Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beko

Kapsül Haber Ajansı - Beko haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beko haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IGLO Architects’ten Üretim, Ar-Ge ve Yönetim Merkezi Yapısında Bütüncül Tasarım Haber

IGLO Architects’ten Üretim, Ar-Ge ve Yönetim Merkezi Yapısında Bütüncül Tasarım

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan Beko Yönetim ve Ar-Ge Merkezi’nin iç mimari ve cephe tasarımı IGLO Architects imzasını taşıyor. Bugüne kadar farklı sektörlerdeki işverenleri için Türkiye'deki birçok şehirde ve yurt dışında mimari tasarım, proje ve uygulama alanlarında hizmet veren, mimarlık alanında işlevsel tasarımlar ve uygun maliyetli çözümler üreten Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar Karoğlu liderliğindeki IGLO Architects, projede, yönetim, üretim ve Ar-Ge süreçleri arasında güçlü bir fiziksel ve işlevsel ilişki kurmayı hedefledi. IGLO Architects tarafından geliştirilen 10.000 m²’lik mekansal organizasyon, idari birimler ile teknik araştırma alanlarını birbirinden ayrıştırırken aynı zamanda departmanlar arasında kesintisiz bir iletişim ve erişim kurgusu oluşturuyor. Endüstriyel ölçekle uyumlu kütle yapısı, üretim altyapısıyla kurduğu ilişkiyi mimari ölçekte görünür hale getiriyor. Cephede kullanılan prekast paneller, yapının endüstriyel bağlamla uyumlu güçlü ve yalın karakterini tanımlıyor. Tekstil mesh güneş kırıcılar ise gün ışığını kontrollü biçimde filtreleyerek iç mekanlarda görsel konfor sağlıyor. Yapının üst kotlarında konumlanan Ar-Ge birimleri, geniş açıklıklı kanopilerle tanımlanan sosyal teraslarla destekleniyor. Dağ manzarasına yönlenen açık alanlar ve merkezde yer alan iç avlu, doğal hava sirkülasyonunu destekleyen yarı açık mekanlar oluştururken çalışanlar arasındaki sosyal etkileşimi de artırıyor. Zemin katta yer alan şeffaf showroom ve fuaye alanı, markanın küresel faaliyetlerini ziyaretçilere aktaran karşılayıcı bir alan olarak kurgulanıyor. Yapının arka bölümünde konumlanan laboratuvar ve test alanları ise ofis hacimleriyle doğrudan bağlantılı sirkülasyon hatları üzerinden organize edilerek operasyonel verimlilik destekleniyor. Projede sürdürülebilirlik yaklaşımı yalnızca yapısal çözümlerle sınırlı kalmıyor. IGLO Architects, üretim hattından çıkan çamaşır makinesi tamburları gibi endüstriyel parçaları peyzaj elemanı olarak yeniden değerlendirerek tasarımın bir parçası haline getiriyor. Bu yaklaşım, yapının üretim kültürüyle kurduğu bağı güçlendirirken endüstriyel atıkların yeniden kullanımına yönelik yaratıcı bir perspektif sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik ve Beko Yetkili Satıcıları İstanbul’da Buluştu Haber

Arçelik ve Beko Yetkili Satıcıları İstanbul’da Buluştu

Arçelik, perakende ekosistemine yaptığı yatırımlar ile sürdürülebilir büyüme odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, İstanbul Divan Kuruçeşme’de “Gerçekliğin Yeni Ritmi” temasıyla düzenlediği Trade Show 2026 etkinliğinde Türkiye’nin dört bir yanından yetkili satıcılarını bir araya getirdi. Bu yıl 10’uncusu gerçekleşen ve Arçelik ve Beko markalarından yaklaşık 1500 yetkili satıcının buluştuğu etkinliğe Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, Arçelik Satış Kıdemli Direktörü Benay Bakışkan, Beko Satış Kıdemli Direktörü Atilla Okan ve Arçelik Türkiye Pazarlama Kıdemli Direktörü Mehmet Tüfekçi ile Arçelik ve Beko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Organizasyon kapsamında Arçelik’in 13 ülkeye yayılan güçlü ar-ge altyapısı ve global inovasyon ekosistemiyle geliştirdiği yeni nesil ürün ve teknolojiler yetkili satıcılarla paylaşıldı. Akıllı ve bağlantılı yaşam, enerji verimliliği, performans, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirlik odağındaki yeni tasarım ve çözümler, tüketiciye sundukları değer çerçevesinde aktarıldı. Yetkili satıcılar, ürün sorumlularının yönlendirmeleriyle yaşam alanlarına entegre kurgulanan ürünleri interaktif atölyeler aracılığıyla birebir deneyimleme fırsatı bulurken, organizasyonda önümüzdeki dönem ürün stratejisi de paylaşıldı. Nespresso, Foreo ve Kärcher ile kurulan iş birlikleri kapsamında Arçelik ve Beko mağazalarında satışa sunulacak ürünler de tanıtıldı. Yetkili satıcıların gelişimini destekleyen kapsamlı içerik programı Organizasyon kapsamında, yetkili satıcıların gelişimini desteklemek amacıyla ürün bilgisi, satış becerileri, perakende ve müşteri deneyimi odağında kapsamlı oturumlar gerçekleştirildi. Programın öne çıkan bölümlerinden “İyi Kaptan Fırtınalı Denizde Belli Olur” başlıklı oturumda Prof. Dr. Emre Alkin, değişen küresel ve yerel ekonomik dinamikler ışığında perakendenin dönüşümünü değerlendirdi. Teknoloji, veri ve yapay zekâ destekli yeni nesil iş modelleri ile deneyim odaklı perakendenin geleceğine dair öngörülerini paylaşarak katılımcılara değerli içgörüler sundu. Türkiye genelinde güçlü yetkili satıcı ekosistemi Organizasyon kapsamında şirketin teknolojik gücünün tüketicilerle buluşmasında yetkili satıcı ağının kritik rolüne dikkat çekildi. Türkiye genelinde 3000’i aşkın yetkili satıcı ve yaklaşık 600 yetkili servisten oluşan yapının, şirketin hem tüketiciyle kurduğu sıcak bağın hem de hızlı ve güvenilir hizmet modelinin temelini oluşturduğu vurgulandı. Etkinlik kapsamında ayrıca 10, 15 ve 20 yıl boyunca şirket bünyesinde hizmet veren yetkili satıcıların kıdemlerine göre ödüllendirildiği “Bayi Hizmet Ödül Töreni” de gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor Haber

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor

Kadınların eğitimden iş hayatına, girişimcilikten spora uzanan yolculuklarında ortaya koydukları kararlı adımları uzun yıllardır destekleyen Avrupa’nın lider beyaz eşya markası Beko, kadın girişimcilerin iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarına eşlik ediyor. “Kadının İşi, Gücü” projesiyle kalıpları kırarak cesaretle attıkları adımlarla daha görünür hale gelen kadın bayiler; sadece ticari başarılarıyla değil, bulundukları şehirlerde yarattıkları sosyal etkiyle de fark yaratıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kadın bayiler; erkek esnafın yıllardır hâkim olduğu sokaklarda kendi kepenklerini açarak “Bu sokağın ilk kadın esnafıyım” özgüveniyle yeni bir hikâye yazıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ortaya çıkan bu hikâyeler, kadın bayilerin cesaret ve kararlılıkla attıkları adımların güçlü başarı yolculuklarına nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. İzmir’de kendi girişim yolculuğunu başlatan Özenç Bektaş’ın hikayesi, ticaretle tanıştığı çocukluk yıllarından edindiği deneyimi, “Kadının İşi, Gücü” projesiyle somut bir iş modeline dönüştürmesiyle başlıyor. Kısa sürede ikinci mağazasını açarak büyüyen bu yolculuk, bireysel bir başarı hikâyesinin ötesinde; Anadolu’nun farklı şehirlerinde genç kadınlara “Ben de yapabilirim” duygusunu aşılayan bir rol modele dönüştü. Balıkesir’de Nisa Dernek ise, kadın girişimciliğinin bir mirasın devamı olabileceğini gösteriyor. Babasından devraldığı ticaret kültürünü yeni nesil bir girişimcilik anlayışıyla birleştirerek, kadınların yalnızca çalışan değil, işveren ve lider olarak da iş dünyasında var olabileceğini ortaya koydu. İzmir’den Aysel Kahvecioğlu ise çocuklarını büyütüp meslek sahibi yaptıktan sonra, 50’li yaşlarının başında ev hanımı olarak yaşamını sürdürmek yerine hep hayalini kurduğu girişimi hayata geçirerek kendi mağazasını açtı. Kısa sürede elde ettiği başarılarla girişimine yeni mağazalar ekledi. Onun hikâyesi, tüm ev hanımlarına ve “artık emeklilik yaşım geldi” diyerek geri planda kalmayı düşünen kadınlara ilham oluyor. Iğdır’da bayi sahibi Derya Kayla ise kadın bayiliğinin toplumsal etki yaratma potansiyelini eğitime taşıdı. Hürriyet Ortaokulu’nda kendi imkânlarıyla hayata geçirdiği proje sınıfı sayesinde, çocukların akademik, sanatsal ve sosyal gelişimlerini destekleyen kalıcı bir öğrenme alanı oluşturdu. Bu hikâyelerin etkisi bireysel başarılarla sınırlı kalmıyor. Erkek egemen olarak kabul edilen beyaz eşya sektöründe kadınların bayilik, servis ve teknik alanlarda aktif şekilde yer alması; birçok genç kadına ilham veriyor. Anadolu’nun küçük şehirlerinde bile, bir kadının ticaretin merkezinde durabileceği fikri daha fazla kabul görüyor. Farklı yaş ve geçmişlere sahip kadınlar; ev hanımlarından emeklilere, öğretmenlerden yeni mezunlara kadar geniş bir yelpazede girişimcilik yolculuğuna adım atarak kısa sürede başarılı işletmelere dönüşüyor. Bu çeşitlilik ekonomik kazanımların yanı sıra, yaşadıkları çevrede olumlu bir değişim yaratıyor. Kadınların iş dünyasında daha görünür hale gelmesi, aile içindeki rollerin yeniden tanımlanmasına ve kadın sesinin hem ekonomik hem sosyal kararlarda daha güçlü duyulmasına katkı sağlıyor. Bugün birçok kadın bayi, başarılı bir iş insanı olmanın ötesinde bulundukları bölgelerde yerel girişimleri destekleyen, dayanışmayı güçlendiren ve çevrelerine ilham veren birer rol modele dönüşüyor. Mağazalarında eğitim ve dayanışma kültürünü de yaşatan yapılar kuruyorlar. Kadın bayiler bugüne kadar 495 kişiye istihdam sağlayarak yerel ekonomiye katkı sunarken, bu istihdamın önemli bir bölümünü kadın çalışanlar oluşturuyor. Böylece girişimci kadınlar, başka kadınların da iş hayatına katılmasını destekleyen bir etki zinciri yaratıyor. İzmir’den Iğdır’a uzanan kadın bayi hikâyeleri, erkek egemen kabul edilen bayilik sisteminde yeni bir denge yaratırken; müşteriyle kurulan empati, detaycılık ve sürdürülebilir ilişki yaklaşımıyla yalnızca satış performansını değil, müşteri deneyimini de zenginleştiriyor. Kadın bayiler, işlerini büyütürken bulundukları şehirlerde ilham veren, istihdam yaratan ve yerel kalkınmanın aktif bir parçası haline geliyor. “Kadının İşi, Gücü” Projesi Toplumsal Algıları Dönüştürmeyi Hedefliyor Beko’nun toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın girişimciliğini destekleme vizyonuyla 2019 yılında “Beko 100 Kadın Bayi” adıyla hayata geçirdiği proje, hedeflenen 100 kadın bayiye ulaşılmasının ardından 2023 yılı Ekim ayında daha kapsayıcı bir yaklaşımla “Kadının İşi, Gücü” adını aldı. Erkek egemen bir yapı olarak görülen bayilik ekosisteminde kadın temsilini artırmayı amaçlayan proje, sayısal büyümeyle birlikte; kadın girişimciliğinin bütünsel olarak güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda kadın bayilere kira, dekorasyon, prim ve reklam desteklerinin yanı sıra eğitim, mentorluk, e-ticaret altyapısı ve operasyonel danışmanlık gibi çok boyutlu destekler sunuluyor. 2025 yılı itibarıyla 140 kadın bayi ve 172 mağazaya ulaşan “Kadının İşi, Gücü” projesi, Türkiye genelinde 43 il ve 98 ilçede faaliyetlerini sürdürüyor. Kadın çalışan oranının 2030 yılına kadar %60’a, 2040 yılına kadar ise %70’e çıkarılması hedeflenirken; proje kapsamının Türkiye’nin tüm illerine yayılması ve kadın girişimcilerin liderlik, finansal yönetim ve dijital yetkinliklerini geliştirecek yeni eğitim programlarıyla desteklenmesi planlanıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kendi işini kurarak hem ekonomik hem sosyal yaşamda güçlü bir yer edinen kadın bayilerin hikâyeleri, bu yaklaşımın en somut yansımalarını oluşturuyor. Beko 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, bu ilham veren başarı yolculuklarını görünür kılarak karşılıyor ve kadınların iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarını desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor Haber

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor

70 yılı aşkın süredir iF International Forum Design GmbH tarafından verilen bu ödül, yalnızca estetik başarıyı değil; inovasyon, fonksiyonellik ve toplumsal etkiyi de kapsayan bütüncül bir tasarım anlayışını temsil ediyor. Bu yıl 68 ülkeden 10.000’in üzerinde başvuru arasından seçilen projeler, 129 uluslararası tasarım uzmanından oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Bu ölçekte bir rekabette ödül kazanmak, markalar için küresel ölçekte güçlü bir kalite göstergesi olarak öne çıkıyor. Türkiye’den Güçlü Katılım Türkiye’den ödül kazanan projeler, farklı disiplinlerdeki çeşitliliği ve tasarım kalitesini ortaya koyarak dikkat çekti. İç mimarlıktan ürün tasarımına, dijital arayüzlerden ofis çözümlerine uzanan geniş yelpaze; Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerdeki yetkinliğini bir kez daha kanıtladı. Kazanan markalar arasında; Nurus, Koleksiyon, Zivella,Feltouch,Parla ,Enne, Burotime, Snoc, Hidromek, BSH, Bosch, Vestel, Beko, Tanatar, Curium, Kale, VitrA, Trendyol, Akbank, Odeabank, Token Financial Technologies bulunuyor. Kazanan tasarım ve mimari ofisler arasında; Escape From Sofa, Zeynep Fadıllıoğlu, Bab Architects, Selami Gündezeri, Studio 13 Architects, Elif Arslan Interiors, Urban Jobs, Özgürcan Studio, Day Studio, U Design, Mg Design, Studio 266, Wangan Studio, Akkoca yer alıyor. Bu başarılar, Türkiye’nin yalnızca üretim gücüyle değil, tasarım odaklı düşünme kapasitesiyle de küresel rekabette yer aldığını gösteriyor. Tasarımın Yeni Tanımı: Etki, Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Türkiye ve Orta Doğu bölgesinden sorumlu temsilci Sinem Kocayaş, 2026 değerlendirmelerine dair şu gözlemini paylaşıyor: “Sürdürülebilirlik temasının artık tüm kategorilerde belirleyici bir fark yarattığını net şekilde gözlemliyoruz. İF Design en yüksek ödülü olan Gold kazananlarda yapılardan ambalaj tasarımlarına kadar, daha iyi bir dünya için detaylı düşünülmüş projeler öne çıkıyor.” Jüri sürecinde farklı coğrafyalardan gelen projeler, tasarımın evrensel bir dil oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu. Brezilya’dan Çin’e, Fransa’dan Almanya’ya, Amerika’dan Afrika’ya ve Dubai’ye uzanan geniş bir coğrafyada; farklı iklimler ve kültürler, sürdürülebilirlik odağında ortak bir zeminde buluşuyor. Bu yaklaşım, tasarımın artık yalnızca estetik bir ifade biçimi olmadığını; aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk taşıyan stratejik bir araç haline geldiğini gösteriyor. Tasarımda Küresel Standart: Çok Disiplinli Değerlendirme iF DESIGN AWARD’ı benzer yarışmalardan ayıran en önemli unsurlardan biri, disiplinler arası geniş kategori yapısı ve titizlikle kurgulanmış değerlendirme sürecidir. Cihan Şirolu bu farkı şu sözlerle vurguluyor: “iF DESIGN AWARD, yalnızca bir tasarım ödülü değil; farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir değerlendirme platformudur. Ürün tasarımından mimarlığa, kullanıcı deneyiminden servis tasarımına kadar genişleyen kategori çeşitliliği, tasarımın gerçek etkisini ortaya koyar.” iF’in değerlendirme süreci, her projeyi çok boyutlu analiz eden beş temel kriter üzerine kuruludur: Idea (Fikir)Form (Biçim)Function (Fonksiyon)Differentiation (Farklılaşma)Impact (Etki) Bu kriterler, projelerin yalnızca estetik açıdan değil; kullanıcı deneyimi, yenilikçilik ve toplumsal katkı açısından da değerlendirilmesini sağlar. “Bu çok katmanlı değerlendirme yaklaşımı, iF’i diğer ödüllerden ayrıştıran en önemli unsurlardan biri. Kazanan projeler yalnızca ‘iyi tasarım’ değil, aynı zamanda ‘anlamlı ve etkili tasarım’ olarak öne çıkıyor.” İhracat ve Küresel Rekabet İçin Stratejik Araç iF DESIGN AWARD, kazanan projelere yalnızca prestij kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda onları uluslararası görünürlük, yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlarla buluşturuyor. Özellikle Türk markaları için bu platform: Global pazarlarda güvenilirlik oluşturmaMarka değerini yükseltmeUluslararası müşteri ve yatırımcılarla temas kurma açısından önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Tasarımın iş dünyasındaki rolü giderek daha stratejik bir konuma gelirken, farklı disiplinlerden daha fazla Türk markasının bu platformda yer alması, Türkiye’nin yaratıcı ihracat gücünü artırma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik ve Beko’dan Eğitim Neferlerine Minnet Kampanyası Haber

Arçelik ve Beko’dan Eğitim Neferlerine Minnet Kampanyası

Beyaz eşya sektörünün öncü markaları Arçelik ve Beko, Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel hazırladığı kampanyayı duyurdu. Eğitime gönül veren öğretmenlere teşekkür niteliği taşıyan bu kampanya ile Arçelik ve Beko, öğretmenlerin yaşam alanlarını daha konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. “Eğitim Neferlerine Minnet Kampanyası” kapsamında sunulan avantajlarla öğretmenler, 15–30 Kasım tarihleri arasında Arçelik ve Beko’nun geniş ürün yelpazesine çok daha erişilebilir koşullarla ulaşabilecek. Kampanya ile öğretmenlere; beyaz eşya, ankastre, klima ve televizyon kategorilerinde yüzde 13 ile yüzde 15 arasında değişen indirimler, küçük ev aletlerinde ise yüzde 15’ten başlayıp yüzde 70’e varan fırsatlar sunuluyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömür Fatih Karakullukçu, kampanyanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Öğretmenlerimiz, ülkemizin geleceğini şekillendiren en kıymetli yol göstericilerimizdir. Onların özverisi, sabrı ve gayreti; yarınlarımızı inşa eden en güçlü temeldir. Bu anlamlı günde Arçelik ve Beko’nun öğretmenlerimize yönelik sunduğu özel kampanya, yalnızca bir fırsat olmanın ötesinde; eğitime emek veren tüm öğretmenlerimize duyulan saygının ve teşekkürün anlamlı bir yansımasıdır. Fedakarca çalışan eğitim neferlerimizin yaşamlarını kolaylaştıracak her türlü katkıyı kıymetli buluyor, bu iş birliğinin toplum adına değerli bir örnek teşkil ettiğine inanıyoruz.” “YARINLARIMIZI AYDINLATAN TÜM EĞİTİM NEFERLERİMİZİN ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ KUTLUYORUZ” Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer, öğretmenlere yönelik bu özel kampanyaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Öğretmenlik, yalnızca bilgi aktarmak değil; bir toplumun karakterini, değerlerini ve yarınlarını inşa etme sorumluluğudur. Türkiye’nin dört bir yanında her gün aynı özveriyle sınıfa giren öğretmenlerimiz, geleceğimizi şekillendiren en kıymetli rehberlerimizdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi ‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet adını almak istidadını kazanmamıştır.’ Biz de Arçelik ve Beko olarak, bu anlamlı sözün altındaki sorumluluğu derinden hissediyoruz. Kökleri bu topraklarda olan bir marka olarak, ülkemizin aydınlık yarınlarını elleriyle büyüten, büyük bir fedakarlıkla çalışan öğretmenlerimizin emeklerine yürekten teşekkür ediyoruz. Bu özel kampanyayı öğretmenlerimizin yaşamlarını kolaylaştıracak ürünlere daha avantajlı koşullarla ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirdik. Onların mutluluğuna, rahatlığına ve evlerindeki konfora katkı sağlayabilmek bizler için büyük bir gurur. Bu vesileyle yarınlarımızı aydınlatan tüm eğitim neferlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.” TÜM MAĞAZALARDA VE ONLINE SATIŞ KANALLARINDA GEÇERLİ Arçelik ve Beko’nun öğretmenlere özel indirimleri, markaların Türkiye genelindeki mağazalarında hem de online satış kanallarında geçerli olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen öğretmenlerin Arçelik için https://kayit.arcelik.com.tr/egitimneferleri, Beko için ise https://kayit.beko.com.tr/egitimneferleri adresindeki formu doldurması ve doğrulama kodunu Millî Eğitim Bakanlığının https://ogretmeniz.meb.gov.tr/sayfalar/kampanyalar/ sayfasından temin etmesi yeterli olacak.

Beko’nun 2 Ürünü Time Dergisinin 'Dünyanın En İyi Buluşları' Listesinde  Haber

Beko’nun 2 Ürünü Time Dergisinin 'Dünyanın En İyi Buluşları' Listesinde 

Ev teknoloji sektörünün öncü şirketi Beko, ‘Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın’ vizyonu doğrultusunda geliştirdiği teknolojilerle elde ettiği uluslararası başarılara bir yenisini ekledi. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME dergisinin bu yıl açıkladığı “The Best Inventions of 2025” (TIME En İyi Buluşlar 2025) listesinde, şirketin 2 ürünü dünyanın en yenilikçi buluşları arasında sıralandı. Şirketin “Solar Off-Grid Performance” buzdolabı Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye girerken, Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise “En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer aldı. Beko, daha önce de TIME dergisinin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde bu yıl ikincisini yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde 500 şirket arasında 17’nci sırada yer alarak üst üste ikinci kez sektörünün lideri olmuş ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki yerini korumuştu. “BEKO MÜHENDİSLİĞİNİN KÜRESEL BAŞARISININ BİR GÖSTERGESİ” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Beko Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, “Beko’da sürdürülebilirlik, kalite, müşteri odaklılık ve yenilikçiliği tüm çalışmalarımızın merkezine koyuyor; hem müşterilerimiz hem de gezegenimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmek üzere çalışıyoruz. Aralarında Türkiye, Romanya, İtalya, Güney Afrika ve Pakistan’ın da bulunduğu 10 ülkedeki 28 Ar-ge ve Tasarım Merkezi ve Ofisimizde 2.300’ü aşkın araştırmacımızla her gün daha iyisini hedefleyerek geleceğin teknolojilerini geliştiriyoruz. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME Dergisi’nin, iki ürünümüzü dünyanın en yenilikçi buluşları arasında göstermesi, Beko mühendisliğinin ulaştığı noktayı ve çevresel ayak izi azaltılmış ürünlerdeki öncülüğümüzü bir kez daha ortaya koyuyor. Bu başarı, temelleri Türkiye’de atılan 30 yılı aşkın köklü ar-ge mirasımızın, uluslararası platformlarda takdir gördüğünün de bir göstergesi” diye konuştu. Nihat Bayız sözlerine şu şekilde devam etti: “Beko olarak hedefimiz, enerji verimliliğini artıran, doğal kaynakları verimli kullanmaya odaklanan, çevresel etkileri azaltan, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran, konforu ve gıda güvenliğini güçlendiren yenilikçi ve dayanıklı ürünleri tüketicilerle buluşturmak. Bu vizyonun örneklerinden Solar Off-Grid Performance buzdolabımız, güneş enerjisi kullanarak enerjiye erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde gıdaların güvenle saklanmasını mümkün kılarken; ısı pompalı bulaşık makinemiz çok daha az enerjiyle temizlik performansından ödün vermiyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliği odağımızda tutarak, gezegenimiz ve tüketicilerimiz için artı değer yaratan teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. TIME dergisi, her yıl yayımladığı “The Best Inventions” listesinde dünya genelinden aday gösterilen ürünleri, TIME editörleri, uluslararası muhabirler ve alanında uzman isimlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendiriyor. Her ürün; orijinallik, işlevsellik, vizyon ve toplumsal etki gibi kriterler üzerinden inceleniyor. Bu yılın listesinde, enerji verimliliğini artıran, iklim kriziyle mücadeleye katkı sağlayan ve sürdürülebilir yaşamı destekleyen teknolojiler öne çıktı. BEKO’NUN ÖDÜL ALAN TEKNOLOJİLERİ TIME Best Inventions of 2025 listesinin Ev Teknolojileri kategorisinde ana listeye giren Solar Off-Grid Performance Buzdolabı, elektrik şebekesinin sınırlı olduğu bölgelerde güneş enerjisiyle kesintisiz çalışabilen özel bir sistem barındırıyor. Ürün, yüksek verimli kompresör teknolojisi ve ürün için özel tasarlanmış MPPT ve batarya şarj deşarj yönetim birimi kullanarak tam güneşsiz koşullarda dahi uzun süre soğutma performansını koruyabiliyor. Bu yenilikçi çözüm, özellikle Afrika kıtasında ve enerjiye erişimin kısıtlı olduğu diğer bölgelerde gıdaların güvenle saklanmasına olanak tanıyarak gıda israfının önlenmesine ve yerel toplulukların yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlamayı hedefliyor. TIME dergisi, bu teknolojiyi “enerjiye erişimin sınırlı olduğu coğrafyalarda sürdürülebilir yaşamı mümkün kılan bir buluş” olarak tanımlıyor. "En İyi Buluşlar 2025: Özel Seçkiler” (The Best Inventions of 2025: Special Mentions) listesinde aynı kategoride yer alan Isı Pompası Teknolojili Bulaşık Makinesi ise, ısı pompası sistemini bulaşık makinelerine entegre eden tasarımıyla öne çıkıyor. Geleneksel modellerdeki ısıtma rezistansı yerine hava-su ısı pompası kullanan bu sistem, daha az enerji kullanarak temizlik performansından ödün vermiyor. Daha düşük yıkama sıcaklıklarında bile etkili temizlik sağlayan teknoloji, hem su hem de elektrik tüketimini azaltarak çevresel etkiyi de düşürüyor ve hanelerde enerji verimliliğinin artmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beko'dan Dünya Çapında Güçlü Ortaklık: Michelin Yıldızlı Şef Massimo Bottura Global Marka Elçisi Oldu! Haber

Beko'dan Dünya Çapında Güçlü Ortaklık: Michelin Yıldızlı Şef Massimo Bottura Global Marka Elçisi Oldu!

Bu iş birliği, Beko’nun ana şirketi ile Bottura arasındaki uzun süreli güven ilişkisi üzerine inşa edildi. Bu güçlü sinerji, sadece dayanıklı ev aletleri üretmekle kalmayıp, gelecek nesillere ilham verecek mutfak kreasyonları yaratma vizyonunu paylaşıyor. Ortaklık, daha güvenilir, bilinçli ve sürdürülebilir bir yaşam tarzını savunma misyonunu taşıyor. Sürdürülebilirlikte Dünya Devi İle Vizyoner Şef Buluştu Time Dergisi tarafından dünyanın en sürdürülebilir şirketlerinden biri (küresel olarak 17. sırada ve kendi sektöründe 1. sırada) olarak tanınan Beko, bu alandaki öncü kimliğini pekiştirmek için Massimo Bottura’yı seçti. Vizyoner şef Bottura, devrim niteliğindeki felsefesiyle tanınıyor: Her günlük eylemi, gezegen ve tüm yaşam için bir sevgi eylemine dönüştürmek. Beko ve Bottura, geleneklere saygı duyan inovasyon ve tavizsiz mükemmellik vizyonunu uzun süredir paylaşıyor. Beko, "Sürdürülebilirlik Ortağı" Olarak Ödül Verdi Bu ortak değerler, Milan'da düzenlenen ve küresel mutfak dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren The Best Chef Awards etkinliğinde prestijli bir sahne buldu. Beko, 2 Ekim'deki törenin resmi 'sürdürülebilirlik' ortağıydı. Beko, etkinlik kapsamında, gastronomi faaliyetinin her aşamasında mükemmellik gösteren, üretimi ve mutfağı birleştiren, inovasyon veya geleneksel uygulamaların korunması yoluyla sürdürülebilirliği ve yerel toplulukları çalışmalarının merkezine koyan şefe verilen "Terroir" Ödülü'ne sponsor oldu. Bu yılki "Terroir" Ödülü'nü, geleneği ve yeniliği birleştirme yeteneği, sorumluluk ve çevresel farkındalığa dayalı bir gastronomi vizyonunu teşvik etme becerisiyle öne çıkan Debora Fadul (DIACÁ, Guatemala) kazandı. Massimo Bottura, Beko'nun global marka elçisi olarak ödülü sahnede bizzat takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik’in Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu Oldu Haber

Arçelik’in Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu Oldu

Lider ev teknolojileri şirketi Arçelik’te üst düzey bir atama gerçekleşti. 2 yılı aşkın süredir Arçelik Avrupa Ticari Satışlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı, 1 yıldan uzun süredir de Beko Europe CEO’luğu görevini üstlenen Ragıp Balcıoğlu, Arçelik’in Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevine getirildi. 3 yılı aşkın süredir Arçelik Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CMO) olarak görev yapan Akın Garzanlı ise Arçelik Avrupa Ticari Satışlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Beko Europe CEO’su olarak atandı. Ragıp Balcıoğlu Kimdir? Ragıp Balcıoğlu, 1989 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden lisans, 1996 yılında Koç Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yüksek lisans derecesi aldı. 2019 yılında Harvard Business School İleri Yönetim Programı’nı tamamladı. İş yaşamına 1990 yılında Data Hidrolik Makine Sanayi A.Ş.’de Pazarlama Yöneticisi olarak başlayan Balcıoğlu, 1992 yılında Arçelik’e katıldı. Planlama ve satın alma alanlarındaki görevlerinin ardından 1996 yılında Beko İngiltere’ye Ticari Yönetici olarak atandı. Sonraki yıllarda Beko Plc.’de Ürün Pazarlama Yöneticisi, Ürün Pazarlama Direktörü, Ürün Yönetimi ve Temin Direktörü, Satış Direktörü gibi üst düzey yöneticilik görevlerinde bulunan Balcıoğlu, 2011-2015 yılları arasında Beko İngiltere ve İrlanda Ülke Müdürü ve Beko Plc. Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2015 yılında Arçelik Global Ticari Satışlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’na atanan Balcıoğlu, şirketin uluslararası alandaki başarılı büyümesinin ardından şirketin küresel operasyonlarının yeniden yapılanmasına öncülük etti. 2018–2023 yılları arasında Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Amerika’dan Sorumlu Ticari Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. Arçelik ve Whirlpool’un Avrupa operasyonlarını tek çatı altında birleştiren Beko Europe ortaklık şirketinin kuruluşu kapsamında 2023’te Avrupa Ticari Satışlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Balcıoğlu, ardından Beko Europe CEO’su olarak ortaklıktan doğan yeni şirketin kuruluş ve entegrasyonuna başarıyla liderlik etti. Pazarlama, ticaret ve uluslararası satış alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Ragıp Balcıoğlu, 1 Ekim 2025 itibarıyla yeni görevine başladı. Şirketin küresel stratejisi, marka konumlandırması, portföy yönetimi ve pazar büyümesine yön verecek olan Balcıoğlu, Arçelik’in globaldeki 22 markasını ve pazarlama ekiplerini yönetecek. Şirketin global pazarlama gücünü daha da ileri taşıyarak markalarının milyonlarca insanın hayatına değer katmasını sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.