Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batarya

Kapsül Haber Ajansı - Batarya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batarya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor Haber

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor

Katma değerli sanayinin öncü şirketi Eti Bakır, 1,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük özel sektör yatırımı olan Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde yatırımlarına devam ediyor. Eş zamanlı olarak gerçekleştirmeyi planladığı iki önemli yatırımı ülke ekonomisine kazandırmaya hazırlanan Eti Bakır, Türkiye’de ilk kez kobalt uç ürünleri üretecek. Şirket aynı zamanda pelet demir üretimi de gerçekleştirecek. Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri İşletme Müdürü Bekir Kan, kobalt tuzlarının üretileceği tesisin yapımına yıl sonunda başlamayı hedeflediklerini belirterek, “Mazıdağı tesisimizde, Türkiye’de olmayan ve teknolojide çok yoğun olarak kullanılan kobaltı, bakır süreçlerimizin artık ürünü olan piritten geri kazanıyoruz. Yıllık 2.500 ton kobalt üretimimizle dünya üretiminin yüzde 2’sine yakınını karşılıyoruz. Yeni tesisimizle Türkiye’de üretimi olmayan, kobalt asetat, kobalt klorit, kobalt nitrat gibi kobaltın uç ürünlerini de üretmeye başlayacağız. Yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla, 2 yılda faaliyete geçireceğimiz tesiste, yılda 2.000 ton metale karşılık gelecek şekilde kobalt tuzları üretilecek. Seramik, batarya, savunma sanayi ve otomobil lastiği üretimi gibi sektörlerde kullanılan kobalt tuzlarının tamamına yakınını ihraç edeceğiz. Yine bölgeden 60 kişilik ek istihdam sağlayacağız” diye konuştu. 200 BİN TON PİK DEMİR ÜRETECEK Tesiste geri kazanılan metallerden birisinin de demir olduğunu dile getiren Kan, bunun için de bir tesis yatırımı planladıklarını belirtti. 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesiste pelet demir üreteceklerini anlatan Kan, şunları söyledi: “Piritten geri kazandığımız yıllık 350.000 tonluk demir konsantresini bir adım daha işleyerek yüzde 95 saflıkta pelet demir haline getireceğiz. İnşaat demiri, sac gibi demir üreticilerinin hammaddesi olan pelet demir için kuracağımız tesis, 150 bin metrekarelik alanda yer alacak. 3 yılda tamamlanacağını öngördüğümüz tesis, tamamen iç piyasaya verilecek. Her iki yatırımımızla birlikte halihazırda 1.690 olan istihdamımız da 1.900’e çıkacak.” ‘STRATEJİK BİR BOŞLUĞU DOLDURUYORUZ’ Eti Bakır’ın Türkiye’de üretilmeyen ya da arz açığı bulunan ürünlerin üretimiyle ülke ekonomisine katkılarına devam ettiğini ifade eden Kan, şöyle devam etti: “Mazıdağı tesisimizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, döngüsel ekonominin güçlü bir örneği olarak da konumlandırmaya devam ediyoruz. Üretimim stratejimizin kalbinde ürünleri mümkün olduğunca uç ürünlere çevirerek katma değerin ülkemizde kalması için çalışmak var. Ülkemizin cari açığının kapanmasına katkıda bulunmak, ülkemiz sanayisinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin yerli olarak üretilmesini sağlamak en büyük önceliğimiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW i7 ile Lüks ve Teknoloji Yeniden Tanımlanıyor Haber

Yeni BMW i7 ile Lüks ve Teknoloji Yeniden Tanımlanıyor

1977’den bu yana 7 Serisi her jenerasyonunda bir tür vitrini temsil etti. Güvenlikten sürüş destek sistemlerine kadar pek çok yenilik ilk kez bu modelde karşımıza çıktı. Yeni i7 de bu geleneği sürdürüyor. BMW’nin bugüne kadar yaptığı en kapsamlı güncellemelerden biri olarak tanımlanan model, sadece elektrikli bir alternatif değil, aynı zamanda markanın gelecekteki yönünü de gösteriyor. Tasarım tarafında BMW’nin son dönemde iyice keskinleşen dili burada da kendini belli ediyor. Ön bölümde aydınlatmalı “Iconic Glow” böbrek ızgara ve ince formda kristal detaylı farlar ilk bakışta dikkat çekiyor. Gövde genelinde daha sade, monolitik bir yaklaşım benimsenmiş. İki tonlu özel boya seçenekleri ve 22 inçe kadar uzanan jant alternatifleriyle kişiselleştirme tarafı da güçlü tutulmuş. İç mekânda ise BMW’nin odağı net: teknoloji ve deneyim. Yeni Panoramic iDrive sistemi ve Operating System X ile birlikte dijital kullanım daha merkezi hale getirilmiş. Ön yolcu için sunulan ekran artık standart ve içerik tarafında oldukça geniş; video, streaming ve hatta oyun mümkün. Tabii sürücünün dikkatini dağıtmaması için gerekli güvenlik önlemleri de düşünülmüş. Asıl dikkat çekici bölüm ise arka koltuklar. 31,3 inçlik 8K çözünürlüklü Theatre Screen, i7’yi klasik bir otomobilden çıkarıp hareketli bir yaşam alanına dönüştürüyor. Buna Bowers & Wilkins imzalı, Dolby Atmos destekli ses sistemi eşlik edince ortaya gerçekten iddialı bir atmosfer çıkıyor. Teknik tarafta BMW’nin altıncı nesil eDrive sistemi görev yapıyor. Yeni silindirik hücre yapısına sahip bataryalar sayesinde menzil 700 kilometrenin üzerine taşınmış durumda. İlk etapta sunulacak i7 xDrive50 versiyonu 455 beygir güç ve 660 Nm tork üretiyor. 112,5 kWh batarya kapasitesi, 250 kW hızlı şarj desteğiyle birleştiğinde yüzde 10’dan 80’e dolum yaklaşık yarım saat sürüyor. BMW, maksimum menzili ise 728 kilometreye kadar çıkarıyor (WLTP). Üretim, Almanya’daki Dingolfing tesisinde 2026 yazında başlayacak. Avrupa ile birlikte Danimarka’da temmuz ayında teslimatlar planlanıyor. Farklı motor ve donanım seçeneklerinin ise ilerleyen dönemde gelmesi bekleniyor. Kısacası BMW i7, sadece elektrikli bir 7 Serisi değil. Markanın “bundan sonra nasıl otomobiller yapacağını” anlatan güçlü bir işaret. Lüks, teknoloji ve elektrikli mobilitenin kesişim noktasında duruyor. BMW’nin bu modelle nasıl bir karşılık alacağı ise asıl merak edilen konu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Mercedes C-Serisi Tanıtıldı: 762 KM Menzil, 4 Saniyede 0-100! Haber

Yeni Elektrikli Mercedes C-Serisi Tanıtıldı: 762 KM Menzil, 4 Saniyede 0-100!

Mercedes-Benz, efsane modeli C-Serisi’nin tamamen elektrikli yeni neslini resmen tanıttı. Baştan aşağı yenilenen model, elektrikli altyapıya geçmesine rağmen klasik C-Serisi karakterini korumayı başarıyor. Yeni model; şıklık, konfor, performans ve teknolojiyi bir araya getirerek orta sınıf elektrikli sedan segmentinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius, “Yeni C-Serisi ile elektrikli otomobillerde orta segmenti yeniden tanımlıyoruz” açıklamasında bulundu. 762 KM Menzil ve Ultra Hızlı Şarj Teknolojisi Serinin ilk versiyonu olan Mercedes-Benz C 400 4MATIC electric, teknik özellikleriyle dikkat çekiyor: 800 volt elektrikli platform 94 kWh batarya kapasitesi 762 km’ye kadar menzil (WLTP) 360 kW (483 hp) güç 0-100 km/s hızlanma: 4 saniye Araç, 330 kW hızlı şarj desteği sayesinde sadece 10 dakikada 325 km menzil sağlayabiliyor. Yeni Tasarım: Coupé Silüet ve GT Ruh Yeni C-Serisi, tamamen yenilenen dış tasarımıyla dikkat çekiyor. Coupé tarzı silüet ve güçlü arka tasarım, modele sportif bir karakter kazandırıyor. Yeni nesil Mercedes ön panjur Yıldız formunda LED farlar ve stoplar Krom ve ışık detaylarının birleşimi Bu tasarım dili, geçmiş ile geleceği bir araya getiriyor. Sürüşte Yeni Seviye: Arka Aks Yönlendirme ve AIRMATIC Yeni model, sürüş dinamikleri konusunda da iddialı: Arka aks yönlendirme ile 11,2 metre dönüş çapı AIRMATIC adaptif hava süspansiyonu Car-to-X ve Google Maps destekli yol okuma sistemi İki vitesli yeni nesil elektrikli güç aktarımı Bu sistemler sayesinde araç hem uzun yolda konfor hem de virajlı yollarda sürüş keyfi sunuyor. Daha Geniş İç Mekân ve Çift Bagaj Alanı Yeni platform sayesinde araç içi yaşam alanı önemli ölçüde büyüdü: 10 cm daha uzun aks mesafesi 470 litre bagaj hacmi 101 litrelik ön bagaj (frunk) 1.800 kg çekme kapasitesi Hyperscreen ve Yapay Zekâ Destekli Sistemler Araç içinde yer alan MBUX Hyperscreen, tüm ön paneli kaplayan dev ekran yapısıyla dikkat çekiyor. Yeni nesil MB.OS işletim sistemi sayesinde: Over-the-air güncelleme Google Maps tabanlı akıllı navigasyon Şarj planlama ve rota optimizasyonu özellikleri sunuluyor. Premium Konfor: Masajlı Koltuk ve Yıldız Tavan İç mekân tamamen yeniden tasarlanırken, konfor odaklı detaylar öne çıkıyor: Masaj ve havalandırmalı koltuklar 4 yönlü bel desteği Vegan iç mekân seçeneği Panoramik cam tavanda yıldız efektli aydınlatma Araç, “ev konforu” hissini sürüş deneyimine taşıyor. Soğuk Havalarda Bile Yüksek Performans Yeni ısı pompası sistemi sayesinde araç, -7 derecede bile kabini fosil yakıtlı modellere göre iki kat daha hızlı ısıtabiliyor. Bu da hem konfor hem enerji verimliliği sağlıyor. Türkiye ve Avrupa’da Satış Takvimi Yeni elektrikli Mercedes C-Serisi’nin satışlarının Avrupa’da Mayıs ayında başlaması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı Haber

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı

Avrupa'da geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan model; artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla şehir içi ulaşımda yeni bir standart sunmayı hedefliyor. Anadolu Isuzu, %100 çevreci bu model ile sürdürülebilir ve akıllı mobilite vizyonunu uluslararası arenada bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, 15–16 Nisan 2026 tarihlerinde Berlin'de düzenlenen BUS2BUS Fuarı'nda, "Geleceğin Mobilitesi" vizyonu doğrultusunda geliştirdiği Novociti Volt 2. Nesil modelini sergiledi. İki yılda bir gerçekleştirilen ve otobüs endüstrisinin önemli buluşmaları arasında yer alan BUS2BUS'ta Anadolu Isuzu, %100 elektrikli Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan bu modeliyle çevreci ulaşım çözümlerini uluslararası platforma taşıdı. Yeni nesil Novociti Volt sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor Çevre dostu ulaşım çözümlerine odaklanan Anadolu Isuzu, elektrikli araç alanındaki yetkinliğini yeni nesil ürünlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Avrupa'da özellikle yerel yönetimlerin yoğun ilgi gösterdiği Novociti Volt platformu üzerine geliştirilen yeni nesil Novociti Volt, şehir içi ulaşımda sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkıyor. Yeni nesil Novociti Volt, 211 kWh ve 268 kWh kapasiteli batarya seçenekleriyle şehir içi ulaşımda sessiz ve verimli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Bu bataryalar tek şarjla 400 km'ye kadar menzil sağlarken, 270 kW güç ve 2500 Nm tork üreten motoru besleyerek yüksek performans sunuyor. Geleceğin ulaşımı BUS2BUS'ta ele alındı BUS2BUS, Messe Berlin ve Almanya'da yaklaşık 3.000 özel otobüs işletmecisini temsil eden Alman Otobüs ve Otobüs İşletmecileri Birliği (BDO) tarafından düzenleniyor. 19 ülkeden 140'tan fazla şirketin katılımıyla gerçekleştirilen BUS2BUS 2026'da şehir içi ve şehirler arası ulaşımın geleceğine dair yenilikçi yaklaşımlar paylaşıldı. Otobüs üreticileri ve tedarikçilerin en yeni ürün ve teknolojilerini sergilediği fuarda, bu yıl özellikle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni nesil mobilite çözümleri öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı Haber

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.” MAN Lion’s City E: Bir başarı öyküsü 2019’daki piyasaya sürülen MAN Lion’s City E, kısa sürede Avrupa’da bir başarı hikayesine dönüştü ve şu anda birçok Avrupa şehrinde hizmet veriyor. Bugüne kadar yaklaşık 3.300 araç üretilip teslim edilirken, bu araçlar toplamda yaklaşık 250 milyon kilometre yol kat etti. Yerel olarak emisyon üretmeyen çalışma özellikleri sayesinde bu kullanım, geleneksel dizel otobüslere kıyasla yaklaşık 150.000 ton CO2 tasarrufu sağladı. Satış rakamlarındaki artış da bu dinamik gelişmeyi etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 mali yılında, MAN’ın tamamen elektrikli kamyon ve otobüs satışları yüzde 168 artarak 1.970 adede ulaştı. Yalnızca MAN Lion’s City E satışları, bir önceki yıla göre yüzde 118 artış göstererek, toplamda 1.300 adedin üzerine çıktı. MAN, elektrikli otobüs satışında ulaştığı bu rakamla yeni bir rekora imza attı. Günümüzde Avrupa'da, MAN tarafından satılan her iki şehir otobüsünden biri artık elektrikle çalışıyor. Lion’s City E’nin elde ettiği bu başarıda, modelin güvenilirliği, menzili ve sürdürülebilirlik performansı kadar, aynı zamanda sürekli genişletilen sıfır emisyonlu otobüs portföyü de önemli rol oynuyor. Bu portföy; kompakt 10 metrelik araçlardan klasik 12 metrelik tek gövdeli otobüslere, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü otobüslerden şehirlerarası kullanıma uygun alçak girişli elektrikli modellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Lion’s Chassis E modeli de MAN’ın Avrupa dışındaki pazarlara da hizmet vermesini mümkün kılıyor. Tamamen elektrikli MAN Lion’s Coach E ise sıfır emisyonlu uzun mesafe seyahatlerinde yeni bir çağının başlangıcını temsil ediyor. İlk araçların yıl sonuna kadar müşterilere teslim edilmesi planlanırken, MAN bu geniş model yelpazesiyle şehir içi, bölgesel ve uzun mesafe taşımacılığında sürdürülebilir mobiliteye küresel ölçekte katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim, Enerji Operasyonlarını 5G ile Güçlendiriyor Haber

Enerjisa Üretim, Enerji Operasyonlarını 5G ile Güçlendiriyor

Enerjisa Üretim, dijitalleşme yolculuğunda yeni bir eşiği daha geride bırakarak 5G teknolojisini santral operasyonlarına entegre etmeye başladı. 1 Nisan itibarıyla devreye alınan 5G altyapısı sayesinde şirket, üretimden ticarete uzanan tüm operasyonel süreçlerinde bağlantı gücünü ileri seviyeye taşıyor. Sahada hızlanan bağlantı, güçlenen operasyonlar İlk fazda, Turkcell altyapısıyla 10 farklı lokasyonda 5G erişimi sağlanarak santral operasyonlarında yüksek hızlı ve kesintisiz iletişim altyapısı devreye alındı. Bu kapsamda Kocaeli’nden Akköy’e, Akhisar’dan Çeşme’ye uzanan lokasyonlarda 5G destekli operasyonlar başladı. Yaklaşık 700 çalışan, 5G hızında operasyonel etkiyle sahada yeni bir çalışma standardı deneyimliyor. Amsterdam’dan ABD’ye uzanan operasyon ağı, güçlü dijital altyapısı ve enerji ticaretindeki deneyimiyle Enerjisa Üretim, 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajını operasyonlarının merkezine taşıyor. Bu güçlü altyapı sayesinde operasyonel refleksler hız kazanırken, veri temelli karar alma süreçleri daha çevik ve daha öngörülebilir bir yapıya evriliyor. Kritik altyapıda kesintisiz iletişimin yeni standardı Santralleriyle Türkiye’nin elektrik ihtiyacına katkı sağlayan Enerjisa Üretim, kritik altyapıyı yöneten bir şirket olmanın sorumluluğuyla hareket ederek enerji üretiminde sürekliliği ve operasyonel mükemmeliyeti destekleyen teknolojileri stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyor. 5G teknolojisinin sağladığı güçlü bağlantı altyapısı sayesinde özellikle uzak ve erişimi zor lokasyonlardaki santrallerde görev yapan ekipler için iletişim kalitesi önemli ölçüde artarken, saha operasyonlarında anlık veri takibi, uzaktan müdahale ve operasyonel koordinasyon çok daha etkin hale geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai IONIQ 6 N Dünyada Yılın Performans Otomobili Ödülünün Sahibi Oldu Haber

Hyundai IONIQ 6 N Dünyada Yılın Performans Otomobili Ödülünün Sahibi Oldu

Hyundai, 2026 World Car Awards kapsamında önemli bir başarıya imza atarak IONIQ 6 N ile “Dünyada Yılın Performans Otomobili” (World Performance Car) ödülünü kazandı. 22’ncisi düzenlenen ödül töreninin kazananları, 2026 New York International Auto Show kapsamında gerçekleştirilen organizasyonda açıklandı. World Car Awards jürisinden gelen bu ödül, Hyundai’de bu aracı tasarlayan, geliştiren ve üreten binlerce kişi için büyük anlam taşıyor. IONIQ 6 N’in sunduğu üstün tasarım, ileri teknoloji ve gerçek yaşamda sunduğu değer, kullanıcılar tarafından da takdir ediliyor. Bu ödül, hem jüriye hem de Hyundai’yi tercih eden ve markaya ilham veren tüm müşterilere ithaf ediliyor. Kazanan Modelin Öne Çıkan Özellikleri Neler? IONIQ 6 N, Dünya Performans Otomobili kategorisinde elektrikli çağda yüksek performansı yeniden tanımlayarak öne çıktı. Model, hem pist hem de günlük kullanım için geliştirilmiş sürücü odaklı teknolojileri güçlü performansla bir araya getiriyor. Üstün Performans: N Grin Boost ile 650 beygire kadar güç sunan model, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 3,2 saniyede ulaşıyorSürücü Odaklı Teknolojiler: N e-Shift gerçek vites hissi sunarken, N Active Sound+ daha etkileyici bir sürüş deneyimi sağlıyorGelişmiş Batarya Teknolojisi: 84 kWh batarya, uygun koşullarda 350 kW hızlı şarj ile %10’dan %80’e yaklaşık 18 dakikada ulaşabiliyor Bu Ödül Hyundai’nin Başarı Hikayesini Nasıl Destekliyor? Bu başarı, Hyundai’ nin Dünya Otomobil Ödülleri kapsamında üst üste beşinci kez ödüle layık görülmesini sağladı ve markanın otomotiv inovasyonundaki liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Önceki yıllarda elde edilen önemli başarılar ise şöyle: 2025: INSTER – Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili2024: IONIQ 5 N – Dünyada Yılın Performans Otomobili2023: IONIQ 6 – Dünyada Yılın Otomobili, Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili, Dünyada Yılın Otomobil Tasarımı2022: IONIQ 5 – Dünyada Yılın Otomobili, Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili, Dünyada Yılın Otomobil Tasarımı Bu istikrarlı başarı, Hyundai’ nin tasarım ve teknolojide sınırları zorlamaya devam ettiğini güçlü şekilde ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Mobilitede Yeni Dönem Haber

Elektrikli Mobilitede Yeni Dönem

Dünya genelinde mobilite anlayışı köklü bir dönüşümden geçiyor. Araç sahipliği tek seçenek olmaktan çıkarken, kullanıcılar daha esnek, erişilebilir ve deneyim odaklı çözümlere yöneliyor. Özellikle elektrikli araçlar söz konusu olduğunda satın alma kararları, gerçek yaşam deneyimleriyle şekilleniyor. Bu bağlamda araç kiralama, yeni teknolojileri tanıma, gündelik hayatla uyumunu test etme ve bilinçli tercihler geliştirme imkânı sunan bir keşif alanı haline geliyor. Mobilite ekosisteminde araç kiralama, kullanıcı ile teknoloji arasındaki ilişkiyi de yeniden tanımlayan kritik bir temas noktasına evriliyor. Özellikle 25-40 yaş aralığındaki yeni nesil kullanıcılar için kiralama, anlık bir ihtiyaçtan çok ileri teknolojileri satın alma öncesinde deneyimlemenin en erişilebilir yolu olarak öne çıkıyor. Bu perspektiften yola çıkan Garenta ise elektrikli araç filosuyla kullanıcılarına yalnızca bir sürüş imkânı sağlamakla kalmıyor; onların sürdürülebilir ulaşım anlayışıyla bağ kurabilecekleri ve geleceğin sürüş teknolojilerini yakından tanıyabilecekleri bütüncül bir platform sunuyor. “Amacımız Geleceğin Mobilite Alışkanlıklarını Şekillendiren Bir Deneyim Ekosistemi İnşa Etmek” Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte mobiliteyi esneklik, sürdürülebilirlik ve deneyim ekseninde yeniden şekillenen bir ekosistem olarak ele aldıklarını belirten Garenta Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal, “Uluslararası Enerji Ajansı verileri, elektrikli araç satışlarında hızlı bir artışın yaşandığını teyit ediyor. Ancak buna karşın kullanıcıların önemli bir bölümü deneyim eksikliği nedeniyle elektirikli araba konusunda hâlâ çekimser kalıyor. Şarj altyapısına erişim, menzil yeterliliği ya da batarya ömrü gibi başlıklar, kullanıcı araçla temas etmeden önce soyut birer kaygı olarak kalıyor. Oysa biz biliyoruz ki bu bariyerleri aşmanın en kolay yolu doğrudan deneyimlemekten geçiyor. Çünkü kullanıcı davranışlarını dönüştüren asıl unsur temasın kendisi oluyor” dedi. Araç kiralama sektörünün bu noktada kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Tutal, “Bugün kiralama, araç temininin çok daha ötesine geçerek yeni nesil teknolojilerin gerçek hayatla buluştuğu bir platforma dönüşmüş durumda. Garenta olarak, bütçe dostu geniş araç portföyümüz ve mutlak müşteri memnuniyeti ilkesi doğrultusunda hizmet veren deneyimli satış ekibimiz sayesinde, müşterilerimizin elektrikli araçlara dair soyut kaygılarını doğrudan kullanım fırsatlarıyla somut ve yönetilebilir bir deneyime dönüştürüyoruz. Böylece yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor, elektrikli mobiliteye geçişte kullanıcılarla teknoloji arasında güçlü bir köprü kurarak geleceğin alışkanlıklarını bugünden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Elektrikli Araçlara Dair Önyargılar Deneyimle Aşılıyor Elektrikli araçlara yönelik en yaygın çekinceler; şarj altyapısına erişim, menzil yeterliliği, batarya ömrü, toplam kullanım maliyeti ve değişen kullanım alışkanlıklarına uyum gibi başlıklarda yoğunlaşıyor. Ancak bu soru işaretlerinin büyük bir kısmı, doğrudan temasla hızla anlamını yitiriyor. Gerçek kullanım senaryolarında edinilen deneyim, kullanıcıların elektrikli araçlara dair algısını dönüştürüyor. Sessiz sürüş, düşük işletme maliyeti ve teknolojik donanım gibi avantajlar, teorik bilgiden çok pratik kullanımda anlam kazanıyor. Bu nedenle araç kiralama, elektrikli mobilitenin yaygınlaşmasında kritik bir hızlandırıcı görevi üstleniyor. Deneyim ekonomisi ile mobiliteyi birleştiren nadir platformlardan biri olarak konumlanan Garenta, kullanıcıların elektrikli araçlarla gerçek yaşam koşullarında tanışmasını sağlayarak, teorik bilgilerin ötesinde somut veri ve gözlemler elde edebilecekleri bir platform sunuyor. Böylece araç kiralama, yalnızca mobilite ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, kullanıcıların güvenle karar verebildiği ve teknolojiye dair önyargılarını aşabildiği bir alan haline geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.