Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batarya

Kapsül Haber Ajansı - Batarya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batarya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor Haber

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın İzmit fabrikasında üretilen ve tüketiciler tarafından merakla beklenen yeni modeli IONIQ 3, Türkiye’de satışa sunulurken aynı zamanda Hyundai’nin küresel elektrikli otomobil teknolojisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’de ürettiği ilk tamamen elektrikli model olan IONIQ 3, marka için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. İzmit fabrikasının elektrikli araç üretimine geçişinde önemli bir rol üstlenen model, Hyundai’nin Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımlarının ve ülkenin otomotiv üretimindeki stratejik konumunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. IONIQ ailesinin tasarım, teknoloji ve kullanıcı odaklı yaklaşımını kompakt hatchback segmentine taşıyan IONIQ 3; şehir içi kullanım kolaylığı, uzun yolculuklara uygun menzil seçenekleri ve ferah iç mekânıyla farklı beklentilere cevap veriyor. “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini yeni “Aero Hatch” gövde formuyla buluşturuyor. Çeliğin şekillendirilmesinden ilham alan tasarım yaklaşımı, sade yüzeyler ve belirgin hatlarla güçlü bir görünüm oluşturuyor. Akıcı ön bölümden başlayan tavan çizgisi, yolcular için geniş bir baş mesafesi sağlayacak şekilde uzanıyor ve arka spoylere doğru alçalarak dinamik bir siluet oluşturuyor. Yaklaşık 0,263 Cd’lik sürtünme katsayısı, modelin aerodinamik verimliliğini destekliyor. IONIQ ailesine özgü piksel aydınlatmalar ve Mors alfabesinde “H” harfini simgeleyen dört nokta detayı, modelin tasarım kimliğini tamamlıyor. N-Line EVO seçeneği ise N Line tasarımına özgü sportif detaylarla daha dinamik bir görünüm sunuyor. Kompakt boyutlar, geniş yaşam alanı IONIQ 3, 4.155 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik ve 1.505 mm yükseklik ölçülerine sahip. N Line gövde tasarımında uzunluk 4.170 mm’ye ulaşırken, 2.680 mm’lik dingil mesafesi ve düz zemin yapısı ön ve arka yolcular için ferah bir yaşam alanı oluşturuyor. “Yaşam Alanı” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, günlük kullanılan alanlar sıcak ve davetkâr bir yaşam alanı hissi verecek şekilde düzenleniyor. B-segment boyutlarında bir otomobil olan IONIQ 3, kullanıcılara C-segmente yakın bir iç hacim sunuyor. Açık orta konsol ve farklı saklama çözümleri, kullanıcıların kişisel eşyalarını kolayca yerleştirmelerine imkân tanıyor. Toplam 441 litrelik bagaj kapasitesi, aile kullanımından hafta sonu yolculuklarına kadar farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Bu hacme dâhil olan, bagaj tabanının altındaki 119 litrelik Megabox ek depolama alanı, yükleme alanının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İki batarya, dört donanım seçeneği Türkiye’de Select, Trend, Prime ve N-Line EVO olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunulan IONIQ 3, iki farklı batarya ve motor seçeneğiyle kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tercih yapmalarına imkân tanıyor. Select donanımında yer alan 42,2 kWh kapasiteli LFP batarya, 343 km birleşik menzil sunuyor. Bu versiyonun elektrik motoru 107,8 kW (146,5 PS) maksimum güç üretiyor. Trend, Prime ve N-Line EVO donanımlarında ise 61 kWh kapasiteli NMC batarya ile 99,5 kW (135,2 PS) maksimum güç üreten elektrik motoru bulunuyor. Birleşik menzil değerleri Trend’de 482 km, Prime’da 476 km ve N-Line EVO’da 435 km olarak sunuluyor. Donanım Batarya Maksimum güç Birleşik menzil 0-100 (sn) Select 42,2 kWh 107,8 kW / 146,5 PS 343 km 8,7 Trend 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 482 km 9,5 Prime 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 476 km 9,5 N-Line EVO 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 435 km 9,6 Önde konumlandırılan elektrik motoru ve önden çekiş sistemiyle geliştirilen IONIQ 3, her iki motor seçeneğinde 250 Nm maksimum tork sunuyor. Rejeneratif frenleme sistemi ise yavaşlama sırasında enerjinin geri kazanılmasına katkıda bulunarak elektrikli sürüş verimliliğini destekliyor. Günlük kullanıma uygun şarj teknolojileri Hyundai Motor Grubu’nun üstün teknolojisi üzerine geliştirilen IONIQ 3, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik ve şarj performansını bir araya getiriyor. Uygun DC hızlı şarj istasyonlarında ve optimum koşullarda batarya doluluk seviyesi, 42,2 kWh bataryalı versiyonda yaklaşık 29 dakikada, 61 kWh bataryalı versiyonlarda ise yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Model ailesinde 11 kW AC şarjın yanı sıra 22 kW’a kadar AC şarj seçeneği de bulunuyor. Pleos Connect ile yeni nesil dijital deneyim IONIQ 3, Avrupa’da Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini sunan ilk Hyundai modeli olarak öne çıkıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem, araç fonksiyonlarına, navigasyona ve kişiselleştirme seçeneklerine kolay erişim sağlayan bir arayüz sunuyor. Model ailesinde 12,9 inç ve 14,6 inç ekran seçenekleri bulunurken, sürüşe ilişkin temel bilgiler sürücünün görüş alanına yerleştirilen ayrı dijital gösterge üzerinden takip edilebiliyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteği, akıllı telefon bağlantısını tamamlıyor. Hyundai Dijital Anahtar 2, uyumlu akıllı telefonlarla araca erişim ve dijital anahtar paylaşımı sağlıyor. Entegre elektrikli araç rota planlayıcı ise yolculuk sırasında şarj duraklarının planlanmasına yardımcı oluyor. Bu özelliklerin sunulması donanım ve hizmet kapsamına göre değişiyor. V2L ile otomobilin enerjisi günlük hayata taşınıyor IONIQ 3’ün V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi, yüksek voltajlı bataryanın enerjisinin uyumlu elektrikli cihazları çalıştırmak için kullanılmasına imkân tanıyor. Donanıma bağlı olarak sunulan iç ve dış V2L çözümleri; dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet ve kamp ekipmanları gibi cihazlar için farklı kullanım olanakları sağlıyor. Hyundai SmartSense ile gelişmiş sürüş desteği IONIQ 3, Hyundai SmartSense güvenlik ve sürüş destek teknolojileriyle şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücüye yardımcı oluyor. Model ailesinde donanıma bağlı olarak sunulan teknolojiler arasında; Çevre Görüş Monitörü (SVM)Kör Nokta Görüntü Monitörü (BVM) yer alıyor.Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2)Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA)Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2) Sürüş ve park manevralarında çevrenin daha kolay takip edilmesini sağlayan bu sistemler, günlük kullanım konforunu ve güvenliğini destekliyor. Hyundai IONIQ 3, İzmit’teki üretim gücünü aerodinamik tasarımı, verimli elektrikli sürüşü ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’deki üretim yolculuğunda yeni bir dönemi temsil eden model, markanın elektrifikasyon vizyonunu günlük yaşamın ihtiyaçlarına uygun bir otomobilde somutlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı Haber

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı

2027 yılında Türkiye'ye gelecek olan tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA, bağımsız çevresel değerlendirme programı Green NCAP’in verdiği en yüksek derece olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni almaya hak kazandı. Bu derece, MICRA’nın hava kalitesi, enerji verimliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel alanlardaki güçlü çevresel performansını teyit ediyor. Green NCAP, pek çok değerlendirmeden farklı olarak aracın üretimden kullanıma, kullanım ömrünün sonundaki geri dönüşüm sürecine kadar tüm yaşam döngüsünü hesaba katıyor. Böylece müşterilere, aracın genel çevresel etkisine ilişkin bağımsız bir ölçüt sunuyor. Yeni MICRA’nın Green NCAP’ten aldığı beş yıldız ne anlama geliyor? Green NCAP’in beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, çevresel performans açısından programın ulaşılabilecek en üst seviyesini temsil ediyor ve yalnızca kuruluşun “çok iyi elektrikli araçlar” olarak tanımladığı modellere veriliyor. Tamamen elektrikli yeni MICRA, Green NCAP testlerinin tüm başlıklarında güçlü sonuçlar elde etti. Araç, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı. Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava performansını “İyi” olarak değerlendirdi. Yeni MICRA’nın kompakt boyutları verimliliğe ve günlük kullanıma nasıl katkı sağlıyor? Eğlenceli, kompakt ve çevik bir elektrikli otomobil olarak tasarlanan yeni MICRA, dört metrenin altındaki uzunluğu ve 1,8 metreyi aşmayan genişliğiyle Avrupa şehirlerinin sokaklarında kolay kullanım sunarken Green NCAP’in ortaya koyduğu üst düzey sürdürülebilirlik performansını da karşılıyor. Müşteriler, pazara göre değişen donanım seçeneklerine bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh batarya versiyonları arasında seçim yapabiliyor. 40 kWh batarya 80 kW’a, 52 kWh batarya ise 100 kW’a kadar DC hızlı şarjı destekliyor. Rejeneratif frenleme ve Nissan’ın e-Pedal teknolojisi de günlük sürüşte verimliliği destekliyor. 100 km’de yalnızca 14,2 kWh enerji tüketen MICRA, verimlilik alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. MICRA, Avrupalı müşteriler için nasıl tasarlandı? Özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı Avrupalı müşteriler düşünülerek geliştirilen altıncı nesil MICRA, bu köklü model adının tamamen elektrikli bir otomobile dönüşümünü temsil ediyor. Kompakt boyutları Avrupa’nın kentsel yaşamına ve dar sokaklarına son derece uygunken, sunduğu menzil ve şarj kabiliyeti müşterilere gerektiğinde şehir dışına da rahatlıkla çıkabilme esnekliği sağlıyor. Dış tasarımı Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirilen model, kendine özgü Nissan kimliğiyle öne çıkıyor. Belirgin çamurluk kavisleri ve karakteristik aydınlatma imzası, otomobile MICRA’nın önceki beş neslinde oluşan kişiliği ileri taşıyan etkileyici bir karakter kazandırıyor. İç mekânda ise Google built-in özellikli NissanConnect ve şarj duraklarını da hesaba katan rota planlama gibi bağlantılı teknolojiler, günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi’nden Sorumlu Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons şunları söyledi: “Yeni MICRA, elektrifikasyon stratejimizin Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları etrafında tasarlanmış otomobillere nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Green NCAP’ten alınan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, müşterilerin MICRA’dan beklediği özgün tasarım, kullanışlı menzil ve günlük kullanım kolaylığının yanı sıra hedeflediğimiz verimliliğin de bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. “Avrupa’da elektrifiye ürün gamımızı genişletmeye devam ederken, müşterilerimize farklı ihtiyaç ve yaşam tarzlarına uygun olarak yüzde 100 elektrikli modeller ile sınıfının öncüsü e-POWER teknolojisini de içeren hibrit modeller arasında seçim imkânı sunuyoruz. Elektrikli mobiliteye Nissan’ın kendine özgü karakterini taşıyan MICRA, bu portföyün önemli bir parçası.” İttifak, yeni MICRA’ya nasıl destek sağlıyor? Renault ile iş birliği içinde geliştirilen yeni MICRA, Nissan’ın Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı’nın ölçek avantajından yararlanarak Avrupa için verimli bir şekilde elektrikli araç geliştirirken kendine özgü kimliğini nasıl koruduğunu gözler önüne seriyor. Bu yaklaşım, günümüz tüketicilerinin sürekli değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek için iş birliklerinden yararlanarak araçları pazara daha hızlı sunmayı öngören Nissan gelecek vizyonunun temel unsurlarından birini oluşturuyor. Sıkça Sorulan Sorular S: Yeni Nissan MICRA, Green NCAP’ten hangi dereceyi aldı? C: Tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA; %94’lük genel puanın yanı sıra Temiz Hava’da 10 üzerinden 9,1, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3 ve Sera Gazları’nda 10 üzerinden 10 puan alarak Green NCAP’in en yüksek derecesi olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni elde etti. S: Beş yıldızlı Green NCAP Sürdürülebilirlik Derecesi nedir? C: Beş yıldız, Green NCAP’in verdiği en yüksek Sürdürülebilirlik Derecesi olup kuruluşun web sitesinde “genel olarak mükemmel performans” şeklinde tanımlanıyor. Green NCAP metodolojisi, araçların çevresel performansını Temiz Hava, Enerji Verimliliği ve Sera Gazları başlıkları altında, aracın yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkileri de hesaba katarak değerlendiriyor. S: Yeni Nissan MICRA’nın menzili ne kadar? C: Yeni Nissan MICRA, donanıma bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh olmak üzere iki batarya seçeneğiyle sunuluyor. Bu iki seçenek, müşterilerin sürüş ihtiyaçlarına en uygun menzil ve batarya kapasitesi kombinasyonunu belirlemesine olanak tanıyor. S: Yeni Nissan MICRA nerede tasarlanıp üretiliyor? C: Avrupalı müşteriler için geliştirilen yeni MICRA’nın dış tasarımı, Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirildi. Model, AmpR Small elektrikli araç platformu üzerinde, Fransa’nın Douai kentindeki Ampere ElectriCity tesisinde üretiliyor. S: Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı, yeni Nissan MICRA’nın geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadı? C: Yeni MICRA, Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı bünyesinde, ortak elektrikli araç uzmanlığı ve Ampere’in AmpR Small elektrikli araç platformu kullanılarak geliştirildi. Nissan, İttifak’ın sağladığı bu imkânları Nissan Design Europe imzalı özgün bir dış tasarımla birleştirdi. Bu yaklaşım, ortak araç geliştirme ve üretim süreçlerinin Nissan’ın kendine özgü kimliğini korurken verimliliği nasıl desteklediğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA’nın 26 Bininci Otobüsü Avenue Neo Banttan İndi Haber

TEMSA’nın 26 Bininci Otobüsü Avenue Neo Banttan İndi

75 yolcu kapasitesine ve 600 kilometreye varan menzile sahip Avenue Neo, TEMSA’nın üretim ve mühendislik birikimini elektrifikasyondaki yetkinliğiyle buluşturuyor. Geliştirdiği ve ürettiği araçları dünyanın farklı coğrafyalarıyla buluşturan TEMSA, üretim yolculuğunda yeni bir aşamaya ulaştı. TEMSA’nın 2025 yılında Busworld Europe’da dünya lansmanını gerçekleştirdiği Avenue Neo, şirketin üretim hattından çıkan 26 bininci otobüs oldu. TEMSA çalışanlarının katılımıyla “26 Bin Otobüste Hepimizin İmzası Var” mottosuyla gerçekleştirilen kutlamada, üretim hattından çıkan Avenue Neo çalışanlar tarafından imzalandı. “26 BİN OTOBÜSTE HEPİMİZİN İMZASI VAR” TEMSA CEO’su Evren Güzel: “TEMSA araçları bugüne kadar dünyada 10 milyar kilometrenin üzerinde yol yaptı. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında araçlarımız yollardaysa, bunun arkasında hep birlikte geliştirdiğimiz ve uzun yıllara dayanan yetkinliğimiz var. 26 bin otobüs üretim kültürümüzün, mühendislik birikimimiz ve kaliteden ödün vermeyen çalışma anlayışımızın bir sonucu. Müşterilerimizi dinlemek, değişen ihtiyaçlara hızla cevap vermek, daha verimli üretmek ve kalite standartlarımızı sürekli geliştirmek bu anlayışımızın en önemli unsurları. 26 bininci otobüsümüzün Avenue Neo olması da bizim için çok anlamlı. Elektrikli Avenue Neo; yılların saha ve üretim birikimini ileri mühendislikle buluştururken, yeni nesil elektrifikasyon teknolojilerini TEMSA kimliğimizden ilham alan ve geleceğe yön veren vizyoner yeni tasarım dilimizle bütünleştiriyor. Banttan inen bu araç aynı zamanda TEMSA’nın tercih edilen mobilite markası olma vizyonunu da ortaya koyuyor. Maraton ile başlayan hikâyemizden bugün Avenue Neo’ya uzanan ürün portföyümüz, TEMSA’nın yıllar içinde oluşturduğu güveni ve yenilikçi ürünler geliştirme iddiasını bir arada temsil ediyor. 26 bin otobüste hepimizin imzası var! Bu mühendislik ve üretim gücümüzle gurur duyuyoruz” dedi. 5 MİLYON KİLOMETRELİK TECRÜBE AVENUE NEO’YA AKTARILDI Avenue Neo’nun batarya paketleme, yazılım ve geliştirme süreçlerinin tamamı TEMSA mühendisleri tarafından gerçekleştiriliyor. 75 yolcu taşıyabilen otobüs, yüksek kapasiteli batarya seçeneğiyle 600 kilometreye varan menzil sunarken, 300 kW DC bağlantıyla yüzde 100 şarja 75 dakikada ulaşabiliyor. Şehir içi ulaşımın yanı sıra büyükşehir kapsamındaki uzak ilçelere kadar çözüm sunacak şekilde geliştirilen 9 metrelik Avenue Neo, 10,5 metrelik bir otobüsün sunduğu özellikleri daha kompakt bir platformda bir araya getiriyor. Avenue Neo, 2016 yılından bu yana İsveç ve Litvanya’nın sert kışlarından İspanya ve Türkiye’nin sıcak yazlarına kadar farklı coğrafyalarda yol alan MD9 Electricity’nin güçlü mimarisi üzerine inşa edildi. MD9 Electricity’nin 5 milyon kilometreyi aşan yol tecrübesi yeni nesil teknolojilerle Avenue Neo’ya aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda’nın Elektrikli Amiral Gemisi SUV’u Peaq’in Seri Üretimi Başladı Haber

Škoda’nın Elektrikli Amiral Gemisi SUV’u Peaq’in Seri Üretimi Başladı

Škoda, tamamen elektrikli yeni amiral gemisi Peaq’in seri üretimine Çek Cumhuriyeti’ndeki Mladá Boleslav fabrikasında başladı. Markanın şimdiye kadar ürettiği en büyük ve en gelişmiş model olan yedi koltuklu Peaq, tamamen elektrikli Elroq ve Enyaq ile içten yanmalı motora sahip Octavia ile aynı fabrikada üretiliyor. Haziran ayında tanıtılan Peaq, kısa sürede ilgi odağı olurken, kompakt SUV modeli Epiq’i de ürün gamına ekleyen Škoda, elektrikli mobilite atağını hızlandırıyor. Marka, 2026 yılının ilk yarısında Avrupa’nın en çok tercih edilen ikinci otomobil markası konumuna yükselerek güçlü performansını sürdürdü. Dört farklı model aynı üretim hattında Markanın Mladá Boleslav’daki üretim hattı, farklı güç aktarma sistemlerine sahip modelleri aynı fabrikada üretebilme esnekliğiyle öne çıkıyor. Enyaq 2020 yılında bu hatta üretilen ilk tamamen elektrikli model olurken, Ocak 2025’te Elroq ve şimdi de Peaq üretime dahil edildi. Böylece üç tamamen elektrikli model, Octavia Combi ile aynı fabrikadan çıkıyor. Škoda bu üretim yapısıyla pazar talebindeki değişimlere ve küresel tedarik zincirindeki gelişmelere göre üretim adetlerini esnek biçimde ayarlayabiliyor. Elektrikli modellerin Škoda’nın üretimindeki ağırlığı da artmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında markanın Çek Cumhuriyeti’ndeki fabrikalarında üretilen araçların yaklaşık yüzde 23’ünü tamamen elektrikli modeller oluşturdu. Peaq için üretim hattı yeniden düzenlendi 4.87 metre uzunluğa ve yaklaşık üç metrelik aks mesafesine sahip Peaq, Škoda’nın ürettiği en büyük SUV olma özelliğini taşıyor. Modelin mevcut üretim hattına dahil edilmesi için fabrikada çeşitli mühendislik çalışmaları gerçekleştirildi. Üretim sürecinde ergonomiyi ve iş güvenliğini geliştirmek amacıyla daha büyük üretim kızakları devreye alınırken, üçüncü sıra koltukların montajı için yeni bir manipülatör eklendi. Pres, gövde ve boya tesislerinde de Peaq’in üretimine yönelik düzenlemeler yapıldı. 640 kilometrenin üzerinde menzil sunuyor Škoda’nın yeni elektrikli amiral gemisi modeli olan Peaq, markanın bugüne kadar bir elektrikli aracında kullandığı en büyük batarya seçeneğini de sunuyor. Mladá Boleslav’da üretilen 91 kWh kapasiteli batarya, 640 kilometrenin üzerinde menzil sağlıyor. Ürün gamında ayrıca 63 kWh kapasiteli batarya seçeneği de yer alıyor. 150 kW ile 220 kW arasında değişen üç farklı güç seçeneğiyle sunulacak Peaq, arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olarak tercih edilebilecek. Yedi koltuklu kabiniyle markanın en geniş SUV modeli olan Peaq, gövdeyle bütünleşik gizli kapı kolları, Dynamic Shade Control teknolojisine sahip panoramik cam tavan ve çift yönlü şarj gibi Škoda’da ilk kez sunulan teknolojileri de beraberinde getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kia’nın Kompakt Elektrikli SUV Modeli EV2 Türkiye’de! Haber

Kia’nın Kompakt Elektrikli SUV Modeli EV2 Türkiye’de!

Avrupa’da üretilen yeni elektrikli B-SUV modeli EV2; kompakt boyutları, akıllı teknolojileri ve cesur tasarımıyla elektrikli mobiliteyi daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor. Kia’nın B-SUV segmentindeki tamamen elektrikli yeni modeli EV2, Türkiye’de satışa sunuldu. Ödüllü EV ailesinin tasarım, teknoloji ve verimlilik mirasını daha ulaşılabilir bir noktaya taşıyan EV2; EV3, EV6 ve EV9’un ardından markanın elektrikli araç pazarındaki konumunu daha da güçlendiriyor. Kia’nın "Herkes için Elektrikli Mobilite" vizyonunu yansıtan EV2; şehir yaşamına uygun kompakt boyutları, akıllı bağlantı teknolojileri, fonksiyonel iç mekanı ve yüksek verimliliğiyle elektrikli SUV deneyimini geniş kitlelere taşıyor. Yeni modeli değerlendiren Kia Avrupa Başkanı ve CEO’su Soohang Chang şunları söyledi: “Elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir kılma hedefimizin önemli bir parçası olan EV2, Slovakya’da üretilen en kompakt EV modelimiz. Araç; sunduğu menzil, teknoloji ve güvenlik özellikleriyle günlük ulaşım ihtiyaçlarına güçlü bir yanıt veriyor.” Kompakt Dış Ölçüler, Güçlü SUV Duruşu 4.060 mm uzunluğundaki Kia EV2, markanın “Zıtlıkların Birleşimi” tasarım felsefesini B-SUV segmentine taşıyor. Dikey gündüz farları, karakteristik "Star Map" aydınlatma imzası, belirgin hatları ve güçlü çamurlukları modele dinamik bir dış görünüm kazandırıyor. Cool donanım seviyesinde 16 inç, Elegance paketinde ise 18 inç jantlarla gelen araç, opak ve metalik renk seçeneklerine sahip. Kia Connect Türkiye'de: Akıllı Bağlantı Dönemi Başlıyor EV2’nin sade tasarımı ve sürücü ile yolcuları çevreleyen gösterge paneli ferah bir iç mekân sunarken, kullanılan çevre dostu malzemeler modern bir atmosfer yaratıyor. Modelde, Kia’nın en yeni üç ekranlı bilgi-eğlence sistemi yer alıyor: · 12,3 inç dijital gösterge paneli · 5,3 inç klima kontrol ekranı · 12,3 inç merkezi multimedya ekranı Kia'nın bağlantılı araç teknolojisi Kia Connect de EV2 ile birlikte Türkiye'de kullanıma sunuluyor. Kia uygulaması üzerinden çalışan sistem; kapıları uzaktan kilitleyip açma, sürüş öncesi kabin ısısını ayarlama, aydınlatma ve korna fonksiyonlarını yönetme ile şarj işlemlerini uzaktan kontrol etme imkânı tanıyor. Ayrıca araç konumu anlık olarak takip edilebiliyor; önemli noktalar, şarj istasyonları ve yolculuk rotaları doğrudan araç navigasyonuna gönderilebiliyor. Kia Connect bunların yanı sıra enerji tüketimi, lastik basıncı, kapı ve bagaj durumu gibi teknik bilgileri anlık olarak iletiyor. Vale modu, coğrafi sınır, hız uyarıları, hırsız alarmı, arka yolcu ve batarya izleme gibi gelişmiş bildirimler ise sürüş deneyimini daha bağlantılı, güvenli ve konforlu hale getiriyor. Yatırılabilir arka koltuklar sayesinde EV2, kompakt dış ölçülerine rağmen dikkat çekici bir iç mekân genişliği sunuyor. 885 mm arka diz mesafesi, 1.020 mm ön koltuklar baş mesafesi sağlıyor. Arka koltuklar yatırıldığında ise 1.201 litreye kadar bagaj hacmi elde ediliyor. Buna ek olarak, 15 litrelik ön bagaj, günlük kullanım için ekstra depolama alanı sağlıyor. Beş koltuklu oturma düzeniyle sunulan EV2, şehir hayatına ve aile kullanımlarına kusursuzca uyum sağlayan geniş iç hacmi ve fonksiyonel yapısıyla öne çıkıyor. 641 KM’ye Varan Menzil Sunan İki Batarya Seçeneği Kia EV2, iki farklı batarya seçeneğiyle sunuluyor: 42,2 kWh batarya ile 433 km’ye varan şehir içi sürüş menzili61,0 kWh batarya ile 641 km’ye varan şehir içi sürüş menzili* EV2, sunduğu menzil, enerji verimliliği ve kompakt yapısıyla B-SUV segmentinde sınıfının en iddialı elektrikli modellerinden biri olarak yer alıyor. EV2, Kia modellerinde 11 kW AC şarj desteği de sunuyor. Bu özellik, Avrupa ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılan AC şarj altyapısına uyum sağlayarak ev ve kamusal şarj alanlarında daha hızlı ve esnek kullanım imkânı sunuyor. Üst segment Kia modellerinden aktarılan Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS) ve bağlantı teknolojileriyle donatılan EV2, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA) sayesinde şerit değiştirme sırasında olası çarpışma risklerini azaltmaya yardımcı olurken, gelişmiş teknolojileriyle daha güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Kia EV2 1.599.000 TL lansman fiyatıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Sıcaklarında Telefonunuzun  Performansını Korumanın 7 Yolu Haber

Yaz Sıcaklarında Telefonunuzun  Performansını Korumanın 7 Yolu

Doğrudan güneş ışığı, yüksek ekran parlaklığı, uzun süreli kamera ve oyun kullanımı ile sıcak ortamda şarj etme gibi etkenler cihazların normalden fazla ısınmasına neden olabiliyor. HONOR 600 Serisi ise 6 yılı aşan ömre sahip yüksek kapasiteli batarya çözümler ve akıllı güç yönetimiyle yaz aylarında kesintisiz mobil deneyimin önemine dikkat çekiyor. Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları, akıllı telefonların çalışma koşullarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle telefonun güneş altında kalması, navigasyon kullanımı, video çekimi, mobil oyun ve yüksek ekran parlaklığı gibi yoğun enerji gerektiren işlemlerin aynı anda kullanılması, cihazın sıcaklığını artırabiliyor. Telefonlar aşırı ısındığında sistem, donanımı ve bataryayı korumak amacıyla işlemci performansını veya ekran parlaklığını geçici olarak sınırlandırabiliyor. Bu durum uygulamaların daha yavaş çalışmasına, oyunlarda kare hızının düşmesine, şarj süresinin uzamasına ve bataryanın daha hızlı tükenmesine yol açabiliyor. HONOR 600 Serisi ile akıllı güç yönetimi HONOR 600 Serisi, sıcaklıklara rağmen yüksek kapasiteli batarya yapısını akıllı güç ve şarj yönetimi özellikleriyle bir araya getiriyor. Cihazın kullanım alışkanlıklarını ve çalışma koşullarını dikkate alan sistem, enerji tüketiminin daha dengeli yönetilmesine yardımcı oluyor. Uzun süreli video izleme, sosyal medya kullanımı, fotoğraf çekimi, oyun ve navigasyon gibi yoğun kullanım senaryolarında güç tüketimini optimize etmeyi hedefleyen HONOR 600 Serisi, yaz aylarında kullanıcıların şarj kaygısını azaltan bir deneyim sunuyor. HONOR 600 Serisi, 6 yıllık kullanımın ardından batarya kapasitesinin yüzde 80’in üzerinde korunmasını hedefleyen uzun ömürlü batarya teknolojisiyle kullanıcıların cihazlarından yıllar boyunca verim almasını destekliyor. HONOR 600 Serisi, yüksek sıcaklıkların ve yoğun kullanımın arttığı yaz aylarında dengeli performans, uzun pil ömrü ve güvenli şarj deneyimini bir arada sunmayı hedefliyor. Yaz sıcaklarında performansı korumak için neler yapmalı? 1. Telefonu doğrudan güneş ışığında bırakmayın Telefonu plajda, pencere önünde, balkonda, güneş alan bir yüzeyde uzun süre bırakmak cihaz sıcaklığının hızla yükselmesine neden olur. Kullanmadığınız zamanlarda telefonu gölgede ve serin bir yerde tutun. 2. Park halindeki araçta telefon bırakmayın Kapalı araçların iç sıcaklığı kısa sürede çok yüksek seviyelere çıkabilir. Bu nedenle telefonu park halindeki araçta, özellikle ön konsol veya koltuk üzerinde bırakmayın. 3. Şarj sırasında dinlendirin Şarj sırasında oyun oynamak, uzun süre video çekmek veya navigasyon kullanmak batarya ve işlemcinin aynı anda yoğun çalışmasına neden olabilir. Mümkün olduğunca telefonu şarj olurken dinlendirin. 4. Ekran parlaklığını otomatik moda alın Ekranı sürekli en yüksek parlaklıkta kullanmak hem enerji tüketimini hem de cihazın ürettiği ısıyı artırabilir. Otomatik parlaklık özelliği, ekran ışığını ortam koşullarına göre ayarlamaya yardımcı olur. 5. Kullanmadığınız uygulama ve bağlantıları kapatın Arka planda çalışan uygulamalar, GPS, Bluetooth, kişisel erişim noktası ve mobil veri gibi özellikler cihazın daha fazla enerji tüketmesine yol açabilir. İhtiyaç duymadığınız özellikleri kapatın. 6. Oda sıcaklığında soğumalı Telefon belirgin biçimde ısındığında kullanıma ara verin, şarj bağlantısını kesin ve kalın koruyucu kılıfı geçici olarak çıkarın. Cihazı buzdolabına veya dondurucuya koymadan, oda sıcaklığında doğal biçimde soğumaya bırakın. 7. Kalitesiz şarj ekipmanları risk yaratır Orijinal veya üretici tarafından onaylanan adaptör ve kabloları tercih edin. Uyumsuz ya da düşük kaliteli şarj ekipmanları, şarjın kararsız ilerlemesine ve gereğinden fazla ısı oluşmasına neden olabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çınar: "Made In Europe" Türk İhracatçısı İçin Zamanlı Bir Bomba Olabilir Haber

Çınar: "Made In Europe" Türk İhracatçısı İçin Zamanlı Bir Bomba Olabilir

Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği'nin sanayi tabanını yeniden güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamındaki "Made in EU" girişimine ilişkin kamuoyunu uyardı . Kamu alımları ve devlet destekli projelerde Avrupa menşeli üretim şartı getirmeyi öngören düzenlemenin, Türkiye'nin Gümrük Birliği statüsü nedeniyle hukuki olarak kapsam içinde değerlendirilmesine rağmen, uygulamada Türk ihracatçısının aleyhine işleyecek bir mekanizmaya dönüşebileceğini belirten Çınar, "Bu düzenlemeyi sadece bir teknik mevzuat değişikliği gibi görmek büyük bir hata olur. Masada konuşulan, Türkiye'nin Avrupa değer zincirindeki konumunun bir gecede sorgulanır hale gelmesidir" dedi. Düzenlemenin Arka Planı Avrupa Birliği'nde imalat sektörünün gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı 2000 yılında yüzde 18,4 seviyesindeyken 2024'te yüzde 14,3'e kadar geriledi. Bu gerilemeyi tersine çevirmek isteyen AB Komisyonu, söz konusu oranı 2035 yılına kadar yüzde 20'ye çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda hazırlanan taslak, başta otomotiv, çelik, alüminyum, çimento, kimya, batarya, rüzgâr t ürbinleri ve fotovoltaik sistemler olmak üzere stratejik sektörlerde kamu alımlarında ve destek programlarında "Avrupa'da üretilmiş olma" ve "düşük karbon" şartı arıyor. Türkiye Kapsamda mı, Kapsam Dışında mı? AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné'nin Brüksel'de duyurduğu teklife göre, AB ile serbest ticaret anlaşması ya da Gümrük Birliği bulunan ülkelerden gelen içerikler AB menşeli sayılacak. Bu düzenleme Türkiye'yi ilke olarak kapsam içine alıyor; ancak kamu alımlarında karşılıklılık ilkesinin uygulanması şart koşuluyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB ile yürütülen istişareler sonucunda bu yasal zeminin teyit edilmesini "önemli bir adım" olarak değerlendirdi. Ancak konunun uzmanları, otomatik bir kapsama dahil oluşun söz konusu olmadığı uyarısında bulunuyor. Kapsamın nihai sınırları, ilgili düzenlemenin metni, Türkiye-AB anlaşmaları ve olası eşdeğerlik tanınmasıyla belirlen ecek. Risk Boyutu: Otomotiv Sektörü Alarmda DIŞYÖNDER Başkanı Çınar, riskin boyutunu somut bir örnekle açıklıyor: "Eğer bu düzenleme Türkiye'yi kapsam dışında bırakacak şekilde yasalaşırsa, Türk malı ürünler bir gecede 'ithal ürün' statüsüne düşürülür ve Avrupa ihalelerinden elenir. Bu, lafta kalan bir ihtimal değil; masada somut olarak tartışılan bir senaryo. Özellikle elektrikli araçlarda aranan yerlilik şartı, Türkiye'nin ihracat şampiyonu konumundaki otomotiv ana sanayisini doğrudan tehdit ediyor. Şimdiden hazırlık yapmayan firmalar, kapıda bekleyen bu riski çok geç fark edecek" diye konuştu. Avrupalı Yatırımcı da Bu Riskin İçinde Dr. Hakan Çınar, sorunun yalnızca Türk üreticileri değil, Türkiye'deki Avrupalı yatırımcıları da doğrudan vuracağını sert bir dille vurguluyor: "Türkiye'nin ihracatın ın yaklaşık yüzde 42'si AB'ye gidiyor; ama bu rakamın gerisindeki gerçeği herkes görmeli: Bu ihracatın üçte ikisi, Türkiye'deki Avrupa yatırımı olan fabrikalardan çıkıyor. Yani Brüksel, kendi şirketlerini kendi eliyle cezalandırmak üzere. Son 23 yılda Türkiye'ye gelen yaklaşık 270 milyar dolarlık uluslararası yatırımın yüzde 70'i Avrupa kaynaklı. Bu yatırımcılar bir gecede mağdur edilirse, bunun faturası sadece bize değil, Avrupa'nın kendi sanayisine de çıkar. Brüksel'deki karar alıcıları bu çelişkiyi görmezden gelmeye devam ederse, bedelini iki taraf da ağır şekilde öder" dedi. AB İçinde de Görüş Birliği Yok Konu, AB üyeleri arasında da tartışmalı. Fransa girişimin en güçlü destekçisi olarak öne çıkarken, Almanya ile birlikte Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkeler yerli üretim şartının yatırımları caydırabileceği, kamu ihalelerinde maliyetleri artırabi leceği ve AB'nin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği görüşünü savunuyor. Almanya, "Made in Europe" tanımının dar kaldığını belirterek ticaret ortaklarını da kapsayan "Made with Europe" yaklaşımının benimsenmesini öneriyor ki bu yaklaşım kabul edilirse Türk ihracatçılar için daha avantajlı bir tablo doğabilir. Uyum Yükü Görmezden Gelinemez Dr. Çınar, konunun sadece "kapsama girer miyiz, girmez miyiz" sorusuna indirgenemeyeceği konusunda da uyarıyor: "Diyelim ki Türkiye kapsama dahil edildi. Bu, işin bittiği anlamına gelmiyor; aksine yeni bir yükümlülükler döneminin başladığı anlamına geliyor. Türk şirketleri artık 'Türkiye'de montaj yaptık' demekle yetinemeyecek. Menşe ispatı, tedarik zinciri şeffaflığı, kayıt tutma, ERP ve gümrük veri altyapısı gibi alanlarda AB standartlarına tam uyum şart olacak. Bu hazırlığı bugünden yapmayan, özellikle tekstil, otomotiv yan sanayi, makine ve batar ya zincirinde çalışan firmalarımız, yarın Avrupa pazarının dışında kalmanın şokunu yaşayabilir. Bunu söylemek benim görevim" dedi. DIŞYÖNDER'den Net Çağrı: "Beklemek Bir Seçenek Değil" Dr. Hakan Çınar, bültenini sert bir çağrıyla noktalıyor: "Hükümetimizin ve sektör kuruluşlarımızın Brüksel nezdinde sürdürdüğü diplomatik çaba elbette değerli. Ancak ihracatçılar, bu süreci masadaki diplomatlara havale edip rahat oturmamalı. Avrupa Parlamentosu'ndaki müzakerelerde taslağın hangi yöne evrileceği henüz netleşmedi. DIŞYÖNDER olarak tüm üyelerimizi ve sektördeki firmaları şimdiden menşe ve tedarik zinciri uyumu konusunda hazırlık yapmaya davet ediyoruz. Bu konuda beklemek, lüks değil; doğrudan rekabet gücümüzü kaybetmek anlamına gelir. Bu uyarıyı yapmak bizim sorumluluğumuz, gerekli adımı atmak ise artık ihracatçımızın elinde." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental Elektrikli Araçlarda da Güvenlik ve Performans Standartlarını Belirliyor Haber

Continental Elektrikli Araçlarda da Güvenlik ve Performans Standartlarını Belirliyor

Dünya genelinde elektrikli araç kullanımı her geçen gün artıyor. Benchmark Mineral Intelligence verilerine göre, 2025 yılında küresel elektrikli araç satışları yüzde 20 büyüyerek 20,7 milyon adede ulaştı. Avrupa pazarı geçtiğimiz yıl yüzde 33'lük büyümeyle sektörün en hızlı gelişen bölgelerinden biri olurken; Türkiye, yaklaşık 190 bin adetlik elektrikli otomobil satışıyla Avrupa’nın en büyük dördüncü pazarı konumuna yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkedeki toplam elektrikli araç sayısı ise 2026 yılının Nisan ayı itibarıyla 427.486 adet olarak kaydedildi. Küresel ve yerel ölçekteki bu hızlı dönüşüme önceden hazır olan premium lastik üreticisi ve teknoloji şirketi Continental, geniş ürün portföyünün tamamını elektrikli araçlarla uyumlu hale getirerek pazarda fark yaratıyor. Küresel ve yerel pazardaki bu hızlı dönüşümü değerlendiren Continental Türkiye Genel Müdürü Ali Okan Tamer, "Elektrikli araç pazarı hem dünyada hem de Türkiye'de benzersiz bir ivmeyle büyüyor. Continental olarak, bu dönüşümü sadece takip etmekle kalmıyor, geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojilerle geleceğe yön veriyoruz. Geniş ürün portföyümüzün tamamını elektrikli araçların yüksek tork, ağırlık ve menzil gibi spesifik ihtiyaçlarına tam uyumlu hale getirerek sürücülere en güvenli ve en verimli sürüş deneyimini sunuyoruz." dedi. Güvenlik, Performans ve Menzil: Farklı İhtiyaçlara Özel EV Teknolojileri Continental farklı segmentlerdeki elektrikli araçların ihtiyaçlarına yönelik olarak güvenlik, performans, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı geliştirilen ürünleriyle, gerçek yol koşullarında gösterdiği performansla dikkat çekiyor. Elektrikli araçların yüksek tork ve ağırlık gibi yapısal gereksinimlerine göre optimize edilen geniş ürün gamında çok sayıda öne çıkan model yer alıyor. Yeni nesil ürün portföyü EV uyumlu olan Continental’in SportContact 7 modeli, elektrikli spor otomobillerin ani ve yüksek tork gücünü yola kayıpsız aktarabilen tasarımıyla öne çıkıyor ve sürücüsüne üstün bir yol tutuş yeteneği ve en zorlu anlarda bile güven veren ultra kısa bir fren mesafesi sunuyor. Elektrikli araçlarında hem yüksek sürüş konforunu hem de ıslak ve kuru yollarda hassas yol tutuşu performansını ödün vermeden bir arada deneyimlemek isteyen sürücüler için ise PremiumContact 7 ve PremiumContact 6 modelleri, gelişmiş mühendislik yapılarıyla segmentinin en ideal dengesini kuruyor. Elektrikli araçların yüksek verimlilik beklentilerine dört mevsim boyunca eşlik edebilecek bir alternatif olarak geliştirilen AllSeasonContact 2, yılın her günü güvenli yol tutuş sunarken düşük yuvarlanma direnci sayesinde batarya optimizasyonuna da destek oluyor. Doğrudan batarya menzilini maksimum seviyeye çıkarmak ve enerji tüketimini en aza indirmek için aerodinamik ve malzeme teknolojisiyle harmanlanan EcoContact 7, elektrikli araçların en kritik ihtiyacı olan menzil optimizasyonunda standartları yeniden belirliyor. Continental'in sürdürülebilirlik vizyonunun ve geleceğin mühendisliğinin en somut yansıması olan UltraContact NXT ise üst düzey güvenlik ve yüksek performans kriterlerinden asla taviz vermeden, barındırdığı en yüksek oranda çevre dostu ve geri dönüştürülmüş malzeme kullanımıyla fark yaratıyor. Continental'in 2050 Hedefi: Yüzde 100 Sürdürülebilir Lastik Geliştirdiği teknolojilerde sürdürülebilirliği merkeze alan Continental, lastik üretiminde yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin payını 2030 yılına kadar yüzde 40’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Şirket, en geç 2050 yılına kadar lastiklerinde yüzde 100 sürdürülebilir malzeme kullanımına ulaşmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Sürdürülebilir mobiliteye öncülük eden lider lastik üreticisi, PET şişelerden yemeklik atık yağa, pirinç kabuğu külünden geri dönüştürülmüş çeliğe kadar pek çok farklı kaynağı yüksek performanslı lastik bileşenlerine dönüştürüyor. Geri dönüşümün yanı sıra kaynakların verimli kullanımını da ön planda tutan Continental, 2020–2025 yılları arasında tüm üretim tesislerinde ürün başına su tüketimini yüzde 10’dan fazla azaltarak toplam 197 milyon litre su tasarrufu sağladı. 79 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek bu hacme ise suyun daha verimli kullanımı, arıtılması ve geri kazanımı sayesinde ulaştı. Orijinal Ekipmanda Küresel Üreticilerin İlk Tercihi Elektrikli araçlara yönelik ürün geliştirme çalışmalarını uzun yıllardır sürdüren Continental, bugün elektrikli mobilite alanında dünyanın önde gelen lastik tedarikçileri arasında yer alıyor. Orijinal ekipman (OEM) pazarında Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamı fabrikasyon çıkışı olarak Continental mühendisliğini tercih ediyor. Dünya genelinde ise en büyük 20 otomotiv üreticisinden 17'si Continental teknolojileriyle çalışıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım Haber

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım

Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak. Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.