Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Belediyeler

Kapsül Haber Ajansı - Belediyeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediyeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şehirlerin Geleceği Yaşam Alanlarına Yapılan Yatırımlarla Şekilleniyor Haber

Şehirlerin Geleceği Yaşam Alanlarına Yapılan Yatırımlarla Şekilleniyor

Şehirlerin ve tesislerin geleceğine yönelik çözümleri bir araya getiren ATRAX 2027, İstanbul’un bölgesel erişim avantajından yararlanarak EMEA pazarındaki üreticiler, yatırımcılar, belediyeler, işletmeciler ve proje sahipleri arasında yeni iş bağlantıları kurmayı hedefliyor. Altı salon ve 60 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuar, şehirlerin ve tesislerin yaşam kalitesini yükseltecek ürün, teknoloji, tasarım ve hizmetlere odaklanacak. ATRAX’ın “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonu, kamusal alanlardan sosyal tesislere, turizm yatırımlarından kentsel teknolojilere uzanan bütüncül bir yaklaşımı kapsıyor. Şehirler büyürken park, meydan, spor ve eğlence alanları ile sosyal yaşam merkezlerine duyulan ihtiyaç artıyor. Teknolojinin tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu da bu alanların kullanımını ve verimliliğini dönüştürüyor. EMEA’DA PROJELER İÇİN İŞ BİRLİĞİ PLATFORMU Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesine odaklanan ATRAX, farklı pazarlardaki çözüm sağlayıcıları ile yatırımcı ve proje sahiplerini İstanbul’da buluşturmayı amaçlıyor. Fuar kapsamındaki Proje–Çözüm B2B–B2G platformu, proje ihtiyaçlarının ilgili firmalarla eşleştirilmesine zemin hazırlayacak. Urban Wellness Talks programında ise kentlerde ve tesislerde yaşam kalitesini yükselten yaklaşımlar; teknoloji ve yatırım gündemiyle birlikte ele alınacak. Böylece fuarın, ticari bağlantıların yanı sıra bölgedeki şehir ve tesis projelerine ilişkin fikir alışverişine de katkı sunması hedefleniyor. DÖRT TEMATİK ALAN AYNI EKOSİSTEMDE ATRAX 2027’nin içeriği dört tematik alan üzerinden şekilleniyor. ATRAX; atraksiyon, rekreasyon, park, spor ve kentsel tasarım çözümlerini, SMARTKENT; akıllı şehir uygulamaları, mobilite ve dijital hizmetleri kapsıyor. AQUALAND havuz, su, spa, wellness ve peyzaj çözümlerini, EVENT ARENA ise etkinlik, sahne ve organizasyon altyapılarını bir araya getiriyor. Bu kapsam, belediyelerin kamusal alan projelerinden otel yatırımlarına, sosyal tesislerden mevcut işletmelerin yenilenmesine kadar farklı ihtiyaçların aynı platformda değerlendirilmesini sağlayacak. Şehir ve tesislerin dönüşümüne odaklanıyor İyi tasarlanmış parklar, rekreasyon alanları ve etkinlik meydanları kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamına katkı sunarken otel, alışveriş merkezi ve turizm yatırımlarında da deneyim çeşitliliği rekabet gücünü etkiliyor. Akıllı ulaşım, e-mobilite, elektrikli araç şarj istasyonları, dijital bilgilendirme ekranları, self-servis sistemleri ve enerji yönetimi gibi uygulamalar ise hem kullanıcı deneyimini hem de işletme verimliliğini destekliyor. ATRAX 2027, bu çözümleri bir arada ele alarak EMEA bölgesindeki şehir ve tesis yatırımlarına yönelik uluslararası bir buluşma noktası olmayı ve “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonunu farklı projelerle hayata geçirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATRAX 2027, EMEA’nın Şehir ve Tesis Yatırımlarını İstanbul’da Buluşturacak Haber

ATRAX 2027, EMEA’nın Şehir ve Tesis Yatırımlarını İstanbul’da Buluşturacak

Şehirlerin ve tesislerin geleceğine yönelik çözümleri bir araya getiren ATRAX 2027, İstanbul’un bölgesel erişim avantajından yararlanarak EMEA pazarındaki üreticiler, yatırımcılar, belediyeler, işletmeciler ve proje sahipleri arasında yeni iş bağlantıları kurmayı hedefliyor. Altı salon ve 60 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuar, şehirlerin ve tesislerin yaşam kalitesini yükseltecek ürün, teknoloji, tasarım ve hizmetlere odaklanacak. ATRAX’ın “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonu, kamusal alanlardan sosyal tesislere, turizm yatırımlarından kentsel teknolojilere uzanan bütüncül bir yaklaşımı kapsıyor. Şehirler büyürken park, meydan, spor ve eğlence alanları ile sosyal yaşam merkezlerine duyulan ihtiyaç artıyor. Teknolojinin tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu da bu alanların kullanımını ve verimliliğini dönüştürüyor. EMEA’DA PROJELER İÇİN İŞ BİRLİĞİ PLATFORMU Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesine odaklanan ATRAX, farklı pazarlardaki çözüm sağlayıcıları ile yatırımcı ve proje sahiplerini İstanbul’da buluşturmayı amaçlıyor. Fuar kapsamındaki Proje–Çözüm B2B–B2G platformu, proje ihtiyaçlarının ilgili firmalarla eşleştirilmesine zemin hazırlayacak. Urban Wellness Talks programında ise kentlerde ve tesislerde yaşam kalitesini yükselten yaklaşımlar; teknoloji ve yatırım gündemiyle birlikte ele alınacak. Böylece fuarın, ticari bağlantıların yanı sıra bölgedeki şehir ve tesis projelerine ilişkin fikir alışverişine de katkı sunması hedefleniyor. DÖRT TEMATİK ALAN AYNI EKOSİSTEMDE ATRAX 2027’nin içeriği dört tematik alan üzerinden şekilleniyor. ATRAX; atraksiyon, rekreasyon, park, spor ve kentsel tasarım çözümlerini, SMARTKENT; akıllı şehir uygulamaları, mobilite ve dijital hizmetleri kapsıyor. AQUALAND havuz, su, spa, wellness ve peyzaj çözümlerini, EVENT ARENA ise etkinlik, sahne ve organizasyon altyapılarını bir araya getiriyor. Bu kapsam, belediyelerin kamusal alan projelerinden otel yatırımlarına, sosyal tesislerden mevcut işletmelerin yenilenmesine kadar farklı ihtiyaçların aynı platformda değerlendirilmesini sağlayacak. Şehir ve tesislerin dönüşümüne odaklanıyor İyi tasarlanmış parklar, rekreasyon alanları ve etkinlik meydanları kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamına katkı sunarken otel, alışveriş merkezi ve turizm yatırımlarında da deneyim çeşitliliği rekabet gücünü etkiliyor. Akıllı ulaşım, e-mobilite, elektrikli araç şarj istasyonları, dijital bilgilendirme ekranları, self-servis sistemleri ve enerji yönetimi gibi uygulamalar ise hem kullanıcı deneyimini hem de işletme verimliliğini destekliyor. ATRAX 2027, bu çözümleri bir arada ele alarak EMEA bölgesindeki şehir ve tesis yatırımlarına yönelik uluslararası bir buluşma noktası olmayı ve “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonunu farklı projelerle hayata geçirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji: Akıllı Şehir Teknolojileri Afet Kaynaklı Risklerin Erken Tespitine ve Hızlı Müdahale Edilmesine Katkı Sağlıyor Haber

Nu Teknoloji: Akıllı Şehir Teknolojileri Afet Kaynaklı Risklerin Erken Tespitine ve Hızlı Müdahale Edilmesine Katkı Sağlıyor

Son dönemde İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin farklı illerinde etkili olan yoğun yağışlar, şehir altyapılarında erken uyarı ve zamanında müdahalenin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle su baskını riski bulunan alt geçitler, otoparklar ve bodrum katları ile elektrikli altyapı ekipmanları, aşırı yağışlarda insanlar ve diğer canlılar açısından ciddi riskler oluşturabiliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Türkiye 2025 İklim Raporu'na göre, yıl boyunca 1.011 ekstrem hava olayı kaydedildi. Bu olayların yüzde 27'sini fırtınalar, yüzde 23'ünü ise şiddetli yağış ve seller oluşturdu. Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi (UNDRR) ve Dünya Meteoroloji Örgütünün (WMO) 2025 raporuna göre, kapsamlı erken uyarı sistemlerine sahip ülkelerde afet kaynaklı ölüm oranları, bu alandaki kapasitesi sınırlı ülkelere kıyasla yaklaşık altı kat daha düşük. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ise tehlikeli bir olaydan 24 saat önce verilen uyarının oluşabilecek zararı yüzde 30'a kadar azaltabileceğini belirtiyor. Bu veriler, afetlerin insan ve diğer canlıların yaşamı üzerindeki etkilerinin azaltılmasında erken uyarı ve zamanında müdahalenin önemini ortaya koyuyor. Riskleri erken tespit eden teknolojiler Nu Teknoloji, geliştirdiği sensör, kablosuz haberleşme ve enerji izleme altyapısıyla şehirlerde risklerin erken belirlenmesine ve müdahale süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Su baskını riski taşıyan alt geçit, otopark ve bodrum gibi alanlarda su seviyesinin ve yükselme hızının sensörlerle izlenmesi, kritik eşiklere ulaşıldığında ilgili ekiplerin uyarılmasına ve gerekli önlemlerin daha erken alınmasına imkân sağlayabilir. Şirketin geliştirdiği elektrik güvenliği çözümü ise elektrik kaçağını tespit ederek ilgili hattın elektriğini kesebiliyor. Özellikle aydınlatma direkleri ve elektrik panoları gibi noktalarda kullanılabilecek bu teknoloji, uygun koruma donanımları ve düzenli bakım uygulamalarıyla birlikte elektrik kaynaklı risklerin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. “Tehlikeyi fark etmekle müdahale etmek arasındaki süreyi kısaltmalıyız” Nu Teknoloji Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yoğun yağışlarda bir şehrin hangi noktasında suyun yükseldiğini, hangi elektrikli ekipmanın risk oluşturduğunu ve hangi ekibin müdahale etmesi gerektiğini zamanında bilmek büyük önem taşıyor. Elektrik güvenliği çözümümüzle kaçağı tespit edip ilgili hattın elektriğini kesebiliyoruz. Amacımız, tehlikeyi fark etmekle müdahale etmek arasındaki süreyi kısaltmak. Bir çocuğun yürüdüğü kaldırımın, bir sokak hayvanının yaklaştığı aydınlatma direğinin ya da her gün binlerce insanın kullandığı alt geçidin oluşturabileceği risklerden söz ediyoruz. Akıllı şehir teknolojilerinin gerçek değerinin, insanların ve tüm canlıların yaşamını korumaya sunduğu katkıyla ölçülmesi gerektiğine inanıyoruz.” Nu Teknoloji'den afet risklerinin azaltılması için ortak çalışma çağrısı Nu Teknoloji, belediyeler, elektrik dağıtım şirketleri, organize sanayi bölgeleri ve kampüs yönetimleriyle su baskını ve elektriksel risklerin yoğunlaştığı alanlarda ortak pilot çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda öncelikli risk noktalarının belirlenmesi, uygun sensör ve haberleşme altyapısının sahada test edilmesi, erken uyarı ve müdahale süreçlerinin ölçülebilir sonuçlarla değerlendirilmesi öngörülüyor. Şirket, yerli mühendislikle geliştirilen teknolojilerin kamu kurumları ve altyapı işletmecileriyle iş birliği içinde yaygınlaştırılmasının, şehirlerin afetlere karşı dayanıklılığını artırabileceğini vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı Haber

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve yerel çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Muğla’da düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi’ne katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentler arasındaki deneyim paylaşımının somut uygulamalara dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Europe iş birliğiyle 28-29 Eylül tarihlerinde düzenlenen zirvede; iklim dirençli kentler, kuraklık, su stresi, aşırı sıcaklar, orman yangınları, seller ve iklim finansmanı gibi başlıklar ele alındı. Akdeniz kentleri, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve akademi dünyasını bir araya getiren zirvede, COP31 öncesinde bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi de gündeme geldi. “Akdeniz’i yaşayan bir iklim laboratuvarına dönüştürebiliriz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Ortak Sorunlardan Bölgesel Eyleme: Akdeniz İş Birliğinin Güçlendirilmesi” başlıklı panelde yaptığı konuşmada, uluslararası kent ağlarının yalnızca deneyim paylaşımına değil, ortak çözümlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına katkı sunması gerektiğini belirtti. İzmir’in ICLEI, UCLG, U20, WHO Sağlıklı Kentler Ağı ve NetZeroCities gibi uluslararası ağlardaki çalışmalarına değinen Okyay, Akdeniz kentlerinin aşırı sıcaklar, kuraklık, su stresi, yangınlar ve seller gibi ortak risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Okyay, “Akdeniz’i iklim ve sağlık uyumu açısından yaşayan bir laboratuvara dönüştürebiliriz. Bir kentte geliştirilen çözüm başka bir kentte uyarlanabilir, geliştirilebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklendirilebilir. İklim risklerimiz sınır tanımıyor; çözümlerimiz ve bilgimiz de sınır tanımamalı” diye konuştu. Kent ağları finansmana erişimi kolaylaştırmalı Uluslararası iş birliğinin, teknik kapasitesi ve kaynakları sınırlı belediyeler için önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Okyay, kent ağlarının iyi uygulama paylaşımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. Belediyelerin proje geliştirme, uluslararası ortaklık kurma ve finansmana erişim süreçlerinde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Okyay, özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin iklim yatırımlarını hayata geçirmesini kolaylaştıracak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. COP31 için uygulama vurgusu Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in, iklim taahhütlerini somut ve izlenebilir adımlara dönüştüren bir süreç olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Okyay, iklim eyleminin önemli bir bölümünün kentlerde hayata geçirileceğine dikkat çekti. İzmir’in COP31 hazırlıklarına yerel düzeyde de katkı sunduğunu ifade eden Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğiyle gerçekleştirilen Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın buluşmalarının önemini vurguladı. Bu çalışmalarla küresel iklim gündeminin yerel yönetimlerin, gençlerin ve kadınların deneyimleriyle buluşturulmasının amaçlandığını belirten Okyay, şöyle konuştu: “Bir Uygulama COP’undan söz ediyorsak, uygulamanın nerede gerçekleşeceğini de konuşmalıyız. İklim eyleminin önemli bir bölümü kentlerde hayata geçecek. Bu nedenle belediyelerin yanı sıra gençlerin, kadınların ve yerel toplulukların COP sürecinin aktif aktörleri olması gerekiyor. İzmir’de Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın çalışmalarıyla tam da bu yaklaşımı güçlendirmeye çalışıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı İklim yatırımları aynı zamanda sağlık yatırımı İklim politikalarının yerelden küresele, küreselden yeniden yerele uzanan bir iş birliği ve öğrenme süreciyle güçlenebileceğini belirten Prof. Dr. Okyay, kentlerde geliştirilen çözümlerin uluslararası ağlar aracılığıyla paylaşılmasının önemine değindi. İklim yatırımlarının halk sağlığına katkılarının da görünür kılınması gerektiğini vurgulayan Okyay, yeşil alanların artırılması, gölgeleme uygulamaları, temiz ulaşım, su güvenliği ve dirençli gıda sistemlerinin aynı zamanda sağlık ve sağlıkta eşitlik yatırımları olduğunu ifade etti.

Kamu, Belediyeler ve Teknoloji Dünyası Smartkent 2027’de Buluşacak Haber

Kamu, Belediyeler ve Teknoloji Dünyası Smartkent 2027’de Buluşacak

28–30 Ocak 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde, ATRAX 2027 kapsamında gerçekleştirilecek SMART KENT; kamu kurumlarını, belediyeleri, belediye iştiraklerini, teknoloji şirketlerini, girişimleri, teknokentleri, yatırımcıları, proje geliştiricileri, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini buluşturacak. KENTSEL TEKNOLOJİLER İÇİN ÖZGÜN BİR BULUŞMA MODELİ SMARTKENT, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar alanı olarak değil; şehirlerin ihtiyaçlarının, projelerinin ve çözüm arayışlarının doğrudan teknoloji sağlayıcılarla buluşacağı özgün bir iş birliği platformu olarak tasarlanıyor. Organizasyon kapsamında; akıllı şehir hizmetleri, kentsel teknolojiler, mobilite ve ulaşım sistemleri, enerji ve akıllı altyapı, yapay zekâ ve veri yönetimi, güvenlik teknolojileri, çevre, atık ve sürdürülebilirlik çözümleri, dijital belediyecilik uygulamaları, vending ve self-servis sistemleri, kamusal alan ve vatandaş odaklı hizmet teknolojileri başta olmak üzere şehir yaşamını daha verimli, güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir hâle getiren çözümler ele alınacak. KAMU, YEREL YÖNETİMLER VE ÖZEL SEKTÖR AYNI PLATFORMDA SMARTKENT’in en önemli hedeflerinden biri; şehirlerin karar vericileri ile çözüm geliştiren teknoloji ekosistemi arasında doğrudan ve sürdürülebilir bağlantılar kurulmasını sağlamak. Bakanlıklar, kamu kurumları, belediyeler ve belediye iştirakleri; ihtiyaçlarını, önceliklerini, devam eden çalışmalarını ve planlanan projelerini paylaşabilecek. Teknoloji şirketleri, üreticiler, girişimler ve uygulayıcı firmalar ise bu projelere yönelik ürün, hizmet ve iş birliği modellerini sunabilecek. Böylece SMARTKENT; kamunun ihtiyaçlarını, belediyelerin projelerini ve özel sektörün teknoloji üretme gücünü ortak bir zeminde buluşturacak. PROJELER VE ÇÖZÜMLER B2B–B2G PROGRAMINDA EŞLEŞECEK SMARTKENT kapsamında uygulanacak ATRAX Proje–Çözüm B2B & B2G Programı, organizasyonun en önemli bileşenlerinden biri olacak. Program aracılığıyla belediyeler, kamu kurumları, yatırımcılar ve proje sahipleri; planlanan veya devam eden projelerini sisteme sunabilecek. Katılımcı teknoloji şirketleri ve çözüm sağlayıcılar ise bu projelere yönelik ürünlerini, teknolojilerini ve uygulama önerilerini paylaşabilecek. Proje ve çözüm başlıkları doğrultusunda yapılacak eşleştirmelerin ardından, karşılıklı onay veren taraflar fuar süresince planlı görüşmeler gerçekleştirecek. Programın; belediye ve kamu projelerinin görünürlük kazanmasına, ihtiyaca uygun teknoloji ve çözüm ortaklarının belirlenmesine, yeni B2B ve B2G bağlantılarının kurulmasına, kamu–özel sektör iş birliklerinin geliştirilmesine, projelerin doğru paydaşlarla daha hızlı buluşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. B2B–B2G Programı herhangi bir satın alma veya ihale taahhüdü oluşturmayacak; taraflar arasında tanışma, bilgi paylaşımı ve potansiyel iş birlikleri için profesyonel bir zemin sağlayacak. PROJELER, BİLGİ VE DENEYİM PAYLAŞILACAK SMARTKENT süresince sergi alanının yanı sıra konferanslar, paneller, özel oturumlar, proje sunumları ve iş birliği görüşmeleri düzenlenecek. Urban Wellness Talks – Orange Stage programında; şehirlerin dijital dönüşümü, akıllı belediyecilik, sürdürülebilir altyapı, veri yönetimi, mobilite, enerji, güvenlik ve vatandaş odaklı hizmetler alanındaki güncel gelişmeler ele alınacak. Belediyeler ve kamu kurumları örnek projelerini ve iyi uygulamalarını paylaşırken; teknoloji şirketleri ve girişimler geliştirdikleri yeni çözümleri karar vericilere tanıtma fırsatı bulacak. ŞEHİRLERİN İHTİYAÇLARIYLA TEKNOLOJİNİN GÜCÜNÜ BULUŞTURUYORUZ Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Nergis ASLAN, SMARTKENT’in vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Akıllı şehir dönüşümü yalnızca teknoloji satın almakla değil; şehirlerin gerçek ihtiyaçlarının doğru belirlenmesi ve bu ihtiyaçların uygun çözümlerle buluşturulmasıyla mümkündür. SMARTKENT’i kamu kurumlarının, belediyelerin ve teknoloji ekosisteminin doğrudan iletişim kurabileceği, projelerini paylaşabileceği ve yeni iş birlikleri geliştirebileceği özgün bir platform olarak hazırlıyoruz. Hedefimiz, teknoloji sunumlarının ötesine geçerek şehirler için uygulanabilir ve sürdürülebilir iş birliklerinin önünü açmak.” ATRAX’IN URBAN WELLNESS VİZYONU İÇİNDE YER ALACAK SMART KENT, şehirlerin ve yaşam alanlarının geleceğine odaklanan ATRAX 2027’nin “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonu kapsamında gerçekleştirilecek. ATRAX’ın eğlence, rekreasyon, park, spor ve aktif yaşam çözümleri; AQUALAND’in havuz, su, spa, wellness ve açık alan yaşamı; EVENT ARENA’nın etkinlik, kültür ve deneyim teknolojileriyle birlikte SMARTKENT, şehir yaşamının teknolojik dönüşümünü temsil edecek. Birbirini tamamlayan bu uzmanlık alanları; daha yaşanabilir, güvenli, verimli, sosyal ve insan odaklı şehirler için bütünleşik bir çözüm ekosistemi oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanmasında İyi Belediye Uygulamaları Haber

Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanmasında İyi Belediye Uygulamaları

Kadıköy, Ataşehir, Pendik ve Muratpaşa belediyelerinden elde edilen bulgular, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve sürekliliği için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelinde finansman, koordinasyon ve yurttaş katılımının birlikte güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. ÇEVKO Vakfı tarafından gerçekleştirilen “Belediyelerde Değerlendirilebilir Atıkların Kaynağında Ayrı Toplanması Çalışmaları” başlıklı araştırmada; İstanbul’dan Kadıköy, Ataşehir ve Pendik ile Antalya’dan Muratpaşa belediyelerinin uygulamaları incelendi. Araştırma, belediyelerin uzun yıllara dayanan deneyimlerini, uyguladıkları işletme ve toplama yöntemlerini ve sistemi geliştirmeye yönelik gereksinimlerini ortaya koydu. Mete İmer: “Belediyelerin oluşturduğu birikim ortak sorumlulukla güçlendirilmeli” ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Araştırmamız, belediyelerin kaynağında ayrı toplama alanında yıllar içinde önemli bir uygulama birikimi oluşturduğunu gösteriyor. Bu birikimin korunması, güçlendirilmesi ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için yerel yönetimlerin tek başına bırakılmadığı; piyasaya sürenlerin, üreticilerin, satış noktalarının ve yurttaşların sorumluluk üstlendiği Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelli bir yapıya gereksinim var” dedi. Dört Belediyede Yıllardır Devam Etmekte Olan Kaynağında Ayrı Toplama Çalışmaları Kadıköy’de ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması çalışmaları 2000, Muratpaşa’da 2007, Ataşehir’de 2009, Pendik’te ise 2010 yılından bu yana sürüyor. Belediyeler yerel koşullara göre farklı işletme, fakat benzer toplama yöntemleri uyguluyor. Araştırma, bu deneyimlerin kaynağında ayrı toplamanın geliştirilmesi açısından önemli bir birikim oluşturduğunu gösteriyor. Yerel Koşullara Göre Uygulanan Farklı İşletme Fakat Benzer Toplama Yöntemleri Pendik’te ambalaj atıkları belediye tarafından toplanmakta olup 2018 yılından beri Pendik Belediyesi Ambalaj Atığı Ayırma Tesisi’nde ayrılıyor ve lisanslı geri dönüşüm tesislerine satılıyor. Kadıköy’de ambalaj atıkları kaynağında belediye tarafından toplanıyor ve ayrılmak üzere lisanslı tesise satılıyor. Ataşehir’de ve Muratpaşa’da ise ambalaj atıklarının kaynağında toplanması ve ayrılması bu belediyelerle sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma tesisleri eliyle gerçekleştiriliyor. Belediyeden alınan bilgiye göre, Pendik Belediyesi araçları tüm mahallelere düzenli olarak giriyor, talepte bulunan her vatandaşa gerekli ekipman sağlanıyor. Toplam meskenlerin yaklaşık %20’sinde ambalaj atıkları kaynağında ayrı olarak toplanıyor. Tüm ilçede kapıdan kapıya poşetli toplama, caddelere yerleştirilmiş olan cam kumbaraları ile toplama; siteler, okullar, kurum ve işletmeler için konteyner ve mobil atık getirme merkezleri ile toplama; AVM, büyük işletmeler, site ve okullar için dorse ile toplama; atık yoğunluğu fazla olan yerlerde sabit personel ile toplama yöntemi uygulanıyor. Kadıköy’de ambalaj atıkları, haftalık bazda 5000’e yakın adresten kapıdan kapıya yöntemi ile dağıtılan mavi poşetler ile, cadde ve sokaklara yerleştirilen geri dönüşüm ve cam atık kumbaraları yoluyla ve de mobil atık getirme istasyonlarından toplanıyor. Ataşehir’de ambalaj atıkları okullar, alışveriş merkezleri, süpermarketler, konutlar, siteler ve kamu binalarına yerleştirilen geri dönüşüm kutuları ile cadde ve sokaklara konumlandırılan ambalaj atığı geri kazanım kumbaralarından toplanıyor. İlçede ayrıca 16 adet mobil atık getirme merkezi bulunmakta. Belediyeden alınan bilgiye göre, Muratpaşa’da ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, nüfusun yaklaşık %55’ini kapsıyor. Kapıdan kapıya toplama; yerleştirilen konteyner, kafes, iç mekân kutuları, mobil atık getirme merkezleri ve akıllı geri dönüşüm otomatları yoluyla toplama, kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Belediyelerin Kaynakta Ayrı Toplamada Karşılaştığı Zorluklar Araştırmadaki belediyelerin görüşüne göre, sistemin uygulanmasında karşılaşılan en önemli zorlukların başında yüksek toplama maliyetleri geliyor. Bu maliyetler, geri kazanım kumbaralarının yerleştirilmesi ve toplama poşetlerinin temin edilmesinin yanı sıra toplama araçlarının yakıt, personel ve diğer finansman masraflarını kapsıyor. İlçe belediyelerinin ambalaj atıklarını kendi olanakları ile toplama zorunluluğunun ortaya çıkmasıyla birlikte, araç, yakıt, personel, ekipman maliyetleri ile ambalaj atığı satış bedelleri arasındaki fark dikkate alındığında ciddi zararlar ortaya çıktığı vurgulanmakta; mevzuatta yapılan değişiklikler nedeniyle ilçe belediyelerin finansal olarak desteklenmemesinin atık yönetimini sıkıntıya düşürdüğü ileri sürülmektedir. Kayıt dışı toplayıcıların belediye ekipmanlarına verdiği zararlar, sistemli geri dönüşüm planlarını ve atık toplama verimini olumsuz etkilemektedir. Geri dönüşüm kumbaralarına ve atık getirme merkezlerine yapılan saldırılar, kapak ve kapıların parçalanması, atıkların çalınması gibi ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum hizmet sürekliliğini olumsuz etkilemekte ve ek bakım-onarım maliyetleri oluşturmaktadır. Vatandaş katılımının istenen düzeyde olmaması önemli bir sorundur. Sistemin başarısı büyük ölçüde hane halkı ve işletmelerin atıkları kaynağında doğru şekilde ayırmasına bağlı olduğundan ve bu davranışın alışkanlık haline gelmesi zaman aldığından hiç ayırmama veya yanlış ayırma nedeniyle verimsizlik yaşanmaktadır. Sıfır Atık belgesi olan kurumların sistem dışına çıkması belediyelerin yaşadığı önemli sorunlar arasında yer alıyor. Sıfır Atık belgesi bulunan bazı market, işletme ve otellerin ambalaj atıklarını doğrudan lisanslı geri dönüşüm tesislerine satmayı tercih etmeleri, belediye eşgüdümünde yürütülen toplama çalışmalarına katılımı azaltmaktadır. Bu durum, belediye ile sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma firmalarının belediye ile yürütmekte oldukları toplama faaliyetlerine yeterli düzeyde istekli yaklaşmamasına neden olmaktadır. İyi Uygulamaların Yaygınlaşması Için Ortak Yapı Araştırma; sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, vatandaşların atıkları doğru ayırma alışkanlığının güçlendirilmesi, toplama ekipmanlarının korunması, atık akışının belediyenin eşgüdümüyle izlenebilir biçimde yürütülmesi ve iyi uygulamaların farklı belediyelere yaygınlaştırılması başlıklarını ortak gelişim alanları olarak öne çıkarıyor. Mete İmer, “Türkiye’nin gereksinim duyduğu yapı; belediyelerin başarılı uygulamalarını çoğaltan, ekonomik sürdürülebilirliği sağlayan, yurttaş katılımını artıran ve tüm paydaşların sorumluluk üstlendiği güçlü bir kaynağında ayrı toplama sistemidir. ÇEVKO Vakfı olarak Türkiye’de değerlendirilebilir atıkların belediyelerin eşgüdümünde, sürdürülebilir olarak, kaynağında ayrı toplanmasının çok önemli olduğunu düşünüyor; bunun için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu’nun yaşama geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu amaca ulaşmak için katkı sunmayı ve tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz,” dedi. ÇEVKO Vakfı’ndan yapılan açıklamada, belediyelerle ilgili araştırmanın devam etmesinin ve araştırmadan çıkan sonuçların, ayrıntılı olarak, kamuoyu ile paylaşılmasının planlandığı bildirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kentlerin Yeni Yol Haritası Sağlıklı Kentler Forumu’nda Çizildi Haber

Kentlerin Yeni Yol Haritası Sağlıklı Kentler Forumu’nda Çizildi

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde bu yıl ilk kez düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu (Healthy Cities Forum-HCF), ikinci gününde “gıda, su ve enerji” ekseninde kentlerin yaşadığı krizlere yönelik çözüm yollarını ele aldı. İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen forumun ikinci gün oturumlarına Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyesi il ve ilçe belediye başkanları, belediye bürokratları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Tüm oturumları yakından takip eden Başkan Tugay, İzmir’in daha sağlıklı bir kent olması hedefi doğrultusunda konuşmacılara sorular yöneltti. Oturumların ardından ise konuşmacılara, Sağlıklı Kentler Birliği adına teşekkür plaketi takdim etti. Krizlerden çıkış koridorları belirlendi İlk gün “Düğümler” başlığı altında, kentlerin yaşadığı krizler, kırılganlıklar, kritik dönüm noktaları bir bütün olarak ele alındı. Forumun ikinci gününde ise “Koridorlar” başlığı altında, düğümlerin çözüm sürecinde ekolojik, sosyal, ekonomik ve yönetsel bağlantılar bir araya getirilerek yol haritası oluşturuldu. Forumun “Eşik” bölümünde ise krizlere karşı kentlerin yeni bir geleceğe geçişinin çıktıları üzerinde duruldu. İki günlük maratonun ardından doğa temelli çözümler, yerel uygulamalar ve iş birlikleri üzerinden ortak eylem alanları ortaya konuldu. Belediyeler gıda üretiminde aktif rol almalı İkinci gün toplantılarının ilk oturumu “Gıdanın Koridorları” oldu. "Kentten Kırsala Yeni Bağlar / Kentte Yaşam Ağları" başlığıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Serim Dinç moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı Zümran Ömür ve Ege Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya konuşmacı oldu. Kars'ın Boğatepe köyünde hem üretimin hem de turizmin önünü açan Zümran Ömür, kırsalın doğru planlanması, toprağın kıymetinin bilinmesi ve doğru işlenmesinden söz ederek bir başarı öyküsünü aktardı. Prof. Dr. Tayfun Özkaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bokaşi kompostu üretimi, biyokömür gibi projelerini örnek gösterdi. Oturumda gıda üretiminde belediyelerin daha aktif olması gerektiği, tarım sektöründeki sıkışma, ekolojik gıda üretimi, agro ekolojinin yaygınlaştırılması önerileri gündeme geldi. Susuzluğa karşı 7 adımlık risk yönetimi Günün ikinci buluşması olan “Suyun Koridorları” oturumu, "Kuraklık Çağında Kentler" başlığıyla gerçekleştirildi. İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdanur Ünal moderatörlüğünde düzenlenen oturumda, İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ve Bursa Teknik Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gül Sayan Atanur konuşmacı oldu. Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, peyzaj çalışmalarının şehirlerin altyapı projeleri olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilir kentsel drenaj sistemlerini anlattı. Her şehrin kendi doğasına göre su yönetimi ve kuraklıkla mücadele yöntemlerini geliştirmesi gerektiğini söyleyerek, yeşil alanları yok eden beton odaklı kentsel dönüşüm projelerine karşı uyardı. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise belediyelerin uygulaması gereken 7 adımlık risk yönetimini açıkladı. Bu adımlarda belediyelerin meteoroloji birimi kurması gerektiği, su bütçesinin yasallaşması, tarımsal dönüşüm, yağmur hasadı, kent taşıma kapasitesi, içme suyu – gri su ayrımı ve sözde çözümlerin reddedilmesi yer aldı. Enerjiyi tüketen değil üreten, yöneten, paylaşan şehirler Forumun “Enerji Koridorları” oturumu "Kentlerin Enerji Dönüşümü" başlığıyla düzenlendi. Füzyon Solar CEO’su Harun Girgin moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hasan Sarıçiçek ve Es Denizcilik Gayrimenkul Geliştirme Müdürü Alican Baycan konuşmacı oldu. Dr. Hasan Sarıçiçek, ilk kentlerin var olduğu günden günümüze kadar değişen enerji tüketimini anlattı. Veriyle güçlenen şehirlerin yarını daha iyi planladığını söyleyen Sarıçiçek, geleceğin şehirlerinin enerjiyi tüketen değil; üreten, yöneten ve paylaşan şehirler olacağını ifade etti. Alican Baycan ise hanelerden kamu binalarına kadar kentlerde tüketmeden enerjiyi koruyabilmenin yöntemlerini anlattı. Şehirlerin tasarlanırken enerji tasarrufu sağlayacak şekilde kurgulanması gerektiğini söyleyen Baycan, konut, ofis, ticaret ve kamusal alanların bir arada olduğu, ulaşımın minimumda tutulduğu “kompakt şehir” modelini anlattı. Kentte kimler var? Kentlerdeki yaşamı her açıdan ele almak üzerine düzenlenen “Kentte Kimler Var” oturumu gerçekleştirildi. İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi ve DSÖ Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Burcu Zeybek moderatörlüğünde düzenlenen oturumda Yaban Hayatı Fotografçısı Alper Tüydeş ve Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık konuşmacı oldu. Son dönemlerde Yaren Leylek hikayesinin fotoğraflarıyla adından söz ettiren Alper Tüydeş, kentlerdeki yaban hayatına dair deneyimlerini aktardı. Yerel yönetimlerin doğru bilerek uyguladığı birçok projenin kentlerdeki yaban hayatına etkisine dikkat çeken Tüydeş, birlikte yaşam sürülen ama fark edilmeyen çok sayıda tür hakkında bilgi verdi. Kıvılcım Pınar Kocabıyık, “İklim Kliniği: Isınan Dünyada Sağlığı Yeniden Düşünmek” adlı sunumu yaptı. İklim krizinin sadece doğayı değil ekonomiyi, toplumu ve kent sağlığını riske sokan pek çok şeyi etkilediğinin altını çizdi. Sağlıklı kentler için söz gençlerde Sağlıklı Kentler Forumu’nun son oturumunda söz gençlere bırakıldı. "Şehir Bizim Olsa: Gençler Sağlıklı Kentleri Nasıl Hayal Ediyor?" başlıklı gençlik oturumunun moderatörlüğünü Birleşmiş Milletler (BM) YOUNGO Sağlık Çalışma Grubu Lideri Dr. Sıla Gürbüz yaparken Avrupa Komisyonu İklim Elçisi Seren Anaçoğlu ve BM Gençlik Elçisi Resul Hüseynzade oldu. Oturumda gençler, iklim krizi, kuraklık, doğa ve çevre yetersizliği, kent içi yetersiz ulaşım, spor alanları, afetler, bisiklet yolları, yaşam alanları, aidiyet, güvensizlik ve karar alma noktasında gençlerin daha çok söz sahibi olması gibi pek çok konuya dair kendi pencerelerinden başkanlara aktardı. Şimdi yeniden başlama zamanı Son oturumda konuşan DSÖ Bilim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentlerin bugün birbirini besleyen çok katmanlı krizlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Küresel ölçekte servet ve gücün az sayıda kişinin elinde toplandığını belirten Okyay, bunun demokrasi üzerinde baskı oluşturduğunu ve dünyada derin bir eşitsizlik krizinin yaşandığını ifade etti. Sorunların birbirinden bağımsız ele alınamayacağını vurgulayan Okyay, “Su politikaları bir yerde, gıda politikaları bir yerde, enerji politikaları başka bir yerde. Ama afetler ve krizler ayrı ayrı çıkmıyor. Bilginin disiplinler arası akışına ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı. Birlikte hareket etme zorunluluğuna dikkat çeken Okyay “Şimdi yeniden başlama zamanı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji'den Kazı ve Kablolama Gerektirmeden Çalışan "Akıllı Enerji Direği" Çözümü Haber

Nu Teknoloji'den Kazı ve Kablolama Gerektirmeden Çalışan "Akıllı Enerji Direği" Çözümü

Güvenlikten iletişime, çevresel veriden enerjiye kadar birçok ihtiyacı tek noktada karşılayan Akıllı Enerji Direği; kamera, çevresel sensörler, hareket ve hız sensörü, hava kalitesi ölçümü, sıcaklık, nem, Wi-Fi, uzaktan kontrol, mobil şarj, hoparlör, acil durum butonu ve LED aydınlatma gibi birçok özelliği tek sistemde bir araya getiriyor. Kurulumun ardından tüm bu fonksiyonlar aynı anda devreye alınabiliyor. Bu sayede şehirlerde güvenlik, trafik yönetimi ve çevresel veri takibi gibi kritik ihtiyaçlar tek noktadan karşılanabiliyor. Akıllı Enerji Direği, özellikle altyapı maliyetlerinin yüksek olduğu alanlarda hızlı kurulum avantajı sağlıyor. Geleneksel sistemlerde kazı, kablolama ve inşaat süreçleri nedeniyle oluşan zaman ve maliyet yükünü ortadan kaldırırken; belediyeler, kampüsler, organize sanayi bölgeleri ve yerleşim alanları için çok daha hızlı, esnek ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Koroğlu: "Geleceğin şehirleri kablolarla değil; kendi enerjisini üreten, kendi kendini yöneten ve veriyle çalışan sistemlerle kurulacak" Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, geliştirdikleri çözümle ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu: "Bugün şehirlerde ihtiyaç duyulan teknolojiye ulaşmanın önündeki en büyük engel altyapı süreçleri. Kurulum hem çok pahalı hem de zaman alıyor. Örneğin; bir kavşağa kamera koymak için önce yolun kapatılması, bir sensör sistemi kurmak için kazı yapılması ya da bir trafik izleme sistemi kurmak amacıyla kilometrelerce kablo döşenmesi gerekiyor. Akıllı Enerji Direği ile bu ihtiyacı ortadan kaldırarak, istenilen noktayı çok kısa sürede akıllı hale getirebiliyoruz. Akıllı Enerji Direği, klasik aydınlatma direklerinden çok farklı. En önemli avantajlarından biri maliyetleri dramatik biçimde azaltırken kurulum süresini ciddi şekilde kısaltması. Bugün klasik bir sistemde yalnızca kazı, kablolama ve altyapı maliyetleri on binlerce euroya ulaşabilirken, Akıllı Enerji Direği tüm bu süreci ortadan kaldırıyor. Böylece belediyeler, karayolları, organize sanayi bölgeleri, park ve bahçeler, kampüsler, siteler, oteller, sahil bölgeleri ve yeni yerleşim alanları için çok daha hızlı, çok daha ekonomik ve çok daha esnek bir çözüm ortaya çıkıyor. Bu yaklaşımın şehirlerin geleceğini yeniden şekillendireceğine inanıyoruz; çünkü geleceğin şehirleri kablolarla değil, kendi enerjisini üreten, kendi kendini yöneten ve veriyle çalışan sistemlerle kurulacak." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Şarj İstasyonunda Üçay Mühendislik’ten Ücretsiz Kurulum Desteği    Haber

Elektrikli Araç Şarj İstasyonunda Üçay Mühendislik’ten Ücretsiz Kurulum Desteği   

Çevresel endişeler ve yüksek akaryakıt fiyatları nedeniyle ülkemizde elektrikli araç kullanımı yaygınlaşırken, şarj çözümlerine olan talep de her geçen gün artıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) Ocak 2026 verilerine göre, Türkiye'de toplam elektrikli araç şarj soketi sayısı 40 bine dayanırken, Üçay Mühendislik şirketinin bağlı ortaklığı Elaris de ücretsiz olarak sunduğu elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu ve şarj ağı işletmeciliği hizmeti ile Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine katkıda bulunuyor. Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan ve sermaye piyasalarından aldıkları destekle enerji verimliliğine yönelik yeni projelere odaklanan Üçay Mühendislik, elektrikli araç sektörüne yaptığı yatırımlarla da sektörün önde gelen oyuncuları arasında yer alıyor. Elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği (operatörlüğü) ve elektrikli araç şarj istasyonu satışı alanlarında faaliyet gösteren iştiraki Elaris aracılığı ile çevre dostu ulaşımı teşvik eden şirket, düşük karbon ekonomisine de katkıda bulunuyor. “7/24 çağrı merkezi ile müşterilerimizin yanındayız” Elaris Direktörü Volkan Demir, siteler, belediyeler, oteller ve ticari işletmelerin bulunduğu lokasyonlarda, Elaris Şarj Ağı olarak elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu ve şarj ağı işletmeciliği hizmetini ücretsiz olarak sunduklarını vurgulayarak, sürecin işleyişine ilişkin şu bilgileri aktardı: “Şarj istasyonu kurulumu öncesinde gelen talepleri değerlendirip gerekli kriterlerin sağlanması halinde önce sahada keşif yapıp mevcut elektrik altyapısını inceliyoruz. Daha sonra ihtiyaçlara uygun güç ve istasyon tipi belirlenip projelendirme çalışmalarına başlıyoruz. Ayrıca gerekli resmi izin ve başvuru süreçlerini yöneterek istasyonların kurulumunu tamamlayıp kullanıma açıyoruz. Kurulum sonrasında, 7/24 hizmet veren çağrı merkezimizle müşterilerimizin ihtiyaç ve sorunlarına kesintisiz destek sağlıyoruz. Çevre dostu ulaşımı teşvik ederek Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.” “Petrol fiyatlarındaki tırmanışla elektrikli araç talebi artacak” Halihazırda Elaris Şarj Ağı olarak toplam 17 site, 6 otel, 5 akaryakıt istasyonu, 3 belediye, 2 restoran ve 6 farklı ticari işletme otopark alanında hizmet sunduklarını belirten Volkan Demir, elektrikli araç şarj istasyonu alanındaki hedeflerini şöyle aktardı: “Dünyada son yıllarda yenilenebilir enerji trendine paralel olarak e-mobilite devrimi yaşanıyor. E-mobilitenin merkezinde ise elektrikli araçlar yer alıyor. Birçok büyük otomobil üreticisi, yeni ürün hatları geliştirip mevcut üretim kapasitesini dönüştürerek, tamamen elektrikli bir geleceğe geçiş yolunda yatırımlar yapıyor. Ülkemizde de elektrikli araç pazarı hızla büyüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Şubat 2026 itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı otomobil sayısı, 17 milyon 523 bin 423 olarak belirlenirken, elektrikli otomobil sayısı geçen yıla göre yüzde 92 artışla 395 bin 697'ye yükseldi. Çevresel endişelerin yanı sıra son dönemde İran savaşı nedeniyle petrol fiyatlarındaki tırmanış nedeniyle, gelecek dönemde elektrikli araçlara olan ilginin daha da artacağını tahmin ediyoruz. Elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması, şarj istasyonlarına olan talebi de önemli ölçüde artıracak. Elaris olarak biz de gelecek dönemde elektrikli şarj istasyonları yatırımlarımızı büyütmeyi planlıyoruz. Özellikle siteler, oteller ve belediyeler gibi lokasyonlarda hem ek hizmet sunup hem de mevcut elektrikli araçların enerji ihtiyacını karşılayarak ek gelir elde etmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.