Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batarya

Kapsül Haber Ajansı - Batarya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batarya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Driventure'dan Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj Çözümleri Geliştiren YED Teknoloji’ye Stratejik Yatırım  Haber

Driventure'dan Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj Çözümleri Geliştiren YED Teknoloji’ye Stratejik Yatırım 

Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan’ın kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, inovasyon ekosistemini güçlendirme yolundaki yatırımlarına YedT ile bir yenisini ekledi. Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen YedT bu alanda on yıldan fazla alanında tecrübeli kurucu ekibi olan bir mühendislik şirketi olarak batarya entegreli DC hızlı mobil şarj çözümleri ve elektrikli araç teknolojilerine odaklanıyor. Otomotiv sektöründe tecrübeli Mustafa Özgür, İhsan Çaybaşı ve Güven Çömezoğlu tarafından kurulan şirket, bu hedefi doğrultusundaki çalışmalarıyla şebekeden bağımsız veya düşük şebeke bağlantısıyla çalışabilen hızlı şarj çözümlerini ölçekleyerek her yerde erişilebilir kılmayı amaçlıyor. YedT’nin öne çıkan ürün ve yetkinlikleri, batarya destekli DC hızlı şarj istasyonları, otomotiv standartlarında güç dağıtım ve enerji yönetim üniteleri (PDCU)ve mobil bataryalı hızlı mobil şarj çözümleri olarak sıralanıyor. Bu ürün gamı içerisindeki hızlı mobil şarj üniteleri Ford Otosan ve YedT iş birliğiyle geliştirilip piyasaya sunulacak. Ürün geliştirme faaliyetlerini yurt içi ve yurt dışında endüstriyel ortaklarıyla yürüttüğü saha uygulamaları ile sürdüren şirket, elektrikli araç şarj teknolojilerine yönelik çözümlerini yurt dışı pazarlarda ihracatını yaparken, Ford Otosan yatırımıyla birlikte bu çözümlerin seri üretimine geçmeyi hedefliyor. Başarısı kanıtlanmış çözümler YedT, Driventure’ın mobilite, sürdürülebilirlik, akıllı üretim ve lojistik alanlarında yenilikçi erken aşama girişimleri desteklediği "Future of Mobility Hızlandırma Programı"na dahil olan girişimler arasında yer alıyordu. YedT tarafından geliştirilen şebekeden bağımsız mobil şarj üniteleri, 2025 yılından bu yana Ford Otosan’ın tesislerinde ve otoparklarında kullanılıyor. Ayrıca Ford Otosan’ın İstanbul Sancaktepe’deki otoparklarındaki elektrik altyapısı, YedT ile geliştirilen çözüm ile 6 kat güçlendirilerek elektrikli araçlara hızlı şarj servisi verilmesi sağlandı. Driventure , gerçekleştirdiği bu stratejik yatırım ile YedT'nin teknolojik çözümlerini ekosistemine dahil ederek küresel ölçekteki ayak izini ve etkinliğini daha da artıracak. Yatırım ile YedT’in bataryalı şarj cihazları ile elektrikli araç teknolojilerinde uzun vadeli teknoloji sağlayıcısı olarak konumlanma hedefinin desteklenmesi hedefleniyor. Ford Otosan’ın inovasyon ve dönüşüm vizyonu doğrultusunda 2019 yılında hayata geçirdiği kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimleri destekliyor. Driventure, finansal destek sağlayan bir yatırımcı olmasının yanında, girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren, aynı zamanda Ford Otosan ve mobilite ekosistemiyle entegre olmasını da amaçlayan bir stratejik ortak olarak konumlanıyor. Driventure’ın yatırımla desteklediği şirketler arasında Optiyol, Bluedot, Delivers.AI, Deepenai, Saha Robotics ,Evreka, Robolaunch, Büyütech, AilBuild ve YedT yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karea’nın İlk Modeli Yollara Çıkmaya Hazırlanıyor! Haber

Karea’nın İlk Modeli Yollara Çıkmaya Hazırlanıyor!

Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, Karea markasıyla elektrikli mikromobilite pazarına girmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’nın da en büyük kalıp üreticileri arasında yer alan ve dünyanın önde gelen otomobil markalarına kalıp üretimi yapan Karel Kalıp, Türkiye’nin yeni yerli elektriklisi Karea markasının ilk modeline ait görselleri de lansmana sayılı günler kala kamuoyuyla paylaştı. Lansmanla birlikte satışa sunuluyor! Ocak ayında deneme üretimi yapılan Karea markalı ilk yerli elektrikli mikromobilite aracı, mart ayında seri üretime geçilerek lansman ile birlikte satışa sunulacak. Alışıldık sınıf tanımlarının ötesinde, şehir hayatının gerçekten ihtiyaç duyduğu donanım ve akılla tasarlanan yeni araç, şehirli kullanıcıların bugünkü beklentilerini şekillendirilerek, var olan bir sınıfın devamı değil yeni bir sınıfın ilki olarak yollara çıkacak. Karea’nın geliştirme süreci, uzun soluklu bir Ar-Ge programının, prototip testlerinin ve mühendislik optimizasyonlarının sonucu olarak şekillendi. Karel Kalıp’ın kalıp, üretim ve malzeme mühendisliğindeki onlarca yıllık birikimi; gövde yapısından batarya yerleşimine, şasi mimarisinden üretim verimliliğine kadar her aşamada projeye entegre edildi. Dijital tasarım simülasyonları, dayanım analizleri ve seri üretime uygunluk testleriyle olgunlaştırılan Karea, sadece yerli üretim değil, yerli mühendislik kabiliyetinin de somut bir çıktısı olarak yollara çıkmaya hazırlanıyor. Otomotivde orta-büyük boy plastik parça kalıplarında Türkiye’nin ilk 3 kalıpçısından biri olarak dikkat çeken Karel Kalıp, tampon ve torpido kalıplarında lider, Avrupa’da ise ilk 5 büyük kalıpçı arasında yer alıyor. 1994’ten bu yana yüksek kaliteli üretim teknolojileriyle sektörün önemli markalarıyla güçlü iş birlikleri yapmaya devam ediyor. Otomotiv sektöründe orta ve büyük boy, karmaşık plastik enjeksiyon (eritilen plastiğin kalıba basılması) ve SMC (elyaf takviyeli kompozit levha kalıplama) kalıplarında uzman olan Karel Kalıp, otomotivde bir parçanın fikrinden banttan çıkışına kadar tüm kritik halkaları yani tasarım, mühendislik, imalat, try-out (seri üretim koşullarına yakın ilk denemeler) ve ön seri üretim tek çatı altında yönetebilme kabiliyetine sahip ender şirketler arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi Haber

Hyundai Çek Fabrikasında 5 Milyonuncu Araç Üretildi

Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC) geçtiğimiz günlerde 5 milyonuncu aracını üretti. Bu kilometre taşı, Nošovice fabrikasının Avrupa otomotiv üretimi içindeki güçlü konumunu, teknolojik olgunluğunu ve uzun vadeli istikrarını vurgulamış oluyor. Hatlardan çıkan 5 milyonuncu araç Hyundai TUCSON Hybrid olurken yine Çek bir kullanıcı tarafından doğrudan fabrikadan teslim alındı. Bu özel aracın sahibi, montaj hattında üretim sürecini son aşamasına kadar takip etti ve direksiyon montajıyla Hyundai logosunun yerleştirilmesi gibi işlemlere de bizzat katılma fırsatı buldu. Şanslı kullanıcı, üretim tamamlandıktan sonra Hyundai Motor Manufacturing Czech ve Hyundai Motor Czech yönetiminden sembolik bir anahtar teslim aldı. Çekya, TUCSON ve i30 Üretimin Omurgasını Oluşturuyor Hyundai TUCSON, uzun yıllardır Nošovice üretiminin ana modeli konumunda. 2015–2020 yılları arasında üretilen üçüncü nesil TUCSON 1,1 milyon adedi aşarken, mevcut neslin üretimi bu rakamı daha da geçecek. Bu iki nesil, fabrikanın toplam üretiminin neredeyse yarısını oluşturuyor. Hyundai i30 ise 2008 yılından bu yana Çekya’da üretiliyor ve şu anda üçüncü nesli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa pazarında beğeniyle karşılanıyor. Yüksek performanslı i30 N ve N Line versiyon dahil olmak üzere 1,5 milyon adetten fazla üretilen model, TUCSON ile birlikte dünya genelinde 90’dan fazla ülkeye ihraç edildi. Üretimin büyük bölümü Avrupa pazarına yönelik olsa da Orta Doğu, Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’daki müşterilere de teslimatlar gerçekleştiriliyor. Elektrifikasyonda Dönüşüm Fabrika tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri, 2020 yılında Nošovice’de elektrikli araç üretiminin başlaması oldu. Tam elektrikli KONA dahil olmak üzere o tarihten bu yana 650 binden fazla elektrikli araç üretildi ve bunların yaklaşık 200 bini farklı versiyonlara sahip KONA modellerinden oluştu. Bu gelişme, fabrikanın sürdürülebilir mobiliteye doğru kademeli dönüşümünü ortaya koyuyor. KONA Elektrik, Çekya’da seri üretimi yapılan ilk elektrikli araç olma özelliğini de taşıyor. Bu dönüşümü, manuel şanzıman üretimi için kullanılan bir üretim salonunun Hyundai Mobis tarafından işletilen bir Batarya Sistem Montaj (BSA) tesisine dönüştürülmesi izledi. Tesisin ilk bölümü 2022 sonbaharında devreye alınırken, tam kapasite operasyon geçen yılın ağustos ayında başladı. Hyundai Motor Türkiye İzmit Fabrikası’na Elektrifikasyon Yatırımı Hyundai, IONIQ 3 modeli için İzmit’te bulunan üretim tesisinde yeniden tasarlanan EV gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniği için 250 milyon euro yatırım yaptı. Türk işçisinin el emeğiyle IONIQ 3 modelini Ağustos ayında bantlardan indirecek olan Hyundai Motor Türkiye, üretimin büyük bir bölümünü 40’tan fazla ülkeye ihraç ederek ülke ekonomisine ve otomotiv endüstrisine katkı sağlayacak. Ayrıca, IONIQ model ailesinin Avrupa’daki ilk üretim merkezi olma özelliği taşıyacak olan Hyundai Motor Türkiye İzmit fabrikası, E-GMP platformuna da Avrupa’da sahip olan tek fabrika konumunda. Bu üretimle beraber, Türkiye’deki ikinci yerli elektrikli modele imzasını atacak olan Hyundai önümüzdeki yıllarda da hem Çekya hem de İzmit fabrikalarına ek yatırımlar yaparak genişlemesine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı Haber

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı

Ön talep süreci 16 Şubat’ta açılan ve M Sport tasarım paketiyle sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive’ın Türkiye satış fiyatı 6.469.600 TL’den başlıyor. Yüksek verimlilik, uzun menzil, ileri seviye dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağını bir araya getiren Yeni BMW iX3 50 xDrive için ön talepler, BMW’nin dijital platformu BMW’ni Bul üzerinden alınıyor. Müşteriler, ön talep sürecinde tercih ettikleri renk, jant ve döşeme seçeneklerini belirleyebiliyor ve otomobili satın almak istedikleri Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcısı’nı seçebiliyor. Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW’nin yeni nesil ürün stratejisinin temelini oluşturan Neue Klasse, yalnızca bir araç platformu değil; yazılım, donanım ve kullanıcı deneyimini baştan sona yeniden tanımlayan bütüncül bir teknoloji ekosistemi olarak öne çıkıyor. Ön talep süreci başlayan Yeni BMW iX3 50 xDrive modeline ait ilk teslimatların Mayıs ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Altıncı nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan Yeni BMW iX3 50 xDrive, 160 kW (218 beygir) güç ve 610 Nm tork üreten elektrikli motoruyla güçlü ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özgü motor seçeneği olan 160 kW motor gücü ile sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive, aynı zamanda dört tekerlekten çekiş sağlayan üstün xDrive sürüş mimarisini de beraberinde sunuyor. Böylelikle ilk defa 160 kW motor seçeneği ve xDrive sürüş mimarisi bir modelde birlikte sunuluyor. 108,7 kWh kapasiteli bataryasıyla 805 kilometreye kadar (WLTP) menzil sağlayan model, 22 kW AC ve 400 kW DC şarj kapasitesiyle şarj süreçlerinde de yüksek verimlilik vadediyor. 400 kW ultra hızlı şarj altyapısı sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarjla 372 kilometreye kadar menzil kazandırabilen Yeni BMW iX3, uzun yol kullanımında da elektrikli sürüşü son derece pratik hale getiriyor. Çift yönlü şarj (V2L) özelliği ise aracı mobil bir güç kaynağına dönüştürerek harici cihazlara enerji sağlıyor. Neue Klasse’nin Geçmişten Geleceğe Uzanan Yol Haritası BMW tarihinde “Neue Klasse” kavramı, yalnızca yeni bir model ailesini değil, markanın kaderini değiştiren bir vizyonu temsil ediyor. Almanca’da “Yeni Sınıf” anlamına gelen Neue Klasse, ilk kez 1960’lı yılların başında BMW’nin finansal olarak zor bir dönemden geçtiği süreçte ortaya çıktı. O yıllarda BMW, bir yanda düşük hacimli lüks otomobiller, diğer yanda mikro araçlarla sıkışmış bir ürün gamına sahipti. Bu çıkmazı aşan hamle, BMW 1500 ile başlayan ve kısa sürede 1600, 1800, 2000 ve efsanevi 2002 gibi modellerle genişleyen Neue Klasse ailesi oldu. Bu otomobiller; sportif sürüş karakteri, günlük kullanıma uygun yapısı ve premium duruşuyla BMW’nin kimliğini yeniden tanımladı ve bugünkü 3 Serisi geleneğinin temelini attı. Aradan geçen onlarca yılın ardından BMW, otomotiv endüstrisinin bu kez elektrifikasyon, yazılım ve dijitalleşme ekseninde benzer ölçekte bir dönüşüm yaşadığı bir dönemde, Neue Klasse’yi yeniden sahneye taşıyor. Bu yeni dönemde Neue Klasse, belirli bir gövde tipinden ziyade; sıfırdan geliştirilmiş elektrikli araç mimarisi, yeni nesil batarya ve elektronik sistemler ile tamamen yeniden kurgulanmış bir kullanıcı deneyimini ifade ediyor. Bu vizyonun ilk seri üretim temsilcisi ise Yeni BMW iX3. Yeni BMW iX3, mevcut modellerin elektrikli bir türevi değil; içten yanmalı geçmişten bağımsız olarak geliştirilen, Neue Klasse platformu üzerine inşa edilmiş ilk model olarak konumlanıyor. Tıpkı 1960’larda olduğu gibi, BMW iX3 de markanın yeni bir döneme geçişini simgeleyen anahtar rol üstlenerek BMW’nin gelecekteki tüm elektrikli modellerinin hangi temel değerler üzerine inşa edileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşmede Yeni Standart: BMW Panoramic iDrive BMW Panoramic iDrive, dijital işlevler ile fiziksel kontroller arasındaki kusursuz uyumuyla, BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesini daha da ileriye taşıyor. Kabinde çeşitli fiziksel düğmeler korunurken, çok sayıda fonksiyon dokunmatik ekran, sesli komutlar ve çok işlevli direksiyon üzerinden optimize edilerek maksimum verimlilik sunuyor. BMW Panoramic iDrive, dört temel bileşenin eşsiz birleşimiyle öne çıkan bir görüntüleme ve kontrol deneyimi sunuyor. A sütunundan A sütununa uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına yansıtarak kişiselleştirilebilir içeriklerle tamamlanıyor. Üstte yer alan BMW 3D Head-Up Display, entegre navigasyon ve otonom sürüş verilerini mekânsal derinlik ile sunarken, serbest kesim tasarımlı Merkezi Ekran matris arka aydınlatma teknolojisiyle direksiyonun yanına ergonomik bir şekilde konumlandırılıyor. Sürücü tarafında dikey yerleşimli widget’lar, QuickSelect teknolojisiyle sık kullanılan işlevlere anında erişim sağlıyor. Yeni çok işlevli direksiyon ise kabartmalı yüzeyi, dokunsal geri bildirim sunan düğme panelleri ve zarif aydınlatma detaylarıyla sürücü ile otomobil arasında sezgisel bir bağ kuruyor. BMW Panoramic iDrive’ın çekirdeğinde, yenilikçi BMW İşletim Sistemi X bulunuyor. Bu sistem, BMW ID ile geniş kişiselleştirme seçenekleri, akıllı sürücü destek sistemleri, çok yönlü dijital işlevler, My BMW App üzerinden kapsamlı bağlantı özellikleri ve BMW Remote Software Update ile sürekli güncellenen güçlü bir dijital altyapı sunuyor. Sade, Teknolojik ve Zamansız Tasarım Yeni BMW iX3 tasarım tarafında Neue Klasse felsefesine uygun olarak sade, teknolojik ve zamansız bir duruş sergiliyor. Elektrikli mimarinin sağladığı özgürlük sayesinde temiz yüzeyler, akıcı geçişler ve dengeli oranlar ön plana çıkarken; aydınlatmalı, gövdeyle bütünleşik böbrek ızgara ve ince, yatay adaptif LED farlar BMW kimliğini modern bir yorumla yansıtıyor. Yan profilde gövdeyle entegre kapı kolları aerodinamik verimliliği desteklerken, arka bölümde L formlu farlar ve gövde rengi difüzör tasarımı sportif ama rafine bir karakter yaratıyor. İç mekânda ise serbest-kesim tasarımlı merkezi ekran, Shy-Tech kontrollere sahip yeni direksiyon mimarisi, sade kokpit düzeni ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı; Neue Klasse’nin minimalizm ve sürücü odaklılık anlayışını günlük hayata taşıyor. iX3 ile Sürüşün Yeni Tanımı: Sezgisel Sürüş Deneyimi, Yapay Zekâ ve Heart of Joy Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunun sürüş deneyimine yansıyan en güçlü ifadesini; Heart of Joy kontrol mimarisi ve yapay zekâ destekli sezgisel sürüş yaklaşımıyla ortaya koyuyor. BMW, elektrikli çağda “Freude am Fahren” kavramını korumanın yolunun artık yalnızca mekanik mükemmeliyetten değil, yazılım zekâsı ve sistemlerin uyumundan geçtiğini açıkça kabul ediyor. Bu anlayışın merkezinde yer alan Heart of Joy, direksiyon, hızlanma, frenleme, rejenerasyon ve şasi dengesini tek bir merkezi mimari altında birleştirerek aracın sürüş karakterini gerçek zamanlı olarak yönetiyor. Böylece iX3, sürücünün komutlarına yalnızca hızlı değil, aynı zamanda öngörülebilir ve doğal tepkiler veren bir yapı kazanıyor. Elektrikli motorun sunduğu anlık tork, bu bütünleşik yapı sayesinde ne agresif ne de yapay bir his yaratıyor; aksine BMW’ye özgü akıcı ve dengeli sürüş karakteri korunuyor. Bu teknik altyapıyı tamamlayan yapay zekâ katmanı ise iX3’ü yalnızca “akıllı” değil, sezgisel bir otomobil hâline getiriyor. Yeni nesil BMW Intelligent Personal Assistant, sürücünün alışkanlıklarını, sürüş stilini ve günlük kullanım senaryolarını zamanla öğrenerek araç–sürücü ilişkisini kişiselleştiriyor. Yapay zekâ, sürücünün niyetini gaz, direksiyon ve fren kullanımından algılayarak sürüş karakterini arka planda uyarlıyor; sakin bir kullanımda konforu, dinamik bir kullanımda çevikliği öne çıkarıyor. Aynı yaklaşım bilgi sunumunda da geçerli: Dijital kokpit, sürücünün o an gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgileri ön plana çıkarırken, dikkat dağıtan unsurları geri planda tutuyor. Enerji yönetimi ve rejeneratif frenleme de bu sezgisel yaklaşımın parçası olarak çalışıyor; sürücü fark etmeden daha verimli, daha tutarlı ve daha doğal bir sürüş deneyimi elde ediyor. Sonuç olarak Yeni BMW iX3, sürücünün aracı yönetmek zorunda kaldığı bir deneyimden ziyade, araçla doğal bir uyum içinde hareket ettiği “simbiyotik” bir sürüş anlayışı sunuyor. Heart of Joy’un yüksek hızlı merkezi kontrolü ile yapay zekânın öğrenen ve uyum sağlayan yapısı birleştiğinde, ortaya çıkan deneyim; BMW’nin geçmişte mekanik mükemmellik üzerinden tanımladığı sürüş keyfinin, elektrikli ve dijital çağdaki karşılığı oluyor. Neue Klasse felsefesiyle iX3, BMW’nin sürüş keyfini geleceğe nasıl taşıdığını somut ve hissedilebilir bir şekilde ortaya koyuyor. Standart Donanımlar ve Renk-Döşeme Seçenekleri Yeni BMW iX3, yalnızca ileri teknoloji ve sürüş dinamiğiyle değil, zengin standart donanım seviyesi ve bütüncül tasarım yaklaşımıyla da BMW’nin yeni dönem anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. BMW, bu modelde premium deneyimi opsiyonlara bırakmak yerine, günlük kullanımda fark yaratan pek çok özelliği standart olarak sunmayı tercih ediyor. A sütunundan A sütununa uzanan yüksek kontrastlı LCD projeksiyonuyla sürüş bilgilerini ön cam tabanında net ve sezgisel şekilde sunarak her koşulda kolay okunabilir ve kişiselleştirilebilir bir görüntüleme deneyimi sağlayan devrim niteliğindeki BMW Panoramic Vision, sürüşle ilgili tüm kritik bilgileri sürücünün görüş hattına sezgisel biçimde taşıyarak dikkat dağıtmadan bilgiye erişim sağlayan BMW 3D Head-Up Display, ışık animasyonlarıyla aracı daha ilk anda güçlü bir kimlik unsuru hâline getiren BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgarası, kamera ve radar destekli sistemleriyle öndeki otomobille olan hız ve takip mesafesini otomatik olarak ayarlayarak güvenli bir sürüş sunan Sürüş Asistanı Plus, otomobil çevresinin 3 boyutlu görüntüsünü doğrudan kontrol ekranına ileterek kolayca manevra yapmaya yardımcı olan ve gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden park etme imkanı sağlayan Park Asistanı Professional, dengeli ve güçlü bir ses sistemi sunan HiFi by Harman Kardon ses sistemi, 3 bölgeli otomatik klima, ısı yalıtımlı panoramik cam tavan, yedi farklı masaj programı içeren çok fonksiyonlu ön koltuklar gibi donanımlar standart olarak sunularak Yeni BMW iX3’ün premium karakterini hissettiriyor. Ayrıca 22 kW AC şarj desteği, Vehicle-To-Load (V2L) çift yönlü şarj altyapısı ve Connected+ Unlimited donanımları da standart olarak sunularak elektrikli mobiliteyi hem pratik hem de entegre bir deneyime dönüştürüyor. Renk, döşeme ve jant seçenekleri de bu bütüncül yaklaşımı tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor. Metalik Gri / Polarized Grey, Metalik Mavi / Ocean Wave ve Metalik Yeşil / Eucalyptus Green gibi modern metalik tonlardan Metalik Gri / Frozen Space Silver gibi sofistike renklere kadar uzanan 9 farklı renk seçeneği; iX3’ün karakterini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. İç mekânda ise Contemporary Veganza, BMW M iç tasarım döşemeleri ile BMW Individual Merino deri seçenekleri; farklı renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. 20” jantların standart olarak sunulduğu modelde müşteriler 22” jant boyutuna kadar jant tercih edebiliyor. Böylece Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunu yalnızca teknolojiyle değil; tasarım, konfor ve kişiselleştirme alanlarında da somut ve hissedilir bir deneyime dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’den Brüksel’de STARIA Elektrik ve IONIQ 3 Şovu Haber

Hyundai’den Brüksel’de STARIA Elektrik ve IONIQ 3 Şovu

Hyundai, Brüksel Otomobil Fuarı’nda elektrikli mobilite vizyonunu güçlü bir ürün lansmanı ve uzun vadeli Avrupa stratejisiyle sergiliyor. Fuarda beğenilen MPV modeli STARIA’nın tam elektrikli versiyonunu tanıtan Hyundai, sıfır emisyonla birlikte sürüş konforu, üstün ferahlık ve çok yönlü kullanım sunarak yeni bir segment standardı oluşturuyor. Fuarda sergilenen Concept THREE ise Avrupa pazarı için geliştirilen yeni kompakt elektrikli model IONIQ 3’ün tasarım ve mühendislik yaklaşımına dair güçlü ipuçları sunuyor. Hyundai, Brüksel’deki bu kapsamlı tanıtımlarıyla beraber elektrifikasyon, teknoloji ve insan odaklı mobiliteyi merkeze alarak gelecek vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. STARIA Elektrik’e Genel Bakış STARIA Elektrik, Hyundai’nin MPV anlayışını tamamen elektrikli bir geleceğe taşıyor. Kalabalık ailelerle beraber, ticari kullanıcılar ve aktif yaşam tarzına sahip kişiler için tasarlanan model; ferahlık, konfor ve pratikliği sıfır emisyonlu sürüşle bir araya getiriyor. Düz zeminli yapısı, geniş iç ölçüleri ve esnek koltuk düzeni sayesinde premium hissi yaratan kabin; günlük şehir içi kullanımdan uzun mesafeli yolculuklara kadar rahat ve sakin bir deneyim sunuyor. Hyundai’nin “İçeride-Dışarıda” tasarım felsefesiyle şekillenen uzun gövde, düşük omuz çizgisi ve geniş cam yüzeyler; iç mekânda hem ferahlığı hem de dış tasarımda modern ve futuristik bir duruşu destekliyor. STARIA Elektrik, Hyundai’nin elektrifikasyon stratejisinin önemli bir parçası olarak; gerçek hayat kullanımına uygun, erişilebilir ve konforlu elektrikli mobiliteyi MPV segmentine taşıyor. Modelin üretimi, Hyundai’nin Güney Kore’deki Ulsan tesislerinde gerçekleştirilecek. Yaşam Tarzı ve Günlük Kullanım Odaklı Tasarım STARIA Elektrik, çok sıralı koltuk düzeni, yüksek tavanlı gövdesi ve sessiz elektrikli aktarma sistemiyle uzun yolculukları daha konforlu ve dinlendirici bir hale getiriyor. Vehicle-to-Load (V2L) özelliği, geniş saklama alanları ve yüksek güçlü USB portları, aracı sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkararak kamp, açık hava aktiviteleri ve mobil çalışma gibi senaryolarda da kullanılabilir kılıyor. Elektrikli versiyona özgü kapalı ön tasarım, yatay ışık imzası ve sade yüzeyler, hem aerodinamik verimliliği artırıyor hem de STARIA Elektrik’e güçlü bir elektrikli kimlik kazandırıyor. Geniş sürgülü kapılar ve geniş yükleme alanı ise yolcu ve yük erişimini kolaylaştırıyor. STARIA Elektrik, farklı kullanım senaryolarına yönelik iki konfigürasyonla sunuluyor. LUXURY (7 koltuklu), aile ve bireysel kullanım odaklı, üst düzey konfor sunarken WAGON (9 koltuklu) ise geniş aileler, grup taşımacılığı ve ticar kullanım için ideal. Elektrikli Güç Aktarma Sistemi ve Performans STARIA Elektrik, 84 kWh batarya ve önden çekişli 160 kW elektrik motoruyla donatılıyor. Segmentinde nadir görülen 800 volt yüksek voltajlı sistem, yüksek güç akışını düşük ısı üretimiyle sağlayarak hızlı şarja ve konforlu uzun yol kullanımına olanak tanıyor. Optimize edilmiş süspansiyon ayarları, güçlendirilmiş gövde yapısı ve ilave ses yalıtımı ise tam yüklü kullanımda dahi dengeli, konforlu ve sessiz bir sürüş sunuyor. Bu özellikler, STARIA Elektrik’i hem bireysel hem de profesyonel kullanım için ideal hale getiriyor. İç Mekân ve Ferahlık STARIA Elektrik’in iç mekânı, aydınlık, sade ve fonksiyonel bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Uzun aks mesafesi, düz zemin yapısı ve akıllı depolama çözümleri sayesinde segmentinin en geniş kabinlerinden birini sunuyor. Isıtmalı ve havalandırmalı koltuklar, elektrikli sürgülü kapılar ve bagaj kapağı, versiyona göre standart veya opsiyonel olarak sunuluyor. 7 koltuklu LUXURY’de 3’üncü sıra arkasında 435 litre bagaj hacmi bulunurken bu rakam 9 koltuklu WAGON’da 1.303 litreye ulaşıyor. IONIQ 3’e İlk Bakış: Concept THREE Hyundai, Brüksel Otomobil Fuarı’nda sergilediği Concept THREE ile IONIQ ailesinin yeni kompakt üyesi IONIQ 3’ün ilk ipuçlarını paylaşıyor. Avrupa’da tasarlanıp üretilecek olan IONIQ 3, çok yönlülük, ileri teknoloji ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getirerek elektrikli mobiliteyi daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı hedefliyor. IONIQ 3, şehir içi kullanım, genç aileler ve aktif yaşam tarzlarına uygun boyutlarıyla Hyundai’nin Avrupa odaklı ürün stratejisinin kilit modellerinden biri olarak konumlanıyor. Avrupa, Hyundai’nin Elektrikli Stratejisinin Merkezinde Avrupa, Hyundai’nin küresel büyüme ve elektrifikasyon stratejisinde temel bir rol oynuyor. Marka, 42 ülkede, 2.000’in üzerinde satış noktasıyla faaliyet gösterirken, Türkiye (İzmit) ve Çekya (Nošovice) fabrikaları ise toplam Avrupa hacminin yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor. Hyundai Motor Avrupa Ürün Başkan Yardımcısı Raf Van Nuffel, konuyla ilgili olarak, “Hyundai, Avrupa’daki elektrikli dönüşümün kilit oyuncularından biri olarak, sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve erişilebilirlik odaklı uzun vadeli bir strateji izliyor” dedi. Avrupa’daki Yerel Yatırımlar Hyundai, Avrupa’daki varlığını güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Almanya Rüsselsheim’daki Hyundai Motor Avrupa Teknik Merkezi bünyesinde hayata geçirilen “Square Campus” için 150 milyon euro yatırım yapan Hyundai, 25.000 m² ilave ileri Ar-Ge altyapısı, Nürburgring’de genişletilen ileri test kabiliyetleri ve Türkiye’deki elektrikli otomobil üretimi yatırımlarıyla da gelişmeye ve büyümeye stratejik olarak önem veriyor. Elektrikli Mobilitenin Ötesinde Bir Vizyon Hyundai, sadece araç üretmekle yetinmiyor aynı zamanda Vehicle-to-Grid (V2G) gibi enerji çözümleriyle de elektrikli araçları aktif enerji varlıklarına dönüştürmeyi hedefliyor. Ayrıca, Boston Dynamics iş birliğiyle robotik, lojistik ve akıllı mobilite alanlarında da yenilikçi çözümler geliştiriyor. STARIA Elektrik yılın ilk yarısında geliyor STARIA Elektrik, 2026’nın ilk yarısında Kore ve Avrupa’da satışa sunulacak ve ardından diğer pazarlara sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental Elektrikli Araçlara Özel Lastik Portföyünü Genişletti Haber

Continental Elektrikli Araçlara Özel Lastik Portföyünü Genişletti

Küresel ölçekte de benzer bir tablo söz konusu. Londra merkezli veri analizi şirketi Benchmark Mineral Intelligence verilerine göre, dünya genelinde 2025 Ocak–Kasım döneminde satılan elektrikli araç sayısı 18,5 milyona ulaşırken, satışlar bir önceki yılın aynı dönemine göre %21 artış gösterdi. Avrupa pazarı, yeni teşvikler ve artan model çeşitliliğiyle büyümeye liderlik ederken, elektrikli araç talebinin küresel ölçekte dirençli seyrini sürdürdüğü görülüyor. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, bu araçlara uygun lastik ihtiyacı da daha görünür hale geliyor. Batarya ağırlığı, anlık tork üretimi ve düşük motor sesi gibi teknik özellikler; düşük yuvarlanma direnci, yüksek yük taşıma kapasitesi, dayanıklılık ve sessiz sürüş kriterlerini standart beklenti haline getiriyor. Continental, bu gereksinimleri öngörerek lastiklerini uzun süredir enerji verimliliği, düşük gürültü seviyesi ve uzun ömür odağında geliştiriyor. Bugün gelinen noktada Continental’in yeni nesil binek araç lastik portföyünün tamamı, elektrikli araçların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmış durumda. Şirket, bu uyumu yeni tasarlanan lastiklerin yanaklarında yer alan EV-Compatible logosu ile görünür kılarak, tüketicilerin elektrikli araçları için doğru lastiği kolayca ayırt edebilmesini sağlıyor. Continental’in elektrikli araç pazarındaki güçlü konumu, orijinal ekipman tercihleriyle de destekleniyor. Şirket, 2024 yılında dünya genelinde en yüksek hacimli 20 elektrikli araç üreticisinden 18’ine orijinal ekipman lastiği tedarik etti. Asya-Pasifik, EMEA ve Amerika bölgelerinin her birinde, en yüksek hacimli 10 elektrikli araç üreticisinden 9’u Continental’i tercih etti. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Continental Yetkilisi Manja Greimeier, “Elektrikli araçlar için düşük yuvarlanma direnci, sessiz sürüş ve güvenlikten ödün vermeyen çözümler sunuyoruz. Bu alandaki liderliğimiz, müşterilerimizin beklentilerini karşılamanın ötesine geçiyor.” dedi. Türkiye’de elektrikli araç parkının hızla büyüdüğüne dikkat çeken Continental, tamamen elektrikli araç uyumlu lastik portföyü ve sürdürülebilir mobilite vizyonuyla sürücülere güvenli, verimli ve konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunmayı hedefliyor.

BYD’nin Elektrikli Kompakt Şehirli SUV’u ATTO 2, Aralık Ayında Türkiye’de! Haber

BYD’nin Elektrikli Kompakt Şehirli SUV’u ATTO 2, Aralık Ayında Türkiye’de!

2025 yılı bitmeden, ürün gamının 9. modeli olan tamamen elektrikli kompakt B-SUV BYD ATTO 2, Boost ve Comfort donanım seçenekleriyle 1.529.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla BYD bayilerinde yerini alacak. Dünyanın önde gelen yeni nesil elektrikli araç üreticisi BYD, Türkiye’de ürün yelpazesini yüzde 100 elektrikli B-SUV segmentinde yer alan yepyeni ATTO 2 modeliyle genişletti. BYD’nin Türkiye’deki sekizinci elektrikli ve ürün gamı içindeki dokuzuncu modeli olan ATTO 2, kompakt yapısı, çevik manevra kabiliyeti, segmentinin üzerinde donanım seçenekleri ve kullanıcılarının hayatını kolaylaştıran teknolojik inovasyonlarıyla şehir içi SUV deneyimini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Aralık ayında Türkiye’deki tüm BYD bayilerinde satışa sunulacak olan ATTO 2, Boost donanım versiyonu için 1.529.000 TL, Comfort donanım versiyonu için ise 1.629.000 TL’lik özel lansman fiyatlarıyla otomobil severlerle buluşuyor. “9 modelimizle otomobil pazarına enerji vermeye devam edeceğiz” Türkiye otomotiv pazarına BYD ATTO 2 modelinin yeni bir soluk getireceğini belirten BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, “Türkiye’de elektrikli mobiliteye olan ilgi her geçen gün artarken, biz de ürün gamımızı hızla genişletiyor ve bu alandaki iddiamızı güçlendirmeye devam ediyoruz. BYD ATTO 2, konfor ve teknolojiyi şehir içi pratikliğiyle birleştirerek segmentinde önemli bir oyuncu olacak. ‘Ulaşılabilir premium’ marka konumlandırmamız doğrultusunda, ATTO 2’nin üst düzey donanımı ve gelişmiş güvenlik teknolojileriyle öne çıkarak, tam elektrikli SUV segmentinde fark yaratacağına inanıyoruz. Bu yıl ATTO 2’nin yanı sıra TANG ve SEALION 7 modellerimizi de kullanıcılarla buluşturduk. Böylece Türkiye’de sunduğumuz model sayısı dokuza ulaştı. Önümüzdeki yıl da akıllı seçim niteliğindeki yeni ürünlerimizle Türkiye otomotiv pazarına enerji vermeye devam edeceğiz.” dedi. “2025 yılının en hızlı büyüyen markasıyız” 2025 yılının en hızlı büyüyen markasının BYD olduğunu belirten Ergun, sözlerine şöyle devam etti: “Yeni enerji araç pazarının lideri olarak BYD, Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir ivme kazandırıyor. Teknoloji odaklı yaklaşımımız, yüksek donanım seviyemiz, güvenilirliğimiz ve ‘ulaşılabilir premium’ konumlandırmamız sayesinde tüketicilerin elektrikli araçlara geçiş sürecinde önemli bir rol üstleniyoruz. Türkiye’de yılın otomobili seçilen SEAL U modelimizin şarj edilebilir hibrit versiyonu ile şarj edilebilir hibrit teknolojisini Türkiye’de geniş kitleler için erişilebilir hale getiriyoruz. Böylece bu pazara hem liderlik ediyor hem de segmentin gelişimine öncülük ediyoruz.” “BYD modellerine olan yüksek talep devam ediyor” BYD’ye gösterilen yoğun ilginin devam ettiğini vurgulayan Ergun şunları kaydetti: “5 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz SEALION 7 ve ATTO 2 lansmanının ardından sosyal medya, web sitemiz, telefon hattımız, bayilerimiz dahil tüm kanallarımızda yoğun bir ilgiyle karşılaştık ve lansman sonrasında 5 binin üzerinde talep aldık. SEALION 7 modelimize gösterilen yoğun ilgi ve yüksek talep doğrultusunda, müşterilerimizin fiyat artışından etkilenmemeleri için Kasım ayındaki lansman fiyatını Aralık ayında da koruma kararı aldık. Yıl sonuna kadar bu talebi karşılayarak müşterilerimizi yeni araçlarıyla buluşturmayı hedefliyoruz.” Kompakt boyutlar ile çevik şehir içi performansı BYD ATTO 2, modern SUV tasarımını kompakt boyutlarla kusursuz bir şekilde bir araya getiriyor. 4.310 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve 1.675 mm yüksekliğe sahip olan model, oldukça geniş bir yaşam alanı sunuyor. 2.620 mm’lik dingil mesafesi, segmentindeki birçok rakibine kıyasla çok daha ferah bir iç mekân sağlıyor. Bu ölçülere ek olarak 10,5 metrelik dönüş çapı ile manevra kolaylığı sağlayarak hem şehir içi kullanım kolaylığı hem de ferah bir yaşam alanı arasında dengeli bir yapı sağlıyor. ATTO 2’nin dış tasarımı, zarif detaylarla güçlendirilmiş çarpıcı bir duruş sergiliyor. Ön bölümdeki keskin hatlı LED farlar, ince gündüz farları ve parlak ön panjur detayları, modelin dinamik ve iddialı karakterini vurguluyor. Dikey hava girişleri ve aerodinamik ön tampon, yalnızca modern tasarımı öne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda aracın verimliliğine de katkı sağlıyor. Arka tasarımda ise Çin kültüründen ilham alınarak tasarlanan, sonsuz iyi şansı simgeleyen “8” formundaki stop lambaları, ATTO 2’nin estetik çizgisini tamamlıyor ve ona özgün bir kimlik kazandırıyor. Geniş ve kaliteli iç mekan ATTO 2’nin iç tasarımı, modern çizgileri ve kaliteli malzemeleri geometrik bir tema ile bir araya getiriyor. Ön panel, BYD’nin modern tasarım anlayışını yansıtırken, kabin ve kapı içlerinde kullanılan yumuşak dokulu malzemeler konfor hissini artırıyor. Orta konsolda yer alan çift bardaklık, geniş saklama alanları ve elmas kesim görünümlü vites iç mekâna zarif bir dokunuş katıyor. Ferah yaşam alanını destekleyen BYD’nin e-Platform 3.0 mimarisi, özellikle arka koltuklarda geniş bir iç hacim sunarak, yolcular için ekstra konfor sağlıyor. Düz arka zemin tasarımı, özellikle aileler ve uzun yolculuklar için ideal bir genişlik sunarken, 400 litrelik hacmi, arka koltuklar katlandığında 1.340 litreye kadar genişleyerek daha fazla yükleme alanı sağlıyor. ATTO 2, Titanyum Gri, Su Yeşili, Kar Beyazı ve Karbon Siyahı olmak üzere 4 farklı renk seçenekleriyle tercih edilebiliyor. Dış tasarımdaki bu seçenekleri iç mekanda Siyah veya Bej renklerinde vegan deri döşeme alternatifleri tamamlıyor. Şehir içi kullanımda 463 km’ye varan menzil Önde konumlandırılmış 130 kW (177 PS) gücündeki elektrik motoru, 290 Nm tork üretiyor ve ATTO 2’yi 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,9 saniyede ulaştırıyor. 45,12 kWsa kapasiteli Blade Batarya, WLTP ölçümlerine göre 312 km karma menzil sağlıyor. Şehir içi kullanımda ise menzil 463 km’ye kadar yükseliyor. 65 kW DC hızlı şarj özelliği sayesinde batarya yüzde 30’dan yüzde 80’e ise yalnızca 28 dakikada şarj edilebiliyor. Modelde üç fazlı 11 kW AC şarj desteği standart olarak sunuluyor. Çok bağlantılı arka süspansiyon yapısı, artırılmış gövde rijitliği ve BYD’ye özgü Cell-to-Body (CTB) mimarisi, sürüş konforu ile güvenliği birlikte sağlıyor. Yeni ATTO 2, 17 inç jantlar, panoramik cam tavan, 12,8 inç dönebilir dokunmatik multimedya ekranı, 8,8 inç dijital gösterge, elektrikli ayarlanabilir ve ısıtmalı vegan deri ön koltuklar, 50W kablosuz şarj ünitesi, gelişmiş “Hi BYD” sesli komut sistemiyle dikkati çekiyor. ATTO 2'nin her iki versiyonunda da dört farklı sürüş modu bulunuyor. Eco, Normal, Spor ve Kar seçenekleri, kullanıcıların farklı yol ve hava koşullarına hızlıca uyum sağlamasına imkan tanıyor. ATTO 2’de bağlantı ve kullanım kolaylığı açısından da zengin bir standart donanım seti sunuluyor. Ön kol dayamada biri 7,5W Tip-A, diğeri 60W Tip-C olmak üzere iki USB girişi yer alırken, arka yolcular için 18W destekli Tip-A ve Tip-C girişleri konforu artırıyor. Kabin havasını sürekli temiz tutan PM2.5 filtresi, “Follow Me Home” fonksiyonu ve uzun far asistanı da her iki donanım seviyesinde standart olarak sunularak ATTO 2’nin kullanıcı odaklı bütüncül donanım yaklaşımını tamamlıyor. Standartların ötesinde donanım seviyesi Teknoloji odaklı bir marka olarak BYD, tüm modellerinde yenilikçi özellikler ve gelişmiş fonksiyonlar sunmayı hedefliyor. ATTO 2 de bu vizyonun bir yansıması olarak, B-SUV segmentinde öne çıkan donanımlarla dikkati çekiyor. ATTO 2, her iki donanım seviyesinde de sınıfının üzerinde bir standart tanımlıyor. Panoramik cam tavanı ve perdesi, 17 inç jantları, vegan deri koltukları, elektrikli ayarlanabilir ön koltukları, 8.8 inç dijital gösterge paneli ve dönebilir dokunmatik multimedya ekranı tüm versiyonlarda ortak olarak sunuluyor. Gelişmiş güvenlik teknolojileri, iki donanım seviyesinde tamamen aynı kapsamda yer alıyor. Kamera ile sürücü yorgunluk algılama sistemi başta olmak üzere tüm ADAS fonksiyonları kullanıcılara eksiksiz şekilde ulaştırılıyor. BYD’nin imzası haline gelen Blade Batarya ve CTB mimarisi ile her iki donanımda standart sunulan ısı pompası, modelin verimlilik ve güvenlik odaklı karakterini güçlendiriyor. Comfort donanım seviyesi ise kullanıcı deneyimini daha ileri taşıyan teknolojik ve konfor odaklı bazı ek özelliklerle ayrışıyor. Daha büyük boyutlu 12.8 inç dönebilir dokunmatik multimedya ekranı, ön koltuk ısıtma, direksiyon ısıtma, kabine derinlik kazandıran ambiyans aydınlatması, 15W kablosuz şarj ünitesi ve park manevralarını kolaylaştıran panoramik görüş kamerası gibi özellikler Comfort donanım seviyesinde tüketicilerle buluşuyor. Her iki versiyonda da yüksek donanım seviyesi korunurken, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre ölçeklenebilir bir ürün yapısı oluşturuyor. BYD ATTO 2 kullanıcıları, araca geleneksel anahtarın yanı sıra NFC kartı ile de erişim sağlayabiliyor. Tüm versiyonlarda her iki ön koltuk da elektrikli olarak ayarlanabilirken, bu özellik B-SUV segmentinde nadir görülen bir donanım olarak öne çıkıyor. Ayrıca, ısıtmalı direksiyon özelliği ise ATTO 2’yi rakiplerinden ayrıştıran konfor detaylarından biri olarak dikkat çekiyor. Diğer BYD modellerinde olduğu gibi, ATTO 2 modeli de gelişmiş bir akıllı sesli asistan ile sunuluyor. Sistem, kullanıcıların klima, cam açma-kapama gibi birçok önemli fonksiyonu sesli olarak kontrol etmesine olanak tanıyor. Ayrıca, kablosuz şekilde aktive olan Android Auto ve Apple CarPlay, yolcuların kesintisiz bir bağlantı deneyimi yaşamasına olanak tanıyor. ATTO 2’de sunulan Araç Enerji Paylaşımı (VtoL) teknolojisi de günlük yaşamda önemli bir pratiklik sağlıyor. Bu özellik sayesinde araç, 3.3 kW’a kadar güç üreterek kahve makinesi veya elektrikli süpürge gibi cihazların çalıştırılmasına olanak tanıyor. Harici bir priz aracılığıyla kullanılabilen bu teknoloji, taşınabilir enerji kaynağı ihtiyacını karşılayarak kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Güvenlik ön planda tutularak tasarlandı Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri sunan ATTO 2, sürücü, ön yolcu, yan ve perde hava yastıklarıyla yüksek koruma sunuyor. Ayrıca Otonom acil fren sistemi (AEB), akıllı hız limiti kontrolü (ISLC), şerit takip asistanı (LSS), adaptif hız sabitleme sistemi (ACC) ve akıllı hız sabitleme sistemi (ICC) ile sürüş güvenliğini her koşulda destekliyor. Kör nokta uyarı sistemi (BSD), kapı açma uyarısı (DOW) ve geri manevra çapraz trafik uyarısı (RCTB) ise sürücünün çevresel farkındalığını artırarak hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde ek güvenlik sağlıyor. BYD, tüm modellerinde olduğu gibi ATTO 2 modellerinde de bağlantılı servislerle entegre çalışan BYD Mobil Uygulamasını sunuyor. Android ve iOS platformlarında ücretsiz olarak indirilen uygulama, menzil ve şarj durumu takibinden, klima, direksiyon ve koltuk ısıtma kontrolüne, kapıların uzaktan kilitlenmesinden araç konumunun görüntülenmesine kadar birçok fonksiyonu tek dokunuşla cep telefonları ile uzaktan yönetilebilmesini sağlıyor. Ayrıca BYD Uygulamasındaki dijital anahtar sayesinde, aracı anahtar taşımadan telefon üzerinden açıp kapatmak mümkün oluyor. Buna ek olarak BYD ATTO 2, OTA (Over-the-Air) teknolojisi sayesinde yazılım güncellemelerini uzaktan alabiliyor. Böylece araçlar her zaman güncel kalırken, yeni özellikler de anında kullanılabiliyor.

BYD Türkiye, SEALION 7 ve ATTO 2 ile Elektrikli SUV Ailesini Genişletiyor  Haber

BYD Türkiye, SEALION 7 ve ATTO 2 ile Elektrikli SUV Ailesini Genişletiyor 

Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’de ürün gamını yüzde 100 elektrikli sportif D-SUV modeli BYD SEALION 7 ile genişletiyor. Türkiye’ye özel olarak geliştirilen 160 kW gücündeki arkadan itişli versiyonun yanı sıra, 390 kW gücündeki dört çeker seçeneğiyle öne çıkan BYD SEALION 7, Kasım ayı itibarıyla BYD bayilerinde yerini alacak. Modelin 160 kW’lık Design versiyonu 2.389.000 TL, 390 kW’lık Excellence donanım versiyonu ise 3.939.000 TL Kasım ayına özel lansman fiyatları ile satışa sunuluyor. BYD SEALION 7’nin Türkiye tanıtımı, 5 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen özel bir basın toplantısıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin sürprizi ise BYD’nin tamamen elektrikli kompakt SUV modeli ATTO 2’nin eş zamanlı olarak tanıtılması oldu. Elektrikli SUV ailesinin en yeni üyesi olan BYD ATTO 2, Aralık ayından itibaren BYD bayilerinde yerini alacak. BYD’nin Türkiye’nin satışa sunduğu sekizinci model olan BYD SEALION 7, Türkiye’de DOLPHIN, SEAL ve SEAL U’dan sonra “Okyanus Serisi”nde yer alan dördüncü model olarak öne çıkıyor. Geniş ve atletik SUV gövde yapısını güçlü tasarım unsurlarıyla bir araya getiren model, gelişmiş elektrikli araç teknolojilerini yüksek performans ve konforla buluşturuyor. BYD’nin tüm modellerinde görmeye alıştığımız üst düzey donanım çeşitliliği ve ileri teknoloji anlayışı ise SEALION 7’de de kendini güçlü bir şekilde gösteriyor. Markanın tasarım dilini yansıtan Ejderha yüzü tasarımı, kompakt boyutları ve çevik manevra kabiliyetiyle şehir içi SUV deneyimini yeni bir seviyeye taşıyan BYD ATTO 2, BYD’nin ikonik e-Platform 3.0 altyapısı, akıllı kabin teknolojisi ve zengin standart donanımlarıyla dikkat çekiyor. ATTO 2, SUV’un yüksek oturma pozisyonunu seven ve şehir içi kullanıma uygun kompakt bir otomobil arayan müşteriler için özel olarak tasarlandı. Premium özelliklerle yüksek verimlilik BYD SEALION 7’nin Türkiye’ye özel geliştirilen 160 kW güce sahip arkadan itişli versiyonu, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,8 saniyede ulaşıyor. 71,8 kWsa bataryasıyla WLTP normuna göre 440 km menzil sunan model, günlük kullanımda da, uzun yolculuklarda da yüksek verimlilik sağlıyor. AC 11 kW şarj ile tam dolum yaklaşık 7,5 saatte tamamlanırken, DC 150 kW hızlı şarj sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 20 dakikada ulaşılabiliyor. Maksimum 210 km/s hıza ulaşabilen SEALION 7, 10,25 inç dijital gösterge paneli, 15,6 inç dönebilen bilgi-eğlence ekranı, 360° kamera, çift bölgeli klima, 50W kablosuz şarj, ısı pompası ve UV/ısı korumalı camlarıyla öne çıkıyor. Isıtmalı ve havalandırmalı ön koltuklar, vegan deri döşeme ve sürücü bel desteği konforu üst seviyeye taşırken; önde ve arkada yer alan Type-C çıkışlar, 58 litrelik ön bagaj ve 520 litrelik bagaj hacmi (koltuklar yatırıldığında 1.789 litreye kadar) günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. 19 inç jantlar, 10 hoparlörlü ses sistemi ve Snapdragon SA8155 işlemcisi ise modelin teknoloji ve performansını tamamlıyor. Zengin donanımlarla akıllı seçim BYD SEALION 7’nin 390 kW gücündeki dört çeker versiyonu, 23.000 rpm motor çevrimiyle sınıfında öne çıkıyor ve yalnızca 4,5 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaşarak segmentinde iddialı bir performans ortaya koyuyor. 91,3 kWsa bataryasıyla WLTP normuna göre 502 km menzil sunan model, uzun yolculuklarda da güçlü bir alternatif oluşturuyor. Şarj seçeneklerinde 230 kW DC hızlı şarj ile yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 18 dakikada ulaşırken, AC 11 kW ile tam dolum yaklaşık 9,6 saatte tamamlanıyor. Maksimum 215 km/s hız kapasitesiyle SEALION 7, performans ve verimliliği birlikte sunuyor. SEALION 7, iç mekanda 12 hoparlörlü Dynaudio ses sistemiyle premium bir deneyim sunuyor. Hafızalı sürücü koltuğu, ısıtmalı arka koltuklar, hafızalı yan aynalar ve ambiyans aydınlatma konforu artırırken; ayakla açılabilir elektrikli bagaj kapağı ve Head-Up Display pratikliği ön plana çıkarıyor. Dış tasarımda 20 inç jantları, iç mekanda ise Nappa deri koltukları SEALION 7’nin şıklığını vurgularken, gelişmiş iTAC çekiş kontrol sistemi de modeli güvenlik açısından farklı bir konuma taşıyor. “Okyanus” tasarım diliyle 4 farklı renk seçeneği BYD SEALION 7’nin her iki versiyonunda da markanın “Okyanus” tasarım dili ön plana çıkıyor. Dinamik hatlar, su damlası detaylı arka farlar ve tampon çizgisi boyunca uzanan spoyler araca güçlü bir kimlik kazandırıyor. Yüzeyle bütünleşen gizli kapı kolları aerodinamik verimliliği artırırken, 4.830 mm uzunluk, 1.925 mm genişlik, 1.620 mm yükseklik ve 2.930 mm aks aralığı geniş bir iç hacim sunuyor. BYD SEALION 7; Atlantis Grisi, Saf Beyaz, Gece Siyahı, Bulut Grisi olmak üzere dört farklı dış renk seçeneği ile satışa sunuluyor. İç mekanda ise Siyah ve Açık Mavi olmak üzere iki farklı döşeme rengi tercih edilebiliyor. Yenilikçi şasi teknolojisiyle konforlu ve güvenli sürüş dinamikleri Sürüş keyfi ve dinamik performansı bir araya getiren e-Platform 3.0 mimarisi üzerine tasarlanan BYD SEALION 7, CTB (Cell-To-Body) şasi yapısıyla üstün rijitlik ve düşük ağırlık merkezi sunarak yol tutuşunu ve dengeyi artırıyor. Çift salıncaklı ön süspansiyon ve çok bağlantılı arka süspansiyon ile SEALION 7’de mükemmel yol tutuş ve güvenli araç kontrolü elde ediliyor. Ayrıca SEALION 7’de yer alan değişken sönümleme özellikli amortisör sistemi, bozuk yol koşullarında daha yumuşak bir sürüş sunarak konforu en üst seviyeye taşıyor. Araçta verimliliğe odaklanan “Eco”, günlük sürüşler için “Normal”, çevik bir sürüş için “Spor” ve kaygan yüzeylerde maksimum çekişi elde etmek için “Kar” olmak üzere dört sürüş modu yer alıyor. İleri teknoloji 5 yıldızlı güvenlikle birleşiyor BYD SEALION 7, tasarımı, performansı ve teknolojisiyle öne çıkarken aynı zamanda güvenlik ve sürücü destek sistemleriyle de fark yaratıyor. SEALION 7’de Ön ve Arka Park Sensörleri, Isıtmalı ve Havalandırmalı Elektrikli Ön Koltuklar, 360 Derece Kamera, Adaptif Hız Sabitleyici, Ön ve Geri Manevra Çapraz Trafik Uyarısı (Fren Destekli), Ön ve Arka Çarpışma Uyarısı, Trafik İşareti Algılama Sistemi, Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Otonom Acil Durum Freni ve Sürücü Yorgunluk Algılama Sistemi gibi birçok sistem bulunuyor. Kabin içi güvenlik özellikleri arasında, arka koltuklar ve ön yolcu koltuğunda ISOFIX bağlantıları, Çocuk Varlık Tespiti, Elektronik Çocuk Güvenlik Kilidi ve 9 hava yastığı yer alıyor. Yenilikçi teknolojileri, ileri düzey güvenlik donanımları ve sportif görünüşüyle Türkiye’deki kullanıcıların merakla beklediği BYD SEALION 7'nin yüksek güvenlik standartları, EuroNCAP tarafından 5 yıldızla tescil edildi. Özellikle çocuk yolcu koruması alanında BYD SEALION 7, %93’lük puan alarak son 9 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Testlerde kullanılan 10 yaş ve 6 yaşındaki çocukları temsil eden maketlerin tüm kritik vücut bölgeleri için maksimum koruma sağlandı. BYD ATTO 2: Şehir içi SUV deneyimini yeniden tanımlıyor Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulacak BYD ATTO 2, segmentinin üzerinde donanım özellikleri sunarken, 12,8 inç elektrikli dönebilir dokunmatik ekran, 8 hoparlörlü gelişmiş ses sistemi, 15W kablosuz şarj ünitesi, elektrikli ve ısıtmalı vegan deri ön koltuklar, ısıtmalı direksiyon, ambiyans aydınlatması, panoramik cam tavan ve elektrikli katlanabilir yan aynalar gibi premium özelliklerle öne çıkıyor. BYD ATTO 2, SUV segmentinde verimlilik, teknoloji ve konforu kusursuz şekilde harmanlayarak elektrikli mobiliteye yeni bir bakış kazandırıyor. 4.310 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve 1.675 mm yüksekliğe sahip olan model; 2.620 mm’lik dingil mesafesiyle sınıfının üzerinde bir iç hacim sunuyor. Bu ölçülere ek olarak 10,5 metrelik dönüş çapı ile manevra kolaylığı sağlayarak hem şehir içi kullanım kolaylığı hem de ferah bir yaşam alanı arasında dengeli bir yapı sağlıyor. Modelde, 8,8 inç dijital gösterge paneli, 17 inç alaşım jantlar yer alıyor. ATTO 2’nin dış tasarımı, zarafet ile sportifliği birleştirirken, iç tasarımda modern çizgiler, kaliteli malzemeler ve geometrik detaylar dikkat çekiyor. Performans ve verimlilik dengesi Önde konumlandırılmış 130 kW (177 PS) gücündeki elektrik motoru, 290 Nm tork üretiyor ve ATTO 2’yi 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,9 saniyede ulaştırıyor. 45,12 kWsa kapasiteli Blade Batarya, WLTP ölçümlerine göre 312 km menzil sağlıyor. 65 kW DC hızlı şarj özelliği sayesinde batarya yüzde 30’dan yüzde 80’e ise yalnızca 28 dakikada şarj edilebiliyor. Ayrıca BYD ATTO 2, Enerji Paylaşım Özelliği (VtoL -Vehicle-to-Load) sayesinde taşınabilir cihazlara veya elektronik ekipmanlara doğrudan enerji aktarımı yapılabiliyor. Bu özellik, ATTO 2’yi şehir dışı gezilerde veya kamp alanlarında pratik bir enerji kaynağına dönüştürüyor. Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri sunan ATTO 2, sürücü, ön yolcu, yan ve perde hava yastıklarıyla yüksek koruma sunuyor. Ayrıca, Otonom acil fren sistemi (AEB), akıllı hız limiti kontrolü (ISLC), şerit takip asistanı (LSS), adaptif hız sabitleme sistemi (ACC) ve akıllı hız sabitleme sistemi (ICC) ile sürüş güvenliğini her koşulda destekliyor. Kör nokta uyarı sistemi (BSD), kapı açma uyarısı (DOW) ve geri manevra çapraz trafik uyarısı (RCTB) ise sürücünün çevresel farkındalığını artırarak hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde ek güvenlik sağlıyor. BYD Mobil Uygulaması ile bağlantılı sürüş deneyimi BYD, tüm modellerinde olduğu gibi BYD SEALION 7 ve ATTO 2 modellerinde de bağlantılı servislerle entegre çalışan BYD Mobil Uygulamasını sunuyor. Android ve iOS platformlarında ücretsiz olarak indirilen uygulama, menzil ve şarj durumu takibinden, klima, direksiyon ve koltuk ısıtma kontrolüne, kapıların uzaktan kilitlenmesinden araç konumunun görüntülenmesine kadar birçok fonksiyonu tek dokunuşla cep telefonları ile uzaktan yönetilebilmesini sağlıyor. Ayrıca BYD Uygulamasındaki dijital anahtar sayesinde, aracı anahtar taşımadan telefon üzerinden açıp kapatmak mümkün oluyor. Buna ek olarak BYD SEALION 7 ve BYD ATTO 2, OTA (Over-the-Air) teknolojisi sayesinde yazılım güncellemelerini uzaktan alabiliyor. Böylece araçlar her zaman güncel kalırken, yeni özellikler de anında kullanılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASPİLSAN Enerji, ORAN 2025 Yılı Teknik Destek Programı Kapsamında Destek Almaya Hak Kazandı Haber

ASPİLSAN Enerji, ORAN 2025 Yılı Teknik Destek Programı Kapsamında Destek Almaya Hak Kazandı

ASPİLSAN Enerji, bu çalışma ile batarya üretiminde otomasyon ve seri üretim altyapısına geçiş sürecini planlayarak, üretim kapasitesinin geliştirilmesine yönelik yatırım ve teknoloji yol haritasını desteklemeyi planlıyor. Proje, Türkiye’nin enerji depolama sektöründe rekabetçiliğini artıracak, üretim süreçlerinde verimliliği yükseltecek ve sürdürülebilir bir üretim ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak. ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Enerji depolama teknolojileri, günümüzde stratejik öneme sahip alanların başında geliyor. ASPİLSAN Enerji olarak bizler, yalnızca Türkiye’nin değil, aynı zamanda küresel ölçekte sektörün ihtiyaçlarına yanıt verebilecek güçlü bir üretim altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. ORAN’ın 2025 Teknik Destek Programı kapsamında elde ettiğimiz bu destek, batarya üretiminde otomasyon ve seri üretim kapasitemizi güçlendirerek, ülkemizin enerji bağımsızlığına ve sanayi dönüşümüne önemli katkılar sağlayacaktır. Gerçekleştirilecek fizibilite çalışması ile üretim kapasitemizin artırılmasının yanı sıra, ileri teknolojilerin üretim hatlarımıza entegrasyonu da planlanmaktadır. Böylelikle hem iç pazarın ihtiyaçlarına daha etkin şekilde cevap verebilecek hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltebileceğiz.” ORAN Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker ise yaptığı açıklamada :” Ajansımız, Yerel Kalkınma Hamlesi’ne önemli katkı sağlayan yenilikçi ve teknoloji odaklı projeleri desteklemeyi öncelikli görevlerinden biri olarak görmektedir. 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında ASPİLSAN Enerji ile yürüteceğimiz proje ile batarya üretimi konusunda işletmenin kapasitesi ile bağlantılı olarak ürün çeşitliliğini artırılmasına yönelik fizibilite çalışması yapılacaktır. Bu çalışma orta yüksek ve yüksek teknoloji ürün üretimini artırmanın yanı sıra bölgemize büyük yatırım fırsatlarını çekecek, istihdam ve teknoloji odaklı gelişmeleri hızlandıracak; Kayseri imalat sanayini daha ileriye taşıyacaktır.” ASPİLSAN Enerji, hayata geçirilecek bu proje sayesinde, yenilikçi üretim modelleri ile batarya teknolojilerinde öncü rolünü pekiştirmeyi ve Türkiye’nin sürdürülebilir enerji vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.