyle yılın ilk çeyreğinde fiyat artışı yapılmayacağının altını çizdi. “Katastrofik korumamızı 1,8 milyar dolardan 2,4 milyar dolara çıkardık” Ülkedeki doğal afet risklerinin farkında olduklarının ve bu doğrultuda koruma kapasitelerini artırdıklarını belirten Taha Çakmak; “Ülkemizin katastrofik risklerini biliyor, gerekli risk analizlerimizi yaparak ülkemize ve insanımıza güvence sunuyoruz. Güçlü reasürans kapasitemiz ile 2025 yılında da kurumsal ve ticari segmentte rekor üretim ve kârlılığa damgamızı vurduk. Katastrofik koruma kapasitemiz 2025 yılında 1,8 milyar dolar iken bu yıl 2,4 milyar dolara ulaştı. Yangındaki reasürans kapasitemiz 190 milyon dolar iken inşaattaki reasürans kapasitemiz ise 138 milyon dolar seviyesinde” dedi. “Katılımcılarımıza güçlü getiri sunarak fark oluşturduk” Türkiye Hayat Emeklilik’in finansal performansıyla ilgili de açıklamada bulunan Çakmak; şunları söyledi: “Yılsonu itibarıyla yaklaşık 11,5 milyar dolar değerinde fon büyüklüğüne ulaşarak ülkemizin ekonomisine kaynak sağladık ve tasarruflara katkı sunduk. 2025 yılında sektörün ortalama fon getirisi yüzde 58 iken, katılımcılarımıza ortalama yüzde 65 getiri sunarak sektörün üzerinde getiri sağladık.” Fon büyüklüğü ve fon getirilerinin yanı sıra katılımcılarına sunduğu yatırım enstrümanları çeşitliliği ile de fark yarattıklarını belirten Çakmak; “Altından hisseye, kira sertifikalarından tarım ve gıda emeklilik yatırım fonlarına kadar geniş bir fon yelpazesi ile katılımcılarımıza sunduğumuz fon portföyümüzü yenilikçi temalarla zenginleştiriyoruz. Her yatırım profiline uygun 48 fonumuz ve 10 milyon TL’den 100 milyar TL’ye uzanan fon büyüklüklerimiz ile sektördeki en geniş fon yelpazesine sahibiz” dedi. “Hizmet kalitemizi sektör standartlarının üzerine taşıyoruz” Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak önemli odak noktalarından birinin hizmet kalitesinin artırılması olduğunu belirten Çakmak şöyle devam etti; “Sektörde bir ilk olarak bireysel kasko hasarlarında yüzde 100 orijinal parça kullanım taahhüdü vererek sigortalılarımıza sunduğumuz güvenceyi daha da ileriye taşıyoruz. Oto branşında hasarların yüzde 90’ına ilk 5 gün içerisinde onarım onayı veriyor, onarımların yüzde 40’ını ise 15 gün içinde tamamlayarak müşteri memnuniyetini önceliklendiriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanındaki yaygın anlaşmalı sağlık kurum ağımız ve yapay zekâ destekli hızlı provizyon hizmetimiz sayesinde ‘Sağlıkta Milyonların Güvencesi’ olmaya devam ediyoruz. Sağlık branşında yapılan başvuruların yüzde 90’ını yapay zekâ desteği ile 5 saniye içinde, kalanını ise ortalama 4 dakika 51 saniye içerisinde değerlendiriyoruz. 2026 yılı odaklarımız arasında müşteri deneyimi ve operasyonel süreçleri geliştirmek ve mükemmelleştirmek yer alıyor. Bu doğrultuda daha gidecek yolumuz var. Hedefimiz, müşterilerimizin operasyonel süreçlerini iki günün altında sonuçlandırmak.” “Güçlü öz kaynak yapımız ve sermaye disiplinimizle sürdürülebilir temettü dağıtıyoruz” Taha Çakmak; “Sigortayı herkes için ulaşılabilir ve erişilebilir kılma vizyonumuzla milyonlarca birey ve işletmeyi güvencemiz altına alıyor, ülke ekonomisine sürdürülebilir katkı sağlamaya devam ediyoruz. 2020 eylül ayından bu yana 11,2 milyar TL karşılığında 465 milyon Dolar temettü dağıttık. Güçlü öz kaynak yapımız ve sermaye disiplinimizle sürdürülebilir temettü dağıtımına devam ediyoruz. 2026 yılında da pazar liderliğiyle dengeli büyümeyi, güçlü bilanço ve sürdürülebilir kârlılığı, erişilebilirlik ve toplumsal etkiyi, dijital liderlik ve müşteri deneyimini artırmayı hedefliyoruz” dedi. “5 yılda kârlılığını 13 kat artırdı” Türkiye Sigorta, geçen yılın aynı dönemine göre net kârlılığını yüzde 53 artışla 19,4 milyar TL’ye taşırken; prim üretiminde de yüzde 45 artışla 147,1 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye Hayat Emeklilik ise 2025 yılsonunda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 82 artışla 494,1 milyar TL fon büyüklüğüne, 5 milyon katılımcı sayısına ve yüzde 67 artışla 15,5 milyar TL net kârlılığa erişti. Hayat prim üretimini ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 105 büyümeyle 29,3 milyar TL’ye ve poliçe sayısını da 7,1 milyon adete yükseltti. İki şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 büyümeyle, toplamda 35 milyar TL net kâr elde etti. Böylece bir önceki yılın net kârı olan 22 milyar TL’yi aşarak, kendi rekorunu bir kez daha kırdı. 5 yılda kârlılığını 13 kat artırarak 2025 yılında 35 milyar TL kârlılığa ulaştı. Art arda 8 çeyrekte teknik kâr elde eden Türkiye Sigorta, yılsonunda teknik kârında yüzde 129 oranında artışla 9,6 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğünde yüzde 80 oranında artışla 51,6 milyar TL’ye ulaşırken; Türkiye Hayat Emeklilik ise teknik kârında yüzde 79 oranında artışla 13,6 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğünde yüzde 73 oranında artışla 31,9 milyar TL’ye ulaştı. Her iki şirkette de birleşik rasyo, son iki yıldır yüzde 100’ün altında seyretmeye devam ederken; öz kaynak kârlılığı Türkiye Sigorta’da yüzde 48, Türkiye Hayat Emeklilik’te ise yüzde 62 seviyesinde gerçekleşti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sara Hector Sezonun İlk Zaferini Aldı Haber

Sara Hector Sezonun İlk Zaferini Aldı

HEAD Worldcup Rebels takımı, Alp Disiplini Dünya Kupası’nda hafta sonunu podyumlarla süslenen etkileyici sonuçlarla tamamladı. İsveçli yıldız Sara Hector, Çekya’nın Špindlerův Mlýn kentinde düzenlenen Büyük Slalom yarışını kazanarak sezonun ilk galibiyetine ulaştı. Aynı organizasyonda Slalom yarışında ise Camille Rast ikinci, Emma Aicher üçüncü oldu. Erkekler tarafında Kitzbühel’de gerçekleştirilen Super-G yarışında Franjo von Allmen ikinci, Stefan Babinsky üçüncü sırayı alırken; Slalom yarışında Linus Straßer, sezonun ilk podyumunu üçüncülükle elde etti. Sara Hector’dan Güçlü Geri Dönüş Cumartesi günü koşulan Büyük Slalom’da Sara Hector, ilk ayağı lider tamamladıktan sonra ikinci ayakta da üstün performansını koruyarak kariyerinin 8. Dünya Kupası zaferini kazandı. İsveçli sporcu, sonuçtan duyduğu memnuniyeti “Zor bir süreçten sonra yeniden tam hızda kayak yapmak inanılmaz bir his. Bu galibiyet özgüvenimi tamamen geri getirdi” sözleriyle dile getirdi. Camille Rast Şampiyonluk Yarışında İddiasını Artırdı Büyük Slalom’da dördüncü sırayı alan Camille Rast, bu sonuçla Dünya Kupası genel klasmanında önemli puanlar topladı ve zirveyle arasındaki farkı 89 puana kadar düşürdü. Yarışta ABD’li A J Hurt sekizinci, Alman Emma Aicher onuncu sırada yer aldı. Slalom’da Çifte Podyum Pazar günü yapılan Slalom yarışında HEAD Worldcup Rebels, iki sporcusunu birden podyuma taşıdı. Camille Rast ikinci olurken, Emma Aicher sezonun Slalom branşındaki üçüncü podyumunu elde etti. Yarışta toplam 7 HEAD sporcusunun ilk 10’da yer alması, takım adına dikkat çeken bir başarı olarak kayda geçti. Kitzbühel’de Erkeklerden Güçlü Sonuçlar Kitzbühel’deki Super-G yarışında Franjo von Allmen, sadece 0,03 saniye farkla birinciliği kaçırarak ikinci oldu. Bu sonuç, genç İsviçreli kayakçının hem Kitzbühel’deki ilk podyumu hem de sezonun en iyi Super-G derecesi oldu. Stefan Babinsky ise üst üste ikinci hafta podyuma çıkarak formunu sürdürdü. Linus Straßer’dan Sezonun İlk Podyumu Hafta sonu, Kitzbühel Slalom yarışıyla tamamlandı. Alman sporcu Linus Straßer, ikinci ayakta yaptığı güçlü çıkışla onunculuktan üçüncülüğe yükselerek sezonun ilk podyumunu aldı. Bu sonuç, Straßer’ın HEAD ile elde ettiği ilk Kitzbühel podyumu olması açısından da ayrı bir önem taşıdı. HEAD Racing Director’dan Değerlendirme HEAD Racing Director Rainer Salzgeber, hafta sonunu şu sözlerle değerlendirdi: “Sara Hector yeniden en hızlı kayakçılardan biri olduğunu gösterdi. Bu sonuçlar, Olimpiyatlar öncesinde mükemmel bir hazırlık niteliğinde. Kadın ve erkek takımlarımızda istikrar, hız ve özgüven net şekilde görülüyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum" Haber

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum"

Yılmaz, 25 yılı aşkın İK serüvenini, değişen başarı tanımını ve dijital dönüşümün İK'daki yerini samimiyetle paylaştı. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ben Nevzat YILMAZ, 25 yılı aşkın bir süredir İnsan Kaynakları profesyoneli olarak çalışmaktayım. Kurumsal iş hayatında farklı pozisyonlarda insan kaynakları alanında edindiğim tecrübelerle, şu an Hastavuk A.Ş. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü olarak görev yapıyorum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İnsan Kaynakları alanının dışında Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ünvanına sahibim. Bir dönem Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak İnsan Kaynakları Bilirkişisi olarak da görev yaptım. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürlüğü dışında; İKAYDER (İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Serbest Muhasebeci Mali Müşavir hedefiyle yola çıktığım kariyer hayatımın ilk yıllarında; o yıllarda şirketlerin çoğunda İnsan Kaynakları yapılanması bulunmadığından, muhasebe departmanı içinde kendine yer edinmiş Personel Özlük İşleri ve Bordrolama Operasyonları ile tanıştım. Açıkçası, neredeyse insana dair herşeyi barındırdığından muhasebeden daha fazla ilgimi çekti ve bu alana yöneldim. 2000 yılların başlarından itibaren personel departmanı, insan kaynakları fonksiyonlarının gelişmesiyle birlikte, İnsan Kaynakları Bölümü yapılanması haline geldi. Sadece kariyerimin değil, tüm şirketlerin de en önemli dönüm noktası bence buydu. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Mesleğe ilk başladığım gençlik yıllarımda başarı, ünvan ve para kazanmaktı. Sonra başarının anlamı benim için çok değişti. Üretken olmak, katma değer yaratmak ve insana dair her konuda materyalist düşünceden uzaklaşarak, sadece birlikte çalıştığınız değil, çevrenizdeki insanların da gelişimine katkıda bulunmak ve bunların olumlu etkilerini somut olarak gözlemlemek, benim tek motivasyon kaynağım haline geldi. Hayatına dokunduğunuz insanların başarılarını görmek gerçekten çok motive edici. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Çalışma hayatı için bahsedecek olursak, odağımız insan ve insana dair herşey olduğundan, süreç dışında yönetemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz maalesef. Hızlı çözüm üretmek, ani kararlar almak güçlü bir öngörü gerektirmekte her daim hazır olmanız gerekmekte. Yaşanılan olaylardan aldığım referanslarla stratejiler belirlemek ve prensiplerinizde tutarlı olmak başarıyı da beraberinde getirmekte. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Öncelikle insanın gerçekten kendini tanıması gerekiyor. Bu mesleği yapmak, başarılarla dolu bir iş hayatı geçirmek istiyorsanız, öncelikle yaptığınız işi sevmeniz ve ötesinde sabırlı ve tutkulu olmanız gerekiyor. Sonrasında empati yetkinliğinizin gelişmesi, güçlü iletişim becerileri ile insanların güvenini kazandığınızda başarı basamaklarını emin adımlarla çıkacaklarından kuşkum yoktur. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Tek kelime ile GÜVEN. Gerek iş hayatında gerekse karakteristik olarak ekibime güven vermek ve güven duymak isterim. Çünkü ekip çalışmalarımızda hedefimizi net olarak belirler ve bu doğrultuda tüm arkadaşlarımın insiyatif almasını sağlar ve desteklerim. Böylelikle ekibimdeki her bireyin mesleki ve ahlaki olarak gelişimlerine katkıda bulunduğumu düşünürüm. Kısacası ekibimdeki herkesi derinden önemserim. Anlık yapıcı geri bildirimler ile yaptıkları çalışmaların ne kadar değerli olduğunu açık bir şekilde ifade ederim. Tabi ki başarının ardından ödül, kaçınılmaz olur bizim ekipte. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Dünya markası olma vizyonu ve bunun için sürekli gelişmek ve geliştirmek misyonu ile donatılmış şirketimizde, İnsan Kaynakları departmanı olarak öncelikle şirketimizin yapacağı yeni yatırımlarla daha fazla istihdam olanağı, mevcut çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimlerine daha fazla katkıda bulunmak hiç sönmeyen arzumuzdur. 2026 yılı içerisinde özellikle İK alanında dijital dönüşümün her odağında yer almak istiyor ve buna göre süreçlerimizi şekillendiriyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Günümüzde sektör ayırmaksızın her şirketin karşılaştığı gibi ekonomik belirsizlikler ve hiç bitmeyen bir rekabet ile bizde karşılaşmaktayız, fakat bizi ayıran özellik, yönetim ekibimizin güçlü öngörü ve rekabet ortamında dahi çalışanlarımızın potansiyellerini pik seviyeye çıkarmanın ne denli önemli olduğunun bilincinde olmasıdır. Bu farkındalık sayesinde kalite ve verimlilik ile ilgili rekabeti en aza indirgeyebiliyorsunuz. Bir de doğru pozisyonlanma ile yerel ve uluslararası pazarda farkınız kendiliğinden ortaya çıkıyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirlik konusu oldukça derin, üretici – tüketici demeden tüm dünyanın, tüm insanlığın seferber olması gereken bir konu olarak görüyorum. Lokal olarak yakın geçmişte şehrimizde yaşadığımız planlı su kesintileri buna en somut örnek. Global anlamda bu tarz bir durumun yaşandığını düşünmek bile istemem. O sebeple sadece hammadde, enerji, işgücü gibi üretim veya hizmet şirketlerini kapsamaktan çok öte bir konu. Tüm yaşamsal kaynakların sürdürülebilirliği ile ilgili ülkelerin, siyasi yöneticilerin, halkların, kaynaklarını etkin kullanmaları ile ilgili politikalar geliştirmesi, stratejilerin belirlenmesi farkındalığın tabana kadar yayılması gerekli. Hastavuk A.Ş. olarak da “Sıfır Atık” – “Biyoenerji” gibi alanlarda oldukça ileri projeler üretiyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme ve yapay zekâ, işimize yardımcı “bot”lar. Doğru kullanıldığında harika işler çıkarabiliyorlar. En önemlisi zamanınız size kalıyor ve gelişim yolculuğunda operasyondan uzaklaşarak stratejiler oluşturmanıza yardımcı oluyorlar. İnsan Kaynaklarının her alanında dijital ürünlerin hepsini yakından tanımaya çalışıyoruz. En iyi uygulamaları inceleme imkânı bulmaya çalışıyoruz. Böylelikle çalıştığım şirketimde ve sektörel bazda en iyi iş modelini tasarlamaya çalışıyoruz. Süreçlerimizin çoğunu dijital ortama taşıdık, kurumsal kaynak kullanımının verimli hale gelmesi için şirketimizde ERP sistemi hayata geçirildi. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Bizim jenerasyonumuz için bilgiye ulaşmak, bizden önceki dönemde tecrübe kazanmış kişilere ulaşmak anlamına geliyordu. Şimdi ise durum değişti. Artık bilgi her yerde, elimizdeki cihazlara kadar geldi. İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen gençler öncelikle bilgi sahibi olacaklar, her alanda kendilerini geliştirecekler, sosyalleşecekler, iletişim becerilerini geliştirecekler. Mübalağa etmek istemem fakat oldukça rekabetçi bir ortamdalar ve onları ön plana çıkaran temel yetkinliklerini en iyi şekilde sergilemeleri gerekiyor. Yabancı dil ve teknoloji becerileri ise artık kaçınılmaz.

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum" Haber

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum"

Yılmaz, 25 yılı aşkın İK serüvenini, değişen başarı tanımını ve dijital dönüşümün İK'daki yerini samimiyetle paylaştı. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ben Nevzat YILMAZ, 25 yılı aşkın bir süredir İnsan Kaynakları profesyoneli olarak çalışmaktayım. Kurumsal iş hayatında farklı pozisyonlarda insan kaynakları alanında edindiğim tecrübelerle, şu an Hastavuk A.Ş. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü olarak görev yapıyorum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İnsan Kaynakları alanının dışında Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ünvanına sahibim. Bir dönem Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak İnsan Kaynakları Bilirkişisi olarak da görev yaptım. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürlüğü dışında; İKAYDER (İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Serbest Muhasebeci Mali Müşavir hedefiyle yola çıktığım kariyer hayatımın ilk yıllarında; o yıllarda şirketlerin çoğunda İnsan Kaynakları yapılanması bulunmadığından, muhasebe departmanı içinde kendine yer edinmiş Personel Özlük İşleri ve Bordrolama Operasyonları ile tanıştım. Açıkçası, neredeyse insana dair herşeyi barındırdığından muhasebeden daha fazla ilgimi çekti ve bu alana yöneldim. 2000 yılların başlarından itibaren personel departmanı, insan kaynakları fonksiyonlarının gelişmesiyle birlikte, İnsan Kaynakları Bölümü yapılanması haline geldi. Sadece kariyerimin değil, tüm şirketlerin de en önemli dönüm noktası bence buydu. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Mesleğe ilk başladığım gençlik yıllarımda başarı, ünvan ve para kazanmaktı. Sonra başarının anlamı benim için çok değişti. Üretken olmak, katma değer yaratmak ve insana dair her konuda materyalist düşünceden uzaklaşarak, sadece birlikte çalıştığınız değil, çevrenizdeki insanların da gelişimine katkıda bulunmak ve bunların olumlu etkilerini somut olarak gözlemlemek, benim tek motivasyon kaynağım haline geldi. Hayatına dokunduğunuz insanların başarılarını görmek gerçekten çok motive edici. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Çalışma hayatı için bahsedecek olursak, odağımız insan ve insana dair herşey olduğundan, süreç dışında yönetemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz maalesef. Hızlı çözüm üretmek, ani kararlar almak güçlü bir öngörü gerektirmekte her daim hazır olmanız gerekmekte. Yaşanılan olaylardan aldığım referanslarla stratejiler belirlemek ve prensiplerinizde tutarlı olmak başarıyı da beraberinde getirmekte. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Öncelikle insanın gerçekten kendini tanıması gerekiyor. Bu mesleği yapmak, başarılarla dolu bir iş hayatı geçirmek istiyorsanız, öncelikle yaptığınız işi sevmeniz ve ötesinde sabırlı ve tutkulu olmanız gerekiyor. Sonrasında empati yetkinliğinizin gelişmesi, güçlü iletişim becerileri ile insanların güvenini kazandığınızda başarı basamaklarını emin adımlarla çıkacaklarından kuşkum yoktur. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Tek kelime ile GÜVEN. Gerek iş hayatında gerekse karakteristik olarak ekibime güven vermek ve güven duymak isterim. Çünkü ekip çalışmalarımızda hedefimizi net olarak belirler ve bu doğrultuda tüm arkadaşlarımın insiyatif almasını sağlar ve desteklerim. Böylelikle ekibimdeki her bireyin mesleki ve ahlaki olarak gelişimlerine katkıda bulunduğumu düşünürüm. Kısacası ekibimdeki herkesi derinden önemserim. Anlık yapıcı geri bildirimler ile yaptıkları çalışmaların ne kadar değerli olduğunu açık bir şekilde ifade ederim. Tabi ki başarının ardından ödül, kaçınılmaz olur bizim ekipte. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Dünya markası olma vizyonu ve bunun için sürekli gelişmek ve geliştirmek misyonu ile donatılmış şirketimizde, İnsan Kaynakları departmanı olarak öncelikle şirketimizin yapacağı yeni yatırımlarla daha fazla istihdam olanağı, mevcut çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimlerine daha fazla katkıda bulunmak hiç sönmeyen arzumuzdur. 2026 yılı içerisinde özellikle İK alanında dijital dönüşümün her odağında yer almak istiyor ve buna göre süreçlerimizi şekillendiriyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Günümüzde sektör ayırmaksızın her şirketin karşılaştığı gibi ekonomik belirsizlikler ve hiç bitmeyen bir rekabet ile bizde karşılaşmaktayız, fakat bizi ayıran özellik, yönetim ekibimizin güçlü öngörü ve rekabet ortamında dahi çalışanlarımızın potansiyellerini pik seviyeye çıkarmanın ne denli önemli olduğunun bilincinde olmasıdır. Bu farkındalık sayesinde kalite ve verimlilik ile ilgili rekabeti en aza indirgeyebiliyorsunuz. Bir de doğru pozisyonlanma ile yerel ve uluslararası pazarda farkınız kendiliğinden ortaya çıkıyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirlik konusu oldukça derin, üretici – tüketici demeden tüm dünyanın, tüm insanlığın seferber olması gereken bir konu olarak görüyorum. Lokal olarak yakın geçmişte şehrimizde yaşadığımız planlı su kesintileri buna en somut örnek. Global anlamda bu tarz bir durumun yaşandığını düşünmek bile istemem. O sebeple sadece hammadde, enerji, işgücü gibi üretim veya hizmet şirketlerini kapsamaktan çok öte bir konu. Tüm yaşamsal kaynakların sürdürülebilirliği ile ilgili ülkelerin, siyasi yöneticilerin, halkların, kaynaklarını etkin kullanmaları ile ilgili politikalar geliştirmesi, stratejilerin belirlenmesi farkındalığın tabana kadar yayılması gerekli. Hastavuk A.Ş. olarak da “Sıfır Atık” – “Biyoenerji” gibi alanlarda oldukça ileri projeler üretiyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme ve yapay zekâ, işimize yardımcı “bot”lar. Doğru kullanıldığında harika işler çıkarabiliyorlar. En önemlisi zamanınız size kalıyor ve gelişim yolculuğunda operasyondan uzaklaşarak stratejiler oluşturmanıza yardımcı oluyorlar. İnsan Kaynaklarının her alanında dijital ürünlerin hepsini yakından tanımaya çalışıyoruz. En iyi uygulamaları inceleme imkânı bulmaya çalışıyoruz. Böylelikle çalıştığım şirketimde ve sektörel bazda en iyi iş modelini tasarlamaya çalışıyoruz. Süreçlerimizin çoğunu dijital ortama taşıdık, kurumsal kaynak kullanımının verimli hale gelmesi için şirketimizde ERP sistemi hayata geçirildi. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Bizim jenerasyonumuz için bilgiye ulaşmak, bizden önceki dönemde tecrübe kazanmış kişilere ulaşmak anlamına geliyordu. Şimdi ise durum değişti. Artık bilgi her yerde, elimizdeki cihazlara kadar geldi. İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen gençler öncelikle bilgi sahibi olacaklar, her alanda kendilerini geliştirecekler, sosyalleşecekler, iletişim becerilerini geliştirecekler. Mübalağa etmek istemem fakat oldukça rekabetçi bir ortamdalar ve onları ön plana çıkaran temel yetkinliklerini en iyi şekilde sergilemeleri gerekiyor. Yabancı dil ve teknoloji becerileri ise artık kaçınılmaz.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.