Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batarya Teknolojisi

Kapsül Haber Ajansı - Batarya Teknolojisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batarya Teknolojisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı

Markanın tamamen elektrikli altyapı üzerine geliştirdiği yeni performans otomobili, 680 beygir gücü, üç elektrik motorundan oluşan yenilikçi güç aktarım sistemi ve gelişmiş aerodinamik çözümleriyle dikkat çekiyor. Hem dört kapılı Coupé hem de Shooting Brake gövde seçenekleriyle satışa sunulacak model, AMG’nin sportif karakterini elektrikli mobiliteyle buluşturuyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yalnızca teknik verileriyle değil, sürüş hissini dijital teknolojilerle yeniden yorumlayan yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Marka, elektrikli otomobillerin performans algısını değiştirmeyi hedefleyen modelinde hız, menzil ve sürüş keyfini aynı potada eritiyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+ Üç Elektrik Motoruyla Güçleniyor Modelin en dikkat çekici yeniliği, geleneksel çift motorlu elektrikli sistemlerin ötesine geçen özel güç ünitesi oldu. Mercedes-AMG, yeni CLA 45 4MATIC+’ta üç eksenel akışlı elektrik motoru kullandı. Bu motorlardan ikisi arka aksa, biri ise ön aksa güç vererek gelişmiş dört tekerlekten çekiş sistemiyle birlikte çalışıyor. Toplamda 680 beygir güç ve 500 kW performans üreten sistem, tork dağılımını sürüş koşullarına göre anlık olarak ayarlayabiliyor. Böylece aracın yol tutuşu, viraj performansı ve hızlanma karakteri sürekli optimize ediliyor. Özellikle kaygan zeminlerde ve yüksek hızlarda sistemin sunduğu denge, AMG mühendisliğinin yeni nesil elektrikli otomobillere nasıl uyarlandığını ortaya koyuyor. Mercedes-AMG Performance 4MATIC+ adı verilen değişken dört çeker sistemi, her tekerleğe iletilen gücü gerçek zamanlı olarak yöneterek sürücünün direksiyon komutlarına çok daha hızlı tepki verilmesini sağlıyor. 0’dan 100 Kilometre Hıza Sadece 2,7 Saniyede Ulaşıyor Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, performans verileriyle süper otomobilleri zorlayan bir karakter sergiliyor. Elektrikli güç ünitesi sayesinde araç, 0’dan 100 kilometre hıza yalnızca 2,7 saniyede ulaşabiliyor. Bu değer, markanın şimdiye kadar geliştirdiği en hızlı elektrikli modeller arasında yer almasını sağlıyor. Elektrik motorlarının sunduğu anlık tork sayesinde hızlanma sırasında güç kaybı yaşanmıyor ve sürücüye kesintisiz bir ivmelenme hissi sunuluyor. Mercedes-AMG, yeni modelde yalnızca düz yol performansına değil, yüksek hızlarda stabiliteye de odaklandı. Bu doğrultuda geliştirilen şasi sistemi, sportif sürüş karakterini günlük kullanım konforuyla bir araya getiriyor. 800 Volt Teknolojisiyle Uzun Menzil ve Çok Hızlı Şarj Elektrikli performans otomobillerinde en kritik unsurlardan biri olan batarya teknolojisi de yeni CLA 45 4MATIC+’ın güçlü yönleri arasında yer alıyor. Modelde kullanılan 94 kWh kapasiteli batarya, 800 volt mimarisi üzerine inşa edildi. Bu altyapı sayesinde araç, WLTP ölçümlerine göre Coupé versiyonunda yaklaşık 670 kilometre, Shooting Brake seçeneğinde ise yaklaşık 640 kilometreye ulaşan sürüş menzili sunuyor. Şarj performansı da segmentinin en iddialı seviyelerinde bulunuyor. Maksimum 330 kW DC hızlı şarj desteğine sahip olan otomobil, yalnızca 10 dakikalık şarjla yaklaşık 270 kilometrelik sürüş menzili kazanabiliyor. Bataryanın yüzde 10'dan yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşması ise yaklaşık 22 dakika sürüyor. Bu özellikler, uzun yolculuklarda şarj molalarının ciddi ölçüde kısalmasını sağlayarak elektrikli otomobil kullanımını daha pratik hale getiriyor. Aktif Aerodinamik Sürüşe Göre Kendini Ayarlıyor Mercedes-AMG, yeni modelde aerodinamik verimliliği artırmak amacıyla aktif hava yönetim sistemlerine de yer verdi. Coupé versiyonunda kullanılan aktif arka spoyler ile Shooting Brake modelindeki hareketli tavan spoyleri, aracın hızına ve seçilen sürüş moduna göre otomatik olarak konum değiştiriyor. Böylece yüksek hızlarda yere basma kuvveti artırılırken normal sürüşlerde hava direnci azaltılıyor. Bu sistem yalnızca yol tutuşuna katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda enerji tüketimini optimize ederek batarya verimliliğine de destek oluyor. AMG RIDE CONTROL ile Pistten Günlük Kullanıma Geçiş Yeni CLA 45 4MATIC+ için geliştirilen şasi sistemi tamamen performans odaklı şekilde yeniden tasarlandı. Modelde adaptif AMG RIDE CONTROL süspansiyon sistemi görev yapıyor. Sürücüler farklı yol koşullarına uygun olarak yedi farklı sürüş modu arasında seçim yapabiliyor. Arka tekerlekler arasındaki tork dağılımı da elektronik olarak sürekli kontrol edilerek viraj performansı önemli ölçüde artırılıyor. Bu yapı sayesinde otomobil hem günlük şehir kullanımında konforlu bir karakter sunuyor hem de pist sürüşlerinde yüksek performans potansiyelini ortaya koyabiliyor. Elektrikli Otomobilde Klasik AMG Ruhunu Yaşatacak Teknolojiler Mercedes-AMG, elektrikli otomobillerde sürüş heyecanını artırmak amacıyla tamamen yeni dijital çözümler geliştirdi. Yeni AMGFORCE S+ sistemi, içten yanmalı AMG modellerindeki sürüş hissini dijital ortamda yeniden oluşturuyor. Yapay motor sesi, sanal vites geçişleri ve koltuklara entegre edilen titreşim sistemi sayesinde sürücünün klasik AMG deneyimine yakın bir his yaşaması hedefleniyor. Bu teknoloji, elektrikli otomobillerde sessiz sürüşün yerine daha duygusal ve etkileşimli bir performans deneyimi sunmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Yeni MBUX Sistemi Dikkat Çekiyor Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, markanın geliştirdiği MB.OS işletim sistemi üzerine çalışan en güncel MBUX bilgi-eğlence platformunu da beraberinde getiriyor. Araçta ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini destekli yapay zekâ çözümleri entegre şekilde sunuluyor. Bu sayede sürücüler doğal konuşma diliyle birçok araca erişebilirken, otomobil sürüş alışkanlıklarını analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler de sunabiliyor. AMG’ye özel geliştirilen dijital ekranlar ise performans verilerinin anlık olarak takip edilmesine, sürüş karakteristiklerinin analiz edilmesine ve aracın farklı ayarlarının detaylı biçimde kişiselleştirilmesine imkân tanıyor. Elektrikli otomobil teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönemde tanıtılan Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yüksek performansı uzun menzil, hızlı şarj altyapısı ve gelişmiş dijital teknolojilerle bir araya getirerek premium elektrikli spor otomobil segmentinde dikkat çeken yeni alternatiflerden biri olmaya hazırlanıyor. Model, AMG'nin yıllardır özdeşleştiği sürüş karakterini elektrikli mobilite çağında da koruma hedefinin en güçlü temsilcileri arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Guinness Tescilli ANKER SOLIX C1000 Gen 2, Taşınabilir Enerjide Yeni Dönem Başlatıyor Haber

Guinness Tescilli ANKER SOLIX C1000 Gen 2, Taşınabilir Enerjide Yeni Dönem Başlatıyor

Guinness Dünya Rekorları tarafından “1 kWh sınıfının en hızlı şarj olan taşınabilir güç istasyonu” unvanıyla tescillenen ANKER SOLIX C1000 Gen 2, Sanal İletişim distribütörlüğünde Türkiye’de kullanıcılarla buluşuyor. Yalnızca “43 dakika 48 saniyede” tam şarja ulaşabilen model; 1.024 Wh kapasitesi ve gelişmiş şarj teknolojisiyle taşınabilir güç istasyonları kategorisinde yeni bir referans noktası oluşturuyor. Kamp ve karavan kullanımından açık hava etkinliklerine, evlerde yedek enerji ihtiyaçlarından mobil çalışma alanlarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap eden ANKER SOLIX C1000 Gen 2; hız, güvenilirlik ve kullanım kolaylığını bir araya getirerek farklı enerji ihtiyaçlarına pratik bir çözüm sunuyor. Rekor Kıran Şarj Teknolojisi C1000 Gen 2, 1.600 W’a kadar AC giriş gücü ve çift yönlü inverter teknolojisi sayesinde sınıfındaki rakiplerinden ayrışıyor. Geleneksel taşınabilir güç istasyonlarında saatler sürebilen şarj sürecini önemli ölçüde kısaltan modelin Guinness Dünya Rekoru’nu getiren “43 dakika 48 saniyelik “şarj süresi, resmî doğrulama koşullarında ölçüldü. Bu sayede cihaz, uzun bekleme sürelerini ortadan kaldırarak enerjiye ihtiyaç duyulan anlarda kısa sürede yeniden kullanıma hazır hâle geliyor. Özellikle kamp, karavan, açık hava etkinlikleri ve beklenmedik elektrik kesintileri gibi senaryolarda kullanıcıların planlarını şarj süresine bağlı kalmadan sürdürebilmesine katkı sağlıyor. Güçlü, Güvenilir ve Her An Hazır ANKER SOLIX C1000 Gen 2, 2.000 W sürekli (3.000 W ani tepe) AC çıkış gücü ve toplam 10 çıkış portuyla aynı anda birden fazla cihazı çalıştırabiliyor. Evlerde yedek enerji kaynağı olarak kullanılabildiği gibi kamp ve açık hava aktivitelerinde de güvenilir bir çözüm sunan model, uzun ömürlü LiFePO4 batarya teknolojisi sayesinde 4.000 şarj döngüsünün ardından dahi kapasitesinin yüzde 80’inden fazlasını koruyor. Kompakt tasarımında yüksek çıkış kapasitesini bir araya getiren C1000 Gen 2; telefon, bilgisayar ve taşınabilir elektronik cihazlardan daha yüksek enerji ihtiyacı bulunan ekipmanlara kadar farklı ihtiyaçlara esnek çözümler sunuyor. Böylece yalnızca teknik özellikleriyle değil, farklı yaşam senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla da öne çıkıyor. Uluslararası Başarı Guinness Dünya Rekoru ile tescillenen bu başarı, ANKER SOLIX’in enerji teknolojileri alanındaki mühendislik yaklaşımını uluslararası ölçekte ortaya koyuyor. C1000 Gen 2, ulaştığı rekorun yanı sıra gelişmiş teknik özellikleriyle de markanın yenilikçi yaklaşımını yansıtan modeller arasında gösteriliyor. “Sanal İletişim Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Karap”, ANKER SOLIX C1000 Gen 2’nin dünya çapında tescillenen başarısının markanın mühendislik gücünü ve yenilikçi teknoloji vizyonunu yansıttığını belirtti. Karap, ürünü Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, C1000 Gen 2’nin hız, güvenilirlik ve kullanım kolaylığını bir araya getiren yapısıyla taşınabilir enerji alanında önemli bir değer yaratacağına inandıklarını söyledi. Sanal İletişim distribütörlüğünde Türkiye’de satışa sunulan ANKER SOLIX C1000 Gen 2, yetkili satış noktalarının yanı sıra seçili çevrim içi mağazalar üzerinden de temin edilebiliyor. Model, gelişmiş şarj teknolojisini yüksek teknik özelliklerle buluşturarak günlük kullanımdan açık hava aktivitelerine kadar farklı ihtiyaçlara güvenilir bir enerji çözümü sunuyor Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk’ten Elektrikli Tır Hamlesi Haber

DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk’ten Elektrikli Tır Hamlesi

DHL Supply Chain Türkiye ve Nestlé Türkiye’nin hayata geçirdiği elektrikli tır projesi kapsamında devreye alınan 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici, Nestlé Türkiye’nin fabrika ile ana deposu arasındaki taşımacılık faaliyetlerinde aktif kullanılacak. Bu adım, tedarik zincirinde düşük karbonlu taşımacılık modeline geçişi hızlandırırken, lojistik süreçlerinde daha verimli bir operasyon yapısının oluşturulmasına katkı sağlayacak. Proje, DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye, ve Mercedes-Benz Türk’ün ortak vizyonu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hayata geçirildi. İlham veren ve ölçeklenebilir bir dönüşüm Konuyla ilgili bilgi veren DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, “Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, DHL’in sorumlu ve entegre tedarik zinciri yaklaşımı ile Nestlé’nin sürdürülebilirliği iş yapış biçimlerinin merkezine alan vizyonunun güçlü bir kesişim noktasını temsil ediyor. DHL Group’un 2030 Stratejisi kapsamında ‘Tercih Edilen Yeşil Lojistik’ olma isteğimizle, büyüyen sürdürülebilir filomuzu yeni nesil lojistik ihtiyaçlarına uygun ve yenilikçi araçlarla güçlendirerek hem operasyonel verimliliğimizi artırmayı hem de çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte, Çevresel, Sosyal ve Yönetim ilkelerimiz doğrultusunda sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerle sınırlı görmeyip; toplumsal faktörler ve güçlü kurumsal yönetim anlayışıyla birlikte ele alıyor, daha yaşanabilir bir gelecek için somut adımlar atmaya devam ediyoruz. Vizyonumuzu paylaşan Nestlé Türkiye ile iş birliğimizden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu değer birlikteliğinin, sürdürülebilir lojistik alanında ilham veren ve ölçeklenebilir bir dönüşüme katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Tedarik zincirinde sürdürülebilir ve entegre dönüşüm Nestlé’nin tedarik zinciri yaklaşımının sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve uçtan uca operasyonel mükemmeliyet odağında şekillendiğini belirten Nestlé Türkiye Tedarik Zinciri Genel Müdürü Mehmet Ali Keleş, “Çalışmalarımızın merkezinde, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesillerin yaşam kaynaklarını koruma sorumluluğu yer alıyor. Operasyonlarımızda verimlilik ile sürdürülebilirliği birbirini tamamlayan iki temel öncelik olarak ele alıyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ve Mercedes-Benz Türk ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde süreçlerimizi daha etkin hale getirirken, lojistik operasyonlarımızın dönüşümüne de katkı sağlıyoruz. Nestlé Türkiye’ye özel olarak tahsis edilen elektrikli tırlar, planlama, operasyonel süreklilik ve esneklik açısından önemli avantajlar sunarken, düşük karbon emisyonlu taşımacılık modeline geçişimizde de stratejik bir rol üstleniyor. İş ortaklarımızla aynı vizyonu paylaşmaktan ve çevresel sürdürülebilirlik alanındaki etkimizi birlikte büyütmekten memnuniyet duyuyoruz,” dedi. Elektrikli taşımacılığa bütüncül çözümler Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt ise “Mercedes-Benz Türk olarak elektrifikasyonun artık yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil, lojistik sektöründe somut bir dönüşüm alanı olduğuna inanıyoruz. Geliştirdiğimiz yeni nesil batarya elektrikli araçlarımızla müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor; süreç boyunca sunduğumuz operasyon analizi ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümlerle elektrikli taşımacılığa geçişlerini destekliyoruz. Bu kapsamda pazara sunduğumuz Mercedes-Benz eActros 600 çekicimiz de bu vizyonun en önemli temsilcisi. Uzun menzil, yenilikçi batarya teknolojisi ve gelişmiş güvenlik destek sistemleriyle donatılan “doğuştan elektrikli” Mercedes-Benz eActros 600 çekicimiz, yenilikçi teknolojileri bir arada sunuyor. DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslimatının, markalarımız arasındaki iş birliğini önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz,” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR, MWC 2026’da 70’ten Fazla Medya Ödülü Aldı Haber

HONOR, MWC 2026’da 70’ten Fazla Medya Ödülü Aldı

Küresel yapay zekâ cihaz ekosistemi şirketi HONOR, MWC 2026’da Artırılmış İnsan Zekası (AHI – Augmented Human Intelligence) vizyonu, robotik inovasyonları, amiral gemisi katlanabilir cihazları ve genişleyen AI cihaz ekosistemi ile 70’in üzerinde medya ödülü kazandı. Bu yıl HONOR, Robot Phone ve insansı robot inovasyonlarını bedenselleşmiş zekâya yönelik cesur keşifler olarak sergilerken; Magic V6, MagicPad 4 ve MagicBook Pro 14 modelleri şirketin en yeni yapay zeka cihaz ekosistemi duyurularını genişleten ürünler olarak öne çıktı. ‘Geleceğin ön izlemesi’ Bloomberg, HONOR’un lansmanının ‘mobil endüstrisinin yıllık buluşmasının tonunu belirlediğini’ yazdı. Robot Phone ise özellikle bedenselleşmiş yapay zekâ etkileşimini robot seviyesinde hareket kabiliyeti ve sinematik görüntüleme ile birleştirmesi sayesinde dikkat çekti. Reuters ve CNBC, bu ürünü HONOR’un bedenselleşmiş yapay zekâ alanındaki daha geniş stratejisinin bir parçası olarak öne çıkararak, cihazı yapay zekâ donanımının gerçek dünyada nasıl hareket edip tepki verebileceğini gösteren yüksek profilli bir vitrin olarak değerlendirdi. Teknoloji medyası ise cihazın insani çekiciliğine dikkat çekti. Engadget, HONOR’un Robot Phone’u için “Son derece mobil hale getirdi ve adeta küçük, kişisel bir robot yaratacak noktaya ulaştı – söylemeye cesaret ediyorum, oldukça sevimli’ diye yazdı. GadgetMatch ise Robot Phone’u ‘gelecekteki mobil teknolojilerin sabit bir araçtan ziyade yaşayan bir yol arkadaşı gibi hareket edebileceğini, tepki verebileceğini ve etkileşim kurabileceğini gösteren erken bir ön izleme’ olarak tanımladı. Katlanabilirde dönüm noktası Katlanabilir inovasyonunun zirvesini temsil eden HONOR Magic V6, çığır açan silikon-karbon batarya teknolojisini, gelişmiş ekran mühendisliğini ve yapay zekâ destekli üretkenliği bugüne kadarki en rafine katlanabilir tasarımıyla bir araya getirmesi nedeniyle geniş çapta övgü aldı. TechRadar, Magic V6’nın ‘standartları bir kez daha yükselttiğini’ yazarken, ultra ince tasarımını ve IP69 su ve toz dayanıklılığını vurguladı. Android Authority, Trusted Reviews ve Stuff ise tasarım, dayanıklılık ve pil ömrü arasındaki dengesine dikkat çekti. GSMArena, Magic V6’yı ‘katlanabilir telefonlar için bir dönüm noktası’ olarak nitelendirerek dayanıklı ve yüksek performanslı tasarımındaki şimdiye kadarki en büyük bataryayı övdü. Medya ayrıca cihazın amiral gemisi Snapdragon 8 Elite Gen 5 platformunu kullanan ilk katlanabilir telefon olmasına da dikkat çekti. Çığır Açan Cihaz İnovasyonu ödülü HONOR ayrıca silikon-karbon batarya teknolojisi sayesinde MWC 2026’da Global Mobile (GLOMO) tarafından ‘Çığır Açan Cihaz İnovasyonu’ ödülüne layık görüldü. Bu inovasyon, HONOR Magic V6’nın ultra ince katlanabilir tasarımında daha yüksek enerji yoğunluğu sağlayarak sektörde ilk kez %25 silikon içerik elde etmesini mümkün kılıyor. HONOR ayrıca %32 silikon içerik ve 985 Wh/L enerji yoğunluğuna sahip yeni nesil HONOR silikon-karbon bıçak batarya teknolojisini de sergiledi. Bu gelişme, ultra ince ve ultra yüksek enerji yoğunluklu batarya teknolojisinde yeni bir sıçramaya işaret ediyor. ‘İmkansız gibi görünen mühendislik’ Daha geniş ekosistem kapsamında medya kuruluşları, HONOR MagicPad 4 ve MagicBook Pro 14 modellerini HONOR’un AI cihaz ekosistemine üretkenlik odaklı yeni eklemeler olarak öne çıkardı. TechRadar, MagicPad 4’ün ‘imkânsız gibi görünen mühendisliğini’ övdü ve onu dünyanın en etkileyici görünümlü tableti olarak nitelendirdi. TechAdvisor ise cihaza 10 üzerinden 9 puan vererek ultra ince tasarımını ve üretkenlik odaklı yaklaşımını vurguladı. HONOR’un AI PC serisi için TechRadar, MagicBook Pro 14’ün ‘neredeyse her açıdan ileriye doğru büyük bir sıçrama yaptığını’ belirterek HONOR’un genişleyen ekosistem hikâyesini pekiştirdi. Bu ödüller, HONOR’un bütüncül bir AI cihaz ekosistemi vizyonuna doğru dönüşümünün giderek daha fazla takdir gördüğünü, aynı zamanda şirketin donanım mükemmeliyeti konusundaki güçlü mirasını sürdürdüğünü gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali’nin Bakanlık Kabulü Gerçekleşti Haber

Türkiye’nin İlk Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali’nin Bakanlık Kabulü Gerçekleşti

Türkiye yenilenebilir enerji sektörünün öncü şirketi Polat Enerji’ye ait, 15,2 MWm kurulu güce sahip olan Ege Rüzgâr Enerji Santrali’nde Depolamalı RES kurma yöntemi ile kapasite artışı yapılması için üç şirket arasında Ocak 2025’te bir iş birliği anlaşması imzalanmıştı. Proje, Türkiye’de ilk lisans verilen, ilk proje onayı alınan, ilk yatırım teşviklerinden yararlanan ve ilk kabulü gerçekleştirilen Lisanslı Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) olma özelliklerini taşıyor. 15,17 MWh kapasiteli enerji depolamalı sistemi, CATL bataryaları, Power Electronics PCS ve PowerKonnekt Enerji Yönetim Sistemi (EMS) ile entegre çalışacak şekilde tasarlandı. Enerji depolama ünitesinde ürün tedariki SolarToday Türkiye; sistemin anahtar teslim entegrasyonu, devreye alınması ve PowerKonnekt Enerji Yönetim Sisteminin kurulumu ise iNOVAT tarafından gerçekleştirildi. Ayrıca, projenin batarya kapasitesini toplam 28,16 MWh’a çıkaracak ikinci faz çalışmaları da kesintisiz şekilde devam etmektedir. Proje, global ölçekte kendini kanıtlamış batarya teknolojisi ve enerji güç dönüşüm sistemi (PCS) ile PowerKonnekt Enerji Yönetim Sistemi (EMS) ve mühendislik çözümlerini bir araya getirerek enerji depolama altyapısında yeni bir dönemi başlatıyor. Sistem, rüzgâr enerjisinden üretilen elektriğin depolanarak ihtiyaç duyulan anlarda şebekeye aktarılmasını, üretim dengesizliğinin yönetilmesini ve ticaret optimizasyonları sayesinde enerji depolama sisteminin gelirinin en üst seviyeye çıkarılmasını sağlayacak. Bir yandan rüzgar enerjisi üretim optimizasyonunu gerçekleştirirken bir yandan da Türkiye’nin elektrik şebekesi kararlılığına önemli bir katkı sunacak olan proje, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılabilmesi için Batarya Enerji Depolama Sistemleri’nin önemini de vurguluyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Polat Enerji Genel Müdürü Evren Güvenç, Polat Enerji’nin hem yenilenebilir enerji üretiminde hem de enerji depolama alanında öncü olma vizyonunu sürdürdüğünü vurguladı. Bu kapsamda, Ege RES’te gerçekleştirilecek depolamalı kapasite artışı projesi için SolarToday Türkiye ve iNOVAT ile iş birliği yapmayı tercih ettiklerini belirten Güvenç, projenin Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşımasının kendileri açısından ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Güvenç, “Bu stratejik proje ile yalnızca ülkemizde değil, Avrupa pazarında da örnek gösterilecek bir başarı hikâyesi ortaya koymayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz çalışmalarla da öncü konumumuzu daha da güçlendireceğiz” dedi. Türkiye’nin ilk depolamalı rüzgar santraline ürün tedariki sağlayan SolarToday Türkiye’nin CEO’su Mario Dalsarfati, “Yaklaşık 15 yıldır Avrupa’nın 25 ülkesinde varlık gösteriyoruz. Bugün Türkiye adına göğsümüzü kabartan bir projeyi tüm tedarik, kurulum ve test süreçlerinin tamamlanmasının ardından hayata geçirdiğimizi duyurmaktan mutluyuz. SolarToday olarak Türkiye’nin kurulu depolamalı gücüne azami seviyede katkıda bulunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Aynı zamanda Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı da olan ve son dönemde özellikle ‘Türkiye’yi batarya alanında bölgesel üs yapma’ yönünde faaliyetlerini artırdıklarını vurgulayan iNOVAT Yönetici Ortağı Doğa Can Bayram da Türkiye’nin bu hedefe ulaşmasında bu projenin somut bir başlangıç noktası oluşturacağının altını çizdi. Bayram, depolama ekosisteminin ve sektörünün önünün açılması için yoğun çaba sarf ettiklerini belirterek Türkiye’nin depolamada ürün tedarikinden mühendisliğe ileri teknolojiden yazılım ve enerji yönetim sistemlerine kadar çok geniş bir yelpazede ve uluslararası standartlarda hizmet verme kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekti. “Türkiye olarak güçlü yönlerimizi daha da güçlendirmeli ve ülkemizi bataryada gerçek bir ‘bölge üssü’ haline getirmeliyiz” diyen Bayram, ülkenin uzun zamandır beklediği depolamalı projelerin ilkini hayata geçirmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

Yeni Citroën Ë-C3 Aircross’un “Uzun Menzil” Versiyonu Türkiye’de! Haber

Yeni Citroën Ë-C3 Aircross’un “Uzun Menzil” Versiyonu Türkiye’de!

Mayıs ayı sonunda “Standart Menzil” seçeneği ile ülkemizde tüketicilerle buluşan yeni ë-C3 Aircross, dışarıdan daha güçlü, aynı zamanda daha şık bir SUV silüeti ile kaslı ve güçlü bir görünüme sahip. Max donanımlı versiyonu ile yollara çıkan 4,39 metre uzunluğa sahip yeni ë-C3 Aircross “Uzun Menzil”, Türkiye’deki kullanıcılara daha uzun mesafeli mobilite ile birlikte ferah bir araç içi konfor deneyimi vadediyor. Yenilikçi ve yüksek teknolojili modelleriyle otomotiv tarihinin en köklü üreticilerinden olan Citroën, B-SUV segmentindeki yüzde 100 elektrikli modeli yeni ë-C3 Aircross’un “Uzun Menzil” versiyonunu tüketicilerle buluşturdu. Ortalama 399 km menzil sunan ë-C3 Aircross “Uzun Menzil” versiyonu, 54 kWh batarya kapasitesi ve 16,1 kWh/100 km karma tüketimi ile son derece verimli bir elektrikli sürüş deneyimi sağlıyor. Türkiye’de yüksek seviye konfor özelliklerine sahip Max donanım seviyesi ile sunulan yeni ë-C3 Aircross “Uzun Menzil” versiyonu, 1 milyon 704 bin TL fiyatıyla segmentindeki iddiasını yukarıya taşıyor. Elektrikli mobiliteyi konforla birleştiriyor Yeni B-SUV, Citroën tarafından elektrikli çözümlere uygun olarak tasarlanan ë-C3 hatchback ile aynı Akıllı Otomobil Platformu’nu paylaşıyor. Citroën yeni ë-C3 Aircross modelini “Standart Menzil” ve “Uzun Menzil” olmak üzere iki farklı menzil seçeneğiyle birlikte sunuyor. Bu sınıftaki müşterilerin sürüş alışkanlıklarına mükemmel uyum sağlayan yeni elektrikli “Uzun Menzil” versiyon, 54 kWh LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi ile birlikte 83 kW/113 HP gücünde bir motora sahip. Bu teknoloji, yeni C3 Aircross’un performanslı ve konforlu (399 km ortalama menzil) bir deneyim sunmasının yanı sıra son derece rekabetçi bir fiyat ile mükemmel bir dengeye sahip olmasını sağlıyor. Motor ve tam otomatik şanzıman, anlık olarak kullanıma hazır tork sayesinde doğrusal bir hızlanma performansı ve 143 km/sa maksimum sürat imkânı sunuyor. Tamamen elektrikli ë-C3 Aircross, günlük trafiğe uyum sağlamak üzere gereken tüm performans ihtiyaçlarını hızlıca karşılıyor. Yeni ë-C3 Aircross “Uzun Menzil” versiyonu, özellikle şarj konusunda kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Standart olarak sunulan Mod 3 kablo, hem evde hem de halka açık noktalarda şarj kolaylığı sağlıyor: Standart AC şarj ile %20‘den %80’e şarj, 7 kW ile yaklaşık 5 saat 5 dakika sürerken; 11 kW ile yaklaşık 3 saat 25 dakika sürüyor. 100 kW DC hızlı şarj teknolojisi ile %20’den %80’e şarj 28 dakika sürüyor. Üstün konfor özellikleriyle donatılan Max donanım seviyesi! Max donanım seviyesi ile satışa sunulan yeni ë-C3 Aircross “Uzun Menzil” versiyonunu; 17 inç elmas kesim alaşım jantlar, ön LED farlar, ön sis farları, Citroën Advanced Comfort® süspansiyon, Citroën Advanced Comfort® TEP/kumaş koltuklar, iki tonlu gövde rengi, akıllı telefon ekran yansıtma özelliğine sahip 10,25 inçlik renkli dokunmatik ekran, elektrikli katlanır ve ısıtmalı yan aynalar, 3D navigasyon, kablosuz şarj, elektrokrom dikiz aynası, elektrikli park freni, akıllı uzun far asistanı, aktif güvenlik fren sistemi, yeni Citroën Head-Up gösterge, otomatik farlar, ön ve arka park sensörleri, kör nokta uyarı sistemi, hız sabitleyici/sınırlayıcı ve 6 adet hava yastığı sunuluyor. Ayrıca metalik gövde rengi ve 11 kW dahili şarj cihazı (OBC) opsiyonu bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.