Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batarya

Kapsül Haber Ajansı - Batarya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batarya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaz Sıcaklarında Telefonunuzun  Performansını Korumanın 7 Yolu Haber

Yaz Sıcaklarında Telefonunuzun  Performansını Korumanın 7 Yolu

Doğrudan güneş ışığı, yüksek ekran parlaklığı, uzun süreli kamera ve oyun kullanımı ile sıcak ortamda şarj etme gibi etkenler cihazların normalden fazla ısınmasına neden olabiliyor. HONOR 600 Serisi ise 6 yılı aşan ömre sahip yüksek kapasiteli batarya çözümler ve akıllı güç yönetimiyle yaz aylarında kesintisiz mobil deneyimin önemine dikkat çekiyor. Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları, akıllı telefonların çalışma koşullarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle telefonun güneş altında kalması, navigasyon kullanımı, video çekimi, mobil oyun ve yüksek ekran parlaklığı gibi yoğun enerji gerektiren işlemlerin aynı anda kullanılması, cihazın sıcaklığını artırabiliyor. Telefonlar aşırı ısındığında sistem, donanımı ve bataryayı korumak amacıyla işlemci performansını veya ekran parlaklığını geçici olarak sınırlandırabiliyor. Bu durum uygulamaların daha yavaş çalışmasına, oyunlarda kare hızının düşmesine, şarj süresinin uzamasına ve bataryanın daha hızlı tükenmesine yol açabiliyor. HONOR 600 Serisi ile akıllı güç yönetimi HONOR 600 Serisi, sıcaklıklara rağmen yüksek kapasiteli batarya yapısını akıllı güç ve şarj yönetimi özellikleriyle bir araya getiriyor. Cihazın kullanım alışkanlıklarını ve çalışma koşullarını dikkate alan sistem, enerji tüketiminin daha dengeli yönetilmesine yardımcı oluyor. Uzun süreli video izleme, sosyal medya kullanımı, fotoğraf çekimi, oyun ve navigasyon gibi yoğun kullanım senaryolarında güç tüketimini optimize etmeyi hedefleyen HONOR 600 Serisi, yaz aylarında kullanıcıların şarj kaygısını azaltan bir deneyim sunuyor. HONOR 600 Serisi, 6 yıllık kullanımın ardından batarya kapasitesinin yüzde 80’in üzerinde korunmasını hedefleyen uzun ömürlü batarya teknolojisiyle kullanıcıların cihazlarından yıllar boyunca verim almasını destekliyor. HONOR 600 Serisi, yüksek sıcaklıkların ve yoğun kullanımın arttığı yaz aylarında dengeli performans, uzun pil ömrü ve güvenli şarj deneyimini bir arada sunmayı hedefliyor. Yaz sıcaklarında performansı korumak için neler yapmalı? 1. Telefonu doğrudan güneş ışığında bırakmayın Telefonu plajda, pencere önünde, balkonda, güneş alan bir yüzeyde uzun süre bırakmak cihaz sıcaklığının hızla yükselmesine neden olur. Kullanmadığınız zamanlarda telefonu gölgede ve serin bir yerde tutun. 2. Park halindeki araçta telefon bırakmayın Kapalı araçların iç sıcaklığı kısa sürede çok yüksek seviyelere çıkabilir. Bu nedenle telefonu park halindeki araçta, özellikle ön konsol veya koltuk üzerinde bırakmayın. 3. Şarj sırasında dinlendirin Şarj sırasında oyun oynamak, uzun süre video çekmek veya navigasyon kullanmak batarya ve işlemcinin aynı anda yoğun çalışmasına neden olabilir. Mümkün olduğunca telefonu şarj olurken dinlendirin. 4. Ekran parlaklığını otomatik moda alın Ekranı sürekli en yüksek parlaklıkta kullanmak hem enerji tüketimini hem de cihazın ürettiği ısıyı artırabilir. Otomatik parlaklık özelliği, ekran ışığını ortam koşullarına göre ayarlamaya yardımcı olur. 5. Kullanmadığınız uygulama ve bağlantıları kapatın Arka planda çalışan uygulamalar, GPS, Bluetooth, kişisel erişim noktası ve mobil veri gibi özellikler cihazın daha fazla enerji tüketmesine yol açabilir. İhtiyaç duymadığınız özellikleri kapatın. 6. Oda sıcaklığında soğumalı Telefon belirgin biçimde ısındığında kullanıma ara verin, şarj bağlantısını kesin ve kalın koruyucu kılıfı geçici olarak çıkarın. Cihazı buzdolabına veya dondurucuya koymadan, oda sıcaklığında doğal biçimde soğumaya bırakın. 7. Kalitesiz şarj ekipmanları risk yaratır Orijinal veya üretici tarafından onaylanan adaptör ve kabloları tercih edin. Uyumsuz ya da düşük kaliteli şarj ekipmanları, şarjın kararsız ilerlemesine ve gereğinden fazla ısı oluşmasına neden olabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çınar: "Made In Europe" Türk İhracatçısı İçin Zamanlı Bir Bomba Olabilir Haber

Çınar: "Made In Europe" Türk İhracatçısı İçin Zamanlı Bir Bomba Olabilir

Dış Ticaret ve Yönetim Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa Birliği'nin sanayi tabanını yeniden güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamındaki "Made in EU" girişimine ilişkin kamuoyunu uyardı . Kamu alımları ve devlet destekli projelerde Avrupa menşeli üretim şartı getirmeyi öngören düzenlemenin, Türkiye'nin Gümrük Birliği statüsü nedeniyle hukuki olarak kapsam içinde değerlendirilmesine rağmen, uygulamada Türk ihracatçısının aleyhine işleyecek bir mekanizmaya dönüşebileceğini belirten Çınar, "Bu düzenlemeyi sadece bir teknik mevzuat değişikliği gibi görmek büyük bir hata olur. Masada konuşulan, Türkiye'nin Avrupa değer zincirindeki konumunun bir gecede sorgulanır hale gelmesidir" dedi. Düzenlemenin Arka Planı Avrupa Birliği'nde imalat sektörünün gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı 2000 yılında yüzde 18,4 seviyesindeyken 2024'te yüzde 14,3'e kadar geriledi. Bu gerilemeyi tersine çevirmek isteyen AB Komisyonu, söz konusu oranı 2035 yılına kadar yüzde 20'ye çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda hazırlanan taslak, başta otomotiv, çelik, alüminyum, çimento, kimya, batarya, rüzgâr t ürbinleri ve fotovoltaik sistemler olmak üzere stratejik sektörlerde kamu alımlarında ve destek programlarında "Avrupa'da üretilmiş olma" ve "düşük karbon" şartı arıyor. Türkiye Kapsamda mı, Kapsam Dışında mı? AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné'nin Brüksel'de duyurduğu teklife göre, AB ile serbest ticaret anlaşması ya da Gümrük Birliği bulunan ülkelerden gelen içerikler AB menşeli sayılacak. Bu düzenleme Türkiye'yi ilke olarak kapsam içine alıyor; ancak kamu alımlarında karşılıklılık ilkesinin uygulanması şart koşuluyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB ile yürütülen istişareler sonucunda bu yasal zeminin teyit edilmesini "önemli bir adım" olarak değerlendirdi. Ancak konunun uzmanları, otomatik bir kapsama dahil oluşun söz konusu olmadığı uyarısında bulunuyor. Kapsamın nihai sınırları, ilgili düzenlemenin metni, Türkiye-AB anlaşmaları ve olası eşdeğerlik tanınmasıyla belirlen ecek. Risk Boyutu: Otomotiv Sektörü Alarmda DIŞYÖNDER Başkanı Çınar, riskin boyutunu somut bir örnekle açıklıyor: "Eğer bu düzenleme Türkiye'yi kapsam dışında bırakacak şekilde yasalaşırsa, Türk malı ürünler bir gecede 'ithal ürün' statüsüne düşürülür ve Avrupa ihalelerinden elenir. Bu, lafta kalan bir ihtimal değil; masada somut olarak tartışılan bir senaryo. Özellikle elektrikli araçlarda aranan yerlilik şartı, Türkiye'nin ihracat şampiyonu konumundaki otomotiv ana sanayisini doğrudan tehdit ediyor. Şimdiden hazırlık yapmayan firmalar, kapıda bekleyen bu riski çok geç fark edecek" diye konuştu. Avrupalı Yatırımcı da Bu Riskin İçinde Dr. Hakan Çınar, sorunun yalnızca Türk üreticileri değil, Türkiye'deki Avrupalı yatırımcıları da doğrudan vuracağını sert bir dille vurguluyor: "Türkiye'nin ihracatın ın yaklaşık yüzde 42'si AB'ye gidiyor; ama bu rakamın gerisindeki gerçeği herkes görmeli: Bu ihracatın üçte ikisi, Türkiye'deki Avrupa yatırımı olan fabrikalardan çıkıyor. Yani Brüksel, kendi şirketlerini kendi eliyle cezalandırmak üzere. Son 23 yılda Türkiye'ye gelen yaklaşık 270 milyar dolarlık uluslararası yatırımın yüzde 70'i Avrupa kaynaklı. Bu yatırımcılar bir gecede mağdur edilirse, bunun faturası sadece bize değil, Avrupa'nın kendi sanayisine de çıkar. Brüksel'deki karar alıcıları bu çelişkiyi görmezden gelmeye devam ederse, bedelini iki taraf da ağır şekilde öder" dedi. AB İçinde de Görüş Birliği Yok Konu, AB üyeleri arasında da tartışmalı. Fransa girişimin en güçlü destekçisi olarak öne çıkarken, Almanya ile birlikte Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkeler yerli üretim şartının yatırımları caydırabileceği, kamu ihalelerinde maliyetleri artırabi leceği ve AB'nin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği görüşünü savunuyor. Almanya, "Made in Europe" tanımının dar kaldığını belirterek ticaret ortaklarını da kapsayan "Made with Europe" yaklaşımının benimsenmesini öneriyor ki bu yaklaşım kabul edilirse Türk ihracatçılar için daha avantajlı bir tablo doğabilir. Uyum Yükü Görmezden Gelinemez Dr. Çınar, konunun sadece "kapsama girer miyiz, girmez miyiz" sorusuna indirgenemeyeceği konusunda da uyarıyor: "Diyelim ki Türkiye kapsama dahil edildi. Bu, işin bittiği anlamına gelmiyor; aksine yeni bir yükümlülükler döneminin başladığı anlamına geliyor. Türk şirketleri artık 'Türkiye'de montaj yaptık' demekle yetinemeyecek. Menşe ispatı, tedarik zinciri şeffaflığı, kayıt tutma, ERP ve gümrük veri altyapısı gibi alanlarda AB standartlarına tam uyum şart olacak. Bu hazırlığı bugünden yapmayan, özellikle tekstil, otomotiv yan sanayi, makine ve batar ya zincirinde çalışan firmalarımız, yarın Avrupa pazarının dışında kalmanın şokunu yaşayabilir. Bunu söylemek benim görevim" dedi. DIŞYÖNDER'den Net Çağrı: "Beklemek Bir Seçenek Değil" Dr. Hakan Çınar, bültenini sert bir çağrıyla noktalıyor: "Hükümetimizin ve sektör kuruluşlarımızın Brüksel nezdinde sürdürdüğü diplomatik çaba elbette değerli. Ancak ihracatçılar, bu süreci masadaki diplomatlara havale edip rahat oturmamalı. Avrupa Parlamentosu'ndaki müzakerelerde taslağın hangi yöne evrileceği henüz netleşmedi. DIŞYÖNDER olarak tüm üyelerimizi ve sektördeki firmaları şimdiden menşe ve tedarik zinciri uyumu konusunda hazırlık yapmaya davet ediyoruz. Bu konuda beklemek, lüks değil; doğrudan rekabet gücümüzü kaybetmek anlamına gelir. Bu uyarıyı yapmak bizim sorumluluğumuz, gerekli adımı atmak ise artık ihracatçımızın elinde." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental Elektrikli Araçlarda da Güvenlik ve Performans Standartlarını Belirliyor Haber

Continental Elektrikli Araçlarda da Güvenlik ve Performans Standartlarını Belirliyor

Dünya genelinde elektrikli araç kullanımı her geçen gün artıyor. Benchmark Mineral Intelligence verilerine göre, 2025 yılında küresel elektrikli araç satışları yüzde 20 büyüyerek 20,7 milyon adede ulaştı. Avrupa pazarı geçtiğimiz yıl yüzde 33'lük büyümeyle sektörün en hızlı gelişen bölgelerinden biri olurken; Türkiye, yaklaşık 190 bin adetlik elektrikli otomobil satışıyla Avrupa’nın en büyük dördüncü pazarı konumuna yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkedeki toplam elektrikli araç sayısı ise 2026 yılının Nisan ayı itibarıyla 427.486 adet olarak kaydedildi. Küresel ve yerel ölçekteki bu hızlı dönüşüme önceden hazır olan premium lastik üreticisi ve teknoloji şirketi Continental, geniş ürün portföyünün tamamını elektrikli araçlarla uyumlu hale getirerek pazarda fark yaratıyor. Küresel ve yerel pazardaki bu hızlı dönüşümü değerlendiren Continental Türkiye Genel Müdürü Ali Okan Tamer, "Elektrikli araç pazarı hem dünyada hem de Türkiye'de benzersiz bir ivmeyle büyüyor. Continental olarak, bu dönüşümü sadece takip etmekle kalmıyor, geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojilerle geleceğe yön veriyoruz. Geniş ürün portföyümüzün tamamını elektrikli araçların yüksek tork, ağırlık ve menzil gibi spesifik ihtiyaçlarına tam uyumlu hale getirerek sürücülere en güvenli ve en verimli sürüş deneyimini sunuyoruz." dedi. Güvenlik, Performans ve Menzil: Farklı İhtiyaçlara Özel EV Teknolojileri Continental farklı segmentlerdeki elektrikli araçların ihtiyaçlarına yönelik olarak güvenlik, performans, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı geliştirilen ürünleriyle, gerçek yol koşullarında gösterdiği performansla dikkat çekiyor. Elektrikli araçların yüksek tork ve ağırlık gibi yapısal gereksinimlerine göre optimize edilen geniş ürün gamında çok sayıda öne çıkan model yer alıyor. Yeni nesil ürün portföyü EV uyumlu olan Continental’in SportContact 7 modeli, elektrikli spor otomobillerin ani ve yüksek tork gücünü yola kayıpsız aktarabilen tasarımıyla öne çıkıyor ve sürücüsüne üstün bir yol tutuş yeteneği ve en zorlu anlarda bile güven veren ultra kısa bir fren mesafesi sunuyor. Elektrikli araçlarında hem yüksek sürüş konforunu hem de ıslak ve kuru yollarda hassas yol tutuşu performansını ödün vermeden bir arada deneyimlemek isteyen sürücüler için ise PremiumContact 7 ve PremiumContact 6 modelleri, gelişmiş mühendislik yapılarıyla segmentinin en ideal dengesini kuruyor. Elektrikli araçların yüksek verimlilik beklentilerine dört mevsim boyunca eşlik edebilecek bir alternatif olarak geliştirilen AllSeasonContact 2, yılın her günü güvenli yol tutuş sunarken düşük yuvarlanma direnci sayesinde batarya optimizasyonuna da destek oluyor. Doğrudan batarya menzilini maksimum seviyeye çıkarmak ve enerji tüketimini en aza indirmek için aerodinamik ve malzeme teknolojisiyle harmanlanan EcoContact 7, elektrikli araçların en kritik ihtiyacı olan menzil optimizasyonunda standartları yeniden belirliyor. Continental'in sürdürülebilirlik vizyonunun ve geleceğin mühendisliğinin en somut yansıması olan UltraContact NXT ise üst düzey güvenlik ve yüksek performans kriterlerinden asla taviz vermeden, barındırdığı en yüksek oranda çevre dostu ve geri dönüştürülmüş malzeme kullanımıyla fark yaratıyor. Continental'in 2050 Hedefi: Yüzde 100 Sürdürülebilir Lastik Geliştirdiği teknolojilerde sürdürülebilirliği merkeze alan Continental, lastik üretiminde yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin payını 2030 yılına kadar yüzde 40’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Şirket, en geç 2050 yılına kadar lastiklerinde yüzde 100 sürdürülebilir malzeme kullanımına ulaşmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Sürdürülebilir mobiliteye öncülük eden lider lastik üreticisi, PET şişelerden yemeklik atık yağa, pirinç kabuğu külünden geri dönüştürülmüş çeliğe kadar pek çok farklı kaynağı yüksek performanslı lastik bileşenlerine dönüştürüyor. Geri dönüşümün yanı sıra kaynakların verimli kullanımını da ön planda tutan Continental, 2020–2025 yılları arasında tüm üretim tesislerinde ürün başına su tüketimini yüzde 10’dan fazla azaltarak toplam 197 milyon litre su tasarrufu sağladı. 79 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek bu hacme ise suyun daha verimli kullanımı, arıtılması ve geri kazanımı sayesinde ulaştı. Orijinal Ekipmanda Küresel Üreticilerin İlk Tercihi Elektrikli araçlara yönelik ürün geliştirme çalışmalarını uzun yıllardır sürdüren Continental, bugün elektrikli mobilite alanında dünyanın önde gelen lastik tedarikçileri arasında yer alıyor. Orijinal ekipman (OEM) pazarında Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamı fabrikasyon çıkışı olarak Continental mühendisliğini tercih ediyor. Dünya genelinde ise en büyük 20 otomotiv üreticisinden 17'si Continental teknolojileriyle çalışıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım Haber

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım

Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak. Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMW x SipaBoards e-SUP ile Elektrikli Mobilite Denizlere Açılıyor Haber

BMW x SipaBoards e-SUP ile Elektrikli Mobilite Denizlere Açılıyor

BMW ve SipaBoards iş birliğinden doğan BMW x SipaBoards e-SUP, Neue Klasse vizyonunu mavi sulara genişletiyor. Tamamen elektrikli motora sahip BMW x SipaBoards e-SUP, BMW’nin ‘Saf Sürüş Keyfi’ felsefesinin sınırlarını yeniden çiziyor. BMW x Sipaboards e-SUP, 300 Watt’a kadar güç üretebilen gövdeye entegre elektrik motoruyla; kendi kendine şişmesinin yanı sıra kürek çekerken ekstra itme gücü üreterek rüzgâra ve akıntılara karşı kürek çekmeyi çok daha kolay hale getiriyor. BMW için özel olarak geliştirilmiş pervaneye sahip tahrik ünitesi, neredeyse tamamen sessiz çalışarak 7,5km/s (4 knot) hıza erişmeye imkân sağlıyor ve elektrikli sürüş konforunu suya taşıyor. Neue Klasse Vizyonundan İlham Alıyor BMW’nin Neue Klasse vizyonundan ilham alarak tasarlanan BMW x Sipaboards e-SUP, küreğe entegre edilmiş uzaktan kumandası, Bluetooth bağlantısı ve özel mobil uygulaması ile birinci sınıf sörf deneyimi sunuyor. Bu teknolojik altyapı, BMW x Sipaboards e-SUP’ı cep telefonuna bağlayarak mobil uygulama ile rotalar oluşturma, GPS üzerinden takip etme, şarj durumunu görme ve uzaktan çalıştırabilmeye imkân tanıyor. Ayrıca Bluetooth sinyali ile tetiklenen otomatik güç kesme sistemi sayesinde, küreğin suya düşmesi durumunda motor otomatik olarak duruyor ve tahtanın her zaman kontrol altında kalmasını sağlayarak kürek deneyimini son derece güvenli hale getiriyor. BMW Group Designworks’ün Tasarım İmzası BMW x Sipaboards e-SUP, BMW Group Designworks’ün tasarım imzasıyla üretiliyor ve BMW Neue Klasse tasarım diliyle paralellikler taşıyor. Mint Blue, Violet Rush ve Storm Grey olmak üzere 3 farklı renk seçeneğiyle satışa sunulan BMW x Sipaboards e-SUP’ın, karbon fiber küreği üzerinde yer alan kumandanın arayüzü BMW’nin Neue Klasse modellerinden ilham alınarak geliştirildi. SipaMount montaj sistemi ile aksesuarlar ve eklentiler için 17 bağlantı noktası bulunan BMW x Sipaboards e-SUP, kamera, hoparlör, içecek şişeleri, su geçirmez çantalar ve soğutucu kutular gibi birçok aksesuarı ‘click & connect’ özelliği sayesinde kolayca sabitleme imkânı sunuyor. Bu sayede kürek keyfini artırmak için ihtiyaç duyulan her şey güvenle taşınabiliyor ve tahta kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca tahtanın altındaki LED ambiyans aydınlatması, gece sürüşlerinde fark edilirliği ve sürüş konforunu artırırken, suda yarattığı haleler ile karanlıkta kürek çekmeyi ışıklı bir gösteriye çeviriyor. İki Farklı Batarya Seti BMW x SipaBoards e-SUP, standart set batarya ile toplamda 180 Wh olmak üzere iki adet 90 Wh batarya sunuyor. Bu konfigürasyon, 3 saate kadar elektrikli sürüş sağlıyor. Sınırlı sayıda üretilen BMW x SipaBoards, 4.000 Euro + KDV liste fiyatıyla Borusan Otomotiv Yetkilli Satıcıları ve Servisleri’nde yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor Haber

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor

Katma değerli sanayinin öncü şirketi Eti Bakır, 1,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük özel sektör yatırımı olan Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde yatırımlarına devam ediyor. Eş zamanlı olarak gerçekleştirmeyi planladığı iki önemli yatırımı ülke ekonomisine kazandırmaya hazırlanan Eti Bakır, Türkiye’de ilk kez kobalt uç ürünleri üretecek. Şirket aynı zamanda pelet demir üretimi de gerçekleştirecek. Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri İşletme Müdürü Bekir Kan, kobalt tuzlarının üretileceği tesisin yapımına yıl sonunda başlamayı hedeflediklerini belirterek, “Mazıdağı tesisimizde, Türkiye’de olmayan ve teknolojide çok yoğun olarak kullanılan kobaltı, bakır süreçlerimizin artık ürünü olan piritten geri kazanıyoruz. Yıllık 2.500 ton kobalt üretimimizle dünya üretiminin yüzde 2’sine yakınını karşılıyoruz. Yeni tesisimizle Türkiye’de üretimi olmayan, kobalt asetat, kobalt klorit, kobalt nitrat gibi kobaltın uç ürünlerini de üretmeye başlayacağız. Yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla, 2 yılda faaliyete geçireceğimiz tesiste, yılda 2.000 ton metale karşılık gelecek şekilde kobalt tuzları üretilecek. Seramik, batarya, savunma sanayi ve otomobil lastiği üretimi gibi sektörlerde kullanılan kobalt tuzlarının tamamına yakınını ihraç edeceğiz. Yine bölgeden 60 kişilik ek istihdam sağlayacağız” diye konuştu. 200 BİN TON PİK DEMİR ÜRETECEK Tesiste geri kazanılan metallerden birisinin de demir olduğunu dile getiren Kan, bunun için de bir tesis yatırımı planladıklarını belirtti. 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesiste pelet demir üreteceklerini anlatan Kan, şunları söyledi: “Piritten geri kazandığımız yıllık 350.000 tonluk demir konsantresini bir adım daha işleyerek yüzde 95 saflıkta pelet demir haline getireceğiz. İnşaat demiri, sac gibi demir üreticilerinin hammaddesi olan pelet demir için kuracağımız tesis, 150 bin metrekarelik alanda yer alacak. 3 yılda tamamlanacağını öngördüğümüz tesis, tamamen iç piyasaya verilecek. Her iki yatırımımızla birlikte halihazırda 1.690 olan istihdamımız da 1.900’e çıkacak.” ‘STRATEJİK BİR BOŞLUĞU DOLDURUYORUZ’ Eti Bakır’ın Türkiye’de üretilmeyen ya da arz açığı bulunan ürünlerin üretimiyle ülke ekonomisine katkılarına devam ettiğini ifade eden Kan, şöyle devam etti: “Mazıdağı tesisimizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, döngüsel ekonominin güçlü bir örneği olarak da konumlandırmaya devam ediyoruz. Üretimim stratejimizin kalbinde ürünleri mümkün olduğunca uç ürünlere çevirerek katma değerin ülkemizde kalması için çalışmak var. Ülkemizin cari açığının kapanmasına katkıda bulunmak, ülkemiz sanayisinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin yerli olarak üretilmesini sağlamak en büyük önceliğimiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW i7 ile Lüks ve Teknoloji Yeniden Tanımlanıyor Haber

Yeni BMW i7 ile Lüks ve Teknoloji Yeniden Tanımlanıyor

1977’den bu yana 7 Serisi her jenerasyonunda bir tür vitrini temsil etti. Güvenlikten sürüş destek sistemlerine kadar pek çok yenilik ilk kez bu modelde karşımıza çıktı. Yeni i7 de bu geleneği sürdürüyor. BMW’nin bugüne kadar yaptığı en kapsamlı güncellemelerden biri olarak tanımlanan model, sadece elektrikli bir alternatif değil, aynı zamanda markanın gelecekteki yönünü de gösteriyor. Tasarım tarafında BMW’nin son dönemde iyice keskinleşen dili burada da kendini belli ediyor. Ön bölümde aydınlatmalı “Iconic Glow” böbrek ızgara ve ince formda kristal detaylı farlar ilk bakışta dikkat çekiyor. Gövde genelinde daha sade, monolitik bir yaklaşım benimsenmiş. İki tonlu özel boya seçenekleri ve 22 inçe kadar uzanan jant alternatifleriyle kişiselleştirme tarafı da güçlü tutulmuş. İç mekânda ise BMW’nin odağı net: teknoloji ve deneyim. Yeni Panoramic iDrive sistemi ve Operating System X ile birlikte dijital kullanım daha merkezi hale getirilmiş. Ön yolcu için sunulan ekran artık standart ve içerik tarafında oldukça geniş; video, streaming ve hatta oyun mümkün. Tabii sürücünün dikkatini dağıtmaması için gerekli güvenlik önlemleri de düşünülmüş. Asıl dikkat çekici bölüm ise arka koltuklar. 31,3 inçlik 8K çözünürlüklü Theatre Screen, i7’yi klasik bir otomobilden çıkarıp hareketli bir yaşam alanına dönüştürüyor. Buna Bowers & Wilkins imzalı, Dolby Atmos destekli ses sistemi eşlik edince ortaya gerçekten iddialı bir atmosfer çıkıyor. Teknik tarafta BMW’nin altıncı nesil eDrive sistemi görev yapıyor. Yeni silindirik hücre yapısına sahip bataryalar sayesinde menzil 700 kilometrenin üzerine taşınmış durumda. İlk etapta sunulacak i7 xDrive50 versiyonu 455 beygir güç ve 660 Nm tork üretiyor. 112,5 kWh batarya kapasitesi, 250 kW hızlı şarj desteğiyle birleştiğinde yüzde 10’dan 80’e dolum yaklaşık yarım saat sürüyor. BMW, maksimum menzili ise 728 kilometreye kadar çıkarıyor (WLTP). Üretim, Almanya’daki Dingolfing tesisinde 2026 yazında başlayacak. Avrupa ile birlikte Danimarka’da temmuz ayında teslimatlar planlanıyor. Farklı motor ve donanım seçeneklerinin ise ilerleyen dönemde gelmesi bekleniyor. Kısacası BMW i7, sadece elektrikli bir 7 Serisi değil. Markanın “bundan sonra nasıl otomobiller yapacağını” anlatan güçlü bir işaret. Lüks, teknoloji ve elektrikli mobilitenin kesişim noktasında duruyor. BMW’nin bu modelle nasıl bir karşılık alacağı ise asıl merak edilen konu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Mercedes C-Serisi Tanıtıldı: 762 KM Menzil, 4 Saniyede 0-100! Haber

Yeni Elektrikli Mercedes C-Serisi Tanıtıldı: 762 KM Menzil, 4 Saniyede 0-100!

Mercedes-Benz, efsane modeli C-Serisi’nin tamamen elektrikli yeni neslini resmen tanıttı. Baştan aşağı yenilenen model, elektrikli altyapıya geçmesine rağmen klasik C-Serisi karakterini korumayı başarıyor. Yeni model; şıklık, konfor, performans ve teknolojiyi bir araya getirerek orta sınıf elektrikli sedan segmentinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius, “Yeni C-Serisi ile elektrikli otomobillerde orta segmenti yeniden tanımlıyoruz” açıklamasında bulundu. 762 KM Menzil ve Ultra Hızlı Şarj Teknolojisi Serinin ilk versiyonu olan Mercedes-Benz C 400 4MATIC electric, teknik özellikleriyle dikkat çekiyor: 800 volt elektrikli platform 94 kWh batarya kapasitesi 762 km’ye kadar menzil (WLTP) 360 kW (483 hp) güç 0-100 km/s hızlanma: 4 saniye Araç, 330 kW hızlı şarj desteği sayesinde sadece 10 dakikada 325 km menzil sağlayabiliyor. Yeni Tasarım: Coupé Silüet ve GT Ruh Yeni C-Serisi, tamamen yenilenen dış tasarımıyla dikkat çekiyor. Coupé tarzı silüet ve güçlü arka tasarım, modele sportif bir karakter kazandırıyor. Yeni nesil Mercedes ön panjur Yıldız formunda LED farlar ve stoplar Krom ve ışık detaylarının birleşimi Bu tasarım dili, geçmiş ile geleceği bir araya getiriyor. Sürüşte Yeni Seviye: Arka Aks Yönlendirme ve AIRMATIC Yeni model, sürüş dinamikleri konusunda da iddialı: Arka aks yönlendirme ile 11,2 metre dönüş çapı AIRMATIC adaptif hava süspansiyonu Car-to-X ve Google Maps destekli yol okuma sistemi İki vitesli yeni nesil elektrikli güç aktarımı Bu sistemler sayesinde araç hem uzun yolda konfor hem de virajlı yollarda sürüş keyfi sunuyor. Daha Geniş İç Mekân ve Çift Bagaj Alanı Yeni platform sayesinde araç içi yaşam alanı önemli ölçüde büyüdü: 10 cm daha uzun aks mesafesi 470 litre bagaj hacmi 101 litrelik ön bagaj (frunk) 1.800 kg çekme kapasitesi Hyperscreen ve Yapay Zekâ Destekli Sistemler Araç içinde yer alan MBUX Hyperscreen, tüm ön paneli kaplayan dev ekran yapısıyla dikkat çekiyor. Yeni nesil MB.OS işletim sistemi sayesinde: Over-the-air güncelleme Google Maps tabanlı akıllı navigasyon Şarj planlama ve rota optimizasyonu özellikleri sunuluyor. Premium Konfor: Masajlı Koltuk ve Yıldız Tavan İç mekân tamamen yeniden tasarlanırken, konfor odaklı detaylar öne çıkıyor: Masaj ve havalandırmalı koltuklar 4 yönlü bel desteği Vegan iç mekân seçeneği Panoramik cam tavanda yıldız efektli aydınlatma Araç, “ev konforu” hissini sürüş deneyimine taşıyor. Soğuk Havalarda Bile Yüksek Performans Yeni ısı pompası sistemi sayesinde araç, -7 derecede bile kabini fosil yakıtlı modellere göre iki kat daha hızlı ısıtabiliyor. Bu da hem konfor hem enerji verimliliği sağlıyor. Türkiye ve Avrupa’da Satış Takvimi Yeni elektrikli Mercedes C-Serisi’nin satışlarının Avrupa’da Mayıs ayında başlaması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı Haber

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı

Avrupa'da geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan model; artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla şehir içi ulaşımda yeni bir standart sunmayı hedefliyor. Anadolu Isuzu, %100 çevreci bu model ile sürdürülebilir ve akıllı mobilite vizyonunu uluslararası arenada bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, 15–16 Nisan 2026 tarihlerinde Berlin'de düzenlenen BUS2BUS Fuarı'nda, "Geleceğin Mobilitesi" vizyonu doğrultusunda geliştirdiği Novociti Volt 2. Nesil modelini sergiledi. İki yılda bir gerçekleştirilen ve otobüs endüstrisinin önemli buluşmaları arasında yer alan BUS2BUS'ta Anadolu Isuzu, %100 elektrikli Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan bu modeliyle çevreci ulaşım çözümlerini uluslararası platforma taşıdı. Yeni nesil Novociti Volt sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor Çevre dostu ulaşım çözümlerine odaklanan Anadolu Isuzu, elektrikli araç alanındaki yetkinliğini yeni nesil ürünlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Avrupa'da özellikle yerel yönetimlerin yoğun ilgi gösterdiği Novociti Volt platformu üzerine geliştirilen yeni nesil Novociti Volt, şehir içi ulaşımda sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkıyor. Yeni nesil Novociti Volt, 211 kWh ve 268 kWh kapasiteli batarya seçenekleriyle şehir içi ulaşımda sessiz ve verimli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Bu bataryalar tek şarjla 400 km'ye kadar menzil sağlarken, 270 kW güç ve 2500 Nm tork üreten motoru besleyerek yüksek performans sunuyor. Geleceğin ulaşımı BUS2BUS'ta ele alındı BUS2BUS, Messe Berlin ve Almanya'da yaklaşık 3.000 özel otobüs işletmecisini temsil eden Alman Otobüs ve Otobüs İşletmecileri Birliği (BDO) tarafından düzenleniyor. 19 ülkeden 140'tan fazla şirketin katılımıyla gerçekleştirilen BUS2BUS 2026'da şehir içi ve şehirler arası ulaşımın geleceğine dair yenilikçi yaklaşımlar paylaşıldı. Otobüs üreticileri ve tedarikçilerin en yeni ürün ve teknolojilerini sergilediği fuarda, bu yıl özellikle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni nesil mobilite çözümleri öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.