Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beko

Kapsül Haber Ajansı - Beko haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beko haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzocam’da Satış ve Pazarlama Direktörlüğü Görevine Barış Orbay Atandı Haber

İzocam’da Satış ve Pazarlama Direktörlüğü Görevine Barış Orbay Atandı

Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam’da Satış ve Pazarlama Direktörlüğü görevine Barış Orbay atandı. Satış, pazarlama, marka ve ürün yönetimi, bayi kanalı yönetimi ve ticari operasyonlar alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Orbay, 24 Ağustos 2026 itibarıyla İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görevine başladı. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan Barış Orbay, aynı üniversitede MBA eğitimini tamamladı. İleri seviyede İngilizce ve Fransızca bilen Orbay, kariyeri boyunca satış, pazarlama, marka ve ürün yönetimi, bayi kanalı yönetimi ve fiyatlandırma alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. Profesyonel kariyerine Takosan’da Ar-Ge Mühendisi olarak başlayan Orbay, ardından Demirdöküm’de ürün yönetimi sorumluluğunu üstlendi. Yaklaşık 18 yıl boyunca Arçelik bünyesinde görev yapan Orbay; Beko ve Altus’un Türkiye, Ortadoğu, Rusya ve Afrika Pazarlama Direktörlüğü ile Türkiye Satış Direktörlüğü gibi üst düzey görevlerde bulundu. Arçelik’in çoklu bayii kanalı yönetiminin yanı sıra marka stratejilerinin geliştirilmesi, CRM uygulamaları, fiyatlandırma yönetimi ve kanal dönüşüm projelerine de liderlik etti. Orbay, Arçelik’in ardından yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren Çanakkale Seramik’te Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. 2021’den bu yana ise Midea (eski adıyla Teka) Türkiye’de Ticari Operasyonlar Direktörü olarak görev yapan Orbay; Türkiye, Orta Doğu ve Kafkaslar bölgesindeki satış, pazarlama, ürün yönetimi, B2B faaliyetleri, ihracat operasyonları ve ticari kârlılık yönetiminden sorumlu oldu. Barış Orbay’ın farklı sektörlerde edindiği kapsamlı bilgi birikimi, uzmanlığı ve liderlik tecrübesinin, İzocam’ın satış ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesine ve markanın pazardaki güçlü konumunun daha da ileri taşınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Türkiye’de 1965 yılından bu yana yalıtım sektörünün gelişimine öncülük eden İzocam; camyünü, taşyünü, XPS, EPS, kauçuk, polietilen ve sandviç panel olmak üzere yedi farklı yalıtım ürün grubunu aynı çatı altında üreterek yapıların farklı ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunuyor. İzocam, yeni dönemde de güçlü ürün portföyü, Ar-Ge ve üretim yetkinlikleri ve müşteri odaklı yaklaşımıyla yalıtım sektöründeki lider konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında 1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı Haber

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında 1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı

Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısında konsolide bazda toplam 36,4 milyar USD gelir elde ederken, kombine bazda yaklaşık 1,7 milyar USD yatırım gerçekleştirdi. Böylece şirketin son 5 yıldaki kombine yatırımları 16,9 milyar USD’ye ulaştı. 2026 yılının ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendiren Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Yakın coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünyada belirsizliklerin ve ekonomik dalgalanmaların etkisini sürdürdüğü bu dönemde ülkemiz için çalışmaya kararlılıkla devam ettik. Stratejik bakış açımız, finansal kabiliyetlerimiz ve operasyonel disiplinimiz sayesinde başarılı bir ilk yarı performansı ortaya koyduk. Yatırımlarımız, üretim ve ihracata sunduğumuz katkı, uzun vadeli sürdürülebilirlik çalışmalarımız ile ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiğimiz başarılar, istikrarlı performansımızın ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın en somut göstergeleri olmayı sürdürüyor.” dedi. “Üretim ve ihracattaki konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştiriyor” Koç Topluluğu şirketlerinin üretim ve ihracat alanında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Topluluğumuz, Türkiye ihracatındaki yüzde 8'in üzerindeki payıyla ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlıyor. 155’ten fazla ülkeye yaptığımız ihracatın bir yansıması olarak; Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ‘Türkiye’nin İlk 1.000 İhracatçısı’ araştırmasında bu yıl da zirvede yer almaktan gurur duyuyoruz. Araştırmanın Mal İhracatları kategorisinde Ford Otosan on birinci kez ‘İhracat Şampiyonu’ olurken, Tüpraş altıncı, Arçelik dokuzuncu sırada yer aldı. Ayrıca Topluluk şirketlerimiz kendi sektörlerinde ‘İhracat Lideri’ seçildi. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasında ise Tüpraş birinciliğini bu yıl da korurken, Ford Otosan ikinci, Arçelik altıncı sıraya yerleşti. Koç Holding, dünyanın en büyük şirketlerinin yer aldığı Fortune Global 500 listesinde Türkiye'den yer alan tek şirket olma unvanını koruyor. Bu tablo; ülkemize duyduğumuz güvenin, uzun vadeli yatırım anlayışımızın, güçlü üretim altyapımızın, teknoloji ve Ar-Ge yetkinliklerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın emeğinin bir sonucu. Üretim ve ihracattaki güçlü konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştirirken, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına katkı sunma sorumluluğumuzu daha da artırıyor” dedi. Çakıroğlu, yılın ikinci çeyreğinde Topluluk şirketlerinin stratejik yatırımları ile birlikte yapay zekâ teknolojisinde değer yaratmaya devam ettiklerini ifade etti. Tüpraş’ın operasyonel gücüne ve ülkemizin enerji güvenliğine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Tüpraş, ülkemizin enerji güvenliğine kesintisiz katkı sağlarken yüksek kapasite kullanımı, esnek ham petrol tedarik yapısı, güçlü operasyonel ve finansal performansıyla tüm paydaşları için değer yaratmaya devam ediyor. Global rafinaj kapasite kullanım oranının %74'e gerilediği ikinci çeyrekte Tüpraş, %95,6 kapasite kullanım oranı, 11 farklı ülkeden gerçekleştirdiği ham petrol tedariki, operasyonel esnekliği ve çevikliği sayesinde güçlü performansını sürdürdü” dedi. Çakıroğlu, Arçelik’in bağlı ortaklığı Beko B.V.’nin, Whirlpool Grubu'nun Beko Europe B.V. sermayesinde sahip olduğu sermayenin yüzde 25'ini temsil eden hisseleri satın almak üzere anlaşmaya vardığını belirtirken, “İşlemin tamamlanmasıyla Beko B.V., Beko Europe bünyesindeki Avrupa üretim, satış ve pazarlama faaliyetlerinin tamamına sahip oldu. Bu adım, Arçelik'in karar alma süreçlerini daha etkin şekilde yönetmesine olanak sağlayarak, Avrupa’daki uzun vadeli büyüme hedeflerini destekleyecek” diye konuştu. Tofaş’ın Türkiye otomotiv pazarındaki liderliğini sürdürdüğünü ve yıllık üretim kapasitesini 500 bin araca yükselttiğini belirten Çakıroğlu, “Tofaş, global ürün geliştirme projelerinde üstlendiği önemli rollerle Türkiye ekonomisine, sanayisine ve Ar-Ge yetkinliklerine katma değer yaratmayı sürdürüyor. Bursa fabrikasında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için K0 kodlu orta boy hafif ticari araç ailesinin üretimini gerçekleştiren Tofaş, Türkiye’nin üst üste 10 yıl en çok tercih edilen otomobili Fiat Egea'nın üretim programının tamamlanmasının ardından, yine dört marka için K9 kodlu hafif ticari araç ailesini yakın zamanda üretmeye başlayacak. Tofaş, devreye aldığı yeni projelerle üretim ve mühendislik kabiliyetini daha da güçlendirirken, ülkemiz otomotiv sanayisinin rekabet gücüne ve ihracatına katkı sağlamayı sürdürecek.” dedi. Yapı Kredi'nin yılın ilk altı ayında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği finansman işlemlerinin bankanın güçlü bilançosunu, yüksek likiditesini ve küresel yatırımcılar nezdindeki itibarını bir kez daha teyit ettiğini belirten Çakıroğlu şöyle konuştu: "Yapı Kredi yılın ikinci çeyreğinde 2 milyar ABD dolarını aşan yeni kaynak sağladı. Sermaye piyasaları, sendikasyon kredileri ve yapılandırılmış finansman araçlarını birlikte kullanarak fonlama yapısını çeşitlendiren bankamız, uluslararası yatırımcıların güvenini bir kez daha pekiştirdi. Sağlanan kaynaklar hem bankamızın sürdürülebilir büyümesini hem de ülke ekonomisine sunduğumuz finansman desteğini güçlendiriyor." “İklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” Koç Topluluğu'nun ikinci yüzyılında, faaliyet gösterilen tüm alanlarda uzun vadeli değer yaratmaya odaklandığını; iklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Levent Çakıroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “İklim değişikliğiyle mücadele ve su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalarımız uluslararası platformlarda da takdir görüyor. Dünyanın tek bağımsız çevresel raporlama platformu Carbon Disclosure Project’in (CDP) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programı'nda Koç Holding olarak A- notu elde ederek liderlik statümüzü korumamız, attığımız adımların somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği, gelecek nesillere karşı taşıdığımız sorumluluğun ayrılmaz bir parçası olarak görmeye ve bu alandaki liderliğimizi daha da ileri taşımaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında  1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı  Haber

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında  1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı 

Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısında konsolide bazda toplam 36,4 milyar USD gelir elde ederken, kombine bazda yaklaşık 1,7 milyar USD yatırım gerçekleştirdi. Böylece şirketin son 5 yıldaki kombine yatırımları 16,9 milyar USD’ye ulaştı. 2026 yılının ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendiren Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Yakın coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünyada belirsizliklerin ve ekonomik dalgalanmaların etkisini sürdürdüğü bu dönemde ülkemiz için çalışmaya kararlılıkla devam ettik. Stratejik bakış açımız, finansal kabiliyetlerimiz ve operasyonel disiplinimiz sayesinde başarılı bir ilk yarı performansı ortaya koyduk. Yatırımlarımız, üretim ve ihracata sunduğumuz katkı, uzun vadeli sürdürülebilirlik çalışmalarımız ile ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiğimiz başarılar, istikrarlı performansımızın ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın en somut göstergeleri olmayı sürdürüyor.” dedi. “Üretim ve ihracattaki konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştiriyor” Koç Topluluğu şirketlerinin üretim ve ihracat alanında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Topluluğumuz, Türkiye ihracatındaki yüzde 8'in üzerindeki payıyla ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlıyor. 155’ten fazla ülkeye yaptığımız ihracatın bir yansıması olarak; Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ‘Türkiye’nin İlk 1.000 İhracatçısı’ araştırmasında bu yıl da zirvede yer almaktan gurur duyuyoruz. Araştırmanın Mal İhracatları kategorisinde Ford Otosan on birinci kez ‘İhracat Şampiyonu’ olurken, Tüpraş altıncı, Arçelik dokuzuncu sırada yer aldı. Ayrıca Topluluk şirketlerimiz kendi sektörlerinde ‘İhracat Lideri’ seçildi. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasında ise Tüpraş birinciliğini bu yıl da korurken, Ford Otosan ikinci, Arçelik altıncı sıraya yerleşti. Koç Holding, dünyanın en büyük şirketlerinin yer aldığı Fortune Global 500 listesinde Türkiye'den yer alan tek şirket olma unvanını koruyor. Bu tablo; ülkemize duyduğumuz güvenin, uzun vadeli yatırım anlayışımızın, güçlü üretim altyapımızın, teknoloji ve Ar-Ge yetkinliklerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın emeğinin bir sonucu. Üretim ve ihracattaki güçlü konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştirirken, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına katkı sunma sorumluluğumuzu daha da artırıyor” dedi. Çakıroğlu, yılın ikinci çeyreğinde Topluluk şirketlerinin stratejik yatırımları ile birlikte yapay zekâ teknolojisinde değer yaratmaya devam ettiklerini ifade etti. Tüpraş’ın operasyonel gücüne ve ülkemizin enerji güvenliğine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Tüpraş, ülkemizin enerji güvenliğine kesintisiz katkı sağlarken yüksek kapasite kullanımı, esnek ham petrol tedarik yapısı, güçlü operasyonel ve finansal performansıyla tüm paydaşları için değer yaratmaya devam ediyor. Global rafinaj kapasite kullanım oranının %74'e gerilediği ikinci çeyrekte Tüpraş, %95,6 kapasite kullanım oranı, 11 farklı ülkeden gerçekleştirdiği ham petrol tedariki, operasyonel esnekliği ve çevikliği sayesinde güçlü performansını sürdürdü” dedi. Çakıroğlu, Arçelik’in bağlı ortaklığı Beko B.V.’nin, Whirlpool Grubu'nun Beko Europe B.V. sermayesinde sahip olduğu sermayenin yüzde 25'ini temsil eden hisseleri satın almak üzere anlaşmaya vardığını belirtirken, “İşlemin tamamlanmasıyla Beko B.V., Beko Europe bünyesindeki Avrupa üretim, satış ve pazarlama faaliyetlerinin tamamına sahip oldu. Bu adım, Arçelik'in karar alma süreçlerini daha etkin şekilde yönetmesine olanak sağlayarak, Avrupa’daki uzun vadeli büyüme hedeflerini destekleyecek” diye konuştu. Tofaş’ın Türkiye otomotiv pazarındaki liderliğini sürdürdüğünü ve yıllık üretim kapasitesini 500 bin araca yükselttiğini belirten Çakıroğlu, “Tofaş, global ürün geliştirme projelerinde üstlendiği önemli rollerle Türkiye ekonomisine, sanayisine ve Ar-Ge yetkinliklerine katma değer yaratmayı sürdürüyor. Bursa fabrikasında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için K0 kodlu orta boy hafif ticari araç ailesinin üretimini gerçekleştiren Tofaş, Türkiye’nin üst üste 10 yıl en çok tercih edilen otomobili Fiat Egea'nın üretim programının tamamlanmasının ardından, yine dört marka için K9 kodlu hafif ticari araç ailesini yakın zamanda üretmeye başlayacak. Tofaş, devreye aldığı yeni projelerle üretim ve mühendislik kabiliyetini daha da güçlendirirken, ülkemiz otomotiv sanayisinin rekabet gücüne ve ihracatına katkı sağlamayı sürdürecek.” dedi. Yapı Kredi'nin yılın ilk altı ayında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği finansman işlemlerinin bankanın güçlü bilançosunu, yüksek likiditesini ve küresel yatırımcılar nezdindeki itibarını bir kez daha teyit ettiğini belirten Çakıroğlu şöyle konuştu: "Yapı Kredi yılın ikinci çeyreğinde 2 milyar ABD dolarını aşan yeni kaynak sağladı. Sermaye piyasaları, sendikasyon kredileri ve yapılandırılmış finansman araçlarını birlikte kullanarak fonlama yapısını çeşitlendiren bankamız, uluslararası yatırımcıların güvenini bir kez daha pekiştirdi. Sağlanan kaynaklar hem bankamızın sürdürülebilir büyümesini hem de ülke ekonomisine sunduğumuz finansman desteğini güçlendiriyor." “İklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” Koç Topluluğu'nun ikinci yüzyılında, faaliyet gösterilen tüm alanlarda uzun vadeli değer yaratmaya odaklandığını; iklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Levent Çakıroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “İklim değişikliğiyle mücadele ve su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalarımız uluslararası platformlarda da takdir görüyor. Dünyanın tek bağımsız çevresel raporlama platformu Carbon Disclosure Project’in (CDP) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programı'nda Koç Holding olarak A- notu elde ederek liderlik statümüzü korumamız, attığımız adımların somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği, gelecek nesillere karşı taşıdığımız sorumluluğun ayrılmaz bir parçası olarak görmeye ve bu alandaki liderliğimizi daha da ileri taşımaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IGLO Architects’ten Üretim, Ar-Ge ve Yönetim Merkezi Yapısında Bütüncül Tasarım Haber

IGLO Architects’ten Üretim, Ar-Ge ve Yönetim Merkezi Yapısında Bütüncül Tasarım

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan Beko Yönetim ve Ar-Ge Merkezi’nin iç mimari ve cephe tasarımı IGLO Architects imzasını taşıyor. Bugüne kadar farklı sektörlerdeki işverenleri için Türkiye'deki birçok şehirde ve yurt dışında mimari tasarım, proje ve uygulama alanlarında hizmet veren, mimarlık alanında işlevsel tasarımlar ve uygun maliyetli çözümler üreten Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar Karoğlu liderliğindeki IGLO Architects, projede, yönetim, üretim ve Ar-Ge süreçleri arasında güçlü bir fiziksel ve işlevsel ilişki kurmayı hedefledi. IGLO Architects tarafından geliştirilen 10.000 m²’lik mekansal organizasyon, idari birimler ile teknik araştırma alanlarını birbirinden ayrıştırırken aynı zamanda departmanlar arasında kesintisiz bir iletişim ve erişim kurgusu oluşturuyor. Endüstriyel ölçekle uyumlu kütle yapısı, üretim altyapısıyla kurduğu ilişkiyi mimari ölçekte görünür hale getiriyor. Cephede kullanılan prekast paneller, yapının endüstriyel bağlamla uyumlu güçlü ve yalın karakterini tanımlıyor. Tekstil mesh güneş kırıcılar ise gün ışığını kontrollü biçimde filtreleyerek iç mekanlarda görsel konfor sağlıyor. Yapının üst kotlarında konumlanan Ar-Ge birimleri, geniş açıklıklı kanopilerle tanımlanan sosyal teraslarla destekleniyor. Dağ manzarasına yönlenen açık alanlar ve merkezde yer alan iç avlu, doğal hava sirkülasyonunu destekleyen yarı açık mekanlar oluştururken çalışanlar arasındaki sosyal etkileşimi de artırıyor. Zemin katta yer alan şeffaf showroom ve fuaye alanı, markanın küresel faaliyetlerini ziyaretçilere aktaran karşılayıcı bir alan olarak kurgulanıyor. Yapının arka bölümünde konumlanan laboratuvar ve test alanları ise ofis hacimleriyle doğrudan bağlantılı sirkülasyon hatları üzerinden organize edilerek operasyonel verimlilik destekleniyor. Projede sürdürülebilirlik yaklaşımı yalnızca yapısal çözümlerle sınırlı kalmıyor. IGLO Architects, üretim hattından çıkan çamaşır makinesi tamburları gibi endüstriyel parçaları peyzaj elemanı olarak yeniden değerlendirerek tasarımın bir parçası haline getiriyor. Bu yaklaşım, yapının üretim kültürüyle kurduğu bağı güçlendirirken endüstriyel atıkların yeniden kullanımına yönelik yaratıcı bir perspektif sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik ve Beko Yetkili Satıcıları İstanbul’da Buluştu Haber

Arçelik ve Beko Yetkili Satıcıları İstanbul’da Buluştu

Arçelik, perakende ekosistemine yaptığı yatırımlar ile sürdürülebilir büyüme odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, İstanbul Divan Kuruçeşme’de “Gerçekliğin Yeni Ritmi” temasıyla düzenlediği Trade Show 2026 etkinliğinde Türkiye’nin dört bir yanından yetkili satıcılarını bir araya getirdi. Bu yıl 10’uncusu gerçekleşen ve Arçelik ve Beko markalarından yaklaşık 1500 yetkili satıcının buluştuğu etkinliğe Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, Arçelik Satış Kıdemli Direktörü Benay Bakışkan, Beko Satış Kıdemli Direktörü Atilla Okan ve Arçelik Türkiye Pazarlama Kıdemli Direktörü Mehmet Tüfekçi ile Arçelik ve Beko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Organizasyon kapsamında Arçelik’in 13 ülkeye yayılan güçlü ar-ge altyapısı ve global inovasyon ekosistemiyle geliştirdiği yeni nesil ürün ve teknolojiler yetkili satıcılarla paylaşıldı. Akıllı ve bağlantılı yaşam, enerji verimliliği, performans, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirlik odağındaki yeni tasarım ve çözümler, tüketiciye sundukları değer çerçevesinde aktarıldı. Yetkili satıcılar, ürün sorumlularının yönlendirmeleriyle yaşam alanlarına entegre kurgulanan ürünleri interaktif atölyeler aracılığıyla birebir deneyimleme fırsatı bulurken, organizasyonda önümüzdeki dönem ürün stratejisi de paylaşıldı. Nespresso, Foreo ve Kärcher ile kurulan iş birlikleri kapsamında Arçelik ve Beko mağazalarında satışa sunulacak ürünler de tanıtıldı. Yetkili satıcıların gelişimini destekleyen kapsamlı içerik programı Organizasyon kapsamında, yetkili satıcıların gelişimini desteklemek amacıyla ürün bilgisi, satış becerileri, perakende ve müşteri deneyimi odağında kapsamlı oturumlar gerçekleştirildi. Programın öne çıkan bölümlerinden “İyi Kaptan Fırtınalı Denizde Belli Olur” başlıklı oturumda Prof. Dr. Emre Alkin, değişen küresel ve yerel ekonomik dinamikler ışığında perakendenin dönüşümünü değerlendirdi. Teknoloji, veri ve yapay zekâ destekli yeni nesil iş modelleri ile deneyim odaklı perakendenin geleceğine dair öngörülerini paylaşarak katılımcılara değerli içgörüler sundu. Türkiye genelinde güçlü yetkili satıcı ekosistemi Organizasyon kapsamında şirketin teknolojik gücünün tüketicilerle buluşmasında yetkili satıcı ağının kritik rolüne dikkat çekildi. Türkiye genelinde 3000’i aşkın yetkili satıcı ve yaklaşık 600 yetkili servisten oluşan yapının, şirketin hem tüketiciyle kurduğu sıcak bağın hem de hızlı ve güvenilir hizmet modelinin temelini oluşturduğu vurgulandı. Etkinlik kapsamında ayrıca 10, 15 ve 20 yıl boyunca şirket bünyesinde hizmet veren yetkili satıcıların kıdemlerine göre ödüllendirildiği “Bayi Hizmet Ödül Töreni” de gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor Haber

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor

Kadınların eğitimden iş hayatına, girişimcilikten spora uzanan yolculuklarında ortaya koydukları kararlı adımları uzun yıllardır destekleyen Avrupa’nın lider beyaz eşya markası Beko, kadın girişimcilerin iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarına eşlik ediyor. “Kadının İşi, Gücü” projesiyle kalıpları kırarak cesaretle attıkları adımlarla daha görünür hale gelen kadın bayiler; sadece ticari başarılarıyla değil, bulundukları şehirlerde yarattıkları sosyal etkiyle de fark yaratıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kadın bayiler; erkek esnafın yıllardır hâkim olduğu sokaklarda kendi kepenklerini açarak “Bu sokağın ilk kadın esnafıyım” özgüveniyle yeni bir hikâye yazıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ortaya çıkan bu hikâyeler, kadın bayilerin cesaret ve kararlılıkla attıkları adımların güçlü başarı yolculuklarına nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. İzmir’de kendi girişim yolculuğunu başlatan Özenç Bektaş’ın hikayesi, ticaretle tanıştığı çocukluk yıllarından edindiği deneyimi, “Kadının İşi, Gücü” projesiyle somut bir iş modeline dönüştürmesiyle başlıyor. Kısa sürede ikinci mağazasını açarak büyüyen bu yolculuk, bireysel bir başarı hikâyesinin ötesinde; Anadolu’nun farklı şehirlerinde genç kadınlara “Ben de yapabilirim” duygusunu aşılayan bir rol modele dönüştü. Balıkesir’de Nisa Dernek ise, kadın girişimciliğinin bir mirasın devamı olabileceğini gösteriyor. Babasından devraldığı ticaret kültürünü yeni nesil bir girişimcilik anlayışıyla birleştirerek, kadınların yalnızca çalışan değil, işveren ve lider olarak da iş dünyasında var olabileceğini ortaya koydu. İzmir’den Aysel Kahvecioğlu ise çocuklarını büyütüp meslek sahibi yaptıktan sonra, 50’li yaşlarının başında ev hanımı olarak yaşamını sürdürmek yerine hep hayalini kurduğu girişimi hayata geçirerek kendi mağazasını açtı. Kısa sürede elde ettiği başarılarla girişimine yeni mağazalar ekledi. Onun hikâyesi, tüm ev hanımlarına ve “artık emeklilik yaşım geldi” diyerek geri planda kalmayı düşünen kadınlara ilham oluyor. Iğdır’da bayi sahibi Derya Kayla ise kadın bayiliğinin toplumsal etki yaratma potansiyelini eğitime taşıdı. Hürriyet Ortaokulu’nda kendi imkânlarıyla hayata geçirdiği proje sınıfı sayesinde, çocukların akademik, sanatsal ve sosyal gelişimlerini destekleyen kalıcı bir öğrenme alanı oluşturdu. Bu hikâyelerin etkisi bireysel başarılarla sınırlı kalmıyor. Erkek egemen olarak kabul edilen beyaz eşya sektöründe kadınların bayilik, servis ve teknik alanlarda aktif şekilde yer alması; birçok genç kadına ilham veriyor. Anadolu’nun küçük şehirlerinde bile, bir kadının ticaretin merkezinde durabileceği fikri daha fazla kabul görüyor. Farklı yaş ve geçmişlere sahip kadınlar; ev hanımlarından emeklilere, öğretmenlerden yeni mezunlara kadar geniş bir yelpazede girişimcilik yolculuğuna adım atarak kısa sürede başarılı işletmelere dönüşüyor. Bu çeşitlilik ekonomik kazanımların yanı sıra, yaşadıkları çevrede olumlu bir değişim yaratıyor. Kadınların iş dünyasında daha görünür hale gelmesi, aile içindeki rollerin yeniden tanımlanmasına ve kadın sesinin hem ekonomik hem sosyal kararlarda daha güçlü duyulmasına katkı sağlıyor. Bugün birçok kadın bayi, başarılı bir iş insanı olmanın ötesinde bulundukları bölgelerde yerel girişimleri destekleyen, dayanışmayı güçlendiren ve çevrelerine ilham veren birer rol modele dönüşüyor. Mağazalarında eğitim ve dayanışma kültürünü de yaşatan yapılar kuruyorlar. Kadın bayiler bugüne kadar 495 kişiye istihdam sağlayarak yerel ekonomiye katkı sunarken, bu istihdamın önemli bir bölümünü kadın çalışanlar oluşturuyor. Böylece girişimci kadınlar, başka kadınların da iş hayatına katılmasını destekleyen bir etki zinciri yaratıyor. İzmir’den Iğdır’a uzanan kadın bayi hikâyeleri, erkek egemen kabul edilen bayilik sisteminde yeni bir denge yaratırken; müşteriyle kurulan empati, detaycılık ve sürdürülebilir ilişki yaklaşımıyla yalnızca satış performansını değil, müşteri deneyimini de zenginleştiriyor. Kadın bayiler, işlerini büyütürken bulundukları şehirlerde ilham veren, istihdam yaratan ve yerel kalkınmanın aktif bir parçası haline geliyor. “Kadının İşi, Gücü” Projesi Toplumsal Algıları Dönüştürmeyi Hedefliyor Beko’nun toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın girişimciliğini destekleme vizyonuyla 2019 yılında “Beko 100 Kadın Bayi” adıyla hayata geçirdiği proje, hedeflenen 100 kadın bayiye ulaşılmasının ardından 2023 yılı Ekim ayında daha kapsayıcı bir yaklaşımla “Kadının İşi, Gücü” adını aldı. Erkek egemen bir yapı olarak görülen bayilik ekosisteminde kadın temsilini artırmayı amaçlayan proje, sayısal büyümeyle birlikte; kadın girişimciliğinin bütünsel olarak güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda kadın bayilere kira, dekorasyon, prim ve reklam desteklerinin yanı sıra eğitim, mentorluk, e-ticaret altyapısı ve operasyonel danışmanlık gibi çok boyutlu destekler sunuluyor. 2025 yılı itibarıyla 140 kadın bayi ve 172 mağazaya ulaşan “Kadının İşi, Gücü” projesi, Türkiye genelinde 43 il ve 98 ilçede faaliyetlerini sürdürüyor. Kadın çalışan oranının 2030 yılına kadar %60’a, 2040 yılına kadar ise %70’e çıkarılması hedeflenirken; proje kapsamının Türkiye’nin tüm illerine yayılması ve kadın girişimcilerin liderlik, finansal yönetim ve dijital yetkinliklerini geliştirecek yeni eğitim programlarıyla desteklenmesi planlanıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kendi işini kurarak hem ekonomik hem sosyal yaşamda güçlü bir yer edinen kadın bayilerin hikâyeleri, bu yaklaşımın en somut yansımalarını oluşturuyor. Beko 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, bu ilham veren başarı yolculuklarını görünür kılarak karşılıyor ve kadınların iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarını desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor Haber

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor

70 yılı aşkın süredir iF International Forum Design GmbH tarafından verilen bu ödül, yalnızca estetik başarıyı değil; inovasyon, fonksiyonellik ve toplumsal etkiyi de kapsayan bütüncül bir tasarım anlayışını temsil ediyor. Bu yıl 68 ülkeden 10.000’in üzerinde başvuru arasından seçilen projeler, 129 uluslararası tasarım uzmanından oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Bu ölçekte bir rekabette ödül kazanmak, markalar için küresel ölçekte güçlü bir kalite göstergesi olarak öne çıkıyor. Türkiye’den Güçlü Katılım Türkiye’den ödül kazanan projeler, farklı disiplinlerdeki çeşitliliği ve tasarım kalitesini ortaya koyarak dikkat çekti. İç mimarlıktan ürün tasarımına, dijital arayüzlerden ofis çözümlerine uzanan geniş yelpaze; Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerdeki yetkinliğini bir kez daha kanıtladı. Kazanan markalar arasında; Nurus, Koleksiyon, Zivella,Feltouch,Parla ,Enne, Burotime, Snoc, Hidromek, BSH, Bosch, Vestel, Beko, Tanatar, Curium, Kale, VitrA, Trendyol, Akbank, Odeabank, Token Financial Technologies bulunuyor. Kazanan tasarım ve mimari ofisler arasında; Escape From Sofa, Zeynep Fadıllıoğlu, Bab Architects, Selami Gündezeri, Studio 13 Architects, Elif Arslan Interiors, Urban Jobs, Özgürcan Studio, Day Studio, U Design, Mg Design, Studio 266, Wangan Studio, Akkoca yer alıyor. Bu başarılar, Türkiye’nin yalnızca üretim gücüyle değil, tasarım odaklı düşünme kapasitesiyle de küresel rekabette yer aldığını gösteriyor. Tasarımın Yeni Tanımı: Etki, Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Türkiye ve Orta Doğu bölgesinden sorumlu temsilci Sinem Kocayaş, 2026 değerlendirmelerine dair şu gözlemini paylaşıyor: “Sürdürülebilirlik temasının artık tüm kategorilerde belirleyici bir fark yarattığını net şekilde gözlemliyoruz. İF Design en yüksek ödülü olan Gold kazananlarda yapılardan ambalaj tasarımlarına kadar, daha iyi bir dünya için detaylı düşünülmüş projeler öne çıkıyor.” Jüri sürecinde farklı coğrafyalardan gelen projeler, tasarımın evrensel bir dil oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu. Brezilya’dan Çin’e, Fransa’dan Almanya’ya, Amerika’dan Afrika’ya ve Dubai’ye uzanan geniş bir coğrafyada; farklı iklimler ve kültürler, sürdürülebilirlik odağında ortak bir zeminde buluşuyor. Bu yaklaşım, tasarımın artık yalnızca estetik bir ifade biçimi olmadığını; aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk taşıyan stratejik bir araç haline geldiğini gösteriyor. Tasarımda Küresel Standart: Çok Disiplinli Değerlendirme iF DESIGN AWARD’ı benzer yarışmalardan ayıran en önemli unsurlardan biri, disiplinler arası geniş kategori yapısı ve titizlikle kurgulanmış değerlendirme sürecidir. Cihan Şirolu bu farkı şu sözlerle vurguluyor: “iF DESIGN AWARD, yalnızca bir tasarım ödülü değil; farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir değerlendirme platformudur. Ürün tasarımından mimarlığa, kullanıcı deneyiminden servis tasarımına kadar genişleyen kategori çeşitliliği, tasarımın gerçek etkisini ortaya koyar.” iF’in değerlendirme süreci, her projeyi çok boyutlu analiz eden beş temel kriter üzerine kuruludur: Idea (Fikir)Form (Biçim)Function (Fonksiyon)Differentiation (Farklılaşma)Impact (Etki) Bu kriterler, projelerin yalnızca estetik açıdan değil; kullanıcı deneyimi, yenilikçilik ve toplumsal katkı açısından da değerlendirilmesini sağlar. “Bu çok katmanlı değerlendirme yaklaşımı, iF’i diğer ödüllerden ayrıştıran en önemli unsurlardan biri. Kazanan projeler yalnızca ‘iyi tasarım’ değil, aynı zamanda ‘anlamlı ve etkili tasarım’ olarak öne çıkıyor.” İhracat ve Küresel Rekabet İçin Stratejik Araç iF DESIGN AWARD, kazanan projelere yalnızca prestij kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda onları uluslararası görünürlük, yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlarla buluşturuyor. Özellikle Türk markaları için bu platform: Global pazarlarda güvenilirlik oluşturmaMarka değerini yükseltmeUluslararası müşteri ve yatırımcılarla temas kurma açısından önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Tasarımın iş dünyasındaki rolü giderek daha stratejik bir konuma gelirken, farklı disiplinlerden daha fazla Türk markasının bu platformda yer alması, Türkiye’nin yaratıcı ihracat gücünü artırma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik ve Beko’dan Eğitim Neferlerine Minnet Kampanyası Haber

Arçelik ve Beko’dan Eğitim Neferlerine Minnet Kampanyası

Beyaz eşya sektörünün öncü markaları Arçelik ve Beko, Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel hazırladığı kampanyayı duyurdu. Eğitime gönül veren öğretmenlere teşekkür niteliği taşıyan bu kampanya ile Arçelik ve Beko, öğretmenlerin yaşam alanlarını daha konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. “Eğitim Neferlerine Minnet Kampanyası” kapsamında sunulan avantajlarla öğretmenler, 15–30 Kasım tarihleri arasında Arçelik ve Beko’nun geniş ürün yelpazesine çok daha erişilebilir koşullarla ulaşabilecek. Kampanya ile öğretmenlere; beyaz eşya, ankastre, klima ve televizyon kategorilerinde yüzde 13 ile yüzde 15 arasında değişen indirimler, küçük ev aletlerinde ise yüzde 15’ten başlayıp yüzde 70’e varan fırsatlar sunuluyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömür Fatih Karakullukçu, kampanyanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Öğretmenlerimiz, ülkemizin geleceğini şekillendiren en kıymetli yol göstericilerimizdir. Onların özverisi, sabrı ve gayreti; yarınlarımızı inşa eden en güçlü temeldir. Bu anlamlı günde Arçelik ve Beko’nun öğretmenlerimize yönelik sunduğu özel kampanya, yalnızca bir fırsat olmanın ötesinde; eğitime emek veren tüm öğretmenlerimize duyulan saygının ve teşekkürün anlamlı bir yansımasıdır. Fedakarca çalışan eğitim neferlerimizin yaşamlarını kolaylaştıracak her türlü katkıyı kıymetli buluyor, bu iş birliğinin toplum adına değerli bir örnek teşkil ettiğine inanıyoruz.” “YARINLARIMIZI AYDINLATAN TÜM EĞİTİM NEFERLERİMİZİN ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ KUTLUYORUZ” Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer, öğretmenlere yönelik bu özel kampanyaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Öğretmenlik, yalnızca bilgi aktarmak değil; bir toplumun karakterini, değerlerini ve yarınlarını inşa etme sorumluluğudur. Türkiye’nin dört bir yanında her gün aynı özveriyle sınıfa giren öğretmenlerimiz, geleceğimizi şekillendiren en kıymetli rehberlerimizdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi ‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet adını almak istidadını kazanmamıştır.’ Biz de Arçelik ve Beko olarak, bu anlamlı sözün altındaki sorumluluğu derinden hissediyoruz. Kökleri bu topraklarda olan bir marka olarak, ülkemizin aydınlık yarınlarını elleriyle büyüten, büyük bir fedakarlıkla çalışan öğretmenlerimizin emeklerine yürekten teşekkür ediyoruz. Bu özel kampanyayı öğretmenlerimizin yaşamlarını kolaylaştıracak ürünlere daha avantajlı koşullarla ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirdik. Onların mutluluğuna, rahatlığına ve evlerindeki konfora katkı sağlayabilmek bizler için büyük bir gurur. Bu vesileyle yarınlarımızı aydınlatan tüm eğitim neferlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.” TÜM MAĞAZALARDA VE ONLINE SATIŞ KANALLARINDA GEÇERLİ Arçelik ve Beko’nun öğretmenlere özel indirimleri, markaların Türkiye genelindeki mağazalarında hem de online satış kanallarında geçerli olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen öğretmenlerin Arçelik için https://kayit.arcelik.com.tr/egitimneferleri, Beko için ise https://kayit.beko.com.tr/egitimneferleri adresindeki formu doldurması ve doğrulama kodunu Millî Eğitim Bakanlığının https://ogretmeniz.meb.gov.tr/sayfalar/kampanyalar/ sayfasından temin etmesi yeterli olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.